All language subtitles for Yunus Emre 36.Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

"BU DİZİDE İÇ ANADOLU ŞİVESİ YER ALMAKTADIR"

Efendim müsaade buyurursanız...

...Allah'ın emri, peygamberin kavli ile kızınız Bacım Sultan'ı...

...oğlumuz Candaroğlu Şahin'e isteriz.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Hayırlısı olur inşallah.

(Şeyh) Olanda hayır vardır elbet.

Allah Şahin Bey'imizin ömrüne bereket...

...vaktine hayır vere inşallah.

(Müzik - Gerilim)

Argun Bey geldiniz, niyetiniz beyan ettiniz.

Getirten de, götürten de sağ ola.

Ama...

...bu işler hesap kitap işleri değil.

Gönül işleri elbet.

(Şeyh) Bizim tenimiz eskidi.

İki ihtiyarcığız artık Hatun ile.

Diyeceğim bu işlerin dinimizde dahi töremizde usulü, esası vardır.

Hele bir usule, esasa müracaat edelim.

(Müzik - Gerilim)

(Gök gürültüsü sesi)

(Şeyh dış ses) Mademki hesap değil gönül işidir bu işler...

...yuva; taş ile kerpiç ile değil gönülle kurulur.

(Şeyh dış ses) Velhasıl kelam, istenen gönül benim değildir Argun Bey.

(Şeyh dış ses) Gönül, Çalap’ın tahtı.

(Şeyh dış ses) Çalap'ım, kızım Bacım Sultan'ın içine ne der, nereden bilelim?

(Şeyh dış ses) Ee boşuna demezler rızasız bahçenin gülü derilmez deyi.

(Gök gürültüsü sesi)

(Yağmur sesi)

(Gök gürültüsü sesi)

(Gök gürültüsü sesi)

Bismillahirrahmanirrahim.

(Gök gürültüsü sesi)

(Gök gürültüsü sesi)

(Şeyh) Babasıyız elbet ama kuracağı yuvada hürdür kızım.

(Şeyh) Hakkı var.

(Şeyh) Kendi hakkını kullanmak da...

...en tabii hakkı olsa gerek.

Hele bir fikrine müracaat edelim kızımızın.

Sonra size kararımızı bildirelim.

(Müzik - Sufi)

(Müzik - Sufi)

Yunus'um vazifeye varanda Bey'e selamımızı ilet.

De ki...

...bizden beklediği cevabımız menfidir.

Ee hadi bugünlük bu kadar ayaz yeter nasibimize.

Dervişan namaza birlenir şimdi.

Hoş gelmişsin Yunus Efendi.

Hoş görmüşüz Bey'im.

Şeyh'imiz merakta kor bizi Yunus Efendi.

Şeyh'im beklediğiniz cevabı bizim ile göndermiştir.

İşitmek isteriz o halde Şeyh'imiz kızını oğlumuza vermeye...

...razı mıdır, değil midir?

Şeyh'im demiştir ki...

...var, Argun Bey'e selamlarımızı ilet.

Aleykümselam, aleykümselam ha!

Şeyh'im der ki Argun Bey'in beklediği cevabımız...

...menfidir.

Sen varıp gidende kim süt kaynata bize bakalım?

Nere varır gider mişim ben?

Beyoğluyla evlenip de koca konağı bırakıp, bu iki göz evde yaşayacak değilsin ya?

Beyoğluyla evlenseydim dediğin doğru idi.

-Ama evlenmem ki. -Yemin ver?

Boş yere yemin verilmez.

Ama evlenseydim, evlenirim der idim...

...evlenmem ki, evlenmem derim.

Yunus Ağa'm boşuna üzülür o vakit.

Yunus Ağa'n üzülür mü?

Üzülmeyeydi, Candaroğlu görücü gelende neden varıp gider dergâhtan.

Islanmış ıslanmış geldi, al bir de hasta oldu şimdi.

(Şahin dış ses) Bana değil, sana hayır der Şeyh bilmez misin?

(Argun dış ses) İti değil, sahibini tanır elbet!

Cevabına bakılırsa sahibini iti kadar da tanımaz!

Bey'im, Bey'im, Bey'im, Bey'im!

Verememişiz belli, sen o diline terbiye ver.

Bey'im!

Bir dahakine Sarı'ya bırakmam bilmiş ol!

Bey'im çıkalım, çıkalım.

Hadi Bey'im.

Benden pek hazzetmezsiniz bilirim Yunus Efendi, hakkınızdır da.

Hoş olmayan şeyler elbet aramızda olanlar.

Olanlar oldu...

...ölenler öldü.

-Siz şiir mi yazarsınız? -Yazmam.

Şair olan sizsiniz.

Yazmaz, söylersiniz o vakit.

Şiiri ille yazmalı mı?

Söylenen şiir olmaz mı?

Konuşmak isterdim elbet.

Ama...

...yardımınız için teşekkür etmeye geldim, gitmeden.

Nere gidersiniz?

Tek bildiğim...

...konaktan gitmem gerektiği.

(Şahin) Hem de hemen, Candaroğlu tehdit etmez.

Yapar, bilirim.

Oğlu olsan da.

Gidecek yeriniz var mıdır?

Destur Şeyh'im.

Gel Kasım'ım gel.

(Kasım) Efendim niçin zahmet buyurusunuz?

(Kasım) Alelade işle yorarsınız kendinizi.

Kim der temizlik alelade iştir?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

(Müzik - Jenerik)

-(Şeyh) Hoş gelmişsin Yunus’um. -Hoş bulmuşuz Şeyh’im.

-Sen de hoş gelmişsin Şahin Bey. -Hoş bulmuşuz Şeyh’im.

Estağfurullah, aynısından sende de var.

Şahin Bey’in bir vakit kalacak bir yere ihtiyacı vardır Şeyh’im.

Konuğumuz için boş bir hücremiz, döşeğimiz var mıdır Kasım’ım?

-Vardır elbet Şeyh’im. -Hele gösteri ver o vakit. Yabancı mıdır?

-Dayıoğlundur en nihayet. -Müsaadenizle.

Beyinizin haberi var mı ola ki vaziyetten Yunus'um?

Yoktur Şeyh’im.

İyi.

Var istirahat buyur hele Şahin Bey.

(Müzik - Sufi)

Gelene git denmez deriz de beyoğlu hariç midir deriz?

Ha bir beyin oğlu ha düşkün bir Âdem oğlu.

Gelenin yeri, gidenin yolu hazır.

Az çabuk hele birlendi cemaat.

Cemaat içine çıkarız bre.

Hırkası düzgün olmayanın, sıfatına bakılmaz.

Niye bakmasınlar?

Marifet hırkada değil hırkayı giyende.

Öyledir elbet ama bizde dervişlik nedir bilmez değiliz Yunus Ağa.

Ee ben bilmem dervişlik neymiş anlatıver de bilelim hele?

Bir sürü şartı vardır ama dervişliğin ilk şartı, hırka ile taçtır.

-Öylemi dersin? -Yalan mı derim?

Dervişlik hırka ile taç ile değil mi?

Misal; tanımadık bir memlekette çarşıya varsan...

Nereden bileler ki sen dervişsin? Hırkandan bilirler elbet.

-Kim demiştir bunları sana? -Âdem Efendi anlatıverdi.

İyi ama neden kızarsın şimdi?

Sana kızmam.

-Kime kızarsın? -Hadi namaza geç kalmayalım.

(Şeyh) Murad; yani istek iradeden gizlidir.

(Şeyh) Murad; iradeyi bilir ama irade isteği bilmez.

O halde külli iradesiyle olduran, öldüren Yaradan...

...her ne yapar ise iradeye uygundur.

(Şeyh) Şaşmamak, şaşırmamak gerek.

Vardığın yerde, kim ben senden üstünüm der ise...

...bil ki o mecliste ahmaklar vardır.

Peygamber Efendi'miz...

...Yarabbi biz sana bir hakkın kulluk edemedik der iken...

...kimsin ki yoldan gelene üstünlük taslarsın.

(Şeyh) Bir bildiğin var ise otur oturduğun yerde.

Ne demeye yoldan adam çevirir de...

...bildiğini anlatıverirsin.

(Şeyh) Yoksa bildiğin, seni tatmin etmez mi ?

Başkasının işini gücünü işi gücü belleyenin...

...inandığı da batıl olsa gerek ki başkalarına anlatır.

Yılandan eğri omurgan var otur kendini düzelt eğri arar isen.

Beyazıt-ı Bestami'ye bir karpuz kesip verdiler.

Hazret dedi ki; ben Peygamber Efendimiz'in...

...karpuzu nasıl yediğini bilmediğim için bu karpuzu yiyemem.

İşte peygamberlere uygun davranış hem manada hem surette budur.

O halde, sen kimsin ki bana vaaz edersin?

Sen yolunu yürümüş bitirmiş misin de bana yolumu tarif edersin?

Senin şu yoldaki taştan ne farkın var?

Bilmez misin ki O ister ise cansızları dahi konuşturur.

Cümle varlık O'nu anar.

Sana bu alemde, bir ihtiyaç mı var sanırsın?

(Şeyh) Nedir kendini atfettiğin bu övün, ne demeye böbürlenirsin?

Her attığın adım birilerinin kıyameti iken, sen hangi sözünle hakkı konuşursun?

Bir kandil bulmuş isen, az haneni aydınlatsın.

Yahut yola tut yolunu aydınlatsın.

Neden başkasının yolu ile uğraşırsın?

Ne der şair...

...ey Senai gel bu alemde kalenderler gibi yaşamaya bak.

O temizlikten dem vuran kuru davacının gözlerine toprak saç.

Marifet hakikatte.

Hakikatsiz dava kuru dava.

(Şeyh) Dilden dile eskimiş, pörsümüş bir dava.

Az evvel deyiverdiğimiz gibi, O ister ise taşa da kendini zikrettirir.

Adamın birisi bir Hint kılıcı getirdi arkadaşına...

...ve dedi ki; bu elimdeki kılıç Hint kılıcıdır.

Vurduğu her şeyi ikiye yarar.

Arkadaşı her şeyimi dedi.

Her şeyi ikiye yarar dedi.

İyi bakalım, ver bir gerçekleyiverelim dedi...

...ve kılıcı aldığı gibi var gücüyle oradaki taşa vurdu.

Ama iki parçaya ayrılan taş değil Hint kılıcı oldu.

Hani dedi efendi bu Hint kılıcı her şeyi ikiye ayırır idi?

Adam baktı baktı deyecek bir şey yok.

Kılıç marifetlidir ama bu taş daha marifetli çıktı.

Bu ihtiyar da ne anlatıverir dersiniz.

(Hep bir ağızdan) Estağfurullah!

Ah...

...öyle işte bu işler.

(Şeyh) Ne deriz?

Bilen söylemez, söyleyen bilmez.

Eh haydin bakalım canlar işi olan işine...

...zikri olan zikrine.

İsmail’im kurbanım hele kal bu gece misafirimiz ol.

Geç oldu vakit konuşacak hal mi kaldı bende.

İyi, konuşmayıveresin sende döşeği seriverir Bacım Sultan aban...

...devrilip yatarsın işte.

Sen ne yaparsın Yunus Ağa?

Sen var kal Şeyh’imizle. Sen ne yaparsın ben ne yaparım?

Konaktan Yunus Efendi'yle birlikte çıkar iken gören olmamış mıdır ki?

Birlikte çıkmamışız, dışarıda dereboyunda buluştuk Yunus Efendi'yle.

İyi ama er yada geç öğrenir Bey dayımız burada olduğunu.

Bir fenalık mı yapar dersin dergâha?

Demem elbet demem ama.

Bir yanda dergâhımız öte yanda Bey dayımız.

Her şey sulh içinde yoluna gire diye duacı oluruz.

(Kapı açılma sesi)

-(Yunus) Geceniz hayrola. -Cümlemizin pirdaş.

Bizde bir iki kelam edelim demiştik Şahin ile.

Söze gelende hala dayı çocuklarıyız ama pek görüşemeyiz.

-(Kasım) Dünya hali. -Bizde bir iki kelam edelim isteriz pirdaş.

-Hayrolsun pirdaş şimdi mi? -Şimdi isteriz.

Allah rahatlık vere Şahin.

Akşamınız hayrolsun.

(Kapı gıcırtısı sesi)

Merak edersiniz elbet sizi ne için ünlerim.

Buyurun pirdaş kulağım sizdedir, sorunuz nedir?

İsmail, Âdem Efendi'den bazı şeyler işitmiş...

...bana anlatıverdi.

Bilirsiniz Şeyh’imiz eğitiminin üzerine titrer.

Hemi kitap okusun hemi iş işlesin ister.

Yunus Efendi, Âdem’in bildiği ettiği bizim ona öğrettiğimizdir, ne ise o!

Malum Şeyh’imiz bize bende kılmıştır Âdem Efendi'yi.

Eğer deyecek bir lafınız var ise bize demeniz icap eder.

Edecek bir kavganız var ise benimle edin.

İyi o vakit.

Diyelim madem.

Âdem Efendi diyesiymiş ki...

...dervişlik dediğin hırka ile taçdır.

Onu da biz demişiz. Yalan mı demişiz?

Yalan değil elbet.

Ama noksan demişsiniz.

Hırka ile taç dervişlik değil dervişin kıyafetidir.

Yunus Efendi siz yolunuza varın biz yolumuza varalım.

Siz hakikat denizinde yüzmeye devam edin.

Biz garipler şeriat gemisini terk eylemeyiz.

Kasım Efendi!

Gemi...

...denizden ayrı değildir.

(Müzik - Gerilim)

(Kasım iç ses) Fazla tevazu gösterme gerçek sanırlar Kasım Efendi.

Tövbe estağfurullah.

(Kasım iç ses) Tövbesi yok bu işin.

(Kasım iç ses) Ya talip olma ya şikayet etme, ikisi bir arada olmaz.

(Kasım iç ses) Gözünü açtın şu dergâhın taşını duvarını gör ama...

...şu avludan daha dün girenler sana adap öğretir.

(Kasım iç ses) Ya talip olma ya şikayet etme.

Estağfurullah, estağfurullah!

Estağfurullah, estağfurullah!

Estağfurullah!

Şahin kusura bakmayasın.

(Kapı gıcırtısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Celal) Şahin Bey.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Anlat hele ne işer karıştırır Şeyh Efendi dergâhta?

Hiçbir şey.

Öylede; bu kaynayan kazanın odunu nereden gelir ya?

Kim kışkırtır bu ahaliyi?

Ben bir şey görmedim, kendi halinde insanlar.

Bu ne muhabbet?

Elinden gelse açıklarını bulsan örteceksin.

Yalan mı konuşayım istersin?

-Olmayana var mı diyeyim? -Dediklerimi yap kâfi!

Var git şimdi, dikkat çekmeyesin sakın!

Benim işime yarayacak bilgiler getir bana!

Açık kapıları değil kapalı kapıları dinle!

Hadi!

(Müzik - Gerilim)

(Sure - Hüvallahüllezi) "Euzü billahimineş şeytanirracim"

"Bismillahirrahmanirrahim"

"Hüvallâhüllezi lâ ilâhe illâ hû"

"Âlimü'l-ğaybi veş-şehâdeh, hüver-rahmânür-rahîm"

"Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû"

"El-melikül kuddûsüs selâmül mü'minül müheyminül azîzül cebbârul mütekebbir"

"Sübhânellâhi 'ammâ yüşrikûn"

"Hüvallâhül-hâlikul-bâriül-müsavviru lehül-esmâülhüsnâ"

"Yüsebbihu lehü mâ fis-semâvâti vel-ard"

"Ve hüvel-'azîzül-hakîm"

"Sadakallahul azim"

"Subhane rabbike rabbil izzeti amma üyesifun"

"Veselamun alel murselin"

Vel hamdülil lahi rabbil alemin"

(Şeyh) El Fatiha!

(Hep bir ağızdan) Allahümme salli âlâ seyyidina Muhammed"

(Müzik - Ney)

Ya Allah hu!

Hele varın çorbanızı içiverin canlar.

(Sessizlik)

(Müzik - Gerilim)

Ne kaynatıvermişsin Ali Taygu Efendi?

Yeşil mercimek kaynatmışım Kasım Efendi, on iki de yumurta sığdırdım içine.

Oh, eh hadi buyurun bakalım.

Tene şifa, akla ciladır Ali Taygu'nun çorbası.

İnşallah.

(Müzik - Gerilim)

(Sessizlik)

-(İsmail) Destur var mıdır Yunus Ağa'm? -Gel İsmail'im gel.

Çorbanı içmez misin?

Bende aynı şeyi sana soracak idim.

Benim iştahım yoktur sen var iç çorbanı.

Bana dedikleri için Âdem Ağam'a kızmadın inşallah?

Âdem Ağan'a neden kızayım ona da bir öğreten var.

Var elbet, Molla Kasım Efendi talim verir ona.

Şeyh dedem ona bende kıldı ya.

Emir; edepten gelir.

Sizden bir istirhamda bulunduk deyi akşama kadar sizi mi bekleriz Âdem Efendi?

(Öksürme sesi)

Eyüp Efendi kalfalıktan ustalığa terfi etmiş misiniz acep?

Etmemişiz Kasım Efendi.

-Kalfayız hâlâ hazırda. -Eh.

Kendin kalfa iken de tutup kalfa eğitecek halin de yok.

Pirdaşlar bu kapıdan içeri akılsız, mantıksız hiçbir iş olamaya.

Ve kendin çıraklığını kalfalığını etmediğin işin ustalığın nasıl edemesen...

...yürümediğin yolu da tarif edemezsin.

(Kapı gıcırtısı sesi)

Şimdi kalkar da kimselere neyi nasıl yapıvermesi gerektiğini anlatır...

...kimselere akıl fikir verir değiliz.

Neyi değil nasıl yapıverilmesi gerektiğini anlatırız.

Günü gelende sebat gösterir sizler de taze dervişana anlatıverirsiniz.

Biiznillah!

Ama olmadan da daldan düşmemek icap eder.

O sebepten doğrusunu bilsen dahi...

...benden âlâ bilen vardır de...

...bildiğini kendine sakla.

(Müzik - Gerilim)

Varıp da bizden dahi öğrenmiş olsanız...

...kimselere yol yordam öğretmeyin.

Dün yumurtadan çıktın bugün uçtum olmaz.

(Kasım) Onun adı olsa olsa düşmek olur.

Düşerken de uçtum diyen ahmaklardan Rabbim bizleri kılmaya inşallah.

(Hep bir ağızdan) İnşallah!

O vakit bilene kadar...

...susmak icap eder.

Eğer bir kimseye herhangi bir mevzuda bir danışman gerek ise...

...bizler her daim dervişanın hizmetindeyiz.

(İsmail) Destur var mıdır?

Gel İsmail’im gel.

Hah, tam vaktin de geldin.

Yunus Ağam'la çeşmeye kadar varmış idim.

-Ee varıverseydin Ağam'la konağa madem? -Götürmez ki.

Götürmez elbet, gezmeye mi gider sanırsın.

Oh, oh, oh neşeniz bol ola!

Ne anlatıverir sana İsmail Efendi?

Oradan buradan laflarız baba.

Çeşmeye kadar varmış idik Yunus Ağam'la onu dediydim.

Biz fakirhanemize varalım İsmail’im kurbanım ha?

Bulgur ne vakit hazır ola ki?

Haber ederler sana Pir'im hazır olanda gel.

İyi o vakit.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

Zahide de darıldı herhal bize ki sesi soluğu çıkmaz oldu.

Ne var darılacak ana?

Umut etmiştir elbet kızım.

Yakın olsanız hoşuna gider.

O da merak ederdir neden hayır dedi, başkası mı var acep.

Başka kim merak eder ana?

Ben ne demeye merak edeyim kızım?

Bir şey saklar gizler değilsin ya anandan?

(Müzik - Duygusal)

(Kapı açılma sesi)

(Su sesi)

(Kapı kapanma sesi)

-(Sarı) Hoş gelmişsiniz Yunus Efendi. -Hoş görmüşüz Sarı Ağa.

Şahin Bey’imiz yoktur ortalıkta meraktadır Bey’imiz.

Biz biliriz nerdedir.

(Müzik - Gerilim)

(Celal) Destur Bey'im.

Gel hele.

-Yunus Efendi buyurdular Bey’im. -Bekletmeyesin.

(Sessizlik)

-Hoş gelmişsiniz Yunus Efendi. -Hoş görmüşüz Bey’im.

Merakta olduğunuzu bilirim.

Bilmek istersiniz deyi haber eyleyeyim dedim.

Şahin Bey.

Şahin Bey dergâhtadır Bey’im.

Hiç değilse nerde olduğunu biliriz.

İt bizim itimiz; atacak satacak halimiz yok Yunus Efendi.

Gece boyu aramışsınız belli ki.

Merakınızı daim ettim.

-Kusuruma bakmayın. -Estağfurullah Yunus Efendi.

Bağlı olduğu kapıyı biliriz ya...

...o yeter bize.

Buyurursanız...

...ünliyim yarın gelsin?

(Kasım) Destur var mıdır dayım oğlu?

Gel hele Kasım. Ne sorarsın?

Gece geri gelende yoktun hücrende?

Şöyle bir hava alayım dediydim, dere kenarına indim.

Bey dayım er yada geç öğrenecek burada olduğunu.

Yunus Efendi haber etmiş olsa gerek.

Bilmem ama...

...çok kızacaktır işittiğinde.

Dilediği kadar kızsın bakalım.

Neyi değiştirir kızmak ile?

İsmail’le konuşmuş idik.

-Selamünaleyküm. -Ve aleykümselam.

Oradan duymuş olsa gerek Yunus Efendi.

Pek kızmış Kasım Efendi.

(Âdem) Ben ne dersem herkese o olur diyor işte.

Dur hele dur, birde öyle bir söz çıkarsa.

-Selamünaleyküm canlar. -Aleykümselam Şeyh'im.

Aleykümselam Şeyh'im.

Hayrolsun ne sözleşirsiniz böyle?

Kasım Efendi'nin bana talim ettirdiklerini İsmail’e anlatıverdiydim Şeyh’im.

Yunus Efendi işitmiş.

Münakaşa etmişler.

(Âdem) Onaylamamış zahir dediklerimi İsmail’e.

Bizim gözümüz az görür Âdem'im.

Estağfurullah.

Gelin hele peşimden.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı gıcırtısı sesi)

Kolay gele canlar.

Bereket kaynaya kazanımızda.

Canlar, yarın akşam yemeğe misafirlerimiz vardır.

(Ali Taygu) Emriniz başım üstüne Şeyh’im.

(Şeyh) Ali Taygu, ahiler gelecektir dahi Kadı İlyas Efendi.

(Şeyh) Allah ne verdiyse.

Halil İbrahim sofrası niyetiyle inşallah.

-Himmetinizdir Şeyh’im. -Hizmetinizle inşallah.

Sofraya koyacaklara karar kıldığımızda huzurunuza varırım Şeyh’im.

İyi o vakit, bereket ola.

Gel bakalım Âdem Efendi gel.

Ne anlatıverirdin İsmail’e de hele?

Kasım Efendi dervişlik ile ilgili ne anlatıvermişse onu Şeyh’im.

(Kapı gıcırtısı sesi)

İşittiniz Şeyh’imizi, gevşeklik istemem bilmiş olasınız!

(Müzik - Gerilim)

(Argun) Destur var mıdır Yunus Efendi?

Buyurasınız Bey'im.

-Selamünaleyküm. -Aleykümselam.

Yunus Efendi, Şahin bir müddet kalsın dergâhta.

Hele asabımız bir yatışsın...

...bakarız bağışlar mıyız, ceza mı veririz.

Nasıl münasip görürseniz Bey'im.

Şeyh’imiz bizi dost bellemese bile biz başkaları gibi...

...doğruya eğri demeyiz Yunus Efendi.

Biz onun itibarını zedeleyecek her türlü söze...

...fikre ırak durmuşuz dahi dururuz!

Eyvallah Bey'im.

İyi niyet gösterirsiniz.

Ama sövene dilsiz, dövene elsiz der Şeyh’imiz.

Diyenler desinler...

...eyleyenler eylesinler.

İbrahim Suresi'nde ne buyurur Yaradan?

Şükrederseniz elbette ki size nimetimi artıracağım.

(Şeyh) Bu bir taahhüttür o vakit.

(Şeyh) Şükredersek nimetimiz artacak.

İlahi bir taahhüt.

(Şeyh) O sözünden dönmez, O'nu vaadi gerçektir.

Bir vakitler bir bağ sahibinin bağ ile arasında...

...şöyle bir konuşma geçer.

(Şeyh) Bağ sahibine der ki; benim yerimi arıt...

...verimsiz toprağa gider, yerine arı, temiz toprak döküver.

(Şeyh) Bana zararlı olan taşı, keseği, dikeni ayır.

(Şeyh) Ayrık otlarını yak, kurut.

Bunu yapıverirsen ve suyumu da vakitlice verirsen...

...ben de ahdime vefa ederim.

(Şeyh) Ve çeşit çeşit meyveler, sebzeler, çiçeklerle bezenir...

...göz alıcı güzelliğe bürünürüm.

(Şeyh) Zaman içinde dostları, gelip geçenler gelir...

...hemi gözlerini hemi karınlarını doyururlar.

Sonra da bu güzellik karşısında tefekküre dalıp...

...gönüllerini doyururlar.

(Şeyh) Mal sahibi de...

...bu sözleşmeye uydu ve bir bir uyguladı...

...bağın kendisinden istediklerini.

(Şeyh) Böylece ortaya öyle güzel bir bağ çıkıverdi ki...

...değil içine girip, nimetlerinden yiyip...

...havasından teneffüs edenler...

...yakınından geçenler dahi mest oldular.

(Şeyh) Bağ öylesine meşhur olur ki; Padişah'ın kulağına dahi gider...

...bu bereketi ve güzelliği.

Padişah bir gün bu bostanı görmek ister ve varır.

(Şeyh) Vardığında mest olur bağın güzelliği karşısında.

Bostan sahibini çağırır ve ona...

...bu bahçeyi ne güzel imar etmişsin.

(Şeyh) Bu memlekete bunun gibi bir bağ ne işitilmiş...

... ne de görülmüş idir deyip iltifatta bulunmuştur.

Bağ sahibi memnun olur.

Ey Cihan Padişah'ı der bu bağ, bahçe ve sahibi...

...hepsi senin idir.

Bu bahçe Cihan Padişahı'nın...

...kendisini ziyaret etmesi için güzelleştirilmiştir.

Bu bağı yapmaktaki muradım tamamdır artık benim.

Her şey senindir.

Ben de seninim.

Eeh Padişah'ın gönlü hoş olur elbet.

Ona hilat verir, aziz eder bağ sahibini.

Padişah artık daima bağa gelir.

(Şeyh) Her daim görmek ister onu.

Bağ sahibi de bundan istifade ile...

...Cihan Padişah'ı ile sohbettaş olur.

(Şeyh) Sözünü yerine getirmenin bereketi ile...

...Padişah'a dost olma şerefini kazanır.

Ee İsmail’im ne der şimdi bu kıssa bize?

Ben ne bilirim ama güzel kıssadır.

Güzel olmayanı anlatıverir miyiz huzurunda pir’im?

Sıkar mıyız güzel canını.

Ben deyivereyim müsaade buyurur isen kıssadan hisse ne?

Eğer sen de gönül bostanının sahibi ile sözleşip...

...vaktiyle yaptığın elestü bi rabbiküm ahdine vefa gösterir isen.

Ta en başından ne demiş idik?

O vakit, bu bir taahhüt demiş idik.

İşte taahhüte uymanın bereketi ile...

...Allahü zülcelalin cemalini görmekle müşerref oluruz.

O vakit bizler bağ sahibiyiz ve bağ sahibi olarak...

...bağımızı bakımlı kılmakla mükellefiz.

Ki; Allah'ın cemaline layık olalım.

Viran olmuş, kurumuş, ayrık otunun, dikenin bastığı bir bahçeye...

...kim gele ki; koca Cihan Padişah'ı gelsin de cemalini görelim.

Eeh ya...

...öyle işte canlar.

Bugünlük bu kadar yetiversin İsmail'im.

-Uygun görürü isen. -Şeyh ben miyim sensin.

Dinleyen olmaz ise Şeyh kime anlatıversin Pir'im?

Ben dinlerim ne vakit anlatıverirsen.

Sen ne vakit dinleyende, ben de anlatıveririm o vakit ha?

(Yunus) Geceniz hayrolsun Şahin Bey.

Size de Yunus Efendi.

Bey'imize haber etmişiz konuğumuz olduğunuzu.

Sinirinden çıldırsa da nafile.

Tedirgin olmanıza da hiç gerek yok Yunus Efendi.

Emin olun ben buradayken hiçbir taarruzda bulunamaz dergâha yönelik.

Yaşayalım görelim Mevla'm neyler.

Hayırlı geceler olsun.

(Müzik - Gerilim)

(Kapı gıcırtısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Anlat hele?

Verecek bir haberim yok, söyledim size baba.

Bir açığı yok bu insanların.

Senin görmemen, günahsız oldukları manasına gelmez!

Başta Şeyh; kendi halinde zararsız insanlar bunlar.

Bunları aklayasın deyi sokmadık seni o dergâha!

Gözün üstlerinde ola diye soktuk!

Hem gizli saklı iş çeviren tutar da Selçuklu'nun Kadısını...

...yemeğe mi davet ede?

Kadı İlyas Efendi...

...yemeğe mi gelir?

Ahilerle birlik yemeğe gelir yarın.

Kadı İlyas Efendi'de hoşnut değil idi pek faaliyetlerinden.

Demek onu da yanlarına çekmeye çalışırlar.

Yemekte...

...tasına şerbet deyi şarap dökülende ne buyurur bakalım Kadı Efendi?

Hele ahalinin bir diline düşe bakalım...

...dergâhta testi testi şarap tüketen dervişler, Şeyh Efendiler.

Bu kadarı biraz fazlaca olmaz mı baba?

Ya ortaya çıkar ise?

Bilenler buradadır, çıkar ise hesap sorulacaklar belli!

Hele sen önce şerbet küplerinin içine şarapları bir dolduruver bakalım.

(Müzik - Gerilim)

(Ezan) "Allahu ekber Allahu ekber"

-(Âdem) Destur Yunus Efendi. -Buyurasın Âdem Efendi.

-Şeyh'im sizi ünler Yunus Efendi. -Hayrolsun inşallah.

(Kapı gıcırtısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Hayrolsun pirdaş?

-Susadım, bir su içeyim dediydim. -İçtin mi, vereyim mi?

İçtim içtim, sağ olun.

(Kapı gıcırtısı sesi)

(Müzik - Gerilim)

(Celal) Destur Bey'im.

Gel hele.

Kadı İlyas Efendi teşrif ettiler Bey'im.

Ne bekletirsiniz Kadı Efendi'yi? Tez buyuralar!

Efendim, efendim kimleri görürüz hanemizde?

Hoş gelmişsiniz Kadı Efendi şerefyab olduk.

-Hoş görmüşüz Argun Bey. -Buyurun hele İlyas Efendi buyurun.

(Müzik - Sufi)

Uzun vakit olmuştur görüşemedik bir türlü.

Dairede yük biter mi Argun Bey?

Davetiniz bizi şaşırttı.

-Yarın dergâhta görüşmeyi bekler idik. -Dergâh?

Pek çok Şeyh Efendi'lerin dergâhları vardır mülkümüzde.

Tapduk Emre Dergâhı'nı derim Argun Bey.

Ahi Şeyh'i Mesut Efendi yemeğe davet etmiştir.

Ee icabet etmemek olmaz.

Müridlerinden Yunus Efendi danışmanımızdır ama haber eylememiştir.

Şu Yunus Efendi...

...bizden evvel ki Nallıhan Kadısı mıdır Argun Bey?

Öyleymiş öyleymiş, hatırımızdan çıkmış.

Bir süre vazife yapmış.

Öyledir.

Karatay'dan medrese arkadaşımdır.

Bizden evvel az vakit kadılık etti burada.

Sonra Tapduk Emre'ye intisab edip...

...vazifeden istifa etti.

-(Erkek) Kadı Efendi değil mi o? -(Erkek 2) Ne kadısı?

(Erkek) İstifa eden kadı, Yunus Efendi.

(Yunus) Al şu köpeği önümden subaşı.

Kendine sahip olamayan meczup tutmuş bir de köpek sahibi olmuş.

Biz medreseyiz, tekke takımıyla, kerameti kendinden menkul Şeyh'lerle...

...işimiz yoktur, biz ilim erbabıyız!

Ne oldu Yunus, ne oldu da bu eğitimsiz cahil yığınını...

...onların safsatacı Şeyh'lerini savunur oldun?

Buyurun Kadı Efendi buyurun.

(Sessizlik)

Bismillah.

Bismillah.

(Sessizlik)

Kadı Efendi bizler idareciyiz.

Dahi sizler kanunun, şeriatin uygulanması adına hüküm verirsiniz.

Bize gizli, saklı olmasa gerek.

Biz gözümüzle görmemişiz.

Yunus Efendi'de de böyle bir hal sezmemişiz ama...

...ahali içinde dedikodu vardır.

Derler ki; dergâhta...

...şarap içilir.

(Argun) İçki meclisleri kurulur imiş.

Sözüm ona Tapduk Emre Hazret'de buna müsaade eder imiş.

(Müzik - Gerilim)

(Sessizlik)

Destur Şeyh'im.

(Sessizlik)

Hele sen de zahmet buyur Âdem Efendi.

Âdem efendi anlatıvermiştir olanı biteni.

Size aksettirilecek, dahi kıymetli vaktinizi heba ettirecek denli...

...bir mesele değil idi Şeyh'im.

Âdem Efendi'nin boş boğazlığıdır dersin?

Estağfurullah.

Şeyh'im kimseyi kırmak değildir niyetimiz.

Âdem Efendi ona bellettiğimizi İsmail'e aksettirir iken...

...Yunus Efendi...

...hatalı kavramış olacak meseleyi belki.

Yoksa bile isteye hakikate muhalefet edeceğine inanacak değiliz elbet.

Şeyh'im pirdaşımızı şikayet etmek değil niyetimiz.

Olanı biteni noksansız hikaye etmek olsa gerek ancak...

Bak hele!

Hikaye etmek dahi şikayet etmektir Kasım Efendi!

-Şeyh'im... -Bak hele!

(Şeyh) Hikaye etmek dahi şikayet etmektir!

Şikayet etmek tevhidi bozmaktır!

Birliği yok etmektir!

Kasım Efendi dervişlikten murad...

...kişinin kendini yok etmesidir...

...tevhidi değil!

Hata benim.

(Yunus) Günah benim Şeyh'im.

Gönül kırdı isek...

...bağışlanmak dileriz.

Elini kır...

...ayağını kır, vur taşlara kafanı kır ama...

...gönül kırma.

(Şeyh) Gönül; Çalap’ın tahtı...

...Çalap gönüle baktı.

Gönül kıran Hakkı gücendirir.

Gönül kıranın abdesti tutmaz, namazı olmaz.

Bizim işimiz kavga ile değil.

Yıkmak ile değil.

Yapmak ile.

Madem gönül Çalab'ın tahtı...

...gönüller kırmaya değil...

...gönüller yapmaya geldik.

Âdem Efendi gördüğünü ört.

Görmediğini söyleme.

Hele bir taze nefes alalım çıkalım duvarların içinden de.

(Müzik - Sufi)

Sen miydin Şahin Bey? Gözlerim ihtiyarladı artık.

Eeh şikayet eder değiliz.

Onca sene görüverdik de ne oldu ki?

Mademki gözümüz görür iken de inandıklarımız arasında pek azı...

...göz ile görülür idi, o vakit çeker ise çeksin karanlık perdeyi önümüze.

Bu yaştan sonra görüpte şaşıracağımız...

...görmeyipte keşke deyeceğimiz ne ola ki?

(Şeyh) Sen gençsin elbet.

Benim gibi beli bükük bir ihtiyar olanda...

...huzur ne deye sorar isen Şahin Bey...

...keşke dememek.

Keşke dememek için elimizi, dilimizi, belimizi...

...doğruya yöneltmek yetse gerek.

Çoğusu sanır ki; el ayak çekip hayattan, sofu olmak gerek.

Olmaz, yanlış bir fikir bu.

Keşke demeyeceğin şeyler yap.

Gerisin ne yaparsan yap.

Gözü az görende...

...diline vurur insanın işte böyle.

Hele benim gibi gevezeliğe de menyal isen.

Estağfurullah.

(Müzik - Sufi)

(Su sesi)

(Argun dış ses) Şahin bir müddet kalsın dergâhta.

Hele asabımız bir yatışsın bakarız.

Bağışlar mıyız, ceza mı veririz.

Şeyh’imiz bizi dost bellemese bile biz başkaları gibi...

...biz başkaları gibi doğruya eğri demeyiz Yunus Efendi.

Biz onun itibarını zedeleyecek her türlü söze...

...fikre ırak durmuşuz dahi dururuz!

(Argun) Müsaade var mıdır Yunus Efendi?

Estağfurullah Bey'im.

Şahin ile ilgili can sıkıcı bir durum yok inşallah Yunus Efendi?

Yoktur Bey'im, vakit geçirir.

İyi, iyi.

Yunus Efendi Konya'ya bir yazı yazmamız icap eder.

Sefere gönderilecek askerler ile ilgili.

İvedi değil ise...

...ertelemek, bırakmak isteriz Bey'im.

Kadı Efendi yemeğe buyururlar dergâhımıza.

Orada olmak isteriz vakitlice, dervişan hazırlık yapar.

Elbet Yunus Efendi elbet.

Vakit vardır daha, sen var âlâkadar ol davetiniz ile, vakit vardır.

(Müzik - Gerilim)

Buyurasın pirdaş.

Yardıma ihtiyaç var mıdır deyi sorayım dediydim?

Sağ olasın pirdaş tamamdır her bir şey biiznillah.

Elimizden bir şey gelmez ama gene de var ise bir ihtiyaç?

-Sağ olasın pirdaş. -İyi, kolay gele o vakit.

-Efendiler tamam mıdır her şey? -Sofralar hazırdır Ağa'm.

Güngör Efendi eksik, gedik var mıdır?

Bir tek yemeği yiyecek konuklar eksiktir Ağa'm.

Güzel o zaman, hadi bakalım.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Kapı vurulma sesi)

-Kimdir? (Zahide) Destur var mıdır?

Zahide!

Gel hele gel.

Sen bizi üze üze eskitsen de bağışlamışım sanmayasın geldim deyi.

Sen gel de, bağışlama.

Elbet bir gün.

-Hoş gelmişsin Aygül. -Hoş görmüşüz.

Hadi içeri.

(Şahin iç ses) Hiç günahsız insanlara günah icad ederiz.

(Şahin iç ses) Bey babamızın adaleti budur, elimizden ne gele.

Elimizi, dilimizi, belimizi...

...doğruya yöneltmek yetse gerek.

(Şeyh dış ses) Keşke demeyeceğin şeyler yap.

(Şeyh dış ses) Gerisin ne yaparsan yap.

Misafire de ayran getirttirdik.

Ver kızım ver, geç mindere otur hele.

(Sessizlik)

Sanmayasın ki seni görmek için geldim.

Validemi görmek için geldim ben.

Ben de öyle sanmış idim zaten.

Biz işiten olsa sanır ki; bir beyoğluyla değil de...

...bir düşkünle evlenmeni isteriz.

Olanda hayır vardır kızım, keşke demek yakışık almaz.

Olmuş olan, hayırlı olan ki olmuştur.

Kârımıza da olsa öyle, zararımıza da olsa öyle.

Hadi siz biraz laflayın da, benim ocakta aşım var.

(Sessizlik)

Şu derviş efendidir değil mi gönlün?

İkinizi konakta gördüğüm ilk an demiş idim.

Şahin'den fazla nesi vardır bir dervişin orasını sen bilirsin ama...

Fazlalık, eksiklik işi değildir ki bunlar.

Fazlalıktan hazzetmediğin bellidir.

Öyle olmasa Şahin'in varlığını reddedipte...

...bir hırka, bir lokma diye ömür süren bir dervişe mi gönül verir insan?

Sanmayasın ki Kasım Efendi, Candaroğlu'nun özbe öz yeğeni...

...şu mülkün mirasçısı.

Yeğenidir ama uzaktan, dış kapının mandalı.

Ne dersin bre?

Kasım Efendi benim abim gibidir, hemi de öz abim.

Bak hele, hikaye etmek dahi şikayet etmektir!

Şikayet etmek tevhidi bozmaktır!

Birliği yok etmektir!

Hata benim, günah benim Şeyh'im.

Gönül kırdı isek bağışlanmak dileriz.

(Kasım iç ses) Tevazu gösterir, kibirini gizler.

(Kasım iç ses) Belli ki Şeyh'imin gözünü boyar, yalanına inandırır.

(Kasım iç ses) Sen hâlâ susarsın.

(Kasım iç ses) Konuşmaz isen, derdin demez isen...

...dermanın nasıl vere Şeyh'in Kasım Efendi.

(Âdem) Destur Kasım Efendi.

Gel hele gel.

-Mühim midir? -Kasım Efendi.

İnanmazsınız ama...

...ben varıp şikayet etmemişim.

Bahis içre söz geçende Şeyh'imiz anlayıverdi vaziyeti.

Âdem Efendi ağzında da bakla ıslanmaz.

Büyük görür konuşursun, küçük görür konuşursun.

(Kasım) Terbiye ilkin dile.

Hele bir terbiye edelim dilimizi.

Kilidini vuralım yeri gelende.

Bir daha tekerrür etmez Kasım Efendi.

İyi.

Var işine.

(Kasım) Konuklar gelmişler midir?

Henüz gelen yok Kasım Efendi.

(Müzik - Duygusal)

(Müzik - Duygusal)

(Sessizlik)

(Yunus) Destur var mıdır Şahin Bey?

Buyurasınız Yunus Efendi.

Gününüz iyi geçer inşallah.

Vakit geçsin de Yunus Efendi.

Kötüsüne de razıyız.

Yemeğe konuklarımız vardır, buyurasınız.

Pek iştahım yoktur Yunus Efendi.

Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.

Olmaz öyle, buyurasınız.

Sofranın bereketi kalabalığıdır.

(Müzik - Sufi)

(Kapı gıcırtısı sesi)

(Müzik - Sufi)

Buyurasın mutfağa Şahin, misafirlerimiz vardır.

(Müzik - Sufi)

Efendiler hoş gelmişsiniz.

Hoş gelmişsiniz Kasım Efendi.

Buyurasın Şahin.

-Selamünaleyküm. -(Kasım) Aleykümselam.

-Hoş gelmişsin Kadı Efendi. -Hoş görmüşüz Kasım Efendi.

Şeyh'imiz.

-Esselamü aleyküm. -(Hep bir ağızdan) Ve aleykümselam.

(Hep bir ağızdan) Ve rahmetullahi ve berekatühü hu!

İlla hu!

Hoş gelmişsiniz canlar.

Şerefyab olduk.

(Sessizlik)

Hoş gelmişsin Kadı Efendi.

Dergâhta şarap içilir, içki meclisleri kurulur imiş.

Hoş görmüşüz Şeyh Efendi.

Sen de hoş gelmişsin Pir'im Mesut.

Sefa bulmuşuz Şeyh'im.

Ee İlyas Efendi...

...Yunus Efendi'yle Karatay'dan sonra ayrıldık der iken...

...yol birlendi gene.

Biz de aynı bahisten dem vurmuşuz Şeyh Efendi.

Medreseye başladığımız günden beri kâh birleşir...

...kâh ayrılır yollarımız Yunus Efendi'yle.

Ayrılsa da yok tektir.

Buyurun hele.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

Eh hadi bismillah o vakit.

(Hep bir ağızdan) Bismillah.

(Müzik - Gerilim)

Şerbetimiz yok mudur Güngör'üm?

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Argun dış ses) İçki meclisleri kurulur imiş.

(Argun dış ses) Tapduk Emre Hazret'de buna müsaade eder imiş.

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Gerilim)

(Müzik - Jenerik)

Bu dizinin betimlemesi Tekden Film tarafından…

…Sesli Betimleme Derneği'ne yaptırılmıştır.

www.seslibetimlemedernegi.com

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Reyhan Üzülmez

Seslendiren: Çiğdem Banu Yeşilırmak

Alt Yazı: Gülay Yılmaz

İşaret Dili Tercümesi: Müjde Kolçak

Son Kontroller: Dolunay Ünal - Zerrin Yılmaz - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Murat Çağlar Özçelik - Ayşegül Uçar

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.