All language subtitles for Uzak Şehir - 59. BÖLÜM - 1. PARÇA - engelsiz.kanald.com.tr - Görme ve İşitme Engelliler için

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

(Gerilim müziği) (Köpekler havlıyor)

(Boran) Bakın ne getirdim size.

(Çocuk Kaya ses) Hadi düğün günü bize özel bir şey söyle.

-Ama öyle sıradan değil, tamam mı? -(Meryem ses) Kaya, ne söyleyeyim?

(Boran) İzle, söylediklerimin ispatı. Alya, sen de izle.

Cihan, sen benim bu hayattaki en doğru en gerçek yerimsin.

Seni o kadar çok seviyorum ki.

Seni tanıdıktan sonra ben, ben değilim artık, bambaşka biriyim.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ne yapmaya çalışıyorsun sen?

İzle Meryem.

(Meryem ses) Bu kolye mesela.

Bu kolye sadece bir hediye değil. Bu kolye...

...bu kolye sana dair olan her şey.

(Meryem ses) Sana o kadar çok âşığım ki.

Sen benim tek aşkımsın.

Ben de senin.

Öyle, biliyorum.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Beni bırakırsan...

...yaşayamam.

Sakın bırakma beni.

Ve söz ver.

Birbirimizden başka hiç kimseyi sevmeyeceğiz...

...ve birbirimizden gitmeyeceğiz.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Meryem ses) Olur mu?

Ölene kadar.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ulan sen ne tıynetsiz herifsin!

Sen bana nereden saldıracağını bulamadın da gittin Meryem'i mi kullandın?

Ben hiç kimseyi kullanmadım.

Senin geçmişin yeteri kadar konuşuyor zaten.

Ben senin geçmişini...

(Gerilim müziği)

-Lan senin geçmişini (***)! Tıynetsiz! -Abi!

Seni buraya gömerim bak!

-(Boran) Ben hiçbir şey yapmadım. -Tamam! Bir sus!

Senin sevdiğin kadın konuşuyor burada o kadar.

Sus!

Sen bu videoyu nereden buldun?

Nereden bulduysam buldum! Önemli olan bu mu?

Senin gördüklerin ağır geldi, değil mi?

Duydukların içini parçaladı, değil mi Cihan?

Oğlum ne ağır gelecek bana, ne içimi parçalayacak?

Ben ne yanlış yapmışım da parçalasın?

Siz ikiniz o videoyu izletiyordunuz ya, alın size video işte!

Gerçekler kapı gibi karşınızda! Gerçeklerden kaçamazsın Cihan!

-Lan sus bir, sus! -Gerçeklerden kaçamazsın Cihan!

Sen var ya, sen bana ihanet ettin! Sen Meryem'e ihanet ettin!

Sen bize ihanet ettin Cihan!

Ulan tutmayacaktım seni dümdüz edecekti burada!

Kes lan sesini sen de sıpa!

(Gerilim müziği devam ediyor)

-(Cihan) Alya, konuşacağım. -İstemiyorum.

-Alya, konuşmamız lazım. -İstemiyorum.

Bak, ben sadece oğlumu alıp bir an önce buradan gitmek istiyorum.

-Alya, hayır. Konuşacağız diyorum. -Ben...

Cihan, gerçekten konuşmak istemiyorum! Zamanı değil, tamam mı? Zamanı değil!

(Hüzünlü müzik)

(Alya) Deniz.

Deniz. Uyudu mu?

-Üstünü başını hazırla, sen çık. -Alya, dur.

Lütfen bir sakin ol, çocuk uyusun.

-Uyandırmadan götüreceğim zaten. -Alya, hayır. Bir yere götürme, lütfen.

Alya, beni bir dinle. Bırak çocuk rahat rahat uyusun.

Gerekirse sabah alırsın Alya, lütfen.

Alya Hanım, çok derin uyuyor ya, ben sabah getireyim.

Pakize, sen yanında kal.

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Alya!

Alya!

-Anahtarı üstünde mi şunun? -Üstünde Alya Hanım.

(Cihan) Alya!

Alya, ben seni götüreceğim.

Alya!

-Ben götüreceğim. -İstemez, bırak!

Alya, ben götüreceğim.

Çekil Cihan!

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Kapatma, aç, aç!

Açık kalsın o kapı, açık!

Sanki bu kadar derdinin arasında bir de yetmiyormuş gibi.

Allah'ım sen bana sabır ver ya Rabb'im!

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Gerilim müziği)

Yavaş git, yavaş!

Yavaş git!

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Meryem dış ses) Sen benim bu hayattaki en doğru, en gerçek yerimsin.

(Geçiş sesi) Seni o kadar çok seviyorum ki.

Seni tanıdıktan sonra ben, ben değilim artık, bambaşka biriyim.

(Geçiş sesi)

(Meryem dış ses) Bu kolye sadece bir hediye değil.

Bu kolye sana dair olan her şey.

Sana o kadar çok âşığım ki.

Sen benim tek aşkımsın.

Ben de senin.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Alya yavaş git, yavaş!

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

(Arama tonu)

Aç şu telefonu!

Aç şu telefonu! (Arama tonu)

(Telefon ısrarla çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

Ne var?

Alya, yavaş git! Bak bu yol bu yaptığı hızı kaldırmaz!

Peşimden gelme, git!

Alya, yavaşlasana, Allah aşkına yavaşla!

Sen peşimden gelme ben yavaşlayacağım, git!

Ya bir kere de olsun benim sözümü dinle, ne olur yavaşla!

Bir kere de sen beni dinle!

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Alya, bir bekler misin, konuşalım.

-Gelme! -Alya, konuşabilir miyiz?

Alya, konuşmak istiyorum, lütfen.

Lütfen. Bak, Boran Meryem'i bize karşı kullanıyor.

Bizi ayırmak için kullanıyor.

Meryem'in o söylediği sözler, duyduğun sözler o güne ait sözlerdi.

Bugüne ait değil.

Tamam. Peki, bugün neden hâlâ kolye boynunda?

(Hüzünlü müzik)

Ben ne bileyim? Yani zamanında söz için alınmıştı o.

-Sen almıştın. -Evet, ben aldım.

Çünkü o zaman hayatımdaydı, evlenmeyi düşünüyordum, onunla birlikteydik...

...ne yapacaktım başka?

Buna bir şey demiyorum. O zaman ne aldıysan al, elbette al, her şeyi al.

Ben diyorum ki bugün hâlâ o kolye sence neden boynunda?

İşte geçmişin hatırası diye takıyor herhâlde.

-Öyle mi? -Evet.

-Sen kimi kandırıyorsun? -Ha?

Beni kandırmıyorsun, sen kendini kandırıyorsun.

-Alya, ben Meryem'le konuştum, tamam mı? -Öyle mi?

Ben ona dedim ki biz artık geçmişte kaldık.

Ben bunu ona söyledim.

Ben daha ne yapayım?

Hâlâ kendini kandırıyorsun. Ben sana bir şey söyleyeyim mi?

Söyle.

Meryem hâlâ seni seviyor, artık uyan!

Alya, hayır. Alya bak, bana yok dedi. Ben de zaten ona olmaz dedim.

Eğer böyle bir şey hissediyorsa da ben onun için en fazla üzülürüm.

-Zaten başka ne yapabilirim ki? -Ben bir şey yap demiyorum!

Beni bağırtma! Ben sana bir şey yap demiyorum!

Ben sana gel konuşalım da demedim! Ben sana git, gelme dedim!

Sen açtın meseleyi ben de sana söylüyorum!

Belki diyorum anlarsın, belki uyanırsın diyorum!

Videoyu izledin.

Videoyu izledikten sonra sen böyle oldun, sinirlendin, öfkelendin, gerildin Alya.

Evet. Gerildim, sinirlendim, öfkelendim! Çünkü ben de insanım!

Artık yeter!

(Gerilim müziği)

Benim de nefesim daralıyor, benim de canım yanıyor!

Benim de içim sıkışıyor! Daha sayayım mı?

Benim hakkım yok mu?

-Alya... -İstemiyorum, gelme!

Alya bak, söylediklerini söyledin, ben de söyleyeceklerimi söyleyeceğim...

...ondan sonra gideceğim.

Apartmanın içinde bağırma, burası senin konağın değil!

-Alya, bak beni dinleyeceksin! Alya! -Ben istemiyorum! Gider misin?

-Bak insanlar... -Niye? Ben konuşmak istiyorum.

-Neyini anlamıyorsun? -Apartmanı kaldıracaksın, git!

Alya, aç kapıyı, girelim içeriye konuşalım!

Bağırma! İnsanlar uyanacak! Gider misin?

Alya, seninle sadece konuşmaya çalışıyorum!

Gider misin?

-Gideceğim ama sen beni dinledikten sonra. -Git! Bağırma!

Tamam, git!

Alya Hanım, iyi misiniz?

(Alya) Lütfen, tamam. İçeri girin, bir şey yok.

Kardeş içeri gir, kapını kapat, hadi!

-Tamam. -Alya, konuşacağız.

(Alya) Hadi Cihan, git!

Alya Hanım, bu beyefendi sizi rahatsız mı ediyor?

Yok.

-Kardeş... -Hiçbir sorun yok. Siz lütfen girin.

Bak, burada bir sıkıntı yok dediği gibi, sen içeri gir hadi, kapını kapat!

-Hadi dışarı! -Alya, konuşmak istiyorum.

Beyefendi, gider misiniz?

Siz içeri girer misiniz? Hadi tamam.

Kardeş sen bir içeri gir, kapını kapat, tamam mı? Burada sıkıntı yok.

-Git lütfen! -Alya!

Tamam, hadi lütfen.

(Gerilim müziği)

-Yapmayın! Allah kahretsin! -(Cihan) O elini çek!

(Engin) Uzaklaşın!

Kardeş elini çek!

Beyefendi, siz de o zaman uzaklaşın, lütfen dedim!

-(Alya) Yapma! Yapma işte, yapma! -Oğlum elini çek! Seni buraya gömerim!

-Ne yapıyorsun? Buraya gel! Gir içeri! -Buraya gömerim!

Tamam! Ne yapıyorsun, ne yapıyorsun?

Ben ne yapıyorum? Adama gir diyorum, girmiyor!

Kapıyı kapat diyorum, kapatmıyor! Ondan sonra ne olacak başka?

Ben de sana gelme, konuşmayalım diyorum! İkimizin de sinirleri tepesinde diyorum!

Şimdi iyi mi bu hâlimiz?

-Alya! -Git!

Git Cihan!

(Gerilim müziği devam ediyor)

Git!

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Ya... -Alya Hanım, iyi misiniz?

Ben iyiyim. Siz iyi misiniz? Çok kanıyor.

Evet, durdurmayı deniyorum ama beceremedim sanırım.

Kapatın kapıyı da sizi hastaneye götüreyim.

Yok, iyiyim. Gerçekten iyiyim. Geçer zaten birazdan.

Bakılması lazım. Tamam ben bakayım, ben doktorum.

Öyle mi?

Belli oluyor zaten.

-Öyle mi? -Öyle. Güven veren bir havanız var.

Pansuman yapmamız lazım, çok şey…

Bende hiç malzeme yok.

Bende var, buyurun içeri, buyurun.

Çok teşekkür ederim. Böyle mahcup oldum size de.

Siz mi, biz mi? Buyurun.

(Müzik)

Ben seni anladım Boran.

Ama başaramayacaksın, sen bizi ayıramayacaksın.

Sen dur.

Sen sıranı bekle.

(Alya) Onu değiştirelim mi?

Yine lütfen aşağı doğru.

Aslında öyle kimsenin özel hayatına karışmak gibi bir huyum yoktur.

Ama sizi öyle görünce dayanamadım.

(Müzik)

Yumruk yiyince de biraz afalladım açıkçası.

Kusura bakmayın tekrar lütfen.

Sıkıntı yok.

Kocanız mı?

Evet.

Yani...

Evet.

Anladım.

Peşinizi bırakmıyor yani.

Öyle bir şey değil. Bizim daha karışık, boş verin.

Affedersiniz.

Taşınır taşınmaz, böyle bir yumruk yiyince...

...çok soru sormamam gerektiğini öğrenmiş olmam lazımdı.

(Müzik devam ediyor)

Bir de bir çocuk görmüştüm.

Oğlumuz.

-Öyle mi? Allah bağışlasın. -Sağ olun.

Burada yok galiba?

Yok, bu gece babaannesinde.

Anladım.

Sanırım durdu.

Evet ama tekrar başlarsa ya da artarsa falan mutlaka hastaneye gidin.

-Tabii, giderim. Ben artık kalkayım. -Tabii.

Her şey için çok teşekkür ederim, size de zahmet verdim.

Estağfurullah, buyurun.

(Müzik devam ediyor)

Tekrar çok teşekkür ederim.

Geçmiş olsun, iyi geceler.

Of!

(Müzik devam ediyor)

(İç çekti)

Abi, vallahi çok üzgünüm.

Ben o gün o videoyu çekerken böyle bir şeye sebep olacağımı...

...nasıl bilebilirdim ki? O günün hatırına bir anı kalsın istedim.

Senin bir suçun yok oğlum, sıkıntı etme.

De bu Boran nereden buldu o videoyu, kim verdi onun eline?

Vallahi bilmiyorum.

O gün Boran da oradaydı, annem de oradaydı.

Düğün olmayınca kayıtları ardiye kaldırdılar yani.

Ama biliyordu.

Bak o kurcaladı bu işi ben sana diyeyim.

(Sadakat) Hayırlı akşamlar.

(Gerilim müziği)

Senin bu işte parmağın var mı anne? Videoyu sen mi verdin?

Hayır. Benim alakam yok.

İnanayım mı?

İster inan ister inanma. Bak Kaya'yı duydun.

Bu evin yabancısı mı?

Neyin nerede olduğunu, az çok o da bilir herkes gibi.

O yüzden mi o kolyeyi herkesin içinde orada gözüne soktun milletin?

Kolyeyi karanlıkta buldum.

Aradan kaç sene geçmiş, ben ne bileyim, nereden hatırlayayım sözde takıldığını?

Sözde takıldığını bilmiyorsun ama o kolyenin Meryem'e ait olduğunu...

...biliyorsun, hayırdır?

Hapishanedeyken boynunda gördüm.

(Sadakat) Sen onu bunu suçlayacağına, önce bir kendine dön bak...

...gerçekle yüzleş, bu gerçek.

Kimin canını yakar, kimin uykusunu kaçırır ben bilmem.

Ama gerçek bu.

Önce bununla yüzleş.

Hayırlı geceler.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

La havle vela...

(Telefon ısrarla çalıyor)

(Boran ses) Anacığım.

Video için sağ ol, ortalığı darmaduman etti.

(Hüzünlü müzik)

Bana bak!

Beni iyi dinle!

Meryem parmağına o yüzüğü taktığında...

...çocuğun velayetini Alya'ya verip, çekip gideceksin, duydun mu?

(Boran ses) Merak etme anacığım, merak etme. Emin olabilirsin.

Hâlâ emin olmuyorsan noter huzurunda da yazarım.

Yeter ki sen benim dediğimi yap.

(Meşgul tonu)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Cihan özür dilerim annem, beni affet.

Cihan annem beni affet.

Ben mecburum.

Benim mecburiyetlerim var.

Beni affet.

Beni affet.

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Benim mecburiyetlerim var.

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

-Nare. -(Nare ses) Canım.

Şimdi Kaya'yla konuştum, anlattı olan biteni.

O Allah'ın cezası yine yapmış yapacağını.

Kaya da perişan, ben de çok kötü oldum.

Hâlâ kendime gelemedim, bir sesini duyayım dedim.

Şimdi hiç düşünme bunları, sen kendine bak. İyi misin?

Ben iyiyim canım, beni merak etme, iyiyim.

İlaçlarını alıyor musun?

Alıyorum.

(Nare ses) Alya bak.

-Boran Meryem'i kullanıyor, gerçekten. -(Alya ses) Tamam.

Hiç konuşmayalım. Bunu konuşmanın kimseye faydası yok.

Sana faydası hiç yok.

-Sen kendine dikkat et. -Tamam canım.

Ama sen de iyi ol, tamam mı? Lütfen.

(Nare ses) Abim Meryem'e çoktan veda etti.

Hadi iyi geceler.

Düşünme sen, iyi geceler.

(İç çekti)

(Hüzünlü müzik)

(İç çekti)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(İç çekti)

(İç çekti)

(Gerilim müziği) (Köpek havlıyor)

İyi geceler.

İyi geceler.

Biraz konuşabilir miyiz?

Gel.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Cihan) Müsaade var mı?

Estağfurullah, ne demek.

Öncelikle şunu söyleyeyim, Boran'ın yaptığı şey çok alçakçaydı.

(Cihan) Yani...

...bunun için kusura bakma, senden de onun adına özür dilerim.

Bizim aramızdaki savaşa seni de dâhil etti.

Sadece seni değil, oradaki herkesi dâhil etti.

Herkesin gözü önünde geldi bizim geçmişimizi serdi.

Niye? Çünkü kendini iyi hissetmek için. Niye?

Çünkü Alya'yla benim aramı açmak için. O Alya'yla benim aramı açmak için...

...her yolu deneyecek bir adam artık.

Senin için de gerçekten zor. Ben seni çok iyi anlıyorum. Çünkü...

...o görüntüleri gördün, o sözleri duydun. Hepimiz gördük, duyduk.

O görüntüler, o sözler sanki insanı o ana geri çeker.

İnsanı tepetaklak eder, böyle dengesini bozar, sarsar.

Seni çok iyi anlıyorum o yüzden, zor.

Ama ben sana şunu çok net bir şekilde söyleyeyim.

O duygular bir zamanlar için çok gerçekti.

(Hüzünlü müzik)

O duygular benim için artık geçmişte kaldı.

Benim için sadece bir hatıra o kadar.

Bunu niye sürekli söylüyorsun Cihan?

Ne istiyorsun benden, ne bekliyorsun? Mesela sürekli onay mı bekliyorsun?

Sen söyledikçe ben de sana onay mı vereyim istiyorsun?

İyi mi hissediyorsun böyle?

Tamam, ben de sana tekrar cevap vereyim. Benim için de geçmişte kaldı.

Benim için de hatıraydı.

Bu kolye de öyle.

Bu da benim için bir hatıra.

Takmamı istemiyor musun? Takmam, al!

Al! Takmıyorum, bitti!

(Gerilim müziği)

Geçmişe ait olduğu yerde güzel, sende kalsın.

Kusura bakma tekrar.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(İç çekti)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

İyi akşamlar.

İyi akşamlar Cihan.

Kusura bakma seni de beklettim böyle.

Bu kadar işin arasında bir de sana bunu yükledim.

Yok. Öyle gece yarısı arayıp uyandırmadığınız sürece...

...ve pijamayla getirmediğin sürece benim için bir sorun yok.

Da yani bunu sabah konuşsaydık olmaz mıydı, ölür müydün?

Bir, seni ben arayıp da pijamayla ofise kadar gel demedim.

Evden pijamayla çık demedim.

İki, söyleyeceklerin varsa söyle bana, ondan sonra git pijamanı giy...

...dizini izle, hadi.

İnşallah. Da bulduklarım seni mutlu eder mi orası meçhul.

-Tamam, söyle bakayım hadi. -Evet.

Engin Durulcan.

Adam şef.

(Müzik)

Tamam, bunu zaten ben sana söyledim, hadi.

Bana bilmediğim bir şey söyle, hadi.

Tamam işte bilmediğin şeyi söylersem canın sıkılabilir Cihan.

Söyle.

Adam restoranlarda çalışıyor.

Yurt içi, yurt dışı workshoplara katılıyor.

Buraya da zaten bu iş için gelmiş.

Temiz.

Bu kadar, temiz?

Bu kadar. Adamın hayatı patates, soğan, domates, biber.

Senin duyacakların hoşuna gitmeyecek dedin.

Dalga mı geçiyorsun oğlum, ben temiz birini mi dövdüm yani?

Bunu mu demek istiyorsun?

Yapacak bir şey yok.

Alışkanlık yapmasın Cihan.

-Başka bir şey istemiyorum. -Hadi.

Hadi!

(İç çekti)

(Gerilim müziği) (Kuşlar ötüyor)

Günaydın.

Günaydın.

Siz doktorlukla konuştunuz, ben de yemekle konuşmak istedim.

Bu da benim teşekkürüm.

Engin'in pankekleri, buyurun.

Ellerinize sağlık, çok güzel görünüyor. Siz iyi misiniz?

-İyiyim. Umarım siz de seversiniz. -Severiz.

(Pakize) Gel bakalım Cihan.

Oğlum geldi.

-Öyle mi? -Deniz.

-(Deniz) Biz geldik. -(Cihan) Gel.

(Alya) Gel bakayım, gel. Ben seni çok özledim, bir tane öpeceğim.

Hih! Annem günaydın.

-(Deniz) Günaydın. -(Pakize) Günaydın Alya Hanım.

(Alya) Oh. Günaydın bir tanem, günaydın.

Anne, o elindekiler ne?

Bunlar? Bizim karşı komşumuz Engin abi yapmış, pankekler.

Kendisi şef.

Şef dediği de Kızılderili şefi falan değil, yani herif aşçı.

(Gerilim müziği)

Merhaba, ben Engin.

Merhaba, ben de Cihan.

Cihan demek? Sen daha sevimliymişsin.

Onları da ben yaptım.

Eğer seversen senin için yine yaparım, anlaştık mı?

-(Deniz) Çok teşekkürler. -Ben teşekkür ederim.

Tadına bakmak ister misin?

-(Deniz) Olur. -(Alya) Hadi bakalım girin siz.

Geç bakalım, alayım Alya Hanım.

Ben de geçeyim artık, afiyet olsun.

Ellerinize sağlık.

(Engin) Afiyet olsun.

(Müzik)

(Kapı kapandı)

Hiç başlama tamam.

-(Cihan) Alya, bekliyorum. -Hadi baybay.

-Ne için bekliyorsun? -Hastaneye gitmeyecek misin?

Ben tek başıma giderim, sen git işine bak hadi.

Yok, ben seni bırakırım, bu arada gelirken de bir poşete falan...

...adam o kadar emek vermiş yazık, o pankek midir nedir...

...onları at poşete, giderken hayvanlara verelim, yazık olmasın.

Ben şimdi hepsini bitiririm onun, hadi sen git işine bak.

-Bekliyorum, burada bekliyorum. -Hadi git.

-Hadi git. -(Cihan) Buradayım.

-Bekliyorum burada. -(Alya) Git.

("Atakan Ilgazdağ-Ben Hep Buradayım" çalıyor)

Bekliyorum.

("Atakan Ilgazdağ-Ben Hep Buradayım" çalmaya devam ediyor)

("Atakan Ilgazdağ-Ben Hep Buradayım" çalmaya devam ediyor)

O pankekleri bahane edip, öyle kabaracaksan yol boyu, gerçekten...

...çekemem, arabana da binmem. -Araban burada değil.

-Nasıl ya? -Gönderdim.

Cihan yine de binmem.

Adam teşekkür etmeye gelmiş, konuşup duracaksın çekemem.

Adam hadsizlik etti, burnunu kırıp eline verdim, bir de...

...eline pankek alıp gelmiş, bir senden teşekkür istiyor, öyle mi?

Nasıl kanıyordu, mecbur müdahale ettim, ne yapsın!

-Ha bir de müdahale ettin? -Delirme beni, ben doktorum!

Alya, hastanede de o kadar doktor var, hastaneye gitsin ya!

Ne deseydim ben de...

...sizi kötü benzettik, lütfen hastaneye gidin mi deseydim?

Vallahi bir daha hadsizlik ederse...

...bu sefer onu morga yollarım, söylemedi deme!

İnanılır gibi değilsin.

Geç kalıyorum hadi beni bırak, kapımı aç.

-Emredersin gel! -Yol boyunca, ben inene kadar...

...ağzını açarsan inerim yolda. -Alya konuşmak istediğim şeyler var.

Şakam yok inerim, zaten çok pankek yedim midem şişti.

Bismillahirrahmanirrahim, Allah'ım sen sabır ver.

("Atakan Ilgazdağ-Ben Hep Buradayım" çalmaya devam ediyor)

(Kuşlar ötüyor)

Ne bu böyle sen hiç uyumadın mı?

Hayır.

Dün gece o videoyu, Boran'a siz verdiniz değil mi?

Bunun ne önemi var?

Var, çok önemi var.

Yapmayın böyle şeyler Sadakat Hanım, bir yere varamazsınız.

Benim varmak istediğim bir yer, bir maksat yoktur.

Sadece gerçekler ortaya çıkıyor.

(Gerilim müziği)

Şöyle söyleyeyim, sizin baktığınız yerden...

...dün gece o videodaki kızın Cihan için bir karşılığı yok.

Meryem, kızım...

...her acının bir karşılığı vardır.

Her yara iz bırakır...

...o iz bizi bugüne taşır.

Yoksa senin ne işin var burada ha?

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bak...

...o kolyeyi sana getirdiğimde...

...sözde takılan kolye olduğunu hatırlamıyordum, tamam mı?

Ben böyle söyledim herkese. Gerçek budur.

Tamam mı?

Sadakat Hanım...

-Nerede şimdi o kolye? -Çıkardım, kaldırdım.

Boynunda olması gereken yerde değil yani.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Meryem, o kolyeyi takmak senin hakkındır kızım.

Sen bir gün o kolyeyi takacaksın.

Olması gereken yerde olacak, boynunda.

(Telefon çalıyor)

Özür dilerim buna bakmam lazım.

Efendim Müjgân?

Abla şimdi sakin olacaksın ama kötü bir şey oldu.

Ne oldu?

Ne oldu?

Okulda oynarken, Serhat merdivenlerden düşmüş.

Ne? Nasıl düşmüş, nasıl?

Kim düşmüş kızım, ne oldu?

-Durumu nasıl şimdi, iyi mi? -İyi de...

...kolu kırılmış oynatamıyor, şimdi acile aldılar.

Kolunu mu kırdı? Allah'ım çok korkmuştur.

Kafasını kontrol ettin mi, kafasında şişlik, kanama var mı?

-(Meryem ses) Geliyorum ben hemen. -Bir dur, bekle.

Bekleyemem, nasıl bekleyeyim Müjgân.

Abla dur, senin gelmen çok tehlikeli, olmaz.

(Fısıldayarak) Nasıl durayım Müjgân, nasıl durayım?

Yanında biri mi var?

Evet.

Tamam beni dinle o zaman, şey diyorum, şey...

...Serhat'ı Cihan abinin hastanesine götürelim diyorum.

Nasıl, niye?

En doğrusu bu abla, senin çıkman çok tehlikeli.

Hem Cihan abinin orada hastanesi var...

...tedavisini yaptırır, doktorları tanıyor zaten.

(Müjgân ses) Hem senin de gözünün önünde olur...

...baştan sona her şeyi kontrol ettiririz, ne dersin?

Sen Cihan abiye haber ver, o zaten ambulans yollar, Serhat'ı aldırır.

("Atakan Ilgazdağ-Albora" çalıyor)

Abla, bak en doğrusu bu.

Tamam öyle yapalım o zaman, doğru.

Tamam, biz şimdi Diyarbakır Devlet Hastanesindeyiz...

...sen hemen haber ver Cihan abiye, bekliyorum tamam mı?

Tamam, Diyarbakır Devlet Hastanesi, oldu.

Ara beni, sürekli haber ver, ben de seni arayacağım tamam mı?

Tamam, tamam.

Kızım kime ne olmuş Allah aşkına, bir söyle.

-Serhat düşmüş. -Serhat kim?

-Müjgân'ın oğlu. -Müjgân'ın oğlu mu var?

(Kekeliyor) Evet düşüp kolunu kırmış.

Ah kuzum ya, geçmiş olsun.

Sağ olun, Müjgân da şey diyor...

...acaba sizin hastaneye götürebilir miyiz diyor.

Nakil gibi yani.

Hem tanıdık doktorlar olur hem de gözümün önünde yani...

...Müjgân da benim gözümün önünde olur, tek başına kadın.

-Hem yeni ona şey... -Tabii, tabii kızım.

Doğru düşünmüş bak akıllı kız Müjgân.

İyi de olur, bizim hastanede çok iyi bakılır.

Çok iyi, hadi.

Tabii senin aklın da kalmaz.

Ben öleceğim meraktan.

("Atakan Ilgazdağ-Albora" çalıyor)

Doğrudur...

...teyze ana yarısı.

Gelene kadar mı ağzımı açmayacaktın, gidene kadar mı?

-İnene kadar. -Yine ne kaç... Alya...

...gelene kadar olsa iyi olurdu ama artık seninle konuşmak istediğim şeyler var.

Merak etme, o pankek hıyarıyla ilgili değil.

İyi edersin.

Ben dün şey dedim ya sana hani...

...konuşmamı bitirmek istiyorum, dedim.

Tam konuşmaya kalktım sonra o herif geldi, konuşmam yarım kaldı.

İzin verirsen, şey...

Dinliyorum.

O videoda... O videoda izlediklerin, seni gerçekten hani...

...incitti farkındayım.

Sonuna kadar da haklısın incinmekte.

Çünkü tahmin ediyorum, seni de çok sarstı...

...beni de çok sarstı. -Sarstı biliyorum.

Çok iyi biliyorum o videoyu...

...izlemek yani, Meryem'in söyledikleri...

...seni çok sarstı, seni çok yaraladı.

Senin sandığından daha çok yaraladı, ben görüyorum zaten bunu.

Zaten bu yüzden bu kadar öfkelisin, saldırgansın...

...tepkilin. -Âşığım.

Alya...

...ben sana âşığım. Alya ben...

...ben sana âşığım.

("Atakan Ilgazdağ-Kimse Bilmeyecek" çalıyor)

Alya...

...o düğünde olanlar benim suçum değil.

Babamın öldürülmesi de benim suçum değildi.

Boran'ın bu yaptıkları, benim suçum değildi.

Benimle evlenmen, seninle evlenmem benim suçum değildi.

("Atakan Ilgazdağ-Kimse Bilmeyecek" çalmaya devam ediyor)

Ama seni sevmek benim seçimim.

Seni çok sevmek benim seçimim, ben seni çok seviyorum.

Ben sana çok âşığım Alya.

("Atakan Ilgazdağ-Kimse Bilmeyecek" çalmaya devam ediyor)

Biliyorum.

("Atakan Ilgazdağ-Kimse Bilmeyecek" çalmaya devam ediyor)

Biliyorum. (Telefon çalıyor)

Bak bak ısrarlı, bak hadi.

(Telefon ısrarla çalıyor)

(İç çekti) Meryem.

Aç belki önemlidir.

-Efendim Meryem. -Alo Cihan, Müjgân aradı şimdi...

...oğlu kaza geçirmiş, düşmüş.

-Müjgân'ın oğlu mu? -Evet.

Serhat düşmüş, kolu kırılmış.

Çok geçmiş olsun, yapabileceğim bir şey var mı sizin için?

Sağ ol, Müjgân’ın aklına şey gelmiş...

...acaba Cihan abi, Serhat'ı kendi hastanesine aldırabilir mi diyor.

(Meryem) Hem gözümüzün önünde olur, doktorları tanıyor...

...hem de durumumdan dolayı ben de gidemiyorum, onlara bir...

...şey yaparım hani, destek olurum diye.

Acaba böyle bir şey yapabiliyor muyuz, olur mu böyle bir şey?

Tabi olur, olur ben şimdi bir ambulans göndereyim, doktor olsun içinde...

...hemşiresi olsun, hemen buraya sevk etsinler.

Hay yaşa, teşekkür ederim. Allah razı olsun.

-Neredesiniz şimdi, hangi hastane? -(Meryem ses) Diyarbakır Devlet Hastanesi.

Kapattıktan sonra ben sana bütün bilgileri mesaj atacağım.

Tamam ben ambulansı göndereceğim oraya, yola çıktıklarında haber ederim sana.

Sağ ol.

-Ben bir su içeyim. -İç tabii kızım, iç...

...iyi gelir ferahlarsın.

("Atakan Ilgazdağ-Gelenek"çalıyor)

Ne olmuş ya?

Meryem'in kardeşi Müjgân, onun oğlu kolunu kırmış da.

Yardım istediler, senin hastaneye göndersek, yatırsak olur mu?

Ah canım.

Mantıklı olur, Meryem de gelebilir en azından.

Hangi hastanedeymiş söyle, ben hemen ambulans yollayayım gidince.

-Diyarbakır Devlet Hastanesi. -Tamam.

-Sağ ol Alya. -Görevimiz.

Bu arada akşamüstü açıyoruz kreşi.

Bu ne hız?

Sen çocuğa yeni bir kreş buldum demeden, benim acilen orayı bitirmem gerekiyordu.

Cihan'la da konuştum, çok sevindi. Dört gözle bekliyor.

-Görüşürüz. Bu arada... -Evet?

...önümüzdeki yıl da ilkokula başlayacak biliyorsun.

Şu bahçenin içine nereye yapacaksan, artık sen inşaatına başla.

Görüşürüz.

("Atakan Ilgazdağ-Aşk"çalıyor)

-Afiyet olsun. -Eyvallah.

Ya Ecmel...

...ne oldu da Boran kanatlarının altından uçup gitti ya?

Kendine güçlü birisini mi buldu?

Nadim! Zaten sinir tepemde, üstüme gelme lan!

Geldik sofranda iki lokma yiyoruz, tadımızı kaçırma.

(Demir) Afiyet olsun, afiyet olsun! Yarasın kayınbabacığım, yarasın.

Vallahi senin iki evladın da hayırsız çıktı, ben sana söyleyeyim.

İkisi de sana sırtlarını çevirdiler ama hiç korkma...

...senin kapı gibi damadın var yanında, evelallah!

-Öyle değil mi Zerrin? -Evet.

Ya sen ne göz deviriyorsun, yalan mı söylüyorum?

Baksana adama, bir başına kaldı.

Sen bari sırt çevirme şu adama.

Bak hele ya 'fakiro'.

Zava, bir de sen başlama.

Yahu yalan mı söylüyorum Ecmel baba?

-Hem Fidan anne de seni boşuyormuş. -Ne?

-Doğru mu Ecmel? -O sıkar biraz!

Ben ölmeden nikâhımdan çıkamaz.

Kim giderse gitsin, o yanımda kalacak!

Tamam, sinirlenme yemeğini ye.

Zorla mı baba?

Zorla falan, anan gibi konuşma sen de!

İki lokma yiyeceğiz, zehir ettiniz.

(Demir) Tamam, tamam bir şey olmaz.

(Müzik)

Fidan Hanım buyurun.

(Nefes nefese kaldı)

Zerrin'i göreceğim.

Afiyet olsun beyim, Fidan Hanım geldi kapıda.

Ne Fidan mı gelmiş?

(Erkek) Zerrin Hanım'la görüşmek istiyor, ne yapalım beyim?

Nasıl ne yapalım ya, annem o benim, alacaksınız tabii ki.

Sakın!

Ben bakarım, çekilin.

Baba!

Vallahi ortalık karıştı!

Çok da umurumdaydı sanki.

Allah Allah, anasıyım ben anası!

-Senden izin mi alacağım? -Tamam haber verdik çıkacaklar şimdi.

-Allah Allah icazet mi alacağım, çekil! -(Ecmel) Alacaksın!

Benden icazet alacaksın Fidan Hanım.

Senin ne işin var burada camış!

Kızımla damadımın evine geldim.

Asıl sen ne arıyorsun ha?

Kızını bu kapıya vermemek için kırk takla attın...

...şimdi kapısında dileniyorsun.

Ne biçim konuşuyorsun ha!

Bu kapıdan giremezsin, çekil.

-Ne yapıyorsun, seni parçalarım bak! -(Zerrin) Baba dur, baba!

-Ya bırak! -(Fidan) Zerrin!

Bu kadın, bu kapıdan giremez!

O önce kocasının kapısından girecek!

-(Ecmel) Kocasının kapısından girecek! -(Fidan) Dur, dur!

Baba ne yapıyorsun! Ya bırak!

Karı koca arasına girilmez!

Kur’an'ıma boşayacağım seni, ulan bırak!

-Allah senin belanı versin! -Boşayamazsın beni!

Hadi yolunuz açık olsun!

Dur çekil şuradan, çekil ya! Anne!

(Fidan bağırıyor)

Baba nereye gidiyorsun ya, nereye?

-Allah seni kahretsin! -Beni niye kahrediyor, anlamadım.

-Gel. -Teşekkür ederim.

Gel.

-Tamam hadi bak, kapımı da açtın. -Uzatma hadi şuradan şurası zaten.

-Artık git işine, ne olursun bir tanem. -Tamam, uzatma hadi.

-Bana bak. -Efendim?

Sen de bundan sonra yıpratma kendini tamam mı?

Cihan'la Alya neleri atlattı ya!

-Bunu da atlatacaklar. -Evet bir tanem.

İllaki atlatacaklar da ne bileyim yani...

...ikisi için de ağır şeyler, düşünmeden edemiyorum biri abim, biri yengem.

-Elimde değil. -Haklısın.

Haklısın ama sen de hamilesin, kendine dikkat etmen lazım, yüklenme kendine.

Tamam, tamam canım.

Hayret ya, Yalçın Efendi ot gibi biterdi normalde.

-Gözlerim aradı vallahi. -Şahin gerçekten de bak...

Ama özlüyorum, artık adama bağlandım.

Böyle şaka yapıyor gibi yapıyorsun sonra geriliyoruz.

Tamam, tamam ama haksız mıyım yani?

Haksızsın sus!

(Telefon çalıyor)

-Zerrin arıyor. -Aç, aç.

Zerrin kızım, neredesin sen ya?

Ne yapmaya çalışıyorsun sen, arıyoruz açmıyorsun.

-Abi beni bir dinle. -(Şahin ses) Ne oldu?

-Babam, annemi kaçırdı. -Ne?

Ne diyorsun kızım sen, ne demek kaçırdı?

Annem buraya geldi, babam da zaten buradaydı...

...arabaya koydu götürdü. Yetiş ne olur kurban olayım.

Tamam kapat halledeceğim, tamam.

Ya anne niye bana haber vermeden gidiyorsun!

-Niye ya! -Tamam bir tanem sakin ol.

-Bak söz ver dikkatli olacaksın. -Tamam, sen geç.

-Tamam geçeceğim ama dikkatli olacaksın. -Kendine dikkat et bak tamam mı?

-Haber ver bana. -Tamam hadi.

(Gerilim müziği)

Eşkıya mısın ulan sen!

-Dur ulan dur! -Ulan kocanım ben senin kocan!

Eşkıya olan sensin, haydut!

(Ecmel) Boşanacakmış, karımsın sen benim!

Ben nereye gidersem, oraya geleceksin!

(Şahin dış ses) Anne çabuk bana canlı konum at.

(Ecmel) Senin yerin kocanın yanı, o kadar.

Ulan senin koynuna gireceğime, bu saatten sonra...

...gidip yılanın koynuna girerim daha iyi! Dur ulan!

-Lan ne yapıyorsun! -Dur ulan, dur diyorum.

-Dur diyorum sana dur! -Manyaklık yapma kadın, bırak!

-(Fidan) Dur diyorum lan dur diyorum! -(Ecmel) Ulan sen...

-Ulan ne yapıyorsun manyak! -Allah'ın belası!

(Ecmel) Ne yapıyorsun, ulan ne yapıyorsun!

Fidan gel buraya!

Kaçma ulan! (Korna sesleri)

Dur, dur!

Fidan?

-Hasan. -Fidan!

-Lan nereye? -Sür, sür ulan sür!

-Hayırdır, nereye süreyim? -Sür ne olur geliyor.

Geliyor!

Hasan, ulan...

...beni bu it için mi boşayacaktın?

Sen beni bu (***) mi aldatıyorsun?

-Doğru konuş lan ne diyorsun sen! -Ecelin mi geldi lan senin?

Yıllarca beni hapislerde çürüttün...

...şimdi de namusuma mı göz diktin lan! (Fidan bağırıyor)

(Üst üste konuşmalar)

(Fidan) Ne yapıyorsunuz!

Bırakın, Hasan!

(Boğuşma sesleri)

(Ecmel) Geberteceğim lan seni, ırz düşmanı!

(Hasan boğulur gibi sesler çıkarıyor)

Hasan'ın bir günahı yok, bırak ya!

(Boğuşma sesleri)

(Üst üste konuşmalar)

Şahin! Şahin ayır şunları öldürüyorlar!

(Boğuşma sesleri)

(Üst üste konuşmalar)

-Çekil! -(Şahin) Baba kalk sen de ya!

-Kalk ne yapıyorsunuz siz ya! -Ulan ırz düşmanı (***)!

Namusuma, şerefime laf ettirtmem ulan!

Ne yapıyorsunuz siz ya!

Suçüstü yakaladım ben bunları!

Ne diyorsun sen ya!

Yeminle öyle bir şey yok ya, Şahin olur mu hiç öyle şey!

Yalan söylüyor!

Kaçıyordum, bundan kaçıyordum ben...

...karşıma Hasan çıktı, Azrail bile çıksa sarılacaktım ya!

Hâlâ Hasan diyor, hâlâ Hasan diyor!

Vallahi öyle bir şey yok!

Ben yoldan geçiyordum, annen birden önüme atladı, sonra içeri girdi...

...sonra da bu şerefsiz çıktı önüme.

Baba hadi git şuradan ya...

...kaçırmışsın annemi, adamdan yardım istemiş, o da yardım etmiş!

İstemiyor buy kadın seni boşanacak, yürü git hadi!

Boşanmam, boşanmam!

Ben bu kadından boşanmam, o kadar!

Yürü git!

Silahını da al, yürü hadi!

Göreceksiniz ulan!

Anne ya...

Hasan...

(Müzik)

...sen ne kadar iyi bir insansın ya!

(Fidan) Benim araba, sanayide sana bastı...

...şikâyetçi olmadın, beni hapisten kurtardın.

Şimdi de karşına çıktım, ezip geçmedin...

...ezip geçebilirdin yani.

(Müzik devam ediyor)

Vallahi borcum iki oldu, Allah razı olsun.

(Kekeliyor)

Yok önemli değil, estağfurullah.

Kusura bakma dayı, seni de bu işin içine çektik.

Estağfurullah yeğenim.

Yani sen de gördün, yanlış anlaşılma oldu.

Eyvallah sıkıntı yok, hadi gidelim anne. Yürü hadi.

Ne çıkıp gidiyorsun sağa, sola, hayret bir şeysin ya!

Ya ben ne yapayım!

-Delirttiniz beni artık ya! -Bin şu arabaya hadi.

Arabaya bin hadi! Bin arabaya!

(Müzik devam ediyor)

İyi annem iyi, konağa bıraktım az önce.

Oh, iyi ki Hasan dayım çıkmış karşısına Allah razı olsun ondan.

-(Şahin ses) Öyle. -Zerrin'le konuşabildin mi sonrasında?

Konuştum, annemin durumunu haber vermek için aradım, açtı söyledim...

Başka bir şey söyleyemeden kapattı yine.

Anladım canım.

(Gerilim müziği)

Abim orada mı?

-Burada. -Bir versene.

Dur.

Nare seni istiyor.

-Nare söyle. -Abi şimdi ambulans Diyarbakır'da.

Sevk işlemlerini bitirip yola çıkacaklar, iki saate burada olurlar.

Tamam, ben de hastanede olacağım.

Hatta bugün kreşin açılışı var, biliyorsun.

-Tamam abi, hadi görüşürüz. -Hadi.

(Gerilim müziği)

(İç çekti)

Yengem kurtulmuş Ecmel'in elinden.

-İyi hadi geçmiş olsun. -Sağ ol.

Durumunu Şahin'e söylememiz lazım artık.

Alya biz bunu konuştuk ya. İstemiyorum.

Çünkü ilaçlar bana iyi geliyor gerçekten, iyi geldiğini hissedebiliyorum.

Bu tabloda ilaçlar işe yaramaz diyorum, böyle gitmez.

Tamam şimdi konuşmayalım, hadi şimdi kapatalım ne olur.

Müjgân niye buraya sevk edilmesini istedi ki onu anlayamadım.

(Nare) Hani insan panik olur evet de...

...Diyarbakır'daki hastane de gayet iyi bir hastane, orada da bakılabilirdi.

Meryem de görmek istemiştir, dediğin gibi panik olmuşlardır, bilmiyorum.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Telefon çalıyor) Hah!

Alo Müjgân, ne yaptınız gülüm?

Çıktık abla, bir saate falan oradayız.

Tamam, tamam geliyorum ben de.

-(Müjgân ses) Tamam abla. -Hadi görüşürüz, hadi.

Sadakat Hanım, Müjgânlar çıkmışlar...

...ben de çıkayım bir saate orada olurlarmış.

Tamam ben de geleyim seninle.

Bizim hastanenin kreşinin açılışı var, ben zaten gideceğim.

Seninle gelirim hem çocuğa da bir geçmiş olsun derim tamam mı.

-İyi, tamam. -Tamam, hadi.

("Atakan Ilgazdağ-Gelenek"çalıyor)

-Cihan odasında mı? -Evet odada.

-Hayırdır? -Bir şey yok ihaleyle ilgili konuşacağız.

-Ben de geleyim. -Otur oğlum sen hava al ya.

("Atakan Ilgazdağ-Gelenek" çalmaya devam ediyor)

-(Cihan) Kaya yok değil mi? -Yok.

Kapat. Ne buldunuz?

("Atakan Ilgazdağ-Gelenek" çalmaya devam ediyor)

Evet...

...emin miyiz?

Kaya'yı çağır.

("Atakan Ilgazdağ-Gelenek" çalmaya devam ediyor)

Hayırdır?

Zaten beni dışarıda bıraktığınızda...

...konunun benimle alakalı olduğunu anladım, nedir?

-Otur. -İyiyim böyle.

Oğlum otursana.

(Sessizlik)

Bu...

...Zerrin'in sütannelik yaptığı bebeğin ailesi...

...Baybarsların konağında işe başlamış.

Orada yaşıyorlar bebekle birlikte.

("Atakan Ilgazdağ-Çakal" çalıyor)

Baybarslarda yaşıyorlar yani?

Zerrin oraya döner dönmez.

Evet.

("Atakan Ilgazdağ-Çakal" çalmaya devam ediyor)

Ne buldunuz?

Şimdi sakin olacaksın ve beni dinleyeceksin...

...lafımı kesmeyeceksin. -Tamam, dinliyorum.

-Lafımı kesiyorsun ama. -Tamam dinliyorum abi.

("Atakan Ilgazdağ-Çakal" çalmaya devam ediyor)

Siz Zerrin'le kaza yapınca ne oldu?

Demir aldı Zerrin'i hastaneye götürdü değil mi, yetiştirdi.

Zerrin gittiği o hastanede, aynı zamanda doğum yaptı.

Aynı saatlerde...

...bu sütannenin adı neydi? -Neslihan Özdemir.

Neslihan Özdemir de doğum yaptı.

Bak şimdi aynı hastane, aynı saatlerde iki farklı doğum...

...ve hastane kimin? Demir'in dayı oğlunun.

Şimdi Zerrin, kayıtlara göre ölü doğum yaptı.

Ama Neslihan Özdemir...

...çok sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirdi.

("Atakan Ilgazdağ-Çakal" çalmaya devam ediyor)

Ölü doğan Neslihan'ın bebeğiydi.

Demir çocukları değiştirdi.

Evet şimdi biz, bu ihtimalin üzerinde duruyoruz.

İhtimal değil...

...ihtimal değil, benim çocuk.

("Atakan Ilgazdağ-Çakal" çalmaya devam ediyor)

Olabilir, bir sakin ol.

Olabilir değil, benim çocuğum.

("Atakan Ilgazdağ-Çakal" çalmaya devam ediyor)

Zerrin bu yüzden bırakamadı.

Zerrin bu yüzden bırakamadı. Gidip emzirdi çocuğu.

Beni de bırakmazdı.

Ölsem Demir'e dönmem diyen Zerrin, dönmezdi Demir'e.

Yemin ederim benim çocuğum.

Benim çocuğum abi, yemin ederim benim çocuğum.

(Üst üste konuşmalar, bağrışmalar)

-Bak! -Tamam sakin ol bir dinle, otur şuraya.

Şahin, ben o çocuğu kucağıma aldım.

-Ben o çocuğu kucağıma aldım, kokladım. -Tamam, tamam.

-O çocuk benim çocuğum... -Tamam.

...bırakın gidip alayım çocuğumu. -Yok işte sana bu yüzden biz...

...bir şey söylemiyoruz tamam mı? Bir sakin ol.

Abi, o çocuk benim çocuğum.

-Bir otur! -Zerrin bunu bana nasıl söylemez ya!

Zerrin bunu bana nasıl söylemez, ben ne yapayım Şahin?

Kaya bak, Şahin diyor ki olabilir.

Zerrin!

-(Cihan) Biz planımızı yaptık. -Zerrin!

Zerrin bana niye söylemedi ya?

Zerrin bana nasıl söylemez? Tamam, ne plan?

Sakince, kimseye çaktırmadan, bağırıp çağırmadan gidip çocuğu alacağız.

Ve ne yapacağız? DNA testine sokacağız ki her şey netleşsin, anladın mı?

DNA mı?

Bebeğin karnesine ulaştık. Yarın aşı olacak.

Sağlık ocağına götürecekler, bize de fırsat doğacak.

Kaçıracağız.

Ama temiz çalışacağız, polise bir iz kalmayacak.

İyi edersiniz.

Öyle yapacağız. Sessiz, sakin.

(Müzik)

Fidan yengeye bir şey söylemeyin.

Zerrin'e de.

Kızımı alacak mıyım?

İnşallah, inşallah, inşallah.

Yarın alacağım kızımı.

(Müzik devam ediyor)

-(Nare) Hoş geldiniz. -Nare, merhaba.

-Merhaba Müjgân, geçmiş olsun. -Sağ ol.

-Meryem ablam geldi mi? -Yoldalar, geliyorlar.

Sen iyi misin, ağrın var mı?

İyiyim.

-Gel şöyle. -Kanıyor.

Dur, ben bakarım.

Bakayım.

İğne oynamıştır, bir şey yok. Bir pamuk versene.

Şimdi bak, bunu fazlalığın üstüne koyacağız.

Sen de elini çok oynatmayacaksın. Odası burası mı?

-Evet, burası. -Hadi odaya alalım.

Sen kımıldatma yine, tamam mı? Hadi bakalım.

-Yatağa alalım şimdi. -Tabii hocam.

Hadi bakalım.

Hadi bakalım hareketlenelim.

Yavaş yavaş. Güzelce otur.

Ben hallederim, tamam.

Koluna dikkat, oynatmayalım.

-Geçmiş olsun. -Sağ ol.

Bir bakalım mı kanama devam ediyor muymuş?

Oo! Hiçbir şey kalmamış. Hiçbir şey yok.

Yine de böyle elimizi çok oynatmıyoruz, tekrar açılmasın orası.

Tamam. Teşekkür ederim.

Rica ederim.

Ben Serhat Kahraman.

Ben de Alya, çok memnun oldum.

Ben de.

-Merhaba. -Hocam, hastamız Serhat Bey.

Merhaba Serhat, geçmiş olsun. Nasılsın?

-İyiyim, siz nasılsınız? -Teşekkür ederim.

İlk bakışta olumsuz bir şey yok.

Fakat ben yine de detaylı inceleme yapmak istiyorum.

-Kolay gelsin. -Teşekkür ederim Alya Hanım.

(Alya) Geçmiş olsun.

Kendini yorma sen.

Tamam. Açılışta görüşürüz.

Görüşürüz.

-Merhaba. -Merhaba.

Müjgân Hanım'ın oğlu geldi, Serhat. Durumu da gayet iyi.

Zaten Diyarbakır'da aslında yapılması gereken her şey yapılmış.

Yine bir uzman doktor girdi, o da bir kontrol edecek.

İyi, iyi. Çocukcağız.

Kreşin açılmasına çok az kaldı, açılışa.

Son hazırlıklar, işte son dokunuşları falan yapıyorlar.

Gördüm, zaten personel çocuklarını getirmeye başlamış.

İhtiyar da Cihan'ı almaya gitti.

Pakize'yle birlikte bir saat içinde burada olurlar.

Tamam.

İnşallah sever ya.

Yani ben şöyle bir dışarıdan baktım.

Hiç yalan söylemeyeceğim, gayet güzel görünüyordu.

Hatta dedim keşke ben de çocuk olsaydım.

İçinde olsaydım.

Sen sevdiysen tamamdır.

Çocuklar beğensin de.

(Duygusal müzik)

Buradalar.

Merhaba. Serhat geldi mi, nasıl durumu?

Geldi. Gayet iyi, hiç merak etmeyin. Doktor da yanında.

-(Meryem) Çok şükür. -Alya Hanım, bir bakabilir misiniz?

-Pardon. -Nerede odası Cihan?

Ha, şurada, gel. Siz geçin, sol taraf hemen.

Sol ilk kapı.

Geç.

Serhat.

Meryem teyze.

Canım nasılsın?

(Meryem) Oh. Güzelim.

Oh.

-Oh benim güzelim, nasılsın? -İyiyim.

(Meryem) Çok şükür.

Doktor Bey, durumu nasıl?

Merak etmeyin, durumu gayet iyi, içiniz rahat olsun.

(Doktor) Diyarbakır'da gereken her şey yapılmış. Ekstra atelle devam edeceğiz.

Röntgenlerde ekstra olumsuz bir şey yok.

Fakat yine de bu düşmeye bağlı sebeplerden ötürü...

...kendisini bir gün gözlem altında tutacağız.

Tabii, tabii ki. Durur zaten bir gün, o çok güçlüdür, değil mi?

Serhat, sen çok güçlüsün, durursun değil mi kuzum?

-Çok teşekkürler Doktor Bey. -Geçmiş olsun yakışıklı.

Sağ olun Doktor Bey.

Ah benim güzelim.

(Meryem) Canın çok yandı mı?

Başlarda yandı ama sonra yanmadı.

Ah o küçük parmaklarına.

Sen çok güçlüsün zaten hepsini halletmişsindir, değil mi?

Müjgân, geçmiş olsun.

Sağ ol.

Hişt!

Merhaba.

Merhaba.

Benim adım Cihan Albora.

(Serhat) Benimki de Serhat.

Siz bizim yakınımız mısınız?

(Gerilim müziği)

Ben Meryem teyzenin eski bir arkadaşıyım.

-(Serhat) Memnun oldum. -Ben de çok memnun oldum. Geçmiş olsun

(Serhat) Sağ ol.

Sen kaç yaşındasın Serhat?

11

11 mi?

Maşallah. Baban nerede?

(Gerilim müziği devam ediyor)

O, ben sekiz yaşındayken öldü.

Aa! Başın sağ olsun.

(Sadakat) Başın sağ olsun Müjgân.

Sağ olun.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Müjgân, bir şey soracağım.

Meryem'le Cihan'ın nikâhı, düğünü yarım kaldı...

...baban sizi apar topar aldı götürdü.

(Gerilim müziği)

Sen oradayken o zaman mı oldu bu işler?

Sadakat Hanım.

-Anne, yeri mi? -Hele bir dur.

Tamam Cihan abi, sorun değil.

Evet. Ben Almanya'ya gider gitmez ablamdan sonra evlendim.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Yani Serhat orada doğdu diyorsun?

Anne, girme. Allah aşkına ne yapıyorsun?

Kocamın memleketi Diyarbakır'a döndük beş yıl sonra.

Sonra da kaybettik.

-(Cihan) Tamam. -(Sadakat) Başın sağ olsun.

-Hadi, biz gidelim hadi. -Hadi anne.

Hadi bırak. Bak, çocuk ailesiyle vakit geçirsin.

-(Cihan) Vakit geçirsinler, hadi. -(Nare) Hadi anne.

Meryem, hadi sen de. Ne yapacaksın?

Ben burada kalacağım.

(Cihan) Açılıştan sonra zaten getirir seni adamlar.

(Meryem) Yok Cihan. Burada kalayım, hem yardımcı da olurum Müjgân'a.

Burası riskli, tehlikeli burası, böyle bir şey olmaz.

Ben o adamları zaten senin yanında süs diye koymadım.

Gerekirse adamlarla birlikte yarın sabah gene gelir görürsün.

Abla, Cihan abi haklı, sen git. Ben buradayım.

Hadi anne.

Anası başındadır işte sana ne gerek?

(Cihan) Anne, hadi. Tamam anne.

Hadi.

-Bir şeye ihtiyacınız olursa buradayım. -Sağ olun.

Hadi geçmiş olsun. Serhat, görüşürüz

-Görüşürüz. -(Cihan) Geçmiş olsun.

Gözlerine kurban olurum senin.

Oh! Ne kadar özlemişim kokunu.

Anne, teyzem beni çok özlemiş.

Özler tabii, özlemez mi?

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

Alo, abi.

Ha.

Evet abi, sonunda buldum.

Konağın karşısında dikilip durmuş öyle.

Konağa bakıyor. Sanki bakışıyla kaçıracak çocuğu.

Tamam abi, getireceğim, merak etme.

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Kaya.

Ne yapıyorsun oğlum burada?

Bakışınla mı kaçıracaksın çocuğu?

Oğlum aklımız çıktı lan bir delilik edeceksin, başına bir şey gelecek diye.

O çocuk benim Kadir.

Tamam. Çocuk senin, konuştuk, biliyoruz.

Çocuğu yarın alacağız.

Planı yaptık.

(Kadir) Ama şimdi olmaz.

Bak şimdi, burada seni görürlerse kendini de planı da patlatırsın.

(Kadir) Hadi, bir cahillik etme yürü.

Lan hadi hadi. Kreşe götüreceğim seni, hadi.

Hadi, hadi.

Dün de aynıydın şimdi de aynısın.

(Kapı vuruldu)

-Buyurun. -Biz geldik.

Aa! Hoş geldin. Benim canımın içi gelmiş.

Mis kokulum. Hih! Bu ne şıklık?

Çok yakışıklı olmuşum, değil mi?

-Çok. -(Alya) Şunları biraz düzeltelim mi?

Tamam.

-Baba? -Efendim? Pardon.

Kreşte güzel kızlar var mıdır?

Vardır. Hadi gidelim, merak etti.

-Hadi gidelim. -Hadi, hemen gidelim. Geç kalmayalım.

-Hadi. -Tamam, hadi.

Bak, sen böyle zıpladıkça bu bozuluyor.

Bak ne güzel kıyafetin var, bırak normal dursun.

-Biz de mi zıplayalım yani? -Evet.

-Daha neler! Vallahi ben yapamam. -Buyurun.

(Hüzünlü müzik)

Buyurun Meryem Hanım, bir şey mi lazım?

Odada su bitmiş de.

Tamam, ben hallederim.

Orada yürüyen hayat senin hayatındı abla.

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

(Üst üste konuşmalar)

Geç bakalım, geç.

Aa! Hoş geldin canım.

Gel bakalım sınıfına.

Kaya.

Sen iyi misin bugün? Durgun görünüyorsun.

İyiyim. Dalmışım öyle. Sen nasılsın?

İyiyim, sağ ol.

(Sadakat) Bak, ağzından çıkanı kulağın duysun, öyle şeyler söyleme.

Bak kızıma, maşallah.

Fidan.

Duydum ki nihayet aklın başına geldi, zebaniden boşanıyorsun.

(Müzik) (Çocuk sesleri)

Gözün aydın.

Sebep?

Sana kalıyor.

Hih! Sana hiç yakışıyor mu?

Bak kaç yaşına geldin, torun sahibi olacaksın, hiç böyle şeyler yakışıyor mu?

Kız niye geriliyorsun?

-Şakadır ha. -Şaka, öyle mi?

Kim ne yapsın Ecmel'i?

Cehennem zebanisi, anca cehenneme yaraşır zaten.

Cihan. Kurban olduğum babaannem. Paşam.

Oy babaannesinin bir tanesi hoş geldin.

-Hoş bulduk. -Hoş geldin.

-Nasıl, beğendin mi? -Evet, çok güzel burası.

-Hoş geldiniz. -Hadi gel sınıfınla tanış o zaman.

-Tamam. -Hoş bulduk. Hayırlı uğurlu olsun.

Çok teşekkürler.

Açılış konuşması için sizi sınıfa alalım mı Cihan Bey?

-Alya, sen yapsana. -Yok.

Tamam, ben yapayım. Buyurun.

Buyurun, buyurun.

Ayşe Öğretmen'im, sınıfınıza alalım. Hadi çocuklar gelin.

Çocuklar.

(Duygusal müzik)

(Cihan) Hepiniz hoş geldiniz.

Öncelikli olarak tabii hepinize hayırlı uğurlu olsun.

Şimdi ben bu kreş olaylarından çok fazla anlayan biri değildim.

(Cihan) Yani bu konuda pek bir bilgim yoktu.

Ta ki evimde bir çocukla yaşayana kadar.

O çocuk kendini çok iyi biliyor, değil mi?

Evet.

(Duygusal müzik)

O çocukla aynı evde yaşarken öğrendim ki bir çocuğun sadece büyümesi değil...

...aynı zamanda da gelişimi de çok önemli ve bu gelişme tanıklık etmek çok önemli.

Ve bu gelişimi sırasında, gerçekten o çocuğu yalnız bırakmamak çok önemli.

Çünkü çocukları eğer gelişim vaktinde yalnız bırakırsanız...

...ebeveyni olarak, anası babası olarak...

...o çocuk kendi başına büyümeye başlar.

Siz farkında olmadan o çocuğun topladığı şeyler...

...belki de ileride çocuğu hiç istemediğimiz bir yere götürür.

O yüzden bir çocuğun gelişimi, bu noktada çok önemli.

Tabii benim bu farkındalığa varmam için elinden geleni yapan...

...ve ben tabii bunu sonradan fark ettim.

Bu noktada benim aydınlanmamı sağlayan...

...Sayın Alya Smith'e çok teşekkürlerimi sunuyorum.

Şimdi öncelikli olarak sizler gerçekten burada hayat kurtarmak için...

...canhıraş çalışıyorsunuz.

Ve insanların hayatını kurtarıyorsunuz.

Bunu yaparken de büyük fedakârlık yapıp...

...çocuğunuzdan ayrı kaldığınız zamanlar oluyor.

Biz de öyle istedik ki siz çocuğunuzun gelişiminden uzak kalmayın...

...çocuğunuz sizin gözünüzün önünde gelişsin, büyüsün...

...arkadaşlıklarını kursun, oynasın.

Sizin aklınız başka yerde kalmasın, uzakta kalmasın...

...her şey sizin gözünüzün önünde olsun istedik.

O yüzden burayı yaptık.

Tabii ki siz şimdi büyükler olarak benim muhatabım değilsiniz yani.

Benim muhatabım bu küçük arkadaşlar.

0nlara sormak lazım. Burayı beğendiniz mi?

(Çocuklar hep bir ağızdan) Evet!

Hayırlı uğurlu olsun o zaman.

Kurban olurum. Maşallah.

("Erol Evgin - Sevdan Olmasa" çalıyor)

"Bende bu cehennem gibi yürek olmasa"

"Bende deli rüzgâr gibi hasret olmazsa"

"Bir de cana can katan o sevdan olmasa"

"Sevdan olmasa"

"Bir de cana can katan o sevdan olmasa"

"Sevdan olmasa"

"Ah bu hayat çekilmez"

"Ah bu hayat çekilmez"

"Sen olmasan canım"

"Ah bu çile çekilmez"

Eline dikkat et, onunla tutma.

"Ah bu hayat çekilmez"

Aa! Her yer balon!

Çok güzel olmuş burası, ne güzel eğleniyorlar.

-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Nasıl, güzel mi, beğendin mi burayı?

-Beğendim. -Çok merak etti, görmek istedi, tutamadık.

Yok, önemli değil.

Hayırdır, bir şey mi oldu?

Müziği falan duydu, bir görmek istedi. Getirelim dedik.

Edecek tabii, çocuktur o.

-Senin torunumla tanıştırayım. -Dur dur, ben tanıştırayım. Cihan.

(Cihan) Kurban gel. Alya, gelsene.

Bak, bu Serhat. Meryem ablanın kardeşi Müjgân'ın oğlu.

("Erol Evgin - Sevdan Olmasa" çalmaya devam ediyor)

-Merhaba. -Merhaba.

İyileşince konağa gel, beraber bisiklet süreriz.

(Serhat) Olur, çok isterim.

Müjgân Hanım, Doktor Bey Serhat'ı kontrole alacak.

-Tamam, geliyoruz. -Biz gidelim o zaman.

Konağa giderken alacağım seni.

(Öğretmen kadın) Şimdi bizim çocuklarla baş başa kalma vaktimiz geldi.

Hele sınıfa alacak seni.

Anne babalarımızı ve değerli konuklarımızı dışarı alalım.

(Üst üste konuşmalar)

Biz burada kalacağız, değil mi? Sürprizim var.

Hadi bakalım.

"Ah bu hayat çekilmez"

"Sen olmasan canım"

"Ah bu çile çekilmez"

(Müzik)

-Hadi bakalım. -Oo!

Arkadaşlar.

Ağzınız şenlendi mi?

(Çocuklar hep bir ağızdan) Evet!

Afiyet olsun.

(Çocuklar hep bir ağızdan) Afiyet olsun!

Im! Mantı da çok iyi ya.

İşte pankeke benzemez bunlar.

Lezzet nasıl olurmuş gör.

Bakalım bakalım.

Gerçekten iyiymiş.

Vallahi masa olay.

Sen bundan aldın mı? Bak iyi ye.

Benim göndermem gereken dosyalar vardı ya, unuttum.

Benim de servise geçmen lazım. Hadi beraber kalkalım.

-Nereye ya? -Ee?

-Bitirmeyin ama geri geleceğim, tamam mı? -Tamam.

-Deniz. -Kolay gelsin.

(Müzik)

Nare telefonunu unutmuş.

Ben verip geleyim.

-Çabuk gel. -Tamam.

Abi, masa bize kaldı ama faturası tartıda çıkacak artık.

Fazla kilolarını hesabıma yazarsın.

Kurban.

Bak.

(Müzik devam ediyor)

Ye oğlum, ye.

Alya Hanım, beş numaradaki Gül Hanım'ın ateşi yükseldi.

Geliyorum, tamam.

-Sen iyisin, değil mi? -İyiyim.

Ben şimdi hastaya bakacağım, sonra benim odama gelsene.

-Alya, gerçekten iyiyim. -Odama gel.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Aa!

Oo!

Ah!

Ah!

(Gerilim müziği devam ediyor)

Yapma!

-(Şahin) Yıldız Hanım, merhaba. -(Yıldız) Merhabalar Şahin Bey.

(Şahin) Nare'yi arıyorum, telefonunu yukarıda unutmuş da gördünüz mü?

İsterseniz odasına bakalım, buyurun. Birlikte bakalım odasına.

Olur.

(Yalçın) Nare Hanım.

Yalçın Bey, ben...

Nare Hanım, iyi misiniz? Gelin, gelin şöyle.

Gelin.

Gelin şöyle oturun.

Odası kilitli. Ama endişelenmeyin buralardadır.

Hastane içerisindedir. Ben tekrardan bakıp size haber vereyim.

-Tamam, teşekkür ederim. -Merak etmeyin.

(Yalçın) Tansiyonunuza bakalım.

Yok, iyiyim. İyiyim iyiyim. Şimdi şey...

Kusura bakmayın böyle daldım.

Şahin koridordaydı. Beni böyle görmesin hani telaşlanır diye şey yaptım.

Niye, neden ki?

Öyle bir an başım döndü. Çok teşekkür ederim, sağ olun.

Çok ayakta kaldım diye herhâlde kreş telaşından.

Ama iyiyim, sağ olun.

Siz suyunuzu için, ben de Alya Hanım'a haber vereyim.

Yok. Alya'nın işi var. Biz zaten şimdi konuştuk.

Çıkınca yanına gideceğim, şey yapmayalım. Sağ olun.

(Telefon çalıyor)

Pardon.

Efendim?

Tamam, hemen geliyorum.

Acilden aradılar, bir vaka varmış. Ben hemen gidiyorum.

Siz kalkmaya çalışmayın, tamam mı?

-Tamam, kalkmam. Sağ olun. -Tamamdır.

Yalçın Bey.

Şahin'i görürseniz eğer burada olduğumu söylemeseniz olur mu?

(Nare) Çok telaşlı da bu aralar.

-Peki, peki. -Teşekkür ederim, çok sağ olun.

(Yalçın) Rica ederim.

-Merhaba Yalçın Bey. -Merhaba.

Nare'yi arıyorum da gördünüz mü?

Yok, bilmiyorum, görmedim.

Benim acile gitmem lazım. İyi günler, görüşürüz.

İyi günler.

(Gerilim müziği) (Derin nefes alıp verdi)

(Derin nefes alıp verdi)

Of!

Dayanacağız, tamam mı?

Ben seni bırakamam. Sen de beni bırakma olur mu?

(Derin nefes alıp verdi)

Nasıl Serhat, baktı mı Murat?

Gayet iyi, teşekkürler. Siz de çok yardımcı oldunuz, sağ olun.

Estağfurullah, ne yaptık? Tamam o zaman.

-Fazla kahvem var, içer misiniz? -Yok, teşekkür ederim.

Alya Hanım, ben bir konuşmak istiyorum.

Yani bu video mevzusu beni çok rahatsız ediyor.

Bir şey olmamış gibi davranmak da benim pek yapabildiğim bir şey değil o yüzden.

Biliyorum sizin için çok tatsız, çok sarsıcı oldu.

Cihan için de öyle.

İlişkiniz için de.

Ama inanın benim için de öyle oldu.

Yani insanın geçmişimdeki mahrem bir anın herkesin gözünün önüne serilmesi...

...çok sarsıcıydı.

Biliyorum.

Tam da bunun için yaptı zaten Boran.

Öyle.

Ama şunu söylemek zorundayım.

Cihan'la olan geçmişimizi maalesef değiştiremem.

Silemem yani.

(Müzik)

Evet.

Yani sizin Cihan'la ortak bir geçmişiniz var ve geçmiş silinemez.

Farkındayım. Zaten bunu konuşmaya gerek yok, bu konuyu açmaya gerek yok.

(Meryem) Benim için var.

Çünkü ben size Cihan'a hissettiğim her şeyin geçmişte kaldığını söyledim ama...

...arkasından kolye mevzusu böyle durumu çapaklandırdı...

...ve bu benim hiç hoşuma gitmiyor.

Cihan'a dün söyledim zaten, kolyeyi geri vermek istedim.

Ait olduğu yerde, geçmişte kalsın, dedi.

Ben de kaldırdım ama size şunu söylemem gerekiyor.

Ben o kolyeyi taktım, takıyordum.

Çünkü o kolye benim en güzel günlerimin hatırasıydı.

Gençliğimin.

Cihan'la geçirdiğim ve hayatımda sahip olduğum en güzel günlerin.

Saygıyı hak eden günlerin.

Ve o geçmişi ben silmek istemedim.

O geçmişi geride bırakmak zorunda kaldım.

Eğer siz olmasaydınız, siz birbirinizi bu kadar seviyor olmasaydınız...

...ben o kolyeyi takardım.

(Gerilim müziği)

Ben de düşünüyorum.

Yani ee...

Ben de sevdiğim adamı kaybetsem, hatırasını taşırdım.

Ama karşıma geçip ben başkasına âşık oldum dediği an çıkarırdım.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Geçmiş olsun.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Kantine baktınız mı? Belki oradadır.

-Orada da yok. -Anne, tamam. Gerekirse Alya'yı ararız.

-Hallederiz, bir durun. -Allah Allah!

-(Cihan) Yalçın. -(Kaya) Yalçın Bey biliyordur belki.

-Sen görmedin mi? Sormadın mı? -Sordum ya, görmemiş o da.

Nare nerede?

-Cihan? -Ha?

Ee...

Aa! Orada, orada! Nare!

-Kızım! -Nare!

-Ya! -(Sadakat) Allah Allah! Nare!

-(Cihan) Her tarafta seni aradık. -O adamın odasında ne işin var Nare?

-Ya bir sakin! -Biz sabahtan beri seni arıyoruz ya!

-Şahin! -(Sadakat) Ya bir sakin!

Ne yapıyorsun burada ya? Konuşsana Nare!

(Şahin) Söylesene! Sen bu adamın odasında ne yapıyorsun?

-(Kaya) Dur oğlum bir sakin. -Sakin, kız hamile. Sakin.

-O benim karım lan! -Oğlum bir dur!

Sen nasıl söylemezsin böyle bir şeyi bana?

-(Sadakat) Kız hamile, ne yapıyorsun? -(Kaya) Dur oğlum, bir anlatsın ya!

-(Cihan) Hastane burası. -Şahin, dur. Sakin, lütfen.

Söylesene Nare, ne yapıyorsun o adamın odasında?

Tamam, bir sakin ol ki söyleyeyim!

-Anlatsana Nare, ne oluyor? -Söyle annem.

Benim tansiyonum oynadı Yalçın Bey'in odasının önünde.

O yüzden odasına girdim. Bu.

-Ee, saklanacak ne var bunda? -(Sadakat) Tamam annem.

Ya çocuk da haklı, bak sen ne yapıyorsun adamın odasında?

(Kaya) Yenge, bir dursana Allah aşkına.

Tamam da bunda söylenmeyecek ne var ki? Şimdi sen söylesene.

Nare Hanım söylememi istemedi.

Niye istemiyorsun Nare?

Ben telaşlanırsın, duyarsın. Telaşlanmayın diye.

Telaşlanacak ne var? Tansiyonun düşmüş, ee?

(Fidan) Kurban olduğum haklılar, sen ne yapıyorsun?

Bilmenizi istemedi çünkü.

Neyi?

İyi değilsin.

(Hüzünlü müzik)

Gebelik zehirlenmesi yaşıyor Nare.

Ne?

Bebeği riskte.

Ama kendisi daha büyük riskte.

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

-Alya, sus! -Nare!

Sakin, hadi odama.

(Sadakat) Sen ne diyorsun?

(Alya) Tamam, yeter artık. Odama, hadi.

-Nare! -Nare!

-Nare! -Böyle bir şey saklanır mı?

-Nare! -Vallahi billahi ya!

-Kızım! -Allah Allah!

Tamam, durun.

(Hüzünlü müzik)

(Hüzünlü müzik devam ediyor)

Nasıl söylemez ya, nasıl söylemez?

Vallahi bu kız delirdi. Ben söylüyorum, inanmıyorsun.

Böyle bir şeyi bana nasıl söylemez?

Nasıl saklar böyle bir şeyi benden?

-Şahin, yenge tamam, sakin olalım. -(Şahin) Nasıl sakin olayım Cihan?

Allah Aşkına, nasıl sakin olayım?

-Nasıl durumu? -Tansiyonunu düşürdüm...

...bebeğin kalp atımı da gayet iyi durumda.

Ama risk hâlâ büyük ve devam ediyor.

Hepiniz biliyordunuz, sakladınız benden.

-Hiçbir şeyden haberimiz yok. -Oğlum biz de yeni öğrendik.

Sen biliyordun yenge.

Niye söylemedin bana? Böyle bir şey saklanır mı?

Nare de bana söylemedi. Ben hâlini görüp şüphelendim.

Zorladım, muayene ettim öyle öğrendim, fark ettim.

Ve açık açık da söyledim, eğer gebeliğe devam edersen...

...bedeli ağır olur, dedim. Defalarca da anlattım.

Nare müdahale etmem lazım, dedim, kabul etmedi.

Müdahaleyi de size söylememi de kabul etmedi.

Bebek alınmazsa ne olur?

İlaç tedavisine başladım.

Bebek aslında hayatta kalabilir, dünyaya gelebilir.

Böyle vakalar var, Nare de buna tutunuyor zaten.

Ama Nare daha büyük riske girer.

(Duygusal müzik)

-Müdahale etmemiz lazım Alya. -Evet.

Yenge...

...al o bebeği.

Al o bebeği ne olur. Allah aşkına, hemen müdahale et.

-Hayır... -Tamam.

-Kabul etmiyorum. -Kabul edeceksin. O bebek alınacak Nare.

Alınmayacak çünkü yaşayacak.

Hayatın tehlikede, diyor Nare.

Hayatın tehlikede, diyor. Delirdin mi sen?

Nare annem, kurban olduğum...

...sana bir şey olsa o bebeğe kim bakacak?

Tamam anne, anne. Nare dünya bir tarafa, sen bir tarafa.

Kızım bizim için her zaman öylesin.

Bu öyle kolayca verilebilecek bir karar değil.

Biz böyle bir şeye de izin vermeyiz.

Seni riske atacak tek bir ihtimale bile izin vermem.

Seni kaybedemem ben.

Ben biliyordum bana böyle yapacağınızı.

Ben o yüzden hiç kimseye söylemedim.

Ama bu çocuk, benim içimde, benim karnımda.

Benim bebeğim, kimse dokunamaz. Ben istemiyorum, aldırmayacağım.

-Annem? -Bana bak, sen benden...

...tedavi istedin değil mi? Ben de senin tedavine başladım.

Ama devam etmem lazım.

Kan ve idrar örneğini alacağım, seni buraya yatırmam lazım.

Burada yatamam ben, istemiyorum.

İstemiyorum, zaten bütün gün hastanedeyim.

Saçmalama, aynı şey mi? Yatmak zorundasın.

Eğer hastaneye yatmayıp eve gidersen o eve adımımı atmam.

Sana söylüyorum...

...adımımı atmam o eve.

Şahin sen, sen ne diyorsun ya?

-Sen ne saçmalıyorsun? -Sen saçmalıyorsun Nare.

Kendine gel ya.

Söz dinle söz dinle.

Nare.

Tamam.

Tamam, yatacağım ama...

...kimse benim bebeğime dokunmayacak, tamam mı? Söz verin bana.

Zaten bebeğine dokunmak isteyen yok. Sadece önceliğimiz sensin.

(Alya) Ben ilgileneceğim.

(Duygusal müzik)

-Şahin nerede? -Aşağıda.

Yatış işlemlerini yapıp hemen senin yanına gelecek.

Asma o güzel yüzünü annem, asma yüzünü. Burada kalman lazım.

Doğru söylüyor. O zaman hepimizin içi rahat olacak.

Bebeği aldırmam.

Allah aşkına, şunu söyleyip durma.

Kan almaya gelecekler birazdan. Şimdi biz çıkalım, sen de dinlen.

Tamam çıkalım. Yalnız mı kalacak kızım?

-Ben kalırım. -Daha neler, sana ne?

Sana ne? O benim kızım, senin kızın değil.

Allah aşkına susun anne. Şahin burada.

Hadi.

-Hadi. -Aşağıdayız.

Sen moralini yüksek tutacaksın, tamam mı?

Yormayacaksın yatacaksın.

Senin doktorun sensin, başka hiç kimse değil.

Tamam mı güzel kızım? Hadi.

Allah Allah! Annem dışarıdayız.

(Cihan) İlk kez görmüş gibi muhabbet etmeyin. Hadi bırakın dinlensin.

-Hadi maşallah, Allah'a emanet. -Tamam, maşallah yenge maşallah.

-Benim kızım... -Anne hadi.

(Alya) En azından burada güvende olacak.

Tamam da yenge, ya fenalaşırsa...

...ya geç kalırsak falan?

-Ağzından yel alsın. -Allah korusun, nasıl konuşuyorsun oğlum?

Tamam, şu an müdahaleyi kabul etmiyor. Hâlâ travmanın içinde.

Yani hiçbir şeyi kabullenemiyor.

Biz zorlarsak, üstüne gidersek daha kötü olacak. Bekleyeceğiz.

Ama bir şekilde ikna etmemiz lazım.

Ne yapacağız böyle?

Nöbetçi doktor sabaha kadar yanında kalacak.

-Bana da hep haber verecek. -Sağ ol sağ ol.

Allah yardımcımız olsun. Bizi habersiz bırakmazsın değil mi?

-Tabii. -Tamam anne siz, Kaya...

...birlikte konağa gidin. İhtiyar, Kadir...

...siz de Meryem'i alıp öyle gidin.

Eşyalarımı alayım, Deniz'i de alıp eve geçeceğim ben.

Tamam, ben de geliyorum zaten.

-Cihan! -Seninle Cihan'ı ben bırakacağım...

...bir de seninle konuşmak istediği bir şey var.

-Dinliyorum? -Yok, burası yeri değil. Burada olmaz.

-Eşyalarımı alayım. -Tamam, bekliyorum.

(Duygusal müzik)

Hallettin mi işlemleri?

Niye asıyorsun suratını?

Niye asıyorsun suratını? Dediğini yaptım.

Hastanedeyim, yattım işte.

Sen böyle bir şeyi nasıl saklarsın benden Nare?

Ben kimim ya, ben senin neyinim?

Ben senin neyinim?

Yalçın'ın odasında gördün diye, sen aklından neler geçirdin?

Farkında mısın?

Ben böyle bir şey yapar mıyım? Sen bunları nasıl düşünebildin?

Haklısın saçmaladım, gözüm döndü orada.

Ama bana nasıl söylemezsin bunu?

(Duygusal müzik)

Ne bu?

Bak.

(Gerilim müziği)

Gebeliğin sonlandırılması formu bu.

-Evet. -Biz seninle ne konuştuk?

Konuşup anlaştık. Dedin ki; yatacaksın, yattım.

Kabul ettim, sen de dediğini yapacaksın.

Benim böyle bir şeye rızam yok.

-İmzalayacaksın. -İmzalamıyorum.

-Ben seni kaybetmeyi göze alamam. -Kaybetmeyeceksin beni!

Kaybetmeyeceksin, diyorum. Bebek de yaşayacak.

-Niye bana inanmıyorsun. -Ben bu riski göze alamam, imzala şunu.

İmzalamıyorum.

-Nereye? -O kâğıdı imzalayacaksın.

-Şahin? -O kâğıdı imzalamadan yanına gelmem.

-Şahin buraya gel. -Sen o kâğıdı imzalamadan...

...bir daha bu kapıdan içeri girmeyeceğim.

(Duygusal müzik)

Oğlum?

Yapma böyle.

Allah aşkına, harap etme kendini.

Allah büyük.

Tamam anne, bırak ya.

Gir sen içeri, hadi. Yanına gir, yalnız kalmasın. Ben buradayım.

Gece de kalacağım.

Bir şey olursa haber ver bana.

Tamam oğlum.

(Duygusal müzik)

-Hadi gel baba hadi gel, gel. -Oğlum yavaş, yavaş.

-Tamam, dur dur. -Kapıyı kapattırmadı bana.

Yeni odasına bakacakmışız.

Bakalım neler yapmış, görelim. Ee, ben hazırım.

-Sen hazır değilsin. -Ver bakalım montunu.

-Işığı da açalım. gel. -Baba gel, sana yeni odamı göstereyim.

Tamam tamam, geldim.

-Çok güzel değil mi? -Burası muhteşem olmuş.

Bana da yatak yapmışsın. Çak.

-(Deniz) Evet, yaptım. -Şimdi müsaade edersen eğer...

...ben anneyle konuşmak istiyorum. Var mı müsaade?

Müsaade var, zaten ben de yoruldum.

-Tabletimi alıp film izleyeceğim. -Tamam.

Konuşalım mı biraz?

(Sessizlik)

Evet?

-Hayırdır? -Duymasın.

Geçsene otursana.

Dinliyorum?

Nare'nin durumu hakikaten o kadar riskli mi?

Yani...

...küçük bir ihtimal olsa bile...

...çok büyük risk.

İkna olması lazım. Tamam, şu an hastanede...

...tedavisi sürüyor, tansiyonu kontrol altında...

...ama küçücük bir kötüleşmede hemen müdahale etmem lazım.

O yüzden ikna olması lazım.

Ee, bu muydu?

Meryem'le karşılaşmışsın.

Tamam, işte konumuza geldik.

Karşılaştık, evet. Tabii, haber de uçtu hemen.

Adamların bence harcanıyor burada.

Ne konuştunuz diye mi soracaksın?

Yok, aslına konuşmak istediğim başka bir mesele var.

O zaman başka bir şey sormadan meseleye gelir misin artık?

-Ben sadece üzülmeni istemiyorum. -Söyle Cihan?

Söyleyeceğim ama ben lafımı bitirene kadar...

...araya girmeyeceksin, beni kesmeyeceksin...

...lafım bitene kadar dinleyeceksin. (Derin nefes verdi)

Çünkü hoşuna gitmeyecek.

-Şart koyma, lütfen söyle? -Çocuk kaçıracağız.

Ne?

Çocuk kaçıracağız.

Çocuk kaçıracağız ne demek?

Kimin çocuğunu kaçıracaksın?

Kaya'nın olduğunu düşünüyoruz.

(Müzik)

-Merhaba Müjgân. -Boran abi?

-Müsait misin, gelebilir miyim? -Tabii, buyur.

İyi akşamlar. Rahatsız etmiyorum, değil mi?

Estağfurullah. Buyur, otur.

-Geçmiş olsun. -Sağ ol.

-Nasıl, daha iyi mi durumu? -İyi, çok şükür.

Çok şükür.

Bir oğlun olduğunu bilmiyordum.

Var.

Şaşırdım.

-Niye ki? -Ne bileyim...

...evlenmem için daha çok erken diyordun.

Hani hatırlar mısın, Meryem'le Cihan...

...nişanlıydı, ben o zamanlar...

...seni çok beğenirdim.

Ama sen ben daha küçüğüm diye kaçmıştın benden.

Sonra Almanya'ya gider gitmez de evlenmişsin.

Orada kalabilmek için evlendim.

Yani...

...sevmeden oldu, öyle mi?

-Öyle oldu. -Keşke gitmek zorunda kalmasaydınız.

Meryem'in hayatı başka olurdu, bu acıları çekmezdi.

Sen de istemediğin bir hayata sürüklenmezdin.

Kim bilir...

...belki ben senin büyümeni beklerdim.

Sen de zamanla beni severdin. Yazık oldu.

Çok yazık oldu.

Evet, yazık oldu.

Ama en çok da Meryem ablama yazık oldu.

O bunların hiçbirini hak etmiyordu.

Haklısın çok haklısın hem de. Meryem bunların hiçbirini hak etmiyordu.

Ne sen ne ben ne de Meryem.

Hak ettiğimiz yerde değiliz.

Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz, onu anlamıyorum?

Çocuk kaçırmak, diyorsun. Bu ne kadar büyük...

...ne kadar ağır bir suç olduğunun farkında mısın?

Evet ama bizim yaptığımız anlaşılmayacak.

Öyle mi? Tamam, rahatladım o zaman. İyi misin sen ya?

Ya o kaçırdığınız çocuk, gerçekten oradaki çalışan kadının...

...çocuğuysa ne olacak? -Ya Kaya'nın çocuğuysa o zaman ne olacak?

Ya Kaya'nınsa?

Bunu anlamanın tek bir yolu var. Çocuğu kaçıracağız...

...çocuktan da Kaya'dan da birer örnek alıp sana getireceğim...

...sen de testini yapacaksın. Bu kadar. -Of Cihan!

Zerrin'in bu son haftalardaki davranışları çok garip.

Bu garip davranışların başka bir açıklaması yok.

Zaten Kaya kafayı yemek üzere.

Ortada bir gerçek var, ama bu gerçek ortaya çıksın diye...

...herkes uğraşıyor. Çünkü herkes rahatlayacak.

Yeter ki sadece o Demir dokunmasın bu işe.

Demir'in asla ama asla parmağı olmaması lazım.

O testle falan oynama yapmaması lazım.

O testin çok güvenilir çıkması lazım.

Ve bunu da senden başka yapacak kimse yok.

Benim senden başka güvenecek kimsem yok.

Yok.

Ben yapabilir miyim bilmiyorum.

Yaparsın.

O kadar çok yapmam, dediğim şeyi yaptırdın ki bana.

O zaman...

...yapacak mısın?

-Tamam, yapacağım. -Vallahi mi?

Tamam, tamam.

Teşekkür ederim Alya.

Hakikaten teşekkür ederim.

Seni o kadar seviyorum ki.

Konuşmanız bitti mi?

-Bitti mi? Bitmedi. -Bitti bitti.

-Yani bitecekti. -Bitti.

-Ben gideyim. -Git hadi.

-Hadi geçirelim babayı. -Hadi.

(Alya) Hadi.

(Deniz) Şimdi nereye gidiyorsun baba, konağa mı?

Ee, şimdi...

...yok, konağa gitmeyeceğim çünkü ben...

...bir süredir şirkette kalıyorum. -Neden orada kalıyorsun ki?

Çünkü...

...bizim bekçimiz izne ayrıldı.

Orada nöbet tutmak zorunda kalıyorum ben de.

Beraber gidip nöbet tutalım, olmaz mı?

-Vallahi harika fikir. -Sen odana, hadi bakayım.

-Görüşürüz baba. -Görüşürüz kurban.

O zaman yarın sabah haberleşiriz.

-Tamam mı? -Tamam.

Bu pankekçi nerede?

Sana sormalı, adamı apartmandan kovdurdun mu?

Yok, kovdurmadım da çalışıyorum inşallah.

-Bilmiyorum. -Neyse, sen gir, kapını da kilitle.

-Sen git, milletin kapısına dayanma. -Tamam, dayanmam.

-Sen kilitle, ben gideceğim. -Tamam.

İyi geceler.

(Müzik)

(Sessizlik)

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar. Aman aman!

-Aa, anne baksana şekerden şato gibi! -Evet.

Sizin için özel hazırladım, tatlı küçük bir kaçamak. Al bakalım.

-Sevdin mi? -Evet, çok sevdim. Çok teşekkürler.

Bu arada hafta sonu otelde küçük bir 'workshop' yapacağım...

...pasta ve tatlı üzerine, eğer siz de gelirseniz çok seviniriz.

Anne lütfen gidelim, çok eğleniriz.

Tabii, işim uygun olursa bakarız.

Anne uygun olsun lütfen gidelim, çok eğleniriz.

Bence Deniz kararını çoktan vermiş.

Bir aksilik çıkmazsa tamam gibi. O zaman bakarız, diyelim.

-Oley. -Orada görüşürüz o zaman tamam mı?

-Hadi baybay. -Tamam, görüşürüz. İyi geceler.

-Sağ olun iyi akşamlar, zahmet oldu. -Rica ederim.

-Hadi bakalım. -İyi akşamlar.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Bağlantıyı kurdum. Hafta sonu anneyle çocuk atölyede olacaklar.

Hazırlığınızı yapın.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Abi.

Hayırdır, sabahı zor mu ettin?

Duramadım konakta.

Zaten gözüme uyku girmiyor.

Bu sabah bu gece zor geçer.

Sabır sabır, sabredeceksin sakin kalacaksın.

Çalışıyorum.

-Konuştun mu Alya yengeyle? -Evet, konuştum.

Ne diyor?

Testin başına bizzat kendisi olacak.

İyi.

Ben de Şahin'le konuştum, çocuk perişan olmuş.

Ne olacak başka, çok normal.

Abi Nare'yi bir şekilde ikna etmemiz lazım.

Mutlaka.

Sen gelme, dedim Şahin'e. Kalsın orada, biz hallederiz.

Kalsın ya, onun kafası başka yerde.

(Derin nefes verdi)

(Müzik)

(Zerrin) Benim kızım aşı mı olacakmış, benim güçlü kızım?

Allah'ım ya. Neslihan aşı kartı hazır mı?

-Hazır hazır, çantada. -Tamam.

-Gel bakalım. -Bebek hazır mı?

Evet, biz hazırız.

-Hadi. -Sen nereye?

Nasıl yani?

Ağlayacak, aşı olacak o. Benim yanında olmam lazım.

Olmaz, olmaz Zerrin.

Bebek, Neslihan'la İsmet'in çocuğu olarak gidecek sağlık ocağına.

-Yoksa dikkat çekeriz. -Yapma, onun canı acıyacak, ağlayacak.

-Benim onun yanında olmam... Lütfen. -Zerrin...

...lütfen uzatma, ver bebeği.

Kızım.

Annem.

Hadi.

-Hadi çıkalım. -Hemen gelin çok da şey yapmayın.

Bir saate döneceğiz, hadi.

(İç çekiyor)

(Islık çalıyor) (Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

-İhtiyar söyle? -Cihan'ım geldiler.

Tamam, hata istemiyorum. Telefonu kapatma.

(Gerilim müziği)

-Dikkat edin. -Tamamdır beyim.

-Tamam beyim. -Hadi.

Hadi bismillah.

(Gerilim müziği)

-Şimdi içeri girdiler Cihan'ım. -Tamam, kapat.

(Islık çaldı)

Bismillah, bismillah, bismillah.

-Hazal Özdemir? -Buradayız.

-Buyurun. -Tamamdır.

(Hemşire) Hoş geldiniz. Aşı kartınızı alayım.

-(Neslihan) İsmet sende. -Bende Neslihan.

-Teşekkürler. Siz şöyle geçin. -Tamam.

Hazırlayalım bebeği.

Bacağını açalım.

(Gerilim müziği)

-Geçmiş olsun. Ne yapıyorsunuz beyefendi? -(İsmet) Ne yapıyorsun lan sen?

-Ne yapıyorsun lan sen? -(İsmet) Bırak!

(Güvenlik) Ne oluyor burada? Kimsiniz? Bıraksana lan.

(Neslihan bağırıyor) (İsmet) Lan çekil şuradan!

Lan şerefsiz bırak, bırak diyorum sana.

(Gerilim müziği)

Ver ver.

Maşallah, maşallah, maşallah.

Kadir çabuk, çabuk Kadir çabuk.

-Çabuk. -Yavaş yavaş yavaş.

Maşallah, maşallah, maşallah.

Hadi oğlum geç, geç.

(Gerilim müziği)

-Beyim! -(Neslihan ağlayarak) Beyim!

-Beyim bebeği kaçırdılar beyim. -Ne?

-(İsmet) Bebeği kaçırdılar. -(Neslihan) Beyim birden oldu, anlamadım.

Kim kaçırdı oğlum?

(Neslihan ağlıyor)

-Nerede bebek? -Bu taraftan kaçırdılar...

...bu tarafa gittiler.

-Panik yapma, polisi arayacağım ben. -Bebek nerede? Bebek nerede?

-Nerede oğlum bebek? -Görmedik.

Bilo her tarafı arayın oğlum.

Ulan!

Kaya! Geberteceğim ulan seni!

(Hızlı hızlı nefes veriyor) Geberteceğim oğlum seni.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Neslihan...

...kızım nerede? -Sen yaptın.

-Neyi ben yaptım ya, kızım nerede? -Sen tezgâhladın.

-Neyi ben yaptım? Nerede... -Ne oluyor Demir?

-Sen karışma. Yürü. -Nereye?

-Yürü, yürü. -Hayır, nereye götürüyorsun beni?

-Nerede kızım? -Demir nereye götürüyorsun?

-Demir? -Bırak, dedim Demir.

-Yürü, diyorum sana. -Demir, benim kızım nerede? Nerede?

Kes sesini Zerrin, sen yaptın.

Kaya'ya sen haber verdin. Bebeği beraber kaçırdınız.

-Kaya mı? -Oyun oynamayı bırak.

Yürü, yürü.

-Bırak beni, nereye götürüyorsun? -Yürü, diyorum. Kapıyı aç.

(Zerrin) Dur, dur.

-(Zerrin) Bırak. -(Demir) Bin, bin.

Geç.

Açma.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Hoş geldin.

-Getirdin mi torunumu? -Anne senin burada ne işin var?

Dün Şahin'le konuşurken duydu.

Kızım.

Şimal.

(Müzik)

Artık seni benden kimse alamaz.

Hiç kimse.

(Müzik)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi Kanal D tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı: Emine Kolivar

Seslendiren: Emine Kolivar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Belgin Yılmaz - Bülent Temür...

...Hatice Başpınar - Sunay Temür

İşaret Dili Çevirmeni: Müjde Gürbüz

Editörler: Dolunay Ünal - Olgun Yılmaz

Ses - Görüntü Montaj: Ayşegül Güven

Teknik Yapım: Yeni Gökdelen Tercüme

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.