Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
(Jenerik müziği.)
(Jenerik müziği.)
[Heh!]
[Ay çekilin! Çekilin!]
Ay önümden çekilin be!
Ayy, kalabalık ediyorsunuz!
Ay, ay!
Aa, ay kimsede yokmuş.
Ay, ay nefes nefese kaldım.
Ay, ölüyorum!
Sanki ben evleniyordum.
Ay başım dönüyor.
Ayy!
Ay çok fenayım.
Koray.
Hı?
Aldın mı kol düğmelerini?
Mm, burada Necmoş Bey.
İyi, ver.
Koray versene.
Vermesem.
Nasıl vermesem?
Ben taksam.
Kendine mi?
Hayır, damada.
Canım, münasip olur mu?
Hım...
Ay tabi yani, usule adap falan diyorsunuz.
Tabi yani sizin takmanız münasiptir.
Alın.
Ver Koray.
Siz alın.
Koray, ne yapıyorsun? Versene.
Ayy, Necmoş Bey.
Ben de damadın arkadaşıyım, yakınıyım.
Benim takmam da münasiptir.
Koray, sinirleniyorum ama.
Bıyıklarınız da mı?
Evet bıyıklarım da!
Hımm....
İyi tamam, alın.
Ver.
Koray, versene şunu. Koray!
Cık.
Bugün sinirlenmeyeceğim diye yemin etmiştim...
...ama beni sinirlendirmeyi başardın, bravo yani.
Aman.
Agresif adam.
Her şeyi sinir.
Ay.
Ay dilim damağım kurudu.
Ay bir şeyler içeyim.
Nörom neredeydi?
Nörom!
[Ee?]
[Ee, gençler.]
Hazır mıyız bakalım?
Hazırız galiba.
Hazırız amca.
İyi.
Öyleyse...
...damadın kol düğmelerini takalım.
(Müzik çalıyor.)
[Abi.]
[Ne haber?]
Ya, ulan...
Ulan, yine mi kaçıracağız şampiyonluğu ya?
Ya ağlayacağım ama artık ha.
Ağlama be.
Hayat güzel yani.
Yok yok, öyle deme.
Geçen senede aynısı oldu.
Ne bu talihsizlik, ben anlamadım ki arkadaş.
Ya...
(Gülüyor.)
Talihsizliğe takılma.
(Gülüyor.)
Bugün bana, yarın sana güler.
Haa, yok bana yok bana.
Biz hep kaybedenler oluyoruz anasını satayım ya.
Ay, yeter artık ya!
Bir bak şuraya, bir şey göstermeye çalışıyorum.
Vayy...
Kardeşime bak.
Yüzükler filan...
...taktınız ha?
Ömer'in annesinin yüzüğü.
Çok yakışmış.
Yakışmış değil mi?
Vay be Defo.
Gidiyorsun ha.
Ya şimdi hiç o damarlara girme.
Zaten bir tarafım buruk.
Şaka maka az kaldı be Defo.
Şimdi bu ev...
..sensiz...
...nasıl olacak?
Ya...
Sonuçta...
...şark hizmetine gitmiyorum yani.
Bir ayağım hep burada olacak.
Ya orası öyle de...
...eskisi gibi olmaz yani.
Sabah huysuz kalkmaların...
Öyle atarlı eve gelmelerin...
Keyfin yerindeyse pazı sarmaların...
Tabi bunların hepsi Senyör İplikçi'ye artık.
Bir de sıkılıyormuş değil mi benden?
Ulan.
Onun var ya...
...hayatını çekerim ayağının altından.
Böyle beyin üstü çakılır yere, lönk diye.
Lan, kim sıkılıyormuş lan benim dünyalar tatlısı kardeşimden?
Ay, benim abim nasıl da kıyamaz imiş...
...korurmuş beni.
Kıyamayız tabi kızım.
Sen öyle istediğin kadar iş güç sahibi, koca kadın ol.
Evlenecek, barklanacak yaşa gel.
Hala küçük kardeşimsin benim.
Hala...
...o ayağında şortu...
...elinde sopasıyla...
...mahalledeki oğlanları kovalayan kırmızı kafasın.
Değişmez ki bu.
İlla ağlatacağım diyorsun yani.
Ya ağlama tabi de...
Bazen duyması lazım insanların bunu.
Senin arkanda dağ gibi abin var.
Ailen var.
Ya şimdi...
...yeni bir aile kuruyorsun kendine ama o başka.
Biz hep burdayız.
Hep senin bir adım arkandayız.
Sakın unutma bunu.
Tamam?
Ya.
Kızım.
Her şeyi anlatıyorsun.
Anlat.
Hım...
Böyle yani...
...bohem hayat.
Sanat sepet.
Hayvan sevgisi.
Alık bakış.
Ay bu modelden kaldı mı gerçekten?
Pardon, ben...
...sizi çıkartamadım.
Neriman ben canım.
Neriman İplikçi.
Ömer'in yengesi.
Hıı...
Öyle mi?
Öyle canım.
Bakıyorum da Ömer ile ilgili detaylar...
...hemen dikkatini çekiyor.
Anlamadım.
Ömer diyorum.
Fazla ilgini çekiyor.
[Çekmesin.]
Ben alayım o vurguyu canım.
Imm...
Sizin amacınız nedir?
Yani ben neye borçluyum bu ziyareti?
Bana borçlusun.
Yok.
Iı, yok, biz...
...anlaşamayacağız galiba.
Ee, git madem.
[Zaten defileni yaptın.]
Sükseni yarattın.
Daha ne duruyorsun ki?
Birazcık daha açık konuşur musunuz?
Lütfen.
Yani ben neye varmaya çalıştığınızı anlayamıyordum da.
Aa, tabi.
Ecnebilik var.
Dilimize tam hakim olamıyorsun sen.
Iı, şöyle anlatayım.
Ömer de gözün var.
Farkındayım.
İstemiyorum.
Hadi git!
Anladın mı?
Bu benim bileceğim iş.
Neriman Hanım.
Öyle mi?
Öyle.
Hıh.
Bir de meydan okumalar falan.
Uğraş benimle diyorsun yani.
Uğraşmayın diyorum benimle yani.
İnsanların hayatına böyle karışamazsınız, bu hiç hoş değil.
Ama benim en sevdiğim şey.
Ne yapacağız şimdi?
İnsanların karşılarına geçip...
...onlara ne yapacağını söyleyemezsiniz.
Bu çok yanlış.
Sen şimdi gitmiyor musun?!
Gitmiyorum.
Hım.
Peki.
Ben üzerime düşen görevi yaptım.
Geldim seni insanca uyardım.
Bence sen hemen dönüş biletini al.
Çünkü kesin dönüş yapıyorsun.
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Ah!
Of ya, of!
Esra!
Yaktım kızım seni!
Ne işi var bunların yerde?!
Of!
Üff...
Gudubet gün!
Ay, Allah kahretsin.
Bu saçın hali ne?
Ben bu halimle nasıl dışarı çıkayım?
Off.
Korkar insanlar benden ya!
Cık cık cık cık.
Üff, te Allah'ım ya.
Ekmek almak işi yine bana kaldı yani.
Dur len!
Ne yapıyorsun?!
Bana bak!
Bir de kaçıyor bak namussuz!
Bak ben var ya, Mahmut!
Yemin ediyorum ben seni abine söylemezsem, ben...
Bu ne ya? Bu ne?
Bu ne, bu?
Bu kimin arabası bu? Ne işi var burada?
Bir gün bu kadar ters başlar mı arkadaş ya?!
Vallahi bugün birini döveceğim!
Nerede bu?
Allah'ım bir kerede aradığım bir şeyi bulayım ya.
Bir kerede bulayım!
Bir kere bulayım ben ya!
Defne!
(Bağırışıyorlar.)
Ay!
İyi misin?
İyi değilim.
Beynim döndü.
Hım.
Hakem sağlık görevlilerini sahaya davet etsin mi canım?
Hakeme haber verelim de sağlık görevlilerini sahaya alsın mı?
He? Alalım mı seni kenara?
Nihan.
Defol git şuradan, zaten tersimden kalktım!
Kalk artık diyorum.
Geç kalacaskın diyorum ya.
Cık.
İyi böyle.
[Ohoo...]
Hadi kalk, toparlan.
Geç kalıca...
Ya Defne!
Hadi.
Git, bir güzel duş al.
(Şarkı çalıyor.)
Şu tipini toparla.
(Şarkı çalıyor.)
Hadi.
(Şarkı çalıyor.)
Aman...
Senyör İplikçi'de aldı bu deliyi başına ha!
(Şarkı çalıyor.)
Hadi bakalım.
(Şarkı çalıyor.)
Oh be!
Tamam, mutluyum işte.
Hayat benim tarafımda.
(Şarkı çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
(Islık çalıyor.)
(Telefon çalıyor.)
Efendim.
Sen bugün bütün toplantılarımı iptal et.
Evet.
Önemli bir misafirim var.
Bugün geç geleceğim.
(Islık çalıyor.)
Hıh!
Defne.
Sen ne imişsin ya?
Sen ne anasının gözü çıktın ya!
Vallaha sen yok musun Defne?
Ne oluyor be?
Al.
Bu çiçekler sana.
Ayy...
Ya bu Ömer ne tatlı adam ya.
Bana çiçek göndermiş.
(Gülüyor.)
Tatlı olan Ömer değil.
He?
Çiçekler diyorum, Ömer Bey'den değil canım benim.
Selim Bey'den.
Ne?!
Ya...
Bak bak bak bak...
Burada not var.
Bir şansımı deneyeyim dedim.
Selim.
Ay!
Ay ne alaka şimdi ya?!
Kızım sen nasıl bir şeysin ya?
Yani böyle doktorlar, tasarımcılar...
Hepsi maşallah, sıraya girmişler.
Bütün meslek gruplarına el attın, seni tebrik ediyorum.
Bende burada böyle...
...tek başıma...
Benim neyim eksik ya?
Ay dur bir Allah aşkına ya, üf.
Hem sen niye bu notu okuyorsun,ayıp değil mi?
Ha bir de üste çıkıyoruz yani, aferin sana.
Ne var canım ya, merak etmiş olamaz mıyım?
Üff...
Hii!
Bu ne?
Ne?!
Yüzük.
Bir de üstüne yüzük geldi.
Sen evleniyorsun resmen.
Bende resmen evde kaldım Defne ya.
Ay Derya, Allah aşkına ya.
Bir git, bir yoga yap.
Bir kafan açılsın, bir nefes al ya.
Sabah sabah ne bu fesatlık.
Çekil!
Ama yardım et diyorum yardım etmiyorsun.
Günaydın, Ömer Bey.
Günaydın.
Ömer Bey.
Bir şey sorabilir miyim?
Acele.
Çiçek sever misiniz?
Ne oluyor Derya?
Şöyle söyleyeyim, çiçek göndermeyi sever misiniz?
Anlamadım.
Iı...
Kıskanç mısınızdır?
Yani...
...bir sevdiğinizi kıskanırsanız, arıza çıkarır mısınız?
Derya, cut.
Cut, ay...
Vallahi kıyamet...
Çiçekleri kesecek, kesin çiçekleri kesecek.
Hii!
(Telefon çalıyor.)
(Şarkı çalıyor.)
Ayy, bana da bak ya.
Ayy, ne aptal insanım.
Sen ayağını çöpe sok.
Bana da bak ya, vallahi.
Tamam.
Görüşürüz.
Hı...
Ay beni çağırıyor.
Gördü mü, ne yaptı ya?
[Yok ya, görmemiştir.]
Ay Selim Allah kahretsin seni, şu yaptığın şeye bak.
Ne var be, ne?! Öf!
Çekil git şuradan. Deli midir ne?
Pis.
Aa.
Sen yine kızardın mı?
Sen öyle bir aniden şey yapınca...
...olmuştur.
Ben artık bu kokuyu duymadan uyumak istemiyorum ama.
Dün yine gitme istedim, gittin.
Yani işte, anneannem falan şey yapınca.
Biliyorum, biliyorum da...
Kızdım yani sana.
Ya...
Çok mu kızdın?
Çok kızdım.
Ciddi misin?
Evet.
Ama şey ya, şimdi...
...anneannem yani, kadın da haklı.
Görmüyorum ne zamandır, vallahi delirecek.
E sadece o da yok.
Abim var.
Nihan var.
Esra.
Ya ne?
Yaa!
Ya yedin beni yine!
Yerim.
Cık.
Sende böyle tatlı olma.
(Kapı tıklatılıyor.)
Pardon.
Söyle Derya, gel.
Sinan Bey.
Geç kalacakmış.
Onu söyleyecektim.
Figen Hanım sizinle toplantı istiyormuş.
Cuma gün ki katalog çekiminde problem var.
Ee, ve Koray Bey'in bundan haberi yok.
Sizin acil onunla konuşmanız lazım.
Tamam Derya.
Sinan Bey ile aranız nasıl?
Yani o gün öyle bir kavga edince biz...
...endişelendik.
İnşallah önemli bir şey değildir.
Sinan, önemli.
Ama o kavga ne kadar önemli...
...onu göreceğiz.
Fikret.
Ne?
Fikret diyorum.
Acil toplantı istemiş ya.
He...
Evet, istemiş. Gelsin mi?
Nasıl?
Ne bileyim nasıl?
Bisikletle belki.
Ya yok, öyle değil. Yani...
...bana mı soruyorsun?
Evet Defne, sana soruyorum tabi.
Bu konuda biraz hassassın, malum.
Canımı çıkardın kaç gündür.
Aa, ben ne yaptım canım?
Tabi canım, ne yaptın ki?
Tamam, yani...
Gelsin.
Gelsin...
Sonuçta iş falan yani.
Öyle ne yapacağım? Sorun çıkaracak halim yok.
İş yani.
Ya...
Emin misin?
Eminim.
Eminim.
Bir şey demeyeceğim. Ne diyeceğim yani?
Kızmayacağım öyle şey yapmayacağım.
Gelsin.
Gelsin.
Gelsin.
Gelsin bakalım.
Birlikte Türkiye'de mağaza açalım diyorum.
Hem Gallo...
...hem de Passionis markası.
Bence ikimiz için de büyük bir ivme olur.
Mantıklı.
Bence çok mantıklı.
Bildiğim kadarıyla...
...böyle bir girişiminiz var sizinde.
Ortak hareket edelim derim ben.
Olabilir.
Bir Sinan gelsin.
Onunla da konuşuruz.
Yalnız...
Yalnız?
Iyy, geldi yine sevimsiz.
Neresi melek bunun ya?
Düpedüz yılan.
[Cık cık cık.]
Safım ben. Ben safım, ben.
Vallahi safım ben.
Aa.
Niye bana bakıyor ya ikisi birden?
[Üff.]
[Hayda.]
(Telefon çalıyor.)
(Telefon çalıyor.)
Efendim.
Hıı...
İyi tamam, geliyorum.
Defne'den fikir mi alacaksın?
Evet.
Hım.
Defne'nin Passionis'de bu kadar etkisi olduğunu bilmiyordum.
Defne'nin Passionis'de bu kadar etkisi yok ama...
...benim üzerimde sonsuz etkisi var.
Fikret.
Efendim.
Defne gel, gel otur lütfen.
Fikret'in bize bir teklifi var da.
Birlikte değerlendirelim.
Öyle mi?
Ne imiş?
İşte iki markayı da kapsayacak bir mağaza açalım diyor, birlikte.
Türkiye'de.
Hım...
Cüretkar bir teklif.
Bende senin fikrini almak istedim.
Yani...
...iyi düşünmek lazım, dikkatli olmak lazım.
Fikir güzel, tamam ama...
...uzun vadede pek işlemez gibi geldi bana.
Neden?
Sonuçta mağaza açmak Passionis'in rüyasıydı.
Yani o kadar altyapı hazırladınız.
Network sağladınız.
Şimdi başkasının hayaline...
...pat diye ortak olmak...
...el uzatmak ne kadar doğru ben bilemedim.
Acaba...
...herkes kendi yoluna mı gitse?
Ben en azından...
...düzce niyetimi belli ettim.
Şeffaf davrandım.
Çünkü dürüstlük sandığımızdan çok daha önemli bu hayatta, Defne'ciğim.
Dürüst olacağım diye de oyunun kurallarını bozmak...
...bana pek etik gelmedi ama...
Yani sonuçta elimizi kirlettikten sonra...
...sabaha kadar dürüstlük anlatalım, neye yarar, değil mi?
Bence biraz fazla korkar oynuyorsun.
Korkak?
Risk alamıyorsun.
Elindekini muhafaza edeceğim diye...
...hareket almaktan çekiniyorsun.
Şu anda kazanıyor gibi gözüküyor olabilir.
Ama bence bu uzun vadede kaybettirir.
Kendimi böyle daha güvende hissediyorumdur belki.
Yok.
Bence temel sağlam değil çünkü.
Yani temel sağlam olsa...
...insan bu kadar ürkek davranmaz.
Değil mi?
Tamam ya.
Yapalım.
Efendim?
Tamam diyorum.
Mağaza açalım.
Açın yani.
Sonuçta iyi bir atılım olabilir.
Korkacak bir şey de yok.
Sonuçta, temel sağlam.
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Ayy, Nörom.
Hı.
Konuşmayacak mısın kız?
Aa!
Ayol ben konuşmuyor muyum?
Ah!
Ay ben içimden mi konuşuyordum.
Ay ben bir kamyon laf anlattım.
Hayır, için içinde diyorum ki...
...bu Koriş niye bana yorum yapmıyor.
Anlat kuşum.
Ay işte, Fikret'e gittim.
Ay resmen magazin!
Kız, verdin mi ağzının payını?
Dedin mi, kövüş gözlümüzden uzak dur.
Senin ağzını yırtarım dedin mi?
Ay kesin ağlamıştır o da.
Ay, yok ayol.
Dikildi böyle karşıma...
...dikti o ölü balık gözlerini.
Ayy yok kız.
Güzel gözleri var şimdi, Allah için.
Değil şekerim.
Ayy, değil değil mi?
Yılan gözlü o, yılan!
Devam et hayatım.
Ay, işte böyle geçti karşıma.
Güya bana posta koydu.
Yok efendim onun hayatına karışamazmışım.
Ona ne yapacağını söyleyemezmişim.
Ayy, o kim ki?!
Hı?!
Hayatım, bizler herkesçiklerin hayatına karışırız.
Ayrıca insanların hayatına karışmadan...
...hayat nasıl geçer Nörom?
Ay bakma.
Bana da iyi oldu ha.
Ay uzun zamandır böyle hissetmemiştim.
Yani nefret hücrelerime kan gitmeye başladı.
Ayy ne zamandır böyle dişime göre bir düşman bulamamıştım.
Ayy, kalbim yeniden atmaya başladı.
Hımm...
Ay o zaman sevmiyoruz Fikret'i, öyle mi?
Nefret kuşağımızda canım.
Hım, kız.
Emin miyiz, yani koskoca Gallo o da.
Ayol kadın bana posta koydu diyorum!
Aa, doğru.
Unutmuşum hayatım.
Nasıl unutursun hayatım?
Daha biraz önce anlattım.
Neyi anlattın kız?
Unuttuğun şeyi.
Hee, kız, unutmuşum onu da.
Ayy unutuyorsun ha?
Ay Koriş'im, B on ikin mi eksik senin?
Bir baktıralım.
Ne eksiği hayatım.
Eksiksiziz biz, bizler özeliz.
Ay doğru söylüyorsun ayol, unutmuşum.
Ay Nörom, unutuyorsun sen de.
B on ikin eksik herhalde, bir baktırsak mı?
Aa, ne eksiği hayatım?
Biz eksiksiziz.
Biz özeliz.
Ay resmen dejavu.
Kız sanki bu anı yaşamışım gibi geldi bana.
Böyle kafam, gitti geldi de.
(Telefon çalıyor.)
Ay, kız.
Kim arıyor?
Aa, asistanım.
Hayatım, bu da elli kere arar beni günde.
Ay Koray Bey'ciğim şöyle mi yapsak, böyle mi yapsak.
Unutuyor her şeyi bana soruyor tabi.
Aa, b on ikisi eksik olmasın?
Aa, olabilir.
Ay, Nörom. Ellerim malum.
Sen açar mısın?
Tabi bebeğim.
(Telefon çalıyor.)
Ay.
Söyle, ne var?
Aa.
Ne?!
Ay, dur!
Ay, ay Nörom.
Ayağa kalkacağım...
...sinirlenmek için.
Ay. Hayatım bağırmam lazım.
Kız!
Senin dilini koparırım ben!
Oraya gelirsem var ya...
...ağzına sokarım o konsepti!
Ay şaka mı bu?!
Ay telefon şakası yapıyor şu anda herhalde bana!
Hayatım o konsepti ben hazırladım, ben!
Ay Nörom çok kötüyüm!
Ay tansiyonum düştü!
Ay, taşikardim arttı!
Ay mahvoldum, mahvoldum!
Ay bütün bunlar o Fikret uğursuzundan.
Kadının laneti var şekerim!
Ay Nörom.
Bitti, her şey bitti.
Gül gibi konseptim bitti.
O kataloğu ben çekecektim, ben!
Ay Allah'ım çok kötüyüm Nörom!
Çok kötüyüm!
Kız.
Ay yüzümü şey yapamıyorum.
Ay bir şey mi olmuş yüzüme?
Kız!
İnme mi indi yoksa?!
Bir şey yap!
Yok...
Ay Allah'ım!
Ay çok kötüyüm şu an, çok!
Ay!
Ben aslında Los Angeles'da styling okudum.
Ama şanım moda bloğumdandı.
Ya anlamadım vallahi.
Bir anda altını üstüne getirdi ortalığın.
Bayağı parladı.
Vallahi hiç şaşırmadım.
Ne de olsa işin içinde sen varsın.
Aslında ben hem insanlarla haşır neşir olmak istiyorum hem de modayla.
...two in one bir opsiyon arıyorum.
Heh.
Benimde teklifim tam bununla ilgiliydi.
Seni çok acayip bir yere getirebilirim.
İkimizin de işine yarayacak bir yere.
Heyecanlandım.
Feryal ile aram açık.
Ayan beyan düşman sayılırız.
Kendisi moda sektöründe piramidin en tepesinde.
Yani onun dergisine çıkmazsan...
...yok gibi bir şeysin.
Ve o seni dergisinde yazmıyor.
Hiçbir ürünüm çıkmıyor.
Feryal'in baş editörlük koltuğundan düşmesi lazım.
Yani?
Evet.
Seni Feryal'in yerine koymaya çalışacağız.
Ama ben daha,yani...
Biliyorum.
Daha çok küçüksün.
Farkındayım.
Ama denemekten zarar gelmez, değil mi?
Tahta çıkmaya hazırlan Sude.
Her an elimde tacınla gelebilirim.
Ya, sen...
...sen çok acayip bir adamsın.
Teşekkür ederim.
Iı, yani aslında o kadar kötü durumda değilsin.
Yani tabi, hani önceki aylarında finans raporlarını bir incelemek lazım ama...
...bakalım hani bu haldeyken ne kadar devam edilebilir.
Iı...
Ne oldu?
Hiç.
Böyle...
...çalışırken çok etkileyici görünüyorsun.
Hani hep böyle...
...güler yüzlü iken...
...şimdi ciddi ciddi duruyorsun.
Hatta surat asıyorsun.
Ah, hele o gülüşün yok mu?
Resmen dağıtıyor beni.
Ay Sinan yani sen böyle her halinle...
...karizmatik adamsın vesselam.
Öyle mi?
Ay.
Bilmiyorsun sanki.
Yani...
...hani, ıı...
...doğal bir karizmam olduğunu söylerler hep.
Kim?
Kim Kardashian.
Kim Basinger.
Allah, gitti karizma.
Tamam o zaman etraf diyelim.
Biz kapatalım konuyu.
İşimize dönelim.
Hım.
Bunu söyleyen ilk kadın değilsin diyorsun yani.
Son olursunuz.
İnşallah.
Ya.
(Gülüyor.)
Senin ilklere ihtiyacın mı var?
Ha?
Sen sonların kadınısın.
Anladın mı?
Son aşk.
Son durak.
İnsan seninleyken...
...böyle şey gibi hissediyor.
Aradığımı buldum, tamam, diyor.
Ben şu an tamamım diyor.
Yani en azından hani...
...ben öyle hissediyorum.
Ay Sinan...
Ay bayılıyorum ben sana.
Ay ne acayip kadın oldum ben, neler diyorum?
Şuranda bir şey var.
Evet, işimize dönelim.
Evet.
Oh be.
Ya kimin fikriydi bu kuru pilav?
Allah Allah.
Kimin acaba?
Tabi ki Nihan Hanım'ın.
Üff, Ömer'de şimdi ofiste yiyecek ya yemeği. Yazık.
Yalnız bu öğlenin bombesi bu oldu.
Bombe?
Neyse sen boş ver.
Ee?
Sen şimdi mağazayı açın mı dedin?
Evet dedim.
Korkmuyor musun kızım?
Ya...
...manyak mısın sen be?
Korkuyorum tabii.
Yeni doğmuş oğlak gibi tir tir titriyorum ama...
Eh işte,korkuyorum demek racona ters tabi.
Aynen öyle.
Onun için işte...
...bende onaylıyorum.
Yani iyi bir yatırım olabilir falan.
Bir şeyler diyorum, saçmalıyorum işte.
E iyi demişsin.
Aynen öyle.
Ya, ne iyi demiş.
Manyadınız mı siz ya?
Hiç yılanla çuvala girilir mi?
Ya sokarsa?
He?
Ya çuvalı delerse?
Aşk bu abi.
Öyle her rüzgardan korkarak nasıl emin olacaklar birbirlerinden?
Çıkacaksın abi fırtınanın karşısına.
Bakacaksın elindeki aşk yıkılıyor mu diye.
Ne kadarı sağlam kalıyor, göreceksin.
İnceden imtihan yani.
Hım.
Helal be.
Bu lafın üstüne bir şalgam daha içilir ha.
Ay...
Yalnız çok fena gaz yaptı ya.
Ay çok kötü.
Kusura bakmayın.
Ay.
Ah.
İşte bu da o fırtınalara kafa tutan aşkın vardığı son nokta.
Hamilelik gazı.
Allah Allah.
Ben kendi keyfimden mi çekiyorum bu gazı Serdar ya?
Kendim için mi çekiyorum yani?
Ya böyle biraz gazım olsa da nazlanayım diye mi yapıyorum?
[Ya aşkım ben onu mu diyorum ya?]
Bence çok tatliş bir şey, çok romantik.
Ne?
Hamilelik gazı mı?
Abartma oğlum ya.
Evet.
Çok romantik abi.
Ya, ikimiz için çekiyor o.
O sabah bulantıları, sancılar, aşermeler.
Kolay mı sanıyorsunuz, değil tabii.
Kıyamam ona ben.
Eh tatlım benim ya.
Keşke ben çeksem.
Sana gelen bana gelse ya.
Canım karım benim. Bal bu bal.
Ya sen ne kadar minnak bir şeysin ya.
Ay bunlar yine pisleşti. Ben kusacağım galiba. Vallahi kusacağım.
Bakma bakma, o tarafa bakma.
Üff...
Nar çiçeğim benim.
Ay...
[Aşk böceğim.]
Samanyolum.
Çoban Yıldızım.
[Yağmur kokulum benim.]
Serdar.
Hı?
Ben zorlanmaya başladım ya.
E tamam aşkım, keselim o zaman.
Evet.
Oh be.
Şükür.
Afiyet olsun.
Sağ ol.
Kız.
Çekil şuradan.
Çirkin.
Ayy, Ömüş.
O kadar kötüyüm ki.
Berbat haldeyim.
Aa.
Ay hayatım.
Yemek mi yiyordun.
Afiyet olsun.
Ucundan...
...ben de alayım azıcık.
[Ay şunu da alayım.]
Hatta şunu da alayım.
Aa çatal da var.
Ay, pek muzur bir şey değilmiş bu.
Ama olsun hayatım, sonuçta yemek.
Ayy...
Ömüş.
Cuma günü katalog çekecektim.
Yani defiledeki başarımı katalogla taçlandıracaktım.
Ama sorun çıktı hayatım! Çözer misin bu sorunu?!
Çözmeye çalışıyoruz Koray.
Hayatım, Yasemin'i arayıp buraya çağır.
Sinan nerede?
Bu şirkette niye olağanüstü hal ilan edilmedi hala daha?!
[Bu sessizlik nedir? Bu sakinlik nedir?]
Vallahi çıldıracağım.
Drama istiyorum tatlım.
İlgi istiyorum.
[Çekimim gitti elimden.]
Hevesim kursağımda kaldı!
Sinan!
Ne oluyor Koray?
Ayy, rofood hayatım.
Sağlıklı beslenmeye çalışıyorum.
Hı?
İşte cuma gün ki çekim.
Ha.
Neredesin sen? Yoksun sabahtan beri.
Yasemin ile beraberdim.
İş yerinin mali durumunu inceledim.
Ayy, nerede o beceriksiz Yasemin,hı?
Çabuk çağır sorunları çözsün o kazulet.
Ay zaten dünyalar güzeli Sudem'i de işten çıkarmış.
Ama hayatım o kepçelerinle var ya...
...birbirine düşürdün iki kadını da.
[Sevimliliğinle nifak saldın ortaya.]
[Ama bak hayatım Ömer'e.]
[Ömer'e bak tatlım.]
[Yani bir bakışıyla karşı ki tepeyi alev aldırır ama...]
[...Defne'sinden başkasını da hiç kimsecikler gözü falan görmez.]
[Ama sen...]
...rap rap.
Bir Yasemin, bir Sude.
[Daldan dala, daldan dala gibisin!]
Yaktın,yıktın, geçtin ortalığı vallahi!
Of Koray.
Ne istiyorsun Koray?
Ay yedim canım, doydum. Sağ ol.
Hı?
Cuma ki fotoğraf çekimi.
[Hee.]
Onu hallettim ben.
Cuma giremiyoruz ama yarın girebiliyoruz.
Tabi yarına kadar yetiştirip, toparlayabilirsek.
Ne?!
Ay, sahi mi kız?!
Hıı.
Vallahi zor biraz.
Ne demek zor?
Nasıl zor?
Ay, burada benim kariyerim söz konusu.
[Bana bak.]
Seni var ya kepçelerinden tavana asarım.
Ay Ömüş, bir şey söyler misin?
Yaparız der misin?
Tamam, tamam Koray. Bulacağız bir yolunu. Bakalım.
Hayatım, bakarız deme.
Hallederiz der misin?
Zor diye bir şey yoktur.
İmkansız vakit alır demen lazım.
Tamam.
Tamam, yarın. Yarın çıkıyorsun çekime, okey?
Ay, yarın mı?!
Yarın asla olmaz!
Kabul etmiyorum! Ay bir sürü işim var.
Hii!
Yetiştiremem ki.
Ay, yani yine dehamı zorlayacağım. Ya Rabbim!
O sancılı yaratım süreçleri, depresyonlar, bunalımlar!
Ay, olsun hayatım.
Ben yaparım.
Allah'tan benim gibi bir insan var karşınızda.
Ben Koray Sargın'ım, yaparım.
Ay yine Passionis'i kurtarmak bana kaldı ha, değil mi?
Hı hı hı.
Hadi bay!
(Müzik çalıyor.)
Hazırlanın!
Katalog çekimini yarın yapıyoruz.
[Ne?]
Kız hadi hazırlansanıza!
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
[Ay! Kime diyorum.]
[Çabuk, hızlı.]
[Işıklar nerede, fonlar nerede?]
Kız!
[Duruyorsun öyle güneşin altında bronzlaşacağım diye.]
Seni var ya, vallahi yolarım!
Çabuk çalış!
Ay, cadı.
Pis.
Hadi ışıkları getirin, ışıkları!
Cık, ay.
Ay güzelmiş havada.
Hadi hayatım.
Hadi.
Çabuk.
Kurun.
Çiçekleri de koyun.
Her şeyi.
Bana bak! Yağmur.
Mankenlere fazla yedirme.
Sonra şişiyorlar, photoshopla uğraşıyorum.
Duydun mu?
Duydum ama Yağmur değil benim adım.
Yağmur değil. Hala Yağmur...
Senin ben ağzını kırarım.
Yağmur'sun sen.
Ay.
Ozi!
Ozi!
[Heh! Çabuk.]
Ay, getir hayatım getir.
Şuraya getir.
Şuraya koy.
Ay.
Ay güneşin altında var ya eridim.
Koy koy koy.
Şöyle, hava alayım biraz.
Koy hayatım, koy.
Heh.
Ay bir de biraz boynumu ov.
Şuralarımı ov.
Ayh.
Limonatam nerede benim?!
Limonatam!
Ay vallahi çıldıracağım şu anda!
[Kızlar!]
Geldim.
[Ay vallahi bayılacağım.]
Ay Hülya Koçyiğit gibi koşuyor, ağır ağır.
Kezban piknikte.
Kurabiyelerim nerede?!
Kurabiye!
Efecan, hadi!
(Müzik çalıyor.)
[Getir.]
Geldim Koray Bey.
Ay, emekli mi olsam artık ya?
Şöyle rahat rahat Bodrum'a yerleşip.
Koray Bey.
Ver hayatım, ver.
Teker teker uzatıyor bir de.
Ver!
Şekerim düşmüş.
(Sesler geliyor.)
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Defne.
Günaydın.
Bende sana sürpriz yapayım dedim.
Hadi çabuk hazırlan da çekime geç kalmayalım.
Ne güzel bir gün bu böyle.
Ama Ömer Bey, şimdi siz...
Ben ne?
Çıplaksınız.
Keyfin yerinde bakıyorum.
Yani benim keyfim yerinde.
Ama senin değil gibi.
Yani...
E konuşmadınız mı hala, halletmediniz mi meseleyi?
Yani adam akıllı konuşamadık.
Böyle çok da...
...çözülecek gibi durmuyor.
Ya olur mu hiç öyle şey Allah aşkına?
Siz sadece iç ortağı değilsiniz ki.
Aynı zamanda kardeşsiniz.
İlla bir orta yol bulunur.
Bu işin bir orta yolu yok Defne.
Ay, içini amma kararttın ya.
Ne yapsam aydınlatamadım.
Sen böyle dur karşımda.
Güzel güzel bak.
Sonra ben her çözüme inanırım.
Allah Allah, o kadar kolaymıymış ya?
Evet.
Hadi hadi.
Geç kalıyoruz, hazırlan.
Bende şunları halledeyim.
Başından savıyorsun beni, güzel.
Ya, yok. Niye atayım?
Geç kalmayalım diye dedim işte.
Kahvaltı falan.
Tamam, sen de gel.
Nereye?
Yukarı.
Yukarı?
[Hı hı.]
Ne yapacağım ben ya,yukarıda?
Bir gel öyle dur sadece o da yeter, gel.
Allah Allah, bensiz de yapamıyorsun yani.
(Müzik çalıyor.)
Yani bizim gibi başka insanlar var. Onların önüne...
Herkese günaydın.
Neriman.
Ne oluyor burada?
Bütün Nişantaşı muhabirlerini toplamışsın.
Aa, aşk olsun Necmi.
Ayol onlar bizim arkadaşlarımız.
Kaç yıllık magazin geçmişimiz var.
Vallaha çok gücendim Necmi Bey.
Hım.
Aa, ne ayıp!
Gerçekten çok kırıldım.
Ben daha çok.
En çok ben.
E haklılar.
Ne bu böyle?
Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler gibi.
Vallaha çok gücendim Necmi Bey.
Aa, ne ayıp!
Gerçekten çok kırıldım.
Ben daha çok.
En çok ben.
E haklılar.
Ne haliniz varsa görün. Ben çekime gidiyorum.
Ayol ne çekimi?!
Çekim nerede Necmi Bey?
Mankenlerde olacak mı?
Yoksa Necmi Bey yeniden sekmeye mi başladı?
Çapkınlık turu mu Necmi Bey?
Neriman, ah Neriman.
Ay yok ayol, ben de gidiyorum.
Necmi.
Dur.
Ay birlikte mutluluk pozu verelim.
İlişkimiz yolunda mesajı verelim.
[Ay şu beş taşımı düzeltip geliyorum.]
Dediğim gibi çocuklar.
Fikret Gallo'yu gömüyoruz.
Ay hadi göreyim sizi.
(Öpücük atıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Günaydın Şükrü.
Günaydın Ömer Bey, buyurun.
Şöyle.
[Defne Hanım sizde böyle buyurun.]
Yok ben öne oturacağım Şükrü abiciğim.
Ama Defne, yani...
...sen artık Ömer Bey'in...
[Ya, olsun.]
Şimdi sıkılırım ben arka koltukta.
Hem senin sohbetini özledim.
Ön koltukta biraz seninle sohbet ederiz.
Zaten Ömer'de çalışır şimdi, iş miş.
Buz şelalesi.
Tamam, peki. Buyur.
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
[Ömüş!]
Ömüş!
Hayatım bu mankenler çok çirkin.
Sinan mı seçti bunları?
Gerçi Sinan kadından ne anlar?
Öyle mi şekerim?
Sus!
Ben senin nereden şekerin oluyorum be?!
Üf, Koray Bey mankenleri siz seçtiniz.
Aa...
Ay...
Değil mi?
Ay.
Ay Allah'ım herkesçikler beni suçluyor.
Ne büyük acılar bunlar?!
Koray mankenler gayet güzel.
Biliyorum hayatım.
Çünkü ben seçtim.
Sinan bir konuşalım mı artık?
Dünden beri gündem birikti.
Konuşalım.
[Ay.]
Ay, resmen düello.
Ay!
Nöromlar geldi!
Ay Korişim!
(Birbirlerine öpücük atıyorlar.)
Ne haber tatlım?
Ay hayatım.
Vallahi mankenleri birer birer ben seçtim.
Hepside çok güzel.
Bana bak.
Fikret Gallo değil mi şu?
Ay, hadi gel.
Bir laf sokayım.
Hadi gelin.
Hadi hayatım.
[Dün Fikret geldi.]
[Bir teklifi var bize.]
Türkiye pazarına girmek istiyor.
İşte mağaza açalım falan dedi.
Yani Passionis ve Gallo olarak.
Hayır.
Efendim?
Fikrimi sordun söylüyorum Ömer işte, hayır.
Sinan sen neyi kovalıyorsun?
Hiçbir şey.
Madem iki kişiyiz.
Ben Gallo ile ortak iş yapmayı doğru bulmuyorum.
Hem biz zaten mağaza açma sürecindeyiz, ne gerek var?
Peki bu cevabının, bu Chery ve Yasemin'le alakası var mı sence o konuyla?
Olabilir.
Sinan hakikaten sen şu duygularını işe fazla karıştırıyorsun.
Farkında mısın?
Bence sen fazla bencil davranıyorsun.
Ayrıca Defne ne diyecek Gallo ile iş yapmana?
Tamam dedi.
Ha aldın onayını yani.
Aldım!
İyi. Demek ki iş hayatımızın duygusal hayatımızla ilişkisi varmış, değil mi Ömer Bey?
Aynı şey mi?
Aynı şey!
Ay!
[Sinan, bak. Bilerek yanlış yapmak başka bir şey.]
Anladın mı?
Bir faydadan vazgeçmek bambaşka.
Ha Chery ile çalışmak tamamen yanlış, öyle mi?
Yanlış!
Ee...
Iı, beyler.
Iı, acaba biz sizi konuşmak için karavana mı alsak?
[Evet, evet.]
Sizi karavana alalım.
Şöyle bir kahve için.
Bir rahatlayın, değil mi?
Hı hı.
Hadi.
Biz ayrı karavanları kastetmemiştik ama...
Ay.
Karışsak mı?
Karışmasak mı?
E böyle de bırakamayız.
Ay...
Bırakmayalım.
Konuşalım.
O zaman ben Sinan'a...
...bende Ömer'e gideyim.
Heh.
Tamam.
Sinan.
Yasemin lütfen.
Lütfen hiç boşuna şey yapma.
Gerçekten geri adım atmayacağım bu sefer.
Görsün herkes kim daha inatçıymış.
Sevgilim.
Biraz sakin mi olsan acaba?
Ya sakinim ben ya!
Anladım.
Hayret bir şey ya.
Bir de gelmiş teklif etmiş.
Gallo ile ortaklık yapacakmışız. Oldu ha.
Sen bizim her teklifimize hayır de.
Biz senin her hamlene alkış tutacağız bravo.
Yani...
...çok da kötü bir fikir değilmiş aslında.
Yasemin, hiç yardımcı olmuyorsun şu anda ha.
Canım, kızgın olmanı anlıyorum ama...
...yani onunda kendince haklı sebepleri vardır.
Var. Var! O her zaman haklı zaten.
Her zaman ya. Dünyanın en haklı adamı ya, keçi.
Ya siyah ya beyaz, orada gri yok.
Gri yok ortada!
Ayrıca hep haklı!
Haklıyım Defne!
Yani duygusal davranıyor.
Şu mağaza teklifini reddetmesi için hiçbir rasyonel nedeni yok!
Iı, Ömer canım biraz sakin...
Sakinim ben.
Anladım.
Ne demek hayır ya? Hayır ne demek?
Öyle düşünmeden, tartmadan.
Yani ben Yasemin meselesine hayır dedim ya.
O da şu mağaza teklifine aynısını yapıyor.
Onun da belki kendince haklı sebepleri falan vardır.
Olamaz.
Mesele gayet net.
İş hayatı ile duygusal hayatını birbirinden ayıramıyor.
Yani çocukça davranıyor.
Belki de kırılmıştır sana.
İş yapıyoruz Defne.
Kırgınlıklar üzerinden karar alacak yaşı çoktan geçtik.
Bir de işte bu Cherie meselesi...
Cherie meselesi ne?!
Yok yok yok, tamam.
Bir şey yok.
Sonuç?
Negatif, siz?
Biz de.
Of. Bu sefer tersini mi denesek?
Heh, iyi fikir.
O zaman ben Ömer'e...
Bende Sinan Bey'e gideyim.
Hıh.
[Oldu.]
Oldu.
Sinan Bey.
Defne lütfen bak, boşuna uğraşma.
Tamam,hiç yatışacak gibi değilim yani.
Aa, ama olur mu canım öyle şey.
Kardeşsiniz siz.
Söyledin mi bunu Ömer'e de?
Hı?
Hıı...
Evet, söyledim...
...de biliyorsunuz işte, keçidir biraz kendisi.
Ya ama biz hep alttan alalım.
Hep onun yaptıklarını hoş görelim, değil mi?
Bu mu yani?
Hayır, hayır. Ben anlıyorum sizi.
Yani durum Yasemin Hanım olunca...
...böyle hassas davranmanız normal.
Meselenin Yasemin ile ilgisi yok.
Ömer.
Ömer çünkü o her zaman istediği olsun ister.
İstediği olmayınca da böyle meseleyi kökten keser atar.
Ya aynı şey işte. Tamam, öf yani.
A şey, onunda sinirleri bozuk.
Evlilik öncesi tabi, sinir stres falan.
Ondan şeydir.
Cidden deneyecek misin şimdi bunu?
Öyle tutarsa diye şey yaptım ama...
...tutmadı değil mi?
Cık.
Konu Chery birleşmesi mi?
Aranızı açan ben oluyorum değil mi?
Yasemin.
Özel hayatında nasıl biri olduğun seni ilgilendirir.
Ama söz konusu iş hayatı olunca...
...ben ellerini nasıl kirletebildiğini gördüm.
Ki beraber çalıştık da, olmadı.
Yani ortak olmamız söz konusu bile değil.
Ki zaten ben Sinan'dan başkasıyla öyle bir ortaklık yürütemem.
Bu kadar netim, diyorsun?
Öyle.
E Koray?
O da ortak sayılır neticede.
Koray'ın ortaklığı kağıt üzerinde. Yani ufak bir hissesi var.
Ki olmasaydı bu şekilde yürütme ihtimalimiz de yoktu zaten.
Bütün bu olanlar benim yüzümden, o zaman.
Yani bu kavganın fitilini ben mi ateşledim?
Söz konusu sen olunca Sinan çok başka davranıyor.
Yani bunu kabul etmek lazım.
Normalde bu kadar büyütülecek bir mesele değil bu.
Her şey benim yüzümden oldu diyorsun.
Yani, değil.
Sinan'ın hassasiyeti diyelim.
Anladım Ömer.
Yani...
...bu düşüncede olan biriyle ben de ortak olmak istemem zaten.
Ne hissettiğini konuşmamız çok iyi oldu.
Bende aydınlanmış oldum, kendi açımdan.
Güzel.
Sağ ol.
Sen de.
(Müzik çalıyor.)
Çantam nerede?
Aşağı bıraktım Yasemin Hanım.
Neriman.
Neriman hayırdır, ne yapıyorsun?
Konsantrasyonumu bozma Necmi.
Baskı yapıyorum.
Baskı mı? Ne baskısı?
Patates baskısı.
Ay ne baskısı olacak Necmi?
Psikolojik baskı.
Sahalara geri döndüm.
Bakalım hamlamış mıyım?
Acaba kim, hangi sebeple hedef haline geldi?
O kendini biliyor.
Kırmızı olsun, evet.
Bununla bu.
Diğeri de...
Sarıyla olsun değil mi?
Evet, aynen.
Siyahı şuna verelim.
Diğeri de bununla.
Tamam Fikret Hanım.
Hayır, asla yok öyle bir şey.
Kesinlikle yalan haber.
Yok, hayır, doğru değil, olamaz da.
Ama daha kaç kere söyleyeceğim?
Yalan diyorum.
Of!
Ne oluyor?
Bende onu anlamaya çalışıyorum.
Ay, Necmi.
Sinan ne kadar tatlı değil mi?
Ay iyi ki ailemizde.
Ay oğluşum o benim.
Onu o kadar çok seviyorum...
...o kadar çok seviyorum ki...
Ama hep yanlış kararlar alıyor hayatıyla ilgili, şekerim.
Hayır, bir de koskoca adam.
Yani müdahale de edemiyorsun.
Baksana.
Kaç yıldır ortağıyla birbirlerine girdiler.
Ay inşallah öyle abuk sabuk insanlarla...
...olur olmaz ilişkilere girmez, hayatım.
Ay...
...inanamıyorum.
Kırk beş yıllık dost onlar Necmi, yazık.
Kırk beş yıl mı?
Aa, üçle çarptım Necmi.
Onlar dostluklarını dolu dolu yaşadılar.
Ama bir de şimdi şu hallerine bak.
Ay ne kadar üzülüyorum, bak nasıl açıldı araları, yazık.
Merak etmeyin Neriman Hanım.
O abuk sabuk ilişkiler artık Sinan'ın yolundan çekilecek.
Ne ailesiyle ne de ortağıyla arası bozulacak.
Siz rahat olun.
Merak etmeyin.
Aa.
Ayol.
Buna da ne oldu böyle?
Ayol ben ona mı söyledim?
Söylemedin mi Neriman?
Aa, tabi ki sana söyledim Necmi.
Aa.
Ayol bunlar herkesin bildiği çıkarımlar...
...genel geçer tespitler.
Aa, bu da.
Pes Neriman.
Pes yani.
Kaç cephede savaşıyorsun sayamıyorum artık.
Ya ben hep Ömer'in adlığı kararların arkasında durmaya çalıştım, tamam mı?
Ona destek olmaya çalıştım yani.
Biliyorsun, aşık olduğunda bile.
Mutlu olsun istedim çünkü.
Aşkını yaşıyorsa sorgulamadan yaşasın istedim.
Çünkü beni ilgilendiren tek şey onun mutlu olması.
Ama o...
Onun da başka kriterleri var.
Hepimizin kriterleri var Defne.
Gerçekten hepimizin ayrı ayrı kriterleri var.
Ama dost olmak yeri geldiğinde bazen göz yummayı gerektiriyor.
Dostunun bakabildiği yerden bakabilmeyi gerektiriyor.
Onun mutluluğuyla mutlu olabilmeyi gerektiriyor.
Ben sadece bunu istedim ya.
Bunu anlamak bu kadar zor mu yani?
Aşık oldum.
Tamam?
Ben Yasemin'e aşık oldum.
Ya işte o da biliyor da...
Bak çok eski bir hikaye bu aslında.
Yani daha sen Passionis'e gelmeden.
Ya ben o zamandan şeydim.
Ama işte olmadı, biz...
Ne bileyim hayatımızda...
...Yasemin ile başka başka insanlar oldu.
Ama sonunda bir araya geldik.
Sonunda beraberiz işte.
Ya Yasemin benim için...
Ya o benim için doğru insan ya.
Yasemin benim için, son durak gibi bir şey yani.
Bende Ömer'in bunu görmesini istiyorum sadece ya.
Tamam kardeşim ya.
Sen mutlu ol, gerisini boş ver demesini istiyorum.
Çok mu şey istiyorum Defne?
Haklısınız da...
Ömer işte.
Kendine güvenir, kimseye güvenmez.
Bu da, yalnız büyümenin arızaları işte.
Haklısın.
Belki de...
Ne bileyim, bende böyle bir durumdayken...
...en azından sevdiğim kadının yanında olacağım ya.
Anladın mı?
Elimden geleni yapmak zorundayım ben.
Yasemin benim için çok kıymetli.
Anladın mı?
Çok kıymetli.
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
[Tamam hayatım.]
Ay, biraz daha sık şuralarına.
Al!
Ay, bakıyor.
Gel hayatım, gel.
Ay, gel.
Otur.
Kız ne sürdün sen?! Yeter!
Çekil şuradan!
Bakıyor bir de saçaklı.
Şu bacağını da şöyle biraz, heh.
Koy.
İyy, bunlar da...
Heh.
Çok güzel.
Çok güzel.
Kız!
Niye somurtuyorsun?!
Sevgilinden mi ayrıldın?!
Hayatım.
Zamanı yakalaman lazım.
Geçmişinle barış artık.
Iy, iq'su düşük kızlar sizi.
Ay.
Kızlar!
Yağmur!
Diğer kızları hazırlayın!
Ay!
[Vallahi düşüp bayılacağım şu an.]
Ay.
Ay çok güzel, heh.
Biraz daha kaldır.
Biraz bacağını kaldır hayatım, bacağını!
Hah...
Ah.
Ay...
Erik varmış.
Ee, mevsimi geldi değil mi?
Ay size de vermek isterdim de bana kadar var.
Bakıyorlar öyle bir de.
Ay bunlar yıkanmış mı?!
Ay...
Hii! En sevdiğim cookie.
Ayağını kaldır hayatım.
Ay makine ile çekiyordum, değil mi?
Ay pili bitmiş bunun!
Ozi!
Çok güzel kızlar!
Tatlım, elini şöyle koy biraz.
Elini bacağının üstüne koy.
[Kız, sol elini!]
Ay, sol imiş.
Tamam.
[Çok güzel.]
Ay hayatım, sana var ya bayılıyorum.
Resmen Greta Garbo gibisin.
En çok sevdiğim manken, sensin.
Ay, sen de vardın değil mi?
Seni de seveyim bari.
Mmm, çelimsiz.
Tırnaklara bak, pedikürsüz gelmiş.
[Çok güzel tatlım.]
Çok güzel.
Şunu al, sol elini de şöyle kaldır.
(Şarkı çalıyor.)
(Şarkı çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Şişt, şişt. (Sesleniyor.)
Sana tepsi aldım.
Ne tepsisi?
Gümüş tepsi.
Ömer'i böyle üstüne koyarsın...
...Fikret Gallo'ya sunarsın diye.
Ay anladım.
Ay hiçbir şey anlamadın.
Yani seni istemiyorum.
Ama Fikret Gallo'yu hiç istemiyorum.
Demek ki bu konuda müttefikiz, kapiş?
Ay, biz sizinle müttefik olmasak.
Ay çünkü tarzlarımız çok farklı bizim.
Siz baya bildiğiniz criminal bir insansınız.
(Gülüyor.)
Teşekkür ederim, öyleyimdir.
Ama sende maşallah pek bir safsın.
Yani bu kadar zamandır şöyle şu kadar bir arpa boyu yol almadın kızım.
Ay akıllanacaksın diye çok kokuyordum ama...
...hiç umduğum gibi çıkmadın.
Yani hayatımda senin kadar sınıf atlama merakı olmayan bir kız tanımadım.
Çok memnunsun kendinden.
Hırs yoksunusun.
Evet, ben,değil mi?
Vallahi benim hayatım çok güzel.
İyiyim yani.
Ay, sinir geldi tepemden.
Ay hayatı çok güzelmiş.
Kızım.
Senin yerinde başkası olsaydı...
...kendini saraylarda yaşatırdı.
Ama dur, uyanma şimdi sen.
Otur öyle saf saf, dur şimdi.
Ay, gerçi...
...bu Gallo konusunda bana bir destek atsaydın...
...iyi olurdu ama...
...ay şimdi sen onu da beceremezsin.
İş başa düştü.
Ne yapacaksınız?
Ay, boş ver sen.
Sen sonuca odaklan.
Sen Ömer'i elinde tut...
...kaptırma, yeter.
(Havayı kokluyor.)
Ay iyilik kokuyorsun, buram buram.
Ay çok sıkıldım senin iyiliğinden, içim karardı.
Çok sıkıldım, gidiyorum ben.
Bu ikisi tamam.
Hepsini şeye...
...denetin kızlara.
Ömer.
Ben gidiyorum.
Konuşsaydık.
Yok, konuşacak bir şey yok.
Yasemin'de mesaj attı zaten.
Arama beni, ben gidiyorum diye.
Nasıl yani?
Ya daha soruyor musun abi?
Kırıp, dökmüşsün işte kızı.Tamam, aferin.Tebrikler, hadi.
(Müzik çalıyor.)
İyi misin Ömer?
Değilim.
Çok üzülüyorum ya sizin şu durumunuza.
Hayır, elimden de hiçbir şey gelmiyor.
Yasemin gitmiş.
Nereye?
Arama beni falan demiş Sinan'a.
Ay, Sinan Bey ne kadar üzülmüştür ya, darmadağın olmuştur.
Beni suçluyor Sinan.
He?
Suçlu musun peki?
Bilmiyorum.
Ay benim de kafam karıştı.
Kim suçlu peki?
Boş ver ya.
Gel.
Gel, seveyim seni biraz.
Ne güzel kokuyorsun öyle.
Sanki her şey yolunda, hayat çok güzelmiş gibi.
Ama çok güzel zaten.
Dur biraz böyle de.
Kokunu içime çekeyim iyi hissedeyim kendimi.
Canım ya, ne olur üzme kendini daha fazla.
Ay ayrılmayın, ne olur.
Çok yakışıyorsunuz siz birbirinize.
Ay sizin çocuklarınız ne güzel olurdu Ya Rabbim!
Ay Allah'ım, aşk ne kadar zor bir şey.
Ne kadar zor!
Aşık olmayacağım diye söz verdim kendime.
(Kapı zili çalıyor.)
Aa.
Ay kim ki bu saatte?
Ay bir rahatlık yok yani şurada.
Bir rahatlık yok!
Kim ki bu bu saatte?
Aman, aman!
(Kapı zili çalıyor.)
Ay, kızın içi çıktı ağlamaktan.
Yazık kız.
Ay ayrılmayın, ne olur!
Ay.
Koray açar mısın kapıyı, lütfen?!
Iı, ay. Koray Bey yoklar.
[Miami'ye gittiler.]
Koray, ben...
[...çok kötüyüm. Çok kötüyüm, ne olur aç.]
(Ağlıyor.)
Ay, dayanamıyorum ben de ayrılıklara.
Yüreğim kaldırmıyor.
Ama mecburdum ben, gitmek zorundaydım.
Kız! onu mu diyorum ben?
Ay, dizi izliyordum da.
Oradaki kız da ayrıldı sevgilisinden.
Ay ben bir ağla, bir ağla.
(Ağlıyor.)
Aa.
Gözyaşı.
Kız...
...ağlayabiliyor musun sen?
Ay hadi.
Gir.
Al sana rezene.
Nörom'unkinden.
Ay, madem kalp ağrın var...
...bugün sana her şeycikler serbest.
Biletimi aldım.
Brugge'e gidiyorum.
Ama daha otuz altı saatim var.
O zamana kadar...
...burada kalsam sorun olur mu?
Ay...
Otuz altı saat mi?
Şimdi...
...evde durursam...
...Sİnan beni bulur.
Otele de gitmek istemiyorum.
Öyle yalnız başıma hiç iyi gelmez bana.
Ha...
Ay.
İyi, kal bari.
Ay, kız.
Doğru söyle, çok mu üzüldün?
Çok.
Ay, darmadağın olmuşsundur şimdi.
Oldum.
Ay böyle, kalbin falan sıkışmıştır, değil mi?
Ay zor olmuştur kepçeden ayrılmak.
Zor.
Çok zor.
Ay hayatım, sana ben bir şey söyleyeyim mi?
Sen resmen kendine yazık ediyorsun.
Yani Sinan bu, ne olacaktı?
Nikahına mı alacaktı seni?
Zaten o çoktan kendine bal yapacak başka çiçek bulmuştur o.
Ne balı Koray, sen ne diyorsun?
Kekik balı.
Ay, ne bileyim?
Hayatım, sen bunları Sinan ile konuş.
Aa ama küssünüz değil mi?
Konuşamazsınız.
Saçmalama Koray, yok öyle bir şey. Aldatma falan yok.
Ya işte, şirketteki olanlar yüzünden...
...Ömer ile kavga ettiler ya.
Hee, kız! Sen o yüzden mi gittin? Söylesene.
Ayy, bu da ne kadar ketum bir kadın.
Allah Allah.
Hayatım müneccim miyim ben, nereden bileyim?!
Bir yanım Sinan'ı bırakma diyor ama...
...diğer yandan da ona zarar verdiğimi hissediyorum.
Sanki bensiz daha mutlu olacakmış gibi.
Ay...
Ay içler acısı bir durum.
Durum çok fena, çok!
Çok seviyorum Koriş.
Ben Sinan'ı çok seviyorum.
Ben ne yapacağım şimdi, onsuz nasıl yaşayacağım?
Nasıl ayrılacağım Sinan'dan?
(Ağlıyorlar.)
Kız gel buraya, gel.
Ayy!
Ay, çok fena...
...yükleme oldu.
Çok fena. Dur ağlama, beni de ağlatıyorsun bak.
Çok aşığım ben, çok aşığım.
Ay dur ağlama hayatım, ağlama.
Sinan.
Sinan! Yaktın bizi Sinan, yaktın.
(Ağlıyorlar.)
(Şarkı çalıyor.)
(Şarkı çalıyor.)
Yasemin Hanım basıp gitti ya.
Bildiğin gitti.
Sinan Bey'de o yüzden Ömer'i işte suçluyor.
Yani Ömer'e kızdı.
Durumlar fena yani.
Ay!
İçim şişti yeminle.
Ya İso.
Biz böyle konuşuyoruz seninle eski sevgilinin yeni maceraları hakkında ama...
...nedir senin durumun?
Ya koyar mı oğlum bana?
Neler gördü şu kardeşin?
Yasemin ile bizim hikayemiz biteli çok oldu.
Üstelik...
...Yasemin'in yolu Sinan'a çıkıyormuş meğer.
İso'nun yolu peki?
Sisli sisli.
Netsiz.
Belli değil daha.
Neyse ya.
Konuyu benden alabilir miyiz artık?
Bu çetrefilli durumda Defo'cuğum için ne yapacağımızı konuşalım mı?
Ben ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ki.
İçin ne çekiyor senin?
Gidip Ömer'i teselli etmek mi?
(Gülüyor.)
Onun içi sürekli Ömer'i çekiyor bir tanem.
Teselli falan yalan yani.
Kızın olayı Ömer.
Nihan'cığım, sesini kesersen...
Evet aşkım ya.
O kadar da magazinsel bakmasak olaya diyorum.
Yani, sonuçta iki kardeşin arası açılmış.
Misal, seninle Defo.
Allah Allah.
Tövbe Ya Rabbim.
Allah korusun ya.
Şeytanın kulağına kurşun be.
Ay, ne biçim laflar ya onlar.
Ağzından yel alsın ya.
Ayarsız bu ya!
Vallahi.
Ya tamam be!
Gelmeyin üstüme.
Misal verdik.
Verme!
Evet, verme.
Biz de verelim o zaman.
Seninle İso gibi diyelim.
Hım.
Bizde olmaz öyle şeyler.
Düşünsenize.
Şimdi İso'ya ben, Nihan da bize ortak olacak dermişim.
Sonra İso bunu kabul etmezmiş.
Sonra...
...İso ile bizim aramız bozulurmuş.
Nihan da çekip gidermiş.
(Gülüyor.)
[Şey değil mi?]
Sonra Ömerler de burada oturup bizim kritiğimizi yapıyormuş.
(Gülüyorlar.)
Artık bana dönebilir miyiz?
İçimden aslında Sinan Bey'in yanına gitmek geçiyor.
Yani her ne kadar, tabi...
...Ömer'in tarafında da olsam...
Ne bileyim ya?
Aşk acısı yani sonuçta.
Biliyorsunuz, çok zor.
Da...
İnsanların hayatına da karışmak istemiyorum.
Sonuçta hayatlarında ben ne kadar zamandır varım ki?
On dokuz haziran iki bin on beşten beri.
Çüş.
Benim bir hafızam da iyi bu ara ya.
Bu da annelikten herhalde.
Git bence.
Bence de.
[Madem öyle hissediyorsun.]
Öyle davran.
Önsezilerine güven Defo.
Sonuçta Sinan Bey sen her dara düştüğünde, sana destek çıktı.
Hoppala.
[Şimdi yani, Defne...]
...senin eski sevgilinin yeni sevgilisini teselli edebilir.
Dert etmiyorsun yani bunu?
Dert mi yok dünyada kızım?
[He?]
Ergen miyim ben?
Defne kendine yakışanı yapar.
Ömüş!
Efendim Koray?
Ay, hayatım.
Resim mi yapıyorsun, bu ne?
Koray ne diyeceksin?
Ay hayatım.
Beni de çiz.
Ne olur hayatım. Ben böyle odamın en güzel köşesine asarım.
Herkesçikler de çatlar kıskançlığından.
[Ay acaba nasıl poz versem?]
Şöyle mi versem?
Hım?
Yok, böyle olmaz.
Hayatım sen en iyisi beni profilden çiz.
Sol tarafım, çok özeldir.
Dünyada tektir.
İyi mi hayatım böyle?
Ay, Ömüş.
Ne kadar sürer, hı? Sence?
Acıkır mıyım? Acıkırım hayatım ben.
Ay şimdi sen üç dört saat falan yaparsın.
En iyisi ben atıştırmalık falan alayım.
Koray.
Ay Ömüş.
Ben bugün güneşin altında var ya, cayır cayır yandım.
Mahvoldum.
Ay o elli derecenin altında cildim paramparça oldu.
Ay şimdi sen soracaksın, Koray'cığım.
Sen güneş kremi kullandın mı, kullanmadın mı diye.
Akılcı insanız hayatım.
Sen sorarsın.
[Bak sordun kabul ediyorum, kullandım.]
Ama kırk faktör kullanmışım, yetmedi.
Malum hayatım. Benim cildim bebek cildi gibidir.
Çok hassastır.
Böyle gelmez öyle UV ışınlarına falan.
Şu an var ya çok rahatsızım, çok gergin cildim.
Koray şu an gerçekten senin cildini konuşasım yok.
Ay ne olur hayatım, küsmeyin! Siz kardeşsiniz!
O Yasemin katanası yüzünden...
...aranız bozulmasın.
Hayatım, Sinan terelelli.
Yani Yasemin'in rüzgarına kapılmış gitmiş.
Ne yapsın? Gözü başka hiçbir şeyi görmüyor.
[Ama sen öyle misin hayatım?]
Ay sen dağlar gibisin tatlım.
Ay bir şeyler yap Ömüş, ne olur!
Bitsin bu küslük.
Akmasın gözyaşları, ne olur!
Kahve.
Ben bir kahve yapayım.
Aa, olur hayatım.
Çok güzel olur.
Hatta yanına böyle bir kek falan da olur.
Ay akşam hafif yedim de, belki iyi gelir biraz.
Bastırmış olur.
Hii! Ya da cheesecake.
New York usulü olsun hayatım.
Ay limonlu.
Mm, mis gibi.
Ay...
(Kurt uluyor.)
Ay.
Ay şu an ben korkmaya başladım burada.
Ömüş.
Off!
(Telefon çalıyor.)
Efendim Defne?
Ee, Sinan Bey.
İyi misiniz?
Bıraktığın gibi.
Yasemin Hanım'dan haber var mı?
Yok, açmadı telefonlarımı.
Kuş olup uçtu sanki, hem de böyle bir zamanda.
Yani, ona da hak vermek lazım.
[Kendini sorumlu tutuyordur.]
Biraz düşünsün, toparlar kendini.
Düşünsün.
Hepimiz düşünelim, ne yapalım?
Konuşmak ister misiniz, geleyim mi?
Yok yok, gerek yok.
Yarın geleceğim zaten. O zaman konuşuruz.
Tamam. Görüşürüz.
Görüşürüz.
Sağ ol.
(Zil çalıyor.)
Bu gece yalnız kalmak istemezsin diye düşündüm.
Ayh.
Yine mi puzzle?
Evet.
Pek becerememişsin.
Ne haber?
İşte.
Seni böyle görmeye dayanamıyorum.
Ama aklımda hep sende kalıyor.
Ne yapıyor?
Mutlu mu?
Biri canını sıkmış mı?
İyiyim ben Sude.
Merak etme.
Ederim.
Sen Sinan'sın.
Ee?
Ne yapmak istersin kafanı dağıtmak için?
Dışarı çıkabiliriz.
Film izleyebiliriz.
Ya da ben seni uyutabilirim.
Sen söyle.
Aslında bakarsan benim galiba kafamı dağıtmaya değil...
...biraz toplamaya ihtiyacım var.
Neden?
Benim bildiğim, terk edilince...
...güzel bir kafa dağıtılır.
Ben tek edilmedim Sude.
Yalnız, hani...
Meseleyi yanlış okumuşsun.
Tamam tamam.
Defansa geçme hemen.
Ben buraya senin için geldim.
Seni yormak için değil yani.
Sana iyi gelmek için.
Ben Yasemin'i seviyorum, bunun farkındayız değil mi Sude?
Evet canım.
Arkadaşız biz.
Arkadaşız? Gerçekten?
Arkadaşız.
Ya arkadaşız Sinan.
Yani arkadaşlar birbirlerinin kötü gününde yanında olurlar.
Bende o yüzden buradayım.
Sana iyi gelmek için.
Ne yapalım biliyor musun?
Ben şimdi bize güzel bir içki hazırlayayım.
Dağıtmadan toparlanalım bir.
Ee, Sude. Bak.
Benim gerçekten biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var, hani...
...seni de kırmak istemiyorum ama...
Okey, tamam.
Sen bilirsin.
Ben yine uğrarım zaten.
Bitir puzzle'ı.
İzin verirsen.
Ne yapalım artık, sonra konuşuruz.
Yani, yalnız kalmaya ihtiyacım var dedi.
Arkadaş bunlar ne acayip adamlar ya!
Moralleri bozukken yalnız kalmak istiyorlar.
Ya bizim tırnağımız kırılsa koşa koşa dertleşmeye gidiyoruz be.
Ne güzel işte, can canayız.
Hıı.
Evet kızım. Yalnızlık malnızlık hep mavra bunlar vallaha.
Canı yananın canına pansuman yapacaksın.
Yanında olacaksın.
Yalnız bırakılan yönünü kaybeder.
Kaybetmiyor demek ki.
Yalnız kalınca yönlerini buluyorlardır belki.
Aman!
Ne o öyle ya, kukuma kuşu gibi.
Kafayı yer be insan.
İnsanın dostları olacak ki yanında ruhunu şenlendirsin.
Misal.
Ben şimdi İso ile bozuşsam.
Siz beni teselli etmeye gelseniz.
Ben size yalnız kalacağım siz gidin, desem.
Haşa!
Ya daha neler!
Üşüşürüz başına vallahi.
İşte bak.
Bize göre değil bu işler. Bu zenginlerin huyu galiba.
Biz böyle iyiyiz iyiyiz.
Can canayız.
E hadi o zaman.
Can cana, beni dondurma yemeye götürelim.
İso.
Hadi Hasan'dan arabayı iste.
Ya bir şey söyleyeceğim, iyi fikir ha!
Ya kızım iyi fikir, iyi fikir.
Adama sattık arabayı, iki günde bir arabayı istiyorum.
Ya yabancımız mı, ne olacak canım?
Hadi kalk kalk.
[Hadi.]
Bak, üç top yerim ha.
Ye canım benim, ye.
Yarasın sana. Helal olsun. Hadi.
En az üç top yerim ha.
Biri olmalı, varlığını daima bildiğin.
Böyle kendini güvende hissettiğin biri olmalı.
Ay, üzülme.
Üzülürüm diyebilecek biri olmalı hayatımızda.
[Ay.]
[O kadar iyi geldi ki seninle konuşmak diyebilecek biri.]
[Ay Ömüş.]
Tam senin ihtiyacın olan şeyler bunlar.
Anladın mı kimden bahsettiğimi?
Anlamadım Koray.
Hayatım kepçeden bahsediyorum.
[Ayh.]
[Tatlım.]
Arkadaş uğruna ölmek kolay ama...
...uğruna ölünebilecek arkadaş bulmak o kadar zordur ki.
Ömüşüm.
[Düşmanına borç para verince onu kazanırsın.]
Ama dostuna borç verince onu kaybedersin.
Ayy, bu olmadı şimdi.
Bunlar ezberden mi?
Hayır hayatım, ezberden falan değil.
Bak kiminle gezdiğine, kiminle arkadaşlık ettiğine dikkat etmek zorundasın.
Çünkü hayatım ne demişler?
Gül bülbüle, karga çöplüğe götürür.
Ay, gerçek dost antika gibidir.
Eskidikçe değeri artar.
Ama sahte dostlar da çay gibidir.
Bekledikçe demi bozar.
Off!
Ay, ne güzel söyledin hayatım.
Bak, bazen dost minik bir kuş...
...bazen olmayan sevgili...
...bazen de saksıdaki çiçek gibidir.
Ama asıl dost...
Nerede benim Defne'm?
[Hayatım. Kuru kız aramayacaksın.]
Sinoş'u arayacaksın.
Ay yanlış kişiyi arıyorsun Ömüş!
(Telefon çalıyor.)
Güzelmiş.
Ay.
Ömer.
Ne haber?
İyi.
Sizin evin orada bir dondurmacı var ya.
Oraya geldik hep beraber, dondurma yiyoruz.
Ha, buralardasınız yani.
Hı hı.
Iı, uğrasana bana. Özledim seni.
Sana!
Ayy!
[Ya ne olur gidelim.]
Bak vallahi uslu uslu oturacağım.
Hiç dangozluk etmeyeceğim.
Iı, yalnız biz biraz kalabalığız ya.
E ne olacak? Hep beraber gelin, bir şey olmaz.
Zaten Koray da burada.
He, iyi tamam o zaman.
Değişik bir ekip olacağız biraz ama...
...hiç değilse seni görmüş olurum.
E gel hadi, bekliyorum.
Tamam.
Ayy, kuru kız mı geliyor?
Evet Koray.
[Ay gelsin hayatım, gelsin.]
Ay senin muhabbetin beni sarmıyor artık.
Ay gelsin de böyle iki gıybetin belini kıralım.
Hep beraber geliyorlar işte.
Serdar,İsmail, Nihan.
Aa, onlar kim?
Gerçi hayatım bir tek İsot Bey'i tanıyorum bende.
Ay, korkuyorum ondan, geriyor beni.
Bir de Serdar dedin.
Ayy!
Ortaç olan mı yoksa?
Ay çünkü biz küsüz hayatım.
Ay yıllar önce bir klip çekiminde biz bir kavga, bir kavga.
Ay ne ağız dalaşı yaptık.
Bir de klipleri benden çekti.
Ay belki on beş sene falan olmuştur konuşmuyoruz.
Beş sene miydi acaba?
Ayy, hatırlayamadım.
Ay Ömüş.
Aa.
Ayh.
Ay inşallah Ortaç değildir.
Oyun bozanlık etmeyin ya.
Hadi, ne olur!
Ben gelmem.
Ben de abi, ne gerek var şimdi.
Olmaz oğlum. Geleceğiz dedik, ayıp.
Aman!
Bunlar böyle yabani işte ya.
Deplasmanda bir rahat edemiyorlar.
[Ya ne alakası var kızım?]
Kız sevgilisine gidiyor işte.
Sende bir rahat bırak artık.
Ya ne alakası var?
Zaten biz yalnız olmayacağız, Koray Bey de var.
Hım.
E iyi işte.
[Evet.]
Ya hadi aşkım ya.
Ne olur!
Ya hem bizim içinde bir değişiklik olur.
Hem bak...
...damadı öyle boş bırakmaya gelmez.
[Arada bir kolaçan etmek lazım.]
Hee...
Doğru da bir yandan.
E iyi gidelim madem.
Süper!
Ama öyle eli boş gitmeyelim ya.
Ben şuradan bir baklava alayım.
Ay hayır, dur!
Ömer yemez.
Ama Koray Bey yer.
Adamın kapasitesi bitmediği için.
Hatta en çok o yer.
Döne döne yer kendisi.
İso.
Hı?
Nihan.
Ve Koray Bey.
Aman...
Ne oldu be?
Ne oldu?
(Müzik çalıyor.)
Ayh...
Of!
[Aa.]
Sen çay mı yapıyorsun? Bırak, ben yaparım.
Hala düşüncelisin.
E düşünüyorum tabi.
Vallahi ben Sinan Bey'i aradım, o da aynı.
Ne olacak şimdi bu mağaza meselesi?
Fikret falan.
Bilmiyorum Defne.
Ne yalan söyleyeyim, hiç düşünmek de istemiyorum.
Bak sen buradasın.
Güzel şeylerde var.
Bırak tadını çıkaralım.
İnsanın kendi derdini çözmesi kolaymış da...
...böyle, sevdiğinin ki zormuş.
Keşke seni güldürecek bir şeyler bulabilsem.
Aa, hatta dur bir dakika.
Belki bulabilirim de.
[Evet.]
Ne bulabileceksin?
Hı, ne? Ne bulabileceğim?
Sen şimdi öyle sorunca...
...ben bulamadım.
Aklıma gelmedi ama bir düşüneyim ben.
Ne yapabilirim?
Üff...
Hayır şimdi yalnız da değiliz.
Ne yapacaktın ki...
...yalnız olsak?
E işte...
...seni güldürebilecek türlü, çeşitli şeyler.
Mesela?
Mesela taklit.
Hee...
Ne he?
Ah işte ben...
...başka şeyler düşündüm.
Hee...
Belli mi olur canım?
Belki erken kalkarlar.
Yok yani sanmıyorum şimdi Nihan beni almadan gitmez.
Koray Bey'i de biliyoruz.
Elinde olsa neredeyse yatıya kalacak.
Göndermenin bir yoluna bakalım.
Hee, yok.
Öyle şey yapmayalım şimdi çok ayıp olur çünkü.
Yapmayalım öyle.
Ee, çayın yanına koyacak şeylerimiz var değil mi?
[Nerede onlar?]
Ben ünlüyüm.
Benim gözlerim türbe yeşili.
Gurmeyim ben.
Her türlü hamur işinde döktürürüm be.
Ödüllerim var benim.
Çok pis kavga ederim.
Benim Nörom var.
Evliyim ben!
Daha çok gencim!
Hah!
Gülme kız!
Fotoğraf çekiyorum ben!
Hamileyim ben!
Ha?
Aa...
Ayh.
Ay başıma gelenler.
Ne idi şimdi bu?
Ayh.
İnsan taşıyormuş.
Bii! (Kedi sesi çıkarıyor.)
İyi bari ya.
Nihan ile Koray Bey anlaşamaz sanıyordum da.
Galiba iyi anlaştılar gibi.
Sen şimdi bu akşam da mı kalmıyorsun bende?
Ya Ömer.
[Vallahi tutma beni, dalacağım şuna ya.] [Kız!]
[Senin saçını başını yolarım.] [Geberteceğim ben bunu, elimde kalacak.]
Ne oluyor ya?
O ne hakikaten?
(Bağırış sesleri geliyor.)
Ay bırak beni!
Ay bu kenafir gözlünün haddini bildirmem lazım.
Gel! Gel hadi, gel.
Serdar bak bırak beni!
Vallahi erkek merkek dinlemeyeceğim, alacağım ayağımın altına!
Biiğ! (Kedi sesi çıkarıyor.)
Erkek Fatma!
Yarım dünya!
Ayy! Ay şişman dedi, yetişin.
Koray ne yapıyorsun? Misafir onlar.
Kız yakışıyor mu hiç koskoca kadına?
[Ya Defo'ciğim, bak gidelim artık.]
Olay çıkacak.
Götürelim.
[Kız kaçma, gel buraya.]
Gel gel gel.
Vallahi saçını başını yolarım senin.
Bittin oğlum sen!
Konuşma!
Kız terzi misin sen?! Laflara bak!
Pis!
Ben kaçtım, görüşürüz.
Ayy.
Ay gitti bu da, bıraktı.
Ay Ömüş, tut beni!
Vallahi kendime engel olamıyorum şu anda!
Kötü şeyler yapacağım!
Ayy, boşta kaldım.
Defne!
Biliyordum ben başıma geleceğini. Bak işte.
Boş ver.
İyi geceler.
Sonra bu geceyi telafi edelim ama olur mu?
Edelim, bence de.
[Hadisene kızım! Meyve verdik burada ya!]
Al işte bak, iyice cozuttu.
Ne yapayım ben, gideyim bari.
İyi geceler.
İyi geceler sevgilim.
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Ay!
Ay, düştü Nörom.
Ama tatlım süresi var.
Ayy.
Nöro.
Al hayatım.
Bundan da ye.
Sende şundan ye.
Yiyeyim hayatım.
Ay Koriş'im
Ay ne kadar da mutluyum.
Bana da bak sen.
Ay hayatım.
Hayat damarımız atmaya başladı.
Bu bahar çok gezelim, çok!
Ay, hele bir Fikret Gallo'yu havada görelim de kuşum.
Aa.
Ay kız.
Ne oldu o iş?
Operasyon, devam ediyor.
Sonucu bekliyorum.
Hım...
Ay benim evimde de misafirim var.
Aa, kim?
Ayh.
Aa.
Kim?
Iı, ay.
Iı.
Söyleyemem.
Söyle! Eşgal ver!
Ay hayatım söyleyemem, çok gizli.
Bana bak Koriş.
Peşine düşerim, öğrenirim. Söyle!
Iı, ay...
Düşersin de...
Ayy...
Ayy...
Kız!
Mine çok şişti şu aralar.
Ay kız yiyor şekerim.
Durmadan yiyor.
Böyle löp löp dolmaları, pilavları götürüyor.
Ay bir görsen, ah böyle Shrek gibi oldu ayol.
Geçen gün bir baktım...
...kapıdan böyle yan ayn geçiyordu.
Ah.
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Tataa!
Hah.
Ay sana deme.
Ay canım, keşke.
Keşke bana olsa.
Yani keşke ben de...
...böyle hayranlarımı kapıya kadar sıralamış olsam.
Ama yok.
Sana.
Hepsi sana.
Selim Bey'den gelmiş yine.
Ama biliyor musun, bravo ya.
Ya bu da bir yetenek.
Gerçekten.
Üff Derya saçmalama, ver şunu ya.
İkram etmeyecek misin? Cimri misin nesin ya?!
Ay versem susacak mısın?
(Gülüyor.)
Yok.
İyi! Yok o zaman sana.
Haa...
Günaydın Ömer Bey.
Çikolata sever misiniz?
Sinan odasında mı?
Yok gelmedi, gelmeyecekmiş. Bugün kendisini iyi hissetmiyormuş.
(Müzik çalıyor.)
Nasıl üzgün ya.
(Müzik çalıyor.)
(Öksürüyor.)
Burada mıydın?
Sen nasıl dağılmışsın ya?
Sorma.
Aklım Sinan'da.
Ya Ömer ben gece böyle bir yatmadan düşündüm de...
...sen...
Ne bileyim, hatalı olabilirsin
Yani yanılıyor olabilirsin.
Öyle mi düşünüyorsun?
Sonuçta abim, benim hiç istemediğim biriyle birlikte olsaydı...
...yani ben de acayip kızardım.
Sinir olurdum, arıza çıkarırdım.
Ama...
...illa ki seviyorsa da artık...
...bir yerden sonra...
...onu başımın üstünde taşımak düşerdi bana.
Hiç içine sinmese bile mi?
Sinmese bile.
Yani.
Sonuçta onun içine sinmiş.
Öyle düşünmek lazım.
Önemli olan o yani.
Yani, madem Sinan...
...Yasemin'i seviyor diyorsun.
Sen de sevmek zorundasın.
İçine sinmese de, sırf o seviyor diye.
Yani Sinan Bey için, mutlu olsun diye.
O ne ya?
Iı, şey.
Bu...
Derya'nın bu aralar bir...
...kafası böyle, şey, karışık.
Hep benim odama yanlış yanlış şeyler götürüyor.
Onu da yanlışlıkla getirmiştir.
O, şeyedir o...
Koray Bey'e gelmiştir.
O defile sonrası şey var ya, tebrik mebrik!
O...
Öyle...
Ay!
Şey yaptın mı?
Bak, ne yazıyor?
Selim.
Öğlen yemeğine davet ediyor.
Ya...
Şakacı çocuk ya.
O böyle eskiden de zaten hep abuk sabuk şakalar yapıyordu.
O da bu şakalardan biri herhalde.
Ayy.
Zaten bu doktor olmasa kesin komedyen falan olurmuş he.
Şakacı çocuk.
Bu...
Bu... Bu...
Bu yüzü nereden buluyor bu?
Bilmem!
Öyle kendi kendine şey yapmış.
Yüzsüz biraz.
Öyle kendi kendine, sen...
Hayır, sende bir ümit vermedin.
Aa, yok canım.
Ben ne yapacağım? Ben bir şey falan vermedim.
Daha neler.
Yok benimle hiç ilgisi yok.
O kendi kendine öyle şey yapmış.
Hiç benimle ilgisi yok.
Benden olmaz zaten.
Daha neler yani.
Yok, olmaz yani.
Sen, sen bir şey yap ya.
Defne çağır onu buraya.
Ben bir konuşayım.
Konuşacak mısın?
Evet, konuşacağım.
Bir sakıncası mı var?
Ay...
Ne gerek var ya Ömer?
Gerek yok öyle bir şeye.
Vallahi gerek yok.
Yani gereksiz.
O zaten öyle...
...kendi halinde...
...zararsız bir insan yani.
O şey olmuş onun...
...basireti falan bağlandı.
Ben ona söyledim, sözlüyüm dedim.
O unuttu demek.
E hatırlatırız.
Değil mi?
Medeni insanlarız sonuçta.
Bir konuşalım.
Değil mi?
Sen bir çağır ya.
Aa ama olur mu canım?!
Koca koca adamlar, şimdi.
Ne gerek var gerginliğe?
Hiç gerek yok.
Hiç gerek yok yani böyle şeylere.
Vallahi gerek yok.
Alt tarafı bir çikolata yani.
Ne yani bu kadar?
Çikolata da mı var?
Çikolata mı dedim ben?!
Ben çikolata mı dedim?
Ben çiçek, çiçek diyecektim ben.
Şey, o...
İkisi de aynı şeyler ya, o bağlamda.
Derya!
Derya.
Ne oldu Ömer Bey, buyurun.
Şu bizim Doktor Selim'i çağırsana.
Hastayım ben, bir gelsin.
Ayy...
Ciddi misiniz?
Kan çıkacak.
Duymadın mı Derya?!
Çağır!
Duydum, tamam.
Derhal.
Ay...
...çok fena.
Çok kızdı.
Kızım! Ne olur arama!
Derya, sakın arama olur mu?
Şey de...
...işi çıkmış de.
Hasta olmuş, gelememiş de.
Yurt dışına kaçmış de.
Kızım uydur bir şey ya.
Defne.
Hı?
Tek bir çikolata.
Bana bir tane çikolatayı verseydin...
...bunların hiçbirisi olmayacaktı.
Yani biz şu anda arkadaş olabilirdik.
Belki ben sana...
...yardımcı olabilirdim.
Seni kurtarabilirdim ama...
...artık çok geç.
Kızım ben onu çöpe attım ya.
İsteseydin.
E verseydin.
Anlamam ben.
Off.
Hayır, yalan.
Gün içinde birçok meslektaşınıza...
...defaat ile söylediğim gibi...
...aslı astarı yok bu haberlerin.
Kim söylediyse tamamen uydurmuş.
Lütfen artık daha fazla aramayın.
Yeter.
Bitmiyor değil mi?
Delireceğim ama artık ya.
Sabahtan beri susmadı telefonum.
Biri magazini fena karıştırmış.
Ne imiş?
Yok efendim, sen aslında evliymişsin.
Çoluğunu, çocuğunu, eşini terk edip gelmişsin.
Yok, dünya kadar borcun varmış.
O yüzden Türkiye'ye kaçmışsın.
Bunun gibi böyle ipe sapa gelmez şeyler.
Fikret.
Bu haberler durduk yere çıkmaz.
Bence biri bir medya linci başlatmaya çalışıyor.
Neriman Hanım.
Benimle uğraşıyor.
Ömer Bey'in yengesi.
Şu, dün ki sarışın.
Aynen o.
Neden peki?
Ömer'e olan...
...ilgimi fark etmiş.
Yalnız...
...bu kadın çok tehlikeli.
Bu kadar kısa sürede...
...böyle büyük manipülasyon.
Gerçekten bir şey demek.
Ben bekliyordum aslında.
Gerçekten.
Peki sen...
...ne yaptığını biliyor musun gerçekten?
Dün Ömer'e...
...birlikte mağaza açmayı teklif ettim.
Mağaza mı?
Hani işi fason üretimden uzak tutmaya çalışacaktık?
Hani hotkutürden vazgeçmeyecektik?
Her dikdiğin tek olacaktı.
Şu an bunların hiçbiri umurumda değil.
Tek önemsediğim...
Anlıyorum.
Fikret.
Dostun olarak seni uyarmak benim görevim.
Bence bunun yolu bu değil.
Yanlış yapıyorsun.
Ay bu pembeler çok güzel.
Şimdi havalarda iyice düzeldi.
Bunlar açtıkça çoğalır değil mi anne?
Ay sen bırak şimdi çiçekleri Sukuşum!
Asıl bahar sana gelmiş Sukuşum!
Ay çiçek gibisin, rengarenksin.
Ay şu güzelliğe bak.
Ee, keyfim yerinde ya ondan.
Ayh!
Hayat çok güzel bence.
Yani bir sürü ihtimal.
Her gün bir yenisi.
Zaten düşününce ben en çok bunu seviyorum galiba.
Ay.
Derin derin konuşma tatlım.
Ben anlayamıyorum.
Sen şimdi neyi seviyorsun tam olarak?
Her an her şeyin olabilirliğini.
Yani...
...geleceğin öngörülemez oluşunu.
Bak mesela.
Şimdi bugün kendini böyle berbat hissediyorsun.
Ama bir anda öyle bir şey oluyor ki...
...nasıl mutlu olduğuna sen bile şaşırıyorsun.
Ay, mutlu musun yani şimdi?
[Ayy, bak iyice kafam karıştı.]
Yani Sinan ile mi bir araya geldiniz?
Yok.
Ama bu sefer çok az kaldı.
Hem iş de hem de aşk da kazanacağım yani.
Yani...
...bu yaz bana geliyor anneciğim.
E iyi bakalım.
Ya.
Gördün mü kızım, açmıyor işte.
Ya, çekti gitti.
Hiç düşünmüyor ben gidersem Sinan ne olur, ne yapar?
Ne eder?
Hiç.
Bende artık şaşırdım kime kızacağımı.
Kendime mi kızayım, Yasemin'e mi kızayım...
...Ömer'e mi kızayım?
Öyle bir karıştım ki, yani...
Sen söyle ya.
Kim suçlu?
He?
Söyle kızım, kim suçlu? Sen söyle.
Gel.
Acıktın mı?
E kızım hani biz şimdi böyle baba-kız...
...iştahımız kaçmıştı bu olaylardan dolayı...
...yemek yemek istemiyorduk.
Sen de haklısın.
Hiç bana yükleme acını diyorsun.
Doğru.
Gel bari seni doyurayım.
En azından birimiz mutlu olsun.
Gel.
[Gel!]
[Gel buradan, gel Lila.]
[Gel.]
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
[Ee, merhabalar.]
Ömer Bey odasında mı?
Ayy yaa...
Çok da gençsiniz.
Böyle...
...tatlısınız falan.
Efendim?
Yani doktor çıkmışsınız.
Böyle hayaller, ümitler.
Bir de en verimli yaşlarınız ya.
Anlayamıyorum sizi şu an.
Mahsuru yok.
Iı, ben arayayım.
(Telefon çalıyor.)
Efendim.
Yuvarla gelsin.
(Müzik çalıyor.)
Ay, geldi vallahi. Geldi.
Ay Ömer gladyatöre döndü.
Uyarsa mıydım Selim'i acaba?
[Kaç kurtar canını mı desem?]
Yok ya şimdi Ömer iyice gıcık olacak.
Üff!
Ay öleceğim burada.
Selamlar Ömer Bey.
Geçmiş olsun.
Nedir şikayetiniz?
Gel Doktor Bey, gel. Bir konuşalım seninle.
Oturabilirsin dedim mi?
Pardon?
Şimdi sen beni pek tanımıyorsun galiba.
Yani, gidip geldikçe tanıyorum.
Anladım.
Gidip gelmen de pek hoşuma gitmiyor.
Defne'ye de çiçek gönderiyormuşsun.
Arada çikolata falan.
Evet ya, Defne...
...bayılır çikolataya.
Sütlü fındıklı en sevdiği.
Söylemiştim ya biz Defne ile çocukluk aşkıyız.
[Ya gerçi sözlüm var diyor ama...]
...ben yine de bir şansımızı deneyeyim istiyorum.
Sonuçta yılların bir yaşanmışlıkları var, değil mi?
Diyorsun?
Sen galiba Defne'nin sözlüsünü de tanımıyorsun.
Yok.
Hayır.
Yani, söylemedi.
Tabi.
Tabi.
Şöyle söyleyeyim...
...Defne'nin sevgilisi...
...erkek arkadaşı...
...sözlüsü...
...benim.
Ben bir de öyle çok...
...normal bir adam değilim.
Nasıl yani?
İşte böyle geliyorlar bana arada.
Fazla sinir yapmayayım diye de bol bol spor yapıyorum.
Ama o da olmuyor bazen.
Anladın?
Bir de şey var...
Ne o?
Başkasıyla birlikte olduğunu bildiği halde...
...birilerine asılan insanlara acayip irite oluyorum.
Böyle bir sinir geliyor.
Durmuyor da.
(Müzik çalıyor.)
Üff, ne konuşuyorlar acaba ya?
Gerçi daha çok Ömer konuşuyor ama...
[Iyy, kavga ederler mi ki?]
Vurur mu şimdi bu buna?
Kafa göz dalmasınlar birbirlerine.
Üff.
O zaman anlaştık.
Bundan sonra Defne ile iletişim kurmak yok.
Duymayayım, tamam?
Anladım, tamam.
İyi, aferin. Hadi. Bol şans hayatta.
(Müzik çalıyor.)
Ömer.
Nasılsın, iyi misin?
İyiyim.
Hiç öyle dediğim gibi güzel güzel konuştuk.
İtiraz bile etmedi.
Halbuki ne güzel dövecektim.
Haa, ciddi misin sen ya?
Gel seni biraz seveyim, gel.
Hee...
Sen şimdi...
...bana kızgın değil misin?
Niye kızayım Defne sana?
Haddini bilmeyen o.
Hıı...
Ayyh..
Yalnız...
...gözlerini görmen lazımdı ya.
Ateş çıkıyordu.
Vallahi olay çıkacak diye çok korktum.
Ama bir şey öğrendim.
Yani senin hiç damarına falan basmamak lazımmış.
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Koray.
Ayy, Ömüş'üm.
Ayy.
İyi ki geldin hayatım.
Ay vallahi böyle bir gözüm gönlüm açıldışu anda.
Sana bir şey söyleyeyim mi?
Yani o kadar çarpık, o kadar çirkin kızlar var ki...
Ayy.
Ay hayatım.
Bir de yeni nesiliz, güzeliz falan diyorlar ya...
Vallahi böyle kafayı sıyırmak üzereyim Ömüş.
Ay esas güzel olan bizleriz tatlım.
Boy pos desen, boy pos.
Kaş göz desen, nakış gibi.
Vallahi ne varsa eskilerde var.
Koray...
Ay hayatım *** ne?
*** ne olabilir?
Yani benim işim, fotoğraf çekmek.
Ben ne anlarım photoshop'tan yani.
Değil mi tatlım?
Yazık değil mi bana?
Vallahi bilgisayara bakmaktan gözlerim böyle pörtledi, etti.
Ayy, Ömüş.
Sanatçı dediğin böyle angarya işlerle asla uğraşmaz.
Ben asistan istiyorum.
Bana asistan alır mıyız, he?
Ay ne bileyim, böyle yemeğimi getirir.
Photoshop'umu yapar.
Dolabımı doldurur, eder falan.
Hım?
Koray, Yasemin nerede biliyor musun?
Haa...
Iı...
Iı...
Hı?
Yasemin.
Sinan da sordu.
Biliyor musun?
Iı...
Bilmiyorum.
Koray.
Efendim?
Yasemin nerede biliyor musun?
Evet.
Nerede?
Ay, hayır.
Koray!
Ayy.
Hayatım, bende.
Benim evimde.
Yarın öğleden sonra Bruggu'a gidecek.
Biraz böyle kafa dağıtmaya, etmeye...
Ay!
Ömüş!
Şaka yaptım, şaka.
Hayatım, Yasemin diye biri yok ki.
O benim hayali arkadaşım.
Ayy, yemedi.
Ay!
Ay vallahi bayılacağım bunların yüzünden.
Heh, Ömer!
Ay seni kaçırdım sandım ya.
İşe dalmışım da.
Nereye?
Bir işim var.
Sinan Bey'e git.
Sinan şimdi yalnız kalmak istiyordur.
Olsun.
Şimdi öyle dostlar arasında yalnız kalmak, yalnız bırakmak falan olmaz.
Ne acayip bir dinamiğiniz var ya.
İnsan dostunu böyle zamanlarda yanında ister.
Aramız açık, Defne.
Olsun.
Açık da olsa sen git burnunun dibine gir.
Bir gönlünü almaya çalış.
Bir bağırsın, çağırsın, rahatlasın.
Halledin ama aranızdaki meseleyi.
Hadi.
(Telefon çalıyor.)
(Telefon çalıyor.)
Açsana.
Yok dönerim ben sonra.
Aç aç, bakalım ne diyormuş.
Defne hiç konuşasım yok.
Ya Ömer, vallahi çok merak ettim.
Aç bir ya, merak ettim.
Efendim Fikret.
Ha, Ömer.
Müsaitsen yemeğe gelsene, şu mağaza işini konuşalım diyorum.
Ee, yok, değilim.
Biraz işim var da, kusura bakma.
Sonra olur mu?
[Tamam.]
Sen müsait olduğunda haber verirsin o zaman.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Ne diyor, tam olarak?
Yemeğe çıkalım diyor, konuşalım diye.
Yemeğe.
Ömer'i yemeğe davet ediyor.
Ne oluyor lan artık?!
Şşş.
[Tamam, borcum morcum var da...]
...bu dümdüz yürümeye girer ha!
[Borç morç!)
İnsan satın alamazsın arkadaşım!
Ayarı vereceksin artık.
Değil mi ya?!
Ben abartmıyorum yani?
Bu baya baya Ömer'e yürüyor yani.
Kızım yürümek ne kelime ya?
Koşuyor, koşuyor!
[Hayır, abla da hiç çekilme de yok ha!]
Abla bildiğin, kalede kaleci var ama şut çekiyoruz tribine girmiş.
Ne demek bana yemeğe gel falan ya?
Yavaş!
Evet evet.
Yok yani bunun bir alay zamanı geldi de...
...benim elimde kalacak diye korkuyorum ben.
Sen hiç elini korkak alıştırma.
Başka türlü anlamıyor, belli.
Sen buna bir görün.
Lazım.
Lazım.
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Bütün bunlar New York etkisi.
Amerika öz güveni tatlım.
Hayır yani, kadını her mecrada gömüyorum.
Yine de bana mısın demiyor.
Ayol, insanda bir cemiyet utanması olur.
Bir karizma çizilmesi olur.
Hayır. Kadın sabun gibi ellerimden kayıyor.
Ay ama bütün bunlar neden?
Çünkü, neden?
Hayatım.
Kadın batılı etkisinde.
Batılılar ilgilenmezler öyle...
...insanlar onların hakkında ne düşünüyormuş...
...insanlar ne diyormuş.
Hıh.
O, kendi kendiyle ilgilenir.
Hım...
Öyleyse biz ne yapacağız?
Hayatım.
Taktik değiştireceğiz.
Onun kendi kendisinden nefret etmesini sağlayacağız.
Yani, geçmişte aynen bu yöntemle...
...hayat kaydırmışlığım vardır.
Gerçi biraz eskilerde kaldı ama...
...yani günümüze uyarlarız.
Evet tatlım. Hadi, kalk, gel.
Günümüze uyarlama yapacağız.
Hadi gel.
A!
Ay Koriş!
Uyudun mu?!
Ay anlattıklarım sana ninni gibi geldi Koriş!
Ayy...
Geldik mi?
İndik mi?
Neredeyim ben?
Ay uyuyakalmışsın kuşum.
Aa....
Hii!
Ay!
Ay Nörom!
Saat kaç?
[Ay, dur.]
Ay benim Yasemin'i aramam lazımdı.
Ay hayatım, çok acil kapat kapat.
Ayy, ara kuşum. Ara.
Ver ağzının payını.
Ay moralini boz.
[Yaşlandın sen, de.]
Evde kalmışsın de.
Ay hadi ara canım.
Ara ver ağzının payını.
Ay, öyle söylemeyecektim ama...
Ay dur hayatım.
Ne söyleyeceğimi de unuttum şuan.
Uyku, uyku sersemiyim
Ay, neyse hayatım.
Ben seni daha sonra ararım, oldu mu?
Hadi hayatım.
(Öpücük atıyor.)
Bay.
Ay!
Ay.
(Cep telefonu çalıyor.)
(Kapı zili çalıyor.)
Efendim Koray?
Kız! Niye açmıyorsun? Elli kere aradım seni!
Üff, ya arayıp arayıp ne yiyeceğiz konuşuyorsun?
Hayatım yani, illa aç gelirim yani.
[Ay, kafa bırakmadın bende.]
Hayatım sakın kapıyı açma.
Ay ben, bende olduğunu söyledim.
[Kime?]
Ay kime olacak? Ömüş'e tabi ki!
[Ay, bana bak.]
[Çok sinirliydi.]
[Kavgaya falan geliyor gibi bir hali vardı.]
[Ay hayatım, ne olur açma. Kendini koru.]
[Kız duyuyor musun beni?!]
[Ay, Yasemin!]
[Ay Allah'ım!]
[Kız öldün mü? Bir şey söyle!]
(Müzik çalıyor.)
Biraz konuşalım mı?
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Konuşalım.
(Müzik çalıyor.)
(Müzik çalıyor.)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.