All language subtitles for Kiralik Ask 29

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified) Download
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German Download
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

.

[JENERİK MÜZİK]

Benden nefret edersin.

Bildiğin, tutunduğun her şeyin karşısında bu.

Bence bunu bilmek istemezsin.

Defne gözüme bak.

İstiyorum.

Hiç istemediğim bir şey beni buralara kadar getirdi.

Bir cendereye girdim ve...

... bir türlü sıyrılamıyorum, çıkamıyorum işin içinden yani.

Kalmak istiyorum.

Kalamıyorum yani.

Bir yandan da kaçıp gitmek istiyorum. O da olmuyor.

Bütün güzel şeyleri de...

... bana bu derdim getirdi. Yani, aslında...

Gerçekten çok tuhaf.

Defne.

Böyle afaki konuşmaya devam mı edeceksin? Yoksa...

... derdinin ne olduğunu bana söyleyecek misin artık?

Hayır, anlatmayacağım.

Bir gün...

... sana dertsiz, tasasız, saçmalamayan, dolu dolu seven...

... yaşayan bir Defne olarak geleceğim.

Öyle bakma.

Ben...

... çok yakın bir zamanda...

... kapını çalacağım. Ömer ben geldim, diyeceğim.

Ve bir daha hiç gitmeyeceğim.

Başka hiçbir şey sorma, ne olur.

Büyük gün yaklaşıyor.

Operation 2016.

Bütün binanın enerjisini keseceğim.

Bütün kapıları kilitleyeceğim.

Oradan sevgili olmadan çıkmak yok.

Ay, artık bu iş bitmeli.

Az kaldı Mine. Az kaldı.

Kiminle peki Neriman Hanım?

Ömer ile.

Ben mi?

(Gülüyor)

Ay, komiksin.

Farkına varmadan komiksin üstelik.

Ay, on beş yıllık kahkaha verdin bana.

Defne ile tabi.

Bomba.

Çok inat ettiler ama bana karşı gelemezler.

Madem bu iş güzellikle olmuyor, zorla olacak.

Hadi bakalım. İki güne kadar bu iş tamam.

Yuppi!

Aa.

Tatlım, salça neredeydi?

Bana bak.

Kimyondan da koy tamam mı yemeğe?

Gazımızı alsın.

Şunu da açta...

Neriman!

Niye bağırıyorsun? Sesin ta yukarı geliyor. Nedir bu naralar?

Ay, niye bağırayım hayatım?

Biz burada Mine ile diyetten, sağlıklı beslenmeden, spordan konuşuyoruz.

Baksana, üç yüz elli kilo oldu.

Değil mi Mine?

Değil.

Mine!

Üç yüz yirmi.

Neyse ne. Yani.

Ay, hadi Necmi. Sen çıksana. Git hayatım. Bizi rahat bırak. Aa.

Neriman, sen yine bir şeyler karıştırıyorsun ama.

Necmi, ben ne karıştırıyor olabilirim?

Karıştırsam, karıştırsam arada Mine'nin ismini karıştırıyorum.

Değil mi Rezzan?

Of Neriman, of.

Ay!

Kara mamba junior.

Ay, neyse gitti.

Bana bak. Bu sefer çok teknolojik çalıştım.

Ateş ile barutu bir odaya koyuyorum.

Patlasınlar.

Ay, alev alsın ortalık.

Ömer'in buzu erisin.

Tamamdır o zaman.

Ömer ile Defne'de koleksiyonu bitirsin. Sonrası tamam.

Güzel de oldu.

Bence de.

Ee, anlat bakalım. Seni dinliyorum.

O kadar mı belli oluyor?

Ee, yani.

Seni daha mutlu gördüğüm günler olmuştur.

Dalgınsın, durgunsun.

Belli ki yolunda gitmeyen bir şeyler var.

Özel hayatım biraz parçalı bulutlu bu aralar.

Erkek arkadaşımla kavga ettik.

Bir de üstüne...

Neyse işte. Hata üstüne hata yapıyorum.

Bak, aşkta hata diye bir şey olmaz.

Ne hissediyorsan onu yapacaksın.

Ben o kadar emin değilim.

Kimmiş bu erkek arkadaşın?

Tanıyor muyuz?

İsmail.

Hani şu...

Hı hı.

Şu an şirkette kişisel yardımcım sıfatı ile var.

Ya, aslında biz çok farklı...

... yani birbiriyle çok alakasız, hiçbir zaman birlikte olamayacak insanlarız.

Ama bir anda vuruldum işte.

Bir baktım, her şeyim olmuş.

Sonra da kırıp döktün.

Evet.

Yani birbirimizi yeterince seversek...

... sosyal farklılıklarımız ayağımıza dolanmaz diye düşünüyordum.

Ama bir yerde açık verdik.

Çok, çok çirkin bir laf ettim. Çok çirkin.

Hâlâ seviyorsun ama.

Deli misin?

Ay, hasta oluyorum. Resmen bağımlısı oldum.

İso.

Defo.

Nasılsın?

Vahim, sen?

Gördüğün gibi.

Gel, gel. Gel hadi içeride konuşalım.

Özledim ya.

Yani.

Eşek gibi hemde.

Merzifon eşeği gibi belki de.

Ne yana dönsem olmuyor.

Eksik kaldım demek.

Affedeceksin o zaman.

Yani, kursağımda kaldı be Defo.

Zehir zemberek laflar yani.

İçime atsam atamıyorum, kussam kusamıyorum.

Hiç gelmiyor yani içimden affetmek.

Mağlup musun, galip misin belli değil.

Ya, varsın o galip olsun.

Ben bu aşkta galip, mağlup işlerini tam anlamıyorum yani.

O galip diyelim, ne geçiyor eline?

Ne kazanıyor yani?

İnsan sevdiğini kaybettikten sonra diyorsun...

... ne anlamı var?

Öyle.

Gerçi, sizde durumlar daha çapraşık galiba.

Hiç sorma ya.

Ya, tam her şey bitti diyorum.

Yani ayrıldık falan.

İşte sonra biliyorsun.

Ne hale geldiğimi sen biliyorsun.

Süründün adeta.

Ay, hatırlattığın vallahi çok iyi oldu canım ya.

Ay, tam toparlandım diyorum.

Tamam diyorum. Artık bundan sonra böyle kurşun falan geçirmem.

Havalara girdim, bilmem ne bir şeyler.

Ay, pat bir bakıyorum...

... yine ateşe uçuyorum.

Ay, ne acayip bir hikaye bu ya.

Ne olmuş bunun sonu?

Bir söz verdim.

Büyük bir söz.

Tutabilecek misin?

Tutacağım.

Yani.

Tutmak zorundayım.

Nasıl olacak bilmiyorum ama.

Bulacağım bir şey.

Başka türlü nefes alamıyorum çünkü.

Ama bir telefonu yetti işte.

Bir baktım, ilk uçağa atlamışım İstanbul'a geliyorum.

Ay, bilirim o halleri.

Ne yapıyorum ben dersin ama...

Ama işler hiç istediğim gibi gitmedi.

Ya, biz o kadar başkaydık ki.

Yani İz deyince akla Ömer, Ömer deyince akla İz gelirdi.

Büyük aşk.

Ya, benden gitmez diye düşündüm hep.

Ya, ne biliyim onu sevme lüksü hep bana aitti.

Yani, hiç vazgeçemeyeceğim bir parçam gibiydi.

Ama onun senden vazgeçebileceğini hesaba katmamıştın.

Doğru.

Yani, bir gün başkasını seveceği aklımın ucundan geçmezdi.

Çok acı olmuştur senin için.

Çok hemde.

Hayatımda pek az yenilgi yaşamışımdır ama...

... Ömer beni resmen mağlup etti.

Yine de dik durmaya çalışıyorum.

Makul durmaya çalışıyorum.

İçin acıyor.

Hem de nasıl.

Ya, kendime yakıştırabilsem neler diyeceğim de.

Eğilip bükülmek ağır geliyor. Değil mi?

Ay, herkes geçmiştir bu yollardan.

Ama, ya bence gurur yapma.

Sonuçta, kazanmakta var kaybetmekte. Değil mi?

Sen bunu bana yarın tekrar hatırlat da.

Tamam.

Günaydın.

Aa, günaydın.

Sinan.

Senden bir şey isteyeceğim.

Ne konuda?

İş.

Ha.

Yani, bana işi öğretmen saflık olur biliyorum ama.

Yani, isteyenin bir yüzü işte.

Yok canım.

Şey yaparım. Anlatırım yani.

Sorarsın şey. Ne istiyorsan.

O zaman mesai çıkışında şey yapalım.

Tamam. Süper.

Harika.

Pardon.

İş kolay da.

Aşk diyorsun.

Nasıl İsmail ile?

Telefonlarımı açmıyor.

Sen, Sude ile nasıl?

Bizimki fena canım.

Ben bir daha karşılaştığımızda...

... karakolluk ya da hastanelik olacağız diye korkuyorum vallahi.

Aşk işte.

Çıldırtıyor insanı.

Beni öfkeli bir adam yaptı.

Basmayı unutmuşuz.

Bonjour cherie.

Yasemin Hanım, misafiriniz var.

Misafir.

Oo, Necmi Bey.

Merhaba Yasemin.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Buyurun.

Rica ederim.

Teşekkür ederim.

Defne.

Aa.

Sen burada mıydın?

Ya.

Kimse gelmiyor mu ya?

Buyurun.

Eline sağlık.

Ne?

Grafiti diyorum.

Çok güzel olmuş.

He, evet öyle bir şey yaptım.

Öyle bir anda esti.

Şeytana uydum.

Sizinki de çok güzeldi aslında.

Kızdın mı?

Neden yaptın?

Bilmem.

Öyle bir anda sinirlendim falan.

Şey oldu.

Ama sözler de veriyorsun.

Güzel güzel konuşuyorsun.

Beni ikna ediyorsun.

Sonra bir bakıyorum. Aa, bambaşka bir Defne var karşımda.

Ay, ne alakası var canım.

Tutarsızsın Defne.

Ha, sen şimdi benim verdiğim söze inanmıyorsun yani. Öyle mi?

Yani, benim verdiğim sözleri tutabileceğime inanmıyorsun. Öyle mi?

Sen olsan inanır mıydın?

Tamam ya. Sen hiçbir şeye inanma.

Hatta, ben o sözleri vermiş falan da olmayayım.

Allah Allah ya!

Ben bu kadar söz vereyim, gereyim gereyim gereyim kendimi.

Ömer Bey dalgasını geçsin.

Belkide verdiğim sözü tutarım.

Belli mi olur.

Yasemin.

Biz Sude'yi her şeyden uzakta büyüttük. Yetiştirdik.

Kötülüklerden yani.

Sinan gibi biriyle birlikte olduğu için çok şanslısınız öyleyse.

Evet, Sinan iyi çocuk da...

... Passionis ile aranızda neler yaşadığınızı bilmiyorum.

Ve Sude'nin bu savaşa dahil olmasını da hiç istemiyorum.

Biz savaşmıyoruz ki.

Ondan ne çıkarın var?

Sude'nin bu tür çıkar çatışmalarına girmesini istemiyorum.

Eğer bir hesabın varsa bunu kızımın üstünden yapma.

Sude'yi tamamen potansiyeli olduğu için aldım Necmi Bey.

Çok hevesli ve çalışkan görünüyordu.

İyi bir iş çıkaracağına inandığım için de ona bir fırsat tanıdım.

Hepsi bu.

Başka bir sebep yok.

Hatta, iyi bir varlık gösteremezse anında çıkaracağım.

Anlaşmamız böyle.

Bir deneme süremiz var.

Öyle mi?

İnanın.

Bilmiyordum.

Peki Yasemin. Sude başaramazsa, beceremezse kov onu.

Çıkar işten.

Çünkü Sude'nin yetişkin biri olması lazım.

Yetişkin biri olup, yaptğı şeylerin bedelini ödemeyi öğrenmesi lazım.

Hiç şüpheniz olmasın.

Gözünüz de arkada kalmasın.

Hem artık biz yabancı sayılmayız.

Hani o kadar zaman sonra, Ömer'in kuzeni benim de kuzenim sayılır.

Pekala.

Teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

Yarın akşam, her şey tamam.

Ay, uğraştığıma değdi.

Ömer, Defne kavuşması.

Herald yani Korişim.

Ay, Sude ile Eymen'i de bu gün halledecektim ama...

... Sude şeyi varmış gibi işe gitti.

Ne manası varsa.

Ay sus, bilmiyorum.

Ay, çok sinirlerim bozuluyor Koriş.

Yani, çok çalışmak bir kadın için hiç iyi bir şey değil.

Çok çalışan kadında kırışık olur, gerginlik olur.

Anında böyle izler yapar hayatım.

Ay çok korkuyorum, bu Sude'de bu manyaklar gibi gece gündüz çalışacak...

... spora gidemeyip kalçalarından kilo alacak diye.

Ay, sus sus hayatım. Vallahi işin çok zor.

Bunlar o kadar büyük gerginlik ki.

Hayatım, bana bak.

Bak, bu iş bir an önce çözülmezse...

... senin alnında böyle enine bir çizgi olacak.

Daha da kötüsü, böyle kaşının ortasında dikine bir çizgi.

Ay, deme öyle. Korkutma beni. Bak gerildim.

Dur, bende Eymen'i bir arayıp gereyim.

Ara hayatım.

Ay, işini yapsın. Sana aramalar yakışır.

Ah.

Sesi dışarı veriyorum.

Ah, ver.

[Telefon sesi]

Ne yapıyorsun sen?

Eğleniyorum, siz?

Bugün kimden nefret ediyorsunuz?

Senden.

Ee, hepinizden.

Bana bak, Sude'yi aradın mı?

Yok, henüz değil.

Hayatım, ölünceye kadar sizi bekleyemeyiz. Ara çabuk.

Kontörün yoksa da gönderelim.

Kız, fakir falandır şimdi bu.

[Bana bak. Ara çocuğum]

Kendini hatırlat. Varlık göster.

İki kere ara. Bak, günde iki kere ara.

Yemeklerden sonra ara çünkü sen aç karnında çekilmezsin.

Hı hı. Anladım.

Ay, anlayışlı çocuk kız. Yazık.

E hadi arasana.

Tamam.

E çocuğum arasana.

Neriman Hanım, kapatmanız gerekiyor.

Ay, hayır kapatma. Dinleyelim.

İyi de, öyle olmuyor ki. Koferans mı yapacağız?

Ay, konferans mı? Hiç sevmem konferans.

[Ay, okulda da hiç girmezdim. Bayar beni]

Kız, onu demiyor. Telefondan diyor.

Ay, tabi ki telefondan diyor Koriş. Nereden diyecek?

Ay, çiçeğim.

Ay, bebeğim.

Aşkım.

Ay. Ay bana bak Koriş, bağlamdan çıktı.

Aa.

Neriman Hanım.

Ha, bak şimdi çocuğum.

Şimdi, sen onu ara. Sonra beni ara.

Yok, ben seni arayayım.

Yok, ben onu arayayım.

Yok, ben onu ararsam şüphelenir.

[O, beni arasın]

[Arasın mı]

Ay, arasın beni canım. Annesi değil miyim? Halimi, hatırımı sorsun.

Neyse, sen onu ara. Sonra beni ara.

Tamam. Ben arayıp kendimi hatırlatırım.

Gerçi, beni unuttuğunu sanmıyorum ama.

Ay, bu da öz güven şelalesi.

Ay, hiç alışamadım bu çocuğun bu huyuna.

Ay, bana bak birisi arıyor.

Hadi, kapat. Sonra beni ara.

Ay, kara mamba.

Alo, babacığım. Ne iyi ettiniz de aradınız.

Ben de tam sizi arayacaktım. Yanlışlıkla kuru temizlemeciyi aramışım.

Çok birikmiş kirli çamaşır var da.

Ay, çamaşır yani. Maddesel anlamda.

Ne ilgisi var şimdi çamaşır mamaşırın?

Bak, ne diyeceğim. Bir dinle.

[Ay, dur. Bende konuşacağım]

Hulisoş Bey, nasılsınız? İyi misiniz?

Ay, çok özlettiniz kendinizi.

Ay, siz de ne yapacaksınız? Yarınlar yok gibi yaşıyorsunuz.

Bir ayağınız çukurda sonuçta.

Sayılı günler çabuk geçer.

Aa, dur kız.

[Ne diyorum ben]

Otuzunda delikanlı gibisiniz. Maşallah.

Ne?

Ay, babacığım. Çok özledik diyoruz.

Bana bak. O laflar karışmasın oradan.

Dinle beni.

Yarın şu kızı alıp sabah bana kahvaltıya geleceksiniz. Tamam mı?

Ne zamandır görüşemedik.

Nedir durumlar bir öğreneyim bakayım.

Hangi kızı babacığım?

Canım hangi kızı olur mu? Defne. Ömer'in ki.

Aa, ha Defne'yi diyorsunuz.

Ha, Defne iyi. Selamı var.

Neriman. Kahvaltıya gelin diyorum. Tamam mı? Anlaşıldı mı?

Ha. Bizi kahvaltıya çağırıyorsunuz. Defne'yi de.

Evet. Çok uzadı bu iş.

Araya epey zaman girdi. Ne oluyor? Ne bitiyor? Gelin de bir anlayayım.

Yarın sabah on bir de bekliyorum. Tamam mı? Geç kalmayın.

Peh.

Ay, tutturdu yine Defne ile Ömer diye bu da.

Ay, Koriş. Bana bak.

Kırışıklıklarım çıktı mı?

Yok hayatım. Merak etme. Botoksun sağ olsun.

Büst gibi kadınsın. Maşallahın var.

Ay, bu kara mamba beni öldürecek.

Aa, Koriş. Aşık oldum. Ayakkabıya bak.

Koş kız.

Yasemin Hanım, buyurun. Passionis ile ortak çalışmamız.

Sahi mi ya?

Sağ salim bitirdiniz mi?

Hı hı.

Kavgasız, gürültüsüz.

Evet. Çok iyi bir iş çıkardık. Gayet iyiyiz.

İyiyiz tabi. Sorun yok.

E gayet iki medeni insan gibi yani çalıştınız. Gır gır yok.

Aynen.

İyi madem. Elinize sağlık.

Sağ ol kardeşim.

E bu işte bittiğine göre, bir daha kimseyle ortak iş yapmaya gerek yok.

Tamam.

Vallahi ben söz veremem.

Sonuçta biz cherie ile gayet verimli çalıştık.

Yani, yine böyle bir durum denk gelirse Passionis ile çalışabiliriz.

Ya yok artık.

Neden?

Yani.

Öyle bir... Yani gerek duyulacağını sanmıyorum.

Defne bunlar harika.

Ya müthiş bir uyum yakalamışsınız. Neden tekrarlamayalım ki?

Yani tabi.

Siz bilirsiniz de.

Neyse ben odamdayım.

Defne.

İsmail ne yapıyor?

Ben vallahi bu konuyla ilgili bir şey söyleyemem Yasemin Hanım.

Yani, sonuçta biz böyle ikimiz konuşuyoruz İso ile.

Hep aramızda kalıyor. O yüzden de rahat rahat konuşabiliyoruz.

O yüzden ben şimdi size bir şey söyleyemem.

Anlıyorum da.

Kesin haberin vardır.

İlişkimiz tatsız bir dönemden geçiyor.

E haliyle bende merak ediyorum.

İyi mi? Nasıl?

Onun da benim kadar kafası bozuk mu?

Özlemiş midir beni gibi.

Ay.

Ay, ne olur bana sormayın böyle şeyleri. Vallahi söyleyemem.

Hem zaten bu ilişki dediğin şey böyle iki kişilik ya.

Siz kendi aranızda halledin meselenizi.

Ne olur beni de karıştırmayın.

Tamam Defne.

Sağ ol.

Çıkabilirsin.

Aşkım ben çıkıyorum.

Nihan, Nihan. Ölüyorum ben Nihan.

Ölü...

(Öksürüyor)

(Hapşuruyor)

Ay, ne oldu sana ya?

Şaftın kaymış.

Çok hastayım. Görmüyor musun ya?

Kahveyi de açamadım zaten. Kolum kalkmıyor, kolum.

Çok zamansız oldu bu ya.

Ne yapsak ki?

Geçer geçer. Ben şimdi anneanneme giderim.

O bana tavuk suyuyla bir çorba yapar.

Onu içerim. Oh, mis gibi, turp gibi olurum. Merak etme sen.

Saçmalama gerizekalı.

Ondan sonra benim oğlumu hasta etti, ben iyileştirdim diye yıllarca anlatacak.

Ben bu yenilgiyi kabul edemem Serdar.

Ay, bugün bana işten de izin vermezler ya.

Ne yapacağız?

Bir dakika. Bir dakika.

Senin az önceki paniğin, benim hasta olduğum için değil de...

... anneannem duymasın diye miydi?

E herhalde.

Bak, ben ne yapar eder iyileştiririm seni.

Tamam mı? Ama anneanneye gitmek yok.

Yasak. Ya, yıllarca ben onun dilinden kurtulamam.

Yakışıyor mu Nihan ya?

Ha?

Böyle bir hasta üzerinden rekabet yaratmak.

Ya, şu siz kadınları bir türlü anlayamıyorum.

Ne hırslı varlıklarsınız siz ya.

Alt tarafı bir çorba içeceğim.

Serdar.

Ha.

Öldürürüm seni.

Gerekiyorsa hiç iyileşme. Gripten öl. Ama o eve gidilmeyecek.

O çorba da içilmeyecek.

Ne kadar da sevgi dolusun aşkım.

Şefkatinle sarıp sarmaladın beni vallahi.

Çok sağ ol.

Şakam yok.

Gebertirim.

Bir şey yap canım Allah Allah. Kendi kendine iyileşmeye çalış işte.

Ya, ne demek kendi kendine iyileşmeye çalış? Telkinle mi iyileşeceğim ben?

Allah Allah. Yat, devril bütün gün. Ben akşam gelince bakacağım zaten sana.

Tamam.

Hadi.

Hadi.

Zalim kadın.

Of.

Ben ne yapsam?

Ada çayı yapayım.

Neler yapmışlar ya.

Ya, sen ne diyorsun?

Zamanında bu kapakla büyük olay yaratmışlar.

Çok yeni bir styling bu.

Bak. Dönüm noktası böyle olur işte.

E tamam canım işte. Yeni bir bakış açısı geliştirmişler.

Ne var?

Biz de yapabiliriz.

Vay.

Ay.

Ay, yok artık Eymen.

Bir de görüntülü mü aradın?

Kıyak geçeyim dedim.

Hangimize canım?

Tamam, bana.

[Ee, ne habersin]

Görüşmemiz lazım.

Neden?

Bana aşık olman için.

Ya, ne diyorsun sen yine be?

Annen sıkıştırıyor Sude.

He.

Ay of.

İyi tamam. Akşam görüşüp bir gazını alırız.

[Sen benden haber bekle]

[Tamam mı]

Alo. Kime diyorum ben ya?

Ha tamam. Görüşürüz.

Aman.

Önemli bir şey yok.

Asıl, sen sıkı dur.

Durdum.

Annem bana parayla birini tutmuş.

Ne?

(Öksürüyor)

Ay, yani resmen kiralık aşk.

(Öksürüyor)

Aa.

Nasıl?

Ay, baya. Sinan'ı unutayım diye tutmuş.

Yani, resmen elleriyle gitmiş bana parayla bir çocuk tutmuş.

Ay, çocuğu da anlamıyorum.

Akıl var, mantık var. Böyle bir şeyi nasıl kabul edebilirsin ya?

Niye kabul ediyorsun? Ne yapıyorsun?

Hayır, ne yapıyorsun sen ya?

Öyle deme ya.

Belki şeydir.

İhtiyacı vardır yani çocuğun.

E iyi de. Hadi diyelim ki ihtiyacı var.

Böyle şeylerin zorla olduğu nerede görülmüş?

Değil mi? Değil mi ama?

Hayır yani, Allah aşkına Defne.

Ben, bana söyle şimdi.

Ben o çocuğa nasıl aşık olayım?

Ha? Ne alaka yani? Nasıl aşık olacağız biz?

Yani.

Saçmalık.

Saçmalık canım.

Saçmalığın önde gideni, bayrak sallayanı ya.

Saçma yani. Öyle saçma bir şey duymadım ben. Saçma yani. Saçma.

Saçma tabi.

Annem işte.

Aman, hadi boş ver işimize bakalım biz.

Bakalım.

Defne.

Ha.

Senin gözün atıyor.

Niye?

Ay yok. Yok.

Yok.

Şaşırdım.

Şaşırdım yani. Pes.

Pes yani. Neriman Hanım'a pes.

Eh, annem tabi.

Ama sen daha annemi hiç tanımıyorsun.

Neler yapabileceğini hiç bilmiyorsun.

Değil mi?

Ay, nasıl tanımıyorum yani?

O kadar tanımıyorum.

Tanımıyorum!

Neler yapmışlar ya?

Ne güzel şeyler yapmışlar.

Ay bak arkadaki çok güzel.

Bir uğrasın demişsin.

Otursana.

Nasıl buldun Defne'nin grafitisini?

İddialı.

Resmen kafa tutuyor bize.

Bence iyi.

Çok iyi.

Ama bunun adı düellodur, biliyorsun değil mi?

E madem düelloya davet etti bizi...

... o zaman en yakın zamanda gidip üstüne yenisini yapacağız.

Yapacağız değil mi?

Ben hemen bir şeyler düşüneyim. Aklımda çok cool bir şeyler var.

Ya, resmen eğlence çıktı bize.

Ulan, sen ne serserisin ya.

Sırf bu anlar için yaşıyorsun değil mi?

Ya, Ömer sanki beni tanımıyorsun. Bir de soruyorsun.

Herhalde bu anlar için yaşıyorum ben.

Manyak.

Diyene bak.

İnatçı.

Ne haberler?

Son durum budur.

İstersen inceledikten sonra çık yukarı. Ömer ve Sinan ile de bir konuşalım.

Tamam.

Gelirim.

Dün ki mesele mi?

Ne oldu? Var mı bir gelişme?

Açmıyor telefonlarımı.

Vallahi ben böyle durumlarda aman yalnız kalsın...

... kafasını toplasın, kendini dinlesin triplerine hiç inanmam.

Seviyorsan uğraş.

Açana kadar ara.

Açtığında alırsın.

Ay, ya hiç açmazsa?

E daha iyi.

Demek ki bir gün mutlaka seni arayacaktır.

(Öksürüyor)

Ya.

Defo.

Ya, benim ateşim düşmüyor ya.

Midem de bir fena.

Ben kesin öleceğim ha.

Bence sen çorba yapmayı bırak, direk helvaya geç.

Dur ben sana bir bakayım.

Bak.

Abi.

Ha.

Sen alev alev yanıyorsun ya.

Sen çok doğru söylemişsin. Ben çorbayı bırakayım.

Helvaya geçeyim gerçekten.

Çünkü yaşaman mucize.

Ciddi mi ya?

Ay, tabi ki değil.

Zaten evde irmik falan da yok. Helva yapamam.

Defo.

Aman be kızma şapşik.

Ateşin falan yok. Merak etme yaşayacaksın.

Her zamanki hastalık şımarıklığı.

Şımarık. Ben miyim şımarık?

Ya, arkadaş.

Benim etrafımdaki bütün kadınlar neden taş kalpli ya?

Anlamıyorum ki.

Ben alt tarafı birazcık, bir yudum şefkat istiyorum ya.

Ama yeter ya.

Gel İso.

Defo'cuğum.

Ne o lan? Ne bu hal?

Sokak itine dönmüşsün.

Sensin be sokak iti. Hoşt.

Hırladı be. Ne oluyor buna?

Huysuz huysuz. Yaklaşma.

(Öksürüyor)

Hah.

Gel.

Hah, al işte.

Tam tahmin ettiğim gibi. Bravo Serdar, vallahi bravo.

Ya, ben senin için işten erken çıkayım.

Sen benim sözümü hiç dinleme. Şıp diye buraya damla.

Bravo.

Bağırma bana Nihan!

Anneannem komşuya gitmiş işte. Haberi yok hasta olduğumdan.

Tamam mı?

Tamam canım.

Çok şey yapma.

Ya şimdi...

... sokağa da çıkamadı tabi.

Darlandı bir.

Evet. Çıkarın beni buradan ya.

Bu hasta psikolojisi hiç iyi gelmedi bana.

O zaman bilardoya gidelim lan.

Budur be.

Ya, sen hasta değil misin?

Yok yok. Hava değişimi olur hem. İyi gelir, iyi gelir.

Süper fikir kardeşim.

Ya, bir şey diyeceğim. Ne zamandır da oynamadık ha.

Vallahi biraz oynarız. Kurtlarımızı falan dökeriz.

Evet ya. Biz ne sıkıcı bir arkadaş grubu olduk.

Böyle aşktı, evlilikti derken.

Eskidik herhalde.

Of be. Hemen darlama kızım.

Hadi kalk.

Hadi yürüyün.

Ee, hop. Ayakkabıyla o tarafa geçip durmayın. Geçin şuradan.

Tamam.

Buradan girdin. Orayı gittin yol.

Biz hazırlanıp geliyoruz. Şu çorbanın altını kapatayım, geliyorum.

Evet.

Koleksiyon şahane.

Konseptte de harikalar yaratmışsınız.

Artık finans işine de sonra bakacağız.

Güzel.

Bence gayet iyi durumdayız.

Yasemin sen ne düşünüyorsun?

Efendim.

Yasemin, ne yapıyorsun sen sabahtan beri telefonla öyle fıt fıt fıt fıt?

Gizli gizli iş mi bağlıyorsun yine, hı?

Ay dalga geçme ya. Ciddi mevzular.

Ne oldu? Mesaj atmadı mı hâlâ?

Kimden?

Özel mevzular.

İsmail.

Cevap yok.

Aramadı da.

Kaldım böyle.

Şey yap. Didişme bence.

Yani, alttan al.

Alttan da alsan, üstten de alsan...

... fark etmez aslında.

Mağlubiyettir aşk.

[Günlerce yazmaz]

Aramaz, sormaz, konuşmaz.

Sonra bir merhaba der.

Yine o kazanır.

Cemal Süreya abimiz gelmiş. Hoş gelmiş.

Ya.

Hah.

Mesaj geldi.

Arkadaşlarımlayım. Sonra konuşalım.

Neredeymiş, sorsana. Konum falan atsın. Gidip basarız.

İz'e bak, resmen iz peşinde.

Sor ya.

Soruyorum bak.

Hop.

Bir dakika.

Oo, bu ne abi ya?

Abi.

Huysuzluk yapmasan mı acaba?

[Neredesin tam olarak]

İso.

Biz çıkalım istersen.

Evet.

Tamam ulan tamam.

Tatava yapma. Geldik işte.

Geldiğimiz gibide...

... sokarız inşallah.

Canım.

Hah.

Geldi.

Neredeymiş?

Mahalledeki bilardocudaymış.

Gel demek istiyor.

Bence de gel demek istiyor.

Yani, eğer nerede olduğunu söylüyorsa gel demek istiyordur zaten.

Ne isteyecek başka?

Ne yapsam ya?

Gitsem mi?

Gideceksin tabi.

Ne bileyim şimdi. Aramızda bir gergin.

Arkadaşları var. Kalabalık.

E bizde kalabalık gideriz o zaman.

Hadi beyler.

Gelir misiniz gerçekten?

Ee, ben, bir, şey. Biraz çalışacaktım aslında.

Sinan sakın. Bak, Yasemin'i yalnız bırakmak yok. Hadi gidiyoruz.

Ömer sen de gel.

Yani, kimseyi zorlayamam tabi ama...

... gelirseniz şahane olur.

E iyi madem.

Hadi.

Öyle mi diyorsun?

Yani, hadi gidelim.

Ay, süpersiniz gerçekten. Çok teşekkür ederim.

Rica ederiz.

Aslan be!

Yavrum benim. Çak.

Kızıl sonyam.

Hadi bakalım Nihan, göster. Bunları bu akşam buraya gömüyoruz.

Gömüyoruz.

O ne ya? Ne demek?

O ne demek? Sende sıra.

Allah Allah ya. Sana ne.

Top benim, masa benim.

Nihan kullansın.

Tamam.

Hadi.

Pardon.

Şşş, oğlum. İso.

Ezdiler oğlum lan bizi.

Şşş, itibarımız beş paralık oldu.

Tabi ben hastayım. Ondan ya.

Ha?

Başlayacağım ama telefonundan ha.

Ulan keşke karımla takım olsaydım ya.

Ben bu aralar niye hep yanlış kararlar veriyorum arkadaş?

Tamam ulan. Allah Allah. Bir mesaj attık.

Ha?

Evet. Çekilin.

Şimdi kızlar.

Buyurun.

Size muhteşem bir atış göstereceğim hazırsanız.

Bak, bak laflara bak.

Senin için dostum.

Artist.

Şunu deliğe sokuyoruz.

Aa.

İnşallah bu biraz sesini kesmiştir kardeşim.

Ay, biz neler neler öğrendik değil mi şimdi bu İso'dan?

Ya, sorma.

Nasıl bir aydınlandık, değil mi?

Ya, ya sağ olsun. Kendisi bize çok iyi ders verdi ya.

Baya iyi verdi yani.

Of. Faul yaptım ya. Elim değdi.

Hadi bakalım Serdar Bey.

Hadi be.

Vallahi oğlum. Bir topu da sok sende.

Ya, hastayım oğlum. Ondan.

Hı hı. Ondan ondan.

Benim çok vaktim yok. Biraz oturup kalkalım hemen.

Ne?

Yok bir şey.

Yalnız öyle bikiniyle oturuyormuşum gibi bakmazsan...

... daha rahat oturabilirim burada.

E güzelsin.

Biliyorum.

Daha öncede söylemiştin.

Ben söyleyince mi fark ettin?

Aa, hayır tabi ki. Saçmalama.

Eymen.

Sen bana ne zaman yeni bir şey söyleyeceksin?

Sen eskiyince.

Ben eskimem tatlım.

Umarım.

Ne zaman kalkmamız gerekiyor bizim?

Daha ne kadar oturacağız burada?

Annen bizi gözetliyor olabilir.

Yani, uzunca bir süre otursak iyi olur.

Bir şeyler söyleyelim. Aç mısın?

Ben bu saatte yemek yemem canım. Teşekkür ederim.

Peki. Ben yerim.

Pardon.

Hadi be oğlum. Vuracaksan vur ya.

Dur.

[Müzik]

İso.

Hoş geldiniz.

Oha.

Rahatsız etmedik umarım.

Biz de katılalım dedik.

Oha.

Öyle mi?

Olur olur. Buyurun.

Ne diyorsun Ömer? Oynayabilir miyiz?

Yani ben pek anlamam bilardodan.

Aa, hiç bilmediğiniz bir şey. Hayret. Ne ilginç değil mi?

Neyse ama problem değil. Biz öğretiriz.

Yani, abim öğretir. Değil mi abi?

Olur olur. Öğretiriz.

Oha.

Nihan sende bir idrak et artık.

Ee, tamam. Ne yapıyoruz o zaman?

Nasıl takımlaşıyoruz? Takım takım.

E tamam işte. Bize siz.

Ha?

Gerçi pek adil olmadı ama.

O niye?

E çünkü biz baya bir iyiyiz ya. Yani çok iyiyiz.

Ha.

Göreceğiz.

Hadi başlayalım o zaman.

Buyurun.

[Müzik]

Ay.

Ya, sen böyle yemeye devam etçek misin daha, hı?

Evet.

Daha tatlı var.

E burdayız nasıl olsa.

Ay beni ye.

Gel birde beni ye yani, yuh.

Ay, senin nerene gidiyor bu yediklerin? Onu anlamıyorum ki ben.

Vay, demek vücuduma göz gezdirdik.

Ay, vücuduna göz gezdirelim diye böyle değil mi zaten?

Hayır. Uzun yaşamak için böyle.

Ha.

Sen yaşamayı da seviyorsun yani.

Peki, bir şey soracağım. Sen nasıl yaşıyorsun böyle?

Yani, aşk yok. Heyecan yok.

Tatsız tutsuz. Yok mu senin bir sevgilin gerçekten?

Ben senin için buradayım.

Seni konuşalım.

Ee, anlat bakalım.

Ne anlatayım?

Şu adamı.

Hani unutman gereken, unutamadığın.

Sinan.

Hı.

Seni hiç ilgilendirmez Sinan. Tamam mı?

Sinan benim için çok özel.

Yani onu burada seninle konuşmayacağım herhalde.

Tamam canım. Anlatma.

Ben öyle vakit geçsin diye söyledim zaten.

Yok.

Çocukluğumdan beri tanıyorum ben onu.

Yani, dünyanın en şahane, en iyi adamıdır.

O kadar güzel bir enerjisi var ki.

Ya, o güzel enerjisiyle bütün insanları kendi etrafında topluyor.

Tek bir sorun var.

Ha, sorunu da var yani. Oh be.

Ay, of. Var tabi be.

Yani, eğer Sinan ile herhangi bir konu da tartışırsan...

... kimse sebebini sormadan direk onu haklı görür.

Ya, o kadar iyi ki kimse onu haksız görmüyor.

Ama sana göre öyle değil.

E değil tabi. Bu sefer o haksız.

Hatalı olan o.

Ama kimse bunu görmüyor. Kabul etmiyor.

Ya ne yapıyorsun?

Dur dur dur.

Annen buradaydı. O yüzden öptüm.

Gerçekten mi?

Nerede?

Bakma şimdi.

Göz göze gelmeyin.

Ha.

İyi tamam.

O zaman gel.

[Müzik]

Vay, Sinan.

Tabi. Yani şey değil. Öyle doğuştan sanırım.

Daha önce oynamadım çünkü.

Bu tarafa mı?

Bu olmadı. Ne yapalım?

Hadi Defo.

Hadi.

Helal be.

Tebriks.

Bende sıra herhalde.

Ah.

Of.

Moral bozmak yok. Sakın.

Pardon.

Pardon.

Olur öyle ya. Şey yapmayın.

Daha iyileri olur inşallah.

Bravo aşkım.

İşte bu be.

Nazar değdi, nazar. Nazar, hep nazar. Göz var.

Göz.

Evet.

[Şahanesin]

Aşkım bu senin için.

Aşkıma bak be.

İyiyiz iyiyiz.

Ömer.

Hı.

Sende.

Ha.

Ee, ne yapıyorduk? Anlatsın biri.

Ee, şey işte.

Böyle bir şeyle, pozisyonda, değişik, sopayla topa vuruyorsun.

[Sağ ol]

Öyle değil.

Şimdi, sopayı çok sıkıyorsun. Biraz gevşek bırak.

Tamam.

Bunu al.

Elini koy masanın üstüne.

Parmaklar.

Aç aç aç. Biraz elini yapıştır şöyle.

Hah.

Evet.

Ha, işte öyle böyle bir şey yani.

Ha, tamam ben anladım.

Vay be.

Vallahi helal.

Devam ediyorum.

Aynen, sende.

Aa.

Oyarım o gözleri. Ne yapıyorsun Serdar?

Aşkım ne alakası var ya?

Aşkım ne alakası var ya?

Bana bak, o tarafa bakmak yok.

Yasak. Gebertirim.

Olur ya öyle. Hemen çok şey yapma yani. Zamanla.

Hayatım, kime bakıyorsun?

Ay, gireceğiz değil mi?

Hayatım burası entrance. Kimsecikler yok burada.

Ay, doğru diyorsun. Heyecanlandım ben.

Hadi girelim.

Ay, hadi bari.

Oradalar, oradalar.

Bak, bak şuradalar.

Aa, gördüm.

Gördüm.

Aa, şunu alayım.

Ay.

Ay, Sude'me bak. Maşallah.

Ay, saçları çok güzel olmuş hayatım.

Özenmiş çocuğa.

Ay, hadi inşallah. Bana bak, çaktırmadan seyret.

Ay bu çocuk Sude'nin kalbini çaldı çaldı.

Çalamadı yandık.

Ay Nörom, ben bunun yüzünü göremiyorum şu an da.

Ya, ben tipini görsem veririm puanımı da.

Nörom, kız bunlar acaba ne konuşuyorlar?

Kız, bu dudak okuma cihazını mı alsaydık...

... bizim magazinci arkadaşlardan, ha?

Baksana şunlara. Sessiz sinema oynar gibiler.

Ay, canım canım çok sıkıldı benim.

Yer misin sen de hayatım yemeğini!

Aa, durdukça gözüm kaldı vallahi yemeğinde şu anda.

Ay, Koriş gerçekten öyle dudak okuyor mu o alet?

Ay Ömer'in dudağını okusak.

Acaba Ömer'in aklını okuyacak bir alet var mıdır?

Ha Koriş, var mıdır?

Ha?

Utanmıyorsun değil mi? Kar kış vakti, incecik şeylerle çıkmışsın.

Sırf şunu etkilemek için.

Ay, evlenecek misin hayatım? Ne yapacaksın?

Ay Koriş, bırak insancıkları. Yemeklerini yesinler.

Aman, hadi yiyin.

Ay. Ay Nörom, bir şey söyleyeceğim hayatım.

Ben bu çocuğu sevmedim. Enerjisi yok.

Böyle bir donuk geldi bana.

Hayatım, yani bak bir kere şunu söyleyeyim.

Bunun sırtı dönük. Olmaz.

Ama tatlım daha yüzünü görmedin ki.

Hayatım, sırtı ne ki yüzü ne olsun Allah aşkına.

Ben hiç beğenmedim hayatım. Baksana ah Sude'me.

Böyle bozuk yoğurt yemiş gibi bakıyor.

Hayatım, Sudem böyle bebek sırtlı birine layık o.

Ay, belki aşktan öyle bakıyordur Koriş.

Iy, aşktanmışmış.

Ay hayatım, ben beğenmedim.

Bana bak kız. Gidip oyunu bozalım.

Kurtaralım kızımızı hain ellerden.

Ayol kimden?

Ay şundan işte. Sevimsiz çocuktan.

Ay Korişim. O çocuğu biz bulduk ya.

Ha, ay öyleydi değil mi hayatım?

Ay, ben unuttum. Yine hayatım böyle ataklar geliyor. Gidiyor, geliyor.

Kafam karıştı.

Ay Koriş, bir yüzünü dönse.

Yani o kadar temiz yüzlü bir çocuk ki.

Bütün kızlar bunun peşinde.

Ay, bir dönse de görsek bari neyin nesiymiş bu.

Ay.

Pardon, bakar mısın?

Buyurun.

İki biftek alabilir miyiz?

Tabi.

Sağ ol.

Ay Nörom.

Bu benim çocukluk arkadaşıma çok benziyor.

Aa.

Ay, o kaknem ailesi yurtdışına götürdü en yakın arkadaşımı.

Ah, ah. Ay şu an çok hüzünlendim. Kız geliyor yine bana bir şeyler.

Ay Koriş. Dur.

Hadi.

Hadi, sakin.

Allah!

Ay, şeytan dürttü pardon. Dikkat dağıtmak için değil, gerçekten.

Of, ay bir stres oldum ya.

Olduysan atma. Ben şey yapayım. Sen...

Sinan Bey susar mısınız?

Defo. Dur.

Gir be.

Elim titriyor vallahi.

Gel şuradan.

Atıyorum.

Hadi.

İşte bu be.

Helal.

Yani.

Tebrik ederim arkadaşım.

Teşekkürler arkadaşım.

Bravo.

Tebrik ederim.

Sağ olun.

Tebrikler.

Çok sağ olun.

Arada kaynadı tebriğim pardon.

Sağ olun, sağ olun Sinan Bey.

Tebrikler.

Sağ olun.

Eh, hadi şuraları toplayalım artık yavaştan o zaman.

Kızlar.

Kardeşim.

Tebrik ederim.

Teşekkürler.

Şaşırttın beni.

Neden?

Baya iyiydin.

Sağ ol.

Bir dakika ya.

Sen niye şaşırıyorsun ki?

Ya ben bir şeyde iyi olamaz mıyım?

Olursun.

Evet, bilardoda iyiyim.

Asistanlıkta iyiyim.

İnsan ilişkilerinde iyiyim.

Pazıda iyiyim.

Ama ikna etmekle, inandırmakla ilgili bir problemim var yani.

İnandırıcılığım yok.

Ben öyle bir şey demedim.

Neyse ben bizimkilerin yanına gideyim.

Aramız kötü mü hâlâ?

Evet.

Neden?

Çünkü aramız kötüyken daha iyiyiz.

Yani, en azından ben daha iyiyim.

Nefes alabiliyorum.

Kalbim teklemiyor.

Peki.

Sen bilirsin.

Hiç mi özlemedin beni?

Gerçekten mi?

Mesele özlemek değil Yasemin.

Kafam salim değil.

Bir yığın muamma.

E tamam işte.

Bak buradayız. Konuşalım sorunlarımızı. Çözelim.

Yok.

Konuşmak pek çalışmadı bizde.

Deneyimle sabit.

Ne olur yapma.

Bak gerçekten çok pişmanım. Çok üzgünüm.

Hem senden özür de diledim.

Daha ne yapayım, söyle. Ha?

Zorlama.

Zorlamayalım Yasemin.

Bırakalım akışına.

Gidiyor mu? Kalıyor mu?

Kendiliğinden belli olur zaten.

Affetmiyor musun yani beni?

Zamanı değil bu sorunun.

Bir duralım.

Bakalım.

E arkadaşlar, hadi artık. Yenildik diye çökmeyelim madem.

Yolcu yolunda gerek. Hadi gidelim. Hadi bakalım.

Çok teşekkür ederim. Bunu da bu gecenin anısına saklıyorum.

Yasemin, biz gidiyoruz.

Ben de geliyorum.

İyi misin?

[Rica ederiz. İyi akşamlar]

İyi akşamlar.

Sağ olun, iyi akşamlar.

İyi akşamlar.

İsmail Bey.

İyi akşamlar.

Nereden çıkmıştık biz?

Böyle, bu taraftan.

İyi akşamlar.

Tebrikler tekrardan.

Sağ olun.

Görüşmek üzere.

İyi akşamlar canım.

Gittiler.

Gittiler gittiler.

Gömdük sizinkileri kızım.

Resmen böyle masaya yatırdık gömdük ya.

İz'i gördün mü? Mosmor oldu.

Gördüm. Böyle bir suratı bir şey oldu böyle.

Olum çok iyiydik lan.

Vallahi çok iyiydik. Öpeceğim.

Oh, çok iyiydik. Çok iyiydik.

[Müzik]

Aman, bu kadınların hırsından var ya...

Ben hep söylüyorum kanka.

Kadınlara her zaman yenileceksin.

Eğer yenersen hayatı zindan ederler sana.

Tabi tabi tabi tabi.

Allah'tan aynı takımdaydık ha.

İso.

Ne oldu Yasemin ile?

Olmadı bir şey.

Olmasın da zaten.

Bazı ilişkiler böyle durduğu yerde güzel Serdar.

Öyle gürültüsüz. İyiyim ben yani.

Ay, patates oldu operasyon.

İyi misin bebeğim?

Ay, yok hayatım. Çok kötüyüm.

Yani, tıpkısının aynısı, aynısının tıpkısı.

Ay, çok hüzünlüyüm şu an çok.

Çok mu yakındınız?

En yakınımdı hayatım.

Yedi yaşındaydık. Ah Nörom, bir armonika çalardı.

Aa, birde köpeği vardı. İsmi Pablo'ydu.

Ay, ben hayatımda bu kadar uysal, bu kadar sadık köpek görmedim.

Ay, niye gitti peki yurt dışına?

Kız orada yaşıyorlardı zaten.

Orada mı yaşıyorlardı?

Ay, Türkiye'ye gelmişlerdi hayatım tatile.

Ay, biz böyle bir kaynaştık. Bir ısındık.

Böyle bir dostluk olamaz!

Ay, kıyamam.

Allah'ım ne büyük acılar yarabbim.

Kız sende of.

Hoş bulma.

Görüşmediniz mi bir daha?

Ay yok hayatım.

Görüşemedik.

Tabi yani koptuk. Mesafeler girince araya.

Ama o veda sahnesi dün gibi.

Ay, şuramda bir yara. Yemin ediyorum.

Nasıl ağlaştık, nasıl hüzünleştik. Anlatamam sana.

Ya.

Ay kız.

Ailesi onu alıp götürmesin diye biz öyle yerlere saklandık ki...

... tahmin edemezsin.

Ben diyorum don't go, o diyor i won't go.

Allah'ım, ne büyük vedalar yarabbim.

Ay, Koriş. Her geçen gün beni daha da şaşırtıyorsun.

Bana bak. Sude ile Eymen de gittiler.

Kaçırdık yani görüyor musun?

Ay, Nörom. Acaba beni eski best friend'im hatırlıyor mudur, ha?

Böyle benim başarılarımı falan görüyor mudur dergilerde?

Hay Allah, copladı operasyon.

Ay, bu kadar benzerlik olamaz. Çok kötüyüm şu an da.

Bak böyle ataklar geliyor. Alarm veriyorum şu an. Çok kötüyüm.

Ay ay ay. Yok, hayır Koriş'im.

Bana bak. Daha Ömer ile Defne olaylarımız var.

Sen bana lazımsın.

Ya, Koriş.

Ayol, cıbır gibi çocuğu nasıl benzettin yedi yaşındaki arkadaşına?

Ay, ne biliyim hayatım. Şu an çok kötüyüm.

Biraz yalnız kalmak istiyorum. İzninle.

Olur tatlım. Tabi.

Kız sen de şunu yemedin yemeğin başından beri.

Ay Allah'ım.

Ay daha başka bir şey vereyim mi?

Ay yok hayatım.

İstemiyorum.

Ay canım. Şuradan bir şeyler daha verin.

Ay.

Ay, odasına çekildi.

Ay, Allah'ım.

[Müzik]

İşte.

Fotoğraftakinden daha cafcaflı değil mi?

Çok.

Çok güzel çizmiş.

Öyle.

Ee, ne yapıyoruz üstüne?

Dur dur.

Hiçbir şey yapmıyoruz.

Emin misin?

Evet.

Neden?

Öyle.

Ha pes ediyoruz yani.

Kalsın böyle bu.

Ha, duvar...

Duvar Defo'nun duvarı olsun.

İyi.

Öyle olsun bakalım.

Oha.

Tövbe bismillah ya. On dört tane cevapsız arama var.

Iy.

Neriman Hanım aramış.

Neriman Hanım.

Hemen, çabuk, kahvaltı!

Ben sizin hizmetçiniz değilim farkındaysanız.

Ay, onu mu diyorum? Kara mambayı diyorum. Hulusi babama gideceğiz.

Çabuk.

Ama...

Ay aması yok. Ben sana adresi atacağım. Çabuk.

Of. Of.

Başladık yine.

Aa.

Ay Necmi.

Bu ne hal? Niye giyinmedin?

Ne giyineceğim Neriman?

Sabahtan beri kızım benimle kavga edip duruyor.

Aa, ya sen tutturdun sabah sabah konuşalım diye.

Allah Allah ya.

Ya, niye böyle yapıyorsun? Ha?

Ben gelmiyorum Neriman.

Olur, iyi.

Geliyorum Neriman. Sen bir işler karıştırıyorsun.

Bak, bak gördün mü? Böyle dengesiz davranıyor işte.

Önce tutturdu Ömer haklı, Ömer haklı diye.

Sonra, Sude'yi çok seviyorum.

Kızım ne alakası var? Ben senin baban değil miyim?

İyi oldu bu kahvaltı. Çok iyi oldu.

Ben dedeme gidince söyleyeceğim zaten sana taşınmak istiyorum diye.

Böylece bu mevzu kapanmış olur Necmi Bey.

Çok teşekkür ederim anneciğim. Bu kahvaltı süper oldu.

Sude, kızım niye böyle davranıyorsun?

Senin niyetin beni üzmek mi? Senin niyetin beni kırmak mı?

Ay, yeter.

Necmi, hadi canım. Sen çık giyin.

Sude, sen de artık babana cevap vermeyi bırak.

Ay, yapmayın. Hadi hazırlanalım.

Bakın, aile kahvaltısı bu.

Hadi canım, hadi tatlım. Sen bakma ona.

Sukuş'um, yapma.

Yapma.

Anneanne, kaçtım ben.

Kız, kahvaltı bile etmedin. Nereye?

Deli kız.

Beş karış havada.

İso.

İso.

Defo.

İso, beni acil bırakman lazım.

Şirkete.

Yok. Başka bir yere.

Tamam.

Aa.

Araba yok ki Defo.

Hayda. Ne yapacağım ya? Kaldım böyle.

Dur ya, şey.

Hasan'dan alırım birkaç saatliğine. Bekle.

İyi tamam.

[Müzik]

Çüş.

Eve bak ya.

Harbiden fiyakalıymış ha.

Demek büyük İplikçi bu.

İplikçi'yi şimdi anladık diyorsun.

Hayır canım.

Neriman Hanım'ı şimdi anladık diyorum.

Seni bu Ömer'in evine ilk götürdüğüm günü hatırlıyor musun?

Hatırlamaz mıyım ya?

[Müzik]

Ay.

İyiyim iyiyim.

Şey.

Vallahi o günden önce...

... hayatta mıydım, var mıydım, hiç hiç hatırlamıyorum.

Neyse.

Hadi ben gidiyorum.

Tamam.

Teşekkür ederim İso'cuğum.

Ne demek canım benim.

Görüşürüz.

Bay bay.

Ay, Defne gelecek şimdi.

Ne alaka ya?

Ay, işte Ömer'in şeysi diye tanıştırmıştık babama.

O da sevdi.

İyide onlar ayrıldılar.

Sakın bak, böyle bir şey dediğini duymayayım. Adamın yüreğine iner ha.

Ay, of. Tamam anne.

Tamam, hadi sen çık. Ben geliyorum. Hadi.

Ay, Neriman Hanım.

Konuşmamız lazım.

Neyi?

Gizlilik kurallarını.

Nasıl ya?

Bak şimdi, Necmi hâlâ oyunu sürdürdüğümüzü bilmiyor.

[O yüzden ona hiçbir şey söylemek yok]

[Bana bak, ağzından falan sakın kaçırma]

[Yalnız kalırsın falan, keserim ha]

[Ay tepeme biner şimdi. Ömer'i rahat bırakta Ömer'i rahat bırak diye]

[Ay, terk ediyor sonra beni]

Ay, aman tamam.

Bozmam saadetinizi.

Sude'nin zaten hiçbir şeyden haberi yok.

[Ha, ama ondan da Hulusi babamın bize süre verip...

... Ömer'i ille de evlendirin dediğini gizliyoruz]

Ne ya? Şimdi size Hulusi Bey zaman mı verdi?

Ha, onu da senden gizliyorduk.

Aman sen önemli değilsin zaten.

[Hulusi babadan zaten her şeyi gizliyoruz. Biliyorsun]

[Keser bizi]

[Ha, şimdi. Neymiş]

[Şimdi, Sude'den Hulusiş'i, Necmi'den Ömer'i...

... Hulusiş'ten de her şeyi gizliyoruz. Anladın değil mi]

Benim kafam karıştı ya.

Ay, sus. Hepsi birbirine girdi.

Ay, ben nereden bileyim bu işlerin buralara geleceğini, ha?

Şimdi yukarıdalar, bekliyorlar. Gir içeri.

Ha, bana bak.

Bir de ben konuşmadan sakın konuşma. Bak, böyle yap.

Merhaba, nasılsınız? İyiyim.

Yap, bitsin gitsin.

Neriman Hanım.

Hı.

Ee.

Eğer şimdi siz onları yukarıda yalnız bıraktıysanız...

... yani, şimdi onlar birbirlerine anlatmış olmasınlar.

Ha, birde o durum var.

Bak şimdi, onların da birbirlerinden haberi yok. Onu da sana anlatı...

Ay, aman yok yok yok yok.

Siz anlatmayın.

Ee, şey.

Madem girelim içeride, öyle söylemesinler birbirlerine.

Aa, onu düşündüm canım.

Hayır yani şu gün kim kime çeyrek alıyor?

Biz mesela gram takmak zorunda kaldık.

Dayımlar almış o ayrı mesele ama...

... biz reşat altını, cumhuriyeti zaten...

Tamam kızım, tamam sus.

Evet Mine ya.

Neriman'ın yanında dura dura Neriman gibi olmuşsun.

Neriman'laşmışsın sen.

Nereden getirdiniz bu kızı buraya?

Bilmiyorum baba. Aa, bir baktım arabada.

Aramızda konuşmuyoruz ama.

Buyur.

Biz geldik.

Bakın kim geldi?

Merhaba.

Mine, hadi!

Hoş geldin kızım.

Hoş geldin Defne.

Çağırmasam geleceğin yok. O kadar uzun zaman girdi araya.

Unuttun sandım.

Hadi buyurun kahvaltıya. Hadi, acıktık.

Hadi bakalım, hadi.

Babacığım.

Hadi.

Ah, ah.

Gitti.

Hayat, ağlamaklı.

Öyle Koray Bey.

Hemen gitti. Döne döne gitti.

Ay, sayılı gün işte. Ne yapacaksın hayatım?

İşte, üzücü yani.

Sular seller gibi geçti zaman. Lak diye geçti.

Anladım Koray Bey.

Ay, sen ben Eymen'i görünce şok.

Nörom gösterdi. Bu kadar benzerlik olamaz.

Ay, aynısının tıpkısı.

Yani, bu kadar benzerlik tavuklar arasında bile olamaz yani.

Bugün Koray Sargın, yarın kim bilir nerelerde olacağım ben.

Bana bak.

Dinlemiyor musun sen beni?

Şey, uyuya kalmışım Koray Bey ya.

Uyuyakalmışmış.

Bana bak. Yolarım seni.

Parçalarım seni.

Dinleyeceksin. Şurada dert anlatıyoruz.

Ay, üç günlük dünyada böyle kalbini kıracağım senin.

Normalde ben kalp kırmayı hiç sevmem. Tanıyan tanıyor zaten beni.

Gitti.

Defne.

Nasılsın kızım?

İyiyim.

Sağ olun, bildiğiniz gibi.

Ömer nasıl kızım?

İyi.

Yani, herhalde iyidir.

Ne demek herhalde iyi?

Yani çok iyi anlamında babacığım. Çok çok iyi anlamında.

Değil mi Defne?

Evet, böylesi herkes için en iyisi falan gibi bir şey yani.

Neymiş herkes için en iyisi?

Şey yani babacığım.

Ee, şöyle diyor.

Yok bir yaramazlık yani diyor.

Yani, şimdi bir yaramazlık olmayınca da herkes için en iyisi oluyor.

Değil mi Defne?

He, evet evet aynen öyle.

Bana bir çay verir misin? Çayım bitmiş.

Aa, tabi babacığım.

Mine!

Sen doldur, sen.

Tabi babacığım.

Ee, şey.

Ay, sizinde yani uşağa izin verecek zamanı buldunuz babacığım.

Sude.

Ee, Hulusi Bey.

Acaba, diyorum bir ara böyle sizle yalnız kalsak. Bir şeyler konuşsak.

Ben size bir şeyler anlatmak istiyorum da.

Ne zaman istersen kızım.

Ne hakkında konuşacağız?

Ee, şimdi...

[Çay geldi]

Çay geldi. Babacığım.

Çay çay çay.

Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Oo.

Dedeciğim.

Ben sana taşınmak istiyorum.

Olur.

Olur mu?

Baba benim iznim olup olmadığını sormayacak mısın?

Benim izne ihtiyacım yok, babacığım.

Kaç yaşına geldim sonuçta.

Üstüne gitme kızın. Hakkı. Birazcık hava almak istiyor.

Ben onun babasıyım.

Benim söz hakkım var. Herkesten çok benim söz hakkım var!

Babasıymış.

Kızını yıllarca garip yerlere gönderdin.

O zaman düşünmedin mi babası olduğunu, ha?

Ne kadar özledim onu.

Canım, sakin olun.

Bakın misafirlerimiz var. Değil mi babacığım, Necmi?

Hayır, sakin falan olunmasın.

Konuşulacak bu konu anneciğim. Halledilecek yani bugün.

Dede bir şey söyle ya.

Necmi, büyütme.

Büyütürüm efendim. büyütürüm!

İzin vermiyorum. Veto ediyorum!

Ben onun babasıyım. Bana rağmen bir şey yaparsanız bu sizin ayıbınız!

Yürü Defne gidiyoruz.

Ne?

Ben mi?

Evet, hadi gidiyoruz.

Ay, Necmi nereye götürüyorsun kızı?

İşe Neriman, işe. Bizim biz işimiz var. Çalışıyoruz.

Hadi Defne!

Ee, kusura bakmayın.

Ee, doğru, haklı. Yani iş var sonuçta tabi, iş.

Yani ben gideyim.

Öpeyim.

Oldu, iyi günler.

İyi günler.

Deli oğlan.

Ay, hay Allah babacığım yani.

Kız çok hanımefendi Neriman.

İnşallah Ömer'i de mutlu eder.

Bunu da gördüm ya, artık başka bir şey istemem.

Düğün yakın demektir.

İnşallah babacığım, inşallah.

Aferin Ömer'e. Helal süt emmiş bir kız bulmuş.

Öyle dedeciğim, öyle.

De inşallah Ömer de fark eder bunu.

İnşallah.

Nasıl, biraz daha iyi misiniz?

Hiç iyi değilim Defne. Hiç iyi değilim.

Haklısınız tabi yani.

Size sormadan, etmeden.

Ya, nerede hata yaptım? Onu anlamıyorum.

Neden bu kız beni saymıyor?

Neden bir günden bir güne baba senin fikrin nedir...

... sen ne düşünüyorsun diye sormuyor?

Tabi siz de içerliyorsunuz yani haklı olarak.

Nasıl içerlemeyeyim Defne?

Nasıl içerlemeyeyim?

Kendi kendine mi geldi bu yaşlara ya? O mu yetiştirdi kendini, ha?

Niye bana hiç saygı göstermiyor?

Neymiş efendim, dedesinde kalacakmış. Emrivaki.

E resmen evi terk ediyor.

Ya işte...

... o sizden ayrı kalırsa, yalnız olursa sanki böyle mutlu olacağını sanıyor.

Ama öyle olmuyor halbuki.

Yani, öyle değil.

Meğer ne zormuş evlat yetiştirmek.

Yani, biliyorsun. Bir taraftan senin için, senin canın...

... ama bir bakıyorsun, bambaşka bir insan.

Hem kızıyorsunuz, hem kıyamıyorsunuz.

Unutamıyorum Defne, unutamıyorum.

Passionis'ten atılışı, insanların ona bakışı, aşağılaması...

...suçlu olduğunu bile bile yine de insanın içi yanıyor işte.

Evlat.

Evlat ya.

Evlat. İnsanın ciğerini söker evlat.

Hiç kimsenin üzmediği kadar üzer seni. Ezer geçer.

Yeter ki iyi olsun, hiçbir şeyin önemi yok dersin.

Canın acır ama yine de böyle düşünürsün.

[Müzik]

Ay.

Hulusi babayı yatıştırdığımıza göre şov başlasın.

Mesai çıkışı bütün binanın teknolojisini keseceğim.

Koca plaza ilk çağa dönecek.

Koriş'im saatlerimizi ayarlayalım. Telefonları çalmak senin işin.

Aa, kız.

Hangi telefonları?

Aa, ayol. Ömüş ile kuru kızın telefonlarını.

Bana bak. Aslında binaya jammer koymayı düşündüm ama yetişmedi.

Ne yapalım? Artık geleneksel yollardan halledeceğiz.

Hadi Koriş'im. Göreyim seni.

Ah, Koriş on the stage.

Bombalara gel!

Allah!

Kuru kız.

Ne oldu?

Ne oldu?

Onu diyorum işte. Ne oldu?

Aa, ay bir bilsen. Neler oldu neler.

Ay, çıldıracağım Koray Bey! Ne oldu?

Sorma kız. Neler oldu?

Ay, çıldıracağım ya.

Onu diyorum! Ne oldu diyorum! Ay, Koray Bey çıkın Allah aşkına ya!

Ay unuttum ben birden ne olduğunu.

Ha.

Aa, kız. Şu arkadaki oğlan kim? Ama çaktırmadan bak.

Ne? Kim?

Bak.

Kim, kim?

Ay, Allah'ım yarabbim! Dönmüş birde bakıyorum!

Arkada cam var Koray Bey! Siz benden ne istiyorsunuz ya?

Aman, tamam hayatım. İşim bitti. Boş ver.

Ay, hah.

Ömüş başını çarptı.

Ne?

Ya, hiç sorma hayatım.

Darbe aldı. Yirmi dört saat boyunca uyumaması lazımmış.

Ay.

Ay benim gidip onu görmem lazım. Çekil.

Ay, kız dur! Bu da heveslisi hemen.

Gitmelere falan kalkıyor.

Hayatım, Nörom onun yanında. Haber bekle ondan.

Kız bir şey söyleyeceğim. Ömüş'e sakın söyleme tamam mı bir şey?

Haberi yok çünkü.

Ya, ne demek söyleme?

Kız, deli misin? Bana bak. Sakın ağzından bir şey kaçırma Ömüş'e ha.

Eğer kaçırırsan mazallah öteki tarafı boylar.

Böyle çünkü komplikasyon geliştirirmiş.

Sen Nörom'dan haber bekle.

Ay, Allah'ım ya.

Kıyamam ya.

Canım benim.

Ay, çok üzülüyorum ikinize. Ömüş ile sana.

Ağlayanımız yok, değil mi?

Koray Bey, burada ağlamayın ya. Burada şey yapmayın.

Ay, kavuşamadınız.

Halbuki çok mutlu olurdunuz.

Kıydınız birbirinize.

Ay, siz niye şey yapıyorsunuz ki? Anlamadım.

Size ne bu kadar ya? Siz niye şey yapıyorsunuz?

Haklısın hayatım. Bana ne değil mi?

Kendi başını kendin ye. Seninle mi uğraşacağım?

Kuru kız seni.

Bir dakika. Bir dakika. Bir dakika.

Koray Bey beni böyle depresyona sokup gidemezsiniz!

Yazıklar olsun!

Neriman Hanım ne zaman arayacak?

Ömüş. Telefonunu ver.

Niye?

Niye mi? Hayatım niye diye sorulmaz.

Sen ver telefonunu. Zenginsin sen. Alırsın kendine.

Ömer.

Iy, geldi cüce.

Memnun oldum.

Ya, bu son raporların veri tabanına girmesi için...

... senin onayın mı ne gerekiyormuş.

Onun için gelmen lazımmış, şeymiş sonradan.

Diğer telefon git...

Koray ne yapıyorsun?

Ha, ay, ben ne yapıyorum?

Hayatım sen benim gözüme bak. Bırak beni şimdi.

Oğlum bıraksana adamın telefonunu.

Aa, gördünüz mü aldığımı?

Ay, mahcup oldum şu an da.

Ne diyordun kardeşim?

Ya işte şey. Derya dedi ki bu onay için dedi, ee...

Akıl mı bırakıyor ki adamda! Ne diyeceğimi unuttum.

Bağırma bana! Bağıramazsın!

Aman siz konuşun. Tamam, hadi konuşun rahat rahat.

Onaylarız kardeşim. Tamam.

E hadi gidelim. İmzalar falan gırla, belgeler çok fazlaymış. Hadi.

Tamam tamam.

Ay, Ömüş. Buranın ışığı çok güzelmiş hayatım.

Ben yazın buraya şezlonglar atacağım. Güneşleneceğim.

Atarsın Koray, atarsım. Tamam olur.

Ömer hadi, hadi. Hadi.

Pis.

Pes. Pes.

İtici.

Numune kılıklı.

Geldi, çöktü üzerime.

Ay, telefonu alacaktım ne güzel.

Aa, ay buradaymış.

Ömüş bırakmış.

Ay çok mutluyum şu an da.

Ay resmen ajan gibiyim.

[Müzik]

Mission Korişt

İşte bu kadar.

Kız, şimdi ne yapıyoruz?

Çaktırmadan ayrı yönlere yürüyelim.

Ay.

Kız bu hangi yöne gidiyor?

Ay.

Ömer Bey.

Çıkabilirsin.

Peki efendim.

[Sen Ömer'i, Sinan'ın odasına çağıracaksın]

[Sinan zaten çoktan çıktı bile]

[Her türlü romantik düzeneği yerleştirdik]

[Şamdanlar, müzik. Önemli olan Ömer'in gelmesi]

Ay.

Iy, of.

Sen sevmiyor musun artık beni? Doğru söyle.

Ne işin var burada senin?

Ya, Yasemin'ler ile defteri kapattık da.

Şimdi, işte bu finans maillerini ona atacağım.

Telefon cortladı.

Aa, ay öldü mü Cavidan?

Yok ama can çekişiyor. Mailleri falan göndermiyor.

Ya, sana ne.

Ay, çok fena. Hayatım, teknolojik uğursuzluk gelmiş sana.

Sen şimdi bilgisayarı falan da bozarsın.

Bak bir maillerine sen.

Var sende bir haller de çok tuvaletim var.

Şu an seninle uğraşamayacağım ha.

Ay.

Ay, ne yapacağım ben şimdi?

Köşeye sıkıştım.

[Bu safozda geç saate kadar çalışıyor zaten]

[O da şirkette yani]

[Ben ona bir telefon açıp Sinan'ın odasında bekliyorum diyeceğim]

Peki Neriman Hanım. Geliyorum.

Ee, ay Ömüş'cüğüm.

Hayatım, ben odamdayım. Beş dakika uğrar mısın bana?

İşim var Koray. Mesele uydurma şimdi.

Ay hayatım, bak gerçekten çok önemli.

Canımı dişime taktım. Deliler gibi çalışıyorum.

Sırf paran boşa akmasın diye.

E ne yapıyorsun şimdi mesela?

Ha.

Ay.

Ne yapıyorum ben şu...

Ha, ay hayatım böyle birden sorunca şu an kalaka...

Hayatım, bak gerçekten çalışıyorum.

Seni de işle ilgili çağırıyorum.

Davetime icabet eder misin? Lütfen.

Kırıştım burada çünkü.

Yok, yok. Sen uzatacaksın belli oldu.

İyi tamam. Geliyorum.

Tamam.

Bitmedi işin ya.

Kuru kız!

Kız nereye gidiyorsun?

Ay, Sinan Bey'in odasına. Neriman Hanım çağırdı.

Ay, Ömer nasıl?

Ha, ay yok kız.

Nörom benim odamda.

Ay, Sinan'ın *** odasını kim ne yapsın ha?

Hadi gel. Orada konuşuruz.

İyi tamam. Gidip orada konuşalım.

Ömer nasılmış?

Ha, ay. O zaman sen yalnız git.

Siz.

Ay, sana ne benden? Ne istiyorsun benden?

Bıktım. Rahat bırak beni.

Ömüş, Ömüş diye başımın etini yedin be.

Yanıyor musun? Ne yapıyorsun kız?

Ay, Koray Bey ne biçim konuşuyorsunuz ya!

Tamam! Gelmezseniz gelmeyin!

Aman, ben giderim kendim.

Ay.

Hadi gel o zaman hayatım. Ben de lavaboya gideyim.

Sen de gidersin. Konuşursun rahat rahat.

Hadi hayatım! Hadi git! Ay!

Yanmış mışmışım!

Vallahi döverim sizi Koray Bey ha!

Ah.

Ay, hadi git.

Git.

Ay, ay sinirden bacağım şişti. Tansiyonum çıktı vallahi şu an da.

Ay, bir gitse de, girse odaya, kitlesem. Kurtulsam.

Ömer.

Ee, Neriman Hanım yok mu?

Yengem mi?

Evet. Burada olacaktı.

Ay.

Koriş.

Ay! Ay, bir sen eksiktin.

Ne işin var burada?

Sinan'a bakacağım.

Ha.

Ay. Ay, Sinan mı?

Ha, iyi hayatım. Hadi, hadi go.

Hadi go hayatım. Go.

Hadi Yasemin go.

Hadi kız! Git!

Ay, Sinan'a bakacakmış.

Neye bakacaksan artık.

Ay, millette bayılıyor Sinan'a.

Ay, yine filmin en güzel yerinde cortladı bu kız.

Ay. Ay vallahi tansiyonum düşecek heyecandan.

Ay, Ö... Aa.

Ay niye bağırıyorsam.

Ay sessiz olmalıydım.

Ay, Allah'ım dengem bozuldu.

Ne büyük acılar yarabbim, ne büyük acılar.

Ay.

Ne alakası...

Ne oluyor ya?

Aa, ne oluyor ya?

Kitlenmiş.

Hayda, kim kitlemiş ki şimdi bizi?

Allah Allah.

Telefon kaldı ya.

Ne haber?

İyi.

Ne yapayım? Çalışacaktım aslında ama...

İyi, doğru.

Çalışmak en iyi ilaç.

Hı.

Evet.

Ee.

Sen ne yaptın?

Barıştınız mı İso ile? Yani şey, İsmail ile.

Pek sayılmaz.

Kafam çok bozuk.

Anlatırım.

Bir şeyler içelim mi? Ne dersin?

Burada.

Ne oluyor ya?

Anlamadım ki.

Kitlemişler.

Nasıl yani?

Bas baya kitlemişler.

Ay kim, niye böyle bir şey yapar ki?

Ne bileyim.

Koray, aç şu kapıyı. İşim var, çabuk.

Koray Bey mi kitlemiş?

Koray.

Koray Bey.

Koray Bey!

Koray Bey, açar mısınız? Çok ayıp!

Koskoca adamsız ama oluyor mu böyle?

Açın kapıyı!

Koray, aç dedim!

Koray Bey!

Koray!

Hey!

Kimse var mı?

Bizi kitlediniz. Farkındasınız, değil mi?

Tamam, dur. Ben güvenliği arayayım.

Ay, telefonum aşağıda kaldı.

Şaka ediyorsun. Bende tuvalette unuttum.

Ya, ofis telefonundan arasana.

Gözünü seveyim. İyi akıl ettin.

[Müzik]

Hat kesik.

Aa.

Hayda!

Hah, tam oldu şimdi. Çok güzel oldu.

Yok artık.

İnanamıyorum.

Bir şey diyeceğim. Sonumuz mu geldi acaba?

Yani.

E madem hazırlanmış bu kadar şamdanlar, mumlar falan.

Yak bari.

Yakayım.

Ay, hayatım. Her şey tamam.

Her şeyleri ayarladım.

Şu güvenlikte duran kız vardı ya, gudubet kılıklı.

Onu kamera odasına kitledim.

Seninkileri de benim odama kitledim.

Ha, bu arada ne olur, ne olmaz diye Sinan'ın da odasını kitledim ben.

Ayol niye?

Kız, niyesi mi var?

Hayatım, işimizi sağlama almak zorundaydım.

Yani, bu şirkette herkescikler odalardan falan fırlıyor artık.

Ay Koriş, ne alaka?

Ay, aman hayatım. Boş ver.

Önemli olan Defne ile Ömer'i kilitlemem.

Kız, telefonları da yok ayrıca.

Ayol, bütün otomasyonu da kestik.

Ay, Koriş'im çak.

Ay.

Koordinasyon şeysi oldu. Ay.

Koriş'im, ben sağ elim, sen sol elin. Öyle çak yapacağız.

Kız işte sol bu.

Çak çak çak.

Ay. Yapamadık.

Ay, ay neyse. Gel öpüşelim.

Ay, kız. Böyle iyi oldu ev ortamı yaptığımız.

Acaba diyorum, böyle benim odadaki o renkli kanepeyi mi getirseyseydik, ha?

Yakışırdı buraya.

Nörom.

On altıncı kata mı tırmansak acaba, hı?

Ayol Koriş, biz dağcı mıyız?

Gerçi ben bale yaptım ama.

Hayatım, bize tırmanmalar yakışır.

[Of]

Kapıyı açar mısınız? Hey!

Unuttunuz bizi burada! Koray Bey!

Defne bağırma artık.

Kaldık burada belli ki.

Ne demek kaldık ya? Kalamayız burada.

Kalamayız yani.

Hem sen de uzanamazsın öyle, kalk.

O niye?

Nasıl yani? Şimdi, gerçekten burada yatıp uyuyacak mısın ya?

Tamam.

Uyumayayım.

Var mı cazip bir önerin?

Nasıl cazip?

Ne bileyim.

Başka bir şey yapalım istersen.

Yapalım, yapalım olur.

Yok.

O, şey, olmaz ama sen uyuma, uyuma yani. Yine de uyuma.

O zaman uyutma.

Ha resmen kaldık burada yani. Şaka gibi.

Anlamadım ki ne oluyor.

Önce kapı, sonra elektrik. Yani...

Ay Sinan, bir şey düşünsene.

Ya, sabaha kadar burada kalamayız.

Tabi canım.

Olmaz.

Olmaz.

Kalamayız.

Kalamayız.

Bu ne ya? Ne oluyor?

Ne olduğunu bilmediğine emin misin?

Ne?

Ne demek istiyorsun Yasemin?

Onu benim sana sormam lazım.

Mumlar, müzik falan.

Sen bana bir şey demeye mi çalışıyorsun?

Hayır.

Hayır canım. Yok öyle bir şey.

Şey yapma. Ben... Bunu bak ben yapmadım. Gerçekten.

Senin odan ama burası.

Tamam da ben yapmadım Yasemin.

Niye yapayım ben böyle bir şey?

Ha, tamam. Yani sen böyle bir düşünmekte tabi haklı olabilirsin ama...

Ama.

Ya, yapmadım Yasemin ya. Yemin ediyorum.

Yapsam söylerim.

Yapmadım.

Bak, bak sinirden gülüyorum. Yapma öyle.

Yapmadım ben.

Dur ben şimdi, ben bir oyalanacak bir şey bulurum ya.

[Ne var bu odada]

Ne koymuş?

Kesin bir şey koymuştur.

Ananas var mesela.

Ne işimize yarar bilmiyorum ama.

Çikolatalar.

Tornavida takımı.

Kahve fincanı. Kahve fincanı.

Ay, öf. Bu ne ya. Çarputçu çarşısı gibi.

Manyak mı ne. Her yere bir şey koymuş.

Bakalım burada ne varmış.

Ayağına dikkat et.

Yine çikolata, yine çikolata.

Aa, iskambil.

Ne yapıyorsun ya? Uyuma dedim hani.

Daha iyi bir öneri gelmedi.

Var işte.

Kağıt buldum. Kağıt oynayalım.

Ne?

Şey yapalım işte. Pişti oynayalım.

Bilir misin? Şey ama.

Şimdi şey.

Çokta böyle söylemeden geçemeyeceğim.

Bu konuda da iyiyimdir yani.

E iyi. Anlatırsan anlarım. Gel.

İlk desteyi alıyoruz. Tek desteyle oynayacağız.

Şimdi ben kartları dağıtacağım.

Dörder dörder dağıtacağım.

Ondan sonra ee... Aynısından atman lazım üstüne.

Aynısından atmazsan alamazsın.

Ya aynısından atacaksın ya da jokerle alacaksın.

Bu.

En çok yapan kazanır.

Olur.

Karıştırıyorum.

Karıştır.

Allah Allah.

Nereden geliyor bu müzik?

Kim planladı acaba bunu?

Yalnız kim planladıysa güzel planlamış. Tebrikler.

Ya.

Ne tuhaf, değil mi?

Müzikte bir güzel çalıyor.

Hani böyle bir gaza getiriyor gibi.

Çok tehlikeli.

Ne bakımdan?

Canım, yani...

Aman.

Oh.

(Gülüyorlar)

Pişti.

Yine mi ya?

Ay, bugün çok mu ballıyım? Neyim? Allah'ım.

Hadi hadi. Mızıkçılık yok. Devam.

Pişti.

Oho.

Ya, bir şey söyleyeceğim. Sen bu oyunu anladığına emin misin?

Defne.

Hayır, şeyden dolayı söylüyorum.

Yani, eğer anlamadıysan falan böyle bir çekinme, sor bana.

Yani, şimdi sen yani alışkın da değilsin öyle acemilik falan.

Zorlanıyorsundur.

Oynayacak mıyız?

Hı.

Tamam.

Al.

Pişti.

Oh, oh.

Ne güzel.

Kim atıyor? Ben mi?

Sende.

Al.

Bir de ben alayım.

Ayıp artık yani.

Gel, gel.

Gel.

Oh.

Ne yani? Aldın mı onu sen şimdi?

Aldım işte.

Ay inanmıyorum. Aç, bakacağım.

Saçmalama.

Ay, inanmıyorum ben sana.

Şaka mı yapıyorsun?

Yok. Aç, bakacağım.

Defne.

Ne Defne, Defne, Defne?

Aç, bakacağım ben ona.

Nereden bileceğim ben beni kandırmadığını?

Tamam, al bak. Aç.

Aç, sen aç.

Aç, aç canım. O kadar konuştun. Aç.

Tamam canım.

Haklı kazançmış. Kutlarım.

Bir utan, utan.

Utan.

[Ay, bana bak]

[Ne yapıyorlar acaba]

[Ha? Kaynaşmışlar mıdır]

Yoksa sarılmışlar mıdır?

Ay, yoksa dans mı ediyorlardır Koriş?

Ay hayatım, şu an varya hiç kimsecikler beni ilgilendirmiyor.

Kız, binanın bütün elektriğini kestin.

Klimalar çalışmıyor, etmiyor.

Resmen beyin hücrelerim dondu şu an da. Kırıştım. Kız görmüyor musun?

Ay, kırıştık değil mi?

Ay, hayatım hadi çıkar da biraz krem sürelim.

Baksana ellerim falan böyle şey oldu, çatladı.

Benimki odamda kaldım çünkü.

Ay, iyi dedin Koriş'im. Dur.

Hayatım, bayılırım. Evde de çok yerim.

Avokado.

Çok zenginim çünkü.

Kız.

Vallahi unuttun zannettim. Bir an ödüm patladı.

Aa, aşk olsun Korişim.

Ay, hiç beni tanımazmış gibi.

Ayol, ben kremsiz çıkar mıyım?

Çıkmazsın hayatım.

Kız, neler var başka?

Aa, ayol bak neler var neler.

Ayol, Necmi'nin servetinin yarısı burada.

Ay kız, çekirdeğimin içine düşürdün.

Onları yiyeceğim ben.

Aa, ay almıyordum ama olsun.

Ay, iyi oldu.

Ah.

Hayır yani, yeni öğrendiğin bir oyunda sen beni nasıl alt edebilirsin ki?

Olmaz yani. Sayılmaz bu.

Sayılmasın peki.

Başka bir şey oynayalım.

Mesela.

Ne oynayalım?

Şey oynayalım.

Hırsız polis oynayalım.

Ay yok. Şimdi o iki kişi oynanmaz, değil mi?

Vampir mi olsun?

Yok ya. O da olmasın.

Ne olsun?

He, buldum. Şey, el kızartmaca.

Defne emin misin?

Yok yok. Emin değilim. O da olmasın.

Ne olsun?

Ne oynayalım?

Adam asmaca.

Adam asmaca oy... He, şey oynayalım. İsim hayvan oynayalım.

Olur olur. Olur, peki oynarız.

Yine yeneceksin beni, değil mi? Ha?

Yeneceksin beni.

Hayır efendim, yok. Bu seferde, bu ikinci yenilgiyi kaldıramam ben. Hayır.

E tamam o zaman. Oynamayalım. Ben yatayım.

Hayır, sakın sakın. Yatmak yok.

Yatmak yok. Yatmak yok demiştik. Konuşmuştuk bunu.

Yatmak yok.

Ömer kalkar mısın?

Ömer kalk.

Kalk diyorum ya.

Hayır, sen bana bilerek yapıyorsun değil mi?

Bak, birde gülüyor.

Kesin bilerek yapıyorsun. Ben böyle sana yalvarayım, yalvarayım.

Şey yapayım.

Yok öyle bir şey. Hadi kalk.

Ömer kalk dedim.

E beraber uyuyalım o zaman.

Uyumak yok.

O da olur.

Şey yapayım ben.

Ee, ben bulurum ki canım. Oo, ben bulurum.

Bir sürü şey bulurum şimdi oyalanacak.

Şuraya bir bakayım bir de.

Bak bak. İyi bak.

Hulusi Bey.

Necmi Bey geldiler efendim.

Gelsin.

Peki efendim.

Necmi Bey, buyurun efendim.

Geç otur.

Baba.

Konuşabilir miyiz?

Tabi.

Söyle.

Sude meselesi.

Zaten uzun yıllar yüzüne hasret kaldık.

Şimdi yine bizden böyle uzakta.

Hem, ateş topu gibi bir insan o.

Gözden uzakta kalırsa etrafını yakacak.

Baba.

Yapma.

Lütfen bu işe karışma.

Aramıza girme.

Zaten şımartacağın kadar şımarttın kızı.

Ben büyük babasıyım.

Şımartırım.

Dizginlerini sen tutacaksın.

Baba lütfen.

Burada seninle beraber yaşamasına izin verme.

Bunu senden bütün benliğimle rica ediyorum.

Yalvarıyorum diyemiyorsun, değil mi?

Hı, sıpa.

Derim baba, gerekirse onu da derim.

Ama seni bir çıkış olarak görüyor.

Eğer iplerini bir kopartırsa, çok acayip bir insan olacak.

Kendisine zarar verecek. Yıparanacak.

Korkuyorum baba. Lütfen yapma.

Yani, senin yanında kalırsa kendini yıpratmayacak, öyle mi?

Onu korumak benim görevim.

Babası olarak benim yanımda kalırsa ona sahip çıkarım.

Bak.

Sude'yi nasıl sevdiğimi bilirsin.

Ama babayla evlat arasına girilmez.

Tamam.

Senin istediğin gibi olsun.

Sağ ol.

Sağ ol baba.

Sağ ol.

Çok mu sıcak oldu ya?

Soyun.

Yani, hırkanı falan çıkar.

Yok yok. İyi böyle.

Şey mi oynasak ya?

Doğruluk mu cesaret mi.

Defne, çocuk muyuz?

Ne soracaksan sor. Ben de cevaplayayım.

Ha, ben merak ettiğim için o...

Ben çünkü merak ediyorum. Çok merak ediyorum.

Ben kendim soramıyorum. Çok merak ettiğim için söylüyorum, değil mi?

Ya, ben oyun olsun diye dedim.

Tamam tamam. Kızma, gel.

Gel oynayalım, gel.

İlk ben.

Onu anladık zaten canım.

Yok ya vazgeçtim. Sor, sen sor.

Sor sor.

Tamam.

Ee.

Doğruluk mu, cesaret mi?

İkisi de değil.

Ha?

Ne biliyim, şimdi sen cesaret falan deyince böyle bir şey oldum ben.

Doğruluk.

Bana hiç yalan söyledin mi?

Bir düşüneyim.

Evet.

Neydi peki?

Soru bitti. Sıra bana geçti.

Öyle olsun bakalım.

Doğruluk.

İz.

Ne ayak. Yani...

Seviyor musun onu?

Tabi ki.

Çok seviyorum hatta.

Yani, İz benim eski sevgilim.

Birlikte çok zaman geçirdik. Hatta geçirmeye de devam ediyoruz.

İso ile biz gibi.

Yani, pek değil.

Değil.

Değil tabi.

Sonuçta adı üstünde yani, eski sevgili.

Hayır, ben hiç anlamıyorum yani.

İnsan eski sevgiliye nasıl bu böyle kadar anlayışlı...

... böyle bir barışçıl davranabiliyorsun?

Yani, bir şeyler bitince öyle oluyor demek ki.

Dedim ya, eski sevgili.

Biz de eski sevgiliyiz ama hiç öyle arkadaşça olamıyoruz.

Sürekli didişip duruyoruz.

Defne.

Bitince dedim.

Bir şeyler bitince.

Ee...

Biz...

... bitmedik mi yani?

Bir söz verdin.

İnanıyorsun o zaman.

Bu kaçıncı soru oldu?

Ay, aman hemen ayıl.

İyi tamam. Sen sor, sende.

Yasemin.

Ben bir kravatı gevşetsem hani.

Şimdi klima falan pert ya. Elektrikten.

Tabi tabi. Gevşet yani rahat ol.

Hatta bende ceketimi çıkarayım.

Çok sıcak oldu.

Ne yaptınız İsmail ile?

Siz ne yaptınız Sude ile?

Sen şey yap önce, anlat.

İşte yani, henüz barışmadık.

Geri kazanamadım hâlâ İsmail'i.

Ama ümidimi kaybetmedim. Yani, ilişkimiz bitmiş sayılmaz.

Bitmez inşallah canım. Niye bitsin?

Yani.

Yani, inşallah toparlayın da...

... şey, devamında da şey yapsın.

Ama.

Ama.

Bir sorun daha var.

Sorun.

Ne gibi?

Sen.

Ben.

Yani, geçen akşam olanı, biteni benim İsmail'e anlatmam gerekiyor.

Yani, sonuçta ilişki dürüstlük ister. Öyle değil mi?

Doğru, şey yapman lazım.

Anlat, yani istiyorsan.

Şey yapmam ben.

Ama, yani sen devamı gelmeyecek bir şeyi boşuna anlatma diyorsan...

Devamı... Ha?

Hı, gelmeyecek yani?

Yok. Tabi canım, tabi.

Niye gelsin devamı? Ne... Ne devamı? Şey mi bu?

Star Wars mı bu ya? Devam filmi mi olacak?

Dört, beş, altı, yedi, bir, iki, üç, dört.

Bir de onların bir sırası belli değil.

Ne?

Değiştirelim mi konuyu?

Değiştirelim, değiştirelim.

Ee, yazın ne yapıyorsun?

Maşallah, çok yaratıcısın ya.

Ne yapayım? Yalan kumlardan soğuk sulara.

Kız.

Vallahi kalk gidelim. Donacağız buralarda.

Yarın alırız haberlerini bunların.

Ay, bana bak. Dışarısı da çok soğuk. Uçmayalım.

Ay yok hayatım. Ben uçmam.

Sen benim tığ gibi olduğuma bakma. Benim özgül ağırlığım fazladır.

Yerimde ağırım ben.

Ay, doğru diyorsun Korişim. Gidelim.

Aman yere batsın Ömer'i de, Defne'si de. Çok soğuk.

Kız bir şey diyeceğim.

O kadar binaya düzenek yaptırdın.

Yani bir şuraya bir insan kalorifer, soba falan kurar yani. Sen de.

Aman, neyse. Evimizde her şey var.

Ayrıca, evde sıcak çikolata ve kruvasan var.

Ne? Şaka yapıyorsun.

Hadi kız. Kalk, gidiyoruz.

Kalk, kalk. Ay.

Tatlım, dur. Yer sarsılıyor hareket ettikçe sen.

Vallahi Ömer ile Defne fark edecekler civarda olduğumuzu.

Anlarsa anlasın. Hadi kız, kalk gidiyoruz. Ay.

Ay, dur. Kremlerim, servetim.

Ne serveti? Krem diyor bu da hâlâ.

Deden ile barışmayı düşünüyor musun?

Sen dedemi nereden biliyorsun?

İşte şey canım, Neriman Hanım öyle. Biliyorsun, çenesi düşük.

Öyle bir sohbet arasında söylemişti.

Şimdi soruma dönüyorum. Dedenle barışmayı düşünüyor musun?

Hayır.

Şimdi, ben tabi neden desem...

... soru bitmiş olacak diyeceksin.

Evet.

İyi tamam hadi. Sen sor.

Hiç başka türlü davransaydım dediğin oldu mu?

Yani, pişmanlık duyduğun bir şey.

İkimizle alakalı.

Düşüneyim.

Hayır.

Hayır.

Hayır.

Olaylar beni bu noktaya getirdi.

Yani, benim zaten başka türlüsü de elimden gelmezdi.

Yani yine böyle bir durum olsa, yine aynı şeyleri yapmak zorunda kalırdım.

Anladım.

Şahane.

İyi, sen sor.

En son ne zaman ağladın?

[Müzik]

Dağ evinde beni terk ettiğinde.

Ben de çok ağladım.

Yani...

... seninle böyle olduğumuzdan beri ben her gece sürekli ağlıyorum ya.

En güzel anlarım, belki de en kötü anlarımdı diyorsun.

İnsan hem bu kadar acı çekip, hem de...

... nasıl mutlu olabilir diyorum.

Kendimize koyduğumuz engeller yüzünden.

Yani...

... benim bir türlü anlayamadığım engeller.

Engel sensin.

Tamam ya, neyse. Hadi, sor.

Ay, bu yeni gelen çocuğu da hiç sevmiyorum.

Ay çok düşük enerjisi.

Ay, hiç sorma hayatım. Eskisini göndermeyeceklerdi.

Ay, şu kız var ya, bak bak şu kız.

Ay, Necmi bir çekilsene.

Neriman, Sude nerede?

Ay, yukarıda odasında.

İyi tamam.

Ay, ne oldu acaba? Çok merak ediyorum.

Ay, ateşle barut yan yana.

Kesin bir şey olmuştur.

Ay, hadi inşallah.

İnşallah.

Kız açsana sesini!

Aa.

[Müzik]

Yasemin.

Efendim.

Hani şimdi...

... biz böyle bir huzursuzuz ya.

Evet.

Diyorum ki, acaba...

Ne bileyim, şey...

Ya, neyse boş ver ya. Unut.

Yok yok, söyle.

Yok, vallahi boş ver.

Yani...

Aslında...

Aslında.

Hazır hayattan azad edilmişken...

... ikimiz de dış dünyayla bağlantımızı koparmışken...

Ha.

Aramızdaki şu huzursuzluğu bitirsek mi?

İşte ben de tam onu diyecektim.

De şu an da biz aynı şeyden mi bahsediyoruz?

Bilmem.

Sen neden bahsediyorsun?

Sen söyle.

Sen söyle.

Önce sen söyle.

Sen.

Sen.

Sen.

Çok sıkıldım ben. Kaçak oynuyorsun sen.

Tamam ya, soruyorum.

Bana inanıyor musun?

İnanmak istiyorum.

Ne şimdi bu? Cevap mı şimdi?

Ne? Değil mi şimdi bu?

Evet değil.

Evet bir cevaptır ya da hayır mesela.

Ama sen ikisini birden söylemiyorsun.

Ay, bir de kaçak oynuyorsun diyene bak.

Ne diyeyim ki Defne?

Yani, açık açık söylüyorum. Evet, inanmak istiyorum.

Tekrar başlamak istiyorum. Yeniden başlamak istiyorum.

Ama ne yapsak neticeye varamıyoruz.

Yani bir, bir takılıyoruz bir yerde.

Hep aramıza bir şeyler giriyor.

Sen giriyorsun.

Anlamadım.

Sen giriyorsun diyorum.

Bu ilişkiyi istemiyorum, sana güvenmiyorum dedin.

Beni mi suçluyorsun?

Evet, seni suçluyorum.

Hayır, bir inanmadın, bir güvenmedin...

... bir Defne'nin bildiği vardır diyemedin yani. Diyemedin

Şimdi de yaklaşıyor musun, oyun mu oynuyorsun...

... ne yapıyorsun anlayamıyorum. Kestiremedim yani.

Adım atan benim Defne.

Belki de şimdi ben inanmıyorumdur sana. Güvenmiyorumdur. Hı?

Beni yargılamayacağına, bana inanacağına.

Gerçekten mi ya?

Bana yalan söylüyorsun. Ne sakladığını bile söylemek istemiyorsun...

... ama suçlu benim.

Sensin tabi suçlu.

Ben mi suçlu olayım? Hep ben mi özür dileyeyim senden?

Beni ne hale düşürdüğünün farkında bile değilsin.

Defne ben paramparça oldum senin yüzünden.

Ya, bırak Allah aşkına ya! Çıldıracağım ya!

Kafayı yiyeceğim artık!

Kafayı mı yiyeyim ben? Kafayı yiyeyim. Ben kafayı yiyeyim!

Sen de rahatla! Ben de rahatlayayım! Tamam mı?

Ya, bırak Ömer Allah aşkına! Çekil, defol ya!

Defne.

Hayır, bırak tamam ya! İstemiyorum artık. İstemiyorum yani.

Yeter. Yıldım ya. Yıldım ben yani.

Benim seninle uğraşacak gücüm falan kalmadı. Tamam mı?

Çekil artık Ömer. Yeter.

Defne.

Dur dedim. Ben bulacağım.

Ben bulacağım.

Benden ne sakladığını bulacağım ve bitecek bu iş.

Bulacağım Defne.

[Müzik]

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.