Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
[Jenerik müzik]
[Müzik çalıyor]
Okudun demek.
Her şeyi öğrendin.
Ömer, bir şey söylemeyecek misin?
Ne söyleyeyim ki Defne?
Demek her şey yalanmış...
...hepsi bir oyunmuş.
Beni bunca zamandır kandırıyormuşsun.
Sadece sen de değil.
Yengem...
Amcam...
Sinan...
Bu zamana kadar her şeyimi konuştuğum...
...her anımı paylaştığım kardeşim Sinan.
Defne sana inanamıyorum.
Bunu söylemek için binlerce fırsatın vardı.
Ben pek çok defa...
...pek çok defa sana, "Ne saklıyorsun?" diye sordum.
"Her şeyi halledebiliriz." dedim.
Ama sen...
Bana her defasında yalan söylemeyi tercih ettin.
Belki...
Şimdi halledebiliriz.
Şaka mı yapıyorsun?
Ben bu mektubu okumasaydım beni hala kandırıyor olacaktın.
Ben artık şimdi senin yüzüne bile bakamıyorum.
Ne olur öyle söyleme ya.
Tamam...
...tamam her şey bir oyunla başladı, kabul ediyorum.
Ama sonra biz...
...yaşayarak bunun ne kadar gerçek olduğunu gördük.
Hiçbir şey olmamış, böyle bir şey yaşanmamış gibi davranamazsın.
Biz...
...biz birbirimizi sevdik Ömer.
Hem sen benim sana ne kadar aşık olduğumu gördün.
Bu noktadan bakınca...
...artık yaşadığımız hiçbir şey gerçek gelmiyor gözüme.
Pis bir yalanın üzerine kurulmuş her şey.
Hangisi gerçekti...
...ne zaman gerçeğe döndü...
...hepsi mi oyundu...
...ben nasıl bilebilirim?
Ömer!
Ömer ne olur, ne olur yapma!
Seni bundan sonra etrafımda, hayatımda görmek istemiyorum.
[Düşme sesi]
Defne?
Nihan.
Korkunç bir rüya gördüm.
Hayırdır inşallah.
Bak bakayım bana.
Gözün şişmiş senin.
Hem sen niye yattın ki buraya böyle? Dükkana da gelmedin.
Bir de Ömer geldi.
Öğrenmiş mi her şeyi? Okumuş mu mektubu?
Ay Nihan ne dedi, ne söyledi? Söylesene bir şey!
Bilmiyorum ki.
İşte seni sordu, biz de "Yok." dedik.
Ya eve de uğrayacaktı ama Türkan Teyze, "Erken yattı." dediyse demek.
Ay inanmıyorum ya kaç kere aramış.
Nihan.
Her şey bitti galiba.
Galiba.
Ama aramış en azından. Konuşmak istemiş.
Ne yapayım? Ne diyeceğim? Arayayım mı, aramayayım mı? Ne yapayım?
Ara, yani... Ara ara, ara.
Ömer.
Yok yok sen gelme. Ben, ben gelirim.
Bir şey söyleyeceğim. Senin canın mı sıkkın?
Ha. Yok yok tamam, ben geliyorum.
Okumuş mu?
Galiba.
Sesi çok fena geliyordu.
Ay ama Şermin'in suratını görmen lazımdı.
Tabi beni böyle görünce karşısında parıl parıl. Sen bir kıskan...
...bir dibin düş. Ay ama kadının suratını görmen lazım Necmi. Ay nasıl fena!
Böyle börek gibi olmuş suratı.
Eh o kadar çok tabi koca değiştirmekten helak oldu kadın.
Ay biliyorsun daha yeni dördüncüyü değiştirdi.
Hayır yani adam evet iyi bir adamdı, efendiydi varlıklıydı da...
...ama ayol adam resmen keldi Necmi.
Hayır yani briç masalarında fıldır fıldır gezeceğine git bir saç ektir.
Aa aa artık bir sürü teknoloji var yani. Yeni yeni şeyler.
Ay herkesin saçı benim kocamın saçı gibi mi ayol?
Yani Necmi senin de maşallahın var saç konusunda.
Aa Necmi düşüncelisin sen. Aa ne oldu? Anlat kuşum. Dinliyorum.
Neriman gerçekten anlatayım mı? Dinleyecek misin?
Aa tabi dinleyeceğim tatlım.
Gerçi Hülya'ya şahane bir laf soktum. Ay o da içimde ukte kalır yani...
...anlatmam lazım ama önce sen tatlım. Dinliyorum.
Fikret, Ömer'e bir mektup yazmış.
Ay son romantik.
Ay mektup mu kaldı ayol? Ay bir de içine gül yaprağı koysaymış.
Ay pis melankolik.
Mektupta Defne'yi nasıl ayarladığımızı...
...Ömer ile nasıl bir araya getirdiğimizi, yani her şeyi anlatmış.
Ivır zıvır diyorsun yani.
Ivır zıvır?
Neriman mektup şu anda Ömer'in elinde. Ömer şu anda mektubu okuyor olabilir...
...her şeyi öğrenmiş olabilir. Yani senin bütün hikayen tepetaklak olabilir.
Ay, ay şimdi idrak geldi. Ay Necmi sen ne diyorsun? Necmi nasıl izin verirsin?
Necmi nasıl o mektubu almazsın? Ay ne demek her şeyi öğrenecek? Hayır!
(Bağırıyor)
[Müzik çalıyor]
[Kapı zili çalıyor]
Ömüş... Canım... Bebeğim... Kuşum... Nasılsın aşkım?
Oğlum böyle haber vermeden geldik ama uygun muydun?
Olur mu öyle şey? Geçsenize.
Eyvallah.
Ay tatlım işte biz de böyle amcanla evde oturmuş konuşuyorduk...
...konuş konuş onu çekiştir, bunu çekiştir...
...e dedikodu da bir yere kadar değil mi? Dedik ki gidelim Ömüşümüzü görelim.
Ondan sonra oturalım biz de işte dedik ki "Bu Ömer bize neden gelmiyor?"
Yani neden? Ay yoksa istemeden kırdık mı seni? Ondan mı gelmiyorsun?
Ay sen beni hiç özlemiyor musun?
Yengeciğim aşk olsun. İş güç, biliyorsun. Malum vakit yok.
Ay haklısın tatlım. Aman ne öyle ben de geldim öyle başının etini yiyorum...
..."yok bize niye gelmiyorsun?", "biz sana niye gelmiyoruz?"...
..."niye çağırmıyorsun?" aman Necmi neden bana engel olmuyorsun?
Boşu boşuna çocuğu laf kalabalığına boğuyorum.
[Kapı çalıyor]
Birini mi bekliyordun?
Defne'dir.
Merhaba.
Geçsene.
Merhaba kızım.
Defne canım, hoş geldin. Nasıl da güzel bir akşam? Nasıl da her şey yolunda...
...nasıl da hiçbir yaramazlık yok. Değil mi Necmi?
Ne diyorsun Neriman?
Defne otursana.
Yok yok ben böyle iyiyim.
Ayol tatlım, bu ne böyle serçe ürkekliği?
Otur. Ortada gerilecek, telaşlanacak ne var ki? Hiçbir şey yok. Ben buradayım.
Kahve içer miyiz? Ben bir kahve yapayım.
Şey... Direkt konuya girsek.
Ne konusu ayol? Öyle gelişigüzel konuşuyoruz işte...
Yani illa ortada bir gündem mi olması gerekiyor? Kaldı ki yok...
Bir gündem yok. Yok ettim ben onu.
Efendim?
Ay işte okumamış.
Efendim yenge?
Ne diyorsun Neriman?
Yani... Defne tasarım okumamış ve bu şekilde neler yapıyor yani...
Vallahi helal olsun. Çok iyi yetenek, çok hoş.
Nereden çıkarıyorsun bunları ya?
Okumamış işte. Okumamış. Tatlım, Defne, okumamış... Defneciğim, anla...
Ben de bir yere kadar tabi.
Şey, o zaman ben gideyim.
Kal, konuşacaktık hani?
E hadi hadi biz de kalkalım o zaman.
Ayol Ömüşümü yeni görmüşüm. Hiçbir yere gitmem. Saçmalama Necmi. Kalıyoruz biz.
Pek kendimi iyi hissetmiyorum. Ben gideyim.
Dur, iyi tamam o zaman. Şükrü'ye söyleyeyim bıraksın seni.
Yok ben kendim şey yaparım, giderim.
Defne lütfen.
Git canım sen. Gitsin.
Tatlım gitsin. Baksana çok yorgun.
Ay hep iş yapıyor bunu böyle. Bir evine gitsin...
...bir rahat bir nefes alsın. Bir "oh" çeksin.
Ay baksana ağlamaklı olmuş. Hep yorgunluktan bunlar.
Hadi, hadi git canım sen. Git.
İyi akşamlar.
Neriman, iki kişi arasına girilmez, işlerine karışılmaz diyorum...
...ama burama kadar geldi Neriman. Artık Ömer'e her şeyi söyleyeceğim...
...her şeyi anlatacağım. Çözülsün bu düğüm.
Ay saçmalama Necmi. Bu dünyayı sırlar ayakta tutuyor.
Bilmemek her zaman iyidir.
Pes. Pes.
Konuşamadık.
Belki bu akşam doğru akşam değildir.
Defne bak bakayım bana. Sen ağlıyor musun?
Yok. Ben gideyim. Sonra konuşuruz.
Peki Defne peki.
[Müzik çalıyor]
Ay kız o bacaklar ne öyle? Spor da mı yapmıyorsun?
Ay vallaha, ay kötü çıkıyor. Vallaha kepazelik.
Ay fotoğrafları Senior İplikçi görse var ya, yüzüme atar kesin!
A kız bu öz güven nereden geliyor?
Ay çirkin olduğun için özür dileyeceğine trip atıyorsun bir de.
Iy yollarım seni. Ay kız gitti. Ay resmen gitti.
Ay ne yapacağım? Ay Ozi, gel buraya.
Geldim Koray Bey.
Hayatım bana şöyle tereyağlı bir buçuk iskender söyle.
Hemen.
Hadi.
Tatlım ne oldu sana?
Ben yokum Yasemin Hanım. Koray Bey demediğini bırakmadı.
Öz güvenim yerle bir oldu. Bu şartlar altında kesinlikle çalışamam.
Hayatım ben konuşurum onunla.
Hayatım bir dinler misin?
Of Koray!
Ay yani bravo Koray, gerçekten bravo. Ya küstürdün kızı. Ne yapacağız şimdi?
Aman hayatım küserse küssün. Zaten çok çirkindi. Tatlım bana manken mi yok?
Yok işte. Ya şimdi ajansı arayıp acilen yenisini bulmam lazım.
Bu kadar kısa sürede nasıl bulacağım ben?
Koray, doğru mu? Gönderdin mi yine kızı?
Ya oğlum senin niye olaysız bir çekimin yok ya?
Niye mankenlerle anlaşamıyorsun? Niye sen böylesin ya?
Ay tamam be üstüme gelmeyin. Hayatım zaten güzel bir kız değildi.
Ay merak etmeyin siz. Talih bizden yana.
Ben anlamam Koray. Ne yap ne et çöz şu işi. Bir şekilde hallet.
Ay kim? Ben mi?
Yok ben. Tabi ki sen. Kim olacak? Git kızın yoluna güller mi döküyorsun...
...ayaklarına mı kapanıyorsun, ne yapıyorsan yap. Başka manken yok.
Yok!
Hayret bir şey. Her seferinde aynı nane ya.
Ay ne yapacağım?
Ay tansiyonum çıkıyor şu anda. Ay kendi bacağımı falan mı çeksem?
Ay olmaz ki o da. Ay düşün Koray düşün.
Ay buldum.
Yerde ararken gökte buldum.
Ay hırs yoksunu safoz.
Kuru kız.
Kız buraya gel.
Ay hadi.
Geldim Koray Bey.
Tatlım biz geçen sezon seninle bir anlaşma yapmıştık. Hatırladın mı?
Ay hani benim kalbim vardı.
Hı yoktu. Ben kandırılmıştım.
Ha tamam hayatım. O zaman yine kandırıyorum seni.
Tatlım iki dakikacık benim için mankenlik yapar mısın?
Şu arabanın içinde ayaklarını çekeceğim senin.
Hı ya ya. Yok. Hayatta olmaz.
Kız kalbim var benim.
A yok dedim ya. Onu bir kere yerler.
Kız yemiyor musun şimdi?
Ay hayatım ben senin gibisini bulamam ki. Ne olur tatlım, ne olur kabul et.
Hayatım ben ömrümde böyle kadife bir ten, böyle sütun bacaklar görmedim.
Hele o saçların var ya... Gerçi çekimlerde göremiyoruz saçlarını ama.
Sen resmen kızıl bir afetsin. Havan yeter.
Passionis'in en havalı, en güzeli, en akıllısı kim diye sorarlarsa...
...hiç düşünmeden kuru kız derim.
Sen var ya kadının adısın, kusursuzsun, muhteşemsin, olağanüstüsün.
Hayatım bak eğer evet dersen var ya, bir ay boyunca ne istersen yaparım.
Ay sana sohbete gelirim. Gıybete gireriz. Beyaz eşya alırsan kefil olurum.
Hayatım ne istersen yaparım.
Hisselerimden sana vereyim. Ay gerçi %2 ama olsun.
Ay hepsini veremem. Kız bir-bir bölüşsek olmaz mı?
Sana ben klip çekeyim.
Hayatım Koray Sargın'ın klip çekmesi demek var ya o yazın hiti oldun demek.
Kız büyük sükse yaparsın, büyük patlarsın.
Ay beni var ya Ömer öldürür. Kız kaldık mı mankensiz?
Ay bana hakaretler etti, hor gördü, tripler attı; ben yine bir şeycik demedim.
Sırf Ömüş kızmasın etmesin diye.
Ay bu sefer vallahi kovulurum. Ay sokak fotoğrafçısı olurum.
Böyle sümüklü çocuk portföyü çekerim.
Böyle yaşlı mendil satan amcaları falan çekerim.
Ay Allahım. Ay kuru kız ne olur hayatım bana yardım et.
Tut elimden ne olur.
Ay harikasın tatlım.
Harikasın.
Kız var ya aşksın sen. Rüyasın. Çiçek dürbünü gibi kadınsın.
Sana bir şey diyeyim mi? Ömüş'ün sana niye aşık olduğunu...
...ben şimdi çok daha iyi anlıyorum.
Ay kız bir tanesin sen kuru kız.
Ya Koray Bey birazcık acele ederseniz...
Ay dur tamam.
Ay ağzıma girdi.
Sude.
Kızım nereye?
Dışarıya çıkıyorum.
Sude koptun gittin yine.
Evde yüzünü göremiyoruz. Hep dışarıdasın.
Kariyer planı yapıyorum. Yakında bombayı patlatacağım.
Nasıl bir kariyer planıymış bu? Anlat da biz de öğrenelim.
Zaten uzun zamandır baba kız şöyle oturup bir dertleşemedik. Üzülüyorum.
Babacığım yakında herkes öğrenecek zaten. Sen de o zaman öğrenirsin.
Peki endişelenmeli miyim?
Hayır benim için çok mutlu olmalısın. Ben kaçtım. Çav.
Pes Neriman ya. Mektubu çalmış.
Ya Neriman bir de insanların kaderlerine müdahale etme ya.
Bir karışma ya!
Bırak bazı şeyler de sensiz, Nerimansız, yani doğal halinde ilerlersin.
Yok. Bu mektubu geldiği yere götürmeliyim.
Her şey doğal akışında olmalı.
Ne olacaksa olsun.
İki kahve biz de alabilir miyiz?
E ne diyorsun? Süper değil mi?
Di yani. O kadar paraya.
Gerçekten mi Sinan?
Yani inat edeceksin, takdir etmeyeceksin? Öyle mi?
Tamam Yasemin güzel işte, tamam.
Güzel?
Güzel.
O kadar?
O kadar.
Hani "İyi ki bu işe girmişiz.", "Bu ne nefis fikir." falan yok.
Şu köşede bir tane plaketçi var ya da madalya da olur...
Ne dememi bekliyorsun? Anlamadım ki ben.
Ha Bravo sinan ya bravo. Aynen böyle devam et. Şahanesin, gerçekten şahane.
Allah...
Ömer.
Ne haber?
İyi gayet keyfim yerinde. Bakıyorum siz de harikalar yaratmışsınız yine.
Evet. Güzel şeyler çıktı. Yasemin sağ olsun.
Eee evleniyormuşsun.
Seni de kaptırdık. Tabi fena oldu bu ama.
Efendim?
Evlilik diyorum. Ne yalan söyleyeyim çok mutlu etmese de bu haber beni...
...şimdiden tebrik ederim tabi seni.
Teşekkür ederim. Umarım senden de yakın zamanda böyle güzel haberler alırız.
Benden? Hiç tanımamışsın yani beni. Almayayım, sağ ol.
Feryal Hanım, bir bakar mısınız?
Kaybolma. Geliyorum.
Tamam.
Ömer. İki dakikan var mı? Karavanda konuşabilir miyiz?
Olur.
Tamam.
Hah. Çok güzel hayatım. Şöyle yap.
Bu nedir ya? Vallahi şiştim artık Koray Bey. Tamam. Hadi bitti.
A hayatım bitmedi daha.
Bitti diyorsam bitti. Vallahi daraldım ben ya.
Profesyonel miyim ben ya fış fış fış?
Ay kız. Şimdi sen beni bırakıyor musun?
Yok. Siz beni saf sandınız herhalde. Ama hiç saf değilim.
Tamam mı Koray Bey? Saf değilim ben.
Ay aa aa ay gitti kız. Kız buraya gel. Kız buraya gel.
Çabuk buraya gel.
Ay ne yapacağım ben? Ay Ozi seni çekeyim. Otur.
Selam. Ne haber Şükrü?
Sağ olun Necmi Bey. Sizleri sormalı?
İyi iyi. Şükrü, bu mektubu Ömer'e verir misin?
Yanlışlıkla bizimkilerin arasına karışmış da.
Allah Allah.
Ne oldu?
Ne mektupmuş. Amma dolaştı bu da.
Ya...Ama sonunda doğru yere gidecek. Umarım.
Merak etmeyin. Ben Ömer Bey'e ulaştırırım.
(Öksürüyor)
Merhaba...
O gece nereye gittin öyle? Aramadın da?
Kafamı toplamam gerekiyordu.
Sen ne yaptın?
Ben anlamıyorum seni.
Gerçekten anlayamıyorum bir türlü yani. Çok acayip.
Niye? Gayet de anlaşılır bir insanım.
Asıl seni anlaması çok güç.
Beni? Defne ben sana karşı her zaman açığım.
Ama... Ama beni itham ediyorsun.
E bravo. Ediyorum. Evet.
Ha iyi ya. Bravo vallahi. Sen de gel. Gel. Bravo.
(Islık çalıyor)
Ne oldu? Hani özür diliyorduk.
Sorma.
Yani alttan alacağım diye söz veriyorum kendime artık sonra ne oluyorsa.
Kontrolü kaybediveriyorsun.
İnsan en çok sevdiğine sinirlenirmiş ya.
E sizinki de atıyorum bu işin zirve noktası.
Aşktan kafayı yiyenler.
Bana diyene bak.
Ömüş.
Hayatım ışıkları yapamadılar. Slow bunlar slow.
Dur hayatım azıcık şuraya oturayım, soluklanayım.
Ay ay yorulmuşum. Ay ayacıklarım ay ağrımış.
Ay hayatım önümüzdeki ay var ya herkescikler bu çekimden bahsedecek.
Bir çıksın var ya resmen sükse. Ay bana bak ben o mankeni kovdum.
Iy meymenetsiz, çirkin, çarpık bacaklı.
Onun yerine Defne'yi çektim. Görsen var ya enfes oldu.
Ay nazlı mazlı ama ışıkta bir insan da olmayıgörsün.
Bir dakika bir dakika. Ne yaptın?
Ha ay kuru kızı çektim işte.
Nasıl? Ne zaman?
Hayatım güneş çarptı herhalde. Senin beynin yanmış.
Tatlım şu beyaz arabanın içerisinde çektim. Görmedin mi?
Gerçi sen o ara Feryal ile konuşuyordun. Lak lak ediyordun.
Ay Ömüş anlatsana. Ne dedi Feryal? Ay bayılırım ben böyle sohbetlere.
Ay senin içine düşünüyordu. Iy erkek avcısı. Arsız, sarı çiyan.
Bir göster bakayım şunu.
Ay hemen hayatım. Çok güzel oldu çok.
Bayılacaksın. Al canım.
Nasıl? Döktürmüş değil mi? Tatlım bu var ya tasarımı falan bırakıp...
...bu işlere el atsa alır başını yürür. Kimsecikler tutamaz.
Kendinden ışığı var. Yapacak bir şey yok tatlım.
Müsade eder misin?
Cıks.
Ya Ömer lütfen.
Etmiyorum.
İçeride birisi mi var?
Yok.
Hı. İyi tamam o zaman.
Ben bu kutuları böyle bırakıyorum.
Özür dilerim.
Ne için?
Her şey. Ev olayı için. Sana sesiğimi yükselttiğim için...
...seni zorladığım için.
Yani konu sen olunca çok mantıklı davranamıyorum galiba.
Tamam ya ben de özür dilerim.
Yani çok uzak kaldık tabi birbirimizden. Özledim.
Gerginlik falan hep ondan oldu yani.
Bence de Defne.
Fazla ayrı kaldık.
[Müzik çalıyor]
Açın müziği sonuna kadar. Havaya girmem lazım. Müzik!
(Gülüyor)
[Telefon çalıyor]
Efendim?
O ne demek ya?
Olmaz öyle şey. Biz o kadar masraf yaptık. Ne demek olmuyor ya?
Ya nasıl olmuyor?
Ne?
Ya hadi.
Çekim iptal.
Ne?
Yayınlanmayacakmış dergide. İptal yani.
Bütün yaptığımız masraf kuş oldu gitti bitti. Bu kadar.
Feryal ne oluyor?
Ne demek şimdi bu?
Ne haber kuzen?
Senin ne işin var burada?
Nerede Feryal?
Feryal yok. Bundan sonra ben varım.
Derginin editörü artık benim.
Yani düşman seçerken iki kere düşünmek lazımmış. Değil mi?
Senin minik kuzenin Sude. Artık buradayım.
Gidebiliriz Şükrü.
Tabi Ömer Bey.
[Telefon çalıyor]
Efendim Defne.
Hah. Alo Ömer. Ben biraz geç kaldım da.
Farkındayım farkındayım sorun yok. Sen kendi işini ayarlamışsındır.
Ha tabi tabi ayarladım da işte zaten ayarladım.
Söyle söyle. Söylesene.
Ya Nihan bir dur. Manyak mısın nesin ya?
A vallahi ben söyleyeceğim ha. Ömer, Ömer!
Nihan mı o?
Ya aman işte bildiğin bizim her zamanki Nihan.
Bana bak bir şey diyeceğim.
Senin sesin bir kötü geliyor. Bir şey mi oldu?
Sabahtan beri saçma sapan şeylerle uğraşıyorum.
Şimdi yoldayım. Dönüyorum şirkete geri.
Ha tamam o zaman. O zaman orada görüşürüz ya.
Ben de birazdan çıkacağım zaten.
Gel. Gel de bir yüzünü göreyim, bir rahatlayayım. Bir sakinleştir beni.
Epey bir tadım kaçtı çünkü.
Tamam ya. Sakinleştiririm ben seni. Canım benim.
E şey yapma o zaman. Tamam, ben geliyorum. Görüşürüz.
Kızım neden söylemedin?
Ay of Nihan ya rahat bırak. Zaten adam tatsız.
Tamam işte söyleseydin şekerlenirdi.
Aşkitom biliyor muşun yarın aşkuşunun tatlı kuşunun toğum künüsü.
Iy o ne be iğrençsin. Ben öyle mi konuşuyorum?
Bence konuşabilirsin. Yakışır sana.
Of Nihan gerçekten yani sabah sabah formundasın ha.
Bak beni lafa tutma. Çıkacağım zaten geç kaldım ya.
Kızım belki adam farkında değil yarın senin doğum günün olduğunun.
Sonuçta geçen sene bu vakitlerde hayatında değildi.
Adam bunu öğrenmesin. Hediye falan almasın...
...mahçup mu olsun? Onu mu istiyorsun sen?
Ay ne saçmaladın Nihan ya.
Ben kalkıp adama, "Bana doğum gününde hediye al." mı diyeceğim ya?
O ne öyle?
Ha ben görgüsüzüm...
...ha ben anlamıyorum hiç bu işlerden...
...açgözlüyüm ben. Onu mu diyorsun?
Canım... Balım benim birtanem. Ben onu mu diyorum?
Ay aman tamam üf. Lafa tutma beni ya. Geç kaldım zaten.
Hadi. Çekil şuradan.
Defne ya.
Defne.
Hı?
Şimdi bu pis Fikret'in yazdığı mektubu imha ettik biz değil mi kesin?
Hı oldu canım.
Neyse Neriman Hanım halletti o işi. Hadi. Hadi kaçtım.
Söyle bak. Bak söyle.
Ay üf nerede bu nerede?
Ay kalkıp gitmedi ya bu ya?
Necmi.
Necmi.
Efendim Neriman? Efendim güneşim? Söyle.
Benim Ömer'den kalk gidelim yaptığım mektup nerede?
Anlamadım?
Ay Ömer'den indiregandi yaptığım mektup nerede?
Hı?
Ay Ömer'den çaldığım mektup nerede?
Ha. Ben onu aldım, Ömer'e geri verdim.
Ne? Ne?
(Bağırıyor)
Ömüşüm.
Ay benim kömür gözlüm. Elite model look'um, George Clooney'den...
...daha genç, Ryan Gosling'ten daha yakışıklı yeğenim benim!
Yenge sen de biliyorsun demek.
Ay. Ay sen öğrendin mi?
Ay. Ay ne diyorsun?
Ay nefret ediyor musun benden? Ay benim hiçbir suçum yok.
Oyuna getirildim. Olay benden değil yani.
Hatta çok sarhoştum. Hiçbir şey hatırlamıyorum.
Yenge ben niye seni suçlayayım ki? Sakin ol.
Ha. Değil mi?
Sonuçta onu buldum getirdim. Ben aslında sana iyilik yaptım tatlım.
Zaten benim öyle kötü niyetli planlarla hiç işim olmaz ki...
...benim öyle hinliğim olmaz. Ben ne anlarım öyle işlerden?
Sen beni tanıyorsun yengeciğim.
Ama işlerin buraya geleceğini bilseydim şey yapar mıydım yani?
Hı?
Hı derken?
Yenge, Sude'nin Feryal'in yerine baş editör olmasının...
...seninle ne alakası var.
Ay benim su kuşum baş editör mü olmuş?
He oldu oldu.
Oldu. İlk iş olarak da bizim dünya masraf ettiğimiz çekimi dergiden çıkardı.
Ha, sen onu diyorsun.
E ayıp etmiş. E olmaz tabi.
Ben konuşurum onunla tatlım.
Olmaz yani. Tabi.
Zaten mevki dediğin neye yarar? Yakınlarına kıyak çekmeye.
Birlikte güç ortaklığı kurup herkesleri ezmeye.
Değil mi Ömüşüm?
Ben ondan imtiyaz falan beklemiyorum.
Yani yapılmış bir anlaşma var...
...bu çekim bize sipariş edilmişti.
Ay çok karışıkmış. Ay neyse, ben konuşurum onunla.
Canım benim ya. Sen sıkma o canını.
Ay benim minik gözlüm, sen merak etme.
Yenge sen ne için gelmiştin?
Sude işte.
Yenge Sude'yi benden öğrendin. Yapma şimdi.
Ha. Dur bir düşüneyim.
Haha. Necmi. Mağaza.
Ay tatlım ay biliyorsun işte.
Sizde böyle mağaza gündeme gelince bizim evde de aynı konular...
...gündeme geliyor. İşte ben de böyle bir fikir beyan etmiştim...
...lüzumsuzca işte onun için.
Bende hiç oturmadı ama.
Oturur oturur tatlım.
Ay neyse ben seni öpeyim.
Hadi sen çalış güzel. Takma kafana.
Bay.
Ay okumamış. Yine dört ayak üstüne düştüm.
E peki mektup nerede?
Ömer, ne oldu? Nedir durum?
Ne diyor Feryal?
Otursanıza.
Feryal işten çıkarılmış.
Yani, işinden edilmiş bir şekilde.
Ciddi misin?
Hadi canım!
Kim gelmiş peki yerine?
İnşallah ilişkilerimizin iyi olduğu birisidir.
Ya senin ilişkilerin herkesle iyidir.
Ben yeni baş editör kim olursa olsun anlaşacağımıza eminim...
...yani bence sorun yok.
O kadar emin olma Sinan.
Yeni baş editör...
...Sude.
Ne?
Si... Sude?
Şaka değil mi bu? Mümkün değil ya bu olamaz. Nasıl?
Nasılı yok Yasemin. Olmuş.
İnanılır gibi değil ya. Bizim bildiğimiz Sude değil mi? Sude İplikçi?
Feryal'in yerine geçmiş?
Biz bittik ya. Biz mahvolduk.
Ya bu iş hiç iyi olmadı bizim için.
Dur ya dur. Ben bir onla bir konuşur, halletmeye çalışırım.
Yani senin için bir mahsuru yoksa tabi.
Yok canım tabi ki konuş.
Yani aramızdaki sorunları işe karıştırmaması için ikna et.
Tabi edebilirsen.
Ah bir de ben kızı kovdum ya işten.
Sen işten kovdun. Ben terk ettim.
Ömer ile bir de zaten küçük kardeş, kız kardeş kompleksi falan var.
Bence hiç şansımız yok.
Hiç.
Bonbelere gelin.
Ay Sude baş editör olmuş. Ay yaşadık yaşadık.
Ay çocuklar gidip resmen dergiyi işgal edeceğim.
Ay bir yanda moda fotoğraflarım...
...bir yanda her mevsimin trendi Koray Sargın başlıklı röportajlarım...
...fanlarıma mesajlar, halkıma öpücükler, düşmanlarıma laf sokmalar...
...ay çok mutluyum çok!
Koray bir sus, bir motorsun soğusun. Bir sus.
Hayatım soğumasın be. Ay bu da!
Tatlım kariyerimin en önemli anı bu olacak.
Adeta bir nirengi noktası.
Ay öleceğim heyecandan şu anda.
Koray.
Hı?
Sude bizim moda çekimini dergiden çıkartmış.
Ay... Ha?
Ayrıca çok özel bir festival dosyası oluşturduk.
Festival trendlerini ele alıyoruz.
Saç, makyaj, stil...
Sokakta güneşle pırıldayan renkler revaçta.
Festival stili plaj makyajı.
Bu sezon tüm alanlarda doğallıktan yanayız.
Hatta ilişkilerde bile.
İlişki dosyamızda en temele dönüyoruz.
Sosyal medya "out."
Dışarıya çıkın, sosyalleşin, insanlarla kaynaşın.
Göz teması kurun. Karşınızdakini bakışlarından anlamaya çalışın...
...yazdıklarına kafa yorarak değil.
Özetle öz güven aşılıyoruz.
Yaz geliyor. Ruhlar, kafalar efil efil...
...kendinize güvenin diyoruz.
Zaten Passionis harika bir çekim gönderdi.
Yasemin Kayalar ve Koray Sargın birleşmesi şahane oldu.
Uçacağız bu sayı.
Kullanmayacağız onu. İptal edin.
Nasıl?
Ama neden? Çok iyi iş çıkardılar.
Ben öyle istiyorum. Kullanmayacağız.
Peki Passionis'in yerine?
[Telefon çalıyor]
Efendim?
Tranba... Gelsin.
Doğallık ve öz güven. Ben bu ikisini sevdim.
Biz şimdi biraz buralarda dolanalım. Sonra devam ederiz.
Peki.
İyi çalışmalar.
Teşekkürler.
Ay çocuklar siz hiç merak etmeyin. Ben konuşurum Sude ile.
Ay o çekim yayınlanacak.
Ay onca emek var. Çöpe gidemez.
O zaten beni kıramaz.
Yok Koray. Sude kararlı gözüküyor. Bir şey çıkmaz gibi.
Yani artık başka bir dergi bakacağız.
Attan inip eşeğe binelim diyorsun Ömer.
Diğer dergilerin hepsi "B" sayılır.
Yani hiçbirinde aynı etkiyi uyandıramayız.
Haklısın.
Sude'ye bak ya! Bir öğrenmek lazım hangi ilişkiyle sıçramış oraya.
Neyse.
Ömer peki bu karne hediyesi meselesi ne?
İşte geçen yıl sen buradayken de yapmıştık ya.
Sena başında dağıttığımız gibi sene sonunda da...
...yaz ayakkabıları dağıtacağız işte.
Ama bu bizim için büyük bir külfet olmaz mı?
Yani sonuçta üretim arı gibi çalışıyor.
Kalıpta da bir sürü birikmiş işimiz var.
Yok Yasemin bu bizim için başka bir şey. Uğur gibi.
Aynen öyle.
[Telefon çalıyor]
Efendim?
Ne?
Tamam tamam geliyorum. Tamam kapat kapat.
Ne oldu?
Ömer?
Şükrü çabuk.
Neymiş durum efendim?
Bilmiyorum artık gidince öğreneceğiz.
Şükrü acele et biraz.
Tamam efendim. Ediyorum.
Şükrü daha çabuk olur muyuz?
Tamam.
Bas kornaya, bir şey yap. Geçsin şu ya.
[Korna çalıyor]
Şükrü çek kenara çek. Çek duramıyorum ben çek.
Tamam efendim.
Ne olmuş?
Ne olmuş?
E Ömer bir haber aldı, gitti.
Telefonu bile burada unutmuş.
Bilmiyorum ki ne olmuş.
Iy. Bir şey bilme sen de kuru.
Ne oldu acaba ya? Öyle pat diye çıkmış gitmiş. Telefonunu bile unutmuş.
Mektup.
Yok ya.
Yok, değildir herhalde.
Yakışmışsın buraya.
Başarı yakışır cicim bana.
Tam da işimi buldum.
De bu çiçekleri benim sana almam lazımdı.
Teşekkür etmek için.
Teşekküre gerek yok ya. Bir nevi ortak sayılırız.
Ben çalışmaya başladım.
İki güne çekimler başlıyor.
Haziran sayısı Tranba ile patlayacak.
Ha, o konu.
O sesindeki tonu hiç beğenmedim ya.
Nedir o?
Bak canım!
Buraya kadar çok güzel geldik.
Yani beraber.
Ama şu an bulunduğum konum daha fazla işbirliğini kaldıracak...
...gibi görünmüyor.
Ne demek o?
İşimi tarafsız ve en iyi şekilde yapabilmem için..
...kendimi özgür hissetmem gerekiyor.
Yani bu da minnet duyarak, borçlu hissederek olmuyor takdir edersin ki.
Yani ayağımı daha fazla kimseye bağlamak istemiyorum.
Çünkü bu sadece yaptığım işi kirletir.
Sen ne dediğinin farkında mısın Sude?
Beni saf dışı mı bırakmak istiyorsun?
Saf dışı bırakmak demeyelim de...
Yollarımızı ayırıyoruz diyelim.
Seni o yola ben çıkardım.
Bu derginin başına da ben getirdim.
Şimdi bu neyin küstahlığı ya?
Benden önce hiçbir şeydin.
Sıfırın altındaydın.
Şimdi kalkmışsın karşımda.
Öyleydi.
Ama şimdi böyle.
İşimi nasıl yöneteceğimi sana sormayacağım Deniz.
Sude.
Seni o bulutların üstüne çıkardığım gibi yerin dibine gömerim.
Sen karşında kim var, farkında mısın?
Hiçbir şey yapamazsın.
Yolumdan çekileceksin Deniz.
İşler ben nasıl istiyorsam öyle yürüyecek.
Sen hayatının hatasını yaptın Sude.
Beni karşına almayacaktın Sude.
Görüşeceğiz.
Sakin.
Sakin Sude.
Sakin.
Yalnızlık en iyisi.
Sen başarabilirsin.
Başaracaksın.
Derginin satışlarını arttıracağım.
Yapacağım.
[Siren sesi]
Evet.
Şansınız varmış. Bundan sonra kendinize biraz daha dikkat edeceksiniz.
Bol şekerli çaylar, kahveler kesinlikle yasak.
Ayrıca yorulmuyoruz da.
Hastaneye yatırsak mı ya? Birkaç gün müşahede altında tutulsa.
Ben gerek görmüyorum. Burada evinde de dinlenebilir.
Yalnız, kendisini fazla yormaması lazım.
Zaten bir haftaya toparlar.
Peki. Geçmiş olsun.
Sağ ol doktor bey.
Teşekkürler.
Tekrar geçmiş olsun.
Sağ olun doktor bey.
Ustam, iyi misin?
İyiyim yavrum iyiyim. Bu kadar büyütmeseydiniz...
...be güzel yavrum. Böyle işte ufak bir tekledik işte ya.
Ah be usta. Aklım çıktı.
Ya sana bir şey olsaydı? Yani şu yolu nasıl geldim hiç hatırlamıyorum.
İyiyim iyim merak etme.
Ama ben böyle yatıp dinlenemem yavrum. Benim çalışmam lazım.
O karne hediyesi için çocuklara düşündüğümüz...
...ayakkabıların kalıpları falan.
İso tek başına halledemez ki onları.
Yok ustam yok çalışmak falan yok. Doktoru duydun.
Geçen yılkini kullansanız.
Yok canım. Olmaz öyle şey.
Ömer, böyle çok rahat top oynasınlar, çabuk yıpranmasın diye...
...çok güzel bir şey düşünmüştü bu sene.
Onu yapacaktık. Hay Allah be Ömer ya!
Usta aşk olsun biz neciyiz burada?
Nasıl yani?
Bunca yıl sonra kalıp mı yapacaksın sen?
Ben senin yanında yetişmedim mi? Hiç mi güvenmiyorsun bana?
İş başa düştü İso.
Birkaç gün buradayız.
Eyvallah. Uyar.
Sadece ustam toparlasın da.
Toparlıyor toparlıyor. Merak etme.
E iyi geç madem. Alışkınsın zaten.
Geçelim bakalım.
Ha İso. Ben telefonu şirkette unuttum da. Bir Defne'yi arasak.
Merak etme sen.
Al vereyim. Sen ara.
[Telefon çalıyor]
İso. Ya neredesin oğlum sen?
Ya kartalım almış, yürümüş, şampiyon olmuş...
...bunun iki muhabbetini çevirmeyelim mi ya? Aşk olsun vallahi he.
Bana bak! Sana diyorum. Beni iyice vallahi def ettin başından...
...geleceğim kıracağım senin ağzını burnunu.
Alo İso! Oğlum cevap versene ya!
Bak sana anlatacak bir sürü şeyim var. Neredesin geleyim?
Şşş, hop! Sana diyorum.
Defne benim, Ömer.
Ömer?
Ay şimdi beni İso arayınca ben o sandım, şe yaptım.
E fark ettim.
Eee sen İso ile misin?
Evet, dükkandayım. Merak etme demek için aradım.
Sadri Usta biraz rahatsızlandı da.
Ne? Ay Sadri Usta'ya bir şey oldu mu? İyi miymiş şu an?
İyi iyi, sıkıntı yok. Merak etme.
Geldik İso ile biraz mesai yapacağız.
Allah Allah nasıl yani ya?
Şimdi sen bayağı İso ile kalıp falan mı yapacaksın?
Hıhı. Başka türlü yetişmeyecek. İşte sıvadık kolları, bakalım.
Hı kıyamam ya. Ay sen ne merhametli insansın ya.
Vallahi bak şu an yine bak içim böyle bir pırpır oldu.
Sevgim depreşti ya.
Vallahi çok fena göresim var.
Gel yakındayım.
Tamam. Geleyim.
Dur şu sofrayı hazırlayayım, bitireyim, geleceğim.
Buradan istediğiniz bir şey var mı?
Bir isteğimiz var mı?
Şöbiyet de şöbiyet.
Şöbiyet.
Şöbiyet?
Sen? Şöbiyet?
E çalışıyoruz malum. Yorgun da olacağız.
Enerji lazım ya, o yüzden.
E tamam. Yani biraz zaman alır yapması ama yaparım ya ne olacak şimdi.
Yaparım gelirim o zaman.
Sen gel de başka bir şeye gerek yok.
Ha ama şey ya, yapardım yani. Hiç öyle problem falan değil.
Yaparım yani ne olacak? E tamam o zaman ben geleyim işim bitince.
Tamam. İsmail'e vereyim mi? Konuşacak mısın?
E bir ver madem.
Tamam.
İso oğlum sen manyak mısın?
İnsan bir önceden haber verir ya.
Sevgilin benim telefonumdan arayacak der, bir şey der.
Manyak mısın? Bak tip tip, hayvan gibi konuştum adamla
Kesin tiksiniyordur şimdi benden.
Rezil oldum, nasıl rezil oldum belli değil yani. Aşk olsun.
Yok. Çok tatlı konuştun bence.
A, ay, Ömer.
Ay valla gerçekten şu an utancımdan ben kendimi şuraya bir yere...
...atacağım.
Hadi aşkım. Kapat sen, oldu mu? Kapat sen.
Öptüm.
Defo işte. Ben boşuna demiyorum hatalı ürün diye.
Arıza sevgilim benim.
Neyse.
Biz işimize bakalım.
Bakalım bakalım da...
...kızlar damlar birazdan.
Anneanne, Esra! Hadi gelin artık ya. Sofrayı hazırlıyorum.
Nerede kaldınız?
Bak! Kime diyorum?
Ne oluyor kızım? Çok mu acıktın?
Yok ya. Bir önce yiyelim de hadi Ömer'i görmeye gideceğim.
Bak! Bak bak!
Bak burnumun ucu nasıl sızlıyor bak.
Bakayım.
Kanamıyor. İyi, tamam. Git.
Git, konuş. Arada da de ki...
..."İşte efendime söyleyeyim benim de yarın doğum günüm."
Falan onu da böyle araya sokalayıver.
Kızım saçmalama zaten adamın işi başından aşmış.
Doğum günü falan mı diyeceğim adama?
Defne! Tabi ki diyeceksin.
Allah Allah!
Bu sizin baş başa kutlayacağınız ilk doğum günün.
Düşünsene böyle seneler sonra bunu hatırlayacaksın falan.
Çok romantik.
Yok düşünemedim.
Aman. Adamın zaten bin tane derdi var. Ne yapalım?
Bu sene de artık pas geçeriz olmadı.
Yok artık. Kız unutsa ya...
...Allah var ya bin kaplan gücünde trip atarsın ha.
Ondan sonra sana her şey mübah. Var ya süründür böyle.
Tribi böyle, çak ya böyle.
Kız kıyamam ki ben ona. Ay kıyamam, canım o benim be.
Hem zaten adam ne biliyor da ne unutacak?
Böyle her konuda haklı çıkartıyorsun ya Ömer'i kafanda...
...çüş yani.
Kızım bak sen eş olacaksın.
Her zaman kendini haklı hissetmeyi öğrenmen lazım.
Kadın olmanın altın kuralı ya.
Defne.
İyi günler.
A merhaba Şükrü Ağabey.
Rahatsız ediyorum ama bir, iki dakikan var mı?
Bir konu vardı da.
Şey yapın o zaman. Burada oturdun.
Ben, biz yeriz içeride.
Şunu da alayım.
Şükrü Ağabey aç mısın? Bir şeyler yer misin?
Yok, sağ ol.
Şükrü Ağabey ayakta kaldın ya. Otursana.
Defne.
Hı?
Bak bu Şükrü Ağabey iyi adam hoş adam da...
...Ömer'e çok sadık ha. Her şeyi yetiştiriyor.
Bu ev meselesi de bundan çıktı. Demedi deme.
Nihancığım.
Tatlım.
Sen şimdi böyle fısıldadığını zannediyorsun ya...
...bütün sesini karşı mahalle bile duydu.
Sen... Sen acaba bizi yalnız mı bıraksan?
Rencide oldum.
Okudun değil mi?
Su kuşum!
Ay.
Su kuşum, aşkım!
Ay sen baş editör mü oldun?
Ay büyüdün de başarıdan başarıya mı koşuyorsun?
Aferin! Hayatım gurur duyuyorum seninle. Gel sana bir sarılayım, gel.
Sağ ol Korişim.
Ay hayatım, özel olarak gelip tebrik etmek istedim.
Bu mutlu gününde yanında olmak istedim.
Hadi hayatım. Gel içeriye.
Hadi.
Ay hayatım sen var ya hep akıllıydın.
Kız hiç unutmam, 3 yaşında 7 kıtalık şiir ezberlemiştin.
Ay akıl küpüsün sen akıl.
Ay Korişim yani seni hiç bozasım yok ama...
...tatlım uyduruyorsun şu an. Ayol sen o zamanlar yoktun bile.
Kız, kimdi şiir okuyan peki?
Aman neyse hayatım.
Ama sana bir şey söyleyeyim mi?
Ben senin bu yerlere geleceğini o kadar iyi biliyordum ki.
Kız daha şuncacıktan ben senin saçlarını örerdim.
Ay şu an böyle duygu yoğunluğuna girdim resmen.
Ay seninle gurur duyuyorum bebişim.
Ben zaten biliyordum yani bekliyordum.
E ne de olsa benim kızımsın.
İlla ki bir fark yaratacaksın. Ayol başka türlüsü mümkün mü zaten?
A tabi canım tabi.
Siz zaten babamla konuşuyordunuz.
"Yani ne oldu bu Sude'ye?", "Yine toparlanamıyor."...
..."Ne yapacağız Necmi?" diye. Tabi.
Ay olur mu?
Ayol ben hep babanı yatıştıran taraftım.
Hep o kaygılanırdı. Ben sana her zaman güvendim.
"Ayol kızı rahat bırak." dedim.
"Benim kızım akıllıdır. İşini bilir." dedim.
Dedim yani.
Ben dedim. Hep dedim. Vallahi bu kızda bir cevher var dedim.
Necmoş Bey, dedim. Boşuna evham yapıyorsunuz...
...Sude çok özel bir kızdır, dedim. Vallahi dedim yani. Demişimdir.
Ay aman. Hep bu Necmi işte.
Ama ne yapsın? Adamda kaygı bozukluğu var.
Ay hep "Bu kız ne olacak?", "Ay dağıttı yine toparlanamayacak."...
...al, al bak görsün şimdi.
Yine ben haklı çıktım.
Ay ben de çıktım.
Hayatım bizi haklı çıkardığın için çok teşekkür ediyoruz.
Ay muah* teşekkürler. mucuks*, mucuks*, mucuks*
Kız yerim vallahi seni.
A a tatlım. Dur bakayım, sen ne koyuyorsun? Avakado mu?
Evet aşkım. Tropikal smoothie. Bu yazın bombesi bombesi.
Ay ama ben hep isterim artık bundan.
İste aşkım iste. Ben sana yaparım yine.
Ama öncelik Sude'nin.
Bugüne bugün aramızdaki tek baş editör o çünkü.
Al hayatım.
Ay Sokuşcuğum. Hayatım sen bizim çekimimizi iptal mi ettin?
Yoksa biz mi yanlış anladık?
Sokuş hayatım ben çektim. Ay şahane çektim.
Tabi bunu belirtmeme gerek yok. Çektiğimi.
Evet Kuriş. İptal ettim.
A hayatım etme. Tatlım belki haberin yoktur benim çektiğimden.
Değil mi?
Kız görselleri gördün mü? Muhteşem oldu.
Olağanüstü çektim. Ben çektim. Sizin derginiz için.
Yayınlayacaksın değil mi?
Hayır.
Haziran sayısı için başka planlarım var. Yani sizin çekime yer yok.
Ne yazık ki.
Ay bunun kafası gitti iyice. Mevki travma yarattı.
Hayatım bak benim. Bak ben, Koriş.
Can dostun, sırdaşın, özel ruh Korişinim.
Hatırladın mı kız?
Ay Nörom. Tatlım bu kızın hafızası gitti iyice.
Aşkım bak annen, ben Koriş. Bu kaç?
İki.
Ay Koriş ben ne dediğimi gayet iyi biliyorum.
Çekim iptal. Artık başka dergiye kakalarsınız.
Aa aa daha neler. Ciddi misin kız sen?
Gayet ciddiyim.
Ama ne bileyim ben çektim ettim. Sana smoothie yaptım, içiyorsun şimdi.
Eline sağlık Korişim ama ne olur yorma beni.
Bak benim fikrim değişmeyecek.
Ay Nörom. Hayatım bu kızın iyice inadı tuttu. Bir şey söyle.
Aaa Koriş tamam ama! Üzme benim Sukuşumu.
Hayır diyorsa vardır bir bildiği.
Yani o ne söylerse doğru olan odur.
Çünkü koskoca baş editör oldu benim kızım.
Hı yani şimdi sen Sude'nin tarafındasın, öyle mi?
Hayatım, benim Sukuşum en iyi okullarda okudu.
En elit arkadaş çevrelerine girdi.
Kurduğu moda blogu bile bir anda hip oldu.
Yani altyapısı sağlam benim kızımın.
O yüzden o ne diyorsa haklıdır. Ben ona güveniyorum.
Ha, ay. Dur bir dakika ben anlamadım.
Nöron sen bana laf falan mı sokuyorsun? Böyle altyapı falan deyince.
(Gülüyor)
Tatlım yani şurada biz bizeyiz değil mi? Yabancı yok aramızda.
Yani hepimiz biliyoruz ki sen garsonluktan geldin.
Bize de mi lolo tatlım? Biliyoruz.
Değil mi ama?
[Duygusal müzik çalıyor]
Anneciğim biraz ağır olmadı mı sanki?
Aa aa tatlım olur mu ama biz onunla hep öyleyiz zaten ayol.
Değil mi Koriş?
Gitmiş.
Defne, bak beni az çok tanıdın...
...sevdik de birbirimizi.
Ama ben her zaman Ömer Bey'in menfaatini kollarım. Önce odur yani.
Şimdi ben bu mektubu okudum...
...ama yani bu defa gerçekten Ömer Bey'in menfaatine midir...
...değil midir, bilemedim.
Yani bunu Ömer Bey'e vermeliyim yoksa hiç ses çıkarmamalı mıyım...
...gerçekten bilmiyorum.
Karar senin Şükrü Ağabey.
Yani.
Şimdi.
Ömer'e söyleme demek de benim gerçekten gururuma dokunuyor.
Tamam. Bir gün Ömer bunu öğrenecek.
Ama yani mümkünse benden öğrensin.
Ama tabi yine de sen bilirsin.
Ömer Bey'e söyleyeceğine söz ver Defne.
Yani bugün yarın değil belki ama bir gün.
Yani Ömer Bey'i paramparça etmeyecek bir gün söyleyeceğim de.
Tamam söz.
Bana güvendiğin çok teşekkür ederim Şükrü Ağabey.
Gerçekten çok teşekkür ediyorum.
Yani şu hayatta Ömer Bey'i üzmeyeceğinden emin olduğum...
...birisi varsa o da sensin Defne.
O yüzden içim rahat benim.
Tamam o zaman ben Türkan Hanım'a da hoşça kal deyip gideyim artık.
Bir çay falan içseydin.
Yok. Başka zaman içerim. Tamam.
Hadi görüşürüz.
Tamam Şükrü Ağabey.
O ne?
Mektup mu?
Ver.
Hayır.
Ver imha edeceğim.
Defne!
Aaa ne yapıyorsun ya?
Kız manyak mısın ne yapıyorsun?
Ya sen manyak mısın? Ne demek söyleyeceğim Ömer'e ya?
Salak mısın kızım çıkar şunu ağzından. Boğulacaksın.
Kızım bak bu zamana kadar öğrenmemiş, tamam mı?
Demek ki öğreneceği yokmuş.
Bak Ömer'e bir şey söylersen var ya, ölümü gör.
Hatta ölümü ye. Bak bu kadar iğrençleştim ya.
Kızım öğrenecek olsa öğrenirdi. Bak mektubu da açamadı yani, nedir?
Kader diye bir şey var. Sen neyi kanırtıyorsun Defne ya?
Kızım Allah Allah, bir sessiz ol. Ne bağırıyorsun ya?
Adam içeride. Duyacak.
Ben şimdi, Şükrü Ağabey'e yani...
Tamam. Söyleyeceğim, dedin. Söz verdin.
Ama hemen söyleyeceğim demedin ki.
Ha?
Kızım bak hiç mantıklı değil. Evlenirayak karıştırma ortalığı ya.
Bak sen bir gel, ikna ol, beni dinle. Bak dua edeceksin bana.
Ha?
Üf. İyi tamam.
Zaten biliyorsun yani.
Biliyorum.
Tamam ben biliyorum, sen biliyorsun...
...başka kimsenin bilmesine gerek yok.
Hah. Konu kapandı. Oh süper.
Kızım elimde değil ya.
Gece gördüğüm rüya bildiğin kehanet gibi bir şeydi.
Kız hayrolsun.
Ya tam böyle Ömer ile karşı karşıya geldik...
Defne.
Sen yine aç kaldın değil mi?
Ya geç içeride iki lokma bir şey ye bari kızım.
Kaldırmadım sofrayı daha. Hadi!
Tamam tamam. Geliyorum anneanne ya.
Geliyoruz.
Aman.
İyi bari yemek yiyeyim de daha gidip Ömer'i göreceğim.
Defne!
Hı?
Bak sakın!
Kız tamam dedim, söylemeyeceğim.
Allah Allah!
Bak, gözüm üstünde.
Tamam dedim.
[Müzik çalıyor]
Ay şuna bak, ne tatlı ya.
Ooo ustam kolay gelsin.
Ne zaman biter?
Ooo Defociğim gelmiş.
Evet. Size yemek getirdim.
Şahaneymiş.
Vallahi güzelmiş.
Of.
E ben bir eve kaçayım. Geç geleceğimi falan haber vereyim.
Siz yeyin. Ben dönünce yerim artık.
Ay dur dur dur. Öyle tadına bakmadan gitmek yok. Al bakalım.
Hadi.
Kapat.
(Gülüyor)
Ya ne acayip. Hiç böyle Ömer İplikçi gibi değilsin.
Ben buyum Defne. Buralardan geldim.
Bizim eski dükkan da böyle bir yerdi.
Böyle arkada yatardım.
Sabah da erkenden kalkıp ustama çay demlerdim falan.
Ha sen o yüzden bu kadar güzel çay yapıyorsun.
Diyorsun.
Ay keşke hep böyle burada kalsak.
Senin öyle cafcaflı dünyana gitmesek, böyle mahallede takılsak.
Sen varsan bana uyar.
Zaten işler de hiç çekici gelmiyor bu ara.
Ya ne olur öyle söyleme. Ben çok üzülüyorum.
Seni böyle görmek gerçekten çok üzüyor.
Hatta şey diyorum ya...
...keşke onun dertleri ben de olsa da artık o dert çekip üzülmese.
Çok seviyorum seni Defne.
Çok.
Çok şanslıyım beni sevdiğin için.
Aa deliye bak. Neren şanslı ya? Geldi manyağın birisi seni buldu.
Ben de o manyak tarafına vuruldum işte.
Tatlı Defnem benim.
Of
Bak, biz ekstra bir şey istemiyoruz...
...zaten bize ısmarlanmış, para harcayıp çektiğimiz işin...
...yayınlanmasını istiyoruz.
Sakın ego yapma.
Ya arıyorum telefonlarımı açmıyor. Şimdi buraya geleceğimi biliyor.
Yani tahmin ediyor. Keşke Ömer gelseydi konuşmaya onunla ya of!
Gerçi söz konusu Sadri Usta olunca Ömer de pert de.
Tamam Sinan sakin ol. Bak sinirlenme.
Sonuçta kızın da haklı bir tarafı var yani.
Aşk acısıyla yapıyor bunları.
Haklısın.
Nasıl yaktıysan artık nerelere yükseldi.
Ya sorma. Neyse ben gidiyorum.
Sen ne yapacaksın? Arayayım mı çıkınca?
Yok. İşlerim var biraz. Yarın görüşürüz.
Yasemin sen bu ara bir soğuksun. Ne oldu? Bilmem gereken bir şey mi var?
Yok. Soğuk değilim. Sana öyle gelmiş.
Her şey yolunda yani.
Gayet yolunda.
Tamam o zaman.
Görüşürüz aşkım.
Bol şans.
İhtiyacım olacak.
Evlenmek istemediğin için olabilir mi acaba?
Necmi Ağabey.
A Sinan.
Kalkma kalkma.
Hoş geldin.
Afiyet olsun. İyi akşamlar.
Sağ ol.
Ya ben Necip Bey ile görüştüm. Şirkete dönemedim.
Ama iskontoyu aldık. Yani hala o mağazayı açabiliriz.
Evet de ağabey şimdi gündem biraz farklı. Sude'yi duymuşsundur.
Duydum canım duymaz olur muyum?
Neriman sabahtan beri herkese telefon ediyor.
"Yok Sude şöyle yükseldi.", "Yok Sude şöyle terfi etti."
Bir şey söyleyeyim mi...
Aslında şaşırdım. Bu kadarını beklemiyordum.
Ağabey senin haberin yok galiba şeyden.
Neyden?
Sude bizim çekimi haziran sayısından çıkarttı.
Ne diyorsun ya?
Öyle uygun görmüş kendisi.
Olur mu öyle şey ya?
Sude! Sude!
Ağabey! Sakin ol şimdi. Ne olursun damarına basma...
...bak daha kötü olur, inada biner biliyorsun. Yapma.
Tamam canım tamam sadece konuşacağız, bir şey yok ya.
Sude!
Sude!
Ay resmen Ömer İplikçi şu an başka dizide oynuyormuş gibi durum var.
Yani sen o kadar kalk git, kendi şirketini kur...
...al yürü. İşte arabalar, kırmızı kapılı evler falan...
...sonra gel burada tak önlüğü.
(Gülüyor)
Nihan yeter.
Tamam canım.
Zaten Allah insanı alıştığını aratmasın diye bir söz var.
Şükretmek lazım.
Nihancığım, hadi canım.
Nihan, canım benim. Bak yine patikalara saptın...
...topla canım. Hadi.
Nihancığım ben buna da alışığım. Sorun yok yani.
E tabi canım. Bu iş bitsin zaten döneceksin şahane hayatına.
Ama yakıştı eline ha. Değil mi? Baksanıza.
Of!
Aman iyi be! Sustum.
Son bir şey soracağım.
Sen şimdi nerede yemek yiyeceksin?
E gerçi bizim şurada bir esnaf lokantası var ama açar mı seni?
Defne yemek yapmış. Getirdi, sağ olsun.
Nasıl ya? E bu akşam yemeği ben yaptım.
Defne'ye bak sen ya.
Kaşla göz arasında beş dakikada Beşiktaş.
Bize hiç yapmıyorsun Defonzo.
Aaa.
Hemen bir bahaneler, bir şeyler. E tabi Ömer olunca.
(Gıcık tutmuş gibi yapar) Ben artık konuyu değiştireyim, değil mi?
Değiştireyim.
Sen ne yapıyorsun? Ne o?
İşte tatil ayakkabıları. Çocuklar için.
İşte burada kalıbını çıkartıp sonra üretime gönderiyoruz.
Böyle bir iki bin tane falan üretecekler.
Hatta Esra'ya da ayırırız bir tane.
Ha şu bizim Defo'nun çakma dans ayakkabıları gibi bir şey bu.
(Gülüyor) Hatırlıyor musun?
Ya ağabey.
Ya ne ağabey?
Ömer'i bulmuşken pisleşeceğim işte.
Bak şimdi bu eski bir Amerikan filminde görmüştüm bunu...
...hani böyle dans ederken ayağınla pata pata ses çıkartıyorsun ya.
Neydi o?
Tap dance.
Hah tap dance.
Neyse işte.
Ya tabi onun için özel ayakkabılar lazım.
Bizde nerede.
Bu makarna da gitmiş pazar ayakkabılarının altına...
...demir zamazingolar yapıştırmış.
Akşama kadar evde takadatukada takadatukada takadatukada.
Ya ağabey ya, yeter.
Detay veriyorsun bir de.
E sonra?
Canım sonrası öyle işte.
Ya sonrası... Sorma. Öyle işte.
Hayır ben anlamadım ki. Öğrenemedi mi yoksa dans etmeyi?
Ya öğrendi de. Neyse ya.
Canım işte annesi alacakmış aslında buna o ayakkabının gerçeğinden...
...hemde tam yıl başında. İşte, gitmeseymiş.
Ya aman. Öyle çocuk salaklığı işte.
E şey Sadri Usta nasıl? İyi oldu mu? İyileşti mi?
İyi iyi. Telefonla konuştuk. Güzel geliyordu sesi.
İyi.
Ya adamlar iş yetiştirmeye çalışıyor. Tuttuk biz sizi ya. Laklaklak.
Hadi.
Hakikaten ha. Hadi.
Defne.
Eee tamam ben o zaman biraz daha kalayım. Siz gidin.
Hadi aşkım. Hadi. Hadi.
Hadi ben şunları geçireyim.
Çok kolay gelsin.
Oldu.
Sağ ol.
Sude senden mantıklı bir açıklama istiyorum.
Bu ısmarlanmış bir çekimdi...
...ne oldu da böyle oldu? Yani nedir bu tavır?
Ben mantıklı açıklamamı yaptım zaten.
Haziran sayısı benim ilk sayım...
...o yüzden o sekiz sayfayı başka bir şeye ayırdım.
Sude bunun kişisel olmadığına emin misin?
Mesela benimle ilgili?
(Gülüyor)
Sinan, gerçekten bu kadar ciddiye alıyor musun kendini?
Burada benim mevkim söz konusu. Koskoca derginin sorumluluğunu aldım.
Sıradan bir aşk acısı beni bağlar mı?
Sıradan bir aşk acısı.
Anladım.
Oradan nasıl duruyor bilmiyorum ama...
...benim gerçekten tek derdim şu an kariyerimin gidişatı.
Yani bu dergide adımı duyurmam benim için önemli.
Peki o çıkarılan sekiz sayfaya kim girecek? Tranba mı?
(Gülüyor)
Siz beni gerçekten hafife almışsınız.
Neyse geç oldu. Ben bugün bütün gün çalıştım.
O yüzden çok yorgunum.
Yani sohbet edeceksek oturayım ama artık iş konuşmak istemiyorum.
Çok sıkıldım.
Ha siz iş konuşacaksınız.
Okey. Ben kaçtım o zaman. Hadi görüşürüz.
Ben bu kızı tanıyamıyorum. Bu benim kızım değil.
Tamam eskiden de hırslıydı, tuttuğunu koparırdı ama bu ne ya?
Gözü bizi bile görmüyor.
Ağabey ne olur sakin ol.
Kafasında meseleyi çok başka bir yere koymuş...
...hiç öyle geri adım atacak gibi değil yani. Yapacağımız bir şey yok.
İşte böyle. Kimsenin yapamadığını yapıyor.
Uyuyarak bile destek oluyor bana.
Öylece durmasından, varlığından bile güç alıyorum.
Defne perişan olacak. Ben eve bırakayım onu.
Tamamdır.
Uyuyan güzel misin sen?
Aslında seni hiç uyandırasım yok ama.
Öyle bütün gece izleyip sarılasım var sana.
Defne! Tatlı Defnem!
Defne hadi sevgilim.
Sabah mı oldu? Ben uyumuş muyum?
Hadi gel bırakayım seni eve.
Yok ya ben giderim.
Saçmalama. Hadi.
İso.
Hadi o zaman ben gidiyorum. Kolay gelsin.
Tamam. Eyvallah Defocik.
Aman aman gel.
Sen ne güzel uyuyordun öyle?
Ya aman vallahi uyumayayım diye çok şey yaptım ama...
...dayanamadım uyudum. Tavuk gibi yatıyorum ben, ne yapayım?
Ne acayip değil mi?
Böyle yürüyerek beni eve bırakıyorsun. Sanki burada yaşıyormuşuz gibi.
Ay çok tatlı olmaz mıydı?
Ne olmaz mıydı?
Burada diyorum yakın otursaydık birbirimize. Hep görürdük.
Hiç özlemezdik birbirimizi.
Az kaldı sevgilim. Yakında birlikte yaşayacağız.
Aynı evi paylaşacağız.
Öyle olacak değil mi?
Ya bazen ben düşünüyorum da...
...şimdi sen yalnızlığına o kadar çok alışkınsın ki...
...ya diyorum benden sıkılırsa. Yalnızlığını çok özlerse...
...bir şey de demez bana.
Defne.
Sen benim içimsin artık.
Aklımda, kalbimde, ruhumda her yerde sen varsın.
Ömer?
Söyle sevgilim.
Yarın ne yapıyorsun?
Yarın ne yapıyorum?
İşte kalıpları yetiştireceğim.
Dükkandayım yani.
Yoğun diyorsun.
Evet. Neden?
Hiç.
Sen gitmeyecek misin şirkete?
Yok gideceğim.
Herhalde siz gelmiyorsunuz diye işten kaytaracak halimiz yok Ömer Bey.
Yok, aslında kaytarsaydın.
Yani yanıma gelirdin belki. Yanımda olurdun yani.
Böyle uyuyakalırdın. Ben de seni izlerdim falan.
O aslında çok cazip de ama benim şimdi gitmem lazım.
Yani önce eve, yarın da işe.
İyi bakalım.
Güzel rüyalar gör.
İyi geceler.
İyi geceler.
Keşke yarın doğum günüm olduğunu bilseydin.
İyi ki doğdun Defo.
İyi ki doğdun Defo.
İyi ki doğdun iyi ki doğdun, mutlu yıllar sana.
Ya ne güzelsiniz siz ya.
Hadi üfle üfle.
Dur, dilek tut.
Kız, gel!
Kurban olsunlar ya.
Mutlu yıllar tatlı kız.
Ağabeyim.
Esra.
Ay bir yaş daha mı ya? Ne ara büyüdünüz bu kadar siz?
Eyvah Türkan Teyze yine duygunun dibini oyacak. Durdurun şunu.
Anneanne yapma şu mutlu günümüzde ya. Ne olur.
Anneanne mutlu konuşalım anneanne.
Aman tamam ya üf. İki dakika nostalji yaptırmadınız.
Türkan Teyze sen şu şey hikayesini anlatsana...
...bu evden mi kaçmıştı üç dört gün?
Ya hayır hayır.
Evet evet anlat.
Bu daha üç yaşında...
...nasıl lokum, nasıl helva. Tam bir badem şekeri.
Şimdi biz bunu hazırlayacağız, yıkayacağız paklayacağız...
...güya doğum günü kutlayacağız.
Ben şimdi bunu güzelce soydum. Tam banyoyu hazırladım...
...aa aa bir döndüm ararım ararım yok.
Ararım ararım yok!
Hah geliyor güzel kısmı.
(Kahkaha atıyor)
Ay bütün ev panikte. Nereye gider o halde minnacık kız?
Tabi şaşırdım. Ne yapacağımı şaşırdım. Fellik fellik ben bunu aramaya başladım.
Çıktım sokağa. Bir baktım komşu kalabalığı...
...almışlar bunu aralarına. Ay sarmışlar sarmalamışlar.
Arada "mi mi mi" şarkılar söylüyor onlara.
Ya tamam gülmeyin ya.
Sen çıplaksın bir de bu arada.
Ya evet çıplağım ya.
Kurban olsunlar. Çok tatlıydı o çok. Şimdi de öyle ya.
Ah canım yavrum benim. Ah güzel kızım benim. Yavrum.
Seni çok seviyorum ben ya.
Ah canım benim.
Gelin kız buraya.
Aa aa ağabeyim eksik kaldı.
Gel gel sen de gel.
Ay kurban olsunlar size be kurban olsunlar size.
İso.
Vay doğum günü Defociği.
Mutlu yaşlar.
Sağ ol kardeşim.
Şşş bir şey diyeceğim. Ömer nerede?
Ay kıyamam ya uyuyor. Dur ben gideyim bakayım.
İso ben işe gidiyorum.
Tamam.
Hadi.
Bay bay.
Korişim neyin var?
Çok yalnızım sinsirella.
Sanki bütün herkes zom olmuş, bir tek insan ben kalmışım gibi.
Yapayalnızım.
Ne oldu ki?
Nöromla küstük.
Aa aa.
Ciddi misin?
E siz hep kollardınız birbirinizi? Ben çok şaşırdım şimdi.
Kollamadı bu sefer. Dışladı.
Sanki böyle dış kapının mandalı muamelesi yaptı bana.
Ay çok kırgınım, çok dargınım. Böyle paramparçayım. Anlatamam sana.
Ay aşkım ne olur ağlama bak Ben de ağlarım şimdi Korişim.
Üzülme Korişim. Siz arkadaşsınız...
...arkadaşlıklar arasında olur böyle küslükler. Barışırsınız.
Ay ne bileyim yani bizde olmazdı.
Biz böyle çamaşır ipiyle mandal gibiydik.
Böyle plaj şemsiyesiyle şezlong gibiydik.
Ay böyle şarapla tirbüşon gibiydik.
Ay ben bundan sonra ne yapacağım Nöromsuz. Ha?
Tek başıma. Kız nerelere gideyim ben ha? Nerelere gideyim?
E git barışın o zaman madem.
I ıh. Çok kırgınım.
Ay ben şuraya oturup ağlayabilir miyim?
Tabi tabi. Gel hayatım gel.
Gel burada otur, ağla. Açıl biraz.
Ay çok kötüyüm çok.
Ay çok kırdım ben onu.
Ay öyle fena baktı ki içim cız etti.
Ay bütün gece rüyamda Korişimi gördüm.
Dostluğumuzun o ilk başlangıcını, Bana böyle tatlı tatlı bakışlarını...
...sadece benim anlayabildiğim şakalarını.
Ay Necmi. Biz onunla birbirimizi tamamlıyoruz. Bambaşkayız.
Yani biz onunla böyle suşi ile chopstick...
...işte hayvar ile kraker gibi...
...ya da brownie ile dondurma gibiyiz.
Neriman, benden başka bir erkek hakkında...
...böyle konuşmana bozulmalı mıyım acaba?
Ay ne yaparsan yap Necmi. Ben Korişsiz yaşayamam.
Biz onunla birbirimizi tamamlıyoruz.
Bak biz onunla böyle bir kivinin iki yarırsı...
...bir avakadonun içindeki o büyük çekirdekle onun içi gibi...
...öyleyiz.
Tamam Neriman. Madem bu kadar üzülüyorsun git özür dile.
Ay yok olmaz. Yani tabiatıma uymaz. Naturam elvermez.
Yakışmaz yani bana.
Ay Necmi, ya beni unutursa? Ha?
Ya alışırsa yokluğuma? Ha?
Ya bensiz hayatını daha çok severse?
Ya alışmak sevmekten daha zor gelmezse?
Ha ne yaparım ben? Ya beni silerse Necmi?
Ay yoksa sildi mi sosyal medyadan falan?
Ay bakamam da. Ay kalbim elvermez.
Neriman senin kaygılarına katılamayacağım.
Çünkü sende değilim.
Çünkü beynim ızgara gibi. Sabaha kadar hiç uyumadım.
Günaydın.
Günaydın Sukuşum.
Ben çıkıyorum birazdan.
Ne oldu baba? Yüzüme bakamıyor musun?
İstersen başka bir eve çıkabilirim.
Zaten şu an şahane bir rezidansta bana ait bir lojmanım var.
Sude, damarıma basma istersen. Olmaz mı?
Ay araya gireceğim ama öyle mutsuzum ki giremiyorum.
Ay resmen takatim yok. Ay yapmayın, ne olur.
Ay dünyada barış olsun. Küslükler kalksın.
Ay bir sakin olalım. İnsanlar el ele tutuşsun.
Hayat bayram olsun. Sevelim birbirimizi.
Ay sevgi gibisi var mı? Bütün dertlerin ilacı.
Ay ne var yani?
Hay ne diye kırıp döküyoruz birbirimizi?
Hı?
Hayır, neyi paylaşamıyoruz? Ha?
İnsan dediğin zaten eskiyor. Bari dostluklar eskimesin.
Neriman ciddi misin sen? Gözlerin doldu.
Kıymık battı. Ay aman işte toz kaçtı. Ben gidip yıkayayım.
Şşş geliyor geliyor geliyor.
İyi ki doğdun Defne. İyi ki doğdun Defne.
İyi ki doğdun, iyi ki doğdun mutlu yıllar sana.
Gerçekten çok tatlısınz ya.
E üfle hadi üfle. Sönecek şimdi.
Tamam.
Ha bir dakika. Dilek tutmayı unutma ama.
Tamam?
Bravo.
İyi ki varsın. Nice senelere.
Ya iyi de siz nereden biliyorsunuz?
E kurumsal şirketiz kızım.
İnsan kaynakları haber veriyor, biz kutluyoruz.
Ama tabi yani seni pek kesmez.
Ömer Bey ile sizin ne acayip planlarınız vardır.
Ya ya değil mi?
E ne yapıyorsunuz Defne?
Ya kesin yurt dışı falandır.
Anlatsana. Ay ketum bu da.
Ya benim çok işim var da ben çalışmaya başlayayım.
Çok teşekkür ederim hepinize. Çok sağ olun. Düşündüğünüz için.
Defne ya şu gözlükleri çıkarsana artık. Artist gibisin vallahi.
Ay kızım sanki ben bayılıyorum takmaya ya.
Doktor söyledi. "Takacaksın." dedi, ne yapayım?
Neyse ben gideyim. Sağ olun, teşekkür ederim.
Safi imaj.
Ay inanmıyorum. İşte unutmamış.
Ay ne aldı acaba ya?
Nasıl yani?
Hah, açtın mı? Nasıl? Beğendin değil mi?
Zübeyir.
Bu senin hediyen mi?
Yok hepimizin. Şirket şakası.
Bundan sonra herkese çalar saat hediye alıyoruz.
Hani işe geç kalma hesabı. Kapito?
Hı, kapito.
Güle güle kullan.
Defne.
Ay bana geldi değil mi? Ay biliyordum ya canım benim.
Ay yok canım onlar benim. Çok güzel değil mi? Nişanlım yollamış.
Kahveye inecektik de canım. Sana da gel diyecektim.
Ha tamam gelirim.
Tamam. Bekliyoruz.
Defne Topal?
Evet benim.
Buyrun.
Bir imza atar mısınız?
Tabi.
İyi günler.
İyi günler. Kolay gelsin.
Ay bana ne aldı acaba?
Kıyamam ya. Sürpriz yaparmış. Kıyamıyorum da.
Bu ne be?
Ha aman üf.
Alo anneanne. Tavan geldi.
İnternetten söylemiştik ya.
He evet güzel.
Metal kaşık mı? Ne bileyim anneanne. Kullanılıyordur herhalde.
Artık eve gelince bir deneriz.
Üf hadi tamam benim işim var. Öptüm.
Koray Bey ne oldu?
Ay hüzünlüyüm. İçimdeki çocuk ağlıyor.
Ben de. Bugün doğum günüm.
Ne?
Ay niye bu kadar şaşırdıysam. Hayatım, mutlu yıllar diliyorum sana.
Normaldir. Her sene oluyor böyle şeyler. Korkma.
Ama işte, ne bileyim.
Bu sene keşke Ömer ile olsaydım. Da işte Ömer yok. Meşgul.
Aslında biz anneannemlerle kutladık ama işte ne bileyim.
Bir yanım bir böyle çok yani.
Buruk oluyor değil mi?
Yani.
Ay hayatım böyle kendini hani gençlik dizilerinde...
...havuza itilen, böyle gözlüklü, çirkin çocuklar gibi hissediyorsun.
Değil mi?
Ay o derece yalnız, o derece dışlanmış.
Yüzme de bilmiyorsun değil mi sen?
Yok biliyorum.
Hem ayrıca çok ayıp yani tamam mı?
Hastalık bu, olabilir böyle şeyler. Dalga geçmeniz gerekmiyor.
İyi be tamam. Bir şey demedik. Geçmiş olsun hadi.
Hem ayrıca hayatım teşbih yaptım ben. Ben de biliyorum yüzmeyi.
Bu da!
Ha!
Keşke birlikte geçirseydik bugünü.
Ay hayatım çok isterdim de hiç keyfim yok.
Senin de enerjini böyle alaşağı ederim.
İyi gelmem sana.
Böyle gecenin bir yarısı var ya ağır depresyon geçirip...
...kendimi nereden atarım diye düşünüp durursun.
Koray Bey ben size demiyorum. Ömer'i diyorum.
Ha. Hayatım ben de her yeni yaşımda böyle 12'yi geçer geçmez gece...
...Nöroma koşardım.
Yani insan böyle özel gününde yanında olmak istediği insan...
...demek ailesi oluyor.
E demek ki senin de böyle ailen Ömüş olmuş kuşum.
Ailem Ömer olmuş.
Canım ya. Evet olmuş.
Söyle İso.
Benim sana bir şey demem lazım da.
Üstüme de vazife değil aslında. Karışmayayım da diyorum.
E karış karış.
Ya bugün Defociğin doğum günü.
Biliyorum.
Ha eyvallah.
He iyi. Bu iş de yetişti sanki. Sen istersen.
Ha yok İso. Benim biraz daha işim var.
Ha. Eyvallah.
[Müzik çalıyor]
Yoksa şu sahte çanta takan kadınla mı konuşuyordunuz?
Ay sus olay o olay. Gördüm az önce. O ne öyle ayol?
Ay esas sen çaktırmadan şuradaki kıza bak. Şunun kılığına bak.
Kız bilmez miyim gördüm gördüm.
Yazık ya bunu giyip de doğum gününe gelmiş zevksiz.
(Gülüyor)
Kız yani buraya geldim yanında durmayayım diye.
90'larda kalmış o. Dondurmuşlar onu 90'larda.
(Gülüyorlar)
Vallahi 90'larda kalmış resmen.
Ay sen ne kadar tatlıymışsın öyle.
Ben Neriman.
Ay tatlıyımdır hayatım.
Ben de Koray. Koray Sargın.
Memnun oldum canım.
Ben de.
Ay Sinan. Yani bu kadar tatlı arkadaşların var, hiç getirmezsin.
Ay hep senin suratını görüyoruz çocuğum.
Iy eğlencesizdir. İyilik kumkuması.
Ay sus evet evet. Ay herkes iyi böyle iyilikler, tatlılıklar.
Ay çok sıkıcı.
Ay sana bir şey diyeyim mi?
Kanka dediğin beraber başkalarından nefret etmektir.
Ay ay lafı ağzımdan aldın.
Kız iyi ki tanımışım. Çok sevdim ben seni.
Ay iyi ki gerçekten.
Bana bak telefonunu ver bana. Arada mesajlaşalım.
Ay yaz yaz.
Yaz hayatım yaz.
Aa aa dur heyecanlandım. Telefonu bulamıyorum.
Kız ben kaydedeyim dur.
Ay dur bir sevinç dansı yapayım.
(Müzik çalıyor)
Gitti gitti, Fikret gitti.
Oh oh oh oh.
Fikret gitti.
Ay Nörom. Ne güzel seviniyorsun? Dur içimden geldi ben de sevineceğim.
Gel Kurişim gel birlikte sevinelim.
Oh oh oh oh. Gitti gitti Fikret gitti.
(Müzik çalıyor)
Ay asıl Ömer'e gel sen Ömer'e.
Gelelim Ömer'e.
Nerede seninki?
Ay bırak benimkini. Ömer'e gel.
Hayatım sonra ismim böyle dedikoducuya çıkıyor.
Ay Korişim. İyi ki doğdun aşkların en Korişi.
Doğdum değil mi hayatım?
Bak.
Aa aa o ne tatlım?
Cycle hayatım. Ömüş'ün doğum günü hediyesi.
Sürpriz yapıyordu ama önce ben buldum.
Ay güzelmiş. Ay bana da alalım. Birlikte gezeriz.
Ay gezeriz hayatım. Şöyle Ortaköy, Bebek falan yaparız.
Ama şeye gitmeyelim hayatım, Hisar'a.
Ay çok kalabalık hayatım. Böyle halk var orada. Sıkılıyorum.
Doğru diyorsun. Bak!
Ay inanmıyorum. Çok mutluyum çok.
Tabi ki hayatım. Dünyanın en önemli şeyi senin doğum günün.
En güzeliyle kutlayacağız. Sonra da...
Hediye!
Hıhı. Evet.
Ay iyi ki varsın Nörom.
Evet iyi ki varım. Ama iyi ki sen de varsın. İyi ki doğdun!
Çok teşekkür ediyorum hayatım.
İyi ki de doğdun.
Mine!
Ay yok yine. Gel.
Ay şu an çok mutluyum. Ay Allahım!
Ay iş batıranlar.
Kartlar kart.
İğrençler.
Ay ay dur sakinleşelim. Nefes. Nefes.
Kız Nöro, biz o kadar soylu insanlarız ki.
Evet tatlım biz çok özeliz.
Mine!
Ben çıkıyorum.
Ay kız Nesli'nin son halini gördün mü?
Var ya çektire çektire yüz kalmamış. Kediye benzemiş resmen.
Ay öyle deme. Kim ister durduk yerde madara etmeyi kendini?
Kendine güven sorunu varsa demek.
Yazık.
Hayatım kendine güven problemi olan kadın, insanlara laf sokmaz.
Ay bence var ya Nesli, Zehra'yı deliler gibi kıskanıyor.
Ay hayır. Sen onu çok yanlış tanımışsın.
Nesli candır. Benim canım arkadaşım. Dünya tatlısıdır o.
Ama var ya bence Zehra da az değil. Bu beni geçen gün aradı.
Zehra? Zehra da candır. Benim canım arkadaşım.
Iıı. E ben?
Sen de cansın.
Benim canım arkadaşım. Canım.
Ay sıkıcı mısın biraz sen nesin be?
Ay can can can can sürekli.
Söyle bakalım Yelda davette ne giyecek?
Söyleyemem. Gizli.
Tatlım gizli olduğu için soruyorum zaten.
Söyle bakalım, ne giyecek?
E dedikoduya girer.
Hayatım herhalde dedikoduya girer. E dedikodu yapmak için buradayız ya.
Ama benim tarzım değil. Ben biraz elit vakit geçirmek istiyorum.
Ya zaten küresel ısınma yüzünden sinirlerim altüst.
Hem dün bir belgesel izledim. Direkt down oldum.
Ya o boz ayılar ne acılar çekiyor.
Ay boz ayı mı? Bu bana laf mı sokuyor?
O küçücük bu parçaları üstünde yemek bulacağım diye...
...o hayvanlar ne zorluklar çekiyor.
Hem sen dünyada kaç Bengal kaplanı kalmış, biliyor musun?
Ay ay ay tamam.
Üf, ay.
İyi misin Nöro?
Nöro mu? Sen bana Nöro mu dedin? Sen bana Nöro diyemezsin.
Tamam mı?
Bu dünyada bana Nöro diyebilecek bir tek kişi var.
Aa Neriman Hanım.
Hani?
Koray Sargın değil mi o?
Hani?
Ne diyeceğim, tiyatroya mı gitsek bugün?
Ay sus. Konsantrasyonumu bozma.
[Müzik çalıyor]
Korişim.
Aşkım.
Canım.
Korişim ne olur beni affet. Dangul dungul konuştum.
Söz bir daha seni hiç üzmeyeceğim.
Ay Nörom. Sensizlik o kadar zordu ki.
Bir daha hiç bozuşmayalım, hiç ayrılmayalım tamam mı?
Ay kırma beni.
Ay beni unuttun diye o kadar korktum ki.
Hayatım ben seni unutmak için sevmedim Nörom.
Kız ben seni nasıl unuturum? Sen benim bebişkomsun bebişkom.
Sen de benim.
Kelebeğimsin.
Ay çiçeğim.
Arım balım peteğim.
Affettin değil mi beni?
Ay affetim Nörom. Bir daha küslükler yaşanmasın. Olur mu?
Ay sensizlik o kadar zordu ki Nörom.
Ay bir daha hiç bozuşmayalım, hiç ayrılmayalım...
...beni kırma tamam mı?
Olur.
Ay hayatım bize barışmalar yakışır.
(Gülüyor)
Ay evet.
Hadi hayatım gel.
(Şarkı çalıyor)
Ay ne pastaymış ya, üfle üfle bitmedi.
Ya nankörlük etme kızım. Sabahki anneannemindi, bu Nihanımın.
Bak bakalım beğenecek misin?
Mis mis.
E benimkinden daha mis değil herhalde?
Canım ikisi de güzel yani. Çok güzel ikisi de.
Tabi canım da birisi daha lezzetlidir mutlaka. Değil mi?
Birisi daha güzeldir illaki değil mi?
Hangisi?
Evet. Hangisi?
Ya bugün benim doğum günüm.
Vallahi hiç tevazu gösteremeyeceğim. Ben muzlu yaptım.
Ben bayağı zirveyi gördüm bence.
(Gülüyor)
Yılların bisküvili pastası benim yaptığım. Defne bayılır, bayılır.
Söyle Defne hangisini daha çok beğendin? Hadi.
Bak kaldırabilecek misin? Sonra darılmaca gücenmece yok ama.
Ya Türkan Teyzem ne darılması ya? Sen benim canımsın, olur mu öyle şey?
Hadi.
Ay yok ben dayanamayacağım ya. Sonuçta yılların Türkan'ı yani.
Onun pastası her zaman benim için on numara.
Vallahi kusura bakma Nihan.
Ne?
Hamileyim ama ben.
Bak.
[Korna çalıyor]
Ne oluyor ya?
[Telefon mesajı sesi]
Doğum gününüzün son birkaç saatini benimle geçirir misiniz Defne Hanım?
Sen biliyor muydun?
Gel.
Tamam dur bir dakika. Hemen geliyorum. Tamam mı?
Hadi git hadi.
Geldim.
Kız! Ne oldu? Ne diyor?
Ya ben bakacaktım camdan da izin vermediler. Çatlatma söyle.
Ya Nihan çok mutluyum.
Görmen lazım dışarıda böyle balonlar falan.
Ay kıyamam balona mı girmiş?
Kız Romantika'da ilk duraktır ha.
E nereye götürecekmiş seni?
Bilmiyorum ki.
Bana sadece hadi gidiyoruz dedi. Ben de tamam dedim.
Kız çok gizemli değil mi? Ay kim bilir neler bekliyor seni he.
Ay vallahi bilmiyorum. Sus sus. Vallahi ben çok heyecanlıyım.
Tamam. E git bir şey giy üzerine. Adam gibi bir kıyafetle git. Bu ne?
Ha doğru diyorsun değil mi? Dur. Ben gittim.
Git.
Geç kalma ha.
Nereye gidiyoruz?
Sürpriz.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.