Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Rüzgarlar dalımdan alsa savursa bile yerlerden yerlere öfkeyle
vursa. Dünya bir yangına dönse kavursa bile dindik dursa.
Elif gibi.
Hayatım kördüm açmaz olsa bile, gönlümün kuşları uçmaz olsa.
Acılar sözleşip beni bulsa bile, dimdik dursam
eli gibi.
Çekil Elif! Tek kelime bile etme!
Deniz! Bunu hak etmedim ben!
Ben hak ettim mi Elif? Ben hak ettim mi?
Deniz! Benim bir suçum yok!
Bırak beni! Oğlumu alacağım!
Deniz!
Ne oluyor ya?
Bırak beni!
Vermem oğlumu sana! Vermem!
Filiz ver çocuğumu.
Delirdiniz mi siz?
Delirdim artık delirdim. Çekil Elif. Götürün seni Filiz olacak çocuğu götür.
Çekil. Filiz sakın.
Filiz ver oğlumu. Deniz ne yapıyorsun? Ver oğlumu.
Ölüyüm de vermem oğlumu.
Çekil bırak.
Bırak. Elif çekil o benim oğlum. Çekil.
Deniz ne yapıyorsun? Ver oğlumu.
Ver oğlumu Filiz. Bırak.
Filiz.
Yapma Deniz çocuğu düşün.
Onu Elif düşünecekti. Bizi Türkiye'ye rezil etmeden önce.
Öldür o zaman beni.
Öldür hadi.
Vermem çocuğumu.
Beni öldürmeden alamazsın.
Sen zaten ölüm benim için. Çekil Elif önümden.
Deniz. Deniz dur.
Dur diyorum sana.
Dur. Hiçbir şey olmuyorsun sen onun.
Daha düne kadar bir yolun olacağını bile bilmiyordun. Karının kollarında
yatıyordun ben can çekişirken.
Ama artık biliyorum. Çekil önümden Elif. Yeter.
Yardım et.
Ne olur yardım edin, bir şey yapın. Sakin çık kardeşim, çekil önümden.
Yeter, akşam akşam mahalleleri sokağa döktün. Ver çocuğu. Çocuk benim çocuğum,
sen ne karışıyorsun? Çekil.
Çevreli akıl.
Çok geç kaldın Deniz. Ver.
Bırak. Bırak. Bırak oğlumu. Bırak.
Koş Elif koş.
Elif bırak. Elif bırak oğlumu. Bırak. Bırak.
Alma bebeğimi.
Ne olur.
Bu iş burada bitmedi.
Görüşeceğiz sizle. Deniz kimmiş göreceksin Elif. Ne biçim insan bunlar
ya. Gece güncüz kavga bıktık o sandıkla sokağa çıkamadık.
Siz de dağılın be. Ne karışıyorsunuz?
Bela mısınız başıma gelene gece? Yürüyün gidin.
Siz burada olduğunuza göre kesin burası.
Sanem Karay ben.
Gözü dönmüş resmen.
Anlayacaktı onu mu?
Götürecekti benden.
Tamam tamam geçti sakin ol.
Korkma artık tamam mı?
Yine gelecek.
Bırakmayacak peşimizi.
Ne yapacağım ben Filiz?
Hala bir şans var Elif.
Yılmaz amca not bırakmış. Her şeyi itiraf etmiş.
Sanem ile bir olup İbrahim'i kaçırmış.
Vay be.
Eve bak.
Babam özetliymiş meğer.
Kimse yok mu?
Babacım? Babacım?
Babacım neredesin?
Ama... Ama bu... Çok
zalimci.
Çok acımasızca değil mi?
Yoksa... Seyredemiyor musun ha?
Bakamıyor musun?
Anlıyorum, anlıyorum. Her şeyi biliyorum. Anlıyorum.
Baba.
Hiç tehlike olmadı.
Yemin ederim. Şantaj yaptılar bana.
Soru senin adınla gelenmesin diye yaptım.
Biliyorum.
Biliyorum.
Biliyorum.
Kanem. İlk defa sana hiçbir şey yapmayacağım.
Sana dokunmayacağım.
Baba kimi arıyorsun?
Seni... ...kendi ellerimle polise ihbar edeceğim.
Ve senden kurtulacağım.
Baba.
Baba yapma.
Baba kimi arayacaksın? Araba yapma.
Sanem, seninle bir anlaşma yapalım.
Sen o çocuğu aldırırsın, ben de davamdan vazgeçerim.
Ya da seni kendi ellerimle polise teslim ederim.
Sanem yılanı kanıma girdi. Çocuğu da o kaçırttı.
Daha suçlarım var ama diyemiyorum.
Gerisini öte tarafa Allah'ın insan fına bırakıyorum. Hakkını helal et yılınız.
Yok artık ya.
Bu kız ona baba dedi.
İnsan torununu kaçırır mı hiç?
Çok pişman olmuş ama.
Yetişmesem öldürecekti kendini.
Daha beter olsun.
Elif. Gel inat etme.
Arayalım Deniz'i bir konuşun. Hem notu görünce anlar suçlu olmadığını.
Anlasa ne olacak ki?
Anlamadıktan sonra.
Kalbine düştü bir kere o kara leke.
Bu gece başka bir adam gördüm gözlerinde.
Benim tanıdığım Deniz değil.
Artık benim yapmam gereken tek şey ondan korumak oğlum.
Babaya bak.
Baba. Baba ne olursun. Bebeğim ölürse ben de ölürüm ne olursun yapma.
Alo. Beni emniyet amirliğine bağlayın.
Baba yapma.
Ben emekli kor general Kudret Karay.
Bir ihbarda bulunmak istiyorum.
Kızım.
Sanem Karay. Kudret.
Seni Allah'ın cezası.
Seni sürüngen seni.
Her zaman ihanet ettin bana. Her zaman.
Sen bilirsin seni.
Alo. Baba tamam.
Yeter. Tamam yeter.
Ne istersen yapacağım kapat o telefonu.
Eheheheh!
Şurası gelin hadi gidelim.
Kim ki bu?
Gelin bakayım gelin.
Ne oluyor ya?
Hadi kardeşim kaldırın şu eşyaları.
İşe yarar ne varsa kırık dört milyon yükleyin arabaya. Hadi bakalım.
Ne yapıyorsunuz siz? Ne yapıyorsunuz siz? Kimsiniz?
Ne oluyor ya?
Çıldırdınız mı televizyonu? Nereye götürüyorsunuz?
Ne yapıyorsunuz? Kimsiniz siz? Çıkın evimden.
Sizin haberiniz yok mu?
Neyden?
Kızım ben bu evin sahibiyim.
Kocam telefon etti.
Sözleşmeyi feshetti. Bura bak abi birikmiş borçlarınız içinde.
Evdeki eşyaları al dedi.
Sanem.
Açsana şunu be.
Hadi hazırlan doktor geldi.
Doktor mu?
Hastaneye gitmiyor muyuz?
O iş burada bitecek.
Kimse duymayacak. En başta da kocan.
Hadi.
Hadi.
Deniz.
Oğlum nereye?
Oğlumu almaya. Nasıl ya?
Bugün evi boşalttırıyorum.
Bir tane oğlum var. Onu da sokakta bırakacak değilim ben.
Baba çıldırdın mı?
Yürü diyorum sana.
Çıldırdın mı sen ne yapıyorsun?
Yürü diyorum hala konuşuyorsun yürü.
Geber de ben de kurtulayım.
Yürü. Ne bakıyorsun?
Hadi gel durdursana.
Seni sürün gel seni.
Yürü hadi.
Yürü.
Yürü.
Yürü.
Yürü.
Yürü. Yürü.
Yürü.
Çık! Çık! Yürü!
Yürü diyorum!
Yürü!
Koş şuraya koş!
Beğendin mi eşyaları?
Daha ne olsun?
Gerisini beraber al uzat.
Gel bak.
Burası yatak odası.
Kızım.
Küçük bir de bebeğin varmış.
Ama yapacak bir şey yok.
Birikmiş kira borçları vardı biliyorsun.
Yok amca ben gönül koymadım sana.
Bayağıdır ödeyemiyorduk zaten.
Biz bakarız başımızın çaresini.
Mavi olsun karyonların rengi. Çekmeceli falan.
Eşyalarını koyarız ufaklığa.
Yarına yetişir mi?
Tabii tabii. Lojmana bırakacaksınız.
Kolay gelsin.
Bakın.
Ben aldırmak istemiyorum bu bebeği.
Doğurmak istiyorum.
Babanız sizinle aynı fikirde değil ama.
Ya o ne?
Bu benim çocuğum.
Bunu siz söyleyin o zaman kendisine.
İlaçlar hazır mı?
Ne var yani? Aldım desenize.
Nereden bilecek ki?
Doğurunca anlayacak ama değil mi?
Ben canımı yolda bulmadım.
Bakın eğer gerçekten bunu yaparsanız... ...sürüm sürüm sürümdürürüm sizi,
şikayetçi olurum sizden.
Çağırın hemen Kudret Bey'i. Tamam, tamam. Tamam yapma ne olur. Bak öldürür
beni yapma.
Yusuf Ali.
Haklıymışsın sen.
Bambaşka bir adam olmuş bu Deniz.
Seni böyle çocuk da kapıya koydu ya.
Bitti benim için.
Boş ver Filiz.
Konuşmayalım ama artık.
Biz asıl şimdi ne yapacağız onu düşünelim.
Süheyla nerede?
Alo?
Aleyna? Benim Süheyla.
Çok müşkül durumdayız bacım.
Ne olur koş gel.
Evden attılar bizi.
Çocukla kaldık kapı dışarıda.
Alo?
Alo?
Aleyna?
Kusura bakma hala.
Telefonu söktüm ben içeri.
Yuh ya!
Arama beni Sanem, arama beni. Şu an senden kat be kat önemli sorunlarım var.
Uğraşamam seninle.
Deniz, başıma gelenleri bilmesin.
Bilmek de istemiyorum. Şu an oğlumun bana ihtiyacı var.
Gerçekten uğraşamayacağım seninle. Bir daha arama beni.
Benim evladım ne olacak?
Benim yavrum ne olacak?
Hadi çabuk.
Giy şunu doktor bekliyor.
Biz de Deniz'le adam sanmıştık.
İnsan evladını kapıya atar mı hiç ya? Kapıya attığını kim söyledi?
Deniz git buradan.
Çabuk git.
Hadi Elif.
Oğlumun eşyalarını bir çantaya koy da ver bana.
Deniz Allah aşkına günaha sokma beni.
Ne yaparsın?
Televizyonlara çıkıp tüm Türkiye'yi rezil mi edersin?
Deniz sen ne yaptığının farkında mısın?
Siz karışmayın bu işe.
Hadi Elif ver onu.
Ver şu çocuğu eve.
Bırak. Bırak. Dokunma kıza.
Yeter Deniz yeter.
Bırak. Bırak.
Sen kimsin? Sana ne oluyor?
Aline benim meselem bu.
Senin benim meselem yok bacım. Bizim meselemiz bu.
Ömrümüz bunun gibilerinin baskısı altında geçti.
Derneğimizin avukatları var.
Eğer çocuğu alıp gidersen seni işinden attırırız.
Alın Elif'i gidin.
İleride araba bekliyor.
Hadi Elif gidelim. Çabuk.
Hadi Elif. Çocuğu alacak.
Pişman olacaksın Elif.
Ben zaten pişmanım.
Hem de çok pişman.
Öyle mi?
Onlara uyuyorsun demek.
Onlara güveniyorsun.
Bir git bakalım.
Hadi git.
Git nereye gidebilirsin?
Neyse ney mi?
O kısıklığınızı paylaşmayın lütfen.
Çık dışarı! Çık!
Geberteceğim seni.
Geberteceğim.
Geber!
Bırak o kadını.
Senin ne işin var bu evde?
Hiç değişmemişsin.
Neysen olsun.
Sana kaç kere söyleyeceğim.
Bir daha benim evime girme diye.
Kaç kere?
Girmeye de niyetim yok zaten.
Ben buraya bu kadını görmeye geldim.
Annemi görmeye geldim.
Ne olursun götür beni buradan.
Tamam Senem. Sen de geleceksin benimle.
Bana bak.
Bu kadının saçının bir teline zarar gelirse burada olanları herkes duyar.
Ona göre.
Bunun hesabını ödemeyeceğiniz mi sanıyorsunuz ha?
Ödemeyecek misiniz?
Biraz temizleseniz adam olur aslında.
Yani soğuk ama idare edeceksiniz.
Bir yandan yeni bir yerde bakarız tabii.
Beğendiniz değil mi?
Kocanın ağız kokusunu çekmekten iyidir.
Sağ ol.
Zahmet ettin. Bir de bahçedeki eşyaları alabilseydik.
Ben bir çaresini bulmaya çalışırım.
Gerek yok.
Biz parayı da buluruz, arabayı da buluruz. Sen...
Zaten fazlasıyla yardım ettin bize. Çok sağ ol.
Elif.
Neyse.
Ben Allah rızası için yapıyorum bunları.
Elif kardeşle tanıyacaktır bizi.
Al. Bu da dün akşam bir soru kaldı.
Senin yazdıkların.
Ne yazdınsa onu sorduk yani.
Aklında bir şey kalmasın diye getirdim.
Benim el yazım değil bu.
Gör bak işte oynanan oyunları.
Bir de her şeyi kendim yaparım diyorsun.
Birleşmeden mücadele edemeyiz bunlarla.
Neyse. Ben artık gideyim.
Okulda görüşürüz.
Sınav var biliyorsunuz değil mi?
Ne olur yardım edin. Oğlum çok hasta.
Malum eşim bu süreçte hapse atıldı.
Hangi kapıya gittiysem elim boş döndüm.
Herkes kocamı vatan haini olarak görüyor.
Herkes beni terörist karısı olarak görüyor.
Ağlama lütfen sil gözlüğünü.
Merak etme sen doğru yerdesin.
Keşke son değil de ilk olarak buraya gelseydin. Artık son umudum sizsiniz.
Eğer bu kapıdan da boş dönersem oğlumun başka hiçbir şansı olmayacak.
O da çok küçük.
Onu kaybetmek istemiyorum.
Merak etmeyin. Allah'ın izniyle ve el birliği yaparak oğlunu kurtaracağız
inşallah.
Bu dernek sizin gibi 28 Şubat mağdurlarına el uzatması için kuruldu.
Nedir bu ameliyatın masrafı?
50 milyar lira.
50 milyar?
Bayağı yüklü bir meblağ.
Öyle ha deyince bulunacak bir meblağ değil ama.
Sizin için bu parayı bulacağım.
Merak etmeyin.
İletişim bilgilerinizi arkadaşlara bırakın. İlk fırsatta sizi arayacağım.
Çok teşekkür ederim her şey için.
Çok sağ olun.
Güzel haberler için tekrar görüşeceğiz inşallah.
Haberlerinizi bekliyorum.
Alo, şu bizim etilerdeki ev ne durumda?
Bir bakıp haber verin bana.
Bu sefer inadın sökmeyecek.
Oğlumu bu çöplükten kurtaracağım.
Sınav var dedin ama bizim okula gitmek için paramız yok.
Bak Süheyla, baştan konuşalım.
Tamam, bütün bunların hepsini Allah rızası için yaptık.
Ama bizi yarı yolda bırakanlardan da gına geldi.
Sen bize destek ol, biz de sana.
Toplantılarımızı kaçırmayacaksın.
Anlaştık mı?
Tabii tabii.
Sağ ol.
Allah razı olsun.
Ateşin mi var senin?
İyi değilsin sen.
Yok yok ya iyiyim.
Gıcık tuttu tozluyor buralar. Ondandır.
Ne istiyorsun sen yine bizden?
Arkadaşım biliyor ne istediğim. Ona sor.
Kızlar.
İki dakika izin verir misiniz bir?
Deniz.
Git başımdan ne olursun.
Ne olursun artık dolaşma peşimde.
Sen umurumda bile değilsin. Ben oğlumun pek...
Burası mı yeni kaldığınız yer?
Kutu gibiymiş maşallah.
Oğlumun yatak odası nerede?
Burada mı yatacak İbrahim?
Lana Hanım'ın keyfi pek yerinde.
Şuraya bak kadın perişan olmuş.
Şömineyi yaksaydın bari üşümüş kadın.
Biz idareten geldik buraya.
Hemen bir yer bulup gideceğiz zaten.
Elif nerede kaldın umurumda bile değil.
Ben oğlumun nerede kaldığıyla ilgileniyorum. O da burada kalamaz o
kadar. Ben neredeysem oğlum da orada o kadar.
Bak. Kavga yok. Gürültü yok. Sana sakin sakin son kez soruyorum.
Oğlum bana veriyor musun vermiyor musun? Hayır.
Asla.
Eli. Neye hayır dediğini biliyor musun?
Sıcacık bir yatağı alacak.
Üstünde tertemiz kıyafetleri alacak. Karnı doyacak ya karnı.
Ben ne yapacağım peki?
Tamam, sana da bir ev tutalım.
İstediğin zamanda gel gör İbrahim'i, olur mu İbrahim? Kalk git buradan!
Depol git buradan!
Sen ne zaman bu kadar vicdansız oluyorsun Deniz?
Sen ne zaman çıktın bu kadar insanlıktan? Sana yardım etmek isteyen
ne kadar? Sen Kasper'i bütün Türkiye'ye rezil et. Ben burada aptal gibi hala
sana yardım etmeye çalıştım.
Etme! Bana yardım etme Deniz. Sen yardım edeceğine ben bu depoda ölüp gideyim
daha iyi.
Neden küçük hayatımdan? Bir daha yüzünü görmek istemiyorum. Görmek istemiyorum
Fehmiciğim ne olursun. Son sözüm bu mu? Bu.
Bak Elif sana yemin ediyorum ki bana yalvaracaksın.
Olgunu kendi ellerinle vermek için bana yalvaracaksın. Bu lafımı unutma.
Kaderet karaya açmış kendini ben yokken.
Ya insan böyle bir şeye nasıl cesaret eder?
İnsan torunun ölümünü nasıl göze alır?
Hem sormasa hep senin o kocan olacak adam neredeydi bütün bunlar olurken?
Demedin benim çocuğum nerede diye.
Çıkmadı mı hiç karşısına?
Bilmiyordu ki.
Bilse izin verir mi sanıyorsun?
Ara da o zaman öğrensin bari.
Hadi ara.
Yine ne var sana?
Deniz. Deniz, Deniz, Deniz. Arama beni sana.
Zaten burada Elif kendini de beni de oğlumu da rezil etti.
Oğlumun peşindeyim. Bir de seninle uğraşmayayım.
Bu adamın var iyi bir dersine ihtiyacı var.
Nerede bu herif?
Abi dur.
Söyle nerede kıracağım ağzını burnunu kıracağım. Nerede? Abi dur Allah aşkına.
Ya söylesene şunun yerini. Abi Allah aşkına.
Bir şey olduğu yok.
Olma benim aramda.
Eski işiyle biraz...
Sorunları var ve çözmesi için benim yardımıma ihtiyacı var.
Deniz gitmiş yerine bir başkası gelmiş sanki.
Duyacaktınız bana söylediklerini.
Güya seviyordu.
Bu erkek milletin hiçbirine güven olmaz.
Elde ettikten sonra hop at gitsin.
Süheyla ağzından çıkanı kulağım duyuyor mu senin?
Aman. Neyse en azından kendimizi buraya attık.
Aleyna düzgün bir yer bulacakmış zaten bize öyle söyledi.
Süheyla, bak benim gözüm hiç tutmuyor o kızı. Ne zaman bir şey olsa burnumuzun
dibinde bitiyor.
Yok, ben çağırdım onu buraya.
Fena mı oldu?
Çocuğunu aldın işte.
Ya tamam da yardım derken sırtımıza kambur olmasın sonra bunlar?
Ya yok, kız öyle biri değil.
Otobüs paramızı bile verdi.
Aldın mı sen de? Niye almayayım ki?
Elif sınav var dedi, duymadın mı?
Nasıl gidecektik okula?
Elif gerçekleri gör biraz.
Bu adamlar bize arka çıkıyor. Niye yardım istemiyoruz ki?
Boşu kalmamak için.
Gururum inciniyor Süheyla. Anlamıyor musun? Eziliyorum o insanlar karşısında.
Tamam. Sen gururlu ol.
Ben gurursuz olurum. Ben ezilirim, bükülürüm. Dert değil.
Sen başını dik gez. Deniz ev versin alma.
Aleyna para versin alma.
Elif gökten mi yağacak bu para?
Çalışmak diye bir şey var.
Gururlu insanlar çalışırlar, kendi paralarını kazanırlar.
Başkalarının karşısında eğmezler boyunlarını.
Bir tek senin gururun var çünkü.
Bana her şey kolay değil mi Elif?
Ben şimdi bu parayı tamah edip, gidip otobüs bileti alacağım.
Benimle gelen var mı?
Her şey niye bu kadar zor Filiz?
Canım benim geçecek. Söz veriyorum geçecek.
Sırt sırta verip var gücümüzle çalışacağız.
Ulan biz seni adamın yanına haber uçurasın diye koyuyoruz. Sen kalkmış
adamdan ders alıyorsun.
Anlamadım nasıl oldu? Ben her tartışma çıkartmak için uğraştığımda öyle alttan
aldı. Öyle izahatlar yaptı ki kendimi onun yanında buldum bir anda. Ama
anlaşmamızı biliyorsun.
Sonra aç, sefil, beş parasız karın, kızım ne yaparlar bir başına?
Ben yardım etmezsem dakikasında sefil olarak kalırlar ortada.
Anlıyorsun değil mi beni?
Şimdi al şunu.
Yapamam ben, yapamam!
Kırmızı kısırını düşün.
Deniz oğlum, televizyonda Elif'i herkes görmüş.
Duyan duymayan bize gülüyor.
Herhalde komutan seni bu yüzden çağırdı.
Sakın ters bir şey söyleyeyim deme, tamam mı?
Yoksa miyim ne dersin?
Benim hesabını veremeyeceğim hiçbir şey yok.
Evet uzun zaman bir hata yaptım.
Ama bunu anladım ve en kısa sürede düzeltecek. Merak etme.
Gel Teğmen gel.
Beni emretmişsiniz komutanım.
Bir sorun mu var Teğmen?
Yok komutanım.
Yok diyorsun ama bütün Türkiye senden bahsediyor.
Nedir bu turbanlı kız meselesi?
Kendisi eski eşim olur komutanım. Eski eşin turbanlı, yeni eşin komutan kızı.
Amacın ne oğlum senin?
Bir amacım yok.
Sağlıklı karar veremediğimi ben de yeni anladım maalesef.
Çocuk da var.
Yeni doğdu oğlum.
Bu çocuğun gayrimeşru sıfatından kurtulup bir an önce resmi hüviyetine
kavuşması lazım.
Yeniden malzeme vermeyelim insanların eline. Sana gelecek leke mensup olduğun
kuruma gelmiş sayılır. En kısa zamanda yasal işlemleri başlatacağım.
Yasal işlem yetmez. Mesele bu çocuğun hangi zihniyette yetişeceği. Evradını
yobazların eline teslim etme Teğmen.
Ancak bu şekilde hatanı telafi edebilirsin.
Emredersiniz.
Çok teşekkür ederim her şey için. Allah razı olsun.
Size borcumuzu nasıl ödeyeceğiz?
Ne borcu olur mu öyle şey?
Aslan parçası ameliyat olup sağlığına kavuşsun. Gerisi önemli değil.
Derneğimiz ne için var değil mi?
Çok sağ olun.
Bir mağdurun da elinden tuttuğunuzu görüyoruz. Peki para kaynağınız nedir?
Artık ülkedeki herkesin sizin kurtarıcı olduğunuzu düşünüyor. Peki...
Bu konu hakkındaki fikirleriniz nelerdir? Arkadaşlar, bugün burada küçük
bir yavrumuzun sağlığına kavuşmasına vesile onların mutluluğunu yaşıyoruz.
Siyasete atılacağınız söyleniyor. Söylentiler doğru mu?
Bugün buradaki mesele siyaset değildir. Buradaki mesele bu süreçte mağdur olmuş
insanlara nasıl daha fazla yardım edebiliriz meselesidir.
Asuman Hanım'ın eşi ordudan ihraç edilmiş, hapse atılmış.
Asuman Hanım hasta çocuğuyla tek başına kalmış. Çaldığı bütün kapılar suratına
kapanmış.
Kendilerine yapıştırılan irticai yaftası yüzünden bu küçük yavrumuzun hastalığı
görmezden gelinmiş.
Ne zamana kadar? Ta ki Asuman Hanım derneğimizin kapısını çalana kadar.
Derneğimiz hiçbir karşılık beklemeden, bakın bunun altını özellikle çiziyorum.
Hiçbir karşılık beklemeden, çünkü biliyorsunuz günümüzde her şey menfaate
dayalı.
Derneğimiz bu yavrumuzun ameliyat masraflarını karşılamıştır.
Peki Asım Hanım sizin duygularınızı alabilir miyiz?
Ben Allah razı olsun Safiyan Bey'den bir karşılık beklemeden yaptığı her şeyi çok
teşekkür ederim ona. Tekrar Allah razı olsun.
Bir fotoğrafınızı alabilir miyiz hep beraber?
Evet arkadaşlar hepinize çok teşekkür ederiz.
Artık yavrumuzu daha fazla yormayalım.
Buyurun.
Siz de lütfen artık üzülmeyin. İnşallah çocuğumuz ameliyat olup sağlığına
kavuşacak. Çok geçmiş olsun.
Az kalsam unutuyordum.
Bu sizin.
Çok sağ olun. Çok maçıp ettiniz beni.
Geçmiş olsun.
Ameliyat parasını size bizzat kendi ellerimle vermek isterim.
Hazır mısın lan Yılmaz?
Birazdan bütün memleketi sallamaya hazır mısın oğlum?
Türkiye'de yeri yerinden oynayacak lan.
Ulan Çanakkale zaferinden bu yana senin gibi bir vatan evladı görmedi bu
memleket. Hadi bakayım.
Allah ya ve yardımcın olsun lan.
Hadi lan.
Hediyeyi vereceğim. Şimdi ben içeride çok büyük devlet sırları vereceğim.
Tamam mı?
Sen şimdi git bir ikiyle dolaş gel tamam mı?
Vallahi duyarsan başın belaya girer.
Zaten meslek hayatına da yeni başlamışsın. Vallahi meslek elden gidin
be. Tamam mı? Hadi bakayım hadi.
Bir kafe devraldım. Sizin okulun hemen üst tarafında.
Görekçi.
İnanmıyorum ciddi misin?
Görekçi mi olacaksın sen şimdi yani?
Bakalım. Akşamı göreceğiz.
Akşam açılış var ha.
Resmen şok ettin beni ya.
Ya dur hemen şok olma.
Ha bu arada işim erken biterse senin yanına geleceğim okula.
Biriyle tanıştıracağım seni.
Vay!
Kimle?
Yoksa bir kızla mı?
Ben de Rüya'nın en güzel kızı.
Ne yapıyorsun kardeşim?
Masanın altını üstüne getirdin.
Şşş komiserim, komiserim Allah'ını seversen ne deyip duruyorsun sen?
Ben tırsıyorum ya. Şimdi ben sana gizli bilgiler vereceğim ya.
Halimallah hani dinleme cihazı koyarlar, böcek böcek koyarlar. Ondan korkuyorum.
Kendim için bir şey istediğim yok benim. Ama senin çoluk çocuk vardır.
Yeter be yeter kardeşim. Deminden beri altını üstüne getirdin masanın. Ya
komiserim öyle deme. Biz önlemimizi alalım. Halimallah bir şey olur. Allah'a
billah.
Anamda böcek.
Ne böceği? Nerede?
Hı hı.
Hı hı. Hı hı burada lan.
Gel lan buraya.
Lan sen benimle dalga mı geçiyorsun?
Ne söyleyeceksen söyle artık.
Şimdi içeriye attıracağım seni ha. Anlat hadi.
Tamam komiserim tamam ya. Sakin ol ya.
Tamam. Anlatıvereyim.
Sanem Karay komiserim.
Benim kızı öldürüvermiş.
Ben yetmemiş.
Öldürüp bir de kuyuya atıvermiş.
Sanem Karay.
Demek Sanem Karay. Bunu daha önce söylesene kardeşim be ya.
Lan sen benimle dalga mı geçiyorsun?
İşte adli tıp raporu.
Darp yok, yaralama izi yok, boğuşma yok. Sadece kaza olmuş kaza anladın mı?
Yürü git şimdi alırım seni içeri.
Yürü bak hala duruyor.
Hadi görüşürüz.
Akşam haberleşiriz. Tamam.
Ne haber?
Kimdi kız o?
Abim. Ama boşuna heveslenme canım. Kız arkadaşı varmış. Bir akşam tanıştırmaya
getirecek.
Neyse. Eee ne oldu dün gece?
Mesajları işe yaradın mı?
Yok ya.
Başka bir çözüm yolu bulmamız lazım.
Yani... Daha kesin bir çözüm yolu gibi.
Asıl sorun ne biliyor musun?
Bebek. O olduğun sürece Deniz'in gözü hiçbir şey görmeyecek. Kendi doğacak
çocuğunu bile.
İyi de ne yapacaksın kızım? Yani çocuğu öldürecek halin yok ya.
Oldu mu hocam?
Hayırdır salih kardeş.
Bir sıkıntın yoktur inşallah.
Karımla kızım gelmişlerdi hocam. Malum ben buradayken ne ekmek ne su verenleri
yok.
Ben buradayım onlar sersefil oldular dışarıda.
Seni çok iyi anlıyorum.
Benim de bir karım bir kızım var.
İnan şu anda ne yapıyorlar?
Neredeler? Hiç bilmiyorum.
Merak etmiyor muyum?
Ediyorum elbette.
Ama ne zaman merak etsem aklıma şu hadis geliyor.
O zaman da içimi bir huzur kaplıyor.
Efendimiz
Sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyorlar ki siz Allah'a
hakkıyla tevekkül etmiş olsaydınız o sabah yuvalarından aç çıkıp
akşam tok olarak dönen kuşlar rızıklandırdığı gibi sizi de
rızıklandırırdı. Yani eşini de kızını
da doyuran sen değil.
...Allah'tır. Sen sadece... ...vekilsindir.
Sen hakkıyla tevekkülünü et... ...gerisini Rabbine bırak.
Ki... ...o en güzel vekildir.
Tevekkeltü alallah.
Son beziydi bu.
Ne yapacağız?
Birkaç saat idare etsin yeter.
Sonra bakarız bir çaresine.
Elif yalnız bizim bir an önce çıkmamız lazım. Anca yürürüz okula.
Gelmeyeceğim ben.
Hadi İbrahim'i yanıma aldım diyelim. Annem ne olacak?
Elif sınav var. Bir şekilde gideceksin.
Nasıl gideceğim?
Görmüyor musun kapının halini? Ya kaçıp giderse ya ne kaybolursa?
Çocuk oyuncağı bu iş.
Kadın çocuğa bakamıyor belli de.
Yalnız çok dikkatli olmamız gerekiyor.
Haklı iken haksız duruma düşmek istemeyiz değil mi?
Fevri hareketlerden kaçınacağız.
Eşinizle olan bütün görüşmelerinizden haberim olacak.
Orası kolay.
Siz bana oğlumu nasıl üstüme alacağımı söyleyin.
Doğum belgesi var mı?
Annesinde.
Ama vermiyor öyle mi?
O zaman yapacak tek bir şey kalıyor.
Babalık davası açacağız.
Raporuydu, mahkemesiydi.
Bayağı bir uzayacak.
Ama başka da yapacak bir şey yok.
Bakın, bu meseleyi kimseye duyulmadan çözmek istiyorum.
Onun için son bir defa konuşacağım Elif'le.
Şansımı deneyip belgeyi isteyeceğim.
Vermezse kendini yürüsün.
O zaman sonuna kadar her şey var.
Anneciğim ne olur ağlama bak hemen geleceğiz söz veriyorum.
Anne yapma ne olursun.
Sınava girip geleceğiz hemen, hemen geleceğiz.
Hadi Elif yetişemeyeceğiz.
Nasıl geleyim ben bak sana ağlıyor kadın.
Çok haklısın ama mecbursun Elif hadi bakma.
Şuraya getir getir getir.
Şuraya koyalım.
Biraz daha sağa.
Biraz daha.
Tamam süper.
Mutfağın işi bitti.
İlanları da içerideki masaya koydum.
Vallahi çok teşekkür ederim. Her şey çok güzel olmuş.
Elinize emeğinize sağlık.
Rica ederim.
İnşallah hayrını görürsünüz.
Bu arada.
Garson işini hallettiniz mi?
Ya onu ben bir iki arkadaşa söyledim de bu akşam zor görünüyor o iş.
İlanları nasıl olsa okula dağıtacaksın.
Burada daha önce çalışan kızlar vardı.
Süeylalar. Kantinci tanır.
Haber ver.
Onlar sana yardımcı olurlar.
İnşallah kalkacağız bu işin altından.
Dur sana bir şey anlatayım.
Anlat bakalım.
Süleyman peygamber...
Günün birinde karıncaya bir yılda ne kadar yersin demiş.
Karınca da bir buğday tanesi yeter demiş.
Süleyman Peygamber karıncaya almış bir kavanozu koymuş.
Yanına da bir buğday tanesi atmış.
Bir yıl sonra gitmiş bakmış buğdayın yarısı duruyor.
Niye? O da sormuş.
Karınca ne dese beğenirsin.
Bugüne kadar rızkımı Allah verdi. Hiç korkmadan yedim.
Bu sefer sen verdin.
Ben sana nasıl güveneyim demiş.
Anladın mı?
Sırtını Allah'a yasla.
Ondan gelecek rızık seni yarı yolda koymaz.
Lan hıyar Yılmaz. Paraya para kaçacağım diye bütün parayı bir ata yatırıverdin
ya. Yok oğlum yok. Senden var bir çarçak olmaz. Bir çarçak olmaz.
Kaldın mı şimdi elifin eline?
Dur bakayım.
Bak geldiler.
Elif?
Kızım?
Sen ne yüze çıkıyorsun benim karşımda?
Yılmaz amca gitsen ya. Ne olur.
Elif ne diye öyle deyip durursun kızım? Benim senden başka kimsem var mı?
Deyiver bakayım.
Hülya da gitti.
Hülya deyince bak ne deyivereceğim. Bana raporunu verdiler. Hepsi bir kazaymış
kızım. Düşüp boynunu kırıvermiş.
Sonuçta sen de aklını verdin.
Senin de içine dert olmasın diye deyiverdim dedim ben.
Ne diyorsun sen? Ben zaten biliyordum suçsuz olduğumu.
Ha ben de onu deyip durdum işte.
Zaten ben senin Hülya'yı öldürdüğüne inanmamıştım canım.
Niye o zaman iş birliği yaptın sen hem de?
Söylesene niye kaçırdın çocuğumu?
Ya o Allah canını almasın onu. O yılan beni kandırıverdi.
Ama sen hiç merak etme.
Sonunda cezasını çekti ha.
Yeter şu çekil önümden. Herif.
Kızım, niye öyle deyip duruyorsun? Nereye gideceğim ben? Senden başka
kimsem kalmadı benim.
Nereye gideceğim ben? Deyiver bakayım.
Elif, ne deyivereceğim bak.
Hülya'nın cenazesini alıversak kızım.
Sende para var mı para?
Deyiver bakayım.
Sayende artık bir çatı bile kalmadı başımızın üstünde.
Hülya'yı verecek bir duvam var benim.
Senin için o da yok.
Çekil şimdi önümden. Bir daha da sakın karşıma çıkma.
Hep şu kız yüzünden.
Aleyna mıdır nedir?
Boş ver bakımı oraya.
Ben asıl annemi düşünüyorum.
Ne yapıyor acaba?
Buz gibi depo yapayalnız.
Şimdi düşünmemeye çalış Elif.
Bulacağız bir yolunu.
Canım çok yanıyor Filiz.
Öyle hissediyorum ki sanki... ...aylarca yıllarca ağlasam bile geçmeyecekmiş
gibi.
Çok korkuyorum.
Bebeğimi kaybedecek ne çok korkuyorum.
Gizelim beni.
İyi misin Filiz?
İyiyim iyiyim ya galiba üşüttüm biraz.
Sen İbrahim'in karnını doyur istersen. Şimdi acıkmıştır o.
Şu arkada depo var ya.
Orada emzir. Kimse görmez. Tamam. Doğru diyorsun.
Gel bakalım.
Elif neredesin?
Elif içeride misin?
Rana Hanım.
Kızım gitti.
Bebeğim gitti.
Ne oldu lan?
Al sakın da git demiştik.
Sanıktan çıkmış bunlar.
Yine ne var sana? Ben sana beni arama demiyor muyum? Yine ne var?
Ah tatlım benim ya.
Sen oğlunu aramıyor muydun ha?
Ama senin pek moralin yok galiba. Neyse kapatıyorum ben.
Ne geveliyorsun sen? Hemen söyle ne oldu?
Oğlun diyorum.
Rezillik içinde sürünüyor kantin köşelerinde ya.
Sahi ben seni göremiyorum.
Kışındayım diyordum falan.
Ne oldu?
Hoş geldin demek yok mu? Hoş geldin.
Nerede kız arkadaşın?
Damla.
Ne yapıyorsun sen burada?
İsmin ne senin?
Hadi söyle.
Benim ismim Elif. Bak.
Bu da İbrahim.
Damla benim adım.
Damla, gel bakalım buraya.
Gel.
Sen niye buraya saklandın Damla?
Kötü cadı annemi çiçeğe çevirdi. Ama beni bu dolapta büyüleyemez. Ben onu
bulup annemi geri alacağım.
Belki biz sana yardımcı olabiliriz.
Gerçekten mi?
Gerçekten. Onu görüyor musun?
O çok güçlü. İkinizi birden korur o. Ama o daha küçük çocuk ki.
Dur bir.
Sır, diyor. Sadece kulağıma söylenmiş.
Sanırım ödeştik.
Ben sizin çantanızı buldum ama siz benim en kıymetlimi bulmuşsunuz.
Baba!
Siz?
Ben, evet.
Geçen gün tanışmaya fırsatımız olmadı. Malum, aceleniz vardı.
Ben Tibet.
Şey evet kusura bakmayın biraz aceleci davrandık bugün.
Ben de Elif. Ben İbrahim.
Oğlunuz mu?
Maşallah.
Sınav başlıyor Elif.
Tamam geliyorum hemen.
Kusura bakmayın gitmem gerekiyor. İyi günler. Hadi Feliz gidelim.
Feliz hadi.
Hadi.
Ee, hadi gel ben de seni halayla tanıştırayım. Yoksa orada cadı var.
Cadı, hem de baş cadı.
Hadi Filiz.
Kim ki o?
Ne bileyim ben, Sinan nerede biliyor musun sen?
Filiz! Ha?
Şey... Şey, siz kütüphanede toplanacakmışsınız.
Yanındaki kızı mı?
Bilmem herhalde. Sen İbrahim'e bakabilir misin?
Bir saate biter zaten sınav. Gelirim ben hemen.
Kafayı yiyeceğim Erdem.
Kaldıkları yeri bir görsen şaşarsın. Köpek bağlasan durmaz.
Bu benim oğlumu gitmiş o bit yuvasına sokmuş.
Beni sakin olsana.
Neredesin sen?
Avukatı alıp okula gidiyorum şimdi.
Sen de git bir depoya bak.
Rana Hanım'ın üzerine kilit vurmuşlar. Ya insanlıklar çıkmış oğlum bunlar.
Tanıyamıyorum artık hiçbirini.
Ya çık şuradan kardeşim, çık şuradan.
Sanem.
Abin çok yakışıklı ya.
Ay bekar mı?
Bekar olsun ne olur, ne olur.
Ece gına geldi artık biliyorsun değil mi?
Yani adam dört dönüyor damla damla diye. Sence bu saatten sonra bekar olma
ihtimali var mı?
Bence yok.
Çalıştır Artuş.
Ayrıca kız da yabani miymiş neymiş katmış gitmiş. Ben de anlamadım bir şey.
Yavrum kızım.
Tanıştırayım. Damla.
Damla. Bu da halan Sanem.
Eee? Halana merhaba demeyecek misin?
Nasıl ya?
Sen... ...ne zaman evlendin, ne zaman oldu bu?
Ben B.C.
Merhaba.
Bunlar beni arayan cadılar, bizi büyü yapacaklar babacığım.
Tatlı şeysin, sensin cadı.
Yabani bu ya.
Ben bir su alayım.
Annesi kim bu?
Babamı nasıl açıklayacaksın?
Öldürür seni.
Elinden geleni ardına koymasın. Ben ondan korkmayı bırakalı yıllar oldu.
Bizi buraya sınav var diye çağırdılar. Kütüphanede ne işimiz var bizim?
Ben de hukuk okuyorum aslında.
Ama tıp fakültesiyle birlikteyim.
Yıldırma politikası işte.
Kızlar herkes birer tane bot eldiven falan alsın sonra da beni takip edin.
Nasıl ya ne oluyor yani?
Fazla konuşmayın da dediğimi yapın.
Ben meyve suyu istiyorum.
Al tatlım.
Benimkini iç.
Meyve suyu istiyorum.
Tamam kızım. Hadi gel alalım. Hadi.
Şunları da gitmişken çay ocağına bırakalım.
Buraya da bırakalım birkaç tane.
Gel.
Vay. Akşama açılış var ha.
Buraya da bayılırım.
Bu sınav sizin bu okulda okumakta ne kadar dirayetli
olduğunuzu gösteriyor.
Hem böylece beni çok daha iyi anlayacaksınız.
İntihaniye servisini hepiniz biliyorsunuz.
Bütün bulaşıcı hastalıkların toplandığı yer.
Hepatit C, AIDS, kuduz.
Enfeksiyonlar ve daha neler neler.
Sizin göreviniz bu atıklardan hastaneyi kurtarmak.
Benim görevim de hastalıklı düşüncelerden,
bulaşıcı irtica hastalığından okulu temizlemek.
Bu görev bittiğinde birbirimizi daha iyi anlayacağız.
Ha, unutmadan.
Ama dikkat edin de elinize enjektör batmasın.
Maazallah hastalanmanızı falan hiç istemem. Çok
üzülürüm.
Sonra okulumuz öğrencisiz kalır.
Canım benim.
Anneyi mi özledin sen?
Aferin sana.
Aferin sana.
Aferin sana.
Ben geliyorum şimdi.
Merhaba. Merhaba. Abi akşam açılış var bunlardan bırakıyorum buraya.
Tabii tabii bırakabilirsin şöyle bir bakayım.
Aa bizim bu Hasan Usta'nın yeri. Siz bir devraldınız. Aynen.
Hayırlı olsun peki.
Teşekkürler. Abi bu arada akşam bana acil garson lazım.
Sen Süheyla'ları tanıyor musun galiba? Hasan Usta onlar çalışır dedi.
Tabii tabii.
Filiz gel kızım gel.
E şey Cafer abi buna birazcık sıcak su koyabilir misin?
Tabii tabii. Bak bu beyefendiyle tanıştırayım seni.
Bu beyefendi Hasan Usta'nın yerine devre almış. Akşama da garson lazımmış.
Öyle mi? Evet. Akşam müsait misiniz? Çalışabilir misiniz?
Kesin çalışır.
Olur. Kaçta?
Saat beş gibi açıyoruz.
Al bakalım.
Sağ ol abi.
Ben Filiz bu arada.
Tibet.
Görün bakın. Beraber gitmemiz daha iyi olacak.
Resmi bir uyarı olarak da düşünün. Kendisine noterden tebrikat çektim
zaten. Bugün yarın emrine ulaşır.
Siz yeter ki tebrikli anlaşılardan kaçının.
Avukat, ben onu bunu bilmem.
Biz çocuğumu ne zaman alacağız sen bana onu söyle.
Dediklerimi dinler, söylediklerimi harfiyen yerine getirirseniz en kısa
süredir.
İnşallah dayanabilirim. Hadi.
Ne yapıyorsun canım?
Dikkat etsene biraz. Ödüm koptu.
Çıkar çıkar hemen eldivenini.
Hemen batikonla pamuk getir.
Ne duruyorsun? Hemen getirsene. Temizlememiz lazım hemen.
Hadi.
Yok o kadar önemli bir şey yok.
Olur mu öyle şey? Mikrop kaparsın Allah korusun.
Ne olacak ki?
Alt tarafı ölürüm.
Delileri konuşma.
Tamam bir şey olmaz.
Biz de kalkalım artık.
Hadi kızım sen de topla eşyalarını. Güzel olmuş mu?
Çok güzel olmuş. Asarız bunu kafemize.
Abi otursaydın ya.
Daha Deniz gelecekti.
Yok ya benim bir sürü işim gücüm var. Daha broşür dağıtacağım.
Akşama geliyorsunuz değil mi?
Tabii canım geliriz. Güzel.
Akşama görüşürüz o zaman.
Görüşürüz.
Tabii önce şu küçük işimizi halledelim ama değil mi?
Pardon. Buyurun.
Sen Elif'in arkadaşıydın değil mi? Elif Küreli. Evet.
Elif nerede şu anda biliyor musun?
Onların yeterlilik sınavları vardı sanırım.
Birazdan çıkarlar ama. Filiz bebekle kantinde.
Filiz'le Bebek kantinde elif sınavda öyle mi? Evet. Tamam teşekkürler. Rica
ederim iyi günler.
Avukat Bey görüyorsunuz değil mi? Bu yaptığı resmen zulüm. Oğlum kantin
köşelerinde onun bunun elinde sürünüyor. Anne nerede? Sınavda.
Sakin olun Deniz Bey.
Annenin şu anda yaptıkları tamamen kendi aleyhine. Siz eğer soğukkanlılığınızı
korursanız çocuğunuzu en kısa sürede bu durumdan kurtarabilirsiniz.
Oğlum nerede Sanem?
Denizciğim biz de kaç saattir seni bekliyoruz. Abim geldi biliyor musun?
Hatta şimdi çıktı.
Sanem abini bırak şimdi oğlum nerede?
Sakin ol Deniz Bey lütfen.
Oğlum.
Oğlum. Oğlum.
Görüyorsun değil mi hali?
El kadar çocuğun ne işi var kantin masalarında he?
Ay sakalım yok ki sözüm dinlensin.
Acıyorum valla bu yavruya. Her yer müdahale edeceğim ama korkuyorum. Bana
son yaptıklarını biliyorsun değil mi?
Hadi gidiyoruz.
Annesinin haberi olmadan alamazsınız Deniz Bey. O zaman sen burada kal haber
ver.
Deniz Bey böyle konuşmamıştık ama.
Deniz nereye?
Ne oldu bu iş?
Sınavı geçtik güya. Tabi bu bir sınavsa.
Bu yaptıkları yanlarına kalmayacak arkadaşlar.
Bugün bizi aşağılayanlar yarın bunun hesabını verecekler.
Yıldıramayacaklar bizi.
Doğru söyle arkadaşlar yılmayacağız.
Yıldıracağız.
İbrahim. Şey pardon burada bir tane bebek çantası vardı gördünüz mü?
Yok. Nasıl ya?
İbrahim nerede?
Elif bilmiyorum az önce buradaydı ama gitmiş.
Gitmiş ne demek Filiz ne diyorsun sen?
Birisi mi aldı acaba?
Sen nasıl bir annesin ben bilmiyorum ki.
Yani kötü bir insan olsam hayatta söylemem biliyorsun.
Dayanamıyorum işte.
Söylesene. Babası aldı götürdü canım babası. Hani benim kocam olan babası.
Oğlum.
Kaş Elif kaş.
Bebeğim peşinden kaç.
Merhabalar. Akşam bir açılışımız var. Mutlaka bekliyoruz.
Arkadaşlarınıza da haber verebilirsiniz.
Teşekkürler.
Aferin benim güzel kızıma. Al bir iki tane daha ver ama fazla uzaklaşma tamam
mı?
Bu yaptığınız çok yanlış.
Haklı iken haksız duruma düşüyorsunuz.
Oğlumun canı benim için her şeyden daha önemli.
Umurumda bile değil. Ne yaparsa yapsın vermeyeceğim o çocuğu.
Elif dur.
Nereye götürüyorsun oğlumu? Dur.
Elif bırak.
Eve götürüyorum.
Sıcacık bir yere.
Yemek yiyebileceği bir yere Elif.
Onun evi benim yanım. Hiçbir yere götüremezsin. Annesiyim ben onun.
Ben de babasıyım. Senin evladın olduğu kadar benim de evlam. Böyle kantin
köşelerinde, sokak köşelerinde sürünmesine izin veremem.
Elif Hanım.
Lütfen zorluk çıkarmayın.
Dağ başı mı burası?
Kırklı çocuk annesinden ayrılır mı hiç? Bu çocuk bir kere banyo yaptı mı Elif?
Bir kere banyo yaptı mı?
Deniz. Yeter artık.
Onca zamanın hatırı için Allah aşkına yeter artık.
Ver çocuğu bana. Bırak. Ver.
Baba.
Elif ablamı deviyorlar. Yardım et.
Ver çocuğu bana elif. Ver.
Delirdin mi sen?
Hayvan mısın be adam?
Kadın var senin karşında kadın.
Sen kimsin lan? Sana ne oluyor?
Ne olursunuz yapmayın.
Defol git buradan.
Beyefendi ne yapıyorsunuz? Böyle zorbalık mı olur?
Daha güzeli var istersen ha.
Bana bak.
Yürürüm ulan seni.
Öldürürüm ulan seni.
Yürü git buradan.
Kızına dua et. Bir daha da gözüm görmesin seni.
Bas git lan.
Aman kızım. Hadi yürü.
Filiz.
İlaç mı alsaydık hastaneye falan gitseydik baksana çok kötü öksürüyorsun
sen.
İyiyim ben ya.
Sen asıl kendine baksana. Betin benzini atmış.
Ben birazcık dinleneyim işe gideceğim.
Ne? Ne işe? Hiçbir yere gidemezsin. Baksana zor duruyorsun ayakta.
Niye açık ya? Anne.
Anne.
Erdem.
Sen ne yapıyorsun burada?
Deniz haber verdi.
Rana'nın yüzüne kitleyip gitmişsiniz eve.
Kadın ölmüş ağlamaktan.
Ben de doktor çağırdım.
Anne.
Anneciğim ben ne yaptım sana?
Merak etme durum iyi.
Sakinleştirici yaptılar.
Elif, bak böyle olmaz.
Bir bakım evi bulalım. İsterseniz bana geçin.
Ben arkadaşla idare ederim.
Olmaz.
Olmaz. Ben bunca yıl sonra bulduğum annemi hiçbir yere vermem.
Hem... ...halledeceğim ben.
Gör bak.
Hem anneme hem de oğluma kendi başıma bakacağım.
Kimseye minnet etmeden, kimseye boyun eğmeden.
Gör bak.
Ne yaparsan yap, bir çözüm bul Elif.
Deniz'in öfkesi, seni savunmadan bitir şu işi.
Çocuğu almak için mahkemeye başvuru yapacak. O zaman hiç şansın olmayacak,
biliyorsun değil mi?
Getir kızım.
Teşekkürler.
Al anneciğim.
Allah Allah.
Hala aklım almıyor.
Bu herif bunu nasıl yapar? Nasıl çıkar o televizyon programına?
Anlayamıyorum.
Herif gitmiş sanki yerine başka biri gelmiş.
Tanıyamıyorum artık onu.
Asla konuşamıyoruz bile anlaşamıyoruz.
Peki ya torunum? İbrahim ne olacak?
Alacağım en kısa zamanda.
Yatak siparişini verdim bile. Sen hazırlıkları yapmaya başla.
Çok güzel düşünmüşsün.
Peki Sanem? Sanem ne diyecek bu işe?
Senem ne diyebilir anne?
Beğenmeyene kapı orada.
Benim oğlun her şeyden daha önemli.
O zaman ben hemen hazırlıklara başlıyorum.
Torunuma muhteşem bir oda yapacağım.
Anne affet beni. Anne ne olursun affet beni.
Bebeğim yok.
Bebeğim yok. Burada burada bak.
Süper. Hazırlanmışsın. Hadi gidelim.
Nereye? Ne demek nereye?
Söyledim ya sana okulda da. Abim kafe açıyor.
VIP misafir olarak davet etti hem de bizi.
Ben hiçbir yere gelmiyorum Sanem.
Sen nereye gidiyorsan git.
Abinle sonra tanışırız.
Benim hazırlanmam lazım.
Tibet'e söz verdim gitmesem olmaz.
Hiçbir yere gidemezsin Filiz. Başını kaldıramıyorsun.
Süheyla haklı bu halde nasıl çalışacaksın zaten?
Sen gitsene benim yerime.
Bir günlük iş. Ben giderim iyileşince.
Hem parası da iyi. İki yövmeye veriyor bu akşam için.
Eşyaları alırdık yarın bahçeden.
Şey...
Ben gidemem.
Aleyna'ya söz verdim.
Dernekte toplantı var.
Kimse yok mu?
Ben geldim. Bakın size neler getirdim.
Niye zahmet ettin?
Biz hallederdik. Ne zahmeti canım? Görevimiz bu bizim.
Hasta mısın sen?
Portakal aldım bak. C vitamini yersin şimdi.
Ne kadar düşüncelisin.
Sana almadım ki kızım bunları.
Yeğenime aldım.
Sağ ol.
Allah razı olsun.
Biz gidelim.
Toplantıya geç kalmayalım.
Filiz.
Kendine dikkat et.
Filiz.
İbrahim'e sen bakabilir misin bu akşam?
Niye?
Şu işe gideyim ben.
O paraya ihtiyacımız var bizim.
Başkasının eline bakmak ağrıma gidiyor.
Ben yardım etmezsem dakikasında sefil olarak kalırlar ortada.
Anlıyorsun değil mi beni?
Siz Allah'a hakkıyla tevekkül etmiş olsaydınız o
sabah yuvalarından aç çıkıp akşam tok olarak dönen kuşlar
rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.
Salih.
Hayırdır?
İyi misin sen?
Siz... ...Allah'a hakkıyla tevekkül etmiş olsaydınız... ...o
sabahları yuvalarından aç olarak çıkıp... ...akşamları tok olarak dönen
kuşları rızıklandırdığı gibi... ...sizleri de rızıklandırırdı.
Affet beni hocam.
Affet.
Hak şerlere hayır eyler.
Arif anı seyreyler.
Zannetme ki gayrı eyler. Mevla görelimli eyler. Ne eylerse güzel eyler.
Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir.
Hadi, hadi git yat yerine.
Merhaba hoş geldiniz. Hayırlı olsun.
Teşekkür ederim buyurun.
Merhaba.
Filiz biraz rahatsızlandı da onun yerine geldim.
Kusura bakmayın bugün teşekkür edemedim size.
Fark değil. Verdim dersini.
Kocan mıydı o senin?
Evet abla.
Merhaba prenses.
Kızım.
Hani abin garson arıyor ya.
Düşündüm de diyorum ki acaba o garson ben mi olsam?
Ya Ece inanmıyorum sana ya. Yani sen iki kahveyi tepside bile taşıyamayan insan.
Kalkıp börekçide garson olacak öyle mi?
Kız seninki değil mi o?
Bıktım ama artık bu kızdan.
Nereye gitsem karşıma çıkıyor mendebur.
Sen dur.
Ben şimdi yapacağımı biliyorum ona.
Efendim Sanem. On kere aradın ya. On kere. Ne var?
Oğlunun annesi.
Sokaklarda fingirdiyor da haber vereyim dedim.
Üstelik oğlunda yok.
Nerede?
Sanem söyle hadi. Nerede gördün?
Abimin dükkanında.
Garsonluğa başlamış hanımefendi.
Tamam ben hemen geliyorum. Sen sakın gözüne gözükme herifin. Hiçbir şey de
söyleme tamam mı? Ben hemen geliyorum.
İşte parti şimdi başlıyor canım.
Deniz birazdan damla buraya.
Biz de bekleyelim onunla birlikte gireriz.
Gel bakalım minikuş.
Buyurun. Afiyet olsun.
Ne istersiniz?
Bir peynirli bir de kıymalı börek.
İçecek olarak?
İki açık çay. Tamam.
Bir kıymalı bir peynirli börek iki tane de açık çay.
Nasıl gidiyor? Yardım lazım mı? İyi gidiyor çok şükür. Müşteriler memnun
gibi. Peki sen memnun musun?
Estağfurullah tabii.
Sen o zaman sana bir iş teklifim var. Burada part-time çalışmayı düşünür
müsün?
Yani? Burayı çekip çevirirsin. Elin de çabuk.
Bilmem yapabilir miyim?
Yapabilirsin ya zaten.
Siparişler hazır.
Deniz? Siz burada bekleyin sana.
Elif! Ne aranmaz insansın sen be? Şuraya bak ben sana nasıl emanet edeyim oğlumu?
Ne zaman baksam sokaktan topluyorum.
Ne işin var senin burada akşam akşam?
Çalışıyorum görmüyor musun?
Hem sen ne haklı hesap soruyorsun bana?
Çalış bakalım.
Göreceksin sen gününü.
Ne oluyor dışarıda?
Elif'in kocası geldi. Bağrım duruyor.
Artık mahkeme falan yok.
Ben alacağım o.
Deniz dur.
Deniz dur.
Deniz dur diyorum sana.
Dur.
Deniz.
Dur Deniz ne olursun.
Umurumda bile senin insafına bırakamam onu.
Deniz.
Eee? Bir hoş geldin demek yok mu küçük kardeşine?
Atla hadi.
Hanım götürecek oğlumu. Hanım götürecek onu.
Göstermeyecek bana.
Göstermeyecek bana.
Ya bir sakin ol.
Mutlaka vardır bir yol.
Bütün güzellik onları bakmayayım.
Bilmiyorsun.
Bilmiyorsun. Onlar çok güçlü.
Yapamıyorum. Gücüm yetmiyor artık.
Filiz!
Filiz! Rana Hanım!
İbrahim!
Şeyma!
Elif! Gazdan zehirlenmişler!
Durmayın olsun! Ben de şimdi geldim!
Deniz ne olursun söyle nerede oğlum?
Sen hangi yüzle geliyorsun buraya? Ben sana dedim değil mi? Bir şey olacak
oğlumuza dedim değil mi? Deniz ne olursun nerede oğlum?
Oğlum yok.
Oğlum öldü. Senin yüzünden öldü. Ve katil de sensin.
Rüşgarlar dalımdan alsa, savursa bile yerlerden.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.