Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
(Anons kadın ses) Sayın yolcularımız...
Şurada bekle Deniz. Gel, gel.
-Pardon kardeş. Alya! -(Güvenlik) Beyefendi!
-Sıraya girelim. Lütfen beyefendi. -Cihan.
-(Güvenlik) Sırayı bozmayalım! -Baba, sen de gelmişsin.
(Alya) Sen burada dur, çıkmak yok.
Deniz, sakın.
Sözünü tutmuşsun. Vicdansızlığı öğrenmişsin.
Öğretmenin sensin.
(Gerilim müziği)
Ama bir şey söyleyeyim mi?
-Bir sebebi var. -Bedeli de var.
(Güvenlik 1) Hanımefendi, bu çanta kimin?
Benim. Şey, bizim. Oğlumun.
-Benimle şöyle şu tarafa gelir misiniz? -Tabii.
-(Güvenlik) Buyurun. -Ne oldu?
-(Güvenlik 1) Rica etsem açar mısınız? -Açarım. Oğlumun okul çantası.
-(Deniz) Baba. -(Cihan) Gel oğlum. Korkma.
-Deniz, buraya gelir misin? -Tamam, benim yanımda.
-Okul çantası. -Sağ ol.
(Güvenlik 1) Kalem kutusunu da açar mısın?
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği)
O ne? Bir dakika!
(Anons kadın ses) Yolcuların uçağa gelmeleri önemle rica olunur.
Bir saniye.
Uyuşturucu bu.
Amirim, hemen giriş kapısına gelin lütfen.
-Bakabilir miyim? -Narkotiği de arayın.
-Baba, ne oluyor? -Bir şey yok oğlum.
(Güvenlik 1) Hanımefendi, çantanızda şüpheli madde tespit edildi.
Bu bizim değil. Bir bakabilir miyim?
Hanımefendi, üzerinizden yasaklı madde çıktı.
(Polis) Tutanak tutulacak, teste gönderilecek.
Korkma.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Ee, şimdi bir saniye. -Bunlar da bizde kalıyor.
-Bu benim çantam. -Bunlar da kalıyor.
O, oğlumun okul çantası, yedi yaşında.
Benim yanımda, bizim hiçbir alakamız yok dolayısıyla.
Üzerinizden yasaklı madde çıktı.
-Lütfen yapmayın, bizimle hiçbir alaka... -(Polis 1) Devrem hayırdır?
Hanımefendiden yasaklı madde çıktı.
Hanımefendi, çantanızda şüpheli madde tespit edildi.
-Farkındayım ama bizim değil. -Tutanak tutulacak.
Erol, Alya'nın çantalarından birinden uyuşturucu çıktı.
Hemen buraya gel, havalimanına, hadi.
-Oğlum zaten okuldan çıktı geldi. -Buyurun hanımefendi.
-Oğlum yanımda. -Çocuk da gelecek, ona refakat edilecek.
-Buyurun lütfen. -Amirim, ben yanındayım.
-Tamam, merak etme. Ben yanındayım. -Bırak oğlumu.
Ben ailesindenim zaten. Cihan Albora. Yanında durayım da korkmasın, tamam mı?
Bir şey yok bebeğim, gel.
-Gelin ama içeride bekleyeceksiniz. -Tamam, bekleriz biz, sıkıntı değil.
Buyurun.
Bedel dediğin bu muydu?
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Baba, ne oluyor? -(Cihan) Bir şey yok oğlum.
Güvenlikle alakalı bir sıkıntı var oğlum, başka bir şey değil.
Biz nereye gidiyoruz peki şu an?
İşte annene biraz sorular soracaklar, o da cevaplayacak, o kadar.
Peki, bugün uçağa binecek miyiz?
-Bugün değil. -Sonra.
(Alya) Sonra bineceğiz oğlum.
Bu çok iyi. Ben yarın okula giderim.
Hem Berat'a söz vermiştim.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Ecmel) Alya!
-Kızım ne oluyor? -Beyefendi!
-Uçağa niye binmediniz? -Git buradan! Çık git buradan!
-Defol, oğlum seni görmesin! -Alalım hanımefendiyi.
-Ne oluyor? Benim bilmeye hakkım var! -Müsaade eder misiniz?
-Müsaade edin. -O kadın benim gelinim!
-Gel! -Alalım!
(Ecmel) O benim gelinim, çocuk benim torunumdur.
-(Kaya) Abi! -Ecmel!
-Alya'nın arkasından git, Cihan'ı da al. -(Ecmel) Alya, ben sana demedim mi?
-Arkasından ayrılma, ben sana anlatacağım. -(Ecmel) Ben sana demedim mi?
(Ecmel) Seni bu şehirden dışarı çıkarmaz demedin mi?
Gör bak, işte güvendiğin adamın ne mal olduğunu gör! Alya.
Hişt!
Ne oluyor?
-Sen yaptın, değil mi? -Neyi?
Bu tezgâhı sen kurdun.
Uyuşturucuyu o çantanın içine sen koydun, değil mi?
Ne uyuşturucusu ulan, sen ne diyorsun? Sen yaptın!
Sen yaptın! Şerefsiz!
O kadının gitmesini istemeyen bir tek sen vardın.
Ben yolunu açtım, biletini aldım. Sen yaptın lan! Sen!
İçeri girmeyecek.
Tamam abi.
-Hişt! -Yürü lan.
(Anons kadın ses) Yolcuların uçağa geçmeleri önemle rica olunur.
Son çağrı!
181 sefer sayılı uçağın uçuşu için 'boarding' kapısı kapanmak üzeredir.
Yolcuların uçağa geçmeleri önemle rica olunur.
Bak şimdi Kadir abisi, bu turu geçerse ona ne?
-Dondurma. -Kaç top?
-Üç. -Üç top.
Sonra boğazın şişsin, kim yedirdi? Kadir abi, değil mi?
Hadi oyna bakalım.
Alya Hanım, emin misiniz?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Kolay gelsin komiserim. Sağ olun. Kolay gelsin.
(Komiser) Sağ olun.
Alya avukatı olmamı istemedi. Burada sadece tutanak tutuldu.
Midyat'ta sorgulaması yapılacak.
Ama orada kesinlikle bir avukata ihtiyacı olacak Cihan, durum ciddi.
Onu ikna etmek lazım.
Ne kadar?
Tek parça değil. Ayrı ayrı sarılmış beş paket. Brüt 100 gram civarı.
Satıcı sayılır.
(Gerilim müziği)
(Komiser) Alya Hanım, bir hususu tutanağa geçireceğiz.
Siz gözaltına alınıyorsunuz.
Çocuğun teslim edileceği yakınını beyan etmeniz gerekiyor.
Türkiye'de yakınınız var mı?
Annem, babam yok.
Teyzem var, Kanada'da ama.
Başka?
(Komiser) Çocuk kayıtlarda Albora soyadını taşıyor.
Amcasına teslim edebiliriz.
(Hüzünlü müzik)
Başka kimsemiz yok.
(Komiser) Bir isim vermeniz gerekiyor Alya Hanım.
Cihan Albora.
(Komiser) Küçük Cihan Deniz Albora...
...amcası Cihan Albora'ya teslim edilmiştir.
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Cihan Bey.
Kazandığını sanma.
Alacağım.
Buradaki işlemleriniz tamamlandı. Midyat'a sevk ediliyorsunuz.
-Çok kısa oğlumla görüşebilir miyim? -Tabii.
(Kadir) Aferin lan sana.
-(Kaya) Aferin bak. -(Kadir) Neyli istiyordun, fıstıklı?
-(Deniz) Çikolatalı. -(Kadir) Bir top da benden sadeli.
(Deniz) Oley!
Deniz.
Biliyor musun tam tamına üç top dondurma kazandım.
-Üç top mu? -Evet.
Ama hepsini bir anda yemek yok, tamam mı? Her güne bir top.
Tamam. Sen zaten beni kontrol edersin.
(Hüzünlü müzik)
Anne, bugün Budapeşte’ye gidemiyormuşuz, çok mutlu oldum.
Hadi, senin de işin bittiyse gidelim.
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Aslında şöyle, bir uçuş daha varmış bu akşam.
(Alya) Diyorum ki çok bekledin, sen çok yoruldun.
Git güzelce konağa dinlen.
Ben de Budapeşte'ye gideyim, hastam var ya, ona bakayım, göreyim...
...iyileştireyim, atlayım sonra yanına geleyim, ne dersin?
Çok iyi olur. En baştan böyle yapsaydık.
Baba.
Annemi sakın yalnız bırakmayın. Uçağa bindirin, tamam mı?
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Hiç yalnız bırakmam, merak etme.
(Deniz) İyi yolculuklar anne.
Prenses biraz daha uyuyakalsın, öpücük sonraya kaldı.
Tamam.
-Bekle beni, tamam mı? -Tamam.
-İlk fırsatta hemen koşacağım yanına. -Tamam.
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
-Seni çok seviyorum. -Ben de.
(Kadir) Hadi bakalım.
-Hadi bakalım. -Git bakalım.
-(Kadir) Kral neli? -Görüşürüz anne.
-(Deniz) Fıstıklı, çikolatalı. -Alya Hanım, gidelim.
Buyurun.
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Alya, ifadeni alacaklar, Erol yanında olsun.
-İstemiyorum. -Alya, yapma, Erol yanında olsun.
İstemiyorum.
-Çekil! -(Ecmel) Alya! Kızım!
Benim avukatım geliyor, o seninle gelsin. Sakın tek başına ifade verme, sakın!
-Lan geri bas! -Uzak dur benden!
Uzak dur benden!
(Nare) Alya!
Alya, ne oldu, bunu sana kim yaptı?
Oğlumu almak isteyenler yaptı, kim yapacak?
Başaramayacaklar ama!
Başaramayacaklar tabii!
Sen merak etme, ben seni kurtaracağım! Özgür olacaksın!
Bunu yapanlardan tek tek hesap soracağız! Beraber soracağız kızım!
Deniz sana emanet. Ben gelene kadar yanında kalır mısın? Konağa geçiyor.
Senden başka kimseye güvenemem.
(Gerilim müziği)
Lütfen.
(Ecmel) Siz yaptınız bunu, siz yaptınız!
İspatlayacağım! Göreceksiniz siz!
Ulan o kadın yalnız değil! Ben varım yanında, ben!
Zırto!
(Erol) Hadi Kaya.
-Bir de konuşuyor! -Hadi, yürü gidin, gidin!
Seninle de sonra görüşeceğiz Nare!
Ona sen yardım ettin! Bu işin sorumlusu da sensin!
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Kapı vuruldu)
Avukatınız olmadığı için barodan görevlendirme yapıldı.
Merhaba. İfadeniz alınmadan önce sizinle baş başa görüşme hakkımız var.
Gerek yok. Kısa sürecek zaten.
Peki, başlıyoruz.
İfadenizde maddenin size ait olmadığını söylüyorsun.
Bana ait değil.
Benim oğlum o ya. Yedi yaşında bir çocuk, böyle bir şey olabilir mi, kim yapar bunu?
O çocuk elini atsa çıksa elinde mümkün mü böyle bir şey?
Hayır, çok şey gördüm ben burada ama bu kadarını aklım almıyor.
Yani tek bildiğim ben yapmadım.
Peki, sizce kim yaptı?
(Gerilim müziği)
Savcı dosyayı görmüş.
Madde incelenmek üzere laboratuvara gönderilecek.
Cinsi, saflığı, net ağırlığı belirlenecek.
-Ne kadar sürecek? -Bir, iki gün.
Ama o süre boyunca Alya burada, nezarethanede kalacak.
-Tamam, beni görüştür. -Cihan.
Beni beş dakika görüştür. Nasıl yapacağın sana kalmış, hadi.
Hadi Erol.
O arkasından çıkan avukatıydı, değil mi?
-Evet. -Tamam.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Buyurun.
Saatiniz, bileklik, kolye, küpe, ayakkabı bağcığınız varsa buraya koyabilirsiniz.
(Hüzünlü müzik)
Şuraya bir imza alacağım.
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Anne sen yardım et bari ne olursun. Ne olur anne.
Of!
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Buradaymışsın.
Benim ömrüm insan aramakla geçti Fikriye. Seni çok aradım ama bulamadım.
Demek ki bulunmak istemedin.
Sana bir sorum var.
O yaz karşıma geçip gözümün içine baka baka aldırdım dedin.
Ben yalanı insanın gözünden tanırım.
Eğer yalansa...
...belki de bilmek istemediğim için...
...göremedim.
Bir kızın varmış, Alya.
(Gerilim müziği)
Alya benim değil, değil mi?
Ama eğer Alya benim kızımsa öğrenirim.
Benim kızımsa bu şehirden gitmem.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bir isim vereceğim, Alya Smith, Mardin.
Anasını, babasını, şeceresini bulacaksınız.
Bir de şu anda nerede olduğunu.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Erol) Çok kısa, beş dakika Memur Bey.
Cihan, beş dakika.
Sen niye geldin?
Kazandığını görmeye mi geldin?
(Hüzünlü müzik)
Bak, yine aynı yerdeyiz.
Yine senin elinde her şey, benim elimde hiçbir şey.
Yine ben içerideyim, sen oğlumun yanında.
İki yıl önce de aynı bu olmuştu, hatırlıyor musun?
Yine ben buradaydım, sen geldin. Ne demiştin bana onu hatırlıyor musun?
-(Alya) Ne teklif etmiştin? -Hayır, ne teklif etmiştim?
Evlen benimle demiştin. Şimdi sırada ne var?
Evlendik bitti, o fasıl geçti. Şimdi ne diyeceksin?
Velayeti bana ver, seni buradan çıkarırım. Bunu söyleyeceksin, değil mi?
Susarsan eğer bir şey soracağım.
Sen gerçekten benim böyle bir adam olduğuma inanıyor musun?
Yani ben gerçekten gittim o zehri Cihan'ın sırt çantasına koydum, öyle mi?
Sence ben böyle bir adam mıyım?
-Bedeli var ne demek? -(Cihan) Bedeli var şu demek.
Sen şeytanla ortaklaşa iş yaptın ve bunun bir bedeli olacak.
Sen o Ecmel'le iş tuttun Alya. Sen onunla yan yana yürüdün, anladın mı?
O yüzden buradasın.
Sen gitmemize izin vermediğin için buradayım ben Cihan.
Alya, sen Erol'u niye reddediyorsun?
Sen niye o küçük çocuğu arkandan öyle her tarafa sürükledin?
Peki, ne dedin ifademde?
Ona baba diyen çocuğun sırt çantasına zehri koyan...
...Cihan Albora'dır mı dedin, ne dedin? -Ben kimseyi suçlamadım.
-Alya, suçlaman lazım. Ecmel yaptı. -Öyle mi? Bilmiyorum.
Bilmiyoruz. Sen biliyor musun? Ben bilmiyorum kim yaptı?
Ecmel yaptı. Bunu çok iyi biliyorsun. Alya bak, ben seni çok iyi tanıyorum.
Ben senin ciğerini biliyorum. Sen şu anda içten içe Ecmel'i suçluyorsun.
Ama onunla da iş çevirdiğin için bunu söylemeyi gururuna yediremiyorsun Alya.
Beni buna sen ittin, sen yaptırdın.
Sen izin verseydin ben gitmezdim, ben burada olmazdım diyorum.
Ecmel yaptı, başkası yaptı, umurumda bile değil.
Kimin yaptığı umurumda bile değil, benim burada olmamın sebebi sensin.
Sen eğer oğlumla birlikte gitmeme izin verseydin...
...oğlumu güzelce başka bir ülkede yetiştirmeme izin verseydin...
...ben bu cehennemde olmazdım. Bak sonuç bu oldu.
Bu sonucun sebebi sensin.
-Öyle mi? -Evet.
Ayrıca o çanta, Deniz'in çantası konaktan çıktı.
-Yani? -Yani annen de yapmış olabilir.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Evet. Oğlumdan koparmak için neler yaptı bugüne kadar, hatırla.
Oğlumu benim elimden almak için onun yapamayacağı hiçbir şey yok.
Annem değildi. Ecmel yaptı.
Peki, tamam. Diyelim ki Ecmel yaptı. Ne işine yarayacak?
Ecmel bilmiyor mu? Çok iyi biliyor.
Ben içerideyken Deniz'i ona vermeyeceğimi çok iyi biliyor.
Velayet bende, değil mi?
Resmî olarak Boran, Ecmel'in oğlu değil.
Kâğıt üstünde Ecmel oğlumun dedesi değil. Yani alamaz.
Sabah da alamazdı şimdi de alamaz. Ama kim aldı oğlumu?
Ben kime verdim kendi ellerimle, kendi imzamla oğlumu? Sana verdim.
Şimdi nerede oğlum? Konakta, annenin dizinin dibinde.
Uyuşturucudan yargılanan bir kadının elinden velayeti alınır.
Hem de o kadar kolay alınır ki. Senin o annen bunu çok iyi biliyor.
O bu fırsatı asla kaçırmaz.
Şimdi kimin işine yaradı bu?
Kimin işine yaradı?
Ecmel'in işine yaramadı Cihan. Bu senin işine yaradı.
Bu senin annenin işine yaradı.
Haklısın, annem her şeyi yapar.
Ama böyle bir alçaklığı yapmaz.
Öyle mi?
Yapmaz dediğimiz o kadar çok şey yaptı ki.
Sen de ama.
Cihan yapmaz dediğim o kadar çok şey yaptın ki.
-Alya. -Ben artık kimseye inanmıyorum.
Benim artık kimseye inancım kalmadı. O yüzden çık git buradan.
Görmek istemiyorum, çık git!
Çık!
Alya!
-Seni buradan çıkaracağım. -Defol!
(Hüzünlü müzik)
-İhtiyar? -Buyur canım?
Okula gideceksin. Bu sabah o kapıdan kim girmiş, kim çıkmış her şeyi öğreneceksin.
-Tamam Cihan'ım. -Tamam mı?
Bak, öğretmeni, hizmetlisi, hademesi kim varsa.
O çocuğun çantasına kimin eli değdiyse o eli böyle bileğinle tutacaksın...
...bırakmayacaksın, tamam mı? -Meraklanma Cihan'ım.
-Götürdün mü Cihan'ı? -Konakta abi. Elimle götürdüm.
Durumu nasıl?
Bir şeyden şüphelenmedi. Dondurmasını yedi. Nare Hanım yanında şimdi.
İyi, şükür. Annem nerede?
Abi, o sabah erzaka gitmişti. Dönmedi.
-Abi, annem ufak bir kaza geçirmiş. -Ne kazası?
Ne bileyim, düşmüş. Bacağını yaralamış.
Ama konuştum. Önemli bir şey yok. Durumdan haberi var, konağa dönüyor.
-Konağa dönüyor, öyle mi? -Evet.
Tamam.
Erol, adamların hepsi burada.
Sen de başlarında bekleyeceksin, buradan ayrılmayacaksın.
Bak, o maddeyle ilgili de her şeyi bilmek istiyorum.
Bu madde nereden geldi, nereye gidiyor?
O sonuçlar ne çıktı, savcı ne diyor? Her şeyi bileceğim.
Alya'nın da bir şeye ihtiyacı olursa ilk sen duy.
Tamam Cihan, elimden geleni yapacağım.
Tamam. Ben döneceğim.
(Gerilim müziği)
(İnliyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Hangi deliğe girdin?
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Yaralısın.
Hangi deliğe girersin gir seni bulacağım.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(İnliyor)
Şehmuz, ne yaptınız? Erzakları sıkıntısız dağıttınız, değil mi?
Dağıttık hanımım, hiçbir sorun yok.
(Sadakat) İyi, Allah kabul etsin.
Bak ne diyeceğim, şu kestirmeden git, hadi uzatmayalım buradan yolu, hadi.
Tamam hanım. Gir şuradan.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bu ablamın arabası değil mi?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Abla!
Onu bulacağım, merak etme.
Senin kapına gelmeden önce onu bulacağım.
Bulacağım.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Babaanne.
Babaannem.
Bizi istemişsin anne.
Babaanne, biz bugün uçağa binecektik biliyor musun?
Annemin acil bir işi çıkmıştı. Budapeşte'ye gitmemiz gerekti.
Ama herhâlde uçak bozulmuş. Polisler falan geldi.
(Deniz) Çantalarımıza da baktı.
Öyle mi?
Annem ama gidip gelecek. Ben buradayım.
Oh, çok iyi olmuş paşam.
(Deniz) Biraz daha burada kalabileceğim.
Çok güzel olmuş. İnşallah hiç gitmesin.
(Deniz) İnşallah. Annem gelince onu da ikna ederiz.
Ederiz paşam, ederiz.
Bak sana ne diyeceğim. Sen şimdi Ümmü teyzenlerle aşağı in.
Bizim halanla konuşacaklarımız var.
(Sadakat) Hadi paşam. Ümü.
-Tamam o zaman ben bisiklet sürüyorum. -Hadi paşam.
Hadi gel doyuralım seni, gel.
(Gerilim müziği)
Sen...
...o kadının...
...Ecmel'le iş birliği yaptığını bile bile İpek'i kandırıp...
...ona yardıma mı gittin?
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Kuşlar ötüyor)
-(Pakize) Aman yavaş. -Aa! Babamla Kaya amcam gelmiş.
(Cihan) Evet, geldik.
Annemi yolcu ettiniz mi?
Ettik.
(Deniz) Tamam o zaman inince arayalım onu.
-Tamam, insin arayalım, söz. -Tamam.
Hadi hadi, sen dolanmaya devam et. Akşam maç var tek kale hadi.
-Oley! -Yürü!
-Cihan Bey'im biz çok üzüldük. -Geçmiş olsun Cihan Bey'im.
-Yani biz... -Boş ver, boş ver.
Şehmuz'a söyle, bir on dakika Cihan'la takılsın.
Siz ikiniz benimle bir yukarı gelin, hadi. Konuşacağız.
Biz ne yaptık?
Şehmuz!
(Sadakat) Bana cevap ver!
Ecmel'e el açan o kadına torunumu kaçırması için...
...yardım mı ettin Nare?
Cevap ver Nare cevap ver?
-Cevap ver? -Sen bana dikleneceğine...
...karına söyle, kapı dinlemesin. Tamam mı?
-Ne diyorsun sen ya? -Sen boş boş konuşma be.
-Boş boş konuşacağına cevap ver. -Ben kapı falan dinlemedim.
Sen, ben duyayım diye bilerek söyledin onu.
-Tamam, ses yükseltmeyin. -Sana duymaya gerek mi var?
Sen zaten pusudasın bekliyorsun. Ben önüne kemik attım, kap götür diye.
-(İpek) Sen ne diyorsun ya? -Yani sen kabul ediyorsun?
-Sen bizim gözümüzün içine baka baka... -Yaptım.
(Kaya) Bizi mi kandırdın? Lan sana yazıklar olsun.
-Kabul ediyorum, yaptım. -Allah seni bildiği gibi yapsın Nare.
-Anne tamam. -Yaptı zaten anne.
Bildiği gibi yaptı, merak etme sen. Ben istedim ki bari Alya...
...bu cehennemden çıksın oğlunu alsın mutlu olsun istedim.
-Lan konmuşuma hâlâ. -Yine olsa yine yaparım.
Sen her şeyi çok mu iyi biliyorsun? En doğruyu sen mi biliyorsun Nare?
Bir tek senin kafan basıyor, değil mi?
Buradaki herkesten en fazla en doğruyu düşünen sensin, değil mi?
Bir tek sen iyilik olsun istiyorsun değil mi Nare, biz hiç istemiyoruz?
Sen bu yaptığınla Alya'yı nasıl bir tuzağın içine sürüklediğinin...
...farkında mısın? -(Kaya) Değil.
Değil tabii ki. Sen hayırdır böyle kafana göre?
(Kapı açıldı)
Gel, gelin gel.
Oturun şöyle.
Bu Cihan sabah okula gitmeden sırt çantasına...
...ceviz koyma durumu varmış, nedir o anlat?
-Ben zihin açıklığı versin diye koydum. -Sağ ol, Allah razı olsun.
-Nerede yaptın bunu? -(Birlikte) Mutfakta.
Bir tek ikiniz mi vardınız yoksa başka biri daha var mıydı?
-(Kekeleyerek) Sada... Sada... -Duymuyorum seni duymuyorum.
-Sadakat Hanım da oradaydı. -Ben vardım.
(Gerilim müziği)
O sırt çantasını Cihan okula gitmeden hemen önce kim taktı sırtına?
-Sadakat Hanım. -Ney?
Sadakat Hanım.
Sadakat Hanım.
Ben, ben, evet ben de oradaydım.
Tamam, hadi siz çıkın sağ olun.
(Cihan) Tamam hadi.
Hadi İpek.
Kal orada.
Hiçbir yere gitmiyorsunuz.
Hele sen...
...sorgu yargıcı gibi böyle hepimizi karşına almışsın...
...ne diye sorguya çekiyorsun? -Yok anne, bir tek seni çekiyorum ben...
...sorguya, senin dışında kimseyi çekmiyorum.
(Sadakat) Benim kulaklarım doğru mu duydu?
Sen bana torunumun çantasına...
...sırtına zehir koydurdum diye mi soruyorsun?
Anne uzatmayacağım, yaptın mı, yapmadın mı?
Sen bunu bana hangi vicdanla sorarsın?
Anne bana vicdandan bahsetme, yaptın mı, yapmadın mı?
O benim adımı taşıyor. Atamı taşıyan çocuk o benim.
Böyle bir şeyi nasıl sorarsın bana?
Yaptın mı, yapmadın mı anne?
Sen onunla görüştün değil mi?
-Alya Hanım'la görüştün. -Anne!
(Cihan) Evet anne, görüştüm, koşa koşa da buraya geldim.
Sana dedi ki; annen yaptı, sen de inandın, yazıklar olsun.
Anne soru basit yaptın mı, yapmadın mı?
İfadesini de öyle vermiştir o, ben bekliyordum zaten.
O yaptırdı, o koydurdu, demiştir.
Birazdan polis de çalar kapıyı.
-Anne... -Sen de gel benimle, ver ifadeni...
...onu çıkart, beni tıktır içeriye. Alya Hanım'ın marifetiyle.
Anne, o Alya Hanım dediğin Alya'ya senin zamanında neler yaptığını...
...ben burada teker teker saymayayım, tamam mı? Saydırma bana.
Yaptın mı, yapmadın mı yahu?
Soru çok basit, yaptın mı, yapmadın mı anne?
Ben çok şey yaptım, doğru.
O kadın buradan gitsin diye, yapmadığımı bırakmadım.
-Evet anne, yaptın. -Saymaya kalksam sabah olur.
Anne benim öyle bir vaktim yok, benim sorumu cevapla.
Yaptın mı, yapmadın mı? Bak, hâlâ sabırlıyım hadi.
Ben, ben...
...o zehir bu topraklardan geçmesin diye...
...ömrümü verdim ömrümü.
Onun zerresi geçmedi bu konağın kapısından.
Değil ko...
O benim torunum.
O benim öz torunum.
Onun sırtına, çantasına...
...zehir koyacak kadar alçalmadım ben.
Her şeyi yaparım, her şeyi.
Bunu asla.
(Müzik)
Sen, Ecmel'le iş birliği yapan o kadını sorguya çekeceğine...
...gelip burada karşıma geçmiş, beni sorguya çekiyorsun.
Çekilin.
(Kapı açıldı)
(Derin nefes verdi)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Erkek ses) Alya Smith. Anne Fikriye Gürdel, baba hanesi boş.
Annesiyle yaşamış sonra 17 yaşında Kanada'ya...
...Toronto'da bir aileye evlatlık verilmiş. Çift vatandaş.
Orada büyümüş orada okumuş. Doktor, kadın doğum uzmanı.
Boran Albora'yla evlenmiş, bir oğlu var. Cihan Deniz Albora, yedi yaşında.
Kocası üç yıl önce Toronto'da bir trafik kazasında ölmüş.
Kaza sırasında aracı kendi kullanıyormuş. Cenazeyi Mardin'e getirmiş...
...dönmek üzere gelmiş ama gidememiş. Hikâyesi orada başlamış.
Cihan Albora, ölen adamın kardeşi. Buraya kadar gelen sürecin ucu...
...bu ailenin çocuğu bırakmamasına ve bu kadının bu adamla yaptığı...
...nikâha dayanıyor.
Tamam, anladım.
(Müzik)
-İhtiyar? -(Muzaffer) Polis de oradaymış Cihan'ım.
Biz de girip kamera kayıtlarını aldık. Bahçe katı, giriş, koridorlar...
...baştan sona izledik. -Ee?
Abi çanta süreli sınıfta ama sınıfları gören kamera yok.
Çocuklar teneffüse çıkıyor, çanta sınıfta kalmaya devam ediyor.
Bir şey daha var, o katın kamerası bozukmuş.
O yüzden bir haftadır kim girdi, kim çıktı, hiç kimseyi göremedik.
Sınıf arkadaşlarıyla konuştuk, öğretmeniyle, personelle...
...hiç kimse hiçbir şey görmemiş. -Hiç şaşırmadım.
Biri var, şüpheli abi. O olaydan sonra hastalığını bahane edip izin alıyor.
-(Kadir) Neydi? Sabri, Sab... -Sabri, Sabri.
(Kadir) Sabri Kuloğlu, hademe.
-Araştırıp incelediniz mi? -İşte ona bakacağız.
-Bakıyoruz Cihan'ım. -Neyi bekliyorsunuz? Hadi.
-Hadi. -Hadi İhtiyar hadi.
(Telefon çalıyor) Abi bu...
Sen başlarında kal.
-Efendim Erol? -Cihan burada biri var.
Alya'yla görüşmek için ısrar ediyor. Şimdi buraya geldi.
-Kim? -Buralı değil, Budapeşte'den gelmiş.
Budapeşte?
Enver Ayhan mı?
Evet o.
(Gerilim müziği)
Teker teker gelmeyin oğlum, hepiniz birden gelin.
(Enver) Bakın ben Budapeşte'den geliyorum.
Bugün haberi aldım, ilk uçağa atlayıp geldim.
Anlıyorum beyefendi.
En azından beş dakika falan görsem, iyi mi diye. Lütfen ya.
Gözaltı süresince maalesef görüşemezsiniz.
Avukatı dışında hiç kimse giremez.
Peki, avukatı aracılığıyla bir not iletebilir miyim?
İletemem beyefendi, zorlamayın.
Tamam, teşekkür ederim.
Hoş geldiniz.
-Yok, ben hâlâ anlamış değilim. -Neyi?
Bir kadın oğluyla uçağa biniyor, çocuğun çantasında uyuşturucu çıkıyor.
Böyle bir şeyi yapmayı düşünen kadın oğlunun sırtına o çantayı takar mı?
Hele ki Alya. Hayatta bunu yapabilecek en son kişi.
Doğru. Nasıl haberiniz oldu olaydan?
Alya haberdar etti, polisler aracılığıyla.
Anladım. Siz de hemen atlayıp geldiniz, öyle mi?
Elbette geldim, gelmez miyim?
İzin vermediler görmeme, bir yolunu bulacağım.
Ayrıca bunu kim yaptıysa bulunması için de elimden geleni yapacağım...
...yardım edeceğim. -Çok iyi.
Şimdi samimiyetimize binaen ben siz yerine sen demek istiyorum.
Ee, dediniz ya bulacağım, yardımcı olacağım diye...
...Budapeşte'de olduğu gibi mi?
Evine polis koydun...
...okuluna polis koydun, yanına yöresine bir sürü...
...polis, korumalar koydun, o kadar adamın, polisin içinden ne yaptılar?
Gelip çocuğu çalıp gittiler, değil mi?
Kaçırdılar. Ben de o kaçıranların elinden gidip aldım, buraya getirdim.
-Doğru, koruyamadım. -Değil mi?
Evet, koruyamadım.
Peki siz, Alya'yı buraya getirmekle iyi bir şey mi yaptınız?
Alya şu an nezarethanede, satıcılıkla suçlanıyor.
Evet.
Vallahi, Budapeşte'de istediğin kapıyı, istediğin şekilde açabilirsin...
...belki sonuna kadar. Kapı dayanmıyordur sana ama burası...
...Budapeşte değil. -Ben anladım onu.
Burada bütün kapılar size açılıyor.
Ama Alya hâlâ içeride.
-O çıkana kadar da buradayım. -İnşallah çok yakın zamanda çıkacak.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Bana, Enver Ayhan'ın kaldığı yeri bulun hemen.
Gidelim.
Sağ olun. Hayırlı görevler.
Cihan şimdi sakin ol. (Boğazını temizliyor)
İzin vermiyorlar. Aynı günde iki kez görüşmene izin vermiyorlar.
Yapabileceğin bir şey yok yani, görüştüremiyorsun beni öyle mi?
Cihan bakma bana öyle.
İyi hadi, yarın görüştür tamam.
(İç çekiyor)
Cihan'la Alya'yı da bir saat içinde telefonla konuştur.
Tamam.
Bunu yapabilirsin değil mi, güvenebilirim sana?
Tabii ki Cihan.
Alya bir şeyler yedi mi?
(Erol) Az önce gönderttim.
-Sağ ol, Allah razı olsun. -Senden de.
(Duygusal müzik)
-Vay, Allah kurtarsın seni abla. -Hadi işine bak.
(Derin nefes verdi) (Demir kapı açıldı)
(Demir kapı kapandı)
Yemeğinize dokunmamışsınız.
Dışarıdan gönderdiler, kontrolden geçti.
-Kim gönderdi? -Cihan Albora.
Atın gönderin lütfen, istemiyorum.
Abla gönderme gönderme, vallahi billahi Kur'an hakkı için...
...çok açım. Bırak, ben yiyeyim abla.
Verin lütfen.
Hele, Allah senden razı olsun kurban olayım.
Dışarıda aç gezeceğime içeri düşüp ziyafet çekmek varmış kaderimde.
Allah senden razı olsun.
(Müzik)
(Köpekler havlıyor)
(Restoran ortam sesi)
-İyi akşamlar. -İyi akşamlar!
-Pardon, tanışıyor muyuz? -Tanışmıyorduk ama vakti geldi.
Kartal Varlıer.
-Enver Ayhan. -Biliyorum.
Konu nedir?
Alya Smith.
-Siz Alya'yı nereden tanıyorsunuz? -Sizi Alya'yla görüştürebilirim.
Niye?
Yani siz kimsiniz, Alya'nın durumunu nereden biliyorsunuz?
Ve o, tutuklanmadan çıkar.
Siz de benim kim olduğumla hiç ilgilenmezsiniz.
(Derin nefes verdi)
Karşılığında ne istiyorsunuz?
Alya Smith'in özgürlüğünü.
Siz de aynı şeyi istemiyor musunuz?
İstiyorum.
Ama bunu tek başına başaramazsınız.
Kapıları ben açacağım.
Sizin ihtiyacınız olan güç bende. Onu ben vereceğim.
Tamam.
Tamam da neden?
Bir borcum vardı, ödemeye geldim.
Ama bir de şartım. Bunu hiç kimse bilmeyecek.
Alya Smith de dâhil.
-Peki, kim yaptı sanacak bunu? -Siz.
Yarın sabah erkenden adliyede olacaksınız.
Yanınızda bir avukatla hem de.
Türkiye'nin en iyi avukatlarından biriyle.
Bu gece bütün dosyayı okudu bile.
Avukatı siz tuttunuz sanacak.
-İyi akşamlar Enver Bey. -İyi akşamlar.
Bu şehir gerçekten çok güzel.
İnsan tutuluyor.
İyi akşamlar avukat.
Ben gerekli ön konuşmayı yaptım, bundan sonrası sende.
(Müzik)
-İyi akşamlar abi. -İyi akşamlar.
-İyi aksamlar. -Sen geç ben geliyorum.
Tamam.
(Kapı açıldı)
Abim. (Kapı kapandı)
Yengeden haber var mı, konuşabildiniz mi?
-Yok. -Hademe?
(Telefon çalıyor)
Hademe... Bakalım hademeyle ilgili bir şey var mı?
İhtiyar söyle?
-Anladım. -Ne olmuş?
Bir dur.
O adamın ne kadar akrabası, eşi dostu, tanıdığı, borcu olanı, borçlusu...
...neyi varsa herkesi bulacaksınız. O adam hangi delikteyse...
...oradan bulup çıkartacaksınız. Tamam mı İhtiyar?
-Hadi. -Ne oldu, ne yapmış?
Hademe yalnız yaşıyormuş, evde bulamamışlar tabii.
-Yokmuş, şimdi eşine dostuna bakacaklar. -Kaçmış yani?
İki ihtimal var; ya bu herif o zehri çantaya koydu, korkup kaçtı...
...ya da ona biri koydurttu, yine korkup kaçtı.
Bu iki ihtimal de var ya...
Hani konakta ben koymuştum?
Şimdi ne oldu, hademe mi koymuş?
Yoksa hademeyi de mi ben koydurttum okulda?
Konakta beceremedim, dedim ki adama...
...ben şu işi beceremedim, sen hallet benim için.
Anne...
...ben sana yaptın demedim. Yaptın mı diye sordum, değil mi?
Sen herkesi sorgu amiri gibi karşına dizdin...
...hâkim gibi, dedin ki; o çantanın içine sen ne koydun...
...o çantayı çocuğun sırtına kim koydu? Sonra da dedin ki bana dönüp...
...ben onlara değil, sana soruyorum anne, yaptın mı diye...
...bana sordun.
Ne yapayım anne, doğruyu aramayayım mı, ne yapayım?
(Sadakat) Yaptın.
(Derin nefes verdi)
Şimdi ne oldu, okulda mı yapılmış?
Sen beni suçlayan o kadının çamuruna uydun.
-Anne? -O kadın, Ecmel'e uydu...
...tuzağına düştü Ecmel'in. Çok da iyi oldu, layığını buldu.
-Anne tamam ya. -Şimdi o hademeyi aramayı bırakacaksın...
...bulmayacaksın o adamı. Duydun mu beni Cihan?
O kadına da yardım etmekten vazgeçeceksin...
...bırakacaksın yardım etmeyi. Bırak, içeride çürüsün.
-(Kaya) Anne? -(Sadakat) Çocuklar...
İşte bu yüzden seni suçluyor anne bu yüzden. Duydun mu?
Aşağıda bir tane çocuk var, annesini bekliyor...
...sen o çocuğun annesiyle ilgili diyorsun ki içeride çürüsün.
Nerede senin vicdanın anne? İçeride bana vicdan dersi veriyordun...
...nerede vicdanın? Hey Allah'ım ya! Sen bu kadına çektirmediğini bırakmadın.
Hiçbir zaman bu kadının yanında olmadın. O yüzden seni bu kadar rahat suçluyor.
Ne zaman ki yere düşürdün bir tekme daha attın.
Türlü türlü oyunlar oynadın, arkasından iş çevirdin...
...seni bu yüzden suçluyor anne.
Anne bak, o çantanın içine koyulmuş zehri falan geç.
Ben orada da değilim artık. Sen onu üstüne çıkamazsın zaten.
Ben neredeyim, biliyor musun anne? Sen o kızın kalbine, yüreğine...
...öyle bir zehir ektin ki o kız artık seni suçluyor.
O zehri onun kalbine ben döktüm, öyle mi?
Sen onun kalbine, kendi temiz yüreğini koydun da ne oldu?
-Ne oldu, ne oldu? -Bir günde seni terk edip gitti.
Anne ne diyorsun ya?
(Duygusal müzik)
Baba ne oldu?
Ne oluyor, neden bağırıyorsunuz?
(Kaya) Bir şey yok, ben babanı kızdırıyorum o da bağırıyor haklı olarak.
Bir şey yok, bir şey yok.
(Telefon çalıyor)
-Annem mi arıyor? -Evet kurban, annen arıyor.
Efendim?
Oğlumu ver.
Allah'ım sen sabır ver Rabb'im. (Boğazını temizledi)
Al kurban.
Anne.
Oğlum.
-Anneciğim iyi misin? -İyiyim, birazdan yemek yiyeceğiz.
Sonra Kaya amcamla da tek kale maç yapacağız.
-(Kaya) Evet. -Oh, çok güzel.
Sen nasılsın, iyi misin? Budapeşte'deki evimizde misin?
İyiyim ben.
Evet, evimizdeyim.
Hastanedeki işlerin bitince hemen gel. Ben seni çok özlerim.
(Duygusal müzik)
Tamam, ben de seni çok özlerim bebeğim.
Söz veriyorum, hemen işlerimi halledeceğim...
...en kısa zamanda da yanına geleceğim, tamam mı?
Çok özlerim ben seni.
(Acıyla nefes verdi)
Anne ne oldu? Anne iyi misin anne?
İyiyim iyiyim, ee...
...ayağımı vurdum masaya, şimdi iyiyim ama.
Bir şey söyleyeceğim Deniz, sen güzelce yemeğini ye...
...ben yine seni ararım, tamam mı?
Seni seviyorum.
-İçeri götürün hadi. -Bir şey yok bir şey yok.
Alya ne oldu, bir şey mi oldu?
Alya bir şey mi oldu?
(Duygusal müzik)
-Ay! -İyi misiniz?
-Revire götüreyim mi? -Yok yok, 'regl' sancısı geçer, sağ olun.
(Polis) Emin misiniz?
İyiyim, iyiyim.
(Telefon çalıyor)
Erol öğrenebildin mi, neyi varmış, niye gitmiş revire?
Cihan reviri aradım, her şey yolunda. Alya revire gitmemiş, hiç merak etme.
-Görüştüreceksin beni. -Şimdi mi?
Cihan yarın, dedim, delirme lütfen. Rica ediyorum, sabırlı ol.
-Yarın için elimden geleni yapacağım. -Elinden geleni yapman yetmez.
Beni görüştüreceksin, kapat.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Erkek hızlı hızlı nefes veriyor)
(Köpekler havlıyor)
(Acıyla nefes veriyor)
Dayanmam lazım, dayanmam lazım.
(Müzik)
Neredesin oğlum neredesin? Nereye kayboldun?
Eninde sonunda bulacağım seni.
Eninde sonunda bulacağım.
-Sağ olasın. -Afiyet olsun.
Hala sen neden hiç yemek yemiyorsun?
Aç değilim bir tanem, yerim sonra.
Babaanne sen neden hiç konuşmuyorsun? Hasta mı oldun?
Babaannem, ben yorulmuşum bugün biraz ondan.
-Bacağın yüzünden mi? -(Sadakat) Evet, o yüzden.
Annem olsaydı hemen iyileştirirdi.
Ben doydum, kalkabilir miyim?
-Gel, hadi gidip kitap okuyalım biz. -Tek kale maç?
-Paşam o bugündü değil mi? -(Deniz) Evet.
Ama benim şimdi gidip Şimal'i uyutmam lazım. Yarın oynayalım?
Tamam, zaten babam da ortalıkta yok.
-Ama bak, söz ver. -Söz ulan.
-Hadi iyi geceler. -İyi geceler.
-İyi geceler babaannem, hayırlı akşamlar. -(Deniz) İyi geceler.
Anne siz bugün hiçbir şey yemediniz ama. Solgun görünüyorsunuz.
Bence kızmakta yerden göğe haklısınız.
(Gerilim müziği)
Size bunu yakıştırması çok yanlış.
Sonuçta suçlamak bile bir vicdan ister. Ama demek ki onda yok.
Yemeğin bittiyse Şimal'e bakalım. Hadi.
Afiyet olsun anneciğim.
-(Kaya) Hadi İpek. -Demir'in cesedi bulundu.
Otopsiye gitti, biliyorsun.
Biliyorum anne.
Zerrin de savcılığa gitti. Yeniden ifade verecek.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Evet, onu da biliyorum anne.
İnşallah savcı otopside deliller bulur...
...kız yeniden hapse girer.
Az önce abimin söyledikleri sana hiç dokunmadı, değil mi?
Gram vicdanın sızlamadı.
Bahsettiğin kadın, içeride yatan kızın anası be!
Vicdanım sızlamadı. Versene kızını.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Kaya, ne diye burada tutuyorsun? Kızı annesine versene!
Şimal bu konakta kalacaksa, Cihan bu konakta kalacaksa...
...bunun bir bedeli olacak ve o bedel ödenecek!
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bir koyundan iki post çıkmaz oğlum.
Hadi İpek.
İyi akşamlar anne.
Ümmü, topla.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Kızım.
Tamam, tamam.
Tamam.
-(Kaya) Kızım. -Tamam, ver bana Kaya.
(Kaya) Tamam. (Şimal ağlıyor)
Gel kızım. Aferin sana, aferin. (Şimal ağlıyor)
Gel benimle.
(Gerilim müziği)
Hişt!
Bana bak, haklı diye anneme methiyeler dizmeyi bırak.
Ama iyi de annen bir şey yapmadı.
Yapmış veya yapmamış, dediklerini duymadın mı?
Gram vicdanı yok, gram!
Zamanında yengeme söylediklerini, şimdi Zerrin'e söylüyor.
Onlar da sütten çıkmış ak kaşık mı sanki Kaya?
Alya Hanım senin anneni suçladı. O kadın Ecmel'le iş birliği yaptı.
Zerrin Hanım'a da gelince sen unuttuysan ben sana hatırlatayım.
Senin çocuğunu kaçırdı ya senden. Demir'i öldürdü.
Nereden biliyorsun, orada mıydın?
Değildim. Ama onun yaptığını sen de biliyorsun.
O yapsa ne olacak? Oturup burada ona beddua mı edeceğim?
Ne yapıyorsun?
Savcı ne demiş öğreneceğim. Zerrin'i arıyorum.
Erol abiyi arasana, tabii tek derdin bilgi almaksa.
La havle vela kuvvete!
Zerrin.
Ne diyor kızım savcı? (Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor) Kim?
-Savcı ne diyor Kaya? -Kaya.
-Açma. -Duysun baba. Çok üzülecekler.
Savcı ne diyor?
-Ne var? -Çıktın mı?
(Zerrin ses) Evet.
Ne oldu, ne dedi savcı?
Vallahi sana iyi haberlerim yok Kaya.
-Zerrin. -Otopsi yapılmış, sadece boğulma.
(Zerrin ses) Yani savcı beni tutuklamadı.
Böyle giderse tamamen temize çıkacağım Kaya.
Kızımın velayetini de senden geri alacağım.
Sen haftada bir izni kopar, velayeti sonra konuşuruz.
(Gerilim müziği)
Ne olmuş?
Ne olmuş Kaya?
Otopsi temiz. Savcı Zerrin'i bırakmış.
O zaman gözün aydın.
Niye kapattın telefonu? Kutlama yapsaydınız da beraber.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Fidan) Çok şükür.
Geçecek, hepsi geçecek inşallah.
Sana atılan çamurun izi bile kalmayacak inşallah.
Darısı Alya Hanım'ın başına, değil mi?
O çocuğun sırtına o zehri koyanın da Allah bin türlü belasını versin!
(Fidan) Öbür dünya zaten cehennemdir de...
...inşallah bu dünyada da her saat cehennemi yaşasın!
O bedduanın muhatabı ben değilim Fidan Hanım.
O muhatap Albora konağında oturuyor.
Kim yapacak, Cihan mı?
(Gerilim müziği)
Sen beni güldürdün Ecmel, Allah da seni hiç güldürmesin inşallah.
(Fidan) Ya Sado'nun bile harcı değil böyle bir iş.
Kendi öz torununun çantasına...
...o zehri koyacak bu dünyada bir tek adam var.
O da karşımda duruyor.
Sen bu söylediklerinden utanacaksın Fidan!
Utanacaksın!
-Yapma ya? -Sen o Sadakat'i tanımıyorsun.
O var ya o, şeytana bile külahını ters giydirir.
O ne melundur.
Sen bu kadını tanımıyor musun?
Babam yapmadı anne.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Yarın sabah Demir toprağa verilecek.
Karısıyım. Orada bir vazifem var.
Ben de kayınpederimin yanı başında kocama veda edeceğim.
Ve Baybarslar ölene kadar o sabahı unutamayacak.
(Gerilim müziği devam ediyor)
("Mabel Matiz - Haram Geceler" çalıyor)
(Cihan dış ses) Sen gerçekten... (Geçiş sesi)
...benim böyle bir adam olduğuma inanıyor musun?
Yani ben gerçekten gittim o zehri Cihan'ın sırt çantasına koydum, öyle mi?
Sence ben böyle bir adam mıyım?
(Geçiş sesi)
"Aklım başımda değil ki"
"Sebebini bilmiyorum"
"Bize nazar değdi inan"
"Adım gibi biliyorum"
"Yine bana haram geceler"
"Senin için ağlıyorum"
"Yâr yine bana haram geceler"
"Senin için ağlıyorum"
"Yanıyorum yanıyorum"
"Ah yanıyorum yanıyorum"
"Yâr yine bana haram geceler"
"Senin için ağlıyorum"
"Yâr yine bana haram geceler"
"Senin için ağlıyorum"
Kimin yaptığı umurumda bile değil, benim burada olmamın sebebi sensin.
Sen eğer oğlumla birlikte gitmeme izin verseydin...
...oğlumu güzelce başka bir ülkede yetiştirmeme izin verseydin...
...ben bu cehennemde olmazdım. Bak. sonuç bu oldu.
Bu sonucun sebebi sensin!
"Hatıralar gözlerimde"
"Dalıp dalıp gidiyorum"
"Acımasız dertlerimle"
"Yapayalnız yaşıyorum"
"Yine başım belalarda"
"Senin için ağlıyorum"
"Yâr yine başım belalarda"
"Senin için ağlıyorum"
"Yanıyorum yanıyorum"
"Ah yanıyorum yanıyorum"
"Yâr yine bana haram geceler"
"Senin için ağlıyorum"
"Yâr yine bana haram geceler"
"Senin için ağlıyorum"
(İç çekti)
(Sessizlik)
Ne yaptınız?
Günaydın Cihan'ım, Batman yolundayız.
Bir iz buldunuz mu?
(Kadir ses) Evet abi, akşamüstü orada görmüşler.
Bir kamyona binmiş.
Bölgedeki adamların hepsi tetikte, merak etme.
Tamam. Bir şeye, bir ize rastlarsanız hemen haberim olacak.
(Muzaffer ses) Meraklanma Cihan'ım.
Bu topraklarda kaybolmak öyle kolay değil.
-Tamam. -Ne, ne olmuş?
Hademeyi Batman yolunda görmüşler.
Ben şimdi emniyete geçiyorum. Sen şirketin başında ol.
Tamam, ben beş dakikaya çıkarım.
-Şu adamı bulunca haber verin. -Tamam.
(Gerilim müziği)
-(Erol) Allah'ım sen bana yardım et. -Hayırlı görevler.
-Günaydın Cihan. -Alya'yla görüştür, hadi.
Maalesef bugün görüşemezsin.
-Ne demek maalesef oğlum? -Görüşemezsin Cihan.
Sen dün seni sabah görüştüreceğim demedin mi?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Günaydın.
Hayırdır?
-Çünkü onlar Alya'yla görüşecek. -Nasıl?
Bilmiyorum Cihan, sabah benden önce gelmişler. Vekalet de çıkmış.
Bu yanındaki top sakallı kim?
Kâmil Boz. Türkiye'nin nam salmış avukatlarından.
O adamı buraya kadar nasıl getirmişler hâlâ anlamış değilim.
Ulan hadi herifi anladık. Budapeşte’de Gabor dedi bütün kapıları açtırdı...
...borusunu öttürdü de bu herif kim ki gelmiş burada bütün kapıları açtırıyor?
Ben nereden bileyim Cihan? Ben nasıl yolumu buluyorsam o da bulmuş.
Sen 40 yıldır burada değil misin?
40 yıldır burada olan adam bütün kapıları açtırır.
Bu herif daha dün geldi.
Demek ki bağlantıları Budapeşte’de bitmiyormuş, ülke sınırını aşıyormuş.
Ben de seni ülkenin sınırının dışına göndermeden o herifi nereden buldu...
...o avukatla nasıl ilişki kurdu, onu öğreneceksin.
Ben en iyisi vizemi hazırlatayım.
Vizeye gerek yok. Ben seni kamyonun arkasında da gönderirim. Hadi Erol.
-Tamam Cihan. -Erol, hadi.
Tamam Cihan, sakin ol. Tamam.
(Gerilim müziği)
Oturun, bekleyin.
(Müzik)
-Merhaba. -Merhaba.
Kâmil Boz.
Alya Hanım, bu andan itibaren müvekkilimsiniz.
Anlamadım?
Sizi kim tuttu, Cihan Albora mı?
Enver Ayhan.
Senin ne işin var burada?
(Müzik devam ediyor)
-Enver Bey'in görüşme süresi kısıtlı. -Tamam.
Siz görüşün. Sonra ben sizinle baş başa konuşacağım.
Tamam.
Dosyanın üstünden birlikte geçeceğiz.
Buraya kimseyi almıyorlar, nasıl girdin?
Yani Cihan Albora yapabiliyorsa ben niye yapmayayım diye düşündüm.
Bu arada Kâmil Bey Türkiye'nin en iyilerinden.
Hukuk bilgisi, bağlantıları falan çok kuvvetli.
Sen onu tanıyor muydun?
Sen boş ver şimdi, gel. Nasılsın Alya?
İşte, nasıl olayım?
Çok uykusuz görünüyorsun.
Haberi aldığımdan beri gözümü kırpmadım.
Alya ben çok korktum.
Bir de öfkelendim tabii.
Bunu sana Cihan Albora mı yaptı?
Enver.
Önce çocuğu alıyor, sonra sen geri almaya geliyorsun.
Şimdi çocuk onda, sen buradasın. Yani daha iyi bir plan olabilir mi?
Çok haklısın ama yok, değil. Yani o kadar ileri gitmez.
Kim yaptıysa öğreneceğiz.
Ben seni buradan çıkaracağım.
-Öyle mi? -Evet.
Nasıl Enver?
Sen buraları bilmiyorsun.
Buranın kuralları çok başka.
Öğrenirim. Ne gerekiyorsa yaparım. Bedeli neyse öderim, ne olacak?
(Müzik)
Alya, benim senden bir beklentim yok.
Bu meseleyi konuştuk, biliyorsun, yani rahat ol.
Ama ne olursa olsun bak, önce sen.
Bu hiç değişmeyecek, tamam mı?
Sağ ol.
(Müzik devam ediyor)
(Erol) Sağ ol komiserim.
Ne yaptın?
Şu anda avukat içeride görüşüyor Cihan. Bütün yolları kapatmışlar.
Benim seni sokabileceğim bir kapı kalmadı.
Erol.
(Erkek) Abi vallahi billahi bir daha yapmayacağım.
-Kur'an hakkı için bir daha yapmayacağım. -Tamam, bağırma.
(Erkek) Allah sizden razı olsun. Beni bıraktınız.
Şükran amirim, şükran. Bak ben çıkıyorum.
Yapabileceğim bir şey yok diyorsun, öyle mi?
Ne yazık ki Cihan.
Belki başkasının yapabileceği bir şey vardır.
Kimi arıyorsun Cihan?
(Gerilim müziği)
-(Yalçın ses) Efendim Cihan? -Yalçın.
Hastaneden bir sağlık ekibi çıkar, hemen Midyat Emniyet Müdürlüğüne gelsin.
Tamam, gönderiyorum da ne oldu?
Ne oluyor Cihan, ne yapıyorsun?
(Erol) Cihan.
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Beyto, bir gelsene. -Buyur beyim.
-Benim için bir şey yapar mısın? -Ölürüm beyim.
Estağfurullah. Sen bana lazımsın. Azıcık bir sıyırık.
Cihan, dur!
-Polisi çağır! -Yardım edin!
-(Erol) Cihan, ne yapıyorsun? -Yardım edin!
-Yapma Cihan! Ne yapıyorsun? -Yardım edin!
-Dur, dur! -Hey!
-Cihan! -Ayrılın!
Seni buraya gömerim!
-Ayrılın! -Seni buraya gömerim!
Bırak!
Ne oluyor kardeşim burada? Şikâyetçi misin?
Şikâyetçiyim Memur Bey.
Evet, şikâyetçi olursun tabii, şikâyetçi olursun!
Bizimle geliyorsun.
Yoksa bu adam benim elimde kalacak bak!
(Gerilim müziği)
-Neyiniz var? Yüzünde bir şey var mı? -Yüzü ve şurası.
Burada acı var mı? İçeri girin.
(Cihan) Görüşme nasıl geçti?
(Polis) Beklemeyin, içeri! Hadi!
Senin ne işin var burada?
Kişilik haklarım gereği açıklama yapamam, kusura bakma.
Konuşma yok, geçin. Hadi.
(Müzik)
İyi misin?
Alya, iyi misin?
(Müzik devam ediyor)
Alya, iyi misin? Bir cevap versene!
Bu adamı buradan alır mısınız?
(Polis) Ben size konuşma yok demedim mi?
Konuşma!
Konuşma!
Peki.
(Müzik devam ediyor)
(İç çekti)
(Müzik devam ediyor)
(Hoca) Eûzü billahi mineş-şeytânirracîm, bismillahirrahmanirrahîm.
(Hoca dua okuyor)
(Hoca dua okuyor)
El Fatiha.
-Âmin. -Allah rahmet eylesin.
-Ecmel Ağa'm, başınız sağ olsun. -Sağ olun.
-Başınız sağ olsun. Allah rahmet eylesin. -Sağ olun.
Sağ ol kardeşim. Allah razı olsun.
Başınız sağ olsun.
Başınız sağ olsun. Allah rahmet eylesin.
Hanımlar bir müsaade edin de biz de bir baş sağlığı dileyelim.
(Gerilim müziği)
Başın sağ olsun.
Acın yüzünden okunuyor. Allah sabır versin.
Da sen bu acıyla nasıl baş edeceksin onu düşündüm.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bu arkadaş başkasıyla evlenmedi mi?
Niye hâlâ ayağı yanık it gibi peşinde dolaşıyor?
(Telefon çalıyor)
Söyle.
Hayır, belli ki varlığım da rahatsız ediyor.
Tamam, geliyorum.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ama seni rahatsız etmiyor.
Hoşuna mı gidiyor?
Bana yüzük tak.
Sen ne diyorsun Zerrin?
Yüzük niye takılır bilmiyor musun?
(Gerilim müziği devam ediyor)
Sen buraya kocanı gömmeye mi geldin, yenisini almaya mı?
(İç çekti)
Başım sağ olsun baba.
Bir de alay ediyor utanmaz!
(Ecmel) Nadim, ne yapıyorsun? Cenazedeyiz.
Ayıptır.
Ne yapıyor kız, başsağlığı diliyor.
Tamam, rolünü iyi oynadın.
-Artık git buradan, hadi. -Gidemem.
Zerrin, beni sinirlendirme!
-Bu toprağın altındaki adamı sen... -Ben bir şey yapmadım.
Otopsi raporu ortada. Sen bana iftira attın.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Sen bizim ocakla herhangi bir bağın kalmadı artık, anladın mı?
Beni sinirlendirme git! 'Here!'
(Ecmel) Ne yapıyorsun yahu? Allah Allah!
Mirasımı isterim.
Vay! Zerrin'e bak. Ula bu beni de geçecek.
Benim oğlumun toprağı daha ıslak!
Sen miras mı istiyorsun, toprak mı istiyorsun?
Sana zırnık vermeyeceğim!
Senden izin istemiyorum. Ben Demir'in dul karısıyım.
Yasal hakkım. Sen vermezsen kanun verir.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Vermeyeceğim!
Nadim, aklını başına al. Karısıdır, o hak eder.
Bak, sakın böyle bir şey yapmaya kalkma. Karşında beni bulursun.
Kur'an'ıma pişman ederim.
Aklını başına al.
Vermeyeceğim Ecmel!
Lâ havle ve lâ illâ...
Teklifimi düşün. Kabul edersen mirasın yarısı senin.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Vay Zerin, vay!
Yaman kızsın.
Deniz iyi mi?
İyi, iyi.
Sen iyi misin?
Tabii, çok iyiyim.
Alya, senin bir şeyin mi var, bir şey mi oldu?
Deniz bir şeyden şüphelenmiyor, değil mi?
Ya da biri bir şey söylemedi ona?
Yok, bir şeyden şüphelenmedi. Biri de bir şey söylemedi.
Eğer o birinden kastın annemse hiçbir şey söylemedi.
Böyle bir şey söylemez zaten, yapmaz.
Öyle mi? Daha önce yaptı ama yine yapar.
Adliyede oğlumu önüme ellerim kelepçeliyken getirmişti, unuttum sanma.
Unutmadığını biliyorum.
Cihan, niye buradasın?
Enver'le görüştüm diye, değil mi?
Yok. Gece telefonla konuşurken...
...biraz kötüledin, ben de iyi misin diye merak ettim. O yüzden geldim.
Öyle mi?
Ama öyle bir geldim ki...
...sabah sabah, sabahın köründe misafirin var. Maşallah.
Ne yapsın? Öğrenir öğrenmez atlamış gelmiş. Korkmuş.
Sağ olsun.
Sağ olsun.
Benim için avukat da tutmuş. Onunla da görüştüm.
Ne güzel.
Başka bir şey var mı?
Başka bir şey var! Sen niye Erol'u reddediyorsun?
Niye öyle Enver'in getirdiği...
...hiç tanımadığın adamlara teslim ediyorsun kendini?
O memleketin en iyi avukatı.
İsterse dünyanın en iyi avukatı olsun, tamam mı?
Tanıyor muyuz? Hayır. Güveniyor muyuz? Tabii ki hayır.
Bu işler her şeyden önce güvene bakar. Önce güveneceksin.
Mesela ben Erol'un ellerine canımı bırakırım.
Ben de Enver'in ellerine canımı bırakırım.
(Gerilim müziği)
Avukatı Enver getirdiyse ben ona güvenirim.
Ecmel'e güvendiğin gibi mi?
Yani hâlâ Ecmel yaptı diyorsun, öyle mi?
Allah Allah! Bak annemi suçlayıp durma.
Ben onunla konuştum. O yapmamış, tamam mı?
Öyle mi? Eminsin yani?
Neticede çantaya o zehir konakta koyulmamış.
-(Alya) Öyle mi? -Duydun mu?
Olay günü okulda bir tane hademe varmış.
Olay yaşandıktan sonra garip bir şekilde izin almış, sonra kayıplara karışmış.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ya o yaptı ya da yapanı gördü. O yüzden onu bulacağım.
Bul!
Ben sana onu söylemiyorum ama ben diyorum ki...
...eğer annen yaptıysa kendi ellerinle adalete teslim eder misin?
-La havle ya! -(Alya) Etmezsin Cihan!
Alya, annem yapmadı diyorum, neyini anlamıyorsun?
Ecmel yaptı işte ya!
İyi, tamam, hadi Ecmel yapmış olsun. Kim yaptıysa yaptı.
Sonuç ne? Sonuçta ben buradayım, değil mi?
Sonuçta ben burada savcıyı bekliyorum.
Ben hüküm giymek üzereyim. Hüküm giymem an meselesi.
Ecmel yaptıysa da git o zaman Ecmel'i tut yakasından getir...
...konuştur, içeri tık, beni çıkar.
Ama sakın Enver'in bana yardım etmesine engel olma.
-(Alya) Cihan sakın. -Bak.
(Erol) Memur Bey...
(Cihan öksürdü)
-Alya iyi misin? -Aynen çok iyiyim.
-Cihan çıkıyorsun. -Tamam.
-Beyto ifadesini geri çekti. -(Cihan) İyi.
İhtiyar aradı.
Ne demek ya ifadesi...
Bir daha söyle.
Sen adamı mı dövdün buraya girmek için?
-Duymuyorum. -Beyto'yu mu dövdün girmek için?
-Hademenin yerini bulmuşlar -Ne?
-Hademenin yerini bulmuşlar. -Tamam açtır.
-Memur Bey! -Memur Bey!
Ne olmuş?
Sağ olasın.
Alya çıkacaksın. Çıkaracağım.
(Müzik)
Cihan inşallah.
Ama sana bir şey söyleyeyim mi? Eğer ben buradan çıkamazsam...
...ben bunların arasında gömülü olsam bile...
...oğlum bu topraklarda kalmayacak.
Eğer sen beni buradan çıkarmayı beceremezsen...
...göndereceksin oğlumu söz ver.
Hademeyi bulacağım.
Şimdi senin durduğun yere Ecmel girecek...
...sen de çıkacaksın.
(Müzik devam ediyor)
Göndereceksin oğlumu.
Abim arıyor. Abi?
-Kaya. -(Kaya ses) Çıktın mı?
-Ya şimdi çıktım. Ne yaptınız? -(Kaya ses) Adam Batman'da abi.
Gercüş'e bağlı bir köy.
Biz de köy yolundayız şimdi. Adamlar köyü sardı.
Tamam dikkatli olun. Ben de geleceğim birazdan.
O adam elimizden kaçmayacak Kaya.
Hadi. Sen burada kal. Bir şey olursa haber edersin.
Tamam Cihan merak etme...
...dikkatli olun. -Tamam, tamam.
(Gerilim müziği)
Buyurun.
Cihan Albora, nezaretten çıkmış.
O hademenin peşinde şimdi.
Zehri koyan, Cihan Albaro olmayabilir o zaman.
Yani o adam yapmış olabilir. Yakalarsa Alya kurtulur öyle değil mi?
Yakalamak kolay ama konuşturmak zor.
Bekleyelim bakalım bunun sonunda ne olacak...
...ne çıkacak?
Belki o kurtarır Alya Smith'i.
Böylece senin ismin hiç geçmeyecek.
İsmimin geçmesi umurumda değil.
O kurtulsun yeter ben razıyım.
Ben de aynı şeyi istiyorum.
Ama birinin kurtulmasını isterken...
...aslında kendi ihtiyacını da kurtarırsın.
Alya'nın kurtulmasını istiyorsun evet.
Ama onun seni görmesini de.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Telefon çalıyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ne diyeyim ben sana şimdi abla?
(Telefon çalıyor)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Sen arabada kal.
Osman sen gel. Siz kalın.
(Sessizlik)
Kimse yok.
Hadi gelin.
Dur, dur, dur!
Sakin ol. Bırak o silahı. İndir silahını.
-İndir silahı. Sakin ol, indir. -Sıkarım!
Dur tamam sıkma, Kadir tamam indir. İndir tamam, tamam.
Sıkarım bak!
-Sıkma, sakin ol. -Gel bir şey yapmayacağız...
...gel bir şey yapmayacağız, gel. -Oğlum bak sakın.
-Yanlış bir şey yapma. -Sakın korkma.
Yanaşma!
-(Kadir) Konuşacağız, konuşacağız. -Oğlum korkma bir şey yapmayacağız.
-Yaklaşma! -Lan dur!
(Muzaffer) Kaya kapıya bak. Lan konuşacağız.
Çık çık, reis çık.
(Muzaffer) Lan, lan!
-(Kaya) Lan dur! -Reis çık, çık!
Lan kapıyı aç. Oğlum.
Arkaya sık lan sık, sık!
(Ateş ediliyor) (Kadir) Lan sıksana!
-Sizin sıkacağınız... -Hadi, hadi, hadi!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(İnliyor) (Zor nefes alıyor)
Gördüm seni!
(Hasan) Kaçma!
Dur yoksa ateş ederim!
Dur, dur kaçma!
(Nefes nefese kaldı)
(İnliyor)
(Hasan) Dur kaçma! Dur!
Dur yoksa ateş ederim!
Benim kocaman oğlum.
Ben sana tutunuyordum bu hayatta.
Sen de gitmişsin.
Benim elim boşta kalmış.
Hiç kimsem yok ki tutunayım.
Zerrin'e de üzülüyorum.
O kadar nefret ediyor ki bu hayattan.
Nefretinden tutup babasına sarılıyor.
Çok korkuyorum.
Çok korkuyorum o da şeytanlaşacak diye.
Ah benim güzel oğlum, benim kimsem yok.
Bir sen varsın.
(Kuşlar ötüyor)
Kime gideyim, sana geliyorum.
(Silah sesi)
(Gerilim müziği)
(Hasan) Kaçacak yerin kalmadı artık.
Bitti.
(Zor nefes alıyor)
Kusura bakma oğlum.
Ama bu bildiğin şeyle seni yaşatamam.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Fidan) Hasan...
...sen ne yapıyorsun?
Fidan git buradan.
Ya sen delirdin mi, sen adam mı öldüreceksin ya bu çocuktur.
-Yardım edin. -Sen karışma.
Yardım edin. Yardım edin, konuşmandan korkuyor.
Sus! Sus, sus.
Yapma Hasan. Bak sen adam öldürecek insan değilsin.
Yakma kendini, bırak yazıktır.
Bırak!
-Hasan, yakacaksın. Bak kendini de... -(Hasan) Bırak!
...kendini de yakacaksın. -Karışma, karışma.
-Bırak, karışma. -Kendini de yakacaksın.
-Yapma, yapma Hasan, Hasan! -Dur!
-Dur! -Hasan, Hasan.
Hasan dur, dur!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Sabri, Sabri dur, dur, Sabri!
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Kadir) Osman, siz böyle gelin, siz aşağıya inin.
Koş koş, nereye kaçacaksın acaba?
(Koyunlar meliyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Sabri!
Gelme!
Sabri silahsızım, dur konuşalım.
Sabri, indir silahını konuşalım.
Konuşacak bir şey yok.
Git buradan!
Nereye? Gel.
Gel, Sabri!
Dur, dur Sabri, dur.
-(Sabri) Gelme! -Dur.
Oğlum silahım yok diyorum, şunu doğrultup durma indir!
İndir konuşacağız sadece.
-Silahını indir sadece konuşacağız. -Lan! Dur, dur!
-İndir silahını. -Abi.
Silahını indir, indir silahı!
Oğlum 50 kere söyletmeyin adamı. İndir sıkıntı yok burada ya.
Sen de indir silahını. Sadece konuşacağız.
Konuşamam.
Niye? Bana kimin yaptığını söyle.
Ha, Ecmel.
-Hadi indir silahını konuşalım. -Yaklaşma, sıkarım dedim bak. Sıkarım.
Oğlum silahım yok diyorum. Yaklaşsam ne olacak...
...zaten silah sende ya.
Sakin ol.
-Ben seni koruyacağım. -Koruyamazsın beni sen, koruyamazsın.
Ben seni korurum oğlum. Sen yeter ki bana anlat, konuş.
İndir silahını konuşalım. Haydi.
İndir. Hadi... Tamam.
Şükür ya.
Ver silahı.
-Yaklaşma! -(Kaya) Lan!
Abi! Abi iyi misin?
Lan!
(Gerilim müziği)
Abi!
(Boğuşma sesleri) Bırak!
Yahu konuşacağız sadece, konuşacağız!
(Cihan) Oğlum konuşacağız!
Oğlum konuşacağız şimdi! (Sabri bağırıyor)
Peşimi bırak, bırak!
-Ben konuşamam. Ya bırak! -Sabri sakin ol.
Bırak şu silahı artık. Konuşacağım sadece.
-Konuşamam dedim sana. -Sabri ben seni koruyacağım...
...diyorum oğlum. Neyini anlamıyorsunuz Sabri?
(Sabri) Ya koruyamazsın diyorum sana anlamıyor musun?
Sabri. Yeter, yeter! (Sabri ağlıyor)
Bir sakin ol ya!
(Sabri) Tamam, tamam dur. Tamam, tamam.
Yeter artık, yeter.
(Cihan inliyor)
(Cihan) Sabri!
(Gerilim müziği)
(Cihan) Sabri!
Sabri!
(Çarpma sesi)
(Silah sesleri)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Hüzünlü müzik)
Abi!
Kontrol et ölmüş mü?
Ölmüş abi ya!
(Gerilim müziği)
(Derin nefes alıp veriyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Gelin benimle. -Ne oluyor?
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Hadi dağılın, hadi. -Hadi, hadi, hadi.
(Telefon çalıyor)
(Kaya derin nefes aldı)
-Erol. -Cihan, ne yaptınız?
-Buldunuz mu adamı, konuştu mu? -He bulduk ama konuşturamadık.
-Öldürüldü. -Yapma.
-Cihan, benim de sana söyleyeceklerim var. -Söyle.
(Erol ses) Laboratuvara gönderilen maddenin raporu geldi.
-Sonuç? -Bilmiyorum Cihan. Ben göremiyorum.
Avukatı değilim. Dosyada da gizlilik kararı var.
(Erol ses) Savcı istedi, hâkim verdi. Kimse göremiyor.
Cihan, o madde beş ayrı paket hâlindeydi.
Sonuç ne çıkarsa çıksın, kullanıcı değil satıcı olarak kabul edilir.
Savcı mahkemeye sevk eder, uyuşturucu ticaretinden...
...hâkim tutuklar.
(Gerilim müziği)
Alya şimdi çıktı. Kapatıyorum Cihan, arayacağım.
Ne oldu abi, ne diyor?
Alya'yı sevk ediyorlar.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Hüzünlü müzik)
Hadi gidiyoruz.
Alo, Kartal Bey. Alya'nın savcılığa sevki yapılıyor.
-Evet. -(Enver) E tutuklanacak.
Çıkacak.
Kartal Bey, hademenin de öldüğü söylendi. Bu nasıl olacak?
Elimizde ne var? Hiçbir şey yok. Hâkim tutuklayacak diyorum.
Enver Bey, ben çıkacak dediysem, o iş bitmiştir.
(Gerilim müziği)
(Zor nefes alıp veriyor)
Dayan. Dayan az kaldı, az kaldı.
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bas! Bas, bas!
Yetiş! Yetiş!
Elimden geleni yapıyorum beyim. Ancak araba bu kadar gidiyor.
Bas! Bas!
(Gerilim müziği devam ediyor)
-Nerede? -Nezarethanede...
...savcının ifade almasını bekliyor.
Cihan, o da seni bekliyor zaten.
Beş dakika görüşebilirsiniz. Gel.
(Gerilim müziği)
Dikkatli olun.
Ah...
Sadakat Hanım'ı görmem lazım.
Ben Makbule'nin oğluyum.
-Söyleyeceklerim var, çabuk. -Tamam.
-Çabuk. -Yardım et adama içeriye alın.
(Erkek) Aç kapıyı.
Sadakat Hanım.
Ne diyorsun Şehmuz? Ne var?
Ebe Makbule Hanım'ın oğlu geldi, yaralı hâlde...
...size söyleyecekleri varmış, çok önemliymiş.
Ne söyleye... Ebe Makbule 'nin oğlu... Aman!
-Aman, oturt, oturt, oturt. -(Ümmü) Gel, gel, gel.
Hadi gel.
Ümmü, bir bardak su getir kızım.
Tamam, yavaş, yavaş, yavaş.
Bir müsaade et.
Oğlum ne oldu sana?
(Zor konuşuyor) Sadakat Hanım...
Tamam, hadi bir söyle, ne oldu? Kim yaptı sana bunu?
Hasan?
(Zor konuşuyor) Mektup, mektup...
Ne mektubu oğlum? Hele bir söyle, anlat, anlamadım ben.
(Gerilim müziği)
Mektup...
(Sadakat) Aa, çocuklar. Hele bir bak.
Aman, yahu bu çok kanamış, bu çocuk çok.
Bir kolonya falan bir şey getir, bir ayıltmaya çalışalım Şehmuz.
Ara ambulansı ara, bizim hastaneyi ara...
...doktor falan bir şey gelsin.
Oy kurban olduğum.
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Kapı açıldı)
(Cihan) Sağ olasın.
Ne oldu koluna?
Önemli bir şey değil.
Savcının yanına çıkacağım birazdan.
-Korkunç bir suçla. -Evet.
Satıcı olmaktan tutuklamak isteyecekler.
Tutuklayacaklar da.
Ve Deniz hiçbir şey bilmiyor.
Benim oğlum ne olacak?
Ben... Deniz öğrenirse ben ne yapacağım?
Deniz öğrenirse ben ne yapacağım?
-Ben masum olduğunu kanıtlayacağım. -Ya nasıl? Nasıl!
Duydum ölmüş adam, bir adam bulmuşsun, o da ölmüş!
Nasıl kanıtlayacaksın? Çıkamayacağım.
Beni cezaevine yollayacaklar diyorum. Senin yüzünden!
Bak düşünüyorum, düşünüyorum senin yüzünden!
Bırakmadın. Gideyim dedim, lütfen dedim, bırakmadın!
Alya seni buradan çıkaracağım.
Hâlâ çıkaracağım diyor beni. Beni yolluyorlar cezaevine diyorum ben...
...ben artık içerideyim diyorum.
Deniz gidecek bak. Ben söylemiştim sana.
Ben sana söyledim. Bana söz ver dedim.
Eğer ben içeride kalırsam Deniz'i göndereceksin dedim. Gidecek.
Alya sen buradasın. Oğlunu nereye göndereceksin?
Kanada'ya gidecek. Vilma'nın yanına, söyledim.
Olmaz. Güvenli olmaz.
Tamam başka yere giderler. Gidecek ama!
Yok.
-Seni çıkaracağım. -Nasıl çıkaracaksın Cihan?
Bak delirtme beni bak.
Ben sana daha önce de söyledim, oğlum gidecek dedim.
Şimdi bana buradayken bunu yapma!
Oğlum hiçbir yere gitmeyecek. Seni de buradan çıkaracağım.
Allah Allah ben sana söyledim.
Oğlum ben buradaysam, gidecek dedim!
-Alya. -Enver oğlumu lütfen Kanada'ya götür…
...Wilma'nın yanına tamam mı? -Tamam.
-Alya sakın girme oraya. -Wilma'ya Deniz'i götür!
Tamam, nasıl istersen öyle yaparız.
Sakın oraya girme.
Gid... Wilma'ya gidecek karışmayacaksın.
-Ecmel'in yaptığını ispatlayacağım. -Ne Ecmel'i ya hâlâ?
Ne Ecmel'i? Ecmel, başkası umurumda bile değil.
Artık bir önemi yok. Eğer Ecmel'se zaten oğlum...
...burada kalmamalı. Anlatabiliyor muyum?
Cihan burada kalacak, seni de buradan çıkaracağım.
Sen bana bir bilet al. Tamam mı? Eğer beni çıkaracaksan...
...ben de oğlumun yanına gideceğim, gönderirsin. Bu kadar!
-Öyle mi diyorsun? -Evet!
İzin vermem!
(Gerilim müziği)
-Öyle mi? -Öyle.
-Öyle mi? -Evet.
Eğer Deniz'in gitmesine izin vermezsen...
Ee?
...Enver'le evlenirim.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Sesli Betimleme Metin Yazarı: Reyhan Üzülmez
Seslendiren: Emine Kolivar
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Belgin Yılmaz - Bülent Temür...
...Hatice Başpınar -Sunay Temür
İşaret Dili Çevirmeni: Müjde Kolçak Gürbüz
Editörler: Dolunay Ünal - Olgun Yılmaz
Ses - Görüntü Montaj: Ayşegül Güven
Teknik Yapım: Yeni Gökdelen Tercüme
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.