All language subtitles for [Turkish (auto-generated)] Uzak Şehir 70. Bölüm [DownSub.com]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

[şarkı söyleme]

[şarkı söyleme]

[şarkı söyleme]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[müzik][şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[müzik]

>> İki aşiret bir kağıtla birleşirse

kağıt yırtıldığı gün

ayrılır.

Ama kanla birleşirse

o bağı ancak

ölüm çözer. [müzik]

Seninle güç birliği yaparım.

>> Kızım Berfin'le evlenirsen.

Evlenirsiniz, çocuğunuz olur.

O çocuk da iki aşiretin de kanı olur.

Çocuk senin de benim de olur.

Can ol Bora.

>> 3,5 aylık hamilesiniz Alya Hanım.

>> 3,5

>> 15. hafta

>> O kadar çok kadınla kurdum ki bu

cümleleri böyle bol bira verdim ki

hep sevinçlerine ortak oldum ama yani

böyle

Çok farklı.

Çok farklı.

>> Bugün doktor değilsiniz Alya Hanım.

Bugün annesiniz.

>> Ooo, bu ses bu.

İşte üç kalbi birleşti ses bu.

Böbreklerimiz

Çok güzel.

Peki şey

Hani bu kanamalar falan çok oluyor ya.

>> Evet. Yani dikkatli olmanız gerekecek

derken bunu kastetmiştim.

>> Ya nerede?

>> Burada plasenta kenarında

subkoryonik hematom

>> Düşük tehdidim var.

>> Evet.

Ya anlatmama gerek yok, biliyorsunuz.

Yatak istirahati, ağır kaldırmak yok,

yolculuk yok.

İlaca başlıyoruz. Haftada bir beni

görmeye geleceksiniz ve en önemlisi

stres.

Ondan uzak duracaksınız.

>> Kıstım mı?

>> Biraz sinirlenebilirim. Bey.

Cinsiyetine bakıyorsunuz.

Sıkıntım varmış.

Evet, bacakları da kapalı. Bu açıdan

görünmüyor.

Ama kanama durunca, hematom küçülünce

daha net bakarız.

Acelemiz yok.

Önce bebeği tutalım.

Yalnız mı geldiniz?

Babası?

Yalnızım.

Yalnızım.

>> [müzik]

>> Seninle güç birliği yaparım.

Kızım Berfin'le evlenirsen.

>> Abi ne oldu? Anlaştın mı sen?

>> Siz başka araba bulun.

>> [ağlama]

>> He?

>> Çık.

>> Abi?

Abi ne oldu?

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Oh!

>> Bir kere olsun daha Cihan da kanımdan

bir damla olsa.

Sen benim olsan [boğazını temizler]

isterim.

Bir bebeğimiz daha olsun Cihan bile ters

mi sana?

Alya.

>> [müzik]

>> Ama bir gün o nikah masasına tekrar

oturacağım.

Ve seninle, senin yanına.

Ve böyle avazım çıktığı kadar

bağıracağım.

Bütün kalbimle evet.

>> Yolumuza ne çıkarsa çıksın ben seni

hayatım boyunca seveceğim.

>> Ben de seni hayatım boyunca seveceğim.

>> [müzik]

[müzik]

>> Yok açmıyor.

Açmıyor oğlum. Bak bana iyice anlat

orada ne oldu ya?

>> Lan dedim ya bilmiyorum içeride değildim

ben.

Dışarı çıktı yüzü kireç gibiydi. Ne oldu

dedim bir şey söylemedi, arabaya bindi

gitti.

>> Mirza kabul etmeseydi söylerdi. Olmadı

derdi ya, yapamadık.

>> Ya, konakta herkes ondan haber bekliyor.

Nerede benim abim? Yok, telefonları da

açmıyor.

>> Tarzı değil.

>> Başka bir şey var.

>> Var.

>> Başka bir şey var.

>> Ama ne?

>> Geçmiş olsun.

>> Siz

Niye buradasınız?

>> Senin kalbıma geldin, hatırladın?

>> Hatırladım.

Hatırladım.

>> Bana bir şey diyecektin.

Mektup dedin.

Sonra oğlumun adını sayıkladın.

>> Oğlum kim?

Cihan Albora.

>> Ha, Cihan benim oğlumdur, doğru.

Ben onu dünyaya getirirken senin anan

yardım [müzik] etti bana.

Cihan'ımı kucağıma ilk onun ellerinden

aldım ben.

>> [müzik]

>> Söyle, ne diyecektin?

>> Beni bu hale getiren

kardeşin Hasan.

Beni niye vurduğunu söyledin mi?

>> Ne diyecekti ki?

>> Söylemedi.

>> [homurdanır]

>> Çünkü bilmenizi istemiyor.

Ve hala beni öldürmeye çalışıyor.

Eğer

ben ölürsem

o şey de benimle birlikte

gömülecek.

Onun istediği bu.

>> Yok, bak.

O yönden için rahat olsun senin. Bak,

kapıda benim adamlarım var.

Hasan bu kapıya adım atamaz. Yaklaşamaz

bile değil ki içeri girmek.

Sen söyle ne diyeceksin?

>> Söylersem siz de beni yaşatmazsınız.

>> Ne yapacaksın peki?

>> [müzik]

>> Şimdi bana demeyeceksin gidip polise

diyeceksin. Diyeceksin ki Sadakat

Albayrak'ın kardeşi beni bu hale

getirdi, vurdu, ha?

>> Hayır.

>> [müzik]

>> Pazarlık yapalım.

Ben polise

Boran'ı görmediğimi söyleyeyim.

Siz de beni buradan sağ salim çıkarın.

Canımı koruyun.

>> Kabul. Sonra?

>> Annem [müzik]

ölmeden önce

bana bir mektup verdi.

Size vermemi [müzik] istedi.

Okudum.

İçinde yazanı öğrendiğiniz gün

bu topraklarda duran hiçbir taş

yerinde kalmaz.

Ben bu kapıdan sağ salim çıktıktan sonra

o mektubu sakladığım yeri size

söyleyeceğim.

Ama önce

çıkacağım.

>> İçin rahat olsun sen sakın korkma

buradan. Sen bu kapıdan sağ salim

çıkacaksın.

Burada konuştuklarımız aramızda kalacak.

O mektuptan kimseye

>> [müzik]

>> Benden başka kimse bilmeyecek.

O kağıt bana yazıldı.

İçinde ne var ne yok önce ben bileceğim

tamam?

>> Anlaştık.

>> [müzik]

>> İçinde yazanı [müzik]

öğrendiğiniz gün

bu topraklarda duran hiçbir taş

yerinde kalmaz.

Ölmesi lazım.

>> Senin iyiliğin için abla.

Bırak öldüreyim onu.

>> [homurdanır]

>> Sen karışma bu işe. Ben kıyayım canına.

Bunu yaşatmamamız lazım. Kimseye [müzik]

de bir şey söyleme hele de Cihan'a.

>> Alya?

Her şey yolunda mı?

Biraz konuşalım mı?

Ne oldu?

>> Dışarı gelir misin? Oldu konuşalım.

>> Tabii elbette.

Meraktayım ne oldu anlat.

>> Onun için kalkan demiştin ya.

>> Hı hı.

>> Yani artık onun arkasına saklanalım.

Al lütfen.

>> Alya?

>> Aslım.

>> Yani niye ne oldu?

>> [müzik]

>> Hamileyim.

Cihan'ın çocuğunu taşıyorum.

>> [müzik]

>> Hamilesin.

>> Zaten bir süredir böyle bir

var tuhaf şeyler yani.

Neyse doktora gittim şimdi oradan

geliyorum yani.

15 haftalık hamileyim.

>> [müzik]

>> Ne yapacaksın peki?

>> Cihan'a söyleyeceğim.

>> Alya yapma.

Sen bunu Cihan'a söylersen seni hayatta

bırakmaz. Hiçbir yere gidemezsin artık.

Yani kaldı ki çocuk

yani Deniz kendi çocuğu değilken bile

Bora'nın çocuğuyken bile aldı çocuğu

elinden ne bileyim mahkemeye verdi seni

konağa kilitledi.

Bir de kendi kanından bir çocuk olduğunu

duyarsa sen ne olacağını sanıyorsun?

>> Söylemek zorundayım.

>> Alya anlamıyorsun galiba diyorum ki

duyarsa bir daha seni asla bırakmaz

diyorum.

Benden olduğunu söyle.

Emel, sen öyle söyle. Benden olduğunu

söyle çocuğun.

Tamam mı?

Ben nüfusumu alırım.

Soyadımı da veririm.

Bak,

zaten Cihan çocuğun başkasından olduğunu

öğrendiği an seni hayatından komple

çıkarır.

Siler yani. Dava mava da kalmaz, biter

gider.

Aklandığın gün,

bak, aklandığın gün

kaçar gideriz buradan.

Uçaktan iner inmez de boşanırız.

İstersen ertesi gün.

Benim bir imzam yeter.

Ali, buradan çok uzakta,

kimsenin bilmediği bir yerde,

iki çocuğunla

özgürce yaşayacaksın.

Ben yemin ediyorum senden hiçbir şey

istemiyorum, bunu bil.

>> Biliyorum.

Bu çocuk sadece benim değil, söylemek

zorundayım.

>> Ali, ben yanlış hatırlıyorum ya. Ya bu

adam seni kovmadı mı?

He?

Bu adam sana zalimlik yapmadı mı? Senin

şu an yani senin şu an bu halde olmanın

sebebi bu adam değil mi ya?

>> Yine de söyleyeceğim.

>> Ali, bir dakika, bir dakika, bir dakika.

Tamam, diyelim ki kabul etti.

Sen dönecek misin ona?

>> Ben az önce onun kalp atışlarını

dinledim.

Bu ne demek biliyor musun?

O kalp atışı üç kişiye ait demek. Ve

babasının haberi yok.

Ben ona söylemek zorundayım. Bunun

dönmekle dönmemekle ilgisi yok.

Ben Cihan'a söylemek zorundayım. Ondan

saklayamam. Böyle bir şeye hakkım yok.

Biliyorum neye düşeceğimi çok iyi

biliyorum. Nasıl bir şeyin içine

gireceğimi çok iyi biliyorum.

Ama başka türlüsünü düşünemem. Başka

türlü olmaz.

Evli olmadığımızı da söyleyeceğim.

Ben bebeğimi yalanların ortasına

getiremem.

Yalanların içine doğuramam.

Bak sana minnettarım. Senin ne

yaptığının farkındayım. Senin şu an ne

yapmaya çalıştığının da çok iyi

farkındayım. Sırf bu yüzden zaten önce

sana geldim.

Cihan'a gitmeden önce sana haber vermek

istedim.

Enver çok teşekkür ederim.

>> Bunu söylemek istiyordum dayı.

>> Alya

Kulağa gidiyorum. Sonra konuşalım mı?

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Ne demek bu? Ne oldu?

>> Bizi attı.

O kadarını görüyorum Enver Bey.

Sebebini soruyorum.

Ne için?

Dinliyorum.

>> Söyleyemem. Kusura

>> Bana bak.

Alya

içerden dışarı onu çıkaranın

siz olduğunu biliyor.

Bütün yapının arkasında benim olduğumdan

haberi yok.

Eğer konuşursam

yapı çöker.

Anlıyor musunuz?

O zaman da siz bu yüzükten çok daha

fazlasını kaybedersiniz.

Enver Bey.

Sebep?

>> [müzik]

>> Cihan'ın çocuğunu taşıyor.

>> Ben hala durduğum yerde duruyorum.

Alya Smith

buradan gidecek.

Onu siz götüreceksiniz.

Siz.

>> [müzik]

[müzik]

>> Bugünden itibaren yeni bir dosyayı

açıyorsun.

Hazırlığını yapıp benden haber

bekleyeceksin.

Ali Asım it bu topraklardan gitmek

istemezse, burada kalmak isterse

Cihan Alabora ile evlenirse

Cihan Alabora'yı indireceksin.

İz yok.

Tanık yok.

Arkada hiçbir şey kalmayacak.

Emir benden gelecek.

Bekleyeceksin.

Başka kimseden değil.

>> [müzik]

>> Ben seni buradan götüreceğim Ali ya.

Bu topraklarla bağını

kökünden keseceğim.

Koparacağım.

>> [boğazını temizler]

>> Aaa.

Bu saatte niye geldi bu buraya?

Aliye Hanım. Aliye Hanım.

>> Hoş geldiniz. İyi akşamlar, hoş

geldiniz.

Eee.

Deniz odasında mı? Ha, odasında da

uyudu.

Geç oldu.

Ben bakayım bari.

Tabii.

Hoş geldin, hayırlı akşamlar. İyi

akşamlar. İyi akşamlar.

Eee.

Cihan konakta mı?

Yok, daha gelmedi.

Bir dakika, dişini tutacağım bari.

>> [müzik]

>> Kadir

Cihan nerede?

Geldi?

>> Abim

>> Nerede oğlum? Gelmedi.

>> Yok.

>> Herhalde bu çocuk yoksa bir şey oldu.

>> Hayırdır annem sen bu saatte?

>> Ne önemi var?

Benim nerede olduğumun ne önemi var?

Cihan yok bu saate kadar. Nerede abin

nerede ha?

>> Gelmedi daha.

>> Önemli olan Cihan.

Mizahile ne konuştular, ne yaptılar bu

saatte, ne söyledi ha?

>> Açmıyor anne, açarsa öğreneceğim.

>> Ben de arayacağım.

Açmıyor.

>> Dedim ya anne açmıyor diye.

>> Bir şey mi oldu?

Bu saatte senin ne işin var burada?

Hem seni ne ilgilendirir bu ailenin

meselesi? Cihan sana söylemedim mi ki

karışmayacaksın?

Sen artık bu ailenin bir ferdi değilsin.

>> Biliyorum.

>> Hele şükür.

>> Biliyorum.

Cihan'ı bekliyorum. Cihan'la bir

konuşmam lazım.

>> Senin Cihan'la konuşacak bir şeyin

kalmadı.

>> Konuşmadan gitmeyeceğim Sedakat.

Hah, geldi abim.

>> [müzik]

[müzik]

>> Annem ya, nerede kaldın? Öldüm meraktan.

>> Abi.

Açmadın, merak ettik.

Konuşmamız lazım.

>> Bu saat olmuş burada.

Çocuğunu görmeye gelmiş. Gördün çocuğunu

madem, git dedim, hala burada. Haydi,

bizim konuşacaklarımız var.

>> Konuşmamız lazım.

Tamam.

Konuşalım.

Ama öncesinde benim bir şey söylemem

lazım.

Evdekilere beni beklet dedim.

>> Tamam, bekliyorum.

>> [iç çeker]

>> Evleniyorum.

>> [ıslık çalar]

[ıslık çalar]

[müzik]

[müzik]

[ıslık çalar]

[müzik]

[ıslık çalar]

>> Annen kiminle?

>> [ıslık çalar]

>> Rıza Zeymeroğlu'nun kızı.

>> [müzik]

[müzik]

>> Allah'a şükür.

>> [müzik]

>> Afiyet

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Bir şey söyleyeceğim.

>> [müzik]

[müzik]

>> Tebrik ederim. [müzik]

>> [müzik]

>> Yine o benim çok küçük kaldı. Önemli

değil.

>> O gözler

beni [şarkı söyleme]

>> [müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

>> Tekin arabaya çıkıyor.

>> [müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[müzik]

>> Evleniyorum.

>> [müzik]

[şarkı söyleme]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[şarkı söyleme]

[müzik]

>> Önce buyur etti.

Selamünaleyküm. Aleykümselam.

Sonra işte kendi pişirdiği bir kahve

vardı. Onu tutuşturdu elime. Oturdum.

Sonra uzun uzun anlatmaya başladı. İşte

ben kimseye güvenmiyorum, kimseye

güvenim kalmadı.

Ortaklıkların da hep eee aynı yerden

çatladığını falan söyledi.

Güven meselesi yani.

Kaleme inanmıyor, kağıda inanmıyor.

Söze inanmıyor, yemine inanmıyor.

İnandığı tek bir şey var.

Kan bağı.

Yani bana bu konuşmanın en başında benim

elime tutuşturduğu o kahvenin ne kahvesi

olduğunu sonra anladım.

Şeker.

>> Nihayet yıllardır

beklediğim bir şey olacak.

>> Sen bu kızı tanıyor musun?

Abi.

Sen bu kızı tanıyor musun?

>> Yok, görmedim. [müzik]

Sadece adını söyledi.

Berfin.

Adını söylediler. Berfin.

Ya sen? adını bile bu gece öğrendiğin,

yüzünü görmediğin, sesini duymadığın bir

kızla nasıl evleneceksin ya?

Nasıl yapacaksın bunu?

Yine mi?

He? Yine mi?

>> Ya sen ne diyorsun ki?

>> Yine mi bu ailenin altında kalacaksın

abi?

Yine mi kendini kesip sofraya

koyacaksın? Yine mi yakacaksın kendini

abi?

>> Ya sen ne biçim konuşuyorsun?

>> Anne!

>> Zemheri oğlunun kızı tertemiz bir kız.

Gencecik tertemiz bir kız oğlum. O kız

çok güçlü bir aile. Ne davası var ne

kavgası var. Hiçbir şey yok.

Cihan annem bu kız

bu kız senin bütün yaralarına merhem

olacak annem, göreceksin.

Geçmişi böyle bıçak gibi kesecek.

>> [müzik]

>> Allah'ın izniyle Ali belasından da bu

aile kurtulacak.

>> Abi benimle bir gelir misin?

>> Kaya ne yapıyorsun sen?

>> Bir çıkalım mı abi?

>> Ne yapıyorsun sen? Allah'ın aşkına ne

yapıyorsun Kaya?

Bak,

bu evlilik onun, ailemizin, Alboran'ın

kurtuluşu olacak.

>> Kendine sakla. Burada bekle, kendine

sakla.

>> Kaya!

Bu evlilik olacak. Bu evlilik olacak.

Söz söz ağızdan çıktı bir kere. O söz

verildiyse bu evlilik olacak. Olacak.

Üstelik gül gibi de bir kız.

Tertemiz bir kız.

Bu iş olacak. Allah'ım beladan

kurtulacağız. Yüzümüze [müzik] bak ya

Rabb, ya Resulallah. Bu iş olacak.

Bütün bu beladan

kurban olduğum ben oğlumu tanıyorum.

Ben oğlumu tanıyorum.

Bu iş olacak.

>> [müzik]

[müzik]

>> Söyle.

Sen bana ne dedin?

Ben Zerrin'i unut demedim.

Yut dedim.

Çünkü sen evlendin.

Dedim.

Ben de sana dedim ki Aliya da evlendi

ama.

Dediklerini hatırlıyorsun değil mi?

Hı?

Sen sözünle bağlısın. Ben hiçbir şeyle

bağlı değilim dedin bana.

Abi.

Bak yarın o söz senin boynunda olacak.

O kız buraya gelin gelecek, senin

gelinin olacak.

Sonra Aliya çıkacak karşına.

Hazır mısın buna?

Yutabilecek misin?

>> O artık evli.

>> Sana bunu sormuyorum.

Yutacak mısın, unutacak mısın?

Ali evlendi diye yapıyorsun bunu, sebebi

belli.

>> Sebebi belli.

Yarın tarlalara su gidecek, fabrikaya

süt gidecek. Köylüler kamyonlarını geri

çevirmeyecekler.

Bu beş aşiretin ablukası bitecek,

gidecek. Sebebi bu, başka bir sebebi

yok.

>> Ali evlenmese yapar mıydın bunu?

>> Hayır.

Ama evli.

Evli.

>> [müzik]

[müzik]

>> Rıza Zöhmeroğlu yarın akşam bizi

konağına bekliyor.

Kızını istemeye gideceğiz.

>> Hayırlısı neyse olsun oğlum. Hayırlısı

olsun.

Ben bu geceden hazırlıklara başlarım.

Öyle bir gideceğiz ki oraya 40 yıl

konuşacak bunu millet.

Allah'ım sana şükür olsun ya Rabbi ya

Resulullah.

Sana şükür Allah.

>> Adam kafasına sıkıyor sen şükrediyorsun.

>> Ne diyorsun sen be? Ne diyorsun ha sen?

Bir şey bildiğin yok. Hiçbir şeyden

anladığın yok. Abin gerçek bir reis gibi

davranıyor. O bir aşiret reisi, aile

reisi gibi davranıyor. Bundan feyz

alacak anam. Sen onu vazgeçirmeye

çalıştın değil mi yukarı çıkardın?

Vazgeçir ha vazgeçti geçmedi. Neden

olduğunu biliyorsun. Çünkü o bir reis.

Sorumluluklarını biliyor, yapması

gerekeni biliyor. Evlenecek, çocuk

sahibi olacak.

Sen yoksa senden önce benim kucağıma bir

erkek torun verecek diye mi korkuyorsun

ha?

>> Sen ne saçmalıyorsun anne? Bak

saçmalama. Bak bana bulaşma.

>> Sen bir an önce karının kucağına erkek

bir çocuk [müzik] ver, öyle abuk sabuk

konuşacağına. Hey!

>> Ya.

>> Bana bak.

Şimdiden ne demeye başladı, duydun mu?

Ha?

Biz bu konağa bir çocuk [müzik]

getirmediğimiz sürece böyle şeyler

duymaya daha çok devam edeceğiz.

>> Sen başlama. Sen de başlama.

Yettiniz ha.

>> [müzik]

[müzik]

>> Aliya.

Aliya, bir konuşalım mı?

Aliya.

İyi misin?

>> Nare.

A, ne oldu ya?

Yüzün kağıt gibi.

Sen konakta mıydın bu saate kadar? Üçe

geliyor saat.

İyi misin?

Aliya'ya bir şey mi oldu?

O da orada bir tuhaf. Oturmuş tek başına

içiyor.

Bir şey mi oldu?

>> Can evleniyormuş.

>> Ne?

Ne demek evleniyor Kimle evleniyor?

>> Bilmiyorum. Bilmiyorum.

>> Sen o yüzden mi gittin bu saatte konağa?

>> Yok.

>> [müzik]

>> Ben Deniz'i görmeye gittim.

Bir de bizim

velayet davasının mahkeme günü

açıklanmış, Sadakat Hanım'la konuşmaya

gittim.

>> Canını yaktı değil mi evlendiğini

bilmek?

Ama sen yaptın Aliya.

Sen taktın parmağına o yüzüğü.

Ve artık evlisin ve kahrolmaya hakkın

yok. O yüzüğü parmağına takarken

düşünecektin.

>> Git evlen dedi bana Nare.

>> Ya dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz.

Gerçekten mi ya?

Evlenmeyeceğini düşündüğü için öyle

söyledi. Dedi mi? Dedi. Git dedi, evlen

dedi. Ama bak şimdi kendisi evleniyor.

Kimse de hiçbir şey söylemedi.

Öylesine de evlenilebiliyormuş demek ki.

Sen evlenmesen evlenir miydi?

Bence evlenmezdi.

>> Aliya.

İyi değilsin sen. Ne oldu? Bir şey

olmuş.

Ne oldu? Çocuğu söyleyecektin.

Ne oldu? Red mi etti?

>> Evleniyormuş.

>> Evleniyor muymuş?

Tamam sen üzülme.

Hamilesin.

Önce bebeğini düşün, tamam?

Alo.

>> İçeri girebilir miyim?

>> [müzik]

>> Alo, iyisin değil mi?

>> İyiyim, sen nasılsın?

>> Tamam, eğer bak kötü olursan söyle bana.

Saat falan hiç önemli değil, doktor

çağırırım, tamam?

>> İyi geceler.

>> Hadi sabah görüşürüz, iyi geceler.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Oh.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Al Bora'nın sözü yere düşmez.

Gidin bakın tarlalarınıza su var mı yok

mu haydi.

Şimdi beni iyi dinleyin.

Bir daha da bu durumlara düşmeyelim, bir

daha böyle dizilmeyelim.

Al Bora'da kimse aç kalmaz, açıkta

kalmaz.

Eğer bir gün aç kalırsanız, açıkta

kalırsanız

Al Bora konağı orada.

Olur da bir gün çocuğunuz hasta olur,

iyileşmez ama Al Bora konağı oradadır.

Olur da gene böyle tarlanıza su gelmez

Al Bora konağı oradadır.

Bizim konağımızın kapısı size gündüz de

açıktır, gece de açıktır, her zaman

açıktır.

Olur da bu dediğimi yaparsınız,

gelirsiniz kapıdan eli boş dönersiniz

işte o gün bilin ki

ben o ocağın başında oturmam.

Ben o ocağın başında oturmam.

Çünkü benim babamın sözü benim sözümdür.

>> [coşkulu tezahürat]

[müzik]

[müzik]

[alkış]

[müzik]

>> Bir gecede oldu.

O Cihan Al Bora

Mirza'nın konağına girdi.

Sabahına kalmadan savaklar açıldı.

Sular geldi, süt yola çıktı.

Benzinlikler [müzik]

içinde Mirza Efendi kendi mekanlarını

açıyor.

Biz aylarca kurduk.

O bir kapı çaldı.

İçeri sıkışmış girdi.

Elinde bir anahtarla çıktı.

O anahtarın adı da Berfin.

Boşu boşuna değilmiş bu adamın

adının herkesin ağzında olması.

Üç cephede ateş.

Bir gecede üç kapı kapandı.

Siz varken ne kapılar kapandı

>> [müzik]

>> ne kapılar açıldı.

Bu işin sonu ölüm bile olsa

ben yolumdan dönmem.

Bırakalım taksınlar nikah yüzüklerini

parmağına.

Arada bir duvar oluşsun.

Sonra bakarız nereden vuracağımıza.

Ama şimdi sakin.

Sakin.

Sakin.

>> Günaydın.

>> Günaydın.

>> Daha iyi misin?

Bir şey yiyemedin değil mi?

Yani Ayla olmaz ki, bir şeyler yemen

lazım.

Biliyorum çok zor.

Çok zor, anlıyorum.

Ama bak, ileride dönüp baktığında

diyeceksin ki dün gece için, ben o

çocuğu ona iyi ki söylememişim.

Şükredeceksin söylemediğine.

Ayla, bu senin için bir kapı.

Ve sen bu kapıdan çıkıp gideceksin,

arkana bile bakmayacaksın.

>> [müzik]

>> Ayrıca o seçimini yaptı.

Sen de kendini seç artık, [müzik] ne

olur.

Al onu geri tak hadi.

Ayla, daha önce de konuştuk bunları.

Ya bu yüzük bir söz değil,

bir kalkan. Biliyorsun, dün de

biliyordun, bugün de biliyorsun.

Ama sen artık tek başına değilsin ki.

Artık karnında bir çocuk var.

Ve buradan gidene kadar seni de,

karnındaki çocuğu da koruyacak olan tek

şey bu.

Hadi.

>> [müzik]

>> Odam açık yani.

Günaydın.

Günaydın.

Sen kahvaltı yaptıktan sonra konuşalım

mı biraz?

Konuşalım.

>> Nare.

Hadi gel gidiyoruz.

>> Ben hiçbir yere gelmiyorum abi.

>> Nare saçmalama hadi gel gidiyoruz.

>> Hiçbir yere gelmiyorum abi. Konuşacağım

dedim ben tamam.

>> Hani konuşacaktın hani bugün geliyordu.

>> Fırsatım olmadı kahvaltısını etsin kız

konuşacağız işte tamam.

>> Nare.

>> Yapma şöyle işte.

>> Nare.

Nare.

Nare.

>> Git gelmiyorum abi.

>> Şu kapıyı açar mısın Nare?

>> Burası benim Açmıyorum abi gelmeyeceğim.

>> Bak adam gibi sakin sakin kapını

çalıyorum hadi aç.

>> İstemiyorum.

>> Konuşacağım ben.

>> Nare bak insan gibi çalıyorum kapıyı aç

hadi.

>> Ya sen benimle uğraşacağına kendine

baksana. Ali evlendi diye gittin aynı

gün bir tane kız buldun ya onu sonra ne

yapacağını düşün.

>> Öyle mi? Peki.

>> Sen de çıkar sinirini benden.

Kaya çıkardı sen de çıkar. O vurdu sen

de vur. O kırdı sen de kır. Ne

yapacaksın? Ne yapacaksın abi zorla

sürükleyip götürecek misin beni? Götür.

>> Böyle yapacağımı mı düşünüyorsun?

He?

Sana bunu yapacağımı mı düşünüyorsun?

Ben seni çok iyi anlıyorum [müzik] Nare.

Çünkü sen sevdiği adamı kaybettin.

Değil mi?

>> Sevdiğin adam [müzik] öldü gitti.

Aldığın her nefes ciğerine batıyor değil

mi?

Bakıyorsun ama görmüyorsun. Su

içiyorsun, [müzik] yemek yiyorsun haram

gibi hissediyorsun değil mi?

Hı?

Ben seni çok iyi anlıyorum.

Aklına düşüyor değil mi bir anda?

O anı hatırlıyorsun.

O anı hatırladığın her an o yeniden

yeniden ölüyor değil mi?

Unutamayacaksın, geçmeyecek.

Bu hep böyle.

Değişmeyecek.

Ben sana öfkeliyim.

Öfkeliyim ama içtiğin için.

İçerek kendini heder ediyorsun. [müzik]

İçerek kendine çok yazık ediyorsun Bari.

>> Abi yemin ederim bırakmaya çalışıyorum.

Şimal kucağımdayken ben o gün bir damla

bile içmedim yemin ediyorum.

>> Ya ben sana inanmıyorum dedim mi?

Ben sana inanıyorum.

Dedim mi inanmıyorum diye?

Ben sana inanıyorum.

Ama artık kendine gel yazık etme.

O kayanın hesabını da soracağım merak

etme bir kadına el kaldırmak öyle

affedilecek bir şey değil.

Bunun farkındayım.

Telafi edeceğim.

>> Neyi? Ha neyi telafi edeceksin hele sen

bana bir söyle.

Kulaklarım duydu benim telafi diyorsun

ha.

Neyi telafi edeceksin?

>> Anne ne oluyor?

>> Bunları mı bunları nasıl telafi

edeceksin hele bana bir söyle nesini

telafi edeceksin bunu? Bunları mı hele

şunlara bak. Al burnunu git canım mutlu

olduğunu mu telafi edeceksin?

>> Ne?

>> Sen

ya o gün kaçtığı gün evden hani kaçtı

gitti ya?

Bara gitmişsin orada, iç, rezil ol.

Orada gören, bizi tanıyan, onu tanıyan

birisi çek fotoğrafları aldı getirdi

bana. Torbayla para verdim eline, ne

varsa aldım.

>> Hani ağzına sürmüyordun narları?

>> Sürmüyordum.

Yemin ederim sürmüyordum.

Sürmüyordum.

Sen vurdun ya bana. Sen bana vurdun diye

gittim içtim. Ben sürmüyordum. Abi yemin

ederim sürmüyorum.

>> Kızım sen ne dedin? Sen içmeyeceğim

dedin.

Böyle yerlere gitmeyecektin kızım,

konuştuk ya, söz verdin. Sen

Sen aldın çıkardın değil mi onu oradan?

Sen aldın buraya getirdin koydun. Parkta

buldum diye de yalan söyledin.

>> O çıkarmadı beni.

>> Kim çıkardı Nare?

>> Kim?

>> Nare söyle, söylesene kim çıkardıysa onu

da bulalım. Varsa fotoğraf elinden

alalım o haini, kimse görmesin ha.

Kızım kim çıkardı?

>> Taksici.

Ama elinde bir şey yok. Hatırlıyorum,

ayıktım o sırada.

Barın tuvaletinden atladım.

Taksiye bindim. Taksi yaklaşıyordu. Ona

bindim, uzaklaştım, gittim

parka. Parktan Ali'yi aradım. O da geldi

beni aldı. Bir suçu yok yani.

>> Suçu yok. Yapmış zaten sana yapacağını

alıp seni buraya.

Haydi, haydi bekliyorum.

>> Gelmiyorum anne. Ben bu saatten sonra

sadece mezara giderim, duydun?

>> Haydi yürü.

>> Anne tamam, hadi çık.

>> Cihan, al getir onu.

>> Kaya, al annemi çıkar ver.

>> [kahkaha]

>> Sen şimdi

kızgın mısın hala?

>> İçtiğin için evet kızgınım.

İçip kendini heder ettiğin için evet

kızgınım.

Toparlan, sakinleş.

Konağa gel.

>> Ha, Cihan. Ya niye getirmedin kızı?

>> Gelecek.

>> Ya gelmezse?

>> Gelecek dediysem gelecek anne, gelecek.

Sen konağa dön.

Kaya.

İhtiyarla Kadir şeydeler, arazideler,

söküm yapıyorlar. Son tankları

söküyorlar. O bizim bir tane istasyon

kaldı. Onu da söküp kaldıracağız. Sonra

işimiz bitiyor inşallah. Git başlarında

bekle. Gecikmesinler çünkü adam sözünde

durdu, biz de geciktirmeye yaşatmayalım,

tamam?

>> Tamam abi, giderim. Ben bu ebe kadının

oğlunu görmeye gideceğim.

>> Ya gerek yok, ben gittim gördüm.

>> [müzik]

>> Konuştum. Ya akşam uğradım yanına,

gittim konuştum. İyidir, bir şey yok.

Anlattım sana.

Alacaklılar peşindeymiş diye. Anası buna

demiş ki git Sadakat Hanım'dan yardım

iste. Vermiş eline mektup.

Var ama tam bize. İşte vurmuş

alacaklılar, o o kadar.

>> Anne, sen niye bu olayla bu kadar

ilgilisin? Sürekli hastaneye gidip

geliyorsun.

Madem bu kadar basit bir konu.

Gidip çocuğa serum bağlıyorsun,

hayırdır?

>> Bak, Gülen'in oğludur. Seni dünyaya

getirdik.

>> Git konağa in, hadi.

Anne, haydi konağa, haydi.

>> [müzik]

[müzik]

>> Polis de anlattı.

Afiyeye borcum var.

>> Hı.

>> Kimi geçirdim.

Sarık atanıma yetişmeden

önümü kestiler.

>> [müzik]

>> Peki bunlar?

>> Bilmiyorum.

İstanbul'da bir adres verirsin.

>> [müzik]

>> Gider parayı bırakırsın.

Bir adam gelir alır gider.

Her seferinde başka biri gelir.

Kimse adını söylemez.

Sen de sormazsın.

Hem adamların yüzünü bile doğru düzgün

görmedim.

>> Tamam.

>> [boğazını temizler]

>> İyileşmen için elimizden ne geliyorsa

yapacağız, merak etme.

Geçmiş olsun.

>> Sağ olasın.

Taburcu olacağın zaman ilk benim haberim

olacaktı.

>> Tamam, Ceyhun.

>> Hadi sen işine bak Ceyhun, yoksa

>> Tamam, görüşürüz.

Siz buraya kim koydu onu?

Sadakat Hanım Bey'in.

Hayırdır? Adamın peşindekiler bir zarar

vermesin diye önlem olarak gönderdi.

>> [müzik]

>> He.

Şunu atarsın. Hanım Bey.

Efendim yeğenim? Dayı, sen hani bu ebe

kadının oğlunun başında duracaktın,

kalkınca bana bilgi verecektin. Niye

başında değilsin? Depodaki malları

kontrol etmem lazım diye yeğenim. Bir

sayım da var. Başında durmam lazım.

Adamlar kapıda gece gündüz nöbetteler

zaten.

Bir sıkıntı mı var yeğenim? Bir sıkıntı

var mı dayı, sana sormak lazım. Yok,

yok. Sen sordun diye ben de şey ettim.

Eyh, güzel. Hadi Allah'a emanet ol.

Allah'a emanet yeğenim.

Konuştum.

Anlaştığımız gibi.

Şimdi sıra sizde.

Beni bu odadan sağ çıkaracaksınız.

Ben bir şeyi bir kere söylerim.

Yapacağım dersem yaparım.

Sen oradan sağ çıkacaksın.

İçinde yazanı öğrendiğiniz gün

bu topraklarda duran hiçbir

yerinde kalmaz.

>> Cihan şu kapıyı kırdığında o kadar

korktum ki.

Ama sonra hiç de korktuğum gibi olmadı

Nare.

Hatta senin acını öyle bir tarif etti

ki.

O da yaralı Nare.

Anlıyor. Acını biliyor.

Sana yapılan haksızlığı da biliyor,

farkında.

Cihan'ı tanıyorsun, haksızlık karşısında

öylece durmayacağını biliyorsun.

Nare, senin Şahin'in mezarına gitmen

lazım.

Kaçma.

Abin haklı, evet. O acı hep içinde

kalacak.

Ama izin [müzik] ver.

Arasından günler geçecek,

işler güçler geçecek, hayat geçecek.

Sen izin ver, hayat

acının üstünü örtecek,

merhem olacak.

Sen böyle

suçluluk duygusuyla kaçtıkça o içinde

böyle büyüyeceksin.

Kurtulamayacaksın, çıkamayacaksın.

Bir git, sen içinden ne geliyorsa söyle

sen. Af mı dilemek istiyorsun? Dile.

Bak, Şahin seni

izliyor bir yerlerde.

Seni bekliyor.

Gitmen lazım.

>> [müzik]

>> Kulağa da dönmen lazım.

Hatta istersen ben

denizi görmeye tekrar gideceğim. Dün

uyuyordu. İstediğim gibi göremedi.

Birlikte gideriz. Birlikte gitmiş

oluruz.

>> [müzik]

[müzik]

>> Geç kaldım biliyorum.

>> Ama geldim işte baba.

İrem'den aldım haberini.

Çok kolay söylediler.

Sadece iki kelime.

Baban ölmüş.

Sonra gene kapıları kapattılar üstüme

baba.

Ben seni kendi ellerimle toprağa

veremedim. [müzik]

Hakkını helal et baba.

>> [müzik]

>> Şeydan.

>> [müzik]

>> Ateş böceğim benim.

Ablam seni cihana verdikleri günü

bilseydim eğer

>> [müzik]

>> bak o duvarları ben kendi ellerimle

yıkar

o taşları tek tek söker o demirleri

büker gene de gelir seni alırdım oradan.

Allah'ıma kitabıma alırdım.

Sen benim her şeyimdin.

Sen benim

her şeyimdin.

Ama artık buradayım.

Sizi benden alanlara öyle şeyler

yapacağım ki

yattığınız bu toprakları kendi elleriyle

kazıp gömülmek isteyecekler.

Size ant olsun.

>> [müzik]

>> Rahat uyu baba.

Rahat uyu

ateş böceğim.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Geldi zamanı.

Senden af dilemeye gelmem çok zaman

aldı.

Aslında ben her gün geldim.

Yüzün burada değildi ama ben hep

buradaydım.

Kendime bakamıyordum, sana nasıl

bakacağım?

Sen beni bir ömür bekledin.

Can, ben bu dünyada hiçbir şeyi, hiç

kimseyi senin kadar sevmedim.

Bundan sonra da sevmeyeceğim.

Çünkü sen benim içimde bir yer değilsin.

Sen benim içimin kendisisin.

İnsan kendini yüreğinden nasıl

çıkarırsa, sen de ancak benim içimden

öyle çıkarsın.

Yani hiçbir zaman çıkmayacaksın.

>> Zaten şu an

önüne gelen önüne gelen.

>> Cihan Bey mah.

Ama bak vallaha tanıyorum ben Cihan

Bey'i. Yapmayacak ha. Yarı yoldan geri

dönecek. Bak gör.

>> Ya anne nasıl dönecek Allah aşkına ya?

Benzinlikler zaten kızın babasının

arabasına yerleşti. Nasıl vazgeçecek?

>> Yok dönecek.

>> Dönecek.

>> Kadir o baklavalar fıstıklı değil.

>> Fıstıklı fıstıklı.

>> İçine yağ ne koydun?

>> Tereyağı, başka da bir şey yok.

>> E tamam haydi içeri içeri hepsini. Ömür

kızıma haydi içeri. Haydi içeri

hazırlığımız var. Haydi.

>> Evet, hızlı hızlı.

>> Çık kral, hoş geldin.

>> Herkes nerede?

>> Mutfakta.

>> Tamam, oraya giderken kırık bir tane

olmayacak. Al boranı neyle gidiyor

oraya?

Oy benim paşam geldi. Hoş geldin. Ömür

paşam dikkatli oturun.

>> Ne kadar da çok baklava var burada.

>> Çok değil. Hele bir say bakayım ne

kadar.

>> 1 2 3

>> [iç çeker]

>> Senin derdin ne ya?

Senin derdin ne ya?

>> Çekme atma olsaydı memlekette tamirci

kalmazdı.

>> Ne diyorsun ya sen? Neyse sen beni mi

takip ediyorsun?

>> Topraklarda yatanlar bir tek senin

ölülerin değil ha.

Senin ailenin yok ettiği ailemi görmeye

geldim.

>> [müzik]

>> İyi.

Zerrin'in evlatlarına kalırsın

intikamını.

Havanı alırsın.

Ailemden de benden de uzak duracaksın

tamam mı?

>> Senden uzak duracağım kesin.

Ama ailen için söz vermiyorum.

>> [müzik]

>> Elini mi kestin?

Al.

Sar bunu.

>> Sen ne arıyordun otelde?

>> Ailene ispiyonlayacak mısın diye merak

ettim.

>> A bir de kapı dinliyorsun.

>> Kırık kapıya dayanamıyorum. Dinliyorum,

huyumdur.

Niye söylemedin beni?

Ailene?

>> Bir de dalga geçiyor ya.

Söyleseydin ne olacağını bilmiyorsun

sanki.

>> [homurdanır]

>> Bana hiçbir şey olmaz. Sen kendini

düşün.

>> Ne düşüneceğim ya? He?

Olmaması gereken bir karşılaşmaydı.

Olmaması gerekiyor, şu an olduğu gibi.

>> Aynen öyle.

Çalış da gör.

>> [müzik]

>> O yüzünü de sil.

>> Ha?

>> Yüzünü sil.

Şurası.

>> [müzik]

[müzik]

>> Dışarı ne ediyor?

>> [müzik]

[müzik]

>> Gel gel gel.

>> Baba

baksana ne kadar çok baklava var burada.

Neden bu kadar çok? Misafir mi gelecek?

Yoksa düğün mü var?

>> Şimdi Paşam bir

gel konuşalım seninle gel.

>> Ne oldu?

>> Gel.

>> Tamam.

>> Gel.

Şöyle tam da ben buna

Şöyle kapıyı

Şöyle karşılıklı oturayım şöyle güle

erkek erkeğe bir konuşalım.

>> [boğazını temizler]

>> Baba ne oldu? Hadi şöyle.

>> Şimdi eee

Cihan

>> Sen de biliyorsun değil mi?

>> Kim söyledi?

>> Hiç kimse söylemedi.

Annemle babam evlendiğimi söylerken

İbrahim de böyleydi.

>> Nasıl dı ki yüzü?

>> İşte aynı senin gibi.

Bana söylemek değil galiba.

>> Hiç de.

Hiç kolay değil.

>> Öyle bir evlilik değil ama. Yani

evleneceğiz ama

ben onu bir eş olarak görmüyorum,

görmeyeceğim.

Şöyle gibi aslında. Hani siz hiç oyun

oynuyor musunuz? Evcilik gibi bir oyun.

>> Evet.

>> Orada anne, baba oluyor. Aslında hiç

anne, baba falan değiller. Oyun değil mi

o?

>> Evet.

>> Onun gibi. Bu da böyle oyun gibi. Yani

biz bir kağıda imza atacağız,

evleneceğiz. Ama oyun gibi. Yani

gerçekte evli [müzik] değiliz gibi.

Dışarıdan aile gibi görüneceğiz. Yani

baktığımızda aa aile ama aslında öyle

değil. Ve bunu sadece

ikimiz bileceğiz, senle ben.

>> Sadece senle ben.

Söz veriyorum.

>> Peki sen ne?

Annen sana

evleneceğini söylediği zaman ne

düşündün?

>> Hiç.

Konuşmak istemiyorum.

>> Konuşmak istemiyorsun.

Tamam.

Tamam, affedersin.

Affedersin.

Peki benimle ilgili ne düşündün?

>> Evlilik konusunda mı?

>> Hı?

>> Sen annemi kırdırmamak için yapıyorsun.

>> Ne?

>> Baba.

>> Ne kurban?

>> Bir şey diyeceğim.

>> De.

Söyle.

>> Annem bugün gelecek mi?

>> Bilmiyorum.

Gel.

İstiyorsan ara sor.

>> Tamam ver telefonunu.

>> Alo?

>> Evet.

>> Peki.

Ah.

>> Tek konuşabilir miyim?

>> Tek konuşacağım.

>> Evet.

>> Tabii.

>> [müzik]

>> Efendim?

>> Anne.

>> Oğlum?

>> Ne? Babam evleniyor. Bu akşam kız

istemeye gidiyorlar.

>> [müzik]

>> Ben söz verdim. Ama söyleyelim işte

evlenmesin baba.

>> Deniz.

>> Sen dedin gerçek değil dedin. Evcilik

gibi dedin. Evlenmesin babam.

>> Oğlum konuştuk bunu. Söylemeyeceğiz

dedik. Lütfen yapma. Bak.

Nara alan da şimdi biz. Konuşuruz

geliyoruz. Geldiğimizde tekrar

konuşuruz. Tamam bebeğim?

Anneciğim sen hiçbir şey söyleme. Bekle

beni.

>> Ama ben söylemek istiyorum.

>> Deniz.

>> Ne oldu? Bir şey mi oldu?

>> Ne olmuş? İşte hadi.

Gel gel diye sıkıştırıyor beni.

>> Özlemiştir.

Özlemiştir.

Hazır mısın? Çıkalım mı?

Hazırım.

Hadi gidelim. Hazırsın.

>> [müzik]

[müzik]

>> Hoş geldiniz.

>> Hoş bulduk.

>> [müzik]

>> Tamam, bir şey yapmasınlar.

>> Bunların ne yaptığını kontrol edin ha.

Hoş geldin Nare.

>> Hoş bulduk.

>> Kızım, sen şunlara bir [müzik] bak.

>> Hoş geldin Nare.

>> Hoş bulduk.

Ceyhan, [müzik]

annem her şey hazır. Takılar, yüzükler,

bütün hediyeler tamamdır.

Gelin kızı kapıda fazla bekletmeyelim.

Gidelim haydi.

Deniz odasında değil mi?

>> Odasında alyans.

>> [müzik]

>> Nare, haydi kızım sen de hazırlan.

Ben odamdayım. Size iyi eğlenceler.

Hele.

Haydi, haydi hepsini arabaya.

>> Annem.

>> Kimseye hiçbir şey söylemedin değil mi?

>> Hayır.

Ondan sonra da tesir verdiğim için.

>> Tamam.

>> Şimdi söylerim işte yalandan evlilik

olduğunu.

>> Hayır oğlum, lütfen.

>> Ama evlenecek.

>> Bebeğim, bak.

Daha önce de konuşmuştuk seninle, değil

mi? Biz

Hicran'la bir daha

bir araya gelmeyeceğiz.

Zaten bu da peşine gitmemiz lazım. Kısa

sonra gideceğiz.

Ayrıca onun da bir hayatı var.

Söyleme lütfen. Kimseye hiçbir şey

söyleme.

Söz ver bakayım anneye.

>> Söz.

>> Oğlum, çok iyisin.

>> Ah.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Hadi gidelim. Buyurun.

Buyurun.

>> Sen de şu yola bak.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Sakin.

Sakin.

Sakin.

>> [homurdanır]

>> Eylül.

>> [homurdanır]

[müzik]

[homurdanır]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[homurdanır]

>> Kolçak solüsyonu.

İğne çok solüsyonu.

>> Ali Hanım, gidiyor musunuz?

>> Evet.

>> Eee, Deniz'in uyku saati geldi.

Bakabilir misiniz?

>> Tabii, tabii. Pakize'yi gönderirim

hemen. Merak etmeyin. Sağol. İyi

geceler.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Pardon, bakar mısınız?

>> İyi akşamlar, buyur bacım.

>> Merhaba, iyi akşamlar.

Mirza Zemherioğlu'nun konağı ne tarafta

acaba?

>> Sokağın sonundaki en büyük konak.

>> Ha, tamam, sağol.

>> bacım.

>> [müzik]

[müzik]

>> Reis, Barış Bey'e ne diyeceğim?

Hele Allah için bir düşün.

Bu adamın başına son bir yıldır ne

geldi?

Düğünü kanlı bitti.

Canından çok sevdiği Şahin toprağa

girdi.

En sevdiği [müzik] kadın elinden gitti.

Bir de bu aşiretler [müzik] çıktı

başımıza.

Sıraya girdiler bizi çökerticekler diye.

Önce köylünün süt vermesini engel

oldular.

E tarlaların suyunu kestiler.

Yetmedi, petrol istasyonlarına çöktüler.

Bizim de elimiz armut toplasın.

Hele söyle kırkır geçse abim şu kapıdan

içeri girer de Ah, [iç çeker] ah.

Girmezdi. Girmezdi Kadir.

Girmezdi ama

bu kızı almak zorunda oğlum.

Al bur halkına söz verdi. Şimdi de

sözünü tutuyor.

Bak. Bu Baybarsların da

o Ezmelin de arkasında aynı adam var ha.

>> Bulamadık.

>> Bulamadık. Ama biliyoruz ki

bu adamın eli çok kuvvetli. Yani istese

Al burayı da

şirketi de çökertir.

Fakat bakın.

Bu Mirza olmasaydı

Cihan o maçtan sağ çıkamazdı ha.

Yani anlayacağın Kadir

Al buranın kurtuluşu

maalesef

bu evliliğe bağlı.

>> Ellerine sağlık.

>> Sen misafirimizsin.

>> Buyurun.

>> Ben bu kahveyi içmek için

yıllardır bekliyorum.

Oğlum Cihan'ın

mürvetini görebilmek için

Allah bugüne nasip etti.

Berfin kızım gibi güzel, taze, su gibi

bir gelinin elinden

bu kahveyi içmek nasip oldu inşallah.

Bu iki ailenin birleşmesi

bu topraklara

hayırlı olacak, huzur getirecektir

inşallah.

>> İnşallah.

>> Allah'ın emri,

Peygamber Efendimizin kavliyle

kızın Berfin'i

>> [müzik]

>> oğlum Cihan'a istiyorum.

>> [müzik]

[müzik]

>> Annem

tek evladım [müzik] var.

Anası o daha bebekken göçtü.

Berfin'imi ben büyütmüşem.

Hem babası [müzik]

hem anası olmuşam.

Gözüm [müzik] gibi korudum onu.

Kimseye eğdirmedim başını.

Cihan Albora

Berfin'imi koruyup kollayacağına

inanıyorum.

Benim kızım da

Albora ailesine layık bir gelin olacak.

>> İnşallah. İnşallah.

>> [müzik]

>> Kızımı sana veriyem Cihan Albora.

>> [müzik]

>> Hayırlı uğurlu olsun.

>> Hayırlı uğurlu olsun.

>> Hadi, hayırlı uğurlu olsun.

>> Amin. Hayırlı olsun.

Hayırlı olsun inşallah.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Bismillahirrahmanirrahim.

Kızım

>> Hayırlı uğurlu olsun inşallah.

>> Annem

>> [müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[müzik]

>> Hayırlı uğurlu olsun inşallah annem.

>> [müzik]

>> Evet.

>> Bismillahirrahmanirrahim.

>> Haydi bismillah.

>> [müzik]

[müzik]

>> Annem hayırlı olsun.

>> Hayırlara vesile olsun annem.

>> [müzik]

>> Hayırlı olsun annem, hayırlı olsun.

>> Allah hayırlı uğurlu etsin inşallah.

>> [müzik]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

>> E haydi, siz birbirinizi tebrik

etmeyecek misiniz?

>> [müzik]

[müzik]

[şarkı söyleme]

>> Hayırlara vesile olsun inşallah.

>> Amin.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik][şarkı söyleme]

[müzik]

[müzik]

>> Beni alt ettin Cihan Albora.

Ama kendini de.

Aliye?

Aliye iyi misin? Ne oldu?

Bebeğe bir şey oldu? Hastaneye hadi.

>> İyiyim, iyiyim.

İyiyim Emre.

Emre benim bir an önce buradan gitmem

lazım.

>> Tamam.

>> Benim bir an önce aklanmam lazım.

En uzak yere, kimsenin bilmediği bir

yere benim gitmem lazım.

>> Tamam.

>> Bir şekilde gitmem lazım.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Ben iyiyim, merak etme.

Ben çok iyiyim. Çok iyi olacağım.

Sonra buradan gideceğiz birlikte.

Sen, ben, Deniz.

Kimsenin bizi bulamayacağı [müzik]

bir yere gideceğiz. Kimsenin bizi

tanımadığı bir yere.

Çok huzurlu olacağımız bir yere

gideceğiz.

Hepsini halledeceğim.

Hepsini halledeceğim.

>> [müzik]

[müzik]

>> Cihan, Mirza'yla nikah tarihi

konuştunuz.

O gün velayet davası var, saat 4'te.

Oraya senle gel ha.

>> Günaydın.

>> Günaydın. Paşam, günaydın.

>> Günaydın paşam, günaydın. Günaydın.

>> Günaydın.

>> Afiyet olsun.

>> Sen nereye?

>> İşe geç kaldım.

>> Otur oturduğun yere, bir yere

gitmiyorsun.

>> Git nereye git, geç kalma işe.

>> Evlendin mi sen?

>> [müzik]

>> Nişanlandım.

Evlenmenin [müzik] yarısı gibi bir şey

işte.

Kız sen tabağını iyice doldur, sonra ben

şirkete geçerken seni de okula

bırakırım.

>> [müzik]

>> Günaydın.

>> Lan sabah sabah bir sen eksiksin.

>> Günaydın anne.

>> Günaydın.

>> Biz cuma günü görmeye gidiyoruz da.

>> Ha.

Bunu da almışsın.

Diyorsun oralarda tutuşsun ha.

Görüşürüz hadi.

Dur.

Dur hele dur.

Ben gidip alacağım çocuğu.

Siz burada bekleyin.

>> Sen mi gidip alacaksın? Buraya

getireceksin.

>> Getireceğim diyorsam getireceğim.

Bekle burada.

>> Anne kızımı bana bile göstermiyorlar ya.

Sana mı verecekler? Yapma Allah aşkına.

>> Bir saat bekle.

Gelmiyorsam

o zaman ne istiyorsan yap.

Tamam.

Şunu da gönder gitsin.

>> Ne yapıyoruz?

>> Ne yapacağız? Ya ne yaptığını bilmiyor.

Bir saat bekleyelim sonra gideriz. Sen

benimle kal.

>> Olur.

>> [müzik]

>> Gel.

Gel.

Hah. Dur bakayım.

>> Nadan.

>> Hah.

>> Senin evlerinde biz artık konakta

kalmayız. Zaten annem gider Biri gelir

bu tepeşteye.

Aaa, annem geldi.

>> Günaydın.

>> Günaydın.

>> Oh.

>> İyi dersler demeye mi geldin?

>> Sabah öpücüğümü almaya geldim.

>> Anneciğim çaldı. Görüşürüz.

>> İyi dersler.

>> Peki, güle güle.

>> Seninle konuşmak istedim.

Onu aradım. Burada olduğumu söylediler,

buraya geldim.

Annenin açtığı

velayet davasının duruşması var bugün.

Vazgeçin şu saçmalıktan demeye geldim.

Cihan bak evleniyorsun.

Benim oğlum senin karınla mı büyüsün?

Yani olabilir mi böyle bir şey?

Gerçekten. Kendine yakıştırıyor musun?

Senin kocanın yanında mı büyüsün?

Onun soyisminin altında.

>> Ne soyisminin altı ya?

Benim oğlum ya. Senin değil, senin

karının değil. Enlerin değil.

Soyadı belli.

Ben neredeysem oğlum orada olacak.

>> Ha gene kaçırılacak yani.

>> Burada çok mu güvende?

>> [müzik]

>> Zehir koymuşlardı çantasına. Acaba bu

sefer ne koyarlar?

>> Onu da burada koydular.

>> Alya, o [müzik] çocuğun üstündeki

tehlike kalkana kadar benim yanımda

kalacak.

Merak etme konakta da kimse ona annelik

yapmaya kalkmayacak.

Çünkü onun bir tane annesi var.

>> [müzik]

>> İsterlerse denesinler.

>> [müzik]

>> Buyurun hanımım.

>> Torunumun nasılı?

>> İyiye gidiyor doktor öyle dedi hanımım.

Bugün odaya alınabilirmiş.

>> Tamam odaya çıktığında bana haber ver

bak. Gözünüzü açın dikkatli olun tamam?

>> Emriniz olur hanımım.

>> Tamam haydi.

>> Ah anne.

>> [nefes nefese kalma]

>> Fidan hanım geldi çocuğu götüreceğim

diyor.

>> Ne diyor ne diyor?

>> Bilmiyorum Şimal'i hazırlayın

götüreceğim diyor kadın.

>> Hele cürete bak sen.

>> [müzik]

>> Kal burada.

Fidan.

Senin kızına

dedim gel çocuğu gör.

Başıma ne yapıyor? Tepemize çıkıyor.

Seni gönderip çocuğu alacak ha?

Çek git.

Çekil git Fidan.

Yoksa de ki çocuğu vermek. Bundan sonra

görmesine bile müsaade etmem.

>> Buramı eli.

O kafayı indireceksin.

>> Ben

Hasan'ın

Makbule'nin oğlunu vurduğunu biliyorum.

Duydun?

Ya çocuğu vereceksin

ya da buradan çıkar gider karakola

Hasan'ın ne yaptığını bir bir anlatırım.

Bir haydi, benim vaktim yoktur

bekleyeyim.

Akşama getireceksin.

Çocuğu akşama getireceksin.

>> Yav he tamam.

Söz dururum.

Kız tamam.

>> [müzik]

>> Anne?

>> Çocuğu hazırla.

>> Ne?

>> Çocuğu hazırla.

>> [müzik]

>> Efendim mi peki? [müzik]

>> Hah Kaya.

Kaya anne şimdi eli Fidan Hanım'a verdi.

Götürüyorlar şimdi kızı.

>> Annem mi verdi?

Nasıl yapar ya bunu?

>> Ya Fidan Hanım geldi buraya. Aşağıda bir

şey konuştular. Sonra annem bir anda

dedi ki çocuğu hazırlayın. Bir şey de

diyemedim. Kadın götürüyor şimdi kendi

konağına.

>> Yav anne bunu

Tamam kapat kapat peki.

Anne anne.

Alo

Ya sen benim kızımı bana sormadan nasıl

verirsin?

>> Bağırmakla çocuk geri gelmeyecek. Akşama

getirecekler.

>> Ne demek akşama getirecek ya? Ben

babasıyım onun. Bana soracaksın

verirken.

>> Selamünaleyküm.

>> Anne.

Şimal.

>> Ne oldu Şimal?

>> Şimal.

Len kızım. Len

damadım benim bir

>> [kahkaha]

>> tanem sen.

>> Anne sen nasıl aldın nasıl verdiler

seni?

>> Kız getireceğim dedim getirdim. Sen

gerisini karıştırma. Kokla işte doya

doya.

>> Kızım.

Anneciğim.

>> Sen bunu niye göndermedin?

>> Anne biz ateşle evleniyoruz ya. Şimal'in

ateşe alışması lazım.

>> Hayırdır Zerrin?

>> [müzik]

>> Sen kime kime alıştırıyorsun?

>> Alışacak.

>> [müzik]

>> Siz de alışacaksınız.

Hepiniz alışacaksınız.

Oğlum sen anca bizim tokatımıza

alışırsın.

>> Anne.

>> Bırak lan.

>> Allah'ın emriyle

>> gebertirim oğlum. Bak seni gebertirim

önümden çık benim. Sakın ha benim

önümden çık.

>> Bırak lan.

>> Bırak lan.

>> Benim kızıma baba dedirtecek adam daha

anasının karnından doğmadı haberin

olsun.

Çekil şuradan yenge.

>> Allah'ının aşkına bak.

Kaya.

>> Kaya, bu gece kalacak sadece.

>> Bak, biz akşama getirecektik. Kur'an

hakkı için. Sadece bugünlük. Günahtır,

günahtır. Anası biraz koklasın ya.

>> Çıkamayız.

>> Şimal!

Allah'ım, ya Rabbim.

Şimal!

Kızım.

>> [çığlık]

>> Anneciğim.

Allah.

Kızım.

>> Allah'ım, yandım. Ay, yiyeyim seni.

>> [çığlık]

>> İyi değilim.

>> Kızım, iyi misin?

>> İyi misin?

>> Nereden bileyim? Götürelim doktora,

baksın. Tamam, yavrum.

>> [çığlık]

>> Şimal.

>> İyi misin?

>> Şimal.

>> Kızım, iyi misin?

>> Şimal.

>> [çığlık]

>> Zıkkım Şimal olayım ben.

Ona bir şey olursa, Zerrin.

>> Tamam, annem.

>> Zerrin, hadi. Hadi, Zerrin.

Zerrin, hadi hastaneye. Zerrin, hadi.

Hadi. Şimal. Hadi.

>> annem.

Yok bir şey, annem.

Yok bir şey, yok bir şey, annem.

>> Şimal.

>> [müzik]

>> Hadi.

Bebeği alalım.

>> Ne olur, ne olur, yavaş.

>> Gelin şöyle.

Tamam. Siz burada bekleyin.

>> Otur kızım şöyle, hadi.

>> Doktor Yunus Yavuz, dahiliye servisine

bekleniyorsunuz.

Doktor Yunus Yavuz, dahiliye servisine

bekleniyorsunuz.

>> Şimal.

Şimal iyi mi?

Nerede o, Nare? İçeride mi?

>> İçeride. Yalçın'ın yanında, çocuk

doktorunun yanında. Tamam, sakin ol.

Şimdi geldi, kendine geldi. Senin alnın

kanıyor. İyi

>> Ya, bırak

>> kanasın. Benim yüzümden oldu Narin, ben

yaptım.

>> Tamam, sakin ol.

>> İyi mi çocuk, nasıl?

>> İsmail nasıl?

>> İçerdeler, şimdi geldi, kendinde zaten.

Merak etmeyin, içeride.

>> Gelsin içeride mi?

>> İçeride, o Yalçın da içeride, çocuk

doktoru da içeride.

>> Bir baksın Yalçın abi. Gel.

>> Geldi.

>> Yalçın abi.

>> İyi mi?

>> Abi, sakin olun.

Sakin olun, bir set koymuş. El muayenesi

de gayet iyi ama bir röntgen [müzik]

isteyeceğiz size.

>> Çok şükür.

>> Genel durumu iyi. Çok şükür. Yani

vücudunda hiçbir darp izi yok.

>> Görebilir miyiz?

>> Tabii, girebilirsiniz ama biraz burada

tutacağız.

>> Tamam.

>> Bunu da önlem için tabii,

>> [müzik]

>> sadece tedbir amaçlı.

>> Tamam.

>> Tamam, kalsın.

>> Kucağıma alabilir miyim?

>> Tabii.

>> Tabii, alabilirsiniz.

Tamam, tamam. Bir tanem.

Geldi.

Oy kuzum, kurban olduğum, babaannesinin

kuzusu.

>> Ya sana bir şey olsaydı.

>> Yahu, yok bir şeyi, maşallahı var.

>> Ya sana bir şey olsaydı kızım, ya sana

bir şey olsaydı.

O zaman ölürdüm işte.

>> [ağlama]

>> Yanında ben kalacağım.

>> [ağlama]

[ağlama]

>> Oğlum.

Oğlum.

Sen kurtardın, daha fazla kaos

istemiyorum.

Hadi git.

Tamam.

Bebeğini olmasını çok sevenim.

Sağ ol.

Hadi.

>> Haydi, haydi toparla doktora bıraktım

çıkışta çıkalım dedim.

>> Bir şey olursa beni

alırsın.

>> Tamam, tamam, tamam, tamam.

>> Hiçbir şey yok.

>> Hiçbir şey yok.

>> Bir şeye ihtiyacın olursa Yalçın'ı hemen

ara. Sıra al.

>> Anne haydi toparla kendini bak gördüm

hiçbir şey yok.

>> Ya olsaydı ya.

>> İyi ya bir şey yok. Bir şey yok. Çok

şükür.

>> Sahra

ben bebeği düşüreceksin diye sana

bağırdım, vurdum.

>> [müzik]

[müzik]

>> Kemik kasılmam ben zarar verdim.

>> [homurdanır]

>> Affet.

>> [müzik]

>> Affet.

>> [müzik]

>> Affet.

>> Tamam o geçti.

>> [müzik]

>> E haydi haydi toparlayın kendinizi.

Nedir bu hal? Tövbeler tövbesi çocuk

sapasağlam her şey yolunda. E

estağfurullah kendinize gelin haydi.

Geç kalacağız. [müzik]

Daha adliyede işimiz var. Velayet davası

var.

>> Şikayetçi olan sensin anne sen git.

>> [müzik]

>> Tamam oğlum giderim.

Habersiz bırakma beni ha.

>> [müzik]

>> Sayın

dava dosyasına ibraz edilen belgeler

ortadadır. Davalı Aliye Hanım uyuşturucu

madde bulundurmak suçundan

tutuklanmıştır. Üstelik uyuşturucu madde

kendi çocuğunun çantasında bulunmuştur.

Aliye Hanım'la ilgili ceza davası

derdesttir.

Çocuğun bulunduğu ortamın güvenliği

tartışmalıdır. Bu koşullar altında

velayetin Aliye Hanım'da kalması çocuğun

üstün yararına aykırıdır. Müvekkilim

Sedakat Albora torununun korunması için

velayetin kaldırılmasını ve çocuğun

kendisine tevdiini talep etmektedir.

>> Davalı vekili, söz sizin.

>> Sayın hakim,

karşı taraf çocuğun üstün yararından ve

güvenliğinden söz ediyor. Lakin

velayeti isteyen kişi

kendi öz oğlunu

Boran Albora'yı vurmuş bir insandır.

>> [müzik]

>> Sayın hakim,

davalı vekili müvekkilimin beraat ettiği

bir dava dosyasını aleyhimize kullanmaya

çalışıyor.

>> Ben sadece önümdeki dosyayı okuyorum.

>> O olay meşru müdafaadır. Müvekkilim

oğlunu durdurmaya çalışmasaydı Cihan

Albora'yı öldürecekti.

>> Ama bu eline silah alabildiği ve bir

insanı vurabildiği gerçeğini

değiştirmiyor.

>> Sayın hakim,

>> eğer çocuğun üstün yararı ve güvenliği

söz konusuysa bu dosyanın da mahkemenin

önünde olması gerektiğini düşünüyorum.

>> Yeter.

>> İkiniz de oturun.

>> Dosya incelendi.

Gereği düşünüldü.

Davacı Sadakat Alabora'nın

Cihan Deniz Alabora'nın üzerindeki

velayetin kaldırılması ve

çocuğun kendisine tevdi talebinin

reddine

karar verilmiştir.

>> Kazandık Aliya.

Kazandık. Sadakat Hanım kaybetti.

>> Oğlum hala benim Cihan'ım. Oğlumu almam

lazım.

>> Koruyucu tedbir kararı yürürlükte, ama

aklandığında o da ortadan kalkacak

Aliya.

>> Aklandığın günde mahkeme tedbiri

kalkacak. Konaktan alacaksın çocuğunu.

>> Sadakat Hanım.

>> Eros, siz lafa gideceksiniz. Cihan'ı

için alacaksınız Cihan Deniz'i, merak

etmeyin.

>> Sen

kazandığını sanıyorsun ha.

Torunumu alamayacaksın.

Bir Alabora'nın torununa ben

hele böyle bir zibidi babalık yapacak.

Hah.

Böyle bir adam daha anasının karnından

doğmadı.

>> Kaybettiniz Sadakat Hanım.

Kaybetmeye de devam edeceksiniz.

O leke benim ismimden temizlendiğinde,

ben oğlumu alıp giderken hiçbir [müzik]

şey yapamayacaksınız.

>> Asla müsaade etmem böyle bir şeye.

>> Asla müsaade etmeyeceğim.

>> Durun hele.

Boşuna didişmeyin.

O çocuk ne sana yar olacak Sadakat

ne de sana.

>> Ya hoş köpek, hoş taydı çıktığın yere

zebani. Haydi burada sana bir şey yok.

>> Gideceğim, gideceğim fakat önce şu

kağıtta yazılanları bir okumanız lazım.

Sen Sadakat. Ha, bir de sen Ali Hanım.

Yalnız bu mesele öyle ortalığa saçılacak

bir mesele değil.

Allah vekil aramızda konuşmamızda fayda

var. Özellikle de senin için Sadakat.

Aramızda konuşalım.

>> Erol haydi aşağı.

>> Sadakat Hanım.

>> Haydi Erol.

Aşağıda bekleyin beni.

>> Aliye, yani

>> Aşağıda bekleyin beni.

Evet, ne var?

>> Şu anda davamız sonuçlandı ama icmal

burada.

>> Aliye ile Sadakat Hanım özel görüşmek

istiyor. Ne oluyor bilmiyorum.

>> Kapat.

Al hanım.

>> Babalık davası.

Ölmeden önce açmıştı davayı Boran.

Boran'ın babasıdır diyor mahkeme de.

>> O davanın bitmesini ben de dört gözle

bekliyordum.

Boran benim oğlum

Cihan Deniz de torunumdur.

>> Pislik.

Bu iblis artık resmen Boran'ın babası

ha.

Allah senin belanı versin.

>> O davayı, o velayet davasını ben

açacağım ben.

Alacağım torunumu sizden.

>> Allah belanı versin.

Allah senin canını

benden.

Sen benim.

Sen benim.

Seni kaçmaya ikna eden de bu iblis.

Çocuğun çantasına zehir koyan da bu

iblis. Hem bunu adet oldun hem beni

suçladın. Beni suçladın. Her şeyin

müsebbibi bu şeytan. Şeytanın belası

şeytan. Seni şeytan yapan sensin

Sadakat.

Oğlumu benden saklayan sen, torunumu

bana vermeyen sen. Her belanın altından

sen çıkıyorsun.

>> Çekil be ki.

>> O çocuk benim torunum, benim köküm,

benim soyum.

Ha.

O zehri senin çantana ben koydurttum,

ben.

Sen mahkum ol ben de dava açabileyim

diye yaptım.

>> Zehir.

Parçalarım seni, parçalarım ben artık,

parçalarım.

>> Her taraf kameralarla dolu. Yoksa

mahkeme bitmeden alırım torunumu sizden.

Ha.

Bu çocuğu size bırakacağımı mı sandınız?

Vay molla mini vay.

>> Tez zamanda geber. Tez zamanda geber.

Çenen el senden çekilsin. Pislik.

>> Ha.

>> Zehir.

Sen gördün bana vermedin velayeti bak.

Bu iblis alacak bu zamanı bu iblis

alacak velayet. Olduğu zaman ne

yapacaksın? Ne yapacaksın ha? O zaman ne

yapacaksın Aliya? Şimdi cehennemin

kapısı ardına kadar açık. Doya doya bak

Aliya, bak.

Yapacağız babalık.

Babalık.

>> Alya

Alya

Alya Hanım

>> Alya

>> Alya nereye gidiyorsun dur.

>> Alya Hanım

>> Alya dur nereye gidiyorsun?

>> Alya Hanım ne yapıyorsunuz?

>> Ya Alya

>> Burhan ölmeden evvel Ecmel babalık

davası açmış. Çocuğu elimizden

alacaklar. Velayeti alacak git.

>> Cihan Alya'nın silahı var. Alya'nın

silahı var.

>> [müzik]

>> Nereye Alya nereye nereye nereye nereye?

Nereye ne yapıyorsun sen nereye?

>> [müzik]

>> Efendim.

Ne olmuş?

Makbule Hanım'ın oğlu Ufuk

hastaneden kaçmış.

>> O hastanedeki adamların ne işi vardı

orada? Boşuna mı koyduk onları? Kaç

kişiler?

Atacaksın hepsini, işten çıkartacaksın.

Duydun beni?

>> Kimsin?

>> Sadakat Hanım benim.

Ufuk.

>> Sen ne diye kaçtın hastaneden, ha?

>> Çünkü size söyleyeceğim şeyi

duyduğunuzda

siz de beni öldürürdünüz.

Mektup.

Size konum atıyorum.

O adreste.

Gittiğinizde beni arayın, tarif edin.

>> Seva

Çek sağa. [müzik] Durdur arabayı. Çek

sağa. Çek, çek, çek. Çek, in aşağı.

İn.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> İn aşağı.

>> Aliya.

Aliya dur.

>> Sakın gelme. İn.

>> Tamam.

>> İn geç şöyle.

>> Tamam sakin.

>> Kaldır ellerini.

>> Sakin.

>> Geç şöyle.

>> Sakin.

>> Geç.

>> Sakin bak. Ne yapacaksın?

>> Aliya indir

>> Beni mi öldüreceksin?

>> Seni öldürürüm.

>> Aliya dur. Bak kapı üstünde açılırsın

kızım. Yapma.

>> Çıldırırım bırak.

>> Aliya indir. Sakin.

>> Seni geberteceğim. Sen çok oldun.

>> Sakin Aliya.

>> İndir.

>> Seni gebertirim.

>> Yapma.

>> Seni gebertirim.

>> Kızım sakin.

>> Bırak. Gebertirim.

>> Sakin.

>> Ah.

>> Ne oldu? Ne oldu?

Aliya.

>> Ah.

>> Aliya.

Dalkılıç.

Ali bak.

>> Ne gitmesen.

>> Haydi.

Haydi.

>> Ne gitmem

hayır ya.

Gitmesen. Gitmesen. Gitmesen.

>> Aliya dur. Aliya dur. Neyin var senin

Aliya?

Aliya.

>> Ah.

>> Neyin var?

>> Ah.

>> Aliya.

>> Cihan.

>> He söyle.

>> Cihan.

>> Senin neyin var Aliya?

>> Ben.

>> He.

>> Cihan.

>> He söyle. Neyin var senin söyle.

>> Cihan.

>> He.

Söyle.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Hı.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.