All language subtitles for Sahtekarlar 4

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

Hadi abi, gözümüz aydın.

Yani hepimizin gözü aydın.

(Hidayet) Çok şükür.

Çok şükür, nihayet evladıma kavuştum.

(Gülüyor)

Biri bana baksın.

Hanımefendinin müjdeliği mutfakta, çıkarken ona verin, tamam mı?

Tabii ki.

-Hayırlı olsun. -Sağ ol kızım, sağ ol.

-Teşekkürler. -İyi günler.

(Gerilim müziği)

Sen sevinmedin mi?

-Ben de bakabilir miyim? -Al tabii, bak. Kendin de gör.

(Gerilim müziği)

Buyurun Avukat Bey.

(Hidayet) Baksın, o da baksın.

Hayırlısı olsun.

-Ne olacak şimdi? -Ne olacak?

Kocaman bir aile olacağız.

(Feray) Ben onu mu diyorum baba?

Hukuki olarak ne olacak diyorum.

Soy bağı davası açılacak tabii ki.

Gel kızım. Gel ben sana rahat rahat sarılayım.

Canım kızım.

Daha ben ilk başta söylemiştim.

O benim kızım diye. Kan çekti kan!

Canım benim.

Mutluluğun resmi mi bu?

Yine biz yokuz, hayret.

Müsaadenizle. Ben...

...bunu sindirmem lazım.

Trip şova gel.

Heyecanlandı. Ertan evlat, sen bir bakıver. Şekerli su falan ver.

Sakin ol. Sakin ol.

(Duygusal müzik)

Sakin olur musun?

Dokunma bana. Dokunma.

Abartılı hareketler yapıyorsun. Ateşini kıs biraz.

Nasıl oldu bu?

Hani ayarlayacaktın? Nasıl oldu bu?

Bilmiyorum.

(Taklit ederek) Bilmiyorum.

Ben biliyorum ama.

Fikrini ne değiştirdi acaba?

Bilmiyorum ama kardeşimiz olmak pek hoşuna gitmemiş gibi.

Sanki.

Benim yaptığımı mı sanıyorsun?

Senden başka testin nerede yapıldığını bilen mi var?

Sonuca müdahale etme şansı olan tek kişi sensin.

Düz mantık, anladın mı?

Ben yapmadım Asya.

Kimi kandırıyorsun?

-Amacın ne? -Saçmalamayı keser misin?

Ne saçmalamayı keser misin? Hidayet’in kızı mıyım ben yani?

-Tabii ki değilsin. -O zaman?

Bilmiyorum. Koray geliyor.

Beş milyon az mı geldi?

Az değil, etik gelmedi.

Ben halledeceğim. Bu benimle sizin aranızda.

Avukat yok. Tekrar ben testin yapılmasını isteyeceğim.

Karşımda şike yapmanıza göz mü yumacağım, öyle mi?

Aynen öyle.

Ben testin yeniden yapılmasını isteyeceğim.

Belki bir yanlışlık oldu. Değil mi? Olabilir.

İçerideki yaşlı kurt yer mi bunu?

-Kızı çıkmasaydın olurdu da. -Hayır canım. Yani olamaz mı?

Her testte bir yanlış ihtimali vardır değil mi?

Bana bak. Sen o şansı kaybettin.

Bırakmaz o artık seni. O parayı unut.

(Müzik)

Asya? Asya nereye...

Asya bekler misin?

Asya durur musun?

Asya?

Asya?

-Sen yaptın. Senin yüzünden. -Nereye gidiyorsun?

-Parayı alamayayım diye... -Sus.

(Kapı açıldı)

İyi günler.

-Ne kadar önemsiyorsun kendini! -Ne?

Bana ne senin ucuz arsızlığından, parandan?

Ben bu insanları görmek istemiyorum bir daha.

Senin onların kızı çıkmana da ihtiyacım yok.

Anladın mı?

Ben zaten evden çıktım.

-Neden sonucu değiştireyim? Deli miyim? -İspat et o zaman.

Gidelim testin yapıldığı yere. Soralım bakalım kim değiştirmiş.

Öğrenelim.

(Duygusal müzik)

-(Yasin ses) Alo, efendim Neslihan? -Yaso?

-Asya kızı çıktı adamın. -Vallahi mi?

Ne diyorsun? Anlatsana.

Bir şey soracağım sana.

Bir şey olmuş gibi. Sen hiç konuştun mu?

(Neslihan ses) Konuştunuz mı yani farklı bir konuyla ilgili?

Yok, hiç haberim yok. Söyle hayırdır ne oldu?

İşte vallahi bir şey olmuş.

-Kızım ne oldu anlatsana! -Niye bu kız bize bir şey anlatmıyor?

Hayır yani oyunda biz de varız.

Kızım, bize biraz müsaade eder misin?

Tabii. Ben size izin vereyim.

O dağılan suratlarınızı bir an evvel toparlayın.

Siz mızıkçılık yapınca gerçekler değişecek mi zannediyorsunuz?

Ağlamak isteyen kendisini odasına kapatsın.

Bir daha bu bet bakışlarınızı görmek istemiyorum! Anlaşıldı mı?

Ayrıca yediğiniz (Bip)'u temizlememi istiyorsanız...

...ki buna mecbursunuz.

O zaman kardeşinize kucak açacaksınız.

Asya kızımın canını sıkarsanız...

...kılına dokunursanız...

...gözünde bulut olursanız...

...ben de sizin karabasanınız olurum, ona göre haberiniz olsun!

Bak, aranızda cezaevine gitmek isteyen varsa...

...o ayrı. Ona karışmam.

(Gerilim müziği)

-Hala yani... -(Hidayet) Hüma!

Gel yanıma.

Çok güzel. Çok iyi oldu böyle!

Halam da öğrenecek şimdi her şeyi.

Ama ben size söyledim değil mi?

Söyledim, saklamayalım söyleyelim dedim değil mi?

Bırak şimdi halamı.

-Biz ne yapacağız? -Ne bileyim ne yapacağız?

-Kaderimiz deyip kabullenecek hâlimiz yok. -Asla.

Kabul etmeyeceğiz tabii ki.

İyi, bir fikri olan varsa bir an önce söylesin. Dinliyorum.

(Gerilim müziği)

-Dinliyorum abi. -Hiç afra tafra yapma Hüma.

Ben de yeni öğrendim.

Bir kaza olmuş.

Ne kazası?

Ne diyorsun abi?

Sakın! Hülya’yla ilgili deme sakın!

-Ah ah! -Söylesene abi!

-Kadına bir şey mi yapmışlar? -Düğün günü işte.

(Hidayet dış ses) Hülya'yla balkonda konuşmuşlar. Ona...

Ona git falan demişler.

O da gitmem demiş.

Ondan sonra itiş kakış derken...

...kadın...

...balkondan düşmüş. -Aa!

Kadir de olayı kapamış geçmiş.

Ama tabii kadın kayıp görünüyor.

Savcılık da araştırıyor tabii. İfade işleri olacak.

Ama Ertan ilgileniyor.

Yani kapatacak gidecek konu.

Yüzüme baka baka kapatacak gidecek diyorsun!

Benim içim paramparça oluyor!

Zırvalama Hüma.

Bu ne yersiz sitem?

Senin oğlun için yapılacak bir şey yoktu!

Kılını kıpırdatmadın.

İbrahim'i yalnız başına bıraktın.

Kaza diyorum kaza!

Senin oğlun sonuçta bir cinayet işledi. Hep belaydı o zaten.

Sonunda da katil oldu. Ama benim çocuklarım bir kazaya karıştı.

Karşılaştırma yapma yani, anladın mı?

(Duygusal müzik)

(Ağlıyor)

Sen adamı delirtecek misin oğlum?

Beni de eksiye düşürüyorsun.

Topla kendini.

Ağlıyor musun oğlum?

Çocuk musun sen?

Sen ağlıyor musun?

Oğlum sen nasıl evinin erkeği olacaksın?

Hani askerdin sen?

"Dayı beni askerin yap, dayı beni askerin yap."

Böyle mi olacaksın oğlum?

Ölmek de var, öldürmek de var oğlum! Kendini çarpıtma!

Tamam mı?

İlkler can sıkıyor. Mide bulandırıyor, tamam!

Ama bitti gitti oğlum.

Tamam mı? Önümüze bakacağız biz.

Su çarp.

(Gerilim müziği)

Kapatın suyu!

Şimdi ne yapacağız abi?

Helal sana! Oğlum, helal!

Böyle! Dik dur.

Kafanı kaldır, dik dur!

Aslanım benim! Aslanım benim!

Oğlum sana yemin ediyorum.

Allah'ıma kitabıma dayımın en has adamı sen olacaksın.

Mayanda var senin oğlum. Aslanım benim!

Aslanım benim!

Şöyle!

Ağlıyorsun bir de! Yürü.

(Eymir) Aferin!

Aferin sana!

(Gerilim müziği)

Ne oldu, acıdı mı?

Seviye buydu değil mi? Hatırlattığın için sağ ol.

-Ne yaptın abi? -Eleman arkada, gel.

Abi bak şimdi. Siz ne derseniz ben onu yaptım.

Önce kızı çıksın dediniz. Ona göre raporları ayarladım.

Sonra bu güzel abim aradı. Dedi biz vazgeçtik.

Orijinali çıksın. Kızı değil zaten. Ben de tamam dedim.

Eşleşme olmadı. Baba kız değilsiniz sonucunu gönderdim yani.

İyi kıvırdın, helal.

Sen ne kadar aldın Optik'ten? Söyle bakayım.

Hop hop!

-Asya bir sakin olur musun? -Söyle.

-Söyle. Ne çıkarın var söyle! -Biz bir şey yapmadık.

Tamam mı? Lütfen sakin olur musun?

Müsaade et, adam konuşuyor. Ne cazgır çıktın!

Dışarıdan bir müdahale olma ihtimali var mı?

Zor ama imkânsız değil.

Bak kardeşim. Belli ki dışarıdan bir müdahale olmuş. Tamam.

Bize bunun kimin yaptığını bulman gerek.

Ya da kim yaptırmış olabilir? Bunu çözmemiz lazım.

-Anlaşıldı mı? -Tamam.

Öğrenirim. Sonra Önder abiye haber veririm.

Verirsin Önder abiye haber!

(Müzik)

O zaman bu sonucu değiştiren kişi benim Hidayet'in kızı olmadığımı biliyor.

Doğru mu anlıyorum?

Aynen öyle.

Bu durumda oyunu da biliyor demektir.

Bu kadar kısa sürede patlayan plan için...

...seni ayrıca tebrik ederim.

Sağ ol Asya.

Kim kaldırdı bu örtüyü o zaman?

Bu işin altında kim var, bir fikrin var mı Avukat Bey?

En çok Hidayet istiyordu.

Neden?

İnsan gerçek evladını ister. Sahtesini ne yapacak?

Koltuk için.

-Ne? -Öyle. Hidayet'in yaş gününde...

...yönetim kurulu başkanlığı düşüyor.

Aile anayasasında yaş sınırı var.

Yeniden seçilebilmesi için lehine oy kullanacak birine ihtiyacı var.

O da kendi kanından olmalı, Bakizadelerden olmalı.

Sen bu bilgiyi bana şu an veriyorsun yani?

Gerçekten mi? Bitmedi şu eğitim sürecim!

-Oğlum ne bilgisi? -Ne oğlumu? Şimdi mi söylenir?

Varsayım bu. Ayrıca benim değil babanın varsayımıydı.

Varsayım gibi varsayım.

Bir dakika.

Aile anayasası ne?

Varlıklı ailelerin kendi iç uygulaması.

Hissedarların uyması gereken kurallar. Sert kurallar.

Kuralı değiştirsin.

-Şirketin başı Hidayet değil mi? -Aynen Asya, o kadar kolay!

Yönetim kurulu diye bir şey duydun mu?

Kurul? İnsan topluluğu? Bir kişi değil.

Hidayet yönetim kurulu başkanı kalma derdin yani. Doğru mu anladım?

Bence öyle.

O zaman bu vicdan hesabı yalan. Öleceği de yok.

Orasını bilemem.

Ne olacak şimdi? Ne yapacağız?

(Telefonlar çalıyor)

Telefonlarınıza bakabilirsiniz mesela.

Ne var Hüseyin?

-Efendim anne. -Asya?

Bana bak, eve adamlar geldi. Taha'yı arıyorlar.

Oğlun nerede yine?

Bilmiyorum! Bilmiyorum!

Aradım ama telefonu açmıyor.

Evet Hüseyin, meşguldüm. Söyle dinliyorum.

Ne kutusu? Ben bir şey sipariş etmedim ki.

Tamam geliyorum.

Benim acil işim çıktı. Haberleşiriz sonra. Olur mu?

Tamam.

Beyaz eşya mı?

Kapat, geliyorum ben.

-Ne oluyor Ertan? -Benim acil eve gitmem lazım.

Ertan?

Ertan?

Aç şunu Taha, aç!

(Telefon çalıyor)

(Eyüp ses) Asya?

-Taha nerede? -Burada benim dükkânda.

-Eyüp Bey? -Buyurun Asya Hanım.

Taha niye orada yine?

Ne oldu? Bizim sizinle işimiz bitmedi mi? Kim arıyor yine kardeşimi?

Asya.

Kardeşinin bir şeyi yok.

Yani şimdilik.

(Gerilim müziği)

Nerede Taha?

-Hoş geldin Asya. -Taha nerede?

(Araba sesi)

Nerede?

-Asya gel. -Ne oluyor be?

(Bip) ortaklık mı yapmaya başladınız?

-Taha çık ortaya! -Ne oluyor?

-Kimi arıyorsun? -Bırak!

Oğlumun katili burada. Onu bana verecektin.

Taha!

Sen kendini öldürecek misin?

(Eyüp) Nereden biliyorsun Taha'nın yaptığını?

-(Kürşat) Görmüşler. -Kim görmüş?

Nerede görmüş?

Bunlar Eymir'le dolaşıyorlarmış.

Birdenbire kalabalık görmüşler.

Yardım etmek için yanlarına gitmişler. Olan bu.

İstersen Taha anlatsın?

Taha!

Hişt!

Asya!

Anlat bakalım Taha!

Anlatayım dayı. Şey...

Biz poligona gittik.

Poligon çıkışında da arabayla mahalleyi turluyorduk.

Silah sesleri geldi.

Silah sesleri gelince biz de dedik ki gidelim bakalım, ne iş falan...

Neyse sesin olduğu yere gittik.

Kalabalık böyle, birini vurmuşlar herhâlde. Baktım...

...abi senin oğlan. Abi ben kurtarmaya atıldım.

Bak, kurtarmaya atıldım ama...

...kalbi durmuştu yani yoksa ben ambulansa...

...ben bırakmazdım abi. Bırakmazdım, kendim götürürdüm.

Başımız sağ olsun.

Yedim mi ben bunu yalancı?

Asya!

Asya!

Dur, çocuğu öldürecek misin? Dur.

Acın büyük.

(Eyüp) Evlat bu.

Ama senin aradığın katil bu dükkânda değil.

Taha hiç değil.

Ama...

Ama bana diyorsan ki Eyüp dayı elini ayağını öpeyim...

...bana oğlumun katilini bul.

-Asya. -(Eyüp) Senin için bunu yaparım.

Emin ol yaparım.

Kızım, vallahi yok bir şey, dur!

Eyüp dayı yapma!

Onu bana ver!

Başın sağ olsun Zombi.

Hadi herkes işinin başına geçsin.

(Eyüp) Taha, gel buraya!

Emret abi.

Yok öyle bir dünya!

(Kürşat) Onu Eyüp'ün elinden alacağız.

Bugün değilse yarın. Başka yolu yok.

Aa!

Manyak mısın kızım sen?

Niye beni ısırıyorsun?

Ne yaptınız gene siz?

Ne (Bip) yediniz oğlum?

-Adamın oğlu mu öldü? -Oğlum!

Yok. Geç içeri. Dayım anlatacak.

Ne yaptın Taha? Ne yaptın gene?

Bir şey yapmadım.

İyice manyadı!

Deli midir nedir?

(Gerilim müziği)

-Nerede? -Yukarıda salonda eşek ölüsü gibi yatıyor.

Ertan?

Ertan?

Ne oluyor abiciğim?

Umarım yanılıyorumdur.

Umarım yanılıyorumdur.

Ertan, ne oluyor oğlum?

-Oğlum ne yapıyorsun? Bu ne? -Allah kahretsin!

Ertan?

Allah kahretsin!

Allah kahretsin!

Allah kahretsin! (Bip)!

Allah kahretsin!

-Ertan! Ertan sakin! -Allah kahretsin!

Ertan yalvarırım sakin ol!

(Üst üste konuşmalar)

Sakin ol! Ertan!

Ertan yalvarırım bırak! Tamam tamam, sakin. Bırak.

-Ertan yavaş ol. -Babamın sakladığı...

-Tamam! -Sakladığı ceset!

-Hidayet’in evleneceği kadın. -Tamam.

-(Bip)! -Sakin ol!

Soluklan. Nefes al.

Gel abiciğim.

Sakin.

Sakin.

Yalvarırım sakin ol.

(Nefes nefese)

("Mümin Sarıkaya - Ben Yoruldum Hayat" çalıyor)

Babamın...

...bana attığı...

...son kazık!

("Mümin Sarıkaya - Ben Yoruldum Hayat" devam ediyor)

(Kuşlar ötüyor)

("Mümin Sarıkaya - Ben Yoruldum Hayat" devam ediyor)

"Ben yoruldum hayat"

"Gelme üstüme"

"Diz çöktüm dünyanın"

"Namert yüzüne"

"Gözümden gönlümden"

Kim çekti bunu? Siz mi?

Yok, biz çekmedik.

Çekenlerin üstüne çöktük.

Bir işimiz vardı.

Korkutmalı bir iş.

Taramalı falan. Ama can yakmalık değil.

Taha da...

...ekmek arıyordu, ekmek peşindeydi.

Israr etti, ben yaparım dedi.

O daha çocuk! Çocuk!

-Nasıl izin verirsiniz? -Olur mu öyle şey Asya?

Ne çocuğu? Koskoca adam. Geçti karşıma...

...dedi ki ben bundan böyle aileme bakacağım.

Bacılarıma göz kulak olacağım, ben evin direği olacağım dedi.

Ama bu işlerde daha toy tabii.

Ailene sahip çık, kardeşine annene sahip çık.

Çıkmıyorsan da (Bip) git!

O korkutmalık taradığı arabanın içinde...

...meğerse Zombi Kürşat'ın oğlu varmış.

Tabii önceden kontrol etmesi gerekiyordu, yapmamış.

Hata.

Taha öldürdü yani.

Kürşat öfkesinde haklı.

Bu görüntüler sadece bende var.

Kimse bilmiyor.

Ama Kürşat'ı gördün.

Yana yakıla oğlunun katili Taha’yı istiyor.

Yakaladığı yerde beynine sıkacak.

Ha!

Başka bir yolu var tabii.

Polisler gelir, Taha'yı alır...

...tutuklanır, cinayetten yargılanır.

Avukatla beraber biz bir yolunu buluruz.

Taha'yı çıkarır kurtarırız diyorsan...

...öyle düşünüyorsan, düşünme.

Yatmaktan kurtarsan ölmekten kurtaramazsın.

İçeride de dışarıda da.

Hele bu görüntü...

...Kürşat'ın eline geçerse...

...emin ol...

...Taha'nın kafasına sıkacak.

Hem de 24 saat... Bak.

25 saat demiyorum.

24 saat içinde.

Ne diyorsun? Ne yapalım Asya?

("Mümin Sarıkaya - Ben Yoruldum Hayat" çalıyor)

"Dokunur kalbe"

"Şu suskun ağzımı"

"Açtırma benim"

"Sözlerim ağırdır"

"Dokunur kalbe"

"Şu suskun ağzımı"

"Açtırma benim"

Dedim ben size (Bip)'iniz değilim.

Pisliğinizi temizlemem dedim. Bana hâlâ emir veriyor.

İroniye bak.

Biri babam, öz babam.

Diğeri kardeşlerim.

Bana evin elemanı...

...bana...

...evin (Bip) muamelesi yapıyorlar. Gerçekten yapıyorlar bunu.

(İç çekti)

Ertan?

Bunu ne yapacağız abiciğim?

Bak bunun köşesi kırık.

Akıtıyor falan, buna bir çözüm bulmamız lazım.

Nerede benim telefonum?

Öyle bir şey olmayacak.

Onların (Bip) olmayacağım.

Nasıl bir şeye çattığını bilmiyorsun.

(Telefon çalıyor)

Ben de hediyemi almadı mı acaba...

...ne zaman arayacak diye haber bekliyordum.

Ne istiyorsun?

Hiçbir şeye dokunmadık.

Babanın hatırasına saygı gösterdik.

(Hidayet ses) Parmak izleri bile aynen öyle duruyor.

İstersen polisi ara.

Gelsin bir çalışma yapsınlar.

(Hidayet ses) Üç şahidimiz var.

Baban...

...Hülya'yı ittirdiğinde onu gören...

...üç şahit.

Bizim çocuklar.

Baban Hülya'ya âşıktı herhâlde.

(Hidayet ses) Yani yakıştıramıyorum Kadir’e ama...

...bana öyle geliyordu.

Kıskandı.

Sonra da onu öldürdü.

(Hidayet ses) Cesedi de yok etti.

Neydi savcının adı?

Yıldız. (Gülüyor)

(Hidayet ses) Sence Yıldız için bu...

...geçerli bir neden olabilir mi?

Öğrenmen gereken çok şey var evlat.

İlki...

...kimse bana hayır diyemez.

(Hidayet ses) İkincisi...

...babanın yarım bıraktığı işi tamamlayacaksın. Cesedi yok edeceksin.

Sonra...

...yolumuza devam edeceğiz.

(Hidayet ses) Dönüşü olmayan yolumuza.

Babanla kader bizi bağlamıştı.

Şimdi de seninle bağlıyor.

Bundan sonra bana çalışacaksın.

(Gerilim müziği)

(Derin bir nefes aldı)

(Derin bir nefes verdi)

Ne kadar borcum?

(Gülüyor)

Güzel.

Güzel soru.

Ne kadar borcum...

(Gülüyor)

Sen koskoca Hidayet Bakizade’nin kızısın.

Sayemde.

Ne oldu?

Baban kızın olduğunu öğrenince çok mu sevindi?

Sen mi değiştirdin?

Gül gibi giden planı bozmaya kalktın.

Ben sadece engel oldum.

Ne istiyorsun?

Bana o evden tırtıklayıp getireceğin 20, 30 milyon beni kesmez.

Bu görüntüyü...

...kasamın en köşesine koymak için iki şartım var.

Boş senet imzaladın mı hiç?

Hayır.

Boş senet nedir bilir misin Asya?

Boş senet...

...üstü neyle istersem onunla dolar.

Eğer dediklerimi yapmazsan...

...üstünü sıfırlarla doldururum.

Sayarken şaşı olursun.

(Kuşlar ötüyor)

Şimdi at bakalım imzanı.

(Gerilim müziği)

Ertan!

Aradın polise söyledin. Böyle böyle dedin.

Ne olacak zannediyorsun? Baban işin içinde anlaşılacak.

Aslı işin içinde anlaşılacak. Geriye dönük sorgulayacaklar.

Oğlum bütün müvekkillerini kaybedersin. Ver şunu.

-Bırak. -Ertan.

Yalvarırım sakin ol, bir düşün Allah rızası için.

Oğlum avukatlık ruhsatını kaybedersin, her şeyini kaybedersin.

Daha önce sınanmadın mı? Kıvılcım'ın attığı kazıktan...

...itibarını toparlamak için neler çektin, ben şahidim.

Yapma gözünü seveyim.

Bir sakin kal, düşün.

-Nefes al. -Ne yapayım istiyorsun?

Babamın kuklası mı olayım yine? Öz babamın kuklası mı olayım?

Kardeşlerimin emir eri mi olayım?

Ne yapmamı istiyorsun benden, ne yapayım?

Bir yol bul.

Hep bulduğun gibi bir yol bul. Sen işini zekâsıyla çözen adamsın.

Tamam mı? Seni kurtaracak, onları yakacak bir yol bulacaksın.

Her zaman yaptığın gibi.

Sana öyle yap, böyle yap demiyorum.

Sadece düşün diyorum.

(Gerilim müziği)

Evet, bu iki şartın ne?

Şimdi sen kızları çıktın, kızları kalacaksın.

Yani Hidayet Bakizade'nin nüfusuna geçeceksin.

Bu bir, tamam mı?

Tamam.

Bak, gördün mü? Ne kadar kolay anlaşıyoruz.

(Sessizlik)

İkincisi ne?

Sırayla Asya. Sırasıyla.

Seni çok fazla üzmeyeceğim, söz.

Yalnız testin değiştiğini bu avukat biliyor.

Peşine düşecektir. Nasıl halledeceksin?

-Arkasında senin olduğunu öğrenir yani. -O iş bende.

Hallederiz, sen kafana takma.

(Kuşlar ötüyor)

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Dükkân ortam sesi)

Ne sırıtıyorsun lan?

Kurduğunuz plan tuttu, ona mı sırıtıyorsun?

Ne diyorsun kız sen? Ne planı?

-Yalan söyleme. -Asya.

Ağır gel, sevgim de bir yere kadar.

Benim de sevgim bir yere kadar ama biliyor musun?

-Benim de sevgim bir yere kadar! -Lan ne yapıyorsun?

Lan müşterinin arabası o! Asya, müşterinin arabası, saçmalama!

Sen niye o çocuğun eline silah veriyorsun?

Niye elini kirlettiriyorsun? Niye bu işlere bulaştırıyorsun?

Kızım, senin kardeşin elini kirletmeye dünden razı lan.

Sen bunu bilerek hayır derken düşünecektin Asya.

Evlenecektik, bitecekti oğlum. Bırak şunu, bırak!

Ölürüm de senin gibi bir (Bip) evlenmem.

Ben çok gördüm kızım.

Büyük konuşup lafını yutanı çok gördüm.

Sen rahat ol, tamam mı?

(Gerilim müziği)

Bunu da söyle dayına, hesabıma yazsın, tamam mı?

Seni bu yüzden çok seviyorum kızım.

Harbi kızsın.

Vallahi bak.

(Asya) Yürü!

Çok seviyorum lan.

(Sessizlik)

(Gerilim müziği)

Kaç defa sordum size.

Bana hep yalan söylediniz.

Ama ben sizden hiçbir şey saklamadım.

Çok haklısın halacığım. Çok özür...

Halacığım, inan hepsi seni korumak için, hepsi senin iyiliğin için.

-Küsme bize anne yarısı. -Çok geç.

-Ben bir bakayım. -Bak.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Duygusal müzik)

Halacığım.

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Kuşlar ötüyor)

Halacığım bak vallahi, yemin ederim ben söyleyelim dedim.

Halamdan gizlemeyelim dedim. Ben söyledim ama onlar izin vermediler.

(Sessizlik)

Babanız nelere nelere izin vermedi.

Ama ben sizi sevdiğim için...

...istikbalinizi düşündüğüm için hep kendimi ateşe attım.

Sizin yaptığınıza bak.

(Duygusal müzik)

Halacığım.

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Feray) Ben biliyorum.

Hişt.

Bir bak.

Bir bak.

Affet bizi.

Yapma öyle.

Sarıl. Sarıl, tut sarıl.

(Gerilim müziği)

Ne oldu?

Görev tamam mı?

O nasıl laf?

Ne görevi?

Kadın gerçekten kırılmış.

Neyse ki ben yumuşattım.

O değil de siz öğrenebildiniz mi?

İtiraz etmek için bu soy bağı davasının açılması mı gerekiyormuş?

Tabii, dava açacak ki biz de itiraz edeceğiz.

Avukatımız kim olacak? Ertan değil herhâlde.

Ertan'ı bugüne kadar ezmiş geçmiş bütün avukatların listesini istedim.

İçlerinden belalısı hangisiyse onu karşısına çıkartacağım.

-İyi. -Boyunun ölçüsünü alsın ukala.

Hişt, bana bakın.

Bu arada siz de Allah aşkına duygusallığı bir kenara bırakın.

Babamın akıl sağlığının yerinde olmadığı senaryoyu...

...bir düşünün diyorum, tamam mı? Hemen reddettiniz ama bence kökten çözüm.

(Gerilim müziği)

Hişt. Sahi sen neden direkt olmaz dedin?

O kadar da değil.

Adam babamız.

Allah Allah. Sen herkese Hidayet Bakizade deli mi dedirteceksin?

-Pes. -Hadi.

İnsaf.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Şunu bir yere sokun. Oğlum sen gel, siz dışarıda bekleyin.

Hadi bakalım beyim.

(Bip) ona vermedin, tamam. Ne yapacaksın? Polise de mi vermeyeceksin?

(Gerilim müziği devam ediyor)

Cinayet ihbarında bulunacağım.

Buyurun, ben yardımcı olayım. İsminiz neydi?

Kürşad Usluer.

Kürşat.

D'yle. Usluer.

Oğlumu pusuya düşürüp taradılar, canını aldılar.

Asılda memur arkadaşlar sordu şüphelendiğiniz biri var mı diye.

Yok dedim ama şimdi var.

Oğlumun katili Taha Madran'dır. Yaz.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bu bu evden çıkacak.

-Sonra? -(Ertan) Sonrası sonra.

-Ekranı kırılmış ama çalışıyor. -Bir şey olmaz, hadi çıkıyoruz.

(Sokak ortam sesi)

Sen niye gidip eşkıyacılık oynuyorsun?

Senin hayalin bu mu?

Bu sokak serserileri gibi mi olmak istiyorsun?

Bana bak, katil oldun oğlum sen! Katil oldun, bana öyle bakma.

-Abla. -Ne abla?

Ben senin ablan falan olmak istemiyorum artık!

(Asya) Senden neyin hesabını soracağımı şaşırdım Taha.

Senin attığın adım, yuttuğu yudum zarar lan.

Her şeyin zarar senin vallahi.

Seni o yalıya kim getirdi?

Kim getirdi? Ban avukatı takip ettim yalanı sıkma sakın. Kim getirdi?

-Avukatla alakası yok zaten. -Kim?

Eymir abi getirdi, oldu mu?

Ben senin ablanım lan. Ben senin ablanım lan.

Niye benim sırrımı götürüp yetiştiriyorsun?

Taha, sen bunlara öyle bir bilgi verdin ki ablacığım...

...sen bunlara öyle bir bilgi verdin ki bizi öyle bir sıkıştırdılar ki ablacığım.

Abla onların bir günahı yok. Vallahi bir günahı yok.

Benim hatam, benim salaklığım vallahi.

Sen gerçekten salaksın.

Sen gerçekten bunun bir oyun olduğunu anlayamadın mı ablacığım?

Seni nasıl bir tuzağa düşürdüklerini daha anlayamadın mı?

O arabanın içinde o çocuğun olduğunu bilmiyorlarsa...

...ben de bileklerimi keserim.

Seni katil yaptılar oğlum, katil yaptılar.

İmkansız abla, yok.

İmkansız mı? Sence ne oldu o zaman? Kader ağlarını mı ördü aptal?

İşe bak ya.

Ne güzel. Husumetli olduğun çocuk arabada uyuyor.

Hem de senin göremeyeceğin bir şekilde. Sen gidiyorsun, arabayı tarıyorsun.

Adamların elinde görüntü var, ben tehdit ediliyorum.

Benim üstümden Hidayet'in paralarına çökecekler, bu kadar basit.

Taha, öyle bir elimi kolumu bağladın ki.

Abla vallahi kazayla oldu, kazayla.

Kazayla oldu. Git anlat adama, adamın oğlu öldü.

Kazayla de, bakalım anlayacak mı.

Adam intikam istiyor.

O intikam da ne, biliyor musun? Seni öldürmek.

Asya.

Asya ne oldu, hayırdır?

Neslihan da aramış, sana ulaşamamış. Merak ettik, iyi değil falan dedi.

İyi misin?

Vallahi bunu soran tek kişi sensin arkadaşım.

Değilim.

Anlatırım, gelirim sonra.

Yürü! Yürü!

Başımın belası, yürü.

(Arama tonu)

(Arama tonu)

Asya açmıyor mu?

Açmıyor değil, duymuyor.

Neyse, görünce döner.

(Telefon çalıyor)

İbrahim arıyor.

(Telefon çalıyor)

Bu ne biçim cezaevi? Zırt pırt arıyor çocuk.

Beş ayı kaldı ya abi, yarı açığa çıktı. İstediği zaman arayabiliyor.

(Telefon ısrarla çalıyor)

Oğlum.

Ben iyiyim annem.

Sen nasılsın?

Güzel oğlum benim.

Annem.

Abla sen ne kadar inatsın, vallahi ne kadar inatsın. Anlatma ya.

Vallahi anlatma, istemiyorum.

Bak Allah var ya, Allah al benim canımı!

Al, vallahi hepiniz kurtulun benden. Bütün mahallece kurtulun benden.

Yalnız bu numaralar bende sökmez yavrum. Anana gideceksin.

Ablacığım tamam, benim sende kredim bitti, hatırım bitti, her şeyim bitti ama...

...kurban olduğum, senden ne istediler bana bir anlat.

Sana bundan sonra değil bir şey söylemeyi, bir kelime bile yok, anladın mı?

Peşime de düşmeyeceksin.

Bu Eyüp (Bip) mıdır dayı mıdır, onun yanına da gitmeyeceksin, anladın mı?

Ablacığım, sen bana demedin mi iş bul diye? Ben de gittim, iş buldum.

Tetikçilik iş mi lan?

Taha bak, bana aynı şeyleri dedirttirip durma.

Sen bir cana sebep oldun. Bunun günahını bil, otur!

Bugün Kürşad'ın oğlu, yarın sen (Bip).

Neye özendiğinin farkında mısın?

Dörtnala nereye gittiğinin farkında mısın? Mezara.

Zaten ölümüne feda ediyorum kendimi.

Beni bir de kendinle sınama.

Yürü.

(Polis sireni çalıyor)

(Taha bağırdı)

Dur, polis! Dur, bekle! Gel lan buraya!

Taha!

(Gerilim müziği)

Daha iyi misin?

(Ertan) Çok kızgınım.

Geçmeyecek

O evde kalamaz.

Ne yapacağız? Yarına kadar beklemesi gerek.

-Onunla aynı evde uyuyamam. -Otelde kal oğlum.

Risk. Beni ihbar ettirmeyeceğini nereden biliyoruz?

Allah Allah, yapacak olsa çoktan yapardı zaten.

Hem gidip konuşmayacak mısın?

Hidayet'in kabul ettiğini söylemeyecek misin?

-Söyleyeceğim. -O zamana kadar ne yapacağız?

Koca buzluğu oradan oraya sürükleyecek miyiz?

Güvenmiyorum, anladın mı?

Hidayet'in ajandasında ne yazıyor bilmiyoruz.

Onun elindeki kozu küçültmemiz gerek.

İyi, tamam. Ben bir araba ayarlarım, gece hallederiz.

İnşallah senin o meraklı apartman görevlisi durumu fark etmez.

(Gerilim müziği)

Hüseyin, selam.

Eşin bugün gelmesin.

Evet, ihtiyacım yok.

Sağ ol, kolay gelsin.

İyi.

Dur! Nereye gidiyorsun lan?

Oğlum nereye gidiyorsun?

Abi durun lütfen, tamam! Abiciğim tamam!

-Tamam, üstümde bir şey yok. -(Polis) Nereye kaçıyorsun lan?

-Dur dedik mi duracaksın! -(Taha) Tamam abi.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Polis) Geç!

(Duygusal müzik)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Efendim Asya?

Ertan, bana yardım etmen lazım.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Tamam, sonuçta...

Arkadaşlar devam edin, ben geliyorum.

-Hayatım, ne yapıyorsun burada? -Sevgilim.

-Sana sürpriz yapmak istedim. -İyi yaptın.

Aklım sende kaldı, evde duramadım.

Kalmasın, iyiyim.

Değilsin. Görüyorum, biliyorum ve sana yardımcı olmak istiyorum.

Bana ne konuda yardımcı olacaksın bakayım?

Yeni kız kardeşinle alakalı.

(Gerilim müziği)

Senin o güzel aklından ne geçiyor bakayım?

Diyorum ki...

...ben bu Asya'yla yakınlaşabilirim.

Arkadaş olsam...

...dertlerini öğrensem, özel hayatıyla ilgili bilgi toplasam.

Bakma öyle. Evden biri onunla ilgileniyor diye bayıla bayıla anlatır.

Bence sen bunlarla hiç uğraşma. Boş ver, takma kafana. Biz hallederiz.

Tamam biliyorum, kardeşlerinle aranda bir sürü sır var.

Onların hiçbirine burnumu sokmak istemiyorum. Hiç.

Ama birkaç bilgi öğrensem fena mı olur? Hem sizin işinize yarar.

Bu kız bu saatten sonra sizin hiçbirinize güvenmez.

Ama bana güvenir, ben aileden değilim.

Aa, o nasıl söz?

Ailedensin tabii ki.

Boşanır boşanmaz karım olacaksın, nasıl aileden değilsin?

O anlamda söylemedim.

Yani bizim kan bağımız yok diye.

Bana daha kolay güvenir.

Düşmanını yakın tut diyorsun yani.

Aynen öyle diyorum sevgilim.

Ne içersin onu söyle bakayım.

(Gerilim müziği)

(Asya) Sonunda.

Ne oluyor?

Taha, kardeşim var ya.

Bir olaya karışmış.

Ne güzel.

Kumar oynadığı yer var ya, hani birini bıçaklamıştı ya.

-Zombi Kürşad'ın oğlu. -Evet.

İşte o dün gece ölü bulunmuş, öldürülmüş.

Kardeşinle alakası var mı peki Asya?

Yok. Yani sanmıyorum, bilmiyorum.

Var mıymış öğrenelim bakalım.

Taha Madran.

Evet, hakkında şikâyet var.

Maktulün babası tarafından bizzat cinayet şüphelisi olarak ihbar edildi.

Aynı zamanda olay yerinde görgü tanıkları da mevcut.

Anladım.

(Gerilim müziği)

Elini uzat bakayım.

(Ertan) Görüşebilir miyim? Avukat Ertan Aydın.

(Erkek) Buyurun, buradan.

Merhabalar.

Devrem, Avukat Bey şüpheliyle görüşecek.

Ben tamamım zaten.

-(Polis) Geçmiş olsun genç. -Eyvallah.

-Avukat Bey, ben kapıdayım. -(Ertan) Tabii ki. Teşekkür ederim.

Burada beklemiyoruz hanımefendi.

Evet. Anlat bakalım, ne oldu?

Bilmem.

Cinayet şüphesiyle buradasın, biliyorsun değil mi?

Ortada çok büyük bir yanlış anlaşılma var çünkü olay bitti, ben oradaydım.

Sen düzeltirsen buradan tık, çıkar gideriz.

Anladım, belli ki bir şey yapmamışsın. Bu iyi haber.

Bir avukata da ihtiyacın yok anlaşılan. Kolay gelsin.

Şey...

Ben poligona gittim de.

Çıkar mı?

Üstünden ya da kıyafetinden aldıkları örneklerden mi?

Yani elimi yıkadım.

Kıyafetin?

-Aynı. -Çıkar. Elindeki de kıyafetindeki de.

(Duygusal müzik)

Evet. Ne oldu?

Kardeşin yapmış. Gözünden anladım.

Nereden bu kadar peşin hükümlüsün? Nereden tanıyorsun kardeşimi?

Kardeşini tanımıyorum ki. Suçluyu tanıyorum. İnan bana.

(Kürşad) Benim gencecik oğlumu öldürdü Taha (Bip).

Cezası...

Lan avukat, yine mi sen?

Ne yapacaksın? Delikten çıkarmaya mı geldin?

Hadi bir denesene lan. Çok eğleniriz vallahi.

Asya hadi, çıkıyoruz, Buradan, hadi.

(Duygusal müzik)

Asya, ben sana bir avukat arkadaşımın numarasını vereceğim, tamam mı?

O senin işini halleder.

Telefonum arabada kaldı ama ezberimde. Bir saniye.

Bir saniye. Elini ver bakalım, ver.

Benim yolladığımı da söyle, sana yardımcı olacak, tamam mı?

Bir dakika. Niye o yardım ediyor, sen etmiyorsun?

Benim de halletmem gereken işlerim var. Tek derdi olan sen değilsin.

Beni satıyorsun yani.

Daha sabah sana kazık attığım için kızmıyor muydun?

Sanki şimdi dostundan bıçak yemişsin gibi davranma.

Bu şu an onun kini mi?

-Bak Asya. -Ne?

Zaten yolun sonuna geldik, tamam mı?

Yeni bir test isteyeceğiz, o da negatif çıkacak.

Yani yollarımız ayrılacak, bir daha birbirimizi görmeyeceğiz.

Ve gerçekten işlerim var, anladın mı?

Hem gidip aldım diye Kürşad bana düşman ama ablası sensin.

Beni böyle insanlarla muhatap etme lütfen, tamam mı?

Ben bayılıyorum sanki.

Bu senin dünyan Asya, senin gerçeğin, tamam mı? Beni ilgilendirmiyor.

Hem korkaksın hem satıcısın yemin ediyorum.

Daha kötülerini gördüm, emin ol, tamam mı? Korkaklık değil, tercih.

Sana bir tavsiyede bulunayım mı? Bırak, içeride kalsın. Gerçekten ciddiyim.

Bırak, içeride kalsın, çıkamasın.

Belki adam olur böylelikle çünkü olacağı yok bence.

(Ertan) Şu laboratuvardaki eleman arasın, öğrenelim kimmiş.

Ben yeni bir test isteyeceğim, tamam mı? Konuşuruz.

(Duygusal müzik)

Pislik.

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

Efendim Hidayet Bey?

Asya, nereye gittin güzel kızım? Seni merak ettim, iyi misin?

Ben biraz şaşkınım da. Şaşırdım tabii hâliyle, o yüzden.

Tamam o zaman, sana bugünlük müsaade ama yarın mutlaka burada ol.

(Hidayet ses) Şu dava için işlemleri başlatmamız lazım, biliyorsun değil mi?

Tamam mı güzel kızım?

Tamam, olur.

Tamam.

(Duygusal müzik)

-Eyüp dayı geçmiş olsun. -Sağ olun.

Sağ olasın.

Strese girmiş Babuş. Baytar öyle dedi.

Getir.

(Eyüp) Al şunu dayım, getir bakalım.

Gel bakalım Babuş, getir.

Aman, ver.

Taha'yı aldılar. Taha'yı aldılar.

Polis almış götürmüş, duydum.

Madem duydun, niye bir şey yapmıyorsun o zaman?

Ben onu Zombi'den korurum dedim.

Sırrını bütün dünyadan saklayacağım demedim ki.

Asya hem sen boş senedi de imzaladın. Daha ne olabilir ki?

Verecek neyin kaldı ki?

Ver Babuş'u, ver dayım.

Gel bakalım Babuş.

(Gerilim müziği)

Gel bakalım Babuş.

Evini özledin mi?

Al bakalım, ceviz ye. Acıkmışsındır.

Yardım edeceksin.

İçeride hiç koruyamayız onu.

Hep hırgür. Bu hayvan senin yüzünden hasta oldu.

Eğer kardeşim suçlanırsa bütün işlerin arkasında senin olduğunu söylerim.

Zaten her şeyin farkındayım, bütün tezgâhın.

Beni sıkıştırmak için yaptığın bütün tezgâhın.

Taha'yı tetikçi olarak kullandığını da anlatırım.

Asya dışarı çık.

Anlatırım, hem de kendimi yakma pahasına anlatırım.

Sana dışarı çık dedim Asya.

Ama bitmedi. Eğer o yatarsa sen de yanında yatarsın.

Eğer herkes sessiz kalsın, işlerim tıkırında gitsin istiyorsan...

...bana yardım edeceksin.

Asya!

Bir laf daha edersen...

...polisten hususi müsaade isteyeceğim.

Niye diye sor.

Senin cenazen için.

Cenazene gelmesi için.

Şimdi...

...çık git, çık!

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

(Sessizlik)

Çek lan kelleni, çek!

(Gerilim müziği)

Babuş ya.

Nasıl kızdırıyorlar beni.

(Kuşlar ötüyor)

Güzel ama bir sonraki hamleyi de düşüneceksin, değil mi?

(Martı sesleri)

Hidayet Bey, Ertan Bey geldi.

Aa, içeri al bakalım.

Hadi bakalım. Sonra devam ederiz, tamam mı? Sen yukarı çık.

(Sessizlik)

-Sizinle biraz konuşmak istiyorum. -Buyur.

(Sessizlik)

Burada olduğuna göre anlaştık.

Aramız iyi diye anlıyorum. Yanılıyor muyum?

Söyle bakalım, hallettin mi?

İşi aldım. Gerisi beni ilgilendirir.

Güzel. Temiz bir iş olsun ki huzur bulalım, yolumuza bakalım, değil mi?

Yarın ifadeye çağırılacaksınız. Tüm aile adliyeye gitmeniz gerek.

Gideriz.

Akşam vakitleri olması için savcıya ricada bulunacağım.

Hem etrafta muhabir olmaz hem kalabalık olmaz.

-Sizin için daha rahat olur. -Gayet uygun, tamam.

Sonrasında evde çalışan herkesin ifadesini almak isteyecek savcı.

Veririz.

Ben önden ailenin gizlisi saklısı kalmaması için, ispat etmek için...

...iyi niyet göstergesi olarak hazırlanıp gidelim diyorum, ne diyorsunuz?

-Gayet iyi düşünmüşsün, uygundur. -Güzel.

Benim diyeceklerim bu kadar.

-Asya nasıl? -Asya iyi.

Yani kafası karışık tabii. Normal, kabullenmesi zor.

Bir de testin tekrarlanmasını istiyorum.

Dava açılınca adli tıpta tekrarlanmayacak mı?

-Tekrarlanacak. -O zaman ne gerek var?

Ben habire test yap, test yap.

Zaten o zımbırtının ağzıma girmesinden hoşlanmıyorum.

Çok haklısınız, doğru.

Anlaşıldı. Öyleyse bana müsaade.

Otur Ertan.

Şimdi madem yol arkadaşı olduk, şunu bil.

Yolu ben seçerim.

Direksiyonu da kimseye vermem. Zaten bunu anlamışsındır.

Benimkileri de gördün.

Bilmem gereken her şeyi önce bana söyleyeceksin.

Evet, ailenin avukatısın ama önce ben.

Tamam mı?

Tamam.

Müsaadenizle.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ben sana soracağım yol arkadaşını Hidayet.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Allah'ım.

Ne olur kurtar çocuğumu.

Yemin ediyorum şu Taha'yı boğsan niye boğdun diye bir Allah'ın kulu soramaz.

(Bip) herif. Yemin ediyorum devire devire ilerliyor.

Beni öyle bir hâle düşürdü ki.

Anneme bak, İrem'e bak.

Tükendim. Gerçekten tükendim.

Tamam.

Olumlu tarafından bakalım.

Bizim amacımız zaten buydu.

Eve de giriyorsun bir Bakizade olarak.

Bulursun be. Kızım para denizine dalıyorsun.

Onu da daha Ertan'a söylemedim, biliyor musun?

Devam edeceğimi duyunca bakalım ne diyecek.

Aman, ne diyecek? İstemiyorsa (Bip). Şimdi kadının yanında...

Aynen öyle. Bugün beni burada sap gibi bıraktı.

Şey peki, şu tefeci.

Halledebilecek mi sence? Yani Taha'yı çıkarabilecek mi?

Bilmiyorum. Ben resti çektim ama umurunda olmayabilir.

Eli güçlü olan o.

-Aldım Asya. -Kankacığım sağ ol, Allah razı olsun.

-Sen olmasan ne yapardım? -Aşk olsun, lafı mı olur?

Sanki ne var, köfte ekmek aldı. Bana söylesen ben de alırdım.

Sanki kahraman. Ayrıca bize sordun mu aç mıyız tok muyuz kardeşim?

Bu tam rahatsız ya.

Hadi artık gidin. Annemleri de atın, gözünüzü seveyim hadi.

Annem, hadi Yasinler bırakacak sizi.

Teyzem, üşümedin mi sen burada?

-(İrem) Sağ ol abi. -Ee, Taha? Bizimle gelmeyecek mi?

O bu gece buralı anneciğim, söyledim ya.

Annem, Taha'nın bir suçu yok.

Anneciğim işte ona da karar verecek olan...

...hâkimin, savcının da bir evi var ya.

Anca artık sabaha.

Sen?

Ben şunu bir Taha'ya vereyim. Ondan sonra...

...bir işim var halletmem gereken. Sonra gelirim.

Anne bak, kızın okulu var. Hadi uykusu var. İrem, hadi.

Merak etme abla, annem bende.

Bana bak, iyi ki şu gemi işi olmadı anneciğim. İyi ki yanımızdasın.

Beni haberdar etmeyi unutma, tamam mı?

Tamam, tamam anneciğim.

Dikkat et abla.

-Sonra görüşürüz. -Hakkını helal et kanka.

Bizde alacak verecek olmaz Asya, biliyorsun.

İnşallah çıkarırlar şu çocuğu.

(Neslihan) Aşkım, kalayım mı seninle biraz daha?

Hayır hayır, eve git. Bir de seninkilerle bozuşma.

Geç kaldın zaten.

Ama haber ver, tamam mı? Dikkat et. Hadi.

(Duygusal müzik)

(Asya) İyi nöbetler.

Benim kardeşim gözaltında da. Taha Madran.

Bunu ona verebilir miyiz acaba?

Dışarıdan yiyecek getirmek yasak. Biz zaten burada veriyoruz.

Da şey işte midesi biraz kötü, hassas. Yani başınıza bela alırsınız.

Bu seferlik?

Peki. Ama bir daha getirmeyin lütfen.

-Tamam, sağ olun. -Verin.

(Polis) Devrem, rapor geldi mi?

(Polis 2) Aynen, Taha Madran'ın. Swap raporu.

(Polis) Temiz mi?

(Polis 2) Elinde ve kıyafetinde barut izi var. Yoğun da.

-(Polis) O zaman o vurmuş yani? -(Polis 2) Demek ki.

(Polis) Sen bunları komiserin masasına koy.

-Ben de bir çay içeyim. Yoruldum vallahi. -(Polis 2) Olur devrem.

(Asya) Allah razı olsun sizden.

Yalnızca beş dakikanız var.

-Buyurun. -Sağ ol.

(Kapı kapandı)

Taha.

Bilerek...

...ben bilerek...

Bilerek. Hayır, abi.

(Taha) Abi.

Yok, abiciğim.

-Taha. -Yok, öldürmek istemedim.

Bilerek yok, yok abi.

(Taha sayıklıyor)

Abi.

Abi, dur!

Taha, iyi misin ablam?

Ablacığım, gel.

Hadi gel.

(Duygusal müzik)

(Asya) İyi misin?

Ah be, ah be.

(Taha) Ben bilerek yapmadım.

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Asya dış ses) Taha bana bak, gözlerimin içine bak.

Tezgâha da gelmiş olsan, bilmeden de yapmış olsan...

...birini öldürdün.

Bedelini ödemen gerek. Beni anladın mı?

Ama seni içeride koruyamam. Kürşad seni öldürür.

Ancak dışarıda olursan Eyüp seni koruyacak.

Bütün çabam, hepsi, her şey sadece Kürşad seni öldürmesin diye.

Anladın mı?

(Duygusal müzik devam ediyor)

Ne yapıyorsunuz? Sanki var ya dağ başındayız yani.

O kadar soğuk değil ki yani. Ben niye üşümüyorum acaba?

Neden acaba?

-Bayağı bir hızlı gittiğinden olmasın? -Ondan değil o işte.

-Benim ısıtıcım yanımda. -Oo!

Kıvılcım, bu kızla nasıl samimi olacaksın?

Hayır yani ortak bir noktanız da yok. Sevimsiz vasat bir tip.

Ben bulurum ortak bir nokta, sen merak etme.

Bence bizi (Bip) bilirsin.

Aşk olsun. Olur mu öyle şey?

Ama anca öyle inanır.

Sen bana güven.

O zaman müsaadenizle ben biraz çirkinleşiyorum.

Lütfen, güzel. Halacığım...

...geç kaldın. Niye gelmedin? Gel.

Geldim işte.

-Afiyet olsun. -Teşekkürler.

(Koray) Teşekkürler.

Bakıyorum keyfiniz yerinde.

Yeni kız kardeşimizi kutluyoruz.

Söylesene halama da bir şeyler yapsınlar.

İstemem, yatacağım.

Size bir bakayım dedim iyi misiniz diye.

Hiç, dedikodudayız işte. Gündem yoğun malum.

İyiyiz ama değil mi?

İyiyiz.

Kol kırılır yen içinde kalır, değil mi kızım?

(Gerilim müziği)

-Ben kalkabilirim isterseniz? -Yok kızım.

Özel bir durum yok zaten.

Halacığım, sen ne düşünüyorsun bu kız için?

Daha bir şey anlamadım ki.

Ama bir yaygaracı tip sanki. Bilemedim.

Alıyor musun? Hadi kolum koptu.

Bu kızın bir kuzeni var. Siz bir de bunu görseniz.

Kuzen mi? Nereden çıktı kuzen? Nerede gördün ki sen onu?

Bir dakika, bir dakika. Kuzeni mi?

Bomba.

Buraya geldi. Böyle sokak serserisi gibi bir şey.

Yani bir tuhaf saçları falan.

Abim hiç hoşlanmadı.

-Babam da gördü yani? -Evet.

(Gerilim müziği)

Ne zaman gelmiş? Kimmiş, adı neymiş?

Ne bileyim? Neslihan da gördü. Belki o ilerisini biliyordur.

Benden bu kadar. Hadi iyi geceler.

-(Hep bir ağızdan) İyi geceler. -İyi geceler halacığım.

Yeni bir karakterimiz oldu millet. Esrarengiz kuzi.

-Nasıl hoşuna gitti bak. -Evet, gerçekten.

O zaman.

'Yes', esrarengiz kuziye.

(Sessizlik)

(Kapı açıldı)

Tamamdır abi. Geldim, ben de evdeyim şimdi.

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruluyor)

(Asya) Ertan, açar mısın?

(Kapı vuruluyor)

Açar mısın Ertan? Gördük herhâlde. Evdesin, aç.

(Fısıltıyla) Git be kızım, git artık. (Kapı ısrarla vuruluyor)

Ne oldu? Ne işin var bu saatte? Ayrıca telefon denen bir şey var.

Gelmeden önce sorulur insana müsait miyim diye nezaketen.

Şu avukatın numarası için geldim. Onu alacaktım.

-Bu yüzden mi geldin gerçekten? -Evet.

Tut şunu.

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi) Bak, tamam.

Oldu. Bu kadar basit işte. Ver bakalım.

-Hey hey, sakin! -(Bip) misin sen beni be?

Bak, gerçekten çok yorgun, çok zor bir gün geçirdim. Tamam mı?

Şortumu giyip, ayaklarımı uzatıp, oturmak istiyorum sadece.

Lütfen, müsaadenle hadi.

Dur bir dakika, salak salak konuşma bir dakika!

Bayıldığım için gelmedim zaten.

Bir şey konuşacağım o yüzden geldim.

-Burada mı konuşacağız? -Asya, burada istenmiyorsun.

Sen farkında değil misin?

Ne söyleyeceksen söyle, git hadi. İşim gücüm var, hadi.

Peki.

Madem meşgulsün daha fazla seni şey yapmayayım.

Rahatsız etmeyeyim, neyse.

Ben oyunda kalıyorum, tamam mı? Devam ediyorum.

Testi falan değiştirme. Hidayetin kızıyım, bu kadar.

Bu 180 derece dönüşün nedenini öğrenebilir miyim?

Paraya ihtiyacım var, sen nereye istiyorsan gidebilirsin.

Ben kalıyorum.

Beni sakın bozma, tamam mı?

Çünkü bozarsan ben de seni bozarım.

-Tekrar söylüyorum, paraya ihtiyacım var. -Tamam.

Anlaşıldı. Sen bilirsin, kabul. Her şey güzel, süper.

'Okay', hadi.

-Ne kolay ikna oldun be? -Hadi.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Asya, senin ne işin var burada?

Vallahi optik abiciğim, bence çok yanlış bir zamanda geldin.

-Ertan Paşa pek müsait değil. -Niyeymiş?

Kadınla. Vallahi.

Yanında bir kadın var. Anlarım ben, kaçmaz benden.

Öyle yani.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Kapı zili çaldı)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Asya'nın ne işi var burada? -İçeri girmedi, merak etme.

Ne bileyim oğlum, bir kadın var falan dedi.

Sevgili imasında bulunmuştur. İçeri almadım ya. Hadi gel.

-İyi. -Çıkaralım şunu hadi.

Dur, bekle.

(Ertan) Nasıl yapalım? Ben iteyim, sen buradan. Böyle olmaz.

Ver bana doğru. Gel.

-Kaldırıyorum. Bir, iki. -Hoppa.

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Asayiş berkemal. Al bakayım. -Hadi.

-Kaldırıyorum. -Tamam, devir bana doğru.

-Aldın mı? -Evet.

Bir, iki, üç. Hadi bakalım.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Evde bir şey var. Aklanması gereken bir para.

-Para mı var? -Hem de çok büyük bir para var.

Bodrumda. Kocaman bir dolabın içinde böyle tıka basa para dolu.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Şu öndeki arabayı takip edebilir miyiz?

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Ne kadar tuttu? -670

-600 olmaz mı yani düz hesap? -Akşam pazarına mı benziyor burası?

Al abi al, al hayrını gör.

Dur abi, bende. Tamamdır.

Dikkat et. Hadi bakalım.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Sen şu kapıyı açsana bir.

(Gerilim müziği devam ediyor)

-(Önder) Aldım ben. -(Ertan) Kaldır.

Hoppa.

-Yavaş. -(Ertan) Tamam.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Çalışıyor. -'Okay'.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bu arada bu anahtar Makbule ablada tekti.

-Onu da ben aldım. -Tamam.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Anahtarı alayım. Ben sabah erken ofisi açarım.

-Kapıda kalmasınlar da. -Tamam.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ay, bunlar öpüştü.

Ortalık yangın yeri Yasin.

Semiha basacak şimdi bunları.

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Alo, efendim Asya?

Ne oldu Asya? Taha'ya mı bir şey oldu?

Yok yok. Yasin, şimdi sana bir konum atacağım.

Oraya gelsene. Bana yardım etmen lazım.

Bir de büyükçe bir çanta getir, tamam mı?

Niye ki?

-Sonra gelince anlatırım. -Tamam.

Yasin, sen iki tane çanta getir.

İki tane büyük çanta, tamam mı? Unutma.

Tamam, tamam Asya tamam.

Tamam, hadi aslan kankam benim.

-Ne yapıyorsun gece gece pat küt? -Hiç, bir şey yok gülüm.

Sen şeye baksana. Seniha bastı mı onları?

Kaçırmayalım filmi, anlatırsın sonra bana.

Hayırdır, yolculuk nereye? İndirdin böyle çantaları.

Asya aradı ya şimdi.

Bu birinin kitaplarını sahafta satacakmış. Paraya ihtiyacı varmış.

O yüzden dedi ki çöp torbasına koyduk altı delindi.

Ben de dedim ki öyle yapmayın, bende iki tane büyük valiz var.

Onları getiririm, beraber yardım ederim ben size dedim.

(Dilek) Yasin bak, ben burada doğurdum doğuracağım.

Sen gece gece git, Asya'ya çanta taşı! Tamam mı?

Hadi yürü hadi, hadi bekletme! Hadi, hadi!

Lütfen bak, sakin ol. Sakin ol, bebişimizi düşün.

Hem doktor ne dedi? Ne dedi doktor? Daha var, heyecanlanma dedi, değil mi?

Ben gideyim yardım edeyim. Sen bir şey olursa bana alo de.

Hemen uçar gelir Yasin'in, biliyorsun değil mi?

Tabii. Telefona ulaşabilirsem inşallah ararım.

Hadi sen koş, hayrını yap! Yürü, yürü hayrını yap!

Kitap istifle, tamam mı? Allah da size zihin açıklığı versin!

-Sen torbayı aç, ben hallederim. -(Önder) Tamam.

Tamam, çamaşır suyu varsa hallederiz. Merak etme.

(Telefon çalıyor)

Laborant arıyor. (Telefon çalıyor)

Söyle kardeşim. Bir şey buldun mu?

-Buldum abi, buldum. -Ee, kim yapmış?

Hatayı ben yapmışım.

Ne demek ben yapmışım lan?

İlk istediğiniz sonucu zarflamıştım.

(Laborant ses) Sonra fikir değiştirdiniz, onu da zarfladım.

Ben de yanlışlıkla ilk zarfı göndermişim.

Oğlum, hayat memat meselesi demedim mi sana?

Böyle bir hata yapılır mı?

Abi, çok özür dilerim. Ne istersiniz, nasıl yapalım?

İyi, hadi tamam. Kapat, kapat.

Bir kızı çıksın bir çıkmasın dedik ya, bunun da devre yanmış tabii.

Olan oldu, yapacak bir şey yok. Ben halledeceğim.

Çamaşır suyu getiriyorum.

-Al bakalım arkadaş. -Nasıl abi, istediğin gibi oldu mu?

80 bin.

Eyvallah. Başka yardımcı olacağım bir şey varsa?

Bu da kapı.

Ulan, aferin sana. Aferin.

(Sessizlik)

(Gerilim müziği)

Asya, ne oluyor? Ne yapacağız?

İçeride bir buzluk dolusu para var.

-Buzluk mu? -Evet, oraya saklamışlar.

Kayıtsız para yani.

Çalsak bile hiç kimse de şikâyet edemez.

Tamam. Kimin bu para?

Bakizadelerin. Şimdi girip onu alacağız, hadi.

Asya, gözünü seveyim. Başımıza bir iş gelmesin burada?

(Derin nefes verdi) Ben Eyüp'ten başka türlü kurtulamam.

-Boş senet imzaladım adama. -Ne?

-Aynen. -(Yasin) Allah kahretsin.

Ama bu kadar paraya o bile hayır diyemez.

Hidayet'in ölmesini beklemeyeceğim, mirası beklemeyeceğim.

Trink para yani.

Zaten sana bir şey olmaz, korkma.

Ben bir şey olursa satmam seni zaten biliyorsun. Hadi.

(Gerilim müziği)

Kızım, taş gibi kapı bu görmüyor musun?

Alarmı falan vardır, ötecek şimdi. Bildirim gidecek birilerine.

Umurumda bile değil Yasin.

Aman evet. Gel, gel benimle.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Gel, gel.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Gel, sakin.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Sen gelecek misin?

Ya da gelme, şeyleri ver bana. Çantaları ver.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Tamam, ben doldururum bunları veririm.

Beni de çekersin daha kolay olur.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Çantamı ver.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Sen etrafı kolaçan et.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Asya, ne yaptın? Olmuyor mu? Açılmıyor mu?

Olacak, olacak.

(Köpek havlıyor)

Dur sakin ol. Bakıyorum hemen, bakıyorum.

(Köpek havlıyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Çığlık attı)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ne oldu Asya? Açılmadı mı hâlâ?

Bunda para yok, yok yani.

-Ne? Ne? Nasıl, nasıl yok? -Almışlar.

Al şunu al. Al, al, al.

Hadi, beni de al. Al beni.

(Yasin) Tamam.

Asya, ne oldu? İyi misin? Bembeyaz olmuşsun.

Bozuldum, bozuldum tabii biraz.

Tek ümidimdi ya bu para, Eyüp'e verecektim.

Neyse.

Ay, zaten nerede bende o şans?

Hadi gidelim buradan hadi, hadi, hadi.

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruluyor)

(Asya) Aç kapıyı Ertan.

(Kapı vuruluyor) (Asya) Aç kapıyı!

(Kapı ısrarla vuruluyor)

Delirdin mi sen? Saatin kaç olduğundan haberin var mı?

Yeterince geç.

-İçtin mi sen? -Ne içmesi be!

İçeri geç, içeri geç.

Ne oldu, gitti mi misafirin?

Evet. Nedir bu hâlin? Ne oluyor? Ne istiyorsun?

Sen beni sat.

O emniyetin önünde (Bip) gibi bırak beni.

Beni bulaştırma bilmem ne.

Ama mezar kazmaya gelince, üstünü örtmeye gelince...

...tamamsın, öyle mi? -Ne?

Kardeşimi kurtaramazsın ama.

-Öyle mi (Bip)? -Ne diyorsun sen be?

Bu ne biçim laflar, bu ne biçim üslup benimle konuşurken?

Bırak! Bırak, aptala yatma bana. Bana yalan söyleme.

Gördüm oğlum, bakma öyle!

Gördüm, cesedi gördüm.

İki büklüm donmuş kadın.

-Sen beni... -(Asya) Evet, takip ettim seni.

O optikle götürdün ofise, sakladın.

Sen benim başımın belası mısın? Dert misin sen bana?

Aynen, belasıyım.

-Ne yapıyorsun? -Şimdi de polisi arıyorum.

-Saçma sapan hareketler... -Aynen, bırakır mısın?

-Asya! -(Asya) Bırak!

(Ertan) Şu telefonu verir misin?

-Ver şu telefonu. -Bırakır mısın?

-Verir misin şunu? -Ne yapıyorsun?

Telefonu almaya çalışıyorum.

Al o zaman. Kalk üstümden.

Kalk, gel.

(Duygusal müzik)

Benden ne istiyorsun? Para mı istiyorsun?

-Para mı istiyorsun? -Para falan istemiyorum.

Bana yardım edeceksin. Kardeşimi kurtaracaksın.

Tutuklanmayacak. Ömür boyu yatsın umurumda değil.

(Asya) Ama içeride öldürecekler, koruyamam.

Tamam, Allah'ın belası!

Tamam, kabul.

Anlaştık.

Sakın bir aptallık yapayım deme.

Sabah emniyette görüşürüz.

Görüşürüz.

(Duygusal müzik)

(Telsiz sesleri)

(Telsiz sesleri)

Günaydın.

Ben bir şeyler yedim.

İçeri girdin mi? Ne oluyor? Bir şey öğrendin mi?

Dün bir rapor çıkmış.

Barutla ilgili bir rapor. Onun dışında bir şey yok.

Ne çıkmış barutla ilgili?

Barutla ilgili işte kıyafetinde mi ne öyle bir şey bulunmuş.

Neyse, girelim içeri de soralım hadi.

Ne haber gülüm?

-Ne işin var oğlum senin burada? -Aşk olsun ya.

Taha bizim de kardeşimiz ya Asya.

Dayım dedi ki ne gerekiyorsa, ne yapmak gerekiyorsa yapalım.

Ben de onun için geldim, ifade vermeye.

Bu memurlar poligonda görüntü kaydı mı ne...

...kamera kayıtları var ya onları istemişler.

Getirdim onları verdim, poligon dayımın ya.

Ben de Taha'nın atış yaptığı görüntüleri memurlara teslim ettim.

Dedim oğlum bakın, Taha'nın sıktığı silah bu.

Görüntü bu. Bu çocuğun kolundaki barut izleri de buradan geliyor.

Ondan sonra bu bir tane ihbar almışlar bu adamlar, memurlar.

Cinayet silahı bulunmuş.

(Eymir) Hem de üzerinde aranan birinin parmak izi varmış.

Hallettim yani sıkıntı yok.

(Gerilim müziği)

Kurban olayım sana ben, kurban olduğum.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bir insanın hayatı gitti. Ne seviniyorsun?

(Gerilim müziği devam ediyor)

Önemli değil Asya. Tamam, 'okay'.

Benim için sana yardım etmek zevk.

Hadi mahalleye gidiyoruz. Gel seni de bırakalım.

Gidin siz, benim işim var.

-İyi, peki. -Sen eve Taha!

-Sen eve. -Bu arada...

...Asya, dayım çok, çok, çok selam söyle dedi Asya'ya.

O anlar dedi, haberin olsun. Benden çıksın.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bana...

...avukatlığıma ihtiyacın yokmuş, bak. Gördün mü?

(Gerilim müziği)

(İç çekti)

(Sessizlik)

İyi misin?

Hayatında böyle hiç her şeyi bırakıp...

...yok olmak istediğin bir an oldu mu?

Çok.

Peki ya başka ailede doğsaydım...

...nasıl olurdu diye düşündün mü hiç?

Evet, o da var.

Ama gördüğün gibi neysek oyuz.

Kimsek oyuz.

Bunu böyle yaşamak zorundayız.

Değil mi?

Sanki böyle lanetli bir çukurun içindeyim.

Çıkmak istiyorum. Çırpınıyorum.

Etrafımdaki herkese el uzatıyorum.

Tutsunlar diye.

Tutuyorum da zaten.

Ama hiç kimse bir adım bile atmıyor, biliyor musun?

(İç çekti)

Artık taşıyamıyorum da.

Sen onları bırak.

Yapamam.

Kollarım koptu ama yapamam.

Bu yüzden mi oyundan çıkmadın?

Daha büyük bir borcun mu var?

Benim o mirası almam lazım.

Öyle battım yani.

(Gülüyor)

Yalnız değilsin.

Ben de battım.

-Oyundan çıkamıyorum. -Biliyorum.

Yok etmeni istedikleri şey para değildi.

O cesetti, değil mi?

(Gerilim müziği)

Oyun ikimizi de yuttu.

Üstelik sırtımızdan itenler de benim kardeşim, senin de baban.

Yani bizi ailelerimiz yaktı.

(Gerilim müziği)

Günaydın İsmet abi.

Günaydın. Günaydın kalbimin sultanı. Günaydın babacığım.

Hayırdır hayatım, bugün erkencisin.

-Kitaplar nerede Yasin? -Ne kitabı?

Hani Asya satacaktı ya, böyle iki çanta dolusu kitap.

-Anladım. -Evet.

Biz onu şöyle yaptık. Ben akşam adama mesaj attım. Dedim ki abi böyle böyle...

...bizim iki valiz kitabımız var, bunu satmak istiyoruz...

...paraya ihtiyacımız var falan diye mesaj attım.

Sabah dükkânı kaçta açıyorsun, ona göre erkenden gelelim...

...hemen paraya çevirmemiz lazım dedim. Adam bana dedi ki, oğlum dedi...

...ben rafları diziyorum, bu akşam geçe kaldım. Getirin...

...şimdi hemen halledelim; sabah size de yük olmasın bana da yük olmasın dedi.

Öyle gece o işi çözdük hayatım.

-Emin misin Yasin? -Aşk olsun gülüm. Vallahi aşk olsun sana.

Babacığım. Babacığım.

Bu ayın altınını işe güce dalmadan anneye alıp geleyim mi?

Hani o haftayaydı ya.

Tamam hayatım. O zaman Ali Usta'da çıtır simit çıkmıştır.

Ben simit alayım, yanına kaşar da çözeyim. Sen de ocağı yak, bir çay yap.

Güzel bir kahvaltı yapalım. Seni bir kere öpeyim.

Yasin.

Yasin.

Sormaya da korkuyorum ama...

...bu buzluktaki kadın...

...kayıp cicianne mi?

-Aynen. -Tabii ceset yalıda olduğuna göre...

...orada öldürülmüş herhâlde.

O zaman evden biri öldürmüş öyle mi?

-Hangisi? -Bir kaza olmuş.

-Öyle diyorlar. -Kaza mı?

-Evet. -Nasıl kaza?

Kadın düğün günü yanlışlıkla bıçağın üstüne mi düşmüş?

Bıçak harici neredeyse tutturdun.

Balkondan düşmüş.

-Kim itmiş? -Orası muamma.

Nasıl?

Ben o evde kalacağım biliyorsun değil mi? Bunu bilmem gerek.

Bence zaten kalmaman gerekiyor.

Hiçbir şey canından daha değerli değil, değil mi?

Ben kendimi korurum...

...ama biraz da bir şeyler bilmem lazım.

Kardeşlerin, Asya.

Sözde şu kadınla balkonda tartışıyorlarmış işte.

-Balkonda mı? -Evet, balkonda.

Sonra kadın düşmüş.

Bana da bayılıyorlar zaten.

Çok hoş. Müthiş.

(Şarkı mırıldanıyor)

(Yaklaşan ayak sesleri)

(Şarkı mırıldanıyor)

Günaydın.

Koray Bey, günaydın.

Aslında kahvaltı hazır. Ben hemen getiriyorum.

Yok, onun için gelmedim.

-Buyurun. -Bu Asya'nın yeğeni mi kuzeni mi ne...

...buraya öyle birisi gelmiş. -Evet.

Yani evet, doğrudur. Biliyorum.

Ee? Sen görmüşsün. Kimmiş, adı ne?

Yani inanın hiç bilmiyorum Koray Bey.

Nasıl bilmiyorsun? Sen içeri almadın mı?

Yok, ben almadım. Ben gördüğümde zaten içeri girmişti.

Anladım. O zaman güvenlik bilir.

Evet, muhakkak ismini bilirler. (Uzaklaşan ayak sesleri)

Adı Taha'ydı, Koray Bey.

Nasıl? Eskiden kayıt falan alıyordunuz. Yani öyle bir şey yok mu? Yazmadınız mı?

Soyadını sorduk, söylemedi. Bir daha bu eve giremeyecek zaten.

Hidayet Bey'in kesin talimatı var.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği bitti)

Asya.

Emin misin? Bu geri dönülmez bir yol, farkındasın değil mi?

Hayat bana hep çıkmaz sokak zaten be.

Boş ver. Devam et.

(Gerilim müziği)

-Günaydın tatlı kardeşim. -Günaydın.

Sen dur avukat. Sana da günaydın.

Ne oldu, dünkü fırtınalı gidişinden sonra bugün seni sakin görüyorum.

Fırtına dinmiş.

İfade vereceksin. Umarım ezberin iyidir.

Hadi Asya.

(Gerilim müziği)

Hoş geldiniz.

-Hidayet Bey yukarıda mı? -Evet, odasında.

Güzel. Asya, hadi.

(Gerilim müziği)

Kızı olduğun ortaya çıktığına göre artık annenin kim olduğunu sorabilirsin.

Sen de hâlâ şunu merak ediyorsun.

Ben değil, sen merak ediyorsun. Yani öyle olmalı.

Hani duygu işi sendeydi ya. Asya, bunu halletmemiz lazım tamam mı?

Tamam.

Şimdi daha iyisin değil mi?

Daha iyiyim. Tabii benim için biraz tuhaf oldu.

Bir yalnız kalmak istedim ama şimdi iyiyim.

Normal canım, normal.

Ama yavaş yavaş bu yeni düzene alışmalısın değil mi?

Ben senin valizini göremiyorum.

Şey yaparım... Getiririm.

Sen burada kalmak istemiyor musun?

Kalırım...

...ama yalnız da kalmak isterim.

Lütfen yanlış anlamayın.

Annem babamdan sonra...

...yıllarca hep yalnız yaşadım, ona da alıştım.

Hatta biraz kalabalık olunca bana şey olur... Böyle nefes darlığı gibi.

Sizi anlıyorum. Aynısı bana da oluyor.

İnsani bir durum yani.

(Hidayet) Nasıl istersen.

Ne yapıyoruz avukat? Yarın davayı açıyor muyuz?

Evet. Kâğıtlar hazır.

-İmzalarsanız işleme koyabiliriz. -Hemen. Hemen. Hemen!

Kızım benim soyadımı hemen almalı. Şuradan...

...bana sert bir şey versen. Bir de şu gözlüğü rica etsem.

Şunu da... Sağ olasın.

Evet. Evet.

Evet.

İşte odan burası.

Biraz küçük ama idare edersin artık.

Yok, güzel. Yani yeter.

Ailemize hoş geldin kızım.

Kardeşlerin küçük yaşta annelerini kaybettiler.

Beni anne bildiler.

İnşallah seninle de böyle oluruz.

-Hüma Hanım. -Efendim?

Hazır yeri gelmişken sormak istedim.

Benim annem kim?

Yani mutlaka siz biliyorsunuzdur diye...

Maalesef Asyacığım.

Annenin kim olduğunu ben de bilmiyorum.

Bence sen buna takılma.

Bilmen gereken birisiyse abim zaten sana söyler.

Hadi biz şimdi kahvaltıya inelim. Abim de birazdan aşağıya iner, tamam mı?

Canım benim.

Evet.

Asya Hanım'ın annesinin ismini ve soy ismini de alırsam bitecek.

Sen bunu neden soruyorsun?

Aile mahkemesi için. Elimizi kolaylaştırır.

Bana bak Ertan.

Mahkeme böyle bir şeyle ilgilenmez.

Bu seni de ilgilendirmez.

Sen bunu niye soruyorsun?

Yoksa magazin mi yapıyorsun?

Yok, estağfurullah. Ne münasebet. Ben Asya Hanım için soruyorum.

Kaldı ki bize gerçekten pozitif bir etkisi olacak.

Asya soracaksa bana sorsun.

Sen böyle şeylere burnunu sokma tamam mı?

Hem hatırlamıyorum işte.

Benim için o kadar önemli biri değildi ki.

Önemsiz biriydi. Hatırlamıyorum.

(Gerilim müziği)

Hidayet Bey, birbirimize dürüst olalım mı?

Sizin gibi biri öyle bir olayı, öyle bir ismi unutacak.

Anlıyorum, bana haddini bil diyorsunuz. Ben de susuyorum, problem yok.

Ama benden bir şey isteyecekken yalan söylemeyin. Gerek yok.

Kaldı ki herkes nereden geldiğini merak eder, değil mi?

Annesinin kim olduğunu merak eder. Bu normal bir istek.

Adı mezar taşında yazsa bile.

(Gerilim müziği)

Afiyet olsun.

-Öykü nerede? -Okula gitti ya baba.

Tamam.

Ben bugün ketoya başladım. İnşallah böyle de devam ederim.

Bak böyle üç tane yumurta, şu cevizden de biraz uzatsana Simla.

O bomba oldu. Kaç kalori?

Bu kalori hesabı değil, protein hesabı.

Halacığım, duygusal açlığını bitirmediğin sürece...

...tabaktakilerin hiçbiri 'no'.

Sen çok biliyorsun!

(Gerilim müziği)

Afiyet olsun.

Geç kızım, sen şöyle otur.

Siz devam edin, ben geleceğim.

(Gerilim müziği)

Evet.

Sanırım bu bizim kardeş olduğumuz gerçeğini bir kabul etmemiz gerekiyor.

Geri dönüşümüz de yok.

O yüzden birbirimizi olgunlukla karşılayıp kabul edip...

...birlikte yaşamanın yollarını bulacağız.

(Gerilim müziği)

Sevgili abiciğim.

Canım ablacığım.

Kardeşim.

(İç çekti)

Ekmeği rica edebilir miyim?

Peki.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Ben Koray'a ifadede sorulacak sorulara vereceği cevapları verdim.

Herkese vereceğim.

Yıldız Savcı'yı tanırım. Kafası nasıl çalışıyor, bilirim.

Her şey kontrol altında. Sadece sakin olmamız gerekecek.

Herkes aynı şeyi anlatmalı.

Aşağı inince çalışanlarla konuşacağım. Bunu atlamayalım.

Tamam tamam. İyi. Evlat, hadi aşağı inelim.

Bir şey daha soracağım.

Bu olayı, yani gerçeği bilen herkesi bilmem gerek.

Ben biliyorum.

Hüma biliyor.

Bir de çocuklar biliyor.

Büyük oğlunuz Koray...

...onun sevgilisi, ismini bilmiyorum. -Kıvılcım.

O biliyor mu?

Benim oğlum kusurlarını öyle pek kimseye söylemez...

...ama yine de sordum, söylememiş.

-Güzel. Peki. Gidebiliriz. -Evet.

(Gerilim müziği)

(Asya dış ses) Efendim İrem?

-(Erkek) Gel gel! İyi salatalığa gel! -(İrem) Abla.

-(Erkek) Gel! -O ses ne?

Çok gürültü var. Oradan çık.

Dur, bir saniye bekle. (Satıcı bağırıyor)

-Abla, sana görücü geliyormuş. -Ne?

Saçmalama be. Ne görücüsü? Salak mısın?

Vallahi. Annem sabah ezanından beri evi kırklıyor.

Acaba kim geliyormuş?

Yani onu demedi ama...

...yüzünde güller açıyor. Benden demesi.

-Ben öğrenirim. Kapat. -Asya.

Biz bir türlü tanışamadık.

-Ben Kıvılcım. Koray'ın nişanlısıyım. -Merhaba.

Senin için çok büyük bir şok oldu.

Ben farkındayım tabii ki ama herkes için yani hepimiz duruma çok şaşırdık.

Ama hepsi düzelecek. Hiç merak etme tamam mı?

Mesela ben şimdiden seni çok sevdim.

-Aileye hoş geldin. -Teşekkür ederim.

(Gerilim müziği)

Bu ev biraz tuhaftır. Yani içindekilerle beraber.

Alışmak zaman alabilir, biliyorum.

Çünkü aynı yollardan geçtim. Hepsini çok iyi biliyorum.

Ama alışacaksın. Her şey çok güzel olacak.

O yüzden daralıp bunalırsan, canın bir şeye sıkılırsa...

...ben buradayım. Beni bulursun, olur mu?

-Sağ ol. -Tekrar hoş geldin.

Senin de hazırlanman gerek. Hülya Hanım için adliyeye ifade vermeye gideceğiz.

Sadece biraz konuşacağız. Sorun yok.

-Teşekkür ederim. -Görüşürüz.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Çok üzüldüm savcım.

Yani birden tansiyonum fırladı.

Kolay değil.

Ben mutlu bir evlilik yapacağımızı zannediyordum.

Yani insan yaşlanmaya başladığında...

...ölümü beklerken yanında bir hayat arkadaşı olsun istiyor.

Gitmiş işte. Ne yapalım?

-Öyle dediler. -Tam olarak kim öyle dedi?

Kızım, Feray.

Ortanca çiçeğim.

Tamam. Devam edin. Sonra ne oldu?

Afalladım, savcım. Nevrim döndü.

Pıhtı atmış.

Allahtan çocuklar yanımdaydı. Onlar beni hastaneye yetiştirdiler.

Neredeyse şu anda toprak altında olacaktım.

Neden?

Kaçıp giden bir hırsız yüzünden.

Çok şükür görecek günlerim varmış da şu anda yanınızdayım.

(Gerilim müziği)

Anneciğim, İrem'den öğrendim. Söyler misin, kim geliyor?

Ne? Sen şaka mı yapıyorsun?

Kapat, geliyorum.

Geliyorum anne. Sence kaçırır mıyım?

Allah'ım!

(Gerilim müziği)

Fidan annem, sen ne zaman hastaneye gitmek istiyorsan bana alo diyorsun...

...ben gelip seni götürüyorum tamam mı?

Bir alo de, hemen kapının önündeyim. Anında.

Aman oğlum, estağfurullah. Sana da zahmet vermeyelim.

Ne zahmeti? Sanki ben sırtımda taşıyorum. Arabaya bineceğiz, gideceğiz.

Sen bana alo de, tamam mı? Hemen, dakikasında kapının önündeyim.

(Kapı açıldı)

Asya geldi.

Annem, hoş geldin.

-Nerede o pislik? -Aa! Bana bak!

İnsanlar içeride. Duyacaklar. Ayıp oluyor.

Duyarsa duysun be! Pislik olduğunu bilmeyen mi var?

Evet Eymir, evet.

Hayırdan niye anlamıyorsun oğlum? Bu kaçıncı lan?

İsmet teyzeciğim, kusura bakma. Seninle hiçbir ilgisi yok...

...ama bunu bu oğlunun artık kafasının alması lazım.

Liseden beri lan.

Hayır diyorum, olmaz. Bizden olmaz. Yeter, yakamdan düş.

Asya.

-Ayıp oluyor. -Ne ayıbı?

Olursa olsun! Çok da tın!

Kusura bakmayın. Çay mı içiyorsunuz; ne içiyorsanız için, gidin.

(Gerilim müziği)

Yok öyle bir şey anne.

(Sifon çekildi)

(Gerilim müziği)

Boş senet, Asya.

Boş senet.

Hatırlıyor musun, iki şartım var demiştim.

İkincisi için buradayım.

Al.

Şimdi...

...yap da bir acı kahveni içelim.

(Gerilim müziği)

(Koray) Aa! Bu nereye gidiyor?

(Hidayet) Aferin evlat.

Hadi bakalım. Evli evine köylü köyüne.

Herkes işinin başına.

Çalışanları da alın, götürün.

Şükür! Çadır kuracaktık!

Ben de daha Can'ı arkadaşından alacağım. Geç oldu.

Ayıp diye bir şey var.

Avukatın acemiliğine verin. Kadir abi nerede bu nerede!

Teşekkür ederiz

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Bizim işimiz bitti.

-Halloldu mu? -İşlem tamam.

(Öndere dış ses) Ceset artık Bakizadelerin bahçesinde.

Ev boş, kimse yok. Sayende rahatça çalıştım.

(Ertan dış ses) Girdiğimiz anlaşılmayacak değil mi?

Kameralar?

(Önder dış ses) Hepsinin kaydını durdurdum.

Ben şimdi çıkıyorum. Tekrar çalıştıracağım.

Hiçbir görüntü, hiçbir iz kalmayacak. Bizden olduğu anlaşılmayacak.

Hiç merak etme, tamam mı?

(Ertan dış ses) Tamam. Sağ ol.

(Önder dış ses) Senin anlayacağın tertemiz iş oldu.

Sana bir yol bulursun demiştim.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği bitti)

(Eyüp derin nefes verdi)

Şimdi Fidan Hanım, sebebi ziyaretimiz belli.

Eymir'in Asya'ya olan sevdası mahallede tarih yazdı.

Bilmeyen yok.

O sebeple bu işin adını koymak gerek.

Yaşları da aldı başını gidiyor.

Dolayısıyla, Allah'ın emri peygamberin kavliyle...

...kızınız Asya'yı has yeğenim Eymir'e istiyoruz.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Asya, şöyle gel annem.

Bir gel. Geç, otur bakalım.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik bitti)

(Duygusal müzik)

Bak, Eyüp Bey'in söylediklerini duydun.

Bizde kıza sormak da âdettendir.

Sen görücülerine ne cevap vereceksin?

Eymir'de gönlün var mı?

Evet diyelim mi?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı NOW tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Eylül Kaymaz-Gülay Yılmaz...

...Hatice Şeyma Yalçın- Nilsu Hozanlı Tuncer

Editör: Ela Korgan

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.