All language subtitles for Seven Ne Yapmaz 8. BΦlΒm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Söylediğini yaptım dayı.

Görünenin arkasındakine baktım.

İnşallah görmek istediğin gerçeği gördün evlat.

Eh!

Haydi o zaman!

Günaydın.

Günaydın.

Erkencisin.

Ben sana bir şey soracaktım.

Öğlen uygun musun?

Evet. Neden?

Birlikte bir öğle yemeği mi yesek acaba?

Tamam.

Yani birlikte.

Hı hı.

Yiyelim. Yiyelim tabii.

Tamam.

Nasıl yapalım?

Dışarı çıkarız değil mi?

Benim bildiğim bir yer var. Ben hazırlanayım, geleyim. Öğlen buradan beraber çıkarız.

Olur, olur.

Tamam, görüşürüz.

Görüşürüz.

Abiciğim! Günaydın.

Ne işin var senin bu saatte burada?

Günaydın bir tanem.

Senden bir şey isteyeceğim, gelsene benimle.

Tamam.

Gel.

Ya ne oldu? Kötü bir şey mi var?

Zeynep'ciğim, bana bir konuda yardım etmen lazım.

Tabii abiciğim, ne istersen.

Benim Gizem ile gözden uzak bir yerde vakit geçirmem gerekiyor.

Tamam ama ben ne yapabilirim ki?

Ona bir arkadaşımın doğum günü var diyeceksin.

Abim gelmiyor, annem de izin vermiyor.

Sen de benimle gelir misin diyeceksin, bu kadar.

Tamam, peki nereye getireceğim?

Ben Kilyos'ta bir yer ayarladım. Siz Melis ile birlikte gelin. Tamam mı?

Gizem'i de bıraktıktan sonra dönersiniz.

Tamam ama ben anlamadım. Niye yalan söylüyoruz ki?

Yalan söyleyen ben değilim.

Kim?

Gizem.

Gizem abla mı?

Ne?

Ne oldu?

Arzu!

Ver bakayım bir daha bana şunu!

Ya bakar mısın Ozan Sema'nın yanında nasıl rahat yatıyor!

Ya bu kadar arsızlık etmesinler artık, gözümüze soktular!

Bunların derdi ne ya?

Ya bu adam evli, evli!

Bu kadın bunu bilmiyor mu ya?

Ya haydi kimse umurunda değil!

Ama Nazlı!

Nazlı görür diye de mi korkmuyor?

Üzülür diye de mi düşünmüyor ya?

Yok! Demek bu kadar zaman biz boşuna uğraşmışız!

Bu adam hiç ders almamış!

Yazıklar olsun!

Vicdanı bir an olsun sızlamamış!

[Telefon çalıyor.]

(Şaşırıyor.)

Zeynep arıyor!

Hayırdır Zeynep'ciğim?

Ha, Gizem abla!

Ben şey diyecektim.

Ne oldu hayatım? Söylesene.

Ya, emin ol mecbur kalmasam aramazdım da bir işim düştü sana.

Tamam canım, söyle çekinmeden.

Yani elimden gelen bir şey varsa mutlaka yardımcı olurum.

Ya bugün benim çok yakın bir arkadaşımın Kilyos tarafında doğum günü var da...

...abim de götüremiyor beni.

Allah Allah!

Niye? İşi mi varmış?

Galiba. Annem de tek başıma gitmeme izin vermiyor.

İşin yoksa beni sen götürebilir misin?

Tabii tabii, götürürüm. Zaten benim bugün hiç işe gidesim yok.

Ben eve gelirim, hazırlanır çıkarız. Tamam mı canım?

Tamam, teşekkür ederim. Görüşürüz.

Ne oluyor Ozan?

Abi, iş yetiştirmeye çalışıyoruz burada.

Mehmet!

Bak, sen benim kardeşimsin. Beni dinlemen lazım.

Bak, bu Sema meselesi...

Sahiden sen neden onun yanında değilsin ya? Senin ne işin var burada?

Bak, Sema meselesinde haklı olan benim.

Benim hiçbir suçum yok. Bunu çok yakında sen de göreceksin.

Oğlum, mesele o değil.

Mesele senin sürekli benim güvenimi zedeleyecek bir falso vermen!

Lan bir tek kötü adam benim değil mi? Ha? Peki, eyvallah!

Ama bugün son.

Ya her şey tamamen bitecek ya da sil baştan yeniden başlayacağız. Göreceksin!

Haydi! Güle güle gidin, güle güle gelin.

Öyle ıssızlarda yine macera falan arama. Tamam mı evladım?

Tamam anne ya!

Zaten kalabalık bir parti. Çok uzun süreceğini de zannetmiyorum yani.

Birkaç saat durup geliriz. Değil mi Gizem abla?

Tabii tabii, sen ne zaman istersen döneriz.

İyi, haydi bakalım.

Geldik, burası.

Ha, geldik mi?

Ne oluyor ya?

Zeynep!

Zeynep nereye gidiyorsun?

Ne yapıyor bunlar ya?

Ozan!

Hoş geldin Gizem.

Hoş geldiniz Arzu Hanım.

Merhaba.

Teşekkürler.

Şeref verdiniz Arzu Hanım.

Merhaba.

Hemen masanızı ayarlatıyorum.

Teşekkür ederim.

Merci.

Şefi çağırmamı ister misiniz Arzu Hanım?

Yoksa her zamanki gibi hazırlatayım mı?

Yok, yok. Şefin buraya kadar yorulmasına gerek yok.

Ben hardal soslu somon istiyorum. Elbette yanına yakışanlar şefimizin tercihi olsun.

Hay hay efendim!

Beyefendi ne alırdı?

Aynısından!

Biraz daha sade bir yerlere gitseydik keşke.

Neden? Burayı sevmedin mi yoksa?

Yok, beğendim. beğendim de pek bana uygun değil.

Neden olmasın ki? Yoksa alışkanlıkların konusunda tutucu musun?

Yok yani...

...şöyle diyelim.

Bu kadar insanın...

...hiç birbiriyle temas etmeden...

...böyle resmi bir şekilde oturarak yemek yemeleri...

...yani bana biraz garip geliyor.

Burada gördüğün insanların çoğu hayatlarındaki yokluğu, eksikliği bu tür mekanlarda gideriyor.

Peki sen neden buradasın? Diğerleriyle aynı nedenlerle mi?

Yani sen de mi böyle hissediyorsun?

Ben artık kendimi hiç yalnız hissetmiyorum.

Sen?

Ben de.

Arzu!

Burak! Nasılsın?

Ne zaman geldin Londra'dan?

Dün sabah.

Süper!

Burada olduğunu söyleseydin beraber yemek yerdik.

Ben seni ararım, yeriz.

Tamamdır, görüşürüz.

Tamam, görüşürüz, haberleşiriz. Bye bye.

Ne oluyor Ozan?

Biraz konuşmak istedim.

Ama ben seninle konuşmak istemiyorum.

O malum olaydan sonra ne demiştik?

Sadece profesyonel bir ilişkimiz olacak.

O malum olay hakkında da konuşuruz belki.

Ben senin yalanlarını dinlemek istemiyorum ama.

Konuşmak zorundayız.

Şirkette konuşurduk. Basit.

Gizem Hanım derdin, sizinle konuşmak istiyorum derdin.

İki medeni insan gibi konuşurduk. Yalansız dolansız.

Evet, doğru.

Yalansız dolansız.

Neyi ima etmeye çalışıyorsun sen?

Açık açık söyle.

Söyleyeceğim işte, haydi gel biraz sohbet edelim.

Konuşalım.

Açık açık!

Tamam, anlaşıldı.

Kendini affettirmeye çalışıyorsun.

Ama öyle bir şey olmayacak.

Burada durmak istemiyorum.

Hiç bir yere gitmiyorsun!

Zaten istesen de gidemezsin.

Ne yapacaksın?

Rehin mi tutacaksın beni burada? Esir mi alacaksın?

Bu kadar mı korkutucu bir adamım ben senin gözünde?

Korkutucu değilsin.

Sana güvenmiyorum.

Doğal olarak.

Bunları benim için mi hazırladın?

Senin için hazırladım.

Yaşananlardan sonra Sema için hazırlasan daha doğru olmaz mıydı?

Bizim seninle yaşanacak neyimiz var ki?

Önce şu meseleyi bir açıklığa kavuşturalım.

O gün Sema'nın evinde gördüklerin zerre kadar gerçek değildi.

Ya sen dalga mı geçiyorsun benimle acaba?

Ben gördüğüme mi inanayım, sana mı inanayım?

Sema meselesinin tamamen tuzak olduğunu sana ispatlayacağım, o ayrı.

Bu kadar eminsin kendinden yani!

Eminim.

E, ispatla o zaman. Sonra konuşalım.

Şimdi...

...senden bir şey rica edeceğim.

Dinliyorum seni.

Hani bizim yaşayacak neyimiz var diyorsun ya.

Biz hafife alınmayacak kadar çok şey yaşadık.

İyi ya da kötü. Açmak istiyorsan hesap defteri önümüzde.

Açmak istiyor musun hesap defterini?

Benim korkacak, çekinecek bir şeyim yok.

Açabiliriz.

Açalım.

Sence sen iyi bir insan mısın?

Hatalarım var.

Ama bence iyi bir insanım.

Peki dürüst müsün?

Yani...

...bazen şartlar insana istemediği şeyleri yaptırıyor.

Ama her zaman dürüst olmaya çalışmışımdır.

Ya sen?

Dürüstlük üzerine bu yaşıma kadar o kadar az düşünmüştüm ki.

Senin için gerek yoktu muhtemelen çünkü.

Yoktu galiba.

Aklıma ne eserse onu yapıyordum, önüme ne gelirse onu yaşıyordum.

Ama sonra bir şey oldu.

Ne oldu?

Bir kızla tanıştığımdan bahsetmiştim zaten.

Nazlı!

Hatırlıyor musun Nazlı'yı?

O beni değiştirdi.

Dürüstlüğün de...

...sadakatin de ne olduğunu bana öğretti.

Ama en önemlisi bana ne öğretti biliyor musun?

Sevmeyi.

Aşkı öğretti.

Sona geldik.

Bu zarfın içinde ne var biliyor musun?

Ben bu zarfı açmadan önce...

...bana anlatmak istediğin bir şey varsa seni dinleyeceğim.

Ve sen ne söylersen söyle seni affedeceğim.

Sen benimle oyun mu oynuyorsun?

Benimki masum bir oyun.

Hiçbir şey eskisinden kötü olmayacak. Sana söz veriyorum.

Peki...

...benim söyleyecek hiçbir şeyim yoksa?

O zaman ne olacak?

O zaman buradan gideceksin.

Ve seni bir daha görmeyeceğim.

Beni tehdit mi ediyorsun?

Eğer beni görmemek senin için bir tehditse, evet, seni tehdit ediyorum.

Bugün Ozan geldi depoya.

Hayret! Ne zamandır iş hiç umurunda değildi.

Tamamen başka bir Ozan vardı karşımda. Kararlı, kendine güvenen...

Ama bir şey vardı.

Garip laflar etti.

Bugün her şey belli olacak dedi.

Bugün mü?

Ne olacakmış bugün?

Bir bilsem. Yani yıllardır tanımama rağmen...

...son günlerde Ozan'ın aklından neler geçiyor anlayamıyorum.

En yakınındaki insanı bile anlamak zor bazen.

İnsan böyle işte. Karmaşık, zaaflı...

Ama sen öyle değilsin.

Nasılım?

Sen aklından geçeni hemen söylersin. Dürüstsün.

Yani, böyle içinde bir şey kalsa rahat edemeyecekmişsin gibi.

Yalansız, oyunsuz.

Vallahi bu kadar kısa sürede beni tanımış olman ürpertici olsa da haklısın.

Çünkü...

...bizim gibilere hayat çoğu zaman ikinci bir şansı vermiyor.

Yani diyetini ödüyorsun, dersini alıyorsun.

Afiyet olsun.

Teşekkürler.

İçteki.

Ben yanlış bir şey mi söyledim?

Yani lafını bölmek istememiştim, çok özür dilerim.

Hangisini kullanmam gerektiğini çok iyi biliyorum. Tamam mı?

Sadece biraz rahat hissetmiyorum kendimi.

Etrafta bu kadar insanın bakışları...

Pardon ya! Pardon, pardon!

Lütfen hemen ortalığı toplayabilir miyiz?

Mehmet!

Mehmet!

Mehmet, bir saniye!

Mehmet!

Mehmet, bir bekler misin? Lütfen!

Bir saniye!

Bir bankta oturup benimle simit yer misin?

Televizyonun karşısında meyve soyar mısın? Kirada oturur musun mesela?

Sen bunların hiçbirini yapamazsın Arzu.

O yüzden ele güne karşı beni rezil rüsva etme.

Ben her şeyi yaparım.

Yeter ki sen benim yanımda ol.

Son kez soruyorum.

Bana anlatmak istediğin bir şey var mı?

Sen ne zamandan beri biliyorsun?

Nazlı!

Bana bunu ne zaman anlatacaktın?

Yoksa hiç mi?

Gizem Haznedar diye biri hiç yokmuş.

Hiç var olmamış.

Nazlı!

Sen en başından beri benim Nazlı'mdın.

Senin yüzünden oldu her şey!

Beni bırakıp gittin!

Beni ele güne rezil ettin!

Ben de sen bil istedim.

Bana ne yaşattıysan. Terk etmenin...

...gururunun alçalmasının, aşağılanmanın ne demek olduğunu bil istedim!

Öğrettin işte.

Öğrendin ya!

Öğrendin! Kadınların koynuna girmeyi öğrendin, alçak!

Dokunma bana!

Çünkü dokunduğunda canım acıyor.

İçim parçalanıyor.

Sen bana ne yapıyorsun Nazlı, ha?

Kedinin fareyle oynadığı gibi oynadın benimle.

Söylesene ya! Bu yaşadıklarımızın hangisi gerçekti?

Gerçek!

Gerçek neydi biliyor musun?

Senin Nazlı'yı her terk ettiğinde Gizem'in yanına gitmendi.

Gerçek senin annenin planlarına uyup...

...seni elinde oynatan bir kadına dik duramamandı gerçek!

Ya sen beni kandırdın, alay ettin! Oynadın benimle!

Karşıma geçmiş bir özür bile dilemiyorsun!

Ya şu zarfın içindeki gerçek olmasa sen benimle oynamaya devam edecektin!

Sen benim kaç kere kalbimi kırdın?

Sen beni düğün gecemizde terk ettin!

Anladın mı?

Ben Nazlı gibi olup...

...Gizem'i unutursun diye bize bir şans vermek istedim!

Sen ne yaptın?

Ben Nazlı'yı sevdim hep.

Gizem Haznedar'ın çevirdiği bu oyunlar olmasaydı eğer ben Nazlı'nın ellerini tutup ona sarılacaktım.

Ben sana çiçek aldım ya!

Ben senin kapına geldim. Ben sana seni seviyorum dedim!

Sonra!

Sonra beni terk edip gittin!

Sonra Nazlı'dan bir özür bile dilemedin sen!

Yeter!

Yeter artık, oyun bitti.

Benimle de ailemle de oynadın. Bir düşene de tekme sen vurdun.

Paranla bizi terbiye ettin.

Şirketimizi satın aldın.

O kadar parayı nereden buldun? Artık her şeyi öğrenmek istiyorum senden!

Kanımdan!

Canımdan!

Öfkemden birini buldum!

Kız kardeşimden!

Babamın beni o kadar terk etmesine rağmen!

Bırakıp gitmesine rağmen ben onun yardımlarını kabul ettim!

İntikamım yerde kalmasın diye!

Arzu!

Kardeşin Arzu.

Her şey en başından beri kurulmuş.

Ozan da sizin oyuncağınız olmuş.

Evet!

Bana ne yaşattıysan aynısını yaşayasın demiştim ya!

Az bile demişim!

Sen geçen Sema'nın yatağındaydın ya!

Ahım!

Ahım senin peşini bırakmayacak!

Senden nefret ediyorum!

Benden nefret ediyorsun, ha?

Keşke ölseydim de o senin suratını görmeseydim!

Bir daha görmezsin.

Eyvallah!

Teşekkür ederim.

Rica ederim.

[Telefon çalıyor.]

Özür dilerim.

Ozan arıyor.

Efendim!

Mehmet!

Gelip Nazlı'yı alın buradan.

Nazlı mı? Ne olmuş Nazlı'ya Ozan?

İyi değil, yalnız kalmasını istemiyorum.

Her şey ortaya çıktı.

Gizem en başından beri Nazlı'ymış.

Yaşadıklarımız da koca bir yalan.

Bunu sen zaten biliyordun, değil mi?

Kardeşim!

Konumu gönderiyorum.

Hemen gitmemiz lazım!

Ne oldu?

Ozan öğrenmiş!

Her şeyi! Yürü!

Ne?

Nazlı!

Nazlı, canım iyi misin?

Arzu!

Her şeyi öğrenmiş.

Tamam, tamam. Senin şu an yapabileceğin hiçbir şey yok.

Hem o kendine baksın. Daha iki gün önce...

Biliyorum, biliyorum. Haklısın.

Yani savunacak bir tarafı yok ama...

...ne bileyim? İşte, keşke böyle olmasaydı.

Keşke!

Keşke canımın içi!

Zeynep!

E, konuşamadık. Dün doğum günü partisi nasıl geçti?

Parti mi?

Ya kuzen bize niye haber vermedin ya madem parti var da?

He, biz de azıcık dans ederdik ha!

Cuppa cuppa!

Cuppa cuppa!

Susun lan!

Size ne el alemin partisinden?

Zeynep!

Hiç bana öyle bakma görüm! Benim bu olayla hiç dahilim yok.

Zeynep!

Zeynep!

Zeynep!

Zeynep baksana bana bakayım!

Zeynep dinle beni!

Bu ne haller? Bu haller ne böyle?

Yok bir şey anne ya.

Nasıl yok bir şey? Sen bak bakayım şu gözlere. Şu gözlere bak.

Bir şey kaçabilir mi bu gözlerden?

Öf, anne!

Öf denmez anneye, öf denmez!

Anlat! Niye başka biri gibi davranıyorsun sen?

Başka biri gibi davranan ben değilim anneciğim.

Ben çevrede kimseyi göremiyorum.

Göremezsin, göremezsin. Çünkü kendini o kadar iyi saklıyor ki!

Boynuzu var keçi değil.

Uçuyor ama kuş değil.

Ne?

Ekşi ama erik değil. Tatlı ama elma değil.

Ay anne ne diyorsun yine ya?

Ay senin gibi konuşuyorum işte!

Nasıl benim gibi konuşuyorsun?

Yani bilmece gibi işte, bilmece gibi!

Gerçi bunlar bilinir ama neyse.

Dökül!

Nazlı var ya!

Hı hı, Ozan'ın boşanacağı kız, evet.

Ya da evleneceği kız.

Bak Zeynep vallahi geliyor beş kardeş, bak üç de olabilir!

Nazlı ile Gizem aynı kişiymiş anneciğim!

Gizem bizi bugüne kadar kandırmış.

Bütün bu evi almalar, şirketi almalar, abimi müştemilata göndermeler...

...hepsinin sebebi intikammış anneciğim.

Ağzını kapat anneciğim. Ağzını kapat.

Ya tabii ya!

Ben o gün o bandumayı öyle hapur hupur yemesinden anlamalıydım.

Ama ya ben niye anlayamadım onu?

Aşçınızın eline sağlık!

Ayşegül ne de olsa Safranboluludur.

Vallaha mı? Neresinden?

Ha yani İsmet, Hikmet, Fatma da bunu biliyorlar.

E, ben onlara yapacağımı bilirim. Görüm!

Sakın anneciğim! Sakın, sakın!

Bak abim söz verdirdi. O söylemeden kimseye hiç bir şey söylemek yok.

Bak, lütfen beni pişman etme!

Ama kızım böyle olmaz ki! Böyle durulur mu bu durumda?

Olur anneciğim, olur. Nasılsa iki gün önce kendi kızını kaçırtan insansın!

Yani alışıksın sen böyle numaralara. Değil mi?

Laf da sokuyor.

Büyümüş de annesine laf sokuyor. Olsun! Büyüdü ya.

Ozan!

Kardeşim bir şey mi oldu? Apar topar beni de çıkardınız dükkandan.

Hani Gizem Haznedar şirketi ilk satın aldığında sana Nazlı demiştim.

Of!

Yine mi aynı mesele abi?

Mesele kapandı.

Nasıl? Köyüne mi gitti?

Yok, senin o ölüp bittiğin Gizem var ya...

Başkasını mı buldu yoksa?

Kaçırdın mı elinden kızı ya?

Koskoca Ozan Ekinsoy be!

Ya Serkan! Bir susup dinleyecek misin Allah aşkına ya?

Tamam, tamam. Ciddiyim, anlat kardeşim. Ne oldu?

Haklı çıktım. Gizem ve Nazlı aynı kişiymiş.

Ne?

Herkes yalan söylüyor bu hayatta bana.

Sen de yalan söyledin mi lan bana?

Bu Sema'nın işlerinden falan haberin var mıydı?

Yoktu kardeşim, gerçekten yoktu benim haberim falan.

Abi ben kafayı yiyeceğim ya!

Öyle görünüyor. Pek iyi değilsin.

Sema'yı ara Serkan. Ara!

Ara, direkt eve gelsin.

Herkes bugün bunun hesabını verecek. Ara!

Efendim Serkan'cığım!

Ozan mı?

Çok mu sinirli?

Ya yok, ben gelmeyeyim o zaman şimdi.

Tamam, tamam geliyorum.

Efendim!

Ha Zeynep de mi?

Ne? Ay onlarla ne işin var çocuğum?

Ay tamam, tamam!

Ay sen bir sinirlisin.

Tamam, tamam. Sakin, sakin!

Bekliyoruz, tamam.

Ne oldu anne?

Abin birazdan buraya geliyormuş.

Ee?

Hepimizle konuşacakları varmış.

Bizle de mi?

Biz ne alaka ya?

Hepimizle.

Ya mesainin ortasındayım Ozan. Nasıl geleyim?

İyi, bakarız duruma göre. Haydi eyvallah!

Ya Arzu gözünü sevdiğim ya!

Ya senin bu dar eteklerden, fikfikli gömlekler dışında bir şeyin yok mu?

Şöyle rahat! Böyle ömür geçmez.

Yani weekendlerim var ama sen sever misin bak, bilmiyorum.

Vik ne kız?

Hafta sonu giydiklerim yani.

Ay aman işte! Entari, düz taban, öyle bir şey.

Öf! En çok neye seviniyorum, biliyor musun?

Şu dar eteklerden, fikfikli gömleklerden...

...o iğrenç takma kirpiklerden kurtulduğuma o kadar seviniyorum ki.

Bir de Ozan'dan da şöyle kurtulsam ne güzel olacak.

[Telefon çalıyor.]

İyi insan mı desem? Ne desem?

Evet, tabii. Çok iyi insan gerçekten!

Gizem'e kur yapan, Nazlı'ya çiçek alan ve Sema'nın yatağında biten...

...inanılmaz bir şahsiyet kendisi.

Efendim!

Ne olmuş?

Nasıl?

Peki.

Ne oldu? Ne diyor ya? Söyle!

Peki.

Tamam.

Bizi eve çağırıyor.

Neden?

Ya bence bu düşündü, pişman oldu. Seni affetmeye karar verdi.

Ben onu affedecek miyim acaba?

Hiçbir yere gitmiyorum.

Ya Nazlı, eğer her şeyi açıklayacaksak...

...artık onlarla yüzleşmemiz lazım. Yapacak bir şey yok.

Öf!

Haydi git, bana bir tane vik mik bir şeyler getir.

Ozan!

Neler oluyor çocuğum?

Ne mi oluyor?

Ozan'cığım!

Sen sus Sema, sus!

Aylardır bir insanın hayatı boyunca görmediği kadar tuhaflıklar gördüm.

Evlendim. Evlendiğim kadını terk edip şehre dönmek zorunda kaldım.

Babam kaçıp gitti.

Kadının biri batık şirketimizi satın aldı.

Annem para için kendi kızını kaçırttı.

Figürasyon ajansından bulunmuş bir aileyle gerçekmiş gibi tanıştırıldım.

Oysa Nazlı'nın gerçekten bir kız kardeşi varmış.

Sema benimle bir ilişkisi olduğu yalanının cümle aleme ilan etti.

Ama...

Ne ama? Ama ne?

Bana tuzak kurmadın mı? Beni tehdit etmedin mi?

Olan biten baştan beri yalan değil miydi, ha?

Neydi? Cevap ver!

Ben sadece seni sevdiğim için Ozan'cığım...

Nasıl yani?

Gördüğüm her şey yalan mıydı? Hepsi yalan mıydı?

Ben seni hiçbir zaman sevmedim.

Sevmeyeceğim.

Ben hayatımda bir tek kadını sevdim.

O da burada oturuyor.

Ama o da bana yalan söyledi.

Şimdi git!

Seni bir daha asla görmek istemiyorum.

Asla!

Kardeşim dediğim insan...

Bu hayattaki en güvendiğim insan...

Tamam! Tamam abi, tamam.

Yalan söyledim.

Bana güvenmiştin, gözünü kızların üzerinden ayırma demiştin.

Yapamadım.

İstersen şu an kalkıp giderim, bir daha da karşına çıkmam.

Bekle bir.

Bana hayatta dürüst ve mert bi insan olmayı öğretecek olan halam da başka bir yalana ortak oldu!

Başka ve çok büyük bir yalana.

Kuzenlerimle.

Nazlı aslında hep yanı başımdaymış.

Gizem diye biri hiç olmamış.

Her şey intikam almak içinmiş.

Demek ki benden ne kadar çok nefret ettiyse...

Etmedim.

Hiç!

Dün bana senden nefret ediyorum diye haykırdın resmen.

Artık birbirimize söyleyecek bir şeyimiz kalmadı sanırım.

Ozan!

Sana inanmadığım için özür dilerim.

Doğru yaptın. işe yaramazın tekiyim ben.

Ozan dur!

Gitme!

Baştan hataydı.

Seni ilk gördüğüm anda uzaklaşıp gitmeliydim senden.

Hayatını mahvettim.

Tamam.

Geçti, gitti işte.

Şimdi bir aradayız.

O kadar şeyden sonra...

...tekrar bir arada olabileceğimize inanıyor musun gerçekten?

Bir daha benden şüphelenmeyecek misin?

Bana inanacak mısın?

Seni aldatmamdan, sana yalan söylememden korkmayacak mısın?

Peki ben bu olanları nasıl unutacağım? Seni nasıl affedeceğim?

Artık buradan toparlayamayız, yapamayız.

Köye dön.

Hayatına devam et.

Özür dilerim.

Ben de.

Seni seviyorum.

Ben de.

Muammer, bu piyasanın kurtlarındandır Recep.

Eyvallah!

Parkta çekilen videon milyon tıklandı oğlum.

Önün açık evlat.

Bak! Gördün mü? Ben sana ne dedim?

Hemen bir single yapalım diyorum.

Single.

Yani tek parçalık albüm.

Sözleşmeyi imzaladıktan sonra stüdyoya geçeriz.

Bir haftaya kalmaz da klibi çekeriz.

Sonra gelsin paracıklar.

Nazlı gelecek mi?

Hay Nazlı...

Gelecek! Nazlı da gelecek!

Kadınlar parayı sever evlat.

Avukat Yadigar Bey'i bekliyor.

Ha tamam!

Müsaadenizle!

Ben şey yapayım, dur sen.

Tamam.

Sen delikanlı birine benziyorsun, belli.

Bu Yadigar çürük pabuç!

Senin yanına yakışmaz, sakat adam!

Zaten aracıya ihtiyacın yok. Gel sen he de!

Teke tek imzalayalım sözleşmeyi. Ne dersin?

Sen beni saf sandın, belli.

Ama kalleş değilim he!

Tamam!

Haydi eyvallah!

Recep! Yanlış anladın oğlum, dur bir dakika.

Ben anlayacağımı anladım!

Yadigar abim hakkında böyle ileri geri konuşanla da benim işim olmaz.

Haydi eyvallah.

Şu mu?

Yadigar abi, kalk, gidiyoruz!

Ne oldu?

Haydi kalk!

Bir dakika Yadigar, bir dakika! Bir yanlışlık oldu.

Evet! Bir yanlışlık oldu!

Hatta çok büyük bir yanlış oldu!

Dur, tahmin edeyim.

Bensiz sözleşme imzalatmaya çalıştı, değil mi?

Piyasa bıkmadı şu eski numaralardan.

Muammer al, miktarı değiştir.

İki katı olsun!

Şayet Recep'i istiyorsan tabii.

Yürü!

Recep!

İki gözümsün.

Sana söz veriyorum!

O Nazlı seninle nikah masasına oturacak!

Söz!

Yok ya! Vallahi abi yok!

Bak! Hatta böyle bir şey batıyormuş gibi oluyor.

Baksana! Bak, bak!

Bak!

Nasıl yanıyor?

Yine ne tür bir rezillik peşindesiniz Ozan Bey?

Bu kim?

İş istemeye gelmiş.

Garip.

Ben de...

...bizim şirkette ona uygun bir iş olmadığını söyledim.

Hoş geldin abi. Çay vereyim mi?

Abi!

Abi, sana diyorum!

Bir şey mi dediniz?

Çay vereyim mi?

Olur abi, ver.

Hoş geldiniz.

Ustam bize dört çay!

Ha ne diyordum? Oğlum, kız bana fena kesik lan!

Ne oldu lan, aşık mı oldun yoksa?

Ya ne aşkı be! Biraz takılacağız işte, ondan sonra herkes kendi yoluna!

Tabii oğlum, önce bir koklayacaksın. Sonra hop başka bir çiçeğe!

Bal arısı misali çiçekten çiçeğe.

Siz aşktan ne anlarsınız lan!

Anca birilerinin hayatını mahvedersiniz böyle!

Hayırdır birader? Sen böyle bir yükseldin!

Daha yükselmedim ama birazdan yükseleceğim!

Yüksel bir bakalım! Ne kadar yükseleceksin?

Ulan iki dakika bir adam olun be!

Aşk hayatta insanın karşısına kaç defa çıkar?

Vallahi yüz olur, iki yüz olur...

Komik mi lan bu, ha?

Bir gün bir duvara çarparsın, görürsün dünyanın kaç bucak olduğunu.

Yeter ulan kafa ütülediğin! Kapa çeneni!

Kapamazsam ne olur lan?

Gel! Vur! Vur!

Gel!

Vur lan!

Yürü lan! Manyak bu!

Abla!

Haydi bir şeyler ye, bak harap ettin kendini. Haydi.

Arzu lütfen! Lütfen beni yalnız bırak biraz.

Ama böyle olmaz ki bak, yazık ediyorsun kendine.

Edeceğim.

Ben yazık edeceğim kendime, evet.

Gittim.

Ozan'a inanmadım, o kadına inandım.

Atık sağ elini sol evinle avutacaksın Nazlı.

Onun elini tutmayacaksın da kimin elini tutacaksın?

Sen benim dört yapraklı yoncamsın.

Bunu hayatın boyunca benden bir hatıra olarak boynunda taşımanı istiyorum.

Ben de seni kalbimde taşıyacağım.

Her zaman.

Evlat! Bu ne hal?

Ya anlatıp senin de canını sıkmayayım be dayı!

Boş ver!

Gel otur şöyle, otur!

Kavga ettim işte.

Onu anladık.

Neden kavga ettiğini anlat.

Ben...

Ya ben sandım ki...

Ne sandın?

Sandım ki...

Şöyle sıkı bir ağzım, burnum dağılırsa eğer...

...kalbimin acısı biraz olsun geçer sandım.

Ama geçmedi.

Kendini cezalandırınca...

...acıların bitecek mi sandın?

Ay vallahi benim beynim dondu ya artık!

Of!

Ne oldu gelin?

Oğlunun bir köylü kızla evlenmesi dokundu mu?

Dokundu görüm, dokundu! Gerçekten dokundu da...

...benim anlamadığım ne biliyor musun?Şimdi bu köylü kızı...

...bizim koca şirketi alacak kadar parayı nereden buldu yani?

Babasından.

Ne oldu? Babası tarlaları mı sattı?

Yoksa büyükbaşları mı sattı?

Yoksa kız Fatma sen mi verdin parayı kıza?

Anne!

Ağlanacak halimize güldüğünün farkında mısın anneciğim?

Değil mi ya? Aslında benim biraz sinirlerim bozuldu da.

Neyse! Kimmiş babası?

Yaşar!

Ay Yaşar, kim Yaşar? Binlerce Yaşar var.

Sarı çizmeli Mehmet Ağa! Hangi Yaşar? Kim Yaşar?

Aslında sen pek yakından tanıyorsun.

O bizim Aycılar'ın Yaşar!

Tamam babacığım, merak etme.

Şey...

Olanları sakın anlatma Arzu, lütfen!

Alo!

Evet, evet, her şey yolunda! Ozan bir şey anlamadı.

Nazlı da iyi.

Tamam, tamam. Ben seni sonra ararım, öptüm.

Neden anlatmama müsaade etmiyorsun?

O bize mutlaka bir çözüm bulur.

Ondan gelecek çözüm gelmez olsun Arzu!

Biraz haksızlık etmiyor musun?

Onun bana yaptıklarının yanında hiç etmiyorum!

Hangi Yaşar?

Yaşar Aycı!

Senin...

...dilin...

...ne söylüyor görüm?

Bir dakika, bir dakika! Anneciğim!

Sen tanıyor musun Nazlı'nın babasını?

Tanıır tabii.

Tanımaz mı hiç?

Anne sen biliyor musun sonra ne olduğunu?

Bizim köyde bu Aycılar'ın Yaşar'a iftira atıyorlar.

Ay!

Ay!

Oksijen!

İftira atan kadın Yaşar'a sevdalıymış ama...

...Yaşar bunu hiç sevmiyormuş.

Ay yazık kadına değil mi? Ay ne kadar yazık!

Yaşar onu sevmeyince bu kadın ne yapıyor?

Hırsız diye iftira atıyor ki Yaşar hamile karısını bırakıp...

...köyden kaçmak zorunda kalıyor.

Yok artık ya! Ne fena insanlar var!

Bir dur bakayım Zeynep! Bak, bak!

İsmet ile Hikmet bak, sanki seni çağırıyorlar. Kızım, bir git baksana şunlara!

Yok, ben hiç öyle çağırıldığımı duymadım gelin.

Sonra ne oluyor biliyor musun halasının kuzusu?

Bir başına kalıyor karnında Nazlı'mla.

Sonra doğumda da ölüyor garibim!

Yazık ya!

Ay!

Yaşar da bu Nazlı kızı bana emanet ediyor.

Sonra İstanbul'a geliyor, burada yeni bir hayat kuruyor, evleniyor.

Çocukları oluyor.

O da Arzu! Aha da Arzu Hanım, Arzu.

Ama o burada çok çalışıyor. Bayağı bayağı zengin oluyor.

Sonra Ozan'ın Nazlı'yı terk ettiğini öğrenince...

...karşısına kardeşi Arzu'yı çıkarıyor.

Nazlı'nın ondan intikamını alması için de bütün servetini önüne döküyor.

Zeynep sen kızım, git bahçede arkadaşlarınla oyun oyna!

Ay anne! Ne bahçesi, ne arkadaşı? Ne diyorsun ya?

Ya halacığım, sen anlat! Ben merak ediyorum.

Ne olmuş sonra? Gitmiş mi o iğrenç kadın?

Ay niye iğrenç diyorsun kadına? Yazık değil mi?

Yani zaten iğrençtir de ben seni böyle mi büyüttüm kızım?

Öf anne ya! E?

Ay halasının kuzusu!

Sen merak ediyorsun değil mi bu kadının kim olduğunu?

Acılara ne iyi gelir bilir misin?

Ne?

İşte bu sahici gözyaşları.

Ve cesaret!

Cesaret!

Cesaret ya!

Cesaret!

Kimmiş, neymiş bu kadının adı?

Hiç kimseymiş. Kadın zaten bir hiç!

Kadın zaten böyle bir kadın hiç!

Aliye!

Efendim!

Adı Aliye'ymiş!

Ne?

Yok! Ben değil o, ben Aliye değil.

Aliye ben değil! Aliye dolu Aliye!

Ben ne arar, Aliye kim ben kim? Aliye değil ben.

Anne sen gerçekten bunların hepsini yaptın mı?

Ay! Ay yaparım yapmam canım!

Yap... Yaptım, yaptım ama yani...

Ben o kalsın diye yaptım ama o gitti.

Ben ona aşıktım. Ben, ben suçsuzum. Asıl...

...suçlu ya! Of!

Anne ben, ben sana inanamıyorum!

Ben sana gerçekten artık inanamıyorum!

E, gelin!

Allah'ın sopası yok!

İşte böyle gün gelir, önüne serilir her şey.

Arzu.

Efendim kuzum.

Aramadı değil mi?

Aramadı.

İyi midir sence?

Mehmet de ulaşmaya çalışıyor.

Ama iyidir, merak etme.

Hem bırak, biraz yalnız kalsın.

Köye gelir mi dersin?

Köye mi?

İstanbul bana artık dar canım kardeşim.

[Telefon çalıyor.]

Açmayacak mısın telefonu?

Kapattı telefonu.

Neyse, bir sabah olsun da.

Sen iyi misin? Ne oldu?

Nazlı.

Köye dönmek istiyor.

Artık burada kalamazmış.

Onu o kadar geç buldum ki...

...kaybetmek istemiyorum.

Artık nerede olursanız olun...

...hep yan yana olacaksınız.

Kardeşlik böyle bir şey.

Ozan!

Nazlı!

Ozan!

Nazlı!

Buradasın.

Buradasın.

Senin de işin zor be dayı! Amma sabır gerektiriyor ha!

Sana sırrını söyleyeyim mi?

Düğüm nasıl çözülür, bilir misin?

Nasıl?

Ağın düğümlenmeden önceki halini hatırlayarak.

İşte böyle.

[Telefon çalıyor.]

Efendim Mehmet!

Oğlum Ozan neredesin? Öldük meraktan ya!

Öldük derken?

Yani Arzu, Nazlı, ben. Hepimiz, hepimiz işte.

Oğlum, Nazlı çok kötü.

Nasıl kötü?

Ne oldu? Sağlığı iyi değil mi? Nesi var?

Sağlığı iyi, iyi de...

...ya ne gözyaşı durdu, ne de uyudu bütün gece.

Bak, bu böyle olmaz.

Sen neredesin? Yerini söyle, hemen geleceğim.

Ozan!

Ozan orada mısın?

Alo! Ozan!

Evet! Artık herkesin yolu açık olsun.

Allah büyük. Başka keder vermesin vallahi.

Yani artık ya cenazede ya düğünde görüşürüz.

Ya düğünde ya cenazede.

Halacığım!

Son günlerde biraz kötü davrandım, özür dilerim.

Oy halasının kuzusu!

Sen hiç üzülme, oldu mu?

Bak, bir sıkıntın bir derdin falan olursa kapı gibi halan var senin arkanda.

Hiç tasa etme. Benim evim de kapım da sana her zaman açıktır.

Oy kuzum!

Kuzum benim!

Kara kız! Ne zaman istersen gel. Tamam mı?

Bana bak! Canın falan sıkılırsa...

...hemen bir alo de. Ben seni benim arabayla gelir alırım.

Hem bak, kapı gibi iki tane abin var burada. Tamam mı?

Sıkma canını hiçbir şey için.

Ayşegül Hanım.

Ya sizi tanımak çok güzeldi ama ayrılmak çok zor ya.

Sağ ol Hikmet.

Yani sizin tavşan kanı çaylarınızı...

...zeytinyağlılarınızı, bandumalarınızı çok özleyeceğiz.

Çok memnun oldum.

Yolunuz açık olsun.

Öpeyim.

Bir daha öpeyim.

Haydi, haydi! Haydi!

Haydi! Ağlamak yok.

Hoşça kalın.

Yürüyün.

Güle güle.

Çak!

Bravo oğlum be! Bravo be!

Nasıl oldu Yadigar abi?

Kardeşim tebrik ederim.

Biz bu yoldan yürürüz inşallah.

İnşallah abi.

Çok para kazanacağız vallahi, çok.

Senin de kafa para kazanmaktan başka bir şeye çalışmıyor galiba.

Olsun.

Kim arıyor ya?

Nurcan ablam.

Efendim Nurcan abla.

Ne?

Köye mi dönüyorsunuz?

Nazlı da mı dönüyor?

Tamam kaçmayın bir yere! Ben de geliyorum, tamam.

Tamam kaçmayın bir yere! Haydi, haydi görüşürüz.

Ne oluyor Recep kardeşim?

Hep beraber köye dönüyoruz abi.

Nasıl hep beraber ya?

İşte hep beraber! Fatma ana Nazlı'yı da almış, köye dönüyormuş.

Nazlı nereye, ben oraya! Biliyorsun.

Ben Nazlı'sız yapamam. Gidiyorum ben.

Kısmet değilmiş be abi.

Nereye gidiyorsun ya? Benim param ne olacak?

Sen stüdyo kaç para biliyor musun Recep?

Sen merak etme abi. Ben çalışır, öder, yollarım sana.

Senin paran kalmaz bende.

Haydi eyvallah!

Recep! Recep kardeşim!

Son bir şans yakalamıştın, onu da elinden kaçırdın Yadigar!

Param ne olacak Yadigar?

Ya bir dakika Muammer Allah aşkına ya!

Recep!

Recep!

Bu olmasın diye çok uğraştım.

Yanımda kal, gitme istedim.

Beraber olursak dünyayı yeneriz sandım.

Ağlama, benim canımın parçası.

Canım kız kardeşim.

Bu bir ayrılık değil ki.

Bak, bizi artık hiçbir şey ayıramaz.

Koparamaz artık.

Ben seni hayatta bırakmam.

Müsaade var mı?

Gel.

Yüzüne ne oldu senin?

Dün o kadar kötüydüm ki...

...sırf aşk hakkında ileri geri konuştular diye adamlara saldırdım.

Durduk yere? Nasıl ya?

Aşk diye bir şey yokmuş.

Bir kızla takılıp yoluna devam edebilirmişsin, falan filan diye konuşunca herifler ben de dayanamadım işte.

Kendimi gördüm.

Kardeşim unutma.

Sen artık eski Ozan değilsin.

Başına gelebilecek en güzel şey geldi senin ya.

Aşık oldun, değiştin.

Harcama bunu.

Bırak! Olan oldu, bırak.

Bundan sonrasına bak artık.

Nasıl unutayım Mehmet bu kadar yalanı dolanı?

Kör düğüm gibi!

Çözülür mü bilmiyorum.

Denemeye değmez mi?

Sen Nazlı'yı gerçekten seviyor musun?

Ya bir de bunu soruyor musun ya, ha?

Daha ne yapayım Allah aşkına? Daha nasıl inandırayım?

Affedeceksin.

Çok gururum kırıldı.

Gurur!

Gurur ya, tabii.

Hayatım boyunca gururdan ne çektiğimi bir ben bilirim.

Sen güçlüsün.

Doğru tabii oğlum, gururlu insan güçlü olur tabii.

Ama mutlu olmaz işte.

Ozan!

Kardeşim!

Düşün!

Tamam, düşün ama fazla vaktin yok.

Nazlı köye dönüyor.

Hey gidi koca İstanbul hey be!

Sen de savurdun attın bizi bağrından, ha!

Zalim İstanbul!

Hain İstanbul!

Ana!

Köşke geri dönelim mi?

He!

Pek güzel olur yani, çok da güzel olur!

Haydi konuşmayın öyle destursuz. Düşün önüme, haydi!

Ay!

Ya!

Haydi, haydi!

Bacım, pardon ya!

Ha! Bak, bulduk sonunda otobüsü.

Haydi siz eşyaları yerleştirin, haydi.

Fatma ana!

Aşık oğlan da geldi!

Nazlı nerede?

Oğlum hoş geldin, dur bir soluklan Allah aşkına! Gelecek Nazlı.

Ne zaman gelecek?

Oğlum dedim ya, gelecek şimdi.

Tamam.

Recep de gelmiş!

Yerinde de duramıyor.

Duramıyorum vallahi.

Belli, belli!

Ne güzel, köyümüze dönüyoruz eski günlerdeki gibi.

He!

Nazlı geldi!

Aha!

Nazlı hoş geldin!

Hoş bulduk.

Kuzum!

Nasıl oldun?

Nasıl olayım Fatma ana?

Öldüm de beni toprağa gömmediler.

Deme öyle Nazlı. Görürsün bak, her şey çok daha güzel olacak.

Kızım, sen şu köye dönme işini bir daha düşünsen ya.

He!

Bir düşünsen yani.

Düşüneceğim de ne yapacağım Fatma ana?

İntikam alayım diye oyun ettim.

Meğer kötülüğün en büyüğünü kendime etmişim.

Kapatalım artık bu defteri.

Haydi otobüse binelim.

Haydi, haydi.

Ben sensiz İstanbul'da ne yapacağım?

Orada da bir evin var.

Hem senin hiçbir şeye ihtiyacın yok ki.

Mehmet var senin yanında.

Haydi.

Size de çok teşekkür ederiz.

İsmet abi.

Hakkınızı helal edin.

Helal olsun.

Her şey için sağ olun.

Haydi, haydi.

Recep.

Görüşürüz.

Fatma ana nerede kaldı bu Nurcan? Bir dakika kaldı!

Oğlanım ben de onu bekliyorum ya!

Bizi de bekleyin!

Neredesin kız sen?

Geldim!

Nurcan gelmeseydin hiç!

Nenemi bırakamadım Fatma ana.

Yürü! Yürü, yürü!

Haydi iyi yolculuklar Nurcan.

Haydi!

Haydi!

Haydi!

Recep!

Recep!

Sana son kez gitme, kal demeye geldim.

Ya koca bir geleceği çöp ediyorsun.

Bu yetenek heba olup gidecek.

Nazlı'nın olmadığı yerde ben istesem de duramam Yadigar abi.

Aşağıda yolcu kalmasın, otobüs hareket ediyor!

Hakkını helal et.

Sana borcumu ödeyemem ben, sağ ol. Beklerim köye de.

Haydi görüşürüz.

Ha Recep?

Burası mı?

He, he.

Ne oldu ya? Niye durduk?

Araba mı bozuldu?

Bunu senin emektar mı sandın? Ne bozulması!

Oğlum niye durduk?

Şoför Bey size diyoruz. Niye durduk?

Pardon!

Ozan!

Ozan!

Gel benimle!

Ya ne yapıyorsun? Bırak! Köye döneceğim ben.

Oğlum delirdin mi? Ne ediyorsun sen?

Ben delirmedim hala, belki de ilk defa aklım başımda benim. Haydi!

Ozan ne yapıyorsun?

Ya dur! Yeter artık!

Çoktan yapmam gerekeni yapıyorum.

Ozan ne yapıyorsun ya?

Sen benim karımsın, yerin benim yanım. Köye dönmek falan da yok. Yürü!

Ozan!

Ozan!

Ya Ozan bırakır mısın?

Ozan!

Ozan sana diyorum, dinlesene!

Nazlı!

Beni affettin mi?

Affettim.

Sen beni affettin mi?

Affettim.

Nereye gidiyoruz?

Bir önemi var mı?

Yok.

Sen benim yanımdasın ya...

...hiçbir şeyin önemi yok.

Üzülme kardeşim, üzülme.

Yıkıldın tabii. Çok zor, çok.

Gitti abi.

Gitti kardeşim, gitti.

Ama bak, sana şunu söyleyeyim. Her şerde bir hayır vardır Recep.

Bunda bile bir hayır var mıdır be abi?

Olmaz mı ya? Olmaz mı?

Ya kaderin senin peşinden geliyor Recep.

Ya kaderin sana diyor ki, Recep diyor.

O yoldan gitme, bu yoldan git diyor.

Oğlum kader bu. Yazıldıysa bozulmaz.

Ya o yolda...

...Nazlı yoksa.

Nereden biliyorsun? Ya varsa?

Yadigar abi.

Ben...

...yoruldum artık.

Gücüm kalmadı.

Hayır!

Ya şu anda en güçlü olman gereken zaman.

Ya gerekirse kızı çekip alacaksın.

Ben senin yanındayım kardeşim. Yanında!

Burada hiç güzel anılarım yok.

Benim de.

Şehrin ışıkları...

...gerçek yıldızları saklıyor.

Artık hep güzel anılarımız olacak.

Her şey geride kaldı.

Babacığım ben şu anda seni anlamakta güçlük çekiyorum.

Biz bu yola niye çıktık Arzu?

Ben servetimi önünüze niçin serdim?

Tamam baba. Barıştılar işte. Nazlı mutlu.

Hem sen de böyle istemez miydin?

Sen demiyor muydun? Ozan belki tahmin ettiğimiz kadar kötü bir adam değildir diye.

Ben onları Nazlı daha çok acı çektirsin...

...intikamımızı daha güçlü bir şekilde alsın diye söylüyordum.

Nazlı mutlu olsun istiyorum.

Ama beni de kabul etsin istiyorum.

Ben bu kadar yatırımı...

Baba sen ne diyorsun? Kızlarından bir şirket gibi bahsediyorsun.

Ben her şeyi kızım beni affetsin, bana baba diyerek sarılsın diye yaptım.

Ama şimdi ortaya çıkan durum bu kadar şeyi...

...bir iftirasıyla benim hayatımı mahveden kadının...

...Aliye'nin oğluyla evlensin diye yapmış oldum.

Benim yerime başkasına, düşmanımın oğluna sarılan bir kızım olacak.

Asla böyle olmasına izin vermem.

Sen bunca şeyi intikam almak için mi yoksa kızın mutlu olsun diye mi yaptın?

Önce bunun cevabını ver kendine!

Ben artık babamın ne düşündüğünü, ne yaptığını tahmin edemiyorum.

Asla izin vermem diyor.

Peki...

...Nazlı bunu biliyor mu?

Fatma ananın anlattığı kadar biliyor.

Çünkü Nazlı bu zamana kadar ne babamla yüzleşmeyi kabul etti...

...ne mektuplarını açtı...

...ne onunla karşılaşmak istedi.

O zaman Nazlı'yla konuşmaktan başka çaren yok.

Kararı ona bırakmak zorundasın.

Yoksa onu kaybederim.

Başka seçme şansım yok.

Konuşacağım.

Anlamadığım ne biliyor musun?

Neden Nazlı'dan uzaklaştırmaya çalıştın beni?

Neden Gizem'e yaklaşayım istedin?

Çünkü Nazlı seni terk edemezdi.

Ama Gizem edebilirdi.

Köylü kızı Nazlı senin dünyanla başa çıkamazdı ama Gizem sana istediğini yaptırabilirdi.

Yanılıyorsun.

Seni seviyorum.

Seni seviyorum.

Bunca zaman...

...senden başka kimseyi görmedi gözlerim.

Sadece seni gördüm.

Seni bildim.

Bana bak.

Gözlerime.

Bir daha gözlerini gözlerimden ayırma.

Bir daha benden ayrılma.

Sonsuza kadar.

Sonsuza kadar.

Ozan!

Ozan!

Ozan!

Nazlı'm!

Bir an gittin zannettim.

Bir daha seni hiç terk etmeyeceğim.

Bir daha hiç gitmeyeceğim, inan bana.

Seni hep çok seveceğim.

Yeni hayatımıza başlamaya hazır mısın?

Hazırım.

[Zil çalıyor.]

Arzu Hanım!

Buyurun.

Adınıza bir kargomuz var. Rica etsem bir kimlik alabilir miyim?

Tabii.

Buyurun.

Şuraya bir imza alacağım.

Teşekkür ederim.

Teşekkürler.

Bir daha beni asla bırakma.

Seni asla bırakmam.

Bırakamam ki.

Hani biz boşanmıştık ya.

Evet.

Tekrar...

...benimle evlenir misin?

Evet!

Evet! Evet!

[Telefon çalıyor.]

Pardon!

Kim arıyor?

Zeynep.

Alo, abiciğim.

Artık her şey geride kaldı.

Ben Nazlı'yı affettim, o da beni.

Sen de bütün kızgınlığını, kırgınlığını, her şeyi unut artık.

Çünkü...

...bizim düğünümüz var.

Abiciğim! Ya sen nasıl mutlu olacaksan her şey benim kabulüm zaten.

Seni seviyorum.

Anne! Anne!

Ay ne var anne, anne? Çocukluğuna geri mi döndün? Söyle.

Anne abim aradı ve ne dedi biliyor musun? Tam olarak şunu söyledi.

Düğünümüz var! Ya abim evleniyor.

Yok artık ya!

Yavaş!

Yavaş evlensin abin! Beni çiğnemesi lazım!

Ben o Yaşar ile ölürüm de dünür olmam ya! Olmaz canım!

Olamaz böyle bir şey! Ne mümkün!

Oturun Aliye Hanım, oturun!

Ay! Ay! Ay yaşlandım, kırıştım!

Bak, beş dakikada kırıştım. İnanmıyorum ya! Git, o abinle konuş.

Derhal! Benim tepemin tasını attırmasın, hemen.

Zeynep git, konuş abinle haydi.

Anne sen ne alem bir kadınsın ya.

İki dakika normal bir insan gibi davranamıyorsun, değil mi?

Ne yapıyorsun Allah aşkına? İndir şu ellerini.

Yaşlanma etkilerini durduruyorum. Sen anlamazsın Zeynep.

Şu anda ömrümden ömür gitti.Bak, gittim ben. On yılım gitti!

Geldim, 35'ime dayandım. Allah'ım ben ne yapacağım?

Ne yapacağım? Ay, kaldım.

Ay! Git abinle konuş. Derhal, git.

Ah ben bittim!

Köşkte oturmaya devam ederiz diye düşündüm.

Ama bak, sen başka bir yer istersen oraya da bakarız.

Neresi olursa hiç fark etmez.

Nerede, ne halde olsa yaşarız.

Yeter ki kimse gölge etmesin.

[Telefon çalıyor.]

Ay!

Efendim Arzu.

Ablacığım.

Seninle baş başa konuşmamız gereken bir şey var.

Allah Allah! Ne oldu ki?

Çok acil buraya gelmen lazım.

Tamam, tamam. Hemen geliyorum.

Ozan!

Benim Arzu'nun yanına gitmem lazım. Benimle konuşmak istediği bir şey varmış.

Nazlı, bak. Gitmeden önce bana bir söz vermeni istiyorum.

Sadece biz varız.

En yakınımızdakileri bile aşkımıza karıştırmayalım. Bana söz ver.

Aşk, iki kişiliktir.

Arzu!

Buradayım, gel.

Bunun ne işi var burada?

Çünkü bugün burada bir seçim yapman gerekiyor.

Neyi seçeceğim?

Biliyorsun, bu sandığın içinde babamın sana yazdığı...

...ve senin yıllarca öfkenden, kırgınlığından açamadığın mektuplar var.

Bir şey söyleme ve aç.

Ya olmaz ki. Ay olmaz.

Ay vallahi böyle bir şey olamaz ya. Mümkünatı yok, olmaz!

Ay nasıl yapar böyle bir şeyi?

Allah'ım ben...

Ay oksijen! Ne yapacağım ben ya?

Abiciğim! Çok sevindim, tebrik ederim.

Canım benim!

Tebrikler Ozan Bey.

Teşekkürler Ayşegül.

Anneciğim!

Bana sormadan dünür ettin beni.

Ömrümün baharında gömdün beni. Ölmeden mezara koydun sen beni.

Allah korusun Aliye Hanım! Nasıl laf o öyle?

Ay çok teşekkür ederim Ayşegül.

Sen gül, sen gül daha.

Allah ana acısı göstermesin.

He anne, he!

Açayım mı kollarımı da? Düşüp bayılmak da ister misin?

Yoksa düğün davetini direkt nerede vereceğimizi falan mı konuşalım?

Ya ben Good Moon güzel olur diyorum.

Ama sen ille de köşkte yapalım falan dersen...

...tabii ki Nazlı da isterse, tamam. Daveti köşkte veririz, tamam.

Tabii,tabii oğlum.

Tabii, tabii. Nazlı nasıl isterse öyle olsun ama...

...senden anne olarak son bir ricam var.

Sen davette önce şu Ortaköy Cami'ne bir in de anan için bir sela verdir çocuğum.

Kızım, bak bu kardeşin Arzu. Bugün doğdu.

Arzu!

Nazlı'm, kızım.

Evde odan hazır duruyor.

Büyüyeceksin, daha da büyüyeceksin.

Ve bir gün beni affedeceksin.

Baban.

Kızım.

Bir tanem.

Bugün tam 10 yaşına girdin.

İnsanın kendini bildiği...

...insan olmayana kafa tuttuğu yaştasın.

Senin sevincini yaşayıp sarılmadan, özlemini çekmeye başladığımdan beri...

...Dünya tam 10 kez Güneş'in etrafında döndü.

Günler aktı.

Milyonlarca çocuk ilk kelimesinde "Baba!" dedi.

Ben seni bekliyorum kızım.

Kızım.

Aliye Ekinsoy'un bana attığı iftiranın...

...ağrısı Arzu'nun gelişiyle dindi.

Ama ne annenin ne senin...

...acın yüreğimde bir nebze azalmadı.

Bizim hayatımızı onlar mahvetti kızım.

Arzu!

Nazlı!

Artık her şeyi öğrendin.

Diyelim ki babam intikamını almaktan vazgeçti.

Sen annenin ölümüne sebep olan...

...senin babasız büyümene sebep olan bu kadına anne diyebilecek misin?

Ozan'a olan aşkın bunu yenebilecek mi?

Abla!

Abla!

Nereye gidiyorsan izin ver, ben de geleyim.

Arzu!

Bu benim meselem.

Anneciğim.

Şimdi sen Nazlı ablanın kayınvalidesi olacaksın ya...

...ona kızım demen gerekecek.

Ne yapacaksın? Diyecek misin kızım?

Zeynep sana şuradan elimin tersiyle bir çarpacağım ama işte ben öyle bir anne değilim.

Vallahi anneciğim, senin de işin çok zor. Şimdi bir düşünüyorum da...

...vallahi en son olmak istediğim pozisyondasın.

Nazlı!

Her şeyin sorumlusu sensin.

Ben senin yüzünden anasız babasız büyüdüm.

Her gece ağladım.

Uykumda yastığıma sarıldım.

Sen bunu nasıl yaptın ya?

Sen bunu nasıl yaptın?

Cevap ver!

Ben bunun bu kadar kötü şeyler doğuracağını bilemezdim ki yani.

Kötü bir şey yapmadım kendimce. Bunlara yol açacağını düşünemedim.

Ben senin yüzünden babama baba diyemedim ya!

Kız kardeşimi yeni tanıdım.

Hiçbir dileğin gerçekleşmesin.

Yüzün bir daha gülmesin inşallah!

Nazlı!

Nazlı!

Nazlı dur.

Ozan!

Bizi sürekli öldürüyorlar.

Dayanamayacağım artık.

Bak.

Nazlı beni annemle aynı yere koyma. Yalvarırım bunu yapma.

Bizim ne suçumuz var?

Biz ne dedik? Aşk, iki kişiliktir dedik.

İzin ver.

Ben senin korktuğunda sarıldığın olayım.

Anneni özlediğin gecelerde gözyaşlarını sileyim. Nazlı bana izin ver.

Ya biz nelerle mücadele ettik!

Bununla da başa çıkabiliriz.

Bak, annemi görmek istemezsen sonuna kadar haklısın.

Köşkte oturmayız, ben çalışırım.

Sen istiyorsan köye bile gidebiliriz. Sen nasıl istiyorsan.

Ben seni bir daha kaybetmek istemiyorum.

Gel ben seni Arzu'ya bırakayım, biraz dinlen.

Bu olan biteni bir düşün.

Eğer...

...hala kararlıysan...

...yapamam diyorsan...

Ben de seni kaybetmek istemiyorum.

Ay bitmiyor kabuslar.

Ay bitmiyor acılar. Ne acılar bunlar.

Ay Ayşegül!

Ben bir fenayım biliyor musun? Ay kötü hissediyorum, bayılmasam bari. Ay oksijen!

Aliye Hanım bayılırsınız tabii. Bayılsanız da haklısınız.

Ya hakikaten bu Ozan Bey ile Nazlı Hanım'ın işini ne yapacaksınız?

Ya ben şimdi şunu düşünüyorum. Ya Ozan Bey bu köylü kızını alır da eve gelirse.

Ay yok artık! Olamaz öyle bir şey!

Gerçi kız Ekinsoylar Holding'in sahibi.

Yani Nazlı, Gizem sizin için fark eden bir şey yok.

Sonuçta kız parayı elinde tutuyor.

Ay! Ne zannediyorsun sen? Yaşar o parayı bana yedirir mi?

O da doğru.

Bunlar benim Ozan'ı ben de uzaklaştırırlar da...

...görüştürmezler de. Tam gelin tarafı tavrı değil mi bu?

Aliye Hanım söylemesi ayıp, bunlar sizi bu köşkten bile kovarlar.

Köpeklere de yem ederler mi Ayşegül?

Estağfurullah Aliye Hanım. Ben öylesine söyledim.

Ay ben ne yapabilirim?

Ne yapabiliriz yani? Ben bütün kozlarımı da tükettim. Hiçbir şey kalmadı.

Aliye Hanım! Şimdi benim kafa böyle tıkır tıkır ya, aklıma bir şey geliyor aslında ama.

Ne gibi? Söyle bakalım şeytan.

Aliye Hanım benim size gösterecek bir şeyim var. Neredeydi bu?

Şantajcı. Hoppa.

Yılan.

Sarı çıyan.

Ben de onu diyorum Aliye Hanım. Yılan diyorum.

Denize düşen yılana sarılır diyorsun.

Sarıl yılana diyorsun.

O köylü kızı Nazlı'nın parası varsa bizim Sema'nın da parası var.

Hatta o serveti bizim önümüze sermeye bile hazır.

Ay Aliye Hanım ne kadar güzel düşündüm bunu, değil mi?

Vallahi aklıma sağlık. Çak!

Cıvıklık yapma. Ara.

Tabii. Hemen.

[Telefon çalıyor.]

Bu bir sesli mesaj. Şu anda bana ulaşamıyorsunuz.

Neden? Çünkü şu anda İsviçre'deyim.

Ve bir süre de dönmeyeceğim.

Beni rahatsız etmeyin. Mesajınızı bırakın.

Amacımız belli.

Ozan ile Nazlı'yı ayırmak.

He!

Ayıralım diyorsun yani. İyi de nasıl?

Oğlum, Ozan denen adam yüzyılın zamparası.

Yahu ne şarkıcı bırakmış, ne manken bırakmış, ne sosyete bırakmış.

Nazlı'nın çok geç olmadan bunu idrak etmesi lazım.

İyi işte. Gidelim, anlatalım Nazlı'ya bir bir. Akıllı kızdır, anlar.

Aşk insanda akıl mı bırakır?

He!

Sen de aşık diyorsun yani. İyi vallaha.

Aşk biter, sevgi kalır.

Oğlum, sevgi bir ömür boyu sürer.

Sevginin yapı taşı, harcı neyden karışmıştır biliyor musun?

Güven!

Ve kadınlar kime güvenir biliyor musun?

Güçlü erkeklere.

Tutacaksın kolundan, gel benimle diyeceksin.

Oğlum kararlı olacaksın. Dik duracaksın.

Kararlı olacağım. Dik duracağım.

Tutacağım kolundan Nazlı'nın, haydi köye geri dönüyoruz Nazlı diyeceğim!

Ne köyü oğlum? Köyü unut. Köy möy yok!

Ya sen artık o saf, masum, cevizci Recep değilsin.

Kapat gözlerini.

Kapat.

Şimdi köyü çıkar artık.

Bırak.

Şu zihninden köyün çıkmasına izin ver.

Verdin mi?

Neyi?

Köyü!

He, verdim!

Tamam!

Oh!

Şimdi beraber çıkacağız Nazlı'nın karşısına.

Hislerimizi ona anlatacağız.

Bir dakika! Bir dakika!

Çıkacağız karşısına biz derken?

Oğlum yani lafın gelişi o.

Tamam o zaman arayalım Nazlı'yı. Ver telefonunu.

Arayalım, al.

Dur.

Çalıyor.

Açmıyor bak.

Kesin o Ozan izin vermiyordur telefona bakmasına.

O zaman...

...biz oraya gideriz.

Nereye?

Tabii ki, olayların vuku bulduğu yere.

Haydi toplan. Toplan, toplan, toplan. Haydi.

Hallet şeyi, hesabı.

Tamam, tamam. Haydi, haydi. Haydi.

Murat benim hesaba yaz. Haydi oğlum.

Bu işi koparacağız.

Ay o kadar mesaj bıraktık. İnsan bir döner.

Kadın İsviçre'deyim diyor. O kadar laf işittikten sonra tabii gider.

Ben olsam ben de giderim.

Ama benim bir şekilde bu Sema'ya ulaşmam lazım.

Evet ama nasıl işte?

Anne!

Ah çocuğum! Ayşegül bizi biraz yalnız bırakır mısın?

Söyle çocuğum.

Anne! Bak.

Nazlı ile benim bir araya gelmemem için bir numara yaparsın...

...Sema ya da bir benzerinden yardım istersin, entrika falan o işlere girersin. Yapma.

Üzülürsün.

Ben hiç öyle bir insan mıyım çocuğum?

Sen öyle bir insansın.

Yani insanmışsın. Nazlı'nın babasına da yaptıkların düşünülürse eğer...

Sen niye bu kadar insanların söylediklerine inanmaya meyillisin çocuğum?

Niye bir an bile, bir an ya. Annem acaba doğru mu söylüyor diye düşünmüyorsun, ha?

Acaba Nazlı'nın annesi onu doğururken öldüğü için...

...babasız büyüdüğü için, bir aile hayatından mahrum kaldığı için...

...olabilir mi?

Ya Yaşar gerçekten hırsızsa?

Fatma halam anlatmış ya, mektuplar var.

Ya Yaşar herkesi inandırabilecek kadar kötü bir insansa?

Anne zeytinyağı, su denklemindesin şu anda. Zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyorsun.

Ya Yaşar başka bir kadın bulup parası için karısını terk ettiyse?

Peki bütün bu olan bitende neden senin adın geçiyor?

Ya Yaşar Aycı bana gerçekten aşık olduysa ve...

...bütün her şeyi babandan intikam almak için yaptıysa çocuğum?

Ya neyse ne işte! Her şey yaşandı bitti gitti. Sizin aranızdaydı. Bizi ilgilendirmiyor.

Bak ben Nazlı ile mutlu olacağım ve buna da kimse engel olamayacak.

Ya ne Nazlı'sı kardeşim! Nazlı falan yok diyorum burada.

Biliyorum, Nazlı burada! Konuşacağım, engel olamaz kimse bana.

Bir dakika recep. Sen biraz fazla yükseldin. Sakin kardeşim. Medeni medeni konuşalım.

Dur abi ya!

Ne oluyor Recep?

Ay yine ayak takımı!

Nazlı nerede? Konuşacağım.

Nazlı yok burada. Olsa de ne konuşacaksın? Seninle işi yok Nazlı'nın.

Yok ya! Sen mi bileceksin?

Ben bileceğim tabii ki de.

Ya bak, Recep kardeşim gidelim artık, sakinleş.

Dur Yadigar abi!

Zorla tuttun kolundan, otobüsten indirdin kızı.

Burada da mı zorla tutuyorsun lan?

Zorla falan tutmuyorum. Nazlı benim karım.

Çok yakında da bunu cümle aleme ilan edeceğiz.

O ne demek?

Düğünümüz var demek.

Düğün varmış.

Ulan yalancı! Yine mi yalan söylüyorsun?

Polis! Yan köşk! Komşular imdat!

Nazlı senin gerçek yüzünü görecek. Nazlı senin gerçek yüzünü görecek!

Sen Nazlı'yı düşünme Recep.

Len!

Lan!

Nazlı'nın adını ağzına almayacaksın bundan sonra! Nazlı'm demeye...

Ay çocuğum! Ozan!

Yapma!

Seni bir daha Nazlı'nın etrafında görmeyeceğim.

Lan sen kimsin lan!

Seni bir daha Nazlı'nın etrafında görmeyeceğim.

Recep! Yapma Recep!

Oğlum karşında artık o korkak Recep yok! Görüşeceğiz lan seninle!

Burada bitmedi lan! Görüşeceğiz lan!

Yeter ya! Yürü ya!

Bitmedi bu burada!

Bitmedi!

Yeter ya! Ya buraya dövüşmeye mi geldik, konuşmaya mı geldik Recep?

Düğün var diyor abi. Düğün diyor ya!

Ya gel buraya! Gel!

Yeter! Bana bak! Sen beni kapıda bekle. Haydi, yürü!

Yeter ya!

Hanımefendi.

Efendim!

Gerçekten kusura bakmayın yani bu olanlar için. Ben size kartımı takdim edeyim.

Eğer mümkün olursa biz Nazlı Hanım ile sakince bir konuşmak isteriz.

Bunu ona iletirseniz gerçekten çok makbule geçer.

Tamam ama siz de Ozan Bey'i daha fazla meşgul etmeyin artık. Haydi yolunuza!

Tamam, teşekkür ederim. Hürmetler efendim.

Hürmet bizden.

Ya!

Her şeyi anladım.

Ama bir daha hatalarınız yüzünden hayatımın mahvolmasına izin vermeyeceğim.

Esas şimdi mahvolacak hayatın.

Ben senin kötülüğünü ister miyim?

Beni yapmak istemediğim şeylere mecbur bırakma.

Elinden geleni ardına koyma!

Ozan'ın hiçbir suçu yok!

Sen istedin diye, annesi istedi diye ben ona sırtımı dönmeyeceğim!

Buna izin veremem, vermem.

Sen konuyu nasıl bu noktaya getirirsin ya?

Ne söylediğinin farkında mısın? Bizi neyle tehdit ediyorsun?

Son sözüm budur.

Hayır, son sözü ben söyleyeceğim!

Ne istersen yapabilirsin. Ama ne yapabilirsin ki?

Daha önce benim babam mı vardı? Yoktu.

Daha önce bu zenginlik mi vardı? Yoktu.

O yüzden ne yaparsan yap. Ben daha da baba istemiyorum.

Babam olsun istemiyorum!

Seni kaybetmek istemiyorum Arzu.

Ama karar senin.

Ben seni bir kere buldum.

Bir daha da bırakmam.

[Zil çalıyor.]

Allah Allah!

Kim bu sabahın köründe?

Arzu Hanım, ben avukat Şemsi Bilir.

Derhal burayı boşaltmanız gerekiyor.

Nasıl? Bir yanlış anlaşılma var herhalde.

Sanmam. Babanızın kesin talimatı var.

Bu mülk ona ait ve aranızda herhangi bir kontrat görünmüyor.

Bu yüzden mülkünü hemen boşaltmanızı istiyor.

Ne?

Siz o patronunuza söyleyin. Biz buradan çıkmıyoruz.

Evet. Çıkmıyoruz.

Korkarım bunun için vaktimiz yok.

Nasıl ya?

Derhal boşaltmanız gerekiyor. Özel eşyalarınızı toplamanız için bir saatiniz var.

Babamı arıyorum.

Açmıyor.

Ne oldu oğlum? Neyin var?

Şirkete girmeme izin vermediler.

Ne demek izin vermediler?

Bayağı girmemi engellediler işte.

Kim?

Güvenlik görevlileri.

Allah Allah! Sebep?

Şirketle ilişiğim kesilmiş. Kovulmuşum yani.

Oğlum kim niye böyle bir şey yapsın ki?

Sence abi?

Yaşar Aycı.

Aynen kardeşim.

Ya başlarım böyle işe ya!

Oğlum ne yapıyorsun?

İşi bırakıyorum abi.

Abi ben sen işi bırak diye anlatmadım bunu. Ne yapıyorsun?

Kardeşim, haksızlığın olduğu yerde sesimi çıkartmadan duramam ben.

Hele ki bu haksızlık benim kardeşime yapılmışsa.

Kardeşim benim be!

Sağ ol abi.

İyi günler.

Maalesef efendim, sizi içeri alamıyoruz.

Ne demek sizi içeri alamıyoruz? Burası bizim şirketimiz.

Yaşar Bey'in kesin talimatı var.

Çekilin önümden.

Çekilin diyorum size!

Bırak kardeşim, bırak.

Biz anlayacağımızı anladık. Gel kardeşim.

Gel.

Görüyor musun yaptığını ya? Bu ne demek oluyor? Ben anlamadım ya.

[Telefon çalıyor.]

Hiç.

Dur.

Ne oldu?

Baba ne demek oluyor bütün bunlar?

Madem Ekinsoylar ile bir aile olmak konusunda bu kadar ısrarcısınız...

...o halde artık tek başınızasınız.

Baba sen ne diyorsun ya?

Yani sen elimizdeki her şeyi alarak mı cezalandıracaksın bizi? Anlamıyorum.

Sizden tüm desteğimi çekiyorum. Artık tek başınızasınız.

Haydi. Şimdi tüm sorunların üstünden gelin bakalım.

Şu yaptıklarına bak ya, yaptıklarına bak!

Dur, sakin ol. Sen üzme kendini. Ne yapalım?

Biz de kendi ayaklarımızın üstünde dururuz artık.

Hem ben de artık bu adama daha fazla borçlanmış olmam.

Daha iyi.

Üzme sen kendini. Ne olur.

Bulacağız bir yolunu.

Nazlı!

Beni işten atmışsın.

Ne?

Babam!

Baban mı?

Ya babam bu düğün meselesine çok öfkelendi.

Bizim şirketle ilişkimizi kesmiş, sabah evden çıkardılar. Arabamı aldılar götürdüler.

Yok artık! Ya resmen kötülük bu ya!

Ya kusura bakma.

Baban ama yani...

Ya Yaşar gerçekten hırsızsa?

Ya Yaşar herkesi inandırabilecek kadar kötü bir insansa?

Ya başka bir kadına aşık olup parası için karısını terk ettiyse?

Ya Yaşar Aycı bana gerçekten aşık olduysa ve...

...bütün her şeyi babandan intikam almak için yaptıysa çocuğum?

Ozan!

İyi misin?

Daha iyi günlerim olmuştu.

Üzme kendini.

Kendini babam sanan adam güya bizi terbiye ediyor.

Yoklukla. Sanki hep arkamızda o varmış gibi.

Ya babam gerçekten bunları yapacak bir insan değildi.

Ama adamın nevri döndü, çığrından çıktı.

Bizi malla, mülkle yolumuzdan döndüremez.

Değil mi Nazlı?

Asla!

Aç kalmayız, açıkta kalmayız.

Yürüyün. Arkanıza bile bakmayın. Yürüyün.

Ay Aliye Hanım'cığım! Burada resmen kanlı canlı iki kişi, tövbe estağfurullah...

...tıkır tıkır tıkır tıkır haneye giriyor bunlar. Bak!

Kız, Fatma görümler geri gelmesin.

Allah'ım sen koru ya Rabb'im!

İptal. Ay Ayşegül ağzını hayra aç. Zaten benim beynim yandı. Kendimi bir kötü hissediyorum.

Ay atom sekiz, oksijen.

Aliye Hanım'cığım, ben aslında size bir şey diyeceğim ama bana kızmak yok.

De.

Söz verin.

Söz.

Söz verdin. Unutma.

Tamam, söz.

Şimdi Aliye Hanım, siz kendinizi lütfen hafife almayın.

Yani siz bugüne bugün kendi kızını kaçırtmayı başarmış bir insansınız.

Öylesiniz. Yani sizin bu olay karşısında çözümsüz kalmanız mümkünsüz!

Bence öyle yani.

Yıkıl karşımdan Ayşegül! Yıkıl karşımdan, seni ayağımın altına almayayım.

Zaten bu Yaşar Aycı işle koşa koşa dünür oluyorum.

Gönülsüz dünürlük yasaklansın.

Anne nasılsın? Misafirimiz var.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Arzu artık burada bizimle kalacak.

Ne oldu? Kendi evinde yangın mı çıktı, su mu bastı?

Yoksa benden habersiz deprem mi oldu? Neyden sebep?

Merak etmeyin, bir süre için.

Arzu! Kardeşim! Burası bizim evimiz.

Ne kadar istersen o kadar kalabilirsin.

Anne, artık biz büyük bir aileyiz. Bunu kabul etsen iyi olur.

Arzu senin eşyalarını yukarı bırakalım.

Anneciğim, sen de bir süre Fatma halamın kaldığı odada kalırsın. Olur mu?

Arzu'ya çalışma alanı da lazım. Senin odan geniş.

Tamam, haydi.

Of! Of, of, of! Şuna bak, şuna Recep.

4 milyon 188 bin izlenmişiz.

Çok iyi değil mi Recep?

Bir de klip çaktık mıydı!

Gelsin tıklar, gitsin tıklar. Oho şuraya bak şuraya!

4 milyon 188 bin 10 olduk.

Recep!

Recep!

Şşşt!

Ha!

Bak.

Ne diyorsun abi sen? Ne diyorsun ya?

Oğlum dikkatini dağıtıyorum senin. Bardağın dolu tarafı...

Tünelin ucundaki ışığı gösteriyorum sana.

Ama nafile.

Benim ışığım da, ekmeğim de, suyum da Nazlı.

Sen hala bunu anlayamadın Yadigar abi.

Ama Recep sen ne kendine ne Nazlı'ya zaman tanımıyorsun ki.

Ne zamanı abi!

Ne zamanı!

Düğün yapacağım diyor.

Düğün, düğün!

Gerçi...

...yalan da olabilir.

O Ozan'dan her şey beklenir.

İşte oğlum, bu yüzden Nazlı ile konuşalım diyorum.

Müsaade etmiyorsun ki.

Hayır, adamların ağzından laf da alamadık.

Direkt daldın adama yani.

Adam deme şuna!

Bir de adam diyorsun şuna ya!

Adam mı o?

Fatma anamlar gelemiyorlar düğüne. Herhalde babam onları da aramış.

Sesi bayağı kızgın geliyordu.

Fatma halam senin mutlu olduğuna emin olduktan sonra fikrini değiştirir. Sen üzme kendini.

Nasıl üzmeyeyim? Hiçbir şeyimiz kalmadı.

Ne demek hiçbir şeyimiz kalmadı? Bir dakika ya.

Abi koskoca şirket sahibi insanlarsınız siz.

Siz ciddisiniz.

Ne oldu?

İşsiziz.

Arzu'nun babası bizi cezalandırmak için elimizdeki her şeyi aldı.

Arzu'nun babası senin de baban değil mi?

Ya zaten iki gram aklım var. Onu da almayın ya.

Ne oldu abi? Anlatsanıza.

Ya tamam, tamam. Ciddiyim, gerçekten.

Ben Ozan'a geri dönünce babam sinirlenip elimizdeki her şeyi aldı.

Ama o Nazlı'yı daha tanımıyor.

Bu kadar yaşanmışlıktan...

...bu kadar olan bitenden sonra bir de parasız pulsuz kalmışız. Ne olur? Ne fark eder ki?

Bizim aşkımız her şeyle başa çıkar.

Ya Ayşegül alır.

Yok, yok ya. Bundan sonra her şey ayağıma gelsin yok.

Nazlı Hanım siz niye zahmet ettiniz?

Öyle in, çık çok yoruluyorsun Ayşegül.

Ay sonunda şu evde Allah'ıma bin şükür, beni de düşünen birileri var yani!

Gizem Hanım. Ay!

Kafam karıştı, pardon. Nazlı Hanım.

Ben aslında sizi haddim olmayarak bir konuda ikaz etmek istiyorum.

Bugün bu konakta yine çok kötü şeyler oldu.

Ay zaten olmasa şaşarım. Ne oldu?

Nazlı Hanım'cığım, sizin köyden bir hemşehriniz varmış. Recep.

O bugün buraya geldi. Ozan Bey ile böyle bayağı kavga ettiler.

Ama Ozan Bey size söylemek istemedi herhalde.

Recep!

Evet. Hayır yani ben düğün üstü bir terslik çıkmasın diye söylüyorum. Kötülükten değil.

Nazlı Hanım'cığım, aslında siz de kendisini bir arasanız da...

...hani kendine bir çekidüzen ver falan anlamında bir şeyler söyleseniz çok iyi olur.

Hayır, yani ağzımızın tadı kaçmasın. Anlatabiliyor muyum?

Tamam.

Abi yabancı kimse olmasın zaten. Yakın aile dostları.

Fatma halamlar da gelemiyor. Nazlı kendini yalnız hissetmesin.

Bahçeyi de biz süsleriz. Zaten para pul malum, yok.

Ozan! Şaşırtıyorsun beni.

Daha çok şaşırmaya hazır ol Arzu.

Bir şey söyleyeceğim. Siz elti misiniz, kayınço mu şimdi?

Eniştem oluyor, eniştem. Enişte ne haber?

Ya, nazlı nerede kaldı ya?

Bulaşığa falan mı girdi acaba?

Ayşegül'ün çenesine takıldı ya da.

Neyse sen Nazlı'yı al da malzemeleri almaya gidelim. Hazırlık yapacağız daha, haydi.

Ben bir bakayım.

Alo!

Evet Nazlı Hanım.

Alo!

Nazlı'm!

Ulaşamadım sana. İyi misin? Alayım mı seni gelip, ha?

Recep! Bak, ne olur köye dön.

Ne olur peşimi bırak.

Kaçak gelin! Ayşegül'ün yanında da değilsin.

Kapatmam lazım.

[Kapı çalıyor.]

Biz düğün malzemesi almaya gideceğiz.

Kendimiz mi hazırlayacağız?

İstemez misin?

Çok isterim.

Haydi o zaman.

Ama ben biraz yorgun hissediyorum ya.

Dinlenmek istiyorum.

Tamam. Olur.

Görüşürüz.

Görüşürüz.

Aynen dediğini yapacağım abi.

Senin söylediğin gibi.

Bu kızlar bir acayip.

Güç görmek istiyorlar karşılarında, güç!

Nasıl ki Ozan tuttu kolundan götürdü. Ben de...

Hayır, hayır, hayır. Bir dakika. Sen beni yanlış anladın.

Ben öyle demek istemedim. Yani kuvvetli olacaksın. Güven manasında.

Ben seni anladım Yadigar abi. Ben senin ne demek istediğini anladım.

Ben seni çok iyi anladım.

[Mesaj geliyor.]

Nazlı mesaj atmış.

Artık ben yokum.

Çünkü ben artık Ozan ile yan yana olacağım.

Arkadaş olarak başımın üstünde yerin var.

Ama benden umudunu kes.

Ne olursun!

Recep.

Kardeşim.

Bunun...

...olmasına...

...izin vermeyeceğim...

...Yadigar abi.

Ya Recep şu kızın peşini bırak bak.

Bu kız sana sadece mutsuzluk getirdi kardeşim.

Bak, senin önünde parlak bir gelecek var.

Recep!

Yadigar abi.

Yalnız bırak beni.

[Telefon çalıyor.]

Yalan söylüyor Nazlı.

Kötü o.

Seni mutsuz edecek.

Aliye Hanım hangi takımları çıkartsak acaba?

Ama gümüşleri çıkartalım değil mi? Sonuçta oğlunuzun düğünü.

Yürü git! Bana oğlunuzun düğünü var falan deme Ayşegül.

Hangi takımları koyuyorsan koy. Beni bu işe karıştırma.

[Kapı çalıyor.]

Buyurun.

Köşk sakinlerinden birisiyle görüşebilir miyiz?

Aliye Hanım!

Bağırma Ayşegül, bağırma.

Kimi aradınız?

Ben Avukat Şemsi Bilir.

Müvekkilim Yaşar Aycı'nın talimatı üzerine köşkü bir saat içinde terk etmeniz gerekiyor.

Aksi durumda zorla çıkartılacaksınız.

Allah'ım bunlar da mı gelecekti başımıza ya Rabb'im!

Ay boynun altında kalsın emi! Kör kuyularda oksijensiz kal emi Yaşar!

Sakin olun Aliye Hanım.

Anne ne oldu?

Ay! Ay ben düşeceğim, tutun beni.

Anne!

Ay doyamadık, icralara doyamadık.

Ay Aliye ölmesin de kimler ölsün! Ay ben nerelere gideyim?

Of! Ay dert babası oldum. Bıyıklarım çıktı.

Tespih çeviriyorum vallahi yani Tansiyonum 333!

Bu halde nasıl evleneceğiz Ozan?

Evet, evlenemeyeceksiniz.

Tabii ki de evleneceğiz. Önce eşyalarımızı bir yere bırakacağız.

Sonra da nikah salonunda evleneceğiz.

Gelinlikten vazgeçmeyiz ama.

Sonra bizim evde küçük bir parti.

Müziklerle de ben ilgilenirim.

Düğün fotoğraflarınızı da ben çekerim.

Oldunuz oldunuz. Çete olun, çete.

Haydi nikahımız var!

Abiciğim çok yakışıklı oldun ya!

Canım benim!

Ya kızlar hazır mıdır? Gidip bir baksak mı acaba?

Tabii, tabii bakarız.

Ya kaçmışlarsa?

Olabilir ha bu arada. Yani bunca olaydan sonra.

Oğlum bir rahat ol ya. Bir rahat ol Allah aşkına ya.

Sanki ilk defa evleniyorsun ha.

Anneciğim, sen böyle bütün gün somurtacak mısın?

Ne yapayım çocuğum? Ne yapayım yavrum?

Getir davul, zurnayı. Misafirlerden önce ben oynayayım istersen. Olur mu?

Yani bence olabilir.

Çekme çocuğum, çekme. Çekme yavrum.

Bak, bugüne dair elimde hiçbir kanıt kalsın istemiyorum ben.

Ay bir tane erkek evladım vardı. Böyle mi olacaktı düğünü Allah'ım?

Çekme. Çekme diyorum.

Çekme çocuğum. Ay çekme, Çekme. Of!

Ya yalnız böyle gelinlik, saç, makyaj falan...

Çok masraf oldu Arzu.

Olur mu hiç?

Artık tasarruflu olmamız lazım.

Öyle cümbür cemaat Mehmet'te kalamayız ki.

Ama sadece tasarruf yetmez. Yeni bir iş bulmamız lazım.

Olmadı böyle hep beraber köye gideriz.

Oh! Mis gibi! Yusi'yle de tanışırsın.

Hem köyde de düğün yapmamız lazım.

Fatma anamlar falan.

Hem sana süt sağmayı öğretirim.

Gerçi Ozan horozdan o kadar korkuyor ki.

Yaklaşın şöyle. Birbirinize doğru yaklaşın bakayım.

Şöyle bir aile tablosu çekiyorum. Çek...

Tamam.

Tamam oğlum. Adamı rahat bırak.

Arkadaş heyecanlı.

Arkadaş niye heyecanlı? Daha önce evlendi zaten.

O sayılmaz.

Niyeymiş? Ha boşanmıştınız.

Aynen.

Bir şey diyeceğim ya. Şimdi bu olanlar...

...çok kafa karıştırıcı.

İşte bu yüzden kardeşlerim, bugün benim geri kalan hayatımın ilk günü.

Vay! O zaman bir mutlu erkek pozu alayım kardeşimden.

Bak bakayım bana. Gülümse kardeşim.

Çat!

Bakın, bakın.

Gülümsüyoruz. Çektim!

[Kapı çalıyor.]

Buyurun.

Beş dakikaya sizi alacağız. Şahit kim?

Tabii ki de kardeşim.

Ben.

Nüfus kağıdınızı alabilir miyim?

Tabii.

Buyurun.

Heyecanlı mısın?

Ölüyorum heyecandan.

Merak etme. Ozan'ın elini tuttuğunda bütün heyecanın geçer.

Çok güzel oldun.

Ya ben bu köylü kızının bana anne diyeceğini...

...gerçekten düşünemiyorum. Çok sinirleniyorum.

Sen de köylüsün anneciğim.

Ya sen bana niye böyle laf çarpıp duruyorsun çocuğum, ha?

O dillerini kökünden koparacağım da ben öyle bir anne değilim.

Ben bu Yaşar Aycı'yla dünür olduğuma inan...

Neyse gerçekten o da inanamıyordur ya boşver. Yeme, çok yeme.

[Kapı çalıyor.]

Ozan Bey bir dakika bakabilir misiniz?

Tabii.

Çok yeme.

Ozan Bey.

Merhaba Ozan Bey.

Merhaba.

Yaşar Aycı. Nazlı'nın babası. Telefonda, sizinle konuşmak istiyor.

Benim konuşacak bir şeyim yok.

Bence konuşsanız iyi olur.

Ne istiyorsun?

Vakit geldi.

Haydi.

Dur.

Yürü.

Recep!

Recep burada olmamalıydın.

Son bir şey demeye geldim.

Merak etmeyin.

Nazlı yapma.

Bu adam seni üzecek.

Ben biliyorum. Bu adam Nazlı'mı üzecek.

Ne olur anla artık.

Benim sende gönlüm yok.

Ben Ozan'ı seviyorum.

Ve onunla çok mutluyum.

Bak, benim yeni hayatım başlamak üzere.

Bugün hayatımın ilk günü.

Ya tamam. Ben de gönlün olmasın gayrı, tamam.

Ama eğer o adama inanır...

...o masaya oturursan hayatının en büyük acısını...

...tekrar yaşayacaksın Nazlı.

Yapma.

Recep lütfen!

Yapmayın.

Kötü biri o.

Kısa keseceğim. Senden nikahta hayır cevabı vermeni istiyorum.

Dalga mı geçiyorsun sen benimle? Niye böyle bir şey yapacakmışım?

Çünkü Nazlı'yı sevdiğini biliyorum.

Ve evet dersen onu sahtekarlık suçundan tutuklatacağım.

Böylece ben istemediğim sürece de hapisten çıkmasına izin vermeyeceğim.

Bunu yapamazsın.

O senin kızın. Öz kızına bunu yapamazsın.

Beni kızımdan ayırıp hayatımızı mahveden o kadının oğluna...

...kızımı vermeyeceğim. Ne yapıp yapmayacağımı görmek istersen sadece evet demen yeter.

Seni bulup bu söylediklerine pişman edeceğim.

Artık Nazlı'nın geleceği senin elinde evlat.

Seninle evlenip hapiste mi olacak?

Yoksa sensiz dışarıda başka bir hayat mı kuracak?

Kararını ver.

Benim cevabım ne olursa olsun sen kazanamayacaksın.

Çünkü Nazlı sana asla baba demeyecek.

Nazlı Hanım...

...Gizem Haznedar adlı hayali bir kimlikle bir şirket yönetti.

Ve yetkisi olmadan ticari, hukuki imzalar attı.

Bunun adı sahtekarlıktır.

[Müzik çalıyor.]

Evet!

Hayır.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.