Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
[Jenerik müzik]
[Saat sesi]
Bombalara gel! Bugün benim doğum günüm. Allahım, bu ne büyük heyecanlar!
(Gülüyor)
Defne?
Nereye?
Iıı. Ben de seni bekliyordum.
Gidiyorum.
Gidiyor musun?
Hı hı.
İşte anneannem arada çağırıyor yani, gel dedi.
Özlemişler tabi, Esra falan da...
Yani bana kalsa ben daha çok kalırdım da...
İyiydik aslında.
Alışmıştık da birbirimize...
Birlikte yaşamaya...
Tuhaf tuhaf huylarımıza...
...sen düşündüğümden çok daha iyi uyum sağladın.
Sen de hiç fena değildin.
Evet, değil mi ama?
De işte...
Gitmen gerekiyor.
Hı hı.
Iıı...
(Öksürüyor)
Bir şey falan unuttun mu sağda solda? Hadi gerçi unutsan ben getiririm tabi de.
Yok, yani ben zaten yukarıyı topladım...
...öyle bir de aşağıya bakayım dedim. Odana falan.
He, gel. Gel beraber bakalım.
Ayy, kesin bir şeyimi unutacağım ya. Çünkü benim huyum yani...
...hep unuturum ben. Ama neyse sen getirsin.
Bunu unutmuşsun.
Ayy evet!
Eve de nasıl yayılmışsam...
Ne güzel işte, sindin evin her yerine.
Şu, simurk... Hani hikayesini anlatacaktın bana?
Hani çok önemliydi ya senin için. Ben çok merak ediyorum.
Uzun hikaye.
Ömer lütfen!
[Şarkı çalıyor]
Biri verdi bunu bana...
...mavi saçlı kız...
Mavi saçlı mı?
Annem hastaydı da...
...hiç beklemediğim bir gün veda konuşması yaptı benimle.
İşte ben gidiyorum, iyi ol...
...doğru ol falan.
[Müzik çalıyor]
Tepem attı işte benim de. Kabullenemedim. Kavga ettik.
Annen ile?
Hı hı.
Sonra o geldi.
Mavi saçlı kız.
Bu armayı verdi bana.
Git dedi annenin yanına, sarıl.
Madem ne kadar vakti kaldı bilmiyorsun...
...git yanında ol dedi.
Ne güzel demiş.
Dediğini yaptın mı bari?
Evet.
Annemin yanına gittim, barıştık.
Meğer son günleriymiş...
...işte o kız olmasaydı...
Annen ile küs ayrılacaktınız. Ömür boyu vicdan azabı çekecektin.
(Nefes veriyor)
Vay be, kıza bak!
Kendi farkında değildir tabii ama...
...resmen senin hayatını değiştirmiş.
Senin için çok önemli biri olmuş.
Ee, sonra bir daha bir yerlerde görüştünüz mü?
Iıı. Ben aradım. Çok izini sürdüm aslında ama, bulamadım bir şey.
Sonra da böyle kaldı.
Çok ilginç.
Şimdi anladım...
Ömer?
Hı?
Benim aklıma bir şey geldi.
Bence bu burada kalsın.
Sana o günü hatırlatsın.
Anılarını hatırlatsın sana.
Annen ile yaşadıkların...
...o kızın sana kattıkları...
Çok tatlısın.
O zaman gitme zamanı.
Sen bayağı bayağı gidiyorsun.
Yani...
...mecbur.
[Müzik çalıyor]
Her şey için teşekkür ederim.
Seninle yaşamak çok güzeldi.
Seninle de öyle.
O zaman...
...görüşürüz.
Iıı, Şükrü çıkıyordu. Bıraksın seni.
Ya benim bir huyum var ben dolap kapaklarını hep açık bırakıyorum. Artık sen...
...mecburen kapakları benim arkamdan kapatacaksın.
Yok yok, değiştirme. İzleyeceğim.
Sevmek istiyorum ben bunu. Hatta hastası olmak istiyorum.
Senin sevdiğin ne varsa, ben de anlayıp onları sevmek istiyorum.
Sakın bana kahvaltı etmeyeceğim deme, vallahi zorla yediriririm!
Derya, ne haber?
İyiyim, siz?
İyi. Ömer?
Odasında.
Allah! Hadi bakalım.
Ay!
Ay dur, acaba girdim mi ofise?
Ay, bu kim?
Ah!
Koray Bey, ne yapıyorsunuz?
Ayy, bu çirkinin sesi her yerden çınlıyor.
Ayy, ben geldim!
Ay çocuklar, açıyorum gözlerimi!
Ay, sürpriz doğum günü partilerine bayılırım!
Açıyorum, aç-tım!
Ay!
Ay! Mahçup oldum şu anda.
Ay Koray Bey kimin doğum günü?
(Öksürüyor)
Tatlım...
...en çok kim doğduğu için mutluyuz?
Tarkan!
Iyy, kız! Oturduğun yerden Tarkan hayali mi kuruyorsun?
Çirkin!
Ayy, hayır canım. E kimin doğum günü peki?
Hayatım, şöyle bir etrafına bak istersen.
Bakıyorum, Kıvanç mı?
Kıvançcığım! Hayatım, bu kız seni gözüne kestirmiş.
Kafesleyecek galiba. Kaç kurtar kendini!
Ay Koray Bey söyleyin artık, kimin doğum günü?
Tabii ki, benim!
(Gülüyor)
Koray Bey'in doğum günü mü?
Gerçekten mi?
İyi ki doğdunuz Koray Bey.
Sağ olun çocuklar! Ay, gözlerim yaşaracak şimdi.
Tabii ki de iyi ki doğdum, ben doğdum!
Hayatınızda olduğum için çok şanslısınız.
Şükretmekte de haklısınız ayrıca.
(Gülüyor)
Koray Bey?
Biz sizin doğum gününüzü haziran ayında kutlamadık mı?
Iyy!
Hayatım! O benim yaz doğum günümdü, bu kış.
Keser misin artık?
Iy, bayılıyorsun böyle kendin hakkında konuşmaktan.
Burada konu sen değilsin hayatım, benim!
Ay bilseydik bir hediye alırdık.
Hayatım alırsınız, alırsınız.
Bakın...
...bunu...
...buraya koyuyorum...
Kendi aranızda paylaşın. Bunu ben düşündüm, ben yaptım. Ben!
Ay Koray Bey, bu ne?
Ha, ayy! Ta daaa!
Hediye listem.
Pahalıdan ucuza doğru yaptım.
Ay hadi bir şeyleri seçin kendi aranızda.
Iıı, fakirler şu alttaki şeylerden alabilir.
Eğer 19 numarayı alacaksanız, çilekli olsun.
Ay çok mutluyum. Resmen doğum günüm!
Biz şimdi listeden hediye mi alacağız?
Tabii ki. Hayatım, şu hayatta girip girebileceğin tek liste burası.
Keyfini çıkar!
Aa, bu arada üstü patronlara bırakın. Oldu mu?
Gerçi siz alamazsınız böyle şeyler. Gücünüz yetmez.
Ay, size bakınca böyle bir şeyler hissediyorum.
Fakir kalmış gibi görüyorum kendimi.
Ay, iyi ki doğdum. İyi ki doğdum! Ben doğdum!
İyi ki doğmuşum Allah'ım çok mutluyum!
İyi ki doğmuşum!
Ben doğdum, ben!
(Gülüyor)
(Şarkı mırıldanıyor)
Nasıl yani?
Ya basbayağı işte! Fikret Galo baloda bizim ile çalışacakmış. Anlattığım gibi.
E hani pek haz etmiyordu benden. Ne olmuş da değişmiş?
Bilmiyorum ağabey, bilmiyorum. Ne olduysa oldu. Tamam işte! Durum budur yani!
Ya şaşırsana!
Tamam, konuşalım gelsin.
Ay, hemen bir ağırdan al hemen! Bravo!
Alkış, tebrikler... Harika!
Hayır resepsiyonda da görmedik ya biz onu, ne oldu acaba?
Yani anladın mı, kararını ne değiştirdi?
Neyse ya, çok süper oldu ha!
Ya, dünya basınına çıkacak oğlum bu defile!
Ömer sevinir misin?
Hı?
Tamam kızma, seviniyorum seviniyorum.
Ay ne kadar saçma ya?
Ay anlamıyorum ki neden Passionist'i seçmiş?
Dün gece de göremedik zaten.
Onlar da göremedi.
Ee?
Ne oldu?
Hayır yani, ne olmuş olabilir ki?
Ay hiç anlamadım ben de.
Hayır, yani Ömer bir şey yapmış diyeceğim...
...ama Ömer de ilgilenmez kendini satmakla, biliyorsun.
Bilemiyorum valla.
Bence, biz her şeyi düşünelim.
Belki de yapmıştır.
Kimin kuzeni?
Asıl Sinan yapmıştır...
...ben ondan bekliyorum.
Ne gibi?
O tatlı diliyle falan kadını ikna edecek bir sürü söz söyleyip...
...aklını çelmiştir.
Sinan sürprizlidir.
Yasemin...
...sizin Sinan ile aranızda ne var?
İş ilişkisi işte?
Küpeleri sana Sinan'ın aldığını biliyorum.
Hım.
Biliyorsun.
Ay canım içinden gelmiş Sude!
Yasemin...
...sizin Sinan ile aranızda ne var?
Ya...
...iş ve arkadaşlığın ötesinde bir şey sanki.
Ha ne diye sorma, inan ben de bilmiyorum.
Ama...
...bir şey var.
Bana ne zaman söylemeyi düşünüyordun peki?
Söylesem de ne söyleyecektim ki?
Ha dediğim gibi, muğlak bir durum.
Ama madem, artık dışarıdan da belli olacak bir duruma gelmiş...
...o zaman senden izin almam lazım Sude.
Yani, sonuçta Sinan ile ilgili ne dersen o olur.
Seninle aramızda güzel bir bağ kurduk.
Bence de.
Biz sevdik birbirimizi.
Yani, birlik olduk...
Seni kaybetmek istemem Sude, söyle.
İstemiyorum.
Böyle bir şeye hazır değilim.
Onunla birlikte olman...
(Nefes veriyor)
...içime sinmez.
Ama yine de...
...karar senin.
[Telefon çalıyor]
Pardon.
Efendim?
Ama...
...ama...
...hay ben senin izin alan aklını Yasemin ya!
Vermedi, vermedi!
Hı!
Sinan...
Arıyorum o zaman.
Kimi?
Ece'yi?
Rigalo ile bir konuşsun falan, ne bileyim bir randevu ayarlasın...
...çalışmaya başlayalım.
Tabi tabi ara, başlayalım.
Alo Ece?
Ece Hanım?
Nasılsınız?
İyi biz de. Hatta haberleri aldık daha iyi olduk.
Evet evet. Ya şey için aradım...
...ııı Fikret Hanım ile bir konuşsanız da biz onu burada bir ağırlasak...
...artık böyle bir ne bileyim çalışmaya başlasak... Nasıl olur?
Hı?
Tamam. Tamam, bekliyorum.
Arayıp dönecekmiş.
Sürprize!
Açayım mı?
Aç, niye böyle geziyorsun ki düşeceksin, kıracaksın bir yerini.
Aaa, ayy... Doğru diyorsun...
...zaten deminden büyük vazoyu kırdım.
Olsun, Ömüş yenisini alır.
Açıyorum, açıyorum... Aç-tım!
Aa, yok!
Ne yok?
He, ayy anladım. Benim böyle tahmin edemeyeceğim bir zamanda yapacaksınız.
Değil mi?
Neyi?
Ay sürpriz doğum günümü!
Parti istiyorum, parti!
6 ay önce kutlamadık mı biz senin doğum gününü!
Hıı, hayatım o bir kere yarı finaldi.
Bu, eleme gecesi.
Ondan yani...
Ee, peki hangisi senin gerçek doğum günün?
Bu!
Emin misin?
Ya bırak kandırıyor bizi... Senede üç defa kutluyor bilmiyor musun?
Bak emin misin?
Ay vallahi bu!
Oo, kardeşimin doğum günüymüş, doğum günüymüş! Kutlarım!
Ay çok teşekkür ediyorum, çok sağ olun!
E kutlu olsun madem, gel öpeyim!
Ayy, canlarım!
İyi ki doğdun Koray!
Çok eşeksiniz ya, çok seviyorum sizi.
Çok çok çok çok seviyorum...
İyi ki doğdun...
Bana bakın! Öyle kuru kuru öpücükle bu işler olmaz!
Sürpriz doğum günü partisi istiyorum!
Çılgın bir organizasyon... Pahalı hediyeler... Duydunuz mu beni?
Iyyy! Ucuz patronlar!
Hadi bye!
Yemedi.
Yemedi.
[Telefon çalıyor]
Efendim?
Nasıl?
Tamam, tamam söylerim.
Gelemezmiş.
Niye?
Gelemezmiş, bisikleti yokmuş.
Yok, değil mi?
Ne?
Mide bulantısı falan?
Yok Serdar.
Baş dönmesi?
Emin misin?
Böyle, kapa gözlerini. Kendini, ııı kamikazade hayal et.
Böyle uçuyorsun falan.
Yine mi yok?
Offf! Serdar bir üzerime gelmez misin?
Yok işte ya, dönmüyor! Tık yok!
Peki can erik, dağ çileği? Hı?
Böyle aşerme babında?
O zaten ileri safha.
Hani bizim... Geçemediğimiz...
Anladım.
Ne anladın?
Tamam canım, olmuyor işte.
Ha, benim yüzümden yani?
Haydaa!
Ben miyim yani şimdi suçlu?
Ya tatlım ben onu mu diyorum?
Ne diyorsun Serdar?
Niye olmuyor o zaman bu?
Ya bilmiyorum!
Hem, şu an bana niye bağırılıyor?
[Kapı çalıyor]
Hi! Kesin anneannen!
Uğrayacağım diyordu. Çok fena darlayacak Serdar.
Pis geliyor.
Ya gelmiş işte, gelme mi diyeyim?
Bana bak, sakın söyleme tamam mı izin günüm olduğunu!
Saklanıyorum ben.
Ya ne bakıyorsun, gidip açsana!
Offf! Kulaklarım sızlıyor ya!
Ya yeter ama ya!
Hani Nihan nerede, izin günüydü bugün hani?
Iıı. Şey, anneanne, ııı...
Heh, gel kızım gel!
Tut şunu.
Bak bin şifalı bir karışım hazırladım sana.
Dua edeceksin bana sonra.
Hadi gel!
Al şunu... Getir bakayım bir bardak!
Hadi!
Geldim, geldim.
İyi iyi, tam da böyle bir yer aradığımız işte. Arkayı da depo yapar...
...mis!
Ayakkabı mı yapıyor dedin ağabey?
Hıı. Kalıp ustası.
Ama ne usta! Çok değerli bir zat he!
Bak şimdi benim de zaten referansım ile geliyor...
...artık kirada bir güzellik yapacaksın.
Ayıp ettin. Sen istedikten sonra...
...az hakkın yok üzerimde.
Ağabey beğensin de, gerisi kolay.
Eyvallah.
Ben bir arayayım o zaman...
...müsaitse gelir bakarız.
Ya Sadri Ağabey, İsmail ben.
Evet evet, Ömer'den.
Eyvallah.
Ben şimdi makul bir dükkan buldum gibi burada.
İstersen gel bakalım.
İçine sinerse ne ala...
Tamamdır ağabey, atıyorum adresi.
Hürmetler.
Ne yaptın sen?
Fikret Galo'ya ne yaptın?
Hani seni beğenmiyordu?
Ne oldu şimdi?
Bunu söylemek için mi geldin Sude?
Evet bunun için geldim.
Sizinle çalışacakmış ha...
...bak sen! Neden acaba?
E değişmiştir fikri...
...hayat, oluyor bazen böyle.
Bir şey yaptın sen.
Görüştünüz değil mi?
Bravo ya... Etkileyici Senyor İplikçi...
...ona kimse hayır diyemez.
Sudeciğim, canım... Bak çalışıyorum, gazete okuyorum...
...dünya kadar işim var, hadi.
Görüyorum, evet.
Her alanda hem de.
Devam et, devam et sen.
Kolay gelsin!
Sağ ol!
[Kapı çarpıyor]
[Kapı çalınıyor]
Ömer Bey...
Hı?
...efendim, ııı... Bisiklet yok.
Ne demek yok?
Vallahi yok. Yani, bagajdaydı ben de anlamadım. Ama yok yani.
Şükrü bisiklet yani nasıl yok? İyi baktın mı ya?
Baktım efendim, çok iyi baktım ama yok maalesef.
(Nefes veriyor)
İyi ki de doğdun, Ko-riş! İyi ki de doğdun, Ko-riş!
İyi ki de doğdun, iyi ki de doğdun, mutlu da yıllar...
Saaana...
Hayır!
Koriş diyeceksin!
Peki Neriman Hanım.
Iıı, bak şimdi... Iıı, kapıyı açacaksın...
...tamam mı... Koriş gelecek tabii...
...diyeceksin ki, Neriman Hanım evde yok.
Ondan sonra, ama ben size börekler yaptım, buyrun içeri diyeceksin.
O da tabii hemen girecek...
Ondan sonra ben, kostümümle aşağıya ineceğim...
...ve, iyi ki de doğdun, Ko-riş! İyi ki de doğdun, Ko-riş!
İyi ki de doğdun, iyi ki de doğdun, mutlu da yıllar Kooo-riiiş!
Iııı, İbrahim'e bağlama. Ama yine de güzel oldu.
Bana bak kız, biz seninle sahneye mi çıksak?
Sen böyle önden çıksan, beni anons etsen...
...sonra da ben, prensesler gibi sahne alırım.
Ne diyorsun?
Yok Neriman Hanım, ben almayayım.
Ay sana bir şey veren yok zaten! Ay, aman!
Çekil zaten! Koriş'im gelecek benim, Koriş'im gelecek!
Ben geldim!
Ama geldi, saklanamadım...
İyi ki de doğdun, iyi ki de doğdun...
Mine, öfff. Ay, yanlış yerde girdim!
(Ağlıyor)
Ayy, sen de mi doğdun!
İyi ki mi doğdun! Ay, seninle aynı gün doğmayı reddediyorum!
Ay çok kötüyüm şu anda, çok!
Ay yok Koriş'im... Aman o doğsa ne olur, doğmasa ne olur...
Ay hayatım biz sana prova yapıyorduk...
...ay, Mine! Her şeyi karıştırdın!
Ben ne yaptım Neriman Hanım ya?
Yanlış yerde girdin. Ay hadi çık! Beni Koriş'im ile başbaşa bırak!
Ayy, Koriş'im... İyi ki doğdun aşkların en Koriş'i!
Ayy, doğdum değil mi hayatım?
Bak...
Aa, o ne tatlım?
Cycle hayatım. Ömüş'ün doğum günü hediyesi.
Sürpriz yapıyordu ama önce ben buldum!
Ayy, güzelmiş. Ay bana da alalım, birlikte gezeriz.
Ayy, gezeriz hayatım. Şöyle Ortaköy, Bebek falan yaparız.
Ama şeye gitmeyelim hayatım, Hisar'a... Ay çok kalabalık hayatım...
...böyle halk var orada, sıkılıyorum.
Doğru diyorsun, bak!
Ayy, inanmıyorum! Çok mutluyum çok!
Tabii ki hayatım dünyanın en önemli şeyi senin doğum günün!
En güzeli ile kutlayacağız. Sonra da...
Hediye!
Hı hı, evet!
Ayy!
Ayy, iyi ki varsın Nörom!
Evet iyi ki varım. Ama iyi ki sen de varsın. İyi ki doğdun!
Çok teşekkür ediyorum hayatım!
İyi ki de doğdun...
Mine!
Üff, ay! Yok yine.
Ayy, ayy! Şu an çok mutluyum.
Ay Allah'ım!
Buyur ağabey.
Valla güzel. Olur valla burası, çok güzel.
Esnafı da iyidir ağabey buranın. Rahat edersin.
Öyle hiç başın ağrımaz... Muhabbet falan.
İyidir yani.
Şimdi bizim dükkan yıkılınca ben aslında emekli olmak istedim ama...
...Ömer bırakmadı. İlla devam edeceksin diyor.
Vardır ağabey bir bildiği...
Demek vazgeçemiyor sizden.
Vefalı çocuktur Ömer.
Dostlarına, geçmişine, kayıp zamana çok değer verir.
Zamanın kaybolduğu yok be ağabey...
Biziz kaybolan.
Çekiliyoruz köşemize, öyle saklanmak için...
...sanki biz saklandığımızda geçmiyor zaman, akmıyor.
Var mı ağabey öyle bir şey?
İlla geçer zaman.
E haklısın doğru tabii. Yani kaçmak boşuna.
Hayat seni nereye savurmak istiyorsa, işte oraya yolluyor bir gün seni.
Öyle...
Bizim kısmetimiz de burasıymış demek ki.
Hem toruna da yakın.
Aa, bir de torun mu var ağabey? Allah bağışlasın.
(Gülüyor)
Yok daha yolda, gelecek inşallah.
Sende var mı çoluk çocuk?
Yok be ağabey! Ben daha kendi yönümü bulamamışım...
...ne çoluk çocuğu?
E peki, şimdi ne yapıyorsun sen şimdi?
(Gülüyor)
Duruyorum.
Yani...
...evet duruyorum.
Öyle arada bir yerde...
...yolumu arıyorum.
Bakacağız.
Üzülme, sen de bulacaksın elbet bir gün yolunu.
E hadi bakalım bir çay ısmarla da şu dostluğumuz bir pekişsin, ha?
Hemen.
Ya, Ömer'in ne güzel arkadaşı varmış. Hiç haberim yoktu ya...
Eyvallah ağabeyim benim!
Hadi gel bakalım.
Buyurun.
Lütfen.
Lütfen ağabey.
[Kapıyı kilitliyor]
Merhabalar...
Ya şu...
...ana!
Oha! Öhö, pardon!
Çok güzel olmuş.
Şey, ben de gidiyordum.
Hayır gitme ya, bir dakika niye? Benden mi kaçıyorsun? Kaçma!
Tamam tutarım ben kendimi hiç, hiç şey yapmam.
Ay yok canım, hayır ne alakası var?
İş güç...
Ya bırak şimdi işi gücü. Bir göreyim seni böyle bir ya...
...şöyle bir özledim yani, bir doya doya bakayım.
Aa! Ay saçmalama canım!
Ay ne özlemesi?
Hem... Hem bakacaksın da ne olacak?
Yasemin ne oluyor ya?
Lütfen hareketlerine dikkat et.
Şirketteyiz.
Tamam canım, ederim. Şey yapmam yani... Merak etme.
E o zaman akşam görüşelim?
Hı? Seni misafir edeyim, gel bana?
Olmaz.
İyi ben sana geleyim, sen beni misafir et.
Ay o hiç olmaz!
Haydaa!
[Telefon çalıyor]
Pardon.
Efendim?
Tamam geliyorum. Geliyorum.
Bana bak, sakın kurtulduğunu zannetme, tamam mı?
Konuşacağız, bir şey var. İkna edeceğim seni.
Iıı. Sinan...
...ay ne yapacağım ben?
Ay!
Kahvemi alayım.
(Nefes veriyor)
Korişim, hadi sen şöminenin oraya geç.
Şöminenin mi?
Bakayım hayatım, bakayım.
Hii! Ayyy, inanmıyorum, hediye almışsın bana!
Ayy, ay hayatım hiç gerek yoktu!
Ayol, bir tanecik Koriş'imiz var. Açsana!
Ayy, açıyorum. Ay, şu an çok heyecanlandım!
Haa! Ayy, en sevdiğim! Saat almışsın bana!
Çok teşekkür ediyorum hayatım.
En pahalısından, en kalitelisinden...
...eee, ııı hadi sen bir de, iii tuvalete git bakalım.
Ayy, gideyim mi?
Hı hı.
Tamam, bakayım.
[Kapı çalıyor]
Ayy, kim bu?
Ay, ne bileyim? Mine bakar.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk, merhaba.
Buyrun.
Ee, merhabalar.
Merhaba.
Kim bu?
E ayol, Ömer'in Şükrü'sü! Tanımadın mı?
Niye gelmiş?
Ayy, ay dur. Kafam karıştı benim yine.
Iıı, buyur canım. Ne vardı?
Iıı, efendim ben biraz araştırdım da, galiba bisiklet Koray Bey'de.
E onu almaya geldim.
Ne?
Ay bu bisiklet benim değil mi yani?
Yok efendim bisiklet sizin değil. Ben alayım onu en iyisi.
Ayy, hayır alamazsın! Çek elini üzerinden! Ölürüm de vermem!
Koray Bey, Ömer Bey al dedi bisikleti.
Ayy, al dedi, git dedi, vermem dedi. Ayy! Nörom bir şeyler yap!
Ayy, Şükrü! Ömer Bey Koriş'e hediye etti bunu!
Yok efendim, başkasınınmış bu.
Ay Nörom, neler söylüyor? Yok başkasınınmış!
Benim bu benim! Ayy, bırakır mısın vicdansız adam!
Koray Bey, ne olur yapmayın efendim. Ömer Bey size yenisini alacakmış.
Ben ona daha pahalısını, daha güzelini, böyle zillisini, sepetlisini alırım dedi.
Haa, ay şunu baştan söylesene Şükroş Bey...
...ay bana en güzelini alır tabii ki.
İyi al sen bunu götür. Zaten çirkin bir şeydi, sevmedim.
E, müsadenizle ben gideyim o zaman.
E git canım, git.
Hadi.
İyi günler.
Sana da, hadi.
Ay Nörom, zaten üzerine sığamıyordum.
Ayy, bisiklet görünmüyordu benim yüzümden.
İyi de, bisiklet kimin acaba?
Aaa...
Hee, tam 17 çeşit şifalı ot var bunun içinde.
Hee, sabah akşam içeceksin.
Sonra zaten şıp diye bebek.
Ya hiç dertlenmeyin. Çözeceğim ben!
Serdar niye içmiyor?
Aaa, niye içsin?
Ha eminsiniz yani?
Kesin benden?
Valla bizim sülale üretken...
...beşizler mi dersin, üçüzler mi... Maşallahımız var.
Pek ıska yok yani.
Bir dakika ya...
...kollektif olarak üstüme geliniyor ama benim şu an.
Aa, e sen de kabahatini bir kabul et canım!
Aa, ayıp değil ki bu. Olur.
Senin de kusurun bu.
Serdar!
E, anneanneciğim, şimdi... Öyle demesek?
Serdar, ne diyelim oğlum? Senden mi olmuyor diyelim?
Ee, yok canım! Öyle şey olur mu, ne alakası var?
Serdar!
(Gülüyor)
E herhalde... Nelerle besledim büyüttüm ben onu...
...şimdi de seni besleyeceğiz demek ki. Takviye lazım, takviye!
Hadi iç bakayım, soğutma. Hadi, bir dikişte. Ha kızıma!
Hadi, hadi iç aşkım. Hadi!
Serdar!
Tamam, içme aşkım.
Aa, Serdar!
Aaa, Serdar Serdar Serdar!
Ya, ölsün be Serdar! Ölsün de kurtulun ya, Allah Allah!
İllallah geldi be! Yeter ya, of!
Bak hep senin yüzünden.
Serdar!
Buyrun, kime bakmıştınız?
Hii! Ayy, Galo Hanım o! Salak, çekil!
Şey, ıı, Galo Hanım, pardon Fikret Hanım...
...e siz tabii patronlara gelmiştiniz, şöyle ki... Ömer Bey, Sinan Bey.
Teşekkür ederim.
Ay, şey, ya kusura bakmayın ben biraz heyecan yaptım da yani...
...gerçekten söyledikleri kadar varmışsınız.
Ne diyorlar mesela?
Yani diyorlar ki harika bir kadın falan hani, duruşuyla, tarzıyla, karizmasıyla...
...böyle her şeyi bir başka. Örneğin mesela, buluzünüze bayıldım.
Kalıbına mı, kumaşına mı?
Hı?
Ee, her türlü?
Iı, şey, ben bir de sizden bir tüyo istesem?
Mesela ben nasıl gözüküyorum?
Bence tavsiyeye ihtiyacın yok. Doğru yoldasın sen.
Senin olayın elbise.
Gerçekten, ciddi misiniz? Tutturdum yani!
Yalnız, bence daha koyu renkler tercih etmelisin.
Bir de ben senin yerinde olsam bu tarz elbiselerde saçımı toplarım.
Dikkati dağıtmasın.
Hıı.
E, Sinan Bey'in odası ne tarafta?
Karşıda.
Ayy, teşekkür ederim. Harikasınız!
Topladım, heyt be!
Kaptım tüyoyu Galo'dan. Ayy, Face'ten eklesem mi?
Ayy, canım... Ekleyeyim.
Sevinsin.
Sinan?
Efendim?
Girebilir miyim?
Aaa.
Kimler teşrif etmiş...
...buyrun.
Teşekkürler.
Buyrun.
Ne güzelmiş burası böyle, kendi halinde.
Sıcacık.
Öyle, öyle.
Iı, sizin gibi.
Şu sizi bizi atsak mı ya en başından, hı?
Peki, ıı o zaman, şey, ne diyelim... Galo diyelim?
Yok, Fikret desek?
Fikret?
Olur, tamam... Iıı o zaman... Ne içersin, Fikret?
Ya, biliyorum söylemene gerek yok. Türk kahvesi, sade.
Evet doğru ama daha zamanı gelmedi, sağ ol.
Tamam, peki.
Iım. Iıı. Ben sizinle, seninle yani...
...gerçekten çalışmaktan dolayı çok heyecanlıyım hani...
...hepimiz çok heyecanlıyız. Ve birlikte çok güzel şeyler yapacağımıza inanıyorum.
Valla bence de öyle.
Tasarımlarınızın beni mutlu edeceğini düşünüyorum ben.
Yani benim elbiselerim ile sizin ayakkabılarınız...
...arasında böyle ne bileyim, bir ruh birliği olacak gibi. Hı?
Ne derim?
Iı, tabi tabii... Şey ya... Çok, çok güzel. Evet harika olacak.
Demek fikrin değişti.
Nasıl?
Hı, ıı hani şeydi ya bu...
...beğenmemiştin ya, öyle söylemiştin... Ömer'in tasarımlarını falan...
Aman! Niye açıyorum ki zaten şimdi konuyu? Boşver, gevezelik...
...öyle kaşıyıp duruyoruz.
Evet, öyle dedim. Geçen yılki koleksiyonunuz için.
Bir kırgınlık mı oldu yoksa?
Yok canım, ne kırgınlığı olur mu öyle şey?
Kırgınlık falan değil. Zaten biz onları kendimiz için çok yapıcı eleştiriler olarak aldık.
Hı, iyi. Yani siz de beni eleştirebilirsiniz. Ben açığım. Bozulmam.
Diyorsun.
Iı. Evet, şey... İlginç tabii...
...ben sana örnek bir katalog hazırlattım bu, ayakkabı şey, tasarımları ile alakalı.
Da nerede ki şimdi?
Ha evet.
Bakalım...
Ben bu arada şey, defilenin ilk parçasını da gördüm.
Harikulade, gerçekten muazzam.
Sen bir şey yap, incele... Yani içinden bak, beğendiklerini konuşuruz.
Ayarlarız yani.
Az önce Ece ile konuştum.
Guess what?
Ne?
Fikret Hanım bize bir uğrayacakmış.
Ne?
Ne zaman?
Bugün mü? Şimdi mi?
Evet.
Bugün size uğrayacak dedi.
Ay Sude hemen hazırlanmalıyız... Ay bir sürü şey almamız lazım.
Ben Pınar'ı arayayım atıştırmalıkları halletsin.
Sen de hemen çok güzel bir rose sipariş et, tamam mı?
Ya Fikret Hanım'ı en güzel şekilde, ya süper şekilde ağırlamalıyız.
Tamam, halledeceğiz. Tamam.
Ayyy! Beklenen gün geldi!
Hadi Sude hadi, çabuk. Hallet çabuk çabuk.
Ay tamam! Sen de biraz sakin ol.
Alo Pınar, şimdi not al. Çok önemli bir misafirimiz var.
Söylüyorum... Karışık makaron,
...karışık makaron istiyorum, ııı taze çilek, taze çilek istiyorum...
...hı hı, ııı biraz tuzlu olsun somonlu kanepelerden...
[Kapı çalıyor]
Gel!
O-ha!
Sebep?
Hakikaten, o-ha!
Sadede gel kardeşim.
Fikret buradaydı.
Ya inanamıyorum. Galo, Galo. Galo, Fikret deyince de bir tuhaf duyuluyor...
...değil mi? Ama kendi istedi biliyor musun denmesini?
Çünkü şimdi Galo onun şimdi şirket ismi falan ya...
...o yüzden bana Fikret deyin...
Ya harika bir insan oğlum. Gerçekten harika bir insan yani.
Sen sevmezsin gerçi.
Ya böyle bir şe... Bak...
...bunu o yaptı.
Herhalde ömrümün sonuna kadar saklayacağım.
Bir dakika, bir dakika...
...şimdi buraya geldi...
...seninle görüştü...
...gitti. Öyle mi?
Hıı.
Sen niye bozuldun ki şimdi? Sen, değil mi, bir bozuldun?
Saçmalama.
Ee, seçti mi ayakkabıyı?
Cık. Iı ıı.
Ne cık, ıı ıı?
Orası biraz karışık.
Ne demek karışık Sinan?
Dedi ki, bunlar olmaz.
Acaba dedi Ömer Beylerden rica etsek...
...kendileri bize yenilerini çizebilirler mi acaba, dedi.
Yeni bir şeyler?
Merhaba.
Merhaba, hoş geldin.
Yasemin Kayalar'ın ofisine gelmiştim.
Ay şey... Yasemin Hanım'ın çok böyle özel bir toplantısı var da...
...onun için hazırlanıyor. İsterseniz ben sizi şurada bekleteyim?
Olur, tamam.
Ay merhaba bu arada.
Merhaba.
Buyrun buyrun.
Buyur buyur, şöyle oturabilirsin.
Ben de böyle, çay simit falan yapıyordum...
...sen ne görüşecektin Yasemin Hanım ile? İş başvurusu mu?
Iıı. Aslında...
Ayyy! Çok afedersin ya!
Şey, sana da ikram etmedim ama, simit ister misin? Şöyle ısırılmamış yerinden?
Valla çok sıcak bak, taze.
Hadi bir parça alayım.
Çay ister misin, çay vereyim mi?
Yok yok, çay içtim. De, bir türk kahvesine hayır demem.
Hıı. Hemen söylüyorum.
Iıı şey. Odaya iki tane türk kahvesi alabilir miyiz? Sade.
Teşekkürler.
Ay ben sormadım sade dedim ama demese miydim?
Yok yok, iyi dedin. Sade içiyorum zaten.
Hıh. Ben de işte, bu saatlerde hep bir kahve patlatırım.
Öyle ben, her istediğimde içemiyorum.
İstanbul'da yaşamıyorum aslında ben. Arada gidip geliyorum.
Hıı. Ama özler insan ya...
...ben mesela İstanbullu olmamama rağmen böyle bir, bağlandım...
...yani uzağa gittiğim zaman, böyle Boğaz kokusunu falan özlüyorum.
Ya sen ne diyorsun? Benim çocukluğum Beyoğlu'nda geçti!
Sonra, Eminönü bak... Orada bak bir kurufasulyecim var...
...bak geldiğim gibi oraya giderim. Bu sefer de gittim kapanmış.
Nasıl içimde kaldı anlatamam.
Ooo sen kuruyu asıl benim anneanneme soracaksın ya.
Bir kuru yapar, yanına da böyle bir pilav... Tane tane...
Ailecek böyle bir toplanıyoruz masanın başına...
...tabii ağabeyim her seferinde abartıp abartıp bir sürü yediği için...
...sonra uyuyamıyor bütün gece. Ama hep böyle yapıyor yani.
(Gülüyor)
E tabi iyiyse dediğin kadar, normal.
Bir de böyle aileyle yenilince tadı bir başka çıkıyordur.
Sen deli misin?
E gelsene... Mesela bu akşam bize gel.
Hep birlikte kurufasulye yiyelim.
Anneanneme söyleyeyim yapsın.
Aa! Sen ciddi misin?
Ee, harika!
Ya ben senin gibi bir insan görmeyeli ne kadar uzun zaman oldu biliyor musun?
Ne kadar iyisin sen!
Estağfurullah canım. Öyle elektriğimiz falan tuttuysa, şey olduysa ondandır.
Ama anladım ya ben... Sen de biraz böyle benim gibi böyle eserekli insana benziyorsun.
Ay sorma! Deli diyen bile var.
Deli gücü değil mi? Evet o arada bana da şey yapıyor, geliyor yani.
Aa, şey ya! Biz, tanışmadık...
...Defne ben.
Defne?
Aa, Sude... Gel gel.
Siz Fikret Bey'i yukarıda beklerken...
...hanımefendi de Yasemin Hanım ile görüşmek için gelmiş...
...sen iş başvurusu içindi değil mi?
Defneciğim, canım sen bir sus artık istesen.
Çünkü, resmen Fikret Galo ile konuşuyorsun.
Ne?
Oha!
Oha mı ayy! Bunlar hep böyle mahalleden Nihan'dan bulaşıyor...
...benim ağzıma... Yoksa bilmeden ağzıma bilmeden şey yaptım...
(Gülüyor)
Resmen Fikret Galo, komikmiş!
Hıı.
Resmen Fikret Galo ben.
Iıı. Memnun oldum...
Ben de... Akşam sendeyim o zaman Defne.
Tamam, tamam.
E ben de bir gelmişken, patronlar ile bir görüşeyim.
Değil mi?
Tabii!
Ee... Tabii şey, siz buyrun. Ben hemen geliyorum.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Ne, nereden bileyim?
Yuh ya! Ne demek akşam sizdeyim?
Nereden bileyim ya!
Ayy!
Hayret bir şey ya...
Hiç ya, bana ne ben sevdim kızı ya. Valla helal olsun ya...
...hiç yani Fikret Galo demezsin.
Ayşe dersin.
Ayşe!
Serdar ya...
Hı?
Biz hiç çıkmasamıydık ya?
Baksana sanki herkesin gözü üzerimizde. Bizden konuşuyorlar.
Aşkım saçmalamaz mısın?
Sanki alnımızda yazıyor bunların çocuğu olmuyor diye.
E anneannen dedi ama, herkes konuşuyor dedi.
Ya sen ona ne bakıyorsun...
...Allah Allah, millete neymiş bizim çocuğumuzun olup olmamasından...
...ya mesela Ferdağların bebeği olmasa, sen sağda solda bunu konuşur musun?
Yok artık!
E bak!
Tabii konuşurum Serdar deli misin? Bomba gibi haber ya!
Valla, gerçekten de mesele bana bir civcivli geldi bana da ha.
Ben de konuşurum, doğru.
Biz geri dönelim gel bak valla, hadi gel. Geri dönelim.
Ya aşkım bir dur!
Allah Allah, geziyoruz işte ne güzel!
Evde otur otur şiştik valla ya. Hem bak, kahveye de gitmiyorum...
...konuşurlarsa konuşsunlar. Hem bize ne?
Umurumuzda sanki!
Evet ya, ne derlerse desinler. Deniyoruz yani sonuçta, ne var?
Aynen.
Ayrıca konuşuyorlarsa da onların ayıpları.
Onlar utansın, ben mi utanacağım?
Heyt be! Karıma bak be! Gülnihan'ım benim.
Gel!
Serdar?
Hı?
Şunlar bizi mi gösteriyor?
Kim ya?
Beni mi gösteriyorsun sen?
Gel gel yüzüme söyle, ne oldu? Ne var?
Ya dur, ne yapıyorsun?
Evet, olmuyor. Ne olmuş? Ne var?
Sende dört tane var da ne oluyor be? Hepsi birbirinden çirkin.
Bana bak, doğru konuş!
Konuşmuyorum ne olacak?
Deli bu kız. Gel gel, bulaşma.
Bulaş bulaş!
Bulaş bak ben sana ne yapıyorum. Bir kafa göz gireyim sana da...
...bakalım ne oluyor?
Bak karışma, şş, hop! Bak karışma diyorum ya!
Alacağım ayağımın altına alacağım ya!
Ya Serdar bırak!
Of!
Hadi gel.
Aaa, Ömer?
Gel!
Tesadüf mü bu?
Yok, bilhassa yaptım. Bütün gün görmeyince...
Ay evet ya, üç kere mola alanına çıktım yoktun.
Beni görmek için mi çıktın?
He, yok ya... Öyle kahve içmek için falan.
Hım...
Üff... Rezil olmalara doyamıyorum değil mi ben ya?
Ayy, iki dakika ağır ol!
Yok Defne, ağır olma.
Böyle daha güzelsin.
Hıı, öyle mi?
Olduğun gibi...
Değil mi ya? Olduğum gibi böyle...
...doğal.
Olduğum gibi...
Ee, nasıl bensiz hayat?
Üff. Hiç tadı yok ya. Yani hiç şimdi ayak yapamayacağım.
Çok özledim seni.
Sen?
Ben ne?
Ya... Özlemedim diyorsun yani... Oh...
...kurtuldum diyorsun.
Yok, öyle demiyorum.
Haa, o zaman özledin?
Aha! Geldi.
Aman, söyleme sen bir şey!
Hiç özledim falan da deme, incilerin dökülür.
Hep Defne söylesin, tabii doğal ya böyle...
...söylüyor ya, öyle...
Biz geldik!
Ömüş! Oğlum bak, amcanlar geldi!
Ee, kimse yok mu? Yalnız mısın?
Sana ne Neriman, sana ne?
Ayy, Defne kızımız nerede? Yok mu?
Bakkala mı gitti mi yoksa?
Ayy Nörom, yani şu kız fakir adetlerinden kurtulamadı gitti resmen.
Ayy, bakkal gelsin. Değil mi ama?
Neyse öğrenir, öğrenir hayatım!
Neriman!
Ay ne var, ne kızıyorsun Necmi?
Defne yok...
Aa! Neden?
Ayy kaçmıştır hayatım kız... Ne yapsın!
Ay, bütün gün böyle dağ gibi oturup suratsız suratsız durduysa kız kaçmıştır.
Yani Ömüş, soğuksun. Karlar kralısın, soğuksun hayatım. Ne yapacaksın?
Koray biraz az konuş, az.
Ay, ne oldu şimdi sen başından anlat.
Neriman karışmayın!
Ay Necmi, ne söyledim ben?
Ay niye bağırıyorsunuz Necmoş Bey kadına? Hı?
E otursaydınız, biz...
(Kahkaha atıyor)
Geçtik bile içeri tatlım, oturduk işte.
Ömüş, bana bak... Sürpriz doğum günü partisi istiyorum hayatım.
Eğer yapmazsan bir yıl boyunca var ya burnundan getiririm.
Konuş konuş kulaklarından kan akıtırım senin.
Tamam mı? Ömer İplikçi değil misin? Arkadaşım değil misin? Yap!
Tamam Koray. Iı...
...kaçta, nerede olsun sürpriz doğum günü partin?
Iıı. Onu bilemiyorum hayatım. Iıı, saat 9 iyidir.
Iıı, benim evimde olsun hayatım. Herkes kırmızı giyinsin.
Kırmızılar partisi. Aşkın rengi.
(Gülüyor)
Ben kırmızı giymem.
Ayy, niye? Kızarır mısın?
Ben de giymem.
Aman iyi, o zaman çıplak gelirsiniz.
Ay, tamam canım gitme üstlerine hayatım. Kavga etmeyin.
Ayy, bence beyaz yakışır. Evet evet...
...Ömüş'üm beyaz giyinsin. Ay, Arabistanlı Lawrence'ım benim...
...ay Koriş'im, gel sen bu partiyi beyaz partisi yap.
Ay Nörom haklısın. White birthday Koriş!
(Gülüyor)
Ya kırmızıyı beyazı boşverin, ben halledeceğim parti işini.
Ne?
İşte halledeceğim.
Hı... Ay Nörom, bu böyle hadi gidin artık der gibi bakıyor.
Ben bu bakışı biliyorum.
Aa! Ne gitmesi ayol? Yayıldık bile!
Necmi! Gel tatlım otur!
Amca geç otur sen de gel.
Ben de bir çay kahve bir şey hazırlayayım. Adettendir.
Ayy, Defne nerede acaba?
Sorma Neriman, sorma!
Ay Necmi, ben ona mı soruyorum? Kendi kendime konuşuyorum.
Defne nerede acaba, Defne nerede acaba? Öyle yani...
Karışmayın. Çocuklara karışmayın!
Ne huysuz bir adamsınız Necmoş Bey...
...yani Nörom'un kocası, Ömüş'ün amcası, ofisin bıyıklısı diye demiyorum ama...
...tuhaf bir insansınız. Gerçekten huysuzsunuz.
Karışmayın çocuklara. Çocuklara karışmayın! Başka şeylerden konuşun.
Aa, başka şeylerden konuşun diyor.
Acaba ne konuşsak?
Ne konuşsak... Aaa! Ev hakkında konuşalım hayatım.
Ben diyorum ki şöyle allı güllü bir duvar kağıdı olsa...
...şuraya çok güzel bir josephine tam karşısında da böyle altın varaklı bir ayna.
Hı? Hoş olmaz mıydı?
Necmoş Bey, iyi olur muydu?
Ayy, sakinleştiniz mi biraz?
(Horluyor)
Aa!
Uyudu o hayatım, uyudu.
Ayy, uyudu. Lap diye uyudu. Yastığa beş kala uyudu.
(Gülüyor)
Aman uyusun uyusun... Ters!
Hiç!
Heveslisi... Ay, Ömüş!
Ömüş?
Ayy bu da, düdüklü tencere gibi.
Tıpasını falan mı tıkasak ne yapsak, bir şey yapsak.
Korkuyorum.
Defne, uzat bakayım şuradan salçayı.
Heh.
Madem o kadar övdün anneannenin kuru fasulyesini...
...şöyle şenlendirelim damağını kızcağızın. Değil mi?
Yalnız kızcağız dediğin dünya çapında modacı anneanne.
Nasıl yani, ünlü mi geliyor şimdi bize?
Yani, kendi çapında ünlü diyebiliriz aslında.
Yalnız bir görseniz var ya hiç öyle ünlü gibi falan değil. Çok tatlı, çok iyi bir kız.
Al işte bak, ne kadar ünlü olursa olsun...
...yine de Türkan'ın kuru fasulyesine geliyor.
Yani...
Şöhretim dünyaları aşmış da haberim yok. Hey yavrum hey!
Bunda da bir havalar...
Sen sus bakayım...
...gel şu pilava bak olmuş mu? Tıkır tıkır ediyor mu?
Hadi!
Yok, daha değil.
Abla, bu Fikret'in ünlü arkadaşları var mıymış?
Ev partileri yapıyorlar mıymış? Sevgilisi falan mesela?
Ay resmen dedikodu!
Bize ne canım! Kim ile ne yapıyorsa ne yapıyor yani, Allah Allah!
Kimden öğreniyorsan artık bunları... Çok ayıp! Ayıp!
Vah yavrum vah! Gurbet ne zordur değil mi?
Kim bilir ne hasret çekiyordur.
Kız Defne, bir de baklava mı açaydık, ne yapaydık? Yazık, özlemiştir.
Ay aslında çok iyi fikir anneanne ama onun için vakit yok ya...
...artık bir dahaki sefere.
Gelsin canım yine gelsin. Samimiyetiniz ilerlerse bir gün de beni okuldan alsın mesela.
Biraz hava basarım bizim kızlara.
Aa! Esra'ya koş...
(Gülüyor)
Sen şu cacığa koş bakayım... He!
Doğra salatalıkları...
Hayaller hayatlar!
Aaa, iyi akşamlar...
...selam.
Merhaba.
Iıı, ben Defne'nin evini arıyordum.
Bizim Defo mu?
Defo galiba... Evet.
He, şu ileride sağda hemen.
Aa, tamam.
Teşekkürler.
Rica ederim.
Kimmiş ki o?
Bilmem, Defo'yu sordu.
Çoluğu çocuğu var mıymış?
Hıı. Üç tane, ellerinden öperler.
Hay ben böyle işin ya... Arkadaş, herkes mi doğurgan!
Kızım saçmalama ne bileyim çocuğu var mı yok mu?
Sen iyice kayışı kopardın he.
Artık benim için insanlar ikiye ayrılıyor İso.
Çocuğu olanlar ve çocuğu olamayanlar.
Ben maalesef bu ikinci talihsiz durumdayım.
Aman be... Amma hırpaladınız kendinizi ha!
Yürü hadi yürü... Öğrenelim bakalım abla kimin nesiymiş...
[Zil çalıyor]
Merhaba!
Hoş geldin!
İyi akşamlar!
Gelsene içeri...
Ha, ben onu alırım... Sen merak etme.
Dur, dışarıya bırakmayalım da...
...başına bir şey gelmesin.
Aldım.
Bir şey olmasın, şöyle koyalım...
...tamam, aldım ben.
Zahmet oldu.
Ben şöyle koyayım mı anneanne?
Şöyle bir yere bırakalım.
Merhabalar.
Merhaba.
Hoş geldin.
Hoş bulduk.
(Gülüyor)
Iıı, Fikret... Anneannem Türkan, kız kardeşim Esra.
Memnun oldum Türkan Teyzeciğim.
Ayyy, görüyor musun bak Defne... Unutmamış adetlerimizi...
...sen git ta Amerikalara, örfümüze adetlerimize bağlı kal.
Ay bak duygulandım şimdi.
Ihıı. Anneanneciğim, abartmasak?
Esracığım... Memnun oldum bitanem.
Ben de. Adın neden Fikret?
Bilmem, öyle koymuşlar. Babam koymuş.
Çok severmiş Fikret Mualla'yı. Bilir misin, ressam?
Araştıracağım.
Süper!
Iı, ayakta kaldın kızım... Geç şöyle geç...
...ıı bizim mutfakta biraz daha işimiz var ama...
E ben de geleyim.
Hee, şimdi şey biraz mutfak böyle dağınık falan şimdi şey olmasın.
Aa bayılırım! Yemeğe beş kala mutfak trafiği...
En sevdiğim... Bir de ben, baklava aldım.
Ayy, niye zahmet ettin ya... Çok teşekkür ederiz.
Olur mu canım öyle şey... Afiyet olsun.
E hadi o zaman!
Ben şunları çıkarayım...
Alayım ben yardım edeyim sana.
Abla ben bunları masaya koyayım mı?
Koy aşkım koy.
E ben ne yapıyorum?
Sen de şuradan turşuları koy bir zahmet...
Turşuya da bayılırım... Bir oturuşta hepsini bitirebilirim valla...
Al benden de o kadar.
Heh... Buldun kendinden bir tane daha!
Aa, ne yapıyorsun olur mu öyle, ayıp!
Kocaman kız!
Im.. Çok güzel...
[Zil sesi]
Aa, ben baktım!
Aa, selam!
Merhaba.
Kesin hamile... Turşu aşeriyor.
Aaa!
Valla kaynananız sizi seviyormuş ha. Fasulye yemeği yaptık, gelsenize.
Olur, gelelim...
Hoş geldiniz!
Merhaba.
Iı şey, Fikret... İş arkadaşım.
Iı, Fikret... Bizim tayfa.
İso ve Nihan.
Memnun oldum. Turşu?
E alalım madem.
Harika.
[Şarkı çalıyor]
Çok acayipmiş ya, New York falan.
Neden gittin peki?
Hayat çizgisi işte...
...ne zaman ne olacağını kestiremiyorsun.
Ay... Kafam bozuldu atladım gittim. Ama başlarda çulsuzum...
...bulaşıkçılık falan.
Hadi canım!
Vah yavrum...
Orada böyle çamaşırhaneler var, insanlar götürüyorlar çamaşırlarını bırakıyorlar...
...bekliyorlar bitmesini falan...
...ben de çamaşırlarımı bekliyor bahanesiyle oralarda yatardım, çaktırmadan.
Ay, ya hırsızı var... Namussuzu var...
...Allah korumuş valla.
Deli cesareti.
Öyle galiba.
Sonra işte yavaş yavaş ipin ucundan tutunca...
...olay patladı.
İşte birkaç ünlüye tasarımlarımı giydirince...
...olay bitti işte.
Şimdi de bir hot couture markam var.
Ya bir nevi terziyim diyelim.
Heh.
Yani sen şimdi resmen sıfırdan yarattın. Öyle mi?
Ay... Başta fena süründüm ama yani.
Sonra inat ettim bir şekilde oldu vallahi. Şansıma...
Bizim orada var ya, sürekli senden bahsediyorlar.
Yani haftalardır başka hiçbir şey konuşulmadı.
Sürekli Galo Türkiye'de, Galo Türkiye'de, Galo Türkiye'de...
Sağ olsunlar da çok önemsememek lazım.
Yani, sonra kibir falan oluyor. En fenası...
Kibir buralarda epey yaygındır.
Hemen çok önemseriz kendimizi...
...yere göğe sığdıramayız...
...tez vakit aklımızı yitiririz...
...o sebeptendir ki, başarı burada pek uzun sürmez.
Çocuk düşünüyor musun?
Ya, Nihan...
...bir silkelen artık sen ya...
Bunu diker misin?
Aa, ne güzelmiş bu böyle!
Aa, ay Esra ne yapıyorsun?
Madem terzisin, dikebilirsin bence. En sevdiğim elbisem.
Anneannem dikiyor ama her seferinde sökülüyor.
Kim, ben mi dikmişim? Ay, hiç hatırlamıyorum!
Gerçekten mi anneanne?
Ablan dikmiştir. Karıştırıyorsun besbelli. Yalan söyleme bari.
Ayy, Türkan bir şey dikecek de o da sökülecek. Peh!
Peh!
İyi tamam tamam sonra bakarız ablacığım bırak şimdi onu.
Yok yok getir, ver sen bana.
Ama şimdi sen de böyle mecbur kaldın yani.
Yok ya, dikmek bana her zaman iyi gelir Defne.
Yaşadığımı hatırlatıyor.
Bütün olasılıkların sonsuz olduğunu falan.
Bu şekilde hayatta kaldım ben.
Bir nevi minnet borcu yani.
[Şarkı çalıyor]
Maşallah, maşallah...
...hem iyi huylu, hem maharetli...
...hem de kendi güzel.
Ay nasıl kaynaştık ya... Yani gerçekten benim böyle bir şey olacağı...
...hiç aklımın ucundan bile geçmezdi yani.
Deseler ki Galo böyle gelecek, sende yemek falan yiyeceksiniz...
...birlikte vakit geçireceksiniz.
Ya böyle acayip kafa yani çok iyi anlaşacaksınız falan deseler...
...yavaş at bir derdim yani.
Derdim valla!
E sen özlemişsindir de buraları...
Epey gezersin artık.
Ay hem de nasıl!
İşte Kapalıçarşı'ya gideceğim. Orada birkaç dükkanım var, böyle kumaşçım falan...
...onlara bakacağım.
E süper! Birlikte gidelim!
Aa, ciddi mi ya?
E tamam, süper o zaman tamam en yakın zamanda ayarlıyoruz birlikte gidiyoruz o zaman.
Anlaştık.
Heh...
...al bakalım!
Mmhh.
Teşekkürler. Yine sökülürse?
Ablan ile gönder, ben hallederim hemen.
Tamam mı?
Ben artık izninizi isteyeyim.
Aa!
Aa, gidiyor musun?
Yarın çok erken kalkacağım, ondan.
Çok teşekkür ederim her şey için, çok güzel bir akşamdı.
İyi ki geldin.
Türkan Teyzeciğim, ellerinize sağlık.
Her şey için çok teşekkür ederim.
Uzun zamandır böyle bir yemek yememiştim.
Afiyet olsun kızım, yine gel. Bak...
...bir dahaki sefere ne yaparız biliyor musun?
Mantı açarız!
Üzerine de bol kızarmış tereyağ!
Sonra da bol bol sarımsaklı bir yoğurt!
Bak sen şimdi mantı dedin, böyle iştahım açıldı tekrar ya!
Offf, ayy...
Gel gel!
Anlaşıldı anlaşıldı. Anneannem bayağı sana kilo aldırmaya kararlı galiba.
Değer değer, her şeye değer.
O zaman, görüşürüz diyelim.
Gel ben geçireyim seni.
Defne, ne yapıyorsun?
Valla tahmin edemezin. Fikret buradaydı ya, Fikret... Fikret Galo!
Ne?
Nasıl ya?
Bir kaynaştık bir kaynaştık sorma. Yemeğe falan geldi ya!
Harika bir kadın valla ama, sen sevmezsin.
(Nefes veriyor)
Defne sen de mi? Ne Fikretmiş arkadaş...
Üff. Gıcık gıcık konuşma ya...
Harika bir kadın diyorum sana. Onunla birlikte çalışacağınız için çok şanslısınız.
Tabi tabi.
Aa, Defne...
Hı?
Koray doğum günü partisi istiyormuş.
Nasıl, senden mi?
Yani, maalesef. Söz verdim ben de.
(Gülüyor)
Nasıl da senlikmiş yani... Bayılırsın böyle şeylere, değil mi?
Angarya, bayağı angarya...
Sorma.
Aa şey, tamam tamam ya... Ben hallederim onu.
Halleder misin?
Ayy, abartma çok abartıyorsun. Aslında zevkli bir iş.
Merak etme, bende!
Ee...
...sen ne yapıyorsun evde?
İyiyim.
Hı.
Tabii şimdi sessizdir ev. Böyle birden bire yalnız kalınca falan.
Ya... Yok. Yengemler buradaydı.
He, ama... Gitmişlerdir sonuçta.
Iı, evet ya, ben de şey yaparım. Ne o, kitap okurum... Yatarım birazdan.
Her şey yolunda yani.
Kaldığın yerden...
...böyle eksiklik falan da hissetmiyorsun...
Ara ara düşünmüyorsun da böyle, duvarlar üstüne üstüne de gelmiyor...
İyi geceler, Defne.
Üff, iyi tamam peki. İyi geceler.
İnadı tuttu ya, keçi inadı tuttu.
Demiyor da demiyor ya, bir özledim demedi ya.
Ama sen dur... Ben kıracağım onun keçi inadını...
Ayy, böyle bir... Küçük küçük oyunlar...
...bir tripleşmeler falan. Kızım siz şaka maka bayağı çift oldunuz.
Hem olduk, hem olamadık. Bir acayip.
Sevgili misiniz yani?
Hıı...
Kız sus! Anneannemin yanında da konuşacaksın abuk subuk!
Kırk saat çekemeyeceğim ben onun sorgusunu! Yapma!
Aşk mı sence bu peki?
Hı?
Yoksa gelip geçici bir heves mi?
Heh!
Ömür boyu sürer mi mesela?
Hı?
Nihan, bunu kapat. Nerede bunun kapama tuşu yok mu ya?
Bunun kapama tuşu falan...
Boz bunu ayarını, bunun içinden Türkan çıktı!
Esra, bebeğim... Hadi sen git, bir anneanneye bak bakayım...
...uyumuş mu? Uyuduysa üzerini ört. Yazık, üşümesin. Değil mi?
Bayağı postaladınız yani beni.
Biz ablan ile özel bir şey konuşacağız da ondan.
(Öpücük sesi)
Ne oldu be?
Defne ya...
Hı?
Bizim çocuğumuz olmuyor galiba.
Haydaa, başa döndük!
Yok, olmuyor...
...ya ne yaptıysak, ne denediysek yok! Tutmadı.
Acaba diyorum bende bir sorun mu var?
Kızım saçmalama şimdi niye durduk yere sorun olsun?
Niye olmasın?
Allah Allah, sorun bu!
Neler duyuyoruz.
Yani evet tamam, orası öyle ama...
Yok yok, ben kedili teyze olacağım ya...
...orası belli oldu.
(Nefes veriyor)
Kızım bir dur ya!
Dün bir bugün iki...
Acaba diyorum benim annemin de bebeği olmuyordu da beni evlatlık mı aldı?
Yok artık, valla sen iyice uçtun ha! Uçuyorsun ha!
Evet evet, genetiktir belki.
Ya ne bileyim, böyle çocuksuzlarızdır belki biz.
Mutsuzlarızdır.
Ömür boyu böyle.
Vay arkadaş ya...
Kızım bir dur ya, olur bak valla.
Olur yani.
Olmuyor.
Çocuksuz kaldım ya... Olamayacağım ben anne falan.
Ay utanmasam ağlayacağım ya...
Utanma utanma gel. Ben kıyamam sana, niye böyle oldu ya?
Oh!
İso çok teşekkür ederim yavrum.
Çok yordum seni be yavrum, çok teşekkür ederim.
Olur mu be ağabey... Bana da iyi oluyor, oyalanıyorum işte.
Nasıl, ne diyorsun?
Güzel olacak he?
Ne demek güzel olacak? Baksana oldu bile!
İso Ağabey!
Ooo, Seko Bey...
...hayırdır ya, nerelerdesiniz siz?
İş güç be ağabey, çalışıyorum.
Vay, ne fiyakalı laflar lan bunlar? İş güç falan, çalışıyorumlar...
Bu sana. Ustam ilk kez tezgahı bana verdi. Ben de bunu sana yaptım.
Lan...
...oğlum...
...ne yaptın?
Marangoz musun sen?
Değilim. Ama olacağım.
İso Ağabey buldu bu işi bana.
O olmasa...
Tamam, Seko!
Yeter, dağladın oğlum...
E ne diyeyim ki ben şimdi, şuna bak...
Hem dağıttın karizmayı hadi git işinin başına... Yürü!
Bir de çoluğum çocuğum yok diyorsun...
Ağabeyim, çok acayip ya bu Seko...
...daha düne kadar burada top oynuyordu.
Şimdi böyle... Ne acayip ya!
Hayatta o kadar benzer yerde duruyoruz ki seninle...
...anlatsam inanmazsın.
Hı...
Aa...
Fikret Hanım?
Fikret Hanım?
Galo!
Hay Allah, duymadı!
Fikret Hanım?
Fikret Hanım?
Fikret Hanım?
Fikret Hanım?
Fikret Hanım?
Heh, Fikret Hanım!
Duymadınız.
Kulaklık vardı.
Ha, evet. Merhaba, nasılsınız?
Nasılsınız?
Iı, dün çok detaylı konuşamadık.
Aa, evet kusura bakmayın. Ayrılmak durumunda kaldım.
Yukarı mı?
Yukarı.
Buyrun, beraber çıkalım.
Çıkalım.
Ee, şey... Asansör ile çıksaydık?
Aa ben asansöre binmiyorum...
...merdiven ile çıkacaktım.
Hı... Ay, ne güzel fikir!
Tabii, merdivenden çıkalım. Buyrun...
Dün de dediğim gibi...
...biz aslında yeni bir şirketiz.
Yeni bir oluşumuz. Kadromuz, birbirinden yetenekli genç isimler ile dolu.
Ben on yıldır bu işi yapıyorum.
Hep hayalini kurduğum bir şirketti. Bilirsiniz ya?
Konsept danışmanımız Los Angeles'tan.
Ece'nin de arkadaşı zaten. He... Sude Hanım, gördünüz.
Bir de mansiyoner bir junior tasarımcımız var.
İkisi de kendi alanlarında çok büyük adımlar ile ilerliyorlar.
(Nefes alıp veriyor)
Burayı...
...tamamen, kadın ruhu üzerine inşa ettim.
Yani, bir kadına yakışan zerafet ve inceliği...
...her halimizde yansıtmak için yola çıktık.
(Gülüyor)
Ekip arkadaşlarımın da...
...hemen hemen hepsi kadın zaten.
Aa... Ne demişler, bir kadın...
...ne zaman kendi sesini duyurmak için ayağı kalksa...
...bütün kadınlar da ayağa kalkmış olur aslında.
Ay... Ay...
(Gülüyor)
Ben burada ineyim...
...ay...
(Öksürüyor)
Harika!
Zevk ile dinledim.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Ay!
Akşamdan beri arıyorum telefonunu açmıyorsun.
Oh!
Ne oldu, ne bu hal?
Gel, odamda konuşalım... Gel.
Dün gelen de o muymuş?
Oha, nasıl yani? İçeride mi şimdi?
Evet, aynen öyle!
Günaydın Ömer Bey.
Günaydın Ömer Bey.
Ne oluyor?
Hiç, hiç... Hiçbir şey olmuyor... Hoş geldiniz.
Iı... Şey... Fikret Galo odanızda sizi bekliyor.
[Müzik çalıyor]
Selam!
Ne haber?
İyiyim. Beklemiyordum seni.
Evet evet biliyorum, habersiz geldim zaten.
Iı, Türk kahvesi yapabiliyor muyuz?
Söylüyoruz yapıyorlar.
Süper.
Alo, Derya... Bize, bir dakika...
Sade?
Sade evet.
İki tane sade Türk kahvesi yollar mısın?
Çok tenhaymış masan.
Bu ne mesela?
Öyle, aksesuar.
Hı.
İyi, güzelmiş.
Ee, nedir şimdi?
Önce İplikçi'nin çizgisini beğenmiyorum dedin, şimdi de bizimle çalışmak istiyorsun...
Evet?
Sonra da gösterdiğimiz koleksiyonu, kendine uygun bulmuyorsun.
Evet, çünkü uygun değil.
Yani?
Yani şöyle, ben bu defile için beş tane elbise çizeceğim. Bir tanesini bitirdim zaten.
Iıı, bunlara uygun beş tane ayakkabı gerekiyor.
Onu biliyoruz Fikret Hanım.
Fikret.
Peki, Fikret.
Sen biraz kızgın mısın?
Hayır.
Hayır yani yeni bir şeyler çizelim dedim diye sanki...
Hayır mevcutlarda ne sıkıntı var ben bir anlasam!
Tamam, tamam dur... Sen kızma.
Iıı...
...şöyle yapalım...
...sen önce ayakkabını çiz...
...ben de ona uygun elbise tasarlayayım. Nasıl?
Nasıl?
Sen ciddi misin?
Evet.
(Öksürüyor)
Ayyy!
Dünya kadar işim var, ay daha başlayamadım bile. Nasıl yetişecek bunlar?
Yasemin?
Üff, hayır erteleyeceğim diyeceğim ama hepsinin de acelesi var. Yani mümkün değil.
Yasemin?
Aa, eve mi götürsem acaba? Evet evet evde daha rahat olur.
Yasemin!
Sana söylüyorum.
Sen niye benden kaçıyorsun?
Ben mi?
Öyle işte.
Sorma.
İstemiyor musun?
Hayır.
Evet.
Sinan ne olur sorma.
Yasemin nasıl sorma ya, ne oldu böyle durup dururken?
Olmuyor bir şey...
...olamaz da.
Olamaz?
Ben...
...çok düşündüm.
Henüz...
...böyle bir şey için hazır değilim.
Öyle mi?
Öyle.
Peki, sen bilirsin.
[Şarkı çalıyor]
Ya...
[Şarkı çalıyor]
Nihan!
Nihan, aşkım!
Aaa, ne oldu? İyi misin?
Neden geldin?
E iş yerinden aradılar, sana ulaşamayınca merak etmişler. Ben de bir şey oldu sandım.
Olmadı bir şey.
Hiçbir şey olmuyor.
Benim bebeğim olmuyor.
Ama aşkım niye böyle yapıyorsun ya...
Niye böyle yapıyorsunu mu var ya?
Ben burada bir ağız tadıyla bunalıma giremeyecek miyim?
Yok yok, anneannen haklı.
Kesin bende bir sorun var.
Ya canım ne alakası var!
E tamam... Hani bizim taraf fişek gibi...
...yani tek atışta beş vuran bile var ama...
Ya saçmalama!
E belki sende sorun canım... Nereden biliyoruz?
E sen kendin söyledin! Benden dedin!
E ama senin desteklemen değil karşı çıkman gerekiyordu Serdar!
Hiç yardımcı olmuyorsun ya!
Of...
...ya ben ne bileyim, ne diyeceğimi bilemedim ki...
Deme bir şey!
Git sen kahvene!
Nihan?
Nihan?
Aşkım?
Hadi dön bana ne olur.
Nihan?
Allah Allah...
Dur kız!
Ay!
Yeni havalı tarzları deniyordum. Ne yapıyorsun?
Ay, bugün Ömüş'ün neresine aşık oldun acaba?
Ay Koray Bey ama!
Ay iyidir hayatım, aşk iyidir.
O beton, sen kuru. Çok yer kaplamazsınız.
Ne yapıyorsun?
Ay, ne vardı Koray Bey?
Ay, öz hayatım mı? Hemen anlatayım hayatım.
Ay hayır!
Hım... Ay, ne diyecektim? He...
...hayatım sana anahtarlarımı getirdim.
Kocan, doğum günümü organize etme işini sana vermiş.
Kocam mı?
Ay... Dedim değil mi öyle...
...hayatım sevin, at havanı!
Ay, Koray Bey valla atacağım şimdi dışarı sizi!
Bana bak! Ben de seni Ömer ile ayırırım!
Haa... Al şu anahtarları...
...al.
Ne yapacağım ben bunlarla?
Ne bileyim be? Allah Allah!
Sürpriz doğum günü partisi olacak hayatım, sürpriz parti.
Hiçbir şeycikleri bilmeyeceğim ben.
Benim tek işim sadece akşam saat dokuzda eve gelip şaşırmak olacak.
Ha... Sana söyleyeyim şimdi...
...yaprak sarması, ııı on katlı yaş pasta...
...atıştırmalıklar, bir de suşi büfesi. Tamam mı?
Bir de mekanı süsle iyice. Gösterişli olsun.
Ben ayrıntılara falan karışmak istemiyorum.
İyi ki karışmadınız ya!
Hı... Bir de şey, Zübeyr'den de videoyu almayı unutma.
Ne videosu?
Tell the Koriş.
(Gülüyor)
(Öpücük atıyor)
Iı, Koray Bey ile ilgili video hazırlıyoruz da...
...ıı, sizin de kendisiyle ilgili düşünceleriniz veya duygularınız varsa...
...paylaşabilir misin acaba bizimle?
Ama Zübeyr ben şu an çok meşgulüm çalışıyorum ya!
Ama akşam doğum günü...
İyi tamam, tamam hadi.
Sizi ben şöyle alırsam, hem daha güzel olması açısından.
Şuraya doğru şöyle...
Top.
(Gülüyor)
Heh şöyle... Tamam, biraz daha durursanız... Tamam.
Hazırsanız başlıyoruz.
Başlayacaksan hazırlanayım.
Tamam, evet.
Üç, iki, bir... Action!
Ne abarttın! Alt tarafı bir düğmeye basacaksın.
Sinan Bey bir havamı bozmasanız benim... Hı? Olmaz mı?
Ulan bir tane normali gelmez bize ya!
İyi hadi!
Tamam ya, buyrun. Düğmeye basıyorum, konuşun.
Koray, en meşgul anların konuyla alakasız canavarısın.
Ömrümüzü yedin ömrümüzü. Ama seni sevmekten vazgeçemiyoruz.
Doğum günün kutlu olsun.
Tamam?
Tamam çok güzel. Çok teşekkür ederim, sağ olun.
Hayatta iki şeyden rahatsız olurum.
Birincisi Koray Bey, ikincisi Koray Bey.
Her sabah saçımı başımı yolmadan rahat edemiyor.
Yaralanıyorum... Yani ne de olsa...
...onun tek bir eli benim bütün şu nadide vücudum kadar.
Malum, kendisi biraz iri.
Ama yine de sizi seviyoruz Koray Bey.
Yeni yaşınız kutlu olsun.
Sürekli saçıma laf ediyor.
Ya bu yüzden bunalıma girdim artık.
Sürekli saçlarım ile oynuyor. Baksana iyice yıprandılar.
Ama Koray Bey asla yıpranmaz.
Ha bu arada, benim adım Zeynep. Yağmur değil.
Ama olsun, yine de sizi seviyoruz. İyi ki doğdunuz Koray Bey.
İnsanın enerjisini kurutuyor. Hiçkimse ile ilgilenmesin...
... hep kendiyle ilgilenilsin istiyor.
Koray Bey çok değişik bir insan.
Ama onu çok seviyoruz. Mutlu yıllar Koray Bey.
Biraz daha az konuşsa daha iyi olur.
Çünkü insanı aptal ediyor.
Vakit duruyor. Iı, başka bir uzay zaman düzlemine geçiyorum.
Yıllardır aramızda. Demek ki bir yıl daha geçmiş...
Mutlu yıllar Koray.
Koray mı? Koray işte ya...
Benim Koriş'im.
Biraz didişiriz falan ama...
...Koriş'tir işte.
Hıı, bir de çok yeteneklidir.
Canımdır o benim. Canım!
Koriş, mutlu yıllar!
Love you...
(Öpücük atıyor)
Hayda... Nereden çıktı şimdi bu ya!
Ömer Bey iki dakikacık lütfen ya...
Valla Koray Bey'in dilinden kurtulmam yoksa.
Peki.
Akıyor mu?
Evet akıyor, buyrun. Sizdeyiz.
(Öksürüyor)
Peki...
...hiç ama hiç çalışmama konusunda başarılı insanlar vardır.
İşte Koray, sen onlardan bir tanesisin.
Bazen beni sinir ediyorsun.
Bazen neden seninle arkadaş olduğumuzu düşünüyorum.
Hayatıma neden girdiğini dahi bilmiyorum.
Sürekli zaman harcıyorsun. Vakit harcıyorsun.
Ama bir yandan da varlığın...
...iyi insanlara karşı olan inancımı tazeliyor. Yani ne yalan söyleyeyim.
Temiz kalbin hiç zarar görmesin kardeşim.
İyi yıllar.
Kocasının balkabağı...
...minik turtam benim!
Zeytinyağlı yaprak sarmam!
Bak sana çorba yaptım.
Hadi çık artık o yorganın altından, hadi!
Aa, çok çabuk oldu bu!
Hı... Terledim ya...
...sen ne yaptın?
Tarhana.
Sıcak sıcak, seversin.
Al.
Mh...
Nereye götüreyim seni?
İstemem.
Aa! Bak, o çok beğendiğin mavi bir elbise vardı ya...
...hadi onu alalım.
Hani şu geçen gördüğümüz turkuaz renkli... Straplez...
...etekleri pileli olan?
Evet, mavi?
Ya ne elbisesi ya!
Ben zıbın istiyorum, çıngırak istiyorum. Emzik istiyorum ya.
Aşkım tamam! Onların da zamanı gelir. Niye böyle aceleci...
...davranıyorsun anlamıyorum ki!
Anlamıyorsun?
Yahu daha geçen hafta ortalığı birbirine kattın.
Abartan benmişim gibi bu da...
Yahu genciz daha! Deneriz...
İşimiz ne?
(Öğürüyor)
Ne oldu?
Beğenmedin mi?
Ha tuzu yok?
(Öğürüyor)
Aa! Tabi salça ya, tabi...
...tabi salça... Ama ben anlamıştım.
O son kaşığı koyma... Nihan!
Nihan, geldim!
Serdar!
Kustum!
Ya... İşte bak hep sinir stres.
Ya... Salça!
Ya salça bozuktu zehirlendin ha! Yoğurt yoğurt, ayran... Bekle!
Ya sen gerizekalı mısın?
Hamile olabilirim!
Nasıl?
Bayağı...
Ha sen ondan...
...baba mı oluyorum...
Dur dur dur dur.
Durdum.
Hemen öyle sevinmeyelim. Önce emin olalım.
Ee... Olalım, nasıl emin oluyoruz? Hadi emin olalım.
Test işte, gebelik testi.
Haa... Gebelik testi, hadi git hemen al gel!
Hadi!
Ya şu an sana bile sinirlenemiyorum, düşün.
Sen alacaksın tabi...
Ben mi?
Hıı.
Yok, ben alamam utanırım ya...
Ya saçmalama utanacak ne var?
Bu senin kocalık vazifelerinden biri sonuçta.
Öyle mi?
Öyle tabii.
Hadi.
Ee iyi tamam. Ne diyeceğim?
Nihan!
Kus kus, bol bol kus. Rahat rahat kus.
Hadi karıma benim. Canım benim. Ben bulurum bir şeyler...
...bulurum bir şeyler, dur.
Lan Serdar!
Ne yapıyorsun oğlum?
Nihan kusuyor, Nihan kusuyor!
Ya sen manyadın ha. Hastaneye götürelim o zaman...
...bir şeyi vardır... Zehirlenmiştir.
Ya ben onu mu diyorum İso, onu mu diyorum ben?
Ben onu diyorum işte sen artık ne dediğini biliyor musun acaba?
Ya, bak... Benim karım kusuyor. Kesme benim hızımı İso!
Yettim Nihan!
Allah Allah, iyice manyadı bu ya...
Dükkan mı?
Hayda...
Ne zaman buldun da yenisine taşınıyorsun be Sadri?
Demek öyle, geçen gün uğradım sana, bulamadım seni.
Haklısın Hulusiciğim, tamam haklısın ama...
...o kadar ani gelişti ki olay, inan arayamadım yani.
Kusura bakma.
Yardıma ihtiyacın var mı, göndereyim mi birini?
Yok çok sağ ol, teşekkür ederim.
Yeni bir tane dostum var, çok güzel yardım ediyor bana.
Öyle olsun... Bugün de tavla günümüz.
Neyse, hayırlı olsuna geldiğimde oynarız. He?
Tabi tabi, bekliyorum muhakkak. Tamam mı?
Hay Allah!
Ben şimdi kim ile oynayacağım bu tavlayı, he?
Ne güzel doktordan da izin çıkmıştı...
...keyifli bir gün geçirecektim.
Neriman'ı mı arasam?
Yok yok. Gelir şimdi başıma dır dır dır dır, çekemem valla.
Necmi...
...ııı. Sude'yi yanıma aldığımdan beri Necmi kızgın bana.
Yine ne varsa torunda var.
Sude'yi arayayım.
[Telefon çalıyor]
Allah Allah.
Dedeciğim...
...ay gelemem ki ben şimdi, izin alamam.
Ben gelemiyorsam Eymen mi gelsin?
Nereden çıktı Eymen şimdi ya?
Aileden sayılır.
(Öksürüyor)
Tamam, tamam dedeciğim. Ben arayacağım onu.
Tamam.
Görüşürüz.
[Telefon çalıyor]
Ne yapıyorsun?
İyiyim, sınav kağıtlarına bakıyorum. Sen ne yapıyorsun?
Çalışıyorum ben de.
Anlıyorum.
Neyi anlıyorsun?
Sesimi duymak istedin.
(Gülüyor)
O da var da...
Eymen...
...çok işin var mı?
Biraz var, neden?
Dedemi ziyarete gider misin diyecektim.
O nereden çıktı şimdi?
Ay aradı... Seni sordu.
Gelsin bir sohbet edelim, oyun oynayalım falan dedi.
E ben de hayır diyemedim.
Bugüne bugün damadı sayılırsın.
Efendim?
Iıı.. Yani, o seni öyle zannediyor canım!
Ya Eymen ne olur, lütfen...
Ya, lütfen git bir gör.
Hı?
Hem bak söz, bu son.
Bir daha öyle piyangodan iş çıkmayacak.
Hem seni çok sevdi.
Hı?
Lütfen.
Benim için.
Peki o zaman.
Harikasın.
Sen de.
Dolmadı mı daha?
Yok, dolmadı.
Niye dolmuyor bu ya?
Bu senin saatin bozuk olmasın?
Hii!
Serdar...
...ya negatif çıkarsa?
(Nefes veriyor)
Bakmayalım ya...
...boşver!
Ne olacak, aman!
Doldu.
Bakıyor muyuz?
Evet aşkım, hadi.
Ben mi bakacağım?
Ben bakamam.
Oh, yine Serdar gitti ok altına ha!
Hadi aşkım ya... Aslansın sen ya, sen bin kaplan gücündesin. Hadi!
Hadi bakalım.
Negatif.
[Şarkı çalıyor]
(Ağlıyor)
[Şarkı çalıyor]
Vay be İso...
...işte, bütün bunlar benimle birlikte yaşlandılar.
Ya mesleğe başladığımdan beri bana yarenlik ediyorlar.
Nedir peki şimdi bu? Yani nasıl yapıyorsun?
Iıı. Şimdi bak, bunlar standart kalıplar...
...şimdi ayakkabının modeline göre bir tane kalıbı seçiyorsun...
...ondan sonra da şu kağıt bant var ya...
Bununla, bunun her tarafını bir güzel bantlıyorsun.
Ondan sonra arkasını, önünü, altını, hepsini işaretliyorsun...
...her tarafını yaptıktan sonra...
...sonra bunu çıkarıp, kartona yapıştırıyorsun.
Oradan kesiyorsun...
...sonra da...
...bunlar çıkıyor. Mesele bu.
Valla, büyük mesele usta bu. Senin için çocuk oyuncağı olmuş da...
...zor iş.
Şimdi, ilk kalıp çok önemli.
Yani sadece güzel olması yetmiyor. Rahat olacak...
...ayağı vurmayacak, sıkmayacak.
Vay be... Kalıp deyip geçersin.
Zevkli duruyor ama.
E dışarıdan öyle görünür ama, işte işin içine girince seversin işi.
Ya, şimdi bak...
...kalıp, ayakkabının omurgasıdır.
Yani şimdi öyle teknolojiye falan bakma. Onların hepsi faso fiso.
Esas ayakkabı burada çıkar.
Peki, bu bantlama olayı nasıl oluyor?
İlgini çekti bakıyorum...
Eee, emek usta!
El emeği hele de... Zanaat.
İster misin sana el vereyim?
Bana?
Evet. Hani sen diyorsun ya hani, yani ne yapacağımı bilemiyorum...
...aralarda bir yerdeyim falan dedin ya...
E belki de kısmetin buradadır.
Bak, benim çocuklar da hiç ilgilenmediler. İstemediler.
Tabi ben de kaç zamandır böyle yetiştirecek birisini arıyorum.
Valla...
...olur mu olur!
Kaybedecek bir şeyim de yok, belki de budur yolum.
Tamam diyorsun yani.
Böyle bir usta bulmuşum, kaçırmak eşeklik olur diyorum.
Hay yaşa ya!
[Telefon çalıyor]
Şey, pardon.
Efendim canım.
Aa öyle mi...
...tamam karıcığım ben gider alırım.
Tamam, teşekkür ederim.
Bizim gelin. Bize yemek hazırlamış ama çıkamıyormuş.
Hanım diyor ki bir gidip alıver diyor.
Ben hemen gideyim alayım geleyim.
Olur mu usta ben gidip alırım hemen.
Ay yok yok sen niye zahmet edeceksin? Ben gideyim.
Hem gelinin gül cemalini bir görmüş olurum. Tamam?
Ben hemen gidip gelirim. Sen bekle.
Sen bilirsin.
Hadi hemen geliyorum.
[Şarkı çalıyor]
İso?
Ha... Ömer?
Bak gel... Yaptık dükkanı.
Gördüm, gördüm.
Güzel de oldu, ustamız da memnun...
...için rahat etsin valla.
Hallettik yani.
Vay be İso... Senden bir şey rica ettim...
...böyle bir telefonla hallediverdin.
Eyvallah.
Yok ya, bana da meşgale oldu öyle işte. İyi geldi.
Yani, bu dükkanın değerini... Ne bileyim...
Ne söylesem boş.
Köklerim ya burası benim.
Yani düşünüyorum, toparlayamasaydık gitseydik falan...
...ne olurdu?
Geçmişini koparıp atmak gibi.
Aynen öyle.
Ama hallettik.
İşte bak, sahip çıktık.
Her şey yerli yerinde duruyor. Baksana...
Senin sayende be İso!
Sen hallettin.
Gel bir sarılayım sana. Valla büyük iş yaptın.
Eyvallah.
Kardeşimsin bundan sonra.
Şeref duyarım.
Eyvallah.
Demek iyisin ha!
Görelim bakalım, ne kadar iyisin.
Bakacağız efendim.
Ne iyi ettin de geldin...
...gençliğimden beri satranç oynarım ben.
Ama şimdi kimse kalmadı.
Oğlum Ahmet ile, büyük oğlum Ahmet ile oynardım.
Sude'nin amcası.
Şimdi niye peki kimse yok?
Bilmem.
Necmi beceremiyor.
Oldum olası benimle vakit geçirmekten hoşlanmamıştır.
Neden acaba?
Kendi akılsızlığı ne olacak... Babasıyım ben onun.
[Şarkı çalıyor]
Hım...
Hemen de vezirden hareket ediyorsun ha.
E siz de küçüklerden.
Efendiler kıymetlidir.
Efendiler kıymetlidir.
Kıymetli olduklarından bir şey yapamıyorlar.
Hep küçükler hareket ediyor.
Nasıl yani?
Efendi - köle diyalektiği. Efendilik elinizi kolunuzu bağlıyor.
Otorite olacağım diye kendinizi yalnız bırakıyorsunuz.
Benim babam da öyledir. Otoriter, sert...
Bu yüzden tadını çıkaramadı evlatlarının.
Yani bırak gitsin, bırak dizginleri diyorsun. Öyle mi?
Bırakın... Etrafınızda olmak kolay olsun.
Sizden korkmasınlar.
Daha mutlu olmaz mısınız?
Hem de nasıl, hem de nasıl olurum.
[Şarkı çalıyor]
Nasıl yani... Şimdi sen çizeceksin, o sana göre mi çizecek?
Oğlum ne yaptın, nasıl ikna ettin?
Ha... Yani pek ikna etmedim. O teklif etti.
Nasıl?
Nasıl ya?
Ya amma abarttın bir şey yok... Öyle işte.
Ömer sen durumun farkında değilsin galiba.
Güzel kardeşim, Fikret sana demiş ki "Ya Ömerciğim sen çiz...
...ben sana uyarım." Yani kadının elbisesinin nasıl olacağı tamamen senin ellerinde.
E iyi.
Var mı aklında bir şeyler? Ne çizeceksin?
Ben bilmiyorum... Bakacağım.
Ohhh. Beni yine stres bastı.
Ya basmasın stres. Sen iç şunu rahatla, beni de germe.
Koray Bey! Çekil, Koray Bey!
Ay nerede, nerede?
Aman, naza çekiyor kendini. Bırak geciksin.
Ya ama olur mu canım!
[Şarkı çalıyor ve söylüyorlar]
[Telefon çalıyor]
Ay ay, dur dur dur! Kapat kapat!
Ay dur...
Iıı, alo... Iıı, efendim babacığım...
Iıı.. İyiyim babacığım, sağlığınıza duacıyım.
Kara günlerinizin hastabakıcısıyım babacığım.
Aaa, haa... Iıı, olur babacığım...
Iıı... Biz şimdi Necmi ile hastaneye bir arkadaşımızı ziyarete gidiyoruz babacığım...
...ölüyor da kendisi.
Iıı, olur babacığım. Iıı, biz hastaneden çıkınca geliriz.
Iıı, olmadı gömüp geliriz.
Ha, ıı tamam babacığım... Gömmeden geliriz.
Iıı peki, tamam. Merak etmeyin siz babacığım.
Neriman ne oluyor, niye yalan söylüyorsun?
Ey, yaşlı adam! Biz eğlenmeye gidiyoruz...
...senin eziyetini sonra çekeriz. Mi deseydim Necmi?
Ya havle... Ne diyor peki?
Ay ne bileyim ben? Size bir haberim var, ııı...
...bana gelin diyor. Ölüyor mu ne?
Neriman!
Ay ne dedim ki ben Necmi?
Ay, hadi hayatım. Klibimize kaldığımız yerden devam edelim.
Edelim. Ay... Şarkı da bitmiştir şimdi.
O paralı kısmı söyleyelim hadi!
Ha, evet!
Her şey mal mülk, her şey para pul...
...dostlukmuş sevgiymiş ara bul.
Üfff. Tabak kalmadı ya!
(Öksürüyor)
Ne haber?
Aa.
Aa, sen miydin?
Yolunda mı her şey?
Yani, yolundadır umarım.
Göremedim seni bugün.
Yani, şirkette.
Hım. Niye ki?
Sanki özleyecekmişsin gibi.
Şey, ne oldu? Gözün beni mi aradı?
Yani bir görsem fena olmazdı.
Neden acaba?
Nasıl olduğunu merak ettim diyelim.
Hım... Merak diyorsun.
Sen ne dememi istiyorsun?
Yok yok yok yok yok yok... Ben ne isteyeceğim canım?
Zaten sonuçta ben de söylemiyorum.
Neyi söylemiyorsun Defne?
Tamam canım. Yeri gelir, bir hafta görmeyiz birbirimizi.
Ne olacak değil mi?
Bir hafta... Dayanabilir misin?
Sen dayanabilirsen...
...dayanabilir misin?
Defne, bardak kırıldı burada. Süpürge nerede biliyor musun?
Üff, ay öldüreceğim kendimi ya. Ay tamam geliyorum.
Asıl bana şeyi hatırlat. Bu dağa çıkarken kimin arabası kalmıştı?
Bu kar lastiği mi yoktu, zinciri mi...
He, Tuncay.
Tuncay. Oğlum o nasıl bir aptaldı ya...
Bari bir daha böyle sormadı.
Ama bak hep böyle buluşacağız buluşacağız diyoruz bir türlü olmuyor...
...haftaya ayarlayalım bir organizasyon, buluşalım. Valla bak!
Çok iyi olur.
Kesinlikle.
Ne haber Yasemin?
İyi.
İyi.
Ya sen şeye gittin mi? Bizim Oya'nın sergisine?
Mükemmel diyorlar ya... Ben daha gidemedim.
Gördüm ben, tek kelime ile muhteşemdi.
Değil mi...
...yapmıştır o yine ya...
Bir şey diyeceğim, şu büfeye geçelim mi?
Tamam.
Hadi.
Aman canım... Uykusuz geceler, böyle bir lüzumsuz sorumluluk.
Böyle, özgürlük yok bir şey yok...
Evet, mesela ben bir Defne'ye gideyim desem... Gidemem.
Neden? Uyuyor olur.
Ya da uyumuyor olur.
Basar yaygarayı, ortalığı birbirine katar.
Hı... Gazı bitmez, çilesi bitmez...
Bez değiştirmesi falan...
Sonra banyosu...
Tabii, aynen.
O böyle miniş miniş elleri...
...kel kafası...
Yamuk yumuk suratı...
...tombul ayakları...
Agusu gugusu...
...kokusu...
Tamam Nihan ya...
...amma sulugöz oldun ha!
Bir kabul et...
[Şarkı çalıyor]
Serdar!
Geldim aşkım! Ne oldu? Kıyma kendine, dur ne yaptın? Ocağı mı açtın?
Ben hamileymişim.
Nasıl?
İşte pozitif bu, hamileymişim!
E bu negatif demek değil mi?
Bir dakika bir dakika...
...oldu mu şimdi?
Gol mü?
Allah'ım anne oluyorum!
Allah'ım baba oluyorum!
(Sevinç çığlıkları)
Dur, dur dur dur. Çok sarsma. Düşer müşer, bir şey olur!
Tamam tamam, tamam tamam...
(Çığlık atıyor)
(Ağlıyor)
Ayy, geleyim mi?
Ay gel hadi, gel artık.
Ay tamam. Geliyorum.
Ayy, gel-dim!
Ayy, açayım mı gözlerimi? He?
Ay açayım mı?
Aç, aç!
Açıyorum, açıyorum... Aç-tım!
Haaaa!
Ayyy... Oh my god! Ay inanmıyorum!
Ayy, nereden bildiniz doğum günüm olduğunu...
Canlarım, canlarım, canlarım...
Ayy... Yıllarca beni hep böyle sevdiniz.
İşte ben Koray Sargın... Hoş geldiniz, hoş geldiniz!
Ver kız elini... Hoş geldiniz, hoş geldiniz!
Hoş geldiniz, hoş geldiniz!
Ayy, hoş geldiniz! Sefalar getirdiniz!
Ayy, ay ay ay ay! Ay neler yapmışsınız böyle, ayy aşklarım benim!
Size nasıl teşekkür etsem bilemiyorum.
Ayy, sizler beni hep sevdiniz!
Ben sizin eserinizim. Ay, ne olur beni sevdiğinizi söyleyin.
Ne olur, ne olur!
Ayy inanmıyorum! Pasta da var!
Ayy, ayy çok... Şu an... Şu an çok heyecanlandım!
Ayy!
Ayy, ne diyarlardan koptum geldim. Ne acılar çektim...
...kız resmen...
...elli üçe gel...
(Gülüyorlar)
Tamam Koray tamam, biz sana sürpriz yapmışız...
...sen de inanmışsın. Hadi biz de yedik... Bravo! Bravo!
(Alkışlıyorlar)
İyi ki doğdun!
(Alkışlıyorlar)
Sağ olun... Hoş ge... Aa, kız sen de mi geldin... Ay Nörom! Ayy, hoş geldiniz!
Canım... Ay... Neyse, hoş geldiniz! Sen de mi buradaydın?
Kız sevgilin de gelseydi, hoş geldiniz!
Ay... Yardım fonu gecesi için, bağışlarınız için...
...ben buradayım... Hoş geldiniz! Haaa!
Ayy, inanmıyorum! Suşi büfesi de var!
Ayy, şu an mutluluktan yere yığılacağım herhalde!
Hiii... Ay, şu an...
...resmen Ömer İplikçi kokusu alıyorum.
Ömüş...
Ömüş?
Ne o Ömüş Ömüş... İşte suşi büfesi istedin... Hallettik.
Durumu dramatize etmeye çalışma.
Ihh... Kalbimi kırdın sen benim!
Iıı, şey... Buyrun buyrun, buyrun Koray Bey... Oturun.
Oturayım.
Çok güzel bir şey izleyeceğiz şimdi.
Ay, aman! Çek kız!
Buyrun!
Tut elimi, oturamıyorum tek başıma!
Heh. İt it kız arkadan...
Tamam.
Ay, Ömer'e bak. Resmen rol çaldı. Bak ben ağzımı bile açmadım.
Iyyy, kepçe!
Kız alkışlasanıza beni!
(Alkışlıyorlar)
Teşekkür ediyorum, sağ olun.
Sağ olun.
Sinan?
Efendim?
Küs müyüz?
Yok canım, niye küs olalım ki?
Ne bileyim, hani en son...
En son sen bana hazır olmadığını söyledin, o kadar.
Şimdi?
Şimdi, böyle hiçbir şey olmamış gibi mi davranacaksın?
Ne yapmamı istiyorsun Yasemin?
Hı? Sen bana hazır değilim diyeceksin, ben çevrende dönmeye...
...devam mı edeceğim? Bunu mu istiyorsun?
Yok, onu söylemek istemedim.
Hazır mısın, bunu mu demek istedin?
Yok, değilim.
Kokteyl için bardak ister misin?
Hayır istemem.
Sağ ol.
Zübeyr, onu takma hayatım... Gel!
O CD değil, bu... Bunu tak sen.
Ay inanmıyorum, ayy... Bana sürpriz CD mi hazırladınız?
Ay şu an var ya yığılacağım mutluluktan!
Hadi hayatım, oynat!
Ayy, onlar bizim çektiklerimiz mi?
Hadi izleyelim, ben çok merak ediyorum ekranda nasıl gözüküyorum.
(Gülüyor)
Susar mısın? Burada doğum günü kutluyoruz hayatım!
Ay aman be! İki laf ettik alt tarafı...
Hadi hayatım oynat!
Başlıyor başlıyor.
Koray Bey, ne denebilir ki? İnsana resmen mutluluk veriyor...
...enerji veriyor... Onu görmediğim bir gün...
...hayatta kayıp bir parça sanki. İyi yıllar Koray Bey.
Hayatta iki şeyi severim...
...birincisi Koray, ikincisi Sargın. Oldu mu bize Koray Sargın?
Her sabah onu görmezsem işlerim asla rast gitmez.
Onu o kadar çok seviyorum ki, bizim için en büyük şans kendisi.
İyi yıllar Koray Bey.
Saçlarıma bakıp bakıp üzülüyorum.
Neden benim saçlarım da Koray Bey'inkiler gibi değil diye.
Hiçbirimiz onun kadar mükemmel olamayız.
İyi ki doğdunuz Koray Bey.
Merhaba, ben biraz kepçeyim. Bu yüzden kulaklarım iyi duyuyor.
Duyduğuma göre buraların en iyisi Koray Sargın'mış.
İyi yıllar diliyorum, seni seviyorum.
Bıyıklarım ve ben, seni seviyoruz.
Koray mı... Koray işte ya...
...benim Koriş'im...
...biraz didişiriz falan ama...
...Koriş'tir işte!
Hı... Bir de çok yeteneklidir.
Canımdır o benim, canım!
Koriş, mutlu yıllar!
Love you!
(Öpücük atıyor)
Her şey mal mülk, her şey para pul...
...dostlukmuş sevgiymiş ara bul...
Koray mı? Bir numaradır ya, bir numara!
Onu var ya nasıl seviyorum... Candır, harikadır, bir tanedir!
Onun gibi olmayı çok isterdim. İyi yıllar!
Hoş geldiniz.
Esra kızım, çay koy abinlere...
Ateş almaya mı geldiniz, otursanıza!
Evet ya, oturalım değil mi?
Hadi!
Çay?
Yok, kalsın.
Siz hayırdır, ne oluyor?
Ne olmuyor diye sor. Onun cevabı daha kolay.
Anneanne...
...biz bir şey söyleyeceğiz.
Hı hı, evet.
Türkan Teyze...
...tribine bir dakika bir ara verebilirsen...
...bir bomba patlatacağız.
Perihan'ın gelini hamileymiş.
Bir havalar, bir havalar!
Bir de sormaz mı, bak bak bak bak... Senin gelinin ne yaptı diye.
Ne diyeceğim, sustum tabii.
Ay, bana koş! Hiç sinirlenemiyorum şu an.
Anneanne hala mı anlamadın?
Neyi?
Biz hamileyiz.
Ne?
Bebek geliyor!
Ay... Sahi mi?
Evet.
Oldu mu?
Kesin mi?
Ayy, benim güzeller güzelim. Ay benim güzel gelinim!
Ayy, boncuk gözlüm... Mavişim...
Yeşil!
E ben?
Sen şimdi benim torunumun evladını mı vereceksin bana?
Ben seni pamuklara sarıp sarmalamaz mıyım...
Kuş tüyü yataklarda yatırmaz mıyım...
Bundan sonra ne istersen o.
Ohh. Başlasın saltanat!
Esra, getir kızım bir sandalye...
...Nihan Ablan ayaklarını uzatsın. Rahat ettirelim azıcık.
İstemez bence.
Yok, isterim gayet.
Gel, şunu da koyalım arkana...
...heh, meyve soyayım mı sana? İster misin?
Olabilir aslında.
Getir.
Esra nerede kaldın? Getir getir getir getir...
...heh, gel. Uzat ayaklarını bakayım, heh...
...ay... Terliklerim...
Gel bakalım şöyle sarıp sarmalayalım...
Heh, oh...
Resmen konu dışı bırakıldım ya...
Şimdi hemen meyveni soyup getiriyorum.
Anneanne!
Benim de dahlim var bu konuda. Hatırlatayım!
Şimdi ben meyveni soyup getiriyorum tamam mı?
Başka bir şey istersen çekinme sakın, söyle. Olur mu?
Çekinmem çekinmem.
Hiç çekinmem!
Aaa!
Böyle ağabey, bundan sonraki kısımda görünmez oldun sen.
Delikanlı gibi köşene çekil.
O şey çıktı mı ya?
Yeşil, ekşi?
Erik?
Can erik? Papaz erik?
Alayım mı hemen?
Ay belim...
Ay, her yanım şiş!
Ee, babacığım... Nedir bu kadar acil olan konu?
Arkadaşımız ölüyordu, tam böyle "hık" derken siz şey ettiniz de.
Tamam Neriman, yeter.
Tamam, tamam.
Beni iyi dinleyin şimdi.
Bugün, genç bir dimağın sayesinde aydınlanma yaşadım.
Görecek günlerim az mı çok mu bilinmez.
Ama kaldığım sürece sizlerin iyi günlerini görmek istiyorum.
Sizden ve Ömer'den başka kimim var?
Dost olalım, aile olmanın, hayatın tadına varalım istiyorum.
Anlıyorum babacığım, anlıyorum. Bundan sonra daha sık ziyaret ederiz sizi.
Neriman, ben şimdi ondan mı söz ediyorum?
Genelde hep öyle dersiniz de ondan şey ettim ben.
Neriman, ben şimdi başka bir şey diyorum.
[Şarkı çalıyor]
Ömer'i evlendirme işini hallettiniz sayılır.
E, Sude de yoluna girdi.
Artık ben de bir şeyi, bir şey ile satın almak istemiyorum.
Evlatlarını satın almaktan söz ediyorsun herhalde baba.
Genelde hep öyle yaparsın da.
İtişmeyelim Necmi.
Alın.
Köşk, sizin.
Resmen üzerinize devir işlemlerini de, yarından sonra tezi yok hallederiz.
Her şey bitti mi yani?
Büyük final, mutlu son!
Ay, köşk... Resmen bizim!
Acıktın mı?
Biraz.
Ben pek sevmedim ya bu ikramlıkları. Ne bileyim böyle bir...
...tatsız ruhsuz. Hiç benim yaptıklarıma benzemiyor.
Öyle mi?
Ne demek öyle mi?
Sen ne zamandır kimin yemeklerini yiyorsun acaba?
Ellerine sağlık canım, bir şey demedim.
Ay de! Allah aşkına de bir şey artık ya.
Bir tatlı olmuş de, güzel de, bir şey de!
Olmaz mı yani?
Sen şimdi böyle, rahatsın yani öyle mi?
Olmayayım mı?
Ne bileyim hiç öyle arayıp sormuyorsun.
Evde kokumu falan duymuyorsun.
Hiçbir iz bırakmadım yani. Öyle mi?
Ben öyle bir şey demedim.
Ama aksini de söylemedin.
Ne bileyim... Ya ben cayır cayır döküleyim...
...sen maşallah böyle büst gibi dur. Hiçbir şey de söyleme.
Aman sakın kendi kişiliğinden ödün verme.
Ne bileyim yani insan böyle bir geç saatlerde mesaj falan çeker.
Bir, keşke yanımda olsaydın der.
Ne bileyim böyle evde bir şey görür falan...
...bir etkilenir, duygulanır, bir şey.
Ben mesela her gece böyle, seninle geçirdiğimiz anları düşünüyorum.
Ama sen...
...hiç.
Özledim.
Sanki böyle hiçbir şey olmamış gibi...
Özledim.
Ne?
Çok özledim.
[Şarkı çalıyor]
Evdeki varlığını...
...sabah uyanır uyanmaz ilk seni görmeyi.
Kıvrılıp uyuyakalmalarını...
...sesini...
...kokunu...
...özledim Defne.
Tabii ki özledim.
Ama biliyorum...
...yani burada kalmayacak.
Yani biz bir şekilde toparlıyoruz.
Yeniden yörüngesine giriyoruz birbirimizin.
Yaşanamayanlar...
...yarım kalanlar...
...hepsine sıra gelecek.
Borçlusun bana.
Elmayı unutmadım.
[Şarkı çalıyor]
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.