Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
[Jenerik Müzik]
Sevme beni.
Göze güzel gözüken görkemim için.
Sevindiren gözüm ya da yüzüm için.
Ne de dışarıdan görünen hiçbir şeyim için.
Hayır.
Bir kalp için de değil değişmeyen.
Çünkü bunlar bozulabilir ve hastalanabilir.
Ayrılırsak biz ikimiz.
Sakla.
Gerçek bir kadın gözünü onun için.
Ve beni hala sev.
Neden olduğunu bilmeden.
Sebebin böylece yine aynı kalır.
Hep benim üzerime düşmek için.
(Şarkı çalıyor)
Günaydın Ömer Bey.
Günaydın. Odasında mı Sinan?
Evet odasında.
Ömer Bey.
Sanat grubu size yeni tasarımları onaylatmak istiyormuş.
Ben bir üstünden geçeyim isterseniz.
Hızlıca Derya.
Hızlıca tamam.
Storlar değişecek.
Sizin odanızın mobilyaları, genel aksesuarlar.
Daha ferah bir ambiyans olacak yani tam istediğiniz gibi.
Ve showroom da yenilenecek.
Tamam.
Ya o kadar şeyi aklımda tuttum.
Karşılığında aldığım cevap, tamam!
Gerçi adam ne desin?
Teşekkür ederim Deryacım, çok güzel olmuş mu desin?
Arada bir dese de güzel olur.
Ay çok yoruldum.
Of! Bu Defne bu tempoya nasıl dayanıyormuş ya?
Mağaza kuralım istiyorum.
Günaydın.
Günaydın Ömercim.
İyiyim iyiyim sağ ol. Sen nasılsın?
Yapalım bunu.
Ya işkolik, deli, manyak ortağım!
Azabı hayatım.
Ya bir dur kafam açılmadı zaten daha sabah sabah.
Kahve?
İçtim içtim.
Mağaza diyorum.
Tamam diyoruz. Her zaman diyoruz.
Her zamanki hayalimiz de hazır mıyız sence?
Hazırız kardeşim.
En çok şimdi hazırız.
Ömer bu kapsamlı bir çalışma gerektiriyor.
Şimdi nereden çıktı sabah sabah? Sen niye delirdin yine ya?
Büyüme zamanı Sinan.
Tamam da böyle kontrolsüz büyüme hani iflasımızı da getirebilir ya!
Kontrol ederiz kardeşim.
Passionis'i butik bir markadan büyük bir markaya taşımaya hazırız.
Ömer bu ciddi borçlanmak demek, biliyorsun değil mi?
Evet evet biliyorum.
Kafamda aşağı yukarı bir fizibilite var.
Sen de bak. Finansla da konuşalım.
Bence tamam.
Bence artık hazırız.
İyi tamam otur konuşalım.
Otur lütfen ya.
Son kez soruyorum, kahve?
Yok istemiyorum. Sağ ol.
Bizi şaşırttın Yasemin.
Doğrusu böyle bir karar almanı beklemiyorduk.
Passionis'ten ayrılmam mı?
Yeniden yapılanmam mı?
Vallahi ikisi de.
Şartlar bunu gerektirdi diyelim.
Hem bunun ötesinde...
...sürekli yerimde sayamam değil mi?
Hepimiz bunun için çalışıyoruz.
Hep daha iyisi için.
Daha çok satış ve konsept alanında uzmansın.
Üretime girmek istemen düşündürücü.
Ben hazırım.
Hem...
...planım da gayet iyi, kabul edin.
Biz seni başka firmaların konseptlerini...
...hazırlayan bir firma olarak görmeyi bekliyorduk.
Şu anki durumumda bu dediğiniz benim için tekrara düşmek olur.
Ben bunca yıllık birikim ve portföyümü...
...bu işe aktaracağım.
Ve bunun için bizden destek bekliyorsun.
Evet.
Sizden bana yatırım yapmanızı bekliyorum.
İş programına göz atabildiniz mi?
Evet evet baktık.
Arkadaşlarla enine boyuna tartıştık aramızda.
Tasarım departmanınız...
...çok dişe dokunur değil Yasemin.
Tasarımda pek kayda değer bir isim yok.
Kesinlikle.
Tasarımınız güçlü değilse...
...gerisinin pek bir önemi yok doğrusu.
Tasarım.
Tabii ki...
...yeni kurduğum tasarım ekibime güveniyorum ama...
...tam anlamıyla değil.
Güçleneceğiz.
Türkiye'nin en iyi tasarım ekibini ben bu şirkete toplayacağım.
Genç yeteneklerle öne geçeceğiz.
O zaman güçlenince tekrar konuşuruz Yasemin.
Bakalım.
Peki.
Of!
Delireceğim artık ya.
Bak vallahi başıma vurdu.
Yeter artık.
Defne.
Ben nasıl yollayacağım bu Gudu halamı evden?
Bana bir akıl ver.
Niye, ne yapıyor ki?
Duruyor.
Zaten öylece durması yetiyor.
Ya annem memlekete gittiğinden beri...
...bir kere çıkmadı evden.
Bir dakika yalnız bırakmıyor bizi ya.
Of! Fenaymış.
Tabii sizin bu yeni ev de daha hazır değil.
Yani.
Bir süre bizde takılacağız mecburen.
Da...
...takılamıyoruz ki.
Zırt pırt odaya dalıyor.
Yok sinek ısırdı.
Yok irmik bitti.
Yok televizyonda konuşan köpek var.
Bir düş yakamızdan be kadın!
Yıldım. Şiştim!
Vallahi bir şey diyeyim mi?
Bu benim hiç uzmanlık alanım değil. Ben sana fikir veremeyeceğim.
Bu arada tasarım kursunda birinci olmuşum.
Ne?
Kızım bu şimdi mi söylenir?
On iki bin TL'lik mansiyon veriyorlarmış.
Oha!
Ama tabii bütün paranın hepsini Passionis'e vereceğim.
Sonuçta eğitim masraflarımın hepsini onlar karşılamıştı.
Doğru.
Bu Tramba ne oldu?
Aramıyor değil mi seni artık?
Yok.
Yani neyse ki artık aramıyor. Anladı herhalde geri çekileceğimi.
Of!
Ne acayip bir hayatım varmış ya.
Şimdi nasılsın peki?
Kamyon geçmiş gibi.
Her sabah böyle bir acım biraz daha azalır diye uyanıyorum ama...
...hiç geçmiyor.
Daha çok artıyor.
Kime baksam Ömer'i görüyorum ya.
Ömer'i rüyamda göreyim diye erken yatıyorum kızım.
Vallahi iyice saçma bir insan oldum ben.
Manu'da olmak da kafanı dağıtmıyordur tabii.
Yani sonuçta burası...
Beni ilk öptüğü yer.
Hayat ne tuhaf değil mi?
Yine çakıldım kaldım Manu'ya.
Sence bir gün...
...yeniden karşılaşır mıyız ya?
Yani...
...bir daha görebilecek miyim onu?
Bilemezsin ki.
Hayat tuhaf.
Hiç belli olmaz.
Şey...
...Nazmi Bey ile görüştüm.
Easing için konuşmak istediğimizi söyledim, tamam dedi.
Tamam dedi.
Harika.
Ne diyorlar büyüme fikrimize?
Vallahi sevindi.
Yani hemen finansal müzakerelere başlayalım dedi.
Bakalım işte bizim planlarımız, onların yapabilecekleri falan her şeyi konuşacağız.
Tamamdır süper.
Biz de hem şartları anlamış, girip giremeyeceğimizi bir görmüş oluruz.
De işte bunların hepsi biraz böyle iş demek ya.
Yaktın başımı Ömer ya gerçekten.
Yapacak bir şey yok kardeşim. Çalışacağız.
Öyle.
Neyse toplantı yarın Manu'da.
Hani böyle uğurlu mekan falan diye.
Hadi bakalım.
Bakalım.
Ha bu arada...
...gündemimiz şey...
Ne?
Röportaj.
Yasemin'in gitmeden ayarladığı bir tane vardı ya.
Abi onu ertelemiyoruz aralar bozulmasın diye.
Yapacağız. Zaten gerekli de. Bakalım yani.
Kaçamayacağız yani.
Kaçamıyoruz.
Gerçekten bu Yasemin'i göndermemiz hiç iyi olmadı.
Dur bakalım bulacağız bir yolunu.
Ee?
Neredeymiş şu röportaj?
Yok ya bir yerde değil. Zaten ben adamlarla konuştum.
Yani styling ile fotoğraf işini bizim ekip halledecek dedim.
İşte onlar bize sadece bir tane röportaj için adam yollayacaklar.
Ne dedin?
Sinan?
İşte...
...şey...
...styling ve fotoğraf işi.
Ömüş!
Ah be kardeşim.
Özür dilerim.
Ben ve havalı girişlerim.
Ömüş!
Foto.
Hazırlan.
Ay neydi çocuğun adı?
Ozi!
Efendim Koray Bey?
Gel buraya.
Lenslerimi temizle.
Objektifimi de hazırla.
Duydun mu beni?
Duydum.
Bu saçlar kafana ağır geliyor.
Hadi.
Tamam Koray Bey ya.
Çok da sıcak.
Ay çok terledim.
Ay biri baksın buraya.
İsminizi teker teker tutamam aklımda.
Allah kahretsin.
Bana güvenmiyorlar.
Tamam Yasemin.
Kendileri kaybeder.
Yatırımcı bulmam şart.
Bu işin altından tek başıma kalkamam.
Neymiş akıllarına takılan?
Neden üretime giriyormuşum.
Ya tamam.
Bu alanda pek bir tecrübem yok.
Ama yıllardır bu işin içindeyim.
Benim de bir birikimim, bir vizyonum vardır herhalde değil mi?
Herhalde canım. Var tabii.
Ama bunu göremiyorlar işte.
Tasarım ekibim yetersizmiş.
Genç ve dinamik bir ekip kurmam lazım.
Dahiler benimle çalışmalı.
Bak sen daha söylenirken bile...
...kendin çözümü buluyorsun işte.
Yasemin.
Sen bu işi yapamazsan...
...kimse yapamaz unutma bunu bak.
İnanıyor musun sen bana?
Sen kendine inanmıyor musun?
İnanıyorum da...
Hayırlı olsun o zaman.
Tamamdır bu iş.
Ömüş!
Geliyor.
Ömüş!
Ay hayatım.
Böyle üzerine beyaz bir pareyo.
Altına ipekten bir pantolon.
Al sana sonra Ortadoğulu Brad Pitt.
Ay!
Ben her şeyi düşündüm hayatım.
Beraber seninle Miami'ye gidiyoruz.
Orada çekeceğim seni.
Gitmiyoruz Miami'ye falan.
Ay sen de vardın değil mi?
Tamam hayatım.
Seni de çekeriz merak etme.
Koray.
Rica ediyorum curcuna yaratma.
İki tane fotoğraf çekeceksin alt tarafı.
Hayatım merak etme.
O zaman Nazlış'a söyleyeyim, biletler üç oldu.
Ay seni de götüreceğiz.
Gitmiyoruz Miami'ye.
Hayatım deniz lazım, kum lazım, güneş lazım.
Duvarda mı çekeceğim sizi?
Fon lazım fon.
Koray iş röportajı bu.
Albüm çıkartmıyoruz.
Hayatım inşallah kaset de çıkarırsın bir gün de.
Ben şatafat seviyorum. Ben Koray Sargın'ım.
Millet meraklı değil sizin iki tane koca kafanıza.
Allah Allah. Ben allayacağım pullayacağım.
Görsel bir şölen yapacağım.
Ay bu arada yine cümle içinde hakaret ettim size.
Koray.
Miami'ye falan gitmiyoruz.
Her şey senin stüdyonda olup bitecek.
Bugün öğleden sonra.
Dergi de oraya gelecek. Tamam mı? Şipşak. Vakit yok.
Çal çene. Çenen düştü yine.
Ömüş.
Çekil şuradan.
Ömüş.
Ömüş.
Ömüş.
Ömüş.
Ömüş.
Ne!
Ay hayatım.
Sinirlen diye yaptım.
Bir şey yoktu.
Neyse, öğleden sonra stüdyomda görüşürüz beybiler.
Bay.
Kovacağım ben bunu.
Ay kovamazsın beni!
Asla kovamazsın.
Özür dilerim hayatım, çok özür dilerim.
Ne olur beni kovma.
Bana bakın size bir şey söyleyeceğim.
Şirket batar beni kovarsanız.
Ay iki günde batar burası.
Bu şirket diye bir şey kalmaz.
Çürürsünüz gidersiniz, ölürsünüz.
Aynı kıyafeti iki gün boyunca giyersiniz.
Koray çık.
Kovmadım de.
Git Koray.
Kovmadım de.
Koray git.
Hayatım kovmadım der misin?
Kovmadım.
Ay ışığım aydınlatsın güzel ruhlarınızı.
Yine sempatikliğimle...
...gönüllerde, kalplerde yine ben.
Kalp ben.
Ay hayatım sonuçta hisselerim ver benim burada.
Hisseniz kadar konuşun.
Koca başlar.
Ay uğraşamayacağım, bunaldım.
Çekil şuradan.
Tipsiz.
Öldürelim mi?
Sadece seninle ben biliriz.
Başka kimsenin bilmesine gerek yok.
Ne haber?
İyidir.
Kaçtın dün gece.
Annem yüzünden.
Otuzuncu kez cevapsız arama olunca ben de bir şey oldu sandım.
Halbuki gitmeseydim ne güzel olurdu.
Kaynaşırdık biraz.
Yok canım kaynaşırız yine.
Yani geç kalmış sayılmayız.
Bu akşama ne diyorsun?
Seni şöyle güzel bir ağırlayayım.
Yalnız ben çok huysuz bir misafirim.
Öyle kolay kolay beğenmem hiçbir şeyi.
Öyle mi?
Beğendiririz ya.
Vardır bir yolu.
Tabii.
Sinan Bey'in mariftetleri.
İlla ki diyorsun.
İlla ki.
İddialıyım şimdi yani doğru.
Gördük canım o iddiayı dün.
Sen daha ne gördün ki?
Ama heyecanlandım ben şimdi.
Akşama sakla.
İyi peki.
Ya şey, ne diyeceğim.
Bize bu röportajda...
...bize styling için yardım eder misin?
Ne röportajıydı ki bu?
Ya Ömer ile bizi biraz yoracaklar da.
Yani Koray fotoğrafları çekecek ama hani sen de bir el atsan böyle bir, fena olmaz yani.
Atarım tabii.
Nasıl olsa mankenlerimiz çok sağlam.
Malzemeden hiç kaçmamışlar.
İşim kolay yani.
Bana bak, sen bunları Amerika'da mı öğrendin?
Ben bunları Amerika'da öğrendim.
Ben bir şu işlere...
Tabii sen o işleri...
Hadi.
Hadi.
Ayaklarım koptu ya, bildiğin hissetmiyorum. Vallahi ayağım yok.
Çizmelerini giy.
Onlar nerede?
Ömer'de kaldı.
Kızım aldırsana.
Aldıracağım da kime aldırayım?
Derya'ya mı aldırayım?
Aman o da of uyuz!
Sende evin anahtarı yok mu?
Var da.
Kilit değiştirmiş olabilir.
Çüş.
Çüş artık.
O kadar mı kanlı bıçaklı oldunuz ya?
Aman Nihan ya tamam.
Yaparım, aldırırım bir şeyler. Bakarız.
Of ayağım kırıldı ya.
Hoba!
Sana geliyor bu. Ben kaçtım.
Aa Yasemin Hanım.
Defne.
Merhaba, hoş geldiniz.
Merhaba.
Seni burada görmek...
...enteresan.
Öyle değil mi?
Kürkçü dükkanı misali.
Kutlarım.
Leşasür'de birinci olmuşsun.
Evet.
Ama artık pek bir anlamı kalmadı.
Neden?
Yani.
Malum.
Artık buradayım.
Tasarımcı olarak bir şirkete girmeyi düşünmüyor musun?
Yani bu...
...yaşadıklarımdan sonra şimdi...
...büyük şirketler...
...sürekli dolap çeviren insanlar falan.
Yok ben böyle bu küçük dünyamın içinde çok mutluyum.
Yapma şimdi.
Bir kere büyüdün, geri küçülemezsin ki.
Hepimiz ileriye doğru gitmek zorundayız.
Mesela ben.
Kendi şirketimi kuruyorum.
Siz Passionis'ten...
Evet ayrıldım.
Yatırımcı arıyorum.
Kendi şirketimi kurmam an meselesi.
Öyle mi?
Hayırlı olsun.
Olur.
Sen de gelirsen.
Nasıl?
Tasarımcı olarak seni yanımda istiyorum Defne.
Bu ikimiz için de yeniden canlanmak için büyük bir fırsat.
Ne dersin?
Yani...
...çok teşekkür ederim ama ben...
...böyle bir şey düşünmüyorum.
Düşün bence.
Defne sen farklısın.
Etrafındakilerden, buradakilerden.
Yeteneğini değerlendirmen lazım.
Küsüp kaçmak sana göre değil.
Acele etme.
Zamanımız var.
Çok yakıştı.
Şimdi senin başın belaya girmesin genç kızlarla?
Yok zaten başımın belaya girebileceği bir tane genç kız var.
Onunla da girsin zaten.
Selam!
Koriş.
Korkuttun yine.
Hayatım.
Büyük hareketler yakışır bana.
Ay özgür ruhum bedenime sığmıyor da...
...Sinan sığmış bu takıma.
Hayatım çok beğendim, aferin sana yakışmış.
Yatarken de sen böyle giyin.
Sağol Koray.
Ay!
Ay Koriş'im ne oldu?
Ay ben böyle bir duygulandım, bir şey oldu bana.
Ağlamayacağıma söz vermiştim.
Niye?
Ay kız görmüyor musun?
Ay adam oldu da böyle röportajlar veriyor.
Baksana şuna.
Koriş'im sen şimdi ağlama.
Yani şimdi ağlama.
Kız bu ne beceriksizdi ne!
Ne beceriksizliğimi gördün?
Kız bir şey diyeyim mi sana?
Yani bu iki dişiyle bir sakızı çiğneyemezdi.
Neyse.
Şimdi çok başarılı bir iş adamı oldu.
Ay dünya çikinellasıydı ne hale geldi baksana şuna.
Kız azıcık da bu saftirikti, alıktı bu.
Ay Koriş yeter artık sen de.
Söylemesen mi böyle şeyler?
Aman iyi tamam sus.
Ay adam ettim ben seni.
Ben ettim ben, Koray Sargın.
Koray'a asla cevap yok hayatım. Ağzına senin acı biber sürerim vallahi.
Asla cevap yok.
Ben sizin Koray'ınızım.
Yedi yine kafayı.
Ay ama bir şey diyeyim mi? Helal olsun.
Allah çirkin şansı vermiş. Yerim seni!
Sağ ol Koray'cım.
Sonsuza kadar hayatım.
Ay neyse.
Ben bir gideyim de şu işlerimi halledeyim.
Of!
Şöyle bir konsept düşündüm hayatım.
İki çılgın ortak.
Büyük bir başarı etrafında dönüyor.
Ay böyle bir havalarda göstermek istiyorum sizi.
Ama şimdi yakışıklıyız da.
Hayatım işte ben de onu diyorum da.
Çılgın olan sensin, yakışıklı olan da Ömüş.
Bütün İstanbul bunu konuşacak.
Bütün İstanbul!
Sıkıldım senden.
İtici.
Hello.
How are you hayatım?
Sen boş ver onu Koriş işte.
Ben de gurur duymadım desem yalan olur yani.
Sen böyle çok yakışıklı oldun.
Ben kıskanacağım galiba seni dergilerden.
Kızım mahsus mu yapıyorsun?
Selam.
Hadi başlayalım artık.
Ay yakışıklı prensim gelmiş, hoş gelmiş.
Kız bir şey ikram et.
Ay sen şeydin doğru.
Koray hadi.
Hadi başlayalım hayatım.
Orada bak.
Anlayacak ne olduğunu senin yüzünden.
Serdar, canım evladım, güzel oğlum benim.
Canım damat.
Ne oluyor ya?
Ölecek miyim?
Allah korusun.
Gül cemalini görmeye geldik oğlum.
Ah eksik olmayın Gudu halacım.
Zaten her gün görmüyor musunuz gül cemalimi?
Tepemizden hiç eksik olduğunuz yok vallahi.
Allah eksikliğimi vermesin.
Ya tabii tabii vermesin vermesin.
Serdar.
Düğünde takılan altınlar nerede?
Nihan'ımın altınları nerede?
İkisinin altınları.
Altın kız tarafınındır.
Ya tarafı mı kalmış artık?
Aile bunlar.
Çay?
Canım aile diye her şey mi ortak?
Evet Gudu Hanım, her şey ortak.
Biz öyle görmedik.
Limon?
Az görmüşsünüz demek ki.
Ihlamur?
Sen şimdi bana bir şey mi dedin?
İnce gördüm şekerim anlamazsın sen.
Anlayışım yerindedir şükür benim.
Memnun oldum Ömer Bey.
Sizinle tanışmak çok güzel.
Öyle hayatım öyle.
De Ömer pek memnun olmadı.
Koray rica ederim.
Başlayalım mı artık?
Hayır hayatım, önce fotoğraf.
Yüzler düşmesin, ağızlar kurumasın.
Göz altları sarkmasın. Alınlar kırışmasın.
Vallahi photoshop'tan canım çıkıyor benim sonra.
Tamam Koray sen bizdensin.
Çekeriz fotoğraf.
Ama önce röportaj.
Hanımefendiyi tutmayalım.
Aman tamam!
Karlar kralı.
Röportaja geçebilir miyiz artık?
Yıllardan beri süregelen bir ortaklığınız var.
Çok yakın iki arkadaş olmanız iş hayatınız nasıl etkiliyor?
Olumlu ya da olumsuz.
Öncelikle çok teşekkür ediyorum.
Bu iki insanla çalışmaktan dolayı gerçekten inanılmaz mutluyum.
Gerek duruşları olsun...
...gerek insanlıkları.
Koriş.
Aşkım.
Hanımefendi onlara sordu.
Yani.
Yolculuğunuzun her dönemi ayrı bir merak konusu çünkü.
Sıfırdan başlayıp ülkenin en başarılı tasarım firmalarından biri oldunuz.
Bu yolda kendinize edindiğiniz anahtar kelime neydi?
Bendim hayatım.
Ben. Koray Sargın.
Anahtar kelime bendim.
Kendime her zaman bunu söyledim.
Şöyle anlatayım. İstanbul'a ilk geldiğim zaman...
...aman, doğduğum zaman...
...1980 yılı mart ayıydı.
Ah anacım benim.
Koriş!
Aşkım.
Bizim kendimize edindiğimiz anahtar kelime sanırım...
...adaletti.
Biz her zaman sevgi, saygı ve adaleti kendimize ilke edindik.
Tabii sıkı çalışmayı da.
Evet.
Hayata yeni atılmış iki gençken kurduğunuz bu şirketin...
...bir gün buralara geleceğini tahmin edebiliyor muydunuz?
Herhalde be!
Ay soruya bak. Bu da heveslisi.
Koriş.
Aşkım biz bir stüdyoyu dolaşalım.
Yani her şey hazır mı bakmamız lazım.
Hayatım ben burada röportaj yapıyorum.
Hayatım zaten ben de onu diyorum.
Sana özel röportaj sonra yapacaklarmış.
Hadi, hadi gel.
Bakmamız lazım. Bırak kahveni.
İyi tamam.
Zaten sevmedim bu kızı.
Bana bak kız!
Deşifreyi istiyorum ha.
İttirme sen de!
Ay anası kılıklı.
Hadi hayatım bak ne varmış orada?
Ay kız.
Siz devam edin.
Ropor...
Röp...
Röp... röpor...
Röportajınıza.
Ve son soru. Özel hayat.
İşin yaratıcı tarafı sizsiniz.
Kış kreasyonu büyük yankı uyandırdı.
Bütün bu süreçte size ilham kaynağı olan biri...
...bir kadın var mı?
Hayır.
Hayır yok.
Of!
Bugün çok yorulduk ya.
Arkadaşlar yarın burada VIP bir toplantı yapılacak ve üç gün boyunca devam edecek.
Defne sen ve siz ikiniz, bu VIP masamızdan siz sorumlusunuz.
Misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlıyoruz, tamam mı arkadaşlar?
Tamam.
Kimmiş ki gelenler?
Aman ne bileyim, boş ver.
Tamam, tamam sağ olun.
Evet, yerimiz de tamam.
Nazmi Beyler ile yarın buluşuyoruz.
Çok önemli Sinan çok.
Öyle ya. Ben altından kalkamayacağız diye çok korkuyorum.
Kalkacağız kardeşim, kalkacağız.
Sen merak etme.
Sakin ol.
Fotoğraf!
Hayatım gülün biraz.
Cenaze evine gelmiş gibi bunlar da.
Başlıyorum hayatım şimdi.
Çok güzel pozlar çekeceğim.
Hadi.
(Şarkı çalıyor)
Yasemin.
Yeter artık, ara ver biraz.
Kırdın kafayı sabahtan beri.
Seçeneklerimin çoğunu check ettim.
B planım da çöktü.
Aslında tercih etmem dediğim yatırımcılara bile gittim ama...
...beni reddettiler.
İsmail.
Bu iş olmayacak galiba.
Ya sen kendini hiç tanımıyorsun.
Niyetlendin bir kere, kaçar mı senden artık?
Ya sen ne güzel bir adamsın.
Ha?
Ne zaman tökezleyecek olsam tutuyorsun elimden.
Cesaretlendiriyorsun beni.
Sen benim başıma gelen en güzel şeysin.
Şans meleğimsin sen benim.
Uğurumsun.
Yok artık.
Öyle.
Yani melek kısmından emin miyiz?
Tamam.
Süper kahraman diyelim.
Vaov! Mübalağa ediyorsunuz Yasemin Hanım.
Bu kadarını hak ediyorsun bence.
Ay!
Sabahtan beri benimle uğraşıyorsun.
Hadi işin varsa git hallet.
Gitsem iyi olur aslında.
Sen de kafayı boşaltacaksın ama.
Çalışma işte bugün artık.
Tamam.
Bak.
Söz dinliyorum artık.
Hadi eyvallah.
Keşke gece dükkanda yatsam bir de.
Eskiden olduğu gibi.
Böyle arkaya bir yatak yapmıştık.
Yatıp kıvrılsam.
Dertsiz.
Tasasız.
O zaman çocuk sayılırdın yavrum. Şimdi artık yetişkinsin.
Öyle hayattan kaçış yok.
Sürekli aklımı meşgul tutmaya çalışıyorum.
Düşünmemek için.
Eğer düşünürsem...
Kendi koyduğun sınırları aşmaktan korkuyorsun yani.
Hayır işin tuhafı...
...sürekli iyi şeyleri hatırlıyor insan.
Hafıza...
...böyle zamanlarda kast eder insanın canına be yavrum.
Ya da daha fazla olan iyi şeylerdi gerçekten.
Ne bileyim.
Yanlış mı yaptım sence?
Yani...
...yanlış mıydı?
Daha fazla mı tolerans göstermem gerekiyordu?
Bunu senden daha iyi kimse bilemez ki.
Bir düşününce...
...beni terk edişi...
...geri gelişi...
Bir dediği bir dediğini tutmuyor ki.
Ben anlayamıyorum.
Sevip sevmediğini.
Gerçek olup olmadığını.
Sürekli kaygan bir zemin.
Sen de kaçtın.
Üzülmemek için.
Yani daha doğrusu kendini korumak için.
Aynen öyle.
Hem de hiç kaçmak istemediğin halde değil mi?
Belki de o istedi.
Gidemediği için.
Neden gitmek istesin ki?
Bir bilsem.
Çözemedim be usta.
Yetmedi.
Ne yaparsam yapayım yetmedi.
Peki şimdi güvende misin yani kendini daha mı iyi hissediyorsun?
Değilim tabii ki.
Hiçbir şekilde değilim.
Hiç değilim.
Hiç.
İnsan nasıl da birine bağımlı hale geliyor?
Öyle mıh gibi çakıyorsun aklına.
Açıyorsun avucunu.
Koyuyorsun kalbini içine.
Sonra ne yaparsa yapsın.
Ellerindesin.
Onun merhametine kalıyorsun.
O da sana fazla geliyor tabii.
İşte kontrol edememek.
Herhalde.
Of!
Kalbimde bir öküz oturuyor sanki.
Geçecek mi bu?
Bilmem.
Bana sanki hiç geçmeyecekmiş gibi geliyor.
Ya.
İnsan böyle bir acıyı nasıl unutabilir ki?
Unutabilir mi sence?
Sanmıyorum.
Alışmak olur daha çok.
Böyle ezilmiş, çiğnenmiş bir kalple yaşamaya alışmak.
En fazla bu.
Bir daha asla eskisi gibi olmayacağım ben.
Ömrümün sonuna kadar, yaşayamadıklarımın pişmanlığını taşıyacağım hep.
Hep bir tarafın eksik kalacak.
Kendini suçlayacaksın.
Suçluyorum zaten.
Keşke aşkı bu kadar hor kullanmasaydım diyeceksin.
Sonuçta her gün aşık olmuyorsun Defociğim.
Hayatı boyunca asla aşık olamayan insanlar var.
Biliyorum.
Of İso ya! Yemin ediyorum seni şuradan aşağı atacağım şimdi ha!
İnsan bir geçecek der.
Düzelecek der, bir şey der.
Ya öleyim mi ben, onu mu istiyorsun?
Yalan yok kızım.
Ama bana sorarsan boş ver.
Aşkın acısı bile güzel.
Ha tabii.
Sana hava hoş.
Sen aşkını öyle güldür güldür yaşıyorsun.
Ne yani ya?
Şimdi bir teknoloji çıksa...
...silsek Ömer'i aklından, zihninden...
...ne diyorsun?
İstiyor musun?
Silelim mi Ömer'i?
Yok.
Yok kalsın silmeyelim ya.
Olsun. Canım yansın.
Ama Ömer gitmesin hep kalsın ya.
Gözlerimi kapatınca hep...
...yüzü gözümün önüne geliyor.
Bana bakışları.
Tatlı tatlı gülüşü.
Bazen gerçek olmayabilir misin diye şüpheye düşüyorum.
O sihirli dokunuşun...
...her zaman vaktinde gülen...
...mucizeler yaratan.
Çok iyi geliyorsun bana.
Olduk mu yani şimdi biz?
Öyle görünüyor.
Evlenelim.
Evlen benimle.
Ay!
Vallahi ben atacağım şimdi kendimi suya!
Ateşkes yapmaya geldim.
Gir.
Büyüyormuşsun.
Evet.
Geç bile kaldım.
Bence de Yasemin.
Zekanı çoktan paraya çevirmiş olman lazımdı.
O iş öyle kolay olmuyor işte.
Yatırımcı meselesi değil mi?
Duydum.
Yana yakıla yatırımcı arıyormuşsun.
Evet arıyorum.
Senin yanında çalışmayacağım Deniz.
Eğer onu öğrenmek için geldiysen.
Yok canım.
Onu tahmin ettim.
Ama sana çok para verirdim.
Herkes veriyor.
Şu an konsept danışmanı olmam için bana teklif edilen rakamları duysan inanamazsın.
Ama sen istemiyorsun.
İstemiyorum.
Artık büyümem lazım.
Kendi şirketimi kuracağım.
Kararlısın.
Hiç olmadığım kadar.
Peki sermaye?
İşte asıl mesele de bu.
Buna yanaşacak biri lazım.
Bana planını ve olası kadronu göster.
Gerçekten bu işi becerebiliyor musun bir bakayım.
Karlı bir yatırımsan ben varım.
Emin misin?
Küçük ortak olursun ama.
Şartım bu.
Bu işte asla benden daha fazla söz sahibi birini istemiyorum.
Patron benim diyorsun.
Aynen öyle.
Böyle bir sözleşme metnim var.
Bana yatırım yapan...
...hayati kararlara karışamaz.
Sen bu yüzden yatırımcı bulamıyorsun.
Parayı ver, defol git mi diyorsun adamlara?
İşinize gelirse.
Bu işi benden daha fazla biliyor olamazsın herhalde.
Tamam Yasemin.
Bakalım.
Edersem yatıralım.
On beş yıllık iş planı.
Sağlam çalışmışsın.
Öyle.
Kadro?
Endişe etmeyin Ömer Bey.
Passionis piyasada gayet iyi durumda.
Buna hayır demeleri onlar için akılsızlık olur.
İvmemiz onlara güven veriyor zaten.
Her şeyimiz tamam değil mi? Yani yüzümüz kara çıkmasın lütfen.
Merak etmeyin Sinan Bey.
Her şeyimizle hazırız Ömer Bey.
Güveniyorum size.
Çıkabilirsiniz.
Ömer.
Şimdi biz bu adamlarla anlaşsak easing'e girsek bile...
...yani eğer altından kalkamazsak büyük batarız. Biliyorsun değil mi?
Kalkacağız altından, merak etme.
Ya işte ben o kadar emin olamıyorum ama yani ne bileyim şimdi.
Bilmiyorum ya belki biraz daha mı bekleseydik acaba?
Doğru zaman mı?
Tam zamanı kardeşim.
Şimdi tam zamanı.
İyi sen öyle diyorsan.
Hadi çıkalım o zaman.
Hadi.
Gazamız mübarek olsun.
Bakın arkadaşlar, misafirlerimiz çok kıymetli.
Dört döneceksiniz masanın etrafında.
Kesinlikle bir aksilik istemiyorum. Anlaşıldı mı?
Tabii, tabii de kimmiş gelenler?
Bir bankanın üst düzey yöneticileri...
...bayağı prestijli bir firmayla görüşecekler.
O yüzden ful dikkat istiyorum sizden.
Hadi bakalım, kolay gelsin.
Peki.
Hadi gidelim.
Ortak alan olarak burayı istiyorum.
Nefes alan bir doku kuralım.
Bakın burası bir kadın şirketi.
Hayat dolu ve rafine bir duygu vermeli.
Yani girenin içi açılmalı...
...heyecan duymalı, kalbi atmalı.
Anlatabildim mi?
Çok iyi anladık Yasemin Hanım. Gerekli çalışmaları yapıyoruz.
Teknik alt yapı ne durumda?
Yani toplantı odası için gerekli olan bütün sistemin kurulmasını istiyorum.
Burası teknolojik bir şirket olmalı.
Arkadaşlarımız çalışıyor.
Şirketimin rengi şarap kırmızısı olmalı.
Kadınsı ve güçlü.
Renk seçeneklerini öğleden önce göreyim.
Tabii ki.
Harika.
O zaman siz işinize bakın, ben sizi tutmayayım daha fazla.
Oluyor.
Yatırımcını buldun demek?
Hm hm.
Adı ne olacak şirketinin?
Bekle ve gör.
Ömer Bey, Sinan Bey hoş geldiniz.
Merhaba.
Hoş bulduk.
Masanız hazır, şöyle buyurun lütfen.
Teşekkürler, sağ olun.
Merhabalar.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Merhabalar.
Nasılsınız?
Merhaba.
Merhaba.
Kusura bakmayın geciktik biraz ama.
Şöyle hemen ben dosyalarımızı vereyim.
İşte bu senin saftirik abin...
...böyle gelinlikle beni kapıdan sokacak ya.
Beni böyle bir kucakladı.
O heyecanla...
...ben bir yana, abin bir yana.
Annem arkada ciyak ciyak.
Geldiler.
İkramları çıkartın çabuk.
Tamam.
Gittim.
Koş.
Bir bakalım.
Dinleyelim sizi.
Zaten yıllardır birlikte çalışıyoruz. Anlaşabileceğimizden şüphem yok.
Benim de yok.
Yok bir şey.
Ya ben izninizle bir şey...
...lavaboya.
Ay inanmıyorum.
İnanmıyorum ya, nasıl ya?
Ne yapacağım ben?
Defne ne yapıyorsun?
Masa bekliyor kızım hadi.
Tamam.
Ay!
Defne.
Ne yapıyorsun?
Sinan Bey.
Hoş geldiniz.
Çalışıyorum ben işte. Burada çalışıyorum.
Çalışıyorsun?
Evet.
Evet çalışıyorum da.
Siz ne yapıyorsunuz burada ya? Başka restoran yok muydu?
Ya burası bizim özel toplantılar için sürekli geldiğimiz yer.
Bunu biliyorsun. Asistanken de biliyordun.
Biliyordum evet.
O zaman herhalde karşılaşacağımızı da tahmin etmişsindir değil mi?
Etmemişimdir ya.
Etmiş miyimdir?
Yok canım etmemişimdir, ne alakası var?
Defne neyse.
Ya ben bu olaydan dolayı kendimi böyle bir suçlu hissediyorum. Tamam mı?
Yani Ömer ile bir konuşsan?
Ay Sinan Bey ne olur lütfen.
Bitti yani.
Bitti, geçti gitti.
Durduk yere şimdi suyu bulandırmayalım biz.
Ya ama olur mu yani bu oyun yüzünden...
Ya hayır.
Onun oyunla bir ilgisi yok.
Bizim ikimizle ilgili.
Kimsenin suçu yok burada.
Ömer bana güvenmemeyi seçti.
Belki de...
...biz bu aşkı beceremedik. O kadar.
Beceremediniz?
Sinan Bey bir sorun mu vardı?
Yok bir sorun.
Yani bir sorun yok tamam.
Defne bir ara konuşalım.
Bu arada o...
...risottocuya da selam söyle.
Evlenmiş, duydum.
Çok pardon.
Evet.
Nerede kalmıştık?
Biliyorsunuz Passionis butik bir firma.
Şimdilik mağaza zincirlerinde stantlarımız ve yurt dışı satışlarımız var.
Tabii biz yurt içinde de çok ilerleme kaydettik.
Diyemeyiz.
Ama değişip gelişen koşullara ayak uydurmak gerekiyor.
Biz de artık büyüme vaktinin geldiğini düşünüyoruz.
Aslında birkaç şey var.
Sinan yardımcı olur.
Tabii ki.
Sözünü ettiğimiz gibi...
...yani şimdiki hedefimiz mağaza açmak.
Böylece daha çok tüketiciye ulaşıp daha bilinir bir marka haline gelmek istiyoruz.
Tabii marka değerimizi kaybetmeden.
Yani Passionis bu günlerine hep prestijiyle geldi.
Bundan sonra da öyle olacak.
Evet.
Büyümek istiyoruz.
Yani her anlamda.
Bilinirlik, repütasyon.
Tabii finans.
Zaten bu yüzden buadayız.
Su alabilir miyim ben pardon.
Ben size şeyi de göstereyim.
Zaten hani...
...ürün, hizmet, satış planını şey yaptık biz.
Şunu sen götürsene ya.
Ne oluyor ya?
Ay Ömer gelmiş.
Ne?
Nasıl?
Ya işte bayağı gelmiş. Toplantı yapacaklarmış.
Ay Allah'ım.
Ya sizin ne acayip bir kaderiniz varmış ya.
Defne.
Bu böyle kozmik bir oyun falan olmasın?
Canım ya.
Ne kadar harika görünüyor değil mi?
Yok be.
Çökmüş adam.
Öyle mi diyorsun?
Ya gözünün feri gitmiş feri.
Atma be!
Adamın görmedin daha yüzünü, gözünün ferini nereden gördün?
Sırtını görüyoruz.
Kamburu çıkmış resmen baksana.
Of Nihan ya!
Ben üzülmeyeyim diye öyle söylüyorsun değil mi sen?
Vallahi evet, ondan söylüyorum.
Yoksa mis gibi görünüyor.
Kendisi hala cillobistan baş konsolosu.
Defne çıktı senin başlangıçlar.
Nihan. Nihan ben be yapacağım?
Ne demek ne yapacaksın?
Götüreceksin tabakları, hiç yapmadığın iş değil ki.
Hadi.
Evet.
Deri mont, ayakkabı, çanta, kemer üretimi...
...fabrikalarla görüşmelerin hepsi yapıldı.
Kargo firmalarıyla da anlaştık.
Pardon buna bakmam lazım.
Geliyorum şimdi.
Hizmet satış planını bu şekilde yaptık, aylara böldük.
Ayakkabı için ayrı, çanta için ayrı, kemer için ayrı şekilde.
Afiyet olsun.
Başka bir ihtiyacınız var mı?
Teşekkürler, sağ olun.
Tamam.
Nihan.
Kızım ben çok kötüyüm ya.
Elim ayağım birbirine karıştı benim, ben niye böyle oldum ya?
Ömer çarptı tabii.
Git bir elini yüzünü yıka, kendine gelirsin.
İyi ben gidiyorum.
Hadi.
Şimdi işin özü, bizim hedefimize ulaşmamız için...
...üretim bandında yüzde yirmilik bir büyümeye ihtiyacımız var.
Zaten sizin desteğinize de tam burada ihtiyaç duyuyoruz.
Biz satıcı firmalarla da görüştük.
Bütün bilgiler altıncı sayfada sanırım mevcut.
Oraya bakabilirsiniz.
İşte...
...ihtiyacımız olan yatırım tutarına istinaden de...
...işte sizin easing teklifinizi bekliyoruz.
Pardon, bir saniye sonra geliyorum. Oturamadık ama.
Ömer.
Nasılsın?
Sen...
...burada mı çalışıyorsun?
Öyle oldu.
Başladığım yere geri döndüm.
Ne güzel.
Dönebildiysen eğer.
En başa yani.
Sıfırdan.
Deniyorum.
Mecburen.
Aslında iyi referans vermiştik senin için.
Ben yazdım mektubu.
Eğitimi de...
...birinci tamamlamışsın.
Gerçekten mi?
Kariyer planlamamı mı konuşacağız?
Yani tabii...
...sen bilirsin.
Nasılsın peki?
İyi misin?
Sen?
Şey...
...çizmem sende kalmış.
Onu bir ara Şükrü abiye versen.
Ben gelip alsam.
Neden Şükrü'ye?
Anlamadım.
Gel al.
Geleyim senden mi alayım?
Bu kadar mı zor?
Değil mi?
Daha zor ne olabilir ki?
Defne.
Şey yapalım ya, sen...
...Şükrü abiye ver, ben bir ara gelir ondan alırım.
Atmadıysan tabii.
Belki...
...bahçeye çıkarıp yakmış falan da olabilirsin tabii.
Saçmalama.
Tamam ya.
Öyle yapalım yani.
Sen Şükrü abiye ver, ben ondan alayım.
Akşam yokum.
Bakarım sonra.
Tamam.
Tamam.
Sen de gördün mü?
Neyi?
Tamam gördüm de yani...
...az önce gördüm, öyle şey değil.
Bilmiyorum.
Kaç ay vadeli bir ödeme planı düşünürsünüz?
Aslında biraz zamana ihtiyacımız var.
Yani uzun vadeli bir ödeme planı çıkarırsanız bizim için çok daha iyi.
Buyurun?
Ha yok.
Ömer Bey lafını bitirsin, ondan sonra ben içecek siparişlerinizi alayım.
Yok canım verelim biz siparişleri.
İyi peki tamam.
Hanımefendi sizi tanıyor galiba.
Buraya sık geliyorsunuz demek.
Ha ondan.
Ömer de yemekten önce suyunu içer.
Ne alırsınız?
Ben bir kadeh beyaz içerim.
Peki, beyaz.
Siz?
Ben bir şey almayacağım.
Peki.
Ben de kırmızı alırım.
Kırmızı.
Cabernet sauvignon.
Da şimdi yani bir şey yemeden o öyle içilmez ki.
Bir şeyler yemen lazım.
Ay ben ne saçmalıyorum ya!
Çok pardon.
Çok pardon.
Sinan Bey siz ne alırsınız?
Soda.
Tranş limonlu.
Tranş limonlu soda.
Tabii.
Ben de bir soda alayım Defne.
Tamam, peki.
Evet.
Ne diyordun Ömer?
Ne diyordum?
Bilmem.
Ha...
...ödeme planı.
Ödeme planı.
Şimdi biz aylık düşünmüyoruz ödemelerimizi.
Diyoruz ki yıllık yapalım.
Yılda iki olur. Dört olabilir.
Ya da bilmiyorum.
Sezon sonlarında yani.
Sonsuz kadar da sürebilir.
Kötü bir espriydi.
Değil mi Ömer? Şey yani.
Ya, aynen. Aynen tabii.
Buyur hayatım.
Ay bebeğim.
Bu life coach işi çok iyi oldu.
Tabii hayatım.
Spor hocasıyla zayıflayacaksın. Yeni trend bu.
Nerede kalmıştık bebeğim?
Ay mesela Ömüş.
Ay hayatım nasıl kaslı.
Manyak gibi kas yapmış adam.
Ay biliyor musun şekerim?
O küçüklüğünden beri zaten...
...böyle bir vücut yapma...
...spor, sağlıklı beslenme...
...hep bunlara takıktı.
Ay kız Nöro. Sana bir şey diyeyim mi?
Ben bir gün böreklerle gitmiştim de Ömüş'e, dört dakika gülmüştü.
Hayatımda hiç bu kadar aşağılanmamıştım.
Ay ben götürseydim kesin yerdi.
Herhalde hayatım. Yengesisin sonuçta.
Ay! Değil mi?
Bebeğim beni, canım yeğenim!
Bir tanecik Ömüş'üm.
Boncuk gözlüm benim o, boncuk gözlüm.
Kız, yeğenin diye demiyorum ama...
...Ömüş'ü çok severim, Allah var.
Vallahi çok severim.
Da kız, bu kuru kızla işler acaba nasıl gidiyor?
Ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Ne o domuz Ömer'den ne o mıymıntı Defne'den hiçbir şey olmaz.
Biliyor musun? Şu babyface'imi kuruttular.
Yaşlandırdılar. Onların yolunda yaşlanıyorum ben.
Bir ara o kızı da sıkıştıracağım.
O paramı alacağım.
Şirkette de sular durulmuyor hayatım.
Ay Necmi de tepemde sürekli.
Ay çürüdüm. Gençliğim, güzelliğim çürüyor benim.
Ay kız hep bu Ömüş'ün huysuzlukları.
Yani her yeni bir güne olaylarla uyanıyor çocuk.
Kalbi kapalı şekerim, kalbi kapalı.
Değil mi kız?
Ay Nöro'm ben sana bir şey diyeyim mi?
Yani zaten bu kuru kız Ömüş'e hiç yakışmıyordu.
Yani Ömüş daha iyi birilerine layık.
Bence şöyle iri yarı, etli butlu...
...ne bileyim işte böyle...
...vurdu mu mantı açacak biri lazım ona.
Ay değil mi?
Bak, Ömüş'üme bak sen ya!
O kızın elinde ne oldu?
Ay canım Ömüş'üm benim.
Bir tanecik yeğenim, boncuk gözlüm.
Canım canım ay!
Ömüş'üm.
Ömüş'ü ben gerçekten seviyorum yani hakkını yiyemem hayatım. Çok seviyorum Ömüş'ü.
Ah canım benim canım.
Canım.
On beş tur attım hala oturuyorsunuz.
Olmaz ki böyle.
Atarlı life coach yapmışlar!
Bana bak! Paranı vermiyor muyuz biz senin?
Git şınav çek, koş falan.
Biz canımız istediğinde sana katılırız.
Bizde böyle.
Ah ama olmaz ki öyle.
İş etiğine aykırı.
Yolarım seni!
Bicepslerini çizerim.
Yırtarım ağzını.
Kart! Kaslı!
Bana bak bu kadın kim biliyor musun ha?
Bu kadın seni abdominallerinle beraber satın alır be!
Eh!
Kız gidiyor.
Aa dönmüyor.
Ay Koriş'im terk edildik.
Ay Koriş'im bana bak.
Bütün high society bunun peşinde.
Celepzadelerin kızı bunu zor ayarladı, koş!
Koriş'im koş.
Hociş!
Hayatım hadi sen de gel.
Koş Koriş koş.
Ay dönmüyor bu adam.
Koş tatlım.
Koş.
Sodaya limon demiştik ama tabii kafalar yerinde değil.
Şimdi...
...biz yatırıma bu ithalat masraflarını da dahil etmek istiyoruz.
Yani işte mal bedeline dahil olarak...
...kiralarla beraber de ödemeyi planlıyoruz.
Yalnız Sinan Bey...
...oldukça riskli bir yatırım, farkındasınız değil mi?
Değil mi?
Öyle.
Biz büyümek istiyoruz.
Yani artık bunun vaktinin geldiğini düşünüyoruz.
Sinan Bey.
Tamam.
Afiyet olsun.
Sağ ol.
Geliyorum ben.
Çok pardon.
Alo.
Sinan.
Beni idare et, ben gelemiyorum içeriye.
Sevgili life coach bey.
Biz seni ne zorluklarla bulduk.
Biz sana şaka yaptık.
Sen de hiç şakadan anlamıyorsun ama.
Ay biz hiç seni bırakır mıyız?
Sen daha bizi zayıflatacaksın.
Sen en iyisisin.
Biz seni zar zor bulduk.
Hem daha mekik çekecektik.
Neriman Hanım bir saatimiz kaldı.
Daha programımızın yüzde onunu bile yapmadık.
Yaparız.
Yaparız.
Yemek molası.
Tabii önce yemek.
Sonra spor.
Kız çok güzel şeyler aldım.
Buyurun buyurun lütfen.
Hayatım aç ayı da oynamaz.
Tabii sana ayı demek istemedim şu anda.
Ay Nöro herhalde hakaret ettim ben.
Ay yine kaçma tamam mı?
Ay hayatım.
Turşu ver.
Tamam dur vereyim.
Aç.
Al al.
Ne anlatıyordum?
Ha Yasemin.
Ben hayatımda Yasemin kadar sıska...
...onun kadar çirkin...
...haset bir insan görmedim.
Resmen kabuslarıma giriyor.
Biz Nöro'mla nefret ederiz ondan ayrıca.
Ay adını anma şekerim.
Yedi harfli de. Baka hemen şurada bitiverir.
Sus sus.
Bir de başımıza Şebnem çıktı.
Kaknem!
Pis!
Alp'in nişanlısı.
Ay kız nasıl kapakladı Alp'i değil mi?
Hayatım sonuçta adam zengin, ne yapsın?
Bir şey diyeyim mi spor hocası bey?
Kadınlar servet avcısı.
Tabii sizin servetiniz olmadığı için pek algılayamazsınız böyle bir durumu.
Tatlım patates ver.
Ay vereyim.
Al!
Al.
Aman bunu da yemiyor. Ver.
Allah'ın cezası.
Ben yerim bunu.
Ah ne anlatıyordum?
Ay spor hocası bey, sizin işiniz de çok zor.
Her gün onlarca şişman.
Yazık.
Geçim derdi olsun, bilmem ne olsun.
Biz öyle miyiz hayatım?
Biz hem inceciğiz hem de zenginiz.
Evet life coach'cum.
Bizim metabolizmamız hızlı olduğu için böyle ipinceciğiz.
Tatlım kanat ver.
Tamam.
Ay delireceğim!
Delirdi.
Deli kız gibi kaçtı.
Ay ben sana söyleyeyim ortalık deli dolu.
Ay kız.
Ya bizi kesseydi bu?
Ay çok korktum.
Ay ben de korktum Nöro.
Hadi gidelim.
Kız yemek yiyorum şurada!
Sen de!
Bitsin gideriz hayatım.
Doğru diyorsun. Biz zaten sık sık, az az yiyoruz.
Az az hayatım, öyle.
Of!
Ya kendi evimizde kapıda kaldık.
Gel canım.
Ben ısıtayım seni gel.
Serdar.
Vallahi İstanbul da bu mevsimde ne soğuk.
Değil mi? Buz gibi.
Evler bile ısınmıyor.
Ya tabii tabii.
Tutulur kalırsın mazallah.
Hem Gudu hala sen alışkın da değilsin bak.
Bir şey olmaz.
Domuz gibiyimdir şükür.
Bak Nihan anan dayanamadı, kalktı gitti memlekete.
Ama...
...özlemişsindir sen şimdi oraları.
Hem oralar bu mevsimde nasıl güzel olur.
Böyle çayır çimen.
Açık hava.
Yok.
Ne o öyle körün değneği gibi hep aynı yerde.
Ben severim gezmeyi.
Bak misal.
Geçen kış Erzurum'daydım, bu Nihallerde.
Dayanamazsın dediler.
Hazirana kadar çöktüm kaldım.
Kışı kapattım diyorsun.
İddialıymış.
Yani siz böyle bayağı seferi.
Bak.
Korktu damat, gidiyorum diye korktu.
Korkma gitmiyorum.
Hem zaten kış vakti yola çıkılmaz.
Bahara Allah kerim.
İyi akşamlar.
Ne yapıyorsun Gudu teyze?
Anam! Kuzum hoş geldin.
Ya size musakka getirdim.
Şimdi siz yeni evlisiniz ya öyle kalkıp da yemek yapmaya vaktiniz falan da yoktur sizin.
Tabii tabii.
Yalnız siz manyak mısınız acaba? Kış günü dışarıda oturuyorsunuz.
Ay!
Ne kadar da düşünceli bir insan.
Değil mi Serdar?
Evet evet.
İşte insan düşünceli olunca...
...böyle her şeyleri düşünüyor.
Bak Nihan.
Fiskos masasına örtersin.
Yemek masasına da yapacağım.
Sonra zigonlar.
Zigon diyor ya zigon diyor!
Ay yok sakin sakin.
Hiç ümit yok, ben bileklerimi keseceğim.
Hadi gidelim yiyelim bari.
Yok ben yemeyeceğim ya. Ben Ömer'e geçiyorum.
Çizmelerim vardı ya, şimdi evde yokken hazır, gideyim alayım.
Sende ne var ne yok?
Vallahi bu tarafta bir şey yok.
Aman şimdi akşam akşam içinizi karartmayayım.
Hadi sonra görüşürüz.
Hadi iyi akşamlar Gudu teyze.
Hadi güle güle.
Hadi biz de içeri girelim madem.
Donmayalım.
Hadi.
Hadi girelim.
Hadi.
Yemeği de unutmayın.
Kız yapmış ne güzel.
Tamam.
Alırım ben onu sonra.
Hadi.
Ne oluyor ya?
Gudu hala görmeden bir kere öpeyim mi ha?
Ay sen delirdin, iyice delirdin.
Ya gel gel.
Serdar.
Halam altınları soruyor.
Ya sorma.
Bugün kahveye de geldiler. Beni de darladılar bir sürü.
Çok akıllıyız aşkım.
Ya bırak şimdi bunları.
Hadi bir kere daha öpeyim.
Ya Serdar.
Öpeyim öpeyim.
Ne oldu kapıya?
Ömer.
Oğlum ben hazırım.
Neriman yengen gelmiyor, şimdi düğün müğün çekemem dedi.
Tabii magazin çıkacak bir yer değil ya ondan.
Artık biz amca-yeğen beraber gideceğiz ha?
Bu arada bir şey duydum.
Şirkette konuşuluyordu.
Bu mağaza işi filan?
Evet.
Sinan adamlarla toplantı yapıyordu, ben erken çıktım.
Başka şeyler de duydum.
Amacım dedikodu yapmak değil ama...
Anlatasın var amca belli.
Anlat.
Defne eğitimi birincilikle bitirmiş.
Duydum.
Parayı da ödemiş.
Ne parası?
Derya söyledi.
Mansiyondan kazandığı parayla...
...Passionis'e eğitim parasını geri ödemiş.
Öyle mi?
Biz ona yatırım yapmak istiyorduk.
Geri ödemeyi istememiştik ama.
Kendi bilir.
Amca.
Ben gelmeyeceğim.
Keyfim yok.
Sen git.
Özürlerimi iletirsin.
Nasıl gelmeyeceğim oğlum ya?
Beraber gidelim eğlenelim işte biraz. Kafa dağıtalım.
Sevdiğim işler değil zaten.
Öyle kalabalık falan.
Kendime bu akşam bunu yapmayacağım, lütfen.
Emin misin oğlum? Emin misin?
Eminim amca eminim.
Sen selamlarımı iletirsin.
Pekala.
Sen bilirsin.
Hadi sen geç kalma.
Ömer.
Bak istersen şey yapalım.
Düğüne gitmeyelim beraber başka bir yere gidelim.
Orada eğlenelim oğlum.
Başka zaman.
Yani keyfim yok.
Hem zaten dünya kadar iş var.
Görüşürüz.
Pekala.
Peki.
Alo Şükrü abi nasılsın?
İyiyim iyi.
Seni sormalı neler yapıyorsun bakalım?
İşte aman işte bir şeyler.
Ya Ömer Bey bu akşam çıkıyormuş dışarı.
Evet evet Necmi Bey ile düğüne gidecekler.
Hatta Ömer Bey bana sen git Şükrü, ben amcamın araçla giderim dedi.
Ha sen de yoksun yani?
Ne oluyor Defne? Evi soymayı filan mı planlıyorsun?
Yok canım.
Şey yani öyle bir işim vardı da ondan.
Tamam.
Kendine iyi bak.
Özledik.
Özledin değil mi?
Ben de özledim.
Neyse bir ara haberleşiriz.
Görüşürüz Şükrü abi.
Tamam.
Bay bay.
Tamam işte tam vakti yani.
Gideyim alayım.
Tozum bile kalmasın.
Her şey şahane olacak.
Ya hep hayal ettiğim gibi.
Ya İsmail düşünebiliyor musun?
Tam bir kadın şirketi!
Kadınların gücü. Müthiş!
Oh! Ben şimdiden korktum ha.
Defne'ye teklif götürdüm.
Tasarımcı olması için.
Eğer kabul ederse...
Defo'ya?
Eğitimde birinci olmuş.
Ondan iyisini bulmam çok zor.
Yani tabii junior olarak başlayacak ama...
...geleceğin yıldızı o.
Hissedebiliyorum.
Kabul etti yani?
Henüz değil.
Ama...
...garson olmak onu tatmin etmeyecektir.
Eninde sonunda bunu anlayacak.
Mevzu giderek ilginçleşiyor.
Yatırımcı kim peki?
Dünkü adamlar mı döndü?
Hayır.
Tramba.
Ama yavaş Yasemin yavaş.
Bu Tramba...
Tamam biliyorum.
Yılanla aynı çuvala girilmez diyeceksin.
Ama korkma.
Ona çok güzel bir imza attırdım.
İpler benim elimde.
Yani emin misin diyeceğim de.
Sen emin olmadan girmezsin bir işe.
Ben ne yaptığımı gayet iyi biliyorum merak etme.
Tamam yani belki ilk seçeneğim Tramba değildi ama...
...bazen iş hayatında böyle hamlelere gerek var.
Büyümek için.
Diyorsun.
Sen bilirsin.
Anne ben çıkıyorum.
Nereye?
Dışarı anne.
Gitme tatlım.
Beraber vakit geçirelim.
Bak düğüne de gitmedim.
Yok annecim benim çıkmam lazım.
Gel beraber oturalım.
Ya da ben de geleyim.
Sen hani yorgundun?
Ah!
Ay!
Ay yorgunluktan ölüyorum.
Sabahtan beri koş koş.
Bir de yemek de yemedik tabii.
Öyle aç biilaç.
Ay çok yorgunum.
Bir de sen yorma beni.
Hadi gel beraber dedikodu yapalım.
Dedikodu mu yapalım?
Anne bütün gün Koriş ile dedikodu yapıyorsunuz zaten.
Hatta bak.
Bütün İstanbul'un kulağı çınlıyor.
Daha ne dedikodusu ya?
Tatlım.
Bizim ne işimiz var bütün İstanbul ile?
Biz sadece elitleri konuşuruz.
Hadi gel seninle de konuşalım.
Anne benim çıkmam lazım gerçekten.
Ay! Ben ne yapayım peki?
Duvarlarla mı dedikodu yapayım?
Yastıkla mı konuşayım?
Kanepeye mi derdimi anlatayım?
Anne sen bana neden iki gündür bunu yapıyorsun ya?
Dün de salmadın beni misafir gelecek diye.
Ya Allah aşkına izin ver artık çıkayım dışarı ya yeter!
Ay ben kendimi çok kötü hissediyorum.
Çok kötüyüm ben.
Ben böyle yalnız kalınca böyle ölecekmişim gibi geliyor.
Ya sen yokken bana bir şey olursa?
Ağzından yel alsın ya.
Anne bana neden böyle şeyler yapıyorsun ya?
Ay ben böyle kendimi çok kötü hissediyorum.
Ay böyle ev çok üzülüyorum.
Hem çok sıkılıyorum.
Ay ben delireceğim bu evde.
Tamam.
Tamam anne.
Tamam sakin ol.
Böyle ne oluyorum biliyor musun?
Böyle ölecekmişim gibi hissediyorum.
Böyle hep ölümümü düşünüyorum.
Sahi, ben ne zaman öleceğim?
Bak yine. Hep aynı şeyi düşünüyorum.
Ay içimi kararttın!
Of ya tamam gitmiyorum.
Oturuyorum, al!
Annesinin bir tanesi kıyamazmış bana.
Of!
Ay bana bak, keyfim yerine geldi.
Mine'ye söyleyeyim de bir şeyler getirsin.
Mine!
Anne Mine çıktı!
O evden de duyar beni.
Bak şimdi ben ona kozmik dalga gönderiyorum.
Bak şimdi.
Mine.
Allah!
Eve mi geldi?
Vallahi eve geldi.
Ay çizmem.
Ah!
Defne.
Şey, ben şey için...
İyi misin?
İyi.
Sen evde yokum deyince ben...
...çizmelerimi alayım dedim.
Ah!
Dur canın mı yanıyor, ne oldu?
Şu şey belime battı ya.
Dur bakayım.
Yok yok.
Sen bakma.
Bakma sen, hatta ben gideyim.
Hatta kaçtım.
Saçmalama ne yapıyorsun, geçti gitti bile.
Neresi? Sen onu söyle.
Ömer ben gideyim.
Neresi?
Gel.
Acıyor mu?
Biraz.
Tamam geçti gitti bile ya.
Tamam geçti zaten.
Öyle hemen geçmez.
Tutsana bir şunu.
Bırak bana.
Neyse.
Çok derin değil.
Öyle mi?
Bana çok derin gibi geldi.
Hala canım yanıyor çünkü.
Yani.
İzi kalmaz.
En azından.
İyileşirsin diyorsun.
Ben elimden geleni yaptım.
Fazlasını hatta.
Emin misin?
Neyse.
Pansuman için teşekkürler.
Ben artık gideyim.
Eminim.
Bu kadar Defne.
Bu kadar vazgeçebiliyorum kendimden.
Suç bende yani.
Yo.
Bir suçlu aramıyorum.
Parçalarımı bir araya getirmeye çalışıyorum. O kadar.
Bir yolu var mı peki?
Bulacağım.
Bulacağım.
Defne.
Çizmelerin.
Ha evet.
Gel.
Röportaj çıkmış.
Aa ne çabuk!
Son anda dahil olduk ya ondandır.
Nasıl?
İyi.
Arkada.
Salaklar.
Yanlış fotoğrafı basmış geri zekalılar.
Ben onu mu dedim?
Yeteneksiz insanlar.
Bana bakın ben dergiyi mahkemeye vereceğim.
Sürüm sürüm süründüreceğim onları.
Koray bir dakika.
Ay korkunçlar!
Şu an var ya. Şu an çok sinirliyim çok!
Dün neydi öyle ya?
Defne ile sen.
Sorma.
Yani ben bir daha karşılaşmayız sanıyordum ama...
Ama karşılaşabiliyorsunuz.
Tesadüf Sinan.
Değil.
Ne tesadüfü ya?
Oğlum siz bayağı birbirinizin yörüngesinden çıkamıyorsunuz. Farkında değil misin?
Sinan biz...
Ne bu?
Aşağıda tadilat var.
Neyse.
Adamlar gayet memnun, yani olumlu bakıyorlar.
Da işte bizim bu para akışını sağlayacak yeni bir kanala ihtiyacımız var.
Hallederiz.
Şu röportaja bir bakalım.
İyi, bak.
Evet.
En son özel hayat.
İşin yaratıcı tarafı sizsiniz.
Kış kreasyonu büyük yankı uyandırdı.
Bütün bu süreçte size ilham kaynağı olan biri, bir kadın var mı?
Hayır.
Hayır yok.
Nasıl ya?
Nasıl hayır?
Bu ne biçim cevap ya?
Hiçbir şey yaşanmamış gibi.
Bu kadar yani, öyle mi?
Silindi gitti.
Vay be.
Ben de burada oturmuş hala onu düşünüyorum.
Defne.
Bak şuna Nihan ya.
Yok demiş.
Yok.
Yok demiş. Beni yok saymış.
Yani tamam.
Sonuçta bu bir röportaj yani.
Kalkıp herkese bizden bahsedecek hali yok.
Ama...
...insanın ağırına gidiyor yani.
Bu kadar mı çabuk geride bıraktın ya?
Bir de nasıl böyle dik.
O kadar güçlü duruyor ki.
Benim halime bak, ben mahvoldum.
Eşek yüküyle acı çekiyorum ya.
Ama ne güzel.
Onun hayatından...
...bir Defne geçmiş gibi bile değil.
Estim geçtim diyorsun ha?
Hayatından bir yaprak bile uçuramamışım.
Vay be.
Neyse Kıvanç.
Ben sonra çizer veririm size.
Siz benim dediklerim doğrultusunda bir gidin bakalım.
Konuşuruz tekrar.
Tamamdır Ömer Bey.
Derya!
Girebilir miyim?
Hayır.
Kızgın mısın bana?
Evet.
Ya Sinan.
Annem yüzünden çıkamadım gerçekten.
Annemi bilmiyor musun? Biliyorsun.
Ya çıkar mısın? Böyle yüzüne karşı kızamıyorum.
Arkandan sinirleneceğim lütfen.
Kızamıyor musun sen bana?
Ya kime diyorum? Çıkar mısın?
Benim söz dinlediğimi ne zaman gördün?
Sen niye böylesin?
Beni sev diyedir belki.
Daha da seveceğim?
Bizimkiler bana yetinmeyi de hiç öğretmemiş, ne yapayım?
Ha ben yetineyim ama?
Mesela gelmeyen Sude'yi hoş göreyim?
Sen ne yapmak istiyorsun?
Amacın ne?
Sen beni süründürmek mi istiyorsun?
Hayır.
Ama zevk almıyor da değilim.
Bayağı peşinden koşayım istiyorsun?
Hayır, adrenalin iyidir diyorum.
Sen güven bana.
Ya Sude bir şey soracağım, bu...
...Defne ile ilgili gelen mail var ya.
Kapanmadı mı canım o konu hala?
Ya tamam hani olan oldu da.
Ben ne bileyim yine de merak ediyorum.
Hani şimdi sen buralardasın ya.
Böyle belki kulağına bir şey gelmiştir.
Ay yok. Aman benimle mi konuşacaklar?
En alakasız insan.
Hem bırak sen şimdi.
Seninle ilgileniyorduk biz.
Öyle mi?
Peki seninle ilgilensek?
Ne haber kuzen?
İyidir kuzen, senden ne haber?
İyidir sağ ol.
Sinan.
Yasemin'in yerine kimi bulduk?
Kimseyi.
Ne demek kimseyi?
Biz burada büyümekten bahsediyoruz Sinan, kimseyi ne?
Sude, iki dakika bize izin verir misin?
Tabii.
Sağ ol.
Acaba Yasemin'i göndermek isterken aklımız neredeydi?
Ömer.
Kadın piyasanın tartışmasız en iyisi.
Kimi bulayım ben sana?
Daha iyisi mi var?
Olmadığını sen de biliyorsun.
Var.
Var daha iyisi var.
Var ve gelip burada bizimle çalışacak.
İyi, bulursan bana da haber ver.
Derya!
Derya!
Derya.
Seni çağırdığımda yanımda olacaksın.
Seni arıyorum şirkette.
Aşağıdan geliyorum Ömer Bey.
Tadilat öğleden sonra bitiyormuş.
Az kalmış, konuştum.
Ya bu işler mesai saatinden sonra yapılır, ne öğleden sonrası!
Öğleden sonraymış.
Ne öğleden sonrası!
Buyurun salatanız. Afiyet olsun.
Bu ne?
Salatanız.
Ben sana nane istemiyorum demedim mi?
Öyle mi dediniz?
Ben hemen değiştireyim o zaman.
Bırak.
İstemiyorum.
Kırk saatte gelmez şimdi bu salata.
Yok canım, ben onu hemen şey yapardım yani.
Alt tarafı bir tabak taşıyorsun.
Onu da düzgün taşıyamıyorsan yapma bu işi canım!
Hayret bir şey.
Ne yapıyorsun sen?
Ya kadın takmış naneye.
Defne Leyla mısın kızım sen?
Niye dinlemiyorsun müşteriyi?
Yok, onun için şey değil de...
Yeter ama artık.
Bak geldiğinden beri aklın bir karış havada.
Bir toparlan, kendine gel ya!
Bak yoksa başka türlü konuşacağım seninle haberin olsun.
Ne yapıyorum ben ya?
Oturmuş yas tutan yok.
Beni özleyen yok.
Yapmayacağım ben bunu kendime ya.
Yasemin Hanım merhaba, ben Defne.
Şey için aramıştım.
Bu sizin teklifiniz...
...hala geçerli mi?
Merhaba Defne.
Geçerli evet.
Ben bunu kabul etmek istiyorum Yasemin Hanım.
Yalnız benim bir şartım var.
Dişe dokunur bir tasarımcı maaşı istiyorum.
Sonuçta...
...şu an...
Leşasür'ün birincisini herkes ister.
Öyle değil mi?
Tamam.
Ücretini söyle, ben halletmeye çalışayım.
Tamam.
Teşekkür ederim.
Neredesin sen?
Ha? Yüzünü gören cennetlik.
Ya bu nasıl bir yüz bulmaktır? Nasıl bir terbiyesizliktir?
Bağırmayın bana.
Bağırırım. Dünya kadar borcun var bana.
Biliyorum.
Ben de onun için aradım zaten.
Bana taksit yapın.
Ay ay size borcumu ödeyeceğim.
İki yüz bini?
Aydan aya.
Sen ben beklerken öleyim istiyorsun herhalde.
Merak etmeyin çok uzun sürmeyecek.
Bütün borcu kapatacağım.
Ya taksiti kabul etmezsem?
O zaman da Necmi Bey ile konuşuruz.
Sen beni tehdit mi ediyorsun?
Hayır.
Sadece haber veriyorum.
Bak sen bizim safoza.
O zaman taksitte anlaştık.
Aman, zaten bir haltı beceremedin.
Tabii ki de paramı geri alacağım.
Tamam kabul ediyorum.
İlk taksitte görüşürüz.
Görüşürüz.
Ha bana bak...
Suratıma kapattı!
Ay aman!
Bir şeyi de beceremedi zaten.
Versin paramı da kurtulayım ya.
Of onun için ne sinirimi...
...ne de diyetimi bozamayacağım.
Büyüme zamanı Defne.
Büyüme zamanı.
Nasılsın?
Buraya gelmen lazım.
Yasemin işten ayrıldı, sana ihtiyacım var.
Tamam.
Gel konuşalım.
(Şarkı çalıyor)
Yasemin.
Hoş geldin.
Hoş bulduk.
Nasıl buldun bakalım?
Güzel.
Çok güzel.
Bir guston vardı.
Hep vardı.
Yeri manidar olmuş.
Şimdiden bütün basını harekete geçirdim.
Önümüzdeki hafta her yer Ş'nin açılışını yazacak.
Herkes bunu konuşacak.
Hızlı giriyorsun.
Sesli giriyorum.
Yasemin sana güveniyorum.
İstersen yapamayacağın hiçbir şey yok.
Teşekkür ederim.
Efendim.
Tamam sen bekle, ben hemen geliyorum.
Benim çıkmam lazım.
Çık.
İstersen sen de şirketi gez.
İlgilenirler.
Evet.
Dinliyorum.
Açık açık konuşacağım Yasemin Hanım.
Benim öyle...
...dövüşmek, kavga etmek, entrika çevirmek gibi işlerle hiç ilgim yok.
Şu anda benim çok büyük bir borcum var ve...
...önce ondan kurtulmam lazım.
Siz bana maaşımı verin.
Ben sabaha kadar çalışırım. Başka bir şey de yapmam.
Ömer gibi yani.
O da öyledir ya.
Hiçbir şeye karışmaz.
Çalışır sadece.
Bence doğrusu da bu.
Benim elimden geleni de bu zaten.
Böyle.
Ne düşünüyorsunuz?
Tamamdır Defne.
Benim istediğim de bu zaten.
Senin gibi bir çalışan.
...ben seni junior tasarımcı olarak alıyorum.
Başında iki tasarımcı bir de senior olacak.
Ama...
...en yakın zamanda...
...baş tasarımcılığa yükseleceğine inanıyorum.
Tamam, anlaştık.
Hayırlı olsun o zaman.
Yarın gel başla.
Sude.
Sude.
Sude!
Nerede?
Ay Koriş.
Koş.
Nereye doğru?
Ay Sude'nin peşinden Sinan'a doğru.
Nasıl kuşum? Anlamadım ben bir şey.
Kendini Sinan'a davet ettir.
Geceye çök.
Sude ile Sinan'ın yakınlaşmasını engelle.
En çok sevdiğim şey.
Hemencik giderim.
Anında çökerim.
Ay gitti kız! Koş Koriş koş.
Abla.
Sen yine iş kadını mı olacaksın?
Evet.
Ama bu sefer farklı.
Bu sefer yaratıcı taraftayım.
Ömer abi gibi mi?
Yani evet.
Olabilir.
Ona ne oldu peki?
Ay!
Ay!
O benden uzak kendine yakın.
İyi iyi maşallah. Her zamanki gibi çok iyi.
Şahane.
Anlamadım.
Ben de anlamadım.
Hiç anlamadım yani bilmiyorum. Anlamadım.
Anlaşıldı, bugün pek zihin açıcı bir halin yok.
En iyisi ben ödevime oturayım.
Ben derse gidiyorum.
Hadi koş.
Türkan anne duyacak ya.
Defne.
Sen evde miydin ya?
Evdeymiş.
Siz hayırdır ya?
Ne yapıyorsunuz siz burada?
Bir saniye aşkım.
Şimdi şöyle...
...biz bizim evde pek baş başa kalamıyoruz.
Malum Gudu halam zebella gibi.
Siz...
Siz iğrenç misiniz ya?
Ya ne iğrenci kızım ya?
Biz evliyiz, evli!
Azıcık insaf.
İnsaf!
Bir saniye hayatım.
Bana bak. İşten ayrılmışsın.
Görmedim ben.
Ha ayrıldım ya ondan.
Öyle.
Yasemin Hanım ile çalışacağım.
Tasarımcı olarak.
Hadi canım!
Süper bu.
Nihan.
Bir dakika aşkım.
Bana bak.
Sen böyle Ömer İplikçi gibi kocaman bir tasarımcı falan oluyormuşsun.
Deha Defne ha?
Yani.
Olabilir tabii.
Bilemem.
Ya Nihan.
Aşkım.
Abi!
Gözümdeki saygınlığın git gide yerin dibine dibine gidiyor farkında mısın?
Çık.
Çık dışarı ya. Kız kıza konuşacağız biz, çık dışarı.
Çık.
Hayatım.
Sen şey yap.
Hadi.
Git odalara bak.
Ben geliyorum.
Tamam?
Oha artık.
Yuh size ya.
Hadi kocam benim.
Sapıksınız ya!
Sapık.
Ya bırak şimdi.
Gel anlat.
Madem bunu da yakalım.
Of! Ne bu şimdi, kim bu?
Bilmiyorum ya bilmiyorum.
Ay!
Sıkıştım.
Kapat.
Çok iyi fikrim var.
Fikrin henüz sende. İyi mi kötü mü bilmiyoruz.
Hoş geldin.
Hoş bulduk hayatım, nasılsın?
İyi geç.
Merhaba çocuklar.
Ay büyümüş bunlar.
Misafirimiz var.
Ah gördüm hayatım.
Hoş geldin Sudecim.
Kız ben çok şaşırdım seni burada görünce.
Hayretler içindeyim şu anda hatta.
Hiç aklımın ucundan geçmezdi burada olacağın.
Hayatım ayakta kaldın geç geç.
Yemekler de soğuyacak, hayatım geç otur.
Sen de gel buraya.
Uyuşuk.
Gel hayatım gel.
Pek de güzel sofra. Çok da güzel görünüyor.
Allah!
Ya bu ne Koray bu ne!
Parti time!
Ne partisi?
Bilmiyorum.
Koray nasıl bilmiyorsun oğlum ne bu?
Ay hayatım böyle hani kutlayalım dedim.
Neyi kutluyoruz Koray neyi kutluyoruz?
Büyüme kararımızı hayatım, saf mısın be?
Ha.
Ha sen onu diyorsun?
Onu diyorum hayatım.
Ay!
Çocuklar size bir şey söyleyeyim mi?
Yani burada böyle benim kadar düşünceli bir insan olsa...
...dünyada açlık bir şey kalmazdı.
Ay açlık derken.
Ay benim karnım çok acıktı çocuklar.
Kayın şöyle.
Spor yaptım da acıktım.
Kay.
Şimdi mesela diyorlar ki hayatım.
Sonuçta dört tane doktor bakıyor bana.
Lütfen protein ağırlıklı beslenin diyorlar. Bık bık.
Atıyorum sucuklu yumurta, tabii ekmeksiz hayatım.
Böyle kangalları doğruyorsun.
Tavaya atıyorsun.
Coz ediyor.
Yandık.
Yandık.
Of!
Neyse.
Sinoş, hadi sen bir yukarı çık bana şey getir.
Pijama getir.
Bu gece buradayım ben.
Ne?
Sana da salonda böyle yer yatağı falan yaparız.
Orada yatarsın.
Ne diyordum ben?
Ha salatalık.
Ay kalorisi yok, tadı yok, tuzu yok. Hiçbir şey yok.
İçi sadece su.
Hayatım doymuyorum. Yesem de doymuyorum.
Ama mesela börek.
Mesela diyet uzmanları bana şey dedi.
Dört kişi çalışıyor benimle ayrıca tabii zengin olduğum için.
Ondan sonra...
...diyorlar ki bana börek yasak.
Kız ben böreksiz nasıl yaşarım ha?
Kol böreği, su böreği, Boşnak böreği.
Somon mu yiyordunuz hayatım?
Ben gerçi sabahları yiyorum zengin olduğum için.
Zenginler çünkü somonla uyanır güne.
Baksana masaya her şeyden büyük, çiçek koymuş.
Kız çiçek mi yedireceksin kıza?
Bu da bir salak.
Ömer Bey.
Efendim buyurun.
Kahveniz.
Sağ ol Şükrü.
Afiyet olsun.
Daha buradasınız galiba?
Birini bekliyorum, uçağı inmiştir.
İndi bile.
Geldim.
Hoş geldin.
Ne haber?
İyi sen?
İyidir sağ ol.
Hoş geldiniz İz Hanım.
Ömer Bey ben aşağıdayım herhangi bir ihtiyacınız olursa.
Ben bir kahve alırım.
Tabii ki hemen.
Sağ ol.
Niye buradayız?
Evde görüşseydik.
İşle ilgili konuşacaklarımız.
Otursana.
Benim de çalışmam lazım.
Pek evde duramıyorum bu aralar.
Ya uçuyorsun.
Ya da fena çakıldın.
Hangisi?
Dur dur sorumu değiştiriyorum.
Defne ne yapıyor?
Ayrıldık.
Şimdi anlaşıldı.
Ama merak etme birleşirsiniz siz.
Ben gördüm sizdeki ışığı.
Kıskanmıyorsun yani?
Hayır sadece kaybedecek vaktim yok.
Gencim.
Güzelim.
En eğlenceli zamanlarım.
Yani senin hakkında ne düşündüğümü biliyorsun.
Ama ne bileyim yani öyle birilerinin peşinden koşmak filan.
Bana göre değil.
Orasını biliyoruz canım.
Cıva gibisin.
Ele avuca sığmıyorsun.
Ama ben seni burada tutmak istiyorum.
Mümkün müdür?
Dökül bakalım.
Yasemin gitti.
Anladım.
Onun yerine gelmemi istiyorsun.
Peki ben Marsilya'daki hayatımı bırakıp niye buraya geleyim?
Şartlar.
Her şey istediğin gibi olur.
Mesela?
İz.
Tamam ya kafa yapıyorum.
Zaten teklifine sıcak bakmasam hemen atlayıp gelmezdim.
Şartlar diyordun. Başka?
Passionis işte.
Bildiğin, tanıdığın insanlar.
Büyümenin eşiğinde bir şirket.
Meydan okumayı seversin sen.
Nerede vuracağını iyi biliyorsun.
Durum budur.
Bu süreçte yanımda olursan...
...şahane olur.
Olsun madem.
Benim de dönesim vardı. Bana da bahane oldu.
Takılırım buralarda.
Anlaştık o zaman.
Anlaştık.
Kutlayalım mı?
İz yapma.
Tamam be şaka.
Telefonum nerede?
Ay bugün yeni bir gün ha?
Yasemin Hanım mesaj atacaktı, konum atacaktı, acaba attı mı?
Nasıl ya?
Anneme bir şey söyle.
Hangi konuda?
Sinan hakkında.
Sakin.
Yalnız kalmamamız için elinden gelen her şeyi yapıyor ya çıldıracağım!
Söyle çıksın aradan.
Kahve?
Ya Ömer ya.
Bir yükselir misin Allah aşkına.
Bir yüksel ya, ne bu sakinlik!
Kahve içeceğim ben.
Yok mu senin asistanın?
Defne'nin yerine gelen biri.
Derya bakıyor işlerime.
Ama evde başka birini istemiyorum.
Neden?
İstemiyorum işte.
Canım acıyor.
Ömer, Defne'yi ben ispiyonladım.
Ne?
Tasarımı sattığını...
...şirkettekilere ben söyledim.
Koray'a o maili de ben attım.
Neden peki?
Neden yaptın bunu?
Ne yaptı sana Defne?
Kendimce sebeplerim vardı.
Sakin ol, hem...
...ne olabilir ki diye düşündüm.
Hem sen Defne ile berabersin.
O tango dansından sonra ona bir şey olmaz diye düşündüm.
Çık dışarı!
Kuzen ama bir dakika bir dinle.
Sude çık dışarı.
Cevap verme bana.
Ya sen benden öğrenmedin ki zaten.
Hem...
Sude çık!
Çık!
Sude Hanım.
Şükrü abi.
İyi misiniz?
Ben iyiyim de.
Ömer çok sinirlendi, onunla konuşur musun?
Tamam.
Konuş onunla ne olur.
Tamam.
Ömer Bey.
Ömer Bey iyi misiniz?
Değilim!
İyi değilim Şükrü.
Bu ne acayip iş ya!
Kafam almıyor almıyor artık. Kafam almıyor, anlamıyorum!
Herkes mi kötü ya herkes mi kötü!
Nefret etmek, birine kötülük yapmakkonusunda üstümüze yok.
Kötü söz söylemeye, iş çevirmeye, düşmanlık etmeye bayılıyoruz!
Birine kötülük etmek için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz.
Bizim var ya...
...ruhumuz kirlenmiş ruhumuz!
Ben anlamıyorum, çıldıracağım!
Ömer Bey sakin olmaya çalışın. Ne olur yapmayın lütfen.
Olamıyorum Şükrü ben sakin olmaıyorum.
Olamıyorum sakin!
Ömer Bey...
...Allah aşkına yapmayın, kendinize iyi bakmanız lazım.
Yapmayın böyle yazıktır, ne olur.
Lütfen.
Şükrü sen çık dışarı, ben...
Tamam.
...bir nefes alıp geleceğim, çık.
Tamam ben dışarıdayım efendim. Tamam.
Şu müziğin sesini biraz kapatabilir misiniz ya?
Kısın bir şey yapın.
Kısamam ablacım, seviyorum bu şarkıyı.
Her zaman da çıkmıyor.
Günaydın Yasemin Hanım.
Günaydın.
Günaydın.
Benim şirketim.
Benim.
Bırak elindekileri.
Nereye?
Nereye istersen.
Elini tutacağım.
Ama insanlar var.
Evet.
Artık gizlemek istemiyorum.
Sen benim sevgilimsin.
Bunu herkes bilsin.
Hadi.
Aşkımsın sen benim.
Hayattaki en büyük desteğimsin.
Bu başarının arkasındaki ismi artık herkes görsün istiyorum.
Korkmuyorum.
Günaydın Nazlıcan.
Günaydın Ömer Bey.
Ne oldu? Bitmedi mi aşağıdaki terane?
Bugün son diyorlar. Taşındılar zaten.
Git konuş, son işlerini mesaiden sonra halletsinler.
Bütün gün toplantılar var gürültü çekemeyiz.
Peki.
Hoş geldin yeni junior tasarımcımız.
Nasıl buldun yeni iş yerini beğendin mi?
Gerçi daha tam olmadık ama.
Vallahi çok güzel olmuş, ben çok beğendim.
Her şeyi en ince ayrıntısına kadar planladım.
Burası herkesin nefes alabildiği...
...kendine alanlar oluşturabileceği bir yer olacak.
Öyle cubical'larda takılmak yok.
Gel.
Sana odanı göstereyim.
Oda mı?
Evet.
Sen sabah akşam çalışacağım dememiş miydin?
Al sana fırsat.
Nasıl buldun?
Burası şimdi benim odam mı?
Dekorasyonu kendi zevkine göre yaparsın.
İstersen...
...uyuman için bir divan da koydurabilirim buraya.
Yani neye ihtiyacın varsa söyle, çekinme.
Burası...
Evet.
Mecburen öyle oldu.
Çok iyi bir çalışan olacağıma söz veriyorum Yasemin Hanım.
Çok iyi bir çalışan olma Defne.
Egosu yüksek ve dahi bir sanatçı olmanı istiyorum senden.
Olur.
Hatta ne güzel olur.
Saat 1 gibi yine Manu'dasınız.
Finans toplantınız var.
4'te Adil Bey ile görüşmeniz var.
Eğer isterseniz...
Bir dakika.
Hani bu aşağıdakiler mesai saatinden sonra yapıyordu tadilatı?
Bilmiyorum ben.
Yani konuşmuştum ama.
Öyle şey oldu.
Herhalde.
Ay gidip kendisi konuşacak.
Ay olay çıkacak.
Ay kesin olay çıkacak.
Telefonum nerede ya?
Buradaymış.
Ömer aramış.
Ay niye aramış ki?
Arasam mı acaba?
Yok yok.
Yanlışlıkla mı aradı acaba?
Ya yanlışlık yoksa?
Defne.
Benim dışarıda işlerim var.
Sen de yeni ofisine alışmaya çalış.
Döndüğümde daha detaylı konuşuruz.
Tamam.
Ta ta!
İçeride ben dışarıda sen.
Koray çekil sana patlamayayım çık.
Bu da...
...kuru kız gittiğinden beri barut gibi.
Yalnızlık anksiyete yapmış bunda.
Sevimsiz!
Ay enerjimi hiç bozamayacağım.
Ben geldim!
Kim buranın yetkilisi?
Patron çıktı, bir saate kadar...
Muhatap bulun bana.
Yeni tasarımcımızın odası tam karşıda.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.