Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Terk edilemeyecek kadar unutulmuş bir çocuk sırtında boyundan büyük bir
çarmıhın acısıyla uyanır her gece.
Sahibinden gayrısına zahmetsiz bir ölüm gibi ağırlaşır kimselerin duymadığı ses.
Canı yanar.
Canında günler, mevsimler, denizler, yemyeşil kırlar yanar.
Beyler!
Buyurun benim.
Ne yapıyorsunuz Aras?
Derdiniz ne?
Sen aradan çekil hocam.
Bize müdürü çağır, derdimizi ona anlatalım.
Bu saatte bana müdürü arattırma. Ne diyeceksen bana söyle.
Peki.
Derdimiz şu ki... İsyan!
İsyan! İsyan!
Üç tane çocuk büyüttüm ben.
Hiçbir tanesi senin gibi uğraştırmadı beni.
Derdin ne oğlum senin?
Gitmek istiyorum hocam.
Gönderin beni.
Nereye göndereyim?
İstanbul'da. Kalmadığın yurt mu kaldı?
Her yeri dolaştın.
Söyledim ya hocam size.
Biliyorsunuz zaten.
Bodrum'a gitmek istiyorum.
Oğlum sen hayatını mahvetmek mi istiyorsun?
Bak derslerin çok iyi. Çok iyi bir okulda okuyorsun.
Hocam Bodrum'da da çok iyi bir okul var.
Notlarım girmeye yetiyor zaten. Siz beni gönderin yeter.
Senin ne hesabın var bu Bodrum'da?
Hiç.
Büyükşehir yordu.
Şimdi ben konuşacağım sen beni dinleyeceksin.
Yurdu tekrar eski haline getireceksin.
Her yeri toplayacaksın çiçek gibi yapacaksın.
Aynı olay bir daha yaşanırsa bu sefer affetmem tamam mı?
Kabul.
Ama tek bir şartla.
Beni göndereceksiniz.
Gönderelim hocam.
Tamam nereye istiyorsan git tamam.
Başka türlü durmayacaksın zaten.
Yalnız başka olay istemiyorum bundan sonra tamam mı?
Tabii ki hocam. Ben de yurdu size eskisi gibi teslim edeceğim merak etmeyin.
İyi geceler.
Eee birader anlatırsın artık herhalde.
Bodrum ne iş?
Kardeşimle ilgili bir haber aldım. Harbi mi? Nereden?
Birisi bir not yolladı.
Kardeşimin Bodrum'da olduğunu söyledi. Kimmiş bu?
Onu ben de bilmiyorum işte. İsimsiz bir nottu. Gidince öğreneceğim.
Ya yıllardır İstanbul'da gezmediğim yer, yurt hiçbir şey kalmadı biliyorsunuz.
Herhalde İstanbul'da olsa bir şekilde öğrenirdim yani nerede olduğunu.
Ya hani öyle belki de ne bileyim kardeş ya kim olduğu da belli değil. Not not
sakata gelme.
Sakata gelsem de gideceğim kardeşim.
Benim elimde başka hiçbir şey yok.
Bu umuda sarılmaktan başka bir şansım yok.
Nereye gitmem gerekiyorsa gideceğim.
Ve kardeşimi bulacağım.
Yavaş! Hop! Birader onunla baksana be!
Alamayacaksın!
Onlar da yolda yürümesini bilmiyor. Ver kardeşim şu çantayı taşıyalım. Hayırdır
abi? Hayır kardeşim, bizim şerle işimiz olmaz.
Yurda giden minibüsler şuradan kalkıyor, gel. Sen benim yurda gittiğimi nereden
biliyorsun?
Duruşundan, bakışından. Hem yıllardır bu işi yapıyorum. Kimin nereye gideceğini
az çok bileyim değil mi? Hadi gel. Yok abi istemez, param yok zaten.
Ya mübarek sana para soran mı oldu?
Parada bir iyilik yapmak da lazım.
Her şey para değil. Gel hadi.
Senden önce namın geldi.
Burada usludur bari. Başına iş açma.
Yerin burası. Yerleş.
Sonra istersen yemeğe gidersin. Sağ ol.
Bodrum'a hoş geldin.
Yerleş, etrafına alış.
Zamanı gelince sana bu telefondan ulaşacağım.
Bir tane tilki varmış.
Ormanda yürümüş yürümüş. Sonra bir ağacın altına gelmiş.
Ağaçta bir tane karga varmış.
Karganın ağzında kocaman bir peynir. Tilki ona demiş ki senin sesin çok
güzel. Şarkı söylesene demiş.
O da söyleyince peynir ağzından düşmüş.
Tilki de peyniri yemiş.
kargaları çok seviyorum.
Benden bile mi çok?
Hayır. Dünyada en çok abimi seviyorum. Ben de en çok kardeşimi seviyorum. Söz
mü? Söz. Hem de abi sözü.
Bu ışıklardan birinin altındasın Demir.
Biliyorum.
Seni bulacağım kardeşim.
Sana abi sözü seni bulacağım.
Anne?
Günaydın canım. Hadi hemen hazırlan, bugün çok işimiz var.
Ne işimiz var? Öğrenci başkanı seçimin için etkinliğimiz yok mu? Hadi oyalanma,
hadi.
Dön bakayım.
Ver öteki tarafını.
Bu ne?
Ne zaman yaptırdın bunu?
Geçen hafta. Lütfen geçici olduğunu söyle.
Yok.
Tolman sana inanmıyorum ya. Nasıl yaparsın böyle bir şeyi?
Ya bu kararı nasıl tek başına verirsin?
Aman ne abartma ya.
Ne demek abartma?
Ya verdiğin her karar geleceğin için çok önemli. Bunu konuşmuştuk ya.
Dövme de mi? Dövme de.
Bazen hayatta ufak sandığın kararlar hiç ummadığın sonuçlara yol açabilir.
Kaldı ki bu hiç ufak bir şey değil. Bakalım babana nasıl anlatacaksın? Çok
sinirlenecek. Babamın bana sinirlenmesi için sebebe gerek yok anneciğim.
Bu ne demek ya? Ne saçmalıyorsun sen?
Bırak anne ya. Çocuk değilim artık.
Adam beni görmek istemiyor.
Onun Leyla'sı var zaten.
Sanki biz onun çocuğu değiliz.
Teoman.
Baban seni de kardeşini de çok seviyor.
Bir daha böyle şeyler duymak istemiyorum.
Böyle şeyler görmek de istemiyorum.
Bir daha benden gizli bir şey yapmayacaksın anlaştık mı?
Yani. Asla.
Oğlum. Hadi bakalım.
Öğrenci başkanı olarak yeni dönemin hayırlı olsun.
Babam bekliyor ben çıkıyorum.
Ha bu arada o quiz notu da düzelecek sakın haberim yoksam da.
Ayrıca dövmen çok çirkin olmuş.
Haydi hocam.
Meryem havlu var burada kalmış onları kaldırırsın. Tamam.
Bir de Teoman yemek yemeden çıkmasın sakın. Olur mu? Tamam merak etmeyin
Şebnem Hanım aç bırakmam ben onu. Sağ olasın.
Üç yaşında çünkü değil mi? Bırak yemiyorsa aç kalsın.
Niye aç kalıyormuş benim oğlum? Kimsesiz mi?
Leyla nerede?
Ne zaman çıktı?
Ne oluyor ya?
Bilmem.
Ya ne yapıyorsun?
Çekil. Üstümde olan sensin. Sen çekil ya.
Sen bana çarpmasaydın öyle bir şey olmayacaktı. Niye önüne bakmıyorsun?
Ben tam olarak önüme bakıyordum. Sen niye yokuş aşağı dikkatli sürmüyorsun?
Tamam neyse ne.
Seninle uğraşamayacağım. Hadi ya. Ben bütün günümü sana ayırabilirdim. Çok
üzüldüm şimdi.
Ma fenasal komiksin.
Nesal? Ne nesal?
Yok bir şey.
Uzaydan gelmiş gibi bakıyorsun.
Uzaydan mı geldin gerçekten?
Sayılır. En azından seninle aynı dünyadan değil.
Belli.
Benden uğraşacağın da kendine bak önce.
Kıyafetin yeri tanımış.
O yırtıktı zaten.
Birkaç kere diktim de tutmuyor artık.
Neyse.
Tanışmadığımıza memnun oldum.
Ben de.
İyi misin?
Bırak. Aman iyi ne yaparsan yap be.
Bak bir
hastaneye gidelim.
Gerek yok.
Okula gideceğim.
Hangi okul?
Bodrum Eğitim Kurumu Lisesi.
Ben de oraya gidiyorum.
Kantinde falan mı çalışıyorsun?
Yok, öğrenciyim.
Bizim okulda? Evet.
Hatta bugün ilk günüm.
Vallahi günü büyük ikramiyle açtık. Sonumuz ayrı olsun.
Ne yapıyorsun?
Madem aynı yere gidiyoruz, sen de yürüyebilecek gibi değilsin.
Biraz hızlı gitmiyor muyuz?
Yavaşlayayım mı?
Yok.
Ben çıkıyorum.
Dur dur bekle. Al şunu koy. Koş koş koş.
Hadi. Bekle kardeşini de al götür.
Ben geç kaldım zaten sen bırak.
Allah Allah.
Ben anlatamıyorum sana galiba ha?
Ya işim var benim işim. Ben buradan daha vakfa gideceğim.
Vakıftan çıkacağım. Sonra Şebnem Hanımlarla beraber sizin okula
geleceğiz. Orada benim bir ton hazırlığım var ya. Bak ben bıktım bu
vakıftan. Vakfından da Şebnem'inden de gına geldi artık ya.
Bak bak bak.
Bak şu laflara bak. Siz böyle söylenin durun. Ben zaten hiç yaşamayayım. Ben
niye yaşıyorum ki?
Kölenizim ya sizin.
Tamam tamam zaten geç kaldım yeter.
Hiçbir şey olmaz sen merak etme tamam mı?
İsyankarsın ya hani.
Gidersin hocana da isyan edersin. Hiçbir şey olmaz.
Annem yine çok sinirli abla.
Hadi ablacığım gel.
Bodrum Eğitim Vakfı High School'dan. You know.
Okul mülüğüm devam ediyor.
Herkesin bugünden beklentisini aşağıda yorumlara bekliyorum.
My God.
Bizden habersiz manita mı yaptı?
Leyloşum.
Günüm.
Günaydın.
Ee?
Bizi tanıştırmayacak mısın?
Tanıştıramam. Çünkü daha bizi de tanısmıyor.
Aras ben.
Sıla ben de.
Ben Ezgi. Biz Leyla'nın bestleriyiz.
Ben de Leyla'nın kendisiyim.
Güzel. Ben de komple memnun oldum.
Bayağıdır bisiklete binmemiştim iyi geldi.
Ama zinciri sürtüyor bir baktır istersen.
Nereden buldun bu tipi ya?
Ben bulmadım o buldu.
Yani birbirimizi bulduk.
Çarpıştık yani. Ne?
Nasıl yani?
Nerede çarpıştınız?
Artı bisiklete neden birlikte bindiniz?
E hadi bir sürü sorumuz var. Cevaplar atın.
Ayağımı burktum. O yüzden bindim. Ay desene aşkım. Gir hemen koluma gir. Gel.
Ay iyi misin?
Değişik bir tipmiş ama.
Yeni gelmiş.
Gıcığın teki.
Ne oluyor lan?
Ben sana 90'dan aşağısı kurtarmaz demedim mi lan? Ben ne yapayım?
Beklemediğim yerden geldi. Kuy zordu.
Zorsa bu mal nasıl kırkaldı?
Ne oluyor lan burada?
Kimsin sen? Çık dışarı. Asıl sen kimsin?
Bu ne oğlum? Ne yapıyorsunuz çocuğa? Lan oğlum benim canımı sıkma. Seni de onun
yanına oturttururum. Çık dışarı.
Bundan sonra bu çocuğa kimse dokunmayacak.
Sen mi kurtaracaksın onu? Ben söyleyeceğimi söyledim.
Gerisi senin bileceğin iş.
Burada her iş benim dediğim gibi olur.
Geçti o günler. Artık ben buradayım. Bırakın çocuğu.
Bana bak.
Ne yapıyorsun oğlum?
Uzaklaş. Gençler.
Ne oluyor burada?
Teoman.
Hocam arkadaş yeni gelmiş de onunla tanışıyorduk.
Haydi uzatmayın derse.
Derse.
Hadi siz de.
İyi misin?
Ya keşke karışmasaydın. Niye?
Halinden memnun muydun?
Ya yok ondan değil de Teoman baş belasıdır.
Benim yüzümden kötü olmasaydın keşke.
Seninle bir alakası yok.
Prensip meselesi. Çok havalı.
Önemli olan havalı olması değil. Bir adamın hayatta prensipleri olmalı.
Önemli olan bu.
Bu daha da havalı.
Peki ben bu havalıları nereden alabilirim? Gel. Ben sana göstereyim.
Okul başkanlığı seçimi öğleden sonra konferans alımında olacaktır.
Tüm öğrencilerimizin katılımını bekliyoruz. Tamam kanka sallama artık.
Takılın herif oğlum. Seni tanımıyor boşver.
O kim lan ben ona takılayım? Salak salak konuşup benim camı sıkma.
Sana buz getirdim ayağın için.
Sabah yıkı havalığından sonra bu incelik şaşırttı.
Sağ ol.
Rica ederim.
Ne verdi o sana?
Ne yapıyorsun ya?
Kimin etrafında gezdiğine dikkat et.
Ayağı burkuldu, buz getirdim.
Rahat ol, bir işim yok kimseyde.
Ben rahatım.
Ben rahatım da sen rahatsızsın.
Ama çözeriz, merak etme.
Tamam, geç yerine otur.
Geç.
Geç.
Yeni biri gelmiş. Nerede o?
Pardon hocam.
Yerine oturabileceğini söylemedim.
Hocam ben kardeşimi okula bıraktım da o yüzden geç kaldım. Çok pardon.
Tamam da o senin sorunun.
Benim dersime böyle elini kolunu sallayarak giremezsin.
Dersinize girebilmek için ne yapmam gerekiyor hocam?
Önce o pardon kelimesini lügatından çıkartman gerekiyor. Şu anda Fransızca
dersinde değiliz.
Çık dışarı.
Niye ya?
Sen bana soru soramazsın. Çık dışarı.
Sordum ama.
Ukalalık yapma.
Çık dışarı. Hocam özür diledim işte ya. Ne oluyor yani?
Bak sabrımı taşırıyorsun, çık!
Ya yeter hocam!
Özür diledi, ne yapmasını istiyorsunuz tatmin olmak için? Ayağınıza mı kapansın
yani?
O nasıl söz öyle? Sen benimle nasıl konuşuyorsun? Türkçe konuşuyorum.
Fransızca dersi değil ya.
Ukala herif.
Sen var ya bu okulda üç gün bile barınamazsın.
Yazık.
Ananız babanız da sizden bir halt olacak diye bekliyor.
Benden beklentisi olan kimse yok, merak etmeyin.
Seni de dersimde istemiyorum. Çık, çık dışarı.
Çıkın ikiniz de.
Çıkarız. Başka türlü tatmin olmayacaksınız.
Celal Hoca zordur. Kötü olmasaydın keşke benim yüzümden. Allah Allah. Niye herkes
aynı şeyi söylüyor ya?
Kimse kimse için bir şey yapmıyor mu burada?
Sen herkesin kahraman olduğu bir yerden geldin herhalde.
Yani kimsenin kolay kolay kimseyi yalnız bırakmadığı bir yerden geldim.
Şanslıymışsın. Deniz ben mi bu arada?
Aras.
Sen o zengin möbelerinden iyisin herhalde. Değilim.
Babam akkayaların yanında çalışıyor. Kontenjanım oradan.
Bana kalsa işim olmaz da annem tutturdu işte illa burada okuyacaksın diye.
Ama sağlam harekette.
Çıkmıyordun sınıftan. İnsanın kafası atıyor işte bazen. Doğru.
Doğru zamanda tanışmışız demek ki.
Yani o öyle mi konur acaba oraya?
Şunlara falan. Ben anlamıyorum ki gerçekten. Hiç mi hayatınızda siz açık
büfe görmediniz?
Sen de aheste aheste hadi.
Biraz bir çabuk arkadaşlar ya.
Nuraycığım.
Şebnem Hanım. Nasıl gidiyor hazırlıklar? Her şey yolunda mı? Yolunda. Her şey çok
yolunda. Ben teker teker ilgileniyorum. Herkesin başında bekliyorum ki her şey
sizin istediğiniz gibi olsun.
Harikasın. Eline sağlık.
Sen kıyafetini nerede değiştireceksin?
Kıyafeti mi?
Ha böyle de gayet iyisin zaten sorun yok.
Görüşürüz.
Yavaş.
Oğlum. Oğlum.
Çekil bırak.
Oğlum bıraksana.
Çık çık.
Devam et ya.
Alabilir miyim?
Yırtık kıyafetler, tuşlu telefonlar.
Geldiğin gezegende moda bu mu?
Benim geldiğim yer sizinki kadar renkli değil.
Yine de fazla dikkat çekiyorsun.
İlk dersten atıldın.
Buradaki günlerin pek kolay geçmeyecek anlaşılan.
Ne önerirsin?
Geldiğin yere dön.
Dönemem.
Burada işlerim var onları halletmem lazım.
Hem belki o sırada bu dünyanın sadece size ait olmadığını anlarsınız.
Neredesin sen ya? Seni arıyorum.
Niye? Gene.
Hadi gel.
Şu an ne oluyor burada?
Öğrenci başkanı seçilecek.
Sen aday olsana.
Hadi kardeşim işim yok Allah aşkına.
Bence de aday ol. Hem çabucak uyum sağlarsın işte.
Yine tamamen rakip çıkmış olursun. Bu yıl yine tek adayı.
O yüzden mi bu vartsızlığı?
Sadece ondan değil.
Annesi. Vakfın başkanı.
Ailesi de Bodrum'u yöneten üç büyük aileden biri.
Akkayalar.
Sen de mi gıcıksın bu herife?
Herkes gıcık. Ama kimse ses çıkarmıyor. Sen niye ses çıkarmıyorsun?
Hocaya hatırlanıyordun az önce.
Annem annesiyle aynı vakıfta.
Seçimde de Teoman için koşturuyorlar.
Yani sen Teoman'a, sen de annene kızgınsın ve hıncınızı bana
aldıracaksınız öyle mi?
Ya bir de bir amacımız olur işte.
Geçen sene de başkan olan Teoman ilk adayımız.
Başka aday olmak isteyen var mı?
Başka adayımız yok sanırım.
Var.
O zaman ben kürsüyü adaylara bırakıyorum, arkadaşlarınıza
neden aday olduğunuzu açıklayacaksınız.
Ben geçen yılki başkanlığımın yeterli bir açıklama olduğunu düşünüyorum.
Aynen devam.
Vallahi
beklediğimden
çok daha etkili bir konuşmaydı.
Bunun altına nasıl kalkarım inanın bilmiyorum.
Dışarıda yemekleri de gördüm bu arada. Çok güzel görünüyordu.
Sponsoru sensin herhalde.
Neyse.
Geçen seneleri bilmem.
Hatta dünü bile bilmiyorum. Çünkü bugün okuldaki ilk günüm.
Ve biraz hızlı başladı.
Dersten atıldım mesela.
İlk defa başıma gelmiyor gerçi.
Ama ilk defa kürsüde konuşuyorum.
Ve biraz da dersten atılanlar konuşsun istedim. Bu yüzden de aday oldum.
Seçim planı yapmamız lazım.
Hava işine girdik değil mi? Bomba gibi girdik hem de. Çok sağlam konuşmaydı.
Geldi.
Seni bırakalım konuşuruz ne yapacağımızı. Evin nerede?
Evim... Merkezde.
Burada mı kalıyorsun?
Evet.
Benim de evim burası işte.
Kimsenin kimseyi yalnız bırakmadığı yere.
Öyle.
Hem kira da ödemiyorum. Çok şahsıyım.
Teşekkür ederim bıraktığınız için.
Önemli değil.
Görüşürüz. Görüşürüz.
Hiç burada kalan arkadaşım olmamış.
Artık var.
Sevmiş seni belli.
Ben de onu sevdim.
Çok değişik adam o değil mi?
Bomba etkisi yarattı okulda.
Sağlam çocuk.
Atla. Bırakayım seni.
Yok kalsın istemem. Niye ya?
Hiçbir erkeğin arkasına binmem çünkü.
Nereden çıktı bu bisiklet sevdasın? Şoför getirip götürüyordu ne güzel.
Bilmiyorum ya. Bu seferlik öyle olsun dedim.
Allah'tan vaktinde buz koymuşsun da iyice şişmemiş.
Allah'tan. Sana buz getirdim ayağın dışında.
Leyla'cığım.
Al bak. Bir şeyler hazırladım sana.
Ah bana mı?
Çok teşekkür ederim Nuray abla.
Ay ne demek. Okuldan geldin ya. Dedim şimdi acıkmıştır.
Ay Şebnem Hanım.
Valla ben size haber vermeden öyle mutfağa girdim ama.
Aşk olsun sen yabancı mısın?
Ben listeyi falan da hazırladım. Her şeyi hazırladım yani tamam ettim.
Ne yapayım ben gideyim mi eve?
Eline sağlık ya seni bıraktırırdım ama şoför Teoman'ı antrenmana götürdü.
Yok yok bir şey olmaz giderim ben.
Bak babam bekliyor.
Takım elbisesini otele gönderecektim. Şimdi ben ne yapayım?
Kendim gideyim bari.
Ben bırakırım Şebnem Hanım isterseniz.
Hem siz de Leyla'yı yalnız bırakmamış olursunuz.
Hallederim ben.
Ters kalacak sana ama. Yok yok bir şey olmaz.
Ben alıştım zaten yürümeye.
İyi tamam.
Zaten sana vereceklerim vardı. Gel benimle.
Sen gel.
Görüşürüz.
Bu Hakan'ın... Bir dakika.
Umarım beğenirsin.
Bana hediye mi aldınız Şebnem Hanım?
Bir iki kere önce giymişimdir. Rahat edemedim içlerinde. Sen giy bari.
Ne desem?
Bilemedim ben şimdi.
Güle güle giy.
Sağ olun. Çok teşekkür ederim.
Halledeyim ben bunları.
Aşkım.
Ne yapıyorsun burada?
Annem evde değil mi?
Acıktın mı? Çok acıktım.
O zaman noodle'ı yiyelim mi? En sevdiğin. Gerçekten mi?
Gerçekten. Tabii.
Kalk.
Kardeş hoş geldin.
Metin ben.
Aras. Oturun. Buyur.
Birini arıyormuşsun.
Çocuklar söyledi.
Nedir mevzu?
Ya bu otogarda bir hamal var.
Orta yaşlı, böyle saçları seyrek, gözünün biri şaşı.
Onu bulmam lazım.
Niye lazım bu herif?
Sana güvenebilir miyim Metin? Burada birbirimizden başka güvenecek kimimiz
var Aras.
Ben buraya kardeşimi bulmaya geldim.
Ailemi trafik kazasında kaybettim.
Kazadan sonra uzun bir süre aslenle kaldım. Kendime geldikten sonra
kardeşimin evlatlık verildiğini öğrendim.
Ama kimse başka bir bilgi vermedi.
Ben 6 yaşından beri kardeşimi arıyorum.
İstanbul'da gezmediğim yurt, sürmediğim his kalmadı ama bulamadım.
Ee, Bodrum'da mıymış?
Bir süre önce isimsiz notlar gelmeye başladı kardeşim Bodrum'a diye.
Otogardayken de çantama bu telefonla bir not bırakılmış.
O hamal bıraktı biliyorum.
Eğer onu bulursan bu notları yollayana da bulabilirim. Anladım.
Buluruz elemanı.
Yalnız sen şimdi öyle burayı Bodrum diye asalma. Bu şehrin de karanlık sokakları
var. Yolunu şaşırırsan adamı kaybeder. Dikkatli ol.
Tamam?
Hadi afiyet olsun.
Sağ ol.
Ararsık be, hadi be.
Vay.
Hayırdır?
Hakan Bey.
Paketinizi getirdim efendim.
Ailenizin ayakçısı olarak.
Kim ayakçı dedi sana?
Sen. Ben.
Ne zaman demişim?
Ağzına söylemene gerek yok canım.
Tavırlarından beri zaten.
Ne anlatıyorsun ya?
Elbise istiyorum ben.
Alırız.
En pahalısından istiyorum.
Tamam. İstediğin elbise olsun.
Ayrıca...
Karının artıklarına da kalmadım.
Belli oldu neye bozulduğunu.
Kaçma. Özledim.
Daha çok özlersin.
Niyeymiş?
Öyle.
Biraz da benim istediğim olsun değil mi?
Sakın.
Öyle üç kuruşluk bir şeyle gelme bana.
Duydun mu?
Hadi.
Hadi kalkma sofrayı hazırla. Baban gelir birazdan.
Yemek mi var da sofrayı kurayım?
Yapmadın mı?
Yaptım. Yaptım merak etme.
Eee? Ne diye bık bıklanıyorsun o zaman?
Bir kere de sen yap ya.
Sen ne nankör bir şeysin ya.
Aç mı bırakıyorum ben sizi?
Ali kapıdaydı geldiğimde. Çocuk bu saate kadar aç mı tok mu umurunda mı?
Sen ne işe yarıyorsun?
Sen ne işe yarıyorsun Deniz?
Anca böyle bunları çizsen.
Bak Leyla doktor olacakmış.
Sen ne halt edeceksin?
Hiç düşündün mü?
İyi. Doktor olunca söyle de seni bir tedavi etsin.
Terbiyesiz. Şu laflara bak ya.
Gerçi sen haklısın.
Ben de bak.
Şu kadarcık bak şu kadarcık akıl var mı acaba?
Şu kadarcık akıl olsaydı zaten ben size katlanmazdım.
Sen mi katlanıyorsun bize?
O şebnemin peşinde gezmekten gözün bir şey görüyor sanki.
Bana bak.
Cinlerim tepemde zaten. Duydun mu? Şebnem mebnem deyip durma. Lafını bil.
Sinirlendirme beni.
Marmelad yine on numara kokmuş vallahi.
E tabii kokacak. Bodrum mandalinası.
Çocukluğumun kokusu. Üstüne tanımam. Aman sen sanki çok büyüdün de. Koca
bebek hadi gel. Yemeğini ye anne.
Hadi gel.
Geldim.
Of.
Karnıyarık. Ya.
Ah ah ah ellerine sağlık güzel kızım. Afiyet olsun.
Bu yıl öğrenci başkanı yardımcısı olabilirim. Hadi bakalım.
Teoman'ın mı? Ne Teoman'ı? Benim ne işim olur onunla?
Yeni bir çocuk geldi.
Aras. Aday yaptık. Oğlum sen niye karışıyorsun böyle şeylere?
Daha çocuğu doğru düzgün tanımıyor bile.
Sağlam çocuk he. En iyi arkadaşım oldu. Acayip sevdi beni.
Bir tanem sen sevilmeyecek çocuklusun.
Dışarıdan baktığında ben birazcık daha diplomasiden yanayım. Soft power.
Aras olaya direkt dalıyor.
Bence bu bile şimdiden iyi bir arkadaşlık çıkacak.
Annesi babası kimmiş? Nereden gelmişler?
Ailesi yok.
Yetiştirme yurdunda kalıyor.
Ah kuzum benim.
Allah'ım sahip çıksın.
Amin. Ben de sahip çıkacağım. Yalnız bırakmam. Sen önce kendine sahip çık da
sonra başkalarına sahip çıkarsın.
Anne. Böyle bir şey isteme benden.
Niyeymiş o? Çünkü bir adamın hayatta prensipleri olmalı.
Şimdi bu dediğim belki biraz hani havalı geliyor olabilir. Ama önemli olan şey şu
ki bir adamın hayatta prensipleri olmalı.
Şimdi ben biraz daha pilav almaya gidiyorum. Siz bu dediklerimi bir
düşünün benim.
Prensip dedi.
O çocuk niye yanında oturuyordu senin?
Hangi çocuk?
Bu aday olan çocuk.
Serseri bir şey.
Aras mı?
Ne biliyorsun ya serseri falan tanımıyorsun da. Gayet biliyorum.
Çocuğunun yüzüne bakınca zaten belli oluyor serseri oldu.
Hocası zaten dersten atmış çocuğu.
Beni de attı.
Ne oldu ya?
Çok mu önemsiyorsun sanki?
O en azından beni savundu. Benim için atıldı.
Niye seni savunuyor bu çocuk?
Aşık mı oldu kız bu sana?
Ne alakası var ya?
Hayır. Ne alaka?
Bana bak.
Gelmesin kulağıma böyle şeyler.
Duydun mu?
Vallahi buraya böyle oturttururum seni. Bütün gün resim çizersin. Böyle resim
çize çize bu duvara batarsın bütün gün. Ne yapacaksın zaten başka?
Ya yeter hoca.
Özür diledi. Ne yapmasını istiyorsunuz tatmin olmak için? Ayağınıza mı kapansın
yani?
Deniz ben.
Aras.
Sağlam hareketti ha.
Çıkmıyordun sınıftan. İnsanı kafası atıyor işte bazen. Doğru.
Doğru zamanda tanışmışız demek ki.
Aras.
Çocuklar elemanı bulmuşlar.
Ama amal değilmiş. Arada bir görünüp kaybolan bir tipmiş. Şimdi otogarda
dediler. Harbi mi?
Adı Ferhat. Şehircan da takılıyormuş genelde. Yarın bir gider görürüz. Yok
ben şimdi gideceğim.
Ne yapıyorsun orada?
Demişlerdi zaten o rahat durmaz diye.
Daha ilk günden hem de.
Niye kaçıyordun yurttan?
Bak, burada kurallara uyacaksın.
Ya da defolup gideceksin.
Anladın mı beni?
Anladım.
Sana ceza.
Sabaha kadar telefon yok.
Ver.
Olmaz hocam. Telefonu veremem. Vereceksin.
Hocam başka bir şey isteyin yapayım. Telefonu veremem. Niye?
Mühim bir haber mi bekliyorsun?
Bak. O telefonu ya buraya bırakırsın ya da seni geldiğin gibi bir yazıyla geri
gönderirim. Hem de disiplin soruşturmasıyla birlikte.
Kendin bilirsin.
Neredesin Meryem?
Neredesin kardeşim?
Yakışıklı oğlum benim be. Maşallah sana maşallah.
Bu ne yakışıklılık böyle ya?
Koçum benim.
Hadi gelin artık.
Geliyoruz, geliyoruz.
Tü.
O Türk ne lan?
Kuzenin kızı istemesine gidiyoruz. Nasıl?
Hicret değil mi?
Toplasana şunları.
Annemler bekliyor. Çıkacağız şimdi.
Çıkarsın. Önce işini yap.
Şaka lan şaka. Bozulma hemen. Gel.
Tut.
Tut yakala düşmesin.
Tut.
Ne yapıyorsun ya?
Ben ne yaptım oğlum?
Kafan ağrı geldi. Koca kafansın işte.
Kutay. Kutay.
Oğlum. Oğlum ne oldu?
Yok bir şey.
Hayalim kaydı. Ya önüne bakmıyor ki.
Dikkat etsene be oğlum.
İyi akşamlar.
İyi akşamlar Hakan Bey. Hoş geldiniz.
İyi akşamlar Hakan Bey. Hoş geldiniz.
Hayırdır?
Ne oldu?
Ya Hakan Bey bizim oğlan havuza düşmüş.
Akıl başta olmayınca kusura bakmayın artık.
Hadi oğlum.
Hadi. İyi akşamlar Hakan Bey. Hadi oğlum.
Arkadaşın havuza düşerken çok eğlendin mi?
Yok. O seni satmadı bak.
Ayağım kaydı dedi.
Ama sen arkasına dönünce tekmeyi vurdun.
Şu müştemilatta bizim sahip olduklarımızın binde birine sahip
değilken nasıl benden daha iyi çocuk yetiştirdiler? Hayret ediyorum.
Ne oluyor ya?
Fren tutmuyor. Nasıl tutmuyor?
Dikkat et.
Baba, anneciğim ne oluyor?
Çocuklar!
Kemerini sakın ara. Tamam.
Sen kendi kemerini tak.
Allah'ım sen bana sabır ver.
Kalk, kalk.
Ne telefon aşkıymış. Kapıda yatırıyor adama.
Bağımlısınız, bağımlı.
Hatanı anladın mı?
Bir daha yapacak mısın? Yapmayacağım.
Ben diyeceğimi dedim.
Kendin bilirsin. Tamam verir misin sen efendim? Kurallara uymayanın burada yeri
yok. Anladım bırakır mısınız?
Daha telefon bitmedi. Bırak lan telefonu.
Güvenlik. Alo.
Alo.
Alo! Güvenlik! Çıkarsın dışarı!
Sen çık!
Sana ver dedim değil mi telefonu? Alo!
Yeter lan yeter!
Yeter! Yeter lan!
Yeter lan!
Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan!
Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan!
Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan!
Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan!
Yeter lan! Yeter lan!
Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan!
Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan!
Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan! Yeter lan!
Yeter lan!
Yeter lan!
Yeter lan! Yeter Aradıysa bir daha arar lan sakin tamam.
Oğlum Metin.
Benim daha bekleyecek bir saniyem yok duydun mu? Ben yıllardır kardeşimi
arıyorum yıllardır bulamıyorum. Ben artık kardeşimi istiyorum.
Bak. Kardeşini bulmak için buraya kadar gelmişsin. O zaman burada kalman lazım.
Ama müdürle takışırsan sıkıntı.
Kardeşini bulmak istiyorsan sakin olacaksın.
Ya dolu ya, ne oluyor ya?
Çık dışarı, dinlenme beni. Bak sabah sabah mahvederim seni. Elimde kalırsın.
Ya ne oluyor ya?
Kafayı yedin iyice ha.
Ne oluyor kız ilk kere sabah sabah? Ne bağırışıyorsunuz siz?
Ya baba içeri daldı bir anda yüzümü yıkıyor ama iyice delirdi bakansın.
Şşşt! Konuşma annenle öyle. Hadi sen geç hazırlan. Hadi geç kalma hadi.
Nuray. Nuray.
Merak ettim iyi misin? Gelinme.
Gelme gelme git.
Tuvalet burası bir rahat verin.
Tamam tamam.
Allah Allah.
Hadi çıktım ben. Hadi.
Oynaşma benle kızlarla buluşacağım. Acelem var.
Ayrıca senin bir sürü işin yok mu ya?
Bodrum'un en büyük otelini açacaksın.
Bodrum'un değil, bütün Ege'nin.
İşte benim kocam.
Ama ondan sonra sıra benim hayalime de gelecek değil mi?
Özlem Hanım'ın mekanını istiyorum.
Net.
Gidiyorum hayatım.
Ama Özlem Hanım satar mı emin değilim.
Parasını verirsek satar.
Artık otelin yıldızlarından birini mi boğdurursun ne yaparsın bilmiyorum.
Para kolay.
Ama kadının parayla pek bir işi yok.
Kadının parayla işi yok.
Oğlunun okul taksitlerini sürekli geciktiriyormuş.
Hatta iki taksit içerideymiş. Yani kadının parayla bayağı bir işi var.
Sen nereden biliyorsun bunları?
Ben bilmem gerekenleri daima bilirim.
Şebnem Akkaya ben benim oldum.
Uygun, renk senden ne haber? Ya bir öp ya!
Ya daldın oyunun ortasına ha!
Dalarım.
Sevgilinden istedigimi ilgi alamayınca da.
Tamam hadi sal bizi artık.
Of tamam salacağım.
Tamam hadi git.
Çok güzel konuşmaydı ha.
Geldi bizim oğlan.
Naber? Dersten atılanların sesi.
Eyvallah.
Hareketler alacak.
Gıcık mıcık ama ses getirdi.
Ne oldu? Boşuna mı gitti?
Ne alaka aşkım ya?
Hem mekanı sabit.
Sal beni artık.
Git.
Yonder.
Efendi gibi oynamayı öğrenene kadar sana top yok.
Lan topuğunuza tamam sakin.
Ya sakin. Ya tamam sadece konuşacağım çekilin.
Senin gibileri çok gördüm lan. Böyle artist artist geldiler.
Şekillerini yaptılar.
Hepsi eninde sonunda köpeğim oldu.
Demek ki benim gibisini görmemişsin.
Ben sana bu filmin sonunu söyleyeyim.
İtaat edeceksin.
Sana diz çöktüreceğim.
Dene.
Başarabilirsen o zaman konuşuruz.
Topu ver.
İnsan gibi rica et vereyim.
Uzatma topu ver dedim sana. Devam et sakin. Sana diz çöktüreceğim. Tamam
sakin. Aras. Tamam ya. Boş ver muhatap olmaya dönsün. Sen ne konuşuyorsun? Ne
akılsızlık.
Uza.
Bana dokundun bir şey demedim. Kardeşime dokunamazsın.
Kardeşine de dokunacağım. Sana da dokunacağım. Hepinizi elden geçireceğim.
Gör bakalım.
Ben sana diyeceğimi dedim.
Ya efendi gibi durursun ya da ben artık buradayım.
Toplan! Herkes sıraya!
Teoman dünden sonra taktı sana.
Yavaş taksın, saçı başı dağılmasın.
Acayip lafların var ha.
Günaydın. Erkencisin yine.
O top niye sende?
Elimde kalmış hocam.
Pardon. Burası erkekler.
Biliyorum. Boş sandım.
Boş olsa ne yapacaktın?
Bir şey yapmayacaktım tabii ki.
Boş soyunma odalarında gezmek gibi bir fantezim yok.
İnşallah.
Bir insan mı artık?
Senin çıkmaya niyetin yok yani.
Teoman'ı arıyorum.
Gördün mü? Buralarda mı?
Görmedim.
Ben senin sevgilinin bekçisi miyim?
Ne?
Ne sevgilisi ya?
Ne yapıyorsun sen burada?
Ne yapıyorum acaba?
Şu tişörtünü bana taşıtma artık.
Tişört ya amma konuştun he.
Neye? Ne bakıyorsun?
Hiç. Belki teşekkür edersin.
Efendim Metin.
Tamam, tamam geliyorum eyvallah. Ben gidiyorum. Size iyi dersler.
Nereye ya? Derse girmiyor musun? Girmeyeceğim işim var. Ha okey. Akşam
biz de toplanalım. Yemek falan yeriz. Tamam bakarız. Seçim için plan yaparız.
Bakarız bakarız. Ya konum atacağım sana.
Tamam.
Ben hiç davamsızlık yapmadım ya.
Niye be?
Bilmem. Başka bir işim yok çünkü.
Okula gelmeyeyim ne yapacağım ki?
Vallahi ben geçen yıl 18 günü falan gördüm. Biliyorum.
Nereden biliyorsun?
Demiştim.
İyi hadi.
Var mı sağlam tüyo?
Valla sallıyoruz işte.
Vardır vardır iyi bak.
Brother sen buralara nasıl düştün ya?
Bana bak.
Çantamı taşıdığın gün o telefonla notu çantama koymanı kim istedi? Ne notu ne
telefonu ben çantana bir şey koymadım. Sen koydun biliyorum.
Biri senden istedi ama kim?
Bak kardeşim.
Ayda yılda bir iyilik yaptım onu da başıma kalkma.
Ben çantana falan bir şey koyarım. Bu işin şakası yok. Bana bak. Cevap
vereceksin. Kim istedi?
Lan!
Lan! Lan!
Bekirin!
Çık! Çıkın önümden!
Çekilin! Çık!
Lan dur dur!
Lan dur!
Dur dur!
Dur dur!
Çekilin! Çekilin!
Çıkın!
Fazı gibi koşun şerefsiz!
Delikanlı ne yapıyorsun ya? Niye atlıyorsun yola?
Acelem vardı.
İyice geç kaldın ama şimdi.
İyi misin?
İyiyim iyiyim.
Bir şey yok.
Bırakayım mı gideceğin yere?
Yok ben giderim kendim. Sıkıntı yok.
Gel gel.
Bak bu arabadan bodrumda bir tane var.
Fırsatın varken bin.
75 mi?
Bundan mı kaçıyordun, birini mi kovalıyordun?
Otobüse yetişme işini düşün. Bundan otobüs geçmez.
Seni arabaya niye aldım biliyor musun?
Yani bana çarptınız diye. Yok.
Çarptıysam senin hatan. Yol atlayan sensin.
Seni ağlayıp sızlamadan, dimdik ayağa kalktığın için aldım.
Severim senin gibilerini.
Aferin sana.
O yüzden varsa derdin sıkıntı söyle.
Valla benim bir sıkıntım yok da sizin var gibi.
Veya kayışı.
Koptu kopacak.
Eğer yolda koparsa?
Birliğe dağılır, ürün de kilitler.
Yolum uzun değil ama garaja atar beni.
Sanmam.
Ağzından çıkan da yerini buluyor maşallah.
Çalıştırın. Sizi gideceğiniz yere kadar bırakır.
Konuşmadık. Adın neydi?
Ya kaldır, popoyu kaldır.
Deli ya.
Kızım var ya senin acilen aşık olman lazım. Enerji çok yanlış yerlere gidiyor
böyle. Ay aşk gurumuz konuştu.
Ay yok canım.
Aşk gurulundan istifa ettim artık ben.
Teo'yla bir şey mi oldu?
Ya şu Aras sinirlerini bozdu.
Bir şey de söylenmiyor majestelerine ama iyi değil yani.
Geçen nasıl ters dedi beni biliyor musun? En nefret ettiğim şey.
Teo hep böyleydi.
Aras da iyisi olduğunu sanmıyorum.
Sen bana Aras'ı mı savunuyorsun?
Yok ya ne savunacağım onu.
Ben sadece adil olmaya çalışıyorum.
Olma canım.
Bir kere eline de adil olma.
Teo senin kardeşin çünkü.
Ama Aras?
Onu ne kadar tanıyorsun?
Gerçi tanıyamazsın da. Ne ediyor bilirsiz saçma sapan bir tip sonuçta.
İnsan olarak ilk gün herhalde sıvıcı.
Ben işle savunuyorsun.
Savunmuyorum. Savunuyorsun.
Savunmuyorum. Çıkar göster.
Ben arkadaşımla iyiliği için konuşuyorum.
Etrafımda dolaşmasına fazla izin verme.
Kafan karışmaya müsait çünkü.
Farkındayım. Ne alakası var ya? Benim onunla ne işim olabilir?
Allah Allah.
Ben söylemiş olayım da.
Ha sen de.
Şu ekran süreni biraz azalt. Ömürlerin kraliçesi.
Bu kız gittikçe annene benziyor.
Uşa dökülen yaşlar, artık üzülmem asla. Kuşun başkasını
bulursun, kafana takma.
Sabitliyorum.
Böyle sabitliyoruz.
Evet arkadaşlar böyle sabitliyoruz.
Ne yapıyorsun burada?
Sevgilim bekliyor.
Fazla alışma sen buraya.
Sevgilim falan değil de konuşma ortalıkta.
Hayır ben anlamadım. Ne diyeyim?
Yani sevgilim değil misin?
Ne bu rahatlık ya?
Hayırdır? Kahvede söylenmiş.
Ne oluyor?
Söyledim valla çok da iyi geldi biliyor musun? Sen de bir tane söyle kendine
şöyle bir karşılıklı oturalım içelim biz.
Çünkü konuşacaklarım var seninle.
Kahvenin evinde iç. Buraya da habersiz gelme bir daha. Hadi.
Valla hiçbir yere gitmiyorum Hakan.
Konuşacaklarım var dedim.
Ne konuşacağız?
Ay peki.
Madem yani hemen gireyim konuya.
Bu kadar merak ediyorsan.
Sana bir sürprizim var.
Vicdanı isterim.
Hakan Bey odasında mı?
Ofisinde şebnem oğlum, hoş geldiniz.
Hayatım?
Hayatım, girebilir miyim?
Sevgilim?
Hoş geldin.
Kapı neden kilitli?
Herkes bir şey sorup duruyor. Biraz kafamı dinleyeyim istedim.
Açılış telaşı, haklısın. Ama sloganı asmışsınız. Çok hoş olmuş, çok şık.
Aslık.
Sen iyi misin?
İyiyim, iyiyim. Biraz yorgunum.
Aslında hiç oturmasaydım.
Hadi çıkıp bir şeyler yiyelim. Yeriz hayatım ben davetiyeler için geldim.
Tabletini vereyim misin?
Tabletini.
Benim sevgilimi çok yormuşlar.
Yalnız mekan on numara.
On numara ama iş yapmıyor.
Nasıl iş yapmaz burası ya? Herkes Akkayalar'ın mekanlarına gidiyor. Her
yer onların.
Seken üç beş müşteri geliyor anca.
Harbiden her yer bunların ha.
Akkayalar varken biz ekmek yok.
Evet.
Davetiye siparişleri de tamam.
Açılsın artık şu otel ya.
Değil mi?
Sonra da sıra benim İtalyan restoranıma gelsin.
Özlem Hanım'ın orayı.
Orası muhteşem bir yer ama yanlış insanların elinde harcanıyor.
Kahve bittiyse çıkalım mı?
Hayatım. Sen iyi misin ya? Yerinde duramıyorsun.
Ne oldu?
Yoksa senin enerjini alamadım mı ben sabah?
Buraya sıkışıp kalmayalım. Hem eve derken geçeriz.
Hadi.
Tamam. Zaten uzun zamandır ailece yemek yememiştik. İyi olur.
Dur. Ben de bir bakayım.
O ne öyle ya?
Muhasebe müdürünün telefonu.
Ya açılış öncesi. Her şey her yerde.
Hadi.
Ve
gecenin
sürprizi.
Karşınızda bahçenin gizli hazinesi.
Bu ne oğlum? Ne yaptın sen?
Ne ki bu?
Tarih bu. Hazine bu ya.
Kimin? Dedemindi.
Artık benim.
Boya değişen yok.
Orijinal jantlar. Dur bakayım.
Koltuklar, kapı kolları.
İç aksam, her şey ilk günkü gibi ya. Hepsi orijinal.
Çalışıyor mu? Tıkır tıkır. Dedem çok iyi bakmış. Ama ben kullanmayı bilmiyorum.
Ben öğretirim sana.
Çık, çık.
Ne oluyor ya? Anas, ne oluyor?
Alo? Sana benden haber bekle. Telefonun yanından girme dedin.
Aradığımda açmadın. Sonra gittin. Hiçbir şeyden haberi olmayan birini kovaladın.
Telefonuma el koyuldu çünkü.
Söyle şimdi nerede kardeşim?
Dur bakalım acele etme.
Lan ne demek acele etme? Ben buraya bunun için geldim söylesene.
Biriyle kavga ediyor galiba.
Var bir şey de bize söyleniyor.
Yalan mı söylüyorsun?
Niye söylemiyorsun kardeşimin yerini?
Sen söz dinlemeyi öğren önce.
Yalan söylüyorsun.
Ama ben seni bulacağım.
Duydun mu? Seni bulacağım ve ondan sonra soracağım hesabını. Beni bulamazsın.
Ben olmazsam kardeşini de bulamazsın.
Yanmazsan telefonunu giren adrese bak.
Ne adresi?
Ne bu ne adresi? Alo?
Alo?
Aras ne oluyor? İyi misin?
Aras ne oldu? Bir şey mi oldu?
Aras? Söylesene ya.
Bu adrese nasıl giderim?
Buradan oraya araç yok.
Acil mi?
Acil.
Ben de gelirsem olur.
Olmaz kardeşim ben yalnız gideceğim. Sen yalnız falan gidemezsin. Aras mesele ne
bilmiyorum ama biz de geliyoruz.
Ya hep beraber ya iş birimiz.
Burası mı?
Konum burayı gösteriyor.
Bir daha bu madalyonunu düşürme tamam mı?
Babam bunları kaybetmeyin demişti. Sonra kaybolursak bir daha birbirimizi
bulamayız. Kaybolursan beni bul tamam mı abi? Ben abi diye bağırayım. Sonra sen
de sesimi duyup beni bul abi. Tamam mı? Tamam abi sözüm.
Aras.
Abi gidelim.
Polis. Aras polis. Anne bu yol temizdi ya.
Geri dönemez miyiz? Nereye dönüyoruz gördüler çoktan.
Ya valla kusura bakmayın benim yüzümden oldu.
Ya Aras saçmalama ya ne kusuru.
Duymayacağım bir daha he.
Kaçalım. Ne?
Kaçalım işte üç deyince ayrı yönlere. Hazır mısınız?
Değiliz biz.
Sayana kadar hazırlanırsınız ya. Bir, iki, üç.
Dur kaçma.
Koş koş.
Gel buraya gel buraya.
Abicim.
Siz bekleyin burada.
Sen çok yanlış tarafa koştun. Karakola doğru koşmayacaksın.
En azından denedim.
Sen şimdiden kosa geçmişsindir diye düşünüyorduk.
Sen sen. Sen. Gel.
Gel.
Hayırdır ya? Yürü.
Yabancı değiller.
Geç şöyle otur adam gibi.
Ben görmeyeli serseri olup çıkmışsın çünkü Barış Bey.
Ya şu hale bak be.
Emeklerimize yazık emeklerimize.
Hangi emeklerine? Ne diyorsun lan sen?
Adam gibi söyle ne demek istiyorsun?
Yok bir şey.
Ne yapılacaksa yapalım bir an önce.
Emredersiniz amirim.
Yapalım.
Biz adam olacaksın diye beklerken şu yaptığına bak. Ne yapmışım?
Adam mı öldürdüm? Onu da yaparsın yakında bu gidişle. Yapmam merak etme.
Annem beni öyle yetiştirmedi çünkü.
Sen bilmezsin tabii.
Normal.
Ne oldu hayatım?
Bizim İlhan var ya.
Kaptanı lan.
Kızını gözaltına almışlar.
Aa niye?
Eliyesiz araba kullanmışlar.
İki çocuk daha varmış.
Biri Özlem Hanım'ın oğlu.
Barış'ı gözaltına aldılar ha?
Üçüncü kimmiş?
Ben söyleyeyim kesin Aras.
Ha Aras dedi.
Hepsini o yoldan çıkarıyor.
Aras bu sana rakip olan çocuk mu? O bana rakip olamaz.
Ama Leyla ile baya yakınlar.
Ne alaka?
Leyla'cığım o çocuk senin arkadaşın mı?
Arkadaşım değil.
Aynı sınıftayız sadece.
Ama uzaktan öyle görünmüyor hanımefendi. Nasıl görünüyor uzaktan? Böyle tipler
ilgini çekiyormuş gibi.
Değişik geliyor herhalde sana.
Nasıl tipler?
Çek o.
Kıskanç. Resmen kıskanıyorsun. Ne onu mu kıskanacağım ben?
Uzatmayalım bence. Nasıl olsa inkar edeceksin.
Bu Aras nasıl bir tip?
Uzun boylu, çekik gözlü bir çocuk.
Evet. Tanıştım.
Bence de kıskanmakta haklısın.
Kıskanmıyorum dedim.
Oğlum, elbette kıskanmıyorsun.
Baban şaka yapıyor.
Sen nerede tanıştın çocukla?
Bugün Ossi ile otele gidiyordum.
Yola fırladı bu bir anda.
Durdum ama biraz dokundum.
Bir şey oldu mu?
Yok.
Yürüyerek gitti.
Yaşına göre olgun bir çocuk ama o.
Karakter sahibi.
Takdir ettim.
Bence sen o çocuğa biraz fazla kredi veriyorsun.
Yani ben çocuğu gördüm.
Serserinin, ukalanın teki.
Yani değişik bir çocuk bence de ama serseri değil.
Tebrikler. Kızımız aşık olmuş.
İlgimi bile çekmiyor.
Ama ben senin derdini biliyorum. O da herkes gibi sana boyun eğse sorun yoktu
değil mi? Ben birine boyun eğdirmek istersen eğdiririm.
Sen asıl derdini söyle. Aşık olmuşsun işte.
Boşuna saklamaya çalışma. Söylesene kızım açık açık. Ati Alman tamam. Ya ne
var Ati Alman Ati Alman? Bir kere de kızınıza bir şey söyleyin ya.
Hakan.
Babam. Baba yiyin ben tamam.
Bırak.
Yeter.
Hakan. Ne yapıyorsun sen ya?
Üstüme gelmesin.
Geçmişi kapat artık.
Teoman da küçüktü.
Onu suçlamaktan vazgeç.
Bak. Biz çok uzun zamandır çok iyi gidiyoruz tamam mı?
Ama sen böyle yaparsın.
Bütün emeklerimiz boşa gidecek.
Kendine gel.
fayda etmez ki yorulmak artık uyumakta çare değil bu
hayat yürütür adamı ayakların kanar da ulaşamazsın kendine
yutkunur boğazım kelimeler dökülür ardından senin hiç
bilmediğin bir adamdan geri yakalanları çöpe atar böyle
sayfalar
Benim oğlum böyle bir çocuk değildi.
Sana yakalanıp ölmek var.
Ama bir yerde ben varım.
Topladın mı kızını sokaklardan?
Gel sen de gel. Sen neredesin? Gel, kaçma gel.
Ne demiştim ben sana?
Tatlı mıymışım, değil miymişim?
Annen haklıymış Deniz.
Bak ne yaşattın bize.
Ben sana güvendim senin yaptığına bak.
Hayatımda ilk defa karakol kapısından içeriye giriyorum.
Hep senin yüzünden kızım.
Kimdi o öbür çocuk?
Barış'ın yanında kurumurum bir şey dediler.
Aras baba çocuk esirgemede kalıyor benim arkadaşım.
Artık bilmiyorum.
Nasıl bir arkadaş?
Senin haberin yok.
Bir de hoca bunların ikisini dersten atmış.
Doğru mu? Dersten mi atıldınız?
Evet ama benim... Ama deme bana.
Ben sana fazla güvenmişim belli.
Ya baba.
Bundan sonra hareketlerine dikkat edeceksin. Bir hatanı daha görmeyeceğim.
Bak adam perişan oldu. Nasıl üzüldü adam.
Baba. Ama baba.
Perişan oldu adam.
Sen kimsin?
Leyla?
Sürpriz.
Hocam iki dakika. Oyalanma. Bütün ince sorun çıkardın zaten.
Ne oldu? Niye geldin?
Daha önce hiç gözaltına alınan birini tanımamıştım.
Bir...
Yakından bakayım dedim.
Bir imza da ister misin?
Sonuçta basit bir suç. Rolünü öyle büyütmeye gerek yok.
Gerçekten niye geldin?
Hem burada kaldığımı da elden öğrendin.
Sen mi buldun?
Sağ ol.
İçinde yurt kimliğin vardı.
Oradan öğrendim burada kaldığını.
Cüzdanımı karıştırdın yani.
Hem de nasıl karıştırdım var ya. Tüm kirli şamaşırlarını biliyorum. Artık
bana karşı daha dikkatli mi olursun? Ne yaparsın?
Sen niye dikkatli değilsin?
Bilmeyeyim. Bu saatte burada olduğuna göre değilsin.
Hem sevgilin burada olduğunu öğrenirse çok güzel he. Ki hakkıdır da.
Ay taktın sevgiliye.
Sevgilim falan yok.
He o benim ikizim.
İkizin mi?
Ayrıca birinin sevgilisi olup olmadığını öğrenmenin daha kolay yöntemleri var.
Yani benim öyle bir niyetim yoktu zaten.
Olmasın da zaten.
Hevesin kursağında kalır çünkü.
Güzel. Demek ki aynı noktadayız.
Cüzdanına sahip çık.
Bir daha bulursam karakola götürürüm. Oradan alırsın.
Nasıl say olabiliyorsun?
Dikkat ederim.
Teşekkür ederim. Hoşlandım sana.
Bir ara ödersin. Tabii.
Çayı ısmarlarım.
Şimdi de çıkma teklif ediyorsun.
Sorry. Sapka kayda olanlarla çıkmıyorum.
Çıkma teklif etmedim zaten.
Tabii tabii.
Emaneti almışsın.
Kardeşine ulaşmak için bundan sonra sözümü dinlersin umarım.
Benden haber bekle.
Haybalur sen beni bul tamam mı abi? Ben abi diye bağırayım. Sonra sen de sesimi
duyup beni bul abi.
Tamam mı? Tamam.
Abi sözü.
Bir bağır be Demir.
Oğlum bir kere bağır. Abin seni duyar lan.
Şebnemciğim, gurur duyuyorum bir tanem. Her şey harikulade. Çok teşekkürler.
Ben de kutlayabilir miyim arkadaşım? Tabii ki.
Şebnem Akkaya değil mi?
Çok güzel kadınmış.
Yani.
Burası kral dairesi. Topraklarımı hoş geldiniz.
Akboyotu'nun açılışındasınız. Yukarıda Bodrum'un Şampiyonlar Ligi var. Ona göre
hepiniz dikkatli olun.
Sen, sen, sen.
Siz ön tarafta servise destek olun.
Geri kalanlar arkaya. Hadi bakalım.
Yakışıklı çocuksun. Forvet oynayacaksın tabii. Biz bulaşığa...
Kaç milyon dolarlıktır burası?
Ne para ya değil mi?
Çok para dökmüşler diyorum.
Bir hafta sonu seninle beraber çocukları bırakıp şurada bir kaçamak yapalım mı?
Yapalım.
Senin acaba bir aylık maaşın burada bir gece geçirmemize yeter mi?
Alalım. İstemem.
Eğlenmeye geldik.
Öf! İçmeyeceğim ya.
Canım istemiyor.
Nuraycığım.
Nasılsınız? Nasıl gidiyor? Eğleniyor musunuz? Çok, çok fazla eğleniyoruz
Şebnem Hanımcığım. Aşırı güzel bir gece. Yani bu kadar güzel bir geceyi nasıl
hazırladınız? Vallahi muhteşemsiniz.
Çok teşekkür ederiz davet için.
Ne demek.
Keyfinize bakın.
Söyle. Tamam, geliyor.
Az.
Ne yapıyorsun burada?
Çalışıyorum.
Sen hem okuyup hem çalışıyor musun?
Yani mümkün olduğunca.
Hadi bakalım.
Kolay gelsin. Sağ olun.
Genç. Bunlar kral dairesine hemen.
Tabii.
Nerede ya bu?
Telefonuna da cevap vermiyor. En nefret ettiğim şey.
Teo işte.
Takılıyordur bir yerlerden. E tamam da burada takılması lazım.
Yani böyle bir gece varken ortadan kaybolur mu?
Çıkar ya birazdan.
Ay benim bebeklerim de buradaymış.
Bu geceyle ilgili yorumlarınızı alayım bebeklerim.
Bu açılışı yılın eventi olarak kabul ediyorum.
Her detayda Şebnem Akkaya imzası var. Ki kendisi bir queendir bizim için.
Leyloşum.
Güzel.
Keyifli.
Leyloşum her zamanki gibi cool.
O bir prenses.
İnanılmaz bir vlog geliyor ya. Delireceğim resmen heyecandan.
Bu arada ben Aras'ı gördüm herhalde.
Ne?
Nerede? Ne oluyor ya?
Ya bilmiyorum.
Belki benzetmişimdir ama gördüğüm gibi geldi.
Yani benzetmişsindir bence.
Aras'ın ne işi var ki burada?
Olabilir.
kombin videolarına başlıyorum. Bu gece herkes nerede, ne giymiş hepsini
belgeleyeceğim. Hadi ben gittim.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Hakan Bey.
Bir saniye efendim.
Ne
oldu
gene?
Önemli bir şey değil aşkım.
Sen misafirlere yalnız bırakma. Ben geliyorum şimdi.
Geç kaldım.
Daha hızlı, daha hızlı.
Al seni istiyor gel.
Çekil git işim var uğraştırma beni. Bana bak senin işin bu yürü. Oğlum bak
kaşınma çek elini koluna he. Yürü.
Lan çekil elinizi. Lan bırak. Yürü.
Lan gelsin kralınız gelsin lan.
Ne istiyorsun?
Bir kral hizmetkarından ne isterse onu.
İtaat!
Ne demiştim sana?
Diz çökeceksin.
Diz çök!
Oğlum çocuk musun lan sen?
Ne bu hareketler ya? Bir tipine baksana sen.
Sana diz çök dedim!
Oğlum elini kolunu çek beni bir bela yap... Lan bırak!
Lan çık!
Nasıl? İyi dövüşüyor değil mi?
Buradan çıkmanın tek bir yolu var.
Adamlarından birini devirebilirsen çıkabilirsin.
Seç birini.
Hadi kardeşim ya.
Buradan çıkış yok.
Çıkmak istiyorsan beni eğlendireceksin.
Çünkü ben...
Boşaltın burayı.
Ben işe
döneyim.
Nerenin kralısın sen?
Eğleniyorduk. Eğlence aşağıda.
Kesmedi mi?
İnecektim şimdi.
Kral olan sen değilsin. Kral olan o.
Sen benim sahip olduklarımla etrafa hava atıp çalışanları hırpalarken o
hem okuyup hem ekmeğini kazanıyor.
Senin sahip olduğun hiçbir şey aslında sana ait değil.
Ama onunkiler ona ait.
Kral dediğin de öyle olunuyor.
Bu soytarılığa bir son ver.
Elini yüzünü yıka aşağı in.
Yoksa annenin üzülmesini falan umursamam. Seni bu camdan atarım.
Görüşemedik.
Görüşecek miydik?
Son konuşmamızı hatırlıyorsun değil mi?
Hatırlıyorum.
Sen benim kim olduğumu hatırlıyor musun?
Benimle nasıl konuşman gerektiğini mesela.
Hiç unutmuyorum ki.
Sevgili misin?
Hamileyim dedim ya sana Hakan.
Hiç söylemeyecek misin?
Şu an doğru zaman değil.
Çık.
Çekilmeyeceğim.
Ya karnımda senin çocuğunu taşıyorum diyorum ben ya. Benim çocuğum falan
değil.
Olur olmaz karşıma çıkıp durma. O sesini de kıspir bir şey duyarsa iyi olmaz.
Tehdit ediyorsun bir de beni. Uzatma.
Saçma sapan şeylerle de karşıma çıkma.
Saçma sapan şeyler mi?
Saçma sapan şeyler mi bunlar? Karnımda senin çocuğunu taşıyorum diyorum ben ya.
Ve doğuracağım.
Sakın aklından bile geçirme.
Geçirdim bile.
Engel olabiliyorsan ol bakalım.
Hakan Akkaya.
Memleketim olan Bodrum'a böyle bir yaşama alanı kazandırmış olmaktan
gururluyum. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Ama her zaman her koşulda desteğini benden esirgemeyen değerli eşim Şebnem
Akkaya'ya çok özel bir teşekkürü borçluyum.
Şebnem.
Hakan rolümü biraz abarttı ama sahnede olmak çok güzel.
Hoş geldiniz.
Burası uzun zaman verilen emeklerin sonunda hayata geçti.
Bu süreçte tüm zorlukları bir aile olarak hep birlikte aştık.
Eşim, çocuklarım ve ben.
Evet buradayız Şebnem Hanım.
Ailecek. Çok güzel.
Sevgili anneciğim. Canım.
Baba.
Ailemiz adına ben de bir şeyler söylemek isterim.
Akkaya ailesi genişliyor.
Evet.
Ailemize yeni büyüye katılıyor.
Ama bu kardeşin annemle ilgisi yok.
Bu baba tarafından.
Babamın ailemize kazandırdığı yeni kardeşimi takdim etmekten onur duyarım.
Babamın öz oğluna tercih ettiği manevi oğlu Aras.
Aldığın her yere imzanı atmayı beceriyorsun.
Abartıyorsun.
Yani ben sadece basit bir garsonum.
Sen söyleyene kadar fark etmemiştim.
Gerçekten. Neden mutlasın?
Yani çalışıyorum.
Riskli bir tercih değil mi?
Teoman'la birbirinize düşkünlüğünüz ortada sonuçta. Konu iş olunca insanın
pek tercih şansı olmuyor.
Anlamadı beklemiyorum.
Niye?
Şımarık bir zengin kız olduğun için mi? Evet.
Tamam. Şaka yaptım ya. Çatma hemen kaç canım.
Çatlatma o zaman.
Ama çok da haksız sayılmazsın biliyor musun?
Birbirimizi tam olarak anlamamız mümkün değil sanırım.
En azından bir konuda hemfikirmişiz.
Bana çay borcunun olduğu konusunda da hemfikiriz.
Doğru.
Biraz daha zorlasak anlaşacağız sanki.
Zorlayamam. Tarzım değil.
Sonuçta şımarık bir zengin kızıyım.
Evet.
Ama yine de çaya okeysin.
Benim içtiğim çayları kendi içtiğim çaylarla karıştırma yalnız.
Sen hesap kabarık olacak diyorsun.
O zaman ben biraz gideyim çalışayım.
Bu iş ceketin değil mi?
Paradan kesmesinler şimdi.
Bir şey olmaz.
Bugün de sana çalışalım.
Doğru yerdesin.
Efendim, siklet.
Hop.
Dikkat, delikanlı.
İyi misin?
İyiyim.
Hakan Akkaya'nın tipini gördün mü? Nasıl gerildi sahnede?
Ya ben karnımda senin çocuğunu taşıyorum diyorum. Doğuracağım.
Senin bin bir emekle var ettiğin şeyin içini tırtmıyorsun ha?
Ulan! Sen kimsin lan?
Sen kimsin diye herkesin önünde köçek düşürüyorsun!
Anneni üzüyorsun!
Kardeşini rezil ediyorsun!
Kimsin lan sen?
Adam!
Ait olduğun yerde kalma! İnsanların içine çıkma!
Teşekkür ederim.
Gitmedi derdiniz.
Ne kapınız bitti ne derdiniz bitti.
Ne işin var senin burada ya?
Nasıl oluyormuş?
Baskın yapıyordun ya bana.
İlhan daha şimdi çıktı.
Gördüm.
Konuş bakalım şimdi.
Ne konuş bakalım şimdi?
Söyledim ya.
Hamileyim.
Hamileyim. Yani bu çocuğu tek başıma yapmadım herhalde değil mi? Çocuk deyip
durma. Kimi kandırıyorsun sen?
Anladım.
Anladım. Şimdi anladım. Sen inanmıyorsun bana.
Olsun.
O da güzel. İnanma.
Doğunca inanırsın artık.
Doğmayacak. Niye?
Niye doğmayacak?
Artık bir elbiseyle kurtaramam diye mi korkuyorsun?
Şantaj mı yapıyorsun bana?
Bırak beni. Bırak bağırırım.
Hakan bırak.
İmdat! İmdat! Ne yapıyorsun?
Kes elini.
O elini çek.
Ben sana bir söyleyeyim mi?
Sen beni daha hiç tanımamışsın.
Eğer benim canım yanarsa, benimle birlikte senin de canın yanar.
Duydun mu?
Ateşle oynuyorsun Nural.
Deme de deme.
Evet, nihayet beklenilen...
Öğrenci başkanlığı seçim günümüz geldi çattı.
Adaylara şimdiden başarılar diliyorum.
Herhalde oylamaya geçebiliriz.
Ne oluyor?
Bu ne?
Sevgili öğrenciler, size kötü bir haberim var.
Maalesef Aras arkadaşınız bu yarıştan diskalifiye oldu.
Nasıl ya? Nasıl ya ya?
Bay bay.
Lütfen.
Lütfen, lütfen, lütfen, lütfen.
Elime şu anda ulaşan bu belge benim elimi kolumu bağlıyor maalesef. Lütfen.
Maalesef.
Teoman arkadaşınıza yeni yılda başarılar dilerim. Yes be!
Hocam.
Son bir söz hakkın vardır herhalde.
Tabii var.
Hocamın bahsettiği belge benim gözaltı belgem.
Geçen gün ehliyetsiz araba kullandığım için gözaltına alındım.
Neyse çok uzatmayacağım.
Okulda bulunduğum bu kısa sürede çok güzel arkadaşlıklar edindim.
Onların emeğini boşa çıkardığım için çok üzgünüm.
Onlar iyi ki varlar.
Sizler de iyi ki varsınız.
Ve benden çok daha iyi bir öğrenci başkanına hak ediyorsunuz.
Ön yargılarla mücadele etmek zorunda kalmayan.
Sicili temiz, geleceği parlak, ne idüğü belli olan bir öğrenci başkanını.
Bu yüzden Teoman'ı tebrik ederim.
Beni destekleyen herkesten de özür dilerim.
Hem hocalarımı al.
Hem de okul aile birliğine.
Ben aşkımı terk ediyorum.
Aşkım.
Barış Aydın.
Bizimle geliyorsun.
Niye? Geçen trafiğe çekilen arabanın bagajında ceset çıktı.
Bittin oğlum. Ne cesedi ya?
Onu sen söyleyeceksin. Yürü. Ya mümkün değil. Benim babamla polis. Babamı
arayın. Baban kurtaramaz seni. Ya ben bir şey yapmadım. Yemin ediyorum
yapmadım ya. Yürü.
Ya gerçekten bir şey yapmadım. Ya ne olur ya babamı arayın.
Öldüm lan korkudan.
Tamam bırakın.
Amma ağladın lan.
Şaka yaptık oğlum şaka. Tamam ağlama artık.
Demek ki neymiş?
Aras abine güvenip artistlik yapmayacakmışsın. Hani?
Nerede abin?
Böyle ağlarsın işte.
Barış! Ne yapıyorsunuz siz ya?
Deniz... Ağlamadım aslında.
Hadi oradan altına inşallah.
Görüşeceğiz sizlerle. Görürsünüz.
Haberi. Allah belanı versin senin. Amin canım. Barış.
Ya Barış bir durur musun ya?
Görüşeceğiz onlarla. Bak ben nasıl soracağım hesabını? Ya bırak bulaşma
şunlara. Yok bulaşacağım. Yemin ederim herkes görecek. Hepsine göstereceğim.
Ya Barış.
Şimdi ağlayı ağlayı arasa abisine gitsin. Sonra gelsin o da belasını
bulsun.
Barış?
Barış?
Oğlum ne oldu?
Barış?
Aa bak bir de kapıyı kilitliyor.
Barış?
Barış ne oluyor?
Seçimi kaybettik.
Ay ben de bir şey oldu sandım. İyi olmuş takılıp gidiyordun arasın peşine.
Hadi gel yemeğini ye.
Alo Özlem teyze merhaba.
Ben Barış'a ulaşamadım da yanınızda mı acaba?
Anladım. Nereye gittiğini söyledin peki?
Söylemedi.
Tamam o zaman ben daha sonra ulaşırım ona.
Teşekkür ederim görüşürüz.
Aras.
Ya Aras çok kötü bir şey olacak. Yardımın lazım.
Ne oluyor Deniz?
Sen de.
Aha. Gelene bakın.
Vay, bıdık hazretleri!
Ne geziyorsun lan buralarda?
Ne biçim bakıyorsun lan sen öyle?
Hesap sormaya geldim.
Sen, hesap sormaya geldin ha?
Nerede lan arası abim?
Bak, koruyamadı seni.
Ama artık kesin gelecek.
Onu da böyle ayağımın altına alacağım.
Yürü.
Barış!
Oğlum ne oldu? Ne oldu, iyi misin?
Gel, iyi misin?
Karşılarına çıktım.
Oğlum niye lan, niye yaptın bunu?
Çünkü bir adamın hayatta prensipleri olması gerekir.
Oğlum.
Lan keşke seni yanıma alsaydım lan, keşke geldeseydim.
Benim size dayak yediğimi söyleme, olur mu?
Lan söyler miyim manyak mısın?
Dur.
Gel.
Gel gel gel.
Arabaya binerim mi ya?
Bineriz lan bineriz. Sen iste yeter.
Nasıl lan kardeşim? Bu sefer sen sürersin hatta olur mu?
İyisin değil mi?
İyiyim iyiyim.
Ya ne oldu? Ya bir şeyin yok. Ne?
Ne bir şeyin yok? Geç şuraya.
Geç otur bakayım.
Ne oldu sana? Otur.
Ne oldu sana? Bir şeyim yok. Ne oldu? İyiyim. Bir şeyim yok. Nasıl yok? Her
yerin kan olmuş. Hiçbir şeyim yok. İyiyim. Gerçek. Kim yaptı? Ah benim
güzel kuzum.
Acıyor mu canın çok?
Bunlar bizi yıkamaz anneanne. Bunlar bizi yıkamaz.
Anne koş şey getir. Ya bir şey yok tamam gerçekten ya. Tamam çocuğum tamam
çocuğum. Ne bir şey olmamış ağzını çep kalk. Ya tamam bir şey yok iyiyim ben.
Aras.
Yetişemedim. Ben sana benim oğlum öyle bir çocuk değil demedim mi ha?
Baksana güvende ne hale geldi yavrum ya.
Oğlum bak ben seni Allah'a havale ediyorum şimdi tamam mı? Git.
Git kirini belanı oğluma bulaştırma.
Bak bana.
Ya gerçekten.
Ne yok oğlum her yeri kan. Yürü. Ben iyiyim. Ne iyisin?
Ağzın yüzün kan olmuş.
Biraz yorulduk ya.
Teoman nerede?
Nerede?
Neredesin lan Aras?
Sağdayım seni bekliyorum.
Sabah erkenden kuru temizlemeden gelecekler bunlar için. Söyle
geciktirmesinler. Tamam Şebnem Hanım.
Şebnem Hanım.
Ben size bir şey söyleyecektim ama.
Söyle. Bizim bir Cevriye abla var kurşuncu. Çağırsak da bir kurşun
döktürse size.
Niye? E nazar.
Otelde açıldı. Herkesin gözü sizde. Allah muhafaza.
Otel deme bana.
Hatırlamak bile istemiyorum. Skandal üstüne skandal. Nazar işte hep.
Teoman'ın başına gelenler de nazar.
Teoman'ın başına gelenler promil.
Çektim kulaklarını ama.
Bak bakalım bir daha nazar değiyor mu?
Eh, siz en iyisini bilirsiniz.
Merak etme Meryemciğim. Bize nazar falan değmez.
Tamam çıkabilirsin.
Gel, gel çözelim şu meseleyi. Gel.
Sosacağım merak etme. Sen buraya beni hala bulmaya geldin. Buldun da hayırlı
olsun. Kardeşime bulaşmayacaktın lan.
Kral olan sen değilsin. Kral olan o.
Abi bak masaldaki karga.
Ben kargaları çok seviyorum.
Benden bile mi çok?
Dünyada en çok abimi seviyorum.
Ben de en çok kardeşimi seviyorum.
Sana diz çöktürücem demiştim.
Allah'a emanet olun.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.