Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
.
(Jenerik Müzik)
[Hayat siz plan yaparken başınızdan geçenlerdir derler.]
[Yani biz her şeyi planladığımızı sanıyoruz ama kader oyununu istediği gibi oynuyor.]
[Ee kendimizi hiç bilmediğimiz bir yerde buluyoruz.]
[Mesela bazen hayat bizi alıp bir kuyunun dibine atıyor, sonra birden bulutların üzerine çıkarıyor.]
[İşte bu yüzden mucizelere inanmak lazım.]
[En kötü günde bile, burada bittim, çıkış yok dediğiniz anda bile...]
[...bir mucizenin gelip kapınızı çalacağına inanın.]
[Bunu size mucizeyi gerçekten yaşamış biri olarak söylüyorum.]
[Bu, benim hikayem.]
Ömer Bey, İzmir'deki standımız için konsept çalışmamız var...
Bülent Bey ve ortaklarıyla on beş dakika sonra konferans talk yapacaksınız...
...sponsorluk görüşmesi için sizden haber bekliyorlar.
Suyum.
Bu ne ?
Ne ne Ömer Bey, anlamadım ?
Bu çizimler neden darma dağınık diyorum.
İşinize saygınız olsun.
Bu arada yengeniz Neriman Hanım akşam dört kere aradı sizi.
Kötü kahve içmeyin, adam gibi makine koyun artık şuraya.
Sinan Bey onaylamadığı için şey yapmıştım...
Sinan Bey kahve içmiyor mu ?
Bu hafta Milano'ya gideceğim, bana bilet al.
Boş bir gününüz yok gibi görünüyor, kalacak mısınız ?
Kalmayacağım, sana bir isim vereceğim, git orayı araştır, orayı incelemem lazım.
Konferans görüşmeniz ? (Telefon çalıyor.)
Daha sekiz dakika var.
(Telefon çalıyor.) Neriman Hanım arıyor yine.
Bak görüyor musun, yine açmıyorlar...
...ay saygısızlık bu artık, ay sanki keyfimden arıyorum ben Ömer Bey'imizi !
Hiç.
Bizi düşürdüğü hale bak, dedesi kılıklı !
Babamın aynısı ya.
Boşuna dememişler bir ipte iki cambaz oynamaz diye.
O yüzden anlaşamıyor bunlar, o yüzden.
O ip bizim boynumuzu kesmese bari.
Ömer başka inatçı, babam başka inatçı...
...birinin elma dediğine, öbürü armut diyor.
Ya biz bunları nasıl bir araya getireceğiz de başımızın çaresine bakacağız bilemiyorum yani.
Ay katranı kaynatsan olur mu hiç şeker ?
Cinsi batasıca, cinsine çeker.
Neriman, ben kötü şeyler söylediğim zaman beni onaylama Neriman.
Onaylama beni, iyi şeyler söyle içimi aç, onaylama Neriman.
Ay bağırma Necmi bağırma, bak yine atıyor zaten, sinirim bozuldu.
Benim de sinirim bozuldu Neriman, benim de bozuldu !
[Neriman Hanım !]
Neriman Hanım...
...Hulusi Bey geldi.
Hah.
Gülümse biraz, gülümse.
Çekil ben açarım, çekil ben açarım, çekil, çekil.
Hoş geldiniz babacığım.
Hoş bulduk, hoş bulduk.
Buyurun.
Günaydın Türkiye'nin en karizmatik ayakkabı tasarımcısı !
Bak, bak laflara bak !
Günaydın, neşelisin ?
Akşam Koray'ın doğum gününe gelmedin, gelseydin sen de neşeli olurdun...
...biraz eğleniriz diye düşünmüştüm.
Ne yapmayı tercih ettiniz sayın Ömer İplikçi ?
Çalışmayı tercih ettim...
...işim bitmedi o yüzden gelemedim.
Ay hep iş, hep iş ama sen de!
Bak bu kadar çalışmak iyi değil, hayat kaçıyor, kuşlar uçuyor...
...yaz geldi, hı ?
Bir çalışanım olarak bana bunları söylemen ne kadar doğru ?
Ay değil mi ama, bana da bak ne rahatım ?
Babacığım bir çay daha ister misiniz ?
Ay dur, ben şey yapayım...
Mine !
Hay Allah'ım ya, bu kadar tembellik olmaz.
Mine !
Ay, buyurun Neriman Hanım.
Neredesin kızım, ilgilensene bizimle, işin ne senin, eksik ne var, ne var, bir baksana !
Babacığıma demli bir çay hemen !
İstemez kızım istemez, kalsın, sağ ol, teşekkür ederim.
Yani Neriman hala bir düstur öğrenemedin ya, ne biçim insanlarsınız !
Köleniz mi yanınızda çalışanlar sizin ha ?
Ayıp, ne biçim hitap ediyorsunuz, utanmıyor musunuz ?
Ee ama babacığım yani siz bilmiyorsunuz neler yapıyorlar, muhabbete dalıyorlar içeride.
Sus, sus, bana martaval okuma !
Bu yaşa geldiniz hala adam olmadınız, insanlıktan nasibinizi alamadınız...
...altı aydan fazla çalışan yok yanınızda.
Neriman haklı baba, bize neler neler yapıyorlar, bir bilseniz.
Biz otuz yıllık evliyiz, bugüne kadar neler gördük, hakkımızda neler söylüyorlar...
...dedikodumuzu yapanı mı ararsın...
...paramıza göz dikeni mi ararsın...
Kes, kes !
Paralarına göz dikenmiş...
...paranız mı var, işiniz, gücünüz mü var ?
Allah'ın yiyicileri !
Bana bakın...
...sadede geliyorum...
...köşkü satacağım.
Aa, siz nerede kalacaksınız babacığım ?
Benim köşkü değil, tepedekini, on milyon veren var.
Ama nereden çıktı baba durup dururken, olur mu öyle şey ?
(Telefon çalıyor.)
Buenos dias Passionis !
Günaydın.
Günaydın.
Ne o, yemişsin yine zılgıtı ?
Yok Sinan Bey.
Günaydın.
Günaydın.
Yasemin geldi mi ?
Evet, geldi.
Hı.
Katalog çekimimiz şahane olacak Ömer.
Kızlarla kaç gündür çalışıyoruz...
...şimdi Sinan'da gelsin, size düşündüğümüz konsepti anlatayım.
Anlat bakalım.
Hop !
Pardon.
Adımı anma, anında damlarım ha.
Ne haber ortak ?
İyidir.
Yasemin Hanım...
...yine harika görünüyorsunuz...
...tıpkı kusursuz bir tasarım gibi ha.
İltifatınız için teşekkür ederim Sinan Bey'ciğim, mesajınız alınmıştır.
İltifat mı, ben iltifat falan etmedim, bu iltifat değil...
...bu itiraf.
Bir dakika bir soluklan be oğlum, hiç vakit kaybetmiyorsun.
Şu İzmir'deki yeni stantla alakalı derdimiz var.
Yapma ya !
Ya.
Ya abi biz de nasıl oluyor da İzmir'in en sıkıcı adamıyla çalışıyoruz ya, hadi konuşalım bari.
Yalnız sonra bir şey yiyelim mi ya, ben sabah kahvaltıda yapmadım, ölüyorum açlıktan ha.
Ben hiçbir yere gidemem saat on ikide Neriman Yenge'm gelecek.
Neriman Hanım'da elini üzerimizden hiç çekmiyor.
Aa, bir dakika öyle deme, Ömer sever yengesini.
Bakma sen onu kaçtığına, onların ilişkileri biraz öyledir işte.
Ne dedim ben size ?
Ömer'i evlendirin, çoluk çocuk sahibi olsun, bir yuva kursun o köşk sizin...
...demedim mi bunu ha ?
Ay babacığım bir bilseniz ne kadar uğraşıyorum...
...ama kimseyi beğendiremiyorum ki ben bu Ömer'e.
Yani uğraşmıyor muyum Necmi ?
Onaylasana beni Necmi.
Tabii Neriman haklı baba, çok uğraşıyoruz yani ama Ömer beğenmiyor, kimseyi beğendiremiyoruz.
Sanırsın paşa torunu.
Patavatsız !
Pardon baba.
Paşa torunuymuş.
Amcası, yengesi değil misiniz ha, değil misiniz ?
Babası, annesi de yok...
...benimle de konuşmuyor.
Bakın, dediğimi iyi dinleyin...
...bir yuva kurması lazım...
...yoksa gözüm açık gideceğim.
Aman baba, nereden çıktı öyle şimdi, olur mu, ağzından yel alsın yani !
Kes artık kes !
Anladınız mı iyice ne dediğimi, hı ?
Ömer'i baş göz ettiniz ettiniz, etmediniz hepsini satarım.
Köşkü de satarım, burayı da satarım, şehirdeki evi de satarım...
...hepsini satarım tamam mı ?
Neyim varsa zaten ölürsem Ömer'e kalacak, siz de hava alırsınız, hah.
Acınacak hale düşersiniz.
Ay babacığım, siz hiç merak etmeyin, o iş bende, güzel adaylar var yani, halledeceğim ben o işi.
Neriman haklı baba ama biraz zamana ihtiyacımız var.
Size altı ay veriyorum, tamam mı ?
Altı ay içerisinde bu evliliği yaptınız yaptınız, yapmadınız her şey biter.
Tam altı ay, bir gün bile fazla değil.
Ben gidiyorum artık...
...siz de bir şeyler yapın, ne bileyim, çiçekleri falan sulayın.
Her gün gebeş gibi oturuyorsunuz, bir halt ettiğiniz yok.
Aa, babacığım ama bir kahve içseydiniz, daha nereye hemen ?
Şu söylediklerine bak Neriman ya, söylediklerine bak...
...çocuk gibi azar işitmekten bıktım ya.
Sanki Ömer Bey evlenmek istiyor, kız beğeniyor da, biz evlendirmiyoruz.
Ya Feyzullah Bey Amca'cığım bir sakin olur musun lütfen ?
Ya bak kiran abimde, verememiştir daha ama verir yani...
...ya belli ki bir şey olmuş.
Dur ben bir işin aslını, astarını öğreneyim...
...sana da bir su vereyim, sakinleş.
Ben anlamam kardeşim, babamın oğlu musunuz ?
Müsamaha edemem.
Ayıp ama ya, bir şey söyleyeceğim, ya tamam...
Abine sor, kaç defa aradım ben onu. [Ee tamam dedim.]
Böyle olmuyor ya, çıkın evimden.
Aşk olsun yani, kaç yıllık kiracınızız...
...ne çıkması canım, gözünü seveyim.
Hah ağzınla söyledin bak, kaç senelik kiracıyız diye...
...kaç liralık evi ben size kaç kuruşa veriyorum, yine de nankörlük.
Bak yarın hallettin hallettin yoksa hemen boşaltacaksınız evi.
Anneannemin şekeri var, tansiyonu var ya, azıcık şey davransana ya, heyecanlandırdın hepimizi...
...kaşım, gözüm şey oluyor heyecandan.
Amma konuştun ya, çıkın evimden !
Çıkın !
Hay senin evine !
Bir mantı, bir spagetti...
Defne !
Kızım neredesin sen ?
Rıza Bey sabahtan beri seni sorup durdu habire.
Kızım sorma başıma geleni ya, abim üç aydır kirayı ödemiyormuş, adam dayandı kapıya çıkın evimden diye.
İkna edene kadar göbeğim çatladı.
Nasıl ödememiş ?
Ya Serdar'a bak ya !
Ee sen ne yaptın ?
Anlatırım, anlatırım da ben bir servise çıkayım, geliyorum.
Bunları hemen alacağım ben.
Defne.
Hı.
Seninki burada.
Ya sen niye bana daha önce, niye daha önce söylemiyorsun ?
Allah Allah.
Defne Hanım.
Aa Rıza Bey...
...ee hiç karşılaşamadık bugün.
E tabi siz meşgul, ben çalışkan...
(Fısıldıyor.) Zorlama istersen.
Rica etsem şu üstünüze, başınıza biraz dikkat eder misiniz ?
Aa sanki ne var üstümde, sen de.
Bak, bak.
Ay dünyanın en mükemmel insanı gibi görünmüyor mu ?
Bu var ya, kesin çok kötü karakterli biri ha.
Ay ne alakası var Nihan ya ?
Hatta bence göründüğünden bile daha iyi insandır.
Salaksın sen, biliyorsun değil mi ?
Aman.
Sinan Bey'in risottosu.
Ben aldım.
İyi günler Sinan Bey.
İyi günler.
Türk risotto.
Benim, evet.
İçecek bir şeyiniz var mıydı ?
Ee ben soda istemiştim.
Soda, getireyim.
Trench limonlu.
Trench limonlu. [Sinan Bey.]
Afiyet olsun efendim.
Sağ olun.
Müşterilerimizle fotoğraf alıyoruz, siz de müsaade eder misiniz ?
Hı, tabii buyurun.
Gel bakalım cici kız, seninle çekilelim.
Teşekkürler efendim.
Rica ederim.
Ben size sodanızı getireyim o zaman.
Tamam.
Ay !
Aman !
Defne, kızım bir şeyin var mı ?
Yok şey...
İyi misin ?
Hı, hı...
...iyiyim, iyiyim...
...bir şey yok.
Ben şey yapayım o zaman size...
...trench limonlu soda getireyim.
Trench.
Trench.
(Kapı çalıyor.)
Ömer ne haber ?
Amca seni beklemiyordum.
Ben golfe gidiyordum da, Neriman Yenge'ni geçerken bırakayım dedim.
Amcan seni çok merak ediyor Ömer'ciğim.
Gideyim de, bir Ömer'imi göreyim dedi, değil mi Necmi ?
Evet öyle dedim, evet.
Eh zaten önemli konular da var konuşacağımız.
Önemli konular...
...seni dinliyorum yengeciğim.
Ee gidiyorsun değil mi bugün yemeğe kızla ?
Gideceğim yenge, merak etme.
Bak, bu kız tam sana göre...
...herkesin tanıdığı, bildiği de bir kız...
...çok iyi yetişmiş...
...Amerika'da okumuş...
...yani bundan sana iyi eş olur ben diyeyim.
Ee evet, uzun boylu, boylu boslu, güzel yani.
Bir tanışalım da...
Aa bana öyle hani başından savar gibi orta orta konuşma lütfen.
Ay annen sayılırım ben senin...
...yani çok üzülüyorum.
Evlen istiyorum ben artık.
Yengeciğim...
...bak seni seviyorum, biliyorsun...
...babamla, annem gittikten sonra çok hakkın geçti bana.
Aa ne hakkım geçti ki, karıştırmazsın ki sen hiçbir işine...
...bırakmadın ki amcan ile ben elinden tutalım...
...deden sana baksın.
Dedemi karıştırma şimdi.
Karıştırsın, karıştırsın, karıştır Neriman, karıştır.
Ay deden seni çok seviyor Ömer'ciğim, niye konuşmuyorsun dedenle ?
Yenge uzatma istersen.
Bu konuyu çok konuştuk, yoruldum artık.
İyi tamam, tamam...
...ama bak, artık bu sene evleniyorsun Ömer, hatta altı ay içerisinde düğün yapıyoruz.
Ne ?
Yok artık, öyle bir söz veremem, daha bir aday bile yok.
Ya nasıl yok Ömer ya ?
Ee bugün bir kızla buluşacaksın ya.
Ya sana her hafta bir kız buluyoruz, sen hiçbirini beğenmiyorsun...
...senin beğenme eşiğin ne kadar yüksek Ömer'ciğim ya.
Evet, evet.
Deden yani...
Aa !
Ay ne oluyorsun Necmi ?
Hadi kalkalım, hadi kalkalım.
Ben sizi geçireyim o zaman.
Gerek yok, gerek yok.
Bu kızla görüşüyorsun, kızı beğeniyorsun...
...biz gidip kızı istiyoruz ve altı ay içinde evleniyorsun, tamam ?
Ay Necmi, sen de tam kısa yolcusun ha.
Ee ben hedef odaklıyım Neriman, hedef odaklı, hadi !
Hadi, bak beni arıyorsun tamam mı ?
Olur.
Ee sen bir dur Necmi, ben bir lavaboya gidiyorum.
Hadi görüşürüz.
Oo Neriman Hanım !
Sizi görmek ne güzel.
Aynaya bakınca da aynı şeyi söylüyor musun ?
Tabi ki.
Buyurun gelin, size bir şeyler ikram edeyim.
Yasemin'ciğim...
...asıl ben sana bir şeyler ikram edeyim...
...ne de olsa yeğenimin şirketi, misafir olan sensin.
...ev sahibi benim.
Öyle şeyler zamanla değişebilir.
Ben izin vermezsem değişmez canım...
...sen o güzel kafanı yorma.
Gidiyor musunuz ?
Aslında kalıp seninle sohbet etmek isterdim...
...ama bir bakayım personel ne alemde...
...maaşları yetiyor mu ?
Çok işim var yani anlayacağın.
İlahi Neriman Hanım...
...ben aileden sayılırım.
Soyadın neydi senin yavrucuğum ?
İplikçi mi ?
Değil, değil mi ?
Şimdilik değil.
Şimdilik diyorsun.
Hayaller, hayatlar...
Merhaba.
Ömer İplikçi adına rezervasyon varmış.
Aa doğru.
Buyurun, şuraya alayım sizi.
Aa, o masa mı ?
Ee yok, ben o masayı net gören bir masa istiyorum, hah şurası.
Tamam siz bilirsiniz.
Şu düştüğüm durumlara bak, bundan sonra hep böyle yakın takip, yoksa ipin ucundayız.
İyi günler, ne alırdınız ?
Ay, ne alayım...
...Sezar salata var mı ?
Tabii.
İçecek gazlı ne var ?
Ben size içecek menüsü getireyim.
Ay tamam, tamam hadi.
Merhaba canım. [Merhaba.]
Benim Ömer Bey ile bir randevum vardı.
Evet.
Hangi masa acaba ?
Gelin, göstereyim size.
Buyurun, şurası.
Ay çok mersi.
Oh hadi bakalım, inşallah !
Çok uzaklaşma Şükrü, fazla kalmayacağım.
Hoş geldiniz Ömer Bey.
Merhaba.
Buyurun şurası.
Teşekkürler.
Kusura bakma geç kaldım.
Ben de yeni gelmiştim zaten.
Ee nasılsın ?
İyiyim sen nasılsın ?
İyi ben de, iş, güç.
Ya sen ne iş yapıyordun ?
Ya Neriman Yenge'm senden bahsetmişti ama insanların ne iş yaptığını merak etmediği için kendisi...
Yani şöyle...
...ee ben yoğunum ama çalışmıyorum.
Yani, ee çok mesai falan yapamıyorum ama çok yoğunum.
Çalışmıyorsun ama yoğunsun.
Evet.
Anlamadım.
Yani kendimle övünmek gibi olmasın ama...
...ben bir stil ikonuyum...
...yani sosyal medyada çok takipçim var.
Ee sürekli onlara resim atıyorum...
...partiler olsun, defileler olsun...
...işte ne bileyim özel davetler olsun...
...ee zaten bu da yoğun bir mesai sayılıyor.
Evet, evet...
...yüzün tanıdık geldi, yani bizim şirketteki dergilerde birkaç resmini görmüştüm erkek arkadaşınla.
Ay evet ya...
...son dönemlerde biliyorsun ki ilişkiler çok zor yürüyor.
Ya.
Ee ben de iki, üç tane yanlış kurbağa öptüm diyelim.
Hem yaklaşsana sen biraz.
Yaklaş.
Hem şu an çok doğru noktada olduğumu düşünüyorum.
Ne gibi ?
Ya sonuçta sen de, ben de çok zor beğenen insanlarız.
Ee cemiyette de çok büyük bir yerimiz var.
Tam bir power couple oluşturacağız.
Power couple ?
Yani güçlü bir ilişki.
Ben İngilizce biliyorum da...
...neyin gücü oluyormuş bu ?
Ömer ve Sezen'in gücü...
...yani yılın çifti.
Davetlerde, cemiyet hayatında, magazinlerde yılın ilişkisi olacağız.
Acayip, her yerde flaş, flaş, flaş...
Ay şu an görebiliyorum biliyor musun, acayip heyecanlandım.
Sezen...
...ya ben nasıl başlayayım, nereden anlatayım bilmiyorum ama...
...benim için hayat buralarda değil, yani nasıl göründüğün, kaç takipçin olduğu...
...beni hiç ilgilendirmiyor.
Ben gerçek bir şey arıyorum, evin kapısını kapattığında içeride de gerçek olabilen bir şey...
...anlatabildim mi ?
Çok iyi anlıyorum ama biz zaten gerçek bir couple olacağız.
Bir dakika, bir dakika...
...isim neydi ?
Sezen ama sen bana Seziş diyebilirsin artık.
Seziş.
Seziş.
Bak Sezen...
...kıyafetin...
...nasıl da evlenmeye hazır, böyle evinin kadını olabilecek kadın imajı çiziyor.
Bir yandan da pahalı, yani standartlarım yüksektir mesajı veriyor.
Evet.
Ayakkabıların özenle seçilmiş...
...bir de benim markamı tercih etmişsin.
Kesinlikle, hemen araştırdım.
Bugün için değil mi ?
Evet.
Belli.
Gelmiş bir de burada bana baya iş teklifi gibi bir ilişki teklifi ediyorsun.
Kusura bakma ama...
...benim bunu yemem için gerçekten çok salak olmam lazım.
Sence öyle miyim ?
Hayır tabiki, ben gerçek bir ilişkiden bahsediyorum.
Affedersin biraz ileri gittim galiba.
Esasında düşündüm de...
...şu anda ilk kavgamızı ettik biliyor musun ?
Yani gerçek bir ilişkiye başladık sanki, kavga bile ediyoruz.
Ay aklıma bir şey geldi, buradan başka bir yere gider miyiz ?
Hah, şaka.
Hayır gerçekten, yanımda çünkü bir sürü kostüm getiriyorum, ee ben sürekli davetlere falan gittiğim için.
Arabamın arkasında bir sürü kıyafet var.
Ay gider miyiz ?
Şaka.
Hoş geldiniz.
Ne alırsınız, menüye bakabildiniz mi ?
Defne...
...sevgilim sen bugün çalışıyor muydun ya ?
Çok özür dilerim aşkım ben, anlarsın ya işte sadece yemek.
Ne oluyor ya ?
Ne oluyor ?
Sinirlendim galiba ben.
Sevgilimle burada karşılaşacağını bilmiyordum.
Yaptığım hayvanlık affedilir gibi değil.
Bir dakika.
Bir saniye aşkım.
Yaptığım hayvanlık affedilir gibi...
Ya bir şey...
Bir saniye aşkım.
Ve sen bu hayvanlığı hayatta affetmezsin.
Keşke böyle olmasaydı, ah keşke ama ne yapalım, iyi günler.
Şok oldum ben.
Aşkım alt tarafı bir yemek yiyorduk, amma abarttın ya.
Ya Allah'ın manyağı, bıraksana ya kolumu !
Yalvarırım beni dışarı çıkar yeter, gel.
Bıraksana beni ! [Gel.]
Gerçekten şok.
I was shocked.
Ya ne aşkı, ne sevgisi, ne diyorsun kardeşim ?
Ömüş !
Ömüş !
Ya !
Allah'ın manyağı bıraksana kolumu !
Bırakacağım diyorum, bir dakika.
Ya kardeşim ya !
Kardeşim böyle bir hizmetimiz yok bizim diyorum, ne sandın ya ?
Tamam, tamam kızma, kızdan kurtulmam gerekiyordu, amma abarttın ya.
Kızdan mı ?
Ömüş !
Bak kıza, ha ?
Yazık değil mi ona ?
Sen ne hakla böyle numaralar çekiyorsun, üstüne bir de beni kullanıyorsun, ha ?
Sen ne iğrenç, ne mikrop, pis bir herifsin ya ! [Ömüş !]
Ömüş !
Ya !
Of ya, of yine olmadı ya, of !
Ne oluyor ayol burada ?
Allah Allah !
(Telefon çalıyor.)
Anneanne ?
Anneanne tamam, sakin ol.
Anneanne tamam, mesai biter bitmez geleceğim.
Şeker mi ?
Ne şekeri ya ?
Hastaneye mi gidelim ?
Anneanne tamam, dur, anneanne tamam, sakin ol, anneanne tamam, geliyorum tamam ya.
Ya Rıza Bey beni biliyorsunuz...
...zor durumda kalmasam böyle ısrarla izin istemem sizden.
He evet çok iyi biliyorum.
Habersiz böyle işe geç gel, üstün, başın düzensiz...
...dikkatsizliğin yüzünden her gün bir şeyleri kır, dök...
...üstüne bir de müşteriyle öpüş...
...sonra da anneannem rahatsız diye çıkabilir miyim diye izin iste benden.
Benim alnımda enayi mi yazıyor kızım ?
Rıza Bey haksızlık etmiyor musunuz ?
Hem ne demek müşteri ile öpüşmek ya ?
Her gün başka müşteri ile mi öpüşüyorum ben ?
Ben anlamam kızım, müşteri ile öpüştün, üstüne bir de tokat attın...
...skandala bak ya.
Herkes gördü kızım bunu.
Bir de utanmadan üstüne üstlük benden izin istiyorsun.
Rıza Bey...
...kendimi bozmayayım diye tutuyorum, tutuyorum ama bana gelenler geliyor.
Ya beni adam öptü diyorum, adam, adam !
Kadın evde hasta, kalpsiz misin sen, vicdansız adam ?
Ne var yani izin versen ?
Yok, bitti kızım, çık, git buradan.
Bir daha gözüm görmesin seni bak, şimdi çıkışını veriyorum, defol git buradan!
Aman al şunu da başına çal be !
Heme burayı terk et !
Polis çağırmadan git buradan !
Çağırırsan çağır be, çağır da sigorta primlerinden bahsedelim biraz.
Defne ne oluyor kızım, sakin ol.
Olamam Nihan, duymuyor musun bana söylediklerini ?
Terbiyesiz !
Sensin terbiyesiz !
Manyak mı ne ?
[Ah benim akılsız oğlum!]
Eve de gelmiyor.
Bir yerlerde ser mi kaldı, sefil mi kaldı, ah benim akılsız oğlum !
Ya anneanne dur bir sakin ol, bir sakin ol Allah aşkına.
Bak ilacını al...
...abimin telefonu...
Abla. [Esra, bir dakika.]
Abimin telefonunun şarjı bitmiş...
Abla !
Esra, bir dur !
Bak şimdi ben İsmail'in kahveye gider, bulurum onu, tamam mı oradadır o ?
Abla !
Ay ne var Esra ?
Ya tamam abimi gördüm diyecektim.
Abimi mi gördün ?
Nerede gördün, niye gelmiyormuş eve, ne olmuş, kız anlatsana ?
(Hıçkırıyor.) Bir iyilik yapayım dedim...
...elime, yüzüme bulaştırdım.
Yüzüm yok eve gelmeye, iyiyim ben dedi.
Kız Allah canını almasın, şimdi mi söylüyorsun bunu ?
Anneanne...
...neyse ben bir İsmail'in kahveye bakıp geliyorum, dur bakalım.
Ay bütün lokantanın ortasında kızı öptü.
Anladık Neriman, anladık.
Ay yani bırak şu bulmacayı, kafanı çalıştır Necmi.
Of öptüyse öptü, ne var bunda ya ?
Ya bu kadar zamandır koluna bir kız takıp da ortaya çıkmayan Ömer...
...lokantanın ortasında alelade bir kızı öpüyor...
...hem de bir garson parçasını.
Ee tamam bir şey bulmuştur belki kızda, ne var bunda ya ?
İşte ben de onu diyorum.
Ne diyorsun Neriman, ne diyorsun ?
Plan yapmamız lazım diyorum.
Plan mı ?
Bir şey yapmam lazım...
...bir şey, bir şey, bir şey...
Oğlum bu adamlar kim, bak tekin tipler değil bunlar dedim.
Yok sen karışma İso, rahat ol İso, bir konuşup geliyorum İso...
...bekle geliyorum demeye kalmadan fırladı gitti adamlarla.
Hayır, ne kadar uzaklaşacaklar yani ?
Ay yemin ediyorum anneannem üzüntüden ölecek.
Ama sırf var ya anneannem üzülmesin diye onun peşinden koşuyorum, ben bir göreyim...
...demediğimi bırakmayacağım.
Bizi düşürdüğü hale bak İso ya.
Ya İso...
...ne iş çeviriyor bu, hiç söylemedi mi sana, hı ?
Ya kira ödemiyormuş ya, üç ay, üç aydır kira ödemiyormuş.
Valla bilmiyorum Defo...
...hem benden niye saklamış, onu da anlamadım ki zaten.
Neyse ben bir mahallede dolanayım, bulurum belki yani.
Bulamazsam ne diyeceğim ben kadına ?
Şeker oldu bin beş yüz.
Bekle, çocuk baksın, ben de geliyorum.
Defo, kime diyorum ya ?
Defo !
Abi, abi, güzel abim benim, vermeyeceğim mi dedim, vereceğim.
Vallahi param yok, borcum borç ve bulacağım, vereceğim abiciğim benim.
Ah !
Ah !
Abi !
Ne oluyor lan burada, bırakın lan abimi !
Alın lan şunu !
Defne.
Bırakın dedim.
Bırak dedim.
Solaryuma girmiştim daha yeni...
...iz kalacak şimdi.
Bırakın lan abimi !
Uf ya, uğraştığımız şeylere bak !
Ulan var ya şimdi mahalleyi başınıza toplarım sizin, görürsünüz siz gününüzü.
Ah !
Bırakın lan abimi !
Alo patron.
Bu adamı altına batırıp satmaya kalksak...
...değerini yitirir...
...o kadar bitik.
Bitik bir tip, cebinde bin iki yüz lirası var, onu vermeye kalkıyor ya.
Bir de kız kardeşi geldi, car, car, car, car...
Aynen, aynen. [Bırak !]
Abisinden daha cabbar bir tip.
Ne yapalım şimdi, ne diyorsun ?
Tamam, tamam oldu, tamam.
Vursana lan !
Elemanı paketliyoruz...
...hanımefendi siz burada kalıyorsunuz.
Borcunuz elli bin lira...
...ama katlana katlana, ödemeye ödemeye olmuş iki yüz bin lira.
Süreniz yirmi dört saat...
...her şey anlaşıldı mı ?
Abisini seven parayı bulur.
Seni var ya...
Ya ne yapıyorsunuz ?
Defne !
Nereye götürüyorsunuz be abimi, götüremezsiniz abimi !
Çek !
Tamam bırak.
Yiyorsa bıraksanıza...
Bırakın lan abimi !
Bırak dedim.
Bırak !
Ablacığım...
...abini meraklanana söylüyorsun, iki yüz bin lira getirene abini veriyoruz. [Defne, Defne !]
Defne eve git !
Ha, bu adam bu parayı eder mi dersen, etmez...
...ama ne yapacaksın, biz de çalışanız, patronum öyle istiyor...
...demek ki gırtlağa kadar geldi, anladın ?
Seni...
Bırakın lan !
Abi !
Abi...
Defne.
Bırakın abimi be şerefsizler !
Abi !
Eve git, eve git ! [Abi, bırakın abimi !]
Kardeşim ! [Şerefsizler !]
Lan bırak !
Bak, kahvelerimiz de geldi.
Teşekkürler.
Afiyet olsun.
Ee sağ ol kızım.
Su istemez.
Neriman Hanım...
...Necmi Bey...
...anlatmayacak mısınız bana konuyu, nedir bu Ömer'den gizli olan şey, çok merak ettim doğrusu.
Ay, ay hep söylerim alem çocuk bu Sinan...
...tatlı dilli, güler yüzlü...
Yasemin'in yerinde olsam çoktan sana abayı yakmıştım yani.
Ben de, kesinlikle...
...ee yani şey demek istedim...
...ee Sinan'cığım ben birkaç kere şirkete uğradığımda...
...Yasemin Hanım'ı gördüm.
Ee Yasemin Hanım çok hoş bir kadın yani, ne yalan söyleyeyim.
Ben, ikinizi birbirinize çok yakıştırdım...
...yani ee ama yazık olmuş.
Aa niye yazık olsun canım ?
Yani Sinan'ın Ömer'den ne eksiği var ?
Gerçi Sinan, Ömer'in hep bir adım gerisinden gider...
...yani hep düşünürüm, neden Sinan Ömer'in gölgesinde yaşar ?
Neden ?
Boş vakitlerimde oturur, bunu düşünürüm.
Bir saniye, bir saniye, ee ben, ee yani siz beni neden buraya...
Ah Sinan'cığım...
...yani var ya, geceleri uyuyamıyorum...
...çarpıntılar tutuyor, yatakta böyle beş dönüyorum, beş.
Ya Necmi Abi'nde çok endişeli.
Ya gerçekten çok üzülüyoruz, bu çocuk öldürecek üzüntüden bizi.
Hangi çocuk ?
Hangi çocuk, Ömer işte canım, Ömer.
Yani biz Ömer için yaptığımız tufayı, ee plan, plan, Ömer'in durumuna çok üzülüyoruz...
...yani gerçekten çok üzülüyoruz.
Ya Ömer'in evlenmesi gerekiyor Sinan, hem de hemen.
Hah.
Şimdi bakın, ee biz buradan Kutuplara ne kadar uzaksak...
...işte Ömer'de evlenme fikrine o kadar uzak...
...yani Neriman Hanım sanki bilmiyormuş gibi yine aynı konu...
Ama bu sefer durum ciddi Sinan'cığım.
Çok.
Hulusi babacığım, Allah başımızdan eksik etmesin...
Amin.
Ki kendisi zaten hiç eksik olmuyor...
...daha bu sabah ziyaret etti...
...ve bir görsen bir ricalar, bir ricalar Ömer'in evlenmesi için...
...ee biz de tabi onu kırmak istemiyoruz.
Yani köşk meselesi çok ciddi Sinan...
...yani babam çok ciddi ve Ömer'in durumuna çok üzülüyor.
Şimdi yani Ömer benim de kardeşimdir, ben de evlenmesini çok isterim ama...
...adamın alakası yok yani hiç, nasıl olacak ki ?
Ne olacağını ben sana söyleyeyim...
...Yasemin, bir an önce Ömer'e yüzüğü parmağına taktıracak.
Hah, sen de o zaman şap gibi kalırsın.
...'nikahına beni de çağır sevgilim' şarkısını da artık nerenden söylersen söylersin.
Böyle bir şey olsun ister misin Sinan ?
Siz ister misiniz?
Aa, hayır, hayır !
Yani zaten Yasemin bizim ailemize uygun bir kız değil.
Kesinlikle.
Yani, aslında tabi Yasemin çok aklı başında, çok düzgün, çok güzel bir kız...
...ama şimdi senin Yasemin'e karşı olan duygularını...
...bilip de bizim böyle bir şeye aracı olmamız vicdana sığmaz...
...bizim vicdanımıza sığmaz.
Peki ama ikisi birbirini severse...
Yok, sevemez...
...çünkü biz denkleme yeni bir kız sokuyoruz.
Evet, soktuk.
Hı.
Başımızı nasıl bu belaya soktun sen abi ya ?
İki yüz bin lira ne demek ya...
...ve bu parayı nasıl ödeyeceğiz ?
Anneannemin yüreğine inecek, vallahi bu sefer yüreğine inecek.
Allah'ım sen yardım et.
[Bazen evren öyle bir oyun oynar ki...]
[...biz çaresizlik içinde kıvranırken...]
[...birileri bir yerde çaremizi fıkır fıkır kaynatıp bizim için hazırlıyordur.]
Ben o kızı buldum...
...her şeyi düşündüm Sinan.
Bugüne kadar Ömer'e bin tane kız denedik...
..hiç birini beğendiremedik...
...ama bu defa kızı, Ömer'in tercihlerine göre eğiteceğiz.
Bir dakika, yani siz diyorsunuz ki...
...Ömer'in aşık olacağı kızı böyle baya yaratıp onun karşısına çıkaracağız.
Valla bana pek inandırıcı gelmedi.
Ah, dur ben seni inandırayım.
Bütün iş, kızı Ömer'in burnunun dibine sokmakta.
Biliyorsun Ömer içine kapanık, işkolik çocuğun teki...
...yalnızların şahı, hiçbir sosyal hayatı yok...
...masadan su içmek için bile başını kaldırdığında o kızı görmeli.
Hatta suyu o kız vermeli.
Evet.
Anladım, şeyi, Aslı'yı diyorsunuz...
...kızı, Asistan Aslı'nın yerine koyacağız çünkü...
...yani kahvaltısından tutun da işte suyuna kadar hep o ilgileniyor...
...ne bileyim programını o yapıyor, Ömer nereye gitse yanında.
Bak, bak aşk insanın kafasını nasıl da çalıştırıyor.
Aferin sana Sinan.
Evet, kızı Ömer'in yanına asistan olarak koyacağız...
...ondan sonra da Ömer'i kıza aşık etme hamlelerini bir bir planlayacağız.
Sonra da gelsin çifte düğün...
...seninle Yasemin, Ömer ile o kız.
Ee beşli reşat altınlar da Neriman Abla'nızdan...
...o takacak değil mi ?
Tabii canım.
Ya anneanne...
...çöp kutusu muyum ben, bütün kabukları kafama atıyorsun ?
Sen de kabukları attığım yerde oturma o zaman.
Hah...
...ablan geldi.
Allah'ım sen bu oğlanı koru, salak oğlum, kalk kız koş, koş, ablan geldi, aç kapıyı aç !
Kız...
...bu halin ne, ne oldu ?
Hani abin neredeymiş ?
Anneanne...
...sen şimdi bir sakin ol...
Ya bırak, anlat ne olmuş.
Abimi götürdüler anneanne.
Aralarına girdim, kurtarmak için atladım ama yani ı-ıh...
...abimin mafya kılıklı adamlara tam iki yüz bin lira borcu varmış.
Bir gün bu çocuk yüzünden hık diye gidivereceğim.
Ne yapmış o kadar parayı peki, ne için almış ?
Ya işte arkadaşıyla birlikte iş mi kuracaklarmış, neymiş...
...abim de sermaye diye gitmiş, o kadar parayı gidip tefecilerden almış.
Ne sermayesi, ay sermayesi batsın !
Ya galiba hiç öğrenemeyeceğiz çünkü abimin arkadaşı bütün paralarını almış, kaçmış.
Ee tabii, tefecilerde abimi bulmuş...
...cebindeki tek para da bizim üç aylık kiramız olduğu için onu da almışlar.
Bana da şey dediler...
...parayı getirmezsen abinin leşini toplarsın dediler.
Ay !
Ah bu çocuk !
Ah bu çocuk beni öldürecek !
Ah, tansiyonum çıkıyor !
Ay anneanne sakin ol.
Ay !
Ay Serdar, ben sana ne desem boş artık Serdar !
Sen niye böyle oldun, Allah akıl dağıtırken ekmek sırasında mıydın Serdar ?
Anneanne tamam.
Defne, Defne ne yapacağız kızım, hı ?
Nasıl bulacağız ?
Nereden bulacağız onca parayı, ha ?
Böbreğimi mi satayım, ne yapayım ?
Ay anneanne saçmalama ya...
...zaten nereden bulalım şimdi senin yetmiş yıllık böbreğine alıcı ?
Abim için ne kadar lazımsa buradan al abla.
Ay ben seni yerim.
Gel bakayım...
...tatlı şey.
Öldüğümde cenazemi belediye kaldırır artık ne yapalım.
Benim de kefen paramın yeri burasıymış.
Ya anneanne ne biçim konuşuyorsun ?
Ah Serdar, Serdar !
Ulan şu halimize bak...
...hayır üçümüzü toplasan...
...iki yüz bin liranın binde biri bile etmiyoruz ha.
Ya anneannem bir yandan, Esra öbür yandan...
...benim oturup bir şey düşünmeye fırsatım olmadı ki.
Ay ben hangi birine yanayım ya ?
Arkadaş bu dertlerin hepsi mi bir anda gelir ya ?
Hoş, gerçi düşünsem de bulduğum hiçbir çözüm iki yüz bin lira değerinde olmayacak.
Ne yapacağım ben ya ?
Bana bir mucize lazım.
Aman abi ya !
Defne...
...gidip anneme söyleyeyim, geçen ay günden gelen altınları verir belki.
Kız deli misin sen, hayatta olmaz...
...annen bizi sopayla kovalar.
O da doğru ya...
...annemin altınları çocuklarından da kıymetli.
Ee şey...
...benim arabayı satalım...
...oradan da bir şey gelir ha ?
Ya İso bırak...
...biz onu ancak saksı diye satarız.
Ya alınma da...
Sağ ol be İso...
...senin düşünmen yeter be...
...ama abimin pisliği için kimseyi bu yükün altına sokamam...
...mecbur ben halledeceğim bu işi.
Artık nasıl halledeceksem ?
Ben bir sahile gideyim, yürüyeyim...
...sakin sakin düşüneyim.
Hadi görüşürüz.
Pardon Defne diye birini tanıyor musunuz ?
Hayır, tanımıyorum.
Hah canım, Defne burada mı oturuyor ?
Esra, Esra...
...bu teyze Defne Abla'yı soruyor.
Teyze mi ?
Ablamı mı arıyorsunuz ?
Defne senin ablan mı, hani şu kocaman saçlı olan ?
Evet, sahile inmişti şimdi.
Ha, sahile mi ?
Ee beni oraya götürür müsün canım ?
Neden ?
Ee...
...ee çünkü ona bir iş teklifim var, para kazanacak para, tamam mı cicim ?
Peki, tamam, gel cicim.
Ay dur, koşma !
Aa !
Gerizekalı adam ya !
(Mesaj sesi.)
[Ofis öncesi bir kahveye ne dersin ?]
[Ofiste görüşürüz.]
[Gıcık.]
Abla !
Abla !
Kız !
Abla, abla !
Kız, ekmek arası ne yapıyorsun sen burada?
Bu teyze seni arıyor.
Merhaba Defne, ben Neriman.
Şimdi bizi ablanla yalnız bırakır mısın, biraz konuşalım ?
Evet, gel otur bakalım.
Gel, gel.
Ee buraya çok sık gelir misin ?
Anlamadım ?
Ah, eskiden benim de böyle kaçak bir yerim vardı...
...oraya gidip kendi kendime konuşurdum.
Ee sonra ?
Sonra bunun deli saçması olduğunu anladım.
Efendim ?
Senin derdinin çaresi her zaman başkalarındadır Defne.
Anlamadım ?
Mucizeleri diyorum, mucizeleri kendin yaratamazsın.
O, koskoca bir yalandır.
Mucizeleri senin için yaratırlar, sana da o an geldiğinde onu yaşamayı seçip seçmemek kalır.
Hı, başıma gelen hangi şeyi ben seçtim ki ?
Ya ayrıca siz kimsiniz Allah aşkına ?
Bu sefer seçeceksin, sana bir iş teklifim var.
İş mi, ne işi ya ?
Güzel ve eğlenceli bir iş.
Bir adam var, kim olduğunu sorma...
...bana bir kız lazım, bu adamı kendine aşık edip evlenecek...
...karşılığında da çok büyük para kazanacak.
Yani ?
Yani kızın fakir olması gerekiyor.
Anlamadım ?
Biraz da alık.
Siz bana mı söylüyorsunuz bunu ?
Senin gibi kibar, yani o kız sen olacaksın.
Bu adamı kendine aşık edeceksin ve karşılığında benden çok büyük para kazanacaksın.
Bana bak teyze...
...saçına, başına bak, teyze dedik diye bir şey demiyorum...
...ay sen ne biçim konuşuyorsun ayol ?
Bana bak...
...bana bak, bak yine gözüm başladı...
...bana sakın sesini yükseltme şekerim, burada sesi ben yükseltirim !
Ay ama yani sizde niye böyle saçma sapan...
Ay korkma !
Her şey anlattığım gibi bir oyundan ibaret olacak...
...teyzene güven.
Ayrıca aklında o Türk filmlerinden kalan her ne varsa...
...hepsini sil, at...
...ben yeniden yazıyorum.
Yani seni de öyle kötü yola düşüreceğim falan yok...
...zaten maşallah şöyle bakınca...
...pek öyle de hani...
...bir fiziğinde yok yani gideri olan.
Yani demek ki...
Ee demek ki...
...siz bana hakaret etmek için boşuna zahmet etmişsiniz.
Aynen öyle hazır cevap, zeki.
Gayet güzel.
Gayet güzel, süper.
Süper.
Ah !
Gayet güzel.
Saç.
Hah, bir daha düzelt.
Düzelt, düzelt.
Tamam, tamam sağ ol hayatım.
Harikasın.
Harikasın, bak bu ayakkabılarda kendini...
...inanılmaz özgüvenli hissediyorsun.
Süpersin Özge'ciğim.
Süpersin.
Harikasın.
Biraz bu, buraya bakar mısın yandan ?
Koray...
...bir saniye bakar mısın ?
Tabiki...
...hem Özge'ciğim de biraz dinlenmiş olur, yorduk sabah sabah.
Koray, bu kız ne ?
Tanımıyor musun Özge'yi ?
Tanımıyorum.
Özge Kaymakçı...
...bak normalde var ya bu saatte asla gelmez.
...kırmadı bizi, ayrıca on çift ayakkabı hediye ettik tabii kaşesine ilaveten.
Koray, bu kız bizim ayakkabıları giymesin.
Ne ?
Ne ?
Giymesin, istemiyorum ben, sevmedim, bu ne ya ?
Ömer yapma Allah aşkına...
...ya ben bu kızı ayarlayana kadar canım çıktı...
...hem ayrıca menajeri var ya beni keser, keser...
...hem ben sana bunu onaylatmıştım.
Fotoğrafını onaylattın...
...şimdi baya görüyorum fotoshopluymuş.
Ya güzel kız, nesini beğenmedim, anlamıyorum ki.
Gel.
Bir kere boş bakıyor...
...yani gözlerinin arkasında bir beyin olduğuna ikna olamıyorum.
Dizleri kötü...
...duruşu çiğ...
...yeterince özgüvenli durmuyor...
...bir de dikkat ettim baya kendini sana satmak, beğendirmek için böyle bir saçma çaba içerisinde...
Koray...
...kadın dediğin seçilmez, seçer.
İstemiyorum, başka birini bul.
Diyorsun.
Evet.
Tamam...
...ben sana gün içinde birkaç örnek hazırlarım, beraber bakarız, tamam ?
Ay Allah'ım delireceğim.
Bizimkisinin, yani adamın çok büyük bir şirketi var.
Eğer teklifimi kabul edersen...
...onun şirketinde asistan olarak ve onun asistanı olarak işe başlayacaksın.
Her şeyiyle sen ilgileneceksin.
Niye ya ?
Adam asistan mı seviyor ?
Ona yakın olmak için asistan olacaksın şekerim.
Yani PA, personal assistant, kişisel asistan.
Ay yok...
...ben iki gündür yeterince macera yaşadım zaten...
...size çok teşekkür ediyorum, zahmet oldu, iyi günler.
Dört yüz...
...sana tam dört yüz bin lira veririm.
Dört yüz mü ?
Lan dört yüz bin mahallenin toplam cirosu be.
Siz o kadar zengin misiniz ya ?
Gel, otur şöyle.
Dinle, yapman gerekenleri sana tek tek anlatacağım...
...sen de onu kendine aşık edip evleneceksin...
...plan bu, basit ve kusursuz.
Ee sonra ?
Sonra evleneceksiniz...
...ee evlendikten sonra da basıp gideceksin...
...pılını pırtını toplayıp ortadan yok olacaksın, finish.
Ay, ne tatlı anlattınız ya, hemen yapalım.
Öğreneceğin ne kadar çok şey var.
Hayır, niye başkası değil de ben ?
Ee belli ki zenginsiniz, etrafınızda bir sürü fıstık gibi kız vardır, gidip onları ayarlayın canım.
Var bir bildiğim diyelim.
Ay, sen iyice düşün, taşın, istersen yarın cart diye hesabına avansını da yatırırım.
Hayatının fırsatı bu, bence kaçırma derim.
Şey peki adam kim ?
Teklifi kabul edip yanında asistan olarak çalışana kadar öğrenemezsin.
Benim vaktim bitti.
Al...
...cevabını bekliyorum.
Aa !
Deli midir, sonu mudur ?
Oha !
Nasıl bir adammış peki?
Yaşlı mı, çirkin mi, çok mu zenginmiş ?
Güzel ile çirkindeki gibi olmayın, böyle aslan suratlı falan.
Ay bilmiyorum ya...
...ay kadın zaten hiçbir şey söylemiyor.
Şu düştüğüm hale bak, ay ben nasıl kabul edeceğim ki bu işi ?
Defne, kızım sen deli misin ?
Seni küçükken havaya atıp tutmayı mı unuttular ?
Kabul et gitsin, ne olacak en fazla ?
Ay ne demek ne olacak Nihan ?
Dünyanın bin bir türlü hali var yani, o olur, bu olur, her şey olur.
Kızım, o dünyanın bin bir türlü halinden biri senin başında değil mi zaten ?
Senin abini tefeciler kaçırmadı mı, üstüne iki yüz bin istemediler mi ?
Nihan'dan mini özet.
He Nihan, evet kaçırdılar.
Kaçırdılar, değil mi ? [Hı.]
Allah muhafaza, abinin kafasına silahı dayasalar, demeyecek misin keşke kabule etseydim diye ?
Kız tövbe desene, ne biçim konuşuyorsun güm güm silahtı milahtı ?
Ee dost acı söylermiş yavrum.
Ya hem sen daha bu sabah demiyor muydun bana bir mucize lazım diye ?
Ee al sana mucize.
Yani...
...bu mucize böyle gökten karşılıksız, bedelsiz falan inen bir şey değil miydi ?
Ben mi yanlış biliyorum ?
Defne.
Tamam ya...
...kabul edeceğim galiba, zaten başka çarem de yok ki.
Hah şöyle...
...hadi, hemen o Neriman denilen kadının evine gidiyorsun.
Kabul ettim diyeceksin, iki yüz bini de önden isteyeceksin...
...şimdiye başkasını bulmadılarsa tabii.
Haklısın galiba.
Ya yine benden başka herkes haklı.
Gidiyorum.
Vay be !
Bunlar neymiş böyle ya ?
Zengin olduklarına göre herhalde zile falan basmaya gerek yok, bir kamera mamera vardır herhalde.
Aa !
Aa şey, kapıyı açar mısınız ?
Kapı.
Ne yapıyorsun sen orada öyle tuhaf tuhaf ?
Kapıyı açın diye işaret ediyordum.
Ah, zile bassaydın ya.
Şey ben Neriman Hanım ile görüşmeye gelmiştim de...
Aa, aman, çıkarma, çıkarma ayakkabılarını, öyle geç.
Neriman Hanım içeride, pilates yapıyor.
Geç.
Randevunuz var mıydı ?
Hı ?
[Nefes al.]
[Nefes ver.]
[Nefes al.]
[Nefes ver.]
Nefes al.
Nefes ver.
Ay, belimin altında top varken bir de nefes mi vereceğim ya, ay ?
Ay !
Başlayacağım şimdi pilatesine de, topuna da ha. [Tuttum.]
Ben tuttum.
Ay, iyi halt ettin.
Aa, sen miydin ?
Şey...
...ben sizin teklifiniz için gelmiş...
Şşşt.
Ee hadi, siz şimdi beni Defne ile baş başa bırakın.
Hadi bakayım, hadi, hadi, gel bakayım sen de gel, gel.
Seni dinliyorum.
Ee ben sizin teklifinizi düşündüm ve...
..kabul etmeye karar verdim.
Bana sadece iki yüz bin lira verseniz yeter.
Aa, bir de iskonto yapıyorsun yani ?
Yani aslında hiç böyle işlere bulaşmak istemezdim ama çok acil iki yüz bin liraya ihtiyacım var.
Üstü size kalsın, yani kısacası teklifinizi kabul ediyorum.
Ay, yani pilatesten sonra başka hiçbir şey keyfimi yerine bu kadar getiremezdi.
Yalnız bazı şartlarım var.
Neymiş onlar ?
Öyle kimsenin koynuna falan girmem, öyle bana da dokunamaz...
...lütfen benden böyle bir şey istemeyin.
Ay aman, aman tamam, istemeyiz, anladık.
İyi madem...
...anlaştığımıza göre...
...ee...
...ne yapıyoruz ?
Nasıl aşık edeceğiz beyefendiyi kendimize ?
Yani böyle mümkün değil...
...yani bizim seni baştan sona değiştirmemiz gerekiyor.
Nasıl olacaksa ?
[Erkek dediğin teknik taktiktir.]
[Teknik taktik dediğinde kılık kıyafetten başlar.]
[Bizimki zevk sahibi kadınları beğenir.]
[Teknik taktik kitabının ikinci kuralı, topuklu ayakkabı giyeceksin.]
[Ama o topukların üzerinde spor ayakkabı giymiş gibi rahat olacaksın.]
[Süzülerek yürüyeceksin.]
Ay anlaşıldı, anlaşıldı sen bu işi yapamıyorsun.
Bak şimdi ayakkabıları yanına alıyorsun...
...evde, orada, burada sürekli giyiyorsun, antrenman yapıyorsun.
Ama bunlar çok rahatsız, yani ben bunlarla gerçekten bütün gün duramam.
Ay şekerim...
...bir kadın için güzellik ile rahatlık ters orantılıdır...
...yani ne kadar rahatsızsan, o kadar güzelsindir, gülümse.
Ama ayağım çok acıyor.
Ay gülümse, cam kırıklarının üstünde yürürken bile gülümseyeceksin.
Erkekler karşılarında mutlu, pozitif kadın görmek isterler.
O yüzden biz kadınlar evlenene kadar gülümseyip...
...evlendikten sonra ömür byu surat asarız, ha hayt !
Seçtiklerimi alıyoruz.
Ay !
Ay belim koptu, yemin ediyorum belim koptu.
Kızım ayaklarımı çok ağrıttı bunlar.
Gülümse diyor ha ?
Hı.
Evlenene kadar ?
Ah evet.
Akıllı kadınmış ha.
Bana bak...
...o sana böyle şeyler anlattıkça sen de gel bana anlat.
Yani tamam anlatayım da, öyle senin işine yarayacak şeyler değil pek...
...kadın karmakarışık şeyler anlatıyor zaten.
Niye ?
Salak mıyım ben ?
Yok kız, ben de anlamıyorum.
Hı.
Of !
Ayaklarım koptu.
Of !
Ee bu ayakkabılar ne olacak yavrum ?
Bunlarla mı geziceksin sen bütün gün ?
Ee alışmam lazım kızım...
...iş yerinde bunlardan giyecekmişiz, öyle düz ayakkabı yasak.
Adam da zaten topuklu ayakkabı giyen kadından mı hoşlanıyormuş, neymiş ?
Allah Allah...
...topuklu giyebileni bulsalarmış o zaman.
Sorun da bu ya zaten.
Ya...
...bunlar niye bana bu işi teklif ettiler ?
Ee ara, sor kızım...
...ara, sor.
Ay yok, kadın şimdi çok sinirli, hiç gerek yok, boşver.
Hiç sinirlendirmeye gelmiyor.
Of !
[Vedat, benim şirketteki adamım.]
[Ofis işleri ile ilgili ne gerekiyorsa o sana öğretecek.]
Ya Neriman Hanım hiçbir şey anlatmıyor...
...sen bari bir şey söyle...
Neriman Hanım bir şey anlatmıyorsa, kusura bakma ben hiçbir şey anlatamam.
Aman iyi be, söylemezsen söyleme.
Geri dönelim.
Çıkarttığın grafiklere tekrar tekrar bakmalısın.
Bak...
[Sadece belirli bir tip kahve içer.]
[Sabah kalkar kalkmaz kahvesinin hazır olmasını ister.]
[Aman dikkat !]
[Her günün yemek programı ayrı.]
[Perşembeleri yumurta yer.]
[Karbonhidrat almaz.]
[Yumurtası kayısı kıvamında olacak.]
[Kahvaltılarını hazırlamak da senin işin çünkü evinde yatılı bir hizmetçi yok.]
[Ayak altında insan sevmiyor, kalabalığı da sevmez.]
[Her ay piyasadaki bütün moda dergilerini görmek ister.]
[Sakın unutayım deme, çok sinirlenir.]
[Hafta içleri koyu renk takım giyer.]
[Hafta sonları açık renk, rahat giysiler giyer.]
[Kuru temizlemeci trafiğini buna göre ayarlayacaksın.]
[Kravat seçimi çok önemlidir, haftaya açık renkle başlar.]
[Lacivert tercih ediyorsa kafası bozuk demektir.]
Telefonunu ver.
Sıfır, beş, beş yüz...
Onu değil canım ya, cihazını ver.
Ha.
Ee...
...ne yaptığınızı sorabilir miyim acaba, hani telefon benim ya, o bakımdan soruyorum.
Onun en sevdiği müziği yüklüyorum...
...böylece telefonun öyle çalacak...
...o da ortak zevkleriniz olduğunu düşünecek.
Erkekle böyledir, kendilerine benzeyen şeyi severler...
...bu hiç sekmez.
Anladım, ee hangi müzik ?
Rossini, Sevil Berberi, sen anlamazsın.
Teşekkür ederim ya.
Ha bir de sana Sabahattin Ali ve Sait Faik kitapları alacağız...
...arada sırada böyle onları okurken seni görecek, çok sever çünkü.
Ee bu saate kadar okumadın mı cahil, demez mi bu adam ?
Bu kadar ince düşünme yavrucuğum.
Çok düşünmek iyi değildır, kırışık yapar.
İyi peki, siz bilirsiniz.
Başka bir şey var mı ?
Var.
Bir de nar...
...kahvaltıdan önce bir tam nar yer.
Tam vaktinde hazır etmen lazım...
...kendisi dünyanın en dakik insanıdır çünkü.
Kızım bu ne ?
Kuzu mu kestin mutfakta ?
Nar patlatıyor anneanne, yeni işi için lazımmış.
Ee abim kalktı mı ?
Daha kalkmaz, her yanı mosmor garibimin.
Eh, iyi oldu, akıllanmıştır diyeceğim ama...
..yüreğim el vermiyor.
Olsun ya...
...geçti, gitti işte, önemli olan o.
Ya şimdi sen konuş bakalım...
...nasıl buldun onca parayı ?
İşte, yeni işe girdim anneanne.
Bana bak, aptal mı var senin karşında ?
Yersin terliği kafana !
Ya anneanne vallahi yeni işe girdim.
Gelecek maaşlarıma avans olarak aldım.
İşte, ihtiyacım var falan dedim, sağ olsunlar, vicdan ettiler, verdiler.
İyi, öyle olsun bakalım...
...nasıl maaşsa artık o ?
Sen çekil, çekil, çekil...
...çek, kalk.
Nar nasıl patlatılır göstereyim.
Ben de bakacağım.
Hah, bak, gel.
Kızım sen bunlarla kaç saat gezeceksin ?
Al, al...
Dur, ay yandım !
Alışamadım ya.
Yarın iş var, alışmam lazım, alışamadım.
Yarın başlıyorsun ha ?
Ay evet ya.
Ben daha adamı görmedim biliyor musun ?
Ay, keşke bugün adamın bir fotoğrafını falan isteseydim ya.
Ee şimdi iste kızım, mesaj falan atsınlar, olur mu öyle şey ya ?
Ay ne bileyim utandım, öyle zilli kendine koca seçiyormuş gibi.
Zaten kadın her şeyi sır gibi saklıyor.
Aman boşver, zaten yarın dananın kuyruğu kopacak artık.
Hah, burada mısınız ?
Hı, buradayız.
Kızlar...
...hanginiz bir kayıntı hazırlar bana ?
Ben hallederim.
Ne hale getirmişler çocuğu ya ?
Serdar.
Hı.
Biraz daha iyi misin ?
Ya, iyiyim ben ya, bana bir şey olmaz, sen asıl onları gör.
Ay çok komiksin ha.
Ya peynirli pekmezi akıyormuş, hala şaka yapıyor ya.
Merak ettik seni.
Eksik olmayın.
Ee iyi de acıktım ben ya, hadi.
Hah tamam, tamam...
...şu sevdiğin soğanlı menemeninden yapayım da, parmaklarını ye.
Hadi.
Sana bir şey diyeyim mi...
...tam bir ayısın...
...gerçekten odun, böyle kalıp halinde.
Niye ki ?
Kız sana burada güzel güzel şeyler söylüyor, sen ne yapıyorsun ?
İş buyuruyorsun.
Öf çok konuşma fazla !
Aman iyi be.
Sevimsiz.
Hem sen onu, bunu bırak da...
...cillop gibi işe girmişsin, nedir mevzu ?
Seni hiç ilgilendirmeyen mevzular canım.
Hı...
Defne.
Hı.
Sağ ol ya.
Yani...
...oradayken dedim ki kendi kendime, oğlum yolun sonuna geldin, buradan çıkış yok...
...ipten aldın beni, sağ ol.
Tamam ya, öyle şey yapma, geçti, gitti işte, tamam.
Ya tamam işte, konuşamadık ya hani...
Ya tamam, tamam, geçti diyorum ya.
Ya... [Ya tamam, hadi geçti.]
Tamam uzatma.
Şapşal ya !
[Ve son olarak saç.]
[Saç, imajın yarıdan fazlasını oluşturur.]
[Bakımsız, pespaye saçlar ile olmaz.]
[Onun yanında çalışırken, saçların bir kere bile dağınık olmayacak.]
[Güzel bir kadın olmak istiyorsan acıya katlanacaksın.]
[Acısız güzellik olmaz.]
Bu iş öyle bir anda karşıma çıktı ki...
...sizlere çok alştım, işimi de çok seviyordum.
...ama fırsatı da kaçırmak istemedim...
...sağ olsun Ömer Bey ve Sinan Bey'de gitmeme izin verdiler.
Özleyeceğiz seni.
Bula bula benim asistanımı buldun değil mi işten çıkartacak ?
Oğlum delirdin herhalde...
...kıza süper teklif gelmiş, ne dicektim, 'açaydım kollarımı...'...
...ya bana çirkin çirkin espiriler yaptırma ya.
Ah, şimdi sıfır kilometre bir sapot getiricekler, tam da katalog çekimi öncesi, bravo kardeşim.
Ya merak etme, daha şimdiden süper adaylar var, gerçekten bak...
...öyledim insan kaynaklarına ilgileniyor.
Tabii canım, memleket de zaten zehir gibi asistan kaynıyor ya.
Buluruz bir tane.
Beyler.
Canım, ay !
Manken listemiz hazır, bakmak ister miyiz ?
Bakalım, bakalım.
Ben istemem, sırf sen istiyorsun diye şey...
Koray gelsene.
Oğlum çok sıkıcı lan bunlar.
Ömer Bey'den öğrendiklerimi hiç unutmayacağım.
Evet.
Yarın başlıyor bakalım, yani hazır gibi...
...inşallah bir terslik olmaz, gerçi seni de zor ikna ettim ama...
Ben tam olarak ikna olmuş değilim...
...yani içim rahat değil.
Ne bileyim, bu kız biraz alt tabakadan, oturmasını, kalkmasını biliyor mudur acaba ?
Dur, dur, güzel olacak...
...yani aşk dediğin nedir ki...
...taktik teknik.
Neriman...
...ben senden korkuyorum ha.
Aa, ayol anca mı ?
Otuz yıl oldu Necmi.
Umarım bu iş ters tepmez yani.
Yok, yok her şey çok güzel olacak...
...yani herkesin yararına oluyor bu iş.
Bak, hem o Yasemin yellozundan kurtuluyoruz...
...hem de Ömer'i evlendirerek Hulusi Baba'yı susturuyoruz.
Sonra da gelsin köşk.
(Alarm sesi.)
Ay geç kaldım Allah'ım, çok geç kaldım.
Ne oldu kızım, nereye geç kaldın ?
Anneanne dur, geç kaldım, vallahi çok geç kaldım.
İso !
İso !
İso !
İso !
Ya uyansana be !
Ne oldu ki sabah sabah Defo'cuğum ?
Ya beni işe bırakman lazım İso, benim akbil dolduracak vaktim falan kalmadı, ben çok geç kaldım.
İyi tamam, üstümü değiştirip geliyorum.
Tamam çabuk hazırlan ama bak, daha gidip ben hazırlanacağım ha, çabuk ol.
Çabuk hazırlan !
(Kapı çalıyor.)
Kızım ne oluyor ?
Aa !
Anneanne, İsmail'e gittim...
...şey akbilimi doldurmamışım, İsmail bırakıcak beni işe.
Ben namazımı daha yeni kıldım, bu saatte nereye ?
Ya bu iş böyle anneanne, lafa tutma beni, çıkmam lazım.
Allah'a emanet ol kızım !
Ah !
Şey, iyiyim, iyiyim.
Şey...
Ee günaydın.
Günaydın.
Ömer Bey'in yeni asistanı sen misin ?
Evet, ben Defne.
Memnun oldum.
Ben de.
Şükrü ben de, ben sana anahtarları vereyim...
...Ömer Bey birazdan gelir.
Gelir...
...nereye gelir, nerede ki ?
Sen şimdi gir içeri, içeride mutfak var, kahvaltısını hazırlamaya başla istersen...
...nasıl yapacağını biliyor musun ?
Evet, evet biliyorum...
...teşekkür ederim.
Kolay gelsin.
İsmail...
...şey, hadi sağ ol.
Ah !
Bu ne ya ?
Mutfak, mutfak değil, uzay üssü.
Tamam Defne, ne yapacaktın ?
Bugün Perşembe...
...önce...
...önce, önce yumurta mı ?
Hayır ya kahve, bugün Perşembe, önce kahve yapmam lazım.
Hayır ya...
...nar.
Nar mıydı ya ?
Bu kahve oldu mu acaba ya ?
Ay yok ya...
...şimdi tiksinmesin, ayıp.
Aslı !
Günaydın...
...yeni asistan siz misiniz ?
Evet, benim ama...
...siz...
Ben ne ?
Çıplaksınız.
Pardon, ben...
...duşa girip geleyim.
İlk günden bu kadar erken gelmeseydin keşke...
...da sen, bugün bunları yediğimi nereden biliyorsun ?
Şey, söylediler bana.
Kim söyledi ?
Ha...
...kim söyledi...
Aslı mı ?
Aa evet, evet o, eski asistanınız.
Biraz çenesi düşük galiba.
Ee suyunuz hazır, cam şişede, çantada, kahveniz de hazır.
Ee bir de şey kahvaltıyı da söylemiştim zaten.
Keşke kendine de hazırlasaydın.
Yok canım, çok da erken daha, ben bu saatlerde kahvaltı falan edemem.
İsterseniz şey, ben sizi arabada bekleyeyim.
Olur, teşekkür ederim, sen git, ben geliyorum.
Allah Allah !
Günaydın Şükrü.
Günaydın Ömer Bey.
Tanıştınız mı Defne Hanım ile ?
Tanıştık Ömer Bey, anahtarınızı kendisine teslim ettim.
Bende, bende anahtar.
İş yerimiz burası, arkadaşlar sana genel bilgi konusunda yardımcı olurlar.
Çok özür dilerim.
Buraya adam gibi makine alınacak demiştim.
Öğleden sonra geliyor Ömer Bey.
Yarın katalog çekimi var, öncesinde Koray ile görüşmek istiyorum...
...konsept için Yasemin'de gelsin...
...o kırmızı şamdanlardan da hala emin değilim, suyum.
Su.
Bugün kalıba gitmem lazım...
...not al, zaman açalım.
Tamam.
Ee...
...bugün hiç zamanınız yok gibi görünüyor.
Yarat, bugünü yirmi altı saat yap.
Peki.
Ömer...
...neredesin sen ?
Sabah çekim mekanına bakarız dememiş miydik ?
Öyle mi ?
Ne ?
Sabah buraya gelmeden önce yapmamız gereken bir şey mi vardı ?
Bilmiyorum, ee...
...bende hiç öyle bir şey görünmüyor.
Değişiklikler beni çıldırtıyor ama.
Sinan nerede, odama gelsin.
Sen kal burada...
...zaten daha ilk günden, neyse...
Ha yani sen yaptın benimle ilgili bu son haberi.
Ağzına sağlık.
Sinan Bey.
Efendim ?
Efendim ?
Bana mı seslendin ?
Hayır...
...yani evet...
...ay bilmiyorum.
Pardon, biz tanışıyor muyuz ?
Ben Ömer Bey'in yeni asistanı Defne.
Aa öyle mi ?
Evet.
Hı güzel.
Ee Sinan Bey aslında ben sizi, ee, şeyden tanıyorum...
Dergilerden diyeceksin, deme çünkü çok hoşuma giden bir şey değil.
Ay yok canım, ben sizi Manu'dan tanıyorum.
Ha Manu'dan ?
Hı, hı.
Evet, ben seni hiç görmedim.
Ciddi olamazsınız.
Nasıl, anlamadım ?
Ee yok, yok, bir şey yok, ben öyle kendi kendime...
Sen Manu'ya mı takılıyorsun ?
Manu'ya...
...ee, şey ee, takılıyordum da...
...şey oldu ya, çok bozdu orası, artık takılmıyorum.
Hadi ya.
Ne yapalım...
...biz de yeni yerler keşfedeceğiz.
Keşfederiz.
Yani tabi siz kendi kendinize keşfedersiniz...
...bana da haber verirsiniz öyle.
Ömer odasında mı ?
Hayır...
...ha Ömer Bey, evet şey...
...yanında, eğer Yasemin Hanım ise o, böyle kırmızı şamdanlarla ilgili falan bir toplantı...
Kırmızı şamdanlar, çok önemli.
Aa !
Merhaba, ben Vedat...
...ee IT Manager...
...siz herhalde Ömer Bey'in yeni asistanısınız, değil mi ?
Kolay gelsin...
...kolay gelsin, hadi siz kaynasın kızlar.
Aa siz Ömer Bey'in yeni asistanı olduğuna göre...
...şey bizim çilgın fotoğrafçı Koray ile Ömer Bey tartışmışlar doğru mu ?
Bu konuyla ilgili konuşmamam gerekiyor galiba.
Ya bak, Ömer Bey acayip ayrıntıcıdır...
...Koray'da delinin teki zaten...
...böyle zamanlarda sık sık kavga ederler.
...daha doğrusu Ömer Bey diyeceğini der, Koray'da arkasından sinir krizleri geçirir.
Sinan Bey ortak mı ?
Evet...
...idari işlerden sorumludur daha çok.
Yaratıcı kısım Ömer Bey, işletme, pazarlama gibi işler de Sinan Bey'dedir.
Yasemin Hanım ?
Konsept danışmanı o...
...altı ay önce falan transfer oldu buraya...
...ama iki ortağında gözdesi.
Hiç de bile...
...o, Ömer Bey'e asılıyor, Sinan Bey de ona asılıyor.
Sinan Bey biraz çapkındır.
Aa sahi mi ya ?
Ay, hiç öyle görünmüyor yani, çok harika biri gibi görünüyor...
...çok da kibar.
Kibar olmasına kibar tabii, evet.
Ben kibarlığın hayatta çok önemli bir meziyet olduğuna inanırım...
..yani sonuçta takdir edilmesi gereken bir şey.
Her ne kadar üst mevkiide olsan da...
...öyle insanlara tepeden tepeden bakmaya, kötü davranmaya hakkın yok sonuçta.
Hem ayrıca sıcak, samimi bir insan olmak, öyle seni daha aşağıda bir şey yapmaz...
...sonuçta ne bileyim daha çok saygı kazanırsın, en azından ben öyle düşünüyorum yani.
Defne...
...çıkıyoruz.
İçimden, acayip eğlenecekmişiz gibi bir his geçiyor.
Sevil Berberi sever misin ?
Ne berberi ?
Sevil Berberi.
Rossini, Sevil Berberi, sen anlamazsın.
Aa evet, evet çok severim...
...şey Rossini.
Alo ?
Merhaba Kezban Teyze'ciğim nasılsın ?
Ay bana bak, bir salaklık etmiyorsun değil mi ?
Ay, durduğum yerde içime bir titreme geldi.
Ay, dedim bu kız kesin bir yerde keşkül etti bizim işi, hı ?
İyiyiz Kezban Teyze'ciğim, sağ ol, ellerinden öpüyoruz.
Anneannem, ne olsun işte, akşam baklava açtı.
[Göndereyim sana, yer misin ?]
Ne ?
Anladım, anladım tamam, ben ararım sonra seni.
Üf, düzgün sür.
Oldu, iyi günler, öpüyorum ellerinden.
Defne senin gelmene gerek yok.
Peki...
...tamam.
Ya niye bana arabada bekle dedi şimdi ?
Bir şeye mi alındı acaba, ilk günden bir şey mi yaptım ben ?
Yok canım, sanmıyorum...
...burası kalıpçı Sadri Bey'in yeri.
Ömer Bey buraya yalnız gelir hep.
Ömer Bey'in çizimini yaptığı ayakkabıların ilk kalıbı burada yapılır.
Tabii kırk beş yıllık ustadır Sadri.
Ee iyi bulmuş o zaman Ömer Bey burayı.
Zamanında Sadri'nin yanında çalışmış diyorlar.
Ben de pek bilmiyorum ama bir rivayete göre Ömer Bey anne, babasını kaybettikten sonra...
...okulu bırakıp burada işe girmiş, dükkanın arkasında yatıp kalkıyormuş.
Ne diyorsun ya ?
Ee Ömer Bey'de bizim gibi böyle çulsuz takımından mı yani ?
Ee yok ama o zaman nasıl Neriman Yenge'si bu kadar zengin ki ?
Ömer Bey'in ailesi epey varlıklıdır...
...ailenin başında da Ömer Bey'in dedesi, Hulusi Bey vardır...
...ama Ömer Bey konuşmuyor onunla...
...parayı, pulu da reddetmiş diyorlar...
...şirketi sıfırdan kurmuş.
Ee ama belli yani yalnız biri olduğu.
Ay çok şükür benim ailem beni çok sever, ben de onları çok severim...
...öyle çok şahane insanlar, mükemmel insanlar değiller ama...
...birbirimizi çok severiz.
Aferin, hayatta neyin önemli olduğunu bilen bir kızsın...
...buralarda senin gibisine pek rastlanmıyor...
...herkesin gözünü hırs bürümüş.
Ee hadi başla bakalım.
Tamam ustam.
Vay !
Hanımı da yolladım memlekete, biraz şöyle rahatlasın, nefes alsın diye ama...
...orası da yanıyordur şimdi ha.
Ee Ağustos'ta oğlanı evlendiriyoruz ya...
...hemen döneyim, işin başına geçeyim istiyor tabii.
Bir dakika, Burak'ın mı düğünü var ?
Evet.
Benim niye haberim yok ?
Oğlum geçen geldiğinde söyledim ya, nasıl haberin yok ya ?
O zaman düğün benden...
...senin şimdi dünya masrafın vardır.
Ya, yapma canım, olur mu öyle şey Allah aşkına, yakışı kalır mı, yapma Ömer.
Ya ustacığım niye olmuyor, Burak benim kardeşim sayılır ?
Bak, düğünü, beyaz eşyası falan bana söylesinler, başka bir şeye gerek yok, ben hallederim.
Ya, olur mu öyle şey, yapma Allah aşkına, hayır, yok hayatta olmayacak, yok.
Ya usta...
...onca yaptığından sonra...
...bana bu mutluluğu çok görme be.
Ya sen ne güzel insansın be yavrum.
Kalmadı yavrum senin gibi insanlar artık.
Şimdi hanım bir duysun, havalara uçacak ha, sevinçten.
Ellerinden öperim.
Yalnız geldiğinde bana bir pazı sarma yapsın Allah aşkına.
İstediğin pazı sarma olsun be yavrum, ben hemen telefon ederim, yapar, yollar bile buraya...
...sen hiç merak etme.
Oh tamam.
Ee senin işler nasıl gidiyor bakalım ?
İyi ustacığım, güzel.
Yengen hala tepende mi ?
Hem de nasıl.
Bana bak, sen doğrusunu yapıyorsun yavrum, hiç kafana takma, sen doğru bildiğin yoldasın.
Ne demiş büyüklerimiz...
...sevmeden yapılan evlilik, inanmadan yapılan ibadet kadar çirkin, kötü bir şeydir, demiş.
Sen bak yavrum işine.
Hadi göreyim bakayım, şu getirdiklerini bir göreyim.
Ee girelim artık şu işe de yoksa sen bizi duman ediceksin.
Nasıl, beğendim mi ?
İyi...
...hem de çok iyi.
İki tip yapıyoruz, yedi ve on iki ha ?
Evet ustacığım.
Canım benim, inanılmazsın ya.
Şey ayakkabılarımı çıkarabilir miyim, vallahi kokmaz ?
Çıkar canım, sorun değil, çıkar.
Vallahi sabahtan beri ayaklarım koptu, gözümün üstünde yürüyorum sanki.
Ya bu kadınlar, bütün gün bu ayakkabılarla nasıl ayakta duruyorlar, hiç anlamıyorum.
Ee bizim markayı giyseydin...
...bazen hediye ediyorlar, ben de hanıma götürüyorum...
...dediğine göre çok rahatmış.
Ha ya ben, öyle yalakalık olmasın diye bilerek giymedim şirket ayakkabısını...
...ama ayaklarım koptu ya.
Şey ben...
...öyle şey olsun diye ayaklarımı şey yapmıştım da...
...hemen giyiyorum.
Otuz sekizleri şuraya koy.
Kırktan iki koli olması lazım, nerede ?
Derya !
Kızım koş !
(Bağrışmalar.)
Ne oluyor ya ?
Taşınıyor muyuz biz ?
Yarınki katalog çekimine hazırlanıyoruz.
He.
Kızlarımın yarısını elemişsin.
Dün tamam demiştin.
Tamam demedim, bakalım dedim, yabancı manken istemiyorum.
Neden ?
Valla dil bilmiyorlar diye galiba böyle boş bakıyorlar.
Bakışlar, bakışlar...
...yani ayakkabı pazarlıyoruz ama en çok bakışlar önemli, öyle mi ?
Evet, bakışlar önemli...
...yoksa cansız manken kullanırdık Yasemin.
Bu...
...yeni asistan kız nasıl ?
Defne mi ?
Bilmem, daha yeni başladı.
Nerede çalışıyormuş, nereden bulmuşlar ?
Yasemin'ciğim onu Sinan'a soracaksın, biliyorsun işletme kısmına karışmıyorum.
Biliyorum canım...
...sen bizi çıldırtma kısmına çalışıyorsun.
Deli.
Ne yapıyorsun sen burada ?
Ömer Bey'in programını hazırlıyorum, yarın çok yoğun bir gün...
Tamam, çık artık...
...bu saate kadar bu ne iş azmi ?
Tamam bitti zaten...
...ben o zaman bir Ömer Bey'i göreyim, çıkayım.
(Kapı çalıyor.)
Gelebilir miyim ?
Gel.
Ee Ömer Bey...
...çıkmadan isterseniz size yarının programını bir anlatayım...
...ee...
...ya da şey mi, yarın sabah mı anlatayım, kafanız yorgunsa falan ?
Anlat, dinliyorum.
Şimdi, yarın erken çıkacağınızı farz ettim...
...Şükrü Abi, yani şoförünüz Şükrü Bey her sabah gider dedi...
...o yüzden dönüşünüzü bugünkü gibi yedi kırk beş olarak aldım.
Kürek çekmeye gidiyorum.
Efendim ?
Sabah beş buçukta kürek çekmeye gidiyorum, Şükrü'nün her sabah gider dediği yer o...
...sonra biliyorsun zaten, eve dönüyorum.
Ha, anladım.
Zaten ben de yanlış bir şey düşünmemiştim...
...tabii niye düşüneyim ki, sonuçta yani merak edecek bir şey yok tabii, değil mi ?
Yani.
(Fısıldıyor.) Neyse sustum.
Ee...
...Ömer Bey, ben eve kadar size eşlik edeyim mi yoksa çıkayım mı ?
Sen çıkabilirsin, ben biraz daha çalışacağım.
Ömer Bey...
...ee ben size şeyi soracaktım...
Sor.
Ee şey...
...hani biz, sizinle daha önce tanış...
Ömer...
...bana bir akşam yemeği borcun var.
Artık hiçbir yere kaçamazsın.
Seni Bülent'in mahzenine götüreceğim.
Ben şey yapayım, çıkayım da o zaman.
Of !
Of, of !
Allah kahretsin ya !
Koptu, koptu ayağım koptu.
Allah !
Valla koptu.
Oo Defno !
Bu ne hal ya ?
Ay sorma İso...
...metrobüste bunlarla ayakta durmak ne kadar zor biliyor musun sen ?
Az kalsın böyle lobut gibi ortaya düşüyordum.
Poşet olmuş ama, güzel.
Ha şey ya, kirlenmesinler diye.
Ay zaten bundan sonra giderken yanımda kendi ayakkabılarımı da götüreceğim, çıkışta falan giyerim.
Ay şuradan, şuraya gelene kadar her yer toz, toprak.
Ee her gün böyle düğün kılığında mı gideceksin canım ?
Sen benim iş yerimi görsen hiç böyle konuşmazsın.
Ayrıca şu vizyonu bir geliştir ya.
Bu düğün kılığı değil...
...gündüz şıklığı.
böyle mi oluyormuş ?
Böyle oluyormuş.
İso...
...oğlum ne hayatlar var ya...
...kapıdan içeri bir girsen var ya, aklın, hayalin durur, bir de bir kadın var Yasemin diye...
...yemin ediyorum insan değil.
Ay herhalde benim onun gibi görünmem için falan sabah dörtte kalkıp hazırlanmam lazım.
Ay neyse ya İso, hadi ben kaçayım, kendimi bir eve atayım da artık.
Tamam. [Oldu.]
Ay koptu, koptu, ayağım koptu.
[Zarif bir salon adamı dans etmeyi bilmeli.]
[Hadi gel, dans et benimle.]
[Söz ver bana, dünyanın en güzel kızıyla birlikte olacaksın, bir prenses ile.]
[Anneciğim, dünyanın en güzel kızı sensin.]
Uf ne var anneanne ya ?
İçime sinmeyen bir şeyler var.
Gittin, parayı buldun, sonra bu iş, bu kılıklar, bu kıyafetler, bu saçlar, bir şeyler, bana bak...
..bana bak, abuk subuk bir şey yaparsan vallahi gebertirim.
Ya anneanne...
Gebertirim !
Ay anneanne aşk olsun, ben öyle bir şey yapar mıyım ya ?
Gebertirim dedim.
Ay anneanne, onu az önce söyledin zaten.
Abla...
...abla...
...bak ne güzel oldum.
Ay ablacığım, çıkar onları, onlar benim kıyafetlerim değil, çıkar, çıkar ayakkabıları çıkar çabuk.
Çıkar, çabuk aldığın yere götür, koy, fırla.
Ya nasıl senin değil, olmasın zaten de ?
Sen şimdi anlat bakayım bana, tam olarak nedir bu asistanlık işi...
...yani kim, kime böyle kıyafetler bağışlıyormuş, söyle bakalım ?
Şimdi anneanne, böyle prezentabl dedikleri bir olay var...
...yani onun için böyle...
(Kapı çalıyor.)
Ben baktım, ben baktım.
Kimmiş ?
Ee şey, Nihan gelmiş anneanne.
Kimmiş adam, nasılmış ?
Yakışıklı mı, anlatsana ?
Kız sessiz ol, geç içeri.
(Fısıldıyor.)Ee gel biz bahçeye çıkalım.
Ee anneanne biz bahçedeyiz.
Bir de laf ebeliği yapıyor.
Ya sen yemin mi ettin beni çatlatmaya ?
Anlatacak mısın artık ?
Kız bir dur anlatacağım, beklemedin iki dakika.
Adam çok yakışıklı, yani dehşet yakışıklı...
...hani böyle Allah Kadir Gecesi yaratmış derler ya...
...tam olarak o da ya çok ürkütücü.
Ha bir de ben bunu önceden tanıyormuşum yani tanıyorum.
Biraz karışık.
Ay Nihan, niye böyle oluyor ya ?
Yavrum dur bakalım, karalar bağlama hemen, düzelecek her şey.
Hem yakışıklı diyorsun...
...ay, beyaz atlı prensin olur belki ?
Ay çok suratsız...
...sen asıl bombayı, prensi bilmiyorsun.
Sinan Bey oranın ortağıymış.
Hangi Sinan, bizim restorana gelen ?
Evet.
Risotto Sinan. [Evet.]
Sabah bir anda pat diye karşıma çıktı...
...yemin ediyorum heyecandan elim, ayağım titredi, bayılacaktım az kalsın.
Hadi be !
Kız, kader olmasın bu ?
Ay yok ya, uf, hiç aklına öyle şeyler getirme.
Zaten o Neriman Hanım'ın anlattığı evlilik, aşk maşk falan onlar hep hayal yani, ben sana söyleyeyim.
Olmaz o iş...
...ya çünkü senin, benim gibi insanlar değiller bunlar, ya çok başkalar...
...adamı tanıyorum dedim ya.
Esas adamı ?
Ay evet...
...ama galiba o beni tanımadı ya.
Ay soracaktım da soramadım bir türlü...
...zaten böyle başka bir gezegende yaşıyormuş gibi, evini falan bir görsen...
Ay Defne aklımı sıçratma benim, tek tek anlat şunu.
Şimdi sen sabah çıktın...
Evet.
Gittin. [Ee gittim.]
Sonra ?
Ee işte tam içeri girdim...
[Sabah kadar vık, vık, vık, vık...]
[Hadi yatağa !]
Ay, anneanne tamam...
...ee yatıyoruz şimdi, sen yat, birazdan bende yatıyorum.
[Hadi diyorum !]
Neyse artık sonra anlatırım.
Hadi.
Çatlayacağım, valla çatlayacağım ya.
(Mesaj sesi.)
[Aramadın, nasıl geçti, neler oldu ?]
[Oraya geliyorum, adam gibi anlat !]
[Aşağıdayım gel !]
Kadın manyak mıdır, nedir ya gece gece ?
Hey Allah'ım başımıza dert aldık ya.
Of !
İyi akşamlar Neriman Hanım.
Gel, gel, gel, gel...
...ee anlat, ne oldu, o ne yaptı, sen ne yaptın ?
Bir pot falan kırmadın inşallah ?
Telefonun melodisi dikkatini çekti mi ?
Söyledin mi Rossini diye, kızım anlatsana ?
Ay nefes alın, bir virgül koyun, bir şey yapın Neriman Hanım, çok hızlı konuşuyorsunuz.
İyi tamam, tamam hadi anlat.
Anlatacak çok öyle bir şey aslında yani bütün gün telefonlarla görüştü...
...toplantıya girdi, toplantıdan çıktı, gerçekten çok yoğun çalışıyor.
Evet, evet o çok yoğundur öyle, sana nasıl davrandı onu anlat.
Yani öyle pek yüzüme bakmadı hani özel bir ilgi, bir şey ama ofisteki herkese öyle davranıyor zaten.
Bir de bir asemin Hanım var bizim ofiste...
Ay pis, ay Yasemin dedin bak yine gözüm seğirmeye başladı sinirden !
Ee ?
Ay yok, aslında baya hoş bir hanım...
...de onunla biraz yakınlar.
Ne demek yakınlar kızım, ne demek yakınlar ?
Sen yakın olacaksın Ömer ile, bunun için hazırlamadım mı ben seni ?
Tabii de, herhalde ben öyle çok girişken olamadım.
Olacaksın, bana bak çat diye bankaya paranı yatırdım...
...sen de bana söz verdin, bu işin altından kalkacaksın, anladın mı ?
Yarından itibaren her fırsatı değerlendireceksin.
Nereye bakarsa böyle, böyle karşısında seni görecek, anladın mı ?
Anladım, tamam.
Böyle adamın ağzının içine gireceksin.
Bak, erkekler öyle bir şeyi kendi kendilerine görüp beğenmezler...
...illa gözlerinin içine sokman lazım, anladın mı ?
Ay tamam sokacağım.
İyi.
Yani gireceğim, Ömer Bey'in gözüne gireceğim.
Tamam, tamam, tamam...
Beni de sürekli arayacaksın, bak saat başı rapor istiyorum ona göre, tamam mı ?
Tamam.
Hah hadi, hadi, hadi...
Allah'ım ben nasıl bir işe bulaştım ya ?
Günaydın.
Ne bu ?
Kahvaltı.
Çiçek koymuşsun.
Ha evet...
...ee evinizde hiç çiçek yok, hayvan falan da yok...
...biraz çiçek alsak çok iyi olur.
Sulayacak vaktim de yok.
Ee sabahları ben sularım.
Öyle acayip bir şey söylemiyorum ki...
...hem biraz çiçek size de iyi gelir, eviniz çok güzel güneş alıyor...
...ne bileyim bizim evde çok fidan var, size de getirebilirim.
Çıkalım mı artık ?
Kahvaltı ?
Etmeyeceğim, sağ ol.
Ee peki, toplayayım ben o zaman.
Yok, temizlikçi gelecek, sen zahmet etme.
Ee peki, ee şey buzdolabınız tam takır, akşama yiyecek hiçbir şeyiniz yok.
Şükrü Bey'in eşi geliyor, o lazım oldukça bir şeyler alır, sen dert etme, hadi çıkalım artık.
Ha tamam işte liste yapmamı ister misiniz ?
Pazarda çok güzel pazı gördüm, pazı alsın.
Pazı mı ?
Evet...
...pazı sever misiniz ?
Ben çok güzel pazı sarması yaparım, tabii Şükrü Bey'in eşi gibi çok güzel yapamam...
...sonuçta ben buraya yemek yapmaya gelmedim ama...
Tamam.
Sen...
...çıkalım mı artık ?
Peki.
Şey, ee ben size bir şey soracaktım...
...yani bunu sormam lazım...
...tabii çok büyük bir tesadüf de olabilir ama...
...biz sizinle daha önce...
...tanıştık.
Acaba siz beni hatırladınız mı ?
Neyse çıkalım biz.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.