All language subtitles for [Turkish (auto-generated)] Uzak Şehir 55. Bölüm [DownSub.com]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

[müzik]

[şarkı söyleme]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik][şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

[şarkı söyleme]

[müzik]

>> Ceyhan.

>> He.

>> Görmem gereken biri var.

>> Ha, benim görmem gereken biri var. Biz

de geldik seni görmeye, karşısına

oturduk.

>> Ya, kurban olduğum, öyle değil annem.

>> Burada kimi göreceğim ben de?

Kim?

Kim?

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Naryan.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Ferhat Cihan.

>> Merhaba.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Hırsızları kurtaran işin var.

>> İnsan kaçtığı yere değil, yazıldığı yere

geri dönüyormuşum meğer.

He, öyle değil ben

girmem dediğim yere girdim, görmem

dediğim

iç sana gördüm.

>> [müzik]

>> Ben buraya girmesem

ben seni göremeyecektim.

Sen ne oldum değil

ne olacağım demeli.

Aslı Nare.

Kaya.

>> He.

Sağlıklar.

>> Leyla, merhaba.

Sağol Leyla.

Bu da karşımıza çıkacak hayatın bir

parçası.

Geçmiş olsun.

Eyvallah.

İşte.

Sağol.

Hiç inanılır gibi değil Kaya. Haydi

geçmiş.

Yalnız bırakmadın ha.

İyi ki varsın.

Merhaba.

İyi geçmiş olsun tekrar.

Size de.

>> [müzik]

>> Allah kurtarsın.

>> Sağol Kaya.

Sağol.

Annem.

Hala kurban olayım ben sana.

Ne kadar büyümüşsün.

>> He.

>> Annem. Haydi annem görüşürüz sonra.

Görüşmek üzere tamam ben gidiyorum.

>> Bir şey yapsana.

Otur sen.

>> Oturayım.

>> [müzik]

>> Çok değişmişsin.

Zaman

insanın yüzünde yaşını değil

taşıdığı için ağırlığını yazıyormuş.

Ben seninkini buradan okuyabiliyorum.

Korkma söyle.

Ben de seninkini de.

>> [müzik]

>> O kanlı düğünde

babanı vuran kurşun sadece babanı

vurmadı.

Hepimizi vurdu geçti.

Annenle konuştuk biraz.

Anlattı.

Şeyda Hanım'ın başına gelenler çok

korkunç.

Boran'ın vasiyetine

onun karısıyla evlenmeni

>> Alya.

>> Alya özür dilerim.

>> Alya.

>> Sonra Boran'ın tekrar ortaya çıkışına

[müzik]

hayat sizi darmadağın etmiş Cihan.

Bir zamanlar

bizim mısın?

Çok sevmemize rağmen

başka bir yerde denk gelseydik inan

karşına çıkmazdım İnan.

>> Tabii.

Bir zamanlar.

>> Söyle.

Geçmez dediğin şeyler bir gün bir

zamanlar oluyormuş.

Bizde öyle oldu.

>> İyi çıkardın eline sağlık.

>> Sen böyle. Senin de eline sağlık.

>> Sadakat Hanım'dan haber var mı?

>> Eee yok yani gittiler de arayamadım

daha. Bilmiyorum.

>> Hım. Cihan onu çıkarır. Orada bırakmaz.

Merak etme.

>> Evet.

Cihan kimseyi içeride bırakmaz.

Unutmayın.

>> O zaman kolay gelsin. Görüşürüz.

>> Kolay gelsin.

>> Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor.

>> Oğlum benim aklım almıyor ya. Bu Meryem

burada nasıl olur ya?

>> Şaşırdık mı? Şaşırmadık.

Sıkıntı yok. Allah'ın dediği olur.

>> Ya gerçekten o mu? Emin misiniz?

Bu annenin tuzağı falan olmasın lan.

>> Ya yok artık.

>> Ya yok o kadarını yapmaz ya.

>> Neyi yapmaz oğlum? Tanımıyoruz sanki ya.

Duru duranı var bu kadının? Tescilli

yani.

>> Annem değişti.

>> [homurdanır][nefes nefese kalma]

>> O kanlı düğünden sonra

babam beni sana zaten vermek

istemiyordu.

Biliyorsun sen de zaten [müzik] Şeyda

ile evlenecektin.

>> Ben Şeyda ile evlenmeyecektim.

Düğün bizim düğünümüzdü. [müzik]

Öyle.

Baban seni bana vermekten vazgeçti.

O kan davasının ortasında seni bırakmak

istemedi.

Alıp götürmek istedi. Ben babanla

konuşmaya çalıştım.

Yalvardım, yakardım beni dinlemedi.

Sonra benim haberim olmadan seni alıp

kaçırdı.

Sonra ben peşinizden geldim Almanya'ya

kadar.

Seni orada buldum.

Evini, adresini.

Kapıyı çaldım.

Ama sen karşıma çıkmadın, yoktun.

Evlenmiştin.

Ben de bütün bunlardan sonra geri

döndüm.

Kan davasını bitirmek için Şeyda ile

evlenmek zorunda kaldım.

Tam olarak böyle oldu.

>> Ben evlenmiştim tabii.

Öyle biliyorsun ki sanki ben isteyerek

evlendim. Ben mecbur kaldım. Mecburdum

evlenmeye.

>> Olan bir tanem, senin hiç suçun yok.

Seni anlıyorum.

Ama ben eğer seni Almanya'da bulsaydım

seninle evlenecektim.

E o o niyetle gelmiştim buraya.

>> Ama

>> Az önce kusura bakma lafını kestim.

Devam et.

>> [iç çeker]

>> Babam beni

Lübnanlı bir adamla evlendirdi.

İş adamı.

>> Kürt.

>> Çok para, para.

>> Hıhı.

>> Çok kaba bir adamdı.

Düz.

Evliliğin başları daha katlanılırdı

Lübnan'da.

Ama sonra babamı kaybettim.

Öyle olunca işin rengi değişti.

>> Merak etme sen.

>> Sus.

Zulüm başladı, şiddet başladı.

Dayak başladı.

Hah.

Almanya'dakiler de yardım etmediler

çünkü oraya para yolluyordu.

Herkes ona sırtını çevirdi.

Bir kardeşim vardı, Müjgan.

>> Hıh.

>> Müjgan böyle

sağ olsun bana yardım etmeye çalıştı ama

onun etine buduna.

Çok dar geldi.

Boşanmaya çalıştım. Bir türlü olmadı.

Sonunda hakim boşadı bizi.

Dedim ki tamam.

artık özgürüm.

Kaçtım.

Yakaldı.

Kaçmamı engel olmaya çalıştı.

Ben de bıçakladım.

>> [müzik]

>> Öldü mü?

>> Yaralı.

Yani bıraktığımda yaralıydı, sonra

kaçtım.

Sınırı geçtim ama orada yakalandım.

Tutukladılar.

Sonra da buraya getirdiler.

>> [müzik]

[zil sesi]

>> Ona bak, sakın söyleme Meryem he.

>> Ne saçmalıyorsun ya? Söyler miyim hiç?

[müzik]

>> Söylersin.

Senin ağzında bir saatten fazla durmaz

laf.

>> Vallahi ben yarım saat diyorum. He.

>> Ya sen niye katılıyorsun ya?

>> E ne? Yalan [müzik] mı yani?

>> Ya tamam aç hadi şunu aç ya.

>> Sus.

>> Canım.

>> A eee Nare Can'ı aradım da telefonu

kapalıydı.

>> Nasıl? İyiyim Sadakat Hanım.

>> İyi.

İyi yani biliyorsun kuyruğu dik tutar

hep.

>> Bilmez miyim?

Peki

Can'ın niye kapalı telefon?

>> O içeride hala. Şeyle Erol'la kantine

para yatırıyorlar.

Çıkınca arar seni.

>> Anladım.

Tamam, siz gelince konuşuruz. Tutmayın.

>> Tamam canım, görüşürüz.

>> Ne oldu?

>> Yani Ali tam konağı terk edecekken

Meryem çıkıp geliyor. İnanılmaz bir

zamanlama. Resmen bizimle dalga geçiyor

kader ya.

>> Hiç boş geçmiyor ki zaten.

>> Ben tam üstümüze gittim o odaya.

>> [müzik]

>> Senin aklın hala orada sanırım.

Yani Müzzeyyen'e de ne oluyor anlamadık

ya. Dün odadan çıkmadı.

Konuşsak arayacaktık seni de.

Konuşamadık.

>> Ben de sabah odasına gittim erkenden ama

çıkmıştı.

>> Çok şey yaşamışsın.

Yalnız yaşamışsın.

>> Öyle mi abi?

Cihan, ben karıncayı bile incitmem

biliyorsun.

Ama bana son kez

sonra da sahip olmaya çalıştığı zaman

katil dayanamadım.

Dayanamadım.

>> Ben senin buradan çıkmana yardımcı

olacağım.

>> Çok sağol.

Gerçekten

başka çarem yoktu. Senden yardım istemek

dışında başka çarem yoktu.

>> Duygu, estağfurullah ya.

Dediğin gibi yani çok şey yaşadık.

O yaşadığımız işte düğün günü herkesin

hayatını mahvetti. Senin hayatına da

sirayet etmiş.

O yüzden

benim sana yardımcı olmak

boynumun borcu.

>> [müzik]

>> Seni buradan çıkarmak için elimden gelen

ne varsa her şeyi yapacağım.

En kısa sürede buradan çıkmanı

sağlayacağım.

İçeride bir şey lazım olursa da bana bir

şekilde ulaştırırsın. İhtiyacın olur,

bir şey olur.

>> Tamam.

Tamam.

Değişmeyen tek şey

o için dik.

Şey, sıcak kalbin.

>> [müzik]

>> İnsanın kendini yanında güvende

hissettiği o adam hiç o değişmiyor.

>> [müzik]

>> Annen neden burada olduğunu çok

anlatmadı ama

o da kurtaracağını biliyorum.

İnşallah

hayat hepiniz için tekrar düzene girer,

toparlarsınız.

>> İnşallah hepimiz için, cümlemiz için.

>> Ben gideyim.

Sağ

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Uzak dur da gitti geçmişin gölgesi bu

adam.

Hayır dün ne olursa olsun kardeşi.

Öbürü kapanmayan yarası.

>> Meryem'in dosyasıyla sen ilgileneceksin.

Dosya sende.

Lübnan'da yaşamış. Tam olarak nerede

yaşamış? Kocasının adı neymiş? Adam

yaşıyor mu, hayatta mı? İyice

öğreneceksin. Gerekirse oraya bir adam

gönder. Olayı iyice incelesin. Olay

nerede yaşanmış, nasıl gelişmiş? Olaya

dair kamera görüntüsü var mı, baksın.

>> Tamam mı? Tamam.

Hemen başlıyoruz.

>> Abi.

>> Abi.

>> Heh.

>> Abi, annem aşağıda şey anlatıyordu.

Meryem'e nasıl geldiğini anlatmaya indi.

Yani şey,

buraya nasıl girmiş falan. Tamam.

>> Onları konuşuyordu.

>> Abi, Bidar yine aradı.

>> Ne dedi?

>> İşte sana ulaşamayınca beni aramış.

Annemi merak etmiş.

>> Sen ne dedin?

>> Abim hala içeride, çıkınca seni arar

dedim.

>> İyi.

>> Söyleyecek misin?

>> Ben dayanamam da senden önce söylerim

diye soruyor abi.

>> Ya Allah Allah! Gerçekten bak

bu mevzu artık sinirimi bozuyor. İnsanın

adı çıkacağına canı çıksın ya. Ben niye

söyleyeyim dur yere? Ben tam tersine

abime diretirim söyleme diye.

>> Abi, şimdi yenge konaktan ayrılıyor ya.

Meryem'i de biliyor. Ya kafasında

kurabilir.

>> Ne kuracak? Ne var ki Kaya? Ne kuracak

ki?

>> Abicim, o bir kadın yani.

İnsanın içi içini yer. Ben insan kendini

kötü hisseder. Ayrıca bakalım

çıkarabilecek misin yani?

>> Çıkarmam lazım. Yazık değil mi?

>> Abi, ama kolay değil ya. Bugünden yarına

bir iş değil ya o. Hani

>> E tamam.

>> Yani kadın kaçarken yakalanmış.

Dolayısıyla çıkınca gidecek. Yani

gitmesi lazım.

>> Ne? Eee yani senin [müzik]

söyleme niyetin varsa acele etme abi.

Yani onu söylemeye

>> Evet abi.

Kadir gel, gel gel. Kadir gel.

Gel sanki hiçbir şeyden haberiniz yokmuş

gibi davranmayın. Gel.

>> Estağfurullah abi.

Bak bu mesele buranın sınırları dışına

çıkmayacak. Tamam?

>> Sözümüz mühürdür Can. Meraklanma.

>> Ağzımız kilit.

>> Tamam.

Bu tır şoförü meselesini de şeyde

şirkette konuşacağız. Şahin.

Ne yaptınız? Zerrin'i aradı mı?

Ulaşabildin mi?

>> Yok abi konuşamadık daha.

>> E?

Konuşursunuz.

Söyle.

>> Alo Can Bey'im.

Boran Bey hastaneye geldi. Ama içeri

almıyoruz.

>> Tamam bekle geliyorum şimdi ben.

Ben hastaneye gidiyorum. Boran gelmiş

hastanedeymiş.

>> Ben de geleyim abi.

>> Şirkete haydi. Haydi şirket.

Bir sen eksiktin.

Ah Boran ah. Ya var ya vallahi eceline

susamış bu adam. Diyor ki gel benim

kafama sık ya.

>> Şş Allah aşkına sakin. Allah'ım ne olur

bu akşam şu tır şoförü konuşturulsun da

bitsin gitsin artık [müzik] mevzu. Ne

olur yeter.

>> Tabii inşallah ya.

>> Can Bey ben hastaneye gitmem lazım.

>> Haydi. Ben Nare'yi bırakayım gelirim

peşinden. Tamam haydi görüşürüz.

Açmıyor mu?

Açmıyor.

>> Derstedir belki.

>> Derste olmasa açacak mı yani?

Hala o bebeğin ne işi var orada ya?

Napıyor bu kız ya?

>> Ne?

Ne bebek ne?

>> Ne bebeği ya?

Ben geçen Zerrin'le yengeyi takip ettim.

>> E?

>> Son ayın arkasından gittiler, bir eve

girdiler.

Ben de gittim, girdim arkalarından.

Baktım, Zerrin içeride bir bebek

emziriyor.

>> Ne emzirmesi oğlum?

>> Kimin bebeği bu? Abi, tanımıyorum.

Zerrin de tanımıyormuş, yani yengenin

tanıdığıymış.

Bu bebeğin annesinin sütü gelmiyormuş.

Zerrin de gitmiş süt annesi olmuş.

>> Allah Allah!

Nereden çıktı bu ya?

Annem niye bana söylemedi böyle bir şey?

>> Abi, Zerrin istememiş, kimseye

söylemeyin demiş, saklamışlar.

>> Ya bak, bu hala bebeğin yasını tuttuğu

için mi böyle bilmiyorum ama kafayı

yiyeceğim Şahin. Eski Zerrin değil, bana

eskisi gibi bakmıyor, kötü bakıyor. Al

git dedi işte, gördün, istemiyor beni

ya.

>> Canım benim, bak.

Kız bunalımda, yani kolay da değil.

Boşanamıyor Demir'den falan, bir sürü

şey vardır onun kafasında. Biraz

anlayış.

>> Ya boşanacak Nare, illaki boşanacak.

Boşanmıyor diye mi böyle davranıyor

yani?

Ulan neyse ya, haydi git.

Bebek emzirmek nereden çıktı ya?

Annem niye böyle bir şey yapmış ben

anlamadım yani.

>> Tamam, sorarız.

>> Allah Allah!

Annem arıyor.

>> Şey.

>> Alo anne.

Yanlış aradı.

>> Dayama ulan şunu kafama. Ne lafımı

bozuyorsun?

>> Ulan, kafana silah dayamışım, hala

zevzeklik yapıyorsun. Kes sesini,

dağıtırım beynini.

>> Ne oluyor anne?

>> Ne oldu? Ne yapıyorsun lan?

>> Anne, ne oluyor? Neredesin sen?

>> Şahin, oğlum bu baban olacakmış ki

şimdi kafama silah dayamış. Ya gücün

anca buna yetiyor. Elinde silah varken

konuşmak kolay değil.

İndir çatıyorsun, ne konuşacaksak

konuşalım ya. Olmuyor değil.

Yemiyor.

>> Çevriyosuzluk yapma Ağzınla konuş,

ağzınla.

>> Ağzımla konuşacağım tabii. Neremle

konuşacağım? Ne mizah yapayım senin

gibi?

>> Anne ne oluyor? Neredesin sen?

>> Dinle.

Sana şimdi bir konum atacağım. Hemen

oraya geleceksin. Konuşacağız.

>> Ulan o kadın o kadına bir şey yaparsan

senin kafanı kopartırım ha.

>> Ulan senin çarkına. Ananın ağzıyla

konuşma. Hemen gel, konuşacağız.

>> Çocukları da kendine benzettin.

>> Çok şükür.

Sana benzesinler.

>> Ulan.

Çekilin ulan.

Kimsiniz lan siz?

Kimsiniz?

>> Allah'ın cezası.

>> Alo.

Alya, gel buraya. Konuşacağız seninle.

>> Sus Alya, sus. Sus. Sus.

Gitmiyorum tamam.

Tamam.

>> Lan, çek elini dedim.

>> Ozan Bey, sakin olun.

>> Çek şunu. Çek şunları yoksa oğlumu

alırım ha.

>> Tamam, çekilin.

Tamam, çekilin.

>> Söyle şunlara çekilsinler.

>> Bırak tamam, bırak. Tamam çekilin.

Tamam, konuşalım hadi. Hadi konuşalım.

Hadi konuşalım hadi. Tamam.

>> Çekilin lan.

>> Tamam.

>> Çekilin.

>> Tamam. Hadi yürü. Yürü. Ne konuşacaksın?

Sen benimle konuşmaya çalışacağına git

önce polise konuş. Sen git önce

oğlumu öldürdüğünü itiraf et.

>> Annemle birlikte plan yapmayacaktı.

Kendi düşen ağlamaz Alya.

Ayrıca ben hapse mapse girmem.

>> Sen hapse mapse girmezsin. Senin şu

halini gören seni direkt kliniğe alır

zaten.

>> Sen ne zırvalayıp duruyorsun ya? Sen

bana söz vermedin mi ha?

>> Ne sözü verdin?

>> O konaktan çıkacağım diye söz vermedin

mi? E hala o konaktasın. Çıkacaksın o

konaktan.

>> Sen anneni içeri tıktığın gün mü konağı

terk edecektim ha? Oğlumu alıp oradan

oraya o gün mü sürükleyecektim?

>> O konaktan çıkacaksın Aliya.

>> Deniz var ya, Deniz. Hatırlıyor musun?

Oğlumuz.

Onun konforunu sağlayacak yer bulana

kadar çıkmam.

>> Çık mı?

>> Bırak, ne yapıyorsun be?

>> O yüzük ne?

>> Bırak, sana ne?

>> O yüzüğü çıkaracaksın demedim mi ben

sana?

>> Sen kimsin?

>> O yüzüğü çıkaracaksın Aliya.

>> Bırakın, tamam, durun.

>> Yüzük çıkacak o yüzük. Bırak. Çıkacak o

yüzük.

>> Gel.

>> Bak, sen bir al burasını diye adamlar

sana dokunmuyorlar. Ben seni buraya

çivilerim ha.

>> Atacağım.

Konaktan çıkacağım dedim zaten.

Ben sana velayet sendeyken Cihan'dan

uzak duracağım dedim zaten. Ama senin bu

parmağımdaki yüzüğü çıkarmaya gücün

[müzik] yetmez. Senin benim kalbime

gücün yetmez.

>> İstediğiniz kadar sevin lan birbirinizi.

İstediğiniz kadar sevin.

Cihan.

Sen ne istersen dünyaları ser Aliya'nın

ayaklarına. Kavuşamayacaksınız.

Kör kütük aşık olsanız da

buluşamayacaksınız.

O bitmez sandığınız aşkınız var ya,

tükenecek.

Küle dönecek, küle.

>> Çok beklersin.

>> Ve ben o külü görmeden ölmeyeceğim.

Öleceğim, geberip gideceğim.

Bana bak.

Sen Aliya'nın oğlunun babası olmaktan

başka hiçbir şeysin.

Good night.

Göreceğiz.

>> Göreceğiz.

>> İkiniz de göreceksiniz.

>> Kusura bakma.

Adamlar hiçbir şey yapamadım.

>> Yaptılar, yaptılar. Ben durdurdum.

Ben halletmek istedim. Hallederdim de.

>> İyi misin?

>> İyiyim. Sen iyi misin?

>> İyiyim.

Elimdekini çıkarmadın ya.

Daha iyiyim.

>> İçeri gidelim. Yeterince rezil olduk.

>> Girin.

>> Ne yapıyorsun lan sen?

Alıp dağın başına getirmişsin annemi. Ne

oluyor?

>> Kes sesini de.

Sen önce şu rezalete bir bak.

>> Ne bu?

>> Ananın boşanma dilekçesi.

>> Boşanma davası mı açtı sana?

>> He.

Açtım.

Aklım başıma yeni geldi ha. 40 sene

sonra he.

Zararın neresinden dönsem kar değil.

Açtım.

Açtım ulan. Açtım ulan. Açtım ulan.

Açtım.

>> O davayı geri çekeceksin.

>> Çekmiyorum.

>> Çekeceksin ulan.

>> Çekmiyorum.

>> Bak benim tersimde duruyorsun. Şöyle bir

çarpacağım seni.

>> Ne yapıyorsun lan sen? Ne dur.

>> Ne yapıyorsun lan sen?

>> Bir dur.

Bir susun ya.

>> İki dakika bir sus da her şey daha kolay

olacak.

Fakat susmuyor ki. Konuşmamız lazımdı

Şahin.

>> Tamam konuşalım. Ne diyorsun sen?

>> Siz biliyor muydunuz bana boşanma davası

açtığımı?

>> Yok.

Bilmiyorduk.

Ama annem haklı.

Bitmiş artık bu evlilik ya. Uzamanın

manası yok.

>> Şahin.

Oğlum, biz bir aileyiz.

O konak bizim yuvamız.

Her ne olursa olsun bu kadın benim

karımdır, senin de anandır.

Dönüp dolaşıp geleceğimiz yer bu

yuvadır.

>> Döneceksin yani.

Dalga mı geçiyorsun sen ya? Sen, ben,

Boran öyle hep birlikte yaşayacağız.

Öyle mi?

>> Yine olacaktı.

>> Orası senin evin değil artık. Ben de

senin oğlun değilim. Annem de karın

olmak istemiyor. Hakkıdır da.

>> Öyle hakkımdır.

Ben senden bir kurtulayım var ya

40 gün 40 gece helva dağıtacağım cümle

aleme.

>> Çok pişman olacaksınız.

Bir gün gelip ayaklarıma kapanacaksınız.

O gün ekmeği atan ben olacağım.

>> Ya yürü hadi.

>> Ne Kur'an?

Vallahi bize koymaz Ecmel. Kaşarlandık,

duydun? Lan sen ne yapıyorsun?

Sen ne yapıyorsun? Sen bırak arabamı.

Gel sağa.

Bırak ulan arabamı. Lan

>> Anne

>> İndir kızı onu.

>> Ya anne bırak gitsin ya. Alırsın

nafakayla ziyadesiyle gel.

>> Alırsın mı diyorsun?

>> Alırsın tabii ya.

>> Eee tamam o zaman. Ama zaten düşsün

yakamdan valla başka bir şey istemiyorum

ha.

>> Sen bize niye söylemedin?

>> Dedim çocuklara

güzel bir sürpriz yapayım.

>> He.

>> Olmadı mı?

>> Of sürpriz yap diye.

>> [kahkaha]

>> Allah'ım ya Rabbim.

Hadi yürüyün hadi.

>> Ettin. Vallahi dondum ha.

>> Çok da iyi oldu.

>> Of arkaya bineyim.

Hadi gel öne bin.

>> Yok yok.

>> [kahkaha]

>> Adam her defasında seni çocuğunla

vurmaya çalışıyor.

>> [iç çeker]

>> Ve ben araya giremiyorum, bir şey

diyemiyorum.

Ama seni bu kadar bir şekilde seni böyle

yormaya çalışmasına rağmen, sana

zulmediyor olmasına rağmen, senin üstüne

geliyor olmasına rağmen sen

bir şekilde karşılık veriyorsun.

Küllerinden doğuyorsun her seferinde.

Anka.

>> [müzik]

>> Bugün aşağıda duyduklarım

>> [müzik]

>> yani senin söylediklerin

hayatım boyunca aklımdan çıkmayacak.

Kalbime kazındı.

>> [müzik]

>> Ben hayatım boyunca kimse tarafından bu

kadar sevildiğimi hissetmedim.

Teşekkür ederim.

Bu tabii bir yandan beni dünyanın en

mutlu adamı yapıyor ama

bir yandan da çaresizim çünkü

gideceksin.

>> Ben de çaresizim.

Ben

oğlum yanımda olsun.

Sen burada ol. Artık böyle ayakta

kalabilirim.

Başka çarem yok.

>> Ben senin hem burada hem de yanında

olmak istiyorum Ali.

>> Nasıl?

Görmüyor musun? Sen söylüyorsun [müzik]

işte. Evet, bu adam böyle ve ben bu

adamla uğraşıyorum.

Ve artık çok yoruldum.

>> Seni gittiğin yerde de rahat

bırakmayacak Ali.

>> Adam koyacaksın zaten kapıya bir sürü.

Giremeyeceğim.

>> Güya buraya da diktik de işte. Ben

gelmeseydim ne olurdu bilmiyorum.

>> Sen yine yetişirsin.

Sen oraya da yetişirsin.

Eğer yetişmezsen de ben varım.

Hallederim.

Al kadehim o muydu az önce? Ne oldu?

Efendim Bülent Bey?

Fırsat bulursam bakmak çok isterim.

Tamam, teşekkür ederim.

Emlakçı.

Yani bir ev daha varmış da o baktığımız

yerin arka sokağında yine

istediğim gibi.

Eğer daha senden erken çıkabilirsem

bakacağım dedim.

Ya.

Bir gün.

Bak sadece bana bir gün ver, Alya.

>> [iç çeker]

>> Tır şoförünü konuşturmak üzereyim.

Annem çıkacak inşallah Boran girecek.

>> Gerçekten inanıyor musun ya? Bu adam

konuşacak mı?

Bunu yapacak, yani olmazsa ne olacak?

Ya konuşmazsa? Benim o evden çıkmam

lazım, benim konaktan çıkmam lazım, bir

ev bulmam lazım. Tamam işte olabilecek

evlere hep bakayım, bakmak zorundayım.

>> Peki, tamam.

>> Sadakat Hanım nasıl?

>> Gayet iyi.

>> Ne?

Kantinine herhalde para mı yatırdım?

>> Ne kantini?

>> Evden arayı aradım, sen içerideydin.

Abim para yatırıyor kantinine dedi.

>> He.

Ha, tuhaf geldi bana da.

Niye ne tuhaf geldi?

>> E siz bütün ihtiyaçlarını zaten

karşılamadınız mı? Telefon bile

vermediniz mi?

>> Verdik.

>> Tamam, kantinden ne alacak?

>> İşte o tuhaf geldi.

Tamam da yani kadın neticede, yani bizim

aklımıza gelmeyen bir şeye ihtiyacı

olur, kantinden tedarik eder. Sen niye

böyle peşine düştün ki ben anlamadım.

>> E tuhaf geldi o yüzden sordum. Sen niye

bu kadar gerildin ben anlamadım.

>> Gerginim çünkü annem, yani

içeride ya o.

O yüzden gerginim.

>> Anladım, tamam.

Kusura bakma.

Yüzünü göstersin.

Çaktırmadım ama çıkaracaksın diye çok

korktum.

>> [müzik]

>> Çıkaramadım.

Çıkış üstü,

iş üstü.

>> [müzik]

>> Haydi bakalım.

>> Şahin.

Oğlum ben bu davayı açtım da benim

avukatım yok ha. Bu da zor beni kolay

boşamaz.

Sen bana şöyle cevvalinden bir avukat

buluyorsun, tamam?

>> Tamam, hallederiz.

>> Sağol.

Haydi, geç kalmayın.

>> Dur bir saniye, dur. Ben sana bir şey

soracağım.

>> He, sor benim anam.

>> Üzerini kimin çocuğu emdiriyor?

>> Kaya söyledi değil?

O kadar söyledim herkese söyleme.

>> Ya biz herkes miyiz? Bu nasıl iş ya, ben

anlamadım. Sen nasıl izin verdin böyle

bir şeye? Bize niye söylemedin?

>> Ne var ya?

Allah Allah.

Kaya'ya da söylemişim. Kızın hali çok

kötüdür.

İyi gelir düşündüm. E ne var bunda?

>> Ne var bunda Ceylan?

Kimin bebeği o?

>> Tanımıyorsun sen.

Benim kardeşimin komşusu.

Ya

Büyütecek bir şey değil zaten. Çocuk

mamaya geçmiş. Emzirmiyor artık. Bitti

gitti.

Bak sakın siz de daha fazla üstüne

gitmeyin ha. Öyle daha iyi olmuyor.

Anladın?

Kız bir düze çıkamadı gitti zaten.

Haydi ben iniyorum.

Aç.

Nasıl iş ya? Milletin bebeğini emzirmek.

Bu normal mı Nare?

>> İşte yani bilemeyiz.

Hani bebeğini kaybetmek

kolay baş edilecek bir şey değil.

İnşallah Allah bana da bir daha

yaşatmaz.

>> Kusura bakma.

Yani ben

ya Rıza'yı anlamaya çalışıyorum

düşüncesizken.

>> Hı.

Es kolay gelsin.

>> Merhaba.

Merhaba.

Merhaba.

Ne yaptın lan?

>> Ne Bora mısınız?

>> Ozan Günay mı Bora?

Çocuk üstünden Ali'ye yürümeye çalışıyor

işte.

Yemin ediyorum bir gün elimde kalacak.

İşte elimde kalana kadar keşke şu

velayet işini falan halletsek de

benden uzak Allah'a yakın.

>> [ani nefes alır]

[iç çeker]

>> Ne yaptınız Selin'le konuşabildin mi?

Oğlum bu Demir boşanmayla alakalı

Zerrin'i tehdit ediyor falan olmasın.

>> Neyle tehdit edecek abi?

>> Ne bileyim oğlum işte sana soruyorum ben

de. Beni mi öldürecek, ailesini mi

öldürecek, ne?

>> 100 kere sordum Zerrin'e tehdit yok

diyor.

Hem yani bu kadar olaydan sonra

Zerrin'i tehdit edip de bana

söylemeyecek

>> Fidan

>> Yok, bebekten önce böyle bir durum

yoktu. Ne olduysa bebekten sonra oldu.

Yüzüme bakmıyor ya.

>> Diğer mevzudan bahsettin mi?

>> [boğazını temizler]

>> Ne o diğer mevzu ne ne? Bir şey mi var

[müzik] hayırdır?

>> Sana söylemeye fırsat olmadı.

>> Tam şimdi söyle.

>> Fidan yenge ayarlamış. Zerrin bunalımdan

çıksın diye.

Sütü gelmeyen bir kadın varmış. Bebeği

var.

Zerrin de o bebeğe süt annelik yapmaya

başlamış.

Annemle konuştum bıraktı diyor.

Emzirmiyormuş artık.

Dayımların komşusuymuş.

>> Ne olur ne olmaz biz gene de bir

araştıralım aileyi.

>> Nedir ne değildir?

>> Ben gördüm anne babayı ya sıradan

insanlar. Neyini araştıracağız ki?

>> Olsun olsun Şahin.

Biz yine de bir bakalım Kaya.

>> Bu arada annem babama boşanma davası

açmış.

Fidan Hanım şaşırtmaya devam ediyor.

Vallahi Sadakat Hanım da öyle.

Vallahi ne dersen de. Bak,

bir terazi al.

Bir tarafına yengeni koy, öbür tarafına

Sadakat'i, Sadakat ağır basar.

>> Hanım amca,

>> Yok. Sen çayı boşver. Hele bir bana bir

kahve yap.

>> Tamam amca. Bir tane de ona yaparım.

Evet.

>> Haydi.

>> Sadakat Hanım,

>> Buyur kızım.

>> Ailen gönderdi.

>> Sağol. Sağol. Allah razı olsun.

Neredeyim?

>> Hastanede.

Seni öyle olduğun gibi üstünle

getirmişler, bırakmışlar buraya.

>> Bak da senin ihtiyaçların var.

>> Bak, bana mı?

>> Sana at abi, ha.

>> Çok teşekkür ederim. Hiç zahmet

etmeseydiniz.

>> Ya bana teşekkür etme. Sen Cihan'a

teşekkür et. O düşünmüş, göndermiş

bunları.

Başka ihtiyacın olursa, onları da

yollayacak.

>> Hiç gerek yoktu.

Ay,

elbise de koymuş.

>> Haydi, haydi bir üstünü değiştir,

şunları giy. Ferahlık gelir, haydi.

>> Burada mı?

>> Haydi geç sen de. vereyim. Geç şunların

arkasına bir hel.

Haydi bir değiş. Bir ferahlarsın ha.

>> Teşekkür ederim.

>> Meryem?

Hele bir dur.

O nedir boynundaki?

O kolye

Cihan'ın sana sözde taktığı kolye değil?

>> Evet.

>> E niye hala boynunda?

>> Hayatımın en güzel günlerindeydi.

Hatırası hep kalsın istediğim bir

parçası.

>> E tabii hakkındır.

Hele haydi şunları bir giy.

Giy gel kahvemizi içelim.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Öğrenebildin mi bir şey?

>> Adam yaşıyor.

Adı Feyyaz Asım.

Bıçak darbesi hayati organlarına zarar

vermemiş. İki gün hastanede kalmış,

sonra da taburcu edilmiş.

>> Olay nerede olmuş?

>> Meryem'in evinde.

Bahçesinde.

>> Ne zaman bıçaklanmışlar?

>> Üç ay önce.

>> Hı.

Tamam.

Başka bir şey var mı?

>> Var.

Ali yine ev bakacakmış. Yine aynı

emlakçıdan. Anıl Emlak mı ne?

Bir bak bakalım ev doğru düzgün bir ev

mi? Yanında yöresinde kim oturuyor? Sana

zahmet.

>> Tamam.

>> Sağol.

>> Halledeceğim. Haydi.

>> [müzik]

>> E maşallah, pek yakıştı ha.

>> Teşekkür ederim. Hiç gerek yoktu

gerçekten.

>> Getir bakalım kızım kahvelerimizi.

>> Meryem Hanım neyiniz oluyor Sadakat

Hanım?

>> Gelinim de.

>> [müzik]

>> Eee, mutfağı da görebilir miyim?

>> Tabii, buyurun.

Mutfağımız ferah.

Ankastrelerimizin hepsi yeni.

Küçük de bir balkonumuz var.

Salona bakmak ister misiniz?

>> Bakalım.

>> Buyurun.

Salonumuz da ferah.

Eşyalar yeni ve modern. Tabii,

istediğiniz gibi kendiniz dizayn

edebilirsiniz.

Bu arada kira uçuk kaçık da değil.

Aynı zamanda karşı tarafta da bir aile

oturuyor. Bir sıkıntı oluşturmayacak

yani.

Ne düşünüyorsunuz?

>> Bir gün.

Bak, sadece bana bir gün ver, Alya.

Tır şoförünü konuşturmak üzereyim.

Annem çıkacak inşallah, Boran girecek.

>> Gerçekten inanıyor musun ya? Bu adam

konuşacak mı?

Bunu yapacak, yani olmazsa ne olacak?

Ya konuşmazsa? Benim o evden çıkmam

lazım. Benim konaktan çıkmam lazım. Bir

ev bulmam lazım. Tamam işte, olabilecek

evlere bakayım, bakmak zorundayım.

>> Peki, tamam.

>> Tutuyorum daireyi.

>> Tamam.

O zaman ben ev sahibine hemen haber

veriyorum. Kontratı hemen hazırlayalım.

>> Tamam, hazır olunca beni ararsınız.

>> Tamamdır.

Çok memnun kalacaksınız. Hayırlı olsun.

>> [müzik]

>> Ona şım.

>> Ali hakkında istediğin rapor.

Apartmanın konumu, sokağın konumu, evin

durumu, ev sahibi kim, karşı dairede

oturan müstakbel komşular kim, hepsi

dosyanın içinde. İstersen uydu

görüntülerini de ekleyebilirim.

Bakmayacak mısın?

>> Kiralamadıysan niye bakayım Erol?

Kiraladın mı onu söyle.

Kiralamış.

Hah.

Allah sen sabır ver ya Rabb. Nelerle

uğraşıyoruz ya Rabb.

Ev sahibine söyle kiralamış Ali'ye.

>> Can bir baksaydın dosyaya. Bak, evin

konumu çok iyi. Durumu da çok iyi.

Bundan daha iyisini bulamazsın.

>> Git kendine kirala o zaman Erol. Allah

Allah.

Sana açıklama mı yapacağım ben bir de?

Çok beğendiysen git kendine kirala.

>> E açıklama yapmak zorunda değilsin.

>> E o zaman?

>> E beklentim o yöndeydi.

>> Söyle ev sahibine üç katı fiyat ver.

Bizim şirkete kiralayın evi.

Adama da tembihle Ali'ye desin ne işte

senden önce başka birine kiralamıştık.

Kusura bakma desin bir şeyler desin.

>> Tamam.

Başka bir şey?

>> Var.

Şahin'le Kaya'ya haber ver gelsinler.

Kutay'la Kadir'i de çağır.

Kalsın.

>> Merkeze [müzik] dokuz dakika.

Fırın tarlıyorsun sen de.

>> Teşekkür ederim.

>> [müzik]

>> Ay sağ ol canım.

>> Afiyet olsun.

>> Bana bak sen çay, kahve abartmıyorsun

değil mi?

>> Yani abartamıyorum.

Günde bire düşürdüm işte bu kadar.

Yani tamam hayırlı olsun ama

sevinemiyorum.

>> Ben de.

Ama ne yapalım girdik artık bir yola

devamı gelecek.

Bari sen bana destek olur musun?

>> Ya zaten destek olacağım tabii ki destek

olacağım ama konu o değil.

Asıl sorun şimdi başlıyor.

Deniz'in haberi yok. Ona anlatacağım.

İstemiyorum diyecek. İkna edeceğim,

etmeye çalışacağım.

Bakalım nasıl yapacağız.

Emlakçı.

>> Efendim Bülent Bey?

>> Hazır mı kontrat?

>> [müzik]

>> Anlamadım.

E ama olur mu canım öyle şey biz sonuçta

sizinle anlaştık. [müzik]

Yani ev sahibi de olsa başkasına veremez

yani.

Bir dakika ben sizi arayacağım.

Cihan.

>> Ne? Başkasına vermiş adam.

>> Ooo evet ben biliyorum.

Ben biliyorum.

Pardon.

Bekle iki dakika.

Aliye.

>> Sen yaptın değil mi?

>> Şu an müsait değilim konuşamam.

>> Kaçma konuşacağız.

>> Kaçmıyorum Aliye.

Sadece şu anda toplantıdayım hani

konuşamıyorum. Konuya dönünce konuşuruz.

Kim bu Alçay?

>> Telefon Alçay Kanmaz adına kayıtlı

Canan.

>> [boğazını temizler]

>> Adam 4 sene önce ölmüş.

>> Vurgun'la bağlantısı ne?

>> Abi, zamanında adamlarından biriymiş.

Eee, geçen sene de bu hattı Vurgun

kullanmış en son.

>> Hat açık yani başkasının adına.

>> Yok, telefon kapalı.

Yerini bulamadık.

>> Bak diyar, bak bulamadık yok. Yok, yok.

>> [müzik]

>> Efendim, bir şey çıkmadı. Biz baktık

merak etme bir şey bulamadık yok.

Bulunacak.

Aranılacak, taranılacak, bulacak.

Kim bakıyorsa bu işi yapacak.

>> Tır şoföründe ne durumdayız?

>> Ateşi düşmemiş. Revirdeymiş hala. Yarın

da koğuşa çıkaracaklar. Koğuşa geçer

geçmez adamlarımız yakasından yapışacak.

>> Abi,

bak bu içerideki adamlara güven olmaz.

Bırak ben içeri gireyim halledeyim.

>> Olmaz oğlum öyle olmaz ya. Şahin

Aklıoğlu olmaz.

>> Yav abi, bu tam benlik iş bırak gireyim

halledeyim ya.

>> Yav tabii ki senlik iş, onluk iş, onluk

iş. Buradaki herkese o iş yapar. Sıkıntı

yok. Ama biz içeriye adam göndermeye

kalktığımız an içeriden bunun haberini

alırlar adamı indirirler.

>> 50 kere girerdik yoksa.

7 aylık. İçeriden yapılacak.

>> Bitti.

Adam madem revirdeymiş çıkar çıkmaz

hemen korumaya alınacak.

Sonra denilecek ki, itirafını edeceksin.

Doğru düzgün ne yaşandıysa anlatacaksın.

Biz de senin canını güvenceye alacağız,

malını güvenceye alacağız.

Ne istiyorsan vereceğiz.

Ha, itiraf etmezse de

adam bilecek ki oradan sağ çıkamaz.

Var mı içeriden güvenilir bir adam?

>> Var canım, var.

>> Eee.

>> Demir.

>> Duymak istediğim şeyi söyleyeceksen

söyle, yoksa kapatıyorum.

>> Demir, bak.

Bak, benim Kaya'yı kendimden

uzaklaştırmam zaman alıyor.

Ben o kadar bekleyemem ben.

Ben onun annesiyim, onu görmem

gerekiyor, lütfen.

>> Duymak istediğim şey bu değil, Zerrin.

Kapatıyorum.

>> Dur, dur, kapatma.

Bak, bak, yapamıyorum diyorum.

Bir şerefsiz, son bir kere göstersem

bari ya, bir kere.

>> Sen o şansı çoktan kaybettin. Allah'a

ısmarladık.

>> Zerrin.

Zerrin.

Zerrin, konuşalım bir.

Zerrin, konuşalım.

>> Beyefendi, kimlik alabilir miyim?

Beyefendi, kimlik?

>> Gerek yok, girmeyeceğim.

>> Kaya.

Arka kapıdan çıkmıştır o. Ben götüreyim

seni istersen. Ha?

>> Gerek yok, sağ ol.

>> Her şey yoluna girecek.

Her şey düzelecek, Emine.

Emine.

Ben bir taksi çağırayım. Görüşürüz.

Pek.

Ben bırakayım seni.

>> [müzik]

>> Teşekkür ederim bıraktığın için.

>> Pek.

Bunu al bari.

>> Sağ ol.

>> Baban nasıl oldu bu arada?

>> Doktorlar çok zamanı kalmadığını

söyledi.

Biliyor musun?

Düğün günü kaçtığım için beni hiç

affetmedi babam.

Aşiretin gözünde onuru kırıldığını

düşündü.

Ben de onun gözünde yarım kalan bir söz

oldum.

>> Pek.

>> Bir şey demene gerek yok Kaya.

Vazgeçen bendim.

>> Neden hala yanımdasın İpek?

Neden bana hala iyilik yapıyorsun?

Yine nefret etmezsin benden.

>> Papatyalar

>> yüzünden.

>> Ne papatyası?

>> Seninle ilk buluştuğumuz gün hatırlıyor

musun? Seni tanıdığım iyi mi etmiştim

ben?

>> Evet, hatırlıyorum.

>> Ben 7-8 yaşlarındaydım.

>> [müzik]

>> Babamla beraber tarlaya giderdik o

zamanlar.

Seninle bir gün rahmetli babamla

gelmiştim buraya.

İşte sen biraz daha uzakta papatya

topluyordun.

>> [müzik]

>> Ben de sana bakıyordum.

Senin bana baktığını görünce utandığımı

hatırlıyorum.

Başımı çevirmiştim hemen.

Sonra yanıma geldin.

Topladığın papatyaları bana uzattın.

>> [müzik]

>> Ben de aldım.

Gülümseyerek de senin için tuttum.

>> [müzik]

>> Bak.

Bunlar onlar.

Hala yanımda onlar.

>> [müzik]

[müzik]

>> Hanım dikkatli, dikkatli.

Bravo.

Bravo bravo.

Hadi bakalım geç beni de geç.

Geç geç hadi beni geç.

Hoş geldiniz.

>> Hoş bulduk.

>> Hoş geldin baba.

>> Hoş bulduk.

İyi misin?

>> İyiyim.

>> Konuşacağız.

Konuşalım. [müzik]

Nasıl keyifler?

>> İyi ama sen beni de tarlaya götürürsen

daha yerinde olur.

>> Olur götürürüm.

>> Başka topraklar var mı? Orada da traktör

süreriz.

>> Tamam.

>> Eee oğlum ben şimdi babanla bir

konuşacağım.

Sen ne isteyeceksen sonra iste olur mu?

>> Ama çok geç kalmayın. Çünkü sonra dart

oynayacağız.

>> Tamam dart oynayacakmışız. Sonra

konuşsak?

Güran.

>> Baba.

>> Eee.

>> Annem biraz kırgın seni zorlayacak gibi.

>> Evet öyle görünüyor. Şimdi ben gideceğim

annenle konuşacağım.

Eğer 10 dakika içinde odadan çıkmazsam

polise haber ver sonra ben dalacağım.

>> Tamam.

>> Çak.

Ne diyeceksin [müzik] de?

Çünkü 10 dakika içinde çıkmazsam polise

haber verdiğini söyle. Sonra polisle

birlikte [müzik] içeri dalmasınlar.

>> Dalmazlar.

Beklerler sıralarını çünkü önce ben

dalacağım.

>> Bana dalacaksın. [müzik]

>> Of.

Sen yaptın değil mi?

>> Neyi?

>> Anlamazdan gelme, Cihan.

Ben bir tane daireyi çok beğendim,

gittim, kiraladım, kontrat bekliyorum,

yok başkası kiralamış.

Kim acaba?

>> He.

>> He, sen yaptın.

>> Evet, ben yaptım, ben kiraladım.

>> Of, ya Cihan ya.

>> Ya ne Cihan Cihan, Allah Allah, ticaret

yapıyoruz burada. Sen de heriflerin

önüne böyle güç katıp para koysaydın,

sen kiralardın.

>> O daireyi bana vereceksin. O daire

benim.

>> Olmaz, kaçak mal deposu yaptım orayı.

İlla orada yatacağım, ben orayı çok

sevdim diyorsun da

sabahını karakolda açarsın, gözlerini

söylemedim daha.

>> Ya benim oraya taşınmam lazım.

>> Olmaz.

>> Cihan, biz nasıl konuştuk?

>> Nasıl konuştuk, hakikaten.

Biz seninle bayağı konuştuk ya, ben

hatırlıyorum ne konuştuğumuzu.

>> Öyle mi?

>> Sana dedim ki bekle. Bekle dedim, sen

sen bugün gidip orayı kiralamak zorunda

mıydın?

He?

Üstelik bana sormadan.

>> Sana, ben sana niye sorayım ya? Sen mi

yaşayacaksın orada?

Orada ben yaşayacağım. Sana niye

sorayım, üstelik tam istediğim gibi bir

daire buldum, kiraladım.

>> Madem çok beğendin, ben sana orası gibi

10 tane daha yer bulurum, hiç merak

etme, daha güzellerini bulurum. Ama

mesele orayı beğenmek değil, mesele

senin acele etmen. Sana dedim ki bak,

adamı konuşturacağız, o tır şoförünü.

Konuşsun dedim, bir bekle dedim, belki

de gitmeye hiç gerek kalmaz dedim ya,

Aliye.

>> Gerçekten buna inanıyor musun?

Ya konuşmazsa da?

>> Konuşmazsa, Azrailleri olurum hepsinin.

>> Öyle mi? Ben sana kaç defa dedim,

yaktın, yıktın. Tamam, yaptın ya,

elinden geleni yaptın, daha ne

yapacaksın?

>> Gerekirse daha da yakar, yıkarım.

>> Nereye kadar? Sen zaten tarlalarınız

yanmadı mı? Ne kadar zararın olduğunu

bilmiyor muyum?

>> Nereye kadarsa, oraya kadar. Ben mecbur

kalırsam eğer, her şeyi yapmak

zorundayım.

>> İstemiyorum.

>> [müzik]

>> Vaz edecksin yani.

>> Hayır.

Ama istemiyorum.

Oğlumun benden

alınmasını tekrar göze almak, bu riski

göze almak istemiyorum.

Zaten bir savaş içindeyiz ve bu savaş

bizi tüketiyor, parçalıyor. İstemiyorum.

Gerçekten bana velayetim verilene kadar

ben artık aklımla hareket etmek

istiyorum. İzin ver.

Sabretmek istiyorum. Sabredelim. Tek yol

bu. Gerçekten artık

tek doğru yol bu.

>> Ali.

Bırak.

>> Bırak.

>> Ali.

>> [müzik]

>> Bırak ne olur, gitmem lazım.

>> Biraz daha bekle, gitme.

Belki de gitmene hiç [müzik] gerek

kalmaz.

>> Gitmem lazım.

>> [müzik]

>> Beni bir tek senin gidişin yıkar.

>> [müzik]

>> Git.

>> [müzik]

[müzik]

>> Anlaştınız mı?

>> Anlaştık mı?

>> Anlaştık.

>> Oyun oynadık, gelin dart oynayalım.

>> Tamam, oynayalım.

>> Anne, sen de sakinleştiysen hep beraber

oynayalım.

>> Ben hep sakinim.

>> Polis çağırmamıza gerek kalmadı.

Gel bakalım.

>> Anne.

>> Canım.

>> Ben okula mı gideceğim?

>> Okula gideceksin evet.

>> Hangi okula gideceğim?

Sizin gittiğiniz okula mı?

>> Bizim gittiğimize gitmek ister misin?

>> Evet isterim. Siz ne yaptıysanız ben de

onu yapacağım.

>> Şöyle yapalım. Şimdi sen okula

başlayacaksın ya ama öncesinde bir

alıştırma olsun. Biraz kreşe git bence.

>> Biz kreşe gitmedik.

>> Sen

>> Onlar gitmediyse ben de gittim.

>> Ya o iş

>> Ne yapıyorsun [homurdanır]

Cihan?

>> Ne Cihan'ı ya? Gitmedik işte.

>> Sana sorduk mu?

>> Ya çocuk onlar ne yaptıysa ben de

aynısını yapmak istiyorum diyor. Ben de

açık açık getirdim onu ya.

>> öyle fısır fısır?

>> Biz gitmedik ama keşke olsaydı da

gitseydik.

>> Biz de diyor ama işte yoktu bizim

zamanımızda. Gitmek lazım diyor. Biz de

diyoruz.

>> kreş vardı.

>> Yoktu. Dedi şimdi.

>> Vardı.

Ama uzaktı.

>> Uzaktı abim doğru söylüyor.

>> Yani uzaktı bir de o zaman araba yoktu

eşekle gidiyorduk o da zor oluyordu

yani.

He.

>> Artık neyse eşek falan gerek yok çünkü

bütün Milas [müzik] merkezde bir sürü

kreş var. Biz seninle gideceğiz hepsini

tek tek gezeceğiz. Sen hangisini

istersen, hangisini beğendiysen oraya

gideceksin. Bir sürü de arkadaşın

olacak.

>> Oley!

>> Oley!

>> Ye bakayım yemeğini.

>> Babaannem nerede?

>> Az kaldı gelecek.

İnşallah.

>> Ye bakayım yemeğini sen.

>> Babaannesi.

>> Cihan.

>> Babaanne.

>> mi arıyor?

>> Evet, babaannen arıyor. Biz de Cihan'la

senden bahsediyorduk da seni çok

özlemiş, onu söylüyordu.

>> Ben de onu çok özledim. Hele ver bir

sesini duyayım.

>> Tamam, veriyorum. Al bakalım, babaannen

konuşacak.

>> Alo, babaanne. Ben seni çok özledim.

>> Ben de seni çok özledim, paşam.

Çok özledim, babaannem.

Bak öyle bir özledim ki gözlerimde

tütüyorsun, ha.

>> E o zaman hemen gelsene.

>> Geleceğim, paşam, geleceğim. Az

az bir işim kaldı.

Onu bitireyim, geleceğim.

>> Tamam, bekliyoruz. Sinema partisi

yapacağız. Bir de mangal partisi.

>> Tamam.

>> [müzik]

>> Anne, bekle.

>> Selam söyle.

>> Söylerim, başüstüne.

Anne, bekle.

Şu şeyi al.

Anne.

>> [müzik]

>> Bak.

Kaya yanımda. Hoparlörü aldım.

Sağ ol. Anne, nasılsın?

>> İyiyim, iyiyim. Gözlerine kurban

olduğum. Kayacım, iyiyim annem ben. Siz

nasılsınız?

>> İyiyiz, iyiyiz, şükür.

Anne, şimdi yarın geleceğiz. Bu tırın

tır şoförü meselesini senin falan

detaylıca konuşacağız.

Erol da gelecek, Meryem'le görüşecek.

Meryem iyi mi?

>> İyi, senin yardımını bekliyor.

>> İnşallah.

Anne, bak. Ali Meryem meselesini

bilmiyor.

>> Neden söylemedin?

>> Anne, niye söyleyeyim ki? Lüzum var mı?

Meryem'i inşallah içeriden çıkaracağız,

buradan gidecek. Burada onu bağlayan

herhangi bir şey yok.

>> Yok mu?

>> Yok tabii anne ya. Allah Allah.

Anne bak sakın Ali'ye söylemeye kalkma

tamam mı?

Duydun?

>> Duydum.

>> Anne burnunu sokmayacaksın anne.

>> Yahu tamam senin dediğin olacak tamam.

>> Anne bak biz abimi ikna ettik

konuşmaması için. Sen de yan çizip

konuşma anne bir şey tamam mı?

>> Ya tamam bak şimdi zaman doldu. Bekliyor

burada memur.

Haydi bunları yarın konuşuruz. Hayırlı

geceler.

>> Tamam haydi Allah'a emanet.

>> Bitti. Eyvallah.

Geç bakalım.

>> İyi geceler sana ablacım.

>> Haydi iyi görüştük.

Yarın da görüşeceğiz.

Telefonda.

>> Hadi yeni oyununu göster bana bakayım.

>> Tamam. Hadi.

Hadi bitti.

>> Hadi anneciğim hadi.

>> Her şey yoluna girecek abi inşallah.

İnşallah.

Rahat konuşabildim üzerinde.

İyice kangrene bağladı o iş.

>> Cino seni sordu.

İyi dedim.

Sağ ol.

Hanım bir şey soracağım.

Buyurun.

Sen buradan çıktığında

seni bir bekleyen, ne bileyim yolunu

gözleyen öyle çoluğun çocuğun var?

Yok.

Çocuğum yok.

Yani diyorsun ki ben çıktığımda

beni bekleyen kimse yoktur. Öyle?

Öyle, yok.

Tamam.

Tamam hanım, hadi. Kolay gelsin. Hayırlı

geceler. İyi geceler.

>> [müzik]

>> Are ne yapıyorsun sen ya? Ver şunu bana.

>> Ya ne olacak canım yapıyorum ne var?

>> Ya otur sen ben hallederim.

>> Ya yapsana ne oluyor?

Ne oluyor yani?

>> Ne var ya Allah Allah.

>> Allah Allah be. Ona ben sana hamileyken

bak üç kat iniyordum, beş kat

çıkıyordum.

Elimde kazanlarla. Allah Allah. Hiç

böyle nazımı çeken de yoktu yani.

>> Ama senin zamanında bir Şahin yokmuş

yengeciğim.

>> He.

Senin için doğurmuşum.

E biraz kıymetimi bil ozan.

>> [kahkaha]

>> Anne, senin boşanma davası için Erol

ağabeyle konuştum. O bakacak.

>> O Zerrin'e de bakıyordu bey.

>> Evet, Zerrin'e de o bakıyor.

Zaten adam iyice boşanma avukatı oldu

çıktı ya.

İnşallah boşanırsınız da çifte düğün

olur bizim için de.

>> Vay vay.

>> [kahkaha][homurdanır]

>> İnşallah.

>> Etli pilavlar benden.

>> Efendim Kaya?

>> Heh, alo Şahin, iyi akşamlar.

>> Sağol.

>> Zerrin geldi mi?

>> Geldi.

Geldi, daha yeni kapattı kendini odaya.

Seninle konuşamadın değil mi?

>> Yok ağabey, konuşamadım. Telefonları

açmayınca üniversitenin önüne gittim

konuşmaya. Beni görünce kaçtı Şahin.

Beni görünce arka kapıdan kaçtı.

>> [müzik]

>> Zerrin'in emzirdiği çocuk meselesini de

araştırdık Can'la.

Bebeğin ismi Azal Özdemir.

Annesinin ismi Neslihan, babasının adı

İsmet Özdemir. Oradan da bir şey çıkmadı

yani.

>> Yav zaten ne çıkacaktı ki Şahin?

>> Öyle valla.

Neyse, görüşürüz hadi.

Tamam ağabey, iyi geceler.

>> Zerrin, ağa.

>> Ya ben söylemedim.

Söylemedim değil.

Kadının sütü gelmiyordu.

Benim karabiberim de yardım etti. Siz

neyi araştırıyorsunuz?

>> Zerrin'i de çağıralım sofraya.

>> Ben çağırırım.

>> Dur sen, dur ben halledeceğim. Bir

bakacağım ben. Zerrin.

Zerrin, sofraya gel hadi.

>> [müzik]

[müzik]

>> Hadi.

>> Hadi afiyet olsun.

>> Afiyet olsun.

>> Anlatsana Zerrin. [müzik]

>> Aç değilim abi.

>> Kaya bugün okula gelmiş seninle

konuşmaya, kaçmışsın.

>> Kaçtım.

Ben ona ne dedim? Herkes içinde git

dedim, istemiyorum seni dedim. Geldi,

ben de kaçtım.

>> Zerrin, bir şey anlamıyor ki elin çocuğu

nasıl inansın Allah aşkına ya.

Şok üstüne şok yaşıyor.

Ya sizin aşkınızı bilmeyen mi var? Etle

tırnak gibisiniz.

>> Bak gülüm benim, ben anlıyorum seni.

Yani

Demir'le evlendim, benim yüzümden oldu.

Ama şimdi sebebi ne yani?

>> Yok, bir sebebi Demirdi de değil sebebi.

Gelmeyin üstüme.

>> Bak, Demir boşanmıyor, tamam, ama eğer

seni geren başka bir şey var

>> Ya ben evet gerginim. Demir de beni

geriyor. Herkes beni geriyor, Nari.

>> Afiyet olsun ya.

>> Ya ne istiyorsunuz?

İstemiyorsa istemiyor. Zorla olacak

değil, değil.

Niye istiyorsunuz?

Ondan ben çok korkuyorum ya.

Allah korusun yani ki

korkuyorum kendine bir şey yapacak.

>> Allah korusun ya.

>> Ya yenge, Allah korusun, Allah aşkına

deme şöyle şeyler.

Ya biz

yardımcı olalım istiyoruz yani kötü

kötü niyetten değil, biliyorsun.

>> Ya tamam da

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Ya Kadir baksana şu Cihan Bey'in haline

ya. Ya adamın içi yanıyor. Nasıl olacak

böyle?

>> Az yanmasın bak kız Allah aşkına ya.

Yanar tabii.

Bir anda Aliye yenge, bir anda Boran,

bir anda o içerideki.

>> O içerideki?

Sadakat Hanım diyorsun.

>> He.

>> E tamam ne öyle konuşuyorsun o zaman

Sadakat Hanım işte.

>> Aman ben ne dediğimi biliyor muyum?

aklım başımda değil.

Sen onu boş ver, biz ne olacağız?

>> Ne bileyim ben ne olacağız? Babam zaten

aynı rüyaları görüp duruyormuş.

>> Ya bak, ben sıkıldım ha bu rüya işinden,

gına geldi.

>> Kaçıp gideceğim.

>> Ne diyeceksin?

Kaçak mı?

>> Ne?

>> Kaçırayım seni.

>> Kadir, Allah aşkına, sen ne diyorsun ya?

>> Ya ne ne diyorsun?

>> Ağzından yel alsın ya, ben nasıl

bırakayım annemi, babamı? Allah korusun,

hasta olurlar biz kaçarsak.

Hep sen bana diyorsun ki seni kaçırayım.

Ya sen Can Bey'i bırakabilecek misin?

>> Yok, bırakmam.

>> E o zaman.

>> E ne olacağız biz?

Bak gel, beni dinle, kaçak biz.

Kaçalım, evlenelim.

Yapmadığım şey mi ya? Yaptığım şey.

Evlenelim.

Evlilik cüzdanını da getiririz, zıp

masaya vururuz, biz evlendik deriz, kim

ne diyecek? Öldürecek mi bizi reis ne?

>> Vallahi bak, beni öldürmez ama seni

öldürür babam, söyleyeyim ben sana.

>> Öldürsün lan. Ondan korkan onun gibi

olsun. Öldürsün.

Sen hala aklını almıyor, ben bu aşk için

ölürüm bak, kız.

Bak, ben bu aşk için ölürüm.

A Can Abim ya.

Ali Engin için canını vermedi?

Verdi. Yine [müzik] de verecek.

Ben de bu aşk için ölürüm.

Öyle biz bir abimle cezaevine girip

çıkıp o adamı konuşturalım.

Sonra kaçak gidip evlenelim ya.

Bak, anlamıyorsun herhalde sen ha.

Ben

bu aşk için ölürüm.

>> Ya Zerrin, böyle yaptıkça Kaya daha da

perişan oldu. Erol'un bir an evvel bu

boşanmayı halletmesi gerekiyor.

>> Halledecek inşallah.

Uğraşıyor.

>> İnşallah.

İnşallah sonuç alır.

Ya olur Selim bu adamdan kurtulsun.

İşte o zaman toparlanmaya da başlayacak

göreceksin.

>> Bence de toparlanacak.

İnşallah annem de boşanabilir.

Aynen.

Baksana ünlü kız boşanıyorlar.

>> Gerçekten. [kahkaha]

>> Sen nasılsın peki?

>> Neyim bir tanem?

>> Kızımız nasıl?

>> Kızımız mı?

>> Hı.

>> Nereden biliyorsun kız olduğunu?

Ya küçük bir beyse?

>> Kız olacak dedik ya.

>> Dedik de öyle siparişle mi oluyor?

Deyince oluyor mu yani?

>> Evet. Yani yeterince gönülden istersen

olur.

>> Bunu istemiyorum artık çünkü hamileyim.

>> Allah Allah ya. Daha iki gün oldu hamile

olduğunu öğreneli. Öyle her dakika ben

hamileyim diye dokunulmazlık ilan

edemezsin.

>> Ederim. İstediğim gibi çıkarım burnumu.

>> [kahkaha]

>> Her zaman belli olacak cinsiyeti.

>> Yakında.

>> Yakında kız mış sesi geliyor o zaman.

>> [kahkaha]

>> Hı.

>> Kız babası mı olacaksın sen?

>> Hı hı.

Anne adam şimdi revirde. Revirden

çıktıktan sonra da direkt koğuşa

geçecek. Koğuşa geçer geçmez de bizim

adamlar harekete geçecekler.

>> Adam konuşunca da

Orhan çay girecek deyin.

>> İnşallah.

>> Evet anne. Onun yüzünden buradasın ya

sen.

>> Annem öyle ama.

Bak evlat sahibi olunca anlayacaksın.

Allah şifasını öyle bir şey yaşatmasın.

Allah hiçbir anaya böyle bir şey

yaşatmasın.

Doğurduğu evladı

Onu öpmek, sarılmak, sevmek, koklamak

Büyütmek istiyorum. Bir yandan da ona

sarılmak istiyorum ben.

Meryem bir yandan

Buna korkuyorum.

Soğuyor, itiyor.

Allah hiçbir anaya böyle bir şey

yaşatmasın. İçine düşüyor, ateş düşüyor.

İnsanın yüreği cehenneme dönüyor annem.

>> Meryem Hanım.

>> Merhaba.

Merhaba Meryem.

>> Erol'u hatırlıyorsun.

>> Hatırladım.

>> Merhaba.

>> Merhaba.

>> Merhaba Meryem.

Buyurun. Buyurun lütfen.

>> Zahmet etmeseydiniz.

>> Lütfen lütfen.

>> Sağolun.

>> Oturmanız lazım ki.

Sandalye var mı?

>> Sandalye var mı?

Nasılsın? İyi misin?

İyi yani.

İyi diyelim, iyi olalım.

Nasıl olacaksa işte insan öyle.

Sen nasılsın?

İyiyim sağol.

Son bıraktığımdan beri daha da

güzelleşmişsin. Kaşlar, gözler maşallah.

Sağol.

Annen söyledi.

Hamileymişsin. Tebrik ederim.

>> Hım.

>> Evet.

Sağlıkla gelsin inşallah.

>> Amin.

>> Amin amin inşallah.

>> Ömrü güzel olsun.

>> Amin amin inşallah.

Sen nasılsın? Ne yaptın?

>> Öf vallahi iyi demek ibadet olmuş

[müzik] sağlık.

>> Öyle vallahi öyle.

>> Efendim.

Meryem'in Cihan durumunu anlattı. Çok

geçmiş olsun. Davana ben bakacağım.

İstersen şu akıl hastanesine geçelim

sana soracaklarım var.

>> Tamam, olurum.

>> Şu [boğazını temizler] tarafa geçiyoruz.

>> Tamam.

>> Meryem

Hiçbir detayı atlama. Bütün detayları

anlat. Tamam mı?

>> Tabii tabii tabii.

Görüşürüz.

>> Görüşürüz. Sağol.

Ha Cihan,

elbise için çok teşekkür ederim. Hiç

gerek yoktu.

>> Elbise?

>> İhtiyaçların içine koymuşsun. Zahmet

etmişsin.

Eee o ben ayarladım senin için.

Toparlayayım sağol.

>> Ha tabii tabii.

>> Aldım. Şey görüşürüz.

>> Hayırdır anne?

>> Ne hayırdır? Sen söylemedin mi adamlara

ne ihtiyaç varsa alsınlar diye? Sen

söylemedin?

>> Anne ben elbise mi alın dedim?

>> Ya onu da ben söyledim. Ne var bunda?

>> Benim adıma söyleme anne.

>> Ya burada da yaptın yapacağını ha.

>> Ya Allah aşkına ne yaptım?

>> Vallahi burada da yaptın.

>> Ya ne yaptım be?

>> [müzik]

>> Anne bak ne çevirdiğini biliyorum sakın.

Yapma.

>> Benim bir şey yapmaya çalıştığım falan

yok.

>> Anne

burnunu sokma.

>> Anne lütfen. Ben sadece bir elbise alın

dedim adamlara. O kadar. Ne yapacak, ne

edecek görmek istedim.

>> Anne burnunu sokma.

>> O kadar celallendiğine göre sen bir

şeyden korkuyorsun ha.

>> Anne ben neden korkacağım ya? Allah

aşkına niye korkayım?

Ya senin burada kendi canınla sen

cebelleşiyor olman gerekiyor. Sen

gitmişsin oğlum Meryem'i kurcalıyorsun

ya. Yapma. Anne gerek yok. Bak Meryem

sadece benim geçmişim.

O kadar. Başka hiçbir şey değil.

>> Ha geçmişin o kadar. Madem öyle neden

böyle diken üstündesin?

>> Anne senin bu halin tavrın yüzünden

olabilir mi acaba?

He?

>> Şimdi sakin ol.

>> E tavırlara bak ya.

Abi

kimdi?

>> E?

>> Sakal.

Baksana bir.

>> Ne diyorsun?

>> Yok anlamadım.

>> Adalet neden hiç geleceğini?

>> E sabah ameliyatım vardı ya.

İptal oldu. Ben de sizin burada

olduğunuzu biliyorum diye işte. Elimde

tuttum.

>> İyi yaptın.

>> Alihan hoş geldin.

>> Hoş geldin. Gel otur.

>> Hoş geldin. Geç geç otur kızım. Geç

benim yanıma oturalım gel.

>> Şükür.

>> Torunun nasıl?

>> İyi.

>> Kavuşacağız inşallah. Olmayacak.

>> Sen o kiralık daire işini ne yaptın?

>> Tır şoförünü bekliyor anne. Ben ona tır

şoförünü bekle dedim. Hani ondan gelecek

habere göre biraz daha bekledim mi o da

sağ olsun kabul etti.

>> Bekliyoruz yani.

>> E benim işim var. Benim kalkmam lazım.

Yoksa işler iyice aksayacak.

Kalkıp gideyim.

>> Eren orada biriyle konuşuyor şimdi.

>> He orada.

>> Ayır daş.

>> [müzik]

>> Oğlum.

Ben koğuştan bir kadın.

Ayrıldığı kocası musallat olmuş.

Zor kullanmaya kalkınca da kadıncağız

onu bıçaklamak zorunda kalmış.

Erol da onu

çıkarmaya çalışacak.

>> [müzik]

>> Umarım o da kurtulur. İnşallah.

Alya, sağ ol.

Sağ ol, Allah

Sağ ol. Dikkat edin kendinize.

Hadi kızım.

>> Ne?

>> Kaya.

>> Alya, dikkat et.

>> Tamam.

>> Allah'a emanet ol, ha. Gözüm arkada

kalmasın kızım.

Sağ ol canım benim.

Allah iyi besler.

>> Hadi geç, hadi.

Özür dilerim rahatsız ettim. Allah razı

olsun.

>> sen cansın sen.

Başkan.

Allah için.

Canım, canım, canım, canım.

oldu?

Bana sarıl da buraya iyi misin? Nereden

haber aldın? Sen iyi misin Asiye?

İyiyim, iyiyim, iyiyim. Sağ ol.

Sağ ol.

>> Meryem gelince girme diyeyim bari.

>> Telefon

>> Cihan çok kötü bir rüya görmüşsün sen.

>> Bir şey yok.

>> Tamam çalış şefim olsan da olmasan da

olsun sen elinden geleni yap.

Kendini aksilik etme.

Hastaneye gitmen lazım.

>> Durumdan haberdar et beni. Tamam.

>> Ya aklım çıktı annem Meryem diyecek

diye.

>> Demedi inşallah.

>> Demedi zaten yani baksana.

Abim mahvoldu, perişan oldu.

Gerçekten bir an annem Meryem çıksın

gitsin başka bir şey istemem.

>> Nare geliyor musun sen?

>> Hah geldim canım.

Çıkıyorum canım.

>> Dikkatli ol ha. Yemek yemeyi unutma.

>> Tamam.

>> Tamam.

>> Abi görüşürüz.

>> Bugünü de böyle atlattık desene.

Annem konuşmadı hayret. Bugün konuşmadı

ama yarın ne yapacağı belli olmuyor ki.

Ben annemi tanıyorsam ayağına gelen

fırsatı değerlendirirdi. Konuşsa bugün

konuşurdu.

Sen yine çok emin olma da.

Haydar abi.

>> Cihan.

Meryem olanları detaylı olarak anlattı.

Orada elimizi güçlendirecek şeyler var.

>> Evet çok iyi.

Yakında çıkar inşallah.

>> Sonra da bir ziyaretçisi geldi.

>> Kim?

>> Kız kardeşim.

>> Müşgan.

>> Artık Diyarbakır'da oturuyormuş.

>> He.

>> Burada olduğunu duyunca çıkıp gelmiş.

>> Canım.

İçeriden haber geldi.

Şoförü koğuşa alıyorlar.

Hadi şirket.

Hadi. Kaya hadi.

>> [müzik]

>> Sen.

Sen hangi yüzle geldin buraya ha?

>> Sen niye geldin? Gelmeseydin. Sen niye

gelmeseydin o zaman?

>> Sen utanmadan sıkılmadan Ayla'nın yüzüne

nasıl bakacaksın onu görmeye geldim.

>> Sen beni otobüse bindirip hapse

attırsaydın nasıl çıkacaktın karşıma?

Nasıl bakacaktın bana ha?

>> Senin o deli deli hallerini durdurmanın

başka yolu var mıydı?

>> Hep ben değil mi? Hep ben.

Ya aklım fikrim almıyor ya. Sen anne

değil misin? Bir anne öz evladını kendi

elleriyle hapse nasıl attırır? Ya beni

vurgun öldürdü diye içeri tıksalardı,

çıkamasaydım. Herkesi anlarım, herkesi.

Ayla'yı da, Nare'yi de, Cihan'ı da,

hepsini anlarım.

Ama sen annesin ya.

>> Sen bir evlat oldun

>> Sen bana anne oldun mu? Senin için hep

Cihan vardı. Sen hep Cihan'ı sevdin hep.

Hep Cihan'ı korudun, kolladın.

Ya ne bakıyorsun? Yalan mı söylüyorum?

Gözlerinden okunuyor. Öyleydi işte.

>> Ben seni hep sevdim, hep kollamaya

çalıştım, durumu düzeltmeye çalıştım.

Oradan yaptım olmadı, buradan yaptım

olmadı. Ben çaresiz kaldım. Ben çaresiz

kaldım. Böyle davranmak zorunda kaldım.

Ama görüyorsun ki başaramadım.

>> [müzik]

>> Sen hele bir

hele bir söylesen buraya niye geldin?

>> [müzik]

>> Cihan. Silahı başıma doğrulttuğunda

suçu senin üstüne atmama rağmen canımı

almasına izin vermedin.

Ben İsmail'den sadece beni çıkarmasını

istedim.

Tır şoförü suçu üstüne alacaktı. Ben de

dışarı çıkacaktım. Benim

seni içeri tıktırmak gibi niyetim

[müzik] yoktu.

Ama İsmail

İsmail istedi.

Ben de öfkeme yenik düştüm, kabul ettim.

Sen beni içeri tıktıracaktın ya anne.

Ben de seni içeriden çıkaracağım.

>> [müzik]

>> Çıkaracağım seni buradan.

Tır şoförünün seni azmettirici diye

gösterdiği ifadesini geri çektirdim.

>> [müzik]

>> İnanmıyorsun değil mi?

İnanmıyorsan [homurdanır] kendine bak.

Al.

Aç bak.

Aç.

Tır şoförünün yazılı beyanı.

Cinayeti kendisinin [müzik] işlediğini,

sana iftira attığını kabul ediyor.

Avukatlar huzurunda imzalı.

Hangimiz daha zalimmiş anne?

Söyle bana.

Hangimiz daha zalimmiş?

Ulan bugün revirden çıkacak, çıktığı

gibi de koğuşa geçecek.

>> [müzik]

>> Koğuşa geçince de bizim adamlar harekete

geçeceklerdir, anne.

>> Avan konuşunca da

Boran içeri girecek, değil mi?

>> İnşallah.

>> [müzik]

>> Benim sana söylemem gereken bir şey var.

>> Meryem'in korkusu [müzik] ne peki?

>> Lübnan'a iade edilmek ama böyle bir

şeyin mümkün olmadığını söyledim. Olay

Lübnan'da yaşanmış. Türkiye'de devam

eden bir suç yok. Kaldı ki yaraladığı

adam da iyileşmiş durumda. Bu yüzden

mahkemenin tutukluluğu sürdürmesi için

elinde güçlü [müzik] bir gerekçesi

kalmadı.

Ben serbest bırakılacağını düşünüyorum.

Cihan abi,

Boran

cezaevine gitmiş, Sadakat Hanım'la

görüşüyormuş.

>> [müzik]

>> Her zaman olduğu gibi ben buradayım.

>> Bir dakika hanım iyi misiniz?

Bir şey istiyor musunuz falan?

Bir dakika hanım iyi misiniz? Bir şey

getireyim mi?

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Alo.

Ne yaptınız?

>> Biz yerimizi aldık beyim.

Hazırlıklıyız.

Nerede ne yapmamız gerektiğini

biliyoruz.

>> Bak.

Çok dikkatli olun tamam mı?

Hata istemiyoruz.

O adamı ne yapıp edip konuşturacaksınız.

>> Başüstüne.

>> Geliyor.

>> Kolay gelsin.

>> Sağolunuz.

>> Geçmiş olsun.

>> Sağol. Allah razı olsun. Yenisin galiba.

Memleket nere?

Sivas.

Ne oluyor lan?

Seni konuşturmaya gelmişler.

Bu bilgi nasıl sızdı lan?

Nasıl sızdı?

Bizim adamlar daha bu tır şoförüne

yaklaşamadan adamlara taktılar bıçağı.

Tır şoförünün de üstüne öldürdüler. Bu

bilgi nasıl sızdı ya?

Abi

plan kapalı devreydi.

İçeride kim olduklarını çözecek bir açık

maçık bir şey yoktu. Yani bu iş içeride

olacak bir iş değildi. Oğlum madem açık

yoktu nasıl oldu bu iş? Söyle.

Emin zamanın yerine verilmesi için

dışarıdan haber gitmesi lazım değil mi

yeğenim? Ya dışarıdan biri mi yapacak

dayı?

Yani bizden biri demek bu.

Efendim?

Ne?

Tamam.

Eyvallah kardeşim.

Tamam.

Ne oldu?

Adliyeden arkadaşım. Tamam ne oldu?

Savcılığa Sadakat Hanım hakkında yeni

bir delil sunulmuş.

Ne delili oğlum?

Tır şoförünün

yeni ifadesi.

Tır şoförünün mü?

Cinayeti tek başına işlediğini,

Sadakat Hanım'a iftira ettiğini yazılı

olarak beyan etmiş. Önceki ifadesi geri

çekilmiş.

Ne diyorsun sen Erol abi? Sadakat Hanım

belgeyi kendi avukatına teslim etmiş.

Savcılık dosyaya kabul etmiş. Salı

verilmesi için işlem başlatılmış.

>> Annem yaptı.

Oğluna kıyamadığı için gitti planımızı

Boran'a [müzik] söyledi.

Kıyamadı oğluna.

Kıyamadı.

Kıyamadı!

Kıyamadı.

>> [müzik]

>> Naren ne oldu?

>> Annem kurtuldu.

>> E iyi.

>> Ama Boran'ı da kurtardı.

>> Nasıl?

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Geçmiş olsun hanım.

>> Sağol, sağol Allah razı olsun.

>> Geçmiş olsun hanım.

>> Allah razı olsun.

>> Ümmü kızım.

>> Geçmiş olsun Sadakat hanım.

>> Kızım sağol Allah razı olsun.

>> Hayırdır?

Çıkmama kimse sevinmemiş gibi ha.

Ne bir geçmiş olsun.

Ne bir hoş geldin.

>> Babaanne.

>> Babaannem, babaannesinin

paşası.

Seni verene kurban olurum ben.

Sana bir şey diyeyim.

Sen benim ömrüme ömür katıyorsun. Çok

özledim ben seni.

>> Ben de seni çok özledim babaanne.

>> Geçmiş olsun Sadakat hanım.

>> Sağol kızım Allah razı olsun.

>> Ziya hanım hadi gel biz seninle kedilere

yemek verelim olur?

>> Babaanne ben şimdi kedileri beslemeye

gidiyorum. Görüşürüz.

>> Tamam babaannem haydi görüşürüz. Haydi

doyur bakalım kedileri. Gel kızım.

>> Konuşacağız hanım.

>> Otobüs şoförünü konuşturacağımızın

bilgisini Bora'nın sen verdin değil mi

anne?

>> Ben verdim.

>> [iç çeker]

>> Anne bak.

>> [müzik]

>> Otobüs şoförü konuşsaydı

Bora'nın içeri girecekti.

Alya çocuğunu alacaktı.

Bu evden gitmek zorunda kalmayacaktı.

Sen tek bir hamlenle bütün bunların

Anne sen böyle bir şey nasıl yaparsın

ya?

He? Bunu da yaptın anne.

>> Gerçekten mi ya? İnanamıyorum sana anne.

Biliyorsunuz bir de. Bora'nın bana neler

yap Bora'nın hepimize neler yaptığını

çok iyi biliyorsunuz.

Bile bile oğlumun bana verilme

ihtimalini yok ediyorsunuz. Nasıl

yapıyorsunuz?

>> Ben sana inandım ya.

Dedim ki annem bu sefer Bora'nın gidecek

gerçek yüzünü görecek.

Ben sana güvendim anne.

Sen bunu hangi vicdanla yaptın ya?

>> Ana vicdanıyla.

Ben anayım ana.

Unuttun.

Elinde bir kağıtla geldi.

Dedi ki seni burada bırakmayacağım.

Seni bırakmayacağım dedi.

O pişman olup bana kıyamamış. Ben ona

nasıl kıyacaktım ha?

>> Doğru.

>> Bir canavar bile olsa o benim evladım.

Nasıl tıra bindirip sınır dışına

gönderemediysem

bu sefer de yapamadım.

Yapamadım.

>> Cenab-ı

>> Yapamadım.

Hem her şeyin suçunu, her şeyin

kabahatini de bana yüklemekten vazgeçin

artık. Ben dedim size, sana sana da sana

da söyledim, dedim.

Sizin sevdanız, bu sevda bizi yakacak

dedim. Demedim mi? Dedim.

Bu sizin

vazgeçemediğiniz sevdanız

bizi yaktı, yaktı.

Darmadağın etti bizi.

>> [müzik]

>> Tövbe

Haydi, haydi.

>> [müzik]

>> Ne var? Ne var? Allah'ın cezası ne var?

Ne istiyorsun sen ya hala? Her istediğin

oldu, her istediğini yapıyorsun, yine

paçanı kurtardın. Niye arıyorsun? Ne

var?

>> Şoför işi Can'ın elinde patlamış ha?

İçeri gireceğim diye bayram hazırlığı

yapıyordun ama

hevesin kursağında kaldı demek.

Hapse gireceğim diye konakta beklediğini

anlamadım mı sanıyorsun?

Ama görüyorsun.

Hala dışarıdayım.

Şimdi beni iyi dinle Aliya.

O konağı hemen terk edeceksin.

Yoksa gelir oğlumu alırım.

>> Pislik.

Pislik.

>> Mahmut abi.

>> [müzik]

>> Yukarıdalar.

>> Yardımın için sağ ol Mahmut.

İçeride artık konuşacak kimse kalmadı.

Dosya da böylece kapandı.

>> İyi iş çıkardın.

Helal olsun.

>> [müzik]

>> Sadullah.

Ben ayaklarımı her zaman sağlam basmaya

çalıştım.

Toprağa.

Ama bu sefer

toprak ayaklarımın altından çekildi.

Yapabilecek bir şeyim yok.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Kader senin elindedir.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Martılar [müzik][şarkı söyleme] avlardı

çöplüklerde,

biz seninle gülüşürdük.

Martılar [müzik][şarkı söyleme] ağlardı

çöp tenekelerinde.

>> Aklı

Ne olursa olsun,

>> [müzik]

>> her şeye rağmen savaşırdım.

Gülmek için gitmek zorunda değilim.

>> [müzik]

>> Şehirlere [müzik] bombalar yağdı

>> [şarkı söyleme]

>> her gece,

biz durmadan [müzik]

sevişirdik.

Acımasız olma şimdi bu kadar. [müzik]

Dün gibi, dün gibi çekip gitme.

Bırak da sarılayım ayaklarına.

Kum [müzik]

gibi, kum gibi ezilip geçilme.

>> Acımasız olma [müzik][şarkı söyleme]

şimdi bu kadar.

Dün gibi, dün gibi [müzik] çekip gitme.

Bırak da dolanayım [şarkı söyleme]

ayaklarına.

>> [müzik]

>> Kum gibi, kum gibi ezilip geçilme.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Şimdi bir süre biz başka bir

evde kalacağız.

Ama merkezde, çok güzel bir yerde.

Hatta senin orada odan bile hazır.

Sadece bakacaksın, hani ben bunları

istemiyorum, ben şöyle istiyorum dersen

hemen değiştiririz. İstersen

Toronto'daki odan gibi bile yaparız.

>> Hayır, istemiyorum. Ben burada kalmak

istiyorum.

>> Kreşe gideceksin ama.

Kreş buradan çok uzak, nasıl gideceksin?

Sonra kreş bitecek, okula başlayacaksın,

yine çok uzak.

Arkadaşların bize gelmek isterlerse

[müzik] onları buraya nasıl getirelim

bebeğim?

>> Gelecek mi buraya?

>> Geleceğiz tabii, sen ne zaman istersen.

Sen istediğinde burada bazı akşamlar

kalabilirsin bile. Burası hala senin

evin.

>> Gideceğim, babam gelecek mi?

>> [müzik]

koyayım.

Baban seni istediğinden koşa koşa

gelecek.

>> Ama çok kalmayacağız mı orada?

>> Yok.

Geri geleceksiniz.

Annene de sana da söz veriyorum.

Orada çok fazla kalmayacaksınız, [müzik]

buraya geri döneceksiniz.

>> Sonbahar damlardı [müzik]

damlarımıza, [şarkı söyleme]

biz seninle sararırdık.

>> [müzik]

>> Sonbahar damlardı [şarkı söyleme]

damlarımıza,

biz seninle [müzik]

sararırdık.

Aydınlansın diye şu kirli

[müzik][şarkı söyleme] yüzler,

biz durmadan savaşırız.

>> [müzik]

>> Aydınlansın

>> [müzik][şarkı söyleme]

>> Gelme.

Abi, gelme içeri.

Ayşe, yalnız bırak.

Haydi,

>> [müzik]

>> çık hadi çık.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[şarkı söyleme][müzik]

[müzik]

>> Günaydın.

>> Günaydın.

>> Taylan'ı ne zaman geçireceksin?

>> Bu akşam.

Hastaneden erken çıkmayı planlıyorum.

>> Erol Meryem'le görüşecek, ben de orada

olacağım. Sen şirkete geçersin.

>> Şöyle bırak beni.

İki dakika bekle geliyorum.

>> Boran abi?

>> [ani nefes alır]

>> Merhaba Boran abi.

Hatırladın mı beni?

Müjgan ben.

>> Müjgan?

Bir an çıkaramadım. Meryem'in kardeşi

değil mi?

>> Evet.

>> Ne yapıyorsun burada?

Bir dakika, bir dakika ben seni

hapishanenin kapısında görmüştüm değil

mi?

Ne işin vardı orada?

>> Meryem ablam için.

>> Meryem mi?

>> Aslında ziyarete gelmiştim.

Ablam burada,

içeride.

>> Nasıl yani? Şimdi Meryem hapiste mi?

Niye peki?

>> Lübnan'da boşandığı kocası zor

kullanmış.

Ablam da bıçaklamış.

Kaçarken sınırı geçtikten sonra

Mardin'de yakalanmış.

>> Peki ne durumdasınız? İlgilenen kimse

var mı? Avukatınız falan, [müzik] kim

ilgileniyor sizinle?

>> Can abi.

>> Can mı?

>> Avukatını da o bulmuş. Şimdi oradan

geliyorum zaten. Birazdan avukatla

birlikte görüşecekler.

İnşallah

ceza falan almadan

çıkarır Cihan abi.

>> İnşallah.

İnşallah Bilge.

Neyse ben seni çok tutmayayım. Bir şeye

ihtiyacınız olursa ben buralardayım,

ararsın.

>> Tamam, görüşürüz.

>> Tamam, geçmiş olsun.

>> Sağol.

>> Zeynep Cihan

>> Niye arıyorsun beni hala, ha?

Niye? Çıkıyorum işte evden, tamam,

taşınıyorum, gidiyorum. Ne istiyorsun

artık? Ya niye arıyorsun?

>> Bilge,

çok güzel.

Bugün aldığım ikinci güzel haber Arya.

>> Kapat.

Benim seninle uğraşacak vaktim yok, işim

gücüm var, kapat.

>> bir dakika, kapatma, bekle. Sana

söyleyeceklerim var.

Meryem

Meryem burada.

>> Kim Meryem ya? Sen ne diyorsun? Saç Ne

ne diyorsun?

>> Cihan'ın Meryem'i.

O burada diyorum.

Hem de sandığından daha yakın, Cihan'ın

yanında.

>> Yeni oyunun mu bu? Yeni yalanın mı?

>> Yalan söylemiyorum. Meryem burada,

hapiste.

Boşandığı kocasını bıçaklamış.

İnanmıyorsan git kendin gör.

Hem

Cihan da yanında zaten.

>> Erol nerede birader, kuyumcu?

>> He, orada.

>> Hayırdır?

>> O

hem boştan bir kadın ha.

Ayrıca kocası düz salak olmuş.

Zor kullanmaya kalkınca da kadıncağız

onu bıçaklamak zorunda kalmış.

Erol da onu

çıkarmaya çalışıyor.

>> Evet,

şimdilik bu kadar.

Gelişme oldukça seni bilgilendireceğim.

Ve hiç merak etme, süreç olumlu

ilerliyor.

>> Çok sevindim. biraz çekmiş.

>> Hoş geldin.

>> İş buldum.

>> Yaptın.

>> Erol'la görüşmemiz bitti. Ben şirkete

geçiyorum.

>> Tamam, haydi. Görüşürüz.

Görüşürüz.

>> Haydi.

>> Hoş geldin.

>> Hoş bulduk. Nasılsın?

>> İyiyim, nasıl olsun?

Daha iyiyim ama umut var.

>> Çıkış yolu göründü.

>> Heh.

Sen zaten bu iş bende dediğin zaman bu

yola gireceğimizi anlamıştım.

>> Yani tabii bunu söylemek için bunları

konuşmak için erken ama inşallah güzel

şeyler olacak. Erol koşturuyor.

>> Heh.

İnşallah.

Annenin aklanmasına da çok sevindim.

>> Tabii.

Biz de sevindik.

>> Ah.

O geçen gün gelen

Alya mıydı?

>> Heh, Alya.

>> Çok güzel kadın, çok bakıyor.

>> Öyle.

>> Bizi biliyor mu?

>> Tabii.

Biliyor.

>> Burada olduğumu da biliyor mu?

>> Yok.

>> Niye? [müzik]

>> Niye? Çünkü

zor bir dönemden geçiyoruz. Ben de böyle

hani yanlış anlayabileceği herhangi bir

şeyle olan

kafasına yormak istemiyorum.

>> Anlaşılmayacak ne var ki?

Ona da söylemedin mi? Biz geçmişte

kaldık.

>> İşte bak ne güzel söyledin, geçmiş. Sen

benim geçmişimsin.

Yani bunu biliyor olması bile onun

incinmesi için yeterli. Ben de

>> [müzik]

>> onu incitmek istemiyorum.

>> Haklısın.

Anlıyorum.

>> Çıkınca ne yapacaksın? Almanya'ya mı?

>> Yok, Almanya'ya dönmem bir daha.

>> Hım.

Rüzgar'ın yanına mı gideceksin?

>> Bilmem, bakacağım.

>> Tamam.

>> Ama merak etme.

Korkma yani, kalmayacağım burada.

>> Yok, yok korkmaktan değil. Eee, sadece

burada kalmaman zaten en doğrusu.

>> [müzik]

>> Seni buraya bağlayan herhangi bir şey

kalmadı artık.

>> Öyle.

>> Şimdi, eee,

buradan çıkınca inşallah yeni

yepyeni bir hayata başlayacaksın. Ben de

bu hayata çok normal, çok güzel, çok

sağlam bir şekilde başla diye

sana maddi, manevi desteğimi vereceğim.

Ev olur, iş olur.

>> Hayır, hayır, hayır. Yok, gerek yok.

Zaten yeterince şey yaptın benim için.

Seni daha fazla şey yapmayacağım,

zorlamayacağım yani.

Daha fazla yük olmak istemiyorum sana.

>> Yük olmuyorsun. Yok, yük olmuyorsun.

Başına gelenlerde benim de payım var.

Sana yardımcı olmak zorundayım.

Kurtulacaksın.

>> [müzik]

>> Çok sağol.

Diyorum, çok sağol.

>> Estağfurullah.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Aliye.

>> [müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

[müzik]

>> Hı.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.