Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Denedim. Lütfen denediğimi bil.
...şehrin dış duvarlarının istilaya uğramasından...
...altı saatlik aralıklarla şehrin tamamının...
...düşmemesi için alınan önlemlere kadar.
İki saldırı noktası, iki çökme ya da şehrin nüfusunu...
...etkin biçimde tuzağa düşüren muhtemel patlamalar vardı.
Görünüşe göre yüzlerce insanın toplandığı bir bina en son düştü.
SCO istihbaratının açıklamasına göre kapıları dayansa da...
...binanın kendi içinde bir şeyler olmuş...
...bu da bazı ölüm ve dirilmelere yol açtıktan sonra...
Aday Grimes bağlı. Geliyorlar.
Adaylar, Sivil Cumhuriyet ordusu bu göreve gönüllü olduğunuz için...
...sizlere teşekkür eder.
Bu, üçüncü derece tehlikeli bir olay.
Yanan mortların ilerlemesini durdurarak...
...200.000'den fazla insanın yiyecek ve ekinini korumuş oluyorsunuz.
Şimdi vatandaşlık yolunuzu hızlandırıyorsunuz.
Üs, burası Alfa. Tüm adaylar yerinde ve başlamaya hazır.
Anlaşıldı. Temizlik uygulamasını başlatın.
Gidin adaylar!
Bir tanesi burada!
Bu tarafa!
Burada bir tane daha var!
Grimes. Grimes!
- Aday Grimes! - Pardon.
Baltamı bulmaya çalışıyorum.
Aday Grimes.
Yolu bu.
Bu şekilde olacak.
Aday Grimes protokolü bozuyor.
Onu görüyorum!
Aday Grimes, olduğun yerde kal!
Aday Grimes!
Neredesin?
Grimes, kıpırdama!
Bire düştü. Bire düştü. Yakında durun. Öldürmeyin.
Michonne!
Rick!
Siktir be.
Pardon?
Yani...
Başka bir şey diyecektiniz.
Buralı değilim. Yolumu kaybettim ve işe geç kaldım.
Haritacılıktan anlar mısınız?
Anlamam. Sadece bir şeylerin yerini bilirim.
Burada olmam lazım ama nerede olduğumu bilmiyorum.
O tarafta.
Büyük mavi binayı geçin.
Bulacaksınız.
Size inanıyorum.
Acaba oturmamın...
Sakıncası yok.
Yemeğinizi bölmek istemedim.
Buralarda mı çalışıyorsunuz?
Evet.
Seviyor musunuz?
Olmak istediğim yer değil.
Siz olmak istediğiniz yerde misiniz?
Evet.
Hep nihayet yine birlikte olduğumuzda sana her şeyi...
...anlatmak için bekleyeceğimi düşündüm.
Güneş battıktan sonra verandada anlatılan başka bir hikâye olacaktı.
Birbirimizi zar zor gördüğümüzde.
Ama şimdi anlatmak zorundayım.
Her şeyi değil.
Her şeyle yüzleşemem.
Çoğu bu ama hepsi...
Her zaman konu sadece sana dönmekti.
Köprüde olandan sonra sağ kalacağımı sanmıyordum.
Ve sonra bir askerî hastanede ayıldım.
Binlerce kişiden oluşan bir ordu beni bulmuştu.
İçinde yüz binlerce kişi olan...
...işleyen, saklı bir şehri koruyorlardı.
Güvenlik ve gizlilik her şeyden önemliydi.
Ordunun kuralı böyleydi. O yüzden kimse bir yere gidemiyordu.
Şehir ordudan tamamen bağımsız biçimde kendini yönetiyor.
Ama tek bir kuralı uyguluyor. O da duvarların dışından gelen adalet.
Kurtardıkları insanlar dışarıda çalışıyor...
...enerji, yiyecek ya da suyu ve atıkları idare etmek için...
...aylakları öldürüyorlar.
Bunu altı yıl yaptıktan sonra dışarıdan içeri girip...
...ordudan uzaklaşıyorlar.
Onlara adaylar deniyor.
Onlardan biriydim ama asla içeri girmeyecektim.
Kaçacaktım.
Sana dönecektim. Lanet olsun, bunu yapacaktım.
Anlaşıldı...
Lanet olsun.
Öteki elini kullanabilirdin ha?
Tümgeneral Beale'le konuştuğum için buraya geldim.
- Benim hakkımda mı? - Evet.
Üst düzeylerde arkadaşların olduğu için şanslısın.
Arkadaşımsın ha?
Muhtemelen dünyanın en güçlü ordusunun başına...
...senin adına lobi çalışması yaptım Rick.
Muhtemelen sahip olduğun en iyi arkadaş benim.
Alnına ne oldu?
Senin gibi biri yaptı.
Programıma daha uygun olabilecek biri.
Burada kalmak sana daha yüksek kaçma şansı verir sanıyorsun.
Vermez. Daha çok ölme şansı verir.
Bunun olmasını istemediğimi fark etmişsindir.
İşe döneceğim.
- Dediğimi duydun mu... - Artık bunu yapmana gerek yok.
İlk denememde ordu benimle ne yapacağını bilemedi.
Çünkü kimse kaçmaya çalışmıyor. Kimse istemiyor.
Beni hapse mi atarlar? Öldürürler mi?
Okafor adında bir yarbay onları beni aday olarak tutmaya ikna etmiş.
Ben de kaçmaya çalışmaya devam ettim ama kaçamadım.
Sana dönemedim.
Sürekli kaçmaya çalıştığımdan...
...dış dünyaya çıktığımızda beni tasmayla bağlıyorlardı.
Kaçamıyordum.. Sana geri dönemiyordum.
Kapana kısılmıştım.
Okafor bende bir şey gördüğü için beni koruduğunu söyledi.
Programına katılmamı istedi.
Ordusuna katılıp, hayatımı onlar için kullanmamı istedi.
Bu şekilde izah etti.
Sana sürekli söylüyorum.
Bizim gibiler için...
Yaşayanlar için kaçış yok.
Dairene bir üniforma bıraktım.
Her şeyi olduğu gibi kabul etme vakti.
Geçen sefer eline mal oldu, gelecek sefere canına mal olacak.
Hayatınla bir şey yap.
Sana kadeh fırlatmak yerine teşekkür etmem lazım.
Neden?
Bana kaçamayacağımı gösterdin.
Siktir be.
Duydum ama vay anasını...
Bu boku cidden yedin ha?
Selam Esteban.
- Evet. - Dokunabilir miyim?
Şaka yapıyorum dostum.
Şu ana kadar iki yıldır benimle konuşmuyordun.
Kimseyle konuşmuyordun.
Ama ben seninle konuştum.
Uzun sürdü ama şimdi aramızda bir şey var.
Aramızda bir şey var dostum...
Şu saklı şehir?
Muhtemelen tek gördüğün Alcatraz gibi bir şey.
Ama biz adaylar o iyi hayatı görüyoruz dostum.
Orada klima var dostum. Klima.
Artık kıçımızdan su akmayacak, anlıyor musun?
Bak, bugün önemli bir gün Rick.
Söylüyorum çünkü bugün buradaki son çalışma günüm.
Yarından itibaren orada olacağım.
Koğuş 3'ün Su ve Elektrik Müdürü Yardımcısı.
Altı uzun yıldan sonra...
...adaylığım bitti dostum.
Duvarların içinde vatandaş olacağım oğlum.
Sana hediye almam lazımdı.
Bana ne hediye vereceksin Rick? Çatık kaşlar mı?
Bu her neyse onun için teşekkürler.
Evet, hayat böyle dostum.
En azından şu Okafor denen herif seni asker yapmaya uğraşmayı kesecek.
Harbi mi?
Hâlâ mı?
Yani şeyden sonra bile mi...
Sırf ondan kurtulmak için askere yazılsan yeridir yani.
Ondan sonra da dışarıda çalı çırpı falan ararsın artık.
Sana söylemediğim bir şey var ama.
Tanıdığım bir kız var. İçeride.
Gazeteci.
Su idaresiyle ilgili bir haber yapıyordu...
Seni burada daha önce hiç görmedim.
Katılmışsın.
Evet.
Bu bir darı.
Burası pek darı diyarı sayılmaz ama doğrusunu bulabilirsem...
- Tekrar! - ...her şeyi değiştirebilir.
Baş üstüne!
Seçimin o mu?
Bu bir şeyin sonu ve başka bir şeyin başlangıcı mı?
Evet bu son.
Ve başlangıç.
SCO'ya hoş geldin.
Geciktin sandım.
Evet. Geciktim.
Ben geç kalamam.
Ama...
...her gün burada yiyorum.
Bu saatlerde mi?
Çok heveslisin, değil mi?
Belki sen de öylesindir.
Değilim.
Bari en azından...
Geliyorum.
Geliyorum.
Hadi Rick. Ders başladı.
Asker miydi?
Evet. Öyleydi.
Bunu toplantı odasında tutacaktım ama...
...konuşacağımız şey için ne güvenli ne de uygun olurdu.
Nedir bu böyle?
İkiniz de bir yıldır eğitim alıyorsunuz.
İkiniz de artık askersiniz ama tüm bunların sadece...
...asker olmanız için olduğunu düşünmüyorsunuz herhâlde.
Olay ikinizin lider olması.
İkinizin SCO içinde kuvvet komutanları olmanıza yardım edeceğim.
Dört kez kaçmaya çalıştım.
Bunu yaptım.
Seni öldürmeye çalıştım.
Evet ama bana işleri içeriden değiştirmeme yardım edebilirsiniz.
Oturun.
Bence ikinizde de SCO'nun olmak istediği şey...
...olmasını sağlayacak şey var.
Neden başka bir şey olmak istesin ki?
Şehir yaşıyor, kendini idare ediyor, SCO dış dünyayı kontrol ediyor.
Başka bir şey işlemezken her şey çalışıyor.
İnsanlar gidemiyor.
Özgür değiller.
Kimse özgür değil.
Bu dünyada değil ama yaşıyoruz.
Siz de yaşıyorsunuz ama yaşamamanız gerek.
SCO bulabildiği insanları A ve B gruplarına ayırıyor.
A'lar güçlü. A'lar inandıkları şey uğruna ölür.
İnsanlar A'ların peşinden gider.
Dünyada rastlayıp da az miktarını geri getirdiklerimiz...
...B olarak sınıflandırılır.
Sadece sağ kalmaya çalışan sıradan insanlar.
B'ler içeri girer.
A'lar dışarı yollanır ve öldürülür. Siz ikiniz hariç.
- Neden? - Benim sayemde.
SCO'nun değişmesi gerek.
SCO'nun onu değiştirecek güçlü liderlere ihtiyacı var.
Canavarlarla savaşmak için...
...canavar olmak. Bu çok uzun süremez.
Size bu yüzden ihtiyacım var.
Rütbeniz arttıkça diğer sırları da öğreneceksiniz...
...ve Echelon Brifingi'ni alacaksınız.
- Rütbenin artması. - Echelon Brifingi mi?
İşte o zaman tüm bilgileri...
...askerlerimizin yüzde 90'ının bilmediği ve şehrimizin...
...yüzde 100'ünün bilmediği şeylerin nedenlerini öğrenirsiniz.
Lider olmamızı mı istiyorlar?
Bundan haberleri var mı? Burada olandan?
Bu geceden. Bize A'lar, B'leri, gizli brifingleri anlattığından.
Hayır. Sadece ben biliyorum.
Bence SCO'yu sadece...
...asker ve lider olabilen A'lar değiştirebilir.
Yani biz bu söylediklerini yukarıdakilerle paylaşırsak...
"Biz" li konuşma Grimes.
Ben bir A'ysam...
...kendim için düşünüyorsam...
...neden bütün bunları uygulayacağımı sanıyorsun?
Çünkü ikinizin de dünyayı kurtarma şansı olsa kurtaracağına inanıyorum.
Mecbur kalırdınız.
O kitabı aç.
Soğuk Savaş'ı konuşalım.
Bir şeyleri değiştirmek istedi...
Ordunun haberi olmadan orduyu değiştirmek istedi.
Bunun için yardımımı istedi.
Katılırdım ama benim savaşım değildi.
Buraya bak. Buna benden farklı baktığın belli.
Bir daha "biz" falan dersen seni bitiririm.
Sen miydin?
Burasını kesen?
Ateş ettim, ıskaladım.
Sanırım ben ıskalamadım.
Beni de vuracak mısın Thorne?
Güney Afrika Donanması'ndaydım, denizaltılarda hizmet ettim.
Denizaltılarda poker oynardım.
İyiydim.
Hayır. Muhteşemdim.
Ne kadar muhteşem olduğumu görmek istedim.
Dünyanın en iyi turnuvaları Las Vegas'ta.
Şansımı denemek için oraya gittim.
Daha bir el bile oynayamadan ışıklar gitti.
Bu da şansımın boktan olduğunu gösterdi.
Beni Atlantik Okyanusu'nda buldu.
Yarı ölüydüm.
Orada kalabileyim diye onu öldürmeye çalıştım.
Başlangıçtan beri dördüncü denememdi.
Ya da son geldiğinden beri.
Yaptığın şeyi neden yaptığını biliyorum.
Kaçmaya çalışman. Kendi elini kesmen.
Benimle aynı sebeplerden.
Dışarıda sevdiğin biri var.
Evet.
Ben o kişiyi bir daha görmeyeceğimi kabul ettim...
...çünkü o kişinin ölmemi istemediğini biliyorum...
...ve muhtemelen o yüzden Okafor'un yüzünü yaraladım.
İçimde bir yerlerde Capetown'a sağ dönmeyeceğimi biliyordum.
Sana ateş edersem ıskalamam Grimes.
Hafifçe yaralamam da.
Oynadığın oyun umurumda değil.
Bize ne olması gerektiğini söylediğini duydun.
Elimde tek kalan bu.
Gerisi? Önceki hayat? Hepsi gitti.
Senin de başka bir şeyin kalmadı.
Senin bulmaya çalıştığın... - Hey, o ölmedi.
Onlar ölmedi.
O ölmedi. Onlar ölmedi. Biz öldük.
Yardımım lazımsa iste yeter.
Gel.
Birbirimizi öldürmeden içki içelim.
Daha önce ordu iki şehir daha bulmuştu.
Portland ve Omaha'da.
O kadar büyük ve sofistike değiller, kendilerini gizlemiyorlar.
İkisi, üçüncünün yerini bilmediği hâlde...
...üç şehir ittifak yaptı.
Dünya bildiğimizden çok daha büyük Michonne.
Çok daha iyi, çok daha kötü.
Ölümle çevrelenmiş hayat, hepsi bir görüntüde.
Değil mi?
Tümgeneral Beale.
Evet efendim. Öyle.
Otur Grimes.
Üçlü ittifakımızda Portland ve Omaha'ya göre...
...sahip olduğumuz bir diğer özellik de onların aksine...
...fazla çaba sarf etmeden iyi gizlenebilmemiz.
Federal kuvvetlerin Atlanta'ya yaptıklarını gördüm.
Napalm kullandılar efendim.
Canavarlar.
Mortlardan daha kötüler.
Ama bu güç... O zamanki Pennsylvania Ulusal Muhafızı gibi...
- Onları durdurduk. - Nasıl efendim?
Fedakârlıkla.
Şansla. Sükûnetle.
Ve Okafor'la.
Okafor mu efendim?
Onların Hava Kuvvetleri'ndeydi.
Şehri bombalaması gerekiyordu ama onun yerine...
...onun yerine Lincoln Financial Field'da bulunan...
...4.000 askeri bombaladı.
Taraf değiştirdi.
Ben de değiştirdim. Bir şekilde.
Sen ve Thorne asla SCO'ya alınmazdınız.
Aday bile olamazdınız...
...ama Okafor çok sağlam argümanlarla geldi.
Sana bir şey sorayım Grimes.
Cevap vermeni beklemiyorum, mecbur da değilsin.
Sadece sorup gözlerine bakacağım.
Buyurun efendim.
Okafor bilmem gereken işler karıştırıyor mu?
- Hayır. - Hayır.
Hayır.
Güzel Rick.
Bana nasıl kazandığımızı, nasıl sağ kaldığımızı sordun.
Sen nasıl sağ kaldın?
Fedakârlıkla.
Dört kez kaçmaya çalıştın.
Neden buradasın?
Öldürmek mi istiyorsun?
Ölmek mi?
Yoksa tüm bunlar başka bir kaçış denemesi için mi?
Gözlerime bakın efendim.
Siz söyleyin.
Seninle bir süre manzarayı paylaşacağım Grimes.
Her şey sırlarla ilgiliydi.
Ordu ne pahasına olursa olsun şehri gizli tuttu.
Ordunun yaptığı her şey şehir için sırdı.
Bir de kan kırmızısı şeritleri olan ve yaptıklarını...
...tüm birlikten gizleyen askerler vardı.
Sırların üzerine sırlar.
Ve tek önemsediğim kendi sırrımı saklamaktı.
Son modellemelerimiz bir dönüm noktası gösteriyor.
Bir hesaplaşma yaklaşıyor...
...ve yakında gelecek.
Belki şunu soruyorsunuz:
"Neden dönüp gitmiyorsun?"
Bazen bir, bazen de iki kişi...
Her şeyi değiştirebilecek güce ve sorumluluğa sahip olurlar.
Göreceksiniz.
Yüzleşeceksiniz. Ve biliyorum.
Doğru seçimi yapacaksınız.
Ve o önemli anda...
...doğru seçimi yapacaksınız.
Siktir be.
Rick Grimes. - Siktir.
Esteban Garcia.
Dur Koğuş 3'ün Su ve Elektrik Müdürü Yardımcısı Esteban Garcia mı?
Artık Koğuş 3 Su Müdürü oldu, tamam mı?
Aday ceketin nerede?
İzin günü değilse burada ne işin var?
Siktir.
SCO'ya katıldın.
Nasıl yani?
Bu rögar kapağının altındaki tünel...
Nereye açıldığını söylemeni istiyorum.
Artık kıdemli su ve elektrik sorumlusuyum, tamam mı?
Öylece... - Denemek zorundayım.
Durmayacağım. Oraya varıyorum. Eve gidiyorum.
Ya da öleceğim. Bu kadar.
Bak Rick, dostun olduğumu biliyorsun...
...ama sana bir şey anlatamam, tamam mı?
Anlatsam bile...
...söyleyeceğim şey kesinlikle o tünelin seni...
...doğuya, 1,5 km ötedeki bir kesişime götüreceği...
...ve orada asma kilitli bir kapı varsa da...
...şifresinin kesinlikle...
...4399 olduğu olmayacaktır.
Söyleyeceğim bir başka şey de...
Anlıyorum, tamam mı? Ama ölmen gerekmiyor dostum.
O yüzden ölme, tamam mı?
Üs, burası Black Hawk 3. Gen-Klor'u gördük.
Beş dakikaya iniyoruz. - Anlaşıldı Black Hawk 3.
Onca yıllık eğitim ve Okafor'la konuşup iyi askeri...
...oynadıktan sonra sana dönmenin bir yolunu buldum.
Yürüyün.
- Uzak bir görevdi... - Tesise giriyoruz.
Bir kimyasal tesisten malzeme alacaktık.
Bir aylak cesedi buldum.
Elini kestim.
Künyelerimi oraya bıraktım.
Ceset yanacaktı.
"Yaşayanlar için kaçış yok."
Öldüğümü düşünmelerini sağlamalıydım.
Hayır, hayır!
Lanet olsun.
Bekle. Geri dön.
Bütün olayı gördüm.
Gel. Sorun yok.
Anlaşıldı. Kaynak temini tamamlandı. Tabletler yüklendi.
Haber ver.
Şahıs tespit edildi.
Bir çocuk.
Tahliye noktasına getiriyoruz. - Anlaşıldı.
Annemi öldürdü.
O iyi bir adam ve biz iyi bir yerden geliyoruz.
Hepimiz oraya döneceğiz.
Hepimiz.
Burada kalamayız.
Yardım iste dedin. İstiyorum.
Sana yardım ediyorum.
Seni ve kaçtığın kişiyi bulurdu.
Seni tanıyor Grimes.
Hadi.
Uyan.
Selam vermeyi unuttun asker.
Hakkımda ne biliyorsun?
"Sürekli ölüleri düşünüyorum."
Kadının adı, notun arkasında. Üçüncü kaçışında...
...şişeye koyduğun mesaj.
Rat Adası'na gittim ve şişeyi buldum.
Telefonlardaki oydu, değil mi?
Evet, onları da inceledim. Çocuk da kızındı, değil mi?
Kim biliyor?
Michonne değişik bir isim. O isimde çok kişi yoktur.
Ama seni aldığımız yerde etrafı araştıracak olursan...
...bilgi bulabilirsin.
Sanırım beni öldürmek şansını artırır.
Belki de Thorne'a hakkında bir şeyler bildiğimi söylememeliydim...
...ama o bana bir şeyler söylüyor.
Beni, seni bulmaya yollarlardı.
Pisliğimi temizleyip seni nihayet bitirmem için.
Sen benim görevimsin.
Seni, Michonne'u ve orada kaçtığın kişileri...
...öldürmesi gereken ben olurdum.
Bunu bilmek...
Neden kanla kaplı olduğun umurumda değil.
Bombaların gidip neden geri gelmediği de.
- Tabii ki umurunda. - Burası benim şehrim değil.
Bunlar benim halkım değil.
Herkes senin halkın. Yaşayan herkes.
Bu her şey değil!
Dünya için seçim yapamazsın.
Benim için seçim yapamazsın. - Ben yapmam. Sen yaptın.
Seçimi sen yaptın.
Seçimim karım.
Kızım, hayatım... Seçimim bu.
Sence bu yaşadıklarımı...
...bu yaptıklarımı biri benim için bir seçim yapsın diye mi yaptım?
Seçimini yaptın.
O şehirdeki insanlar için yaşıyorsun çünkü görevinden başka bir şey yok.
Yüzdeler, getiriler, A'lar ve kahrolası B'ler.
Hiçbir şeyi olmayan lanet olası bir iyi asker.
Her şeyimi kaybettim!
Atlanta'yı, Los Angeles'ı bombaladım...
...ve aynısını yapmak üzere Philadelphia'ya gidiyordum!
Estelle...
Estelle adında bir deniz piyadesi. Karımdı...
...ve yok edemediğim insanları yok edebilmek için...
...gitmek istemedi.
Başka bir şehrin boş yere öldüğünü görmek istemedik Rick.
Gücüm ve seçme hakkım vardı.
Ve karımı öldürdüm.
4.000 kişiyle birlikte.
Ve onun seçimiyle yüz binlerce kişiyi belki de tüm dünyayı kurtardık.
Seninle denedim Rick.
Denedim.
- Özür dilerim. - Neden özür diliyorsun?
Bırak beni.
Hayır.
Yap.
Lütfen.
Yapmayacağım.
Hâlâ seninle birlikteler.
Ama şimdi burada savaşıyorsun.
Onlar için savaşıyorsun.
Seçimini çoktan yaptın.
Seni Thorne'la birlikte lojistiğe veriyorum.
Önümüzdeki 12 ay içinde Cascades'deki bir üniversiteyi...
...bir ileri operasyon üssüne çevireceksiniz.
Öncü birlikler için savaşmaya hazır hâle gelecek.
Tüm SCO komutanları bir yıl sonra üssü açmak için...
...orada bir zirve gerçekleştirecek.
Sen ve Thorne, dönüşüm ekibinin proje liderleri olacaksınız.
Bu şekilde giriyorsun.
Bu, gücün üst kademelerine giden yolunun başlangıcı.
Ben güç istemiyorum.
Mesele de o.
Güç zaten sende.
Bunu görmen lazım.
Bak.
...ittifak ortakları, Portland ve Sivil Cumhuriyet arasında...
...planlanan buluşmayı kaçıran Tümgeneral Beale...
...Omaha'nın durumunu tespit için bir CRM keşif görevi başlattı...
...ve şu anda iki üyeli bir ittifak olduğumuzu öğrendiler.
Kıtada ayakta kalan üç şehirden biri olan Omaha şehri...
...ve onunla birlikte yaklaşık 90.000 kişi yok oldu.
İlk incelemeler şehrin çevresindeki bariyerinin...
...bir kısmının çöktüğünü gösteriyor.
SCO önümüzdeki haftalarda çökmenin sebebinin...
...ölü grupların baskısı olup olmadığını araştıracak...
Bunu tahmin etmeleri gerekiyordu.
Omaha herkese yerini belli etti ve öldüler.
- Sence bunu insanlar mı yaptı? - Kim yaptı bilmiyorum.
Ama Sivil Cumhuriyet'in yaşayıp Omaha'nın öldüğünü biliyorum.
Sırların işe yaradığını biliyorum. Cevabın bu olduğunu biliyorum.
Geleceği yaratacak yer burası ve Portland'ın bize uyması gerek.
Kurtardığın kız...
Rögarda öldürdüğün o mortlar...
Onun annesi ve babasıydı.
Bir müzede yaşıyorlarmış.
Onun grubu avlanıp, mantar yetiştirip çitler inşa ediyormuş.
Ve kız bir gün ölülerin içeri girdiğini...
...sonra da herkesin öldüğünü söyledi.
O hariç.
Dev bir heykelin içine saklanmış.
Keskin dikenleri olan bir çekirge heykeli olduğunu söyledi.
Onun altına girmiş ve mortlar da...
Tanıdığı insanlar.
Ona ulaşmaya çalışırken kendilerini parçalamışlar.
Üzeri onların kanları ve organlarıyla kaplanmış...
...ve iki gün sonra, artık dayanılmaz hâle gelince...
...ölmek için dışarı çıkmış.
Ona saldırmamışlar.
Ama kızın hiçbir şeyi, gidecek hiçbir yeri kalmamış.
O da yürümüş...
...ve saklanabilmek için ses çıkarmamaya çalışmış.
Sen, ben ve o kız...
Hepimiz başka bir yerde başka biriyle birlikte olmayı istiyoruz.
Ama doğru yerde takılıp kalmışız.
Öyle.
Ve sen bir gün bunu göreceksin.
Seni durdurduğum için üzgün değilim.
Kurtarılmak istemesen de hayatını kurtardığım için üzgün değilim.
Hayatımı kurtarmadın.
Kurtardım.
Iskalamazdım Grimes.
En azından bu dünyada bir tane daha iyi adam var.
Dünyayı kurtarmaya çalışacak bir iyi adam daha.
İstese de istemese de.
...şehrin dış duvarlarının istilaya uğramasından...
...altı saatlik aralıklarla şehrin tamamının...
...düşmemesi için alınan önlemlere kadar.
İki saldırı noktası, iki çökme ya da şehrin nüfusunu...
...etkin biçimde tuzağa düşüren muhtemel patlamalar vardı.
Görünüşe göre yüzlerce insanın toplandığı bir bina en son düştü.
SCO istihbaratının açıklamasına göre kapıları dayansa da...
...binanın kendi içinde bir şeyler olmuş...
...bu da bazı ölüm ve dirilmelere yol açtıktan sonra...
Bitirmeyi düşündüm...
Hepsine bir son vermeyi.
Ama sonra...
Ama sonra tüm bunlar bir hiç uğruna olurdu, değil mi?
Hepsi bir hiç uğruna.
Yapamadım...
...ama yine de ölmeye karar verdim.
Baştan beri sana mektuplar yazıyorum, ulaşmaya çalışıyorum.
Bir şey hissetmek için, onları okuyabileceğini hayal etmek için.
Bu sonuncusu...
Sana yazdığım ve hiç görmeyeceğin son mektup.
Seni seviyorum.
Artık ölüleri ya da kaybettiklerimi görmüyorum.
Güneşi, gökyüzünü ya da denizi de.
Artık seni görmüyorum.
Sadece önümdekini görüyorum.
Metal rotorları, silah yağını ve kanı.
Ne yapmam gerektiğini, dünyayı kurtarmak için...
...ne yapabileceğimi bilmesen bile bunu yaptım.
Seni çok seviyorum.
Seni çok çok seviyorum.
Denedim.
Lütfen denediğimi bil.
Denedim...
Ama başaramadım.
Bu çok cesurca bir hamle ama bana inandığını söylemiştin.
Bu bankta tek başına olmak istiyorsan...
...bu büyük pizzayı alıp...
...şu büyük mavi binanın ilerisinde...
...zavallı işimdeki zavallı masamda tek başıma yiyebilirim.
Sana inanıyorum...
...ve pizzayı da severim.
Ama ızdırabın konusunda çeneni kapa.
Bir yerde mahsur değilsin.
- Olmak istediğim yerde değilim dedin. - Değilim.
Ama mahsur da değilim.
İstersek bu dünya bizim olabilir.
Ya bir gün buraya...
...yanımda beş pizzayla gelsem?
Bir de alyansla.
Bence bunu yapmalısın.
Bence...
Sana inanıyorum.
Sanırım...
Rick!
Bizi kıyıya getirdiğin için sağ ol. Uçuş biçimin hoşuma gitti.
Aklında bir şey var mı anlamak zor Rick.
Bu ara pek konuşmuyorsun Rick.
Çocukken yaşadığım bir geceyi düşünüyordum.
Yedi yaşımdayken.
Susamıştım, uyuyamıyordum...
...ben de su içmek için kalktım.
Ev eskiydi, zemin gıcırdıyordu, ailemi uyandırmamaya çalışıyordum.
Merdivendeydim...
...ve mutfakta bir ışık gördüm.
Turuncu renkti.
Ekinler yanıyordu.
O kadar korkmuştum ki kımıldayamıyordum.
Babam oradaydı.
Canavara benziyordu.
Gövdesinin yarısı yanmıştı...
...ama beni çıkarmaya gelmişti.
Korkmama gerek olmadığını söyledi.
Alevler bitkileri bir sonraki hasat için koruyormuş.
Dedi ki, "Dünyanın sonu gibi görünebilir...
...ama bu daha sadece başlangıç."
Çok emindi.
Çok sakindi ve...
Bu da beni sakinleştirdi.
Ona inandım.
Kurtuldu mu?
Evet, iyiydi ve her şey kurtuldu.
Yeni bir samanlık ve yeni bir evimiz oldu.
Gelecek yılki hasat, gördüklerimin en iyisiydi.
Yıllar sonra, babam öldükten sonra...
...annem dedi ki...
...yıldırım düşmemiş.
Yangını babam çıkarmış.
Çiftlik mahvolacakmış...
...ve yaptığı şey onu kurtarmış.
Bizi kurtarmış.
Ve...
Ve bu da beni sarstı.
Onu tanıdığım en dürüst adam sanıyordum.
Annem yaptığının yanlış olduğunu söyledi.
Yaraların ve acılarının...
...ona bizi kurtardığını...
...hatırlattığını söyledi.
Varım.
İyi bir yıldı.
Bu ekip için doğru şey olduğunu biliyorum Rick.
Bu plan için doğru şey olduğunu da.
Artık A'lar ve B'ler yok. Omaha'lar yok.
Sana karşı dürüst olacağım.
Hâlâ nasıl olacağını bilmiyorum, o yüzden de...
Sana bir sır daha vereceğim.
O noktaya geldiğinde...
...kılıç üzerine yemin et.
Almasına izin verme.
Anlayacaksın.
Güven bana. Anlayacaksın.
Tanrım! Vuruldu! Protokol üç! Protokol üç!
Protokol üç!
Olamaz!
Pekâlâ...
- Durum bildirin! - Okafor öldü!
Sağ koltuk iptal! Batıyı savunuyorum!
Ateş altındayız!
Tanrım. Ateş altındayız!
On beş kilometre...
C-126'nın 15 kilometre güneyi. C-126.
Düşüyoruz.
Sıkı tutun!
Çatışmaya hazırlanın.
- Gidelim! - Ekip 6, üç puan.
Sol çıkıştan başlıyoruz. PRB'lerinizi açın.
Anlaşıldı.
Şu an atış serbest!
Harekete geçin!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.