Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
Ben sana birbirimize zaman verelim demiştim ya?
Ben seninle bir ömür geçirmeye hazırım.
Ve bütün sevdiklerimizin önünde evet diyorum.
("Canım Senle Olmak İstiyor" çalıyor)
(Alkış sesleri)
Ay tebrik ederim canım kardeşim.
"Nasıl oldu anlamadım, tanıştık birdenbire"
"Nedenini sorma boş yere"
Tebrik ederim Alihan.
"Seni kucaklamak geldi içimden"
(Lila) Tebrik ederim dayıcığım.
-(Halit) Tebrik ederim. -Teşekkürler.
Alihancığım, tebrikler.
(Öpme sesi)
(Zeynep) Teşekkürler, sağ olun.
"Anladım sendin aradığım hayatım boyunca"
"Kim koşup açmaz hemen aşk kapıyı çalınca"
"Yalnız yaşamak zor... (Alkış sesi)
...beklemek ondan da zor" (Alkış sesi)
"Çektiklerim artık yeter, gel benimle ol"
"Mantık, irade, kuvvet...
-Ender? -Abla?
(Alkış sesi)
Kambersiz düğün olmaz dediler, geldim.
Tebrikler Zeynepciğim.
Yuva yıkan kadınlar kervanına sen de katıldın.
Anlamadım.
Ender, kapa çeneni.
Az önce herkesin önünde evet dediğin adam...
...benim nikâhlı kocam.
Bu ne diyor ya?
(Müzik - Gerilim)
Aa!
(Gülme sesi)
Ne oldu, hepinizde bir ses kesildi. İnanmadınız mı?
Aa!
Alihancığım...
...kusura bakmazsın değil mi?
Şöyle göstereyim.
(Müzik - Gerilim)
Zeynep...
Zeynep...
...anlatacağım.
Gerçekten anlatacağım, söz.
Sen tek kelime bile etme.
(Yıldız) Zeynep...
(Yıldız) Sen gelme!
(Lila) Anne!
(Halit) Ambulans çağırın!
-Anne, bir şey söyle anne. -Abla.
Git dayı buradan, git, uzak dur!
(Lila) Anne, anne kalk.
Fionje, Fionje Kafe'ye bir restoran lütfen. Şey, bir ambulans lütfen.
-Anne! -(Halit) Sakin ol kızım.
-(Lila) Anne, ölme, ne olur anne. -Çağırdın mı ambulans?
-Çağırdım, geliyor. -(Alihan) Abla.
(Lila) Anne ne olur...
(Lila) Anne ne olur ölme. Anne hadi kalk.
Anne.
(Lila) Annem.
(Müzik - Gerilim)
(Yıldız) Zeynep!
(Yıldız) Zeynep, dur!
(Yıldız) Zeynoş'um, dur.
Zeynep.
Zeynep, ben yanındayım.
Abla...
Abla, ne olacak şimdi?
Ben de bilmiyorum.
(Ağlama sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Lila) Annem, hadi kalk.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Ambulans siren sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Araba sesi)
(Caner) Abla, ne yapıyorsunuz siz ya, ha?
Cevap versene, sana soruyorum.
Sürpriz!
Abla, ne sürprizi ya?
Alihan'la evlendiğini bana nasıl söylemezsin?
Ya sakin ol Canerciğim, sakin ol.
Ben gerekeni yaptım.
Ne demek gerekeni yaptım ya? Ben senin kardeşinim.
İnsan evlendiğini kardeşine nasıl söylemez ya?
Böyle büyük bir haberi sana söyleyerek...
...ağzından kaçırma riskini göze mi alsaydım?
Hele son zamanlarda Zeynep'le kurduğun yakınlığı düşünürsek...
...pek de haksız sayılmam değil mi?
-Ne diyorsun abla sen ya? -Ne diyorum?
Teşekkür edeceğine bağırıp çağırıyorsun diyorum.
-(Caner) Teşekkür mü? -(Ender) Evet.
(Ender) Önceden haberin olsaydı...
...burada bu kadar şaşırmayacaktın.
(Ender) Zeynep de arkadan iş çevirdiğini düşünecekti.
Olaya bir de bu tarafından baksana Caner.
Hı, sen şimdi beni kurtarmış oldun yani, öyle mi?
Aynen öyle Canerciğim.
Bittik biz ya, bittik biz.
(Ender) Ne bitmesi ya?
Caner, biz küllerimizden yeniden doğduk.
Artık soyadım Taşdemir...
...ve şirkette söz sahibiyim.
(Ender) Alihan'a hisselerimin yönetimini verdim.
Ama holdingde ben de olacağım.
Eskisinden çok daha güçlüyüz artık.
Dua et de şu Zerrin ölmesin bari.
Merak etme, ölmez o.
Esas bizim önceliğimiz Erim.
Kimse duymadan bizden duysun. Hadi bir taksi çağır.
(Müzik - Gerilim)
(Müzik - Gerilim)
Merak etme kızım, iyileşecek.
(Halit) Sen hangi yüzle geldin buraya?
(Lila) Annem senin yüzünden ölümle pençeleşiyor.
(Müzik - Gerilim)
(İrem) Pislik herif ya!
Ben gidiyorum, akşam geleceğim yine.
Bir Emirlere uğrayayım, onlar da merak etti.
-Bir şeye ihtiyacınız olursa arayın. -Tamam.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Telefon zil sesi)
Halit arıyor. Seni merak etti herhâlde.
Efendim Halit?
Yıldız, neredesin?
Zeynep'in yanındayım, eve getirdim onu.
(Yıldız) Ay birazcık morali kötü.
-Çok kötü bir şey oldu. -Biliyorum Halit.
(Halit ses) Onu demiyorum.
Zerrin fenalaştı.
Ne oldu?
Hastaneye getirdik, kalp krizinden şüpheleniyorlar.
-Kalp krizi mi? -Ne oldu?
İyi mi şimdi?
Şu anda yoğun bakımda.
Doktor çıkınca bilgi alacağım.
Tamam, sen bana da haber ver.
Tamam, veririm.
Ne oldu?
-Zerrin kalp krizi geçirmiş. -Ne?
(Müzik - Gerilim)
Zavallı kadın ya.
Dayanmadı tabii kalbi bu kadar şeye.
Nasılmış durumu? Kötü müymüş?
Halit haber verecek. Ayy, Allah korusun.
(Müzik - Gerilim)
Yıldız, Alihan evlendi.
Zerrin Hanım yoğun strese bağlı olarak...
...kalp spazmı geçirmiş.
İki damarına stent taktık. Şu an durumu iyi.
Şimdi görebiliriz değil mi, bir sorun yok?
Kısa süreliğine girip görebilirsiniz.
Ben gidiyorum.
(Erkek) Geçmiş olsun.
(Ayak sesi)
(Lila) Annem.
(Lila) Anneciğim.
-(Lila) İyi misin? -(Zerrin) İyiyim.
-İyiyim canım. -Çok korkuttun beni.
-(Alihan) Abla. -Git buradan.
Ablan yok artık senin.
Abla.
(Lila) Dayı git lütfen.
Zaten senin yüzünden bu hâlde. Daha fazla kötü olmasın.
(Müzik - Gerilim)
Bunun hesabını vermeden bir yere gidemezsin.
Çek ellerini üstümden!
Yarın konuşacağız.
Bir şey söyle. Bağır, çağır, içinden ne geliyorsa söyle.
Ben yanındayım, ne olur.
Böyle sessiz durma, korkuyorum.
Alihan evlendi.
Ayy, o da ne saçma bir şey ya.
Vallahi aklımı kaybedeceğim.
Allah'ım başımıza gelenlere bak.
Hem de Ender'le evlendi.
Bu nasıl anlamsız bir trajedi ya!
Ender'le senin ne işin var? Ay düşündükçe deli oluyorum.
Bütün gün benimle konuşmaya çalıştı.
Bunu söyleyecekmiş demek ki.
Ne söyleyecekmiş?
Ender'le evlendim mi diyecek? Pislik! Zahmet etmiş.
Zerrin nasıl acaba?
Halit az önce haber verdi.
Daha iyiymiş.
Mahvoldu kadın ya.
Alihan da hastanedeymiş.
Tabii Halit hâlâ onu öldürmediyse.
(Müzik - Duygusal)
Başımıza gelenlere bak Zeyno. Ne olacak şimdi?
Bilmiyorum ablacığım.
Hiç bilmiyorum.
Babacığım...
İçmeyeceğim.
Ne oldu böyle babacığım ya? Liloş'um.
-(Zehra) Geçmiş olsun. -(Lila) Sağ ol canım.
(Zehra) Ee nasıl Zerrin?
Yani iyi gibi. Yarın normal odaya alacaklarmış.
İyi bari ya. Nasıl oldu ki?
-Ender, Alihan'la evlenmiş. -Ne?
-Nasıl evlenmiş? -Bildiğin, basbayağı evlenmişler.
Sildi dayımı, bir daha asla affetmez.
-Senin bundan haberin var mıydı? -Yoktu babacığım.
Yemin ederim yoktu. Ben olsa söylemez miyim böyle bir şeyi ya?
Ee Erim, biliyor mu Erim?
Erim bilse bana söylerdi. Böyle bir şeyi kabul etmez çünkü Erim.
Benim aklım almıyor ya.
Ender böyle bir seçim yaparak Erim'i gözden çıkarmış oldu.
Ya bir şey soracağım ben. Peki, hadi bu Ender evlendi Alihan'la da...
...Alihan nasıl evlendi Ender'le ya?
Aklıma bir tek neden geliyor.
Şirkette beni devirmek için iş birliği yapıyorlar.
-Ne? -(Zehra) Nasıl ya?
Ender doğum yaptığında şirketten ona hisse vermiştim.
Sen nasıl yaptın babacığım öyle bir şeyi ya?
Hiç yapmazsın.
Erkek çocuk sahibi olmanın heyecanı diyelim.
Diyelim tabii.
Diyelim.
Erkek çocuğu heyecanı.
Keşke biz de erkek olsaydık.
Hı, ne güzel olurdu.
(Kapı açılma sesi)
Bırak böyle çantanı istersen Erimciğim.
(Kapı kapanma sesi)
(Ender) Erimciğim...
...karnın aç mı canım? Böyle hani...
...sandviçlerden falan yapayım. Hani benim yaptığım küçük sandviçler var ya.
Sen özlemişsindir belki. Ya da...
...ne bileyim mesela yersin.
(Ender) Ondan sonra gider, koruda yürüyüş yaparız falan. İster misin?
Bir şey mi oldu anne?
Yok, nereden çıkardın?
Ne bileyim, haber vermeden okulun çıkışına geldiniz.
Sonra direkt buraya geldik. Arabada hiç konuşmadınız.
Dayımın hâline bak.
(Ender) Erimciğim...
...benim sana çok önemli bir şey söylemem lazım.
Babama bir şey mi oldu yoksa?
Yok, hayır. Baban gayet iyi, babana bir şey olmadı da...
...sadece...
...benim hayatımda bir değişiklik oldu.
Değişiklik mi?
Yine mi taşınacaksınız?
(Ender) Yok, öyle değil.
(Boğaz temizleme sesi)
(Ender) Erim...
...ben evlendim. -Ne?
Bugün evlendim yıldırım nikâhıyla.
Ne demek evlendim anne? Kiminle?
(Müzik - Gerilim)
Alihan'la.
Alihan abiyle mi?
Evet.
Yani aslında ben sana söyleyecektim ama çok ani oldu.
Anne, çek elini! Sen niye bir şey söylemedin?
Paşam, benim de yeni haberim oldu, affedersin.
İkiniz de bana oyun oynadınız.
Bak, tamam, tepkini anlayabiliyorum ama zamanla alışacaksın.
Neye alışacağım be?
Hiçbir şeye alışmak istemiyorum ben, yeter artık!
-Hepinizden nefret ediyorum be! -Erimciğim, sakin ol.
Bak, baban da evlendi.
Ben de hayatımın geri kalanını yalnız geçirmek istemiyorum.
Babam evlenmeden önce gelip bana danıştı ama.
Ben hayır deseydim asla evlenmezdi.
Bu sana oynadığı bir oyundu. Sen bilmiyorsun.
(Ender) O seni punduna getirdi ve...
...senin hayır diyemeyeceğin bir pozisyona soktu seni, öyle sordu.
Sen babanı bana anlatma.
Utanmadan bir de babamı suçluyorsun be!
(Ender) Hayır tabii ki.
Beni seninle görüştürtmemekle ne kadar haklıymış.
Erim, bak...
...bir şey soracağım. Sen annenin mutlu olmasını istemez misin?
İstemiyorum anne!
Böyle bir annem olduğu için utanıyorum be!
-(Caner) Erim, Erim, paşam... -Erim...
(Caner) Paşam, paşam, dur, dur, dur. Tamam.
Tamam, biz seninle bir dayı yeğen dertleşelim, gel.
(Müzik - Gerilim)
(Yıldız) Odana kıyafet koydum, hadi gel.
(Yıldız) Duş al, üstünü değiştir.
Abla, istemiyorum.
Ya Zeynep, hep böyle mi kalacaksın?
Galiba.
Zeynep...
...sen ne olursa olsun iyi ol, tamam mı?
Ben sensiz yaşayamam.
Daha ne olacak ki zaten?
Başıma gelebilecek her şey geldi Alihan yüzünden.
Katilim o benim.
Sonunda ben onun katili olacağım.
(Kapı vurma sesi)
Ben bakarım.
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
Sen buraya hangi yüzle geldin?
Zeynep içeride mi?
İçeride ya da değil, sana ne? Defol git buradan!
(Kapı kapanma sesi)
Zeynep'i görmeden hiçbir yere gitmeyeceğim Yıldız.
Göremezsin Zeynep'i falan.
(Zeynep) Bırak gelsin.
-Gelsin mi? -Gelsin.
(Kapı kapanma sesi)
Abla, sen git.
-Emin misin? -Eminim, sen git.
Arayacağım ben seni.
Ara beni.
(Ayak sesi)
(Kapı açılma sesi)
Pis!
(Kapı kapanma sesi)
Anlatmaya çalıştım sana.
Hı...
...farkındayım onun.
Ne anlatacaktın, nasıl anlatacaktın, çok merak ediyorum.
Zeynep, çok üzgünüm.
Belli.
Belli üzgün olduğun.
Seni seviyorum.
Evet, çok seviyorsun gerçekten.
Zaten benim başıma ne geldiyse, sen beni çok seviyorsun diye geldi.
Keşke daha az sevseydin.
Zeynep, ben seni çok seviyorum.
Evet, biliyorum...
...başka biriyle evliyim şu an.
Ama bu evlilik kâğıt üzerinde. Ben seni asla aldatmadım. Aldatmayacağım da.
Ne kadar dürüstsün ya.
Hayran kaldım dürüstlüğüne.
Bak, beni bekle.
Tamam mı? Lütfen bekle beni.
Bekleyeyim mi? Neyi bekleyeyim ya?
Senin Ender'den boşanmanı mı bekleyeyim ben?
Bu evlilik bir formalite Zeynep.
Ben ne kadar aptalım ya.
Ben senin değişebileceğini düşündüm.
O insanların önünde rezil oldum ben.
Yaptıklarıma inanamıyorum.
Özür dilerim.
-Hangi biri için? -Her şey için.
Şu ana kadar sana ne yaptıysam hepsi için teker teker özür dilerim.
Madem gidip başkasıyla evlenecektin, niye benim için bu kadar şey yaptın sen?
Haklısın.
Ne desen haklısın. Benden nefret etmekte de haklısın.
Nefret bile edilmeyecek kadar değersizsin artık.
Bitti.
Seninle ben asla bir araya gelmeyeceğiz.
Asla!
(Müzik - Duygusal)
Al bunu da. Al!
Git şimdi.
(Müzik - Duygusal)
Ben seni çok seviyorum.
Ne yaptıysam, mecbur olduğumu bil.
Tamam mı?
Evlenmen için kafana silah bile dayamış olsalar umurumda değil artık.
Benim için hiçbir şey ifade etmiyor.
Ben seni çok seviyorum Zeynep.
Hoşça kal.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Ne oldu? Ne diyor?
Ya gitmesin diye zar zor ikna ettim.
Ben aslında bir konuşayım yanına gidip.
Yok yok, gitme şimdi. Gitme, gitme, gitme.
Dur biraz. Sakinleşsin, kafasını dinlesin, rahatlasın.
-Emin misin? -Evet.
Umarım beni affeder.
Affeder tabii. Niye affetmesin?
Babasını affetmiş sonuçta. Seni de affeder...
...ama ne zaman affeder bilmiyorum.
Affetmezse babasının beni mecbur bıraktığını söylerim ben de.
Beni kullandığını ve Yıldız hamile diye ona geri döndüğünü söylerim.
Ya abla, senin gözün ne kadar dönmüş ya! Sen ne dediğinin farkında mısın, ha?
Ben yanlış bir şey yapmadım Caner.
Hepimiz için gerekeni yaptım.
Neyse, tamam. Tamam.
Sen şimdi bana şu evlilik olayının aslını astarını bir anlat bakalım.
Kesin senin aklından çıktı değil mi bu?
Alihan'a hisselerimi vermek karşılığında benimle evlenmesini teklif ettim.
O da hemen kabul etti yani.
Yani aslında ilk teklif ettiğimde ciddiye bile almadı.
Ama sonra yani ne olduysa hiç bilmiyorum...
...fikrini değiştirdi.
(Telefon zili sesi)
Efendim Alihan?
Ender, teklifini kabul ediyorum.
Emin misin?
Eminim.
Okey. İşlemleri başlat o zaman.
Yıldırım nikâhıyla evleneceğiz.
(Alihan ses) Kardeşin dahil bu olayı hiç kimseye söylemeyeceksin.
(Alihan ses) Aynı anda öğrenmeli herkes.
Ender, sakın şunu unutma...
...bu evlilik sadece kâğıt üzerinde geçerli.
Bizim ortak tek bir amacımız olacak.
Halit'i bitirmek.
Aynen öyle.
Bundan sonrasını Halit düşünsün artık.
Haberleşiriz.
Tamam da yani Alihan böyle bir şeyi kabul ettiyse...
...kesinlikle altında böyle çok önemli bir durum olmalı.
Aman, varsa da var böyle bir durum, ne yapayım yani?
Yarından sonra İstanbul'un en gözde çifti olacağız...
...ve ben bunun tadını çıkaracağım.
Ya abla, sen ne diyorsun ya? Ne diyorsun?
Erim burada perişan vaziyette. Zerrin hastanede can çekişiyor.
Zeynep kim bilir ne durumda? Sen ne diyorsun ya?
Burada beni bir tek Erim ilgilendiriyor.
Gerisi umurumda bile değil.
(Kapı vurma sesi)
Ne oluyor ya?
(Kapı vurma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Çekil!
Ender!
Seni öldüreceğim!
(Caner) Dur!
Hiçbir şey yapamazsın bana. Duydun mu beni?
Sen ne ahlaksız kadınsın!
Alihan'la nasıl evlenirsin?
Bunu, beni Yıldız için kapının önüne koymadan önce düşünecektin.
Senden iyisini bulamayacağımı mı zannettin?
Ömür boyu Alihan'la benim mutluluğumu izleyeceksin sen.
Bana bak, seni öyle bir hâle getireceğim ki...
...sokağa bile çıkamayacaksın.
O biraz zor canım. Ben artık Taşdemir'im.
Erim'in yüzünü göremeyeceksin sen! Ahlaksız kadın!
Sen öyle san! Erim'e bana yaptıklarının hepsini bir bir anlatacağım.
Pislik! Geberteceğim seni!
(Halit) Artık bu evde oturmayacaksın.
(Halit) Terk edeceksin burayı. Anladın mı?
Ben ne yapayım bu evi zaten? Alihan'ın evine yerleşiyorum artık.
Abla, ne yapıyorsun? Ne yapıyorsun? Erim burada, unutma!
Erim burada mı?
Erim!
(Caner) Erim!
(Caner) Erim!
(Caner) Erim!
Yok. Yok, gitmiş.
-Ne demek yok? -(Ender) Ne?
Bana bak...
...oğluma bir şey olsun, yemin ediyorum seni süründürürüm. Anladın mı?
Seni ahlaksız kadın!
(Müzik - Gerilim)
(Polis) Sürekli gittiği bir mekân ya da bir arkadaşı var mı?
Gidebileceği her yere baktık. Şoförüm hâlâ aramaya devam ediyor.
Merak etmeyin Halit Bey, Erim'i en kısa zamanda bulacağız.
-Umarım. -Off, ne berbat gün, bir bitmedi ya.
Amirim, bir bakar mısınız?
Bütün bunlar Ender'in yüzünden oluyor. Bunun hesabını soracağım ona.
Bence de.
Ben bir Zeynep'i arayayım ya, o ne yaptı?
(Telefon zili sesi)
-İyiyim. -Neler oldu bir bilsen.
Ne oldu?
-Erim kayıp. -Hiç şaşırmadım desem.
Şu an evde polisler var. Halit de mahvoldu.
Bu hengamede seni arayamadım. Gitti mi iblis?
-Gitti. -Ne diyor?
Ne diyecek? Özür diledi.
Sesin çok kötü geliyor ya. Bir hayat belirtisi göstersen.
Yıldız, bir gün bir hayat belirtim olursa ilk sana gösteririm, merak etme.
Tamam mı? Hadi kapatıyorum.
Uff, hayalete çevirdi kardeşimi.
(Müzik)
(Müzik - Gerilim)
Erim?
-Geldin mi Kemal abi? -Geldim.
Hadi atla arabaya, gidelim, hava serin.
Biraz burada otursak olur mu?
(Kemal) Olur.
Ne oldu, neden eve gitmiyorsun?
Bir daha asla eve gitmeyeceğim. Ne anneme ne babama.
Erimciğim...
...belli ki bir şey olmuş ama böyle olmaz.
Yani en azından haber vermek lazım. Seni merak ederler.
Kemal abi, lütfen. Haber verme.
Peki.
O zaman anlat bakalım. Ne oldu?
-Annem evlendi Kemal abi. -Annen mi evlendi?
Kiminle?
Alihan abiyle.
Alihan'la?
Aklımda bir şey var. Çok büyük ve yapılması çok zor bir şey.
Eğer başarabilirsem...
...senin elindeki otel hisselerine ihtiyacım olabilir.
Ender Hanım, benim hisselerim az ama.
Az ama önemli.
Şimdi bana cevap ver.
Eğer çok güçlü bir ortakla gelirsem...
...Halit'e karşı bizim yanımızda yer alır mısın?
(Erim) Bir şey mi oldu Kemal abi?
Yok, hayır, bir şey olmadı. Şaşırdım sadece.
Bir de bana sor.
Peki, baban ne dedi bu duruma?
Babamla annem gırtlak gırtlağa birbirlerini yerken ben evden kaçtım.
Fark etmediler bile Kemal abi. Birbirlerine dediklerini duyman lazımdı.
Ama annem ne kadar suçluysa babam da o kadar suçlu.
İkisinden de nefret ediyorum.
Erim, bak, şu an kafanı dinlemen gereken andasın.
Biraz da sinirin de yatışır hem.
Gel bana gidelim, babanı arayalım, izin alalım, bu gece bende kal. Olur mu?
-Olur abi. -Hadi, gel.
Tamam, hı hı.
Siz bize haber verirsiniz.
Ne dedi?
Halit de polise haber vermiş ama kötü bir durum yokmuş.
Zaten bence sizi merakta bırakmak için bir yerlere saklandı.
Allah'ım ne olur bir şey olmasın ya.
Ablacığım, Allah korusun ya. Merak etme.
Ama çocuk da kaçmakta haklı yani.
Alihan'a da haber verdim, o da bir bakacak.
(Caner) Bir o eksikti zaten, hayret bir şey.
Cicibabalığı da hiç beceremez kem gözlü!
Alihan geldi.
(Kapı vurma sesi)
Alihan, haber var mı?
Baktırıyoruz her yere. Halit de baktırıyormuş.
Bulacağız yakında.
Bir haber gelsin artık ya, bir haber gelsin.
Vay, vay, vay.
Kaderde akraba olmak da varmış ha.
Ya Caner.
Nasıl yaptın bunu Zeynep'e?
Caner, şimdi bir de Zeynep'e mi üzülelim? Yeğenin yok ortada.
İyi, tamam be, ben bir şey demiyorum.
Ender, zamanı değil biliyorum, kusura bakma ama...
...ben sana verdiğim sözü tuttum.
(Müzik)
Okey. Ver, imzalayayım.
(Müzik)
Hayırlı olsun Alihan.
Hisselerin yönetimi artık sende.
-Bir de bu var. -Bu ne?
Bütün bunlar bittikten sonra benden ayrılacağını garanti eden sözleşme.
Ne gerek vardı ki buna? Senden ayrılmayacağımı mı düşünüyorsun?
İşimi sağlama alıyorum diyelim Ender.
İmzalayalım bakalım.
Ama belli olmaz bu işler, biliyorsun.
Belki sen benden ayrılmak istemeyeceksin.
(Müzik)
Erim...
...bunlar sana olur diye düşünüyorum, bir dene sen de istersen.
Sağ ol Kemal abi.
Banyoda havlu var, duşa girmek istersen de girebilirsin.
Ben de o sırada sana yemek hazırlatayım, olur mu?
Teşekkür ederim abi, iyi ki varsın.
Saçmalama. Abinim ben senin artık, tamam mı?
Hadi.
(Müzik - Aksiyon)
(Telefon zili sesi) Bir sen eksiksin Kemal.
(Meşgul tonu)
(Mesaj zili sesi)
Bensiz de yapamıyor.
(Yıldız iç ses) Beni hemen ara, Erim benimle.
Ne?
-Ne demek Erim benimle? -Beni aradı. Ben de buraya getirdim.
Herkes onu arıyor.
-Dur, ben Halit'e haber vereyim. -Tamam, söyle.
Zeynep'ten duyduğumu söyleyeceğim, belli etme sakın.
İyi.
Verdiğiniz adresteki MOBESE kayıtlarını arkadaşlarımız inceliyor.
-(Yıldız) Halit! -Efendim.
-Erim bulunmuş. -Ne?
-Erim bulunmuş. -Neredeymiş?
Şimdi Zeynep aradı, Kemal'in yanına gitmiş.
-O haber vermiş ona. -Kemal'e niye gitmiş ki?
Bilmiyorum hayatım. Nedenini, niyesini soramadım ama iyiymiş sonuçta.
Hadi çıkalım.
-Babacığım, ben de geleyim mi sizinle? -Hayır, evde kal.
Hadi arkadaşlar, gidiyoruz.
(Müzik)
Seni de unuttum sanma Ender, sen dur!
Ekrem Bey, gerekli yerlere haber verdiniz değil mi neresi varsa?
(Telefon zili sesi) (Alihan) Bir dakika Ekrem Bey.
-Zehra, bir haber mi var? -Evet, Kemal'e gitmiş.
Oh.
Kemal'de bulunmuş. Çok şükür.
Bulundu Erim, Ekrem Bey. Çok teşekkür ederim yardımlarınız için.
İyi günler.
Ender, ben arkadaşım olduğunu zannetmiştim ya.
-Arkadaşınım zaten Zehra. -Hı, evet, bayağı arkadaşımmışsın!
Arkamızdan kuyumuzu kazmaya çalışmışsın falan.
Zehra, Erim şu dakika bulundu. Seninle hiç konuşacak hâlim yok.
Çok istiyorsan yarın buluşur, konuşuruz. Okey? Hadi.
Gözünüz aydın.
-Ben gideyim artık. -Alihan, çok teşekkür ederiz.
Zeynep ne olacak? İşten ayrılacak mı?
Yarın belli olur.
-O belli zaten de. -Caner!
Alihan, bu arada...
...bizim bu evden çıkmamız lazım. Halit artık bizim kiramızı ödemez.
Başka bir yer tutarız.
Ama benim aslında senin evinde yaşamam lazım.
Bir dakika, hani göstermelikti bu evlilik?
Canım göstermelik olduğunu biz biliyoruz.
Herkesin inanması için benim Alihan'la yaşamam lazım.
Yarın gel.
Okey.
Adam resmen "Yarın gel, başla." der gibi konuştu.
Bu ne pis bir durumdur abla. Benim midem bulandı artık, yeter ya.
Uff Caner! Ben bir üstümü değiştireceğim.
(Kapı vurma sesi)
Kimsen git.
-Zeyno, biziz. -Kardo ya, hadi aç kapıyı.
-Konuşmak istemiyorum. -Tamam, konuşmayız biz de.
Bak, açmazsan sabaha kadar burada yatacağız.
Zeyno.
Ne oldu öyle ya Zeyno?
-(Zeynep) Konuşmayacaktık hani? -Emir, sen de ya.
Tamam, konuşmayacağız. Öyle hep beraber susacağız, tamam mı?
-(Emir) Evet. -Biz senin yanında olmaya geldik.
-Döndü mü Hakan? -Uçakta.
Haberi var mı?
-Bilmiyorum ki. -Nereden haberi olsun ya?
Caner'in bile yeni haberi oldu.
Emir, saçma sapan konuşma ya. Nasıl yeni haberi oldu?
Bal gibi de haberi vardı işte.
Yavrum görmedin mi, çocuk öyle şaştı kaldı.
Hâlâ aklım almıyor nasıl oldu.
Bak, bundan sonra Alihan'la selamı sabahı kestim.
Bitti o iş ya, bitti!
Emir, saçmalama. Patronun o senin.
Tamam, patronum olabilir. Ama artık kardom değil.
Ay olmasın da zaten! Nefret geldi hepsinden be.
Ne diyor Alihan? Bir açıklama, bir şey yapıyor mu?
-Seviyormuş. -Seni?
-Hı. -Bu tam dayaklık ya.
Böyle sağlı sollu iki tane tokatlayacaksın ya.
Ya bu Alihan'ı ben anlamadım. Manyağın teki çıktı ya.
Ya Türkçe dublajlı film gibi kardeşim.
Yaptığıyla söylediği birbirini tutmuyor ki.
Hepsi benim hatam, benim aptallığım.
Söyledikleriyle, yaptıklarıyla beni kandırmasına izin verdim.
Biraz daha gözüm açık olsaydı...
...şimdi kendimi bu kadar kandırılmış hissetmeyecektim.
Ama işte...
(Müzik - Duygusal)
(Kapı zili sesi)
Nerede Erim?
Halit Bey, merak etmeyin. Erim gayet iyi.
-Gelin, isterseniz bir soluklanın-- -İstemez.
Bir an önce Erim'i alıp gitmek istiyorum.
Tamam, ama önce ben sizin geldiğinizi ona haber vereyim.
Çünkü bana güvendi.
İlk beni aradı zor durumdayken. Onun güvenini zedelemek istemiyorum.
Seni neden aradığını da anlamış değilim zaten. O da başka mesele.
Halit Bey, Erim çok yalnız.
Yani sizin ve Ender Hanım arasındaki güç savaşında...
...maalesef kaybeden o olmuş anladığım kadarıyla.
Sizin evlenmenizden sonra annesinin de evlenmesi...
...etrafında güvenilecek insan kalmadığına inandırmış onu.
Kemal, bir an önce haber verir misin Erim'e geldiğimi?
Peki, tamam, söylüyorum.
(Yıldız) Ona kaldı sanki.
(Kapı vurma sesi)
-Uyumadın mı daha? -Uyuyamadım ki abi.
Erim, ben babana haber verdim.
Şu an aşağıda bekliyor seninle görüşmek için.
Ama bir yere gitmek istemiyorum abi.
Erim, istemediğin hiçbir şey olmayacak, bana güven lütfen.
Ama bir babanla görüş bence.
Birbirinizden kaçarak sorunlarınızı çözemezsiniz.
-Olur mu? -Olur abi.
O zaman çağırıyorum babanı.
-Kemal abi. -Ha?
Babam kiminle gelmiş?
-Yıldız'la. -Şaşırmadım tabii.
(Müzik)
Halit Bey, Erim sizi bekliyor.
Geliyorum ben.
Ben buradayım hayatım.
(Müzik)
Oğlum.
Oğlum, ben seni çok merak ettim.
İyi misin?
-Niye böyle bir şey yaptın oğlum? -Neden mi böyle bir şey yaptım?
Böyle bir şey yapmak için geç bile kaldım baba.
Erim, sen benim en kıymetlimsin.
Sen üzülme diye bugüne kadar elimden gelen her şeyi yaptım.
Bundan sonra da yapmaya devam edeceğim.
Demek ki yeterli olmamış baba. Çünkü ben çok üzüldüm.
Annemle konuştuklarınızı duydum.
Yıldız abla hamile kalmasaydı ona geri mi dönecektin baba?
Sen Yıldız'a geri dönünce...
...annem de sana inat olsun diye evlendi değil mi?
Ben bunu böyle anlıyorum çünkü.
Erim...
...annenin neyi, neden yaptığı konusunda hiçbir fikrim yok.
Yaptıklarının altında iyi niyet de yok.
Annen güçlenmek ve beni bitirmek istiyor.
-Peki Alihan abi? -Onu da anlamadım.
Yani bir neden de bulamadım, inan bana.
Eğer sen bu kadar masumsan...
...neden insanlar seninle uğraşıyor, neden canını yakmak istiyorlar?
Erim, bunun cevabı bende değil.
Annen Alihan'la evlendi diye sen beni cezalandırıyorsun.
Bilmiyorum baba, sadece anlamaya çalışıyorum.
Uff, yakmış yine şöminesini, piştim.
-İstemediğine emin misin? -Eminim.
Dibime niye oturdun? Biraz uzakta otur.
Erim'in seni aradığına inanamıyorum.
Demek ki bana daha çok güveniyor.
Bilse babasının arkasından ne işler çeviriyorsun, güvenir miydi acaba?
Merak etme Yıldız, kısmen biliyor. Bilmediği kısım ne biliyor musun sen?
Senin benim eski karım olduğun.
Ama istersen söylerim, benim için hava hoş. Hiç fark etmez bana.
Zaten seni sevmiyor, biraz daha nefret eder.
İyi işte, ekmeğine yağ sürülür senin de. Beraber nefret edersiniz benden.
Yıldız, senden nefret etmiyorum.
Yani etmek istiyorum...
...ama edemiyorum.
Off! Piştim ya.
Yıldız, merak ettiğim bir şey var.
Ne? Söyle.
Kocanı sevmiyorsun, onu biliyoruz.
Onunla parası için evli olduğunu yedi düvel biliyor.
Hişt, sessiz ol biraz.
Ve hâlâ beni seviyorsun.
Ne seni sevmesi ya? Delirdin herhâlde.
Deliler gibi âşıksın bana.
O gün benim yanıma geldiğinde nasıl titrediğini kendi gözlerimle gördüm.
-Yaprak gibi titredin. -Saçma sapan konuşma. Sus artık!
Asıl soru şu.
Neden ben değil de o? Yani senin için zenginliğin bir sınırı mı var?
İşte senin anlayamadığın şey o.
Zengin bir adamla evlenmekle Halit Argun'la evlenmek aynı şey değil.
Ben kralla evliyim.
Ama bir kraliçe değilsin ve hiçbir zaman olamayacaksın.
(Yıldız) Sen öyle san!
-Benim tacım bile var, hem de Halit aldı. -Çok yazık.
Hadi kalk bakalım. Konuşmalarımıza evde devam ederiz.
-Hayır baba, hiçbir yere gelmiyorum. -Ne demek gelmiyorum?
-Burada kalmana izin vermem. -Neden? Kemal abiye güvenmiyor musun?
Güvenmiyorum tabii, sen de güvenme.
Adam evimize şoför olarak girdi, iş adamı çıktı.
Nasıl girdiğinin önemi yok baba.
Seninle annem yeterince kırdınız zaten güvenimi.
Kemal abi kırsa ne olacak?
Erim, sen böyle konuştuğun zaman ben çok üzülüyorum.
Üzülmek için geç değil mi baba?
Bak, moralin çok bozuk olduğu için bu tepkilerini anlayabiliyorum.
Tamam, bu gece burada kal.
Ama yarın sabah Sıtkı seni alacak ve okula götürecek.
Sonra da eve geleceksin.
Anlaşıldı mı? İtiraz istemiyorum.
-Tamam. -Ha bu arada...
...annen evlendiği için orada kalmayı unut.
İstemiyorum zaten baba. Bir daha onun evine asla gitmeyeceğim.
Aferin. Doğru olan da bu zaten.
Gel bakayım. Gel, gel.
Gel, sarıl babana.
Seni sevdiğimi unutma oğlum, tamam?
Yarın görüşürüz. Hadi iyi geceler.
Zeynep nasıl?
Nasıl olabilir sence?
Evlenmek istediği adam başkasıyla evli çıktı. Hem de Ender'le.
Hikâye tanıdık geldi mi? Benden iyi kimse anlayamaz onu, biliyorsun.
(Ayak sesi)
Ne oldu hayatım?
-Bu gece burada kalmak istiyormuş. -Aa, olur mu hiç öyle şey?
Ben de kalması taraftarı değilim ama yapacak bir şey yok.
Benim açımdan bir problem yok, kalabilir.
Bir erkek ne kadar güçlü olursa olsun, evlatları yumuşak karnıdır.
Bu yüzden elim kolum bağlı.
Halit Bey, Erim'e benden bir zarar gelmez.
Yani aramızdaki sorunla bunu karıştırmayın lütfen.
Dediğim gibi yapacak bir şey yok. Erim nasıl istiyorsa öyle olacak.
Aklınız kalmasın, Erim bana emanet.
Bunu söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi.
Ama hayat böyle bir şey.
-Teşekkür ederim Kemal. -Rica ederim.
Hadi hayatım.
(Müzik)
Dayı.
(Ayak sesi)
Abla, daha iyi misin?
İyi, yarın çıkarmayı düşünüyorlar.
Özür dilerim.
Benim yüzümden oldu.
Abla...
...benimle konuşmayacak mısın?
Senin bugüne kadar başına buyruk yaptığın her şeyi bir şekilde kabul ettim.
Ama bunun kabul edilir bir tarafı yok.
Madem sen beni düşünmeden böyle bir karar alabiliyorsun...
...yolun açık olsun.
Geçerli sebeplerim var.
Zamanı gelince hak vereceksiniz.
Benim bundan anladığım tek bir şey var.
O da bize hiç değer ve önem vermediğin.
Gerisinin konuşulacak bir tarafı yok.
(Müzik - Duygusal)
Zamanla anlayacaksınız.
(Kapı açılma sesi)
(Ayak sesi)
Dayı!
Nasıl yaparsın böyle bir şeyi ya? Kadının kalbine indi resmen.
Yapacak bir şey yok. Zamanla alışacak.
Alışacak mı? Annem bu duruma nasıl alışabilir sence?
Kocasını elinden alan kadın, gitti kardeşiyle evlendi.
Lila, durum bu. Zamanla alışacak. Yapacak bir şey yok.
Ben senin Ender'i sevdiğine inanmıyorum.
Olabilir.
Hadi bizi geç. Peki ya Zeynep?
Zeynep'e nasıl yaparsın bunu?
Bir karar vermem gerekti...
...ben de kararımı verdim. -Hı.
Verdiğin kararla hepimizi mahvettin sen.
Biliyorum, şu an her şey yanlış gözüküyor.
Ama bana güven. Bu iş bittiğinde herkes haklı olduğumu görecek.
-Tamam? -İnşallah dediğin gibi olur.
Ama eğer bu süreçte anneme bir şey olursa, o zaman seni asla affetmem.
Ablama hiçbir şey olmayacak, tamam?
Ben aşağıdayım, bir şeye ihtiyacınız olursa beni arayın.
(Öpme sesi)
Kemal abi, her şey için çok teşekkür ederim.
Bak, bir daha duymayacağım bunu. İstediğin zaman beni arıyorsun, tamam mı?
Geldin, gördün. Evde yalnız yaşıyorum zaten, hem arkadaşlık etmiş olursun bana.
Aslında eve dönmek istemiyorum hiç ama...
Erim bak, seni anlıyorum.
Yaşadıkların kolay şeyler de değil, bunu da kabul ediyorum.
Ama baban gerçekten seni düşünüyor ve iyi bir insan.
-Böyle söylemene şaşırdım. -Neden?
Ne bileyim, babama kızgın olduğunu düşünüyordum.
Babana kızgın falan değilim. Ayrıca kızsam dahi kimseyi babasına...
...karşı dolduracak kadar kötü bir insan olmadığımı düşünüyorum.
Yani sadece gördüğümü söylüyorum.
Erim bak, bazen yetişkinler hata yapabilir ama bu onları kötü bir insan yapmaz.
-Söylediklerini düşüneceğim abi. -Kendin için en iyisini yaparsın.
Hafta sonu konsolda maç yaparız değil mi?
İyi olur abi. Hem seni yenmeyi özlemiştim.
Yenmeyi? Oğlum, o gün yorgundum, öyle şeyler deme bana.
-Hadi yürü. Selam. -Selam, merhaba.
-Ne haber aslanım? -Merhaba Sıtkı abi.
(Sıtkı) Merhaba.
Hayatım, Erim'le konuştun mu?
Konuştum. Sıtkı, Kemal'in evinden alıp okula götürecek.
-İyi bari. -Ya ben...
...Erim'in Kemal'i o kadar sevdiğini bilmiyordum.
-Sana da gün doğdu tabii. -Bir şey mi dedin Yıldız?
Hava diyorum çok güneşli hayatım, bugün güzel bir gün.
-(Zehra) Hıı. -Bugün bir psikologla görüşeceğim.
Erim için ne iyi olacaksa onu yapacağız, tamam mı?
Yapalım hayatım.
Baba, peki bu öbür mevzu ne olacak ya?
Yani Alihan'la Ender gerçekten evli kalacak mı?
Hı. Onu da bugün konuşup işin aslını öğreneceğim.
Tam Ender evlendi diye seviniyordum, ucu kardeşime dokundu.
Sen de Ender'le artık görüşmeyeceksin.
Yok baba, o iş bitti. Merak etme sen.
Ay Zehra, yazık sana. Bir tane arkadaşın vardı, ona da yasak geldi.
Neyse, boş ver. Ben sana bir sürü kutu oyunu falan alırım, evde oyalanırsın.
Yıldız!
Keser misin?
Hayatım, kötü bir şey söylemedim ki, iyi bir şey söyledim.
Ben kalkıyorum. Bugün zor bir gün olacak.
Hayatım, sen sakın sinirlenme, tamam mı?
Sinirlenmem, merak etme. Önce Zerrin'e uğrayacağım...
...sonra da işe geçeceğim. -Ben de gideceğim baba bugün.
Tamam, Yıldız'la beraber gidersin.
Önce Zeynep'e uğrayacağım hayatım. Geçireyim seni.
(Müzik)
Ama böyle surat asacaksan seninle işimiz var Canerciğim.
Ne yapayım ablacığım ha, ne yapayım?
Geleceğimin parlaklığı yüzde iki ve ben dışarıdayım.
Anlatabiliyor muyum durumu?
Ne var durumda?
Sen artık Ender Taşdemir'in kardeşisin.
Cheers! (Gülme sesi)
Bu soyadı değişiklikleri de bir acayip.
Ayrı bir adaptasyon süreci gerekiyor. Bir sonraki ne olur kim bilir?
Halit’in beni kendi evimin kapısından...
...içeri almadığı günü hatırladım da şimdi...
...nasıl yıkılmıştım.
(Ender) Bir ara gecekonduda yaşadık be, gecekonduda!
(Ender) Hatırlıyorsun.
Ama bugün ne oldu? Halit kadar güçlü bir adamın karısı oldum.
Üstelik çok daha genç ve yakışıklı.
Ya ablacığım, adam sana kâğıt imzalattı...
...sözleşme imzalattı. İstediğini alınca seni kapının önüne koyacak.
O zamana daha çok var.
Ayrıca intikam duygusu her şeyin üstünde işler.
O yüzden yerimiz sağlam, merak etme.
Ben ne olacağım peki ablacığım, ben ne olacağım?
Halit de bizi kapının önüne koydu, boşaltın evi dedi.
Sana da bir ev tutarız o zaman.
Ben biliyorum böyle olacağını. Biliyordum başıma geleceği.
Bak, kabak yine benim başıma patladı.
Kabak senin başına patlamış falan değil Canerciğim.
Alihan'la konuşurum, halleder.
Şu düştüğüm duruma bak. Allah kahretsin!
Ne varmış düştüğün durumda? Ne kadar büyütüyorsun.
Vallahi ofis arkadaşların bütün dengeni bozdu.
(Ender) Tanıyamıyorum seni.
Sana bir ev tutacağız dedik işte, ne var?
Tamam ablacığım, daha fazla konuşmak istemiyorum. Çıkıyorum artık.
Bye bye canikom.
(Müzik)
(Geçiş müziği) Ne oldu, hepinizde bir...
...ses kesildi. İnanmadınız mı?
Aa! Alihancığım...
...kusura bakmazsın değil mi?
(Müzik)
Gerçekten anlatacağım, söz. (Geçiş müziği)
(Kapı açılma sesi)
(Yıldız) Zeyno! (Kapı kapanma sesi)
Zeynoş'um, aa!
Sen hâlâ aynı kıyafetle aynı yerde mi oturuyorsun?
-(Yıldız) Kalk, bize gidiyoruz. -Abla, gelmiyorum bir yere.
O zaman kalk, duşa gir, sana yiyecek bir şeyler hazırlayayım.
Olmaz böyle, hayata dön artık.
Ablacığım, hiçbir şey istemiyorum.
Zeynoş'um bak, üzüntünü anlıyorum.
Üzülüyor muyum, ne hissediyorum, onu da bilmiyorum ki.
Hiçbir şey hissetmiyormuşum gibi.
Zeynepciğim, bir şekilde hayatına devam etmek zorundasın.
Bir kendine gel, ne yapacağını düşün.
İşten istifa mı edeceksin, devam mı edeceksin? Ben de geleyim seninle.
Yok, gitmeyeceğim işe.
Neyse, boş ver, gitme. Bence de doğrusu o.
Evine gidip, eşyalarımı toplamam lazım ama.
Ben Sıtkı'yı ararım, toplar o eşyalarını, sen gitme.
Yok canım, ben kendim giderim.
(Zeynep) Bu benim gerçeğim, kaçamam.
O ofisteyken bir ara giderim artık.
İyi, tamam. Hadi kalk şimdi, duş al. Sana yiyecek bir şeyler hazırlayayım.
Bir de çay koyayım, hadi benim güzel kardeşim.
-(Yıldız) Ay taş bebek. -Erim ne yaptı?
Erim, Kemal'e gitmiş.
Allah'ım zavallı çocuk!
Kemal'i de görmen lazım, bir havalara girmiş, sanki pedagog.
-Tavsiyeler, tavsiyeler. -Öyle deme.
Bak, iyi ki var. Erim bile herkesten kaçıp ona gitmiş.
(Zeynep) Neyse.
(Müzik)
Ne demek istedi şimdi?
Bir mesaj mı veriyor bana Zeynep?
Ben de mi herkesten kaçıp Kemal'e gideyim?
(Metin) Ben de şaşırdım Halit Bey. Gerçekten beklenmedik bir durum.
(Masaya vurma sesi)
Oğlum dediğim adamın yaptığı şeye bak.
Eğer tahmin ettiğiniz gibi, Ender Hanım’ın hisselerini aldıysa...
...büyük oynayacak demektir. -İyi de neden?
Bunca yıl sonra neden böyle bir şey yapıyor?
Demek ki göründüğü gibi biri değilmiş Halit Bey.
(Kapı vurma sesi) Gel.
(Kapı açılma sesi) Efendim, Alihan Bey geldi.
Al içeri. Sen yan odada bekle, bir şey olursa sana haber vereceğim.
Peki efendim.
-(Metin) Hoş geldiniz Alihan Bey. -Merhaba Metin.
Metin'i çağırdığına göre epey korkmuş olmalısın.
Ne demek oluyor bunlar?
Sen neyin peşindesin, bir anlatsana bana.
Beni devirmeye mi kalkıyorsun?
Allah'tan kafan çalışıyor biliyor musun Halit?
Devirmeye çalışmıyorum. Devirdim bile!
Alihan, sen kendinde misin?
Kime karşı savaştığının farkında mısın?
Ender'in hisselerini kontrolün altına alman…
...beni devireceğin anlamına gelmez.
Yüzde çoğunluğu olarak üstün olduğum anlamına gelir ama.
Olağanüstü genel kurul toplantısı istiyorum.
Acil!
(Gülme sesi)
Beni kendi yerimden mi kovacaksın?
Şimdi değil, sonra.
(Müzik - Gerilim)
Seni kim doldurdu?
Biri seni tehdit falan mı ediyor?
Halit...
...sen kendini çok seviliyor falan zannediyorsun değil mi?
(Alihan) Çok üzülüyorum sana.
Beni kimse tehdit edemez!
Ne yapıyorsam irademle yaptım.
(Halit) Peki.
Ender'le evliliğin hisseler yüzünden mi?
Yoo.
Ender'le biz...
...bayağıdır beraberiz.
Hı, asla inanmıyorum.
İster inan, ister inanma.
Zeynep bir paravandı. Ender'le...
...bayağıdır beraberiz.
Alihan...
...sen böyle bir adam değilsin. Anlattıklarına beni inandırmaya kalkma.
Neden?
Sen yapınca oluyor da ben yapınca mı kötü?
Anlatmadın mı uğruna yıkılan yuvaları? Gönül eğlendirdiğin herkesi?
(Alihan) Halit...
...belki de ben aynı sen gibiyimdir.
Belki de ektiklerini biçiyorsundur.
Bunu bu şekilde düşünmeye başlarsan, alışman daha kolay olur.
(Müzik - Gerilim)
Yine başımıza gelmeyen kalmadı.
(Kapı vurma sesi)
Kim bu?
(Ayak sesi) (Kapı açılma sesi)
-Kemal! -Yıldız! Ben...
...Emir'i aradım da Zeynep ofise gitmemiş.
Nasıl olduğunu merak ettim, o yüzden uğrayayım dedim.
Banyoda, çıkar şimdi. Gel.
Sabah Sıtkı, Erim'i aldı. (Kapı kapanma sesi)
Nasıldı morali?
Yani...
...çok şahane diyemeyeceğim tabii. Ama...
...yine de güçlü bir çocuk, belli. Yaşadıklarına göre iyi idare ediyor.
Hepimiz şok olduk. Hiçbirimiz beklemiyorduk ki.
Peki, Halit ne diyor bu durumla ilgili?
Vallahi Halit'in pek umurunda değil.
-Sen öyle diyorsan. -(Yıldız) O ne demek?
Ender evlendi diye üzülecek hâli yok herhâlde.
Üzülmüyor belki ama sevindiğini de söyleyemem.
Halit, Erim üzülür diye endişe ediyor.
Yoksa Ender'den kurtulduğu için mutlu.
Peki, sen mutlu musun?
Ne bu sorgu? Hem sen bizimle niye bu kadar ilgilisin?
İster istemez yollarımız kesişiyor Yıldız. Ben ne yapabilirim ki?
İster istemez mi, artık senin özel çabanla mı, orası tartışılır.
Hadi o zaman, bir çayını içerim.
Madem geldin, vereyim bari bir çay.
Bu arada seni hiç sofra hazırlarken görmemiştim.
Bıraktım bu işleri canım. Kardeşim için.
Bütün bunları para için yapacağına...
...kendin gelip isteseydin, verirdim sana o hisseleri.
Bunları para için yaptığımı nereden çıkardın?
(Alihan) Hı?
Belki de bugüne kadar aldığın ahların vebalini ödüyorsundur.
(Masaya vurma sesi) Alihan!
Bana açtığın savaşı kazanman imkânsız!
O kalleşçe taktiklerin senin hazin sonunu getirecek.
Bence sen kendi sonunu düşünmeye başlasan iyi edersin.
(Müzik - Gerilim)
İhanetin en ağırı...
...en güvendiğin kişiden gelirmiş.
Aynen öyle.
Ve bunun bilincinde olman çok güzel.
-Defol! -Peki.
Toplantıda görüşürüz.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı çarpma sesi)
Görüşeceğiz!
(Sessizlik)
-Ne bakıyorsun? -Sen de bana bakıyorsun.
Yoo.
(Kapı kapanma sesi)
Zeynoş'um gel, bak kim burada.
-Aa, Kemal, hoş geldin. -Hoş bulduk.
(Öpme sesi)
Biraz habersiz geldim, kusura bakma ama merak etim seni.
Yok yok, olur mu öyle şey? Otursana.
(Sessizlik)
-Duydun tabii olanları. -(Kemal) Duydum.
Zeynep, böyle durumlarda ne denir pek bilmem.
Ama ben yanındayım. İstersen benimle de çalışabilirsin.
(Kemal) Ofise de gitmek zorunda değilsin.
Sana başka bir yer tutarız.
Sağ ol. Düşünmen yeter ama...
...ben bu ara ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum.
Bildiğim tek bir şey var, bir daha o şirkete asla gitmeyeceğim.
Anlıyorum, haklısın. Dediğim gibi, kapım sana sonuna kadar açık.
-İstediğin zaman. -Biliyorum. Sağ ol.
Ben kalkayım, siz de kardeş kardeş dertleşin.
(Kemal) Zeynep, hepsi geçecek.
Biliyorum, geçecek tabii ama biraz acıyacak.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
Ben geçireyim seni.
-Görüşürüz Yıldız. -(Yıldız) Kemal...
...Zeynep'e destek olduğun için teşekkür ederim.
Ne demek? Tabii ki destek olacağım.
Oldu o zaman, görüşürüz. (Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Zeynep. (Ayak sesi)
Gel hayatım, banyo iyi geldi mi?
Gel, şimdi de bir şeyler ye. Sana hazırladım bunları.
(Sandalye çekme sesi)
-Otur, bir lokma bir şey ye. -Uff!
Sanki ameliyat olup bütün hislerimi aldırmış gibiyim.
(Yıldız) İnşallah o hislerin...
...geri gelmez. -Hiç sanmıyorum.
Ne oldu böyle ya?
Her şey çok güzel gidiyordu. Kesin nazar değdi.
Bir yerde bir yazı okumuştum.
"İki tane tren kavuşacaksa eğer, mutlaka çarpışırlar." diyordu.
Bizim de öyle oldu.
Kavuştuk ama çarpıştık.
Zeyno, peynir ye, sen bu peyniri çok seviyorsun.
Simit de al.
Ben saçımı kurutup geleyim.
(Müzik)
Üzdüler kardeşimi.
(Ofis ortam sesi)
(Emir) Ya bro...
...oğlum, o neydi öyle ya? Korku filmi gibi.
-Vallahi bak, hâlâ etkisindeyim. -Sorma ya sorma, sorma.
Ne yazıyorsun sen?
Tükenenler listesi yapıyorum.
Tükenenler listesi ne demek?
İşte param, tahammülüm, iyi niyetim, dayanma gücüm, sabrım.
Daha sayayım mı?
Ne desen haklısın be kardeşim. Canım benim.
-Off, Zeynep de gitti zaten. -Yaa, gitti. Bir daha da gelmez artık.
Nereye geliyor oğlum?
Oğlum, kızı perte çıkardılar, perte, bitirdiler kızı!
Tam da arayı düzeltiyorduk. Öff!
(Emir) Şimdi benim anlamadığım...
...sen şimdi bizim patronla akraba mı oldun?
Bayağı böyle eniştecilik falan?
Sorma, sorma, olmaz olaydım ya, olmaz olaydım.
Açaydım böyle kollarımı, gitme diyeydim.
-Alihan'a? -Ne Alihan'ı be? Zeyno'ya.
Ha. Şu kızın anısına falan masasına bir çiçek miçek mi koyalım, ne yapalım?
Yapalım, evet, çok mantıklı. Hatta çelenk yaptıralım, ruhuna Fatiha yazdıralım.
Böyle saçma sapan fikirler nereden geliyor aklına?
Aklım başımda mı benim?
(Emir) Bak, bak, havalara bak. Allah'ım ya Rabb'im!
Bak, bak, bu suçluluk psikolojisi işte. Bak, yüzümüze bile bakamıyor.
Hele benim yüzüme duble bakamıyor.
Yavaş baksın.
(Kapı açılma sesi)
(Alihan nefes sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Hakan) Selam.
Selam.
Nasılsın?
(Nefes sesi)
Kötüyüm.
Niye kötüsün?
Anlamadım. İstediğin oldu, mutlu olman gerekiyor.
İstediklerimin arasında en zoruydu bu.
Gerisi daha kolay olacaktır.
Anladım. Peki Zeynep?
Onu hiç sorma.
İrem'le konuştum. Dün gece ona gitmişler.
Çok kötüydü değil mi?
Onu kaybetmiş olma ihtimalin çok yüksek Alihan.
Biliyorum.
Ona bu evliliğin kâğıt üzerinde olduğunu ve...
...onu çok sevdiğimi söyledim.
(Alihan) O kadar.
Bunu evlendikten sonra söylemen umarım etkili olmuştur.
Ne yapsaydım Hakan? Durumumu bilmiyor musun?
Eğer Halit'e bunu yapmasaydım, yaşayamazdım.
Durumu biliyorum da...
...artık Zeynep'e şu geçmişini anlatsan mı?
Hakan, ben bunu kendime bile zor anlattım.
Anladın mı? Kimsenin bana acımasını istemiyorum.
Bunu kabullenmek benim yıllarımı aldı.
Başka birine söylemek beni üzmekten, yaralamaktan öteye geçmeyecek.
(Alihan) Anla artık bunu.
Ben...
...Zeynep'le olan ilişkin açısından söylemiştim.
-Bilmiyorum. Belki sonra. -Belki sonra?
-Ya sonrası olmazsa Alihan? -O zaman ben de ömür boyu...
...âşık olduğum kadını kaybetmenin üzüntüsünü yaşarım olur biter.
(Müzik)
Peki.
Zeynep bugün gelmedi.
Yarın da gelmeyecek muhtemelen.
(Hakan) Ne yapalım, bu imzalı kâğıdı mı kullanalım?
(Alihan) Evet.
Kullanalım.
O beni görmek istemiyor olabilir ama benim onu her gün görmem lazım Hakan.
(Müzik)
(Yıldız) Ben niye gelemiyorum eşyalarını toplamaya, anlamadım.
Çünkü yalnız olmak istiyorum Yıldız.
Tutturdun yalnız olacağım diye. Ben biliyorum seni...
...eşyaları toplarken ağlayacaksın, daha da kötü olacaksın.
Belki de veda etmek için buna ihtiyacım vardır.
Keşke böyle demeseydin, içimi acıttın.
Neyse, ben Emir'le konuştum.
(Zeynep) Alihan şirketteymiş, karşılaşmayacağız yani.
Şimdi Nezaket Hanım'la da vedalaşmış olurum.
Nezaket Hanım mı? Aysel duysa hasedinden çatlar.
Ablacığım, beni merak etme artık. İyiyim ben.
-Daha da iyi olacağım. -Nasıl merak etmeyeyim Zeyno?
Canlı cenaze gibi tek noktaya bakıyorsun.
İnşallah iyi olacaksın.
(Müzik)
Bunu bana nasıl söylemezsin?
Her şey çok ani gelişti.
Ne ani oldu Ender? Ne oldu, Alihan'a âşık mı oldun bir anda?
Öyle de diyebiliriz.
Biz iş ortağıydık, her günümüz beraber geçiyordu.
Çifte düğün mü yapsaydık Zehra, anlamadım?
Ender, Alihan diyorum. Yani babamın iş ortağı.
Lila'nın dayısı ya!
Benim de kocam.
Ne güzel bak, ailemiz gün geçtikçe büyüyor.
Artık iyice sapıttın Ender!
Tamam, bunu niye yaptın? Ne var bunun altında?
Babama nispet olsun diye mi yaptın? Söyle.
(Gülme sesi)
Zehracığım, İstanbul'un en gözde bekârı bana âşık olmuş.
Ne yapayım? Karşılıksız bırakmak olmazdı.
Zerrin ölümden döndü, farkındasın değil mi bunun?
-Geçmiş olsuna gideceğim canım. -(Zehra) Ya olay o değil.
(Zehra) Olay o değil. Bu olanlar bütün dengeleri altüst etti Ender.
Zehracığım, benim düzen ve dengeleri bozmakla ilgili...
...korkularım hiçbir zaman olmadı ki.
Olsa, bugün bu konumda olmazdım.
Şu an olduğun konum da çok matah değil, söyleyeyim sana Ender.
(Müzik - Gerilim)
Zehra, sana bir şey söyleyeyim mi?
Bak, limandaki gemiler de güvendedir.
Ama gemiler limanlar için yapılmamıştır.
Ben açık sularda fırtınalarla boğuşmayı göze almış bir kadınım.
Senin gibi yerini değiştiremeyen korkaklar bunu anlayamaz.
Okey?
(Müzik)
Bye bye canım.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Kapı vurma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Hoş geldiniz Zeynep Hanım.
Hoş bulduk.
(Kapı kapanma sesi)
Zeynep Hanım, inanın çok üzüldüm.
Ben de.
Siz telefonda bana hani çantamı hazırlayın...
...eşyalarımı hazırlayın demiştiniz ya...
...elim varmadı.
Hiçbir şey hazırlayamadım.
Tamam. Önemli değil.
Ben hazırlarım, zaten çok fazla bir şey yok.
Ben bir çanta alabilir miyim? Ama sizin olsun.
Peki, getireyim.
(Müzik - Duygusal)
(Kapı açılma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
Getirdim Zeynep Hanım.
Teşekkür ederim.
(Fermuar açma sesi)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik - Duygusal)
(Müzik devam ediyor)
Ben gidiyorum. Çok teşekkürler her şey için.
(Kapı vurma sesi)
-Alihan mı geldi? -Sanmıyorum, bu saatte gelmez.
(Kapı açılma sesi)
Hello.
(Müzik - Gerilim)
Ve eski sevgiliyle yeni gelin karşılaşır.
Nezaket Hanım, tekrardan teşekkürler. Hoşça kalın.
Nereye? Bir kahve içmeden bırakmam.
Sen de eşyaları Alihan'la benim odama taşırsın.
Sonra da kahveyi yaparsın.
Kahvenizi de kendiniz içersiniz artık.
(Ender) Zeynep…
...teselli olur mu biliyorum ama...
...kötü bir son, sonsuz umutsuzluktan çok daha iyidir.
Benim sizin tesellinize ihtiyacım yok.
(Ender) Eminim öyledir, eminim.
(Gülme sesi) Ama ben üzerime düşeni yapayım dedim.
Sen dengin ve haddin olmayan birine âşık oldun...
...üzüldün. Bundan bir ders çıkartıp...
...kendine daha uygun birini bulmanı diliyorum.
Siz de haddiniz olmadan hâlâ benimle konuşuyorsunuz ama...
...ben karşılık vermiyorum.
Onun yerine mutluluklar diliyorum.
Çünkü iki insan birbirine ancak bu kadar yakışabilirdi.
(Müzik - Gerilim)
Home sweet home.
(Gülme sesi)
Geldiğin için teşekkür ederim Kemal.
O kadar moralim bozuktu ki, bilemedim kimi arayacağımı.
Haklısın, senin için de zor bir durum.
(Zehra) Yalnız Ender'i hiç affetmeyeceğim. Tek kelime etmedi bana.
(Kemal) Zehra, siz o kadar yakın mıydınız?
Yakındık. Yani babamla Ender boşandıktan sonra düzeldi bizim aramız.
Yani güveniyordun sen Ender'e?
Öyle deme Kemal. Gerçekten Ender'in bana çok iyilikleri dokundu.
Muhakkak olmuştur tabii.
Ben bilmediğim için bir şey diyemiyorum şu an.
Kemal bu arada, gerçekten iyi ki varsın.
Yani arkadaş olarak iyi ki varsın. Yanlış anlama yani.
Yok canım, niye yanlış anlayayım?
(Müzik)
Bayağıdır gelmiyordum, çok uzun zamandır.
Bir dakika canım, sen otur, ben geliyorum.
Zehra'ya selam vereyim.
Kaçak âşıklar da buradaymış.
Hıh.
Yıldızcığım, söyle, ne saçmalayacaksın hadi bakalım.
Merhaba Yıldız, sana da merhaba.
Siz ne zamandır gizli gizli buluşuyorsunuz?
Bakıyorum yürüyüşten kafelere terfi olmuşsunuz.
Gizli gizli mi?
Gördüğün üzere gayet aleni bir şekilde görüşüyoruz.
Ayrıca niye gizleyelim ki?
Yani değil mi, niye gizleyeyim?
Halit'in bilmediği her şey gizlidir diye düşündüm.
Yıldızcığım, Halit Bey bana güveniyor bence artık.
Ne de olsa oğlunu emanet etti bana, değil mi?
Son derece doğru diyorsun Kemalciğim.
İyi o zaman, biz seni yemeğe alalım eve.
Güzel fikir ha, Zehra davet ederse neden olmasın?
Ederim tabii Kemalciğim, bekleriz yani.
(Kemal) Güzel.
Oldu o zaman, ben yerime geçiyorum.
-Bye Yıldız. -Görüşürüz Yıldız.
(Müzik)
(Kadın) Ben bir kahve, bir de magnolia söyleyeceğim. Sen?
Su.
Odamız burası mı?
Burası.
Hım.
Biraz fazla minimal.
Ben buraya nasıl sığacağım ki?
Sizi yan odaya alalım.
Senin ismin ne canım?
Nezaket, efendim.
Bak Nezaketciğim.
Baştan birbirimizi iyi anlarsak sonradan üzülmeyiz.
Senin o küçük ve sevimli kızı sevmeni anlayabiliyorum.
Ama Alihan’ın karısı benim, o değil.
Bu yüzden bu evde bundan sonra benim dediğim olacak.
Okey?
Emredersiniz efendim.
Nice.
Aa, küçük çantada makyaj malzemelerim var.
Buraya onları yerleştir.
Ben buraya bir tane de ayna yaptırırım.
Dolapta da yer aç.
Güzelce onları da yerleştir.
Artık nasıl sığacaksam?
Ortalıktaki fazlalıkları da bir zahmet kaldırıver.
Bundan başlayabilirsin.
Ne bakıyorsun?
Her gece bu kızın fotoğrafına bakarak uyuyacak değilim değil mi?
Nezaketciğim, ben şimdi çıkıyorum.
Birkaç işim var.
Döndüğümde her şey hazır olsun.
Anlaşıldı mı?
Oldu efendim.
Okey.
Şimdilik bye bye.
(Müzik)
Yıldız, Derin’in davetinde de yoktun.
Dalgısın bu aralar.
Ya çok işim vardı, gelemedim davetlere.
(Deklanşör sesi)
Bu Zehra'nın yanındaki erkek arkadaşı mı?
Ayy, çok yakışıklı çocukmuş.
Yok ya, ne erkek arkadaşı?
-Değil. -Hiç öyle görünmüyor.
Bayağı samimiler.
Yok canım, tam iş arkadaşı gibiler.
Bayağı sevgili gibiler.
Üff! Yani sana göre böyle âşık gibi mi duruyorlar?
Kesinlikle.
Ayrıca çok yakışmışlar.
Ne yakışması ya?
Alakaları bile yok.
Ben zaten Halit'ten dolayı merak ediyorum.
Çünkü Halit böyle şeyleri sevmiyor, biliyorsun.
O kızar korkusuyla yani.
Yoksa benim umurumda bile değil.
(Müzik)
(Telefon zili sesi)
Açmam lazım bunu.
(Yıldız) Aç canım.
(Kadın) Efendim canım.
(Kadın) Aa, iyiyim, Yıldız'la oturuyoruz.
Yıldız!
Ne yapıyorsun?
Seni bekliyordum işte.
Niye beni bekliyordun? Bırak beni!
Gözün durmadan bizim masadaydı. Herhâlde bir şey diyeceksin sandım.
Hiç bakmıyordum ben sizin masaya.
-Ayrıca Zehra'yla hiç yakışmıyorsun. -Ha.
Halit de beraber olmanıza asla izin vermez.
Sanki sen izin vermezmişsin gibi duruyor ama.
Benim öyle şeylerle uğraşacak vaktim yok.
Zehra'yla olmam seni neden bu kadar rahatsız ediyor?
Kemal, kendini bu kadar önemli görmekten vazgeç.
Beni kıskanıyorsun.
Evet, çok kıskanıyorum seni.
Hatta kıskançlıktan delirmiş durumdayım.
Neyse, güzel, kabul etmen de güzel bir şey yani.
Kıskanmıyorum demeye çalışıyorum işte, dalga geçtim seninle.
Hadi bak, söyle bir kez, bir daha görüşmeyeceğim.
Neyi söyleyeyim?
Beni çok kıskandığını ve Zehra'yla olmamı istemediğini.
Kiminle istiyorsan onunla görüş.
(Zehra) Kemal!
Kemal!
Merak ettim seni.
Ya işten aradılar da tam şurada bir telefonla görüşüyordum.
O yüzden geç kaldım.
Hım, bir şey oldu sandım ben de.
(Kemal) Yok, hadi yerimize geçelim.
Zehra'ya bak! Tuvalete kadar takip etti, manyak!
Evet, kıskanıyorum. Onunla görüşmeni istemiyorum, var mı?
(Kapı vurma sesi)
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
Aa, gel Zeynep.
Çok geçmiş olsun.
Teşekkür ederim. Gel.
Teşekkür ederim.
Rica ederim.
İyi misiniz?
Kalbimi tamir ettiler de...
...ruhumu nasıl edecekler bilmiyorum.
Her şey yoluna girecek, merak etmeyin.
Nasıl olacak o?
Ben de bilmiyorum.
(Zeynep) Ama her gecenin bir sabahı vardır.
Öyle düşünmek lazım.
Böyle bir durumda bile bana moral vermeye çalışıyorsun.
Oysa ben sana neler yaptım.
Yaptıklarımdan çok utanıyorum Zeynep.
Hiç şimdi bunları konuşmayalım.
(Zeynep) Ayrıca herkes hata yapar.
Siz de bilerek isteyerek yapmadınız.
Bunları yaşayacağımızı bilseydim yapar mıydım hiç?
Senin haberin var mıydı, şüphelendiğin bir şey olmadı mı?
Cık, olmadı.
Allah'ım sen aklıma mukayyet ol ya Rabb'im!
Zerrin Hanım, hiç üzülmeyin.
Geçecek bunların hepsi, ben inanıyorum.
Ben kardeşimi kaybettim Zeynep.
Zamanla mutlaka bir orta yol bulursunuz.
Halit nasıl?
Sabah geldi de korkudan soramadım. Haberin var mı?
Yok, hiç bilmiyorum.
Zerrin Hanım, zamanla herkes bu duruma alışır.
Siz kendi sağlığınıza dikkat edin.
Üzmeyin kendinizi.
Teşekkür ederim.
-Ben gideyim artık. -Zeynep!
Beni çok mahcup ettin.
Olur mu öyle şey? Öyle söylemeyin.
Tekrardan çok geçmiş olsun.
Sağ ol.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik - Gerilim)
Ee, ben annemin yanına gideyim.
Zeynep, işe gelmeyecek misin?
Sen bana bunu nasıl söylüyorsun ya?
Sözleşme imzaladın.
(Alihan) Gidemezsin.
-Öyle mi? -Hı hı.
İyi, dava aç o zaman bana.
(Zeynep) Çünkü ben çoktan gittim.
Sözleşme çöp, Alihan.
Zeynep!
Kısa bir süre için diyorum. Lütfen bana zaman ver.
Kısa bir süre, lütfen.
Alihan, seni bekleyecek olan kişi ben değilim artık.
(Zeynep) Bence sen ne yap biliyor musun?
Kendine yeni bir sayfa aç.
Çünkü ben kendime yeni bir defter aldım.
(Müzik - Gerilim)
Erim, bir konuşabilir miyiz acaba?
Anne.
Erimciğim, baban bekliyor. Bekletmeyelim istersen.
Biraz beklesin Sıtkı!
Sorarsa Ender Hanım tuttu dersin.
Erimciğim, seninle bir yere gidip baş başa kalalım mı?
Niye, bana yeni kocanı mı anlatacaksın?
Bu nasıl bir konuşma oğlum öyle?
Yalan mı anne?
Yaptıklarını doğru göstermek için yine dil dökmeyecek misin bana?
Erim, ne yapsaydım, bir ömür babanı mı bekleseydim?
"Yıldız'la ayrılacağım." dedi, kandırdı beni.
Ben de bir yerden sonra hayatıma devam etmek zorundaydım.
Hayatına yalnız da devam edebilirdin.
Bak Zerrin teyzeye.
Erim, Zerrin çaresiz ve zavallı bir kadın.
Hayatını babana ve kardeşine adadığı için şu anda hastanede yatıyor.
Ben de bir yerden sonra mutluluğumu düşünmek zorundaydım değil mi?
Evet anne, görebiliyorum.
Erim, gitme!
Böyle ayaküstü konuşmayalım.
Ayaküstü değil, bir süre hiç konuşmayalım anne, olur mu?
Ama Erim, bir dakika!
(Müzik - Gerilim)
Uff!
Ya bir de benim ev bulmam lazım.
Hoppala paşam, benim de.
Aa! Senin niye be?
Ya ben benim yeğende kalıyordum ya, Bursa'ya döndü (...)!
Öyle. Sen ablanla kalmayacak mısın artık?
Cık.
Şimdi o Alihan'a yerleşecek. Evlendiler ya. Allah kahretsin.
(Caner) Ben de ortada kaldım.
Ya onlarla da yaşanmaz ya.
Onlarla yaşamak böyle çorapla uyumaya benzer.
Böyle sıcak ama rahatsız.
Ee, gel benimle yaşa, ha? Soğuk ama eğlenceli.
Kafamıza göre takılırız, eseriz oğlum.
-Harbi mi lan? -Harbi tabii be.
Vay be!
Ama nasıl ev bulacağız biz, nerede bulacağız, hangi bütçeyle?
Ya oğlum, bak.
Birbirimizin bütçelerini, güçlerimizi birleştirerek uygun yeri bulacağız...
...yapıştıracağız.
Ha, iyi be, tamam. Çak ulan.
Acıttın be.
Hayrola beyler, keyifler yerinde, yüzler gülüyor.
Ee işte, Zeynep'in gidişinden sonra toparlanmaya çalışıyoruz Hakan.
Ha iyi, sevindim.
Ayrıca Alihan'a tepkiliyiz, karşıyız ve sinirliyiz.
Herkesi olduğu gibi kabul etmemiz gerekiyor.
Hah, işte biz de olduğu gibi kabul ettiğimiz için zaten sevmiyoruz ya.
Tamam, hadi işinize bakın.
Sağ ol.
Bu ne ya?
Konuşuyor işte ya.
Zerrin.
Utanmaz ahlaksız!
Aa!
Zerrinciğim, daha yeni tamir ettiler kalbini.
Ateş püskürüp bir daha bozma istersen, ha?
Senin yüzünden buradayım.
İstediğin oldu sonunda, bak yataklara düştüm.
Bana bak, vallahi ucuz atlattın.
Çok geçmiş olsun.
Sen ne yüzle geldin buralara?
Aa Zerrin, bunca yıllık hukukumuz var.
(Ender) Bir kere çocuklarımız kardeş.
Dolaylı da olsa hastalanmanda da payım var yani.
Benden beter olursun inşallah!
Hemen o kardeşimin peşini bırakıyorsun. Duydun mu? Hemen!
Peşinde olunan kardeşin değil ki, benim.
(Ender) Yani o benimle evlenmek istedi.
Yani kızacaksan kardeşine kız bence.
Kim bilir ne oyunlar oynadın ona da!
İnan, hiç oyun oynamaya gerek kalmadı.
Zerrin, ne tuhaf değil mi seninle sürekli kaderlerimizin kesişmesi?
Önce Halit, sonra Alihan.
Ben seni değiştin sandım.
Ama asıl servet avcısı senmişsin.
Cık! Aa!
Servet avcısı değil de elit zevkleri olan diyelim, ha?
-Ne dersin? -Defol!
Çık! Defol! Çık buradan!
Aa!
Bir hasta ziyaretine geldim, yemediğim azar kalmadı.
(Ender) Okey, gidiyorum.
Zaten arkamdan kocama önce beni hasta etti, sonra da...
...ziyaretime bile gelmedi dememen için sana uğramıştım.
Malum, balayındayız.
Huzursuzluk istemiyorum.
Bye bye canım.
Allah belanı versin Ender!
Yorma kendini, hadi tatlım.
(Kapı açılma sesi)
(Kapı kapanma sesi)
(Kapı vurma sesi)
(Kapı açılma sesi)
Erimciğim.
(Yıldız) Nasıl oldun?
(Yıldız) Moralin biraz düzeldi mi?
Düzelmiş gibi duruyor muyum?
Erimciğim, bak zamanla her şey düzelir, sen üzülme.
Peki, annemin evlenmiş olması nasıl düzelecek, onu da söyle bari.
Haklısın ama işte--
(Erim) Yıldız abla!
Anladığım kadarıyla babam "Git Erim'le ilgilen." dedi.
Ama inan gerek yok.
(Erim) Kendini kasma yani.
Aşk olsun Erim.
Ben sen iyi misin diye merak ettiğim için geldim.
İyiyim.
Peki, sen Kemal'i niye aradın?
Siz görüşüyor muydunuz arada?
İşten çıktıktan sonra okul çıkışına gelmişti.
Bir ihtiyacım olduğunda onu aramamı söylemişti.
Ben de o yüzden aradım.
Şimdi annem evlendiği için pek fazla kişi kalmadı konuşacağım.
Ben varım.
Sen Kemal'e değil bana gelseydin ben dinlerdim seni.
İyiyim ben böyle, sen zahmet etme.
Erimciğim...
Yıldız abla, izin verirsen ders çalışacağım.
Peki canım.
(Kapı açılma sesi) (Yıldız) Hayatım, gözün aydın.
Erim dönmüş.
(Halit) Sağ ol.
Döndü ama morali hâlâ çok bozuk.
Ne yapalım artık, bir süre idare edeceğiz.
Bir şey söyleyeceğim.
Onu sık sık kontrol etsen...
...bir şey isteyip istemediğini sorsan?
Hayatım, ben her zaman soruyorum, biliyorsun.
Ama beni istemiyor ki.
Az önce de gittim yanına, tersledi.
Yıldız, bir istemez, iki istemez.
(Halit) Şu aralar annesiyle arası bozuk ya.
Senin yerinde olsam bu fırsatı kullanır, aramı düzeltirdim.
Anladım hayatım. Merak etme, ben halledeceğim.
(Yıldız) Bu arada sana ne söyleyeceğim.
Ya Zeynep çok perişan, işinden de ayrıldı, benim aklım hep onda.
Ya sen de bir ilgilensen, bir yemeğe çıkarsak onu bu akşam.
Tamam.
Ara o zaman onu.
Teşekkür ederim hayatım.
Ama arayıp haber vermeyeyim hiç, şimdi hayır der. Biz habersiz gidelim.
Sürpriz yaparız.
Tamam canım, ben üstümü değiştireyim.
(Kapı vurma sesi)
Üff! Evet.
Başsağlığı ziyaretleri tüm hızıyla devam ediyor.
(Kapı açılma sesi)
Zeynep! Zeynep! Bana çok kızgınsın, biliyorum.
Ama ne olur bu sefer benim gerçekten hiçbir suçum yok.
Caner, git başımdan hadi!
(Emir) Yok kız, vallahi yok.
Ya senin ne işin var burada?
Ya destek kuvvet gerekir diye çağırmıştım, yanılmamışım.
-Hadi gidin. -Zeynep, ne olur!
İki kelime etmeden hiçbir yere gitmem.
İyi, gelin.
(Zeynep) Ne söyleyeceksen söyle.
Hemen git ondan sonra, hadi.
Şimdi Zeynepciğim, biliyorum, beni pek sevmiyorsun.
Ama yani haksız da sayılmazsın tabii.
Yıldız'a yaptıklarımızdan sonra özellikle yani o şeyleri--
Caner, sadede gel.
Tamam, sadede geliyorum.
Zeyno, ben seni hiçbir zaman üzmek istemedim.
(Caner) Hiçbir zaman da istemem.
Yani önceki olaylar için bir şey söyleyemem tabii ama...
Gerçekten bu olaydan benim hiç haberim yoktu.
(Caner) Bak, ben bile kendime zor geliyorum.
(Zeynep) Peki, olsaydı...
...bana haber verir miydi?
Hayda! Bacım, ne kadar zor yerden soruyorsun ya.
Ya, işte bunu diyorum.
Tamam, belki söyleyemezdim ama...
...senin üzülmemen için elimden gelen her şeyi yapardım.
Ben senin Alihan'ı ne kadar çok sevdiğini biliyorum.
Zeyno, bir şey desene kızım ya.
İyi, tamam.
-Barıştık mı? -Sarılma! Sarılma bana, otur!
İyi, tamam be! Öff!
Öyle barışma falan da yok.
Yani sen benim için hâlâ Ender'in kardeşisin.
Sen de benim için Yıldız'ın kardeşisin, yani o konuda mutabıkız.
-İyi. -(Caner) Sorun yok.
Zeyno, bak, bize ne olduysa kardeş sevgisi yüzünden oldu be.
İyi, hadi sen bize bir çay koysana.
Ha, içeriz bir çay.
(Zeynep) Geldi başımın belaları.
(Kapı zili sesi)
(Kapı açılma sesi)
İyi akşamlar.
Evimin direği de gelmiş.
İnanılmaz komiksin Ender.
Aa! Ama sen de Halit gibi evde böyle surat asacaksan...
...işimiz var yalnız.
(Alihan) Biz evli değiliz.
Ortağız.
İyi de ortaklığı da çekilmez hâle getirmenin bir manası yok ki.
Madem bu işe baş koyduk, birazcık da eğlenelim değil mi?
(Alihan) Ender, benim eğlenecek hâlim var mı sence?
Olağanüstü genel kurula olabildiğince iyi hazırlanmamız lazım, o kadar.
Canım merak etme.
Artık yanında ben varım.
(Ender) Bak Halit'e.
Benden bir ayrıldı, başına neler geldi.
Bunun bir iş birliği olduğunu sürekli sana hatırlatmak zorunda mıyım?
Bunu hiç istemiyorum Ender, anladın mı beni?
-Mesaj alındı. -Güzel.
Söyle bakalım şimdi, bu akşam nerede kutlama yapıyoruz?
Ne dedim ben?
İki saniye önce ne dedim Ender?
Alihan bak, ben seninle bir anlaşma yaptım.
Herkes bizim evliliğimizi gerçek sanacak.
İsteyen inansın, istemeyen inanmasın.
Ben de eski gücüme senin soyadın sayesinde kavuşacağım.
Ne yapmamızı istiyorsun?
Her yerde gözükmeliyiz.
Davetler, açılışlar, yemekler.
Bunlar benim tarzım değil ama.
Biliyorum.
Asla senin tarzın değildi.
Seni çok iyi tanıyorum.
Ama Halit'i senden daha iyi tanıyorum.
(Ender) Bu yüzden...
...Halit'e maddi...
...özellikle de bu akşam manevi zarar vermemiz için...
...bir kutlama yapmakla başlayalım. Ne dersin?
(Müzik)
Seni burada bekliyorum.
(Kapı açılma sesi)
Off!
(Müzik)
Nezaket Hanım!
(Nezaket) Buyurun efendim.
Nedir bunlar?
Eşiniz emretti, efendim.
Buradaki çerçeveye ne oldu peki?
Kaldırdık.
Neredeyse git geri getir.
(Nezaket) Peki.
(Müzik)
Hazırlanmamışsın Alihan.
Ender!
Benim odama yerleşmişsin, ben yan odayı kullanırım.
Ama bana ait olan hiçbir eşyama bir daha dokunma sakın!
Hangi eşyaya?
Bana özel olan her şeye!
Sana iyilik yaptım şekerim.
Böyle bir fotoğrafa bakıp melankoli yaparak yaşanmaz ki.
Sana ne?
Okey.
Sen bilirsin.
Hah, güzel.
Ayy, biz şimdiden böyle sıkıcı evli çiftlere benzedik sanki, ha?
(Gülme sesi)
Bence senin hatan nerede Zeyno biliyor musun?
Nerede Caner?
Sen buna çok yüz verdin.
Çok doğru üstat.
Aynen. Bak, sevgiline yüz vermek yerine böyle (...) kenarı yapsaydın...
...şimdi kıymete binmiştin ya.
Allah'ım üstümü başımı parçalayacağım şimdi ya!
Zeynoş o değil de bizim sana bir haberimiz var.
Ne haberi ya?
Dur oğlum, öyle pattadanak söyleme de korkmasın kız.
-Ne oldu yine? -Korkma ya.
Ya kötü bir şey değil.
Yok ya, biz Emir'le ev arkadaşı olduk da.
Aa! Nereden çıktı o?
Ya şimdi benim ablam Alihan'a taşındı ya...
(Öksürme sesi)
Çok özür dilerim ya, çok pardon.
Biliyorum.
Haberim var. Karşılaştım bugün.
Ha, ablamla mı karşılaştın? Hih!
Çok fena olmuştur, ayy!
Bilirim ben onun huyunu. Off!
Evet, hadi size müsaade, hadi.
-Ha, kalkıyoruz? -Aynen, kalkıyorsunuz.
Hadi bakayım.
Ee, iyi Zeyno, o zaman araşalım ya.
Yani uğrarız biz yine.
Yani beklerim diyemeyeceğim ama hadi yürüyün.
İyi hadi.
Off! Neyse.
Zeynocuğum, umarım kendin kadar iyi birini bulursun.
Yani seneye de seversin.
Yürü Caner!
Çık!
Zeyno, bir şey diyeceğim.
Biz şimdi işte de görüşemezsek özlerim ben ya.
Hadi Emir ya, hadi canım.
(Kapı kapanma sesi)
(Müzik)
Ne düşünüyorsun Yıldız?
Hiç.
Merak etme, Zeynep en kısa zamanda kendini toparlayacaktır.
Sen ne yapacaksın peki?
Alihan gerçekten seni alt etmeye mi çalışıyor?
Beni hiç kimse alt edemez.
Beni alt ettiğini sanan herkes yanıldığını anlayacaktır.
Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?
Ben Halit Argun'um. Bu yüzden eminim.
İyi. Ben de Ender'in hayatımızdan çıkmasını kutlayalım diyecektim ama...
...fazla uzağa da gitmedi yılan.
(Müzik)
(Kapı açılma sesi)
(Yıldız) Zeyno!
(Kapı kapanma sesi)
(Zeynep) Senin de anahtarını elinden almak lazım.
Oldu canım, burası benim de evim. Hadi kalk, gidiyoruz.
Ne? Ben gelmiyorum bir yere.
Geliyorsun, Halit arabada bekliyor.
Ya abla, bana sormadan niye plan yapıyorsun sen?
Bilmiyor musun, moralim bozuk.
Zeynepciğim, bu evde solmana izin veremem.
Belki ben solmak istiyorum.
Ben yaşadığım sürece solamazsın. Sen güçlü bir kadınsın.
Toparlan, kendine gel ya.
Bir insanın dibe düşmüş olması dipte kalacağı anlamına gelmez.
Ayaklarını yere vur, yükselmene bak.
Sen güçlü ol ki sana bunu yapanlar gün yüzü görmesin.
Hadi Zeynoş'um.
-Hadi! -İyi, tamam.
Aferin benim kardeşim. Dinle beni.
Ay küçük kuşum. Hadi çabuk giyin.
Güzel bir şey giy, bak, ben ne giydim göstereyim.
(Ender) Teşekkürler çocuklar.
(Gazeteci 1) Buradayız, bir de buraya bakar mısınız?
(Gazeteci 2) Ender Hanım, buraya lütfen. Ender Hanım, buradayız.
Hepsini sen mi çağırdın buraya?
Ben veya bir başkası, ne fark eder? Benim dileğim...
...bu işin bir an önce duyulması. Buna alışsan iyi olur.
Basının ilgi odağı olmayı sevmem, sen de buna alışsan iyi olur.
İlk ve sondu bu.
Hayatındaki kadın o kadar sönüktü ki seni her şeyden soğutmuş.
Ama karın bir ikon olduğu için yakında alışırsın.
Hatta zamanla belki hoşuna bile gider.
Zeynep'in adını bir daha ağzına alayım deme. Ortaklık biter.
Tamam canım, almam. Kıymetliymiş.
(Kadın) Hoş geldiniz Alihan Bey, buyurun bu taraftan.
(Müzik - Gerilim) (Üst üste konuşmalar)
Mersi.
(Müzik - Gerilim)
Herkesin gözü bizim üzerimizde.
Buydu zaten istediğin, eğlenmene bak.
Ama sen böyle surat asınca pek eğlenceli olmuyor ki.
Kiralık koca gibi durma yanımda.
(Gülme sesi)
Ayy, sana da şaka yapılmıyor.
Neyse, aslında sana söylemek istediğim bir şey vardı da biraz çekiniyordum.
Artık ortak olduğumuza göre söyleyebilirim.
Ne var? Ne?
Bana bir düğün hediyesi alman lazım.
-Ne düğün hediyesi Ender? -Herkesin diline düşecek bir şey.
Git al kendine bir hediye Ender, benim hediye alacak zamanım yok sana.
O da olur şekerim. (Gülme sesi)
Halit gibi pinti olmayacağını biliyordum.
Benim tek bir isteğim var, o da Halit'i bitirmek.
Bunu hiçbir zaman unutmayacaksın.
Bu arada...
...bu kinin nedenini merak etmiyor değilim.
Ne zaman söylemeyi düşünüyorsun?
Zeynep'e söylemedim, sana mı söyleyeceğim?
Ay ne Zeynep'miş ya. Hem kısa hem miyop.
Ne önünü görüyor ne yukarısını.
Amma da abartılıyor bu Zeynep.
Söylenmeyi kes.
Ne içiyoruz hayatım?
(Müzik - Gerilim)
Sahnene yarım saat kaldı, istersen hazırlanacaksan ben gideyim.
Yoo, kalabilirsin, sıkıntı yok.
Yanlış anlamazsan bir şey soracağım.
Sor.
Bir şey mi oldu? Bir soğuk gibisin de.
Olmadı.
Oldu ya, oldu bir şey.
Yani bilmeden seni kıracak bir şey mi yaptım acaba?
Hakan, ben korktum ya.
Bayağı bayağı korktum yani.
-Anlamadım. -Ya Zeynep'in hâline baksana.
Alihan'a sürpriz yapacaktı, asıl sürprizle o karşılaştı.
İrem, olanların benimle hiçbir ilgisi yok.
Sen bilmiyor muydun yani?
Ya niye yaptınız abi kıza bunu?
Yazık değil mi ya?
İrem bak, Alihan kararlıydı ve benim de...
...Alihan'ın kararlarına saygı duymaktan başka hiçbir çarem yoktu.
Ha, yani sen Alihan'ın bütün kararlarına sorgusuz sualsiz okeysin...
...onaylıyorsun, öyle mi?
Sen nesisin Alihan'ın ya? Arkadaşı mısın, elemanı mısın?
İrem, fazla ileri gitmiyor musun?
Sizin bu entrikalarınız bana fazla geldi, sert geldi yani.
Ne gerek var bunların içinde olmaya ya?
Yani ne demek istiyorsun?
Şunu demek istiyorum, ben ayaklarımı (...) vura vura kaçmak istiyorum.
Galiba özet bu.
Galiba benim de şu an gitmem gerekiyor.
Yani yok, istiyorsan dinleyebilirsin de...
...bu işin ilişki boyutu çok benlik değil. Kusura bakma.
Anladım.
Bak Hakan, evet, tamam, sen diğerlerinden farklısın, biliyorum.
Ama hayatın bana çok uzak.
Sorun sende değil, bende diyorsun yani.
Yani.
Anladım.
Kendine iyi bak.
Sen de.
(Müzik - Duygusal)
-İyi eğlenceler. -Sana da.
(Müzik - Duygusal)
Üff!
(Restoran ortam sesi)
(Müzik - Gerilim)
Tesadüfün böylesi.
Zeynep, Alihan'la Ender orada, istiyorsan dönelim.
Yok, tamam. Alışmam lazım artık zaten.
Aferin Zeynep, kaçmamızı gerektiren bir durum yok.
Hoş geldiniz Halit Bey, buyurun bu taraftan.
Aa.
Kimleri görüyorum, kaybedenler kulübü de buradaymış.
İnsanın kendini bilmesi ne güzel bir şey Ender.
İyi akşamlar hepinize.
Sizi görmeseydik daha iyi bir akşam olabilirdi.
Gel Zeynocuğum.
Halitciğim, genel kurula hazır mısın?
Bu ilk toplantım olmayacak Ender.
-Afiyet olsun. -Size de.
(Ender) Mersi.
(Müzik - Gerilim)
-Bir şey var. -Ne var?
-Halit çok rahat. -Tir tir titremeyecek herhâlde.
Sakin durmaya çalışıyor.
Yok, ben Halit'i tanırım.
Sanki elinde başka bir kozu varmış gibi duruyor.
Cık. Elinde hiçbir şey yok.
Son kozu dik durmak, onu da güzel oynamaya çalışıyor.
Umarım öyledir.
(Yıldız) Ayy, boynu kopacak. Bir de bize bakıyor, yılan.
Tamam, neyse.
-Siz nasılsınız? -Senden daha iyiyim.
(Halit) En azından şoku atlattım.
Ama diğer taraftan da üzgünüm. Alihan'ı oğlumdan ayırt etmedim.
Sonuca bak.
Yani peki sizce niye yaptı böyle bir şeyi?
Nedeni para.
Ay sanki aç, açıkta. Nankör.
Alihan para için böyle şeyler yapacak bir adam değildi ama.
Zeynep, seninle beraberken...
...ortağının eski karısıyla evlenen bir adamdan bahsediyoruz.
Gözünü hırs bürümüş. Yanlış anlama lütfen.
Seninle olan birlikteliği tamamen beni oyalamak içindi.
Ay neyse, tamam, konuşmayalım bunları.
Allah'ından bulsunlar, ki bulacaklar, ben eminim.
Bulacaklar, merak etme.
(Müzik - Gerilim)
(Yağmur sesi)
Ayy, iki saat lafa tutacak şimdi beni.
-Gülsüm abla. -He?
Hayırdır, selam sabah yok mu?
Kız, oyalama beni şimdi, çok işim var.
Aa, bunları benim sana söylüyor olmam lazım normalde ama.
Mahallemize yeni komşular taşındı, hem de senin tam karşı dairene.
Onlara yemek yapacağım.
Biliyorum, gördüm kolileri falan. İyi insanlardır inşallah.
Ay valla nasıl hasret kalmışım böyle konuşkan insana.
Bir güler yüzlüler, bir hoş sohbetler, sana anlatamam.
Ne oldu, sen beni bıraktın herhâlde Gülsüm abla.
Zeynep, çok suratsızsın ya.
Denedik ama başaramadık seninle.
Sorun gerçekten bende herhâlde.
Gülsüm bile bıraktı beni.
Komşular kim acaba?
Hayatım, hadi bol şans, bugün büyük gün.
Teşekkür ederim.
Korkmamı gerektirecek bir durum yok değil mi?
-Ne gibi? -Başımıza bir şey gelmez değil mi?
Yani ben düzenimiz bozulur diye biraz korkuyorum da.
Olmaması için gerekli her şeyi yaparım, merak etme sen.
-Sana güveniyorum hayatım. -Sağ ol. Görüşürüz.
Başımıza bir şey gelmese bari.
Bunca badireyi boşuna atlatmış olmayayım Allah'ım.
(Müzik)
Bu ne rahatlık Zehra!
(Yıldız) Şirket elden gidiyor, sen dergi okuyup kahve içiyorsun.
Hı, öyle yapıyorum, sana mı düştü tasası?
Herhâlde sırtımı Kemal'e dayarım diye düşündün.
Yıldızcığım, ben Halit Argun'un kızıyım.
Yani benim sırtımı kimseye dayamaya ihtiyacım yok.
Senin gibi sonradan olmadım ben, doğuştan böyleyim.
Yalnız senin soyadının bir süre sonra bir önemi kalmayabilir.
Hem de arkadaşın Ender yüzünden.
Ben nereden bilebilirdim böyle bir şeyin peşinde olduğunu?
İşte senin problemin bu. Önsezin yok.
Beyninin o bölümü kapanmış.
Sinan'ı anlamadın, Ender'i bilemedin, Kemal'i de çözememişim dersin...
...geçmiş olsun. -Yıldız.
Bence sen beni bayağı kıskanıyorsun ya.
Niye kıskanayım seni?
Laftan da anlamıyorsun ki, ne yaparsan yap.
(Müzik)
Ender Hanım, nasılsınız?
-Kemalciğim, hoş geldin. -Hoş bulduk.
Tebrik ederim.
Sizi son gördüğümde bekârdınız, şimdiyse evlisiniz.
(Kemal) Hayat sizin için bayağı hızlı geçiyor.
(Gülme sesi)
Bana ayak uydurmanın zor olduğunu söylemiştim.
Artık sansasyonel bir evliliğiniz olmasına rağmen...
...yine de beni görmeden yapamıyorsunuz.
Gitgide kendimi özel hissetmeye başlıyorum.
Kemalciğim, senin yerin bende hep özel.
Bir kere ne kadar küstah olursan ol...
...bunu bir saygı çerçevesinde yaptığın için bir puan kazanıyorsun zaten.
Peki. O zaman asıl meselemize gelelim.
Aklımda büyük bir şey var dediğiniz zaman...
...Alihan'la evlenmek olduğunu inanın ben bile beklemiyordum.
Beklenileni yapacak olsam herhangi biri olmaz mıydım?
-(Ender) Öyle değil mi Kemalciğim? -O da doğru tabii.
Peki o zaman, her şey hallolduysa neden buradayız?
Yani neden hâlâ görüşüyoruz?
-Bugün olağanüstü genel kurul var. -Bugün?
Aa, demek işler hemen o raddeye geldi.
Artık güçlü olan kazanacak.
Hatırlarsan Halit'in karşısında yer alırım demiştin.
Evet, demiştim.
Ama bu toplantıda benim otel hisselerimin konuşulacağını hiç sanmıyorum.
Onun için demedim.
Olur ya, işler yolunda gitmez, bir aksilik olur--
Ender Hanım, korkuyor musunuz yoksa bana mı öyle geliyor şu an?
Korkmuyorum.
Ama bir B planı yapmanın her zaman faydalı olacağını biliyorum Kemalciğim.
Evet, o da var.
Yüksek miktarda nakdin olduğunu duymuştum.
Eğer bize destek verirsen Argun Holding'de hisse sahibi olabilirsin.
Ender Hanım, siz bu genel kuruldan bir çıkın, sonrasına zaten beraber bakarız.
Ama eğer konu olur da otel hisselerine gelirse, söylediğim hâlâ geçerli.
(Kemal) Yani arkanızdayım.
Nice.
(Gülme sesi)
-Ne içersin Kemalciğim? -Bir kahvenizi alırım.
(Nefes sesi)
Ne durumdasın?
Biraz gerginim.
Evet, yani bugün zor bir gün. Bugünü atlatalım, rahatlayacaksın.
En zor gün, Zeynep'le yüzleştiğim gündü.
-Bunu sen istedin Alihan. -Biliyorum.
-Ablan nasıl, iyi mi? -İyi.
Hastaneden çıktı ama beni görmek istemiyor.
Ne tesadüf, İrem de benimle görüşmek istemiyor.
Nasıl? Benim yüzümden mi?
Aslında tam olarak öyle değil, yani İrem özgür yaşamayı seven, rahat bir kız.
Sen de tanıdın onu.
Yani bizim hayatımız ona biraz hareketli geldi sanırım.
İzin ver, konuşayım. Yani...
...benim kararlarım yüzünden üzülmen çok saçma.
Yok Alihan, hiç gerek yok, yani zaten hayatımız yeterince karışık.
Bu durumda ciddi bir ilişkiye başlamak...
...karşımdaki insana haksızlık gibi düşünüyorum.
(Müzik - Duygusal)
Bu benim için hayatından vazgeçmek demek, biliyorsun değil mi?
Biz bu yola beraber baş koyduk Alihan. Sen nereye, ben oraya.
Öyle.
(Sırta vurma sesi)
Hadi geçelim şunun üzerinden de Halit defteri kapansın artık.
Olur.
(Müzik - Duygusal)
Şuradan başlasana.
Ya arkadaş, ne kadar çöp çıktı ya.
-Konuşma, konuşma, yürü. -Öff!
-'Hacit'. -Hı?
-Biz şimdi eve çıktık ya. -Ee?
Ben Lila'yı arada yemeğe çağırırım ya.
Hey Allah'ım, hey mitokondriye can veren yüce Rabb'im, buna niye beyin vermedin?
Allah Allah, niye öyle diyorsun ki şimdi kardeşim?
Sevgililer arada böyle şeyler yapar.
Oğlum, Alihan'la Zeynep'i ayıran hayat size ne yapmaz be?
Doğru. Bir de gitti ablanla evlendi.
Sus, sus, neler geldi başıma, neler gördü bu bünye ya.
İki şey görmedim şu hayatta, bir uzaylı istilası...
...bir de zombi saldırısı. Onları da görürsem gözüm açık gitmem artık.
Oğlum, yemekten buralara nasıl geldik biz ya?
(Emir) Neyse, bir şu eve yerleşelim.
(Gülsüm) Gençler! Gençler, hoş geldiniz.
-Hoş bulduk. -Sarma yaptım, getirdim ben size.
Ama asıl bombam akşama.
Siz çayı koyun, ne olmuş, ne bitmiş, mahallede kim ne yapmış...
...nereye gitmiş, kim demiş, hepsini anlatacağım ben size.
Oh, süper.
-Hadi kolay gelsin size. -(İkisi birden) Sağ ol ablacığım.
Oo!
(Erkek) Ender Hanım, uzun zamandır sizi göremiyorduk.
(Erkek) Çok sevindim geldiğinize.
İşler çok yoğundu malum.
Bir de özel bir durum olmadan gelmek istemedim doğrusu.
Belki duymuşsunuzdur, yeniden evlendim ben.
Ve bir yüzük istiyorum.
Evet, duydum. Tebrik ederim.
Mersi.
Unique parçalara olan zaafımı biliyorsunuz.
Bu yüzden eskisinden çok daha büyük ve gösterişli bir yüzük arıyorum.
O konuda müsterih olun.
Biliyorsunuz ki mağazamızdaki bütün ürünler özel tasarımdır.
Ama eğer isterseniz, hiç kimsede olmayan özel bir parçayı size verebilirim.
Hım, öyle mi?
Bana bunlarla gelin Seçkin Bey.
Elveda canım.
(Müzik)
Hii!
-Bu ne? -Özel tasarım.
(Seçkin) Sahibini bekliyor.
Yani beni.
(Gülme sesi)
Vaov!
Ay heyecanlandım biliyor musunuz?
(Müzik)
Böyle bir zamanda da alışveriş yapılmaz ama.
Halit canıma okuyacak.
Ne yapayım, ben de böyle motive oluyorum.
Ayy, gözlüğe bak, ilk günden Alihan'ı yemeye başlamış.
(Ender) Aa, Yıldız.
Ender. (Gülme sesi)
Bu aralar çok görüşür olduk değil mi?
Maalesef öyle oldu.
Sen de stres atmak için alışverişe çıktın herhâlde, haklısın.
Bugünlerin kıymetini bil Yıldızcığım, bir daha zor bulursun.
Sen de biliyorsun belli ki.
(Gülme sesi)
Şekerim ben yeni evliyim. Kocamın beni şımartması çok normal.
Halit gibi özel kasası olmadığı için de açtı kesenin ağzını.
(Ender) Ayy, senin için de çok üzülüyorum biliyor musun?
Şimdi Halit parasız kalırsa hiç çekilmez.
Allah kolaylık versin.
Elinizden geleni ardınıza koymayın, oldu mu?
Biz de öyle düşündük zaten.
Neyse tatlım, benim çok işim var. Şimdi bir toplantıya gideceğim.
Görüşürüz, bye bye.
Benim salak kardeşim Zeynep de bir tane kuru kitapla kaldı.
Kadın pırlantadan önünü göremiyor.
(Müzik - Gerilim)
(Halit) Evet, söyleyin bakalım.
(Müzik - Gerilim)
Ender Hanım'dan aldığımız yüzde beşlik hisse yönetimiyle birlikte...
...sermaye arttırımına gideceğiz.
(Halit) Demek öyle.
Çok akıllıca.
Yalnız hesaba katmadığınız bir detay var.
(Müzik - Gerilim)
(Kapı açılma sesi)
(Ender) Zerrin!
(Müzik - Gerilim)
Zerrin Hanım'ın sizlere söylemek istediği bir şey var.
Babamdan kalan hisselerimin yönetimini bugün itibarıyla Alihan'dan alıp...
...Halit'e devrediyorum.
(Müzik - Gerilim)
(Ayak sesi)
En güzel yeri şimdi geliyor.
(Halit) İlk icraatımı eş başkan seçimiyle yaptım.
(Halit) Sizleri Falcon Havacılık'ın yeni eş başkanıyla tanıştırayım.
(Halit) Zeynep Yılmaz.
(Müzik - Gerilim)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Belgin Yılmaz...
...Bülent Temür - Çağıl Doğan - Çağrı Doğan
Son Kontrol: Beliz Coşar
Teknik Yapım: Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik - Jenerik)
(Müzik - Jenerik)
(Müzik devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.