Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
Yasemin sana inanamıyorum!
Bu şahane!
Şahanesin,bayıldım.
Gidelim mi buradan?
Gidelim.
Neriman,yine beceremedin yine!
Adam düştü!
Amca!
Ay Necmi,ay gitti kocam!
Adam düştü yardım edin!
Amca,iyi misin!
Biri beni itti,kim itti Neriman!
Tam da düşecek zamanı buldu yani
Hayatım dengeni kaybettin!
Ayol su yutuyo adam,su yutuyo!
Birisi yardım etsin,bir şey atın şuraya simit falan!
İyiyim.
Kızlar! Lay lay lay!
Necmi Bey tuttun şunun ucunu!
Neriman,hiç gerek yoktu hayatım biliyorsun ben balık gibi yüzerim ya!
Ay hadi gel kurutalım şunu!
Aa,ben mi!
Ay birlikte hadi!
Ömer Bey,Necmi Bey için yapılacak bir şey yoksa ben artık gidebilir miyim?
Git sen git.
İstiyorsan git.
Tamam,teşekkürler.
(Yılan tıslaması)
Neriman,ne diyorum biliyor musun...
...ben şu yüzme olayına yeniden başlayayım diyorum ya.
Bugün tam bir performans gösteremedim ama biliyorsun iyi yüzücüyümdür ha!
Ay bir dur Necmi,düşünüyorum.
Ya keşke bizim tekneyi Alilere satmasaydık,şimdi Göcek Koylarını gezerdik.
O koy senin bu koy benim koy,koy,koy!
Ay Necmi,koycam şimdi ben sana ha!
Ay bir sus,akşam akşam çenen düştü!
Pardon ya,afedersin.
Hayır neden yani,değil mi ama?
Ay cevap versene Necmi!
Neye cevap vereyim,ben daha yeni geldim olayı kavrayamadım!
Ne cevap vereyim Neriman?
O kitap,ne o kitap,ne o kitap?
Yani neden bu kadar önemli?
Niye Ömer o kitabı görünce böyle yüzünde güller açtı,ha?
Ben neden bilmiyorum o kitabı!
Yasemin niye biliyor!
Ay Necmi,ben olaylara hakim olamıyorum!
Hay Allah'ım çaptan mı düştüm,Allah muhafaza!
Yok canım ne münasebet niye düşesin,gayet çaptasın yani.
Düşmedim değil mi?
Yok.
Düştüm mü yoksa?
Yok yok düşmedin.
Düşmedim.
Düştüm mü?
(İç çekiyor)
Nerede kaldı ya,şimdiye çoktan çıkmış olmamız lazımdı.
Hah uyandı.
Ömer Bey siz iyi misiniz?
İyiyim iyiyim.
Hiç öyle görünmüyor,siz baya baya hastasınız.
Iıı,hadi gelin biraz dışarıda hava alın.
Gelin biraz dışarı çıkalım.
Kapıyı da açayım
Şöyle oturun.
Oturun,oturun,oturun.
E açtınız tabi iş yerinde klimayı,tepenize tepenize çarptı.
Normal yani.
Ey Allah'ım ben hemen sizi acil bakıma alıyorum,uzatın bakayım şöyle ayaklarınızı.
Uzatın,uzatın,uzatın.
Şimdi,normalde size ne iyi gelir ne yapayım ben?
Çorba mı yapayım,çorba yapayım ben.
Mercimek çorbası mı seversiniz başka bir şey mi....
başka bir şey de yapabilirim eğer istiyorsanız,hangisini seviyorsunuz?
Tamam dur,tamam ben kendim hallederim bir şey yok.
Nasıl bir şey yok ya,gözünüzü açacak haliniz yok sizin!
Yok ben zaten pek hasta olmam öyle.
Yani yatmam öyle yorgan döşek.
Neyse boşver hadi sen git.
Gideyim mi?
Evet git.
Ben şirkete gelmeyeceğim bugün,sen de boşa çıkmış oldun.
Aa olur mu canım hiç öyle şey,hasta insan hiç evde yalnız bırakılır mı!
Asla yapamam,bırakamam ben sizi gitmeyeceğim.
Ömer Bey lütfen müsaade edin,bırakın yardım edeyim size.
Tamam biliyorum alışkın değilsiniz,yalnız yaşıyorsunuz farkındayım ama...
...bakın söz veriyorum çok konuşmayacağım,başınızı da şişirmeyeceğim.
Şimdi siz burada oturun biraz hava alın,ben içeride birazcık çorba hazırlayayım...
...birazdan da yatağınızı içeriye kurarım,televizyonun karşsına geçersiniz...
...tavuk suyuna da çorba yaptım mı,oh mis!
Tamam sen nasıl istiyorsan.
Tamam.
Aa,ateşiniz mi var sizin!
Yok,yok tamam bir şey yok.
Olur mu canım!
Siz baya bildiğin...yanıyorsunuz.
Ben size hemen bir buz torbası getireyim tamam mı,bekleyin.
O ne!
Çekil kız!
Serçe parmağımı burkuyordun!
Siz kime baktınız?
Sinan'a baktım yok mu?
Ya ben de Ömer Bey'e baktınız zannettim,çünkü Ömer Bey'e baktıysanız o yok.
Ama Sinan Beye baktıysanız odasında.
Ay ne uzun cümle kurdun karşımda,çekil!
Seme,hadi!
Kimler gelmiş!
Ay dün neler oldu öyle ya!
Geç bile kaldın.
Ay değil mi,senin de gözünden kaçmadı.
Gerçi,fark etmemek için salak olmak lazım.
Yanıyor benim için.
Bu zamana kadar sabretmesi saçmaydı zaten.
Bana nasıl karşı koyabilir ki.
Ömer Bey değil mi?
Tabi ki Ömer.
Biliyor musun,aslında bir ara şüpheye düşmüştüm.Ama hepsi boşunaymış.
Şimdi benim zamanım başladı.
Ömer benim.
Sakın bunlara cevap verme,ne dediğini duymak istemiyorum.
Ömer nerede?
Hı?
Ömer Bey yok.
Nasıl yok,nerede?
Toplantısı mı vardı,niye benim haberim yok!
Derya,bana bunları söylemen lazım.
Ay vallahi ben de bilmiyorum Yasemin Hanım.
Belki de başını öyle bir döndürdünüz ki,kendine gelmeye çalışıyordur.
Hı,evet...aferin evet.
O zama biraz bekleyelim,Yasemin Kaya'nın etkisi biraz azalsın.
Gel.
Ay bu ne can sıkıntısı canım,biraz da hastalığın keyfini çıkartın.
Ne güzel oh iş yok yatıyorsunuz.
Ya siz gerçekten çok mu kötüsünüz?
İyiyim iyiyim,ya ben hasta olmayı pek sevmiyorum da.
Hakikaten vakit kaybı,hakikaten.
Hadi uzanın,hadi.
Tamam abartma o kadar da değil.
Ya Ömer Bey bana direnmeyin lütfen!
Tamam söz verdim başınızı şişirtmeyeceğim diye de yani...
...siz de beni teşvik ediyorsunuz söyleneyim diye!
Hadi uzanın.
Uzanın sonra şunu da başınıza koyacağız.
Off!
Tamam biraz soğuk ama yani ateşiniz başka türlü düşmez.
Şey tutun,şunu şöyle.
Şimdi çorba kaynıyor siz biraz dinlenin,sonra bir ılık duş alırsınız...
...böyle ateşiniz düşer,çünkü düşürmemiz lazım ateşinizi.
Yani hep Ömer yüzünden,manken bulamadı.
O Yasemin çıyanına kaldık.
Halbuki o kadar güzel konsept hazırlamıştım ki,elimde patladı.
Yani Yasemin ne isterse yaptım,hatta üstüne de bir takım şeyler koydum.
Bir de ayrıca hayatım benim vizyonum nerede onun ki nerede.
Ama o Yasemin pis,o kocaman kırk numara ayağını geldi benim işime soktu!
Yani o kadar üzgünüm Sinan,o kadar üzgünüm.
Kaşım gözüm falan titriyor.
Ay,Koray öldüm öldüm hektarlarca beyin hücrem öldü!
Bunları niye bana anlatıyorsun,git Ömer'e anlat adam niye bana!
Ömer yok yalnız.
Nasıl yok?
Neredeymiş?
Koray konuşsana.
Atma!
Anlat o zaman anlat!
Üf,tamam.
Ben de bilmiyorum.
Yok işte,arkadaşı değil misin ara sor.
Neredeymiş biz de anlarız böylelikle.
Ay Sinan'cığım kusura bakma da yani odanın manzarası o kadar kötü ki...
...böyle içim çok sıkıldı.
Ne oldu?
Bir şey yok.
Ay!
Ya Ömer Bey,siz eski hayatınızda sat komandosumuydunuz?
O ne alaka şimdi ya?
Onlar da böyle hissediyorlar ya düşman askerinin yaklaştığını...
...tak diye açarlar gözlerini.
İyi,etkisiz hale getirmediniz beni.
Eline sağlık.
Siz biraz şöyle doğrulun.
Buyurun.
Çorbaya bol bol karabiber koydum,biraz da pul biberi...
...acı acı içersiniz,iyi gelir.
Limon ister misiniz?
Olur.
Alayım.
Hadi anneciğim bunu iç,bak nasıl ayağa kalkacaksın.
Ben limon sevmiyorum ki.
Ya işe yaramazsa,ya iyileşemezsem.
Şifa limonda değil,onu sıkan ellerdedir.
Ömer Bey,hadi sakın bana içmeyeceğim demeyin!
Hani miğdeniz falan mı bulandı,kötü mü hissediyorsunuz kendinizi?
Yok yok,iyiyim.
Zahmet oldu sana da sağ ol eline sağlık.
Ne zahmeti aşk olsun.
Ben sizi böyle görmeye hiç alışkın değilim,gerçekten çok üzüldüm halinize.
Ama bu sırf klima işi değil ben size söyleyeyim.
Başka ne olacak ki?
Vallahi ben ne zaman hasta olsam anneannem tepeme biner.
İşte''Bana bak,bir şey mı yaptın,kesin bir halt karıştırdın...
...bana bak kalbinde bir kırık mı var,kim üzdü seni,bana bak doğruyu söyle...
...insan öyle durduk yere hasta olmaz!'' falan der.
Niye böyle ağzını arıyor?
Çünkü insanın ruhu hastalanmadan bedeni yatağa düşmezmiş.
Yani o öyle söylüyor.
Bence de öyle yani ruhumuz ile bedenimiz ayrı değil ki,bir.
Biri hasta olmadan öbürü yatağa düşmüyor.
Demek ruhum hasta düştü,öyle mi?
Evet.
Neden peki sence?
İşte yani sonuçta yeni ayakkabıydı,lansmandı oydu buydu.
Yoruldunuz tabi yani,yıprattı sizi.
Doğru,yıprattı.
Neyse canım öyle tatsız konuları açıp canınızı sıkmayayım ben.
Önemli olan çözülmüş olması,değil mi yani sonuçta.
Neriman,aşk olsun ödümü kopardın ya!
Mine nerede?
Mine mi?
Mine,Mine,Mine!
Mine!
Mine!
Nerede bu be!
Aa,ay inanamıyorm,ay ne kadar güzelim!
Ay bana bak,Güneş gibiyim!
Şaşırdım ayol!
Ay nerede bu Mine,Mine!
Mine yok.
Mine mi yok?
Kaçmıştır,o da kaçmış Mary de kaçmış,kesin kaçmış!
Ay nereye kaçacak,otobüs biletinin parasını bile ben veriyorum.
Daha yeni krediye girmişti hasbam,hiçbir yere gidemez!
Canım nereden biliyorsun,belki kendine yeni bir iş bulmuştur?
Ay Necmi,şimdi seni gazete kağıdına sarıp buzluğa kaldırırım!
Ayol salak mıyı ben,ben ona kendisine iş bulacak kadar vakit vermiyorum,merak etme sen!
Ama bağır,Mine!
Mine,Mine!
Bak gördün mü,benim sesimi duydu hemen geldi.
Mine,mine!
Neredesin kızım sen,zengin koca bulup...
....ondan çocuk yapma planları mı kuruyorsun bahçede ha,ne yapıyorsun!
Almaz kızım kimse seni,boşuna hayal kurma!
Benden söylemesi!
Yok ben şey...
Merak etme yavrum,sana görev veriyorum.
Dinle.benim bir şeyler yapmam için düşünmem lazım.
Terslikler aldı başını gidiyor!
Ne tersliği Neriman,ne tersliği?
Ay sanki uzayda yaşıyor da bir anda aramaza düştü!
Ayol,Ömer'in gönlü Yasemin'e kayıyor.
Sen imajımızı yerle bir ettin.
Yani ben böyle hiçbir şey olmamış gibi....
hiçbir şey yapmadan durayım mı Necmi!
Durma Neriman,durma haklısın hayatım.
Haklıyım tabi,tabiki haklyım!
Benim şöyle bir toparlanmam lazım,kafayı toparlamam lazım.
Bir şeyler yapmak için düşünmem lazım.
Bana bak Mine,sen benimle gel.
Çünkü düşünürken sonsuz devir yapıyorum,kendimden geçiyorum.
Sen beni sakinleştirirsin.
Evet Necmi,sen kal.
Mine sen gel,gel Mine gel!
Portakal,orada kal.
(Kapı zili çalıyor)
Geldim!
Aa,Sinan Bey!
Sinan Bey gelmiş!
Ömer.
Oğlum ne oldu?
Denize düşen amcan,yatağa düşen sen hayırdır?
İnsan önce bir geçmiş olsun der.
Ya diyeceğim de sen öyle hasta olmazsın ki
Dur bakayım.
Uff!
Yalnız var ya,liseden beri hiç hasta olmadı ha o kadar!
Yani gerisini sen düşün.
Aa,Ömer Bey sizin buz torbanız nerede?
Bu lisedeyken nasıl hasta oldu biliyor musun...
...bir gün böyle maç vardı tamam mı şampiyonluk maçı gibi bir şey,okul maçı.
Bu da potayı kesmiş böyle.
Elinde file,otobüsten böyle...
Tamam,tamam lütfen.
Hadi hastasın diye,sonra anlatacağım.
Onun burada bütün kirli çamaşırları bende,haberin olsun.
Ofis ne alemde,Hilmi Beyler ile görüşecektik bugün?
Yani sana kaldı.
Hallettim,yani hallettim sayılır.
Sen olmayınca şimdi adamlar böyle pek bir memnun kalmadılar.
İşte Ömer Bey gelince tekrar toplanırız ayağı yaptılar.
Ama geri kalan her şey tamamdır.
Şey,Ömer Bey için tavuk suyuna çorba yapmıştım siz de içer misiniz?
Tavuk suyuna çorba?
Hı hı.
İçerim,içerim tabi.
Tamam ben getireyim o zaman.
Tamam.
Dur ya ben de geleyim hatta.
Dışarıdan da pek öyle hamarat bir şeye benzemiyorsun ama hadi bakalım.
Aa,aşk olsun hamaratımdır ben bayılırım bi kere ben yemek yapmaya!
Ya bırak sen çorbadan başka bir şey yapamıyorsundur ya!
Ya ne alakası var büssürü yemek yaparımben.
İnanmam,ispat istiyorum bir gün yapacaksın yemeği getireceksin bana anca o zaman inanırım.
Ay aşk olsun yaparım yani ne var onda,yaparım tabi.
Görüceğiz.
Buyurun,biraz sıcak.
Vay! Yıkılıyor,yıkılıyor enfes olmuş!
Afyet olsun,çok sevindim.
Ellerine sağlık,bana bak bizim Ömer keçisi içti mi bundan?
İçti içti.
Hayret nasıl karşı çıkmadı?
Tabi önce bir karşı çıktı ama ben direndim yani.
Sonuna kadar içti.
Helal olsun.
Oğlum...
Aa?
Nerede?
Şey ateşi düşsün diye bir duş alacaktı ama...
...sonra da heralde yatıp dinlenir.
İyi ben de kaçayım madem ya,sonra uğrarım.
Yalnız bunu ziyan etmeyeyim.
Oh,açıldım ya!
Şirkete koşsam mı acaba?
E bir deneyin bakalım.
Hadi görüşürüz.
Hoşçakalın.
Ay,ay yavaş olsana kızım ya!
Bu telefon senin beş maaşın.
Ömer hasta.
Biliyorum,bana.
Hayır hayır hastaymış,hastalanmış yani.
Sinan Bey de o yüzden çıkmış.
Bak sen koskoca dağ gibi adam hastalan,evde kal.
Hasta mı?
Tamamdır uzatma heyecanlandım.
Hemen çıkmam lazım.
Çorba yap,çorba yap.
Ay varoşsun sen ya!
Çorbaya ekmek de dileyim istersen,bir de çay dökerim.
Neyse ki mutluyum,baksana kısmet ayağıma geldi.
Ben çıkıyorum,sakın kimseye bir şey söyleme.
Ama...
Bay!
Ama sizin işiniz vardı,Koray Bey falan!
Hay Allah'ım ya!
Tamam canım.
Ömer hasta.
Evet,biliyorum hasta obsesif.
Ay öyle değil,hastalanmış.
Koray aradı Ömer hastaymış,Allah Allah!
O kadar abartma Neriman,genç adam aslan gibi iyileşir elbette.
Hiç anlamıyorsun değil mi!
Ay senin kafan nasıl çalışıyor hiç anlamıyorum!
Necmi,hasta erkek ne demek?
Ne demek?
Duygusal,bakıma muhtaç,narin...
...bebek gibi,kırılgan erkek demek.
Yani bir erkeği kendine aşık etmek için en iyi ikinci fırsat.
Neriman,birinci fırsatın ne oluduğunu sormaya korkuyorum.
Askerlik tabiki,bir erkeği askerdeyken...
...bekle,ara,sor,ona yoldaşlık et.
Ömrü billah yanında,cepte yani!
Hiç anlamıyorsun değil mi!
Neriman senden korkuyorum,korkuyorum Neriman.
Ay üstün zekam dehşet verici değil mi!
Taktik dehasıyım resmen!
Ay her şeyi de biliyorum,hayır yani acayipim.
Ben olmak nasıl bir şey acaba,çok acayipim.
Direk fenomenim yani.
Acayipsin,fenomensin.
Necmi,ben olmasaydım sokaktaydın şimdi!
Yürü,yürü,yürü!
Yasemin meselenin üzerine çökmeden Defne'yi potaya sokmamız lazım!
Ay Necmi,bak hayat damarlarım yine atmaya başladı!
Magazin,magazin,gelsin gelsin magazin!
Ay ay hayat damarım atıyor,yürü yürü!
Necmi!
Geldim Neriman,geldim.
Uyandırsam mı uyandırmasam mı,ne yapayım ben ya şimdi?
Bütün gün de konuştum adamın başında car car.
Defne.
Biraz konuşalım mı?
Tabi,konuşalım.
Siz şimdi şeyle...
Siz derken?
Neyse.
Ben şirket çatısı altında duygusal ilişki yaşanmasını çok doğru bulmuyorum.
Ya da sıcak bakmıyorum diyelim.
Anladım.
Yani kimsenin özel hayatına müdahele edecek halim yok,haddim de değil.
Ben sadece fikrimi söylüyorum,diyelim.
Şimdi bu söylediklerimi nereye koyarsan koy.
Doğru yere koyacağımdan emin olabilirsiniz Ömer Bey.
Ben asla sizi rahatsız edecek bir şey yapmam Ömer Bey.
Sonuçta aramızda asistan-patron ilişkisi var.
(Kapı zili çalıyor)
Ömer evde,değil mi?
Yukarıda,birazdan iner aşağı.
Kitap için sağ ol.
Paketin içinden eski,çişli bir şey çıkınca bana kumpas kuruyorsun zannetmiştim.
...ama Ömer bayıldı.
Aferin.
Ömer!
Canım.
Hastalanmışsın,duyar duymaz koşup geldim.
İyi misin şimdi?
İyiyim iyiyim,biraz ateşim çıkmıştı geçti şimdi bir şey yok.
İndirirdim ben senin ateşini,niye söylemedin.
Ağlama,sakın ağlama şimdi değil!
Bilmiyor muydun sanki,biliyordun.
Al işte sana haddini bildirdi.
Benimle boşuna ilgilenme dedi sana.
Sen de bundan sonra haddini bileceksin Defne!
Bakayım.
Hım,ateşin düşmüş.
Sabah seni şirkette göremeyince çok kötü oldum.
Dünden beri,aklımda hep o yarım kalan an var.
Başka bir şeye ihtiyacınız var mı?
Yok Defne sağ ol,yani her şey için.
Sen çıkabilirsin.
Rica ederim önemli değil.
Geçmiş olsun tekrar
Defne!
Ömer Bey nasıl?
İyi gayet iyi.
Yasemin Hanım'ı gördü,yüzüne renk geldi.
Anlamadım?
Ben çorba yapmıştım,onu içti iyi yattı dinlendi.
İyi gibi yani toparlandı.
Ben iyiyim sen gidebilirsin dedi.
Bana da öyle dedi de,hastaneye falan gitmek gerekir diye bekleyeyim dedim ben de.
Ee,kitabı görünce ne yaptı hiç anlatmadın?
Kesin çok sevmiştir.
Hı hı çok sevdi,sevmeye de devam ediyor.
Şükrü Ağabey ben kaçtım,sonra görüşürüz olur mu.
Hadi kolay gelsin.
Sağ ol.
Tavuk suyuna çorba mı!
Ay sen de bunu içtin yani öyle mi!
İnanamıyorum,kız tam bir mahalle kızı!
Kendi ucuz hayatını buraya da yansıtıyor,vallahi pes!
Yasemin!
Kız elinden geleni yapmış.
Ayrıca mis gibiyidi çorba,yani haksızlık etme bence.
Senin şu adil patronluk hallerine bayılıyorum.
Aslında birsürü haline bayılıyorum.
Hastalığım bulaşıcı olabilir,bence mesafeyi koruyalım.
Bırak bulaşsın.
(Kapı zili çalıyor)
Merhaba.
Aa,ay yine mi sen Yasemin'ciğim!
Bakıyorum da hiçbir fırsatı kaçırmıyorsun.
Fırsat kumukuması mı oldun sen bakayım!
Duyduğuma göre beni görmek size iyi geliyormuş.
Gözünüzün önünden eksik olmayayım da.
Güzel yüzümü hiç unutmayın dedim.
Olma olma,hanımlar hemen tepkimeye giriyorsunuz.
Yani bir araya gelince nükleer bir tehdit oluşturuyorsunuz...
...ikinizi de birleşmiş milletlere şikayet edeceğim!
Ay Necmi yine haber kanalı açıkken uyudun sen değil mi!
Ay aman neyse ne!
Ay Ömer'ciğim,kuzum,çok mu hastasın sen!
Ay Necmi şunun haline bak,süzülmüş bu.
(Bebek gibi yaparak)Ne oldu hasta mı oldun sen,üşüttün mü!
Amca sağ ol,sağ ol.
Da sizin nasıl haberiniz oldu ben anlamadım?
İstihbarat servisi,baş harfi Koray.
Efendim?
Hayatım ben senin yengenim,ben nasıl hissetmem hissederim ben.
Hissi kablel vuku oldu!
Hissi kablel vuku mu,Hissi kablel Koray mı?
Aa,bir şurada hasta yeğenimle ilgilenemiyorum sayende Necmi!
Defne nerede tatlım,böyle bırakıp gitti mi seni?
Hayır sabah buradaydı.
Yani çorba yaptı bana,güzel güzel baktı.
Sonra izin verdim gitti.
Ben gelince kendisine pek gerek kalmadı tabi.
Ay Yasemin'ciğim şimdi de biz geldik,sana gerek kalmadı.
Hadi hayatım sen git,biz bakalım artık ailesi ilgilensin.
Peki,siz ilgilenin bakalım.
Ömer'ciğim ben çıkıyorum,akşam ararım seni.
Sağ ol,güle güle.
Hayatım,neden Defne'yi gönderdin?
Ne güzel bakacaktı sana kız.
Hah.
Ne yaptın,ne oldu?
Anlatsana kızım,dökül,hadi!
Üf dur bir kızım ya,zaten şirazem kaydı!
Ne oldu bir şey mi yaptı sana?
Öptü mü?
Öpmedi.
Ne yaptı? Vurdu mu sana?
Tokat,tokat mı attı?
Tekme mi? Yanlış kanala girdim şuan.
Ne ne yaptı? Halay mı çekti? Saçmalıyorum ama sen de beni durdurmuyorsun!
Rezil oldum,adam baya bas geri gelme üstüme dedi.
Benim şey olduğumu anladı sanırsam.
Tutulduğunu.
Ay.
Neyse ya,herhalde ona asıldığımı falan düşündü ki...
...böyle kibar kibar konuşup seti çekti önüme.
Kız,gerçekten asıldın mı peki?
Ay hayır.
Evet.
Üf bilmiyorum ya,öf!
Yani sabah hastaydı,ona biraz çorba yaptım.
Ama içimden geldi yani onu öyle hasta görünce.
İçim bir tuhaf oldu.
Vay,çorba!
Elim lezzetlidir safhası.
Parantez içinde:sana bir ömür bakarım hiç kalmazsın.
Ne alakası var ya!
Yani misal sen şimdi ağabeyime börek yaparken.
İnanmıyorum ya,salak Defne her şeyi mahvettin!
Dur şimdi bir dakika sen şunu bir kelime kelime anlatır mısın?
Adam tam olarak ne dedi sana,belki sen yanlış anladın.
İş yerinde aşk ilişkilerine sıcak bakmıyorum dedi.
Oo,doğru anlamışın baya ayar vermiş.
Üşüdün mü,yorgan falan getireyim mi içeriden?
Ya bırak şimdi Sinan.
Çorba yaradı ama,toparladın
Allahtan Defne becerikli kız.
Yoksa iş tanımında böyle patrona çorba yapmak falan yok.
Hediye vermek de yok ama.
Hediye?
Yani Defne'yi bahsisten.
Senin de söylediğin gibi becerikli de.
İşlerini aksatmadığı sürece bir sıkıntı yok.
Niye aksatsın ki anlamadım?
Tanıyorsun Defne'yi Sinan,genelde hisleriyle hareket ediyor.
Biraz fazla duygusal,bana göre tabi.
Ya kardeşim duygusal olmanın nesi kötü?
Ayrıca ne yani kız senin gibi sıkıcı değil diye mi kabahatli oldu?
Ya Defne eğlenceli birisi yani?
Ya Ömer şuanda sana sıkıcı dememe değil de Defne'ye eğlenceli dememe mi taktın?
Gerçekten mi?
Ne duymak istiyorsun Sinan?
Hislerini.
Ya ne bileyim insan duygularını bu kadar göz ardı etmemeli.
Herkes mantığı ile hareket etse Dünya çok sıkıcı bir yer olurdu.
Aşk diye bir şey olmazdı lan.
Ben aşık olamam yani öyle mi?
Olursun canım.
Oldun mu?
Olmadım.
Olmadım Sinan rahat ol.
Bu neydi şimdi ya!
Keşke ben de olmasam.
Ee,sen ne yaptın?
Yine mesaideymişsin göremedim.
Ne yapayım ya öyle bir fizibilite çalışması yaptım.
Ne için?
Yarın sabah kendimi bir köprüden atayım diyorum,en mantıklısı.
Neden ya,ne oluyor?
Kızım söylesene ne oluyor!
Geç buldum çabuk kaybettim,o oluyor.
Senin bu ağabeyin var ya,bildiğin oyun hamuru gibi oynamış benimle.
Ne diyorsun sen ya?
Ya ben şimdi İsmail'e gittim her şeyi açık açık anlattım.
Dedim ben Serdar'ı seviyorum,dost kalalım falan.
Ee?
Sonra Serdar'a gittim,tam ben seni seçtim diyecektim ki...
O benim için gelip geçici bir hesvesti,geçti bile demesin mi!
Çüş!
Hayvanat!
Bas git dedi,al voltanı dedi,bitti dedi
Ya bir şey başlamadan nasıl biter Defne!
Yok bu benim ağabeyimden adam olmaz!
Niye çünkü gerizekalı!
Ama haketti o göreceksin akşam ona budak meşeodunu ile dalacağım!
Ya kızım saçmalama,benim yüzümden kavga etmeyin!
Kardeşlerin arasına giren bir tip olmak istemiyorum!
Ya Nihan,azıcık mağdur olsana ya!
Ne bileyim sinirlen,bir şey yap,ne hali varsa gör de!
Allah Allah ya şiştim burada vallahi!
Aa,İsmail naber?
Ay bu ne canım,boşanıp sonra da benim velayetimi falan mı paylaşacaksınız!
Bu ne böyle!
Ya biz birlikte büyüdük,yapmayın Allah aşkına!
Böyle şey şey bakışmalar birbirinize olmasın lütfen.
Doğrusun, benim açımdan sorun yok.
Hadi maça.
Oğlum delirdin herhalde
Hastasın saçmalama ne maçı.
Tamam işte anca denkleşiriz.
Yani adaletli olur.
Bak ya!
Sen neye sinirlendin bu kadar?
Var mısın,yok musun?
Rekabet,baya geri döndüm diyorsun.
Hiç oyundan çıkmadım ki.
Yalnız Ömer'ciğim şimdi bu kadar iddia bünyeye zarar.
Dikkat et.
Sen korktun mu Sinan?
Oo!
Yalnız hasta masta dinlemem fena ezerim.
Bence rakibini bu kadar hafife alma.
Bence sen kendine bu kadar güvenme.
Göreceğiz hangisi kazandıracak.
Hadi.
Ya gerçekten öyle demiş olamazsınız.
Ne oldu?
On bir,ne yapalım kardeşim kaybetmek de varmış kaderde.
Helal olsun.
Bu arada Roma'ya gitmek gerekecek,lansmana ön hazırlık için.
Ben giderim,zaten hava değişikliğine ihtiyacım var.
Kaldırır mı kafan ya?
Kaldırır kaldırır,iyi gelir hatta.
İyi.
Ben şirket çatısı altında duygusal ilişki yaşanmasını çok doğru bulmuyorum.
Ya da sıcak bakmıyorum diyelim.
Uff!
Abla iyi misin?
İyiyim canım iyiyim,bir şey yok.
Ağabeyim dönmedi değil mi?
Yok bu gece çay bahçesine o bakacakmış.
Geç gelirim dedi.
(Mesaj sesi)
Ben seyahate çıkıyorum,sen şirkette ol.
Peki Ömer Bey,siz merak etmeyin.
İsabet oldu.
Ay kaç gün kalacak acaba ya?
Kaç gün kalacaksa kalacak,sana ne.
Ay özleyecek halim yok herhalde,çüş artık!
Ne özlemesi canım!
Aman bir kendine gel Defne ya!
Herkes Neriman İplikçi'nin ne kadar saygı duyulması gereken...
...ne kadar aşık olunası bir kadın olduğunu bilmeli.
Benim varoluş sebebim bu.
Herkesi yola sokmasını pek ala bilirim.
Ben bir insanın gözüne baktığım anda...
...onun kaç paralık adam olduğunu hemen anlarım!
Bana zarar verenin ciğerini sökerim!
Güçlüyüm ben,zekiyim! Değil mi Mine?
Öyle tabi Neriman Hanım.
Değil!
Ay öyle ama,öyle değil.
Ay Mine,hiç kafan çalışmıyor kızım senin!
Yani,bana baktıklarında...
...''Ay ne kadar saf,ne kadar masum...
...ne kadar mağdur bir kadın.'' demeliler!
Aldatılmış bir kadınım ben!
Mağdur olan benim!
Herkes bunu böyle bilmeli!
Yenilmemiş,ayakta!
İşte bunun için bir şey yapmalıyız,ama ne yapmalıyız?
Aa!
Evet sen söyle Necmi,ne yapalım Necmi?
Bir şey yapmayalım Neriman,yeter artık hiçbir şey yapmayalım.
Sosyal fotoğrafımızı yenilememiz lazım.
Nereden çıktı şimdi bu?
Senden çıkıyor Necmi!
Direkten döndük Tuğçe meselesinde.
Az kalsın imajımız tuzla buz oluyordu!
Marka yenilememiz lazım!
O zaman şöyle yapalım hayatım,biz baş başa bir tatile çıkalım.
Herkes görsün,aşk tazeleme tatili yapalım.
Aa,Necmi kafan çalışmaya başladı senin.
Aşk tazelme,aşk tazeleme...
Ama tatil olmaz,ay seninle çok sıkılırım ben tatilde Necmi!
Nasıl tazeleyelim,nasıl taze...
Evlilik yıl dönümü!
Evlilik yıl dönümünü kutlayalım.
Evlilik yıl dönümü mü?
Ama bizim evlilik yıl dönümümüze daha çok var.
Bana bak,tuzak soru mu yoksa bu?
Ay Necmi bana böyle mantıklı cevaplar vererek kafamı karıştırma.
Hatta nikah tazeleyelim.
Evet,Necmi nikah tazeleyelim biz.
Yok artık daha neler!
Ay ama herkes Çeşme'de.
Bu sefer de istediğim gibi görkemli olmaz.
İstediğim kadar çok insan gelmez.
Bu da bana yakışmaz.
E böyle olunca da benim sinirim iyice bozulur.
Yok yok,en iyisi yine evlilik yıl dönümü.
Şöyle birkaç elit aile ile kutlarız.
Maksat magazinde çıksın.
Dosta düşmana nazir olsun.
Botokslar atsın!
Dosta düşamana derken sanırım lafın gelişi söyledin...
...çünkü biz bütün Dünya'ya düşmanız.
Hahayt! Düşmanlık iyidir Necmi,insanı zinde tutar!
Yoksa salarsın kendini.
Evet evet bu güzel oldu,hadi gelin hazırlanalım.
Siz hazırlanın,ben birazdan geliyorum.
Hu hu Defne!
Efendim.
Bomba dedikodularım var,hemen anlatmam lazım.
Ama önce seninle bir tane projemi paylaşmak istiyorum.
Proje mi?
Hı hı,şirket içi dedikodular için bir tane magazin blogu açmayı düşünüyorum.
Ama gizli,kimin yazdığı belli değil.
''Büyük bir sır,dedikoducu kız''
E sen şimdi bana her şeyi anlattın,ben seni biliyorum.
Ha.
Ay kahretsin ya!
Ya ama...
Araştırmacı,gazeteci kimliğim ifşa oldu!
Aman ya.
Ömer Bey nerede?
Seyahate gitti.
Ne seyahatiymiş bu?
Ya öyle uzun zamandır işte Roma'ya gitmek ile ilgili bir planı vardı ama...
...tam zamanı belli olmamıştı.
Herhalde kendi organize etti,sabah gitmiş.
Aman Tanrım!(İngilizce söylüyor)
İnanılmaz!(İngilizce söylüyor)
Olayı kes!
Şok şok şok!
Of Derya ya of!
Sıkıldım ya,sıkıldım!
Magazin programlarının arkasındaki kötü ses gibisin!
Eline bide davul ile tokmak verelim...
...dımbıdı dımbıdı dımbıdı...
...şirkette tellallık yap!
Kızlar?
Sinan Bey bu olaya çatlayacak!
Hadi ben kaçtım!
Hareketleri kes.
Gıybetül arz ya.
Ya şey Ömer nerede?
Roma'ya gitti.
Nasıl Roma'ya gitti,e Yasemin Roma'ya...
Demekki birlikte gitmişler.
Ve sen de buna üzüldün,öyle mi?
Yok canım niye üzüleyim ki.
Ne alaka zaten değil mi şimdi.
Ben Neriman Hanımın işte bana verdiği görev yüzünden üzülüyorum yani...
...hep onu düşünüyorum,o yüzden o kadar.
İyi madem görevlerine bu kadar bağlısın,o zaman al sana bir görev daha.
Ya ben evime avize alacağım da avizeciye gitmem gerekiyor...
...şimdi tek başıma şey yapamayacağım,gelir misin benimle?
E ben bayılırım öyle şeylere!
Öyle mi?
Evet.
Tamam iyi şey o zaman asansörlerin orada bekliyorum ben.
Tamam ben işlerimi halledeyim,geleyim yanınıza.
Tamam.
Aa,diva!
Ne bakıyorsun öyle ya?
Dışarı mı?
He,dışarı.
Yine?
Hı,yine.
Koray ne,sorun ne ya?
Yok sorun falan.
Aa,dur bakayım bilekliğin yeni mi?
Bakayım.
Hım,hayal et.
Evet.
Hayal ediyor musun,hı?
Neyi hayal ediyorsun,anlat bana.
Hayır hayal etmiyorum.
Yani etmemeye çalışıyorum.
Şey bu bana hayal etmemem gerektiğini hatırlatıyor.
İki dakikada edebiyat parçaladın ha!
Sana ne oluyor bu aralar,yoksa aşık mısın ha?
Kime aşıksın? Çabuk anlat!
Değilim,aşık değilim.
Bak laf çıkartma,sakın laf çıkartma!
Sakın.
Bak ben bir kere bile dedikodu yapmadım,sevmem de.
Yapanı da sevmem,tabiatımda yok.
(Telefon çalıyor)
Kim bu münasebetsiz?
Ay Berrin ay,car car car!
Berrin diye bir arkadaşım var,sevgili yapmış.
Ay çocuğu görmen gerekiyor,Dünya çirkini!
Üf,ay ben ne anlatıyodum?
Unuttum ben.
Sen beni niye tutuyorsun,işim gücüm var benim!
Hadi bay!
Aa,tutuyo beni lafa.
Tez vurun kellesini.
Ha?
Tez vurun kellesini.
Tövbe,ben sana diyeyim mi sen baya balatları yaktın ha!
Gerçekten bak.
Ama kabul edin ten rengime çok uydu.
Çok,çok uydu.
Dur bekle çıkartma.
Daha mağrur.
Durmuyor,durmuyor.
Şimdi gözüne Dünya'nın bütün anlamlarını yükle.
Biraz hırs,biraz entrika.
Yasemin yapayım mı?
Yap.
İşte bu!
Bunu mu alsak,ne yapsak?
Bak ne diyeceğim,aklıma bir fikir geldi.
Acaba diyorum,burdan çıkışta birşeyler mi yesek?
Sinan Bey gerçekten rezil olduk,bırakın.
Zaten bozdunuz lambayı,kıracaksınız!
Üf çok ağır.
Sinan Bey!
Sinan Bey!
Ne yapıyorsunuz?
(Kahkaha sesi)
Ay küçük dilinizi gördüm!
Kaçabilirsin,ama asla saklanamazsın!
Güzel.
Çok güzel rezil olduk,bence bu kadar yeter rezillik.
Kırılacak,çok pahalı.
E tamam ne yapıyoruz?
Alo ustacım naber?
İyi iyi.
Biraz kafa dinlemek için tepedeki eve geldim.
Gelir misin diyeceğim ama...
Tamam bekliyorum.
Aa bu nasıl,bu çok güzel görünüyor ben beğendim bunu.
Evet evet fena değil,güzel.
Şey,Defne.
Efendim Sinan Bey?
Ömer ile aranız nasıl?
İyi.
Yani,aslında iyi değil.
Ya biz bu konuyu konuşmasak?
Niye?
Öyle işte,konuşmayalım.
Yoksa bu olay,bu Neriman Hanımın oyunu...
...gerçeğe mi dönüşüyor?
Yoo,yani eğer benim açımdan soruyorsanız...
...yok yani asla.
Sonuçta ben haddimi bilirim,duracağım yeri bilirim ben.
Nasıl yani?
Yani öyle işte,sonuçta davul bile dengi dengine.
Bir dakika ya o ne demek?
Kim karar veriyormuş kimkimin dengi diye!
Ne Ömer ne de ben öyle insanlara yukarıdan aşağı bakan tipler değiliz yani.
Bizim için herkes yan yanadır,ayrı ayrıdır o kadar.
Vallahi herkes kendini nerede görüyorsa,oradadır Sinan Bey.
Siz nereden bakarsanız bakın.
Ya şimdi siz hiç insan ayırmıyor musunuz yani?
Hiç mi ayırmıyorsunuz?
Yani,tabi bazen ayırıyoruz.
Ama şey iyi kötü diye,iyi insan kötü insan diye.
Kötü insan derken kimden bahsettiğinizi biliyorum ama söylemeyeceğim...
...çünkü dedikoduya girer.
Baş harfini vereyim,Yasemin.
Evet.
Yasemin.
Evet.
Neler yapmışsın be oğlum.
Aç mı oturalım usta.
Yapardık bir kıyıntı mıyıntı bir şey yavrum.
Birsürü zahmete girmişsin be yavrum.
Afiyet olsun.
Mis gibi de koktu ha!
Afiyet olsun.
Sağ ol.
Dökül bakalım.
Nasıl?
Oğlum sen durup dururken gelmezsin bu eve,belli ki bir şey var.
Dökül bakayım.
Sen neden kaçıyorsun?
Usta ben kaçtım demedim ki.
Ya demen şart değil ki yavrum,ama belli.
Ya bir şey eksik hayatında,ya da çok fazla.
Ya da her ikisi de.
Fazla gibi görünen şey,aslında eksik olandır belki de.
Diyorsun.
O zaman izin ver be yavrum.
Akışına bırak,bırak taşlar yerine otursun.
Usta ben bugüne kadar hep...
...kapalı tutum kapılarımı.
Kendi dünyamda yaşadım.
Kimseye ihtiyaç duymadım.
Kendimle yetinerek.
Şimdi o gizli kapılar aralanıyor diyorsun.
Hem de senin iznin olmadan.
Kim aralıyor acaba o kapıları?
Amma esti ha!
Hakikaten ne bu ya!
Avizeniz çok güzel vallahi gezdiğimize değdi.
Güle güle kullanın da...
Da?
Çok mu para verdik acaba?
Da.
Üzülme be karıcğım,artık çalışıp ödeyeceğiz ne yapalım.
Tamam ben şey yani,böyle.
Biraz abartmış olabilirim de.
Kusura bakmayın,ya ne yapayım işte öyle anneannemin bütün özelliklerini almışım.
Bir şey diyeyim sen böyleysen anneannen nasıl...
Oo,şimdiden daral bastı!
Neyse.
Ay Sinan Bey!
Ay bıraktığınız için çok teşekkür ederim.
Rica ederim.
Sizin arabanızdan zor iniliyor da.
Şey ya,yere yakın ya o yüzden.
Korkucaksın yere yakından.
Of be kedicik.
Çok fena tutuluyorum ben sana.
Bakalım doğru anlamış mıyım.
Yarın on-on iki kişi ağırlayacağız.
Hepsinin kıskançlıktan gözlerinin belir belir belermesini...
...küçük dillerinin kıvır kıvır kıvrılmasını...
...ta tepelerinden aşağı sinir girmesini...
...ve hepsinin kalplerinin böyle sıkışarak çatır çatır çatlamasını istiyoruz.
Manyağız ya biz.
Güzel,ruhunu iyi anlamışsın.
Son sözünü önemsemiyorum.
İşte bu yüzden davetin çok güzel olması gerekiyor.
Ay tek sorun Hulusi Baba!
Ay ne o öyle,varyemez gibi.
Utanç içindeyim!
Öyle deme hayatım,öyle deme.Tasarruf gerçek zengin işidir.
Ay böyle tasarruf mu olur Necmi!
Personel sıkıntısı çekmek için gelmişim bu Dünya'ya!
Ay Mine'den başka kimseyi çalıştırmamıza izin vermiyor!
Önemli değil hayatım nasıl olsa az kişiyiz,biz ağırlarız.
Ay evet haklısın,dur Mine'yi kontrol edeyim.
Herkes davet nasıl olurmuş görsün.
Bu Neriman İplikçi showu!(İngilizce söylüyor)
Hazır mısınız!(İngilizce söylüyor)
Ay motivasyon tavan!
Her şey çok güzel olacak,Mine!
Neredesin,Minde dedim!(İngilizce söylüyor)
Mine!
Mine dedim!
Hayattaki tek ve en önemli şey statüdür.
İnsanlara derecelerine göre davranırız.
Onları bir yerlere davet etmek ehemmiyet verdiğini gösterir.
Onlar da sosyal hayatta kendilerini önemli bir konumda hissederler.
Kafanı salla!
Sosyal ortamda herzaman kazanan olmak istiyorsan...
...ev sahibi olacaksın.
Deplansmanda olmak seni herzaman bir sıfır mağlup başlatır.
Davetler sende olacak.
Herkesi herzaman çağırmayacaksın.
Açık ve kapalı.(İngilizce söylüyor)
Değerini bilsinler,kıvransınlar diye.
Aa!
Ay hoş geldiniz,buyrun buyurun!
Ay buyurun buyurun!
Yemekler hep çok lezzetli ve bilhassa pahalı olmalı.
Bir şeyi sadece sende yemeliler.
Böylece sen demek lezzet demek...
...sen demek,kalite demek olur.
Misafir ağırlarken de giyimin effortless olmalı.
Yani çabasız.
Hem maynaklar gibi pahalı ve ulaşılmaz...
...hem de biz zaten evde hep böyle giyiniriz...
...ne var ki havasında.
Çantamı ver bakayım.
Ben Neriman İplikçi!
Show zamanı!
Hadi,gel şu daveti hazırlayalım.
Anlamıyorum ki abla,ağabeyim niye vazgeçti ki Nihan Abla'dan?
Çay falan dağıtmaya başlayınca ben iş ciddi zannetmiştim.
Dur sen dur,o tepsiyi kafasında parçalayacağım ben onun!
Yazık benim arkadaşımın kalbi cam bardağı mı şangur şungur kırıyor!
(Telefon çalıyor)
Bak ne kadar demek ki zor durumda kız!
Gördün mü benden medet umuyor,yazık!
Nihan?
Defne,ben çok kötüyüm ya.
Bu sefer kesin ölüyorum.
Hı! Ne oluyor kız,köprüdemisin yoksa!
Yalvarırım Nihan in,bak valla in yavrucuğum oradan.
Değer mi canım ağabeyim için hiç!
Allah Allah,canını sokakta mı buldun sen delirdin mi!
Ya yok değilim köprüde falan.
Evde oturdum,salya sümük ağlıyorum.
Deli miyim ben ya,bir türlü toparlanamadım!
Ya sen niye üzülüyorsun ki ayrıca,ağabeyim asıl eşşek gibi kıvranması lazım!
Şuna bak ya,seni düşürdüğü hale bak!
Konuştunuz mu?
Bir şey dedi mi zalim?
Yok henüz göremedim daha kendisini ama.
Neyse sen yine de bir şey deme.
O da haklı ya,kim ne yapsın beni.
Asıl ağabeyimi ki ne yapsın Nihan!
Kepçenin,kıytık ve uzunun teki!
Havlara bak,sanki şey bana ''Edward Norton''!
Dur dur sen merak etme ama,halledeceğim ben onu.
Ahın yerde kalmayacak Nihan,rahat ol.
Ağabeyim evde,deği lmi?
Evet aşağıda bahçede.
iyi.
Ağabey!
Ne var?
Oğlum seni öldürürüm lan!
Sen nasıl bir manyaksın ya,piskopat mısın sen!
Cinsin ne senin oğlum!
Ne yapıyorsun,dur!
Bismillahirrahmanirrahim!
Bak adamı hasta etme!
Hastsın zaten manyak herif!
Gel buraya!
Anneanne!
Gerizekalı seni!
Ağabeyciğim,ablacığım yapmayın lütfen.
Yarın birbirinizin yüzüne bakacaksınız,çok ayıp.
Ne bakcam be ben bu meymeletsizin suratına.
Ya yürü git!
Ay yok,yok anneanne ben hıncımı alamadım...
...yolacağım bu bıyıklarını tek tek yolacağım!
Hele bir dokun,bırak!
Gel lan buraya!
Öldürürüm lan seni!
Boğarım boğarım,seni boğarım!
Defne öldüreceğim seni!
Susun!
Ya anneanne ya!
İsmail,biz birbirimizi her gördüğümüzde böyle tribe mi gireceğiz?
Aşalım artık bunları.
Aşalım.
E geldi geçti işte.
Bari biz arkadaş kalalım.
Senin geçti mi?
Yok,olmadı o iş.
Serdar reddetti beni.
Ne!
Öyle işte.
Fazla ciddiye aldın dedi,git dedi.
Ofsayta düştük anlayacağın.
Fazl ciddiye aldın ne demek Serdar evcilik mi oynuyorsun burada!
Ya İsmail,zaten içim yanıyor boşver.
Ne boşveri ya,bizim dokunmaya kıyamadığımızı bardak altlığı yapıyor hödük!
Gebertirim lan ben onu!
Defne de aynısını dedi.
En azından siz seviyorsunuz beni.
Sevmek...
...de laf mı.
İsmail ne olur sen karışma bu işe.
Ya gönül işlerim işte zorla olmuyor.
Ya iyide Nihan.
Ne olur.
Hatırım için.
İyi susalım,susalım.
Susalım anasını satayım.
Yine susalım.
Birtek burası kaldı değil mi babandan?
Geri kalan her şeyi dedeme bıraktım.
Yalnız burası.
Onu da almazdım da.
Biliyorum annenin hatırası var.
Bir gün bizi getirmiştin buraya hatırlıyor musun?
Çocukların aklı gimişti evi görünce.
Ömer Ağabey niye burada kalmıyor da,gidip dükkanda uyuyor demişlerdi bana.
Uzak burası ustacığım.
Buradan nasıl gidip gelecektim dükkana.
Anlaşıldı sen baya kararlısın,yani buraya niye geldiğini söylemeyeceksin.
Anlarsın sen.
En iyi susarak anlarsın.
Orası öyle de.
Bazen o hapishaneden dışarı çıkıp söylenmek istiyor o laflar,sözcükler Ömer.
İnsanlara ne kadar çok muhtaç olursam,onlardan kaçma ihtiyacım da o kadar çok artıyordu.
Sabahattin Ali,öyle içimden geldi.
Sabahattin Ali imdamıma yetişti diyorsun öyle mi?
Seninle de kaçak dövüşülmğyor usta.
Ustacığım özlemişim be,hakikaten çok iyi oldu.
Sık sık yaparız ama.
Şöyle bir rüzgar durulsun,taşlar yerine otursun bakalım yaparız.
Fırtınaya çevirmesin?
Göreceğiz ustacığım.
Göreceğiz.
Neriman,neriman!
''Neriman,Neriman''ne yapacaksın Neriman'ı şimdi ha!
Sen iyice hanımköylü olmuşsun.
Yok baba,belki Neriman da sizi görmek ister o yüzden.
Ha,çok sever de beni!
Bana bak,ben evde sıkıldım.
Satranç oynadığım bütün arkadaşlarım tek tek callığa çektiler.
Oynayacak kimse kalmadı.
Seninle oyanyacağız.
Baba biliyorsun ben satrançdan çok sıkılıyorum.
Okey mokey oyansak?
Satranç oynayacağız!
İkinize de her şeyi öğretmiştim.
Ağabeyin canavar gibiydi,ama sen...
Puh!
Nasıl bu kadar değişiklik olabilir ha?
Sen kime çekmişsin böyle!
Madem öyle istiyorsun,oynayalım baba.
Ay lütfediyorsun.
Öyle istiyorsan oynayalım.
Ben istediğim için oynayacağız,tamam mı!
Hadi getir şu satrançları.
Çabuk getir!
Esra,ağabeyine söyle sürahiyi versin.
Sürahiyi uzatır mısın ablama.
Esra,ablana söyle uzatmıyorum.
Dehidrasyona uğrasın inşallah!
Eğer bıyığıma bir şey olsaydı,gece uyanıp bütün saçlarını keserdim ha
Hı,öyle bıyıkla adam olunsaydı!
Defne!
Efendim!
Aa tamam ama,bir huzur bırakmadınız sofrada.
Ne oluyor size bakayım bana da anlatın.
Boşver anneanne biz karışmayalım bence.
Hadi oradan,sen biliyorsundur her şeyi.
Niyeyse en son ben öğreniyorum.
Akıl sağlığını korumaya çalışıyoruz,suç mu!
Ay alın şunu başımdan,yine başladı Marko Paşa gibi konuşmaya!
Benim bir suçum yok kızım!
Kız İsmail'i seviyor.
Hangi kız?
Ne İsmail'i be?
Ne oldu ya bana da anlatın?
Anneanne ben sana özet geçerim sonra.
Oğlum sen ne saçmalıyorsun ya!
Daha kız dün akşam gitmiş demiş İsmail'e.
Tuz basmış,olmaz demiş ben Serdar'ı seviyorum demiş.
Ne deseymiş!
Ne desin!
Ayağına sağlık usta.
Hadi iyi akşamlar.
Allah'a emanet ol.
Sen de ustacığım,sen de.
Ömer,bak yavrum rüzgar öyle korkulacak bir şey değildir.
Bazen de kapılmak gerekir o rüzgara.
Sen de bırak kendini,belki de seni doğru bir yere savırur.
Hadi oynasana oğlum.
Mine!
Mine!
Mine!
Mine!
Çabuk gel!
Babamın ne işi var bizde,niye gelmiş?
Satranç oynamaya gelmiş Neriman Hanım.
Hem de ziyaret.
Üf,ay gitsem mi yanına?
Ay gitmesem mi?
Ne diyorsun gideyim mi?
Yok gitmeyeyim.
Sen git.
Yok dur gel buraya.
Şimdi ben gidersem de fıttıra fıttıra gezdin geldin diyecek bana.
Üf en iyisi ben burada durayım böyle.
Ay burada da durulmaz ki!
Sen beni sakla.
Hadi oğlum,sabaha kadar bekleyecek miyim,hadi!
Oyna bakayım oyna.
Soruyorum sana,düzgün yaptığın bir haltın var mı senin?
Baba niye öyle diyorsun ya.
Bak ne güzel bir evim var...
...mutlu bir ailem var.
Demek ki bazı şeyleri düzgün yapabiliyorum.
O cadoloz Neriman olmasaydı senin tek başına ne yapacağını merak ediyorum doğrusu.
Baba niye Neriman'a cadaloz diyorsun,ne cadalozu!
Satrançı bile doğru dürüst oynayamıyorsun,hadi!
Oyna,oyna bakayım hadi.
Yine yine yanlış hamle,yine yanlış hamle.
Ben senin yüzünüzden ne halt ettiğinizi anlarım.
Sen,hele sen hayat beceriksizi!
Oyna bakayım hadi oyna.
Yine yanlış oynadın,mat olacaksın mat!
Ne zevki kalıyor böyle oynamanın!
Tamam baba ya yeter ya!
Tamam,tamam,tamam!
Mızmız!
Doğrularıs söyleyince gücüne gidiyor değil mi,ha!
Hiçbir işi doğru dürüst yapamıyorsun!
Yapamıyorsam birazdan da senin yüzünden baba.
Çocukluğumdan beri yok ağabeyin şöyle becerikli,yok ağabeyin böyle başarılı...
...diye hep kanıma işledin.
Yani eğer batıyorsam biraz da senin yüzünden batıyorum!
Ben her ikinize de aynı davrandım.
Ağzından çıkanı kulağın duysun!
Ya ne demezsin,elli yaşıma geldim hala azarlıyorsun beni.
Güyya buraya oyun oynamaya geldin,buraya sen oyun oynamaya gelmemişsin ki...
...beni azarlamya gelmişsin.
Tamam tamam,amma duygusallaşmışsın ha!
Bir baba olark iki kelime söylemeye hakkım yok mu ha?
Ben babayım,ne dersem o olur!
Hadi oyna oyna.
Elimi ayağıma karıştırdın.
Ben senin iyiliğin için konuşuyorum.
Babaya küslük olur mu ha?
Tamam,küsmedim tamam.
Öyle mi? Hadi oyna bakayım,oyna.
Sende sıra.
Buyur yine,yine yanlış oynadın,yine yanlış oynuyorsun!
Bana teslim ediyorsun oyunu!
(Kapı tokmaklama sesi)
Ne yapıyorsun lan sen,hı!
Rahat bıraksana oğlum kızı.
Ya İsmail,ya yürü git işine hadi ya!
Yakışıyor mu lan,bir kalıbından utan lan! Bir öylesin bir böyle.
Tam bir yanar döner oldun ha Serdar!
İsmail,bak tepemi arttırma alırım façanı aşağı!
Bırak lan hep aynı terane,tırışkadan nameler!
Görüntü var ses yok!
Ulan ben şimdi senin!
Ne yapacaksın lan!
Öldürürüm seni!
Hadi öldür!
Ne oluyor ya,ne yapıyorsunuz siz!
Ne yapıyorsunuz ya!
İsmail,hadi sen de git.
Hı,gideyim de bu hödük ağlatsın seni yine.
Gitmiyorum lan,bana söylesin ne söyleyecekse!
İsmail.
Lan sen kendini ne sanıyorsun,kim sanıyorsun sen kendini,zırtapot!
Ya dur!
Biz elimizde hançlerle dolaşmıyoruz,aranmıyoruz öyle kimse saplayalım diye!
İsmail!
Lan alacağım ayağımın altına yürü git!
Hadi al lan!
İsmail!
Serdar!
Öldür hadi öldür!
İsmail!
Gider misin!
Tamam,gideyim ben.
Nihan,konuşmamız lazım.
Konuşalım.
Yürüyelim mi biraz?
Olur.
Hadi.
Ağabey bir bakacak mısın?
Ağabey şu yandaki masa üç gündür hesap ödemiyor ya.
Tamam hallederiz.
Tamam ağabey.
Tabi ya.
Ulan İsmail.
İyi yancı oldun lan bu oyunda.
Ulan oğlum lan.
Bari kalk başka masaya geç lan.
Kalk başka masaya geç lan.
Bari kalk başka masaya geç lan!
Eyvah eyvah.
Defne.
Kolay gelsin.
Ne yapıyorsun?
Cam çok leke olmuş,onu temizliyorum.
Kızım şey var,temizlik görevlisi var söyle halletsin korkutma beni.
Yok Sinan Bey,ben yapayım çünkü benim çok içim sıkılıyor böyle daralıyorum.
Bir şey yapayım ki belki iyi gelir,içim açılır.
Bir şey olur.
Yav daralma bende de var bu ara niye bilmiyorum...
...böyle bir ne kadar hareket etsem gitmiyor üstümden yani anlamadım.
Sıcaktan,sıcaktan,sıcaktandır.
Böyle bir de nem de var,insana basıyor basıyor!
Daraltıyo insanı,siz ondan şey oluyorsunuzdur.
O ondandır yani.
Ay yine daraldım ben.
Doğru doğru ya sıcaktan ya.
Ben o zaman odama gideyim,sen de şey yap hallet işini de.
Güzel sil ama bak böyle.
İz bırakmaya yani şöyle yap.
Tamam.
Kolay gelsin.
Sağ olun.
Ay yok,benim yapacak başka şeyler bulmam lazım yoksa delireceğim!
(Telefon çalıyor)
Ay ben bunu kastetmemiştim ama ya!
Efendim Neriman Hanım.
Canım merhaba.
Merhaba.
Yumuşak başlayıp giderek sertleşmek istedim.
Ee,ne yapıyorsun Ömer'in yokluğunda öyle aylak aylak dolanıyor musun?
Yani evet canım hayır niye öyle bir şey yapayım ki!
Sonuçta değil mi,ay daraldım çok gerildim ben.
Gerilme.
Bana bak bugün bir davet var,bana gel personel eksiğim var.
Bana yardım et.
Ne daveti?
Ay saçma sapan konuşma,buraya gel diyorsam buraya gel!
Bir planım var herhalde.
Aa,Ömer'in hastalığında iyice boşladın!
Bir kısa vtr geçmişsin,onda da hiç etkili değilsin bence!
Ay neyse iyi ki varım!
Bir taşla iki kuş vuracağım yine!
Kaldı ki bir kuş filosu vurmuşluğum vardır!
Ay tamam geliyorum ben Neriman Hanım.
(Telefon çalıyor)
Efendim yenge.
Ömer,yengesinin yakışıklısı,ne yapıyorsun böceğim,özledim.
İyiyim yenge.
Sen?
İyiyim yenge.
Sen özlemedin mi?
Ben de özledim yenge,ben de özledim.
Özlediysen o zaman gel!
Hadi atla gel,bak bügün misafirlerim var.
Hadi gel bir görün,amcan da çok özledi seni.
Yenge yapma şimdi,sevmem böyle şeyleri biliyorsun.
Halledin bensiz.
Aa,sen İplikçilerin veliahtısın.
Yakışıklı prensimizle bir hava da mı atmayalım!
Bak çok üzülürüm.
Yani üzüntüden yüzüm böyle sarksın mı istiyorsun!
Yenge söyleme şöyle şeyler.
Ay bak Sude de yok.
Evlat özlemi çekiyorum.
Hadi ne olur kırma beni!
Tamam yenge uğrarım tamam.
Ay canım benim öpüyorum seni!
Tamam.
Sen?
Tabi ben de öpüyorum tabi.
Görüşürüz.
Necmi Bey.
Kızım ne kıvırtıyorsun,tuvalet içeride git istersen.
Yok,öyle bir şey demeyecektim ben başka bir şey isteyeceğim.
Ne?
Ben şimdi Neriman Hanımın gözü böyle seyirmesin diye söylemiyorum da...
Bu iş bitti bence ya haberiniz olsun.
Hangi,Ömer işi mi?
Evet.
Niye?
Bu sefer fena tosladık yani.
Başka bir böyle iğrenç üç kağıtınız varsa beni oraya atın diyeceğim de.
Demek istemiyorum tabi ama.
Yok,bu aralar daha iğrenç bir üç kağıtımız yok.
Zaman zaman oluyor ama şimdi yok.
Ölü sezondayız şimdi yok.
Ne diyorsun sen ya,nereye tosladık?
Yasemin Hanım ile Ömer Bey Roma'ya gitti.
Roma'ya?
Yani sizin anlayacağınız büyük kargoya çarptık.
Benim Neriman Hanıma bunu bir şekilde söylemem lazım ama.
Ya ne olur bana yardım edin.
Ama Ömer Roma'da değil ki,tepedeki evde.
Tepedeki ev?
Rahmetli ağabeyimin,yani Ömer'in babasının dağ evi.
Yok yok,bence benim söylediğim doğru Roma'ya gittiler.
Olabilir,ben genelde dinlemem...
...dinlediğimi de anlamam,anladığımı da yanlış anlarım.
Hay Allah!
Hay Allah!
Ha,ne anlamdım?
Yok bir şey.
(Kapı zili çalıyor)
Hoş geldiniz.
Ay canım hoş geldin gel canım gel.
Mine gel,yok ya da git gözüm görmesin.
Şaka şaka gerginim ondan ama sen yine de git gözüm görmesin.
Gel hayatım gel.
Ay ortalıkta karman çorman!
Evde hazırlık var misafirler de birazdan gelir.
Sen en iyisi mutfağa git dinlen hayatım tamam mı?
Ben çok gerginim hızımı alamıyorum değil mi!
Yengeciğim zaten kalabalığa gelecek kafa yok ben hemen gidiyorum mutfağa.
Tamam hayatım ben sana seslenirim.
Sen ordan git,ben de gideyim işte.
Necmi!
Ha?
Defne nerede Ömer geldi?
Ömer mi,Roma'dan mı?
Ay saçmalama tepedeki evdeydi ya.
Hani dünde mesajlaştık kendi gidemeyince Yasemin'i gönderdi.
Seninle de konuştuk.
Ay Allah'ım o pis Yasemin kırk numara ayaklarıyla...
...Roma'da ne alışveriş yapıyordur şimdi!
Ay Necmi biz de gidelim Roma'ya alışverişe,tamam mı?
Gidelim gidelim de Neriman ben seni dinleyemiyorum.
Dinlediğimde de anlamıyorum zaten, anladığımı da yanlış anlıyorum ya.
Ya patikadan çık da bir düz yola gel.
Doğru dağıldım beni sen dağıttın Necmi!
Defne nerede?
Defne mi?Tahsin beyler geldi park yeri bulamamışlar onlara yer göstermeye gitti.
Ayol vale mi bu kız?
Ben bir gidip ona bakayım.
Git bak hadi.
Buyruun buyurun böyle tekrar hoş geldiniz.
Neriman Hanım ile Necmi Bey de dışardalar,bahçedeler sizi oraya doğru alalım.
Peki.
Buyurun.
Ay dur dur dur1
Ay!
Servisle ben ilgilenirim,sen bahçeye çık Ömer Bey geldi.
Ömer Bey?
Ömer Bey burada mı?
Yani bildiğimiz Neriman Hanım'ın yeğeni olan Ömer bey?
Sen noksan mısın biraz?
Ya şaşırdım.
Ya hadi hadi hadi acele et!
Mine bu ne?
Neriman Hanımın rezene çayı.
Ya bu ne saçmalık,rezene çayıyımış.
Misafirler geldi mi?
Bir iki kişi geldi ama Defne bahçeye aldı onları.
Defne mi? Defne burada mı?
Benim asistanım Defne?
Evet.
Bahçede Neriman Hanım'a yardım ediyor.
Hadi ya.
Çık bakayım
Oo,Ömer değil mi bu?
Merhaba hoş geldiniz.
Ömer ya,koca adam oldu.
Ömer işleri iyice büyütmüşsün diye duyduk anlat bakalım biraz.
Ne anlatayım,çalışıyoruz.
Hayranım bu çocuğa,Necmi ne azimli yahu!
Evet öyledir Ömer öyledir.
Aa,ne bu böyle Ömer görmemişler gibi!
Neriman.
Yani sıkboğaz etmeyin çocuğu Necmi!
Ya laflıyoruz şurada ne var.
Sıkılmıştır benim kuşum sıkılmıştır,,hadi gel sen canım gel.
Ay vallahi bir dakika sormam gereken şeyler var.
Ay Ömer o geçen yaz ki model neydi öyle sen yaptın değilmi onu?
Ben yaptım ben yaptım.
Nerede ya,niye yok bahçeye mi çıktı acaba?
Aman defne neyse ne sende hala sanki !
İşine bak sen.
Tamam ne yapacaktım ben?
Servis supulalaları.
Servis supulaları evet.
Birine mi baktın?
Ömer Bey ben sizi çok özledim!
Yani...
...şirkette tabi gittiniz kaç gündür yoksunuz...
...böyle herkes tepeme tepeme.
Şirkette sizsiz işler çok zor ilerliyor arayan soran birsürü.
Ama hiç merak etmeyin ben herkese tek tek açıkladım.
Roma'ya gitti dedim.
Yine de işte acil mi,ne zaman dönecek...
Roma'da mı dedin?
Evet.
Ömer,Defne neredesiniz çocuklar her yerde sizi arıyorum.
Hadi yemeğe oturuyoruz Neriman bekliyor.
Hadi çıkalım.
Hadi.
Buyurun.
Bak bunu denemen lazım çok lezzetli zencefilli yengemin olmassa olmazı.
Çok güzelmiş.
Ay bu hanım kızımız kim?
Ayy çok şeker değil mi,Ömer'ciğimin asistanı.
Kişisel asistanı Defne.
Ay maşallah pek ciciymiş,ee nasıl gidiyor Ömer ile çalışmak zordur.
Çok teşekkür ederim,o sizin ciciliğiniz.
Gülmesenize ya.
Ömer beyle tabiki de çalışmak kolay değil çünkü çok mükemmeliyetçi bir insan.
İşte tabi arada bana da geliyorlar.
Biraz takıntılı tabi ama işte napacaksınız sonuçta patron.
Defne de iyi bir asistan.
Yani olma yolunda,daha öğreneceği çok şey var tabi.
Olacak yavaş yavaş.
Ömer,evlilik ne zaman artık bir aile kur kendine.
Evlenmemiş adam gergin olur.
Ne alakası var canım ne gerginliği.
Yok mu birileri?
Ee,vardır canım vardır.
Defne'ciğim sen üşüdün canım git içerden sana şal versinler.
Yoo çok iyiyim hiç üşümedim.
Üşüdün tatlım sen üşüdüm hadi kızım git.
Aa bir esti en iyisi ben gidiyim şal alayım.
Bak şimdi gör ateşin altına nasıl odun atıyorum,gör de öğren.
Ömer.
Efendim Yenge?
Bak bu defne senden hoşlanıyor.
Yani masa örtümüz çok pahalı olmasa şuraya yazarım.
Anlarım ben demedi deme.
Yengeciğim sana öyle geliyo olmasın.
Yani bence yanlış anlamışsın.
Ben başka birisiyle bir duygusal ilişkisi var sanıyordum ama.
Ha ha,yolarım ayol!
Yani hayatım anlarım ben anlarım senden hoşlanıyor.
Bak sen ona baktığın zaman senin gözünün içine bakamıyor.
Öyle hemen bir gözünü kaçırıyor.
Aşk böyledir.
Ama hem senden etkilenmeyecek de kimden etkilenecek canım!
İşte orasını bilemiyorum.
Ay yok yok ben anlarım.
Yani iyide bir kız biliyor musun.
Ben bu işten yanayım ben sevdim bu kızı,benden onay var.
Yürü yürü!
Tamam yenge yavaş,yavaş.
Ay Defne'ciğim gel canım gel.
Efendim?
Yok bir şey.
Nasıl sevdin mi?
Çok.
Hadi canım,hadi kuşum,görüşürüz!
Yürü Necmi,yürü!
Görüşürüz.
Gelmiyor musun?
Yok ben size eşlik etmek için kapıya kadar geldim.
Şimdi Neriman Hanımlara falan yardım edeceğim ortalığı toplamak için.
Peki.
Ömer Bey nasıldı tatiliniz?
İyiydi Şükrü iyiyidi,işten güçten uzak otuz altı saat iyi geldi.
Arada bir lazım bu Ömer Bey.
Bu arada Sabo'nun çok selamı var.
Aa,Sabo nasılmış,görüşemedik epeydir?
Gayet iyi,beğenmiş mi kitabı diye soruyor.
Ben söyledim Ömer Beyeydi o kitap diye de.
Hangi kitap?
Aşk ve gurur,ilk baskısı.
Defne aramış bulamamıştı da,ben onu Sabo'ya yönlendirmiştim.
Ee?
E işte kızcağızın parası da yetmemiş.
Kitap karşılığında Sabo'nun bütün raflarını baştan aşağı düzenlemek durumunda kalmış.
Sabo'nun dükkanı da biliyorsunuz ne kadar...
Bir dakika Şükrü,bir motoru durdur.
Elli bir Hasan Ali Yücel çevirisinden bahsediyoruz değil mi?
Gurur ve önyargı.
Evet Ömer Bey,o kitap.
Defne'nin size aldığı kitaptan söz ediyorum.
Büyük süpriz oldu ama değil mi?
Çok büyük süpriz oldu Şükrü.
Çok büyük.
Abla ne yapıyorsun?
Oturuyorum.
Niye oraya oturuyorsun,tabureye otursana.
İşte farklı bir açıdan oturup hayatıma bakarsam,hayatıma bir çözüm bulabilirim diye düşündüm.
Niye,ne var ki hayatında?
Ah ekmek arası,o kadar şahane bir soru sordun ki.
Ne yok ki.
Hı,biraz karışık galiba.
Büyüyünce ne oluyor biliyor musun.
Her şeyi yapabileceğini zannediyorsun,sonuçta yetişkin oldun kocamansın.
Öyle her şeyi halledeceğim zannedip dalıyorsun bir maceraya.
Sonra o macera ayağına dolanıyor,böyle bataklığa saplanıyorsun içinden bir türlü çıkamıyorsun.
Sonra da böyle keşke çocuk kalsaydım diyorsun.
Büyükler çocuk olmaya m özeniyor yani?
Her zaman değil.
Köşeye sıkıştıkları zaman.
Peki seni kim köşeye sıkıştırdı?
Kendi kendimi sıkıştırdım.
Bana yasak olduğu halde böyle hayaller kurdum durdum.
Hayallerime hadlerini bildirdiler,e bana da.
Dünya'nın en yüksek uçurumundan kendimi aşağı düşüyormuş gibi hissediyorum.
Böyle tutunacak hiçbir şey yok,boşlukta düşüp duruyorum sadece.
Ama insan sonsuza kadar düşmez değil mi?
Acaba ben ne zaman çakılacağım yere?
Üzülme abla,belki bir süper kahraman gelip seni kurtarır,ümidini kesme.
Tamam,kesmem.
Ben gidip bir duş alayım bekli su böyle içimin sıkıntısını alır götürür...
Ne diyorsun ekmek arası?
Al.
İyi hadi gel kalkalım,hadi bakalım.
Ne oldu?
Ömer Bey ben sizi çok özledim!
Bak bu Defne senden hoşlanıyor.
E işte kızcağızın parası da yetmemiş.
Kitap karşılığında Sabo'nun bütün raflarını baştan aşağı düzenlemek durumunda kalmış
Ya ben her şeyi yanlış mı anlıyorum ya?
(Telefon çalıyor)
Hı! Ömer Bey!
Alo,Ömer Bey.
Defne konuşmamız lazım,acil.
Tamam,konuşalım bir sorun mu var?
Var,yok,yani konuşunca anlayacağız.
Ee,evdemisiniz ben ne yapayım evinize mi geleyim,nereye geleyim?
Gel,gel hemen gel;ya da dur ben geliyorum.
Evdeyim ben ama,buraya mı geleceksiniz?
Evet sen konum at ben geliyorum.
Tamam hemen atıyorum.
Konum,konum,konum!
Abla neyin var?
Bu şimdi niye geliyor ya,kesin bir şeye kızdı acayip sinirlendi!
Ha?
Ya ilk defa ikoncan olmak istiyorum ya,şu halime bak böyle de çıkılmaz ki yanına!
Yedi-yirmi dört makyajlı,süslü falanlar ya!
Üff!
Esra çekil ayak altında dolanma,patron gelecek hazırlanmam lazım!
Bu saate ne konuşacak ki?
Halim de hal değil ha.
Allah'ım yarabbim.
Aha geldi,vallahi geldi.
Ömer Bey,ben siz Roma'dayken Hilmi Bey ile olan...
...randevunuzu yine erteledim ama bunu yaparken tek başıma değildim...
...yani Sinan Bey de onayladı gerçekten.
Dur Defne dur.
Konu o değil.
Ha,değilse ne peki?
Defne...
...ben şirkette yokken,,,
...Sinan ile siz....
Ha evet! Biz Sinan Bey ile avize bakmaya gittik ama o rica ettiği için gittik.
Hiç böyle iş falan aksamadı yani.
Bir dakika,bir dakika ne olur.
Başa dönelim,çok yanlış yerden girdim konuya.
Bana o kitabı sen mi aldın?
Gurur ve Önyargı.
Bin dokuz yüz elli dört basımı.
Nereden biliyorsunuz?
Şükrü,anlattı her şeyi.
Evet,ben aldım.
Bir de karşılığında sen Sabo'nun raflarını mı temizledin?
Şükrü Ağabey.
Evet.
Temizledin mi?
Evet.
Peki neden kitabı bana Yasemin verdi?
Neden?
Söyleyemem.
Lütfen,söyle.
Defne,niye ağlıyorsun?
Defne yüzüme bak.
Bir şeyleri yanlış mı anlıyorum,öğrenmek istiyorum sadece.
Yanlış anlamıyorsunuz.
Ben...
Dinliyorum.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.