All language subtitles for Tuzlu Kahve 9.Bölüm izle _ TvDiziler.tv

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Oh, eveye inerim.

Elim. Aman.

Oh.

Aman geldim.

Oh.

Geldim aman.

Ay insanın eve gibisi yok.

Ay eve gibisi yok.

Günaydın ablacığım.

Abla sen yokken benim elim kolum kalkmadı bak yeminle.

Kızlar da mutfağa gelecek. Siz de o kızları mutfağa mı soktunuz?

Onlar gelip benim elimde benim aileme yemek mi yaptı? Kim bu kızlar? Bu kızlar

kim? Ablacığım bak olaylar bildiğin gibi değil.

Ay ay kim gelmiş benim sultanım gelmiş.

Baş tacım gel sen bizi başsız taçsız bıraktın. Sen yokken bu evde neler oldu

bir bilsen.

Vallahi hiç beni dürtme Şengül abla her şeyi anlatacağım.

Anne sen yokken derin geldi ben illaki yemekleri yapacağım dedim. Olmaz dedim

asla biz Şengül abla ile ikimiz yaparız dedim. Annem hiç hoşlanmaz mutfağa

yabancıdan girmesinden dedim ama asla dinlemedi. İşte durum bu.

Sen nasılsın? İyi misin? İyi, uyudun mu? Keşke bütün bu olanları ben sana...

...böyle izlettirebilseydim. Mesela videoyla falan izletebilseydim keşke. Ah

ah!

Kırklarsınız, temizlersiniz mutfağı sirkeyle falan. Ondan sonra ben gelirim,

kahvaltıyı hazırlarız. Şimdi ben oğullarımı uyandırmaya gidiyorum.

Tamam, ben de sofrayı hemen hazırlarım. Sen hiç merak etme Ersin Hatice.

Sokmayalım şu kızları dedim.

E tamam, şimdi ben sofrayı hazırlarım dedim ama o taraf çarşı pazar. Sen üşen

gülüm, sen bilip toparla. Ben geliyorum. Ah Çağatay! Al çaldım.

Hadi aç teyzesinin gülü, merak ediyorum. Annem şu videoyu izledi mi?

İzlediysen al bir.

Çal bana.

Alo, hadi.

Aa, açmıyor.

Kız, olman gereken yerde olmuyoruz lan.

Çal, çaldır.

Allah Allah!

Neredesin Aybüce?

Şu ne istedim acaba?

Oğlum.

Anacığım.

Dönmüşsün. Döndüm yavrum.

Hoş geldin anacığım. Hoş buldum. Hadi kahvaltıya. Tamam, gecelerim.

Oğlum. Yavrum.

Annem.

Annem sadece rüyalarda görüyorum orada seni.

O kadar özledim ki.

Annem neredesin?

Nerede gittin?

Dön artık anne.

Geldim yavrum buradayım. Hadi kalk hadi.

Buradayım çocuğum. Bana buradayım derdin.

Murat.

Yavrum.

Anne. Evet. Gerçekten mi geldin? Geldim çocuğum.

Annem ya.

Canım annem. Canım annem gitme. Sensiz olmuyor hiçbir şey.

Yavrum. Hadi kahvaltıya. Tamam.

Hadi.

Yavrum benim yavrum.

Günaydın.

Günaydın. Bu ne?

Danıştırayım. Sebastian.

Yeni eniştemizi Çin'de yaptırdık herhalde teyzeciğim. Bu sefer fikir

benim değil canım.

İrma zam istedi.

Ve buna dönüştü. Evet. Çünkü İrma'nın sigortası var.

Maşallah. Yemeği var.

Ukala konuşması var.

Hafta sonu sokak izinin parası var.

Zam isteği var.

Yani ev taksidi kadar para ödüyoruz ona. Anladım anneanneciğim o yüzden robot.

Onda ses yok, ukalalık yok, gürültü yok, zam istemiyor, surat asmıyor. Bir tek

elektrik masrafı var.

O zaman aramıza hoş geldin Sebastian.

Hoş bulduk. Ha cevap da veriyor.

Nereye gidiyor?

Oğlum o kadar mı alacaksın? Ben onu senin için yaptım.

Anne benim için yaptıysan biraz daha alayım. Al çocuğum al.

Hamarat gelinlerimiz var sağ olsunlar. Dün de yemek yaptılar.

Murat hadi kaçalım.

Nereye?

Spor yapacağız da biz. Abi kardeş.

İkiniz. İkimiz.

Hadi görüşürüz. Babacığım görüşürüz. Aşk karına mı gidiyorsun? Yok doyduk işte.

Hadi. Hadi.

Sağ ol babacığım. Hadi görüşürüz. Güle güle canım.

Anne.

Şarjın var mı sana?

Var. Lazım mı?

Yok bana lazım değil yani pili yerinde değil mi? Var yani şarjın. Var.

Anne ben bu misafir ağırlama işini çok sevdim.

O nereden çıktı?

Dün gece bak nasıl zıvıl zıvıl da evimiz. Ev yaşıyor. O yüzden misafir

ağırlamak çok güzel bir şey. Ve ben de bu işte bence çok iyiyim. Çok iyisin

canım. Sen önce kapı açmayı öğren.

Ağaç oldum zile çala çala.

Ay ben çalar çalar girersin diye.

O ne bu?

Diyorum ki eve böyle bir 8 ila 12 kişilik bir masa alalım.

İnsanı ağırlamak açısından.

Kızım ben geldim geri daha 8 kişi görmedim bu evde. Ne yapacaksın o kadar

kişiyi sen?

4 kişilik masa var kimse gelmiyor. İnsanlara biraz yer açmak lazım. O

yüzden masa şart.

Şart canım şart.

Alo teyzem, Sevda'm ne yaptın?

Ayüke. Kızım arıyorum, arıyorum açmıyorsun ya. Allah Allah.

Anlat bakayım teyze senin gülü. Akşam hatmen hemen ne yaptınız?

Ay teyze çok iyi vakit geçirdik.

E tamam güzel.

Bir şey söyledi mi?

Ayşe Pekkan ile Nebahat Çehre gelmiş. Onu anlattı.

Nerede? Tam öyle şey yapamadım tabii. Rüyada gibiydim. Uyur uyanık. Ama Ayşe

Pekkan gelmiş Hatun teyzeye.

Kızın bilmece gibi konuşmazsa ne olmuş ki?

Sonra da Nebahat Çehre gelmiş.

Sonra ikisi çikolata yemişler. Hatun teyzeye vermemişler. Hatun teyze de

bozum olmuş.

Allah'ım yarabbi ya. Ya ben sana dün geceyi soruyorum Halbuki.

Ben de dün gece olanları anlatıyorum teyze.

Peki sonra ne oldu?

Sonra uyuduk.

Yani telefonlar falan hiç bakmadı ya öyle mi?

Yok bakmadı ben görmedim.

Bir şey de mi izlemedi?

Görmedim. Kızım şöyle kafanı bir salla, bir titret, bir bilgi gelsin. Delirtme

beni. Sabah nasıl kalktı? Sabah kalktığımda gitmişti.

Yani senin bütün gecenin ne yaptığına dair hiçbir fikrin yok öyle mi? Uyuduk

diyorum ya teyzem.

Allah Allah ya çok garip yani.

Tamam neyse hadi kapat kapat.

Aldı öptüm seni.

Laf taşıma laf taşıma.

Pek bir şey de taşıyamadım anne zaten.

Tetikotu yapıyor musun? Görmüyorum.

Mermi almasa çok iddialı. Ama Bora çok hype oldu, gerek yok.

Elit! Tamam, yeter artık!

Hiç sana yakışıyor mu bu haller?

Of anne bütün gece uyumadım ben. Ha bir de uykundan da oldun şu olaylar için.

Aa abla yeter artık ya. Gitme kızın üstüne.

Kızım sen de neden böyle üstüne uymayacak işlere giriyorsun ya?

Bir bilsem dayı.

Yani derin etrafımdayken gerginlikten ne yaptığımı biliyor muyum ben?

Asıl Kutaygiller etrafındayken kontrolünü kaybetmeyeceksin.

Ben seni anlıyorum kızım.

Kutaygillerin insanın üstünde...

Böyle bir etkisi oluyor maalesef.

Dayı aynı şey mi ya?

Dayın, Kutaygiller hakkında konuşunca da... ...dengesini kaybediyor.

Abla ne alakası var Allah aşkına ya?

Afiyet olsun.

Ya Meryem, bana da bir kahve yapar mısın? Tabii.

Kalk, kendin al kızım.

Sade kahve.

Hemen yapıyorum.

Aşk olsun anne. Niye öyle söylüyorsun?

Madem tek başına her işi yapmaya kalkıştın... ...hatun hanıma güya kekler

yemekler yaptın... ...kahveni yapmışsın. Çok mu?

Hiç bana bakma abla. Ben anne kız arasına prensipte girmiyorum.

Tamam artık.

Yeter bu kadar düşündüğün.

Hatun Hanım videoyu görmüş olsa... ...bence çoktan haber gelirdi.

Ben emin değilim ama.

Aa! Kim arıyor?

Efendim aşkım.

Düzelmiş. Köpeği misin? Aşkıymış ya. Aa!

Pader mi? Ay çok iyi fikir. Gidelim tabii be.

Tamam. Tamam, görüşürüz. Bye bye.

Evet.

Eğer Hatun anne videoyu görmüş olsaydı... ...Murat hiçbir şey olmamış

gibi beni Pader'e çağırmazdı.

Herhalde. Herhalde.

Benim de bu durumda bir fikir... ...veyaletlem gerekiyor.

Herhalde. Herhalde.

Osman buyur canım.

Hatun sen pek bir sessizsin hayırdır bir şey mi oldu?

Yoruldum be Osman.

Yok yok var seninle bir haller.

Yani o kadar diyorum.

Hatun yapma karışma dur biraz. Yok yapamıyorum olmuyor.

Bak diyorum oğlumuz geldi kavuştuk oğlumuza. Ay gene gidiyor.

Bir de dün ne oldu biliyor musun?

Candan bana bir video gönderdi. Gelinler beni çekiştirmiş.

Ay öyle içerledim ki.

Ama susuyorum.

Vakti zamanı geldiğinde yüzleşeceğim illa. Sen en doğrusunu bilirsin hanım.

Ayrıca kimsenin bir yere gittiği yok. Nasıl?

Oğlan normalde Murat'ın nişanına katılıp dönecekti. Evet.

Derin çıkmasaydı karşısına çoktan dönmüştü hatun.

Doğru. Bak şimdi bizimle.

Düğün değerini kurmak kolay mı?

Değil Osman.

Hele bir dur bakalım.

Önce evlenecekler de sonra gidecekler de.

Doğru diyorsun Osman.

Daha evlenecekler de ondan sonra gidecekler.

Ay Osman gelin ata binmiş ya nasip demiş.

Oğlumuz o zamana kadar bizimle burada.

Evet.

Eee? Bir tatlıyı hak ettik hatun. Aa?

Gelinlerin tatlısını beğenmedin mi? Yemeklerini beğenmiştin ne oldu?

Taklayemedim ki orada sadece yemek yedim.

Benim gözüm gönlüm sana alışmış ayrıca.

O zaman... ...ben de sana bir revani mi yapsam? Çok uzun zaman oldu

özlemişsindir. Bir dilim ama.

İki. Tamam.

Tamam iki.

Hadi bir tane de benden üç.

Lep lep lep. Ay canım benim. Ay öpeyim seni.

Canım benim. Teşekkür ederim Osman, kalbimi ferahlattın.

Oh. Ay canım.

Ziyade olsun.

Sağ ol.

İyi ki varsın.

Sen de iyi ki varsın hatun.

Eşkı halde, Ünver Beyciğim sizden birazcık nakit avans istemek zorundayım.

Yes! Osman Bey, elime sahte olur.

Arayın parayı almayı unuttum.

Tamamdır halbuki.

Al bakalım bunu. Ki sen daha fazlasına layıksın.

Çok teşekkür ederim Ömer Bey. Valla mahcup ettiniz beni.

Kolay gelsin Ömer Bey.

Sağ ol Aybüke'ciğim.

Sizle bir konuda bir şey konuşmak istiyordum da.

Anlamadın. Sizle özel bir şey konuşmak istiyordum.

Burada.

Hanım.

Hanım.

Geliyor.

Efendim Aybüke?

Ömer Bey, ben sizden biraz nakit alans istemek istemiştim de.

Hayırdır? Evle ilgili bir şey yapacağım.

Niye sen ev sahibi misin? Hayırdır? Yok o kadar para istemiyorum. Sadece masa

alacağım. Masa mı?

Masa almak istiyorum.

Yani biraz misafir ağırlamak istiyorum. Çünkü bence bu konuda çok iyiyim. Ama

evdeki masa dört kişilik. Öyle olunca misafir ağırlayamıyorum. Daha büyük alıp

daha fazla insanı ağırlamak istiyorum.

Anladım.

Peki sen başlığı kaç gün oldu Aybükeciğim?

Yani gün hesabı yaparsak haklısınız tabii.

Doğru gün hesabı yaparsak öyle yapmasak nereden gidebiliriz? Nereden gidebiliriz

bilemedim. Yani daha ilk maaşını hak etmedin sen abi ki.

Evet. O yüzden de zaten sizden bütün parayı istemiyorum. Birazcık istiyorum.

Ne kadar?

İşte siz ne kadar verirseniz. Sen söyle.

Yok seni zorlamak istemem. Olur mu canım? Yani parayı isteyen sensin. Ben

niye pazarlık yapıyorum?

Ben de tam onu düşünüyordum.

Tamam, peki. O zaman... ...muhasebeye git, sana masa kadar versinler

parayı. Ama maaşından düşeriz, unutma. Tamam, çok maaş pahalı. Yok,

estağfurullah.

Tamam, o zaman ben gidiyorum.

Haydi. Ne yaptın, alıyor musun onu sen?

Masayı alıyorum da, şimdikimi çağıracağım onu düşünüyorum. Ben de dert

yapmaz ki.

Gel, gel, gel.

Sebastian gerçekten çayları getiriyor.

Evet.

Derin. Bu kadarını mı yapabiliyor?

Ben yapacağım yani.

Of İrma.

Ay yaklaşınca ben saçımı falan kapmaz değil mi?

Derin. Merhaba prenses. Merhaba Sebastian.

Prenses diyor bana.

İyi anlaşacağız biz belli ki.

O zaman size afiyet olsun. Ben çıkıyorum.

Görüşürüz Sebastian.

Görüşürüz prenses.

Sebastian. Bak bu Taylan.

Merhaba sülün Taylan.

Robotlar dünyasında bile ün salmışsın sen.

Irma çok para istedi.

Yarın gidiyor. Yerine Sebastian geldi.

İşte bu ailede çok para isteyenlerin hazin sonu.

Girace. Hadi kalkalım.

Anneciğim, Sebastian'ı kapatalım. Yanlış ellere geçmesin. O sadece benim sözümü

dinler. O.

Ne bakıyorsun sülüntayla?

Bakmadım ki. Baktın, baktın. Yoksa etrafta çalacak bir şey mi arıyorsun?

Bismillahirrahmanirrahim.

Aybüke, ben de seni arayacaktım teyzesinin gülü. Ay teyzem, ne oldu?

Kalp kalbe karşıymış demek ki. Ben de seni alışverişe çıkarmak istiyorum, onu

söyleyecektim. Kız, sen daha yeni işe girdin. Ne maaşı bu?

Biraz önce.

Aman sağ olun, onu seninle ezmek istiyorum.

Oo!

Ay, ay, Aybüke oldu, Baybüke yine ha?

Aferin kız teyzesini de düşünür.

Yaz iyi düşündün. Hem de biraz böyle bir düğünü konuşuruz.

Hatun Hanım hâlâ daha hiçbir şey olmamış gibi davranıyor.

Tamam, tamam teyzem. Sen hazırlamayın, hadi buluşuruz. Öpüyorum.

Ben bugün avans aldım. Bir de alışveriş için izin nasıl isteyeceğim ya?

Oldukça yaratıcı bir şey bulmam lazım.

Evet oğlum, çok güzel. Ben alırım lan sana bunu.

Gezersin bahçede. Hadi gel şimdi evimize gidelim. Akşam söyleyeceğim lan babana.

Sen hiç merak etme.

Yok ya.

Vallahi bu böyle olunca yok.

Alo.

Alo. Hatun babaanne.

Furkan.

Nasılsın çocuğum? Bir şey mi oldu? İyi misin?

İyiyim babaanne. Sen bana bir söz vermiştin ya. Bedavaya birlikte yemek

yiyecektik.

Yavrum evet öyle konuştuk ama... ...bugün olmaz çocuğum. Bugün benim çok

işim var evde.

Bunu ben seni özledim.

Ah yavrum. Yavrum benim. Ben de seni çok özledim çocuğum.

Bak ne yapalım biliyor musun?

Sen şimdi taksiye bin. Ben seni... Burada karşılayayım. Bugün evde beraber

olalım tamam mı?

Tamam babaanne evde olalım.

Tamam çocuğum ben konum atacağım şimdi. Sen onu taksici ağabeyine verirsin tamam

mı canım?

Hadi Allah'a emanet dikkatli gel.

Öptüm babaanne.

Ablacığım hayırdır kim geliyor?

Ay Şengül bir tanısan öyle seversin. Nasıl iyi nasıl temiz.

Derinin dayısı.

Derinin? Evet, evet.

Gelecek şimdi şöyle güzel bir sofra hazırlarız. Güzel hazırlamamızı yaparız,

donatırız. Aman hiç oyalanmayalım. Hadi şey, hamam ablacığım donatalım da. Biz

Adem'le Hale gidecektik alışveriş yapmaya.

Yok yok, biz önce hazırlamamızı yapalım. Ondan sonra rahat rahat gidersin.

Yetişir mi dersin? Aman yetişir. Çabuk, elimizi çabuk tutarız. Tamam.

O çıkardıklarının üzerine ceket de çıkar.

Neden hanımım?

İkna edici olmalı.

Kimi ikna edeceksiniz?

Mary, cevabını duymak istediğine emin misin?

Ay yok yok, hemen hemen çıkarıyorum.

Hadi.

Çıkar göreyim.

Tamam.

Tamam o.

Tamam, tamam bu.

Vallahi değiştireceğim şu telefonun zilini ha.

Alo. Alo.

Candan, nasılsın? Oo, Faryal teyzeciğim.

Can, benim sen zevzimi duyduğum çok daha iyi oğlum. Nasılsın?

Çok mersi.

Bir kahve içelim diyecektim müsaitsen.

Bir kırk beş dakikaya nasıl durumun?

Ay vallahi tüh, tüh diyeceğim.

Neden? Çünkü Aybüke aradı, alışverişe çıkacakmış, maaşını almış. Tabii teyzesi

ona bereket yaldırıyor. Yani elimi değdirdim, kazanıyor desem yerim.

Alışverişe gideceğiz. Aferin teyzeciğim, sen de gelsen ya.

Olabilir aslında.

Ay vallahi sana böyle şımşıkırdık, afilli kıyafet. Yani daha böyle senin

gibi klasik kıyafetler falan alırız. Ha ne dersin?

Pekala, anlaştık.

O zaman sizden yeri bekliyorum. Tamam, biz sana konum atacağız.

Biz alışveriş gülleri mi olacağız Feryat teyzem?

Tabii. İyi tamam, o zaman öptüm seni Feryat teyzeciğim. Hadi iyi günler, iyi

günler.

Feryat teyze bana bak ya.

Alışverişler geliyor bizimle. Allah diyor.

Havalı olayım bari.

Çok iyi düşünmüşsünüz aşkım ya. Eğleniriz. Umarım dördüncümüz de

hocadır.

Selam herkese.

Aa aşkım hoş geldin. Hayatım tanıştırayım rakiplerimiz. Nasıl?

Murat bu senin fikrin miydi?

Aa ne oldu korktun mu?

Rekabetten kaçıyorsun herhalde. Ooo meydan okumu nerede gördün?

Sana kolejdeki tenis maçlarımızı hatırlatırım derince. Sana tenis

oynamayı kim öğretti? Bir hatırlasana.

Arkadaşlar, tenisle pedal biraz farklı. Pedal daha soft bir spor. Soft. Sakin,

sakin. Fark etmez Murat. Fark etmez. Fark etse burada olmazdık. Aynen. Evet.

Raketler nerede?

Başlayalım bence.

Kızlar, kızlar şey, centilmenlik işinde, fair play olarak. Tamam Mehmet'im, boş

ver şimdi.

Sen de raketlere geç.

Geçiyorum, geçiyorum. Sen dur orada. Sen göreceksin. Ayrılın şöyle.

Ne yaptık biz? Biz ne yaptık ya? Abi bakın, raketi öyle bir soru ki kürek

istiyor. Kafasına vuracaklar karşısına. Böyle bir şey olamaz ya. Murat.

Aşkım geliyor, hemen raketler geliyor. Hadi Mehmet, getirelim raketleri. Tamam,

tamam. Burada, burada, burada.

Lütfen gelin. Hayda, gazam mübarek olmuş.

Allah kahretmesin.

Havuzunuz o kadar mı yetmiş babaanne?

Öyle yavrum, çok şükür. Ben geçen gece bir rüya gördüm. Rüyamda boğuluyordum.

Ay tövbe. Sonra sabah uyandım, annem beni zorla evin önündeki denize soktu.

Boğuldum. Ay tövbe tövbe yavrum, olur mu öyle şey? Girmiyorum da, korkuyorum ben

de. Yapma yavrum. Ben de gördüm ya Mehmet'imin rüyamda, o da boğuluyor.

Seni çok iyi anlıyorum evladım. Girme sen denize çocuğum.

Buradan havuza gireyim mi?

Gir tabii.

Dur, aa ne yapıyorsun?

Şimdi değil. Olur mu öyle şey?

Yok. Ay emanet çocuk. Aman ne sor. Ya Rabbim. Şimdi değil çocuğum. İstediğin

zaman gelir girersin. Sen beni yüzdürecek misin?

Mehmet abinle Murat abin yüzdürür. Sana simit de alırız.

Simit. Evet ama o yediğinden değil. Böyle giyiliyor ya. Hani batmıyorsun

suda. Simit. Evet.

Bu sütunlar tarihi eser mi?

Yok değil çocuğum. Osman deden çok seviyor diye aldı böyle. Koydu alçıdan.

Alçı satılmaz.

İçte satılıyor ki aldı.

Eviniz çok büyükmüş.

Büyük çocuğum çok şükür. İçini merak ediyor musun?

Göstereyim mi?

İçeride bir de sürpriz var sana.

Sürpriz? Evet.

Peki tapusu kimin üzerine?

Tapusunu bilmiyorum yavrum. Hangimizin üzerine? Osman dedenindir. Bilmiyorum.

Tapu benim olsun mu? Ay olsun, olsun.

Ben tapu çok seviyorum. Tamam yavrum, tamam olsun.

Aaa, bak çekiyorum.

Kızım ev araya giriyoruz, küpelerini çıkarsana.

Ay unuttum teyze.

Neredeyse çakozlayacaklardı.

Yukarı koy hemen.

Evet böyle tam yaklaştırın biraz.

Yalnız deterjanlar görünüyor ha.

Teyze kadrajını küçült küçült daralt.

Kadraj nasıl?

Ha burası.

Tamam. Bayağı inandırıcı.

Çektim. MR böyle mi yazılıyor ya?

Misler gibi düşün.

Tamam şöyle biraz aşağıdan da çekeyim. Olsun alternatif. Evet.

Çektim birkaç tane çektim. Hadi kalk boynunu arayacak.

Çektin mi? Çektim. Bakayım. Ne yazacaksın?

Ay çok güzel çekmişsin teyze. Dur mesaja atayım.

Ha.

Ünver Bey bugün MR randevum varmış.

Hastanedeyim ben.

Öğleden sonra gelemeyeceğim.

Ne oldu kız?

Teyze yarık mı isterse?

O kadar dedim sana hastanenin koridorunda çekelim diye.

Teyze hastaneye gidecek olsan işe de giderdin.

Yani o daha doğru.

Bir yolla gitsin.

Melodeciğim, bu müşteri bizim için çok önemli.

Birazdan beste de gelecek.

Bir öncekinde doğru analiz yapamadık.

Müşteri lansmanı beğenmedi maalesef. Doğru, çok doğru Ünvar Bey.

Ünvar Bey.

Eman randevum varmış, unutmuşum. Hastanedeyim, öğleden sonra

gelemeyeceğim.

Pardon.

Buyurun, buyurun. Türkan Hanım ne güzel sürpriz, buyurun.

Şey, Aybüke'me bunu getirmiştim de... ...kusura kalmayın, rahatsız ettim

sizi. Evet, buyurun, buyurun. Aybüke'nin...

Belli ki bir işi var. Biraz çıktı.

Gelecektir. Siz oturun burada bekleyin. Gelecektir.

Sağ ol.

Ay benim canım.

Hatun babaanne. Senin evin ayakkabıyla girilmez.

Ah ben senin o aklını yaradana kurban olayım.

Ay olmayan aklıyla da neler ne.

Ah çocuğum. Ah çocuğum. Ay yavrum.

Aferin çocuğum. Aferin. Gel bakalım.

Dur şimdi.

O minik ellerinle gözlerini kapat.

Aferin. Gel bakalım.

Benim de sana bir sürprizim var.

Yok önünde bir şey yok. Aferin benim akıllı çocuğum. Yok sağ ol.

Ben sağa yakayım.

Bismillah. Allah'ım aklına kurban olayım seni.

Gel.

Aç şimdi.

Ne oluyor?

Sinirle ne olacak?

Tövbe tövbe yarabbim. Oğlum o ses ne? Nereden çıktı? Niye öyle çıktı? O ses ne

oldu?

Yavrum beni korkutma. Ay gözünü seveyim beni korkutma çocuğum. Korkutma çocuğum.

Niye öyle oldu?

Ay niye öyle oldu? Ben de korktum.

Yok çocuğum, sünnet niye olmasın? Sen oldun yani kutlamamışsınız o yüzden.

Ben sünnet oldum. Annemler altınlarımı vermedi.

İşte şimdi ben de sana kutlama yapıp altın vereceğim çocuğum.

Sünnet olursam altın verecek misin?

Vereceğim yavrum.

Ah çocuğum, ah çocuğum. Ay ne mutlu oldu.

Nasıl mutlu oldu?

Aman maşallah sana maşallah çocuğum.

Aferin. Ver. Ne yakıştı. Ver. Vereceğim yavrum. Atılma. Ama bir şeyleri aç

karnına altın olma. Atılma. Yapma yavrum. Atılma. Çocuğum öyle tutturma.

Atılma. Ama ben korkarım öyle bakma. Atılma.

Gönderin bana evine.

Hiç. Bak abilerinin hiçbiri böyle şeyler yapmadı. Ben hiç sevmem öyle yaramaz

çocuk. Yapma sakın ben korkuyorum yavrum öyle şeylerden.

Karnımızı da vereceğiz. Ondan sonra altınlarını vereceğim.

Ötürü bu ver. Vereceğim çocuğum. Hadi git. Hadi git güzelciğim, otur. Ay çok

zor. Ay Allah Allah.

Bir akıl geliyor, gidiyor. Sinir basıyor, bir şey oluyor.

Aman Allah yardımcısı olsun.

Ne iyi.

Ya Murat ne yapıyorsun orada Allah aşkına?

Şükrü mermi gibi geliyor, kaçtım. Ne yapayım ya?

Ötürü duruyorsun ya.

Atıyorum. Tamam.

Ya aşkım önüme geçme ama ya.

Geçer Muratcığım, önüne de geçer. Partnerini hiç alan tanımaz o,

bencildir. Sorun değil ya, benim için sorun değil vallahi.

Partner var, partner var.

Ha öyle mi? Ben şimdi göstereceğim sana partneri.

Al sana.

Bazıları sahada durmayı bilir, bazıları da eşi sıkışınca Amerika'ya kaçmayı.

Elifciğim biz kaçmıyoruz yalnız.

Sen niye... Niye bu kadar kıskanıyorsun bu Amerika'yı?

Ne kıskanacağım seni ya?

Ben senin adına mutlu oluyorum.

Çünkü burada böyle işsiz bir tüketiciye ne?

Burada meslek sahibi olursun. Ha öyle mi? Ben mi işsiz güçsüzüm? Kızlar. Sen

ne istiyorsun pardon?

Aydın oğlu holdum ki.

Bir sakin olalım. Tamam sakin sakin. Bir ara verelim artık. Evet ara verelim. Bir

soğuklayalım, bir su içelim.

Geç sen de şöyle oturun. Soğukla bir su getirelim. Bir su getiriyoruz tamam mı?

Şöyle uzak. Hadi bakalım.

Murat dedi. Abi biz ne yapıyoruz ya? Ne yapacağız böyle?

Ya ne bileyim ne yapacağız ya bunda?

Birbirlerine saldıracaklar. Mehmet neredesin hadi?

Geliyorum hayatım.

Murat hadi.

Komutan sesleniyorum.

Vallahi ben acem birliğinde bu kadar stres yaşamadım ya. Geliyorum aşkım

geliyorum. Bir şey yapmamız lazım abi.

Benim aklıma bir fikir var. Ne?

Hemen yesin yemeklerini.

Köfte patates.

Ha öyle hemen mi istiyorsun?

Al bakayım. Böyle yiyeceksin.

Ay al fiyet olsun Allah'ım.

Ah emanet çocuk çok zor, çok zor.

Altınını ver.

Vereceğim çocuğum. Altınını ver. Vereceğim yavrum. Karnını doyur,

altınını vereceğim.

Tutturmak yok.

Hiç sevmediğim şeyler.

Olmaz. Aferin, aferin sana.

Hadi bakalım yüple.

Çocuğum yapma diyorum.

Tamam yeter.

Gel teyzem gel.

Kız burası neresi be? Şişik Naciye'nin yerine gitmeyecek miydik? Burası böyle

sergici mi, oyuncakçı mı, kasetçi mi ne belli değil.

Teyzem yeri gelmişken şunu açıklığa kavuşturalım. Siz niye kadın şişik

diyorsunuz? Ya kadın şişko bile değil.

Ona bakarsın kadın adı Naciye de değil.

Ne var burada?

Vallahi teyzem bir sürü şey var. Antika var, vintage parçalar var... ...kıyafet

var, plak var, her şeyden biraz.

Tabanca var.

Ay teyzem ne yapıyorsun?

Ay şeytan doldurur Sevda'm. Ay elbise var mı elbise?

Var teyzem de.

Bence yani Feride Hanım seninle alışverişe çıkmak istemişken... ...şimdi

senin gittiğin yerlere götürüp kadını şey yapmayalım, vazgeçirmeyelim.

Ne varmış benim gittiğim yerlerde?

Hiç, sadece ben önce Feride Hanım seni tanıması için biraz erken.

Vallahi dikkatini çekiştiriyorum. Halbuki Perihan Hanım'ın kendisi benimle

alışverişe çıkmak istedi. Ben bir şey demedim. Alışverişe çıkmak isteyen o.

Öyle. Orası da öyle.

Candancığım.

Aybüke'ciğim, ne güzel bir yer bulmuşsunuz. Vallahi ben değil de Aybüke

buldu. Ben de bakmıyorum bir şeyler bulayım diye de henüz bulamadım tabii.

Candancığım, aslında sizinle konuşmak istediğim önemli bir konu var.

Ay o ne?

O ne teyze?

Ne o?

Çok yakıştı sana.

Bu da benim sana hediyem olsun.

Aa!

Ay, Feryal İpekli'den Candan Aydınoğlu'na bir adet alsın araba.

Ay, Feryal teyzeciğim çok teşekkürler.

Yok, yok istemiyoruz. Tamam, tamam. Pardon, pardon.

Aslında Hatun Hanım'a da bir hediye almak istiyorum.

Biraz gönlünü almak iyi olur.

O yüzden Candancığım, o iş bizde Feral teyzeciğim. Gel gel. Ay bir kere gel. O

iş bizde.

Ay teyzem ya.

Böyle takınca çok enteresan oldu. Sanki ailedeki miras senden kalacakmış gibi.

Ne mirası bu?

Ne bileyim, bir şekilde miras işte yani. Böyle bir gizemli oldum.

Rengi çok güzel.

Tam Hatun Hanım'a göre.

Maalesef o renk ayrıldı efendim.

Satsalış mı bu? Hayır üç gündür bir müşteri için ayırıyoruz.

Aa üç gündür almaya gelmediyse o vazgeçmiş istemiyordu.

Sizi arayın.

Ay teyzem kadının alışverişine kamyon atadı.

Aman Candancığım hiç gerek yok. Başka bir şey bakarız. Olmaz Feral teyzeciğim

sen bu rengi çok beğendin lütfen.

Candancığım. Aslında Derin'le Mehmet konusunda... Feryal teyzeciğim, şu

konudan bir haber gelsin. İşime sinmiyor.

Pardon.

Üç gündür ayırmış olması bütün şalları alacağı anlamına gelmiyor.

Ben Feryal İpekli.

Ben bu şalı alıyorum.

Fikir şu, mankenlerin üzerinde böyle devasa uyku battaniyeleri olsun.

Bu günlerden. Sıçacık. Böyle.

Sanki müşteriye tam ruhu yansıtamıyormuşuz gibi geliyor. Bir akış

açımızı mı değiştirsek acaba?

Yani daha yoğun, daha ruhu yüksek bir kampanyayı

hedefliyoruz. Doğru mu anlıyorum?

Çok bereketli. İşte benim bu. Bir tane de şimdi tıla tıla şey yapayım. Çıkar

bunu ben.

Lakin... Türkan Hanım, siz bu elinizdekileri masadakilerle mi

örüyorsunuz? Kusura kalmayın, ben daldım burada beklerken.

Yanlış bir şey yaptım. Yok yok, hiç şey yapmayın. Hiç hiç sorun yok.

Hiç sorun yok.

Arkadaşlar bulduk.

Bu.

Budur. Bu.

Bu. Bu.

Türkan Hanım siz...

Gerçekten hepimize ilham oldunuz.

Bütçesiniz.

İşte bu.

Beğendi. Beğendiniz mi?

Ben o zaman gideyim. Kızım bak bu kırmızı sana çok yakışır. Bu sağ olsun.

Teşekkür ederim. Kızım sen de bunun kışın boynuna dolarsın. Ben öyle daldım

yaptım. Aybüke'nin geleceği yok.

Ben kaç... Bak yanlış anlaşılmasın. Bunlar benim. Aha bu da benimdi.

Sağ ol. Çok yakıştı canım benim.

Bak, ortak düşman yaratınca birbirlerini unuttular. İşte bu.

Ağabey sana var ya, helal olsun. Çok iyi düşündün. Pedro bizim ata sporumuz olsun

artık. Yürü kız onları.

Yakala derim.

Helal sana.

Bravo.

Bu güçlü de olurmuş at ha.

Görsünler bakalım.

Ben şimdi göstereceğim onlara kimmiş güçsüz.

Fırat! Fırat! Çak!

Fırat!

Fırat!

Ah!

Ah!

Ah candan ah candan! Bak bunları koymuş böyle ulu orta.

Kasaya koy.

Allah Allah!

Baksana şunları.

Çeyreği de yok.

Küçük altını yok hiç.

Aa bak.

Bak buna sevinir. Ay yavrum. Bu beşi bir yerdeye sevinir.

Al.

Ah çandan.

Ah çandan.

Ne çocuğum benim.

Ay mutlu olur.

Vallahi helal olsun Feryal Hanım teyzeciğim siz de ki de yani inadım inat

yemin ediyorum dediniz alacağım aldınız o şalı.

Estağfurullah Candan'cığım sizden ilham aldım.

Teyzem ben de sana pinek aldım sen de gittin Feryal Hanım'a verdin ya alacağın

olsun.

Ya kadın o kadar şal aldı elbette gönderdim fazla ayıptır ya.

Gerçi iyi oldu bugün aldığım avans da çok uzaklaşmadan yuvasına geri dönmüş

oldu.

Yani çok teşekkür ederim Aybüke'cim.

İkisinin de bende albümleri yoktu. İyi oldu.

Gerçek ayrı ayrı arasan bulamazsın.

İyi günler de dinleyin.

Teşekkür ederim.

Cendancığım. Sizinle asıl konuşmak istediğim konuya gelebilir miyim? Tabi

gelin lütfen buyurun.

Ben Derin'in şirkete yaklaşımından rahatsızım.

Mehmet'le evliliğini de.

Yalnızca iki gencin meselesi olarak görmüyorum. Ben de pek görmüyorum.

Murat'ın geleceğini de düşünüyorum.

Derin'in şirket üzerinden aile içinde güç kazanmasını istemem.

Derin de öyle kenarda kalacak bir tip değil yalnız.

O yüzden Murat'la Elit'in düğününü bir an önce yapalım istiyorum.

Mehmet'le Derin'in evliliğini de biraz bekletelim.

Ya tabii şimdi böyle iki düğün birden olunca insan... Birden olmayacak zaten.

Ben de onu söylüyorum.

Birini önceden halledelim diyordu.

Mevzam sen ikisini de istemiyorsun ki.

Bir kere sana şimdi laniye verdim diye üzülüyordun ya onu düşün.

Candancığım. Hatun Hanım'la sizin konuşmanızı istiyorum.

Murat'la Elif'in düğününü öne çekmek için ona ikna edebilirseniz. Tabii tabii

ben konuşurum hatunannemle tabii ki.

Ha isterseniz ben de kendisiyle görüşebilirim. Hatta çok memnun olurum.

Zaten ben uzun süredir yakın olmak istiyordum.

Ya gerek yok aslında. Yani siz ta oraya gideceksiniz hatunannemle konuşalım. Siz

benden hiç zahmet etmeyin.

Emin misiniz? Tabii ki çok eminim. Ben gideyim ve Hatun Hanım'la konuşurum. Ben

konuşacağım da kim konuşacak yani değil mi?

Efendim Neslihan'cığım.

Aa öyle mi?

Ben çok yakındayım. Hemen geliyorum.

Tamam.

Candancığım ben müsaadenizi isteyeyim.

Kulübe geçmem lazım.

Neslihan'la buluşacağız da.

Müsaade sizin Perlen Hanım.

İsterseniz planınız bizde kalsın. Neslihan Hanım yeni müzik zevkinize

tanışmaya hazır olmayabilir.

Haklı olabilirsin Halbuki. Teşekkür ederim.

Hoşçakalın. Neslihan Hanım'a çok selamlar bizden de.

Hoşçakalın. Güle güle.

Hesabı senle deriz.

Tamam canım.

Sevse çiftler be ha.

Yalnız dedim dedim vallahi geri aldın Şükrü'yü pes.

Teyze zaten plan sana hediye etmiştim ya.

Olsun kadınla ev boyunca gelmeyecektik. Sen hesabı iste çabuk. O benim o benim.

Ay biliyorum çok merak ettim mor mor gözümü aldım.

Pardon.

Eksküzüm. Ay eksküzüm o diyecektim Fransızca bir anda geliyor gidiyor.

Sen güzel biliyorsun Fransızca mı davranıyorsun?

Biraz biliyorum teyze. İtalyanca da var.

Vay be.

Ay, ay, ay.

Aman. Aynı mutlu olacak bu çocuk.

Çok sevinecek, mutlu olacak bu çocuk.

Aman, aman.

Bu

kadar

mı? Aa, çok şükürdenim evladım. Ne demek bu kadar mı?

Bu kadar.

Ben külçe sandım. Niye ben sana külçe vereyim çocuğum? Olur mu öyle şey? Ben

sana böyle minik minik alacağım.

Alırım, annene veririm, o sana verir. Hayır, hayır anneme verme.

Annem sonra alır, bana vermez... ...ve beni zorla denize sokar, ben boğulurum.

Ay tövbe tövbe, aman yok yok. Ay olur mu öyle şey? Tamam, alıp böyle sana

vereceğim. Sen biriktireceksin minik minik. Ne zaman?

İşte bunları ben şimdi Candan ablanın odasından aldım. Aldığım zaman sana

vereceğim. Candan ablanın odasında çok altın var mı? Var çocuğum. O da senin

gibi bayılıyor altınlara.

Ben bilezik çok istiyorum.

Bilezik takmak istiyorum.

Evet ama erkekler bilezik takmaz.

Yok ben takarım. Bilezik istiyorum. Buna o kadar takmak istiyorum böyle. Yok ben

zaten miniklerden alacağım.

Miniklerden alacağım. Ya ilk seneyim mi bilezik be?

Niye öyle oldu?

Tövbe.

Ben hemen taksi çağırıyorum, seni evine gönderiyorum.

Uykunu alamadın, sen öğlen uyuyamadın değil mi? Ondan huysuzlandın. Şimdi o.

Benim yüzümden tövbe. Şimdi o. Tövbe oğlum.

Ben tanımıyorum, şimdi o.

Tövbe yarabbim. Emanet çocuk.

Aman yok, aman yok.

Sen burada otur.

Alamadın sen öğlen uykunu. O yüzden huysuzlandın. Benim yüzümden oldu

evladım. Sen otur güzelce, ben hemen taksi çağıracağım.

Tövbe yarabbim.

Emanet çocuk.

Hep senin yüzünden. Ne benim yüzümden ya? Kazandık diye boynuma atlamayı

biliyordun. Sen zaten küçükken de böyleydin. Beni hep kıskanırdın. Ben mi

seni kıskanırdım? Ben seni hayatım boyunca rakip bile görmedim.

Ayrıca konunun kıskançlıkla ne alakası var? Çok alakası var.

Sen bilerek Murat'ı hedef aldın.

Topu bilerek gözüne attın.

Başına bir şey gelsin ki bizlerin de siz evlenin diye. Senin bütün amacın buydu.

Ya sen dururken niye Murat'ı hedef alayım? Bir de böyle düşün.

Bak Derin, bu aralar çok olmaya başladın sen tamam mı?

Oh kızlar ne yapıyorsunuz?

Mehmet şey, Murat nasıl?

İyi, merak etmeyin her şey yolunda. Sadece doktor tedbir amaçlı bir on saat

kadar uyutmayalım dedi. Yani ne anlayacağınız bize gece mesaisi var.

Döndür bakayım.

Tamam.

Ay Mehmet çok üzgünüm. Niye?

Saçmalama sen, bilerek yapmadın ki hayatım. Bilerek yapmadım ama fazla sert

oynadım herhalde.

Fazla mı?

Ya bir şeyi de iyi yapabildiğimi sen gör istedim.

O ne demek?

Gerçi yemeği de iyi yapıyorum ben. Hünkar beğendiği yemiştin ya.

Hayatım senin bir şeyi gönülden gelerek yapman, isteyerek yapman yeterli. İyi ya

da kötü olması fark etmez ki nokta.

Peki Murat bana kızdı mı sence?

Hayır tabii ki.

Ama Hatun teyze kesin kızacak. Kıymetli oğlunu yaraladım. Ay ben bir süre Hatun

teyze yenisi hiç duramıyorum. Canım bak.

Merak etme, öyle bir şey olmayacak. Hem olursa da ben seni korurum.

Korur musun gerçekten?

O zaman ben de seni anneannemden korurum her zaman. Tamam o zaman, konuşacağız.

Sevgilim iyisin değil mi? İyi miyim?

Ben de onu soruyorum sana.

Neden sordun bu cevabı?

Murat, Murat korkutma beni.

Bu kaç?

İki yüz bin.

Öldüreceğim bu derini.

Aşkım, yüzük iki yüz bin dolar ya, onu söyledim. Gel gel, korkutma. İyiyim ben,

gel. Ya Murat, Allah aşkına korkutma beni.

İyisin değil mi? İyiyim bir tanem.

Gel bakayım, sana bir gözüküşe görelim.

Ay güzelim benim.

Acımıyor değil mi? Yok acımıyor. Acıyor, acıyor.

Korktum. Gel bakalım.

Ay, ay, ay.

Furkan'ımın taksisine gelmiş.

Eve gidince haber ver, oldu mu oğlum? Tamam babaanne.

Allah'ım sana çok versin, sen de bana ver, tamam mı?

Ay amin, inşallah evladım.

Sabiilerin duası kabul olur derler.

Ay maşallah.

Aa, ama bunu böyle içine koy, taksici abi görmesin.

Uf uf, anne babaanne yaşında bir şey, tamam mı? Ay öyle mi? Tamam yavrum,

tamam yavrum. Şöyle.

Anlamadım yavrum, tamam. Şöyle.

Tamam yavrum. Şöyle. Maşallah, öyle.

Hadi gel, gel ben seni bindireyim.

Allah'ım yarabbim. Ay maşallah, ay maşallah.

Gel çocuğum.

Ay aman,

aman, aman.

Ay yok yok, yok yavrum yok, bir şey yok.

Ay kemerini de takalım.

Polis amcalar.

Şoför ağabeyi kızarsın. Dur ben yapayım yavrum. Dur ben yapayım.

Sen tut. Tut çocuğum şunu.

Alamadım.

Balonlar patlamasın. Oldu.

Ay dur. Ay ezdim çocuğu. Ezdim yavrum.

Hadi bakalım.

Hadi kapat benim kapıyı.

Al Surka'm.

Parayı ver çocuğum. Paya?

Verdi mi yavrum taksi parası?

Neydi paya? Verdi mi? Aldın ya eline aldın ver çocuğum parayı. Paya neydi?

Ver çocuğum parayı. Paya?

Yavrum benim oraya mı sakladın sen? Şaka yaptım. Ay yavrum benim.

Oğlum.

Taksici bey oğlum çocuk emanet. Ona göre sağ salim götürün inşallah.

Merak etmeyin. Buyurun bu da taksi parası.

Ay Furkan'ım. İyi yolculuklar yavrum.

Furkan hatta gidiyor.

Ay gidiyor.

Ay yakaladım.

Ay yakaladım. Bir de yanak yakalayayım. Maşallah maşallah.

Furkan. Altını yavrum içine sok.

Ay yavrum benim. Ah altınla parayla pulla ilgisi alakası yok. Masumum benim.

Ay çocuğum benim. Hadi hadi iyi yolculuklar.

Ay Allah'ım.

Ay.

Ay şükür.

Ay nasıl mutlu oldum. Masumum benim. Ah yavrum. Allah'ım bütün çocuklara sağlık,

sıhhat ver. Ya Rabbim hepsini koru. İçinde de bizimkileri.

Ay çok şükür. Ay çok şükür.

Kenarya çek. Efendim?

Kenarya çek oyunu.

Geri dönmen lazım da.

Parayı da ver.

Söyledim.

Teraci Hanım, bir isteğiniz var mıdır? Her şey yolunda mı? Her şey çok güzel

Yunuscuğum. Çok teşekkür ederim. Afiyet olsun.

Biz yönetimdeyken eskiden her şeyin bir kaidesi, kuralı vardı.

Garsonların gömlek ve kravatları bile kurala uygun giydirilirdi.

Ayrıca üye profili de çok değişti.

Anneciğim, nerede sizin zamanınızdaki kulü?

Onun burada ne işi var?

Galiba kulüp başkanı Meltem'le konuşmam lazım.

Her ayda Tödyen'i üye yapmamalılar.

Siz buranın yolunu bilmiyordunuz. Biz bu kulübü yönetiyorduk.

O, o zamandı.

Şartlar her zaman aynı kalmıyor Sitare.

Bunu en iyi sen bilirsin.

Hadi Ferya'cığım bizi kendinle meşgul etme. Hadi.

Feryal Hanım'cığım hoş geldiniz.

Neslihan'cığım canım. Neslihan Hanım buyurun. Hoş bulduk. Anneciğim yönetim

kurulu seçim duyurusu.

Yönetim kuruluna gireyim de bazı istenmeyen üyeleri de yasaklılar

listesine koydurayım.

Bol şans sizlere.

Kalkalım piraca.

Buranın havası bozuldu.

Canım nasılsın? Çok beklettin mi? Çok iyiyim. Yunus'a söyle, kahveyi take away

yapsın. Anne ya, Yunus nerede?

Evet, çaylarımız geldi.

Hala yattım.

Aşkım, sen burada mısın?

Ya, Murat.

İyi misin kardeşim?

Sağ ol, teşekkür ederim.

Çayını koydum. Sağ ol, teşekkür ederim. Sağ ol aşkım.

Şimdi eve gidince Hatun'u anne çok panikleyecek.

Murat eskiden futbol maçları yapardık çocukken. Ne böyle olaylar çıkarırdı.

Bir kere kaleciydi. Hatta kafa atmıştı direğe.

Ya abi zaten tek göz. Şimdi de yani hepten karizmamızı çizen şeyden

olacağız. Ya hayır. Bence çok yakıştı. Böyle korsan gibi oldun. Senin güzel

bakışın.

Sana da çok yakışmış Erskine.

Ne hayatım? Saçlarını kestirdin ya böyle daha güzel oldu.

Sağ ol canım. Halka kıramadım.

Keşke maçı kaybetseydik de bunlar yaşanmasaydı.

Bazıları Hırslan ne yapacağını şaşırıyor.

Abi hatırlıyor musun? Nasıl kafama direkt atmıştım. Başta

hatırladın mı küçükken?

Burada kaldım. Ne?

Şeyde çocukken oldu ya, demin çarptın onu. Ha evet, annem hatta düştüğü için

şey olmuştu. Evet. Bana kızmıştı. Evet. Ne olaylar, ne günler. Abi canım neler

yaşadık ya.

Aa!

Yurt dışındaki gibi ehliyetler belli bir süre sonra yenilenmeli.

Hele belli bir yaşa gelenler için.

Neden ki anne?

Ay nedeni var mı? Tiraje kahve üstüme dökülüyordu. Her çukura giriyorsun.

Medeni durumun gibi.

Ay anne yine bana iltifatlara doyamıyorsun.

E sen de inat edip almasaydın kahveyi yanına. Ne yapayım? Uğursuz feryali

görünce masada daha fazla kalamadım. E kahvem de bitmemişti. Orada mı kalsın

ziyan mı olsun?

Ay derhal yarın adaylığını koyuyorsun.

Ay anne yıllardır yönetime girmem için azıcık bile desteklemedin beni.

E şimdi destekliyorum işte.

Meydan ipeklilere mi kalsın?

E niye yavaşladın?

E niye durdun? Sana bir uzak gözlüğü gerekir. Anne sen bu

arabanın fişini mi çektin?

Yoo.

Anne.

Aaa.

Çok elektrik yakıyordu. Bir benzinci de şarj etseydi.

Ya uf anne ya. Bak yolda kaldık yolda. Ne yapacağım ben şimdi?

Bekle sen.

Ne yapacağım ben şimdi?

Ya burada aküyle de şarj edemem ki ben bu arabayı.

Kamyona da binemem.

Araba da geçmiyor.

Çok şanti bu.

Belki de düğününüzde tanışma hikayeniz bu olur.

Merhaba. Nasılsınız?

Hanımefendi iyi misiniz?

Kaza mı yaptınız?

Ay şarj arabanın şarjı bitti.

Ben bakayım izin verirseniz. En kötü sizi bulatırım.

Ay çok zarifsiniz.

Gerçi annem arabada ama.

Benim adım Ömer.

Tiraje. Buralarda mı oturuyorsunuz? Evet.

Hayır hiç görmemiştim buralarda ben sizi.

Yettim abla.

Nereden çıktın sen? Ne işin var senin burada?

Size yardım etmeye geldim.

Bu EYT'li John kim?

Kendisi bize yardımcı olmak isteyen yakışıklı yardımsever bir

beyefendi.

Taylan'ı ben çağırdım.

Müsaadenizle. Geçmiş olsun.

Hadi binin arabaya ben bunu sonra çektiririm.

Bak. Onun şarjı hiç bitmiyor.

Ben komşuda şarj ediyorum.

Assana oğlum benim. Ben onun arabasına binmem. Niye sen seçmiştin bayılıyordun.

Biz ona sığamayız zaten.

Sığarız gel.

Sebastian'la mı oturuyorsunuz?

Merhaba prenses. Hoş geldin. Çok güzelsin.

Çok teşekkür ederim Sebastian'cığım.

İyi ettik de bunu aldık.

Anneanne robota alıştın. Bir günde Mehmet hala alışamadı.

Üstelik Mehmet'in de bir masrafı yok.

Elektrik de yakmıyor biliyor musun?

Sen ne yaptın? Bütün gün yoktun.

Ay sormayın.

Pedal oynarken... ...Murat'ı yaraladım.

Kim sakatlandı? Sana bir şey oldu mu? İyi misin?

İyiyim iyiyim bana bir şey olmadı merak etme.

Ay bu da benden hoşlanıyor.

Ben sözlüyüm unutma.

Boşu ümit vermeyeyim dedim.

Ya Murat.

Bu şimdi senin gözüne topu derin attı yani bilmeyerek de olsa onu böyle anneme

söyleme izni mi biliyorsun? Yok abi söylemem. Sağ ol kardeşim benim.

İyisin değil mi? İyiyim iyiyim.

Neredesin? Zile bastın değil mi? Yok basmadım.

Şengül abla dur, Şengül abla dur.

Annemi endişelendireceksin, dur.

Bir şey yok, bir şey yok.

Yavrum benim, evlat. Dur terlik, terlik.

Ay benim güzel oğlum.

Ne oldu?

Birine bir şey mi oldu?

Murat. Oğlum ne oldu?

Adela oynarken top geldi anne.

Görüyor musun?

Benim pir... Prensimi, ne oldu küçük prensimi? Kim attı o topu?

Kazara oldu. Evet, kazara. Kim kıydı sana? Biri bir işte, bir şey yok.

Kazara.

Mehmet oğlum, sen niye korumadın kardeşini?

Hale bana kaldı yine.

Anacığım bir şey yok. Doktor dedi ki her şey yolunda. Sadece dedi, kontrol amaçlı

bir on saat kadar uyutmayacağız.

Hadi şimdi yavrum.

Gel güzel oğlum.

Ay Murat, ne yapayım ben sana, ne yapayım oğlum?

Anneciğim vallahi sen bana bir bakarsın, ben şimdi kendime geliyorum. Ben

acıktım, biliyor musun? Acıkmış Şengül, acıkmış. Ben de her şeyim acıkmış.

Basamak mı? Basamak.

Yavrum, yavrum. Ben hemen hazırlıyorum.

Hadi abim yardım et. Ay yavrum.

Murat nasıl oldu?

Doktor on saat uyumasın dedi.

Zaten şimdi hatıra anne ona hemşire gibi bakar.

Murat da Padel de nasıl yaraladı kendini?

El göz koordinasyonu bu kadar zayıf mı yani?

Yani pek atletik olduğunu söyleyemem. Ama derin de maç hırsıyla öyle bir vurdu

ki. Kutaygil az midir o?

Yok. Hatırla. Üçüncü sınıfta koşulda kaybetti diye benim podyumdan itmişti.

Sitare de yarışı iptal ettirmeye çalışmıştı.

Evet hanımlar.

İyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Yemeğimiz bu değildi mi ya?

Yemeğe oturacağız.

Biz yiyoruz Ünverciğim.

Vitamin deposu.

Abla vitamin istemiyorum demek ki ya.

Yani bu bünye artık vitamine doymuş burada.

Başka şeyler istiyor.

Meryem sende bir şeyler var mı?

Ne gibi efendim?

Vitamin değil.

Herhangi bir şey olur ya.

Ben size şöyle güzel bir şey hazırlayayım. Mideniz bastırsın.

Hı? Lütfen.

Lütfen. Tamam, hemen al. Hemen hallediyorum.

Lütfen.

Ee, abla?

Sen ne yaptın bugün?

Aa, evet. Anne, sen alışverişe gidecektin Canan ablalarla.

Düğünü hızlandırmak için gerekli adımları attım. Ne yaptın?

Herhalde bir şeyler yapmıştır. Ablam düşünmüştür elini boyunu.

Hı hı. Değil mi abla?

Afiyet olsun.

Dayıcığım neredeydin bugün?

Ne yapmışım? Neredeyim? Ne yaptım?

Bak Sebastian geldi.

Sitari Hanım buyurun. Afiyet olsun.

Yemeğinizi lütfen soğutmayın.

Teşekkürler Sebastian.

Anneanneciğim ne ara öğrettin sofra adabını?

İrma'nın yerine geçecek ya.

Sitari Hanım söylediklerinizi duyuyorum. Senin de gider ayak.

Kulakların hassaslaştı.

İrma hep kapı dinliyordu.

Burak nasıl?

İyi iyi bir şey yok ama sabaha kadar uyumaması gerekiyormuş. Artık Hatun

teyze canım oğlum, bir tanecik oğlum diye diye onu uyanık tutar.

Şşt! Sevimlisiniz. Bir tuz getir bakayım.

Taylanlarla konuşmuyoruz.

Bunu kim kurdu? Sen mi kurdun abla?

Ama sanki benden başka düşmanın yokmuş gibi.

Ay aklım çıktı Murat. Ay aklım çıktı.

Ay dizlerim kesildi. Ne bu?

Şey o annenin tarifi oğlum, çorba.

Şifa, şifa deposu oğlum.

Sağ ol. Kemik suyuna yavrum.

Limon da sık, öyle iç.

Babaanne amcamın gözüne top geldi sadece.

Kemiği kırılmadı ki.

Ne? Otu çocuğum.

Gözü.

Oğlum.

Ay canım benim.

İzle yavrum. Elim yavaş yavaş.

Hatun. Oğlanın son kalan gözünü de bozacaksın.

Osman. Anne doktor muayene etti ya. O doktor annesinden daha mı iyi bilecek

Murat'ı?

Var. Yavrum yavaş yavaş. Aferin.

Geldi geldi geldi. Arkaya arkaya. Çok arkaya gitti.

Hatun.

Osman. Ne yapayım?

Bunlar çocukken de ben böyleydim.

Hatta Epek bak, ateşlenmişti de.

Ay nasıl sabaha kadar başında beklemiştim. Anne sen neredeydin o

sırada?

Oradaydım.

Yenge ya.

Arkadaşlar benim şu tarafıma oturanlar lütfen ani hareket etmesin. Bir anda

benim dünyama giriyorsunuz, ben... Bir şey söyleyeyim mi? Tamam ya, tamam.

Girmeyin, şu çocuğun dünyasına girmeyin.

Tamam, o zaman bir tuz alabilir miyim Muratcığım?

Al.

Tuz, beyaz var.

Şu alacağım ben.

Sitare Hanım.

Saçlarınız ne kadar da güzel gözüküyor.

Ay anne, bence sen Taylan'ı evlatlıktan reddet, Sebastian'ı al.

Hiçbir yerlere bırakmam ben oğlumu.

Canım annem, Allah'ım seni başımızdan eksik etmesin.

Sitare Hanım, siz neden öyle düşünüyorsunuz?

Bazılarını zamanı geldiğinde kapının önüne koymayı bilmeli.

Ben bununla aynı evde yaşamak istemiyorum ya.

Aman biz de seninle aynı evde yaşamak istemiyoruz ama mecburen yaşıyoruz işte.

Kızım hadi evlen de üçümüz bir eve çıkalım hadi. Niye her beni gören üçümüz

diyor acaba?

Bunu araştırmam lazım.

Ayy anneciğim.

Acır yavrum. Uyuma sakın uyuma çocuğum. Bak böyle de şey olur mayışırsın.

Uyumamız lazım yavrum benim. Çok kızıcık.

Ayy. Ayy anne.

Ayy. Kim geldi anne?

Ayy. Kim gelsin istersin çocuğum?

Elif. Yavrum aileden biri.

Ne giymiş?

Böyle uzun kollu bir şey giymiş, kolyeleri var.

Engül abla.

Değil çocuğum, kot giymiş kot.

Abim, abim benim, abim gelsin. Evet kardeşim, ben geldim. Anne ne

yapıyorsun? Çocuğum uyumaması gerekiyor. İşte uyutmamaya çalışıyorum.

Mayıştı, biraz mayıştı.

Uyutmamaya çalıştığın insanı yatağa mı koyuyorsun anne? Kalk Murat, kalk.

Ama ne yapsın? Ne yapsın? Dikine duramıyor çocuğum.

Dikine duramıyor ya. Kahve içelim. Kafası falan düşüyor.

Hadi. Hadi gidelim. Canım benim. Abim, bakayım abim. Bak, benim abim.

Abisine bak.

Abisinin, abisinin. Neyse böyle abisinin.

Anne, kapıyı çarptım.

Tamam, dur.

Dur, tuttum ben.

Ay canım benim.

Geç şu sağa.

Sağ ol.

Anne, anne.

Yavrum ne oldu yavrum?

Burada mısınız herkes burada mı?

Buradayız, ailecek bir aradayız yavrum.

Bak yengen oradan sana el sallıyor.

İpek.

Babam.

Ben televizyon izlemeye odama çekiliyorum. Tamam babacığım görüşürüz.

İyi geceler babacığım.

Yavrum benim. Bak gitti.

Kızım sen bana niye mesaj attın?

Annen çalışıyor mu?

Alıyorsun yani mesajları anne. Onu da merak ettim, alıyor musun, almıyor musun

diye. Aldın mı, geldin böyle mesaj.

Geldi geldi.

Benden de kalp.

Oğlum.

Uykun var mı canım?

Ne yapayım ben, ne yapayım sana?

Acıktın mı?

Ne getireyim, ne getireyim?

Mısır patlaya getireyim mi? Yok.

Çekirdek?

Ne yapayım?

Mercimek?

Börek. Ne böreği?

Aybüke'nin yaptığı börek işte.

Aybüke'nin böreği. Hemen yapayım yavrum. Aybüke'nin böreği. Aybüke'nin böreği.

Nasıl? Aybüke'nin böreği. Annemin içinde ne var diye soruyor böreğin. Neli?

Bilmiyorum yenge. Yedim ben. Çok güzeldi yani.

Dur tamam. Ben hemen arıyorum. Aybüke'den tarifini alıyorum. Dur. Dur

yavrum.

Efendim Altun teyze.

Kızım Murat senin yaptığın börekten istiyor. Bir tarifini ver yapayım.

Ondaydık. Oradaydık.

Hangisi? Kızım ben de onu soruyorum işte.

O yaptı böyle yırtıyordu rüzgarla uçuluyordu.

Ha tamam tamam.

Patatesliği kastediyor. Ben gelir yaparım.

Yok yavrum yok sana zahmet vermeyelim. Sen tarifini söyle ben yaparım.

Yok Hatun teyze ne zahmeti. Ben zaten yakındayım.

Yakındayım.

Sen ne ara yaptın ya bunu?

Ben yapmıştım zaten kendime. İki, üç dilim yedim. Baktım doydum ama canım

hâlâ çekiyor.

Dedim bu ben değilim. Kim bu? Senmişsin.

Avast'ı aldım bugün.

Size bir sürü hediyeler aldım.

Bana da mı aldın? Aldım tabii. Seninki özel hem de sürprizdi.

Onu böreğince... İki dakika bekleyemedim be

Murat ya.

Dön, dön!

Dön! Dön! Ne yapıyorsun sen?

Yapma lan! Ne yaptın? Ne yaptın?

Çekil! Çekil!

Dur diyorum!

Yavrum! Ne oldu? Aç Aslı!

Aç! Aç!

Aslı aç!

Komik olmuştum ya.

Böreğin içine sakladım sürpriz olsun diye.

Kızım ne işi var bunun böreğin içinde?

İşte ben hani hediye keser de görür diye.

O ya bir kömürük getirmişsin. Ben de yiyorum ne yapayım? Ben de yiyorum ne

yapayım? Hani çok boğuluyorum bu aralar ya. Ya tamam senin içinden mantıklı da

bir bakabilirdim yani.

Kızım neye bakacak börek bu?

Ya Hatun teyze filmlerle görmüyor musun? Bazen pasma yaşına gizli şey yapıyorlar

falan saklıyorlar.

Ben de öyle olur diye düşündüm. Burada çalışmalı.

Ben bu arada şöyle dedim ki doğru düzgün bir şey yiyemeyecek miyim ya? Ben ne

yesem bir şey yiyorum boğulurum. Bir şey yiyorum bayılırım. Bu ne ya? Yok yavrum

yiyeceksin yiyeceksin.

Bundan sonra önce ben tadacağım.

Çeşnici başı gibi.

Altın deli sen de Murat gibi. Sen bana söylemeden yersen sen de boğulursun. Yok

yavrum ben boğulmam. Ben çünkü önce iyice bir çiğniyorum. Ondan sonra

yutuyorum.

Evet.

Her tarafı safra olmuş yavrum. Şuna.

Aa!

Kız bu ne kadar da...

Çok güzel. Bak, mur, at. Çok güzel. At var, at. Ay beğendiniz mi? Ben bir an

hediyeyi beğenmenize korktum. Yok, çok beğendik. Beğendim ama ben çok beğendim.

Bayıldım. Ay hantunu teyze sana da hediye alma ama seninkini çantama

vereceğim. Olur, olur ver yavrum. Ne yapalım bunu şey yapalım.

Hem yağ olmuş hem de safra olmuş yavrum. Onu sil sil.

Hayırlı olsun Murat.

Ay yavrum o pek yakışıklı.

Güzel değil mi?

Çok güzel, çok.

Sinirli ol.

Aptalim, aptalim.

Aptalim kızım.

Harikaymış. Aybüke, teşekkür ederim.

Ne demek Mehmet, rica ederim.

Bu ara imza falan atacaksın ya, önemli olaylarım var, ondan aldım.

Ay ay ay bana ne almış. Bakın bakın.

Ne bu yavrum? Norma Hatun TL.

Benim var ya klasik tarifim. Sen seviyorsun diye. Çantana koyarsın.

Bakınca beni hatırlarsın diye düşündüm.

Sağ ol kızım.

Bak yavrum.

Durma.

Ne oldu çocuğum?

Uykun mu geldi?

Uykun mu geldi? Ne yapayım ben? Ay ne yapalım? Ne yapayım ben? Ne yapayım sana

yavrum? Hep beraber oyun mu oynasak? Ne yapsak? Aa, oyun çok iyi bir fikir.

Hatta törebe oynayabiliriz. Senin için de kolaylık olur Murat. Yani henüz kör

değil. O yüzden şimdilik İsimşehir oynamak yeterli bence.

Kızım ne biçim konuşuyorsunuz?

Yok yavrum, yok çocuğum.

Evet,

harfimiz M'ydi.

Yalnız yani o kadar uzun sürdü ki unutmuşsunuzdur diye... ...hatırlatayım

derdim. Evet isimler?

Mehmet. Mehmet. Ben Melis yazdım. Mehmet. Mehmet. Murat. Oğlum sen de

Mehmet yazaydın. E kendi adımı yazdım anne Murat. O zaman bu durumda biz böyle

hatun annemiz böyle hepimiz aynı puanı aldık. Beş falan galiba değil mi?

Murat'la İpek de on puan aldı. Ama Mehmet'im de on alsın.

Hatun anne Mehmet, Mehmet yazdı.

Kızım kendi adı Mehmet zaten.

Murat da Murat yazdı. Ama tamam Murat'ım da ona alsın Mehmet'im de ona alsın. Ya

anne böyle oyun mu oluruz mu herkes ona alsın.

Mardin. Mardin.

Muğla. Muğla mı?

Ben Muğla'yı şehir diye değil de tatil beldesi diye düşünüp yazmadım. Peki sen

ne yazdın?

Mardin. Milano.

Hayvan. Vur at!

Aferin!

İsim buyur anne, isim söylüyor. Ne aferin?

Oğlum, kardeşinin gözüne top geldi.

Tamam, pardon.

Maymun! Gözünü açtı.

Günaydın. Günaydın canım.

Günaydın prenses. Günaydın Sebastian.

Sen Mehmetlere gitmiyor muydun hasta ziyaretine?

Gideceğim gideceğim kahvaltıdan sonra gideceğim.

Sevgili Sebastian bir kahve alabilir miyim?

Alamazsın. Niye?

Şarjım bitiyor. Beş dakika sonra.

Sınır koymayı robot bile benden daha iyi biliyor.

Mehmet'in de.

Teşekkür ederim.

Aa gözü aşılmış.

Bakayım bakayım yavrum.

İşte bu ya.

Hadi göz bayıl.

Bakayım bakayım. Bir morluk kalmış biraz.

Hiçbir şey kalmadı vallahi.

Şahane. Değil mi? Mis gibi.

O zaman bugün biz olaşmasını alırız. Aman abi ben müsretop görmek

istemiyorum.

Acil işiniz yoksa kahvaltıdan sonra kahve içelim.

Olur baba, olur tabii. Olur babacığım.

Anneanneciğim, tatlacığım, hasta ziyaretine gidiyorum. Sizce ne

götüreyim? Kendini götür yeter bu güzelliğinle.

Anne, sen böyle şeylere çok dikkat edersin. Ay ne var ayol, koca adam.

Hasta değil, bir şey değil. Kaza olmuş, iyileşmiş.

Topu böyle gözüne atmışım gibi oldu ama gerçekten kazaydı.

Hatun teyze öğrendi mi acaba?

Ay niye bu kadar abartıyorsunuz ayol? Bilerek isteyerek yapmadın ya evladım.

Onlar da yetişkin insanlar, anlarlar.

Yetişkin gibiler diyelim.

Anneannen her şeyi bu kadar kendine dert edinip... ...yorma bunlar için demek

istiyor. Tamam anneanneciğim. Ben o zaman çabucak gidip geleyim. Sizi

seviyorum.

Kaymalılar geldi.

Yat canım.

Ye bakalım ye. Yavrum. Hadi senin için. Senin için yiyeceksin.

Ay,

en sevdiğim soğanlı kıymalı.

Sen de gözünden hiçbir şey karışmıyor.

Soğanlığa nasıl görüyor?

O komati benim.

Abi be, sen olmak da çok güzelmiş ha.

Sen o, sen.

Annesinin canısı.

Annesinin güzeli.

Annesinin tontişi.

Tontişi de tontişi.

Annesinin... Allah'tan siz doğdunuz da beni rahat bıraktı.

Bir şeyin kalmadı değil mi oğlum? Yok baba iyiyim sağ ol teşekkürler.

Siz iyiyseniz annenizle ben de iyiyiz oğlum. Çok şükür babacığım.

Yakında ikinizin de nikahı görünüyor belli ki.

Evet baba inşallah bakalım her şey yolunda giderse mutlu mesut bir şekilde.

Elbette. Mutluluğunuz önemli.

Değil mi babacığım? Yani biz de sevdiklerimizi de böyle bir güve

kuracağız.

Sizin müstakbel eşlerinizin mutluluğu ne kadar önemliyse...

Benim için de annenizin mutluluğu önemli.

O da benim eşim. O ne demek babacığım? Yani hanımcılık kazanacak diyor baba.

Anneniz gönlü perdesiz yaşar.

Öyle ne hissetse hemen söyler normalde.

Tutamaz içinde.

Ama o içine bir şeyleri atmaya başladıysa... ...durum vahim.

Anne bir şeylerin içine mi atmaya başlamış ne oldu? Ben bilemem.

Onu da siz gözeteceksiniz. Abi kardeş eşlerinizle sakin bir denge

bulacaksınız. Bu durumlar böyle giderse... ...iki cami arasında beyine

mas kalırsınız.

O ne demek baba?

Ortada kalıverirsiniz yani evladım.

Onu söylüyorum.

Birbirinize bile uzanamaz olursunuz.

Allah korusun baba.

Allah korusun tabii.

Sabah. Afiyet olsun.

Günaydın. Günaydın.

Size bir şey soracağım ama bana tüm içtenliğiniz ve dürüstlüğünüzle cevap

vermenizi istiyorum.

Siz benden kese yemek mi yiyorsunuz ya?

Yoo.

Neden ki?

Nasıl yok abla?

Yani ben... ...hani size bakıyorum, bir de kendime bakıyorum. Siz gayet iyi

durumdasınız. Ben niye bu çöküktü haldeyim ya? Ya ben aylardır şu...

...avokado, biraz ceviz, biraz zeytin, biraz peynir bunlarla... ...midem benim

sıcak bir şeye hasret kaldı ya.

Biz fakir miyiz abla?

Kim? Biz fakir miyiz ya? Kim fakir mi?

Biz kızım, biz fakir miyiz? Hayır, biz fakir falan değiliz. Kusura bakmayın,

benim biraz fobim var da geçmişle alakalı. Allah korusun. Tamam. Biz fakir

değiliz. Biz fakir değilsek ben niye açım abla?

Ben açım.

Açım. Açım.

My name is açım.

Evet.

Very nice meet you.

Ben size tost yapayım. Dolapta sucukla sosis var.

Bir şey girsin.

İçim kıyıldı Meryem. Ofiste karnım doyuyor. Burada açım evde açım. Biz niye

bu yokluğu çekiyoruz anlamadım ki ya. Ne yiyeceğiz şurada?

Dayı ya bu arada şu düzayda işini ne yapacağız?

Sakın.

Kayınvaliden evde olduğuna bakarken dışarılarda gezme.

Seni ben bile kurtaramam. Tabii ki ya. Ben buradan direkt hatun anneme

gideceğim zaten.

Dur dur, ben Aybüke'yi arayayım ya.

O kadar para veriyoruz bari.

Bir işe yarasın ha.

Ya beni de katsanıza oyuna Aybüke. Ben çok güzel oynarım ya. İsim Şehir'i çok

severim ya.

Bak bundan sonra çağır tamam mı? Beni de çağıracaksınız.

Güzel mi oynuyorsun anne?

Her şeyi bilirim. Belki de o yüzden çağırmıyorlardır.

Ama ben annemi düşündüm. Herkese bir hediye alırken seni de düşündüm. Oy

kurban olurum. Söyle takdim edeyim.

Ay Gökhan, hayırlara fesile olsun canım.

Ay Piki, kız bunun işi boş.

Üstümde anne, üstümde.

Bu ne kız?

Post-it.

Nerede şanlı?

Benim kusurlarım onun üstüne yazarsın. Böylece tekrar tekrar konuşmayız.

Bunun üstüne yazacağım. Peki Hüseyin tamam.

Belki aklında kalır bu sefer.

Çok iyi. Hadi bir dakika Ömer Bey arıyor.

Efendim Ömer Bey.

Alo Aybüke.

Senden bir ricam olacak.

Buyurun. Bugün üst üze iki önemli toplantım var.

Uzun zamandır birlikte çalışmak istediğimiz bir firmanın sahibi...

Antika bir masa isimliğinin peşindeymiş.

Bugün müzaideye çıkıyor. Onu alıp kendisine hediye edeceğiz.

Ha isimlik.

Evet evet pirinç. Bu masanın üstünde isim yazar ya. Onlar hani antika.

Evet. Adama güzel bir jest olur. Yani ilişkilerimiz de kuvvetlenir diye

düşünüyorum. Çok ince düşünmüşsünüz Ümmar Bey.

Fotoğrafını, adresini, lot numarasını gönderiyorum sana.

47 numara.

Evet.

Bütçeyi yazacağım sana. Mümkünse geçme.

Oldu. O iş bende. Gözünüz hiç arkada kalmasın.

Tamam.

Tamam. Aybükeciğim bir de sakın üstüne isim yazdırma.

Antika. Olduğu gibi kalacak. Öyle kalacak.

Oldu. Anladım. Tamam Aybükeciğim. Hadi ben sana güveniyorum canım. Hadi.

Tamam. Bak bak. Bak.

Tamam. Hallettik.

Oh ne diyormuş.

Bir tane müşteriye isimlik almak için müzayedeye gitmem gerekiyormuş.

Niye müzeye gidiyormuşsun kızım? Yazdırıverelim. Şuradan.

Antika anne.

He. Neymiş ki ismi?

Antika anne anne.

Aşağı daha gidelim.

Ayvike, teyze senin gülün.

Teyzem, sevdam.

Ömer bir arada şimdi müzayeliye gidilecekmiş, bir şey alınacakmış. Ben

kendim onu her türlü hallederim de... ...sensiz olmaz, seninle tadı çıkar diye

sana da bir sorayım dedim. Benimle gelir misin?

E tamam, gidelim. Bak iyi de denk geldi. Benim de sana anlatacaklarım vardı.

Ne oldu?

Sen gel, ben sana yolda anlatırım.

Oldu. Şimdi sana bir tane mesaj ödeyeceğim. Ona bakmadan çıkma, tamam

mı?

Öptüm. İyi, teyzenle git.

İyi yaptın kızım.

Elif'ciğim.

Şengül abla.

Elif geldi.

Günaydın herkese.

Hoş geldin yavrum. Günaydın. Hoş buldun.

Murat seni çok merak etti.

Şengül, Elif'e de bir kahve yapsan?

Yapayım. İyi iyi. Çok şükür iyi.

Hatun annem iyi diyorsunuz ama siz bir düğün görseydiniz.

Derin topu öyle bir sert vurdu ki.

Yani aklım çıkacaktı az kalsın.

Derin mi?

Murat iyileşti.

İyiyim ben.

Yalnız Allah korudu gerçekten.

Yani her şey o öyle tak gelir gözüm böyle yukarı bir girer böyle hıt diye

giderdi. Yenge.

Yani Allah korudu doğrusu o.

Derin mi yapmış?

Kaza. Kaza anne. Kaza. Kazara.

Yani kasıtlı olmayan eylemler. Art niyet barındırmayan olaylar. Neymiş adı?

Kazara.

Derin geldi.

Hayatım hoş geldin.

Merhaba. Hoş geldin Derin.

İyi misin?

İyiyim canım iyiyim. Çok sağ ol. Teşekkür ederim.

Anneannemler de çok geçmiş olsun diyor.

Teşekkür ederiz.

Gerçekten çok özür dilerim.

Görünmez kaza yavrum olur öyle şeyler. Allah beterinden esirgesin.

Hadi hayatım biz gidelim o zaman.

Biz ikimiz birlikte gidiyoruz.

Gidin çocuğum gidin güle güle.

Çay içeriz.

Yemek yeriz. Bir şeyler yaparız hayat. Bizim.

Yavrum niye açıklama yapıyorsun?

Ne isterseniz onu yaparsınız. Gidin yiyin. İçin oturun gezin. Hadi hadi.

Hayat sizin.

Hadi.

Tekrar özür diliyorum.

Hoşçakalın. Kızım için rahat etsin. Murat iyi.

Tamam. Hadi gidin.

Gidelim.

Hoşçakalın. Güle güle yavrum.

Hadi güle güle.

Maşallah. İyice.

Şengül abla.

Hatun.

Sen iyi misin?

Çok şükür. Murat iyi ya ben de iyiyim Osman. Çok şükür. İyi.

İyice.

Bukulma mı gideceğim ben? Neresi ki burası?

Sürpriz. Sürpriz. Ben de birazdan çıkacağım. Arkandan çıkacağım. Orada

buluşuruz aşkım. İyi tamam.

Sen böyle mi?

Neyse.

Tamam. Görüşürüz.

Anneciğim havalar da soğudu. Nasıl kurutacaksın bunları?

Sebastian şimdi düşük ısıda kurutur bunları.

Değil mi Sebastian?

Merak etmeyin efendim.

Kuruturum. İyi.

Dur. Al o zaman Sebastian.

Ya anneciğim sen yorulmuyor musun bunları indir kaldır sürekli? Yok.

Annem de böyle yapardı. Hem o zamanlar böyle poşet çay da yoktu.

Tülbentlere koyardı, rıhtıma iner, güneşin çıkmasını beklerdi ya.

Önce anneannem, sonra sen.

Bana niye geçmemiş bu cimrilik, tutumluluk?

Genetik değil demek ki.

Aa, bundan en son kim çay içti?

Ver koyu. Dur, dur.

Hah, al.

Ay Mehmet, beni nereye getirdin böyle?

Konum doğru mu acaba, yanlış mı geldim ya?

Al sana!

Al! Bırak telefonumu! Ne yapıyorsun hayatım?

Mehmet! Niye kapkaçlı gibi geliyorsun?

Telefonu kapatacaktım.

Aa niye?

Annem, Henkari dayının polis torununa ulaşıp da... ...telefon sinyalinden

yerimizi bulmasın diye. Bu aralar çok rahat hayatım. Şüpheleniyorum bir şeyler

karıştırıyor diye. Ay iyice paranoyak olduk. Direkt manyak olduk.

Adem'i peşimize takmış olabilir. Yoldan çıkalım. Gel.

Mehmet ne yapacağız biz böyle?

Bilmiyorum hayatım işte. Yani olayların içinde öyle bir sürükleniyoruz ki...

...bir türlü konuşma fırsatı da bulamadık.

Yani Mehmet... ...bütün bunları...

Şimdi yödüğün altında anlatmak istemezdim ama... ...yani iki kere yüzük

taktık, nişanlandık, aileler birbirine girdi. Hiç baş başa kalamıyoruz, herkes

her şeye karışıyor. Yani ne olacak böyle?

Nereye kadar böyle gidecek bizim? Bir şey yapmamız lazım.

İyi ki ama değil mi? Ay tabii ki iyi ki.

Ay canım benim, bütün bu kaosun içinde seni buldum. Ama bir şey yapmak lazım

değil mi? Yani bu böyle nereye kadar gidecek?

Annen mesela biz evlenince de böyle mi olacak?

Yo yo.

Ne oldu Mehmet?

Yok, yok.

Sen ne diyorsun?

Evlenince de diyorum annen yine böyle mi olacak? Yok hayatım yok. Merak etme

inşallah olmaz. Olmaz yani olmaz. Öyle bir şey olmaz. Peki sen yani evlenince

biz annemle olumsuz bir şey olabileceğini düşünüyor musun?

Yok hiç düşünmüyorum.

Anne! Ne oldu? Ne oldu? İyi misin?

Şey, arı geldi.

Arı geldi, gitti şimdi.

Ne diyordun sen?

Yani işte evlenince biz olumsuz bir şey olabileceğini düşünüyor musun?

Yani inşallah olmaz Mehmet.

İnşallah.

Sen bize inanıyor musun? Ben bunu duymak istiyorum.

Ben bize tabii ki inanıyorum. En çok bize inanıyorum.

Ama bir şey yapmamız lazım.

Yani böyle olmaz harekete geçmemiz lazım.

Bizim bir şey bulmamız lazım. Senle ben, biz ancak yapabiliriz.

Harekete geçmek.

Evet, işte bu.

İşte bu, harekete geçmek. İşte ne? Bizim bu, bu olanlar niye başımıza geliyor?

Niye? Eziyiz.

Ezik değiliz canım, kibarız. Hayır eziyiz. Eziyiz biz. Niye? Çünkü olaylar

oluyor ve biz gözlemliyoruz. Biz eyleme geçmiyoruz. Çünkü biz hop bir durun

demiyoruz. O edebimizden. Hayır, bu hayat kimin?

Bizim. Peki bizi kim mutlu eder?

Biz. Peki bizi kim kurtaracak?

Biz. Biz.

Biz. Hayatımızın iplerini eline almakta geldi. Evet geldi geldi. Ay yeter artık

ya. Anneanne sen bir çekil. Evet. O teze sen de çekil. Evet. Candan sen ayağını

atın dolu şu an. Eline hiç girmiyorum bile.

Artık bu Mehmet'le benim hikayem tamam mı? Böyle aşkımı yaşayamayacak mıyım ya?

Kocamla beni lanet bırakacaksınız.

Vav. Vav.

Bir içimden böyle bir.

Şey çıktı. O zaman bizim hayatımızı biz kurtaracağız değil mi? Evet. Tamam sakin

olalım. Ne yapacağız peki?

Ne yapacağız onu sen bul. Çünkü en haklı Selim karakter sensin. Sen bul onu da

biz ne yapacağız? Biz bizi nasıl kurtarabiliriz? Sen düşün. Sen söyle biz

yapalım. Sen söyle.

İlk görevimizi buldum.

Nedir?

Valla aşkım ilk için kavamız değişti ya. Ne güzel oldu be.

Bu ne ya kış gelmiş havada soğumuş ya hiç sevmiyorum kışı düşürmek için.

Ya aşkım daha bunun karı kışı var.

Var ben sevmiyorum ki kışı ya adı geçince bile içim gitti.

Biliyorum. Geçen seneki karıyatında üç gün evden çıkmadın.

Bir tane çıkmadım ama sonuçta online olarak işlerime devam ettim. Yani

yatmıyoruz biz öyle.

Ya aşkım ben de sana onu diyecektim. Ne? Ne aşkım? Senin bu arabayı değiştirsek

mi? Niye? Ben yeni aldım ya.

Evet hem kış geliyor hem evleniyoruz.

Dört mevsim binebiliyorsun. Evliler de binebiliyor ayrıca. Yok.

Bugün daha iyi anladım.

Yani sana daha yüksek bir şey lazım.

Hem böyle üstümüzle buluşuyor.

Tamam bir tanem. Konuşuruz ondan. Hiç merak etme sen.

Sevgilim ama ben.

Lütfen beni yendir o benim yavrum.

Beste mesaj atmış. Beni spa'da bekliyor.

Tamam hayatım. Merak etme. On dakikaya bırakıyorum. O zaman tekrarlıyorum.

Şimdi akşam size geliyorum.

Anneannem beni ilk kez yanında annem olmadan görecek.

Yani ikimizi.

Önce anneanneyi kazanacağız. Çak!

İnşallah bu gerginlikler biter. Bitecek hayatım bitecek. Bu hayat bizim.

Bizim. Bu hayat bizim. Evet.

Senle benim. Evet.

Ay abla, aklım çıktı.

Korkuttun mu?

Yok, geçim geçmiş, uyuyakalmışım. Ben de korktum, dizlerimin bağı çözüldü.

Bak o kadar dinlendin, iyi oldun, tamam. Otur evinde biraz, biraz uyu. Yok

ille de lülü... Lülü topu ne bu kızın adı? Lülü topum da lülü topum.

Ben mutfağa gidiyorum, dizlerimin bağı çözüldü.

Annem arıyor.

Ay oğlum.

Efendim annem. İyi misin yavrum, neredesin?

Anne, elitle öyle turluyoruz dışarıdayız. Biraz havamız değilsin

dedik. Tamam, hava aldın yeter çocuğum. Gel artık evine dön.

Anne dur, daha yeni çıktık ya.

Oğlum havalar soğudu, sen üşürsün. Sen sevmezsin soğuk hava. Bak yağmur, yağmur

çiseliyor. Yavrum yağmur başladı. Senin araban yere yakın. İçine su dolacak, bir

şey olacak.

Çocuğum gel artık.

Merak etme beni.

Tamam anneciğim, tamam. Merak etme sen. Geliyoruz birazdan.

Merak etme, merak etme. Neyine merak etme? Merak ediyorum.

Of!

Ölü topu tutturdu, bir ölü top.

Uykum da yok.

Aşkım. Evet aşkım. Ben sana söylemeyi unuttum.

Geçen gün annem, Canlar abla ve Aybüke'yle buluştu.

Niye ki?

İşte düğün tarihini bir an önce alalım demiş.

Aybüke'nin yanında mı konuşmuşlar?

Niye ki?

Ya, olur yani tamam yani. İyi yapmışlar. Ne yapmışlar? Ya işte o, bir an önce

düğün tarihini alalım, hızlandıralım demiş.

İyi olmaz mı? Çok güzel olur. Bir tanem olmaz mı? Tabii ki çok güzel olur.

Demek derin.

İyi tenisçiymiş ha.

Evet aşkım.

Bayağı bayağı iyi tenisçiydi.

Yani istediği her noktaya topu atabilirdi.

Teşekkürler.

Benim çikolatalı kekim ondan çok daha iyi tenisçi bir defa.

Aşkım her konuda daha iyi. Bir tanem.

Burada tamam.

İki bir iki tamam.

Ya.

Korktum.

İnce ince.

Aa!

Abla sen niye kalktın?

Ay yok, uyku tutmadı. Sen ne yapıyorsun?

İşli köfte mi?

Ay şey, İpek'in canı ne zamandır işli köfte çekiyordu. Dedim kalkayım yapayım.

Kaç zamandır söylüyordu.

Ay yap yap, yesin yavrum yap.

Yesin yesin.

Hah anne.

Ben çıkıyorum.

Nereye? Rüza Yekere'ye.

O ne?

Ya bu zenginler toplanıp açık artımda eşyalarını falan satıyorlar ya. Böyle

pazar yeri gibi bir şey hani.

Ay bir kere de teyze gelir misin benimle dedi. Hadi geleyim dedim ben de. Ay

vakitice gel ha. Akşam yemeğini kaçırma. Bak işte köfte yapıyoruz Şengül.

Hele köfte yap.

Hadi görüşürüz hanım.

Ben şuradan bir tanesini yiyeceğim vallahi Şengül. Aa kurt yapar. Kurt

yapar. Olmaz olmaz.

Bekle azıcık. Yapmaz. Kurt mu yapar? Kurt yapar ablacığım.

Tamam. Hadi o zaman bir tane bana hemen atıver.

Tamam dur. Atıyorum.

At hemen.

Aklımda Murat'ta işte. Aklımda Murat'ta.

Böyle oldu mu? Ben çok yiyorum.

Biliyorum ablacığım. Biliyorum. Sen çıkar. Olduğu kadar. Olduğu kadar

çıkarsan ben öyle yerim. Ver ver.

Oo sıcakmış.

Çok yiyorum ben, böyle kıvam dolu olduğu zaman çok yiyorum Şengül. Dur bakayım.

Yandı, yandı.

Murat'ım olsa öyle derdi, öyle yerdi. Ay yavrum benim.

Çok güzel olmuş kız.

Ee senin tarifin.

Eline sağlık. Ay yavrum, ay yavrum Murat'ım.

Bestoşum çok iyi akıl ettin biliyor musun? Sırtım tutuklu çok iyi geldi.

Yani hava değişimi, kış geliyor.

Hatun teyze diye bir gerçeğimiz var. İpekliler falan. Bütün buna ihtiyacımız

vardı. Evet benim sebebim bunlar.

İki dakika huzur içinde kalacağız gelene bak.

Selam Beste.

Selam Elit'ciğim.

Keşke seni şöyle küçültüp gözümün önünden atıversem.

Dikkat et de arkadaşına. Seni de bir yerin sakatlamasın. Ben eğer bilerek

yapsaydım seni hedef alırdım değil mi? Doğru söylüyor bu arada.

Neyse ki buralarda sayılı günüm var. Gidiyorsun.

Ama buralarda huzurumuzu korumamız gerekiyor. Bunu biliyoruz değil mi?

Bu arada hatun anne sana çok kıskın. Belli etmiyor ama arkandan sürekli

konuşuyor.

Yalan söylüyordur bu. Bakma sen buna.

Ya bu arada Beste'cim bizim holdingle ilgili bir iki fikir var aklımda da. Şu

organizasyon için senle bir oturup konuşsak mı? Tamam tamam konuşuruz tabii

ki. Görüşürüz Beste.

Bizim holding mi ne daha? Bizim holding mi?

Aa inanamıyorum ben kendimi zor tuttum tepki vermemek için. Bizim holding,

bizim holding.

Bizim holding.

Bir şey söyleyeceğim.

Aslı doğru söylüyor.

Sonuçta siz gidiyorsunuz ve holding kocasının kalmış oluyor. Bizim holding

diyebilir yani.

Ay neyse, hazır masajla rahatlamışım. Sinirlerimin tekrar gerilmesini

istemiyorum. Bırak, boş ver.

Hadi gel bir cıvısa alalım. Sonra bir tur daha mı girsek?

Ha? Olabilir.

Ay çok şükür yarabbim.

Ağır değil değil mi? Yok ablam, bunlar kıymetli şeyler. Ben de diyorum.

Neyciğim?

Adem kolileri ayrı ayrı koydun değil mi yavrum?

Kırtasiye, giyim, bakliyat, oyuncak hepsi ayrı birbirine karışmayaydı. Yok

hatun anne hiç merak etme ben tam dediğin gibi yaptım hepsini. Sağ ol

canım. Yüce gönüllü ablam benim Allah kabul etsin. Allah hepimizinkini kabul

etsin Şengül.

Her sene her sene yaparsın böyle. Çok şükür çok şükür. Allah nasip ediyor çok

şükür. Hatun anne.

Bu önceye gidip Nergis ablalara uğruyoruz değil mi?

Tabii tabii. Biz Nergislerde otururken sen kolileri dağıtırsın Adem. Bittikten

sonra da gelir bize alırsın. Tamam, tamam.

Tamam canım.

Hadi Allah rast getirsin.

Sağ ol, sağ ol. Eline sağlık.

Acaba fazla içmesem mi dokunmasın?

Çok mu içtim? Öyle oldum.

Çok oturduk, oturdukça da içim türdüm. Tamam, içmeyeyim. Sen de Adem'i ara

gelsin, bize alsın o zaman. Tamam. Tamam, arayayım.

Ay tut böyle.

Şey yapmayınca hiç olmaz.

Eline sağlık. Hah, olsun.

Alo.

Adem, ablam diyor ki gelsin alsın bizi diyor. Artık yeter, çok oturduk diyor.

Hah, anladın mı yavrum? Aa!

Elim yandı abla.

Elim yandı.

Elim yandı.

Adem! Şey, Adem'in lastiği patlamış ablacığım, gelemiyor. Eline ne oldu?

Azıcık yaktım ya.

Adem! Hay Allah!

Tamam, kapat kapat. Biz başımızın çaresine bakarız.

Hay Allah!

Nasıl, nasıl? Elin iyi mi?

Çok şey olmadı ama yandı biraz tabii. Korktum.

Ay canım, Adem gelemiyor mu? Adem gelemiyor ablacığım. Lastik patlamış.

Tamam, gelmez mi? Biz gideriz. Taksi çağırır gideriz.

Doğru. Doğru.

Minibüsü. Minibüsü. Nereye gidiyoruz?

Hadi o zaman.

Sağ ol. Sağ ol.

Eline sağlık. Biz kalkalım artık.

Hadi gidelim. Biz şimdi bitireyim. Hadi.

Bitir.

Ablam sıkıştı. İyi.

Çok şükür ya.

Şükür. Var mı bu? Var var.

Bende de şimiler vardı. Demir paralı. Tamam yok var.

İki kişi alır mısınız?

Ay. Ay valla. Çok şükür.

Herkese de nasip olmaz.

Valla. Çok şükür abla.

Yavrum yoruldun değil mi?

Şükür.

Bu gece uyumak yok. Ani hareket yok. Kafa biraz gelir gider. Hiç panik

olmayın dedi doktor. Ha o doktor kabak dolmamı ne kadar sevdi fark ettin mi?

Tövbe estağfurullah.

Bak solluyor görüyor musun? O kadar da sinyal veriyorum.

Anneanneciğim, Mehmet gelmek üzere. Mehmet'in yanında annesi hakkında

konuşmayın olur mu?

Ben kiminle nasıl konuşulacağını bilmiyor muyum?

Anneciğim, aslında iyi oldu.

Yani yanında Mehmet'in annesi ve yengesi yokken kızımıza nasıl davrandığını

göreceğiz. Aa, Mehmet geliyor değil mi? Çok saf bir ruh o ya. Kendime çok

benzetiyorum. Hiç benzemiyor.

Mehmet geliyor.

Geliyor. Mesaj attı.

Evet, geliyor canım.

Sağ ol Sebastian.

Mücverler. Aa, Şengül sen niye getiriyorsun?

Ben yardım edeyim babancığım. Kızım sen niye yapıyorsun? Annen yapsın.

Neyi?

Allah Allah!

Doktor ne dedi?

Kafana bir darbe daha alırsan kalıcı hasar bırakır demedi mi?

Ama doktor on saat uyumadı dedi abla. Unuttun mu?

Aa, şimdi şey mi oynayacağız yine bu akşam? Hayır, hiçbir şey oynamıyoruz.

Herkes sağlığına dikkat ediyor, kendine iyi bakıyor.

Fıldır fıldır gezmeyeceksin Şengül.

Of tamam abla.

Ay Allah korusun.

Mehmetciğim tanıştırayım. Bu robotumuz Sebastian.

Anneannem İrma çoktan isteyince almış.

Merhaba Mehmet.

Merhaba Sebastian.

E tabi devir, tasarruf devri.

Çok iyi. Evet.

Valla ellerinize sağlık.

Ne kadar çok yemek var masada.

Anne misafirlerine çok özen gösterir. Doğru. Evet ama efendim ben misafir

sayılmam. Yani bu birazcık nasıl desem israf.

Öyle ama bon appetit.

Aa, neyin var hayatım, iyi misin?

Ay, boynum tutuk ya.

Okudan ara masaja gittim ama düzelmedi.

Bana söyleseydin ben gelirken kas çözücü krem falan alırdım. Hı?

Bakayım, bu ben Amerika'da şey öğrenmiştim. Bu kulunçları kakırdatma,

kıtırdatma. Şöyle bak. Mehmet her zaman benle çok ilgili anneanne. Sağ olsun.

Bir kulunç kakırdatanımız bile yok.

Hatta yine bizim mutluluğumuzu görüp tetiklenmeyecek değil mi? Köfteden bile

tetikleniyor, boş ver sen.

İyi ki geldin Mehmet, seninle doğru dürüst bir vakit geçirememiştik. Evet,

evet. Hep annen de vardı.

Beni kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Pardon Mehmet Bey.

Vuruyor mu? Sorun değil Sebastian.

Arzu oldu herhalde.

Çatalım yere düştü Sebastian.

Git getir oğlum, koş.

Getiremem Taylan.

Şaka da yapıyor ama getirecek. Git.

Git getir.

Git.

Ne yapıyorsun?

Yine aldın ufacık bir şey. Ya anne ya, çok rahatsızım. Yine kilo almışım.

Pantolonuma sığmıyorum.

Oğlum, sığamıyor değilsin. O Elif sana kendi bedeninden daha küçük pantolonlar

aldırıyor.

Küçük diye de ucuz da değil yani. Ne pahalar saç o pantolonların tümü bilsene

anne. Of!

Ara abini, ara. Sor ne zaman geliyormuş.

Tamam ararım ya.

Oğlum ara şimdi.

Ay sanki yemeğin yarın kalmış gibi havalara giriyorsun... ...bir şey

yiyormuş gibi.

Bir şey de yemiyor o.

Delini ara.

Sitareyi de arayayım istiyorsan.

Altın yeter artık ya.

Bak bu da bana patladı.

Hadi.

Mehmetciğim başka bir şey ister misin?

Yok hayatım. Teşekkür ederim.

Mehmet gelmek üzere.

Mehmet'in yanında annesi hakkında konuşmayın olur mu?

Senin sesin... Benim sesim değil.

Ben kiminle nasıl konuşulacağını bilmiyor muyum?

Ay bozuldu bu ne?

Ee bir içini takıp çıkarın.

Ay bu herhalde dizi filan izledi. Yani yanında Mehmet'in annesi ve yengesi

yokken... ...kızımıza nasıl davrandığını göreceğiz.

Ee... Ne diyorsun ya ay!

Demek annen sana çok düşkün Mehmet. Ay ay!

Ne?

Kumandos filan yok bunun. Hiçbir robotla evlenmek istedin mi Mehmet? Derin bir

robot olsaydı yine de evlenir miydin? Hiçbir gelin robot değildir.

Annesini, annesinin.

Mehmet. Efendim bu nereden kapanıyor derin? Bir şey yok. Ne oluyor oğlum ne

oluyor? Oğlum ne yapıyorsun? Ne yapıyorsun?

Sen bastın sabır yavrum.

Vayın peki.

Anne, ben tenzeme karışma dedim.

Ya ben anlamıyorum, sen de gel dedin ya.

Dedim ama içeride fikrim değişti yaptıklarından sonra.

Kızım.

Ünversa isimlik dedin, sen... ...aa bu geyik kaşlarını mı alıp geldin? Geyik

besleme kaşlıyor abla.

Anne bir dur.

Tek tek anlatacağız, bir dur.

İçeriye girdiğimizde ben bir gariplik olduğunu anladım.

Önce satılacak parçaları inceledik.

Böyle ibrikler vardı. O sırada 47'yi arıyoruz bir yandan.

Böyle heykelleri, sahipler falan vardı. Yani baktım altın falan değildi yalnız.

Teyzen bilezikleriyle kıyasladı sağlama olarak. Değildi gerçekten.

Sonra biz yerimize oturduk. Bir tane kadın vardı hemen yalnızda oturuyor.

Kadın bana göze bir dikti. Dedim bu kadın bana taktı.

Dikti vallahi.

Sonra bir tane adam geldi avcumda.

Kaşıkla böyle yanımızdan geçti. Kadınla teyzem kaşığa bir dikkat kesildi.

Ben de kaşığı takip ediyorum.

Sonra kaşığı böyle bir kürse koydular. Bir baktım 47.

Hemen teklif verdim.

5000'den açıldı.

4000 yapalım dedim tabii ki. Teyzem dedim burada fiyatlar yukarı doğru

çıkılıyor dedim.

Ama teyzem tabii ki beni dinlemedi. Yani dinledi de teyzem arttırdı.

Kadını arttırdım.

Sonunda teyzem duracak sandım, durmadı.

Sat abi, sat! Satıyorum, satıyorum, sattım.

Ama tabii ki ben aldım.

Elimden bir şey kurtulmaz. Çünkü kadın o kadar ısrar etti ki onu alacağım,

alacağım diye. Benim kesin bir bildiği var.

Keşke kadın alsaydı. Şimdi onun evinde konuşuluyordu bu saçmalık.

Kızım sana Ünver Bey kırk yedi demedi mi?

Anne, kırk yediye aldık zaten.

Yanlış mezota gitmişiz, anlamadın mı?

Ama... Kızım, buna mı besliyorlarmış geyiği? Evet.

Kız, geyik buna doymaz ki.

Anne, sen de kullanacakmışız gibi davranma. Yanlış almışız.

Sen de Önver'e sakın yanlış almışız falan deme ha. Belki hoşuna gider.

Yani adamın geyiği varsa gider.

Adamın geyiği mi varmış?

İnşallah vardır anne.

İnşallah.

Burakçık. Oğlum.

Geldin mi?

Hayır anacığım. Az kaldı. Varmak üzereyim.

Nasıl geçti gecen? İyi.

Güzel miydi yemekler?

Güzeldi. Benimkinden daha güzel değildi değil mi?

Tabii ki seninkinden daha güzel değildi anacığım.

Ana söz.

Şengül ablayı öldürdüm ben.

Ne?

Getirin o Mehmet'i buraya.

Nerede o? Dur sakin ol sakin ol.

Sakin ol.

İrma. İrma'ya söyle.

Çabuk kolayı... Tansiyon aleti mi getirsin?

Anne kovdun ya İrma'yı.

Oğlum kimin karması bu be?

İrma'nın kimin olacak?

Bana bak dolandırıcı Taylan.

Seni de alırım ayağımın altına Mehmet'i de. Çabuk söyleyin gelsin o buraya.

Nereye oğlum sen?

Nereye oğlum?

Dur, beklenme.

Beklenmemek isterim, olur.

Ateş ediyor mudur bu?

İrma'yı çağır, İrma'yı çağır. Bütün şarkılarını kabul ediyorum.

Hemen gelsin, hemen gelsin.

Merhaba.

Şimdi ben senin ayarlarını bir oynayayım da.

Kapan be.

Kapan şu gözlerini.

Evet.

Şimdi, Mehmet Bey geldiğinde...

...evdeki bütün dedikoduları ona söyleyebilirsin.

Hatta Hatun Hanım'la ilgili olan dedikoduları da söyleyebilirsin.

Taylan'ı çok kahile almana gerek yok.

Ama bunu tiraje yaptırmış gibi yaparsan çok güzel olur.

Anneanne hoş geldin. Ne oluyor oğlum benim aileme? Telefon, telefon nerede?

Telefonu düşür de ona uzanabilsem.

Abi şey, Sebas çıncım. Ben şuradan bir telefonum alsam, söz Mehmet'i

çağıracağım. Sen Mehmet'i istiyorsun ya. Ay ben kendimi siper edeceğim, alayım

telefonu. Hemen getirin o Mehmet'i buraya.

Ay! Patlıyor mu galiba? Ay!

Allah'ım yok, olmaz değil. Sen de dediğinin farkında ol. Bu ne? Ne oldu?

Şengül abla.

Şengül abla. Yok işte. Şengül abla. Şengül abla. Yok çocuğum. Şengül.

Ne oldu biliyor musun? Bak.

Burada elimde tabakla sandım içiyordum. Ne

oldu,

bir şey mi kırıldı?

Şeker yok.

Uyuyordur. Yok.

O zaman polise haber verelim. Polis olmaz, polis olmaz, polis olmaz.

Benim tencerem.

Kaybettin Şengül abla, kaybettin. Oğlum kaybetmedik, niye kaybedelim?

Burada bir yerlerde de cevap yok, yok. Şişler içerisi donuyor şu anda.

Şengül abla!

Hayır, hayır. Şengül abla! Oğlum, uyumuyor. Elimde benim tencerem vardı,

gördük ya.

Şengül! Hatun anne, ne bileyim, bence dağılalım, teker teker arayalım. Daha

çok şansımız olur.

Olur, olur. Ama çok da dağılmayalım yavrum, gece gece. Tamam. Ben şöyle

gidiyorum şu tarafa da. Nasıl dağılacağız ki?

Korkma çocuğum korkma. Dur yavrum ağacımı çarptın. Yavrum dur oğlum ben

anne. Hayır kadınım hayır öyle bir şey yok. Sen katil gitsin.

Nerede Şengül ya ağaca mı çıktı ne yaptı anlamadım ki.

Nerede bu kadın ya?

Şengül abla!

Ben de korkuyorum.

Korkacak bir şey yok evladım korkacak bir şey yok yavrum. Korkacak bir şey yok

yavrum.

Ay korkunç oldun. Hiç korkacak bir şey yok.

Aaaa! Çıktın!

Anne!

Çıktın!

Kolumu gibi kopardınız yavaş.

Bulamadım, Şengül abla yok. Neler yaşıyoruz?

Neler, neler ha? Yok Şengül abla. Düş, düş, düş.

Ne oldu?

Neresine vurdum? Yok oldum. Şengül abla!

Şengül abla!

Ne oldu?

Şengül abla.

Yok, yok Şengül abla. Yok, yok.

Yok, yok.

Şengül abla.

Şengül abla. Şengül abla.

Şengül... Ay!

Ne yapıyorsun burada abla?

Feryal Hanım kabak tozması istedi.

Onu yaptım Muratcığım.

Benim tenceremle mi?

Hadi gel abla.

Hadi. İnşallah kalıcı hasar kalmamıştır.

Hadi gel sen. Gel. Gel.

Tamam. Dur şu dolmanın şeyine dikkat et. Dolmayı şey yapar mısın? Kazın dolma

istedi. Tamam sen hep böyle canlı ol, tamam mı? Bismillah.

Bismillah. Hadi yavrum. Sen doktor ol. Ne haber?

İyi misin? İyi, iyi, iyi. Ne yapıyorsun Burakcığım?

İyi.

Ne korkunç bir şey hâlâ. Şeyini kaldı şeyini.

Ablacığım. Gel gel gel abla gel.

Tamam. Bak ev.

Aşkım nasılsın?

Ya sana ne diyeceğim.

Çok ünlü bir düğün organizatörü var. Ondan zar zor randevu aldım.

Düğün tarihiyle ilgili kafamda bir şey var da onu sormak istiyorum.

Hem bazı detaylar öğrenmek istiyorum.

Beraber gitsek bir fikir alsak. Hani nişanlıyız ya. Ne dersin gelir misin

benimle? Tabii ki de gelirim.

Ay tamam.

Hazırlanayım o zaman ben. Öptüm aşkım. Tamam öpüyorum seni.

Bu tarihi mutlaka almam lazım.

Osman. Diyorum ki hazır doktordan da çıkmışken eve gidince şöyle güzel bir

şöbiyet yiyelim. Yiyelim.

Nereye yiyoruz?

Doktor ne dedi şeker yasak demedi mi?

Dikilmem bir tadına baksan. Ay bakamazsın. Bir de adama yalan

söylüyorsun beni şeker yemiyorum diye. Bitti. Bundan sonra şeker olayı bitti

Osman. Öyle şey yok.

Aa! Aa! Mehmet'e gelin diye mi bu?

Adem dur, dur yavrum.

Hadi gel, yanlarına gidelim. Hadi sürpriz olsun.

Gidelim.

Sizinkiler mi?

Gel.

Anne,

baba.

Ne işiniz var burada?

Hastaneden dönüyoruz, baban şekerini fırlattığı için. İyi misin, bir şey mi?

İyiyim oğlum, yok bir şey.

Siz ne yapıyorsunuz nereye?

Biz işte öyle yani bir şey yapmıyorduk biz de.

Düğün organizatörü var da burada bir tane çok ünlü.

Onun için geldik.

Evleniyor musunuz?

Ha yok şey için yani bakmaya geldik. Bir fikir alalım diye çok övdüler ama

ilerisi için yani şimdi için değil. Evet evet.

İyi tamam o zaman beraber bakarız.

Osman hadi gel beraber bakalım.

Ben eve gitmek istiyorum.

Tamam eve gideceğiz. Önce bakalım ondan sonra gidelim. Eve gitmek istiyorum

diyor. Hadi gel. Oğlum sen babanı al.

Tamam.

Senin

aklında

bir şey var mı?

Yok henüz bakacağım.

Benim var. Benimkileri kullanırız düğünde.

Hoş geldiniz. Hoş geldiniz. Merhaba.

Ben Alev.

Mehmet. Memnun oldum. Pelin.

Memnun oldum. Siz gelin adayısınız sanırım. Evet.

Hatun. Memnun oldum. Ben de memnun oldum. Merhaba.

Merhaba.

Ben sizi bir yerden tanıyor muyum?

Yok sanmıyorum.

Çok tanıdık geldiniz bir an.

Neyse.

Evet. Size nasıl yardımcı olabilirim? Biz bunlardan istiyoruz.

Anladım.

Ama öncelikle acilen bir soru sormam lazım.

Aklınızda bir tarih var mı?

Yani öyle henüz bir şey... Var.

Haziran ayının ikinci cumartesi günü.

Hemen bakalım.

Hayatım teyzem astrolojik olarak bütün yıla bakmış.

2027'nin en iyi günü oymuş. Bütün gezegenler diziliyormuş.

O dizilim önemli tabii.

Ah ya tüh. Ne oldu?

Ya inanır mısınız? Haziran ayında mekanda sadece o gün dolu. Hem de çok

yakın zamanda alınmış bir tarih.

E değiştiremez miyiz?

Maalesef. Etik olmaz.

Hem de sizden iyi olmasın çok sevdiğim bir ailenin kızı evleniyor.

Hayatım, başka bir günde de dizilmiyor mu bunlar?

Ya hayır Mehmet, o gün olmaz.

Yavrum, Allah Allah! Haziran olmaz, Ağustos olur. 2027 olmaz, 2032 olur.

Nedir yani?

Yapabileceğiniz bir şey yok mu?

Ya da bana söyleseniz kimmiş bu tarihi alan? Bir isim verseniz.

Aa! Aa!

Anne, siz benim için mi geldiniz?

Tabii ki de uğursuz İpek'le.

Murat, yavrum.

Baban da burada.

Herkes için geldik gibi oldu. Baba.

Ya Elif'ciğim, şimdi senden bahsediyorduk biliyor musun? Kalbin

temizmiş canım benim. Hoş geldin. Temiz kalpli mi? Oğlum mu?

Buyurun, buyurun. Ayakta kalmayın. Oturun.

Ay tesadüfe bak.

Ah tabii siz kardeşsiniz. Ben ilk anda soyadlarından çıkaramadım. Kusura

bakmayın. Lütfen yeni bir tarih seçin. Hem arka arkaya kardeş kardeş

evlenirsiniz.

Hayır ben o tarihi istiyorum.

Ya Elif'ciğim.

Derin'le Mehmet de Haziran ayının ikinci cumartesi günü için gelmişlerdi. Onu

konuşuyorduk tam.

Aşkım bizim tarih. Ne şans.

Bizim tariha değiştiremeyiz. Yani benim için soru değil abi. İstersen...

Sen astrolojiyle ilgilenmiyorsun ya, o tarih benim için çok önemli.

Sen pazar günü evlen.

Aşkım, biz bir hafta... Yani ben de başka bir hafta... Hayır, Uğur. Hayır,

Mehmet.

Ya sonuçta biz abinizin düğününü bilmeden tarihini netleştirmiş olduk.

Ama eminim size de uygun bir tarih vardır, buluruz.

Hayır, ben o tarihi istiyorum.

Vermiyorum.

Vereceksin.

Çok pardon buna bakmam lazım hemen geliyorum.

Alo canım.

Bir dakika bir dakika sakin ol ne oldu?

Sen evlenme ben boşanacağım mı dedi?

Yeto bu erkekler gerçekten kapatılsın.

Hayır kesinlikle böyle bir adamla evlenemezsin.

Tamam. Benim şimdi misafirlerim var. Bir toplantıdayım. Seni arayacağım. Tamam

mı? Hadi bay bay.

Çok pardon.

Eee ne yaptınız? Karar verebildiniz mi tarihe? Evet. Bizim cumartesi değişmiyor

aynı. Hayır. Henüz karar vermedik.

Ben de o tarihi istiyorum.

Karar verilmedi.

Verdik.

Vermedik. Benim geçmişim var. Sen daha dün geldin.

Senin iki yılda yaşayamadığını demek ki ben üç ayda yaşamışım. Sen ne

yaşayabilirsin üç ayda ya? Aşktan ne anlarsın sen kızılık? Sen ne anlarsın?

Çok şey anlarım. Biz ödemesini bile yaptık bunun.

Sen mi ödedin? Kesin Murat ödemiştir. Ne fark eder? Kocan değil mi?

Kocan olacaksa da o gün olmayacak. Çünkü o gün ben evleneceğim. Hayır, ben

evleneceğim. Hayır, ben evleneceğim. Ben evleneceğim. Ben istiyorum. Benim

tarifim o.

Dolgulu keçi.

Kendine bak.

Ödemli cadı.

Ne yapıyorsunuz?

Hayatım bırak.

Kızlar. Onlar oğullarımı mahvederler bu kızlarla. Olmaz olmaz.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.