Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
*Bu dizide Arap karakteri Ankara ağzıyla konuşmaktadır.
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
"Dostların kazık mı attılar?"
"Çiviyi çaktılar, ateşi yaktılar"
"Gönlünü alamaz, alayı yaramaz"
-Lan! Ne yaptın lan! -Oğlum bırak!
-Çekil. -Baba bırak.
-Çekil. Sakin olun. -Baba bırak. Çağrı sakin ol.
Vefa iyi misin oğlum?
(Çağrı bağırıyor) Çağrı! Oğlum beni delirtmeyin!
Sakin olun! Bir sakin ol!
(Önder) Vefa koş!
Koş. Git buradan. Koş!
Çağrı ne oluyor oğlum?
Ali. Ben çok kötüyüm Ali.
Ali beni almaya gelin ne olur.
Yiyorsa öldür lan.
(Ali dış ses) Görünmez sınırlar vardır insanı insandan ayıran.
Sınırı geçtiğin an bir dur derler adama. Geri bas.
Buraya ait değiliz.
İlk fırsatta geldiğimiz yere geri gönderecekler bizi.
Açık vermek yok!
Hata yapmak yok!
Vefa’nın katilini bulmadan buradan çıkış yok!
O soruları kim, neden gönderdi?
Amacı ne, bize neden yardım ediyor?
Bilmiyoruz ama bildiğimiz tek bir şey var.
Katil okulda!
(Gerilim müziği)
Belki hiç ummadığımız biri.
Belki ne mal olduğu yüzünden belli.
Belki bizimle göz göze gelecek cesareti bile yok.
(Gerilim müziği)
Belki de gözümüzün içine bakacak kadar canına susamış biri.
Belki de hepsi.
Acelemiz yok. Daha bugün bir.
Ayağımızda semtimizin tozuyla geldik.
'Hello'. Duru ben. Öğrenci temsilcisiyim.
Arap ben. Memnun oldum.
Arap. Arap yok listede. Bir saniye.
-Ali, Zeyno ve Sinan. -Arap.
'Okay. Nickname' diyorsun. 'Okay'.
O zaman tanışma faslı bittiğine göre devam edelim.
-Bugün size ben eşlik edeceğim. -Bana göz kırptı la.
Hadi. Geç kalıyoruz, takip edin.
Takip edelim. Takibe takip edelim.
Bayağı ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar.
-Berk ne oluyor? -Şaka, değil mi bu?
Ne işi var ya bunların okulda?
Berk?
Bilmiyorum.
(Kenan) Yeni eğitim öğretim yılına maalesef biraz buruk başlıyoruz.
Tek tesellimiz Vefa'nın kaybının...
...buradaki bu gençlere umut olması.
Ama şimdi hepinizin önünde, sizlerin huzurunda onlardan bir söz istiyorum.
Herkes burada mı?
Hey, sizden bahsediyor.
Güzel.
Vefa için çalışacaksınız.
Vefa'nın adını yaşatmak için gece gündüz demeden...
...çalışacaksınız.
Vefa Akın'ın adını unutmayacak...
...unutturmayacaksınız, söz mü? -(Hep bir ağızdan) Söz.
-Söz mü? -(Hep bir ağızdan) Söz.
-Söz mü? -(Hep bir ağızdan) Vefa için söz.
(Alkışlıyorlar)
Yaklaşın çocuklar.
(Gerilim müziği)
Hocam bu ne? Yığmışsın Tozluyaka'yı okula.
Bunu yaparken kimden izin aldın?
Hişt!
Ne yaptığını sanıyorsun sen? Ne yapıyorsun?
Kendine gel.
-Karşında arkadaşın yok, özür dile. -Kenan Bey gerek yok.
Özür dile müdüründen.
Özür dilerim.
Defol git şimdi. Yapılacak bir şey varsa ben yaparım.
Defol!
Buldum listeyi.
Üçü de tam puan almış.
Tam puan?
Bayağı soruları çalmışlar yani.
Peki ne yapmamızı istersiniz?
Ne yapacağız?
Okulumdan (Bip) gidecek hırsızlar.
(Gerilim müziği)
Babamla konuştum yarına kalmaz (***) gönderir okuldan.
Onlar gidene kadar da onlar yokmuş gibi davranacağız, 'okay'?
(Müzik)
Yalnız akılları gitti bizi burada görünce.
Daha dur, yeni başlıyoruz.
Kardeş ben diyorum ki hiç vakit öldürmeyelim.
Bunları toptan paket edelim.
Allah ne verdiyse.
Al benden de o kadar.
Bekleyeceğiz.
Neyi bekleyeceğiz Ali?
-Gelip itiraf etmelerini mi bekleyeceğiz? -Açık vermelerini bekleyeceğiz Zeyno.
Paniklemelerini bekleyeceğiz.
-Hangi cehennemdesin Berk? -Hazal?
-Ne oluyor? -Cemre.
İyi misin?
Sinirlerim bozuldu.
Bakar mısın insanları gözleriyle taciz ediyorlar resmen.
Cemre.
Sizin ne işiniz var burada? Nasıl girdiniz bu okula?
-Nasip kısmetmiş diyelim. -Kader.
-Mukadderat. -Allah ne yazdıysa.
Yalnız biraz şöyle çekilir misin? Manzarayı kapatıyorsun da.
Hazal'ı rahat bırakın. Arkadaşınız yüzünden yeterince acı çekti değil mi?
Bir de siz taciz etmeyin isterseniz.
Kızım sen kıt mısın? Anlamıyor musun?
Vefa senin arkadaşına hiçbir şey yapmadı.
-Arkadaşın bir yalancı. -Zeyno sakin.
Niye yalan söylesin?
Hazal'ın ne derdi olacak Vefa'yla? Vefa kim?
Vefa bizim arkadaşımız bile değildi.
Ondan şüphemiz yok. Olamazdı zaten.
Vefa sizin gibi insanlarla arkadaş olmazdı.
-Bizim gibiler? -Sizin gibi burnu bir karış havada...
...kendini beğenmiş, insanları bozuk para gibi harcayanlarla...
...Vefa arkadaş olmazdı.
Doğru. Biz ona göre değildik.
Onun sizin gibi pisliklerini örtecek suç ortaklarına ihtiyacı vardı demek ki.
Sen ne diyorsun?
-Uzak dur lan sevgilimden! -Hey korkma la!
Kapmazlar sevgilini.
Ali'min tipi değil.
Uzak dur Cemre'den. Gel aşkım.
Ne yapıyorsun? Çocuk muyum ben?
Çocuk olsan çocuk derdim bir tık olsun mantığı olurdu.
Ben anladım. Benim seni göz hizamdan ayırmamam lazım. Anladım.
Sohbet ediyorduk.
İnsanlar konuşa konuşa...
...hayvanlar koklaşa koklaşa demişler.
Vefa'yı andık sadece. Değil mi Cemre?
Gel lan, gel. Gel beraber analım. Bak yukarı.
Yukarı bak. Arkadaşın oradan atladı gitti. Geberdi (***) arkadaşın.
O (***) oğlum bu dünyada. Her sene hatırlat da beraber kutlarız.
(Gerilim müziği)
Lan!
Ah!
(Aksiyon müziği)
Bırak lan!
-(***)! -Dur!
-Attın mı lan? -Kalk!
Kalk!
Kalk!
Tamam, tamam.
Siz ne yapıyorsunuz?
Siz ne yapıyorsunuz?
Burası okul! Dingo'nun ahırı değil!
Dağılın! Herkes dağılsın! Dağılın!
Sizinle ayrıca konuşacağız.
Ama sen benimle gel!
İyi misin?
O çocuk yüz karası!
O gece Hazal'a yapılanların hiçbir izahatı yok.
Eğer o çocuk benim arkadaşım olsaydı...
...onun adına sadece utanırdım.
Hesap sormak yerine...
...gider, Hazal'dan özür dilerdim.
Sağda solda suçlu arayacağıma...
...neden böyle bir adamla arkadaş oldum diye, kendimi suçlardım.
Vefa iyi ki benim arkadaşım.
Çünkü gerçek arkadaşlar birbirinin ciğerini bilir.
Üç beş kişi çıkıp iftira atınca eyvallah deyip geçmez.
Siz böyle yapıyorsanız...
...o sizin bileceğiniz iş. -Çocuk...
...benim sabrımı taşırma.
Neden buradasınız, ne haltlar çeviriyorsunuz henüz bilmiyorum...
...ama öğreneceğim.
Ama şimdi arkadaşlarını al, çek git buradan!
Yürü!
Yürüyün lan.
(Kapı vuruldu) Kapattık.
(Kenan) Kurabiyelerden de mi kalmadı?
Aa! Yapmıyor olamazsın. Mademki bu işi ticarete döktün...
...müşterilerini bu lezzetten mahrum edemezsin.
Senin burada ne işin var?
Bir tane alabilir miyim?
(Gerilim müziği)
Ne işin var dedim!
İnanılmaz.
İnanılmaz! Geçmişe gittim.
Sana son kez soruyorum. Ne işin var?
Biraz konuşabilir miyiz?
Benim seninle konuşacak bir şeyim yok. Hadi çık dışarı!
Çık dedim! Ne duruyorsun? Çıksana!
Hâlâ öfke problemin var.
Ama hâlâ çok güzelsin.
Sen benden ne istiyorsun? Buraya ne yüzle geliyorsun?
Ben de bunu soracaktım.
Sen benden ne istiyorsun?
-Oğlunun benim okulumda ne işi var? -Ne?
Oğlun ve arkadaşları; daha doğrusu oğlun ve çetesi...
...Vefa için açtığımız burs sınavını kazanmış ve okula kayıt yaptırmışlar.
Bir dakika... Olamaz ki. Böyle bir şey nasıl olmuş?
Benim de merak ettiğim soru bu işte. Nasıl?
Başarısız üç tane serseri.
-Onlar hakkında doğru konuş. -Affedersin. Üç kafadar.
Nasıl üçü de aynı anda...
...tam puanla...
Nasıl?
Cevabından korktuğum soru bu işte.
Sence ne yapmalıyız?
Soruşturmalı mıyız yoksa...
...sessizce kayıtlarını alıp bu işin üstünü mü kapatmalıyız?
Senin kararın.
Sen nasıl istersen öyle.
Yıkılıyor. Ellerine sağlık.
Gıcık!
Gel bak. Gel, neler aldım!
-Bunlar ne? -Nasıl? Beğendin mi?
Gök mavisi. En sevdiğim renk.
Anne bu sana olur mu hiç! Dapdaracık şey.
Kendime almadım manyak. Sana aldım. Al, giy.
-Altına da şunları giy. Hadi bakayım. -Sebep?
Ne demek sebep?
Kızım bunlarla mı geleceksin?
Artık koleje gidiyorsun. Azıcık havan olsun.
Dedi kolej mezunu kadın!
Anne kolejde üniforma giyiyoruz ya.
İyi de canım okul çıkışı arkadaşlarınla bir yerlere hiç mi gitmeyeceksin?
Ben yeni arkadaş falan istemiyorum. Eski arkadaşlarım bana yetiyor.
Şunu paçavra gibi atma. Ben buna 400 lira verdim ya!
400 lira mı verdin?
İnanamıyorum ya! Ivır zıvıra dünya kadar para vermiş.
Anne...
...babam bu parayı kazanmak için kaç gün direksiyon sallıyor...
...senin haberin var mı acaba? Senin hiç mi acıman yok ya?
Ben mi anneyim, sen mi annesin be kadın!
Annelik ediyorum işte.
Ben kızımı düşünüyorum, ne var?
Benim gibi olma diye. Bu mahallede çürüyüp gitme diye.
Kaç kurtar kendini diye.
Hazır gençken giyin, süslen.
Sonra giyinsen de insana yakışmıyor.
Anne biz Tozluyakalıyız.
Ne giyersek giyelim yakamızdaki toz 50 metreden belli olur.
O yüzden...
...sen de yaşadığın yerin tozunu, toprağını sevmeyi bir dene bence.
(Kapı zili çaldı)
(Duygusal müzik)
(Kapı açıldı)
Üf... (Kapı kapandı)
(Zeynep) Derya teyze gel.
Derya geç. Kusura bakma biraz dağınık.
Yok canım ne kusuru!
Bunlar koleje girmişler. Senin haberin var mı?
Evet. Hadi gözümüz aydın!
Nasıl kazandılar diye sormadın mı Kader?
Neyini soracağım kız? Kazanmışlar işte.
-Siz soruları çaldınız değil mi? -Ne alakası var Derya teyze!
Çalıştık, hazırlandık, kazandık işte.
Kızım nerede çalıştınız? Bisikletin tepesinde gezerken mi çalıştınız?
Siz sınıfı zor geçiyorsunuz, koleje nereden gireceksiniz!
Üstelik ne tesadüf ki üçünüz birden Vefa'nın okuluna girdiniz!
Derya hayırdır?
Ne oluyor bacım?
Canım benim...
...bunlar bir halt karıştırıyorlar.
Niyetleri okumak falan değil. Soruları çalmışlar diyorum, duymuyor musun?
Çalmışlarsa çalmışlar. Ee?
Çok ağırına gittiyse oğlunu göndermezsin, olur biter.
Onun anası benim. Benim kızım o koleje gidecek.
Peki Kader.
Fırsat ayağımıza kadar gelmiş. Adam zorun ne derler be!
(İç çekti) Çay içiyor musun?
(Ankara havası çalıyor)
Vay koçum be! La kolej bebesi! Babana mı çektin lan!
Hık demiş burnundan düşmüş!
La Bilo!
Oğlum kardeşin kolejli oldu. Gelsene lan oynayalım.
Baba siz devam. Ben buradan alkışlıyorum da...
...şu müziğin sesini bir tık düş.
Kıskandı (***)!
Ya sabır!
-Bilal, Ali burada mı? -Yoo. Hayırdır abla?
Ne oluyor içeride?
Şey kolejli oldu ya bizimkiler, içeride kutlama yapıyorlar.
Tövbe ya Rabb'im tövbe!
(Kapı zili çaldı)
Dur.
Derya hayırdır?
Vedat abi sen neyin kutlamasını yapıyorsun?
-Anlayıp dinlemeden bu neyin kutlaması? -Abla tamam, sakin.
Bir dakika.
Siz o okula veliniz olmadan nasıl kayıt yaptırdınız bakayım? Anlat.
Ben yaptırdım abla.
İyi halt ettin! Aferin!
Bir tane Allah'ın kulu, bir kişi bile bu çocuklar bu kafayla...
...bu sınavı nasıl kazandı diye sormadı mı?
Siz ne işler karıştırıyorsunuz? Bana anlat bakayım.
Bacım yavaş.
Benim oğlumun zehir gibi kafası var. İsterse Oxford'a bile girer.
Ben Arap'ıma her türlü kefilim.
Senin kendi oğlundan şüphen varsa onu bilemeyeceğim.
-Ferdi, Ali'yi gördün mü? Nerede? -Osman amcalarda.
-Allah'ım ya! -Derya teyze...
...bunu da götürsene madem. Bana yoğurt aldırmıştı da.
Ver. Yoğurdunu da götürelim bakalım!
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Geçiş sesi)
İyi ki eve geldik yoksa her yeri su basacaktı.
Temizlik yapacağım diye musluğu açmış...
...sonra da unutup gitmiş. -Olur öyle, sıkıntı yapma.
-Bunlar ne? -Güvenlik önlemi. Osman amca için.
"Ocağı söndür."...
..."Musluğu kapat."...
..."Kapıyı açık bırakma."
Bunları her yere yapıştıracağız kardeşim.
-Aferin, iyi fikir. -Eyvallah, eyvallah.
Ama bak, en önemlileri de şunlar.
-Bunlar olmazsa olmaz. -Ne o?
"Uyumadan önce oğluna masal anlat."
-Bu ne? -Dur oğlum, daha önemlisi var.
"Vefa korkunca ağlarsa ona bir ninni söyle."
Abi dalga geçmesene, ciddi ciddi okuyorum.
Tamam, ver. Asalım şunu.
-Onları asma ama. -(Ali) Tamam.
(Ali gülüyor)
(Müzik)
Vallahi, güzel oldu.
Sen ne yazıyorsun? Bir şey mi unutmuşuz?
En önemlisini unutmuşuz, al.
(Ali) "Bana bir şey olursa sana Ali sahip çıkar...
...gözüm arkada kalmaz babam."
Abuk subuk! İnsanın canını sıkıyorsun ha.
-Ya olursa? -Ne olursa? Ne olacak oğlum?
Allah Allah! Bana bir şey olursa babama sahip çıkar mısın?
Sana neden bir şey olsun kardeşim?
Bak, sen büyük adam olacaksın...
...ben de Osman amcayla beraber seni gururla izleyeceğiz.
Ya Ali, demeni istiyorum işte.
(Ali) Tam lan tamam, tamam.
Babana, babam gibi sahip çıkarım.
-Tamam, oldu mu? -Oldu.
Tamam, hadi asalım şunları.
Hişt...
...gözün mü doldu senin? -Vefa...
...zorlama kardeşim beni.
(Ali) Hadi yürü. (Geçiş sesi)
(Müzik)
(Ali) "Bana bir şey olursa sana Ali sahip çıkar...
...gözüm arkada kalmaz babam."
(Kapı zili çalıyor)
(Müzik)
Şükür kavuşturana.
(Derya) Neredesin sen? Her yerde seni arıyorum.
-Buradayım işte. -Yüzüne ne oldu senin?
Bir şey olmadı anne. Bisiklete çarptım.
Tebrikler.
Kolej sınavını kazanmışsınız. Hepiniz birden hem de.
Bir de bana bile haber vermeden kaydolmuşsun.
-Öyle oldu. -Öyle oldu demek?
Nasıl oldu Aliciğim, bir anlatsana. Tam olarak ne oldu?
-Sınava girdik, kazandık işte. -Sınava girdiniz, kazandınız, öyle mi?
Çocuk mu var senin karşında? Ban bak, sen şöyle bir dönsene.
Sen ne haltlar karıştırıyorsun?
Neyin peşindesin sen? Derdin ne senin?
İntikamsa aldınız işte. Hayır, ne istiyorsun sen?
Planın ne, bana bunu söylesene!
Ne yapacaksın? Vefa'nın kendini attığı yerden...
...o çocukları tek tek aşağıya mı atacaksın?
Bak oğlum...
...sen ne yaparsan yap...
...Vefa'yı geri getiremeyeceksin.
Sabahlara kadar düşün...
...otur, kur...
...o çocukların peşinden koş...
...birini ara, bir suçlu ara, kendini suçla, onları suçla...
...hiçbir şey değişmeyecek. Vefa gitti.
Vefa canına kıydı.
Vefa öldü Ali.
Ölmedi!
Anne, Vefa ölmedi.
Öldürüldü anne!
Öldürüldü kardeşim anne.
Kardeşimi...
...aşağı attılar anne, tamam mı?
Anlamıyor, kimse bana inanmak istemiyor. Neden anne?
Şimdi de diyorlar ki tecavüz etti.
Vefa anne, Vefa! Nasıl?
-(Derya) Tamam. -Anne...
...anne...
...anne. -Ali...
...gel böyle. -Hayır!
-Saçmalama, koca bebek gel. -Anne!
Gel, hişt.
Canına, canına kıydılar anne.
Kardeşimin canına kıydılar anne.
Kardeşimin ya, Vefa!
Anne!
(Duygusal müzik)
(Ali) Vefa...
...Vefa öldü anne!
(Ali hıçkıra hıçkıra ağlıyor) (Duygusal müzik)
Hazal toparlan artık, tamam.
Tamam, babam onları gönderecek, dedim. Bir şey yok.
Ayrıca bir de sal beni. Öyle zırt pırt arama.
Vallahi, onlar değil, sen patlatacaksın bizi.
Bizi?
Ben umurunda mıyım sanki, (Bip) herif?
Seni patlatacağım diye korkuyorsun sadece.
Hazal!
Ama ben patlarsam seni de patlatırım, doğru.
O gece bana zorla saldıranın sen olduğunu söylerim herkese.
-Yersen! -Ya, ne yersen, yalan mı?
Daha önce yapmadığımız şey miydi?
O gece istemiyordum ama.
Tabii tabii, istemem yan cebime koy.
Allah belanı versin senin!
Sen benim hayatımda gördüğüm en aşağılık herifsin!
Cemre seni terk etti, tüm yaz benden yardım istedin...
...onunla yeniden barışmak için.
Üstelik, o da sana çok bayılmıyor, tamam mı?
Her an fırsat kolluyor, senden kaçabilmek için.
Çünkü sen adi adamın tekisin!
İğrenç birisin ya iğrenç!
Bunu da en yakın arkadaşının sevgilisiyle takılan birinden duymak...
...komik oluyor.
Ona da komik gelir mi acaba?
Zaten ilişkiniz pamuk ipliğine bağlı.
İstersen bunu bir de Cemre'ye soralım?
Neyi soracaksınız bana?
(Gerilim müziği)
Hadi söyleyin.
Bebeğim hoş geldin.
Ee, biz şeyi konuşuyorduk, bu ezikler bu okula nasıl girdi?
Hazal soruları çaldı, diyor...
...bana saçma geliyor. Ben de diyorum ki kopya çektiler.
-Sen ne düşünüyorsun? -Hiç umurumda değil, desem?
Beni nasıl geldikleri değil, nasıl gidecekleri ilgilendiriyor açıkçası.
İyi misin sen?
Değilim.
Üzülme, tamam. Sana hiçbir şey yapamazlar artık.
-İzin vermeyiz. -Aynen.
Umarım.
(Müzik)
Günaydın Mehmet amca.
(Mehmet) Günaydın Aliciğim. İyi dersler.
Eyvallah. Ne haber fıstık?
-Günaydın anne. -Günaydın canım.
-Bir şeyler yedin mi evde? -Yedim ama bizimkilere poğaça alacağım.
(Derya) Tamam.
-Hadi, kaçtım ben. -(Derya) Ali...
...öğlen gelip okuldan kaydını alacağım ben.
-Anne o soruları biz çalmadık. -İyi, tamam o zaman.
Seneye koleje bir daha girersin. Ne takıyorsun kafana?
(Önder) Bak, geldiler bunlar yine.
Bu çocuklar bize problem çıkartacak, ben size söyleyeyim.
Dün yaşananlar sadece bir başlangıçtı.
Bunlar daha fazla sorun çıkartmadan...
...kurtulmanın bir yöntemini bulmamız lazım.
Soruları çaldıklarını kanıtlayabilir miyiz?
(Önder) Hayır.
İtiraf etmezlerse zor.
-Ama sınavı tekrarlayabiliriz. -Neye yarar?
(Kenan) Cevap anahtarını ezberlemişlerse sonuç yine aynı olur.
Yeni bir sınav mı yapsak acaba?
Dava edilebiliriz. Herkes tek sınavdan sorumluydu.
Usulsüzlük algısı oluşabilir.
O zaman şöyle yapalım.
Sınavı aynı tutalım...
...ama cevapları çoktan seçmeli olmasın.
(Önder) Yani, cevapları yazmak zorunda kalsınlar.
Böylelikle ezber probleminden de kurtulmuş oluruz.
-Güzel. -(Müdür) Ama efendim...
...böyle bir sınav için okul yönetiminin oy birliği gerekecek.
Ne duruyorsun?
O zaman telefonla hepsini ara, konuş.
Tamam efendim.
(Müzik)
(Gerilim müziği)
Nereye?
Israr ediyorum.
Çekilsene kızım, manyak mısın sen?
Kafam atınca manyağa bağlıyorum. O hâlimi görmek istemezsin.
Şimdi anlat bakalım, o gece neler oldu?
Yalnız yalanlara doydum, gerçekleri alalım.
Konuşsana kızım!
(Müzik)
(Okul ortam sesi)
Ne işi var hâlâ bunların okulda?
Babamla konuştum, biz sakin kalalım, sorun yok.
(Telefon çalıyor)
Aç şu telefonu Berk!
(Hazal) Aç şu telefonunu ya!
(Müzik)
(Arama tonu) Aç şu telefonunu, peşimdeler!
(Hazal hızlı hızlı nefes alıyor)
Aç şu telefonu, dedim!
(Hazal) Bana sen saldırdın, Vefa'ya suç attırdın.
(Müzik)
Allah kahretsin seni!
Tehditlerinden bıktım artık senin!
Vefa bunu hak etmedi.
Hepsi senin suçun.
Senin yüzünden kurban oldu Vefa.
(Kadın dış ses) Bir kurbanın yoldaşı, o kurbandan daha çok acı çeker.
(Öğretmen) Bu sözün kime ait olduğunu bilen var mı?
(Öğretmen) Size verdiğim kitaplar okunmadı mı çocuklar?
Hocam uygun görürseniz yeni gelen arkadaşlarımıza soralım.
Belki aralarında okuyanlar vardır, olmaz mı?
Bilemedim...
...baksanıza arkadaşların pek kitaplarla ilgisi yok gibi.
(Öğretmen) Ne yapıyoruz orada? Bırakalım mı telefonları?
-Hani dersteyiz ya. -Tabii hocam tabii.
Güzel sınıfımla bir anım olsun istedim.
Çek çek, hatıra olur. İlk ve son anıları.
Çocuklar artık derse dikkatimizi verebilir miyiz?
-Cevap? -Nietzsche.
Nietzsche bir gece dolaşmaya çıktığında bir arabacının atını...
...feci şekilde dövdüğünü görür.
Dayanamaz, ağlayarak atın boynuna sarılır.
Ve onu, sahibinin kırbaç darbelerinden korumaya çalışır.
Yani, merhamet duygumuz bazen başkalarının acısını...
...çok daha fazla çok daha derinden hissetmemize neden olur.
Merhamet duymak için önce insan olmak gerekir.
(Ali) Hocam benim bir sorum var. Anlattığınız konular çok güzel...
...hoş konular da peki, günümüze dönersek...
...çaresiz olanı kurban seçen...
...karaktersizler için de bir söz söylemiş mi?
(Ali) Bizim mahallenin duvarlarında çokça var. Mesela Arap.
Bir gün herkes yaşattığını yaşayacak.
Bir tane de bende var.
İntikam almayı sevmem ama ödeşmek âdettendir.
O zaman noktayı da ben koyayım.
Sessiz ol ve sadece izle. Sıra sende.
Sen bizi tehdit mi ediyorsun lan?
-Yaran mı var da gocundun oğlum? -Siz iyice haddinizi aştınız.
Oturuyoruz çocuklar, oturuyoruz. Siz de dışarı hadi, hadi.
Rövanş maçında artık karşılaşırız.
Nasıl olsa deplasmanda oynamaya alıştık biz de.
(Müzik)
Çıkart, çıkart!
Bekle be oğlum bekle be!
Ne şifre? Şifreyi söyle.
İki, bir, sıfır, yedi.
-Hadi! -Sekiz, dört.
-İşte. -İşte.
Telefondaki kişiler.
(Arap) Şuna gir.
(Okul zili çalıyor)
-Hadi lan hadi, hadi! -Dur bulacağım şimdi, bekle.
(Müzik)
Telefonuna bak, mesaj atacağım.
(Müzik)
Hazal?
Telefonum, telefonum yok!
(Geçiş sesi)
(Geçiş sesi) O çocuk aldı!
Kim?
Şu varoşlar işte.
Telefonum çalındı! Kimin aldığını biliyorum.
(Müzik)
-Bu ne ya? -Şu ne?
Dur, dahası var.
(Hazal ses) Aç şu telefonu, dedim.
Bana sen saldırdın, Vefa'ya suç attırdın.
Tamam, buydu işte. Buydu, buydu, bulduk.
Gönder, kendine gönder, kendine gönder.
Ali dağılma bak, şu an sırası değil. Lütfen.
Kardeş mesajları kendine atıyorsan at.
Kız ayacak, hadi.
Ee, çocuklar nerede?
(Güvenlik) Üçü de bir hırsızlık olayına karışmış...
...aynı sınıfta oldukları bir öğrencinin telefonunu çalmışlar.
(Gerilim müziği)
Müsaadenizle beyler.
-Bir bu eksikti, şarjım bitecek. -Nasıl bitiyor oğlum?
Baksana.
-Gönderiyorum. -(Arap) Hadi.
(Mesaj geldi)
-İşte geldi. -Geldi, tamam.
-Geldi, geldi. -Al, götür hadi. Tamam.
-Ver. -Oğlum dur! Adi herif kim?
Numarasını alalım adamın, dur.
-Şifre neydi, söyle? -İki, bir, sıfır, yedi...
...sekiz, dört. -Tamam.
Kilitlendi telefon.
-Hadi be oğlum hadi! -(Önder) Gençler.
(Gerilim müziği)
Kolay gelsin.
(Gerilim müziği)
Ee, Ali Öztürk'ün annesiyim.
Önemli bir durum varmış, aradınız.
Evet, var.
Sizinkiler sınıf arkadaşının telefonunu çalmış.
Ben yaptım hocam.
-Onların bir suçu yok. -Öyle mi?
Ben o zaman geldiğimde neden telefonu Ali'nin elinde gördüm?
-Geri almak için. -Ne?
Geri vermek için almıştı...
...elinde kaldı. -İşte...
...aynen böyle izah edersiniz polise, olur mu?
Kusura bakmayın...
...bu sefer o kadar ucuz kurtulamayacaklar.
O telefonu neden çalmışlar çocuklar, onu araştıralım mı?
Yoksa ben sessizce kayıtlarını alayım...
...bütün bunlar olmamış gibi mi davranalım?
(Derya) Karar sizin.
(Derya) Nasıl yapalım?
Siz nasıl isterseniz öyle olsun...
...Kenan Bey.
(Müzik)
(Erkek öğrenci) Bunların ne işi var hâlâ burada?
(Üst üste konuşmalar)
(Erkek öğrenci 1) Bir telefon için yapılır mı be?
-(Erkek öğrenci 2) İnsan utanır be. -(Erkek öğrenci 3) Ayıp be ayıp.
(Kız öğrenci) Yazıklar olsun be.
Hırsızlar.
(Berk) Güle güle.
Geçmiş olsun.
(Dalga sesi)
Sonunda o (***) ait oldukları yere döndüler. Ne diyelim?
Çok bile kaldılar.
Yalnız gösterişli bir veda oldu.
Bir daha değil okula girmek, yakınından bile geçemez (Bip)!
(Müzik)
Senin telefonunu ne yapacaklardı ki?
Satacaklardı aşkım. Ne yapacaklardı, Allah aşkına?
-Sen de var ya bazen... -Ne?
Bazen ne? Yine başlama istersen Berk!
Tamam, diyen gitti.
O zaman parti başlasın!
Sesi açsana biraz Çağrı.
(Hareketli müzik)
(Hazal ses) Aç şu telefonu dedim!
Bana sen saldırdın! Vefa’ya suç attırdın!
Bu o kız mı? Vefa bana saldırdı diyen?
(Hazal ses) Allah kahretsin seni! Tehditlerinden bıktım artık senin!
Vefa bunu hak etmedi! Hepsi senin suçun!
Senin yüzünden kurban oldu Vefa!
Hadi kalk Ali, polise gidiyoruz.
Ali!
Bilal abi, senden bir ricam olacak ama yarına kadar halletmen lazım.
(Müzik)
Selam.
Berk, bu adam zeki mi, kurmaz mı? Ben bir türlü anlayamadım.
Bence...
Ben niye sana söyleyeyim, aç da izle.
Ama ben sencesini merak ediyorum. Baksana tutuldum iyice.
Ders bitsin hemen koşarak başına oturacağım, çok merak ettim.
Siz ne izliyorsunuz öyle?
Hım.
Okulun havası değişti yemin ederim.
Evet ya.
Varoş bebeleri gitti, kendimize geldik.
Birileri ayılamamış anlaşılan.
Aynen.
Fazla eğlence bünyeye ağır geldi tabii.
(Hazal ses) Aç şu telefonu dedim!
Bana sen saldırdın! Vefa’ya suç attırdın!
(Müzik)
Allah kahretsin seni! Tehditlerinden bıktım artık senin!
Vefa bunu hak etmedi! Hepsi senin suçun!
Senin yüzünden kurban oldu Vefa!
(Islık çaldı)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Hazal.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Ne yaptık lan biz? Ne yaptık biz?
(Bip)! Biz o kızın lafına inanıp...
...ne yaptık biz ya?
-Çağrı, ne oluyor? Sakin ol. -Ne sakin olu Berk?
-Vefa'nın hiçbir suçu yokmuş. -Yeter!
Bir kapat artık çeneni! Olan oldu, bir şeyi değiştiremeyiz, değil mi?
Ege haklı, sen bir sakinleş. Olanlar bizim suçumuz değil.
Siz kafayı mı yediniz oğlum?
-Biz o kız yüzünden Vefa'yı öldür... -Tamam lan, tamam!
Tamam!
O gece olanlar o gecede kalacak.
Eğer o konuda sen bir şey söylersen yanan bir tek sen olursun.
Anladın mı?
(Geçiş sesi)
Kanka dur, sakin ol.
Ben böyle olsun istemedim. Cemre öğrenseydi ben (Bip) yerdim.
Kafam iyi. Egeler (***).
Yemin ederim düzelteceğim.
Bir yolunu bulup düzelteceğim. Bu pisliği temizleyeceğim, tamam mı?
Önce buradan bir çıkalım, gerisi bende.
-Söz mü? -Söz kanka.
Yemin ederim ben seni temize çıkaracağım. Söz, tamam.
Yakaladın mı (Bip)?
Ne yapıyorsun? Berk, bırak!
-Oğlum yapma diyorum sana! -Ya bırak!
Sen nasıl böyle bir şey yapabilirsin?
-Lan dur! -(Bip)!
Berk, bırak tamam!
(Berk) Durun oğlum, yeter ya!
Kapıya (***)!
-(Bip)! -Bırak!
(Müzik)
(Geçiş sesi)
Beyler.
Ne oluyor burada?
Çağrı'yı sakinleştirmeye çalışıyoruz hocam.
Tamam Hazal'ın yalan söylediğini biz de bilmiyorduk.
Bize ne söylediyse biz onu yaptık. Herkes aynı şeyi yapardı.
Evet. Vefa için hepimiz çok üzgünüz.
Ama olanları artık değiştiremeyiz, değil mi Çağrı?
Beyler, ben hem Vefa için...
...hem de sizin için çok üzgünüm.
İşler keşke bu noktaya gelmeseydi.
Bu tür durumlarda doğru sözü bulmak biraz zor ama...
...şunu diyebilirim.
Kendinizi suçlayarak hiçbir şeyi değiştiremeyeceksiniz.
(Müzik)
Gel buraya.
Geçecek oğlum.
(Önder) Merak etme, geçecek.
Gel.
Ali!
Ali, hadi.
Siz gidin, ben size yetişirim.
-Ne oldu Cemre? -Hazal mesajları kime göndermiş?
-Bilmiyorum. -Nasıl ya?
Mesajları aldıysanız kime göndermiş bakmadınız mı? Nasıl bakmazsınız?
O sırada bizi hırsız diye okuldan kovuyordunuz ya hani, vakit yetmedi.
Özür dilerim. Ben gerçekten özür dilerim.
Özürler Vefa’yı getirmiyor Cemre.
Sahi sizin için bir insana hırsız demek...
...taciz etti diye damgalamak öyle kolay ki...
...sormadan, soruşturmadan yapıştır gitsin.
Ben gerçekten çok üzgünüm.
Bir de en yakın arkadaşındı Hazal.
Gör Cemre, gör arkadaşlarını.
Tanı.
Bu yalan yüzünden bir insan öldü.
Bunca zaman söylememiş, tek kelime dahi etmemiş.
Neden ya, kimi koruyor?
Ben bilmiyorum.
Ben biliyorum ama.
O gece biri ya da birileri Vefa'yı öldürdü.
Ben bunu bulacağım. Yemin ederim bulacağım.
Ali, tamam. Söyle sana nasıl yardımcı olayım?
Söyle ben de yardım edeyim.
Bildiklerini anlatabilirsin Cemre.
Bilmiyorum. Ben hiçbir şey bilmiyorum.
Ama sor, ne istersen sor. Yani tamam Vefa'yı geri... Of!
Ben ne yapacağım? Nasıl inandım Hazal'a?
(Müzik)
Seninle ilgisi yok.
Bilmiyordun.
Tamam kendini suçlama.
Asıl suçluları bulmamız lazım.
Yardım edebilir misin bana?
Edeceğim.
Çaldır, numaram sende olsun. Yani ne yapabilirim bilmiyorum ama...
...ilk haber aldığımda sana söyleyeceğim, tamam mı?
Tamam.
(Berk) Cemre!
(Telefon çalıyor)
Ne oluyor?
Şey... Sadece konuşuyorduk.
Bundan sonra Cemre'yle konuşmak istediğinde benden izin alacaksın.
Berk, saçmalama. Özür diliyordum.
Belki sen de özür dilemek istersin, değil mi Berk?
Bizim suçumuz en yakın arkadaşımıza inanmak oldu.
Vefa için hepimiz üzgünüz.
Hazal'a da gereken neyse yapacağız.
Siz değil polis yapar ne yapılacaksa.
Hadi eyvallah.
(Islık çaldı) Bir bak buraya.
Söyle.
-Cemre benim en kıymetlim. -Evet.
Bir daha ona yaklaşacak olursan...
...Vefa'ya bizzat selamımı seninle gönderirim.
Öldürürsün yani beni öyle mi?
Vefa gibi?
Boş konuşma, sen benim ne demek istediğimi anladın.
İyi oldu öğrendiğim.
Bu saatten sonra ona göre davranırım.
Görüşürüz Cemre.
(Berk) Sen ne yaptığını sanıyorsun?
Cemre, sen ne yapıyorsun? İş bitti. Bir şey yapma dedim, daha ne?
Bağırma bana artık, bağırma!
Senin telefonundan mı almışlar mesajları?
Hım.
O zaman kime attığını da biliyorlar.
Yani sanmıyorum.
Ama saklayamam ki zaten artık.
Bence de saklayamazsın. Polis ifadeni alırken soracak.
Polis mi?
Polis olmaz, hayır olmaz!
Nasıl? Sen olmaz deyince olmayacak diye bir şey yok.
Bu artık adli bir vaka.
Ama polise gidersek benim ailem her şeyi duyar, bizimkiler duyar.
İşte o yüzden zaten beraber gidiyoruz ya ailene, beraber anlatacağız.
Evdedirler değil mi bu saatte?
Hayır Kenan amca, ne olur gitmeyelim.
Beni okuldan alırlar, benim hayatım biter, ben mahvolurum.
Hazal, durumun ciddiyetinin farkında değilsin galiba, bu olay büyüyecek.
Vefa'nın ailesi muhtemelen dava açacak. Basına da yansıyacak.
Yani hiçbir şekilde bundan kaçış yok.
Hayır, ben inmek istiyorum. Durdurur musunuz ne olur?
Sen ne istiyorsun Hazal?
Ortada iftiraya uğramış, intihar etmiş bir çocuk var.
Olay ortaya çıkmadan önce bana gelseydiniz...
...belki o zaman bir şey yapılabilirdi.
Kenan amca, yine yaparsın. Sen yaparsın.
Bir şey, bir yolu olmalı bunun.
Ailem duymasın ne olur. Ben biterim.
(Hazal) Ne olur.
(Müzik)
Güzel oldu, değil mi?
En azından bunu yapabildik.
-Lan! -Çanta gitti lan!
-Lan! -Dur, yetişemeyiz!
Oğlum telefon içindeydi. Çantanın içinde telefon kaldı, telefon!
Kanka kalk!
(Bip)!
Telefon içeride kaldı oğlum, telefon!
(Kenan) Yahu hadi, bütün millet gördü, çabuk biraz.
-Kenan? -Efendim?
Hazal'la konuşabildin mi?
Avukatta, artık o ilgilenecek.
Peki Hazal ne diyor, kim olduğuna dair bir şey söylüyor mu?
Konuşmuyor. Ben de çok üstüne gitmedim.
-Korkuyor tabii çocuk. -Yani, korksun.
Bu arada okul aile birliği velileri aradı. Kötü bir şaka dedi.
Ne şakası?
Kenan, ne şakası?
Sapığın biri okulda gezip duruyor. Şimdi...
Dün Hazal'a yapan yarın bir gün başka bir çocuğa yapar.
Öğrenciler güvende değil.
Masum bir çocuk sırf bu yüzden kendini öldürdü, daha ne diyeyim?
Biliyorum Önder ama Vefa için yapabilecek bir şey yok.
Olan oldu. Hazal'a saldıranı da bulacağız.
Ama böyle gürültü patırtı çıkararak değil.
Daha fazla skandal kaldırmaz bu okul.
Kenan, ben ne diyorum, sen ne diyorsun? Ya ne şakası?
Yarın öbür gün bu eşek şakasını kim yaptı diye soran olmaz mı zannediyorsun sen?
Onlar diyeceğiz. O serseriler yaptı diyeceğiz.
Yahu atmadık mı zaten okuldan?
-Atmadık mı? -Yok.
Nasıl?
Sonuçta ses kayıtları için almışlar Hazal'ın telefonunu.
Resmî olarak hâlâ okuldalar.
Bu okula ait değiller, soruları çaldılar.
Vallahi çaldılar mı çalmadılar mı bilemem.
Hatta sana açık söyleyeyim.
Şu sıralar neye inanacağımı bilemiyorum.
Kurul önünde sınav oldukları zaman emin olursun.
Şuraya bak ya!
Okul açılalı bir hafta oldu olmadı şu olan bitene bak!
Hah, nihayet, bravo.
Koşun şunu parçalayın, yakın. Kaldırın ortadan.
-Berk, senin burada ne işin var? -Babama bir şey söyledin mi?
-Berk, git buradan! -Kızım bak, zaten canım burnumda!
Her şeyi (Bip) ettin. Babama bir şey söylersen...
-Söylemedim! Berk, git buradan! -Tamam.
Bak, ben her şeyi halledeceğim, tamam mı? Sen yeter ki konuşma.
Cemre'yle de ayrılacağım. Haklısın.
Of! Pislik gibi davrandım sana, hak etmedin bunu.
Sadece bana zaman ver, olur mu?
Git diyorum sana, git!
Hazal, ne oluyor kızım?
Ben Hazal'ın sınıf arkadaşıyım. Ders notları için gelmiştim.
Nerede kaldın? Geç kalacağım.
Kusura bakmayın Handan Hanım, trafik vardı. Buyurun.
(Müzik)
Hu!
Asıl film burada dönüyormuş.
Zenginim diye herkesi kandıran fakir kız Hazal.
Oscarlık performans.
Ama bu durumda işler biraz değişir.
Alın bakalım. Mavi senin, yeşil de senin.
Bu ne? Al bunu. Yanına içecek bir şeyler alırsınız, hadi.
(Hep bir ağızdan) Teşekkürler Derya abla.
Afiyet olsun.
Kolay gelsin.
Siz de iyi alıştınız. Canı sıkılan buraya geliyor.
Ha.
Bu benim ilk gelişim ama.
Son olsun.
Peki, öyle olsun.
Yalnız ben bir beş dakika Ali'yle görüşebilseydim çok iyi olacaktı.
Ali yok, Ali kalmadı. Dükkânımdan çıkar mısınız lütfen?
Sadece beş dakika.
Ali ve arkadaşlarından özür dileyeceğim, o kadar.
Lütfen.
Tamam git! Git söyle herkese ya, git!
Hazal şoförün kızıymış, annesi de hizmetliymiş de!
Git söyle!
Bana en fazla fakir derler oğlum. Sana sapık diyecekler.
O işler tam öyle olmuyor.
Sana sadece fakir demeyecekler yalnız.
Yalancı da diyecekler.
Bunca yıl bizi ayakta nasıl uyutmuş diyecekler.
Vefa bitti şimdi sıra Berk'e mi geldi diyecekler.
İftira atıyor diyecekler Hazalcığım.
Ben değil sen iftira attın Vefa'ya.
Desen kim inanır sana?
Vefa senin yüzünden öldü.
Bu sefer kimi neden (Bip) diyecekler.
Bu saatten sonra sana kim inanır Hazal?
Ben o gece atılan o çirkin iftiraya inandım.
Neden?
Şimdi bunu söyleyen çocuk Hazal, kaç yıldır benim öğrencim.
O da öyle söyleyince sorgulamadım.
Tabii bu bir hata.
Bir de kendi çocuğun dâhil olmak üzere...
...bizim çocukların böyle ergen ergen davranıp...
...fevri kararlar verip, bir sinirle Vefa'yı dövdüklerini düşündüm.
O da hata.
Bir de Ali ve arkadaşlarının...
Çok garip. Ali ve çetesi demediniz.
Neyse siz devam edin, dinliyorum.
Ali ve arkadaşlarının, bizim ailelere pek uymadığını...
...özür dileyerek söylüyorum...
...bizim çocuklara pek uymadıklarını düşündüm.
Hata yine tabii bu.
Sonuçta sokakta büyüdüler ya bu çocuklar...
...kavgacılar, biraz böyle şeyler diye...
O da bir hata tabii. Onu söyleyeyim size.
Ali ve arkadaşları, kardeşlerini çok iyi tanıyorlardı.
Vefa böyle bir şey yapmazdı, yapmadı da.
Ben artık bu yaştan sonra öyle büyük dersler almam diye düşünüyordum...
...ama çocuklar şaşırttı beni.
Bir de neyi hatırladık?
Bazen ön yargıyı parçalamak, atomu parçalamaktan daha zormuş.
İyi olmuş hatırladığınız.
-Ben Ali'ye iletirim söylediklerinizi. -Yalnız...
...bir konu daha var.
-Neymiş? -Buyurun.
Şu burs sınavı...
Bakın o konuda söyleyeceklerim var.
O bursa nasıl ulaştılar, orayı nasıl kazandılar ben bilmiyorum.
Ama bu iş bitti. Yarın ben oğlumu alıyorum...
...eski okuluna kaydettiriyorum zaten. -Neden?
Ne demek neden?
Siz bu üçünün, Vefa'nın okulunu aynı anda kazandığına inanıyor musunuz?
Hayır, inanmadım. O yüzden ne yaptım?
Fevri davrandım. Şimdi yarın sınav benim yüzümden tekrarlanacak.
Hem de yazılı olarak.
Siz bu çocukları dün okuldan atmadınız mı?
Hayır. Sonuçta arkadaşlarını aklamaya çalışıyorlar, değil mi?
Yok.
Siz Ali bu okulda okusun istemez miydiniz?
Çok isterim.
Ama maalesef o şans buralara milyonda bir uğrar.
O da Vefa'yla hakkını kullandı.
Hâlâ bir şansları var desem?
Hem de üçünün birden.
(Ali) Birkaç yere bakacaksın sadece abi.
Çantayı çaldılar, telefonu aldılar abi. Ses kayıtları vardı içinde.
-Abi sen beni dinliyor musun? -Ne var abi, abi?
(Bip) gidin artık!
Giden gitti. Ne düştünüz peşine!
Vefa'yı aklayan ses kayıtları vardı içinde.
Oğlum zaten aklamadınız mı?
Siz dün benden afiş istediniz mi?
Herkese açıklayacağız, afiş açacağız dediniz. Açtınız. Daha ne?
Tamam polise gideceğiz, gerçek suçluları bulacağız işte.
Size düştü çünkü!
Size ne lan?
Oğlum sizin kafanız basmıyor mu?
Telefonu bilerek almışlar.
Kayıtların sende olduğunu biliyorlarmış demek.
Peşine düştüler, aldılar. Anladın mı?
Mevzuyu kapatmaya çalışıyorlar oğlum.
Sen dua et kapkaçla aldılar da sana bir şey olmadı.
Yoksa bıçağı bir takarlardı...
...Vefa'ya bir selam çakardın o zaman.
-Ne yani böyle oturacak mıyız? -Aynen öyle aslanım.
Ne aynen öyle abi? Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?
İyice azıttınız ha! Yemin ediyorum adamı pişman ediyorsunuz yaptığına.
Böyle yapacağınızı bilsem ben okula kayıt yaptırmazdım sizi.
Mevzu kapandı gitti.
-O sıkar biraz abi. -Ne?
Zor diyorum yani.
Ne yapacaksın lan?
Ben yarın gidip senin o okuldan kaydını alsam...
...ne yapacaksın? -Tamam abi.
Tamam, biz anlayacağımızı anladık zaten abi.
Eyvallah abi.
İş başa düştü (Bip).
(Gerilim müziği)
(Ali) Eyvallah!
(Bip)!
(Telefon çalıyor) (Gerilim müziği)
Efendim?
Tamam, geliyorum.
(Gerilim müziği)
Vefa şimdi rahat uyuyordur, değil mi?
-Hiç sanmam. -Öyle.
Adı aklandı ama Vefa hâlâ ölü.
Ve bunun baş sorumlusu da Hazal ve adını sakladığı o (***).
(Ege) Eğer o Hazal yarın yüzsüzce okula gelsin...
-Ne olur gelirse? -Gelirse görürsün.
Ben babamla konuşurum. Bence atalım okuldan.
Siz ne diyorsunuz?
Her şeyi bir kenara koydum, ortada mağdur olan biri var.
Hazal'a biri saldırdı, siz farkında mısınız?
Kız nasıl korktuysa adını bile söyleyemiyor.
Bu bizim sorunumuz değil.
(Berk) Hatta ben...
...artık senin onunla görüşmeni istemiyorum.
Pardon? Kiminle görüşüp görüşmeyeceğimi sana mı soracağım?
Cemre hiç sırası değil.
Aslında tam da sırası.
Her konuda söz hakkın olduğunu sanıyorsun Berk ama hayır.
Bu sefer değil.
Sen şimdi beni çiğneyecek misin?
(Gerilim müziği)
Bunlar ne biçim sözler?
Bana saygı duy diyorum sana sadece.
Duyuyorum hayatım.
Yazın beni terk ettin. Benim seni aramamamı söyledin.
Ben de seni aramadım, sen arayana kadar bekledim.
Ben şimdi senin fikirlerine saygı duymuyor muyum?
Gittiğim her yerde karşıma çıktın. Senin saygıdan anladığın bu mu?
Tesadüf. Belki de sen benim karşıma çıktın.
(Berk) Özledin çünkü.
Bak, biz en iyisi şöyle yapalım.
Herkes kendi fikrini kendine saklasın.
Ben seni nasıl hiçbir konuda kısıtlamıyorsam...
...sen de beni kısıtlama.
Kısıtlama, uyarma. Bırak artık kendi kararlarımı kendim vereyim.
Sen hiç Berk niye bana bu kadar karışıyor...
...neden beni uyarıyor, benim eksiklerim neler diye düşündün mü?
Hiç bunları sorguladın mı?
Bence sorgulamadın. Çünkü sorgulasaydın...
...senin için hep benim kendimden verdiğimi görürdün.
-Sen ciddi misin? -Fazlasıyla ciddiyim.
Bazen de gerçekleri duyman gerekir.
Siparişinize karar verdiniz mi?
Ben bir filtre kahve istiyorum. Sevgilime de buzlu çay.
Bir de o ufak kurabiyelerden var ya diyet olanlar, ondan.
Peki.
Suç benim. Bütün suç benim.
Sana bir daha bu fırsatı vermeyeceğim Berk.
Git kendine başka bir kukla bul.
Bitti, benden bu kadar. Seninle olan ilişkim bitti.
-(Ali) Anneme belli etmiyorsunuz. -Tamam.
Kapkaç olayını falan ağzınızdan kaçırmayın sakın.
(Ali) Ben zaten olayı kaynatmaya çalışacağım.
Gençler.
Ne oldu hocam? Yine bir şey mi yaptık?
Bu sefer siz yapmadınız.
Ben yaptım.
Sizden özür dilemeye geldim çocuklar.
Sanki biraz geç kaldınız.
Keşke tek kusuru geç kalmak olsa.
Ne deseniz haklısınız.
Biz zaten haklı olduğumuzdan hiç şüphe duymadık.
Sorun şu ki siz bunu anlamak istemediniz.
(İç çekiyor)
Ne oldu, öğrenebildiniz mi? Kimmiş?
Öyle bir niyetleri olsa ses kayıtları...
Daha öğrenemedik ama öğreneceğiz.
İyi. Öğrenince haber verirsiniz.
Bize de borcunuz yok. Hadi eyvallah hocam.
Vefa'ya var ama.
(Duygusal müzik)
Ona yardımcı olamadım.
Müsaade edin size olayım.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor) (Konuşmaları duyulmuyor)
(Müzik devam ediyor)
Aynen öyle.
Ama soruyu yanlış yapmışsın.
(Arap) Yanlış değil oğlum, neresi yanlış?
(Zeyno) Niye kıskanıyorsunuz?
Kafayı dağıtmayın. Konsantre olun.
Alayım.
(Müzik)
Sizce gerçekten bir şansları var mı?
Bence var. Özellikle de Ali'nin.
Kafası çok iyi çalışıyor, maşallah.
Kullanabilirse tabii.
Bence pişman olmayacağız, iyi ki denemişiz diyeceğiz.
Diyelim ki devam ettiler okula.
Amaçları bu değil ki. Özellikle Ali'ninki.
Orada olmak istiyor çünkü...
...Vefa'nın intiharına inanmıyor.
İnanmasın. Çok önemli mi?
Önemli tabii. Önemli olmaz olur mu?
Yani okumak için değil ki bunca çaba.
Orada bir katil olduğunu düşünüyor ve aklı sıra onu bulacak.
Bulamayacağına göre?
Beni duymuyor musunuz?
Duyuyorum ayrıca anladım da.
Ama ben de şöyle düşünüyorum.
Eğer Ali, Vefa'nın katilini bulmak istiyorsa ilk olarak ne yapacak?
Okulda kalmak için çabalayacak.
Bunun için derslerine çalışacak, iyi notlar getirecek.
Dedektiflik sevdasıyla belki de iyi bir okuldan mezun olacak.
Eğer bu çocuklar arkadaşlarına bu kadar bağlılarsa...
...belki de hayatta daha sağlam yere bastıkları...
...yepyeni bir şeye başlayacaklar.
Artık hayatlarında Vefa yok.
Ama belki başka önemli bir şey olacak.
Bir ölüm, üç doğum.
(Vefa dış ses) Işıkları kapat.
(Gerilim müziği)
Dışarı çıkarken telefonunu yanına al.
(Vefa dış ses) Ütünün fişini çek.
Pencereleri açık bırakma.
Şimşek çakarsa fişleri prizden çıkar.
(Gerilim müziği)
Yapmayacağım.
Artık...
...yapmayacağım.
(Vefa dış ses) Suyu açık bırakma.
(Gerilim müziği)
Ocağı kapat.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Müzik)
Siz dokunmayın lan. Siz dokununca tılsımı kaçıyor.
Kasnaklı uçurtma derler buna, iki kuyruklu yapacağım.
Bir ara getirirseniz kapıştıralım.
-Pardon. Bakar mısın? -Efendim?
-Ben bir adres soracaktım da. -Hangi adres?
Bana dedi oğlum! Hangi adres acaba?
Numara 13 diyor ama ben bir türlü bulamadım.
Vefa abinin evi.
Tabii numaralar değişince bulamamanız normal.
-Götüreyim ben sizi? -İyi olur.
Sakın dokunmayın.
Buyurun.
(Gerilim müziği)
Burası.
Teşekkür ederim, sağ ol.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Kapıya vuruyor)
Merhaba.
(Ateş çıtırtısı)
Kimse var mı?
(Osman öksürüyor)
Kimse var mı? Ses verin!
Yangın var!
Yetişin! Yangın var!
(Islık çalıyor)
(Islık çalıyor)
Yardım edin, yangın var!
(Gerilim müziği)
Vefa.
Korkma oğlum.
Hepsini aldım.
(Müzik)
Hepsini aldım.
Lütfen gelin.
Bakar mısınız? Lütfen gelin.
Gelin, lütfen.
Hadi, çıkmamız lazım buradan.
Lütfen hadi.
Olmaz.
Vefa'nın eşyaları bunlar.
Onları almadan...
...gidemem. -(Cemre) Lütfen çıkmamız lazım.
Ben hepsini halledeceğim. Lütfen gelin.
Ben Vefa'nın sınıf arkadaşıyım. Yemin ederim size...
...söz veriyorum, hepsini teker teker hallediyorum.
Lütfen, lütfen. Çıkmamız lazım.
Lütfen hadi, gelin hadi.
Lütfen beni dinleyin, lütfen.
Tamam, tamam.
Tamam, sakin. Tuttum.
Hepsini getireceğim, hepsini toplayacağım ben.
Tamam, yavaş. Tamam.
Çıkın, söz ben hepsini halledeceğim. Tamam mı?
Halledeceğim.
-Akşama bir daha çalıştırırsın. -Çalıştırırım tabii.
Tamam.
-Sen benimle dalga geçiyorsun değil mi? -Anne ne dalgası?
-Nereye gidiyor bunlar? -Osman'ın evi yanıyor!
-Osman amcanın evi mi yanıyor? -Ali, dur!
-Osman abi! -Osman abi!
(Üst üste konuşmalar)
-Nerede? -Ali abi içerideler.
-Ali sakın Ali! -Hayır Ali!
(Derya) Hayır Ali. Ali!
(Üst üste bağrışmalar)
Bırakın!
-Dur hayatım. -Bırak, bırak!
(Derya bağırarak) Ali!
Hadi amca!
Hadi Osman amca.
Amca!
(Dışarıdan gelen bağrışmalar)
Ali!
(Dışarıdan gelen bağrışmalar)
-(Erkek) Osman abi! -(Derya) Ali!
Ali.
İyi misin?
(Üst üste konuşmalar)
-Gel Osman. -Ali çok şükür.
-İyi misin? -İyiyim anne. Osman amca.
Ali abi, o içeride kaldı.
-Kim içeride kaldı? -Ali abi kız içeride kaldı.
-Vefa abinin sınıf arkadaşı. -Anne bırak!
-Ali hayır! -Anne bırak!
Bırakın ya!
-Bırak! -Ali!
(Öksürüyor)
(Gerilim müziği)
Cemre ne yapıyorsun kızım? Hadi kalk!
-Olmaz. -Ne olmaz?
Söz verdim. Vefa'nın eşyaları.
Tamam ben hallederim.
Cemre gitme. Cemre!
Sakın, Cemre! Cemre!
Gitme, gitme Cemre. Hadi gidiyoruz.
Cemre, hadi Cemre. Hadi.
Biri bir şey yapsın.
-İtfaiye nerede? İtfaiye! -Geliyor.
Ali!
Şimdi çıkacaklar canım.
(Gerilim müziği)
(Cemre) Ali.
Ali.
(Cemre öksürüyor)
Geliyor. Geliyor, geliyor, geliyor.
-(Derya) Ali! -(Kadın) Tamam.
(Derya) Ali.
Ali abi gel böyle.
(Kadın) Kurtardı kızı kurtardı!
(Derya) Sen iyi misin?
-(Ali) Anne, ben iyiyim anne. -(Derya) Sen iyi misin?
-İyi misin? -(Kadın) Ali'ye bak be!
(Kadın) Yangın Ali be yangın Ali! Ali'm benim!
(Alkışlıyorlar)
-(Kadın) Ali! -Cemre.
(Kadın) Yangın Ali! Yangın Ali!
(Alkışlıyorlar)
(Konuşma duyulmuyor)
(Kadın) Yangın Ali! Yangın Ali!
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Müzik)
(Kapı vuruluyor)
(Ali) Cemre müsait misin?
Tabii buyur. Gel lütfen.
Zeyno göndermiş senin için.
Olur herhâlde.
Yani umarım.
Hiç gerek yoktu.
Çok teşekkür ettiğimi söylersin.
(Cemre) Ben aslında gideyim artık.
Yemek yedikten sonra gidersin.
Yok, kalmayayım ben yemeğe.
Benim için hava hoş ama annem bırakmaz.
Bir beş dakika görünür öyle gidersin. Tamam mı?
Ali...
Söyle Cemre.
Ben...
...hangi birinizden özür dileyeceğim gerçekten bilmiyorum.
Yani o kadar üzgün...
...o kadar mahcubum ki size karşı.
Ben en yakın arkadaşıma inandım Ali.
Sorgulamadan, düşünmeden.
Gerçekten çok ama çok üzgünüm.
Senin bir suçun yok.
Sadece yanlış insanları arkadaş edinmişsin o kadar.
Sen şanslı azınlıktasın.
Tabii seni seçenler de öyle. Zeyno, Arap...
...Vefa.
Ben onları arkadaş değil, kardeş seçtim.
Özbeöz kardeş.
Hiç farkı yok.
O gece o kadar aptalca, o kadar kibirli davrandım ki.
Gerçekten hepimiz çok suçluyuz...
...ama bak emin ol Berk, Ege, Çağrı, herkes çok üzgün.
(Cemre) Çok pişman.
O gecenin günahı Hazal ve sakladığı kişide Cemre.
Senin bir suçun yok. O yüzden kafana takma bu kadar. Tamam mı?
Öğrenebildin mi bari, kimmiş?
Hayır.
Sordum ama yok, söylemiyor.
Ses kayıtları da gitti.
-Nasıl? -Telefonum çalındı Cemre.
İnanamıyorum. Ee, ne olacak şimdi?
(Zeyno) Ali.
Neyse sonra konuşuruz.
Sen giyin hadi.
Dediğim gibi annem iki lokma da olsa yedirmeden bırakmaz. Tamam mı?
Yer öyle gidersin.
Niye çıkmadın içeriden? Sen mi giydiriyorsun sanki?
Sessiz ol Zeyno. Kız duyacak şimdi.
Aman Ali! Ayıp olmasın!
Denizkızının kalbi kırılmasın. Zaten üzgün.
-Zeyno! -Ne Zeyno?
Uzatma Zeyno. Kızı yangının içinden çıkardım. Ölüyordu az daha.
Yaşıyor ama. Senin sayende.
Vefa öldü de.
Hatırlatayım.
Bak Zeyno...
...sinirlendiğin zaman karşı tarafı da dağıtmana gerek yok tamam mı?
Zaten paramparçayım.
Bari sen yapma.
Vur!
Vursana! Kör müsün?
-(Berk) Baba çıktım ben. -Gel buraya.
-(Berk) Baba acelem var. -Buraya gel.
(Gerilim müziği)
Otur.
Bugünkü olayı kapatmaya çalışıyorum...
...ama kapanacak gibi görünmüyor. Adli vakaya dönüşecek.
(Kenan) Hazal konuşmuyor.
O (Bip) her kimse saklıyor...
...ama işin içine polis girince...
...konuşacak mecbur.
Hazal eğer sizden biriyle konuşursa...
...ilk önce bana söyleyeceksiniz.
İlk önce benim haberim olsun ki...
...basın, şu, bu uğraşmayalım tamam mı?
Tamam.
Git.
Aylalara yemeğe gideceğiz. Geç kalma ama.
Tamam baba.
Vur!
-Senin oynayacağın topun... (Kapı kapandı)
(Derya) Hadi bakalım.
Soğumadan herkes alsın. Afiyet olsun.
Şöyle. Of, yandım.
Getir oğlum.
-Getir. -Köşeyi ben alayım.
Cemre'yi beklemeyelim mi?
Çıkarken seslendim. Geliyorum dedi.
Tamam.
(Cemre) Kusura bakmayın, beklettim.
(Derya) Gel böyle Ali'nin yanına otur canım.
Gördün mü bak giyen nasıl giyiyor?
Sen de anca böyle pantolonlarla gez. Oğlan çocuğu gibi.
Ben bunun yaşındayken bir giyinir çıkardım...
Maşallah hâlâ çok güzelsin Kaderciğim.
Genç kız gibisin.
Bu arada Zeynep çok incesin. Çok teşekkür ederim.
Söz, aynısından bulup veririm sana.
Hiç gerek yok. Sen alışveriş yaptığın yerlerde bulamazsın zaten.
Çakma. At çöpe gitsin.
Kız, 400 lira para verdim ben ona be!
(Derya) Başlasanıza, yesenize.
Osman abi sen aldın mı börek? Getir tabağını.
Koy.
Sen niye yemiyorsun?
-Ben aç değilim aslında. -Aa, olur mu öyle şey?
Misafirlikte ikram edilen bir şey geri çevrilmez.
Hem bak bunun kalorisi falan da yok. İncecik yaptım.
Bir tadına bak en azından değil mi?
(Kader) Eline sağlık canım. Çok güzel olmuş.
(Derya) Afiyet olsun afiyet olsun.
-Derya teyze eline sağlık. -(Derya) Afiyet olsun.
Ali...
...kalk şu tüpü söndür.
(Müzik)
(Derya) Afiyet olsun. Beğendin mi sen de?
-(Cemre) Çok beğendim. Elinize sağlık. -(Arap) Çok güzel olmuş.
-(Zeyno) Evet abla çok güzel. -Afiyet olsun canım.
(Bilal) Ben tok geldim abla. Patates.
(Derya) Afiyet olsun.
Bizde de var aynısı.
(Arap) Abi ne şey yapıyorsun? Acıktım.
Ben açtım hepsini.
Hepsini ben yaktım.
Ocağı açma dedi Vefa.
Açtım.
Ben açtım.
-Ben yaktım. -Gitti kafa iyice.
Kader!
(Bilal) Osman abi...
...kazadır bu, olur.
Bir şey yok. Bak, ben de geçen arabayı vurdum.
İnsanın başına geliyor böyle şeyler.
Hem ev de çok yanmadı. Biz hemen toparladık. Değil mi Arap?
-Evet. -Hallettik biz.
Ölecektim ben.
(Bilal) Osman abi.
Vefa gibi ölecektim.
(Osman) Korktum.
Ben çok korktum.
Abim şu an korkacak bir şey yok. Bak hep beraberiz, sofradayız.
Yemek yiyoruz.
Sıkıntı yok şu an. Geçti her şey.
Vefa da korktu mu?
Ali.
Vefa...
Korktu mu benim oğlum?
(Bilal) Osman abi.
-Korktu değil mi? -İçerisi müsait mi abla?
Müsait müsait. Hadi.
Gel biz elimizi, yüzümüzü bir yıkayalım abi.
Korktu Vefa.
-Korktu mu oğlum? -Kurban olduğum abim gel, yürü.
(Osman) Korktu Vefa.
Gözünü seveyim gel.
-(Derya) Osman abi. -Gel abim.
Korktu değil mi benim oğlum?
-Gel abi. -Oğlum öldü!
Tamam abim gel.
Öldü Vefa!
-Hadi sen bir yüzünü yıka. -(Bilal) Gel abi gel.
Oğlum öldü!
Tamam.
Cemre, tamam.
(Ali) Geçti. Tamam mı?
(Duygusal müzik)
(Hazal ses) Berk ne arıyorsun dıt dıt?
Bak Cemre yanımda, görecek ama kız.
(Berk ses) Görmez. Görse de bir şey anlamaz.
(Hazal ses) Yapma!
Yakalanırız burada.
-(Berk ses) Gel. -(Hazal ses) Berk!
Berk yapma!
(Berk ses) İtiraz ettikçe daha çekici oluyorsun.
(Hazal ses) Berk ne oluyor?
Berk ne yapmaya çalışıyorsun sen? Olmaz diyorum! Bırakır mısın beni?
Berk ne içtin?
Berk bırak ne olur!
Berk istemiyorum diyorum sana! Berk!
Berk bırak! Berk bırak!
(Vefa ses) Hazal.
(Gerilim müziği)
(Vefa ses) Ne yapıyorsun lan?
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Şimdi bu saatte buralarda falan taksi olmaz.
O yüzden aşağı yola kadar beraber yürüyeceğiz.
Yürüyelim.
Zaten bana da iyi geldi yürümek. Açıldım yani biraz.
İyisin ama değil mi?
Ama sen böyle iyi misin diye sordukça ben daha da mahcup oluyorum.
Amacım o değildi.
(Cemre) Tabii ki değildi.
Ali sen çok iyi birisin.
Aileni, arkadaşlarını sahiplenişin o kadar kıymetli ki.
Eyvallah.
Yeri değil belki ama...
...bugün herkes sana Yangın Ali diye bağırıyordu.
Bir hikâyesi falan var mı?
Özelse anlatma tabii.
Yok değil. Çocukluk anısı.
Vefa'dan sonra her anımı hatırlamaya başladım.
Neyse onu da sonra anlatırım.
Bugün yeterince yangına boğulmadık mı Cemre?
Anlatacaksın ama. Söz mü?
Söz, anlatırım.
(Berk) İyi ki bu uygulamayı yüklemişim.
(Gerilim müziği)
Ne işler çeviriyorsun Cemre?
(Berk) Ne işin var senin bu garip yerde?
Vefa'yla çocukluktan beri arkadaştınız değil mi?
Çok soru soruyorum. Çok konuşuyorum. Canını sıkmıyorum değil mi?
Sıkmıyorsun. Niye sıkasın?
Bu sokakların dili olsa var ya...
...neler anlatır neler.
Bak...
...bu yazı da...
...bizim Vefa'yla yazdığımız bir yazı.
Sizin okulun o bursluluk sınavı var ya...
...ondan çıktıktan sonra beraber yazmıştık.
Aklına ne geliyorsa onu yaz demiştim.
Bunu yazmıştı.
Şurada da bir tane park var.
O zamanlarda bir salıncak vardı.
Vefa erkenden gidip...
...tüm mahalleli çocuklardan önce kapardı salıncağı.
Sonra biz giderdik yanına.
Tabii diğer mahalleli çocuklar da sırada, bizi bekliyorlar...
...ama biz de salmıyoruz.
Ee, tabii kimsenin bize bulaşmaya da gözü yemiyor.
Öyle günümüzü gün ediyorduk.
(Gerilim müziği)
Burası da sana bahsettiğim park.
(Fıskiyeler çalışıyor)
Ne oluyor?
Gel, gel, gel! Islandık!
Dur.
Bizim mahallede sürekli sular kesiliyor.
O yüzden gaza geldi çocuklar.
("Zeynep Bastık - Deniz Tuzu" çalıyor)
Taksi!
-(Ali) Ne yapıyorsun? -(Cemre) Islanıyorum.
Neden?
-Yanmaktan iyidir çünkü. -(Ali) Allah Allah!
-(Ali) Gelsene. Taksi bekliyor. -Hayır sen gel. Gelsene!
Bu mu olayımız? Islanmak mı?
Ne oldu? Beğenemedin mi?
("Zeynep Bastık - Deniz Tuzu" çalıyor) "Söz, ısırmam seni"
"Sayılı günüm, belli"
Abi kusura bakma.
İyi akşamlar.
"Uyusam öylece, sonsuz bilmece"
(Ali) Cemre ne yapıyorsun?
Artık iki salıncağımız var.
"Öpmedi aşk ile"
"Sorun tabii bende"
"Çakma çoraplarım bir de"
"Bu sefer yine sevemedi nafile"
"Sorun tabii bende"
"Benimle aşk mücadele"
Cemre çok teşekkür ederim.
Ne için?
Bugün için. Az önce için.
Bir daha hiçbir şeyden keyif almam sanıyordum.
Asıl ben teşekkür ederim.
Sana garip bir şey söyleyeyim mi?
Uzun zamandır hiç bugünkü kadar özgür hissetmemiştim.
Sanki böyle yeniden kendimle tanıştım.
Yani böyle sonunu düşünmeden, utanmadan.
Birileri bana kızacakmış korkusu yaşamadan.
Nefes aldım resmen Ali. Özgür hissettim.
Bana daha önce salıncağa binmedim deme.
Bindim...
...ama...
...böyle değildi. -Nasıldı ki?
Salıncak salıncaktır Cemre.
O kadar çok sorumluluk yüklemişim ki üstüme...
...aslında bunlar sorumluluk da değilmiş.
Hepsi birer kilitmiş sadece.
Bilmece gibi konuşuyorsun.
Bunları ilk kez kendime itiraf ediyorum.
Neyse sonra konuşuruz.
Şu an anın tadını çıkarmak istiyorum.
Ama anlatacaksın. Söz mü?
Söz.
"Bu sefer yine sevemedi nafile"
"Sorun tabii bende"
Buralardan taksi geçer herhâlde.
Yani umarım.
"Öpmedi aşk ile"
"Sorun tabii bende"
"Saçma telaşlarım bir de"
"Bu sefer yine sevemedi nafile"
"Sorun tabii bende"
"Benimle aşk mücadele"
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Çağrı Doğan...
...Bülent Temür - Çağıl Doğan - Belgin Yılmaz
Editör: Ela Korgan
"Uyumak ne mümkün, aşkım çok teessüf"
"Sen denizden çıkarken ah, ne tesadüf"
"Hiç acımı hissettin mi?"
"Söz ısırmam seni, sayılı günüm, belli"
"Son bir kere kucağında"
"Dudağım omuzunda"
"Uyusam öylece, sonsuz bilmece"
"Deniz tuzu dilimde"
"Yok bir sefer bile"
"Öpmedi aşk ile"
"Sorun tabii bende"
"Çakma çoraplarım bir de"
"Bu sefer yine sevemedi nafile"
"Sorun tabii bende"
"Mücadelem kendimle"
"Yok bir sefer bile"
"Öpmedi aşk ile"
"Sorun tabii bende"
"Saçma telaşlarım bir de"
"Bu sefer yine sevemedi nafile"
"Sorun tabii bende"
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.