All language subtitles for Eski Köye Yeni Adet izle Hdfilmcehennemi Film izle HD Film izle

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ne oldu, niye durdu?

Geldik herhalde.

Böyle kâr mı olmuş?

Komutan geliyor.

Mesafeyi açıp tut, tamam mı? Mayınlara karşı da dikkatli olun.

Anlaşıldı mı? Evet, anlaşıldı.

Ben inmeden araçtan kimse inmesin sana.

Buralarda başımıza her şey gelebilir.

Sözümden dışarı çıkanın mesuliyeti kendisine aittir.

Bilgimize.

Hadi oğlum çek bakalım.

Kıpraşma diyorum sana! Kıpraşma!

Olma bak! Ağzına patlatırım ha!

Dokun dur!

Kör olmadığımı göremiyorum!

Sus! Kör olmaya sıcaksın sen! Kız!

Vura vura kafası tepsi oldu!

Kaldır kollarını!

Öteki kolunu da kaldır!

Bıktım bıktım!

Allah! Dur dur!

Gel buraya.

Çık, çık hadi çık. Çık sondan yol olur inşallah.

Beni dua etme.

Gel buraya, gel, gel.

Hadi.

Kaldır kollarını.

Hadi yürü, hadi. Çık dışarı.

Sen beni kayıt gördün, sizden kayıt gördüm.

Ne yapırsınız Allah aşkına?

Çöp arabasını boşaltıyorum. Niye?

Şehre taşınırken onu da götüreceğiz.

Şadiye ne yapacaksın şehirde çöp arabasını? Ne yapacağız?

Pazar arabası yaparız.

Tekerlekleri var, rahat olur.

Şehre taşınmayı sürekler talep duruyorsun.

Burama kadar geldi artık ha! Kampurum çıktı su taşımaktan, anlamıyorsun?

Şadiye sen ne taşınmakta tutturmuşsun?

Muhtarım, muhtarım ben ya.

Su diyorsan depo çalışmalarına başlar. Ne renkte kandırıyorsun bana?

Muhtar lan sefasiyeni sen sürüyorsun. Sefasiyeni ben çekiyorum. Muhtar lan ne

sefasiyeni varmış? Ben sefasiyeni sürüyorum muhtar lan.

Bak ben de güzel bir yaşam hak ediyorum ha. Ya sen yediğin önünde yemediğin

arkanda. En güzel yaşamı sen yaşıyorsun köyde. Allah belanı versin. Allah senin

bir belanı versin.

Nasıl güzel şehrin? Ben Şeremer'e gitmem ne olmaz.

Zaman şehrin en güzel tarafı da odur. Ne olmaz.

Görüyorsun bu beni istemiyor. Beni de istemiyor.

Anne bak.

Artık gelinler, kaynanalar ayrı evde yaşıyorlar.

Hem insanlar ayrılarak çağırırlar. Katiyen yalan. Birleşerek çağırırlar ben

biliyorum.

Biraz lavaş, domates, soğuk çakalak falan hazırla. Ne için?

İnşaata götüreceğim.

Akşama kadar anca zuhumlansın ha. Nacip Kırız. Git kendin hazırla. Allah belanı

versin senden. Senin Allah belanı versin ha.

Soksuz. Efendim geliyoruz, Zindan'a mı geliyoruz? Nereye geliyorsun sen ya?

Valla bir gün aracılık başına gideceğiz ben buradan.

Kusura bakma baba.

Ceketimi alıp hemen çıkacağım.

Dur dur. Dur yardım edeyim.

İşte bunu böyle kulağının arkasına...

Aldın mıydı bak? Vallahi güzel oldu böyle. Bak şöyle yakıştı da. Hadi kolay

gele, kolay gele.

Sağ ol evladım.

Estağfurullah. Baba evlat dediğin ha böyle günler içindir de.

Bismillahirrahmanirrahim.

Bir dahaki sefere inşallah.

Artık elde ek homur yıkılma derdine son.

Merdaneli çamaşır makinesi. Sizin için yakarır.

Yeteri kadar un. Biraz su.

Bekliyoruz.

Yeni gelin gibidir vallah.

Kaymak gibi hamurumuz hazır.

O zaman ne kadar biliyorsun abartsan her şeyi.

İnsan don yıkadığı şeyde hamuruya vurur hiç. Vallahi Allah seni çarpacak. Sen

salaksın. Ben de işte don yıkarım.

Evde iki su döküyorum tabii.

O zaman çok güzel don. Çok güzel.

Başka marifetler de var mı? Var.

Ayran.

Saatlerce ayranı yayıkta çakalamıyoruz.

Biraz su.

Azıcık bir yoğurt dök.

Karıştır. Bol köpükli ayranın hazır.

Ya israf, israf.

Bu nedir ya?

Ceryanı mı içirdin?

Haydi bacılar.

Yarınki dersinize de çalışıp gelirsiniz artık.

Buyurun, buyurun. Her şeyi de kocadan beklemeyin canım.

Kızdırın. Durun. Daha biber salçası yapacağım ya.

Yavuz Ali. Sen yapın da bu makine. Çocuk da doğurtursun ha.

Kusura kalmayın.

Sevgili, saygılı, hoş sohbet, hoş akıl, hoş

surat hemşerilerim, hepiniz hoş gelmişsiniz.

Ama sen bu kadar yumuşak olursan kimseye hükmedemezsin ki.

Nuriye dur.

Birlikte daha güzel bir yaşama hazırsınız değil.

Seda'yı.

O kadar temiz kalptesin ki.

Temiz çarşaf getirdim. Hani diğeri kirlenmişse diye.

Kirlenmesine müsaade etmiyorsun ki anne.

İyi madem. Ben çıkayım. Bir şey lazım olursa kapının arkasındayım.

Ne ısrar bu sabah sabah?

Geceler sanki çuvala gibi.

Geceleri sanki Şahin kesiliyordu başıma.

Kızma be.

Ne kızma? Kızma benim kuşum, kızma. Gel bir süre.

Ne yaparsın? Ne yaparsın sen? Kolayını kopartırım sana. Daha edepsizler.

Bak.

Fedai.

Fedai. Abi.

Fedai.

He abi.

Selamun aleyküm, ne yapıyorsun?

Aleyküm selam abi, sen ne yapıyorsun? Valla iyidir.

Hadi kazmayı küreği kop.

İnşaata başlıyoruz.

Ne inşaat abi?

Su deposu oğlum.

Temel atıyoruz ha.

Muhlis. Çocuk burada belki başka şeylerin temelini atıyor.

Niye rahatsız ediyorsun?

Soyumu mu kurutacaksın?

Bugün illa bir alakası yok. Haydi Fedai haydi. Ya Muhlis abi. Hani sen şehre

taşınıyordun?

Şehri buraya taşıyacağım Fedai. Su deposunu bir yapalım.

Desene hayallerin suya düştü Fedai.

Ben geldim abi şimdi. İçeri geldim.

Zaten altı ay vadeli alıyorsun.

Tamam yaz o zaman ay başına.

Feyzo.

Altı yüz seksen milyon.

Sen hiç konuşma. Seni karılar bayrak yarışı yapıyor mübarek. Böyle tükeniş

boş bırakmıyorlar.

Nöbeti birbirlerine devrediyorlar. Yaz o zaman ay başına.

Gevşek Mustafa.

Dört yüz otuz milyon. Ya ne yiyoruz bu kadar?

Yiyorsunuz. Bir de bana soruyorsun ne yiyoruz.

Zaten altı ay vadeli alıyorsun. Hep bir fark da ben koyuyorum. Tamam, yaz o

zaman ay başına.

Anasının fedaisi.

İki yüz on milyon.

Ben bir kere boykot ediyorum seni.

Vallahi onu karına söyleyeceksin.

O cımbızlar, o sürmeler bahçende yetişmiyor. Hoş, bir işe de yaramıyor

ya. Yaz o zaman ay başına.

Arkadaşlar, ya aranızda doktor?

Eğretmen, hemşire olan var mı?

Yok.

E bu neyin ayı başı? Maaşınız o var lan sizin.

Ayıp ya.

Sınıf ayrımı yapıp insanların maaşlarına göre değerlendirme sana yakışıyor mu

acaba? Zaten açtın bakkalı, milletin belini büktün. Bütün köy sağ çalışıyor

eyvallah. Demek ki ihtiyaçları varmış. Ben burada milletin ihtiyaçlarını

karşılıyorum öyle değil mi? Bakkal yokken kimsenin bu ihtiyaçlardan haberi

yoktu ama ne acaba?

Tamam tamam tamam hadi.

Bu terazası olacaksınız. Milletin içinde ter çıkıyorsunuz yahu.

Naci abi, yap törüyü. Kazma ikriyi kapsın millet. Temel atıyoruz hadi.

Muhtar, temel ne içindir?

Su deposu için.

Bundan sonra herkesin suyu evine kadar gelecek.

Bizim su eve kadar geliyor.

Nasıl geliyor?

Karılar getiriyor.

Yahu bırak Allah'ını seversen ya.

Bundan sonra kadınlar getirmeyecek. Su kendisi gelecek.

Hayırdır inşallah?

Askerin burada ne işi var ki?

Sevda kız!

Bunlar seni askere almaya gelmiş olmasın sakın! İşine bak sen adamın fitesini

attırma ha!

Ya bunlar bizim köye doğru gidiyor.

Vallahi köye gidiyor ha!

Hoca!

Nereye? Ben gideyim artık. Cemaat bekler.

Hacı abi.

Hayırdır valla? Hayır.

Abi.

Her türlü saldırıya karşı dikkatli olun çocuklar. Vatanı korumak için sadece

cesaret değil, dikkat de gerektirir.

Köyün muhtarı kim?

Ben komutanım. Muhtar, köyün en az üç çocuklu bütün kadınlarının sağlık

ocağını topla.

Nasıl komutanım?

Köyün diyorum.

Üç ve daha fazla çocuğu olan bütün kadınlarının sağlık ocağını topla.

Köyün en az üç çocuklu bütün kadınlarının sağlık ocağını topla.

Komutanım, köyde sağlık ocağı yok der.

Tamam. O zaman okula topla.

Komutanım, köyde okul da yoktur.

Ne demek ya köyde okul da yoktur?

Vallahi yoktur komutanım. Tabaşı mı lan burası? Ne demek okul yok, hastane yok?

Millet aya gidiyor be.

Neyse tamam, köyün bütün kalınlarını sen buraya topla.

Çocuklar size seyyar bir şeyler kurun buraya, hadi çabuk.

Ne içindir komutanım? Hadi sana kardeşim, hadi daha gidecek çok köyüm

var benim, hadi. Allah Allah.

Ben de bilimle ilgileniyorum.

Bilim o kadar ayağa düştü demek.

Bilim kadınları her zaman beni etkilemiştir.

Tamam çocuğum tamam hadi işine.

Bu aletler nedir?

Bende de var birçok alet.

Bunlar muhtara halka dağıtması için verdiğimiz prezervatifler değil mi?

Zervatif değil, balondur. Baba muhtardır, şey evden getirme.

Seslenme, seslenme, bir iki.

Seslenme, seslenme, bir iki.

Ya hadi hoca, hadi ya.

Ya Naci abi gidip en düğmeli sini almışsın. Bu kabahattir. Naci abi

bozukluğunu almışsın, o kadar para veriyoruz.

Allah Allah, cemaat para mı veriyor? Ne kadar para, o kadar cihaz işte.

Ya komutan dışarıda, ondan sonra bana kızıyor, fırça atıyor, haydi.

Haydi oğlum, çabuk çabuk çabuk, haydi haydi.

Duydun mu anne diyor?

Ellerini böyle arkaya atmış, omuzları da geride.

Hadisene hemşerim, ne duruyorsun?

Ne demek bu kulu kata ne yok?

Ya sen devletsin, devlet. Ben biliyorum, sen biliyorsun. Ben bir muhtarım ya.

Neymiş birden?

Millet Ay'a gidiyormuş, biz yerimizden sayıyormuşuz. Hele bak, belgen feldiye

bak. Kendisi sanki Ay'dan gelmiş, Ay'ın tozuyla krater getirmiş.

Hemşerim, sen Ay'ın neresindensin? Bana soruyorsun?

İçinden. Orada bir cami var ya. Vallahi seni tanımışım oradan.

Ben de seni biliyorum. Ben kahveye gidiyorsun.

Kör şeytanın kör gözüne lanet. Nasıl açılıyordu bu meret? Sonra ne diyor?

Neymiş? Efendim burası dağ...

Çok şükür açıldı.

Muhterem, Çağdaşköy'ün köylüleri duyduk duymadık demeyin.

En az üç çocuklu bütün kadın...

Çok çok muhterem komutanın izniyle... ...köy meydanında toplanması...

...önemle rica olunur.

Tamam, hadi hadi.

Kaldır, kaldır. Yavaş, yavaş. Çık, çık, çık. Bırak, bırak, bırak bana.

Şu halıları da Türk'ü kattı. Kırış kırış olmuş.

Ya siz ne yaptınız?

Anons yaptık, ne yapacağız lan? Bütün konuşmalarınızı duydu herkes.

Anons herkes duysun diye yapılır fadayı. Yok hiç şey duydular ha. Nasıl her şey?

Hadisene hemşerim, ne duruyorsun?

Ne demek okul yok, hastane yok?

Kraker.

Eyvah, eyvah! Eyvah, eyvah! Ne yapacağız Muğles?

Bence gidip komutandan özür dileyin.

Komutanım, biz şaka yaptık. Bir de olmaz diye komutan da sizi affetsin. He, tek

ayaküstü durma cezası verir bize. İlkokul hocasıdır bu Fedai'yi. Vallahi

senin yüzünden.

Anlamadan, dilemeden aldım bir telefonu eline. Yok, adam aydan gelmiş. Yok,

krater getirmiş. Adam aydan mı gelmiş?

Bıçı sustum. Ben buyururum Naci abi.

Ayıp sana ya.

Sana ayıp. Sana ayıp. Tamam, ben kabul ediyorum. Tamam, krateri ben söyledim.

Sen? Sen ne yaptın?

Ya sen bana niye diyorsun ayın neresindesin diye? Dalga geçiyorsun.

Sen başlatın. Ya dalga geçiyorsun dalga. Adama paşam diyorsun.

Adam paşadır.

Paşamışlar. Ananı verin bunu da duymuşlar. Azra ilaç. Sen de kapat.

Kapatamıyorum. Abiler.

Bence dağa kaçın.

Dağa kaçalım.

Saçmalama Naci abi. Dağa kaçalım. Daha paşa çoluğumuz çocuğumuz var.

Gidelim komutana ses etmeyelim.

Diyelim komutanım ne diyorsanız yapıyoruz diyelim.

Devlete karşı boynumuz kıldan incedir diyelim. Devlet ne vazife veriyorsa

yapıyoruz diyelim. Bir şey diyelim.

Haydi gidelim. Senin mikrofonun batsın hocayı.

Hoca efendi, sen cenaze namazı hazırlıklarına başla.

Cenaze?

Hey yavrum ev. Kalkın lan buraya.

Biriniz gidin şu hemşirenin peşinden alın gelin. Boş veriniz.

Ayağını denk al.

Burada birinin dili sürse kabak senin başına patlar.

Haberin olsun.

Sarın etrafını.

Selamun aleyküm. Aleyküm selamun.

Kız bunlar bize ne yapacaklar? Madalya takacaklarmış. Ne

madalyası? Şeref madalyası.

Ne? Bu zor şartlar altında yaşayabildiğimiz için şeref madalyasını

hak etmişiz. Bana iki tane takacaklarmış. Birini buraya, birini de

buraya. Gururla taşıyacağım, gururla.

Hemşire hanım, spiralleri hazırla da almaya başlayalım.

Buyurun sizi şöyle alalım.

Gel.

Sen de hanımları sıraya diz. Kargaşa olmasın. Teker teker gönderirsin.

Hanımlar sıraya. Hadi abla şöyle geç.

Sıraya geç abla.

Sıraya sıraya.

Abla sen gidebilirsin. Gideyim mi?

He sen git.

Abla sen de gidebilirsin teyze.

Niye? Ben kadın değilim.

Şadiye'ye ne takılacaksa aynısından bana da tak.

Ya teyze burada beşi bir yerde mi takıyoruz kurban olayım? Hadi anne hadi

git evvelsiniz hadi hadi durma burada hadi.

Ne yaptılar kızlara içeride?

Küçük sapan gibi bir şey taktılar.

Nereye taktılar?

İyi göstereyim ama. Mahrem yere takmışlar.

Bu nedir arkadaş ya? Ben arama buna ama sapan taktırma. Ben gidiyorum. Hanım

nereye gidiyorsun hanım?

Ha sen hanım diye bana mı diyorsun? Ben üstüme alınmadım ya. Hanım geç sıraya.

Kardeş benim ocakta yemeğim vardı.

Olmadı alet takılacak. Alet takılmadan bir yere gidemezsin. Geç sıraya. Ya

devrem sen beni bırak bu karılara tak. Benim dünya kaldırmaz böyle şeyleri. Ya

siz ne kadar aksesiniz.

Ya geç alet takılacağım.

Yakup ben zorla bir şey taktırmak istemiyorum.

Sevda delirdin mi sen?

Arkadaş kendime zorla bir şey... İstemiyorum anlamıyor musunuz? Zorla mı?

Sevda başımızı belaya sokma.

Şimdi tak onlar buradayken sonra çıkarırsın.

Bana takmadılar.

Sen de durmaz dedin.

Sıradaki.

Geçmiş olsun.

Sıradaki gel. Gel hadi gel.

Geç şöyle.

Otur. Ayakkabılarını çıkar.

Geç şöyle.

Aç bacaklarını da.

Dizlerini karnına çek.

Bir rahatsızlığın şikayetin var mı?

Vallahi köyün her şeyinden şikayetçi yoktur.

Sabahtan akşama kadar tozun toprağın içindeyim. Vallahi bokmuşum. Bir

hastalığın var mı diyorum.

Hastalığım yok elhamdülillah.

Doktor hanım bu da uçaktığınız alet.

Topukları da bir çıkart da hem bir dahaki sefere kaçması da kolay olur. Ben

kaçarken siz ne yaptınız doktor hanım?

Bedeninize bütün halkın önüne siper mi oldunuz?

Tamam hadi.

Kalk tamam.

Bitti bu kadar.

Geçmiş olsun.

Şuradakini çağır hadi.

Bir dakika mola bir dakika.

Bir kendime geleyim.

Doktor hanım, doktor hanım.

Bu bizim oğlan. 11 aydır evli. Lakin tık yok.

Götürmediğimiz hacı hoca kalmadı.

Allah rızası için bir baksan.

Valla teyze burada yapabileceğim bir şey yok. Yarın hastanedeyim. Gelsin bakarız.

Hay Allah razı olsun. Yarın kesin hemen gelecek.

Teşekkür ederim de.

Nerede bu köyün muhtarı?

Buyurun doktor hanım. Bak hasbelkader bu alet taktığımız kadınlardan birinin

kanaması falan olursa. Ne de kader?

Hasbelkader diyorum.

Bu kadınlardan birinin kanaması falan olur. Bir şey olursa... Doktor hanım

hadi acele edin. Daha gidecek çok köy var. Hadi buyurun. Neyse geçmiş olsun.

Hemşire hanım.

Bir şey sorabilir miyim acaba?

Bu kadınlara taktığınız alet ne işe yarıyor?

Devletimizin büyük bir hizmeti. Evet.

Kadınlarımız biraz dinlensinler diye.

Dinlensinler.

Evet.

Muhtar. Kulağım.

Sizde.

Ona göre.

Evet komutanım.

Köyün en az üç çocuklu bütün erkeklerin köy meydanında toplanması

önemli rica olur.

Tekrar ediyorum.

Köyün en az üç çocuklu bütün erkeklerin köy meydanında

toplanması önemli rica olur.

Oğlum neresi sen?

Bu eller nedir? Cebi yok mu?

Abi, var. Deliktir.

Bana bak.

Kahvede askerlerin karılara taktığı aletle ilgili toplantı var. Ben oraya

gidiyorum. Sen de dükkana göz kulak ol.

Veletler dükkanı boş bulmasın. Anladın?

Anladım. Karılar kahvede alet toplantısı yapıyorlar.

Ben dükkanı boşaltıyorum.

Veletler bizi bulamaz.

Yok.

Kahvede alet toplantısı var. Sen dükkanı boş bırakmıyorsun, veletlere de göz

kulak oluyorsun.

Ben kahvede veletlere göz kulak oluyorum, sen karılara gidiyorsun.

Yok.

Ben kahvede askerleri karılara taktığı aletle ilgili toplantıya gidiyorum, sen

de dükkanı boş bırakmıyorsun.

Tamam ya, sen öyle lafı dolandırınca dedim acaba ben mi aptalım anlamıyorum.

Sen kahveye gidiyorsun, ben dükkanı boş bırakmıyorum. Veletlere de göz kulak

oluyorsun.

Hangi veletlere?

Kırkız veletleri.

Ha, ben de sandım senin veletleri. Dedim adamın veletleri, ben niye göz

kulaklıyım?

Selamünaleyküm. Aleykümselam.

Zeki Bey dükkanda çıkarken sana ne dedim?

Karılar dükkana baksın, sen veletleri topla kahveye gel dedim.

Ne yapacağım? Ne yapacağım? Bir dakika, bir dakika. Allah aşkına bırakın lan!

Abi!

Abi! Abi!

Abi! Abi! Abi!

Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi!

Abi! Abi!

Abi! Abi! Abi! Abi!

Abi! Abi!

Abi! Abi! Abi!

Abi!

Abi! Abi! Abi! Abi! Abi!

Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi!

Abi! Abi! Abi!

Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi!

Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi!

Abi! Abi! Abi! Abi! Abi! Abi!

Abi! Abi!

Abi! Abi!

Abi

Doktor dedi ki, bilmem nereye kadar... ...karlarınıza bir şey olursa...

...kanamaları falan olursa dedi... ...sonra komuta çağırdı gitti.

Hemşire ne dedi?

Hemşire de dedi ki... ...kadınlar biraz dinlensinler dedi.

Allah Allah.

Yok koskoca köyde ne olduğunu bilen yok.

Nuh Rız, istihbaratı nasıl güçlendirecek var ki?

Devlet yoksa aramıza coğusuz mu soktu?

Son zamanlarda...

Köye yabancı biri geldi mi?

Allah'tan korkun ya.

Üç yıldır bu köydeyim. Yo yo yo ya o C Efendi değil.

O bizdendir. Şimdi geliştirdiğimiz güçlü istihbarat... ...sistemimizle kim

kiminle nerede ne yapıyorsa hepsini elimizde koymuş gibi bulacağız.

Kulağımız hep bölgede olacak. Muhlis.

Devlet bizim karılara mikrofon takmış olmaz.

Yok ne mikrofonu bırak Allah aşkına.

Bence bomba daha mantıklıydı. Baksana.

Kulağımız hep bölgede olacak diyor.

Yahu mikrofon dediğin kolum kadar değil hoca efendi.

Yani. Çiğ de gördünüz mü? Bu kadar var.

Öyle değil.

Böyle küçük kayıt cihazları var.

Hure savaşında cephedeki gavur askerlerin yanında görmüştüm. Gidip

sesleri kayıt ediyordu. Ondan sonra da gelip kumandanı dinletiyordu.

Devletimizin büyük bir hizmeti. Kadınlarımız biraz dinlensinler diye.

Hemşire o yüzden mi kadınlar biraz dinlensinler dedi?

Tabii ya.

Başka niye diyecek?

Hele bir de komutan giderken böyle telsizliğini tutup... ...bir kulağım

sizde ha demedi mi?

Niye erkeklere takmadılar, sadece kadınlara taktılar?

Bir de en az üç çocuklu olma şartı var.

Ha o şey de olabilir yani. Şimdi kadının taşıyıcı olma özelliği vardır ya. Şimdi

bebeği taşıyabiliyorsa... ...mikrofonu da taşıyabilir diye düşünmüş

olabilirler. Peki Zülfikar amca.

O casus neresinde taşıyordu mikrofonu? Vallahi o kadarını gördüm dersem yalan

olur. Şimdi bunlar birkaç gün sonra gelip mikrofonları geri alacaklar değil

mi? Sonra da götürüp devlete dinleteceğim.

Sonunda devlet sesimizi duyacak.

Onlar gelip mikrofonları alana kadar bak beni iyi dinleyin.

Sakın ha!

Buranın bir sınav yeri olduğunu ve sınandığımızı sakın unutmayın tamam mı?

Yahu ben size hep söylüyorum. Bu dünya bir sınav yeridir.

Ama dinleyen için.

Ne yapmamız gerekiyor peki? Tepkinli olmamız lazım.

Devleti her fırsatta methedin. Böyle övgülü güzel cümlelerle methedin.

Karıların yönünde aman ha politika bahsetmeyelim.

Sakın kadınlara öyle dayaktır, vurmadır, ne bileyim tekmattır, çinçikattır. Sakın

kadınlara kötü davranmak lazım.

E kocalara da dayak attırmazsın.

Tamam özel hayatını şimdi sen burada karıştırma Mızıl.

Bakın sol ya da sağdan da bahsetmeyelim Katiyan. Aman aman sakın sakın öyle sol

sağ yok. Hele sol hiç yok.

Mesela birisi size adres soru da tarif ederken sağdan sol tarif ediyorsun bu

taraftan değil. Soldan tarif ediyorsun bu taraftan değil.

Zaten soldan gitmek isteriz soldan göndermeyiz. Soldan göndeririz.

Sol sağ yok.

Şimdi herkes anladı değil mi? Kafaya yazdık.

Tamamdır. O zaman yavaştan evlere dağılalım, devlet şüphelenmesin.

Herkes ayrı yerlerden gitsin. Tamam mı? Hadi bakalım.

Muğlaz, benim evim soldadır.

Ben de söylüyorum sabah da beri uzakta solda gitmek yok. E ben nereye

gideceğim? Bize gel, bizim ev sağdadır.

Üç tane yavrum.

İki, üç.

Nasıl?

Kabul etmiyorum.

Bir daha atacağım.

Yine dayak geliyor. Aç elini. Kabul etmiyorum.

Komutan hep ben olacağım. Sen atın.

Ya nene sen ne mızıkçısın ya?

Kim mızıkçı? Sen mızıkçısın. Sen mızıkçısın ya. Bak ya nene ne diyor ya?

Sen mızıkçısın. Geliyor sopa. Sen mızıkçısın ya. Geliyor kafana sopa. Ana.

Şadiye nerede?

Ne bileyim ben? Baba Arda süt soğuyor.

Anne başımızda büyük bir bela var.

Ne?

Devlet bu karılara bir alet taktı ya.

O alet mikrofonmuş.

Mikrofon ne? Yok mu İmam Efendi'nin ezanı okurken kullandığı?

Sesim geliyor mu?

Sesim geliyor.

Devlet sesim geliyormuyor. Niye karılara takmışsın? Valla işte köyde olup biteni

bilmek için.

Devlet bir şey bilmek istiyorsa bana takmalıydın. Bu köyde en çok şeyi ben

biliyorum. Ama bana takmadılar.

Senden düşer dediler.

Yok anne.

Mesela konuştuklarının birileri tarafından dinlenmesini ister mi? İster

tabii ki.

Eğer ki seni dinleyen biri yoksa muhlasın.

Adın yalnızlıktır, çocuğum.

Ses geliyor.

Cadıya geliyor. Çocuklar kalkın, böyle dizin. Ben ne diyorsam onu deyin, tamam

mı? Hadi.

Ödümü kapat.

Tabii koyun sütü çocukların sağlık gelişimi için faydalıdır. Ne diyorsun

sen? Arda koyunlarla sırlar nasıllar anlaşabiliyorlar inşallah.

Nereye konuşuyorsun sen?

Sizin sağlığınız şartınız iyidir inşallah.

Anne bu oğlun kafayı yedi ha.

Gel oğlumu başla.

Senin sağlığın nasıl?

İyidir. Çok güzel çok güzel biz de iyiyiz. Bizim de sağlığımız iyidir.

Allah Allah şükür.

Anne hayır der.

Allah, sen manyaksın ha! Ananı da manyak ettin, çocukları da manyak ettin, köyü

de manyak ettin, beni de manyak edeceksin ha! Allah, sen kafayı

yemişsin! Allah belanı versin! Bu tip kabak konuşmalar size hiç yakışmıyor!

Anne? Hayırdır, niye yemek yemiyorsun?

Herkesin mikrofonu var. Bizim yok.

Devlet bizi duymuyor.

Anne, kalk gidiyoruz.

Nereye? Mikrofonu olan bir eve.

Nuriye, akşam oldu akşam.

Devlet çoktan uyumuştur. Ne münasebet. Devlet uyur hiç.

Uyumuş olabilir.

Bazen ben bile yeri geliyor, uyuyorum.

Haydi anne, haydi. Sabah uğrarsınız devlete.

Hem uyusun, dinlensin biraz.

Uykusu kaçarsa, huysuzlanır şimdi.

Sizin de herkes gibi çocuğunuz olsaydı, devlet bizi dinlerdi.

Anne, farz et ki devlet seni dinliyor. Sen ne diyeceksin?

Nasılsın devlet?

Anne, devlete devlet denir hiç.

Devlete devlet denir. Ne denir ya?

Anne, sen daha devletle nasıl konuşacağını bilmiyorsun diyorsun.

Devlet beni dinlesin. Allah seni almayacak. Otur, otur hadi. Gel hele,

gel hele. Yem, yem, yem, yem.

Ben çok büyük bir günah işledim.

Yine ne yaptın Zeki?

Hocam, bu bilim kadını var ya... Hangi kadını?

Haletleriyle geldi.

Bilim kadını. Bizim karılara alet taktılar ya. Ha evet.

Ha onlar.

Hocam şimdi bu bilim kadını bana aşık olunca böyle benim başımdan

biraz koştu. Beni baştan çıkarttı. Ben de ona tam öyle aşık olma değil fakat

etkilendim. Ama beni baştan çıkarınca herkesin gözü önümde.

Hangi arada Zeki? Hangi derede? Nerede?

Ne yaptın sen Zeki?

Hocam köy meydanında.

Köy meydanında?

Herkesin gözü önünde. Niye?

Herkes vardı.

İnsanlar vardı, tavuklar vardı, eşekler vardı, kediler, köpekler. Herkesin gözü

önünde? Vallahi.

Göz cinasıdır.

Büyük günah vardır. Asla caiz değildir.

Ama hocam yemin ederim çok kısa sürdü. Benim ilk deneyimim. Yine günah. Yine

günah.

Arkadaşlar. Kala oğlu.

Hoş gelmişsin dayı kızı. Nasılsın? İyi misin?

Dayımlar nasıl?

İyiler iyiler. Okey ikinci, üçüncü, dördüncü arıyorum. Yok anlamadım deymiş.

Beni gören herkes şeytan görmüş gibi kaçıyor.

Ya Allah'ını severseniz hele oturun bir okey çevrek hele.

Okey oynamak vakti midir? Devlet bizden hizmet bekler.

Ya sen nesin ki? Devlete hizmetin ne olacak?

Ayrıca devlet sevgili bir dağ köyünün muhtarından olsa olsa oturup okey

oynamasını bekliyor.

Olur mu efendim?

Su deposu yapıyoruz ya.

Ya Naci abi o senin işin mi ki? Ya o zaman devlet de gelsin otuzu kaçma

benimle okey oynasın yani.

Efendim her şeyi devletten beklememeliyiz.

Sevda bizim şimdi çok önemli bir toplantımız var.

Hadi sana iyi günler.

Bir yolunu bulup kadınlara mikrofonu anlatmak lazım. Yoksa devlet hepimiz

içeri tıkacak. Ben bir yolunu bulup anlattım valla karıma.

Aferin Vedat, aferin.

Senin karda mikrofon var.

İyi.

Ya millet mikrofondan haberdar olacak diye biz niye kendimizi bu kadar para

alıyoruz ki? Sakıncalı bir şey söyleyen gerimesini çeker. Bize ne?

Saçma saçma konuşma Naci abi.

Duymadın komutan dediklerini.

Eğer köyde birinin dilini sürçersek kabahat bizim başımıza patlıyor.

Ulan bizim başımıza niye patlıyor? Senin başına patlar. Muhtar sensin. Cezaevi

koşullarda çok hale.

Siyasi hükümlüler cezaevinde çok kitap okuyorlarmış.

Ben o kadar kitap okuyamam uykum geliyor.

Bir de bunlar her şeylerini bölüşüyorlar.

Özel mülkiyet falan hak getire. Valla ben kendi malımı babamla bile bölüşemem.

Ne yapsak acaba?

Naci abi, senin karın okuma bilir değil mi?

Tabii canım, her zaman.

Ben aklıma geliyor acaba biz bunu...

Belki eğer kağıda yazarsa... Zeki,

boş Zerha'yı yeni çağır boş.

Zeki, benim karım yok.

Zerha.

Zerha senin karın mı ya?

Hiç benzemiyorsunuz.

Naci, bu gözlük gibi olanın adı B'ydi değil mi?

Zeliha, orada B yok.

P o zaman.

P kırık gözlük gibi olandır yenge.

Zeliha, orada P de yok.

O yılan gibi kıvrıların adı neydi?

Ya ben tanıyorum harfleri biliyorum aslında ama uzaktan tanıyorum.

Yani birleştirmesi zor.

Hocam Allah razı olsun. Vallahi sizi de buraya kadar yorduk. Sağ olasın, var

olasın. Ya aşk olsun he.

Hiç kopya vermiyorsunuz.

He çok kolay.

Konumda da nokta var.

Allah'a şükür alfabemizde o kuyruklu o neydi o ku? O yok.

O sana neye benzetecekti? Vay be.

Ben yıllarca koynumda cahil beslemişim. Hem cahil hem yalancı.

Vallahi bileydim.

Evlenmeden ben buna bir sınav yapardım.

Bu var ya o kadar da aşk mektubu yolladı bana nişanlıyken.

Maşallah akıllı kadınmış. Bu kadar okumayla sana aşk mektubu yazdığına göre

zeka şahane.

Belki okuması yok yazması vardır.

Belki okuması yok yazması vardır.

Tamam tamam tamam.

Devlet duymadan kadınlara mikrofon takıldığını söylememiz lazım. Bir şey

bulun ya.

Kulaktan kulağa söylesek.

Valla en sakıncalı olan hepimizden evvel devletin kulağına gider.

Zeki sustun şu saati.

Yahu şimdi bak.

Zeki.

Ben biliyorum.

Aferin Zeki.

Bence kene göz kulak bakma.

Tamam. Mardivan var. Adımını at. Tamam.

Mardivan. Tamam.

Mardivan. Tamam.

Devam. Devam. Devam. Devam. Soldan. Soldan. Soldan. Soldan.

Adımını at. Adımını basamak var.

Devam. Devam. Devam.

Devam. Devam. Devam. Devam.

Anam! Anam! Anam! Anam! Anam gidiyor! Anam!

Öflese bağlasın, öflese budur!

Yuvandan aşağı mı yiyorsun sen? Bir kadın öldürmedin adam!

Ya anam!

Suyunu soğumuştur diye şey ettim.

Uy, kulak kalbime iniyordu.

Anne böyle şaka alır.

Kur'an-ı Kerim çarpsın seni, bu yaptığı çocuklar yapmıyor ya.

Yok anne hiç tutamıyorsun yaşından başından.

Anneme bak ya.

Şaka yapıyor.

Allah belanı versin malız. Perdemi kesti.

Perdeni de perdeni kesti. Çıkarttım. Hedya paketi gibi kurdeleyi yapmışım

buraya. Tamam.

Tut şunu.

Bir gün de ben sana banyo hazırlayayım dedi. Bak mezaraktan kul da kopardım.

Anne sen böyle başında mı bekleyeceksin?

He. Böyle kenarda beklerim. Ne olmuş?

Ben de yıkamıyorum.

Çiçeğe diye.

Anne.

Bir dahaki sefere su sana da hazırlayacağım.

Yok. Vallahi ya.

Suyu kaynatacağım.

Beş yüz muhta elektrik vereceğim. Böyle titriyor titriyor yıkanırsın.

Sen mi?

Ya söz, söz abi. Hadi.

E hadi.

Bonulayım sana.

Ben takmadılar.

Sende durmaz dediler.

Bir daha geldiklerinde sana da taktıracağım söz.

Söz mü? Vallahi.

Muhtarım ben torpil yaptıracağım sana.

Hadi.

Allah'ım feryademi duyan biri çıktı sonunda.

Muğlaz.

Devlet niye öyle bir şey yapsın?

Devlet her şeyden haberdar olup güvenlik yönemi almak istemiş.

Bir nevi sokağa çıkma yasağı gibi yani.

Söyleseydi sokağa çıkmazdık.

Devlet bize niye bu taktiği?

Sen boş ver, karıştırma şimdi bunları.

Sakın çoluğa çocuğa kızıp küfür etmeyesin, ayıp der.

Ben ne zaman küfretmişim? Allah onların belasını versin.

Ya sen kendi canını sıkma Şadiye.

Bunca senedir sen beni yıkadın, baktın, besledin, karımı çektin.

Çocuklarıma analık ettin.

Anama katlandın.

Kurban olayım ben sana.

Vallahi sen olmasan... ...biz var ya mahvolmuşuz yani. Hiç bitmişiz.

Şadiye bu mikrofon...

...suyun altında çekmiyormuş.

Şimdi sen... ...mikrofon takılı kadınların hepsini... ...güzelce...

...dere kenarına topla.

Demek bunun için yaptın bu caçayı. Ya Allah kahretmesin seni. Ya valla Allah

belanı versin sana. Yıkıyoruz.

Kardeş sen kenar manyaklaştın.

Kardeş ne yapıyorsun?

Kaç kaç kaç manyaklaştı bu yiyecek. Kaç kullatıyor kaç.

Kaç. Yetti ha.

Muhlis, ne diyorsun ya? Sence anlatabilecek misin?

Tabii, ne var anlatamayacak.

Koması yoktur ama konuşması vardır.

Akıcı, bülbül gibi maşallah.

Vay, sakin, zidkarlar muallim. Ömer'i en azından kalpleri tanıyor. Uzahtan

tanıyor. Çok uzahtan.

Bitti mi? Bu kadar? Evet, bu kadar.

Kız, bu mikrofon bizden daha ne kadar kalacak?

Devlet malı neticede zarar neyim gelmesin? Vallahi bilmiyorum.

Muhlis! Bu ne kadar taklidi kalacak bizde?

Ya işte biraz sıkın şeyinizi, düşününüzü. Devlet bu müddet sonra gelip

alacak mikrofonları.

Muhlis abi.

Muhlis abi, Sevda yok.

Sevda yok.

Nasıl yok?

Yok. Nuriye, Kibar, Asiye, Fikriye, Zayde, Heves, Safiye.

Vallahi sevda yok.

Şadiye! Kız sen ne yarımca balak geç yapıyorsun?

Ben sana demedim mikrofon takılı bütün kadınları yıkama bahanesiyle derneğe

topla diye. Sevda nerede?

Gelmedi ben ne yapayım ha?

Kendimi öldüreyim.

Dedi ben ne yaparım yıkamadan?

Senin Muzaffer'in gezini uykasın dedi.

Allah bir belanı vermesin.

Yengende, yengende tamam.

Ayıptır ya, muhri sen büyüksün.

Ya, beni kızdırıyorlar Naci abi.

Ya Zeko dester dester taş çalıyorum ruhun duymuyor ya amma salaksın ha. Ya

sıra kimde? Bende. Ede haydi.

Ya oğlum bir saate seni taş atmadı bekliyorum ha. Ha.

La okey attın okey.

Okey kaç ki?

Attın taştır işte.

Oho tamam hadi bakmıyorum.

Hadi hadi bakmıyorum ha.

Aldın.

Hayırlı günler dayı kızı.

Ya Allah'ını seven otursun bir el alsın benimle. Bu kanser etti beni ya.

Zeki Can.

Kenan kim bakıyor yavrum?

Çocuklar abi.

Öyle mi?

Hangi çocuklar? Her kız çocuklar.

Evet.

Zeki Can.

Bana ayıracağın bir beş dakikan var.

Vallahi üç dakika var.

Gel.

Gel. Daha çalma.

Tam salak ya.

Üç dakikayla mı?

Ben sana tükeni bırakma demedim mi lan?

Oyunca akılımı at. Yürü lan tükene. Oyunca akılımı at. Hadi tükene göz konak

oluyor de.

Geç kasaya.

Ulan sana kahvede o köyüne diye mi bağış veriyorum ben? Bir de bilse. Biliyorum

tabii. Bak taş bile çalıyorum. Aa taş çalmış.

Zeki. Yanlış bir şey söylemedin mi Sevda'ya? İnşallah.

İnşallah. Fare zehri vardır.

Hema bu köyün cirdonlarına etki etmez. Şehirdeki narin fareler içindir o.

Yok fare için değil.

Kendi kendime intihar etmek için.

Ha o zaman olur.

Ya baba madem ölemiyorsun bari beni masrafa sokma.

Ne yapayım Naci? Köyün imkanları kısetli.

E intihar bile edemediğin bir köyde nasıl yaşayasın?

Valla baba ölmek istiyorsan *** alırsın vurursun bileğine tertemiz.

O da çok acıdır.

Ya sen daha sen sana *** vuramıyorsun.

Diyorsunuz ki ben ben öldüreceğim.

Naci abi, bu sevda meselesine bir çözüm bulmamız lazım. Allah aşkına ne yapalım,

söyle. Elektriği denedin mi? Ne elektriği lan?

Kendine bin volt verse var ya.

Vallahi iyi fikir. Kız zaten sevdanın kocası demiyor muydu patlasaydı

çözülmeyeceğim diye? Verelim elektriği patlasın, hepimiz kurtulalım.

Saçmalama Fedai.

Kadın mikrofonu bilmiyor diye kadını mı öldürelim?

Katil miyiz biz ya?

Gaz. Ya gazdan kim ölmüş?

Geçer. İlle dey gel dede.

Tutup kaza alıyorsun.

Pela açıyorsun.

Aa! Açma!

Zeki! Zeki! Ne yapıyorsun?

Zeki! Kapat! Kapat! Zarif Ertesi'ni öldüreceksin hakemize.

Bekliyorsun.

Zeki, kaç tanesiyle ölür bunları?

Biniğe zayıfsa iki.

Güçlüyse dört. Hemen beş de kessin gidersin. Allah'ım Muhammed aşkım. Bu

kadını öldürmekten başka bir fikri bir önerisi olan yok mu Allah aşkına ya?

Kaza süsü verelim.

Evde mangalı yaptıralım. Siyanür zehirlenmesine kessin ölür.

Tamam. Elini ayağını bağlayalım.

Ayağına bir taş bağlayıp denize atalım. Ola deniz kolay da şimdi taş bulmak zor.

Lan geri zekalı!

Müneke'de deniz var.

Vallahi ben bu tükene kafa yiyeceğim. Gelin benimle.

Tükene göz kulak ol.

Dede, sen niye intihar etmek istiyorsun ya?

Ben çok ölüm gördüm.

Anamı gömdüm, babamı gömdüm, karıyı gömdüm.

Kardeşlerimi gömdüm. Kore savaşında tam 78 arkadaşımı gömdüm. Hepsini aynı anda.

Nasıl ya?

Çak çak çak çak çak çak çak çak çak

Şevda! Şevda! Yat. Yat. Yat.

Yat. Yat.

Yavaş. Yavaş.

Tamam.

Geç. Geç.

Tamam. Dur.

Sevda. Rahat dur. Dur.

Sevda dur.

Sevda.

Rahat dur. Tamam.

Bak seni böyle bir yabani hayvan gibi bağlayarak getirdik. Artık kusura

bakmıyorsun. Ama bize başka yol bırakmadın.

Şimdi.

Devlet, karılara biliyorsun bir alet taktı.

Sevda, Sevda! Sevda!

Ve bu aletin ne işe yaradığını bilmeye bir tek sen varsın Sevda.

Ve bu halinle bizim için bombeden daha tehlikelisin.

Devlet, karılara mikrofon taktı.

O yüzden karılara açık her yerinde konuşulan her şeyi duyuyor.

Ama bir tek ağabey suyun altında duymuyor.

O yüzden de seni çöpe attık. Sakin ol, yavaş. Sakin ol, yavaş.

Sevda'ya bak. Şişt! Şişt! Şişt! Şişt! Şişt! Şişt! Şişt! Şişt! Şişt! Şişt!

Şişt! Şişt!

Şişt!

Şişt! Oranın evliya çarpsın da içinden böyle gözünü böyle kapıp ben anlarım.

Kırtın, kırtın, kırtın.

Dur, dur, dur.

Dur, dur, dur. Sen daha kurban olayım yavaş. Kurban olayım.

Bıyık var mı yoldun?

Zaten bıyık sana hiç yakışmıyordu.

Yavaş, yavaş, yavaş.

Dur! Bir dur hele!

Sanki kurbanın koyun kesmeye getirmişsiniz gibi değil mi? Dur da ya!

Sevda bacım, sen şimdi durumun rahmetini anladın mı?

He, anladım.

Bundan sonra her adımını, seni dinlediklerini biliyormuş gibi

atacaksın. Öyle gevşek gevşek gezmek yok! Anladın mı?

Bak.

Politika. Politika konuşmak yok.

Sakın küfretmeyeceksin. Eve erken geleceksin. Kahveye hasta kılacaksın.

Diğer anneler gibi çocuklarınla ilgileceksin. Ve bütün karalar gibi ade

yapacaksın. Özellikle kontuk haline. Şimdi.

Şimdi.

Bu Mirkoff'un suyun altına çekmiyor değil mi? Çalışmıyor. Çalışmıyor.

Çekmiyor. Çekmiyor. Zorunda mıyım?

Zorunda mıyım?

Mızo.

Kahveye de gidiyorum.

Çalaklara da bakmıyorum.

Ağzına da yapmıyorum.

Senin... Naci abi gel bırak.

Bir kadın, bir erkek. İki insan, iki delikanlı. Bunlar ailedir. Olayları

çözerler. Çıkalım.

Çık, çık, çık.

Bunlar güzel değil.

Kaymaklı çığ mı? Bisküvi bulmuş, bir de kaymaklı su istiyor paşam.

Kızlar, bir de büyük kutuş almışlar.

Kalabalığız, bilirsin. Anca yetmiyor.

Allah, hırsızlık yaptığımız elleri taş edecek.

Sen de bisküvi yersin.

Yemek istersem gidip babam dükkânından çalırım.

Yani alırım.

Tabii çağırırsın. Sana o cimri babam verir.

Oğlum ne yapıyorsunuz? Senin burada ne işin var? Ayrıl hele.

Piskipit. Piskipitlerim.

Görüyor musunuz?

Ben köylünün belini büküyormuşum. Bunlar ağlıyor, çalıyor, çalıyor.

Ver lan piskipitleri.

Şuna bak, şuna avicini doldurmuş. Sen de ver. Bırak, bırak.

Bak, bak, bak.

Çocuklar iki tane bisküvi çalmış. Nedir yani?

Boğazına diziyor sen.

Çocuklar gelin bakın böyle.

O kadar. Çok da gelmeyin.

Şimdi beni iyi dinleyin.

Annelerinizin mikrofonuna okumanız için size marş öğreteceğiz. Tamam mı?

Ne dedim?

Ne diyorsun ki? Ne diyorsun? Ne diyorum ben?

Kim marş biliyor?

Günaydın arkadaşlar.

Günaydın. Sağ olun.

Dört gün.

Tamam, onu biliyoruz.

Başka?

Abi, ben biliyorum.

Söyle Fadayı.

Koşar adım, marş. Marş.

Marş. Bu nedir Fadayı?

Marş abi, sen marş dedin ya, marş.

Fadayı, beni çocukların önünde küfür ettirme.

Yok, çekil Allah aşkına. Marş mı?

Naci abi askerlik yaşı yediye düştü.

Bunları karavana yemek de dağıt bari. Vot mu bağladın bunlarla?

Maaş dedi, söyledik. Çok biliyorsan buyur, kendin söyle.

Vallahi ben hiç maaş bilmiyorum. Hepsini unutmuşum.

De hadi lan, kaybolun. Zeynep, dur hele.

Sen hesabını ayrı göreceksin.

İki tane bisküvi dişi çocuklara neler yaptın ya? Bunları detaylayacaksa sen

neler yaparsın?

Yüzük hâlâ düşmesin. Kızım! Kızım!

Allah kahretmesin seni!

Ay, valla karnım ağrıdı.

Kız, evet duyacak dünya içimizde tutmakta. İçimiz şişmiş. Valla benim de.

Kız, başka ne var? Öyle söyle.

Ameliyat bir karı var. Yok lan.

Evet. Kızım var.

Ne olmasın kız?

Var. Yok, bir kızım olsun ha.

Saçlarına tokalar takayım. Böyle cicili bücül elbiseler giydireyim ona.

Akkas, sana elbiseyi göstermeyi unuttum.

Ana!

Hayrını oradan yeni diktiğim elbiseye getir hele.

Ya şehirde giyerim diye kendime bir elbise dikmiştim ya.

Sanki sanırsam biraz uzun kalmış.

Kısaltsam? Bence kısaltma. Büyüyünce de giyersin. Sen daha çok beklersin çünkü

şehre taşınmayı.

Böyle bak kız nasıl.

Güzel teyze sana da aynı kumaştan dikelim.

Bence onu Amerikan bezinden dikelim. Böyle beyaz dökümle göbeğini kapatır.

Cep de dikelim ha.

O sakladığın paraları koyarsın anne.

Bak bu kadın beni öldürmek istiyor Zerika. Sen şahitsin. Öldürüp kaza süsü

vermek istiyor.

Anne kaza süsü nereden çıktı?

Ne yani? Öyle sade bir şekilde mi öyleyim? He.

Yaşına göre sade bir şeyler olsun bence.

Yavrum mikrofon takıldı takılalı. Kadınların hepsi çöp tenekesinden geçti

ha.

Bilal keser köşeyi döner.

Ya sana da köşeyi dömek olsun ha Cami. Bayılıyorsun.

Fedai! Fedai!

Bir saattir seni bekliyoruz. Neredesin sen? Ne yapıyorsun?

Ne oldu be?

Bilmiyor musun sen?

Neyi?

Çocuklara maaş öğretiyorduk mağarada anne.

Allah Allah.

Fedai. Doktora gideceğiz ya.

Anne bu keçi boynuzları ne? Zaten doktora gidiyoruz. Yalnız yanında

bulunsun. Nazım olur.

Hem sorun sende değil, para tadı. Hele sus, sus. Hadi git eve.

Hadi beline kuvvet Fedai.

Yok abi.

Fedai. Hadi abi.

Tez vakitte gidip gelesen inşallah.

Allah seni almaya Gülizar teyze. Şehre gidiyorum, şehre.

Vallahi ben fiziksel bir problem göremiyorum.

Siz bir de psikoloğa görünüm.

Alın şu kağıdı.

Kız teşekkür ederim de.

Çok teşekkür ederiz sağ olun. Geçmiş olsun.

Şunları ayağınıza giyin.

Ayakkabılarınızı çıkartmanıza gerek yok.

Avucunuzu açın.

İşe yarayacak doktor hanım değil.

Yarar.

Kız git yardım et.

Uzanın şöyle.

Kayasına kay.

Yazlık mı istesek? Ben yazlıksız uyanmıyorum.

Lazım olsa doktor verirdi herhalde fedayı.

Bu kadın hep başımızdan duracak.

Sen de.

Gösterip gider herhalde.

Hanımefendi.

Siz niye uzandınız?

Benim ayakta mı durmam gerekiyor?

Lütfen geçin şöyle oturun.

Doktor hanım, bizim devlet nikahımız vardır doktor hanım.

İktidarsızlık sorununuz varmış.

Ama şimdi öyle iktidarsızlık deyip boşuna rencide etmeyelim. Yani

sonuçta muhtar azasıyım ben.

Haklısınız.

Birbirinizi seviyor musunuz? Yani zorunlu bir evlilik değil bu değil mi?

Yok olur mu? Biz sevişerek evlendik. Şey şey lafın gelişi öyle diyor. Yok

sevişerek evlendik. Lafın gelişi öyle diyor. Sevişerek evlenmedik mi Feda?

Lafın gelişi ha.

Yalnız mı yaşıyorsunuz? Yok.

Biz ikimiz bir de anası.

Anası sürekli tepemizde. Bize hiç nefes aldırmıyor.

Evde yalnız kalıp o işi görmeyi hiç denediniz mi? Mümkün mü doktor hanım?

Annen sürekli kapıda çarşafla.

Bundan sonra şunu yapacaksınız.

Sessiz sakin, hiç kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği bir yer bulup orada vakit

geçireceksiniz. İkiniz baş başa. O zamanla kendiliğinden olacak zaten.

İlla ben bu işi göreceğim diye sakın kendinizi şartlamayın. Bizde ki doktor

hanım, bütün köy şartlanmış.

Ninin önü yonca, yonca kalkmış.

Dal boyunca, dal boyunca.

Boyu uzun, beli ince. Nina yavrum,

Nina. Esmer yârim, Nina.

Nina, Nina.

Hele ninna olasın, Allah'ından bulasın. Eğer o gam vermezse

evde de bekar kalasın. Ninna ninna.

Sevda, hayatım yani... ...devlet beni keşfedersen

böyle bir kaset çıkarabilirim. Çıkarırsın. Niye çıkarmayacaksın?

Küçücük İbo çıkarmış, sen mi çıkarmayacaksın?

Arabaya taş koydum.

Arabaya taş koydum. Ben bu yola baş koydum.

Değiştir.

Bahçedammışmış sararıp yere düşmüş.

Sevdiğim entepli aklıma düştü. Yeter, yeter devlet. Çok da kanalı değişmiştir.

Belki de uyak kalmıştır ha.

Sevda.

Bana da Zela'nınki gibi bir çamaşır makinası alırsın.

Çok güzel hamur yoğuruyor. Ya ben o suyu, unu töpe ayarlayamıyorum. He

tabii. İlk fırsatta alacağım.

Bir de kahveye daha az takılsan.

Yani diğer karılar gibi çocuklarınla daha çok ilgilensen.

Ağabeyim uzun. Bu daha mümkün. Bir de benim ayakkabım

eskimiş. Lan adamın fitesini attırma!

Yani bunlar...

Aile içi özel meseleler yani. Hani karı koca arasına girmek yanlış bence

değil mi?

Ne biçim doktor bu? Hı? İlaç vermedi mi?

Ya ilaçlık bir şey yokmuş.

Arada deneyin dedi.

E dene.

Anne bir de dedi ki...

Kimsen sizi rahatsız etmeyeceği sessiz sakin bir yerde deneyin dedi.

Burası sessiz sakindir işte.

Sanki etrafta çoluk çocuk vardı.

Hadi sen de git. Bir şey lazım olursa ben kapatayım.

Hadi.

Temiz çarşaf lazım olursa kapıdayım ha.

Yok anne almayalım biz.

Fedai.

Nuriye. Ben bir yer biliyorum.

Yakalanmayız sonra.

Yok yakalanmayız gel benimle.

Fedai. Yastık ne için?

Nuriye aşk olsun ben yastıksız uyuyabiliyor muyum?

Uyumaya gitmiyor zaten iyi.

Işıldağ'ı da al.

Nuriye. Işıldağ'ı da al.

Yastık bıraksana.

Kız yastık.

Veda'yı kapat şunu devlet duyacak.

Kız nasıl duyacaksın? Sende devlet mi var?

Devlet her yerde Veda'yı.

Olmuyor.

İkisi birden kapanıyor.

Olsun karanlıkta yaparız. Hadi gel.

Yok karanlıkta nasıl yaparız? Karanlıktan korkarım.

Dayı niye korkuyorsun? Ben varım yanında. Hadi gel.

Tutsa şunları ben geliyorum. Tut tut ben geliyorum. Ya nereye gidiyorsun? Daha

bitirmemiz gereken bir iş var. Geliyorum geliyorum.

Vedayi of!

Vedayi hayırdır? Ya bizimki doğum yapıyor da.

Vedayi doğum için önce o işin olması gerekiyor. Ya bizim benekli yok mu inek?

Yok.

Ha benekli doğuruyor. Bekle bekle geliyorum.

Yenge nasılsın? İyiyim.

Ne oldu lan? Ne bu telaşın?

Mağarada radyo çekmiyor.

Efendim mağarada dinlemeyi ver. Allah Allah! Bütün yaygara bunun içi miydi?

Ben de bir şey basamadım.

Radyo çekmiyorsa hanımlar mikrofonlar da çekmez.

Ben ilk önce bir sana sorayım dedim. Eğer saçma bir şeyse, muhri sahibi

boşuna rahatsız etmeyelim.

Sağ ol Fedai. Her türlü saçmalık için beni 24 saat rahatsız edebilirsin.

Esasında her işte saçma bir fikir olmayabilir ağa.

Yürü, muhlisede sor ağam.

Ağabey.

Hacı ağabey.

Evet, Fedai Efendi.

Gecenin bir vakti.

Elinize radyolu işinde okuyan mağarada ne yapıyordunuz?

Yok, annem bilmiyorsun.

Bir dakika rahat bırakmıyor ki.

Doktor da dedi ki, sizi kimsenin rahatsız etmeyeceği bir yerde...

...bayanın sırt üstü olmak koşulu... Tamam, tamam, tamam. Hepsini anlatacak

ya. Aslında hepimiz Fedai ile aynı durumdayız.

Günlerdir... Sanki devlet dairesinde yaşıyoruz.

Tamam, mikrofon suyun altında konuşmalarımızı duymuyor.

Ama bizim başka ihtiyaçlarımız da var.

Mademki radyo burada çekmiyor, o zaman biz kendimizi burada evimizde gibi

hissedebilir miyiz?

Buraya gelelim böyle isteyen dövüşsün, isteyen sevişir.

Ben bunda bir reklam kokusu seziyorum Naci abi.

Para alacaksın milletten.

İnsanlık soyunun devamını yaptığın katkı işinin Allah razı olsun diyeceğine sen

diyorsun ne?

Allah'ın mağarasını sen niye işletiyorsun Naci abi?

Çünkü benim arazimin içinde olduğu için emanetçisi ben oluyorum.

Ne emanetçisi mi olur Naci abi?

Kolonyada tutsaydın bari. Vallahi ayıp ediyorsun.

Ben burada hizmet sunuyorum. Beni konuşturuyorsun şimdi Nuriye'nin

yanında. Tövbe ya.

Sevgili Çağdaşköy'ün köylüleri, Sin Mağarası'nda düzenlediğimiz şükür ve

minnet duası etkinliklerimize Türk köylülerimiz davetlidir.

Efendim, Fedai dün gece köyde canı sıkılıyor.

Radyosunu da yanına alıyor, diyor ben birazcık ormanda gezineyim.

Dolaşıyor, dolaşıyor, dolaşıyor. Bir müddet sonra bu mağaranın önüne gir.

Fedai diyor ben biraz mağaraya gireyim, kafayı dinleyeyim.

İçeri giriyor, kafayı dinlemeye başlıyor. Tabii Fedai'de kafa az olduğu

için bu süre az sürüyor.

Orbu Fedai.

Sonra tekrar canı sıkılan Fedai diyor ben radyodum. Radyoyu açıyor.

Karıştırıyor, kavuşturuyor, ıvır kıvır zıvır yapıyor.

Radyoda ses çıkmıyor.

Hiçbir kanal yakalayamıyor.

Ne özel radyo çekiyor, ne devlet kanalı çekiyor, ne Arap, ne acem. Hiçbir şey

çekmiyor.

Şimdi biz biliyoruz ki aklımıza geliyor.

Mağarada. Edayının radyo çekmiyor, kadınların mikrofonu da çekmiyor.

Şimdi tabii çok zor bir şeydir devletle yaşamak.

İnsan yeri geliyor, affedersin Seyit abi kişi geliyor.

Efendim yeri geliyor özel bir şey şimdi ben konuşamıyorum. Kadınlar var yaşamak

istiyor. Olmuyor.

İnsan yalnız kalmak istiyor. İşte burada, devletin karşısında

yapamadığınız her bir şeyi evinizde gibi yapabilirsiniz.

Tabii bu arada, mağaranın işletmesini de bendeniz alıyor. Sonunda doğru mesleği

buldun.

Öyle mi?

Arkadaşlar, saatliği 35 milyon lira, işine gelirse canım veresiyemize yoktur.

Başlarım böyle işe.

Hiçbir özelimiz kalmadı, bir de üstüne para vereceğiz.

Ben gidiyorum.

Sevda, ne yapıyorsun?

Ya bırakın ya, bırakın!

Devleti karşıma alacağım, konuşacağım ya! Ne yapıyorsun?

Şadi, gel sen de otur karşıma. Sevda, otur hele şuraya ya!

Sakinleş biraz.

Bak, bu sinirle gidersen, kork edersiniz!

Sevda, ne yapıyorsun?

Biraz alttan al, suyuna git. Devlet de devlet olur mu?

Devletten korkumuza 300 yıl bu mağarada uyuyalım mı?

Dinlemesin beni. Ben onu gizlice dinliyorum, o da beni dinlemesin.

Dinlemeyince de diyorlar, devlet bizi dinlemiyor.

Hocam, bana kızıyorsunuz fakat insanlar karılarını alıyorlar. Aletli karıları

gidiyorlar mağaralarda.

Fingir, fingir, fingir. Olabilir Zeki. Adamın kendi helal karısı. İster

mağaraya götürün, ister evine götürün. Sen de al karını götür mağaraya. Hocam,

benim karım yok. Ya Zeki, sana karıyı da ben mi bulayım? Hocam, estağfurullah da

alet benden olsa karı sizden.

Kocam bir büyüklük yap.

Peki.

Ben Tepe'min pasını attırmam.

Hadi git abdest al.

Hop kardeşim kaynak yapma. Nereye? Hele işine bak sen.

Ne yapıyorsun lan?

Bir babandır. Ben burada ekmeği gibi taşlar çıkarıyorum.

Haydi canım, haydi. Çiçeklerini kapatma. Müşteri olmayanlar kalabalık

yapmasınlar, yallah.

Parası ne değil mi Naci abi?

Fedai, eğer ki işe yaramazsa... ...para yardımcımız yoktur, haberin olsun.

Ha bu senin numarandır, bunu alıyorsun.

Şöyle en arka sıraya geçiyorsun.

Köy en arkaya geçmesek, önde dursak.

Haydi gel gel.

Geç.

Köylüler! Bu akkaşı buraya alıyorum, zaten erkek çıkacaklar. Durun, durun.

Anne, senin ne işin var burada?

Allah, Allah affet. Gitemiz çarşaf lazım olacak.

Yok anne, hadi eve git.

Aranın önündeyim. Bir şey lazım olursa seslenin. Hadi anne, hadi lafı uzatma

anne. Hadi, hadi.

Geçelim, geçelim sıraya. Zeliha'nın tatlılarını es geçmeyelim.

Patişan macunu mübarek.

Köye iyice tımarhanaya döndü muğlaz.

Öyle yasak aşıklar gibi mağara köşelerinde tövbe tövbe. Allah günahı

yazmasın inşallah.

Fena mı oldu kız?

İlişkimize renk geldi.

Kim demiş evlilik aşk öldürüyordu ya?

Ya ne olur artık taşınalım muğlaz ya.

Taşınma maşınma yok Şadiye. Çıkar aklından.

Evde öyle demiyordun. En kısa zamanda taşınacağız diyordun.

Onlar benim resmi görüşlerimdi.

Ben de seni devlete şikayet etmezsem... ...yalan söylemek suretiyle insanları

kandırıyor diyeceğim. Ben de derim ki, ey devlet... ...ne yalanımı gördün.

Yürü.

Yürü. Hadi canım, hadi canım. Bu hakikattir.

Zeynep, buralara göz kulak getir.

Ya sen de başım ağrıyor diyorum. Hiç halden anlamıyorsun.

Hiç uzanma. Ben işimi ayakta halledeceğim. Sen ayakkabı istiyordun

değil.

Otuz dokuz sana uyar mı? Yani biraz küçük gelebilir ama.

Biraz daha vuracak ama idare edersin artık.

Ne yapıyorsun be acı tüyü?

Sen beni devlete rezil mi edeceksin ha? Param yok diyorum anlamıyor musun ha?

Hem param yoktan anlamıyorsun hem her gördüğünü istiyorsun.

Ama bütün arkadaşlarımın yeni arkadaşı var.

Sen ne arkadaşlarınla?

Allah sana hakkımı helal etmiyorum Selim. Allah seni kahretmesin.

Yatak çok rahat değil mi dayı?

Çok rahat.

Sen ne sürdün? Ne sürdüm? Bir şey kokuyor. Bir koku sürmüşsün.

Beğendin mi? Çok beğendim.

Kusura bakma beni biraz ovalat. Ne masajlar yapacağım şimdi.

Ne kaşımazdır diyeyim olayım biraz şöyle.

Hamur yorulur gibi olayım.

Fedai, o nedir? Ne nedir?

O nedir Fedai? Hele bak.

Anam!

Fırat'ın çarpsınlar basmış Fedai, kalk!

İlk dakika boş bırakmaya gelmiyorlar ha.

Ya hayırdır?

Feda ile Nuriye mağaraya gelmişler. Gözleri böyle fıldır fıldırmış.

Her yana bakıyormuş.

Ayakları böyle çarpmış.

Ben yapamıyorum ama.

Uydurmayın, uydurmayın.

Şurada biraz para kazandık. Kıskanmayın. Ya abi kurban olayım uydurmuyoruz.

İçinde dili tutulmuş korku lan.

Hadi. Ortalama bu içeri berbereye veriyorsunuz. Hani hiç kimse yok işte

burada.

Devletten korkmanın hiç kimseye bir faydası yok. Ben görmedim.

Bir şekilde bizim devletle barışmamız lazım.

Yok, tamam.

Barışalım. Barışalım da... ...bilmiyoruz ki neye küsmüş.

Acaba kendimizi mi sevdirsek?

Ya tanımıyor, tanımıyor. Bizi tanımıyor. Tanısa kessin sever.

Vallahi doğru söylüyor.

Hani bir laf vardır ya... ...gözden ırak olan...

Gönülden de Irak olur.

Şiir gibi konuştun Naci abi.

Allah razı olsun.

Bizi tanısa, bizi sevse, bak burası yemin ediyorum her yer gibi bir yer

olur.

Sevmek lazım ya.

Sevmek önemlidir. Bak Naci abi mesela ben seni seviyorum.

Ben de seni seviyorum Muhlis. Ben Fedai'yi de seviyorum. Abi ben zaten

seni çok seviyorum. Sağ olasın. Ben herkesi seviyorum. Şadiye'yi seviyorum,

çocukları seviyorum, annemi seviyorum.

Akrabaları, kahvede arkadaşları seviyorum.

Herkesi sev, dayım bile seviyorum ya bazen.

Ben de herkesi seviyorum.

Ama borcu olanları sevmiyorum.

Borcunu ödese?

O zaman çok seviyorum. Bak gördün seviyor.

Herkesi seviyoruz. Fedai, sen beni seviyor musun?

Seviyorum tabii abi.

Sebep? Sesin güzel.

Vallahi mi?

Senin sesin gerçekten güzel.

Naci abi.

Hayırdır?

Fedai. Abi.

Ben buluyorum.

Burayı belediye yapıyorum. Belediye.

Gelin benimle.

Muniz abi.

Burası belediye olursa sen şimdi belediye başkanı olacaksın ya. Benden bu

para olayımdır. Fedai torpil iş yaptırma. Ben de bunca yılda kazanayım.

Allah Allah bırakalım.

Efendim öncelikle hepiniz bu tanışma gecesine hoş geldiniz.

Hepiniz biliyorsunuz ki bundan bir zaman önce devlet köyümüze gelerek

Bazı kadınlara mikrofon taktı.

Şimdi biz bunu günlerdir oturduk düşünüyoruz. Acaba devlet bu kadınlara

mikrofonu neden taktı?

Ve bir sonuca ulaştık ki devlet bizi

tanımıyor. Tanımadığı için güvenmiyor, güvenmediği için mikrofon takıyor.

Diyoruz ki olsun biz kendimizi devlete tanıtalım.

Tanırsa sever, severse güvenir ve gelip malzemelerini geri alın.

On, iki, üç, dört.

2-3-4

Çadiye! Çadiye bayıldı bayıldı!

Çadiye! Çadiye kız!

Yardım edin.

Hastanın yakını kim?

Çok mu uzaktan geldiniz? Valla dağ yoludur. Bir saatlik yolda geliyoruz.

Köyde geliyoruz.

Hasta bize gelene kadar çok kan kaybetmiş. Biz ekip arkadaşlarla

elimizden geleni yaptık ama... Katiller!

Katiller! Katiller!

Ya ne yapıyorsun Muhriç? Sakin ol.

Ölmediler, yaşıyorlar.

Muhriç, muhriç.

Doktor diyor ki, ölmemişler diyor.

Kim ölmemiş lan?

Kimse. Doktor öyle diyor.

Doktor, Nacabi Türki Şadiye ölmemiş diyor.

Eşiniz 2 aylık hamile.

Muhayene etmeden sıfır alacakmıştır.

Hamile mi?

Hamile diyor, hamile diyor.

Hamile mi?

Hamile diyor.

Bir tanesini alacakmış gibi yapıyorum, iki tane veriyorum.

Ağabey, Allah-u Teala, fakirin kolunu sevindirmek için önce eşeğini

kaybettirir, sonra buldurulmuş.

Boş boş konuşma, onlar sevecek seni.

Peki, bir şey soracağım ben.

Doktor Bey, bu bizim kadınlara takılan mikrofonun adı ziprol midir?

Mikrofon ne ya?

Devlet bize mikrofon takmış.

Yani her şeyden haberdar olsun diye.

Mikrofon falan değil o ya.

Ben derdim zaten.

Bomba değil mi o? Ben demiştim zaten bomba.

Zülfikar amcanın aklına bomba değil mi o?

Sadiha yengenin içinde patladı.

Şaka mı yapıyorsunuz?

Ya nedir o zaman doktor bey Allah aşkına söyleyin. Vallahi buradan göbeğimiz

çatladı ha.

Zaten daha kötü ne olacak?

Kadınların hamile kalmamaları için takılan bir alet.

Dünya geleninde de yaygın olarak kullanılan bir doğum kontrol yöntemi.

Ben bunu hiç bilmiyordum.

Cipro, ton kontrol.

Al mısınız?

Baksanıza. Sağ olasın.

Tamam, tamam.

Dur hele, dur dur.

İlk defa hırsızlık malı olmayan bisiklet yiyorsunuz. Hadi gelin, iyisiniz. Al

bakalım.

Şadiye, su deposu yapıyoruz diye üzülürsün.

Niye üzüleyim? Köleye faydası oldu.

Köleye faydası oldu.

Kız benim yüzümden az da ölüyordun.

Şehirde olsaydık bunlar olmazdı.

Sen haklıydın.

Şehir'e gidecek olsun da iyidir.

Şehir'de bir başıma ne yapayım?

Sıkılırım. Ben bundan siz nereye gideyim bu hızla?

Fedai yok.

Remziye teyze, Fedai nerede?

Fedai?

Evde tek başına kaldılar.

Köylüler, o sallanan bayrak nedir?

Ahahahah

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.