Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
(Jenerik Müzik.)
Of !
Kapıyı geç açtınız...
...yanlış bir zamanda mı geldim ?
Ee ben bir şeyimi unutmuşum da, öyle hemen bir bakıp çıkacağım, bir saniye...
Defne sen neye bakacaksın ?
Niye geldin bu saatte ?
Feryal Hanım gelmedi mi ?
Feryal Hanım da gelecek zaten...
...maşallah saat on.
Ay, ay, ay !
Oha !
Kendi kendime bile konuşmuyormuşum ki ben...
...film bildiğin kafamın içinde dönüyormuş.
Kalk kız Defne, manyak !
Ah !
Delirmeden önceki son çıkış.
İso, İso, İso, İso !
Gel, gel.
Hayırdır kızım bu saatte, bir şey mi oldu ?
Oldu valla.
Ay, valla anlatmazsam bilinçaltım patlayacak.
Allah Allah ödümü kopardın...
...bir şey oldu sandım ben de.
Çök, anlat hadi.
Çökemem, çökecek durumda değilim.
İyi çökmeden anlat Defo.
Valla nereden başlayayım ki ya ?
Ya, şimdi benim abim başını bir ara belaya sokmuştu ya hani...
...bu tefeciler mefeciler, öyle mevzular vardı...
...ben hikayeyi taa oralardan anlatmaya başlayacağım, ona göre sıkı takip et.
Şimdi bu iki yüz bin irayı ben nereden buldum biliyor musun ?
Neriman Hanım diye bir kadın var...
...kadın böyle beni şak diye buldu, mahalleye gelmiş...
...tabii tanımıyorum, etmiyorum, ne alaka falan dedim ama...
...neyse kadın bana iş teklif etti.
Dedi ki seninle anlaşırsak ben sana iki yüz bin lira vereceğim dedi...
...sen dedi borcunu ödeyeceksin ama dedi bir şartım var dedi...
...ama dedi, ben dedi, ismini söyleyemem dedi.
Söylemedi neyse ben ilk gün...
...kahvaltıyı hazırladım...
...her şey hazır, bekliyorum...
...aa kim geldi ?
Ömer Bey, beni restoranda öpen adam.
Sinan Bey tabii hep işin içinde falan ama bir süre sonra biz böyle çok iyi anlaşmaya başladık...
...çok iyi arkadaş olduk.
Ee tabii Sinan Bey hayranlığı falan gitti bende yani.
Tutuldum mu ben, ne oldu ya, bir şey oldu bana ?
Gittim Yasemin'e kitabı lak diye verdim.
Sonra tabii işler karıştı.
İşte böyle İso, ne düşünüyorsun ?
Valla ne bileyim Defo'cuğum ?
Mevzu harbiden baya karışık...
...ama ben senin ne istediğini anlamadım ki.
Ya ne demek anlamadım ben senin ne istediğini, ne demek...
...iki saattir ne anlatıyorum ben ?
Hikaye.
Hayır derdin ne yani, niye kaçtın o zaman, ne güzelmiş işte her şey ?
Niye kaçtım ki ben ?
Valla onu sen söyleyeceksin, kaçan sensin.
İstemiyor musun ?
Hayır yani evet, istiyorum.
Ee ?
Evet yani...
...bir insan niye kaçar ki ?
Korktum, korktum ya.
Nasıl olacak ki o, ben bayılırım ya, kesin bayılırım ben, kalbim falan tekler benim.
Ay düşüncesi bile delirtti.
Ee Defo'cuğum...
...en çok korktuklarımız, en çok istediklerimizdir.
[Dur kıvırcık.]
Bekle, birlikte çıkalım.
Ben de bir İso'ya uğrayacağım...
...konuşmamız lazım artık şu kahve meselesi.
Mevzu yine ağır galiba.
Yoruldum be abi...
...yorgunum, şaşkınım, birkaç ay içerisinde o kadar çok şey oldu ki.
Misal ?
Ya işte eski hayatımı biliyorsun yani, şimdi onunla bunu kıyaslayınca...
...atlı karıncadan çarpışan otoya binmiş gibiyim ben, her yanım yara, bere içinde.
Pişman mısın ?
Neyden ?
Yani kafede çalışırken daha mı mutluydun diyorum ?
Bilmem, yani hem evet, hem hayır.
Ya uf abi ya, ben eskiden ne istediğini bilen, net bir insandım ya.
Aşık değildin de ondan.
Ee görüyoruz kızım...
...zaten Nihan ile konuşuyorsunuz diye bir şey demiyorum ama...
...ee salak değiliz sonuçta, anlıyoruz.
Ben kendimi anlayamıyorum ama.
Olur öyle takılma.
Hem aşk iyidir, yaşadığını hissettirir adama.
Biz aynı şeyden mi bahsediyoruz ya ?
Çünkü ben kendimi ölecekmiş gibi hissediyorum, böyle kalbim patlayacakmış gibi oluyor benim.
İyidir, iyidir, hızlı attığındandır o.
O aşk, şimdi içinden çıkıp gitse misal, bomboş kalırsın...
...o zaman sıkıntı asıl.
Öyle mi diyorsun ?
Öyle.
Kızım, sen yat, kalk, şükret be...
...şu dünyada aşık olmadan ölen insanlar var, en acısı.
Vay be abi...
...sen baya baya romance oldun ha.
Kendine mukayyet ol, tamam mı ?
Eğer seni üzen olursa bir telefonun yeter, biletini keseriz.
Ya uf...
...çok şapşalsın.
Ben buralardayım...
...sarılmak, konuşmak istersen buradayım yani, her zaman.
Ya sabah sabah ağlatacaksın, uf, yürü git !
Tamam, tamam, hadi görüşürüz.
(Şarkı söylüyor.)
Vedat !
Vedat !
Aa !
Hoş geldiniz Ömer Bey.
Saat daha yedi, niye bu saatte, erken, çok erken geldiniz...
...yoksa dün akşam bir kadınla böyle bir şey oldu da...
...sabah bir uyandınız, yabancı bir evde, rahatsız hissettiniz kendiniz, hemen dışarı attınız...
...ee bir kahvaltı falan ısmarlasaydınız ya.
Vedat senin ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu ?
Pardon, ağzımdan çıkanı kulağım duyuyor, duyuyor da...
...galiba beynime iletmiyor, öyle bir sorun oluştu...
...sabah samimiyeti.
Buyurun bir kahve içelim.
Oh, sabah sabah enerjiye bak.
Vedat'cığım ben şimdi odamdayım, sen Nazlıcan gelince söyle, odama gelsin, tamam ?
Tabiki, tabiki Ömer Bey.
Cool adam ha, valla iyi adam...
...arkadaş olsak onunla...
...böyle body gibi, kanka gibi ortamlara aksak...
...hah, ne yürürüm ha ?
Vedat.
(Şarkı söylüyor.)
İso...
...iki dakikan var mı ?
Var.
Hayırlı olsun bu arada, işin...
...üst, baş falan, oo yakıyor ha.
Eyvallah.
Şey diyeceğim, ee...
...sen kahveyi devrediyormuşsun ya.
Evet, ediyorum.
Bana devretsen ?
Yani her şeyi ayarladım, kredi mredi yapacağım bir şeyler...
...biliyorum böyle damdan düşer gibi oldu ama...
Bir dakika ya...
...benim kahveyi istiyorsun, değil mi ?
Evet...
...yani...
...istediğin kızı aldım, yetmedi, bir de kahveni ver denmez tabi de...
...hani bir yandan da bakınca durum bu.
Şu iş, güç mevzusunu...
...bir yoluna koymam lazım İso.
Valla bilemiyorum Serdar...
...düşünmem lazım yani.
O kadar geniş gönüllü müyüm bende bilmiyorum valla.
İçime sinmesi lazım yani...
...içime sinmezse...
...sonra içim sıkılır değil mi ?
Doğrusun...
...tamam o zaman...
...sen düşün...
...ben haber bekleyeceğim senden.
Bu arada...
...kararın ne olursa olsun, kardeşimsin İso...
...unutma bunu.
Eyvallah.
(Kapı çalıyor.)
Buyurun Ömer Bey, bir sorun mu var ?
Acil toplantı istiyorum, Koray, Yasemin ve Sinan ile, hemen.
Tamam, tabii şimdi haber veriyorum.
Hı, hı.
Tamam, geliyorum hemen.
Gündemde ne varmış ?
Niye acil ?
İyi, peki.
Günaydın.
Günaydın.
Küs müyüz hala ?
Efendim ?
Haklısın...
...ben olsam ben de alınırdım...
...dün yaptığım çiğlikti.
Laf ağzımdan beklemediğim şekilde çıktı.
Özür dilerim.
Sorun değil.
Ben gömleğin sana yakışacağını düşündüm...
...ondan aldım aslında.
Bana yakışacağını mı düşündünüz ?
Canım, meslek hastalığı...
...yani moda sektöründeyim ya...
...ondan yani.
Ha meslek hastalığı...
...anladım...
...ben başka bir şeyden sandım da...
...değilmiş.
Ay Necmi, çabuk olsana...
...şirkette olan, biten hiçbir şeyi kaçırmamanı istiyorum.
Aman be Neriman...
...şirkette ne olup bitecek, şirket işte.
Necmi, dolunayda seni parçalayabilirim yani...
...neyse ki Koriş'im var, elim, ayağım, kaşım, gözüm, her şeyim...
Hıh, ne güzel söyledin işte...
...ben olmadığım zaman Koriş şirkette olup biteni sana anlatır...
...Koriş yokken de ben anlatırım olup biteni şirketteki...
..böylece gül gibi vardiyalı vardiyalı çalışırız yani.
Ay Necmi ne kadar genişsin, pes, maşallah kamyon kasası gibisin.
(Telefon çalıyor.)
Hıh Koriş arıyor.
Koriş.
Ay Nörom, kız ben bittim, bittim.
Ay dur bitme, ne oldu ?
Ay, Ömer toplantı istemiş, hem de bu saatte.
Şey yani bu saatte benim metabolizmam tam uyanmamış oluyor.
...yani dünyada olan, biten şeyleri algılayamıyorum bu saatte.
Ay evet tatlım, sesin de daha oturmamış, sadede gel.
Kız Nörom, acaba bu Külkedisi olayı ters mi tepti ha ?
Yani bak, bana bak sen soktun beni bu işe, eğer Ömer yalan söylediğimi anlarsa...
...kız ben biterim, vallahi biterim.
Ay Koriş...
...canım, bebeğim, kuşum, birtanem...
...hayatım ben seni hiç yarı yolda bırakır mıyım ?
Necmi de geliyor zaten, sen hiç merak etme...
...ipler bizim elimizde, hadi.
Hadi, hadi, hadi !
Tamam, tamam, tamam.
Ha bana bak, gözünü, kulağını, çeperini, auranı, her şeyini açıyorsun.
Olan, biten her şeyden haberin olmalı, tamam mı ? [Tamam.]
Ay hadi, bak zaferimize çok az kaldı...
...hadi, hadi, hadi, hadi canım, hadi, hadi, hadi !
Hadi, hadi Necmi, hadi ! [Tamam.]
Hadi ! [Tamam, tamam.]
Hadi !
Hadi, hadi, hadi !
Günaydın.
Di mono problem ?
He, yani ?
Problem ne yani ?
Ben de bilmiyorum, Ömer Bey odasında sizi bekliyor.
Deme.
Evet...
...canım benim...
...nedir yine hepimizi böyle içtimaya dikme sebebin sabah sabah...
...ne oldu işkolik, manyak ortağım, ne oldu ?
Bu Defne imiş.
Ne ?
Defne ?
Defne.
Ay çocuklar, havalar ne kadar sıcak biliyor musunuz ?
Yani bir soğumadı gitti...
...her tarafımdan ter geliyor...
...ama tabiki sağlıklı bir metabolizmam olduğu için...
Koray.
Ee ben bir odama şey ettireyim...
...aman odam diyorum, masama, sonra gelirim.
Koray...
...geçme...
...kal canım, arım, balım...
...gel.
Ee siz ne yapıyorsunuz Ömer'ciğim, Sinan'cığım ?
Ömer'ciğim çok iyi gördüm, maşallah böyle yüzüne falan bir renk gelmiş...
...nur inmiş falan, toparlamışsın.
Koray, otur şuraya !
Ee oturayım.
Koray bu resimdeki...
...Defne mi ?
Ee...
...Defne...
...hangi Defne ?
Hayatım yani Defne var, Defne var...
...Defne o kadar sıradan bir isim ki, mesela şahsen benim bir kızım olsaydı ismini şey koyardım...
...Palmiye.
Koray...
...Defne mi bu ?
Ee bak, hangi Defne sorumda ısrarcıyım.
(İkisi birlikte.) Benim asistanım Defne.
Sinan'ın asistanı Defne.
Ay söyledim.
Yuh Yasemin, sen de mi biliyordun ?
Ne ?
Hayır...
...evet...
...neyi ?
Yasemin çok geç kaldın, bence boşuna uğraşma.
Evet Koray, seni dinliyoruz.
Ay resmen heyecanlı...
...sabah sabah olağanüstü hal toplantısı var...
...OHAL Defne OHAL.
Ne, ne, ne ?
Konu neymiş ?
Bilmiyoruz işte.
Uf, kim istemiş toplantıyı, ne demiş ?
Ömer Bey sabahın köründe dizmiş herkesi...
...belli ki çok önemli bir şey var.
Ay resmen flaş !
Hayda !
Ay şimdi ne ola ki yani konu ?
Ya Allahım ya, bir gün ya, bir gün...
...hareketsiz, hararetsiz bir gün istedim ya, çok mu şey istedim ?
Merhaba kızlar.
Ay günaydın Necmi Bey.
Günaydın.
Hoş geldiniz. [Hoş bulduk.]
Ee ben içeri girecektim ama...
...biraz sizin yanınızda kalayım böyle serin serin, efil efil, essin biraz.
Ee buyurun, durun.
Derya...
...kız senin saçların ne güzel olmuş, hı ?
Gel bakayım bir, gel bakayım sen şöyle.
En sevmediğim şey, bu oyunbaz hareketler.
Biz açık bir şirket yönetmeye çalışıyoruz.
Adalet, dürüstlük...
...buranın en büyük markaları bunlar.
Bir de senin yaptığına bak...
...ayrıca niye, neden ?
Ya Koray, bizi resmen hayal kırıklığına uğrattın ha...
...yani ayak üstü, yani tek ayak üstü yalan be, karargah kurmuş oğlum yalan sana.
Gerçekten Koray...
...niye böyle oyunlara giriyorsun ki sen ?
Hayır yani manken mi kalmadı...
...parasını da biz veriyoruz ?
Sen niye bu kandırmacalara giriyorsun, kimi, neyle kandırıyorsun ?
Yasemin, sen bunları bildiğin halde bize söylemedin, tamam ?
Bir de mankenin kötülüğüyle ilgili bir şey yok zaten...
...hepimiz buna onay verdik, yani ikimiz de verdik.
Selam gönül dostları...
...selam güzel insanlar...
...merhaba havadaki kuş...
...merhaba parlayan güneş...
...merhaba Yasemin Hanım.
Amca çok önemli bir toplantının ortasındayız, lütfen.
Pardon.
Ay, ay çok kötüyüm, herhalde bayılacağım şu an.
Koray...
...sakın !
Aman iyi, uf !
O kıza da kalbim falan var demişsin zaten...
Kız ?
Kız ?
Kız ?
Defne.
Hı, öyle mi ?
Sen nereden biliyorsun ?
Arkadaşlar tamam, herkes işinin başına dönsün...
...biz bu konuyu bir baş başa konuşalım bakalım.
Buyurun.
Ay !
Ay !
Hareketlere bak, bak, bak.
Ay Necmi anlatsana !
Ne anlatayım Neriman, bir şey anlamadım ki.
O kız, bu kız bir şeyler konuştular...
...ama Ömer çok sinirli, yani resmen ateş püskürüyor.
Ne ?
Ya, Defne Ömer'e fotoğraftaki kızın, kendi olduğunu söylemiş...
...Ömer de kükrüyor, kükrüyor.
Kız, aa, ne, ne yaptı ?
Ne dedi, niye dedi, nasıl dedi, kızmış mı, ay niye kızıyor ki bu ayol ?
Ay bana bak, her şeyi anlat bana...
...yani tek bir harf kaçırma.
Evet, ay ya da sen anlatma...
...sen anlatamıyorsun, Koray'ı ver bana.
Koray'ı mı ?
Ee Koray şu anda uygun değil...
...ben sonra seni arattırayım.
Tamam, hadi.
Ay kader kurbanı oldum Necmoş Bey...
...gül gibi kariyerim bitti.
Artık gidip ben de böyle eski fabrikalarda klip mlip falan çekerim.
Ay Allah'ım yarabbim neydi günahım, vallahi atacağım ben kendimi.
Vallahi atacağım !
Koray, Koray sakin ol, gel buraya, otur, kendine gel.
Ay gelemiyorum Necmoş Bey, gelemiyorum.
Ay bir anlık hırsımın kurbanı oldum...
...yani o kuru kız, orada böyle prensesler gibi duruyordu.
...işte bu dedim...
...ama hata etmişim...
...yani Nörom'da beni alet etti.
Ah, ben nerede iş bulacağım artık ?
Bütün kariyerim bitti.
Ay, vallahi atacağım kendimi aşağıya !
Vallahi atacağım !
Otur.
Hayatım sen nereden çıktın ?
Bittin sen Koriş'im.
Eh, arkadan iş çevirince ne oluyormuş gördün işte.
Bak, bak, bak, bak, bana bak kız...
...eğer ben batarsam, hepinizi yanımda sürüklerim ha.
Sen de gidersin artık böyle üçüncü sınıf gece kulüplerinde kendine varoş bir sevgili bulursun.
Unutma ki hala delillerin bende...
...o ayakkabı çalınma olayı aklımda ve cebimde.
Tamam canım, bir şey demedik...
...olur böyle şeyler, hem sen de fena fotoğrafçı sayılmazsın.
Merak etme, ben Ömer ile konuşurum, hallederim.
Hayatım hiç ihtiyacım yok...
...kimseyle konuşma.
Şişko !
Ah, çirkin !
Beceriksiz !
Şeytan !
Bana bak kız, valla yolarım saçını, başını senin, valla yolarım.
Durun, durun !
İçim şişti ya, her yerde savaş, her yerde savaş, bu ne böyle ?
Ben biraz dışarı, hava almaya çıkıyorum...
...dönüşte de şirkete biraz çiçek falan bakarım.
Valla yolarım seni...
...valla yolarım.
Ay, ay kör etti beni !
Ay, ay, yok görüyorum !
Allah'ım, Allah'ım ne bahtsızım yarabbim !
Allah'ım ne kötü bir gün yaşıyorum böyle.
Ay kız, yemek falan mı söylesem, karnım da acıktı birden ama ?
Ay Allah'ım !
Ee ne diyorsun şimdi, ne yapacağız yani ?
Yapmamız gerekeni yapacağız...
...bundan sonra yolumuza profesyonel biri ile devam edeceğiz.
Bence fevri davranmayalım ya...
...Defne ile de devam edebiliriz.
Olmaz...
...tek seferlik bir şeydi bu...
...çıkış görseli için, yani koca kampanyayı bunun üstüne oturtamayız.
Hatırlatırım, ikimizde bunlara onay verdik, hem de bayıla bayıla...
...her şey tam da istediğimiz gibiydi çünkü.
Olmaz dedim.
Bak ilk defa...
...ilk defa senle ben aynı anda, aynı şeyi beğendik Ömer.
Sinan hayır diyorum, nesi anlaşılmıyor ?
Ömer neye hayır diyorsun o anlaşılmıyor, neden ?
Öyle işte...
...profesyonel olmayanlarla şirket prensibi olarak çalışmıyoruz, bu kadar basit.
Senin o profesyonel dediklerin, bizim istediklerimizi hiçbir zaman vermedi ama.
Bak ne diyeceğim ya...
...çağıralım Defne'yi, ona soralım...
...hı ?
Ay, ay ne yapsak olmuyor, işler git gide sarpa sardı...
...benim bir şeyler yapmam lazım, olayları böyle yüz seksen derece döndürmem lazım.
Ay, ay, ay Ömer manyağına da bak, manyak !
Aşkından öleceğine, nelerle uğraşıyor ?
Yok, yok benim duruma el koymam lazım.
Mine !
Çanta !
Buyurun.
Defne...
...mankenimiz senmişsin ha ?
Ben de diyorum ki...
...Koray böyle bir güzelliği nereden buldu ?
Konumuz bu mu Sinan ?
Evet, tam da bu.
Defne...
...Passionis'in mankeni olarak devam etmek ister misin ?
Manken mi ?
Hı, hı.
Ee...
...şimdi ne diyeceğimi bilemedim ki.
Çok teşekkür ederim teklifiniz için ama...
...o iş hiç bana göre değil...
...ben olduğum yerde memnunum.
Ah be !
Kaçırdık seni desene.
Tamam Sinan tamam...
...başka manken bakacağız zaten.
Ayrıca bana da yeni asistan bakacağız.
Tamam, bakıyoruz oğlum...
...bu hafta bitmeden başlar biri zaten.
Yok, yok bu sefer ben kendim bakacağım...
...sonra sıkıntı yaşıyorum...
...ben uğraşıyorum yani.
Valla bence de iyi olur...
...önceden bir patronla tanışmak lazım çünkü sonra problem oluyor, sürpriz sorunlar oluyor.
Oo arkadaşlar tamam, tamam bir sakin olalım...
...tamam o silahları bir indirelim, birbirimize ateş etmeyelim, anlaştık...
(Telefon çalıyor.)
Ragıp arıyor.
Ragıp, bir dakika.
Bak ben çıkıyorum, ben yokken ateşkesi koruyorsunuz, anlaştık mı ?
Sakın Ömer, Defne !
Alo ?
Ragıp ne haber ?
Ben de çıkayım o zaman...
...niye duruyorsam ?
Kaç tabii kaç...
...yine kaç...
...kaç.
Ee...
...o gün şey oldu ya, ee...
...şey işte...
...bugün de tabii işte...
Hı ?
Ay !
Ben kaçtım, yani çıktım.
Kaç, kaç.
Çıktım.
Ne, ne bakıyorsun ?
Allah Allah, bir şey yok ya.
Bugün de herkes bir atarlı, şirkette.
Ne yapsam acaba, ben de atarlı mı takılsam ?
Yok ya, ben buna nasıl atarlı olayım ?
Ne var be ?
Ne ?
Ne diyorsunuz ?
Allah'ım yarabbim, hasta etmeyin be adamı !
Allah Allah !
Maillerime cevap istiyorum.
İşler iyice sarpa sardı...
...bu vukuatı fırsata çevirmem lazım...
...yoksa benim de başım yanar.
Çok akıllı olmalıyım.
Ee mevzu neydi tam olarak ?
(Kapı çalıyor.)
Yasemi, bize manken bakıyorsun, değil mi...
...yani biliyorsun, o iş artık sende ?
Merak etme, ben halledeceğim...
...ama size en başından beri söylüyorum...
...bu Koray şuursuzuna, bu kadar sorumluluk vermeyin diyorum...
...bak, gördük işte yaptığı işi.
Ne gördük Yasemin ha, ne gördük anlatır mısın ?
Lütfen, çok merak ediyorum, gerçekten anlat, hadi dinliyorum, ne gördük ?
Hayır yani, şirkette bir sürü dalavere...
...yalan dolan...
Hiç bilmediğin şeyler çünkü.
Bak, o fotoğrafları ben de onayladım...
...ben de onayladım, Ömer de onayladı...
...yani ikimiz ilk defa aynı şeyi beğendik.
Bunun ne demek olduğunun farkında mısın sen ?
Ya sen ?
Yaz bunu bir kenara Derya...
...bu Defne, bu hafta bitmeden bu şirketten gitmiş olacak.
Çok fazla rol çaldı artık, yeter !
Tamam, ben not alıyorum.
O ne öyle, peki nasıl ama ?
Ben değil mi ?
Çok alemsiniz.
Alem mi ?
Siz bendeki alemi bir görseniz...
...alışkanlık yapar, bir daha vazgeçemezsiniz.
Kızlar ne dersiniz, bir akşam alemlere akalım mı, hı ?
Hem de motivasyon olur bize, hı ?
Ne haber kız kaçıran ?
Ben mi ?
Evet, sen geldin, bütün kızlar kaçtı.
Bari biz yemeğe çıkalım ?
Bu saatte, erken değil mi Necmi Bey ?
Ee çay, kahve falan bir şeyler içeriz ?
Sinan ya, burada herkes çalışıyor...
...ben çok sıkılıyorum, alışkın değilim böyle şeylere.
İyi, peki.
Buyurun Necmi Bey, lütfen.
Aman efendim, kimler gelmiş, kimler teşrif etmiş, Endam Teyze'ciğim hoş geldiniz, öpeyim.
Buyurun ayakta kalmayın, oturun şöyle.
Buyurun...
...buyurun.
Ama Endam Teyze'ciğim...
...olmaz ki böyle...
...yani mahallenin bütün hanımları çatlayacak kıskançlıktan...
...yine pek bir havalısınız.
Kız anasıyım ya, ondan söylersin tabii.
Yok, yok memleket havası yaramış valla.
Şey ee...
...ee ne içersiniz ?
Çay, kahve, gazoz, limonata ?
Acelesi yok, sen ne yaptın böyle bir işe girmeler falan, bıraktın mı aylaklığı ?
Eh, artık vakti gelmişti.
Gerçi, bu daha başlangıç, yani büyüteceğim işleri.
Evet, evet büyütecek.
...zaten kılığı, kıyafeti de baya toparladı.
Kör müyüm ya, görmüyor muyum ?
Yok anneciğim, ben altını çizmek açısından.
Ben çizerim, sen sus.
Sen böyle bir büyümüşsün...
...ee nasıl desem, bir adam olmuşsun sanki ?
Ya canım, önceden de gemi değildik herhalde, değil mi ?
Anlamadım ?
Şey diyorum, teveccühünüz Endam Teyze'ciğim...
...teveccühünüz.
Ee yalnız, ee adam olmak öyle kolay mesele değil...
...bir kere sahip çıkacaksın yanındaki kadına...
...koruyacaksın, kollayacaksın, kıymet bileceksin.
Hı başka ?
Hem erkek dediğin kadını taçlandırır...
...böyle el üstünde tutar.
Bir kere kadın mutsuzsa eğer, o yuvadan hayır gelmez...
...yani bunu da bilmeyen kerizdir, bu kadar net.
Eh madem sen oradan iki çay getir de, içelim.
Getirmez miyim, hemen geliyor.
Yani nasıl oldu ben de anlamadım ki Necmi Abi...
...hani biz arkadaşız, işte birlikteyken eğleniyoruz, gülüyoruz, ee tatlı kız işte...
...falan derken...
Derken, bir baktın ki onu düşünmeden edemiyorsun.
Valla öyle.
Hani böyle o yokken şey oluyor hani...
...böyle, kendimi böyle boşluktaymışım gibi hissediyorum.
Ne bileyim, bir gözlerim sürekli onu arıyor, bir gör, görmek, özlüyorum abi...
...yani özlüyorum işte.
Hep öyle olur zaten...
...önce anlamazsın...
...ne zaman ki hayat sana zevk vermemeye başlar...
...ne zaman ki her baktığın yerde onu görmek istersin...
...o zaman fark edersin.
Biz buna tutulmak diyoruz.
O zaman abi feci tutuldum.
...yani öyle, böyle değil.
Ama işte...
Ama işte ne ?
Ya ne bileyim abi, bazen böyle...
...aklıma bir şüphe düşüyor, hani...
...ya bizim Ömer'in de acaba diyorum...
...ona karşı hisleri falan var mı ?
Ee...
...bir kızı bin kişi ister, bir kişi alır, kural bu.
Gerçi sordum Ömer'e hani, var mı böyle bir durum diye...
...çünkü bunlar gece, gündüz beraberler, bir gülüşüyorlar, bir kapışıyorlar falan...
Ömer ne cevap verdi ?
Yok dedi...
...olsa söylerdi zaten abi yani...
...kaç yıllık arkadaşım, dostum.
Öyle bir şey olsaydı sen de geri çekilirdin, öyle mi ?
Kesinlikle canım, aşkımdan geberiyor olsam hiç, bakmazdım bile...
...Ömer'de yapar aynısını gerçi.
Arkadaşımı üzmem diyorsun.
Yok abi, üzmem...
...diyorum ya, o da aynısını yapar, bizim dostluğumuz her şeyin üstünde.
Bu gibi durumlarda kararı kadınlar verir...
...yani seçimi kadınlar yapar...
...biz erkekler de kunduzlar gibi oturup kadınların bizi seçmesini bekleriz.
Valla doğru dedin ha...
...ee o zaman bakacağız artık abi.
Eh bakalım.
(Telefon çalıyor.)
Efendim Ömer Bey ?
CV'ler tamam, hazır, hazır, tamam şimdi getiriyorum.
Hoş geldiniz Neriman Hanım, sizi görmek ne güzel.
Hoş bulduk, Necmi Bey nerede ?
Çıktılar.
Hay Allah'ım !
Atıcam !
Ay atacağım kendimi !
Aa, ne oluyor ayol ?
Koray Bey sinir krizi geçiriyor da.
Ay !
Ay, bir bakayım.
Allah'ım...
...ovala biraz.
Ay !
Aa !
Aa, sanatçımızı üzmüşler.
Koray Bey'ciğim nasılsınız, ne oldu ?
Bir takım ters şeyler oldu Neriman Hanım'cığım.
Ay Koray Bey'ciğim, hayat böyle iki ters, bir düz.
Ömer Bey yerinde mi ?
Hı tamam iyi.
Kızım...
...kolonya, biraz daha kolonya !
Aa döksenize ayol !
Ay, Türkiye'deki tek fotoğraf sanatçısı kendisi.
Aa, yaratım sürecini bozuyorsunuz sanatçımızın.
Teşekkür ederim.
Ay, ay !
Kolonya, kolonya kızım !
Hadi !
Ay !
Defne...
...bu insanlar...
...yani sektördeki insanlardan bahsediyorum...
...bazen biraz vicdansız olabiliyorlar.
Eğer sen manken olmayı kabul edersen...
Ee yok, yok...
...yani hiç öyle bir şeyim yok benim.
Yani senin tercihin...
...nasıl istersen.
Ama baksana...
...Koray bir kalbim var demiş...
...ona bile vicdan yapmışsın.
Anladım...
...işte bazen ben biraz böyle saf olabiliyorum...
...böyle şey gibi...
Su gibisin.
İşimize bakalım.
Ay çok kötüyüm, Allah'ım sana geliyorum !
Ay !
Ay !
Ölüyorum !
Ah !
(Fısıldıyor.) Koray'cığım toparlan artık, işim, gücüm var.
Ay, toparlanayım değil mi ?
Toparlan.
Ay, tamam toparlanayım madem.
Tamam, hadi !
Şipirdek, hadi !
Hadi, yürüyün siz de !
Ay ne oldu ?
Ay Nörom, ay bunlar beni bir sıkıştır, hem Sinan, hem Ömer, hem de o kazulet.
Ya...
...bana koltuğa otur dedi.
Ya.
Sana ?
Bana, bana Koray Sargın'a.
...yani koltuğa oturmamla, tansiyonumun fırlaması aynı anda oldu.
Senin gibi bir sanatçıya ?
Kimse benim Koriş'imin yaratım sürecini bozamaz, ben hallederim şimdi, sen merak etme.
Ay hallet, hadi hallet.
Dur ben bir gideyim, bakayım.
Hadi.
Kız, asil kadın, asil kadının hali başka oluyor.
Ay !
Siz onlara bakarken ben çıkayım mı ?
Şu ayırdığım dört kişi ile öğleden sonra bir görüşme ayarla...
...hazır hafif günümdeyken.
Tamam.
Ee...
...Ömer Bey...
...şey aslında...
...gece ben gerçekten...
Gitmek istememiş miydin ?
Hayır, aa evet.
Feryal Hanım ile ilgili gelmemişim öyle...
...şey gibi...
Ev basar gibi.
Yok canım, hiç olur mu öyle şey ?
Bana o kitabı da sen almadın zaten...
...sonra bir gece yarısı gelip...
...bütün bardaklarımı kıran da sen değildin...
...sonra yatağıma yatıp güzel güzel uyuyan da sen değildin...
...değil mi ?
Bardaklar için tekrar gerçekten özür dilerim, zaten...
...uf, çok utanıyorum.
Utanacak bir şey yok...
...anlıyorum.
Bence artık açık açık konuşabiliriz...
...sence ?
Aa, ne oluyor ayol ?
Hayda ! [Ömer.]
Kuşum !
Aa !
Aa, ayol kapı niye kilitli aa ?
Aa !
Kitlendi, öyle bazen hızlıca vurunca kendi kendine kitleniyor.
Hoş geldin yengeciğim.
Ee Defne, sen o söylediğim dört kişiyi ayarla öğleden sonra için.
Tamam.
Ay maşallah, maşallah !
Allah muhabbetinizi arttırsın çocuklar.
Ay, ben bölmeyeyim.
Yengeciğim muhabbet etmiyorduk ki bölesin.
Hoş geldin tekrar.
Geldim ama hemen gideceğim.
Ee yardımına ihtiyacım var Ömer.
Yengeciğim tabii söyle, ne istersen.
İstersen Defne'ye söyleyeyim, bize müsaade etsin.
Etmesin, aman asıl müsaade senden.
Ee ben Defne'yi isteyeceğim...
...ailesinden...
...ee senin için.
Ay şaka, şaka !
Ay, bazen ne kadar güzel şakalar yapıyorum ben.
Neyse...
...ee ben Defne'yi almak istiyorum hayatım, bugün alayım Defne'yi...
...alışverişte bana yardım etsin...
...ne olur Ömüş ?
Yengeciğim olur tabii, olur da...
...Defne, Sinan'ın asistanı...
...yani izni Sinan'dan almak lazım.
Ha şu mesele...
...ay biliyorum, biliyorum, aman alem çocuklarsınız ha.
Ee iyi o zaman, hadi gel Defne.
Görüşürüz canım.
Ah !
Neriman Hanım, siz bugünlerde bana bir iyi davranıyorsunuz.
Ayol, ben sana ne zaman kötü davrandım, akılsız ?
Hadi acelemiz var, hadi !
Aa tamam, bir saniye, Derya...
...şey bu dört adayla Ömer Bey görüşmek istiyor da...
...bunları sen arar mısın ?
Ay, bir sürü alışveriş yapmamız lazım.
Ama sadece görüşmeleri ayarlayacaksın, tamam mı ?
Acele etmemiz lazım.
Benim çantamla, orada şey dosyam kaldı ya masanın üstünde, onları bir göndersen ?
Ay sana ne renkler yakışır acaba ?
Bu sezonun da renkleri, senin saçının falan rengi mi acaba ?
Bilemiyorum yani, bir dön bakayım şöyle.
Çok teşekkür ederim, canım sağ ol.
Teşekkür ederim, sağ ol.
Ay çok vakit kaybettik biliyor musun, inişler, çıkışlar...
...fezeyanlar...
...kalpsel çarpıntılar... [Alo, Sinan Bey.]
Ay neredeyse hedeften şaşıyoruz. [Ben biraz dışarıya çıkabilir miyim ?]
Tamam, çok teşekkür ederim, sağ olun.
Ama sana aferin, yürü !
Tamam, tamam ben Sinan Bey'den izin aldım zaten, çıkabiliriz.
Aferin, çok iyi yaptın, senden böyle bir hamle beklemezdim...
...yani bizi kurtardın.
Nasıl ?
Ayol, Sinan'ın asistanı olmanı diyorum canım.
Ay sen ne hinmişsin, sen !
Baktın lansmanda şapa oturdun, hop başka kapıdan atıverdin kendini içeri.
I-ıh yok o öyle...
Hepsini konuşacağız.
Defne'ciğim kabul ediyorum, ben de biraz oyunun dışında kaldım ama Necmi girdi devreye...
...sinir sistemimi alt üst etti...
...ama artık hazırım, taaruza geçiyoruz.
Kime ?
Silahımız sensin...
...ama önce gidelim bir alışveriş yapalım...
...her şeyi anlatacağım, oyunumuzda level atlıyoruz...
...hadi şimdi alışveriş, hazır para harcama moduma da girmişim...
Ay yine mi alışveriş ya ?
Yine alışveriş, aa !
Bak şimdi, erkekler deşarj olmak için halısaha maçı yaparlar...
...kadınlar alışveriş, öğren bunu, hadi yürü !
Afiyet olsun.
Eyvallah, sağ ol.
Serdar.
Aa !
Ay dayanamadım, koştum, geldim iki dakikalığına.
Annem ne dedi biliyor musun, aslan gibi çocuk dedi.
Ha...
...yalnız aslan maslan bizi bozar, hangi takımlı olduğumuzu biliyorsun.
Ya ayı ayı konuşmaz mısın...
...annem seni beğendi diyorum, onay verdi yani.
Yani, şaşırmadım ki ?
Sonuçta bulunmaz Hint kumaşı buldu.
Bırak şimdi bu cool havaları, daha demin üç buçuk atıyordun, ne yapsam da kendimi beğendirsem diye.
Valla ben sınavı geçtim kızım, bundan sonrasını sen düşün.
Neyi düşüneyim ?
Ee anneanneme sormadık daha...
...bakalım o beğeniyor mu seni ?
Hem...
...seni böyle bir hamamda görmek isteyebilir.
Serdar, salak salak konuşma, oyarım o gözlerini.
Bir daha sinirlen bakayım.
Ne diyorsun be ?
Aman da sinirlenince çok mu güzel olurmuş, hı ?
Ateşler mi saçarmış o derya gözleri ?
Kurban olurum ben o gözlere be.
Gel bir öpeceğim, gel.
Ya saçmalama, dünya kadar insan var.
Ya yanaktan be, minnacık, gel.
Hıh, lokum lokum...
...damla sakızlı mı o ?
Zevzek, hadi kaçtım ben.
İstediğin kadar kaç, yakalarım.
Salak !
Bütün bu Ömer'i evlendirme planlarını belli bir amaç doğrultusunda yapıyorum Defne.
Ömer, İplikçi'lerin her şeyi...
Ne amacı ?
Ben söyleyeceğim kadarını söylerim, sen ekstradan soru sorma.
Bak, sen Ömer'in kapısından tam gidiyordun ama Ömer'in kapısına sığamadın...
...sonra Ömer zilin sesini duymadı.
...tam zilin sesini duydu, kapıya gidiyordu, engeller çıktı.
Kapıya gitti, göz deliğinden bakıyordu, ee senin boyun yetişmedi.
Ay Neriman Hanım, bu çok karışık oldu.
Ah, ay neyse esas şimdi çok daha büyük bir sorunumuz var...
...Mamba, Kara Mamba.
Ne ?
Kara Mamba, Hulusi Baba...
...kendisi Ömer çarpı dörttür...
...hatta Ömer üstü beş, beş fonksiyonel, ay neyse...
...seninle tanışmak istiyor.
Ah !
Ee ama şey...
Söyle, söyle çekinme.
Sinan Bey bana şey dedi...
Ah...
...biliyorum, biliyorum oyun iptal, değil tabiki...
...Sinan iptal, onu oyundan çıkardım, sakın Sinan'a çaktırma.
Ay yine sır.
Şimdi oyun iptal değil mi yani ?
Ay tabiki değil...
...oyun daha yeni başladı.
Sinan Bey'e de mi ben yalan söyleyeceğim şimdi ?
Ay nedir yani...
...ayol benim etrafımdakilere söylediklerimin yüzde doksanı yalan...
...ne var, neyin, nedir bu gerginliğin yani ?
Ay çünkü ben sizin gibi yalan atamıyorum.
Ay neyse ne, bana bak Hulusi Baba'ya biraz yalan söylemiş olabilirim...
...daha doğrusu yalan demeyelim de, mübalağa sanatı diyelim.
Nasıl yani ?
Ee şimdi ben Hulusi Baba'ya, senin İstanbullu çok zengin bir ailenin...
...yol yordam bilen, gün görmüş...
...haza hanımefendi bir kız olduğunu söyledim.
Öyleyim zaten...
...bak İstanbullu değilim de.
Ayol asilzade de değilsin ama değil mi ?
Neyse o kısmını ben halledeceğim, akşam size geliyorum.
Aa !
Ay buyurun, buyurun.
Ay anneannem şey...
...ay yalnız şey...
...evdekiler sizinle anlaşma yaptığımı bilmiyorlar.
Ayol o kadarını tahmin ediyoruz herhalde değil mi ?
İyi, iyi o zaman, biz bir hazırlık şey yapalım o zaman.
Ayol hazırlık yapın manasında demedim...
...eve vakitli git falan diye...
...çünkü ben anneannenle konuşup seni ondan isteyeceğim...
...bu iş küçükler liginde olmuyor, devler ligine çıkıyoruz.
Anlamadım ama...
...olsun ben yine bir hazırlık yapmalarını söyleyim, bir saniye ben bir...
...ekmek arasına mesaj çekeyim de.
Ee çek bakalım.
Ne oluyor ya ?
Ömer Bey kendine yeni asistan bakıyor da, bunlar da adaylar.
[Melis Yıldırım.]
Bu nasıl asistan seçmek ya ?
Bunlara doping testi falan yapılmıyor mu ?
Hayır, abartı çünkü yani, doğal değil.
Asistanlığın on altın kuralından birisi, uzun bacak.
Ya.
Ay şaka be.
Ee...
...maşallah, Allah sahiplerine bağışlasın.
Defne...
...bana yardım etmen lazım canım.
Ben ?
Yardım ?
Ne konuda ?
Geçen yılki medya, araştırma ile...
...bu sene yaptığımız lansman görüntülerini karşılaştırmanı istiyorum.
Hangi mecralarda geriye düşmüşüz, hangilerinde ilerleme kaydetmişiz, bir bakalım.
Tamam...
...yani Derya'ya yardım edeyim mi diyeceğim ama Ömer Bey'in işiyle çok meşgul.
Aynen öyle...
...o yüzden bütün iş sende.
...mümkün olan en kısa sürede elimde olsun.
Tamam.
O bana canım mı dedi ya, canım ?
Kesin bir işler çeviriyor ya, dur bakalım.
Hulusi.
Girebilir miyim ?
Tabii, buyur.
Geç, otursana.
İçime dert oldu Sadri...
...geçen gün için bağışla beni...
...eşeklik ettim...
...ama biliyorsun, sinirim sana değildi.
Biliyorum Hulusi, biliyorum.
Ömer ile küs olmak mahvediyor beni...
...hele onun, seninle bu kadar samimi olduğunu görmek...
...kıskanıyorum doğrusu.
Mazaret değil tabii bu söylediklerim.
Hatalıyım, biliyorum, ne diyorsun, affedebilecek misin bu huysuz ihtiyarı ?
Bak Hulusi...
...şu gırtlak var ya...
...tam dokuz boğum...
...bir laf ederken dokuz yerde dinlendirip öyle edeceksin lafı.
Haklısın, çok haklısın.
Aman Hulusi...
...ben bilmiyor muyum senin kalbinin ne kadar güzel olduğunu...
...yapma Allah aşkına, unuttum, gitti bile ben.
Ne koca gönüllü bir adamsın be Sadri.
Ömer'in sana bu kadar güvenmesine şaşmamak gerekir.
Nasıl barışacağım ben bu çocukla Sadri ?
Öyle üzülüyorum ki.
Peki, bu çocukla aranız niye bozuk, hiç bunu sen düşündün mü ?
Yani hiç anlamaya çalıştın mı o çocuğu ?
Zamanında annesine çok çektirdim...
...bizim eşraftan değildi...
...Üsküdarlı bir kız...
...ee ben, bizden, Denizli'den biriyle evlenmesini istedim...
...ama yıllar geçti be Sadri...
...insan affetmez mi ?
Geçmişte kaldı demez mi ?
Kaldı mı peki ?
Ne kaldı mı ?
Yani değiştin mi ?
Pişman mısın, şu insan ayırmaktan vazgeçtin mi, onu soruyorum.
Bak Hulusi...
...hep tersini söylerler ama...
...büyüklerde, küçüklerden özür dileyebilmeli.
Bak, genç olmak demek, akılsız olmak demek değil ki Hulusi.
Bak görüyorsun, dünyayı gençler değiştiriyor.
Aa, kıza bak...
...cin çarpmışa dönmüş ha.
Ha...
...Ömer Bey çarpmış.
Ya, demek ki hayat size de bazen zor Ömer Bey.
Niye çalışmıyor yine bu, neyi var, ha ?
Bakacağım Ömer Bey, hemen.
Hemen ilgileniyorum.
Eyvah !
Ay, ortalığı birbirine katacak !
Tamam, siz.
Aramıza hoş geldiniz...
...odanız burası, bugün başlayabilirsiniz.
Defne !
Arkadaşa yardımcı ol...
...işleri eksiksiz aktar.
Ha tabii, ee evet yani tamam, yaparım.
Bak, söylediklerimi iyi düşün Hulusi, olur mu ?
Ömer kalbi çok temiz, çok güzel bir çocuktur.
Sen bir adım at, değiştiğini göster...
...bak, o nasıl açacaktır sana kalbini, göreceksin.
Sağ ol Sadri...
...hakkını ödeyemem doğrusu.
Aa, bu sefer pas geçtik ama bir dahaki sefere bekliyorum tavlaya ha.
Merak etme geleceğim.
İyi işler !
Sağ olasın.
Hah, ver kardeşim.
Yok, yok, yok ben de.
Olmaz abi.
Hayır, bu bende.
Peki sağ ol.
Ee...
...ne olacak şimdi bu dalga metre ?
Dalga metre ?
Manita spor diyorum ya.
Ne manita sporu abi ?
Oğlum manita spor, yani bu Defne mefne anlattın ya, ne olacak o ?
Ha manita, şey mania spor, tamam...
...ya abi...
...ne bileyim söylemem lazım ya, yani ben açık açık konuşacağım.
Beni biliyorsun, öyle oyunbaz bir adam değilim ki ben yani, tanıyorsun beni işte.
Biliyorum Sinan, seni çok iyi tanırım.
Sen gerçekten iyi yürekli bir çocuksun, açık yürekli...
...sevgi dolu, temiz kalpli...
...hayata bütün çiçekleriyle yaklaşan bir çocuksun.
İyi çocuksun Sinan da...
...izin verme, kimse üzmesin seni, üzemesinler.
Eyvallah abi.
Yani hatta ben hiçbirinizin üzülmesini istemem...
...istemem, istemem de işte...
...evren herkese eşit davranmıyor...
...evrenin kendine göre bir kuralı var...
...yani benimki bir temenni.
Kalkalım mı ?
Hadi. [Hadi.]
Yürü abiciğim.
Lütfen.
Hayır, sen.
Ee canım adın neydi çünkü ben adını ezberleyene kadar kırk kere falan sorucam...
...sen benim kusuruma bakma artık.
Ceren.
Hıh, Ceren.
Şimdi Ceren'ciğim...
...öncelikli olarak, ee işyeriyle ilgili olan şeyleri ben sana tek tek, sırayla anlatacağım...
...tamam mı ?
Sabah kahvaltısı falan da diyordun.
Ee daha dur, ona da sıra gelecek, önce iş ile ilgili olanlar, şimdi...
...sabah Ömer Bey girer girmez içeriye, odasına gittiği zaman...
...bütün programının üzerinden tek tek geçeceksin, yaz.
Tamamdır.
Her saniye olan değişikliği haber vereceksin çünkü bu konuda çok hassastır.
Tamam.
Dur daha bitmedi, ayrıntıların efendisi olacaksın...
...aklını kullanacaksın, bu söylediklerimin hepsini su gibi ezberle tamam mı ?
Gidip de böyle abuk subuk her şeyi ona sorup durma, valla çok sinirlenir, çok kızar.
Sana sürekli zaman aç, zaman yarat falan diyecek...
...çünkü çok yoğun çalışıyor gerçekten.
Anlattığına göre, Ömer Bey işinde baya titiz biri.
Ya evet, evet öyledir.
Ee mülakata bile almadan beni nasıl işe seçti o zaman ?
He valla o çok uzun bir hikaye, şimdi hiç orasını karıştırmayalım.
Ya Ömer İplikçi'nin yanında çalışacaksın, daha ne istiyorsun ?
Yok canım, bir şey istediğimden değil de yani...
...merak.
Nerede şimdi peki ?
Bir haftadır valla asistansız çalıştığı için bu aralar biraz kafası atık...
...yani normalden daha da sinirli.
Allah bilir nereye gitti ?
Ha bir de sinirli yani ?
Yani...
...yeri geldiğinde barut gibidir ama öyle hic saygısızlık falan etmez.
Ee ağzından kötü bir şey duymazsın.
Kibardır, zariftir...
...öyle yanında kendini prenses gibi falan hissedersin...
...çok özel, çok değerli...
...biricik adamın, biricik asistanı.
Arada kızar falan ama...
...yani öyle bir sıcacık bakar...
...kendini affettirir.
Tatlı sesiyle falan gelir, konuşur...
...halini, hatrını sorar sana...
...boynunu eğip yavru köpek gibi ilgili ilgili bakar falan...
...ay !
Salağım ben ya, valla cidden salağım ben yani.
Efendim ?
Ha yok bir şey ya, öyle arada gelirler bana, sen bana bakma.
Şirket kısmı bittiyse ev, kahvaltı kısmına geçelim mi ?
Ev kısmına ?
Geçelim, tabii geçelim.
Şimdi...
...Ömer Bey kahve içmekten nefret eder, hayatta içmez kahve.
Sabahları aç karnına mutlaka bir bardak rezene çayı içer.
Ee kahvaltı olarak da böyle...
...hamur işlerine, yağlılara falan böyle ölür, biter.
Allah Allah...
...baya da fit duruyor aslında.
Canım, ne demek o şimdi öyle, ne biçim konuşuyorsun sen göz koymuş gibi ?
Nelere dikkat ediyorsun sen ?
Neyse...
...sen beni dinlemeye devam et.
Sabahları geç kalkar.
Ay yok...
...o kadar da değil.
Sabahları erken kalkar.
Erken ?
Erken, erken ben sana yanlış söylemişim, erken kalkar sabahları.
(Fısıldıyor.) Şimdi çarşı iyice karışmasın.
Not aldın mı ?
Aldım.
Kapatabilir miyiz şunu artık ?
Tamam, dur...
...bitti sayılır.
Hiç yorum yapmadın.
Neye ?
Rujumu diyorum...
...yeni aldım da.
Neyse ben de seni dikkatli biri sanmıştım.
Valla moda işinde olan sizsiniz...
...biz daha çok öyle tesisat falan...
...öyle bir anda, sonradan masraf çıkaran işler.
Laf geldi galiba bana ?
Yok canım, ne haddime ?
Yapma ama...
...özrümü de diledim, daha ne yapayım ?
Hah tamam, anlaşıldı...
...uğraştıracaksın sen beni.
Ee tanımıyorsun tabii...
...pes etmek tabiatımda yok...
...sert kayaya çarptın haberin olsun.
Ben miyim sert kayaya çarpan ?
Ne demek şimdi o ?
Ha, sen dikkat et diyorsun ?
Olur...
...ederiz.
Ayol, terlikler ne rahatmış, kıyafetime de uydu.
İyi, buyurun.
Oh, şöyle yerleşelim.
Defne'ciğim, Neriman Hanım'a bir hırka getir.
Getireyim.
Serin biraz.
Defne ne kadar hanımefendi bir kız.
İnsan bakınca imreniyor.
Çok güzel yetiştirilmiş.
Sağ olun.
Buyurun.
Ee anne gitti, baba gitti, üçüne de gözü gibi baktım.
Defne'de sağ olsun, yaverlik etti bana.
Aa, o teyze gelmiş !
Teyze ?
Aa, Esra'cığım ne biçim konuşuyorsun öyle hemen gelir gelmez...
...insan bir hoş geldin der, hadi bir elini öp.
Ay ! [Hoş geldiniz.]
Ay çok şeker !
Bu da bizim çok bilmiş...
...Esra.
Defne'ciğim...
...biz şimdi anneannenle baş başa konuşacağız biraz, hadi siz çocuklar içeri.
Aa, çocuklar ?
Ee peki madem...
...hadi bakalım ekmek arası, gel biz bir içeri bakalım.
Ah, ah !
Türkan Hanım'cığım, benim de bir kızım var...
...şimdi uzakta, yakında gelir.
Defne, onun yokluğunda benim evlat hasretimi dindirdi...
...yani ona bakınca kızımı görür gibi oluyorum.
Hı, sağ olasın...
...Defne akıllı kızdır...
...Allah var, o olmasa bir gözüm açık gider.
Biraz terelellidir ama...
...kararlarını iyi verir...
...ee etrafına kötü insan koymaz...
...onun ahbabı, bizim de ahbabımızdır.
Öyledir, öyledir tabii.
Türkan Hanım...
...bak şimdi...
...benim bey babam, sizlerle tanışmak istiyor...
...yani Defne işe girdiğinden beri biz onunla birbirimizi çok sevdik, ahbap olduk...
...çok sık görüşür olduk...
...yani ben de babacığımla tanıştırmak istiyorum, tabii sen izin verirsen Türkan Hanım.
Şimdi bu iş meselesi biraz kafamı kurcalıyor...
...yani ama ben Defne'ye güveniyorum.
Yani iş altında, iş olmasın da...
..biz böyle şeylere gelemeyiz Neriman Hanım'cığım.
Ee, ha...
...yani mesele ahbaplıksa, soframız herkese açık.
Ee, benim diyeceğim budur.
Aa Türkan'ım, ayol sen bana güven.
Defne benim de kızım sayılır, senin gözün arkada kalmasın, ben ona göz, kulak olurum.
Güven sen bana...
...zaten eminim, babacığım da Defne'yi çok sevecek.
Eksik olmayın...
...ben bir çaya bakayım...
Ah, şirinmiş.
Günaydın.
Günaydın.
Şükrü ben, Ömer Bey'in şoförü...
...siz de yeni asistansınız galiba ?
Evet.
Ee evin anahtarlarını vereyim diyecektim ama Defne bana daha vermediği için...
Ay canım, siz ne alaka yani ?
Aldım ben Defne'den, neyse içerideyim ben.
Hadi bay bay !
Rezene, tamam.
Şimdi börek...
...ee börek ?
Hamur işi yok, hiçbir şey yok.
Hep yeşillik, hep sebze...
Şükrü Abi, Şükrü Abi !
Yeni asistan kız geldi mi ?
Geldi, geldi içeride.
Ha.
Ee senin bu halin ne böyle, hayırdır ?
Şükrü Abi ben çok fena bir şey yaptım ben, şeytana uydum ben.
Şeytana uydun ?
Sen ?
Şeytana uydum valla.
Neyse benim hemen içeri girmem lazım, tamam Şükrü Abi, hadi bay.
Ay Neriman Hanım gibi oyunbaz oldum ya, resmen ruhumu bozdu kadın, koş kızım koş.
Canım senin ne işin var burada ?
Ben hallettim her şeyi.
Sen hiçbir şey halledemedin canım, sen geç bakayım şöyle, benim çok acil müdahalede bulunmam lazım.
Geç, geç, geç, geç...
Ama sen artık Ömer Bey'in asistanı değilsin, değil mi ?
Hep böyle işime mi karışacaksın sen benim ?
Bak, rezene hazır...
...her şey hazır...
...bir börek kaldı, onu da gider, bir yerden alırım.
Rezene diyor ya, gidip bir yerden alırım diyor hala...
...kızım Ömer Bey'in yemek yediği restoran bile sayılı...
Uf, hadi sen çık bakayım bahçede takıl azıcık, ben sonra her şeyi anlatacağım sana, çık, çık...
Ay !
Rezene...
...dök, dök, dök, dök.
Kolay gelsin Şükrü.
Sağ olun efendim.
Yeni asistan gelmiş efendim.
Evet, öyle oldu.
Siz de alıştınız tabii Defne'ye.
Alıştım tabi...
...yani eve girince ilk onu görmeye...
...böyle mutfakta o koştururken onu seyretmeyi...
...böyle tatlı tatlı konuşmasını...
...sonra birden heyecanlanıp saçmalamasını...
Öyle yapıyor, değil mi ?
Öyle yapıyor valla.
Farkında olmadan neler neler yapıyor.
Kızsan mı, gülsen mi bilemiyorsun.
Valla bana sorarsanız, onun gibisi zor bulunur Ömer Bey...
...Defne çok iyi bir kız, bir tane.
Neyse ben içerideyim.
Hadi kolay gelsin.
Sağ olun.
Günaydın Ömer Bey.
Günaydın...
...seni burada beklemiyordum.
Ee işte, ee...
...ben asistanınıza bir şeyler anlatırken...
...fark ettim ki bazı şeyleri eksik anlatmışım...
...o yüzden işte sabah da böyle...
Ömer Bey, ben rezenenizi hazırlamıştım...
...ama Defne gelip kahve yapmak istedi...
...ya yoksa her şey hazırdı yani.
Rezene...
...başka ?
Bir de börek falan, hani hamur işi, yağlı şeyler seviyormuşsunuz ya ondan.
Hadi ya !
Demek aramızda bir üçkağıtçı varmış meğer.
Ömer Bey ama...
...ayıp olmuyor mu böyle üçkağıtçı falan ?
Ya, ne oluyor ya, ben hiçbir şey anlamadım.
Neyse bakalım...
...ben hazırlanıp geliyorum.
Ya şey yumurta dört dakikaya hazır...
...tepsiyi de hazırladım ben, hadi ben kaçıyorum artık.
İyi, git sen.
Olay bende.
Günaydın.
Günaydın.
Trafik de biraz şey...
...sıcak da tabii...
...havalar da bir dönemedi...
...sonbahar gelse...
...güzel olur.
Ya...
...tabii.
İşler de çok yoğun...
...lansmandan sonra biraz rahatlar dedik ama...
...iyice civcivlendi...
...yani bu iyi bir şey tabii de...
Muhabbet edesimiz mi var Yasemin Hanım ?
Aa, benim mi ?
Ne alakası var canım ?
Kibarlık olsun diye konuşuyorum.
Sen bilirsin.
Aa !
Günaydın Sinan Bey, ben de şimdi sizin yanınıza geliyordum.
Ee gel bize, oturalım hadi.
Efendim ?
Ha yok, şaka yaptım...
...ha Defne ben çıkıyorum, birkaç gün annemlerin yanına gideceğim, bir kafayı düzeltmem lazım.
Ben sizi her şeyden haberdar ederim...
...ama istemezsiniz, yani işle ilgilenmek istemezseniz etmem de.
Et, et ya...
...sesini duymak iyi gelir yani.
Ömer ile konuştum, işleri üstüne yıktım, çıkıyorum.
Ee ben geçireyim mi sizi...
...böyle misafir geçirir gibi ?
Saçma mı oldu ?
İyi böyle ya, ben çıkayım.
Allah'ım bu ne tatlılıktır, ben delireceğim ya, delireceğim.
Derya !
Küçük balık ne alemde ?
Defne mi ?
Kızıl, küçük balık.
Sinan Bey ile konuşuyordu en son.
Sinan Bey tatile gidecekmiş.
Hı.
Sinan çuf çufladı yani...
...koruyucu meleği de ortalarda olmayacağına göre...
...Defne'nin biletini bugün kesiyoruz yani...
...artık bu iş çok uzadı Derya...
...hazır mısın ?
Ay, tabiki hazırım, nedir ?
Yüklü bir iş verdim Defne'ye...
...ve işi halledememesi için de elimden geleni yapacağım.
Ha...
...üstüne gideceksiniz yani ?
Sonra ?
Soğukkanlı bir tip olduğu söylenemez...
...kontrolü kolay kaybeden biri olduğu belli.
Onu tahrik edeceğim...
...onu dönüşü olmayan bir hata yapmaya zorlayacağım.
Ay heyecanlandım.
Sonra da aynen yallah !
Ömer için ne kadar önemli biri olduğumu herkes görecek...
...özellikle de Defne.
Diyorsunuz ?
İzle ve gör.
Uf !
Keşke sabah biraz daha erken gitseydim ya.
Valla çok pis yakalandım, rezil oldum.
On beş dakika sonra odama gel, günlük raporları geçelim.
Aa biliyorum, biliyorum, Defne söylemişti onu bana.
Ha, onu doğru mu söyledi ?
Anlamadım ?
Neyse ben odama geçiyorum, hadi sen de geç.
Anneanne !
Anneanne !
Hah, burada mıydın ?
Aa, ne bağırıyorsun be, buradayız.
Anneanne, hadi gidelim Nihan'ı bana isteyelim, hadi !
Şimdi ?
Evet, bu akşam, hadi gidelim !
Ayol ne oluyor öyle acelesi gelmiş gibi, tövbe estağfurullah !
Ya yok, bu akşam dediysem hani arayı uzatmayalım fazla, gidip isteyelim ya !
Hani sen işi, gücü büyüteceğim diyordun, ne oldu o ?
Ya o iş beklemede şimdi, halledeceğim ama, hadi biz gidelim, isteyelim ya.
Yavaş oğlum, yavaş !
Ah, git sen bir soğuk su iç, hadi !
Ya yok artık anneanne ya...
...ya ben böyle bir ayarlama çekelim falan diyorum.
I-ıh olmaz.
...böyle hemen kızın üstüne atlarsak, o Endam karısı sonra fena sıkıştırır bizi.
Ha...
...ee ben ne yapayım o zaman şimdi ?
Ee hadi bir takla atıver de keyfimiz yerine gelsin.
Çok komik anneanne.
Ben ne yapayım ?
Madem Nihan'ı daha istemiyoruz, o zaman ben gideyim Nihan'ı göreyim değil mi ?
Evet, evet ben gideyim Nihan'ı göreyim.
Hadi gittim ben.
Aa !
Bu oğlan iyice manyadı, hadi hayırlısı.
Haydi hayırlısı.
Efendim ?
Ya kusura bakma seni de buraya kadar yordum ama...
...acayip karıştım, işin içinden çıkamıyorum.
Ne karıştı ?
Sen kendine göre bir sistem kurmuşsun ve ben baktıklarımdan hiçbir şey anlamıyorum.
Tamam, ben bir bakayım.
İyi olur.
Bakacağım.
Defne...
...her yerde seni arıyorum, bütün işi eline, yüzüne bulaştırmışsın.
Anlamadım ?
Yeni, sen çık dışarı.
Bana mı diyor ?
Evet canım, kendisi isim ezberleme zahmetinde bulunmadığı için...
...sen biraz bize müsaade eder misin ?
Sana verdiğim işi patates etmişsin.
Bir yerde bir sorun mu oldu ?
Bir yerde mi ?
Baştan aşağıya her yerde sorun var.
Ömer seni nasıl çalıştırmış bunca zaman hayret !
İstersen konumuza odaklanalım.
Eğer sorunun nerede olduğunu söylerseniz...
Sorun sende...
...senin gibilerde.
Benim gibiler ?
Nasıl oluyormuş benim gibiler ?
Normalde ev kızı olması gerekirken şans eseri böyle şirketlerde çalışan kızlar...
...verilen en ufak işte, bütün vasatlığınızı ortaya saçıyorsunuz.
Yani siz çok üstünsünüz, öyle mi ?
Öyle, ben idealist bir iş kadınıyım...
...annen sana yemek yapmayı öğretirken, ben piyasayı kasıp kavuruyordum.
Sen en iyisi annenle soğan doğra şekerim...
...yoksa annen sana yemek yapmayı da mı öğretmedi ?
Peki ya baban ?
O da mı sana bir şey öğretemedi ?
Böyle bomboş mu geldin bu yaşa ?
Sus.
Ay yazık !
Çok ihmal etmişler seni...
...aile terbiyen ondan yok demek ki.
Ah !
Seni var ya...
...seni gebertirim ben, anladın mı ?
Seni gebertirim !
Seni gebertirim !
Ömer ! [Defne !]
Ömer yardım et !
Seni gebertirim !
Manyak !
Bırak, öldüreceğim seni !
Defne !
O söylediğin her şeyi ağzına yedireceğim. [Yasemin dışarı çık sen, dışarı çık !]
Gel buraya !
Dur ! [Buraya gel !]
Seni geberteceğim.
Dur, kaçma diyorum, çıkma !
Defne, bir dur !
Ya niye durayım ben, niye durayım ?
Bıraksana !
Ya bıraksana beni, Ömer bırak !
Bırakmayacağım, önce bir sakinleş.
Ya niye sakin olayım ben ya ?
Niye sakin olayım ?
Olmayacağım sakin falan.
Gel buraya !
Defne tamam.
Defne, Defne !
Otur şuraya bir sakinleş, gel.
Defne !
Defne !
Defne, bekle !
Defne !
İyi misin ?
İyi miyim sizce, öyle mi görünüyorum ?
Ne söyledi seni bu kadar delirtecek ?
Ömer Bey ne olur bir şey sormayın, benim biraz yalnız kalmam, kafamı dinlemem lazım.
Olmaz, anlat bana...
...ne söyledi ?
Ömer Bey.
Defne...
...dinliyorum, lütfen.
Abuk subuk konuştu işte.
Neymiş işte annem, babam beni yetiştirememiş mi...
...bana terbiye vermemiş mi, benimle hiç ilgilenmemiş mi...
...ikisi de gittiği için işte...
Tamam, tamam gel.
İyi misin ?
Sakinleştin mi biraz ?
Ya kusura bakmayın, sizin de hiç görmemeniz gereken şeylere şahit oldunuz ama...
...yani normalde aslında ben, o kadar sinirli biri değilimdir, damarıma bastı.
Tabii, tabii...
...kedi gibisin diyordum, panter çıktın.
Gözü yaşlı panter.
Sizi de şaşırttım değil mi ?
Böyle dışardan bakınca dertsiz, tasasız, hiçbir şeyi sağlamayan Defne ama içeri bakınca...
Hepimizin yaraları var...
...yalnız değilsin merak etme.
Çok küçüktüm, böyle hayal meyal hatırlıyorum babamın gittiğini...
...ama annem...
...biz böyle üç kardeş yan yana dizilmişiz, gözü yaşlı...
...terk ediliyoruz.
Her ne kadar normalleştirmeye çalışsam da...
...olmuyor, atlatamamışım demek ki.
Yani o zaman küçüktüm, çok aklım almıyordu ama...
...büyüdükçe...
Bir gün bir yerde okumuştum...
...hepimizin rolleri varmış, hani toplumsal hayattaki roller.
Hepimizin tek ortak noktası...
...birinin evladı olmakmış.
Hayatta hiç kimse sevmese...
...seni mutlaka biri severmiş.
Ben de annem gidince...
...her insan olmaktan çıktım herhalde dedim.
Kimsenin evladı değilim.
Ben de, abim de, ekmek arası da...
...aman neyse.
Hiç kimsenin evladı olmamak...
...böyledir Defne.
Büyüdükçe kimi yaralar kabuk bağlar...
...kimileri de su yüzüne çıkar işte.
Hayat...
Ömer Bey...
...çok teşekkür ederim gerçekten, beni dinlediniz...
...sakinleştirdiniz, gerçekten çok iyi geldiniz.
Ne kadar yalnız olduğumu unutturdunuz bana.
Değilsin...
...ben varım.
Geçelim mi artık içeri ?
Hadi !
Günaydın kızlar.
Merhabalar, sevgiler, saygılar.
Hoş bulduk canım, ne güzelsiniz bugün.
Necmi Bey hoş geldiniz, ben de size bakıyordum.
Hayırdır, ne oldu ?
Kız meselesi.
Ne olmuş kız meselesine ?
Derya, sabahtan beri dokuz kere merhaba, on iki kez nasılsın...
...on yedi kez de yahu artık görsene kız beni dedim...
...bir kere bile beni fark edip dönüp bakmadı.
Hadi ya !
Evet.
O iş zor, yaş yani.
Ha.
Ama merak etme...
...bu şirkette çalışanların kalplerini hizaya sokacak bir planım var benim.
Nasıl yani, ne gibi ?
Şimdi, bu şirketin motivasyona ihtiyacı var Vedat...
...o yüzden bir arkadaşımı aradım, oteli var, haftasonu bizi orada misafir edecek.
Şirketi motive edeceğim, motive.
Harika, süper bir fikirmiş.
Ben orada gitar da çalarım Necmi Bey.
Süper olur, işi yürütürüm, harikasınız Necmi Bey.
Gitarı elime bir alacağım, dırırın !
Bunu söyleme istersen, gerek yok, olmaz.
O zaman başka bir şarkı söylerim.
Yok, başkası da olmasın, ee şarkı işini ben şey yaparım, ayarlarım, tamam ?
Tamam.
Ee güzel, sen şimdi şirketteki bütün arkadaşlara bir ortak mesaj at...
...hafta sonu motivasyon gezisine gideceğiz de, tamam mı ?
Atıyorum o zaman mesajı.
At, at, sorumluluk bende.
Salak kız ya.
Ya hemen üstüme atladı.
Yalnız bir an gerçekten korktum he.
Ömer gelip kurtarmasa...
Vay be...
...demek Defne'nin de yolculuğu buraya kadarmış ha ?
Çektik fişini işte...
...olur böyle şeyler iş hayatında...
...bize de zamanında az yapmadılar.
Ne yapalım, Ömer sorarsa da, al işte iş vermişim, yapamamış...
...kanıtım da ortada yani.
(Mesaj sesi.)
Aa !
Şirket bizi hafta sonu tatile götürüyor.
Oo !
Ne diyorsun, iyiymiş.
Yaşadık.
Hadsiz kız ya !
Üstümü, başımı berbat etti.
Ömer inşallah gerekeni...
Yasemin, hemen eşyalarını topla !
Bu şirketteki işin bugün bitti, buraya kadarmış.
İnsanlara karşı davranışların, üslubun şirket duruşumuzla uyuşmuyor.
Muhasebeye git, çıkışını versinler.
Ama...
Bugüne kadar yaptıkların için çok teşekkürler.
Tazminatını kuruşu kuruşuna alacaksın merak etme...
...ama şimdi lütfen, derhal burayı terk et !
Ah Ömer...
...Ömer, tatil Ömer tatil...
Nereden çıktı amca, ne tatili ?
Süper olmaz mı ama Ömer Bey ?
Ben ayarladım, arkadaşımın oteli var, hafta sonunda hepimizi ayarlayacak, krallar gibi yaşatacak.
Motivasyon gezisi oğlum.
Tamam amca, öyle olsun.
Tamam.
Bana bak gözlük, herkese mesaj attın değil mi ?
Tabii, tabii herkese attım.
Güzel.
Motivasyon.
(Mesaj sesi.)
Motivasyon gezisi mi ?
Nereden çıktı şimdi ya ?
Yasemin Hanım ne oldu, iyi misiniz ?
Eve götür beni.
Konuşmayacak mısınız ?
Atıldım...
...işten attı beni.
Düşünebiliyor musun, beni ya, beni !
Çıldıracağım Allah'ım, çıldıracağım ben.
Bunu bana nasıl yapar ya ?
Nasıl yapar bunu bana, nasıl yapar ?
İn.
Hadi in, in, in, in...
Neden geldik buraya ?
Gel.
Hah, şimdi bağır.
Bağır hadi, bağır.
Dök bütün hırsını...
...burada kimse duymaz hem seni.
Ben çok yaptım, iyi çalışır.
(Bağırıyor.)
Allah kahretsin !
Kahretsin !
Sen beni kovamazsın, tamam mı ?
Sen beni kovamazsın !
Hepinizden nefret ediyorum.
Bu şirketten de, çalışanlarından da, hepinizden !
Bunu hak etmiyorum ben.
O şirkete herkesten çok emek verdim.
Herkesten çok çalıştım.
Şimdi bir salak yüzünden işimden olacağım, bunu hak etmiyorum, hak etmiyorum bunu.
Of !
Şşşt, tamam, tamam, tamam, tamam...
Dur...
...bu çok saçma.
Olmaz.
Eve götür beni.
Yok, ben giderim.
Ehliyetim yok.
Tamam, sorun yok.
Ben eve bırakayım o zaman seni.
(Zil sesi.)
Selam Ömer, ne haber oğlum ?
Kimse yok mu yine, yalnız mısın ha ?
Ömer, Ömer çok önemli bir şey oldu ya.
Ne oldu amca, yine ne oldu, anlat ?
Şimdi Neriman Yenge'n buraya geliyor...
...ama biz beraberdik, amca yeğen sohbet ediyorduk tamam mı...
...Neriman Yenge'n geldiğinde öyle diyeceğiz, anlaşıldı mı ?
Ee ?
Yani işte beraberdik, biz oturuyorduk, yani daha doğrusu sen oturuyordun, ben dolanıyordum...
...ama şimdi ben de oturuyorum, tamam mı, biz sohbet ediyorduk amca yeğen ?
Kahve yaptım, içer misin ?
İçerim, içerim, yeni mi yaptın ?
Bana da koy ama bana yarım koy...
...hani daha önceden gelmişim, içmişim gibi belli olmasın, anlaşıldı mı ?
Peki amca, sen bahçeye çık, ben kahveyi alıp geliyorum.
Tamam ben çıkayım ama bak, biz yediden beri buradayız, sohbet ediyoruz...
...anlaşıldı mı, yediden beri buradayız ?
Amca tamam.
Peki tamam, peki ne üzerine konuşuyorduk biz, ne, ne yaptık, onu da bir karar verelim...
...yani yakalanmayalım.
Amca hakikaten yeter, dışarı çık, gelince doğaçlarız onu, merak etme.
Doğaçlarız değil mi, tamam doğaçlayalım.
Ha ama bana kahveyi yarım koy tamam mı, tam koyma,yarım olsun.
Yarım.
Doğaçlayalım, evet biz doğaçlarız.
Yarım kahve ver, ben bahçedeyim, doğaçlarız.
Hoş geldim, Ömer !
Neriman, hayatım, uzun sürdü gelmen.
Gel güzelim, gel, otur, geç.
Biz de burada Ömer ile sabahtan beri böyle...
Bayadır oturuyoruz.
Ha evet.
Ömer sen benim yarım kahvemi niye aldın ?
Ee soğudu ya, ben bir bakayım dedim içeride...
Sağ olasın, sağ olasın.
Çok güzel, çok güzel, Ömer, canım, bebeğim, nasılsın kuşum ?
İyiyim yengeciğim iyiyim, ya sen birşey içer misin bu arada, gideyim...
Ay yok, hiçbir şey istemem...
...sabahtan beri drink, drink, drink bidon gibi doldum valla.
Ömer...
...yengen ne kadar güzel değil mi ?
Ben ne kadar şanslı bir adamım ya...
...turnayı tam gözünden vurmuşum.
Gece bile ışıl ışıl kadın.
Ay Necmi...
Utandı.
Biz sana nasıl tanıştığımızı anlatmış mıydık ?
Ay, ay yapma Allah aşkına Necmi.
Yok, aslında tam bilmiyorum, yani hikayenin bir yerden sonrasını biliyorum da...
Dinle o zaman.
Şimdi o ilk bakış, o gözlerin ilk birbirine değdiği an...
...muhteşem bir an, ben o zaman yirmi iki yaşındayım...
...öyle hızlıyım, öyle ateşliyim ki, her gece İstanbul gecelerine akıyorum...
...altımda süper bir araba var, İstanbul'da tozu dumana katıyorum.
Çalışmak falan yok tabii.
Yok canım, ne çalışması, ne çalışacağım, salak mıyım ben...
...yorulacağım, tabiki enerjimi gece hayatına saklıyorum.
Bir arkadaşım vardı, dedi ki Necmi, oğlum dedi, seni çok güzel bir kızla tanıştıracağım dedi...
...tamam tanışalım dedim.
Her şey ayarlandı, bir restoranda buluşacağız...
...ben restorandan içeri bir girdim, hıh o ne ?
Dünyanın en güzel kızı oturuyor masada...
...hemen yanına gittim, merhabalar küçük hanım, ben Necmi İplikçi dedim.
Bu bir delirdi, bana bir bağırmaya başladı, sen kimsin, serseri, defol git, ne işin var burada diye.
Aa, ben bir şaşırdım, süklüm püklüm gittim masama oturdum...
...biraz sonra sevgilisi geldi.
Bunlar sohbet ederlerken bir kavgaya başladılar, ama ne kavga ?
Sonra başladı yengen ağlamaya ve terk etti orayı.
Dedim ki Necmi, işte fırsat bu fırsat...
...git kızın peşinden, ayarla.
Gerisini sen anlat.
Ay canım...
..hemen yanıma geldi, beni teselli etti...
..sonra evime kadar bıraktı...
...sonra maşallah, ayağı da hiç kesilmedi.
Ne keseceğim ya, ne keseceğim ?
Ve bir bakmışız ki otuz yıl geride kalmış, işte böyle.
...ama gerçekten ben dünyanın en şanslı erkeğiyim.
Gözlerini açıp bana baktığı zaman yüreğimin yağı eriyor, yağı.
Vay be, şahane hikayeymiş.
Ben kahvemi tazeleyeceğim, isteyen var mı ?
Yok.
Ay gülme, gülme.
Lazım bazen, hayat böyle her şeyi böyle tepside önüne sunmaz.
Bazen cart diye çekip yanına alman lazım istediğin şeyi.
Cart diye ?
Ay canım, sen istersen hüp diye çek.
Yani kişiye göre değişir, üsluba göre değişir.
Ama aksiyon almak lazım, o şart.
Doğru...
...aksiyon almak lazım.
Birini mi bekliyordunuz ?
Senin için koskoca mekanı kapattım, daha ne istiyorsun ?
Diyorsun ?
Ya...
Ne yapıyorsunuz aşk böcekleri ?
Azıcık benimle de ilgilenin ya.
Gel, gel.
Ya...
...ben bir çekirdek takviyesi yapayım, hemen geliyorum.
İyi, hadi.
Kız...
...çok mutlusun, değil mi ?
Yalan yok, mutluyum valla.
Ya seni hiç böyle uzun süredir ben mutlu görmedim, valla fotoğrafını çekmek istiyorum.
Çek.
Evet.
Gülümse.
Ay çok güzel oldu ha.
Bakayım.
Artık sen bunu kırk yıl saklarsın, çevir, çevir göster çocuklarına.
Aferin kız, ne güzel olmuş.
Çekirdekler geldi.
Oh !
Ver, ver.
Ee...
...anlat bakayım, ne var, ne yok ?
Şey var ya...
...bizim şirketin motivasyon gezisi var.
Haberin olsun, yani abi olarak haberin olsun.
Ee git tabii kızım...
...yani şirket isterse gideceksin tabii.
Abiyiz diye höt, zöt mü edeceğiz yani ?
Sonuçta çalışan insansın.
Vay...
...dar görüşlülüğün anlamı yok yani ?
Evet.
Kadınları özgür bırakacaksın abiciğim, sıkmayacaksın.
Yani biz kim oluyoruz ki, biz kimseden izin alıyor muyuz ?
Hah, almıyoruz, ee ?
Allah Allah abi...
Nihan.
Hı.
Sen bunu baya odundan yonta yonta, insan haline getirmişsin, aferin kız sana !
Ee aşk değiştirir.
Delirtir, delirtir.
Aşk uçurur, uçurur.
Aa İso !
Vay İso !
Hoş geldin.
Hoş geldin kardeşim.
Hoş geldin.
Çekirdek var mı ?
Olmaz mı ya ?
Oturayım ben.
Serdar.
Efendim kardeşim ?
Kahve senindir.
Benim mi ?
Ha...
...al, yürü.
Kardeşimsin be.
Buyurun.
İyi akşamlar, rahatsız ettim, Ömer İplikçi ben, Defne'nin iş yerinden arkadaşıyım.
Kendisiyle görüşebilir miyim ?
Ha ?
Ee Ömer İplikçi ben, Defne'nin iş yerinden arkadaşıyım.
Kendisiyle görüşebilir miyim, rica ettim ?
Hey maşallah be oğlum, kim, ne ile besledi seni böyle ?
Sen nasıl bir şeysin böyle ?
Siz Türkan Hanım olmalısınız.
Defne sizden bahsetmişti.
Tanıştığıma çok memnun oldum.
Ee şey, ee ben de, ee Defne evde yok.
Ee aşağı sokakta arkadaşlarıyla oturuyor.
Anladım tamam.
Tekrar kusura bakmayın, rahatsız ettim böyle.
İyi akşamlar, sağ olun.
İyi akşamlar.
Hey maşallah !
Ay !
Kimmiş o anneanne ?
Defne'nin bir arkadaşı.
Hadi gir içeri.
İso be...
...çok kral adamsın ha, vallahi...
...ama borcum borç, ödeyeceğim.
Tamam be oğlum, büyütme, ödersin.
Sana vermeyeceğiz de kime vereceğiz kahveyi ?
Ay, ben de yardım ederim, şöyle dekorasyonu falan yenileriz.
Ne güzel ya, öyle mutlu mutlu insanlar...
Tamam be kızım, hemen darlanma öyle...
...sana da gelir sıra, bekle biraz.
Defne.
[Defne.]
Defne.
Ay yok, ben iyice kafayı yedim.
Ömer Bey.
İyi akşamlar, bölüyorum muhabbetinizi ama...
...biraz konuşabilir miyiz ?
Tabii, tabii konuşalım.
Allah'ım sen aklıma mukayyet ol.
Defne, seni anlıyorum...
...yani anladığımı sanıyorum.
Efendim ?
Bsk, biz uzun süre anlayamadık birbirimizi.
Ama şimdi, galiba farkındayım her şeyin.
Farkındasınız.
Sen de beni anla diye geldim.
Her şeyi açık açık konuşalım diye geldim.
Ömer Bey ben gerçekten kendimde değilim.
Aklım dondu, yani gerçekten allak bullak oldum.
Bütün bu olanlar...
Mucize gibi.
Siz mucizelere inanır mısınız ?
İnanmak istiyorum.
Sen ?
Ben...
...bilmem.
Sanki bir adım daha atsam uçurumun kenarından düşecekmişim gibi hissediyorum.
Ya yalnız değilsen ?
Ya birlikte düşeceksek ?
Korkuyorum.
Korkma...
...ben eminim artık.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.