All language subtitles for Başkalarının Hayatı 6. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Hülya.

Sarp.

Ne oluyor gecenin bu saatinde? Ne işin var senin burada?

Fikret iyi ki geldin.

Annem. Annem hasta.

Ne? Nasıl?

Sen bilmiyorsun tabii.

Sarp annemin doktoru da... ...yemekten beri benimle konuşmuyorlar.

Telefonlarımı da açmıyorlar.

Son çare Sarp'tan bilgi almaya geldim.

Evet, evet.

Nermin Hanım'ın durumu iyi ama.

Merak edilecek bir şey yok.

Ben de tam Hülya Hanım'a onu anlatıyordum.

Niye bana söylemedin?

Kızgındın.

Nasıl tepki vereceğini bilemedim. Olur mu öyle şey canım? Annen söz konusu.

Hadi hastaneye. Yok yok yok.

Eve geçmişler.

Öyle mi?

Ben de uğrarım zaten yanlarına yarın.

Tamam ben de telefonla ararım ona.

Sarp çok teşekkür ederim.

Gece gece rahatsızlık verdim sana.

Hiç önemli değil.

Sarp, Mermin Hanım'ın sağlığıyla ilgili gelişmeleri önce bana bildir oldu mu?

Tabii.

Hadi gidelim. İyi geceler.

İyi geceler ikinize de.

İyi misin?

Hülya.

Hülya.

Bak bana.

Hülya.

Biliyorum çok üzgünsün ama bak.

Mermin Hanım iyileşmiş işte.

Evet tansiyon düzelmiş ama ben... ...sadece buna üzülmüyorum.

Baksana ne hale geldiğimize.

Ben buna da çok üzülüyorum.

Özür dilerim.

Gerçekten onu düşünemedim.

Bazen ne kadar genç olduğunu unutuyorum.

Oysa herkes gibi senin de hata yapmaya hakkın var.

Üstüne çok geldim.

Ben de özür dilerim.

Ne oldu sana söyledim bütün saçma sapan lafları onun için.

Hepsini öfkeyle söyledim. Böyle kötü olmayalım bir daha ne olur.

Epele.

Lütfa.

Lütfa.

Epele.

Hülya'yla biz evlendik.

Hülya benim karım.

Sen bunu mu diyorsun?

Bu bana Haluk amcanın mezuniyet edilirse.

İyi geceler.

İyi geceler.

Bunlar ayrı odalarda yatıyorlar.

Bana bak Karaböçük. Beni iyi dinle.

Bak biz buraya dalacağız.

Sen de burada hareket ede duracaksın.

Yani birini görürsen bize haber vereceksin.

Eğer vermezsen, seni mahvederim. Anladın?

Anladım.

Kuş!

Kuş!

Kız karabocuk, altını mı ettin korkudan?

Ne öyle donup kaldın?

Çanta sağlam mı lan?

Kız, karabocuk, aferin lan sana.

Ne güzel erketicilik yaptın öyle.

Şimdi gözüme girdin işte.

Ne oluyor be?

Bir şey olmadı ya.

Korktum.

Çocuk musun sen Gülizhan?

Bak valla çeker giderim ha. Tek başına kalırsın Peri Köşk'te Medya Hanım'la.

Allah ya.

Uyudun mu?

Hayır. Uyumaya çalışıyorum.

Bir şey diyeceğim.

Siz Fiko'yla ne zaman aynı odada kalmaya başlayacaksınız? Sus.

Açma o konuyu şimdi hiç.

Vallahi ben susarım da.

Fiko nereye kadar susar? Onu bilemedim.

Zaten yemekte de bayağı bir kuruldu sana.

Biz hallettik.

Hallettik. İyiyiz şimdi.

Özür diledin benden.

Ne?

Helal olsun kız sana.

Vallahi harikasın ya.

Bir şey diyeceğim.

Sarp'la da araları düzeldi bunların ha.

Kız.

İster misin?

Bunlar evlenince Sarp da bu evde yaşamaya başlasın.

İstemem Gülizar. Manyak mıyım ben?

Kız bu ne be?

Beyaz gecelik giymişsin. Git çıkar şunu başka bir şeye. Hadi hadi.

Niye niye?

Kızım yalıydı, çakma matmazeldi.

Yaşını başına almış kocaydı. Beyaz geceliydi derken.

Allah sonunu benzetmesin inşallah.

Tövbe tövbe.

Gülizar.

Atarım seni bu odadan.

Yat zıbar. Hadi uyu.

Uyumayacaksan ne yapacaksan yap artık. Gece gece yettin. Sus artık sus hadi.

İyi geceler.

Ne olur bir daha şunu giyme.

İyi geceler.

Tövbe bilsin. Bu şey kim kapatacak?

Ben hayatta kapamam.

Afiyet olsun.

Elinize sağlık.

Günaydın babacığım. Günaydın kızım.

Günaydın Nesicim.

Hülya.

Bu işin sırrı ne? Anlatsana biraz.

Neyin sırrından bahsediyorsun Nesicim?

Zengin erkek avcılığının.

Neslihan.

Efendim babacığım. Ama merak ettim sadece.

Hülya bu işin uzmanı sonuçta.

Önce erim.

Sonra sen.

Bakalım kim var sırada.

Neslihan saçmalamanın da bir sınırı var ama.

Üzdüm mü seni cici anneciğim?

O kadar da hassas ki kıyamıyorum babacığım.

Ben kalkıyorum.

Bu deli saçması. Lafları dinleyemeyeceğim.

Ben de kalkıyorum.

Gülizar. Hadi çıkıyoruz.

Gülizar sizinle gelemez Hülya Hanım bugün.

Pardon neden?

İşleri var burada.

Gülizar hizmetçi değil Medya Hanım.

Bence Medya Hanım'a biraz yardım edebilir Gülizar da.

Hadi.

Peki tamam.

Size kolay gelsin.

Sen içeride beni bekle.

Görüyor musun ya aralır düzelmiş.

Yani öyle düzelmiş gibi görünüyor ama ayrı odalarda yatıyorlar.

Ciddi misin sen?

Biz bunu nasıl fark etmedik?

Yavru kuşum yani biz insanları takip mi ediyoruz, gözetliyor muyuz? Ayıp. Nasıl

fark edelim?

Ben dün tesadüfen gördüm. Ayrı odalara girdiler. O şekilde uyuyorlar geceleri.

Yani bu şekilde evlilik olmaz.

Sana bir şey söyleyeyim mi? Bu hiç Hülya'nın zannettiği gibi uzun ömürlü

olmayacak. Böyle evlilik olmaz.

Yakında biter bu hiç merak etme.

Afiyet olsun.

Hayatım.

Sen iyi misin?

İyiyim iyiyim.

Neslihan'ın söylediklerini düşünüyorum da.

Günaydın Fikret Bey.

Günaydın Sarp.

Fizik tedavi için cihazlar bugün gelecekti. Ben de kurulum yaparlarken

yanlarında durmak için uğradım.

Çok iyi. İyi yaptın evlat. Hoş geldin. Hoş bulduk.

Her şeyde yetişiyorsun Sarp. Aile hekimimiz gibi oldun valla.

Gel peki geldim. Ben gidiyorum.

İyi işler hayatım.

Girsene eve. Sevgilin bekliyordur.

Sen nereye?

Anneni hasta etmeye mi?

Sana ne?

Bana ne mi?

Yalanlarını ortak ettiğin sürece sanki bu soruyu soramazsın. Ben kocamla çok

mutluyum. Dün gece bir hataydı. Söylediklerimin hiçbir anlamı yoktu.

Belli.

Bilmem gereken başka bir şey var mı?

Hani Fikret Bey sorarsa yalanım hazır olsun diye soruyorum.

Çünkü ben senin gibi böyle aniden uyduramıyorum yalan. Sen sadece şunu

bil. Seni bu evden ve hayatımızdan göndermek için ne gerekiyorsa yapacağım.

Elinden geleni arıyorum.

Gerek yok.

Bırak.

Bir saat bir yerde dursana. Konuşalım biraz seninle.

Tabii Hülya Hanım.

Orhan, bu kuyumcu meselesi. Adam

Neslihan'ı aramış. Neslihan'ın da kolyenin satıldığından böyle haberi

olmuş.

Öyle mi?

Ben pek inanmadım ama biliyor musun?

Sanki...

Birisi Neslihan'a gerçeği söylemiş de, o da söyleyeni korumak için

böyle bir yalan atmış gibi.

Orhan, eğer Neslihan hanımı bu kadar korumak istiyorsan yanlış ata oynamayı

hemen bırakman lazım.

Ama ben... Sus!

Bana bak bakayım sen.

Sen beni hala tanımadın galiba.

Bu ne cüret?

Neyin peşindesin be sen?

Hülya Hanım... Bakın ben sadece Neslihan Hanım çok üzülüyor diye... Orhan!

Bak... Seni bir üzerim... Bir üzerim... Bir daha kendine gelemezsin.

Seni öyle bir hale getiririm ki... Bırak beni... Neslihan Hanımcın

bile... Suratına tükürerek kovar seni bu evden.

Senin kaderin benim iki dudağımın arasında.

Anladın mı beni?

Özür dilerim.

Dinle şimdi beni.

Sarp deysi yalnız sevmiyor.

Parası için evleniyor onunla.

Eğer Neslihan hanımcığını bu kadar seviyorsan, bu kadar önemsiyorsan

onu Sarp'tan kurtarmak için bana yardım edeceksin. Eğer becerebilirsen

bu evde kalmana belki izin verebilirim.

Anladın mı?

Devam et şimdi.

Hayırdır? Ne oldu? Niye geldin?

İçeri almayacak mısın beni?

Anneciğim. Hadi bırak da konuşalım.

Yok kızım konuşmayalım. Gerek yok konuşmayalım. Çünkü sen zaten kararını

vermişsin.

Allah mutlu etsin kızım. Ben daha ne diyeyim sana.

Anneciğim.

Bak sen benim iyiliğim için söylüyorsun bunları. Biliyorum.

Ama ben çok mutluyum.

Evliliğim de çok iyi gidiyor.

O yüzden mi adamın karısının kolyesini sattın?

Onun karısı benim anne.

Ablanı da töhmet altında bıraktın.

Anneciğim ben öyle geçiştirmek için söyledim onu o anda.

Kızım ben adamın sana nasıl davrandığını gözlerimle gördüm. Ben el alemin adamı

sana bağırsın diye mi seni doğurdum?

Bir de kalkmış gelmiş bana çok mutluyum falan diyorsun.

Seni de annen elin adamı senin senelerce dövsün diye mi doğurdu anne?

Bana bak Hülya bak.

Al bak kocan arıyor.

Anne bir dur.

Al kocan arıyor kocan. Tamam dur bir konuşalım.

Anne dur bir bekle anneciğim. Bırak.

Alo. Mermin Hanım.

Merhabalar. Buyurun Fikri Bey buyurun.

Akşamki tatsızlık için özür dilerim.

Hem bir geçmiş olsun demek istedim.

Niye geçmiş oluyormuş?

Rahatsızlanmışsınız.

Hülya öyle söyledi.

Alo? Ermeni Hanım?

Ne diyor bu adam?

Sen utanmadan gidip... ...benim hastalığımı bahane edip... ...adamdan

para mı istedin doktorun içinden? Ne diyor bu böyle?

Ülya istedin. Ben seni tanımaz mıyım?

Tanımaz mıyım ben seni? Ben seni bilmez miyim yalancı?

Hırsız! Sen nasıl bir yalancı oldun?

Sen nasıl bir yalancı oldun böyle?

Utanmaz! Hırsız!

Babası kılıklı hırsız!

Utanmadan ablanı o alet ettin beni de. Beni de o alet ettin değil mi?

Elimde kalacaksın. Elimde kalacaksın.

Gel buraya.

Serseri.

Allah'ın cezası seni.

Ablan kadar olamadın.

Utan.

Rezil. Hem beni rezil ettin hem kendini rezil ettin.

Olmadı değil mi?

Adam gibi bir iş bulup çalışamadın değil mi?

Olmaz çünkü.

Ne yapacaksın sen helal parayı?

Sen gideceksin böyle kısa yollardan para kazanacaksın.

Değil mi?

Kime benzemişsin acaba?

Kime benzemişsin acaba?

Çık git evimden.

Anne.

Gitmeyeceğim.

Ne demek gitmeyeceğim? Anne yapma. Anne yapma.

Anne yapma.

Anne yapma.

Anne yapma. Anne yapma. Anne yapma.

Anne yapma. Anne yapma. Gel

buraya.

Gel buraya. Gel buraya.

Gel buraya.

Yallah yürü. Yürü git evine.

Hayır efendim.

Sen layık olduğun yere git evladım.

Biz sana layık değiliz ki.

Sen git o kaşmirlere, ipeklerine git.

Hadi yallah yürü.

Götür şunu.

Bitti mi tiyatro?

Hadi yallah hepiniz de siz de.

Hülya Hanım iyi misiniz? Yürüsene Orhan demek biliyorsun hadi!

Nereye gidiyoruz?

Layık olduğum yere.

Hoş geldiniz.

Şunu.

Şunu. Bak o ilerideki ne. Tamam.

Şunu.

Şunu da ver bana.

Hepsi var. Tamam.

Al. Pardon.

Al. Allah'ım.

Al.

Al başkalarını.

Afiyet olsun.

Köpüksüz olmuş.

Bir daha yapar mısınız?

Tabii.

Bunlar nasıl?

Bu olmaz.

Bu da olmaz.

Bunların hiçbiri olmaz.

Nasıl bir model istemiştiniz? Onu söylerseniz yardımcı olabilirim.

Parasıyla değil mi?

Anlayamadım.

Görüp karar vereceğim. Getir önüme ne varsa bakayım.

Peki.

Sonradan görmeyi görüyor musun?

Sus sus.

Ortalığı birbirine kattı. Baksana şunun önüne.

Para kimlerin elinde görüyor musun?

Ay bu güzelmiş.

Bu iyiymiş. Pardon.

Ay ne yapıyorsun be? Bakar mısın kaç tane var bundan? Üç tane var. Üçünü de

alıyorum.

Kaç para bu?

Aa! Manyak mısın?

He manyağım.

Söyle kaç para?

Trink. Bak direkt sayacağım vereceğim eline alacağım çantanı. Biz görgüsüzler

böyle yaparız. Sen benim gibi sonradan görme değilsin ya.

Vardır sende evde daha dolu bunlardan.

Sen benden daha üstünsün ya.

Yap bir güzellik be.

Hadi ablası.

Yürü hadi gidelim. Deli mi de nedir?

Deliyim. Ama para bende.

Oldu mu ablam?

Bana bak.

Kürkün de güzelmiş ha.

Gel. Gel onu da alayım senden. Gel.

Ben istediğiniz elbiseleri getireyim.

Her şey tamam. Bir sorun olursa ararsınız.

Tamamdır. Elinize sağlık. İyi günler. Geçmiş olsun. Teşekkür ederim.

Hadi bakalım. Bir ısınma turuna çıkalım.

Gel otur böyle.

Evet. Getir bakalım.

Açıyoruz.

Acıyorum, hissediyor musun bir şey?

Tamam.

Şimdi biraz da... Evet.

Biraz boynunu gevşetelim.

Rahat bırak kendini.

Gevşe biraz.

Nesancığım biraz gevşer misin?

Sen böyle gevşe dedikçe daha da kasılıyorum.

Tamam susun.

Evet.

Gevşe biraz.

Gel bakalım.

Oho!

Bunlar Üsküdar'ı geçmiş.

Vay arkadaş vay.

Resmen gözlerimizin önünde birbirlerini seviyorlar ya.

Dur bir an.

Nasıl feshederler Yusuf Bey?

Sözleşmenin bitmesine daha üç ay var.

Erken çıkış bedelini ödemeyi kabul etmişler. O kadar mı gözden çıkarmışlar

bizi?

Peki arayın konuşun.

Gerekiyorsa fiyat kırarız. Ben görüştüm. Kararları kesin.

Başka bir firmayla anlaşmışlar bile.

Hangi firma?

Özkar Anol Link.

Yine mi Özkar Anol Link?

Yine mi?

Çok iyi.

Çok güzel.

Çok güzel görüyor musun? Nasıl intikam adalar bizden.

Başka ne yapabiliriz Yusuf Bey?

Bir sonraki adım maalesef Concordato başvurusunda bulunmak.

Tamam. Teşekkürler çıkabilirsiniz.

Her şey benim suçum.

Neslihan'la evlenseydim bunların hiçbiri başımıza gelmezdi.

Hayır.

Hepsi o Hülya denen kızın suçu. O senin aklını bulandırdı. İşte bugün

buradayız.

Ama ben halledeceğim. O Hülya kendi kazdığı kuyuya düşecek.

Efendim. Yusuf.

Nedir durumlar?

Söylediklerimi yaptın mı? Evet merak etmeyin. Her şey harfi harfini işliyor.

Yakında ihlas haberini alırsınız.

Güzel.

Her şeyden haberim olacak.

Tabii Fikret Bey.

Siz hiç merak etmeyin.

Alo. Hülya, Cale Korhanlı ben.

Hayırdır? Ne oldu Cale Hanım? Görüşebilir miyiz?

Neden? Yüz yüze anlatmak isterim. Uygun musun?

Yani bilemedim ki böyle bir anda.

Lütfen Hülya.

Önemli bir mesele.

E peki.

Madem bu kadar ısrar ediyorsunuz.

Görüşelim.

Tabii tabii Doğukan Bey, tabii. Seve seve bekleriz.

Başımla beraber, başımla beraber.

Yusuf Amca'ya selamlar.

Çok sağ olun.

Gel.

Erim Bey.

Sabah bunu güvenliğe bırakmışlar, sizin adınıza.

Tamam, sağ olun Merve.

Bak şimdi mi aklına geldi doktor bey?

Kübra sen misafir odasındaki nevresim takımlarını değiştireceksin. Hepsi

değişecek. Zeynep sen de camları sil. Bütün odaların camları silinsin olur mu?

Nihat bey siz de garajı toparlayın. Çok dağılmış orası. İyice güzelce bir

toparlansın orası.

Hayırdır?

İçtima mı var?

Hoş geldin Gülizar.

Nihayet. Sen de...

Kileri düzenleyeceksin.

Bütün raflar düzenlenecek. Tarihi geçmiş her şey atılacak. Anladın mı?

Canım. Ben senin asistanın değilim yalnız.

Abartma istersen.

Canım derken.

Gülizar. Bu evde herkesin bir görevi var.

Sen de üzerine ne düşüyorsa onu yapacaksın.

Anladın mı?

Nihat Bey siz hala burada mısınız?

Gitmeyin Nihat Bey. Ben de size bir iş vereceğim.

Hülya Hanım'ın odasına çiçek alınacak.

Siz önce benim dediğimi yapın lütfen.

Hayır önce benim dediğimi yapın Nihat Bey. Gülizar.

Mediha.

Ben önce garajı halledeyim. Sonra çiçek işine bakarız.

Siz de gidebilirsiniz.

Sen de benimle doğru kilere canım.

Hadi, marş marş.

Medea Hanım.

Sen kaç senedir Fikret Beylerle çalışıyorsun?

Yirmi küsür sene olmuştur.

Yuh.

O zaman sen bu yangında da vardın.

Evet verdim. Nasıl çıktı o yangın ya? Ne oldu yani?

Ne yapacaksın?

Merak ettim canım ama bir şey yapacağımdan değil.

O değil de yani o kadar koca yangında bir tek Nisan Hanım vefat etmiş yani.

Nasıl oldu yani bir tek nasıl o vefat etti ben?

Gülizar! Bu evde biz bu konuyu konuşmuyoruz.

Sen de bundan sonra bu konuyu açma. Tamam mı?

Gerisini sen hallet. Burayı da topla tamam mı?

Hoş geldin.

Hoş bulduk Çağla Hanım.

Hoş geldiniz. Ne alırdınız?

Merhabalar. Sade kahve lütfen. Tabii ki efendim. Hemen getiriyorum.

Sizi dinliyorum. Çok merak ettim. Bana anlatacağınız o çok önemli şey neymiş

acaba? Lafı hiç uzatmayacağım Hülya.

Erimle aranızda geçenleri biliyorum.

Öyle mi?

Ne geçmiş aramızda?

Erim'in Neslihan'la evlenmekten vazgeçmesine yetecek kadar bir şeyler

geçmiş.

Oğlunuz mu anlattı size bunları?

Neslihan'ı nikah masasında terk etmesinin sebebi de ben miymişim?

Teşekkürler. Afiyet olsun.

Allah'ın büyüsü çok tehlikeli olabiliyor bazen.

Dikkatli olmak gerek.

Bu senin Erem'e attığın mesaj değil mi?

Erem Neslihan'ı terk ettiği gece ilk kimi aramış?

Seni.

Bak sen şu Allah'ın işine.

Daha sayısız aramanız var.

Ben her şeyi biliyorum Hülya.

Hiç inkar etme.

Siz oğlunuz üzerinden tehdit mi ediyorsunuz beni?

Aşk olsun.

Onu mu dedim ben şimdi?

Bunlar Fikret'in kulağına giderse senin için tatsız olur. Onu söylüyorum ben.

Fikret sizin laflarınıza göre hareket etmez.

Kocam bana güveniyor. Fikret'i tanıyorsan.

Midesini bulandırır. Hem de çok fena bulandırır.

Kocanı pek tanıyamamışsın.

Fikret çok kıskanç bir adamdır.

Siz benden ne istiyorsunuz?

Erin ve Neslihan'ı barıştırmana.

Herkes için en hayırlısı bu.

Hadi ya.

Ben nasıl düşünemedim bunu?

Peki Jale Hanım.

Şimdi ben elimle konuşurken siz de gidip Fikret'e

mesajları gösterirseniz mesela.

Ben boşuna uğraşmış olacağım. Senden istediğim şeyi yaparsan buna gerek

kalmaz.

Ah Jale Hanımcığım, Jale Hanımcığım. Ne kadar amatörsünüz.

Siz gidip Fikret'e benim mesajlarımı gösterirseniz ve benim kocamla aram

bozulursa eğer benim elime yardım etmek için bir sebebim kalmaz değil mi?

E biraz matematik Jale Hanım.

Merak etme merak etme.

İstediğini yapacağım.

Seninle görüştüğümü erim bilmeyecek. Sen şimdi bu cek caklı lafları bırakıyorsun.

Evine gidiyorsun. Ve benden haber bekliyorsun. Tamam.

Ha bir de.

Bir daha sakın benimle senle benle konuşma.

Anladın mı?

Geçti o günler artık.

Eriğimi elimden aldığın yetmedi, bir de babamı da mı elimden aldın? Ben kimseyi

kimsenin elinden almadım.

Hülya. Bu işin sırrı ne? Anlatsana biraz.

Neyin sırrından bahsediyorsun Esucuğum? Zengin erkek avcılığının. Ne istiyorsun?

Ama merak ettim sadece.

Hülya bu işin uzmanı sonuçta.

Önce erim, sonra sen.

Bakalım kim var şimdi sırada?

Ben geldim.

Hülya.

Hoş geldin. Hoş buldum.

Dedim ki hazır dışarıdayken ben neden kocamı görmeye gitmiyorum?

İyi yaptın.

Hoş geldin gel.

Hoş buldum.

Saçlarını mı kestirdin sen?

Güzel olmuş mu?

Elbette. Beğendin mi? Güzel olmuş.

Hem de çok.

Ben de anneme uğradım.

Sonra kuaför işlerimi hallettim.

Şimdi de beraber eve geçeriz diye sana geldim.

Annen nasıl?

Aradım onu bugün telefonla. Hat kesildi. Konuşamadık.

Ha evet ya.

Onun telefonu bir şey olmuş herhalde. Bozuldu anlamadım ben de.

Gayet iyi.

Gayet iyi. Merak etme.

İyi iyi.

Sevindim.

Fikret.

İyi misin sen?

Sabah da böyleydin.

Aslında ben de seninle bir şey konuşacaktım. İyi oldu geldiğin bu

sabah. Neslihan'ın söyledikleri takıldı aklıma da.

Hangisi? Çok fazla şey saçmaladı çünkü.

Şu elimle ilgili olan.

Hani onu elinden aldığını söylüyor ya.

Yani?

Ne demek istiyorsun?

Bir şey demek istemiyorum hayatım. Aklıma takıldı sadece.

Bravo Fikret.

Bravo.

Sen baya baya Neslihan'ın bu deli saçması laflarına inanıyorsun yani.

Hülya. Sana bir soru sordum.

Sen bana bunu soramazsın Fikret. Ben zaten fazlasıyla idare ediyorum. Alttan

alıyorum Neslihan'ı ama bu kadarı da fazla artık.

Bir dakika bir dakika.

Gitme.

Gidiyorum.

Çünkü eğer kalırsam.

Çok daha fazla kırıcı konuşacağız birbirimize.

Gitme. Gitme kal. Fikret daha dün söz verdin üstelik bana.

Kal lütfen.

Otur.

Haklısın.

Haklısın.

Bu soruyu sormak benim için de çok zor. Çok zor hiç kolay değil ama

aklıma gelince kendimi çok kıskanmış yakalıyorum. Çok.

Çünkü seni seviyorum.

Çünkü sana çok aşığım.

Benim için sadece sen varsın.

Sadece sen.

Gel.

Fikret Bey, Selim Bey geldi. Toplantı odasını aldım. Tamam, geliyorum.

Kısa bir toplantım var. Hemen bitirip dönerim. Sonra da birlikte çıkarız.

Tamam.

Selamun aleyküm.

Aleyküm selam.

Ooo Salih façayı düzeltmişsin.

Tabi oğlum biraz da bir süslenelim dedik.

Oğlum içeride sabah akşam bir ömür geçirdik lan aynı kıyafetle. Yakışır

sana. Biraz da bir süslenelim Hülya hanım gibi.

Lan bak Hülya hanım dedim burnumda tüttü ha canım kızım.

Ben bir arayayım şunu.

Ara bakalım.

Sen misin? Hadi kapatıyorum.

Dur kız.

Bak bakalım babana. Gördün mü?

Nasıl olmuşum?

Tamam hadi.

De filan bittiyse kapatıyorum.

Dur kıza. Ceren ne?

Bana bir beş yüz ateşlesene.

Yok ya.

Var mı başka isteğin?

Bende istekler bitmez.

Avcunu yalarsın.

Hadi. Bay bay.

Orhan. Şunu bana ver.

Diğerlerini odama bırak.

Tabii Hülya Hanım.

Hoş geldiniz Fikret Bey.

Hoş bulduk Müdiye Hanım.

Neslihan yok mu?

Sarp Bey'le birlikte dışarıdalar. Çağırayım mı?

Olur.

Fikret.

Ama yani Sarp'a bu kadar yüz verme dedikçe adam evden çıkmaz oldu.

Daha nişanlısı bile değil. Biliyorum biliyorum ama Neslihan çok mutlu.

Hem böyle gözümün önünde olmaları da ayrıca iyi.

Sen bilirsin.

Yani bence çok hızlı gidiyorlar benden söylemesi.

Fikret Bey merhabalar. Hoş geldin Sarp.

Buyurun. Babacım. Hoş geldin.

Hoş bulduk yavrum.

Gel Sarp.

Sarp gittik buradasın geldik buradasın.

Merak etmeyin gidiyordum zaten hatta çıkmak üzereyim. Sarp.

Gitme, zaten yarın İzmir'e gidiyorsun. Göremeyeceğim seni.

Öyle mi?

Annen için galiba. Evet, evet.

Bu akşam yemekle birlikte olalım.

Peki.

Medici, bir tane daha servis alalım lütfen.

Teşekkürler.

Nesi'ciğim, ben sana bugün...

Küçük bir hediye aldım.

Aa hediye mi? Bak ben bunu bilmiyordum. Çok iyi.

Yani bu aramızdaki gerginlik artık son bulsun istiyorum.

Kabul edersen çok sevinirim.

İşte ama hediyeyi kabul etmemek büyük kabalık.

Lütfen.

Yardım edeyim sana.

Bana benim paramla bunu mu aldın?

Beğenmedin mi?

Kendime de aynısından aldım. Sen benimle dalga mı geçiyorsun?

Neslihan ne yapıyorsun kızım?

Baba görmüyor musun ya? Resmen sakatlığında dalga geçiyor benim. Ne? Ne

alakası var ya? Neslihan iyi misin sen? Allah kahretsin seni.

Çekil.

Ben bir bakayım.

Bir dakika dur. Ben bakarım. Seni ilgilendiren bir şey yok burada.

Neslihan'la benim aramda bu. Karışma lütfen.

Ne yapsam olmuyor görüyorsun değil mi Fikret?

Çık dışarı. Neslihan büyü artık.

Sürekli böyle zavallı zengin kız melodramı çekilmez. Sen neden sürekli

benimle uğraşıyorsun ya? Ben seninle uğraşmıyorum.

Sen her şeyi üstüne alınıyorsun. Bana bak seni var ya.

Ne yaparsın?

Döver misin beni?

Üstüme mi saldırırsın yine daha önce yaptığın gibi?

Ya da... Tokat mı atarsın mesela?

Tırmalar mısın?

Ruh hastasısın sen. Ruh hastasısın sen.

Ya da ne bileyim.

Bunu alıp...

Ne oluyor be?

Kızım.

Ne oluyor Neslihan?

Baba. Psikopat bu kız baba delirmiş. Resmen delirmiş. Neslihan ne oluyor

kızım? Yemin ederim ben bir şey yapmadım. Yemin ederim kendi kendine

yaptı. Her şeyi kendi kendine yaptı. Neyi kendi kendine yaptı?

Gel benimle gel.

Gel benimle gel.

Ne oluyor? Nedir bu halin Allah aşkına ya?

Baba kendi kendine yaptı. Gerçekten kendi kendine yaptı ya.

Hülya.

Hülya ne oldu?

Hülya ne oldu? Hülya ne oldu? Nedir bu halin? Bak gör yaptıklarını bak.

Hülya ne oldu?

Ne oldu kızım?

Ne bu durumun açıklaması ya?

Baba yalan söylüyor. Baba yalan söylüyor. Ben istesem...

Neslihan'ın kolunun durumu ortada. Ne oldu böyle? Ne yapıyorsunuz siz?

Fikret zaten o yüzden karşılık vermedim ben de. Baba kendi kendine yaptı.

Gözünün önünde yaptı ya. Tırmaladı kendini. Aldı buradan mazayı vurdu

kafasına ya. Fikret Bey Neslihan karıncayı bile incitemez. Bilmiyor

musunuz? Yeter yeter ben bıktım.

İçinizin arasında kalmaktan bıktım.

Fikret ben Neslihan'a kız demiyorum.

Sadece bu evde can güvenliğim olsun istiyorum. Çok mu şey istiyorum?

Çıkın dışarı. Çık dışarı. Çık dışarı. Hediye Hanım götür Neslihan'ı.

Tamam. Tamam. Tamam. Tamam.

Sakin ol. Sakin ol. Tamam.

Abla.

Hülya.

Dur bir bakayım.

Bir bakayım. Dur.

Dur.

Dur. Dur. Dur. Dur.

Sarp yemin ederim bak yemin ederim sana yalan söylüyorum. Ben hiçbir şey

yapmadım bak yemin ederim.

Biliyorum. Biliyorum. Senin böyle bir şey yapacağını beni kimse inandıramaz

tamam mı? Kendini bu kadar apalamam. Ya babam niye inanmıyor o zaman bana ya?

Niye inanmıyor? Ben delirme kızrayım ya. Tamam sakin sakin.

Gel biraz hava alalım. Gel bahçeye çıkalım. Gel.

Tamam canım.

Tamam gel.

Hadi çıkalım buradan.

Hadi dışarı çıkalım orada. Konuşalım biraz hadi.

Hayır istemiyorum.

Gülsel beni odama götür.

Hadi gel.

Gel bacım gel. Otur şöyle.

Otur.

Tamam tamam.

Gel.

Ay tamam tamam tamam.

Pardon ya.

Tamam tamam.

Kızım bu Neslihan nasıl yaptı sana bunu ya?

Bir de o pamuk prenses kıyafetleriyle.

Bir bu kadar daha mı varmış Neslihan'dan yerin dibinde?

Bilmiyorum Gülüzay. Bu çok kötü.

Vay. Kıyamam sana ya.

Acıyor mu çok?

Kızım sen kafayı mı yedin?

O kız bana ne yapabilir be?

Ay Hülya ya.

Yemin ediyorum inandım ya.

Ya Gülizar sen beni hiç mi tanımadın?

Beni bu hale benden başka kimse getiremez.

Ama korkuyorum ben şu an senden.

Kork Gülü.

Kork Gülü. Seni de bu gece uykunda bulacağım.

Ya öf gitme.

Manyak. Yapma şunu.

Allah'ım yarabbim ya.

Ne oldu da sen bu kadar tırlattın ya?

Seni seviyorum.

Beklenti çok kötü bir şey biliyor musun Güliz Hanım?

Sürekli sızlayan bir yara gibi.

İnsanı işte böyle delirtebilir.

Hiçbir şey anlamadım.

Boşver.

Ben bir üstümü değiştireyim. Sen de bir kahve yap bize. İçerim hadi.

Ay Hülya otur.

Deli misin? Şunu bir sileyim.

Vallahi manyaksın sen ya.

Manyaksın. Daha yavaş.

O kadar da değil. Tamam.

Yavrum nasılsın? Daha iyi misin?

Elinize sağlık Medya Hanım.

Afiyet olsun.

Değilim Medişim.

Nereden musallat oldu bu şeytan başımıza?

Tamam Medya Hanım. Yangına körükle gitmeyelim biz de.

Peki.

Ben içeri geçiyorum. Bir şeye ihtiyacın olursa söylersin olur mu?

Siz de çok durmayın. Soğuk hava.

Sağ ol Medişim.

Biz kızdan intikam alalım derken olanlara bak.

İnanamıyorum hala.

Sana daha önce söylemiştim Neslihan bu iş sana zarar vermeye başladı.

Ben karşımda normal bir insan var sandım.

Mücadele edebilirim sandım ama hale bak.

Hülya hayatta kalmak için çok badireler atlatmış. Şimdi yine o modunu açtı.

Dozer gibi önüne gelen her şeyi eziyor.

Allah Allah.

Oturup bir de üzülelim istersen.

Hülya'nın kötü geçen çocukluğunun bedelini ben mi ödeyeceğim Sarp? Ne

diyorsun sen? Hayır tabii Neslihan hayır.

Ayrıca hayatta herkesin başına bir şeyler geliyor.

Nasıl biri olacağını seçmen tamamen sana kalmış.

O yakan yıkan biri olmayı tercih etmiş.

Benim asıl derdim senin üzülmen.

Bak ben İzmir'deyken sakın onun oyunlarına gelme.

Tamam.

Aklım sende kalmasın.

Tamam.

Merak etme.

Belki de Hülya benim hayatımı seni getirmek için girmiştir.

Belki de her şeyin sebebi budur.

Hediye Hanım haklı. Çok soğuk oldu içi. Burası.

Hadi içeri geçelim üşütmeyelim seni.

Gel.

Hadi bakalım rahatça yatıp uyu.

Yarın konuşuruz.

Teşekkür ederim Sarp.

Yine çok iyi geldin bana.

İyi geceler.

İyi geceler.

Sen ne yaptın bu arada bugün Medya ile?

Kızım sorma ya.

Canımı çıkarttı.

Irgat gibi kullandı kadın beni resmen ya.

Seni.

Benim gülizarımı. Ya.

Beni beni. Senin gülizarını.

Mahvoldum resmen ya.

Bugün Fikret'in yanında emrivaki yap tamam mı? Bir daha böyle bir şey

olmayacak merak etme.

Halledeceğim ben. Vallahi mi kız?

Herhalde. Kimse benim arkadaşımı ezemez. Şöyle be Hülim be.

Hadi kalk.

Hadi kalk yatalım.

Geberiyorum ben yorgunluktan hadi.

Ben de içemedim.

İçeri sonra.

Evet gece gece boşver. Bırak bırak bırak.

Sabah toplasın hediye işte.

Hakikaten ha.

Ben odadayım.

Dur.

Bir yarana bakayım.

Gerek yok. Var.

Çok kıyamamışsın kendine.

Merak etme birkaç günü geçer.

O ne demek?

Ben mi yaptım bunu yani?

Aman minik tatlı nesli yanınıza da toz kondurmayın ya.

Ya ne yapıyorsun sen?

Kazanamayacağın bir savaşın içinde debelenip duruyorsun böyle. Ne

istiyorsun bu kızdan?

Benim kazanamayacağım savaş yok Sarp. Öyle mi? Sana kolay gelsin o zaman.

Çünkü önünde bir meydan muharebesi var gibi.

Bak sen kendi babandan yaralısın diye Fikret Bey'le kızının arasına

giremezsin.

Hayattan böyle intikam alınmaz.

Hadi ya.

Nasıl alınır?

Aşık olduğun kadının evine başkasıyla evlenip girerek mi alınır?

Ne oldu?

Yalan mı?

Aşık değil misin bana?

Ama seni sevmiyorum.

Sen bir virüs gibisin.

İnsanın kanına girip zehirliyorsun.

Senden kurtulamamam seni sevdiğim anlamına gelmiyor.

Pişman olacaksın bana bunları söylediğin için.

Yemin ederim pişman olacaksın.

Anne.

Yatmadın mı sen?

Başın mı ağrıyor?

İlaç getireyim mi sana?

İstemem. Aldım zaten.

Anne.

Bir şey olmuş söyler misin bana da? Bütün akşam konuşmadın zaten.

Hadi anlat.

Kardeşin geldi bugün.

Demedim sana.

Ee? Ne eesi?

Kovdum kapıdan gitti işte.

Niye kovdun anneciğim? Ne demek niye Sema?

Yapmadığın rezillik kalmadı da ondan.

Anne ben sana bir şey söyleyeceğim.

Biz hani geçen Fikret Bey'in evine gittik ya. Sen tabii dikkat etmedin.

Ben Fikret Bey'in rahmetli eşinin fotoğrafını gördüm. Anne kadın aynı

Hülya. Ne diyorsun kızım?

Vallahi çok benziyor Hülya'ya.

Ay.

Ay Sema bu.

Bu adam oysa mı kafayı taktı benim çocuğuma?

Bilmiyorum ki öyle galiba.

Allah'ım başımıza gelenler.

Allah'ım yarabbim.

Kızım biz neyin içine düştük böyle?

Yok. Yok böyle olmaz.

Ben gideceğim çocuğumu alacağım oradan. Çekip çıkaracağım çocuğumu. Gelmez

anneciğim gelmez. Görmedin mi halini? O gelmesin. Ben onu alacağım.

Allah'ım yarabbim aklıma mukayyet ol.

biraz daha bekleyelim. Çünkü gelmek üzeredir.

Ve karşınızda Mediha geldi.

Ne oluyor burada?

Biz de seni bekliyorduk. Mediş.

Niçin? Kambersiz düğün olmaz da ondan.

Geçin yerinize.

Efendim?

Mediha, Mediha.

Her şeye bu kadar şaşırılmaz ama.

Geçer misin yerine? Ne münasebetle?

Mediş.

Pardon, bu evin çalışanı değil misin sen?

Evet, çalışanıyım. O zaman yerin burası değil, orası.

Geç.

Bütün ekibimiz bir arada.

Gülizar'cığım.

Medya Hanım.

Dün siz Gülizar'ı bayağı bir çalıştırmışsınız.

Evet. Ona da bir değişiklik olmuştur. Çok güzel.

Çok hoş.

Medya Hanım, haddinizi herkesin içinde bildirmek istemezdim. Ama bunu sen

istedin.

Bir daha benim asistanımdan isteyeceğin herhangi bir şey olursa önce bana rapor

edeceksin. Yok artık.

Bu evin Fahri Hanım'ı sen değilsin. Kendine gel artık.

Bu evde ben ne dersem o olacak.

E sen alıştın tabii başıboş gezmeye.

Ondan böyle laf dinlemek zor geliyor artık.

Ben varım.

Ha baktın çok zorlanıyorsun.

Yapamıyorsun.

Kapı orada.

Hiç kimse seni zorla tutmuyor bu evde. Bak kimse.

Herkes yerini bilecek.

Nokta.

Evet.

Ders bitti.

Dağılabilirsiniz.

Orhan. Arabayı hazırla.

Buyurun Hülya Hanım. Mersi.

Sen niye dikiliyorsun hala orada?

Eşinin başına.

Baş baş.

Kızım. Vallahi ölçüresi var senin.

Sıraya girsin.

Kübra!

Kübra!

Buyurun Medya Hanım. Akşam yemekten sonra hepiniz burada toplanıyorsunuz.

Haber ver.

Konuşacaklarım var hepinizle.

Tamam efendim.

Çıkabilirsin.

Ben Erdan'a çok sevindim.

Sürekli seni düşünüyorum.

Evlilik haberini alınca da beynimden vurulmuşa döndüm.

Sen şok etsin.

Kendine gel ne yapıyorsun sen?

Nasıl yani?

Hülya sen bizi konuşmak için çağırmadın mı buraya?

Elim Allah aşkına bırak şimdi aşkı meşki seni beni.

Daha önemli işlerimiz var bizim.

Neslihan'ın babasıyla evlenmiş olman dışında daha önemli ne olabilir ki?

Neslihan'ın Sarp'la evlenmek üzere olması mesela.

Ne zaman oldu bu?

Ne önemi var?

Şu an büyük bir aşk yaşıyorlar.

Bir dakika, bir dakika, bir dakika. Bana bunu azmetmem için biraz zaman ver.

Valla çok isterdim ama zaman yok.

Kaybettiğini bir an önce geri kazanman lazım.

Neslihan'ı mı?

Neslihan benden nefret ediyor.

Ayrıca... ...ben seni seviyorum Hülya.

Erim.

Beni sal.

Ben sana ne verebilirim?

Hiçbir şey. Ama Neslihan'la evlenseydin şu an her şeyin olacaktı.

O tren kaçtı.

Kız beni istemiyor artık.

Erim.

Valla ben senin yerinde olsaydım bana ait olanı öyle kolay kolay başkasına

bırakmazdın.

Bu kız sana deli gibi aşıktı.

Böyle duygular öyle kolay kolay geçmez.

Eğer Neslihan'ı geri kazanırsan hayatını da geri kazanırsın.

Peki. Senin planın ne Hülya?

Sen niye bunun olmasını istiyorsun bu kadar?

Çünkü Neslihan'ın Sarp'la evlenmesini istemiyorum.

Çünkü gerçekten sevmiyor.

Kullanıyor sadece.

Neslihan nasıl ikna edebileceğimi düşündü. Ay elim bak beni dinle. Sen bu

kızı senelerdir tanıyorsun.

Sen onu mutlu edebilirsin.

Ben de beni takıntı haline getirdiği için evliliğimi bozmaya çalışan birinden

kurtulmuş olurum.

Yani Sarp'ı devre dışı bırakabilirsek herkes mutlu olur.

Sen dediğimi yap sadece.

Gerisi kendiliğinden gelecek zaten.

Sakın saçlarımla. Söyleme.

Sakın.

Alo, hayatım. Hülya, yarın için bir program yapma olur mu?

Neden, ne oldu ki?

Bir röportaj vereceğiz.

Ne röportajı? Bizle ilgili, evliliğimizle. Bir dergi ekibi gelecek.

Daveti veremedik, bari böyle duyuralım.

Gerçekten mi? Evet.

Fikret çok mutlu ettin beni.

Akşam evde görüşürüz.

Görüşürüz hayatım.

Ne oldu?

Hiç. Biz işimize bakalım.

Önce bir mesaj yazacağız. Telefonunu aç.

Ne yazıyoruz?

Gel. Gel Sema.

Beni çağırmışsınız.

Evet, otur lütfen.

Sema, bir süredir bizim vakıf üyesinde bir proje başlatmak istiyorum. Bu maddi

imkanı olmayan genç kadınların meslek edinmesine destek olacağız.

Ne güzel düşünmüşsünüz.

Teşekkür ederim.

Ve projeyi senin yürütmeni istiyorum.

Ben mi?

Ama Fikret Bey, ben daha önce böyle bir iş hiç yapmadım.

Merak etme, öğrenirsin.

Ben de gereken desteği sağlarım.

Peki, neden ben?

Çünkü sen o yoksul dünyayı gayet iyi biliyorsun.

Bir de Sema.

Projeyi Hülya'nın adıyla duyuracağız. Proje onun.

Kararları o verecek.

Ama bütün sorumluluğu sen üstleneceksin.

Anladım.

Hülya'nın haberi var mı bundan? Henüz yok.

Proje bir şekillensin.

Oturup konuşuruz.

Tamam. Ben o zaman çalışmaya başlayayım.

Güzel. Kolay gelsin. Sağ ol.

Neslicim.

Medici bunlar ne?

Sana gelmiş.

Çok güzeller.

Görüyor musun Sarp'ın inceliğini ya? Ben bir Sarp'ı arayayım. Tamam. Ben de

yerleştireyim bunları.

Alo Sarp. Ne yapıyorsun?

Annemleri teyzemlere yerleştirdim. Şimdi ilaçlarını almaya çıktım. Sen ne

yapıyorsun bakalım?

Ben de bana gönderdiğin çiçeklere bakıyorum.

Çok güzeller.

Ne çiçeği?

Göndermişsin ya.

Geldi şimdi.

O kadar güzel ki.

Neslihan ben çiçek falan göndermedim.

Ama kim gönderebilir ki başka?

Bilmiyorum ama benim olmadığım kesin. O zaman bir yanlışlık oldu herhalde. Ben

anlayamadım. Belki de bir hayranınızdandır Neslihan Hanım.

Ya Sarp.

Tamam tamam. Ben yarın geliyorum konuşuruz.

Peki. Hoşça kal.

Şuna koyalım.

Sarp yollamamış.

Kim yollamış?

Seni kaybetmek hayatımda yaptığım en aptalca hataydı. Bu çiçekler beni biraz

olsun güzel hatırlamanı sağlar umarım.

Medici götür bunları istemiyorum ben.

Neden? Götür istemiyorum Gökhan.

İstemiyorum. Peki.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk.

Medya Hanım da dahil bütün çalışanları mutfağa çağırır mısın lütfen?

Tamam efendim.

Orhan'cığım.

Hoş geldiniz. Gelin, gelin lütfen.

Buyurun, oturun.

Buyurun, buyurun.

Rahatınıza bakın lütfen.

Buyurun.

Medya Hanım buyurun.

Buyurun Medya Hanım, lütfen oturun.

Lütfen lütfen buyurun. Buyurun.

Biraz daha sağa. Evet.

Gülizar'cığım.

Evet.

Buyurunuz.

Nihat Bey. İki sorunlar güle güle giysinler.

Ya hanım.

Siz nereden bildiniz?

Ben hepinizi tanıyorum Nihat Bey. Allah razı olsun. Çok sevinecekler.

Rica ederim.

Ne demek?

Buyurun Kübra Hanım.

İlyan oldu mu?

Beğendin mi?

Bayıldım.

O kadar yakışacak ki sana.

Güle güle giy.

Zeynep Hanım buyurun.

Çok zarifsiniz, çok teşekkür ederim.

O sizin zarifliğiniz, ne demek, ne demek.

Güle güle giyin.

Medici Hanım, siz açmayacak mısınız?

Gel.

Buyurun.

Özel hayatınız olmadığı için... ...evde kullanabileceğiniz bir şey seçtim size.

Güle güle kullanın.

Önemli değil.

Güzel günlerde kullanın.

Marka yalnız atma öyle.

Evet. Umarım hediyelerinizi beğenmişsinizdir.

Bir derdiniz, bir sıkıntınız olur.

Ben hep buradayım.

Sizin için.

Unutmayın. Biz bir aileyiz. Sağ olun. Çok teşekkürler. Allah sizden de razı

olsun.

Kolaylıklar diliyorum.

Sağ olun.

Gülizar'cığım, rahatsızlık vermeyelim.

Çok mutlu oldular. Çok sevindiler.

Çok değil mi?

Mutlu etmek lazım insanları. Sen de çok iyi düşündün yalnız.

Siz bizimle ne konuşacaktınız?

Ne konuşulur ki artık sizinle?

Bir bağrınıza basmadınız kaldı Hülya Hanım'ınız.

Biraz ağlık sürseydik bari şu yüzüne. Kızım onlar yapacak diyorum makyajı.

Geldiler.

Hoş geldiniz. Merhabalar.

Merhaba Hülya Hanım.

Tanıştığınızda çok memnun oldum. Ben de.

Hep takip ediyorum sizi.

Nasıl yapalım şimdi?

Fikret'e gelmek üzeredir.

Arkadaşlar ışıkları halletsin, sizi de makyaja alalım. O sırada da Fikret Bey

gelmiş olur, başlarız.

Tamam, peki.

Buyurun. Bir şey alır mıydınız?

Zahmet olmazsa bir kahve alırım. Tabii ki, zahmet ne demek.

Gülüzen.

Bu arada çok güzelmişsiniz.

Çok teşekkür ederim.

Ne oluyor burada?

Hemen geliyorum.

Ne yapıyorsun yine sen? Kim bu insanlar?

Baban sana söylemedi tabii değil mi?

Bizim için geldiler.

Evliliğimiz hakkında röportaj yapacaklar.

Yedi düvele duyuramadın tabii kendini. Bana bak.

Sakın bir olay çıkartayım tabii.

Nici haricim hiç olay çıkarır mıyım ben ya?

Hayatım. Hoş geldin. Hoş bulduk. Geç kalmadım değil mi?

Yok.

Hoş geldin babacığım.

Hoş bulduk.

Gel tanıştırayım seni.

Sen geç. Gelirim ben.

Bravo baba.

Bana yaptıklarının ödülü bu mu?

Kızım olması gereken bu.

Herkese tek tek söylemektense böylece bir kere de duyurmuş olacağız. Sen de

katılmak istemez misin?

Yok ben ışığını çalmayayım Hülya'nın. Ben dışarıdan izlemeyi tercih ediyorum

babacığım.

Peki.

Tabii bir yere kadar.

Kızım sen var ya kapak kızı olmuşsun. Kapak kızı.

Beğendin mi?

İnanılmaz. Ya.

Hülya Hanım, Fikret Bey geldiğinde fotoğrafınızı çekeceğim birlikte.

Sonra röportajınızı yapacağız.

Tabii.

Çok güzel olmuş.

Beğendin mi?

Beğenmemek mümkün mü? Hem de çok.

Buyurun efendim.

Buyurun.

Şimdi gülümseyelim.

Evet.

Fikret Bey.

Elinizi eşinizin beline koyabilir misiniz?

Evet çok güzel.

Evet mükemmel, harika. Şimdi birbirinize bakın lütfen.

Çok güzel.

Evet mükemmel, harika.

Çok güzel.

Öncelikle sizi çok tebrik ediyoruz.

Evliliğiniz cemiyet hayatında bayağı bir sürpriz oldu.

Herkes bu aşkın hikayesini çok merak ediyor.

Hülya Hanım biraz kendinizden bahseder misiniz? Sizi çok merak ediyorlar.

Ben çok yaratıcı bir ailede büyüdüm.

İnanılmaz yetenekli bir moda tasarımcısı annem var.

Böyle bayağı kumaşların arasında koşarak geçti çocukluğum diyebilirim. Bir ablam

var. O da finans sektöründe çalışıyor. Tam bir iş kadınıdır.

Peki babanız?

Babam serbest meslek.

Babamdan da aslında bu hayatta güçlü olmayı öğrendim desem evet doğru olur

herhalde.

Çok şey öğrendim ondan.

Çok şanslısınız.

Çok. Peki Fikret Bey?

Bu aşkın hikayesini bir de sizden dinleyelim.

Evet.

Yani açıkçası benim için çok büyük bir sürpriz oldu.

Nasıl yani?

Yani insan hayatının bu döneminde böyle bir sürprizle

karşılaşacağını hiç düşünmüyor açıkçası.

Yani benim zamanımı yaşayanlar için söylüyorum benim gibi olanlar.

Ama bazen hiç beklenmedik zamanda biri çıkıyor karşınıza ve...

Her şey değişiyor.

Yani işte öyle bir şey.

Çok romantik.

Peki Hülya Hanım, Fikret Bey'i ilk gördüğünüzde ne hissettiniz?

Açıkçası tabii ki ben de beklemiyordum böyle bir şeyi ama...

Fikret'i ilk gördüğüm andan itibaren...

O kısmı ben anlatabilir miyim?

Tabii.

Biz tanışmadık bu arada.

Fikret Özkar'ın kızı Neslihan ben.

Neslihan Hanım sizi tanımaz olur muyum? Bize eşlik etmek isterseniz çok memnun

olurum. Çok isterim.

O zaman hemen bir kısa makyaj alalım size. Yok yok hiç bekletmeyeyim ben.

Hemen. Peki buyurun.

Evet hazırım.

Neslihan Hanım, babanızın evliliğini ilk duyduğunuzda ne hissettiniz?

Çok şaşırdım tabii.

Neden?

Çünkü babamdan önce ben tanıyordum Hülya'yı.

Öyle mi?

Evet öyle.

Biz arkadaştık Hülya'yla. Ne kadar hoş.

O zaman babanızla tanışmasına siz vesile oldunuz.

Aynen öyle.

Hatta bu eve ilk defa benim misafirim olarak geldi.

Çok hoş, çok güzel bir hikaye. Peki arkadaş nasıl oldunuz?

Aslında tesadüf.

Biz çok farklı dünyaların insanlarıydık Hülya ile.

Nasıl farklı?

Hülya'nın maddi durum pek iyi değildi.

Benim hayatımda malum. Ama bunların dostlukta pek önemi yok tabii ki.

Neslihan ne gerek var böyle şeylere?

Hülya'nın en çok hayallerini severdim ben. O kadar büyük hayalleri vardı ki.

Ama düşünsenize bir gün arkadaşınızı evinize davet ediyorsunuz.

Babanızla tanışmış, evlenmiş ve bütün hayallerine kavuşmuş.

Neslihan?

Efendim? Biraz biz mi konuşsak acaba?

Şeyi anlatmayı unuttum ben size. Biz okulda ne arkadaştık Hülya'yla?

Babam onun bütün okul masraflarını ödedi.

Kendisi yardım etmeyi çok sever insanlara.

İsteyen bu kadar yeter kızım bu konular falan.

Hatta sadece Hülya'ya da değil, ailesine de.

Ablasını işe aldı, annesinin evle ilgili olan bütün sıkıntılarını çözdü.

Hülya Hanım, az önce hikayenizi anlattınız ama ben çok dikkat etmemiştim

ama çok farklı koşullardan geliyorsunuz.

Fikret Bey'in hayatına alışmak zor olmadı mı?

Yok hayır olmadı neden olsun.

Hülya çok hazırdı bu dünyaya.

Bütün planları tıkır tıkır işledi.

Asıl biz hazır değildik ona.

Tamam kızım bu kadarı yeter.

Kafi bence.

Peki son olarak bir aile fotoğrafınızı alalım.

Olur. Üçünüz birlikte.

Tabii. Buyurun.

Gel hayatım.

Biraz yakınlaşalım.

Görüyorsun değil mi nasıl rezil etti beni?

Kadın bile şok oldu.

Sen neden susuyorsun?

Üstü bu yanlış olabilir ama söylediği şeyler doğruydu.

Efendim? Hülya, geçmişinden utanmak yerine

gurur da duyabilirsin.

Bu lafı sadece kimler söyler biliyor musun?

Zenginler.

Gurur duyacakmışım. Neyle gurur duyacağım acaba?

Elektriğimizin, suyumuzun kesildiği günlerle mi?

Aç yattığımız gecelerle mi?

Ablamın üniversiteyi kazanmasına rağmen çalışmak zorunda olduğu için okulu

bırakmasıyla mı?

Hangisiyle?

Fikret, bırak da şu an olduğum yerle gurur duyayım.

Senin karın olmakla, senin soyadını taşımakla gurur duyayım.

Bu kadarını da çok görme bana.

Maksadım seni üzmek değildi.

Haklısın.

Biliyorum. Sinirim bozuldu sadece.

Ben de sana çıkışmak istemedim.

Gördün mü bak.

Sonu böyle olacaksa bütün kavgalara varım ben.

Hepsine.

Öyle ya.

Bu gece burada kalabilir miyim acaba?

Ne dersin?

Fikret.

İyi geceler.

Hadi bakalım, başladık ya.

Damadımın hasretiyle yandım tutuştum. En iyisi ben onu yarın bir görmeye geleyim.

Senin de, damadının da.

Yarın bekle beni.

Canım.

Mediş bunlar ne? Vallahi bunların hepsi sana.

Tamam çıkabilirsiniz.

Nesli bunları Sarp göndermediyse kim gönderdi?

Erim. Yok artık.

Mediş ne yapsam olmuyor ya bırakmıyor peşimi.

Nesli bak sakın ha.

Herhalde ya deli misin sen?

Hele Sarp varken.

İyi. Aferin.

Sofra hazır hadi bekliyoruz.

Tamam geliyorum.

Esra. Erim bir dur artık.

Ben istemiyorum çiçek mi çek falan ya.

Tek bir şartla dururum. Son kez. Ama gerçekten son kez. Seninle görüşmeme

izin verirsem.

Hayır.

Neslihan ben çok kötüyüm.

Aklımdan saçma sapan şeyler geçiyor.

Hayatla baş edemiyorum sanki.

Her şeye bir son veresim geliyor.

Elim böyle konuşma.

Tamam buluşalım son kez.

Bekle burada biraz daha biteriz.

Dışarı çık.

Kağıtlara bakma ha.

Aman da aman, aman da aman kimler gelmiş.

Bu ne kız?

Ha? Janti araban ne oldu?

Kocan mı aldı elinden yoksa? Sen ne kadar meraklısın ya.

Oyun kurusun öyle indir.

Bunlar benim yavrular mı onları da merak ettim.

Sana fotoğrafı sil demeyeceğim.

Çünkü altın yumurtlayan tavuğu kesmeyeceksin biliyorum.

Ha şunu bileydin.

Benim zeka küpü kızım.

Sen de şunu bil.

Bu sana son para verişim.

Kalbimi kırıyorsun ama.

Ben ciddiyim. Ben değilim. Bak gülüyorum.

Bana bak.

Bundan sonra ben ne zaman istersem ömür boyu istediğim parayı

istediğim yere getireceksin. Tıkır tıkır. Hayır.

O zaman damat bir telefon uzağında.

Salih. Sana son kez soruyorum.

Beni rahat bırakacak mısın?

Bana ne, bana ne.

Bırakmayacağım.

Hadi şuna.

Hadi bakalım karabücük.

Hadi şimdi tıpış tıpış evine dön.

Kocana çok güzel yemekler hazırla.

O adam bize her zaman lazım.

Beş dakikan var erim.

Senden özür dilemeye gelmedim Beslihan.

Çünkü ne kadar özür dilersem dileyim yaptıklarımı değiştiremem.

O zaman neden geldin?

Sana veda etmeye geldim.

Artık hayatından gerçekten çıkıyorum.

Sana veda etmeye.

Artık hayatından gerçekten çıkıyorum.

Ne güzel.

Doğru olanı anlamışsın.

Sadece şunu bilmeni istiyorum.

Ben seni sevmekten hiç vazgeçmedim.

Sadece şunu bilmeni istiyorum.

Seni sevmekten hiçbir zaman vazgeçmedim.

Umarım Sarp da... ...seni benim sevdiğim kadar seviyordur.

Hatta daha çok.

Çünkü sen bunu hak ediyorsun.

Bak iyi dinle, burası en önemli yere.

Artık bağımız tamamen koptuğuna göre... ...benim de bu hayatta bir amacım

kalmadı.

O yüzden... ...hoşçakal

Neslihan.

Artık bağımız tamamen koptuğuna göre... ...benim de bu hayatta bir amacım

kalmadı demek oluyor.

O ne demek?

Hiç.

Seni kaybettiğime göre... ...yaşamak için de bir sebebim yok artık yani.

Erim ne diyorsun sen bak?

Saçma sapan bir şey yapma sakın!

Sana son kez sırılabilir miyim?

Biz de Salih Sezginel Fakültesinden mezunuz.

Aferin Orhan. Şimdi vakit kaybetmeden diğer işi hallet.

Salih Bey.

Delikanlı.

İyi öğrendin ofisin yerini.

Öğrendik. Yalnız Hülya Hanım sizi görmek ister.

Bak ya.

Şu vefalı kızıma bak.

Babasını hiç ihmal etmez.

Görüşelim bakalım.

Bu taraftan.

Ee, Hülya nerede?

Bizi bekliyor.

Buyurun.

Afiyet olsun efendim.

Bu ne lan?

Hülya buraya mı gelecek?

Buraya gelecek.

Bak geldi Hülya.

Ne oluyor lan burada?

Telefonu ver.

Beyler! Lan!

Lan!

Yeter!

Telefon dahil her yerden hepsi silindi Hülya Hanım.

Yavru kuşum, sofra hazır.

Geliyorum Medici.

Niye yüzün asık senin yine böyle?

Yok. Yok bir şeyim Medici.

Peki.

Bekliyoruz.

Afiyet olsun.

Sana da.

Sana da.

Neyin var yavrum senin?

Ne oldu baba?

Bir anda merak edeceğini tuttu.

Neslihan sen ergen misin?

Her şeye ters cevap. Saçını maviye boyatıp kapıları da çarpar güm güm.

Sarp. İyi akşamlar.

Hoş geldin. Hoş bulduk.

Hoş geldin Sarp. Hoş bulduk Fikret Bey.

Hadi sofraya.

Vallahi hayır diyemeyeceğim.

Sarp Bey için servis açalım.

Hülya Hanım pardon unuttum sizi. Merhaba.

Merhabalar, hoş geldin.

Hoş bulduk.

Nasıl geçti İzmir? Annen nasıl?

İyi, iyi çok şükür.

Çok sevindim.

İnşallah daha da iyi haberlerini alırız. İnşallah, inşallah. Hatta biraz daha

böyle işler yoluna girsin.

Ben seni de en yakın zamanda İzmir'e götürüp bir annemle tanıştırmak

istiyorum. Çok isterim.

Evet evet.

Düğünden önce gidin mutlaka.

Hatta beni de götürün tanımayı çok isterim. Çok sevinirim.

Evet.

İkat tarihini kararlaştırdınız mı?

Bu hafta içinde netleştiririz diye düşünüyorum.

Evet evet. Ben de hemen olsun istiyorum. Sonuna da hazırlıklara başlarız.

Düğün yapacak mısın bu sefer?

Ay pardon.

Pat mı kırdın?

Yok Hülya. Kırk gün kırk gece yapacağım. Bir mahsuru mu var?

Neslihan.

Bu ne kızım?

Ne bu?

Baba bu eski fotoğraf bu.

Neslihan.

Tamam ben görüştüm de o anlamda görüşmedim. O anlamda şey dedi.

Sarp. Kızım sen aptal mısın yavrum?

Nikah masasında seni terk eden adamla nasıl buluşursun Neslihan?

Kızım hiç mi gururun yok senin?

Ya bu adam senin hayatını mahvetti anlamıyor musun yavrum?

Olacak şey değil ya.

Görüyorsun değil mi Fikret?

Yani ben bu kızın kafası çok karışık derken bunlardan bahsediyordum işte.

Ya bunu kim gönderir bana?

Neler dönüyor Hülya? Ben nereden bilebilirim Fikret Allah aşkına.

Belki de erim göndermiştir ortalığı karıştırmak için. Yani ondan her şey

beklenir. Bilmiyor musun Serhan'ı?

Sema. Kızım.

Benim seninle konuşmam lazım yavrum.

Söyle anneciğim.

Sema sen... ...ayrıl bu işten çocuğum.

Ne?

Senin Fikret Bey'in yanında çalışmanı istemiyorum kızım.

Nedenmiş o anneciğim?

Ya bu adamın...

Ha bir de böyle sadaka verir gibi bize iyilik yapmasından vallahi bıktım artık.

Yeter. Allah Allah ya biz daha ne kadar acaba minnettar kalacağız bu adama? Anne

ne diyorsun sen nereden çıktı şimdi bu?

Sema nereden çıktıysa çıktı.

Tamam yeter bitti ayrılıyorsun o kadar tamam işte.

Ya niye bırakıyorum ben işi?

Hülya'nın yaptıklarının bedelini niye ben ödüyorum?

Ya Hülya için bırakmayacaksın ki evladım. Benim için bırakacaksın annen

için. Anne saçmalama Allah aşkına ya. Ya hayatımda ilk defa düzgün bir yerde

çalışıyorum. Üstelik önemli işler veriyorlar bana.

Vakfın bütün organizasyonuyla ilgileniyorum. Bana sorumluluk

veriyorlar. Ya benim fikirlerimi soruyorlar.

Ben şimdi bunları bırakıp gideyim mi?

Git. Ne var git ne olacak.

Allah Allah. Ya biz bu adama muhtaç mıyız evladım? Bu adamın parasına

ihtiyacımız mı var bizim?

Alt tarafı iki kişiyiz. Yaşarız gideriz.

Ayrıca sana iş mi yok?

Ben de çalışıyorum işte.

Yok anneciğim yok. İşmiş yok.

Varsa da böylesi yok. İnsanlar bu şirkete girmek için neler yapıyor

haberin var mı?

Allah'ım yarabbim.

Sen de iyice kardeşine benzemeye başladın.

Hayır anneciğim.

Bizim aramızda bir fark var.

Ben burada emeğimle dirsek çürütüyorum. O orada keyfine bakıyor.

Ne güzel huzurumuz vardı.

İdare edip gidiyorduk işte.

Ne oldu bize böyle anlamıyorum ki.

Ben artık idare etmek istemiyorum anne.

Benim önüme bir fırsat geldi.

Ve ben bunu değerlendireceğim.

İyi.

Aferin sana çocuğum.

Aferin.

Sen de bildiğini oku. Kardeşin gibi.

Çok iyi.

Çok iyi. Çalış çalış.

Ne kadar yıprandın Esra yüzünden.

Çok üzülüyorum.

Aklım almıyor bir türlü Hülya.

Bu elim denen zibidi nereden çıktı?

Nasıl yeniden girdi kızımın hayatına?

Aklım bir türlü almıyor.

Bilmiyorum. Neslihan manipülasyona çok açık.

Neyse. Düşünme bunları şimdi.

Sabah konuşuruz.

İyi geceler.

Dur.

Dur.

Bu lağ böyle ne kadar sürecek Hülya?

Daha ne kadar ayrı odalarda yatacağız?

Fikret bana zaman vereceğini söylemiştin.

Seni böyle bir şeye zorlamak istemem öyle biri değilim bilirsin.

Yanındayken bile sana olan özlemi kontrol etmekte zorlanıyorum.

Ama haklısın, haklısın.

Sen ne zaman istersen.

Söz verdiğim gibi.

O kadar şanslıyım ki hayat karşıma seni çıkardığı için.

İyi günler.

Orhan yanıma gel.

Gel.

Hülya Hanım.

Dur orada.

Orhan senden son bir şey istiyorum.

Kendini affettirmen için.

Nedir?

Elimin telefonunu bana getireceksin.

Becerebilir misin?

Hallederim. Güzel.

Yarın sabahtan hallet Osman.

Merak etmeyin.

Çıkabilirsin.

Ne zaman başladı hastalığın?

Sen nereden biliyorsun? Cevap ver anne ne önemi var?

Yeni öğrendim.

Hülayla biz evlendik.

Sen Erim'in babasısın.

Erim de senin kardeşin Sarp.

Bu ne kızım?

Ne bu?

Neredesin lan?

Saatini geri mi isteyeceksin?

Allah Allah.

Ben senden niye kurtulamıyorum?

Bilmem.

Sen çağırdın doktor. Doğru.

Ama ben bir kez daha seninle aynı konuşmaları yapmak istemiyorum.

Tamam, yapma o zaman. Ama...

Neslihan'a bir kez daha paramparça yapmana izin veremem.

Sen bizim görüştüğümüzü nereden biliyorsun?

Seviyor musun Neslihan'ı?

Evet.

İyi.

En azından birimiz paçayı kurtarmış Hülya'dan.

Neslihan'a gelirsek...

Yani neyi ne kadar biliyorsun bilmiyorum.

Ama kız beni istemiyor doktor.

Sana son kez sarılabilir miyim?

Elime Sarp'ı seviyorum.

Buraya sana sadece dur demek için geldim.

Ben hayatımda ilk defa Sarp'la mutluyum.

Lütfen bunu benden alma.

Ben seni çocukluğumuzdaki gibi hatırlamak istiyorum.

Lütfen anılarımı da alma benden.

Niye buluştu o zaman seninle?

Benim yüzümden.

Ya durumları kurtarayım diye kızın üstüne gittim biraz.

Kendime bir şey yaparım falan filan diye.

Biliyorsun Sarp.

Neslihan bu dünya için fazla iyi kalpli.

Sen iyi misin?

Sen?

İyi. En azından şartlar eşitlenmiş durumda şu anda.

Yani ben de senin gibi... ...mutsuz... ...ve parasızım.

Az daha unutuyordum.

Artık babam da yok.

Benim dünyama hoş geldin.

O zaman...

...şu muyuz peki?

İyi geceler doktor.

Yok artık ya.

Kıssana biraz.

Ne oldu Erim? Ben sana beni bu numaradan arama demedim mi?

Çok konuşmayacağım merak etme.

Dinliyorum.

Ne yaptığını biliyorum.

Benim üzerimden Neslihan'a zarar vermek istiyorsun.

Herkes gibi beni de kullandın.

Ben sana yardım ediyorum, erim.

Saçmalama istersen.

Ortak düşmanımıza karşı beraber hareket etmemiz lazım.

Hülya, benim tek düşmanım sensin.

Erim kendine gel.

Sen benimle düşman bile olamazsın.

Madem sürünmek istiyorsun, sürün. O annene de söyle, benim karşıma çıkıp

oğluma yardım et diye yalvarmasın bana, tamam?

Hayır.

Hayır.

Anne Hülya ile konuştun mu konuşmadın mı?

Nereden çıktı oğlum bu şimdi?

Anne bana doğruyu söyle.

Gelip sana anlattı değil mi Allah'ın cezası?

Zaten o kıza güvenen de kabahat.

Gel.

Beni çağırmışsınız Fikret Bey. Evet Hasan.

Otur.

Hasan. Şimdi senden isteyeceğim şey... ...sadece ikimizin arasında kalacak.

Emredin efendim.

Hülya Hanım'ı takip etmeni istiyorum.

Adım adım.

Adım adım.

Ve saat saat bana rapor edeceksin.

Nereye gidiyor?

Kimlerle görüşüyor?

Hepsini.

Boşuna Fikret Bey.

Ne oluyor Batur? Valla arkadaş birazdan geliyor Erim Bey. Tamam Batur, tamam.

Oğlum benim telefon alacak param yok.

Benim telefon alacak param yok lan.

Sen bekle Hülya.

Sen bekle.

Sen beni bu duruma düşürdün ya.

Sen şimdi bekle.

Bakma bana öyle baba ya. Çok utanıyorum.

Ne yapıyorsun kızım sen?

Ne yapıyorsun?

Ben de bilmiyorum ve çok üzülüyorum. Senin karşında sürekli hata yaptığım

için. Elimle görüşmek nereden çıktı yavrum?

Bilmiyorum.

Aklıma girdi baba.

Yemin ederim gerçekten bir daha olmayacak.

Bak kızım.

Onun yaptıklarını sen unutsan da ben asla unutmayacağım. O aileden, o kanı

taşıyan hiç kimse hayatımıza girmeyecek, giremeyecek.

Bizim hayatımızda yeri yok.

Aklın başına topla lütfen.

Hadi topardan kalk, sofraya birlikte oturacağız.

Bundan sonra hiç kimse sesini yükseltmeyecek.

Gel.

Aldın mı?

Aldım. Aferin.

Barıştık. Hadi yine iyisin.

Çık şimdi.

Önce bir mesaj yazacağız. Telefonunu aç.

Oğlum senin karşına çıkmaya yüzüm yok.

Neden araya dert ediyorsun Ömer?

Keşke o kadar olsa.

Elim sana söyleyeceğim şey için beni affet oğlum ne olur.

Ne söyleyeceksin?

Hadi yaz.

Sizi soktuğum borç batağının yanında sakladığım bir şey daha var.

Artık bilmek senin hakkın.

Siz Sart'la kardeşsiniz.

Kahvaltı yiyemeyecek misin?

Geliyorum.

Bekle beni Hülya.

Bekle sıra bende.

Kocana her şeyi anlatınca ne yapacaksın bakalım.

Ne kadar sessiz bir sabah.

Neslihan sen de bu kadar üzülme.

Aşk üçgeninde kalan tek kişi sen değilsin ya bu dünyada.

Hülya, o nasıl söz yahu?

Hayatım ben bir şey demiyorum.

Misbir yapıyorum güldürmek için.

Yani Sarp'tan ayrıldığı için bu kadar üzülmesini istemiyorum Neslihan'ın.

Bırak da neye üzüleceğime ben karar vereyim. Tamam, tamam.

Başlamayın yine.

Lütfen.

Sarp.

Günaydınlar herkese.

Günaydın.

Biraz yalnız konuşalım mı Neslihan?

Olur. Yukarı çıkalım mı? Olur fark etmez.

Kusura bakmayın Fikret Bey.

Tabii tabii rica ederim. Çıkın konuşun bitirin şu işi. Hadi.

Yüzüme bakmayacak mısın?

Bakamıyorum.

Hay Allah ya.

Yine telefonumu unutmuşum.

Hayatım ben bir gideyim telefonumu alayım. Randevum var diye iptal

edeceğim. Hiç gidemeyeceğim bugün ya.

Hülya.

Neslihan'la Sarp'ı rahatsız etme lütfen.

Ne diyorsun sen Fikret?

Yani bir lafınla insanın keyfini kaçırıyorsun ya.

Bravo.

Sarp sen ne desen haklısın.

Ben aptalın tekiyim.

Aptal değilsin.

Sadece fazla iyisin.

Bu da aptallık değil mi? Hayır.

Artık sadece kime karşı iyi olacağını seçmen lazım.

Biliyorum.

Sarp sana yemin ederim benim elimle... Aranda bir şey yok evet. Aranızda bir

şey yok.

Biliyorum.

Elimle konuştuk biz her şeyi anlattı.

Gerçekten mi?

Evet.

Sadece kendine dikkat etmediğin bu oyunlara geldiğin için kızgınım sana.

Beni bırakmayacaksın yani?

Hayır.

Seni bırakmayacağım.

Ama sen de tek başına güçlü olmayı öğreneceksin.

Ben olmadığımda da bu tuzaklara düşmeyeceksin.

Kendine... ...kalbini koruyacaksın.

En başta da Hülya'dan.

Söz mü?

Söz.

Kendini koruyacaksın.

Herkesi benden bile.

Söz verdin unutma.

Hadi aşağı inelim.

Görüştünüz mü?

Çok güzel.

Çok sevindim.

Yüzünden böyle anlaşılmıyor ama.

Ne oldu?

Niye düştü yüzün?

Boş ver.

Hayatım söyler misin şunu?

Sonra kızıyorsun bana Fikret.

Neden bahsediyorsun yine sen?

Eslihan.

Konu sen değilsin.

Konu Sarp.

Madem barıştınız... ...madem ciddi bir yola girdiniz birlikte...

...artık bunu daha fazla saklayamam.

Herkesin bunu bilmeye ihtiyacı var.

Özellikle de senin Fikret.

Hem de bu Erim olayından sonra.

Eee? Söylesene artık şunu Hülya.

Medici?

Erim Bey?

Hülya burada mı?

Evet ama... Bir saniye.

Erim Bey!

Sarp ve Erim kardeşler.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.