All language subtitles for İsimsizler 17. BÖLÜM 1. PARÇA engelsiz.kanald.com.tr Görme ve İşitme Engelliler için

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Araba sesi)

(Müzik - Gerilim)

Harekete geçin.

Nihayet bugün...

...Kor Yakup belasından kurtuluyoruz.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik - Gerilim)

Beyler, tuzak bu.

Tuzak!

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Yadigar) Yere yatın!

(Silah sesleri)

(Müzik)

(Cam kırılma sesi)

(Silah sesleri)

Abi, nasıl çıkacağız ya buradan?

(Silah sesleri)

(Araba sesi)

(Su sesi)

Hoş geldiniz Handan Hanım. Dayınız içeride sizi bekliyor. Buyurun.

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

Efendim, harekât başladı.

Güzel. Güzel.

Tuzak işledi.

(Müzik - Gerilim)

Handan.

(Öpme sesi)

(Kuşçu) Seninle konuşmak istiyorum Handan.

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Müzik devam ediyor)

(Silah sesleri)

(Müzik devam ediyor)

(Yakup dış ses) Biz de bu vatan için çalıştık, didindik. Yeri geldi çatıştık.

(Yakup dış ses) O yük bizim omzumuzdaysa...

...eyvallah deriz.

(Yakup dış ses) Bu vatanın düşmanlarıyla savaşırız.

(Yakup dış ses) Yine, yeniden, her zaman.

(Yakup dış ses) Kim olursa olsun. Gücü ne olursa olsun.

(Silah sesleri)

(Dayı dış ses) Aramızda düşmanlarımıza karşı yaktığımız mermilerin hakkı için...

...bu uğurda verdiğimiz şehitlerimizin kanlarının hakkı için...

...bizim de kanlarımız bayrağımızın al rengine helal olsun.

(Hep bir ağızdan) Helal olsun.

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Cam kırılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

Allah kahretsin!

Beyler, sıkıştık burada ha, sıkıştık.

-Bizi buraya bilerek çektiler. -Pusu kurmuşlar.

Biri haber vermiş olmalı.

(Öpme sesi)

Seninle gurur duyuyorum.

Teşekkür ederim.

Sana güvenebileceğimi biliyordum.

Ailemizi gururlandırdın.

Ben sadece üzerime düşeni yapıyorum.

Yapman gerekenden fazlasını yaptın.

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

Çıkmamız lazım Dayı.

-(Murat) Dayı. -(Dayı) Koç yiğit.

İkiniz gidin. Biz oyalarız.

Saçmalama! Ya birlikte kurtuluruz ya da birlikte ölürüz.

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

(Cam kırılma sesi)

Derman, geride kal!

(Silah sesleri)

Abi, kurban olayım yere yat.

(Silah sesleri)

Abi, Allah aşkına koru kendini.

Erkek olarak doğduk. Öleceksek adam gibi ölelim.

Sürüngenler gibi yerde değil.

(Silah sesleri)

Dayı, aklıma bir şey geldi.

(Silah sesleri)

Şimdi.

(Silah sesleri)

(Silah sesleri)

Kurşunum bitmek üzere.

(Tufan) Benim de.

(Silah sesleri)

Koç yiğitler, hadi.

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

(Silah sesleri)

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

(Silah sesleri)

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

Şerefsizler!

(Silah sesi)

(Silah sesleri)

(Silah sesleri)

(Müzik - Aksiyon)

(Silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

Bu ailede herkes üzerine düşenden daha fazlasını yapmak zorunda.

Babam, yani senin deden...

...1950'li yıllarda çok büyük bir gemi filosu kurmuştu.

(Kuşçu) Çok güçlenmişti. Onu bitirdiler.

Elinden her şeyini aldılar.

Babam gururlu bir adamdı.

(Nefes sesi)

Kendine yediremedi.

Borçlu yaşamak istemiyordu. Kendini öldürdü.

İlkokul birinci sınıfa gidiyordum onu bulduğumda.

Ailem...

...açlık çekmeye başladı.

(Kuşçu) Yoksulluk içindeydik.

Ve işte o zaman kararımı verdim.

Neyin kararını?

Hangi tarafta olacağımın.

İçimdeki kin hiçbir zaman bitmedi.

Neyin kini dayı?

Handan, aynı babana benziyorsun biliyor musun?

Sorulmaması gereken soruları soruyor...

...öğrenmemen gereken şeyleri bilmek istiyorsun.

Babama benziyor olmak bana sadece gurur verir.

Vermeli de.

Babanı ben de çok severdim.

Müthiş bir büyükelçiydi.

Ama benden uzaktı.

Uzak da kalmalıydı.

Beni buraya niye çağırdığını söylemedin dayı.

Ha, Kudret Yıldırım...

...sana sağ kolu olmanı teklif etmiş.

Evet.

Ona düşüneceğimi söyledim.

Güzel. Aferin sana.

(Kuşçu) Hemen kabul etme. Bırak sürünsün.

Kudret gibiler asla bizim gibi olamaz Handan.

(Silah sesleri)

Yürüyün aslanlarım.

(Silah sesleri)

Ne oluyor Hatem? Hatem, ne oluyor?

Kaçmayın! Bitirin işi!

(Silah sesleri)

Yürüyün aslanlarım!

(Silah sesleri)

Sabbah!

Yürü! Yürü!

(Silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesi)

(Dövüş sesleri)

(Müzik - Aksiyon)

(Silah sesleri)

(Silah sesleri)

(Silah sesleri)

(Müzik - Aksiyon)

(Silah sesleri)

(Silah sesleri)

(Müzik - Gerilim)

Dikkat!

(Silah sesleri)

(Silah sesleri)

Aa. Güzel bir haber bekliyordum.

Efendim, kurtulmayı başar--

Ne oluyor ya?

(Handan) Dayı.

Duyuyor musun beni?

Bir şey mi var?

Kötü bir şey mi oldu?

Şişt!

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Fatih ses) Duyuyor musun beni?

Güzel bir haber değil herhalde.

Nasıl ya?

Nasıl oluyor böyle Handan? Anlamıyorum.

Ben ne olduğunu anlasam...

Korkut, şuna bak. Belki bir şey çıkar.

(Müzik - Gerilim)

Dayı, Kudret mevzusuna gelirsek...

Benim yapmak istediğim başka şeyler var.

Yaptıklarımla gurur duyduğunu söyledin.

Belli ki zamanı değil ama...

...seninle konuşmak istediğim şeyler var.

Ne gibi şeyler?

Senin, annemin, babamın benimle daha da gurur duyacağınızı biliyorum.

Kimsenin bilmemesi gereken şeyler.

Şirket sırları gibi.

Ama saklı kalmalı.

Biliyor musun, benim de sırlarım var.

Ama onları hiç kimse bilmemeli.

(Kuşçu) O yüzden seni anlıyorum.

Nasıl yapıyorsun bilmiyorum ama...

...çok başarılısın.

(Öpme sesi)

Ben gideyim o zaman.

Bu arada...

...biraz bu evden dışarı çıksan.

Dışarıda bir dünya var dayı.

Canım ihtiyacım olduğu zaman tabii ki dışarı çıkıyorum.

(Öpme sesi)

(Ayak sesi)

Dışarıdaki dünyayı kimin yönettiğini bir bilsen.

(Bağırma sesi)

Nasıl ya? Kim bunlar?

Kim?

Yadigar, bu şerefsizler bize pusu kurdu.

(Yakup) Fatihlere de kurmuş olabilirler.

Abi, sen... Tövbe estağfurullah.

Sana bir şey olmadı. Ver abi ver, bana ver hele.

Bu nasıl olabilir ya?

Allah seni koruyor mu abi? Bu nedir ya?

Allah Allah! O kadar kurşunun içine girdin, hiçbir şey olmamış.

Oğlum, sen yaralanmışsın.

He.

Yadigar, iyi misin?

Yok abim, telaş etme, bir şey yok.

Kurşun sıyırdı geçti. Öyle mühim bir şey değil. Ben hallederim.

-Ben hallederim. Oğlum-- -Otur ya otur. Üf! Hele ceketini çıkart.

Allah'ım bu nedir? Muska mı koruyor bunları ne koruyor ya?

Bu nedir ya?

(Derman) Bakayım hele.

Tövbe ya Rab. Vallahi ben sözün bittiği yerdeyim ya.

Sen sözün bittiği yerdesin?

O zaman bugün tarihi bir gün. Yazalım bunu bir kenara ha.

Fatih, bize pusu kurdular.

Bizi de pusuya düşürdüler ama kurtulduk.

Şimdi karargâha geri dönüyoruz.

Orada buluşalım.

Hadi arabaya.

-Derman. -Hı?

-Bir şey diyeceğim. -Söyle.

Şimdi o süreceğin şey var ya...

...yakar mı?

Vallahi yakar.

-Ha? -Yakar diyorum, yakar.

Sen kurşuna kafa atıyorsun, buna yakar mı diyorsun?

Yaksa ne olacak yakmasa ne olacak Allah aşkına ya?

Oo! Yakıyor ama ya!

Oğlum, bastırma!

Tamam ya. Allah Allah! Bastırmıyoruz.

(Yadigar) Üfle üfle.

(Derman) Kedi sever.

(Müzik - Gerilim)

Kor Yakup...

...bu yaptığımız şeyi karşılıksız bırakmayacaktır.

Bu şirkette, etrafımda tam bir koruma istiyorum. Anlaşıldı mı?

Ne yaptığını gördün mü?

Saldırıyı savuşturmakla kalmayıp elinde silahla karşımıza çıktı.

Neredeyse öldürecekti beni.

Hiç iyi hazırlanamamışsınız Hatem.

Hiç iyi hazırlanamamışsınız!

Güya Kor Yakup'u indirecektik, neredeyse canımızdan oluyorduk.

Yirmi adamla sürpriz saldırı.

Hepsini ben yetiştirdim o adamların!

Demek ki yeterli değilmiş Hatem!

Bizde olmayan bir şey var onda.

-Neymiş o? -Cesaret!

Adamlarının önünde savaşa giden birini nasıl yenebilirsin ha?

Hepsi onun için ölmeye hazır.

Her zamanki hatamız.

Onu hafife alıyoruz.

Ama...

...başka bir şey gerekiyor.

Kor Yakup'un...

...zayıf noktasını bulmalıyız Hatem.

Kor Yakup'un zayıf noktasını bulacağız Hatem.

(Müzik)

(Telefon zili sesi)

Efendim Mehveş Sultan?

Ne? Mesaiye mi kalacaksın?

Tamam tamam. Sen beni merak etme.

Ay tamam anneciğim.

Anne, tamam. Kapıyı, pencereyi kilitlerim.

Anne, ben kaç yaşındayım? Niye yabancıya kapıyı açayım?

Niye tanımadığım insana kapıyı açayım?

Hadi sen çok yorma kendini.

Evet anne, biliyorum. Dolapta pilavla taze fasulye var.

(Damla) Anne, kendini çok yorma, tamam mı?

(Damla) Hadi çok seviyorum seni.

Ah Mehveş Sultan, bir de bana dağınık dersin.

Tabii sen de haklısın.

Bunca koşuşturmadan zaman mı buluyorsun?

(Mırıldanma sesi)

Cık!

(Müzik - Duygusal)

(Damla) Bu ne şimdi?

(Müzik - Duygusal)

(Müzik devam ediyor)

-Teşekkür ederim. -(Yakup) Rica ederim.

(Yakup) Doğum gününüz galiba.

Evet.

Kutlamaları gördüm de.

18 yaşıma girdim.

Çok güzel bir yaş.

-Mutlu yıllar. -Sağ olun.

(Yakup) Aileniz size çok güzel bir parti düzenlemiş.

Annem işte. Herkesi seferber etmiş.

Babanız?

Babam yok benim.

(Damla) Ben daha doğmadan çekip gitmiş.

(Müzik - Duygusal)

Sen...

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Gerilim)

(Telefon zili sesi)

(Telefon zili sesi)

(Kuşçu ses) Kudret, sonuç aldın mı?

Kor Yakup'un şansı vardı. Elimizden kurtuldu.

(Kuşçu ses) Haa?

Kudret...

...duyduklarıma göre elinden kurtulan sen olmuşsun.

(Kuşçu ses) Üzülme, üzülme.

Benim operasyonum da başarısız oldu.

Sağ kolumu öldürdüler.

Ben de sizinle bu konuyu konuşmak istiyordum.

(Kudret) Yani diyorum ki...

...bu ortalık biraz sakinleşene kadar...

...işleri askıya alsak diyorum. Ne dersiniz?

Ne mi derim?

(Kuşçu ses) Ne mi derim?

"Korkakların aramızda işi yok." derim Kudret!

(Kuşçu ses) Bak...

...bu işi yapamayacağını söylüyorsan bana hemen şimdi söyle.

Sanıyorum ki korkak olmadığımı defalarca size ispat ettim.

(Kudret ses) Benim demek istediğim...

...biraz daha tedbirli olmak sadece.

(Kudret) Yani akıllı adam yumurtaları aynı sepete koymaz, öyle değil mi?

Planlarımızın doğru işleyebilmesi için...

...biraz daha dikkatli olmayı öneriyorum sadece.

Planlarımızın bu kadar küçük olduğunu mu sanıyorsun ha?

(Kuşçu ses) Senin işleri askıya almanı bekleyecek kadar.

Ok yaydan bir kere çıktı mı Kudret, geriye dönüşü yoktur.

Tamamıyla katılıyorum size.

Planlarımızın doğru şekilde işleyebilmesi için...

...çalışmalarımıza devam edeceğiz. Merak etmeyin.

Batan güneş için ağlama Kudret.

(Kuşçu ses) Yeniden doğduğunda ne yapacağına karar ver.

Hâlâ çok güçlüyüz Kudret.

Çok güçlü.

Çünkü planlarımız çok güçlü.

(Kuşçu ses) Ve planlarımızı ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeliyiz.

Çok haklısınız.

Zeki adamsın Kudret.

Hatta benden bile zeki.

(Kuşçu ses) Şunu unutma Kudret.

Sadece korkusuz olursan dünyanın hakimi olabilirsin.

Dikkatsiz davranıyorsun Kuşçu.

Bu da benim işime yarayacak.

(Kapı kapanma sesi)

Nedir bu?

Murat hakkındaki tüm bilgiler.

İşe yarar bir şey var mı kullanabileceğimiz?

(Hatem) Yakını yaşamıyor. Karısını zaten ben öldürmüştüm.

Baba bildiği Dayı da helikopterde öldü.

Helikopter kazası ha?

(Kudret) Bu Murat nasıl İstanbul'a geldi?

Planlarımızı nasıl en ince detayına kadar biliyor?

Çok mu akıllı?

Özel harekât polisiydi.

Sinan diye bilinen FETÖ'cü polisin peşinden gelmiş.

İntikam yani?

Bu Bombacı Nedim, senin bulduğun adam...

...o da mu FETÖ'cüydü?

Evet.

Parayı kim verirse ona çalışırdı zaten.

İyi ya işte. Onun peşinden gelmiştir.

Onu arıyoruz. Bulunca kendisine soracağız.

(Müzik - Gerilim)

Kuşçu operasyonlara devam etmemizi istiyor.

Bu sınır ötesi sevkiyatımız ne durumda?

Bir aydır hazır. Güvenli bir yerde tutuyoruz da...

...yükün ne olduğunu düşününce uykularım kaçıyor.

Kaçmalı da.

Eğer bu operasyon da başarılı olursa...

...sınırları değiştiririz.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

Aferin çocuklar. İyi iş başardınız.

Neler oldu anlatın şimdi.

Tuzağa düşürüldük.

Kıl payı kurtulduk.

Size saldıranlar kimlerdi, anlayabildiniz mi?

(Kurmay) Kudret mi?

Onlara tuzak kuran Kudret değildi.

Kudret bize saldırdı.

Size saldıran başkasıydı.

Oraya gideceğimizi kim biliyordu?

Oraya gideceğimizi başka kim biliyordu dedim.

Sizler, ben, Handan.

Başka kimse bilmiyordu.

(Dayı) O pusu çok iyi kurulmuştu.

Hem bizim oraya geleceğimizi biliyorlardı...

...hem de takip ettiğimiz adamı.

(Dayı) Önce adamı ortadan kaldırdılar...

...sonra da bize saldırdılar.

Oradan kurtulmak tam bir mucize.

Aynı anda iki saldırı ha?

Daha açık konuşun.

(Fatih) Konuşayım.

Senin düzenlediğin operasyonla Murat açığa çıktı.

Sonra biz onu kurtarmak için operasyon başlattık.

Sonra aynı anda Kor Yakup'la saldırıya uğradık.

Aynı anda.

(Fatih) Beklediler...

...işimizi topluca bitirmek için harekete geçtiler.

Kor Yakup'un mekânı belliydi.

Ama bizim Duran'ın peşinden gittiğimizi nereden biliyorlardı?

(Müzik - Gerilim)

Şunu söyleyin.

Aramızda şüphelendiğiniz biri mi var? Hı? Ben mi?

Şunu söylüyorum, senin o çok güvendiğin teşkilatın açık veriyor diyorum.

(Müzik - Gerilim)

Ne oluyor ya?

Takip ettiğimiz adamı öldürdüler, bize de pusu kurdular.

Ne diyorsun?

Aynı anda Kudret'in adamları da...

...Kor Yakup'la bize saldırı düzenledi.

Merak edilecek bir şey yok. Biz ne pusular gördük.

Hem bu canı Kudret'e ikram edecek değiliz.

Gerçekten, iyisin değil mi?

İyiyim, iyiyim.

Bize namert kurşunu işlemez.

Demek ki Duran benden kurtulduktan sonra...

...onu tutan adamı aradı.

Onu takip edeceğimizi düşündüler.

Benim yüzümden! Duran'ın işini orada bitirseydim!

Senin yapabileceğin bir şey yoktu Handan.

Ama bize bu pusuları daha üst bir akıl kuruyor, o belli.

Handan'ın söylediğinde haklılık payı var.

(Dayı) Adam Handan'ın elinden kurtulduktan sonra...

...onlarla temasa geçti.

Onlar da oyunun yönünü değiştirip...

...bize tuzak kurdu.

Bence de olayın en mantıklı açıklaması bu.

Çok zor oldu ama başardık.

(Fatih) Yetmez.

Kudret'in iplerini kim tutuyor, öğrenmemiz gerek.

Yoksa bir dahakine bu kadar şanslı olmayız.

Tufan.

Kudret içinde bulunduğu örgütteki bazı gizli isimleri ele geçirdik demiştin.

Doğru.

(Tufan) Ama operasyon başarısız olduğu için...

...Kudret o dosyaları çok gizli bir yere saklamıştır.

Bir şeyler saklanıyorsa, bulunabilir demektir.

Aynen öyle.

Keşke bu işler senin dediğin kadar kolay olsaydı Fatih.

Yaşadığımız dönemde hiçbir şey kolay değil Kurmay.

Bu ülkeye içten ve dıştan sürekli darbe yapılmak isteniyor.

Yöntemlerimizi değiştirmeliyiz.

(Fatih) Bu yapıyı çökertmemiz lazım.

Yoksa sadece günü kurtarırız.

İşte anlamadığın şey tam da bu Fatih.

Daha karşımızdaki düşmanın ağırlığının bile farkında değilsin.

İşler burada Virankaya'daki gibi yürümüyor.

(Dayı) Kurmay.

Biz bugünlere düşmandan kaçarak değil...

...savaşarak, vuruşarak geldik.

(Dayı) Haini sırtından değil, alnından vurduk.

Biz düşmanın ağırlığından korkmayız.

Yüklendiğimiz vazifenin ağırlığından korkarız.

(Dayı) Bu uğurda can vermekten de çekinmeyiz.

(Dayı) Düşmanın ağırlığı varsa...

...bizim de iman dolu göğsümüz gibi serhaddimiz var.

Evelallah Dayı.

Demek yöntemlerim hakkında şüphecisiniz.

(Kurmay) Peki, öyle olsun.

Şurada bir avuç vatanseveriz.

Karşımızda bütün örgütleri parmağında oynatan...

...sınırsız maddi gücü olan bir organizasyon var.

Ne yapacağız Fatih?

Elbette onları çökerteceğiz.

Ama onlara yavaş yavaş yaklaşacağız.

Hata yapmalarını bekleyeceğiz.

Sonra saldıracağız.

Sabırla.

Sabrını kaybedersen, savaşı kaybedersin Fatih.

Ben bu savaşta nice arkadaşımı kaybettim.

Ailemi, sevdiklerimi, etrafımdakileri, yüreklerimizi geride bıraktık.

Birçok kez ölümden döndük, birçok kez yara aldık.

Ama bir kez bile olsun bu savaşı kaybedeceğimiz aklımızın ucundan geçmedi.

Ama sabrımızın da bir sonu var.

(Müzik)

Şimdi izniniz olursa birazcık dinlenmek istiyoruz.

(Müzik - Gerilim)

Sen Afran olmalısın.

Erken gelmişsin.

Ne zaman geleceğim belli değildi.

Ben beklemeye alışkınım.

Hı, doğru.

Güzel, doğru taktik.

Geleceğin zamanı bilmezlerse yakalanmazsın.

O yüzden sana Hayalet Afran diyorlar, değil mi?

İstediğin zaman görünürsün, istediğin zaman ortadan kaybolursun.

İş ister misin Hayalet Afran?

Ben davamın adamıyım.

Güzel.

Keşke etrafımda senin gibi adamlar olsa.

Örgütten en iyi elemanını göndermesini istemiştim.

İyi oldu.

Karşındayım. Ne için çağırdın beni buraya?

Bir sevkiyat işimiz var.

Silah mı?

Hayır, daha önce yaptığımız sevkiyatlara hiç benzemiyor.

Bunu görmen lazım.

Gel.

(Yakup) Bu Fatih, çok cevval bir çocuk.

Hep doğru bildiklerini söylüyor.

Bana birini hatırlatıyor.

Ben de hep doğru bildiklerimi söyledim.

Başıma gelmeyen kalmadı.

Doğruysan, kimse hatırlamaz.

Yanlışsan, kimse unutmaz.

(Martı sesleri)

Biliyor musun, bu kadar yaşayacağımı hiç tahmin etmemiştim.

Benden sonra Kurmay'ın sen olacağını düşündüm.

Ben mi?

Sen.

Muazzam bir lidersin.

O hapiste bulduğun adamlar senin için seve seve ölüme gider.

İnsanlara yaşamak için bir neden verirsen...

...onlardan güçlüsü yoktur.

Ben onlara sadece yaşamak için değil...

...uğrunda ölmek için de bir neden verdim.

İşte bu nedenle hep Fatih'in yanında olmalısın.

Yol göstermek için.

Fatih'i sınıyorsun.

Yaptıklarınla, söylediklerinle.

Sonsuza kadar Kurmay kalamam ki Yakup.

Hiç istemediğin şey değil herhalde.

(Kurmay) Bu vatan, bu millet hep benim önceliğim oldu.

Ne birini sevdim ne bir yuva kurabildim.

(Kurmay) Varsa yoksa, vatanım, bayrağım, toprağım.

En büyük hazinemiz.

Doğru.

Ama bu uğurda aldığım kararlar hep doğru olmadı.

Kaç yiğidi ölüme gönderdim.

Kaç yiğidi çürümeye bıraktım.

(Müzik)

Kurmay, bundan sonra seninle asla dost olamayız.

Sana olan kinim...

...bir an bile hafiflemeyecek.

Biliyorum.

Ama her zaman sana saygı duydum.

Vermek zorunda olduğun kararları ben alamazdım.

Onun için benden iyi bir Kurmay olmazdı.

(Müzik - Gerilim)

(Afran) Bu ne kadar güvenlik!

(Afran) Neyi koruyorsunuz böyle?

Önce beni.

Daha sonra da yapacağımız sevkiyatı elbette.

Bu sevkiyat o kadar önemli ki bizim için...

...burayı satın almak zorunda kaldım.

Görünce sen de anlayacaksın zaten.

Bu arada Nizam'la tanıştınız mı?

Kendisi örgütün bölge sorumlusu.

(Afran) Şahsen değil.

Hoş gelmişsin Afran, namın senden önce geldi buralara.

Sağ olasın.

Bir bak istersen.

(Müzik - Gerilim)

Bu sevkiyatı sınır ötesine götüreceksin.

Ve sınırların değişmesi için gerekli olan her şey elinize geçmiş olacak.

(Nizam) Buyur Afran, gidelim.

-Alo, Yakup abi. -Evet Cemil?

Abi, emrettiğin gibi, Kudret'in mekânındayız.

(Yakup ses) Evet, ne oldu?

Abi...

...Kudret'i takip ettik, burada sanırım gizli bir sevkiyat yapacaklar.

(Cemil) Fotoğraflarını çektim, sana gönderiyorum abi.

İyi. Çaktırmadan adamları takip edin.

Bakalım sevkiyat nereye, ne zaman.

Anladım abi.

(Müzik)

Kudret yeni bir sevkiyat yapıyormuş.

-Nereye? -Henüz bilmiyoruz.

Adamlarım takip edecek.

Yeri, zamanı öğrenince bana bildirecekler.

Yakup, aradığımız haber bu olabilir.

Sevkiyat ne miktarda, nereye, bunu hemen öğrenmemiz lazım.

(Mesaj zili sesi) Örgüt büyük bir plan hazırlığı...

...peşinde, bunu biliyoruz.

Bu Kudret'in yanındaki adam kim? Tanıyor musun?

Tanımıyorum.

Bu bakışı en son gördüğümde yine kendi başına işler çeviriyordun.

Bu bana 15 yıla patladı.

İstihbarat böyle bir şeydir Yakup. Bazı bilgileri kendine saklayacaksın.

Tanıyorsun.

Eğer planladığın şey...

...Fatihleri tehlikeye atacaksa--

Neler diyorsun sen?

Tabii ki tehlikeye atılacaklar. Vatan meselesi bu.

Vatanı vatan yapan bu değerlerdir.

Ben sana bu değerlerden bahsediyorum.

Biz bu değerler için her şeyden vazgeçtik.

"Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz."

"Cihan yıkılsa emin ol, bu cephe sarsılmaz."

Akif böyle söylüyor.

Şu Fatihler var ya...

...cehennem olsa gelen, göğüslerinde söndürür onlar.

Kurmay.

Sakın kendi kellen için onları kullanayım deme.

Bu sevkiyat bilgisi aramızda kalacak Kor Yakup.

Neden?

Kurmay hâlâ benim, öyle değil mi?

O da bende kalsın.

(Yakup) Ah.

(Handan) Ben şirkete gidiyorum.

Akşam oluyor, dikkat çekme.

Yok, sadece benim çözebileceğim bir sorun yarattım.

Kimse bir şey anlamaz.

Gidip ne yapacaksın?

Murat'ın görüntülerini silmem lazım. Şu an çok tehlikeli.

Kudret'in offshore hesapları.

Onlara da bakabilir misin?

Neden? Gerekli mi?

Bu tehlikeli değil mi?

Yine başlamayalım.

Tamam, denerim.

Bir daha beni görmek için senelerce bekleme, olur mu?

Merak etme, birlikte yürüyeceğiz bu yolda.

İnşallah.

Görüşürüz.

Kudret'in neler çevirdiğini biliyorsun.

Niye bunları Fatihlerle paylaşmıyorsun?

Sadece Kudret değil.

Başka şeyler, başka insanlar da önemli.

Sen kararları bana bırak.

Adamından sevkiyat bilgisi gelirse haberimiz olsun.

(Müzik)

Nereye gidiyoruz?

İstanbul'daki hücre evimize.

Bu kadar kuşkucu olma. Kimse bizi takip etmiyor.

Bu kadar kuşkucu olmak bugüne kadar hayatta tuttu beni.

Az konuşuyorsun ama öz konuşuyorsun.

Biz Kudret Yıldırım'ın koruması altındayız.

Merak etme, kimse bize bulaşamaz.

Kudret Yıldırım'ın koruması altında olmak her şeye deva mıdır Nizam?

Adam kendi çıkarını düşünür önce.

Her şey karşılıklı.

Her şey karşılıklı, evet.

Bize silah gerek. O adama da silahlı adam gerek.

Karşılıksız kim kime ne vermiş bu dünyada?

Ben de onu diyorum. Adamın koruması altındayız diye...

Her koyun kendi bacağından asılıyor Nizam.

Dağda bunu gördüm, bunu bildim ben.

Bu kadar gözünde büyütme Kudret'i.

Büyütmüyorum da...

...son sevkiyatta adamın ne çıkardığını bir bilsen...

...dudak uçuklatıyor ha.

(Nizam) Şu Virankaya'daki suikastları biliyor musun?

(Nizam) Onların arkasında o adam var.

Ne oldu? Şaşırdın mı?

Yok.

Dağdan aştım, düz yolda şaştım denir benimkine.

Şehir bana iyi gelmedi Nizam.

Kafam var ya...

...böyle kazan gibi.

(Gülme sesi)

Hele bakın, araba tutmuş.

(Nefes sesi)

(Dayı) Her yer beton.

Her yer taş.

Her yer apartman.

Çiçeğe, ağaca hasret kaldım.

Ben boğuluyorum bu şehirde.

Virankaya'yı çok özledim koç yiğit.

Ben de.

Ağaçların yaprakları sararmıştır.

Derenin suyu da yükselmiştir.

Mis gibi toprak kokar şimdi.

(Dayı) Orada da ismimiz yoktu ama...

...Birsen'in bir tas çorbasını içerdik.

(Dayı) Aynı masada toplanırdık.

Gülerdik, sohbet ederdik.

Dertleşirdik.

(Dayı) Bu şehrin de seması var ama...

...ışıklardan yıldızlarını göremiyorsun.

(Dayı) Çok ağladık.

(Dayı) Orada düşmanı gözünden tanırdık.

(Dayı) Burası çok bulanık.

(Dayı) Kimsenin kimseye selam verecek vakti bile yok.

(Dayı) Herkesin acelesi var.

(Dayı) Hiçbir şeyi seçemiyorsun.

Gürültüden hiçbir şeyi duyamıyorsun. Çok ses var.

Virankaya'nın toprağını özledim.

Dağlarını özledim.

Kinini özledim.

Ne güzel anlattın be Dayı.

İnsan memleketini özlüyor Handan.

Orada senin parçan var çünkü.

Parçaların var.

İlk çocuğum doğarken öldü.

İkincisi, kızım Zeynep...

...sekiz yaşında Hakk'a yürüdü.

Sabrı öğreniyorsun.

Mesai arkadaşlarımın çoğunu Virankaya'da kaybettim.

Orada şehit oldular.

Bazen, çok bunalınca mezarlığa giderim.

Saatlerce oturur, rüzgârın sesini dinlerim.

Çok şey anlatır sana.

O elli santimlik mezar taşı...

...senin dert ortağın olur.

(Dayı) Fatih'in annesi.

Birsen.

(Dayı) İnsanın bir mezarının olmaması...

...yakınları için ne kötü.

Dertleşecek bir taşı bile yok.

İşte bunun için özlüyorsun memleketini.

Vatanını bunun için seviyorsun.

(Dayı) Onun toprağında senin parçaların var çünkü.

Toprağım dediğin...

...içinde senin parçalarının yattığı yer.

Öyle.

Ben bir Murat'a bakayım.

Bu arada Dayı, bunu Murat'a verirsin.

Dışarı çıkarken taksın. Güvenlik kameralarından korunmak için.

Diğer olayı da halledeceğim. Söylersin.

-Ben de-- -(Handan) Ben--

Sen söyle.

Ucuz atlatmışız yine.

Şansımız vardı diyelim.

Kurmay yıllardır bu işin içinde.

Düşman hiç bu kadar yakınlaşmamıştı.

O yüzden tedbirli olmak istediği için onu suçlayamayız.

Handan, ben kimseyi suçlamıyorum.

Sadece analiz yapıyorum.

İlk önce çok büyük bir baskın yedik. Sonra...

...çok adamımızı kaybettik.

Kudret'in saldırısını son anda önledik.

Artık daha farklı davranmamız lazım. Anlatabiliyor muyum?

Bunu Handan verdi. Dışarıda tanınmaman için takman gerekiyor.

-Eyvallah. -Yoksa seni yine keklik gibi avlarlar.

Ya ben nereden bileyim beni yüzümden tanıdıklarını?

E ne güzel İstanbul turu attın işte ya.

Bak Murat, sana bir şey diyeyim mi?

İstanbul'u tanımanın en güzel yolu ne biliyor musun?

İçinde kaybolmaktır ha.

Sen yine de ortalıktan kaybolma.

Bana lazımsın koç yiğit.

(Tufan) Sen ne yapıyorsun Korkut?

Çatışmada Fatih'in bulduğu telefon.

-Bana verdi. -İyi de o telefondan bir şey çıkmaz ki.

Normalde öyle. Ama ben yapılan son konuşmayı kurtarmayı başardım.

Yani...

...birkaç saniye.

Bir dakika.

Bu büyük başlardan birine ait olabilir.

(Erkek ses) Kurtulmayı başar-- (Silah sesi)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Fatih ses) Duyuyor musun beni?

Bu kadar mı?

Bu kadar.

Bir daha al.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

(Erkek ses) Kurtulmayı başar-- (Silah sesi)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Dur, dur, dur.

Bak burası.

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Ses arkadan geliyor. (Kuş cıvıltısı sesleri)

Şu kuş seslerini kaldırabilir misin?

Evet.

Şimdi bir daha ver.

Yükselt biraz, yükselt.

(Handan ses) Kötü bir şey mi oldu?

Bir şey mi oldu? Kadın.

(Murat) Hı?

(Dayı) Bir daha versene.

(Handan ses) Kötü bir şey mi oldu?

Ses çok arkada. Duymak için inceltilmesi lazım.

Seslerin kime ait olduğunu tespit edebilir miyiz?

İmkânsız. Ses tanımlamak için çok zayıf.

Yani kadın sesi olduğunu bile zor anladık.

Belki kadın sesi bile değil.

Bir daha versene şunu.

(Handan ses) Kötü bir şey mi oldu?

Kadın sesi.

Kurmay, karşımızdaki düşmanın çok güçlü olduğunu söylerken haklıydı.

Biz bu vatanın kalan son kalesiyiz.

Handan, bu vatanın kaleleri tükenmez.

Yeri gelir her ev bir kale olur.

Bak, bu yapıyı kurmak için çok uğraştık.

Bizim bildiklerimizi kimse bilmiyor.

Ama sizin o kurduğunuz yapı çökmek üzere.

Altında kalmamak lazım.

Bunu anlatmak istiyorum sana.

Sen daha dün geldin.

Şimdi de insanları mı suçluyorsun?

Her şeyi bildiğini mi sanıyorsun?

Her şeyi biliyorum demiyorum.

Düşman içimize kadar girmek üzere. Hatta girmiş bile olabilir.

-Ne demek istiyorsun yani? -Yaptığımız operasyonu kim biliyor?

-Duran'ı takip ettiğimizi? -Sen kimi suçluyorsun Fatih?

Buradaki herkes vatansever.

Eğer çatışmada benim dostlarım...

...neredeyse ölüyorsa, ben her şeyi sorgularım, tamam mı?

Bu benim en büyük hakkım.

Her şeyden şüphelenmek zorundayım.

Kimi mesela?

Kurmay'ı mı suçluyorsun? Beni mi?

-Kendi arkadaşlarını mı? -Orada dur.

Sen benim arkadaşlarım hakkında ne böyle bir şey söyleyebilirsin...

...ne de ima edebilirsin. Haddini bil!

Asıl sen haddini bil!

Daha dün dağdan gel-- (Telefon zili sesi)

Ben daha-- (Telefon zili sesi)

Alo?

(Kudret ses) Handan?

Ee, yanlış bir zamanda aramadım değil mi?

Hayır Kudret Bey, buyurun?

Rafinelerimizden bir tanesi sistem arızası gösteriyor.

Ee, çok acil olmasa aramazdım.

Tamam, hemen geliyorum.

Ben kimseyi hainlikle suçlamıyorum.

Sadece durumu anlamaya çalışıyorum.

Ben sana bir saattir bir şey anlatıyorum ama...

...belli ki aklın almıyor.

Küçük hanım sinirlendi gene.

(Müzik - Gerilim)

Sessizce, dikkatlice indirin malları.

Nedir onlar?

Silahlar.

Dünyada dostlarımız çoktur Afran.

Dostlarımız da bizden terör bekler.

Aha, terör de bu silahlarla olur işte.

Dışarıda fazla görünmeye gerek yok.

Hadi içeri girelim Afran.

Hadi, arkadaşlarınıza yardım edin.

(Nefes sesi)

Başım hâlâ kazan gibi.

Hele istirahat edecek bir yer var mıdır?

İstanbul'un havası adamı çarpar Afran.

Şu yanda bir oda var. Geç istersen.

Sağ olasın.

Yavaş la hırbo!

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik devam ediyor)

(Kurmay ses) Afran?

Afran, konuşabilirsin. Beni arayacağını biliyordum.

Başkan...

...başına bir şey gelirse seni aramamı söylemişti.

Doğru yaptın.

İstanbul'dayım.

Buluşmamız gerek.

Yarın önemli bir sevkiyat olacak.

(Kurmay ses) Buluşmayacağız.

(Kurmay ses) Beni dinle.

İsminin açığa çıkmasına müsaade edemem.

Bizim için çok değerlisin.

Bundan sonra bana çalışacaksın.

Başkan beni dışarı çıkaracağını söylemişti.

Görevimi yıllar boyu fedakârca yaptım.

Başkan öldü, biliyorsun.

Şu anda seni örgütten dışarı çıkaramayız.

Senin kim olduğunu bile bilmiyorum ben.

Şunu bilmen yeterli...

...Başkan'ın en güvendiği adamlardan biriydim.

Ve elimde...

...senin devlete çalıştığına dair belgeler var.

Başkan şayet öldürülürsem diye bunları bana vermişti.

Benim varlığımı, ne yaptığımı sadece Başkan biliyor sanıyordum.

(Kurmay) Senin gibi onlarca adam var Afran.

Hain olmadığımı bu şekilde ispatlayabilirim.

Normal hayatıma geri dönebilirim.

Elindeki dosya benim vatansever olduğumu gösteriyor.

Şu anda bu mümkün olmayacak Afran.

Bundan sonra benimle çalışacaksın.

Daha ne kadar?

Kiminle konuşuyorsun Afran?

Örgüte haber vermem gerek.

Ne yapıyoruz, kimlerle karşılaştık, nelerle karşılaştık.

Bölge sorumlusu benim.

Bunu benim yapmam gerek.

Emir emirdir.

Mutlu oldular mı bari ne getireceğimizi öğrendiklerinde?

Kulaklarına inanamadılar.

Alo? Yakup abi?

(Yakup ses) Söyle.

Abi, izlediğim araç durdu.

İçinden malları çıkarıp eve taşıdılar abi.

(Yakup ses) Sen oradan ayrılma.

Tekrar yola çıkarlarsa haberim olsun.

Anlaşıldı abi.

Ne oldu abi?

Her zamanki Kurmay.

(Yakup) Adam harcamaktan çekinmez.

Ama bu sefer değil.

(Telefon zili sesi)

-Efendim? -(Yakup ses) Fatih.

Buluşmamız gerek.

-Ne oldu? -(Yakup ses) Telefonda söyleyemem.

(Yakup ses) Ha, bu buluşmadan...

...Kurmay'ın haberi olmasın.

Asla.

(Müzik - Gerilim)

(Ayak sesi)

İyi ki geldin Handan. Teknisyenlerimiz çok uğraştılar ama beceremediler.

Ben hemen bakayım.

(Müzik - Gerilim)

Aa! Rafinelerimizden bir tanesine fazla dolum yapılmış.

Anlamadım?

Merak etmeyin, sorun yok. Ben şimdi diğerlerine dağıtırım.

Böyle bir bakışla sorunun ne olduğunu anladınız mı yani?

Benim işim bu Hatem Bey.

(Müzik - Gerilim)

(Dijital sesler) (Tuş sesi)

Allah Allah!

-Ben neden giriş yapamıyorum? -Handan Hanım...

...bu son olanlardan sonra herkesin güvenlik seviyesini düşürdük.

-Benimkini de mi? -Herkesin.

-Sizinkini Hatem Bey? -Handan Hanım...

...ben Kudret Bey'in özel güvenliğiyim.

Öyle mi? Bana da sağ kolu olmamı teklif etmişti ama...

...böyle oluyormuş demek ki.

Sizce de bu kadar güvenlik sıkıcı değil mi?

Handan Hanım, bu olanlardan sonra...

...ne kadar sıkıcı olursam kendimi o kadar güvende hissediyorum.

(Kudret) Bu bilgisayarı kullanmanızı istemiyorum.

Hatem, bu işlemi senin odanda yapabilir misiniz?

(Müzik - Gerilim)

Hallederiz. Buyurun.

Siz buyurun.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Abi, kitapların hiçbiri zarar görmemiş.

Görseydi hepsini teker teker ayıracaktınız...

...okunamayacak durumda olanların yerine yenisini tedarik edecektiniz.

Evet abi.

Ya da neydi o, Beyazıt Devlet Kütüphanesi'ydi neydi...

...gider hepsini oradan yenisini getirirdik, çok daha kolay olurdu yani.

Ben senden kolay olanı değil, doğru olanı yapmanı istiyorum Derman.

-İkisinin arasındaki farkı biliyor musun? -He, biliyorum abi.

Yani doğruyu yapmak zordur.

Kolayı yapmak içinse hiçbir çaba sarf etmem gerekmez, öyle değil mi?

O zaman doğru olanı yap.

-Çaba sarf et, kitapları ayır, ha? -Eyvallah.

-Yadigar. -Abi.

Adamlar eve gitmeyecek. Korumaları iki kat artır.

Hayırdır abi, başka bir saldırı mı bekliyoruz?

Dünyanın sorunu Yadigar, akıllı olanların hep kuşku içindeyken...

...aptalların küstahça kendilerinden emin olmasıdır.

Biz tedbirimizi alalım, gerisi kader.

Eyvallah.

Abi, bir şey diyeceğim ya. Yani hakikaten öyle...

...güzel laflar ediyorsun ki insanın ufku açılıyor yani.

Acaba diyorum, yani benim böyle laflar söyleyebilmem için...

...kaç yıl kitap okumam lazım, ne kadar çalışmam lazım yani?

-On beş yıl. -On beş mi? İyiymiş ya.

Hapiste.

Hapishane mi? Yok abi, ben almayayım ya. On beş yıl hapishane dedi ya.

He, ben yanındaydım.

Ben kitapları düzelteyim abi.

Vay! Abi.

-(Dayı) Selamünaleyküm. -Aleykümselam.

-(Dayı) Derman'ım, nasılsın kardeşim? -Dayıcığım.

Eyvallah.

-Çocuklar, bize müsaade edin. -Eyvallah.

-Dayı, o ceketimi veriyorsun? -Buyur kardeşim.

Eyvallah.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Nedir bu gizlilik?

Biz böyle işlerden hoşlanmayız Kor Yakup.

Biliyorum.

Sizinle böyle görüşmek istemezdim.

Ama siz Kurmay'ı benim kadar iyi tanımazsınız.

Kurmay için önemli olan sonuçtur. Ve bu sonuca ulaşmak için bazen...

...herkesi tehlikeye atmaktan çekinmez.

Benim başıma gelenler sizin de başınıza gelsin istemem.

Ne demek istiyorsun, daha açık konuş.

Kudret bir sevkiyat yapacak. Kurmay bunu biliyor ve hiçbir şey yapmıyor.

Neden?

Kurmay'ın bildiği her şeyi bilmiyorum. Bildiğim, sevkiyatı…

...bu adamlarla yaptığı. Adamım onları hücre evine kadar takip etti.

Afran.

(Silah sesi)

(Müzik - Hareketli)

Dokunma bana!

Afran mı?

Afran İstanbul'da mı?

Şimdi nerede peki?

(Müzik - Hareketli)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

-Evet? -Evet ne?

Şifrenizi söyleyecek misiniz, ben mi tahmin edeyim?

Bir saniye lütfen.

(Müzik - Gerilim)

(Tuş sesi)

Ya kırılamaz bir güvenlik şifreniz var ya da oturdunuz roman yazıyorsunuz.

Buyurun.

Evet, yeteri kadar vakit kaybettik. İşimize dönelim.

Ne kadar şanslıyız ki sizin gibi bir uzmanımız var.

Otuz tane teknisyenin fark edemediği sorunu bir bakışta fark ettiniz.

İnsan sorunu da sizin çıkardığınızı düşünmeden edemiyor.

Muhteşem bir hayal gücünüz var.

Siz benim ne kadar maaş aldığımı biliyorsunuzdur Hatem Bey.

İşte kimsenin çözemediği sorunları çözeyim diye veriyorlar bana o parayı.

Ve buna rağmen Kudret Bey’in teklifini kabul etmediniz.

Daha fazla sorun çözme şansını kaçırıyorsunuz.

Etrafta siz varken sorun sıkıntısı çekmeyiz.

-Evet, bitti. -Teşekkür ederim.

(Müzik - Gerilim)

Şifremi girerken kameranızı çalıştırdığınızı gördüm.

Paranoyak olmanız beni hiç ilgilendirmiyor Hatem Bey.

Ama bana bulaşmayın, alayım telefonumu.

İki kişi odama gelsin.

Hatem Bey, saçmalamayın. Verin telefon...

Bunu açtığımda...

...şifremi kameraya aldığınız görüntüleri bulacağım değil mi?

Handan Hanım, daha fazla çirkinleşmeden konuşalım isterseniz.

Ya da konuşmayalım. Çirkinleşmek benim hoşuma gider.

(Müzik - Gerilim)

Bakalım bu olanları Kudret Bey öğrenince ne yapacak?

Hiçbir şey yapmayacak.

Onun da son zamanlarda aklı başına geldi, merak etmeyin.

-Şifrem! -Şifren?

Senli benli olmaya başladık. O sahte nezaketinize ne oldu?

Ne oldu biliyor musun?

Seni yakaladım.

-Şifrem! -1881! Tahmin edersiniz diye düşünmüştüm.

(Müzik - Gerilim)

(Hatem) Şifremi ne yapacaktın ki, ha?

Bu bilgisayar dışında hiçbir yerde kullanamazdın.

Benim öyle bir niyetim yoktu.

(Müzik - Gerilim)

Bu ne?

Duyduğum kadarıyla benim kedimin videosu.

Çok tatlıdır, tanışsanız seversiniz.

-Bir saniye lütfen. -Yine sizli bizli olduk öyle mi?

Uzatmayın, alayım telefonumu Hatem Bey.

Buyurun.

Rahatsızlık için kusura bakmayın.

Estağfurullah.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

Afran.

-Kim? -Afran.

Afran?

Ha, şu örgütün elemanı. Hayalet diyorlar hani.

Senin gibi donanımlı bir adam Afran'ın kim olduğunu da bilir...

...onun bize Virankaya'da neler yaptığını da bilir.

Ee, tanıyorum Afran'ı, ne olmuş Afran'a?

Arfan'ın İstanbul'a geldiğini niye söylemedin?

Sana bildiğim birçok şeyi söylemiyorum Fatih.

Ama Kor Yakup çok konuşuyor. Bak bunu söyleyebilirim.

Bana bak Kurmay, o kafandan ne geçiyor bilmiyorum ama sana söyleyeyim.

Bizler emir eri değiliz.

Devletimiz için başımızı veririz ama daha senin için ne yaptığımızı bilmiyoruz.

(Fatih) Her şey senin kafanda gerçekleşiyor ve bitiyor.

Bizimle hareket etmiyorsun, bize bilgi vermiyorsun.

O Afran denen köpeğin İstanbul'a geldiğini bile bizden gizledin, neden?

Siz söylediklerimi yapacaksınız. Bana itaat edeceksiniz.

İstihbarat büyük resmi görmektir, zor kararlar almaktır.

Afran neden İstanbul'a geldi?

Bu seni değil, beni ilgilendirir.

Beni de ilgilendirir. Afran neyin sevkiyatını yapacak?

Önemli olan Afran değil, önemli olan Kudret de değil.

Önemli olan bu milletin tepesine çöreklenmiş olan bu yapıyı çözebilmek.

Kudret de önemli, Afran da önemli.

Bu milletin canına okuyan herkes önemli. Hesap vermek zorunda.

Zamanı değil.

Vatan yiğitlere cennet kokusu, hainlere cehennem korkusudur.

Zamanı geldiğinde baştan aşağı Mehmet, baştan aşağı peygamber ordusudur.

Unutma.

("Plevne Marşı" çalıyor)

("Plevne Marşı" çalıyor)

Hiçbir şey bilmiyorsunuz. Hiçbir şey.

(Müzik - Gerilim)

-Gidiyoruz. -Nereye?

Yılanın başını ezmeye.

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Gerilim)

Afran, efsane Afran...

...anlat bakalım, hele şu Virankaya'daki hainleri ortaya nasıl çıkardın?

Böyle şeyler uluorta konuşulmaz Nizam.

Sen bu dağların aslanıysan, ben de bu şehrin aslanıyım. Hele anlat bakalım.

Rütbeni mi ortaya koyuyorsun Nizam Başkan?

Rütbe mi? Haşa! Yalnız Afran, ben sorduğum zaman yapılmasını isterim.

İşte ortaya koyduğum şey budur.

(Müzik - Gerilim)

Virankaya'da...

...ne yaptıysak başarılı olamadık.

(Silah sesleri)

(Afran dış ses) Karşımızda Kaymakam Fatih Keskin’in de olduğu...

...müthiş bir ekip vardı.

Şu, helikopter kazasında geberen kaymakam?

Ama içimizde hainler olduğunu da bilirdik, bilirdik de...

...bir türlü ortaya çıkaramazdık. Derken...

...Gözcü ve Berfin'i yakından takip etmeye başladım.

Neden?

Haini baktığın yerde bulamazsan, bakmadığın yere bakmalısın.

Gözcü ve Berfin sık sık buluşmaya başlamışlardı.

Aralarında ilişki mi vardı?

Bunlar şahit olmadığımız şeyler değil Nizam Başkan.

Allah'ın belaları, buraları iyi dinleyin.

(Afran) Neyse.

(Afran) Olay günü ben bunların sakladıkları belgeleri buldum.

Hain olduklarını ispatlayan belgeler.

Bunlar bana silah çektiler.

Bak şuna! Ben yakalamasaydım eğer T.C.'ye götürecekti bunları.

Afran!

Yalan söylüyor Berfin! Hain o! Ben onu yakaladım.

-Hain sensin. -Sensin!

Hayır, odur.

Berfin, beni iyi bilir.

Berfin, bak bu çanta onun. İçindekilerle birlikte gidecekti.

(Gözcü) Kaçmaya çalışıyordu. Hain odur.

Sawer'i içeride zehirletip öldürmeye kalkan Gözcü'ydü, ben değil.

Seni kandırmaya çalışıyor.

Sawer'in de, ailenin de ölüm fermanını Gözcü vermiştir.

Hayır, Afran'dır. Afran!

-Hain o! Ben onu yakaladım. -(Gözcü) Hayır, odur. Hayır, sensin.

(Berfin dış ses) Geberteceğim!

Gözcü beni vurmayı başardı. Ben de Gözcü'yü vurdum.

Sonra da Berfin'i.

Beni de yaralı bulmuşlar.

Buraları daha iyi dinleyin.

Örgüt, benim de hain olmadığımdan emin olmak için bana üç ay işkence yaptı.

Gözcü'den aldığım belgeleri çantama koymuştum çünkü.

Hain olmadığımı ispatlamak için üç ay işkencede kaldım.

Dava uğruna üç ay acı çektin öyle mi?

Kaldır, kazağını kaldır. Kaldır kaldır.

(Müzik)

(Nizam) Bakın, gözünüzü kaçırmayın. Bu adam bunun için efsane.

Arkadaşlar, hepimiz yanlış yapabiliriz.

(Nizam) Sadece Afran gibileri davada yanlış gördüğü zaman vazgeçmez.

İşte bu yüzden efsane.

İşkence altındayken ne yaşattı seni? Davaya inancın mı?

-İntikam. -Kimden?

(Müzik - Gerilim)

Bize bunları yaşatanlardan.

(Müzik - Gerilim)

Az biraz dışarı çıkacağım. Hava almam lazım.

Al Afran, al.

Büyük adam.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

-Hallettim. -Hah. Ondan hiç şüphem yoktu.

Sizin şüpheniz yok ama...

...Hatem Bey biraz önce benden şüphelendi, telefonumu karıştırdı.

Bugünlerde herkesten şüphe etmek için nedenlerimiz var.

-Benden de mi? -İnan çok zor bir dönemden geçiyoruz.

(Kudret) İstediğim hiçbir şeyi yapamıyorum Handan.

Üstelik darbe üstüne darbe yiyorum.

Bak, sen haklısın. Senin için, de şirket için de...

...bu sana yapmış olduğum teklifin yanlış olduğunu düşünüyorum.

Ama ben kabul ediyorum.

-Anlamadım? -Teklifinizi kabul ediyorum.

Yönetimden sorumlu başkan yardımcısı olmaya hazırım.

Peki, bu fikrini niye değiştirdin, sorabilir miyim?

Aslında fikrim değişmedi. Kabul edecektim zaten.

Kadınlar erkekleri bekletmeyi sever. Kolay görünmemek için.

(Müzik - Hareketli)

Bugün beni gülümsetebilen tek kişi sensin.

İnan bana birlikte çok güzel işler başaracağız.

-Hiç şüphem yok. Ama bir şartım var. -Nedir?

Hatem Bey bir daha benden şüphelenirse onu vurma izni istiyorum.

(Gülme sesi)

Yok yok, Hatem şu sıralar kendinden bile şüphe eder durumda.

-Her neyse, hayırlı olsun ha? -Hepimiz için.

Ben gideyim artık.

(Kapı açılma sesi)

-Hatem Bey. -Handan Hanım.

Ben şirketten çıkış yapacağım, üstümü aramak ister misiniz?

Handan Hanım...

...kullandığım üslup için ne kadar özür dilesem azdır, kusuruma bakmayın.

İşte Hatem.

Özür dilemek bir erdemdir.

Öyle olsun.

Hatem, Handan Hanım yapmış olduğum teklifi kabul etti.

-Hayırlı olsun. -(Handan) Teşekkür ederim.

En çok da bu samimiyetinizi seviyorum.

İyi akşamlar.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

(Sessizlik)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı kapanma sesi)

Şişt!

Kimsin sen?

Özel harekât değilsin, onlar böyle tedbirsiz davranmaz. Kimin adamısın?

Kim gönderdi seni? Kurmay mı?

Kimsin lan sen?

-Kor... -Kim?

(Müzik - Gerilim)

Dayı?

(Vurma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Araba sesi)

Keşif yapmaya zamanımız yok. Dikkatli olacağız.

Ne olursa olsun Afran'ı ele geçireceğiz. Allah utandırmasın.

-(Fatih) Hazır mısınız? -Hı hı.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Şarjör sürme sesi)

(Silah kurma sesi)

Ulan keratalar, dikkat edin, birbirinizi vurmayın ha.

Ben bir Afran'a bakayım.

(Tekme sesi)

(Silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Silah sesleri)

Nizam!

(Silah sesi)

(Müzik - Hareketli)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

(Araba sesi)

Afran!

(Müzik - Gerilim)

Kimse bizi takip etmiyor, merak etme.

Nasıl buldular bizi?

Demek ki şehirde yeterince güvende değilmişsin Nizam Başkan.

Hücre evini tespit etmişler işte. Dikkat çekmişsiniz evde.

Mutlaka açık verdiler. Kaç kere söyledim şüphe çekmeyin diye.

(Müzik - Gerilim)

Senin hakkında az bile söylemişler.

Nasıl anladın, nasıl geldin kurtardın beni?

Dağda yaşaya yaşaya tehlikeyi önceden sezer olduk.

Şansımız da vardı aynı zamanda.

-Haklısın vallahi. Kimdi onlar? -Özel kuvvet.

Kim olacak şehrin ortasında?

Doğru söylüyorsun, vallahi doğru söylüyorsun.

Helal olsun sana Afran. Bu saatten sonra kimseye güvenmem.

Örgüt bana çok kızacak.

Ama yarın büyük sevkiyattan sonra kendimizi mutlaka affettireceğiz.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

-Kim olduğumu biliyor musun? -Sen yeni başkansın.

Doğru.

O zaman siz de bizim kim olduğumuzu biliyorsunuzdur.

Bu vatan için çok şey yaptığınızı biliyorum, büyük işler.

Ama artık başka bir yapıya geçmemiz gerek.

Teşkilatın gün geçtikçe zayıf duruma düşüyor.

Darbe üstüne darbe yiyorsun. Hata yapıyorsun. Artık buna müsaade edemezdik.

Bir nevi sizi kurtarmaya geldik.

(Müzik - Gerilim)

Fatih, oğlum. Yaşıyorsun demek.

Şükürler olsun. Şükürler olsun. Şükürler olsun.

(Müzik - Duygusal)

Afran, örgüt yarını beklemeyin diyor. Bu gece harekete geçiyoruz.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

(Müzik - Gerilim)

Fatih Keskin. Sizinle tanışmaktan onur duydum.

-Siz? -Başkan.

Kurmay, devlet için bu teşkilatı kurdu.

Bize de her zaman rapor verdi. Sizin yaşadığınızı biliyorduk.

Ama artık karşımızdaki düşmanı yenmek için başka yöntemlere ihtiyacımız var.

Artık yer altında saklanmayacağız. Düşmanla yüz yüze savaşacağız.

Hainlerin karşısına mertçe çıkacağız.

Bunun için var mısınız?

(Müzik - Hareketli)

Her zaman.

Neden şimdi geldiniz?

(Handan) Ben istedim çünkü.

Handan!

Handan tabii ki bize her zaman rapor veriyordu Kurmay.

Devlet için çalışan bir vatansever neden bizi bilgilendirmesin?

Yapımız çökmek üzereydi Kurmay. Çok yara almaya başlamıştık.

Üstelik çok adam kaybetmeye başladık. Bu müdahale gerekliydi.

Kudret ve onun kontrol ettiği hesaplardan 300 milyon dolar çekilmiş.

Hatem'in bilgisayarına girmeyi başardım.

O kadar parayla ne yapacaklar Kurmay?

Biz de onun peşindeydik. Eğer bıraksaydınız bu teşkilat--

Artık teşkilat yok.

Afran İstanbul'a geldi. Bundan haberin vardı ama bizimle paylaşmadın.

Sebeplerim vardı.

Neymiş bu sebepler?

Onun arkasındakileri öğrenmek istiyordum.

Afran burada çünkü...

...Kandil ve Kuzey Irak'ta konuşlanmış terör örgütleri...

...büyük bir sevkiyat bekliyor.

Bu sevkiyatın olması da Kudret ve onun ipini tutanlar için hayati önem taşıyor.

(Başkan) Eğer bu sevkiyat gerçekleşirse Kandil güçlenecek.

Örgüt de Türkiye topraklarında görülmedik bir eylem yapacak.

İşte buna izin veremeyiz.

Fatih, sınır ötesi bir sevkiyat. Bu mesele sizin uzmanlık alanınız.

(Başkan) Bölgeyi ve uzmanlık alanını çok iyi biliyorsunuz.

Ayrıca Afran'ı da çok iyi tanıyorsunuz.

Bu operasyonu senin yürütmeni istiyorum.

Emredersiniz.

Rahmetli başkan, senin hakkında gurur verici şeyler söylemişti.

Yanılmadığını biliyorum.

Şimdi bu, üniformalarımıza kavuştuk demek.

Bu artık sessiz değil, apaçık devlet adına çalışacaksınız demek.

Ailelerini tehlikeye atıyoruz.

Bizim işimiz hainlerin yapacaklarından dolayı korkmak değil Kurmay.

Gerekirse yüreğimizi siper eder, sevdiklerimizi yine koruruz.

(Başkan) Kalleşler ailemizi hedef alsa da...

...inancımızı, sevgimizi asla eksik etmeyiz.

Korkmadan, dirayetle yaşarız.

Fatih, 20 dakika sonra brifing için hazırlan.

Kurmay, seninle konuşmamız lazım.

Konuşalım.

(Müzik - Gerilim)

(Kudret ses) Demek sevkiyatı öne aldınız.

(Afran) Baskın yedik Kudret Bey.

(Afran) Daha fazla oyalanmanın manası yoktur.

(Kudret ses) Bu sevkiyat bütün dengeleri değiştirecek.

(Kudret ses) O yüzden çok dikkatli olmalısınız.

(Kudret ses) Artık tek bir hata bile olmamalı.

(Kudret ses) Burada sana güveniyorum.

(Kudret ses) Adamlarım size İstanbul çıkışına kadar eşlik edecekler.

Bu kadar adama gerek var mıdır?

(Kudret ses) İnan bana karşımızdakiler o kadar mahir ki...

...keşke elimizde daha fazlası olsa diyorum.

(Kudret ses) Bir de bu işi hallettiğin zaman seni tekrar görmek isterim.

(Kudret ses) Senin gibi bir adama her zaman ihtiyacım var.

Hadi hazırlığı bitirelim. Yola çıkmamız lazım.

Rahmetli Başkan'ın sana çok güvendiğini biliyorum.

Önemli dosyaları sana emanet ettiğini de.

35 yıl, 35 yıldır bu teşkilatın başındayım ben.

Bunun için sana çok teşekkür ederiz.

Bu vatan için yaptıkların paha biçilemez.

Ama her şeyin bir sonu vardır.

Peki şimdi ne olacak bana? Buraya?

Burayı lağvedeceğiz.

Sana gelince.

Emekli olmayı düşünmezsin sanırım.

Bizim gibiler ancak ölünce emekli olabilir.

O halde birlikte çalışmanın bir yolunu bulacağız.

Şimdi dosyalar...

...Başkan'ın sana emanet ettiği dosyalar nerede?

(Fatih) Teşekkür ederim.

Afiyet olsun.

Demek en başından beri Başkan'a haber veriyordun.

Doğrusu buydu.

Başkan'ın başından beri haberi vardı zaten sizden.

-(Fatih) Bugün... -(Handan) Bugün için...

(Gülme sesleri)

Bu defa sen söyle.

Bak Handan, benim senden ya da bir başkasından şüphelendiğim yok.

Ben Virankaya'dayken...

...verdiğim emirler neticesinde arkadaşlarımı kaybettim.

Ben o raporların hepsini inceledim.

(Handan) Senin gerçekten bir suçun yoktu.

O tuzağı kimse beklemiyordu.

(Fatih) Yine de onların liderleri bendim.

Ama benim verdiğim kararlar neticesinde şehit oldular.

Benim bütün öfkem bu yüzden.

O kadar çok korkuyorum ki...

...yine bir hata yaparsam ve bu çevremdekilerin hayatına mal olursa diye.

Onlar senin yanında emniyette.

Ben gördüm bunu.

Bizler hiçbir zaman emniyette değiliz Handan.

Sen iyi bir lidersin Fatih.

(Handan) Ve liderlik ettiğin insanlarla beraber yürüyorsun.

O insanların sana nasıl baktığını gördüm ben.

Seni ne kadar çok sevdiklerini de.

Bugün dağdan indin dediğim için özür dilerim.

Ayıp mı dağda yaşamak?

Yoo.

Değil.

İyi ki seni tanıdım.

Ben de iyi ki seni tanımışım.

Bir gün beni Virankaya'ya götürür müsün?

-(Fatih) Virankaya'ya? -(Handan) Evet.

İstiyor musun gerçekten?

Evet, merak ediyorum oraları.

(Gülme sesi)

Olur.

(Handan) Biraz anlatsana bana oraları.

Nasıl yerler?

Mesela köy düğünleri nasıl oluyor?

Köy düğünü, köy düğünleri?

(Gülme sesi)

Şaka yaptım.

Ha.

Çayını iç Fatih Keskin.

Bu arada içtiğim en kötü çay.

Ben yaptım.

Belli.

Hiç beceremem.

İçeceğiz artık, yapacak bir şey yok.

(Fatih) Ama öğrenirsin bir gün belki.

(Fatih) Öğretebilirim yani.

Olur.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Bakalım kafanı çıkardın mı Murat Efendi?

(Müzik)

Hıh, buldum seni.

Ne oluyor?

Allah kahretsin!

Herkesle eşliyor bu.

Allah kahretsin!

Program iyice kullanılmaz hale geldi.

Allah kahretsin!

Buyurun.

(Müzik)

Hepsi bu kadar mı?

Bu kadar.

Güzel.

Yarın geleceğini konuşacağız Kurmay.

Şimdi brifinge hazırlanalım.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Yüzbaşı) Son aldığımız istihbarata göre Afran, Kudret Yıldırım’ın tır parkında.

(Yüzbaşı) Uydudan elde ettiğimiz son görüntüler.

(Yüzbaşı) Buyurun Kaymakam Bey.

Önceliğimiz sevkiyatı durdurmak olacak.

Çok önemli olduğunu biliyoruz ama içinde ne olduğunu bilmiyoruz.

(Fatih) Diğer taraftan Afran.

Çok dikkatlidir.

Yakalanmamasının sebebi sürekli yer değiştirmesidir.

(Fatih) Bir yerde fazla kalmaz.

Onun peşinden biz gideceğiz.

Ne olursa olsun sağ yakalanacak.

(Fatih) Üç ayrı yerden saldırı yapacağız.

Birinci tim yoldan, ikinci tim giriş kapısı...

...biz de tel örgü tarafından saldıracağız.

(Fatih) Koordineli olmamız lazım.

Anlaşılmayan bir şey var mı?

Yok efendim.

Dayı.

Kan dökmeyi sevmeyiz.

Ancak vatan söz konusu olduğunda...

...dünyanın şah damarını keseriz.

Biz bu yola baş koyduk, yemin ettik.

Ölürüz ama dönmeyiz.

Bunu unutmayacağız.

("Plevne Marşı" çalıyor)

Eyvallah.

"Dağlarda çiçek ay gülebatın"

"Hamudan göyçek ay gülebatın"

(Yadigar) Ya nereye gittin küçük kafa ya?

-(Dermen) Tövbe Ya Rabbim, küçük kafa diyor. -(Yadigar) Ya kediyi kaybettik.

Hay Allah'ım Ya Rabbim ya.

(Yadigar) Cık. Nereye gittin ulan?

Pisi pisi pisi. Yok vallahi, yok işte.

-(Yadigar) Hah. -(Derman) Hah.

(Derman) Hah. Ne oldu, bulamadın mı kedileri?

Yok ya, her yere bakıyorum, minik kafa yok işte.

Ben biliyorum nerede olduklarını.

-(Yadigar) Vallahi mi? -(Derman) Vallahi billahi.

Nerede?

(Derman) Gel, gel, gel.

Ne? Ya Derman, yapma kurbanın olayım ya.

Ya bir şey yok ya, öğreteceğim sana, hadi gel.

Ya bir şey yok diyorum, bilmiyorum oğlum kullanmayı.

Beceremiyorum diyorum ya.

Ben öğreteceğim diyorum bak, benden daha iyi bir öğretmen bulamazsın ha.

Gerçekten diyorum. Hadi geç ya.

-(Yadigar) Derman. -(Derman) Ha?

Var ya, sen bu kadar sevimli olmasan... Neyse.

(Derman) Seviyorsun beni değil mi?

-(Yadigar) Derman. -(Derman) Ha?

(Yadigar) Galiba seviyorum seni.

(Derman) Seviyorsun değil mi? (Yadigar gülme sesi)

-(Derman) Gel, gel. -(Yadigar) Ah.

-(Yadigar) Evet, ne yapıyoruz şimdi? -(Derman) Gel hele gel.

Şimdi ortada bir tane büyük tuş var.

Ona yavaşça bas.

Tuşa basıyorum. Evet.

Orada bir tane minik tuş var, şimdi ona da basacaksın.

-(Yadigar) Basıyorum. -(Derman) Bas.

-(Derman) Ha. Çok güzel. -(Yadigar) Ha.

Bunu aşağı doğru indirdiğin anda araba gidecek.

-(Derman) İndirdin. -(Yadigar) Ha.

Aferin. Sol tarafta bir de el freni var.

Onu da böyle kendine doğru çek.

Onu da kendime doğru çekiyorum.

-(Yadigar) Tamam. -(Derman) Çektin.

Solda bir de far var, onu da yak. Farları da yak.

Ya ne çok işi var bunun.

-(Yadigar) Çektim ha. -(Derman) Çok güzel.

(Yadigar) Ha. Şimdi?

Ayağını o büyüğünden yavaş yavaş çek, sağ taraftakine bas.

(Derman) Şimdi sağ, sağdakine bas.

Ya olmuyor işte ya.

Olacak, olacak.

Bu direksiyondur biliyorsun değil mi?

E yuh, sen de artık yani, biliyoruz. O kadar da değil.

-Tamam, neyse, şimdi panik yapmadan... -(Yadigar) Tamam.

...hafifçe yap.

(Derman) Hafifçe bas.

(Derman) Evet, tamam.

E olmuyor abi ya.

Tövbe ya Rabbi ya. Yavaş bas ya, acele etme.

Yani yavaş.

Abi, frene basma, basma.

Ya oğlum, basmıyorum.

-(Derman) Küçüğüne basıyorsun. -(Yadigar) Tamam, dur.

-(Yadigar) Aha gidiyoruz. -(Derman) Aferin ya, işte vallahi çok güzel.

-(Derman) Çok güzel, yavaşça. -(Yadigar) Vallahi...

(Fren sesi)

(Kapı vurma sesi)

(Kapı açılma sesi)

Abi.

Ne var Yadigar? Meşgulüm.

Abi.

Meşgulüm dedik ya.

(Müzik - Duygusal)

(Yadigar) Abi, nasıl olduysa...

...burayı bulmuş.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

Bu sen misin?

Evet.

Sen...

...sen benim...

...babamsın.

(Müzik - Duygusal)

Doğru.

Annenin...

Mehveş'in burada olduğundan haberi var mı?

Hayır.

Peki, nasıl buldun beni?

İster inan ister inanma ama...

...seni doğum günümde gördüğümde bir şey hissetmiştim.

Sonra annemin fotoğrafları sakladığı yerde bunu buldum.

Sürekli evimizin etrafında dolaşan iki adamı da düşününce...

Plakalarını almıştım.

Bizim sigortacı Sami abiden araştırdım.

Buraya geldiğimde de anladım ki...

...doğru yerdeyim.

Aferin.

Zeki kızsın.

Anneme çekmişim.

Kesinlikle.

Adının Cemal olduğunu sanıyordum ama...

...adamlarından biri sana Yakup dedi.

Uzun hikâye.

Dinlerim.

Sen dinlersin ama benim anlatacak...

...vaktim yok.

Bunca zaman yanımda değildin.

Bul vakit.

Nasıl ya?

Bütün hayatım boyunca yanımda değildin.

Bana ayıracak vaktin yok mu?

Annem seni bırakmakta çok haklıymış.

Ben anlatırım, beni dinlersin...

...ama bu hiçbir şeyi değiştirmez.

Senden bir ricam var.

Bir de benden bir şey rica edeceksin öyle mi?

(Yakup) Evet.

Sakın bir daha buraya gelme.

(Müzik - Duygusal)

Derman!

(Kapı açılma sesi)

Küçük hanımı evine kadar bırakın.

Zahmet olmasın.

Ben her zamanki gibi yalnız giderim.

(Müzik - Duygusal)

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Ağlama sesi)

(Müzik - Duygusal)

(Derman) Ya bacım.

(Derman) Bacım.

Ya hele bir dur ya.

Git başımdan.

Ya bir dur ya, Allah Allah.

O adam her gün kapında nöbet bekliyor sen biliyor musun?

-(Damla) Ne? -(Derman) Ya.

Hangi sınıfa gidiyorsun, notların nedir, arkadaşların kimdir, hepsini biliyor.

Yatak yüzü görmemiş ya sırtı.

(Derman) Her gece geliyor, sabah gidişini izliyor biliyor musun?

Niye öyle davrandı o zaman orada?

(Derman) Sakin ol.

Gidelim bir yerde oturalım, konuşalım.

Babanı yargılayacaksan ondan sonra yargıla.

(Derman) Bizden sana bir kötülük gelmez.

Merak ettiğin bir şey varsa babanla ilgili de sorarsın.

(Kapı açılma sesi)

(Müzik)

(Müzik)

(Fatih) Afran orada, konteynırdan indi.

(Fatih) Ne taşıdığını göremedim.

Sen nasıl bir hainliğin peşindesin yine?

(Afran) Ne kadar var burada?

Yaklaşık 300 milyon dolar.

Senin görevin buydu Afran.

O nedenle Kudret için seni dağdan şehre indirdik.

Güvenilir adam arıyorduk.

Bu kadar para.

İlk defa göndermiyoruz.

Daha önce de yüklü meblağlarda göndermiştik.

Kimden geliyor bu paralar?

Dünyayı yöneten güçlerden.

Bu parayla çok güçleneceğiz Afran.

Bu kadar para...

(Müzik)

(Nizam) Nasıl, aklın almıyor değil mi?

(Afran) Hayatta bu kadar şaşırmam sanmıştım.

Yanılmışım.

Daha önce bu parayı paylaşıyorduk.

(Afran) Kiminle?

-(Afran) Paralel yapıyla mı? -(Nizam) Evet.

(Nizam) Şimdi bize kaldı.

Başkan'ı öldüren adama bile parayı buradan verdik.

-(Afran) Başkan dedin değil mi? -(Nizam) He.

Başkan'ı vuran paralelin adamıydı.

Ama bu işler parasız olmuyor.

Mustafa.

Başkan'ın gerçek ismi buydu.

Afran, bilmediğin şey yok mu?

Biliyorum çünkü 30 yıllık dostumdu.

Vallahi güzel, şaka yaptığını bilmiyordum.

(Susturuculu silah sesi)

Merak etme.

Arkandan birçok arkadaşın seni takip edecek.

(Kapı kapanma sesi)

Bir şey içer misin?

İçmezsen de söylüyorum yani.

Kardeş, bize iki çay verir misin?

Babam hakkında konuşacağını söyledin.

Başla istersen.

Vallahi abla...

Yani pardon, Damla.

Ben nereden başlasam olmayacak.

Ben başlayayım o zaman.

Babam neden adını değiştirdi?

Sen onu Cemal Sönmez olarak bil.

Ne ya bu saklanmalar, bir gizemler, isim değiştirmeler falan?

Sizin için, sizi korumak için yani.

Kimden?

Bak, bunu söyleyemem.

Ama babanın çok düşmanları var.

Yani sizin hayatta olduğunuzu öğrenirlerse o zaman başınız belaya girer.

Bırak belaya girmesini, hayatınızı kaybedebilirsiniz.

(Derman) Anlatabiliyor muyum?

Bu söylediklerimi duysa var ya, beni en yakındaki ağaca asar.

Ama baban sizi korumak için kendi adından vazgeçti.

Siz onun izini kaybettiğini düşündünüz.

Ama o her gece kapıda nöbet bekledi. Sizin kapınızda.

Hem bir gün gelecek bu savaştığımız bütün düşmanları yeneceğiz.

O zaman göreceksin.

Yakup abi o zaman dimdik çıkacak karşınıza.

Ne yani, babam mafya falan mı?

(Derman) Cık.

Bak, senin baban büyük bir vatansever.

Çok büyük bir vatansever. Bunu sakın unutma.

Bak, ben onun hakkında bildiklerimi sana anlatamam.

Ama bildiğim bir şeyi sana söyleyeyim.

Senin baban seni çok seviyor.

Hem o kadar çok seviyor ki senin hayatın için...

...kendi içindeki sevgiden vazgeçebiliyor yani.

Bu, bir babanın yapabileceği en büyük fedakârlıktır.

(Derman) Bunu unutma.

(Derman) Bana inanmak zorunda değilsin.

(Derman) Bunun için bir sebebin yok.

Ama ben sana doğruyu söylüyorum.

(Müzik - Gerilim)

Emrettiğiniz gibi Hatem Bey.

Kor Yakup'un mekânını gizlice izliyordum.

Kız kim?

Bilmiyoruz.

(Derman) Sıkma canını hadi. Çayını iç.

Göreceksin.

Yakında babanın seni ne kadar çok sevdiğini göreceksin.

Herkesin zayıf bir noktası vardır Kor Yakup.

Ve Sabbah o noktayı bulur.

(Müzik - Gerilim)

Handan.

Sırtımda bir hançer var, çıkarsana.

(Müzik - Gerilim)

Bana kızdığını biliyorum Kurmay.

Ama bu yapılması gereken bir şeydi.

Bizim için, bu memleketin iyiliği için.

Ve Fatih'in iyiliği için.

Ona nasıl baktığını gördüm Handan.

Sen beni neyle suçluyorsun Kurmay?

Benim yaptığım bunca şeyden sonra bunu nasıl söylersin?

Seni ben yetiştirdim.

Bunu bana, bu teşkilata nasıl yaparsın?

Ben ne yaptıysam bu vatan için yaptım.

Ve yapmaya da devam edeceğim.

Operasyon başlıyor.

(Müzik - Gerilim)

Yürüyün. Harekete geçin.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Kapı açılma sesi)

Artık yola çıkmıyor musun?

Biraz sonra.

O benzin bidonuyla ne yapıyorsun?

(Susturuculu silah sesi)

(Müzik - Gerilim)

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

(Susturuculu silah sesi)

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

(Silah sesleri)

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

(Silah sesi)

("Turan Ensemble - Er Turan" çalıyor)

(Fatih) Afran.

Fatih.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Yıldız dış ses) Bazen çok özlüyorum onu Fatih abi.

(Fatih dış ses) Ben de.

(Fatih dış ses) Keşke burada olsa da cevaplarını...

...bulamadığım soruları ona sorsam.

(Müzik - Gerilim)

Hepsi onun sayesinde.

(Fatih) Keşke görseydi.

At silahını.

Gerçeği bilsen, kim olduğumu.

Afran, at silahını. Buna bir daha izin vermem.

(Nefes sesi)

(Müzik)

Şu haline bak.

Dokunma bana!

(Nefes sesi)

Neden?

Bana cevap ver. Neden?

(Nefes sesi)

Neden?

(Fatih) Neden?

(Nefes sesi)

Neden?

Kıpırdama.

Kıpırdama.

Beni vuramazsın Fatih.

Amca, kıpırdama.

(Nefes sesi)

Amca, kıpırdama.

Kimse bana inanmayacak.

En iyisi evlat...

...sevdiğim birisi çektiğim bu acıları bitirsin.

(Müzik)

Afran, yapma.

(Başkan dış ses) Sana daha önce söylemiştim.

(Başkan dış ses) Senin kayıtlı olduğun tek yer benim zihnim.

(Başkan dış ses) Benden başka herkes seni hain olarak biliyor.

(Kurmay dış ses) Başkan öldü biliyorsun.

(Kurmay dış ses) Şu anda seni örgütten dışarı çıkaramam.

(Kurmay dış ses) Ve elimde...

...senin devlete çalıştığına dair belgeler var.

(Afran dış ses) Elindeki dosya benim vatansever olduğumu gösteriyor.

(Afran dış ses) Hain olmadığımı bu şekilde ispatlayabilirim.

(Afran dış ses) Normal hayatıma geri dönebilirim.

(Kurmay dış ses) Şu anda bu mümkün olmayacak Afran.

(Kurmay dış ses) Bundan sonra benimle çalışacaksın.

(Afran dış ses) Daha ne kadar?

(Müzik)

(Müzik)

Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Gülşen Arguç

Seslendiren: Barış Bölükbaşı

Alt Yazı: Çağrı Doğan - Tugay Çiftçi - Gökberk Yılmaz - Özgür Deniz Türk

İşaret Dili Tercümesi: Volkan Kurt

Son Kontroller: Zerrin Çınar - Beliz Coşar - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik - Jenerik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.