All language subtitles for Uzak Şehir 70. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Be Mardin, Nemrud'un çileli

yıldızı Kadınlarının

daha kıskan ağrırmış kan kınası

kür saçları

Aklarmış bütün günahları.

Demardi, ben susturudum

söz hakkını.

Kaydet ki şahideyim o koparılan

kadınların kanı.

Canını canından kaç defa doğuran o gün

Zömrede ağım kanı

İki aşiret bir kağıtla birleşirse kağıt yırtıldığı gün ayrılır.

Ama kanla birleşirse obayı ancak

ölüm çözer.

Seninle güç birliği yaparım.

Kızın Berfin'le evlenirsen.

Evlenirsiniz, çocuğunuz olur.

O çocuk da iki aşiretinde kani olur.

Çocuk senin de benim doğurur.

Canıl Bora.

Üç buçuk aylık hamiyesi mizahlayalım.

Üç buçuk. On beşinci hafta.

O kadar çok kadına kurdum ki bu cümleleri. Böyle muhabire verdim ki.

Hep sevinçlerine ortak oldum ama yani böyle.

Bu çok farklı.

Çok farklı.

Bugün doktor değilsiniz Ali Hanım.

Bugün annesiniz.

Bu ses mi?

İşte üç kalbim birleşti ses mi?

Bilgi şey.

Bu kasımlılar falan çok oluyor ya. Evet.

Dikkatli olmanız gerekecek derken bunu kastetmiştim.

Ya nerede?

Burada plesanta kenarında.

Sukkoryeni kematom.

Düşük de edidim var.

Evet.

Anlatmama gerek yok biliyorsunuz. Yatak istirahati. Ağır kaldırmak yok.

Yolculuk yok.

İlaca başlıyoruz.

Haftada bir beni görmeye geleceksiniz.

Ve en önemlisi stres.

Ondan uzak duracaksınız.

Cinsiyete mi bakıyorsunuz?

Evet,

bacakları da kapalı. Bu açıdan görünmüyor.

Ama kanıma durunca hematom küçülünce daha net bakarız.

Acelemiz yok.

Önce bebeği tutalım. Tutalım.

Yalnız mı geldiniz?

Babası... Yalnızım.

Yalnızım.

Seninle güç birliği yaparım.

Kızım Berfin'le evlenirsen.

Abi ne oldu anlaştınız mı? Siz başka araba bulun.

Çık.

Abi.

Abi ne oldu?

Bir gün olur da, kendi kanımdan bir çünşün olursa.

Senden olsun isterim.

Bir bebeğimiz daha olsun diye hamil ederim sana.

Hadi ya.

Ama bir gün, o nikah masasına tekrar oturacağım.

Seninle, senin yanına.

Ve böyle afasım çıktığı kadar bağıracağım.

Bütün kalbimle evet.

Yolumuza ne çıkarsa çıksan ben seni hayatım boyunca seveceğim.

Ben de seni hayatım boyunca seveceğim.

Yok açmıyor.

Açmıyor oğlum bak bana iyice anlat orada ne oldu ya?

Lan dedim ya bilmiyorum içeride değildim ben.

Dışarı çıktı yüzü kireç gibiydi ne oldu dedim abi bir şey söylemedi arabaya

bindi gitti.

Mirza kabul etmeseydi söylerdi.

Olmadı derdi ya yapamadık.

Ya konakta herkes ondan haber bekliyor. Nerede benim abim? Yok telefonları da

açmıyor.

Tarzı değil.

Başka bir şey var.

Var.

Başka bir şey var.

Ama ney?

Geçmiş olsun.

Siz... ...benim buradasınız.

Sen benim kapıma geldin hatırladın mı?

Hatırladım. Hatırladım.

Bana bir şey diyecektin.

Mektup dedin. Sonra oğlumun adını sayıkladın.

Olur mu?

Cihan al Bora.

Cihan benim oğlumdur Doğru.

Ben onu dünyaya getirirken senin anan yardım etti bana.

Cihan'ımı kucağıma ilk onun evlerinden aldım ben.

Söyle ne diyecektin?

Beni bu hale getiren... ...kardeşiniz Hasan.

Beni niye vurduğunu söyledin mi?

Ne diyecekti ki?

Söylemedim.

Çünkü bilmenizi istemiyor.

Ve hala beni öldürmeye çalışıyor.

Eğer ben ölürsem... ...o şey

de benimle birlikte gömülecek.

Benim istediğim bu.

Yok bak.

O yönden için rahat olsun senin.

Kapıda benim adamlarım var.

Hasan bu kapıya adım atamaz, yaklaşamaz bile değil ki içeri girmek.

Sen söyle ne diyeceksin?

Söylersem siz de beni yaşatmazsınız.

Ne yapacaksın peki? Beni bana demeyeceksin gidip polise diyeceksin.

Diyeceksin ki Sadaka Dal Bora'nın kardeşi beni bu hale getirdi Vurduhan.

Hayır.

Hasarlık yapalım.

Ben polise Bora'nı görmediğimi söyleyeyim.

Siz de beni buradan sağ salim çıkartın.

Canımı koruyun.

Kabul. Sonra?

Annem... ...ölmeden önce... ...bana bir mektup verdi.

Size vermeyeceğim.

Kudu.

İçinde yazarını öğrendiğiniz gün... ...bu topraklarda

duran hiçbir taş...

Yerinde kalmaz.

Ben bu kapıdan sağ salim çıktıktan sonra... ...ha mektubu sakladığım yeri

size söyleyeceğim.

Ama önce... ...çıkacağım.

İçin rahat olsun sen sakın korkma. Buradan sen bu kapıdan sağ salim

çıkacaksın.

Burada konuştuklarımız aramızda kalacak.

O mektuptan kimseye söz etmeyeceksin.

Benden başka kimse bilmeyecek.

O kağıt bana yazdın.

İçinde ne var ne yok önce ben bileceğim tamam mı?

Anlaştık.

...içinde yazanı öğrendiğiniz gün... ...bu topraklarda duran hiçbir taş...

...yerinde kalmaz.

Ölmesi lazım.

Senin iyiliğin için abla.

Ne bırakıldırayım onu?

Sen karışma bu işe. Ben kıyayım canına.

Ama yaşatmamamız lazım.

Kimseye de bir şey söyleme. Hele de Cihan'a.

Her şey yolunda mı?

Biraz konuşalım mı?

Ne oldu?

Dışarı gelir misin orada konuşalım.

Tabii elbette.

Meraktayım ne oldu anlat.

Bunun için kalkan demiştim ya.

Ben artık onun arkasına saklanamam.

Al lütfen.

Al ya.

Al onu.

Beni niye, ne oldu?

Hamileyim.

Cihan'ın çocuğunu taşıyorum.

Hamilesin.

Zaten bir süredir böyle bir... ...vartı bir şeyler yani.

Neyse doktora gittim. Şimdi oradan geliyorum yani.

15 haftalık hamileyim.

Ne yapacaksın peki?

Cihan'a söyleyeceğim.

Ali'ye yapma.

Sen bunu Cihan'a söylersen seni hayatta bırakmaz. Hiçbir yere gidemezsin artık.

Yani kaldı ki çocuk... Yani Deniz kendi çocuğu değilken bile, Bora'nın

çocuğuyken bile... ...altı çocuğu elinden ne bileyim mahkemeye verdi seni.

Konağı kilitledi.

Bir de kendi kanından bir çocuk olduğunu duyarsa sen ne olacağını sanıyorsun?

Söylemek zorundayım.

Ali anlamıyorsun galiba diyorum ki.

Duyarsa bir daha seni asla bırakmaz diyorum.

Benden olduğunu söyle.

Emmer. Sen öyle söyle. Benden olduğunu söyle çocuğun.

Tamam mı?

Ben nüfusumu alırım.

Soyadımı da veririm.

Bak. Zaten Cihan çocuğun başkasından olduğunu öğrendiği an seni hayatından

komple çıkarır.

Siler yani.

Dava mava da kalmaz. Biter gider.

Aklandığın gün.

Bak aklandığın gün.

Kaçar gideriz buradan.

Uçaktan iner inmez de boşanırız.

İstersen ertesi gün.

Benim bir imzam yeter.

Halil buradan çok uzakta.

Kimsenin bilmediği bir yerde.

İki çocuğunla.

Özgürce yaşayacaksın.

Ben yemin ediyorum senden hiçbir şey istemiyorum onu bil.

Biliyorum.

Bu çocuk sadece benim değil. Söylemek zorundayım.

Halil ben yanlış batılıyorum. Bu adam seni kovmadı mı?

Bu adam sana zalimlik yapmadı mı? Senin şu an... Yani senin şu an bu halde

olmanın sebebi bu adam değil mi ya?

Yine de söyleyeceğim. Ayla bir dakika, bir dakika, bir dakika.

Tamam, diğerini kabul etti.

Sen dönecek misin ona?

Ben az önce onun kalp atışlarını dinledim.

Bu ne demek biliyor musun?

O kalp atışı üç kişiye ait demek.

Ve babasının haberi yok.

Ben ona söylemek zorundayım. Bunun dönmekle dönmemekle ilgisi yok.

Ben Cihan'a söylemek zorundayım. Ondan saklayamam. Böyle bir şeye hakkım yok.

Biliyorum neye düşeceğimi çok iyi biliyorum. Nasıl bir şeyin içine

gireceğimi çok iyi biliyorum.

Ama başka türlüsünü düşünemem. Başka türlü olmaz.

Evli olmadığımızı da söyleyeceğim.

Ben bebeğimi yalanların ortasına getiremem.

Yalanların içine doğramam.

Bak sana minnettarım. Senin ne yaptığının farkındayım. Senin şu an ne

yapmaya çalıştığının da çok iyi farkındayım. Sırf bu yüzden zaten önce

sana geldim.

Cihan'a gitmeden önce sana haber vermek istedim.

Emre çok teşekkür ederim.

Nasıl yapmak istiyorsun dayı?

Alya.

Konağa gidiyorum sonra konuşalım mı?

Nedir bu, ne oluyor?

Yüzüğü attı.

O kadarını görüyorum Enver Bey.

Sebebini soruyorum.

Niçin? Dinliyorum.

Söyleyemem, kusura bakmayın.

Bana bak.

Alya... ...içeriden dışarı onu çıkaranın...

Siz olduğunu biliyor.

Bütün yapının arkasında benim olduğumdan haberi yok.

Eğer konuşursam... ...yapı çöker.

Anlıyor musunuz?

O zaman da siz... ...bu yüzükten çok daha fazlasını kaybedersiniz.

Enver Bey.

Sebep.

Cihan'ın çocuğunu taşıyor.

Ben hala durduğum yerde duruyorum.

Alya Smith buradan gidecek.

Onu siz götüreceksiniz.

Siz.

Bugünden itibaren yeni bir dosya açıyorsun.

Hazırlığını yapıp benden haber bekleyeceksin.

Alya Smith bu topraklardan gitmek istemezse, burada kalmak isterse,

Cihan Alvora ile evlenirse, Cihan

Alvora'yı indireceksin.

İz yok.

Tanık yok.

Arkada hiçbir şey kalmayacak.

Emir benden gelecek.

Bekleyeceksin.

Başka kimseden değil.

Ben seni buradan götüreceğim Alya.

Bu topraklarla bağını... ...kökünden keseceğim.

Koparacağım.

Aa!

Bu saatte niye geldi mi buraya?

Aliye Hanım. Aliye Hanım.

Hoş geldin. İyi akşamlar. İyi akşamlar.

Deniz odasında mı?

Odasında da uyudu.

Geç oldu.

Ben bakayım da.

Hoş geldin hayırlı akşamlar. İyi akşamlar. İyi akşamlar.

Cihan kulaktan mı?

Yok daha gelmedi.

Kadir, Cihan nerede?

Geldi.

Abim.

Nerede oğlum gelmedi.

Yok.

Nerede bu çocuk yoksa bir şey oldu.

Hayırdır annesem bu saatte.

Ne önemi var?

Benim nerede olduğumun ne önemi var?

Cihan yok bu saate kadar. Nerede abin nerede?

Gelmedi de.

Önemli olan Cihan.

Mizah ile ne konuştular ne yaptılar bu saatte ne söyledi ha?

Açmıyor anne açarsa öğreneceğim.

Gel de arayacağım.

Açmıyor. Dedim ya anne açmıyor.

Bir şey mi oldu?

Sadde senin ne işin var burada?

Hem seni ne ilgilendirir bu ailenin meselesi? Cihan sana söylemedim ki

karışmayacaksın. Sen artık bu ailenin bir ferdi değilsin.

Biliyorum. Hele şükür.

Biliyorum.

Cihan'ı bekliyorum. Cihan'la bir konuşmam lazım.

Senin Cihan'la konuşacak bir şeyin kalmadı.

Konuşmadan gitmeyeceğim, sadakaten.

Geldi abim.

Annem ya nerede kaldın öldün meraktan.

Ağabey.

Açmadığını merak ettik.

Konuşmamız lazım.

Bu saat olmuş burada.

Çocuğunu görmeye gelmiş. Gördün çocuğunu madem git dedim hala burada.

Haydi bizim konuşacaklarımız var.

Konuşmamız lazım.

Tamam.

Konuşalım.

Ama öncesinde benim bir şey söylemem lazım.

Evdekiler haber bekliyordu.

Tamam bekliyorum.

Evleniyorum.

Annem kiminle?

Mirza Zemmeroğlu'nun kızı.

Allah'a şükür.

Ağabeyim.

Bir şey söyleyeceğim.

Tebrik ederim.

Benim haberim çok küçük kaldı.

Önemli değil.

Çekilin arabaya çıkıyorum.

Çantam.

Daha çok, daha

derin.. Önce

buyur etti.

Selamun aleyküm, aleyküm selam.

Sonra işte kendi pişirdiği bir kahve vardı.

Onu tutuşturdu elime, oturdum.

Sonra uzun uzun anlatmaya başladı. İşte ben kimseye güvenmiyorum, kimseye

güvenim kalmadı.

Ortaklıklarımda hep..

Aynı evden çatladığını falan söyledi.

Güven meselesi yani.

Kaleme inanmıyor, kağıda inanmıyor.

Söze inanmıyor, yemine inanmıyor.

İnandığı tek bir şey var.

Kan bağ.

Yani ben o konuşmanın en başında benim elime tutuşturduğu o kahvenin ne kahvesi

olduğunu sonra anladım.

Nihayet yıllardır beklediğim şey olacak.

Sen bu kızı tanıyor musun?

Abi.

Sen bu kızı tanıyor musun?

Yok görmedim.

Sadece aldığını söyledi.

Arif'im.

Adını söylediler Berfin.

Ya sen adını bile bu gece öğrendiğin, yüzünü görmediğin, sesini duymadığın bir

kızla nasıl evleneceksin ya?

Nasıl yapacaksın bunu?

Yine mi?

Ha? Yine mi?

Sen ne diyorsun? Yine mi bu ailenin altında kalacaksın abi?

Yine mi kendini kesip sofraya koyacaksın? Yine mi yakacaksın kendini

abi? Ya sen ne biçim konuşuyorsun?

Anne! Zeynep'in oğlunun kızı tertemiz bir kız.

Gencecik tertemiz bir kızdır onlar çok güçlü bir aile. Ne davası var ne kavgası

var hiçbir şey yok.

Cihan annem bu kız senin bütün yaralarına merham olacak annem

göreceksin.

Geçmişi böyle bıçak gibi kesecek.

Allah'ın izniyle Alya belasından da bu aile kurtulacak.

Abi benimle bir gelir misin?

Kaya ne yapıyorsun sen? Bir çıkalım mı abi? Ne yapıyorsun sen Allah'ın aşkına

ne yapıyorsun Kaya?

Bak bu evlilik onun, ailemizin, Alpora'nın kurtuluşu olacak.

Kendine sakla. Burada bekle kendine sakla.

Kaya bu evlilik olacak.

Bu evlilik olacak. Söz söz ağızdan çıktı bir kere. O söz verildiyse bu evlilik

olacak. Olacak. Üstelik gül gibi de bir kız.

Tertemiz bir kız.

Bu iş olacak. Allah'ım beladan kurtulacağız. Yüzümüze bak ya Rabbi ya

Resulallah. Bu iş olacak.

Bütün bu beladan kurban olduğum ben oğlumu tanıyorum.

Ben oğlumu tanıyorum.

Bu iş olacak.

Sen bana ne dedin?

Ben zerrini unut demedim.

Yut dedim.

Çünkü sen evlendin.

Dedim. Ben de sana dedim ki Alya da evlendi ama.

Dediklerini hatırlıyorsun değil mi?

Sen sözünle bağlısın. Ben hiçbir şeyle bağlı değilim dedin bana.

Abi.

Bak yarın o söz senin boynunda olacak.

O kız buraya gelin gelecek, senin gelinin olacak.

Sonra Ali'ye çıkacak karşına.

Hazır mısın buna?

Yutabilecek misin?

O artık evli. Sana bunu sormuyorum.

Yutacak mısın, unutacak mısın?

Ali evlendi diye yapıyorsun bunu, sebebi belli.

Sebebi belli.

Yarın tarlalara su gidecek, fabrikaya süt gidecek. Köylüler kamyonlarını geri

çevirmeyecekler. Bu beş aşiretin ablukası da bitecek, gidecek.

Sebebi bu, başka bir sebebi yok.

Ali evlenmese yapar mıydı bunu?

Hayır.

Ama evli.

Evli. İrza Zehmeroğlu yarın akşam bizi konağını bekliyor.

Kızını istemeye gideceğiz.

Hayırlısı neyse olsun oğlum. Hayırlısı olsun.

Ben bu geceden hazırlıklara başlarım.

Öyle bir gideceğiz ki oraya kırk yıl konuşacak bu Nuriye'de.

Allah'ım sana şükür olsun ya Rabbi.

Sana şükür oğlum.

Adam kafasına sıkıyor, sen şükrediyorsun.

Ne diyorsun sen be? Ne diyorsun? Sen bir şey bildiğin yok, hiçbir şeyden

anladığın yok.

Abin gerçek bir reis gibi davranıyor. O bir aşiret reisi, aile reisi gibi

davranıyor. Bundan feyz alacağına sen onu vazgeçirmeye çalıştın değil yukarı

çıkardın. Vazgeçti, geçmedi. Neden olduğunu biliyorsun.

Çünkü o bir reis.

sorumluluklarını biliyor, yapması gerekeni biliyor.

Evlenecek, çocuk sahibi olacak.

Sen yoksa senden önce benim kucağıma bir erkek torun verecek diye mi korkuyorsun

ha? Sen ne saçmalıyorsun anne? Bak saçmalama. Bak bana bulaşma.

Sen bir an önce karının kucağına erkek bir çocuk ver. Öyle abuk sabuk

konuşacağına.

Ya.

Bana bak.

Şimdiden ne demeyi başladı duydun mu?

Biz bu konağa bir çocuk getirmedikçe böyle şeyler duymaya daha çok devam

edeceğiz. Peki başlama. Sen de başlama.

Yettiniz he.

Alya.

Alya bir konuşalım mı?

Alya. İyi misin?

Nare?

Ne oldu ya?

Yüzün kağıt gibi.

Sen konakta mıydın bu saate kadar? Üçe geliyor saat.

İyi misin?

Aliye bir şey mi oldu?

O da orada bir tuhaf.

Oturmuş tek başına içiyor.

Bir şey mi oldu?

Canı evleniyormuş.

Ne?

Ne demek evleniyor ya? Kimle evleniyor?

Bilmiyorum. Bilmiyorum.

Sen o yüzden mi gittin bu saatte konağa?

Yok.

Ben Deniz'i görmeye gittim. Bir de bizim... ...velayet davasının...

...vahkeme günü açıklanmış. Sadakat Hanım'la konuşmaya gittim.

Canını yakıyor değil mi evlendiğini bilmek?

Ama sen yaptın Alia.

Sen taktın parmağına o yüzüğü. Ve artık evlisin ve kahrolmaya hakkın yok.

O yüzüğü parmağına takarken düşünecektin.

Git evlen dedi bana Nari.

Ya dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz gerçekten mi ya?

Evlenmeyeceğini düşündüğü için öyle söyledi. Dedi mi dedi.

Git dedi evlen dedi.

Ama bak şimdi kendisi evleniyor. Kimse de hiçbir şey söylemedi.

Öylesine de evlenilebiliyormuş demek ki.

Sen evlenmesen evlenir miydi?

Bence evlenmezdi.

Aliye.

İyi değilsin sen ne oldu bir şey olmuş.

Ne oldu çocuğa söyleyecektin?

Ne oldu red mi etti?

Evleniyormuş.

Evleniyor muymuş?

Tamam sen üzülme.

Hamilesin.

Önce bebeğini düşün tamam mı?

Al ya. İçeri girelim.

İyi misin oğlum?

Tamam, eğer kötü olursan söyle bana. Saat falan hiç önemli değil. Doktora

çağırırım, tamam mı?

İyi geceler.

Hadi sabah görüşürüz, iyi geceler.

Alboran'ın sözü yere düşmez.

Gidin bakın tarlalarınıza su var mı yok mu haydi.

Şimdi beni iyi dinleyin.

Bir daha da bu durumlara düşmeyelim, bir daha böyle dizilmeyelim.

Alboro'da kimse aç kalmaz, açıkta kalmaz.

Eğer bir gün aç kalırsanız, açıkta kalırsanız, Alboro konağı orada.

Olur da bir gün çocuğunuz hasta olur, iyileşmez, Alboro konağı oradadır.

Olur da yine böyle tarlanıza su gelmez, Alboro konağı oradadır.

Bizim konağımızın kapısı size gündüz de açıktır, gece de açıktır, her zaman

açıktır. Olur da bu dediğimi yaparsınız, gelirsiniz kapıdan eli boş dönersiniz,

İşte o gün bilin ki ben o ocağın başında oturmam.

Ben o ocağın başında oturmam.

Çünkü benim babamın sözü benim sözümdür.

Bir gecede oldu.

O cihan albora.

Mirza'nın konağına girdi.

Sabahına kalmadan savaklar açıldı.

Sular geldi, süt yola çıktı.

Benzinlikler içinde Mirza Efendi kendi mekanlarını açıyor.

Biz aylarca kurduk.

O bir kapı çaldı.

İçeri sıkışmış girdi.

Elinde bir anahtarla çıktı.

O anahtarın adı da Berfin.

Boşu boşuna değilmiş bu adamın adının herkesin ağzında olması.

Üç cephede ateş.

Bir gecede üç kapı kapandı.

Siz varken ne kapılar kapandı, ne kapılar açıldı.

O işin sonu ölüm bile olsa ben yolumdan dönmem.

Bırakalım taksınlar nikah yüzüklerini parmağına.

Arada bir duvar olursun.

Sonra bakarız nereden vuracağımıza.

Ama şimdi sakin.

Sakin.

Sakin.

Günaydın.

Günaydın. Daha iyi misin?

Bir şey diyemedin değil mi?

Yani halde böyle olmaz ki bir şeyler yemen lazım.

Biliyorum çok zor.

Çok zor anlıyorum.

Ama bak, ileride dönüp baktığında diyeceksin ki dün gece için ben o çocuğu

ona iyi ki söylememişim.

Şükredeceksin söylemediğine.

Hala bu senin için bir kapı.

Ve sen bu kapıdan çıkıp gideceksin, arkana bile bakmayacaksın.

Ayrıca o seçimini yaptı.

Sen de kendini seç artık ne olur.

Al bunu geri tak hadi.

Ayla daha önce de konuştuk bunları.

Ya bu yüzük bir söz değil.

Bir kalkan. Biliyorsun dün de biliyordun bugün de biliyorsun.

Ama sen artık tek başına değilsin ki.

Artık karnında bir çocuk var.

Ve buradan gidene kadar seni de...

Karnındaki çocuğu da koruyacak olan tek şey bu.

Hadi.

Oda mı çıkayım ben?

Günaydın. Günaydın.

Sen kahvaltı ettikten sonra konuşalım mı biraz?

Konuşalım.

Nari.

Hadi gel gidiyoruz.

Ben hiçbir yere gelmiyorum abi.

Nalet saçmalama hadi gel gidiyoruz. Hiçbir yere gelmiyorum abi.

Konuşacağım dedim ben tamam.

Hani konuşacaktın hani bugün geliyordun? Fırsatım olmadı kahvaltısını etsin kız

konuşacağız işte tamam.

Nare. Yapma şöyle işte.

Nare.

Nare.

Nare. Git gelmiyorum abi.

Şu kapıyı açar mısın hadi?

Açmıyorum abi gelmeyeceğim.

Bak adam gibi sakin sakin kapını çalıyorum hadi aç.

İstemiyorum.

Nare bak insan gibi çalıyorum kapıyı aç hadi.

Ya sen benimle uğraştığında kendine baksana.

Ani evlendi diye gittin. Aynı gün bir tane kız buldun ya. Onun sonra ne

yapacağını düşün.

Öyle mi? Sen de çıkar sinirini benden.

Kaya çıkardı sen de çıkar. O vurdu sen de vur. O kırdı sen de kır. Ne

yapacaksın? Ne yapacaksın abi? Zorla sürükleyerek götürecek misin beni?

Götür. Böyle yapacağını mı düşünüyorsun?

Sana bunu yapacağımı mı düşünüyorsun?

Ben seni çok iyi anlıyorum Nare.

Çünkü sen sevdiği adamı kaybettin. Değil mi?

Sevdiğin adam öldü gitti.

Aldığın her nefes ciğerine batıyor değil mi?

Bakıyorsun ama görmüyorsun.

Su içiyorsun, yemek yiyorsun, haram gibi hissediyorsun değil mi?

Ben seni çok iyi anlıyorum.

Aklında düşüyor değil mi bir anda?

O anı hatırlıyorsun.

O anı hatırladığın her an, o yeniden yeniden ölüyor değil mi?

Unutamayacaksın onu, geçmeyecek. Bu hep böyle.

Değişmeyecek.

Ben sana öfkeliyim.

Öfkeliyim ama içtiğin için.

İçerek kendini heder ediyorsun.

İçerek kendine çok yazık ediyorsun Nari.

Yemin ederim bırakmaya çalışıyorum.

Şımar kucağımdayken ben o gün bir damla bile içmedim yemin ediyorum.

Ya ben sana inanmıyorum dedin mi?

Ben sana inanıyorum.

Dedin mi inanmıyorum diye.

Ben sana inanıyorum.

Ama artık kendine gel. Yazık etme.

O kayanın hesabını da soracağım. Merak etme. Bir kadına el kaldırmak öyle

affedilecek bir şey değil.

Bunun farkındayım.

Telafi edeceğim.

Neyi? Neyi telafi edeceksin hele? Sen bana bir söyle.

Kulakların duydu beni. Telafi diyorsun ha?

Neyi telafi edeceksin? Anne ne oluyor?

Bunları nasıl telafi edeceksin? Hele bana bir söyle. Nesini telafi edeceksin

bunu? Bunları mı? Hele şunlara bak.

Olgurunun düz karası olduğunu mu telafi edeceksin?

Ne bu? Sen ya o gün kaçtığı gün evden. Hani kaçtı gitti ya.

Bara gitmişsen orada. İç.

Rezil ol.

Orada gören bizi tanıyan onu tanıyan birisi. Çek fotoğrafları aldı getirdi

bana. Tomarla para verdim eline ne varsa aldım.

Hani ağzına sürmüyordun Nara?

Sürmüyordum. Yemin ederim sürmüyordum.

Sürmüyordum.

Sen vurdun ya bana.

Sen bana vurdun diye gittim içtim ben sürmüyordum.

Abi yemin ederim sürmüyordum.

Kızım sen ne dedin? Sen içmeyeceğim dedin.

İçmeyecektin Nara konuştuk. Böyle yerlere gitmeyecektin kızım.

Konuştuk ya söz verdin. Sen?

Sen buldun çıkardın değil onu oradan. Sen aldın buraya getirdin koydun. Parkta

buldun diye de yalan söyledin.

O çıkarmadı beni.

Kim çıkardı Nare? Kim?

Nare söyle. Söylesene kim çıkardıysa onu da bulalım. Varsa fotoğraf elinden

alalım. O haini kimse görmesin ha.

Kızım kim çıkardı?

Taksici.

Ama elinde bir şey yok. Hatırlıyorum ayıktım o sırada.

Barın tuvaletinden atladım.

Taksiye bindim. Taksi yaklaşıyordu. Ona bindim uzaklaştım gittim.

Parka parktan Ali'yi aradım. O da geldi beni aldı. Bir suçu yok yani.

Suçu yok. Yapmış zaten sana yapacağını alıp seni buraya.

Haydi haydi.

Gelmiyorum anne. Ben bu saatten sonra sadece mezara giderim. Duydun?

Haydi yürü. Anne tamam azıcık.

Cihan, al getir onu. Kaya, al annemi çıkar.

Sen şimdi... ...kızgın mısın hala?

İçtiğin için her kızgınım.

İçip kendini heder ettiğin için her kızgınım.

Toparlan, sakinleş.

Konağa gel.

Cihan, niye getirmedin kızı?

Gelecek. Ya gelmezse?

Gelecek dediysem gelecek anne, gelecek.

Sen konağa dön.

Kaya, İftihar'la Kadir arazideler söküm yapıyorlar. Son tankları söküyorlar. Bu

bizim bir tane istasyon kaldı. Onu da söküp kaldıracağız.

Sonra işimiz bitiyor inşallah. Git başlarında bekle.

Gecikmesinler çünkü adam sözünde durdu. Biz de gecikmeye yaşatmayalım tamam mı?

Tamam abi gidelim. Ben bu Ebe Kadir'in oğlunu görmeye gideceğim. Ya gerek yok

ben gittim gördüm.

Konuştum akşam uğradım yanına. Gittim konuştum. İyidir bir şey yok.

Anlattım sana.

Alacaklılar peşindeymiş diye.

Anası buna demiş ki git sadakat hanımdan yardım iste vermiş eline mektup.

Varamadan bize işte vurmuş alacaklar o kadar.

Anne sen niye bu olayla bu kadar ilgilisin? Sürekli hastaneye gidip

geliyorsun. Madem bu kadar basit bir konu.

Gidip çocuğa seyre mi bağlıyorsun hayırdır?

Makbule'nin oğludur seni dünyaya getirdik.

Git konağa anne hadi.

Anne haydi konağa haydi.

Polise de anlat.

Afiye'ye borcum var.

Gününü geçirdim.

Serakat Hanım'a yetişmeden... ...önümü kestiler.

Kim peki bunlar?

Bilmiyorum.

İstanbul'a bir adres verirsin.

Gider parayı bırakırsın.

Bir adam gelir alır gider.

Her seferinde başka biri gelir.

Kimse adını söylemez.

Sen de sormazsın.

Ben o adamların yüzünü bile doğru düzgün görmedim.

Tamam.

İyileşmen için elimizden ne gelirse yapacağız merak etme.

Geçmiş olsun. Sağ olasın.

Taburcu olacağı zaman ilk benim haberim olacak değil mi?

Tamam ciğerim. Hadi senin işine ikram ediyorsan.

Tamam görüşürüz.

Sizi buraya kim koydu oğlum?

Sadakat hanım beyim.

Hayırdır? Adamın peşindediler bir zarar vermesin diye önlem olarak gönderdi.

He.

Şunu atarsın. Tamam beyim.

Efendim yegenim. Dayı sen hani bu ebe kadın oğlunun başında duracaktın.

Kalkınca bana bilgi verecektin. Niye başında değilsin? Depodaki malları

kontrol etmem lazımdı yegenim. Bir sayım da var başında durmam lazım.

Adamlar kapıda gece gündüz nöbetteler zaten.

Bir sıkıntı mı var yegenim? Bir sıkıntı var mı dayı sana sormak lazım.

Yok yok sen sordun diye ben de şey ettim. İyi güzel hadi Allah'a emanet ol.

Allah'a emanet yiyelim.

Konuştum.

Anlaştığımız gibi.

Şimdi sıra sizde.

Beni bu odadan sağ çıkaracaksınız.

Ben bir şey bir kere söylerim.

Yapacağım dersem yaparım.

Sen oradan sağ çıkacaksın.

...içinde yazan, öğrendiğiniz gün... ...bu topraklarda duran hiçbir taş...

...yerinde kalmaz.

Can şu kapıyı kırdığında o kadar korktum ki.

O zaman hiç de korktuğum gibi olmadı Nare.

Hatta senin acını öyle bir tarif etti ki.

O da yaralı Nare.

Anlıyor, acını biliyor.

Sana yapılan haksızlığı da biliyor, farkını.

Cihan'ı tanıyorsun, haksızlık karşısında.

Öylece durmayacağını biliyorsun.

Narise'nin Şahin'in mezarına gitmen lazım.

Kaçma.

Abin haklı evet, o acı hep içinde kalacak.

Ama izin ver.

Arasından günler geçecek.

İşler güçler geçecek, hayat geçecek.

Sen izin ver, hayat... ...acının üstünü örtecek.

Merham olacak.

Sen böyle suçluluk duygusuyla kaçtıkça o içinde böyle büyüyeceksin.

Kurtulamayacaksın, çıkamayacaksın.

Bir git sen içinden ne geliyorsa söyle sen. Af mı dilemek istiyorsun?

Dile.

Bak Şahin seni izliyor bir yerlerde.

Seni bekliyor.

Gitmen lazım.

Kunağa da dönmen lazım.

Hatta istersen ben Deniz'i görmeye tekrar gideceğim. Dün uyuyordu,

istediğim gibi göremedim.

Birlikte gideriz. Birlikte gitmiş oluruz.

Geç kaldım diyorum.

Ama geldim işte baba.

Üzümde aldım haberini.

Çok kolay söylediler.

Sadece iki kelime.

Baban ölmüş.

Sonra yine kapıları kapattılar üstüme baba.

Ben seni kendi ellerimle toprağa veremedim.

Hakkını helal et baba.

Şeydam. Ateş böceğin benim.

Abim seni cihana verdikleri günü bilseydim eğer.

Bak o duvarları ben kendi ellerimle yıkar.

O taşları tek tek söker, o demirleri büker gene de gelir seni alırdım oradan.

Allah'ıma kitabımı alırdım.

Sen benim her şeyimdin.

Sen benim her şeyimdin.

Ama artık buradayım.

Sizi benden alanlara öyle şeyler yapacağım ki... ...yattığınız bu

toprakları kendi elleriyle kazıp gömülmek isteyecekler.

Siz yalan da olsun.

Rahat uyu baba.

Rahat uyu.

Ateş böceğim.

Geldim. Senden af dilemeye gelmem çok zaman aldı.

Aslında ben her gün geldim.

Yüzüm burada değildi ama ben hep buradaydım.

Kendime bakamıyordum sana nasıl bakacağım.

Sen benim yağmuru bekledin.

Cahit ben bu dünyada hiçbir şeyi, hiç kimseyi senin kadar sevmedim.

Bundan sonra da sevmeyeceğim.

Çünkü sen benim içimde bir yer değilsin.

Sen benim içimin kendisisin.

Bir insan kendini yüreğinden nasıl çıkarırsa sen de anca benim içimden öyle

çıkarsın.

Yani hiçbir zaman çıkmayacaksın.

Zerşova. Gel buraya gel gel gel.

Cihan Bey'im ah.

Ama bak vallahi tanıyorum ben Cihan Bey'imi.

Yapmayacak ha. Yer yoldan geri dönecek bak gör. Ya anne nasıl dönecek Allah

aşkına ya?

Benzinlikler zaten kızın babasının arazisine yerleşti. Nasıl arazine

çekecek? Yok dönecek.

Dönecek.

Kadir o baklavalar fıstıklı değil. Fıstıklı fıstıklı. İçine yağ ne koydun?

Tereyağı başka da bir şey yok.

E tamam haydi içeri içeri hepsini. Kızım haydi içeri. Haydi içeri hazırlığımız

var haydi.

Evet hızlı hızlı.

Küçük kral. Hoş geldin.

Herkes nerede?

Mutfakta.

Tamam. Oraya giderken kırk bir tane olmayacak. Alvara'nın eli gidiyor oraya.

Hadi hadi hadi. Bir saniye, bir saniye, bir saniye.

Oyy benim paşam geldi. Hoş geldin. Her kişi aç, dikkatli oturun.

Ne kadar da çok baklava var burada.

Çok değil. Hele birse bakayım ne kadar.

Bir, iki, üç.

Senin derdin ne ya? Senin derdin ne ya? Tek matmaklı olsaydı memlekette tamirci

kalmazdı. Ne diyorsun ya sen?

Ne istiyorsun? Sen beni mi takip ediyorsun?

Bu topraklarda yatanlar bir tek senin ölülerin değil.

Senin ailenin yok ettiği ailemi görmeye geldim.

İyi.

Zerrinle evlenerek alırsın intikamını.

Havanı alırsın.

Ailemden de benden de uzak duracaksın tamam mı?

Senden uzak duracağım kesin.

Ama ailem için söz vermiyorum.

Elini mi kestin?

Al, sar bunu.

Sen ne arıyordun otelde?

Ailene ispiyon olacak mısın diye merak ettim.

Ha bir de kapı dinliyorsun.

Kırık kapıya dayanamıyorum.

Dinliyorum, huyumdur.

Niye söylemedin beni?

Ailene? Bir de dalga geçiyor ya.

Söyleseydin ne olacağını bilmiyorsun sanki.

Bana hiçbir şey olmaz. Sen kendini düşün. Ne düşüneceğim ya?

Olmaması gereken bir karşılaşmaydı.

Olmaması gerekiyor şu an olduğu gibi.

Aynen öyle.

Çalıştır.

O yüzünü de sil.

Yüzünü sil.

Şurası. Bir şey değil ya.

Gel gel gel.

Baba.

Baksana ne kadar çok baklava var burada.

Neden bu kadar çok?

Misafir mi gelecek?

Yoksa düğün mü var?

Şimdi paşam bir... Gel konuşalım seninle gel. Ne oldu?

Gel. Tamam.

Gel.

Çaktan de ver bana.

Şuraya koyayım.

Şuraya karşına oturayım. Şöyle böyle erkek erkeğe bir konuşalım.

Baba ne oldu? Hadi söyle.

Şimdi... Cihan.

Sen de evleniyorsun değil mi?

Kim söyledi? Hiç kimse söylemedi.

Annem de bana evleneceğini söylerken... ...Nübrain de böyleydi.

Nasıl dikiyorsun?

İşte aynı senin gibi.

Bana söylemek kolay değil galiba.

Hiç değil.

Hiç kolay değil.

Böyle bir evlilik değil ama. Yani evleneceğiz ama... ...ben onu eş olarak

görmüyorum, görmeyeceğim.

Şöyle gibi aslında...

Siz hiç oyun oynuyor musunuz? Evcilik gibi bir oyun. Evet.

Orada anne baba oluyor. Aslında hiç anne baba falan değiller. Oyun değil mi o?

Evet. Onun gibi.

Bu da böyle oyun gibi.

Yani biz bir kağıda imza atacağız. Evleneceğiz.

Ama oyun gibi.

Gerçekte evli değiliz gibi.

Dışarıdan aile gibi görüneceğiz.

Yani baktığımızda aile ama aslında öyle değil. Ve bunu sadece

ikimiz bileceğiz. Senle ben.

Sadece sen ve ben söz veriyorum.

Peki senle annen sana evleneceğini söylediği zaman ne düşündün?

Hiç.

Konuşmak istemiyorum.

Konuşmak istemiyorsun.

Tamam. Tamam affedersin.

Affedersin.

Peki benimle ilgili ne düşündün?

Evlilik kalsın deme.

Hı?

Sen annemi kırdırmak için yapıyorsun.

Hı?

Baba. Ne kurban?

Bir şey diyeceğim.

Söyle. Annem bugün gelecek mi?

Bilmiyorum. Ver.

İstiyorsan ara sor.

Tamam ver telefonu.

Valla? Evet.

Tek konuşabilir miyim?

Tek konuşacaksın?

Evet.

Tabii.

Efendim? Anne.

Oğlum. Anne babam evleniyor. Bu akşam kız istemeye gidiyorlar.

Ben söz verdim. Ama söyleyelim işte evlenmesin mi babam?

Deniz. Sen dedin gerçek değil dedin. Evlilik gibi dedin evlenmesin babam.

Oğlum konuştuk bunu. Söylemeyeceğiz dedik. Lütfen yapma. Bak.

Nare alandı. Şimdi biz kolay geliyoruz. Geldiğimizde tekrar konuşuruz. Tamam mı

bebeğim?

Anneciğim sen hiçbir şey söyleme. Bekle beni.

Ama ben söylemek istiyorum.

Deniz.

Ne oldu? Bir şey mi oldu?

Gel gel diye sıkıştırıyor beni.

Özlemiştir.

Özlemiştir. Hazır mısın? Çıkalım mı?

Hazırım.

Görüşürüz.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk.

Tamam şey yapmasınlar.

Oğlum ne

yaptığını kontrol edin ha.

Hoş geldin Nare.

Kızım sen şunlara bir bak.

Hoş geldin Arif.

Hoş bulduk.

Cihan. Annem her şey hazır. Takılar, yüzükler, bütün hediyeler tamamdır.

Gel kızı kapıda fazla bekletmeyelim gidelim haydi.

Deniz odasında değil mi?

Odasında Alihan.

Nara haydi kızım sen de hazırlan.

Ben odamdayım, siz iyi eğlenceler.

Hele. Haydi haydi hepsini arabaya.

Annem.

Kimseye hiçbir şey söylemedim değil mi?

Hayır. Ama sadece söz verdiğim için.

Tamam.

Anne söylerim işte yalandan bir evlilik olduğunu.

Hayır oğlum lütfen.

Ama evlenecek.

Bebeğim bak.

Daha önce de konuşmuştuk seninle. Değil mi? Biz Cihan'la bir daha bir

araya gelmeyeceğiz.

Zaten bu da peşine gitmemiz lazım. Kısa sonra gideceğiz.

Ayrıca onun da bir hayatı var.

Söyleme lütfen. Kimseye hiçbir şey söyleme.

Söz var mı ki maddeye?

Sen de hoşçakalalım.

Sakin. Sakin.

Sakin.

Çok sağolsun.

İyi günler. Çok sağolsun.

Aliye Hanım, gidiyor musunuz?

Evet.

Deniz'in uyku saati geldi. Bakabilir misiniz? Tabii tabii. Pakize'yi

gönderirim hemen. Merak etmeyin.

Sağol. İyi geceler.

Pardon, bakar mısınız?

İyi akşamlar, buyur bacım. Merhaba, iyi akşamlar.

Mirza Zemhiroğlu'nun konağı ne tarafta acaba?

Sokağın sonundaki en büyük konak. Tamam, sağ ol. İyi akşamlar bacım.

Reis bak ben sana ne diyeceğim.

Hele Allah için bir düşün.

Bu adamın başına son bir yıldır ne geldi?

Düğünü kanlı bitti.

Canından çok sevdiği Şahin toprağa girdi.

En sevdiği kadın elinden gitti.

Bir de bu aşiretler çıktı başımıza.

Sıraya girdiler bizi çökertecekler diye.

Bence köylünün süt vermesine engel oldular.

Ve tarlanın suyunu kestiler.

Yetmedi petrol istasyonlarına çöktüler.

Bizim de elimiz alnını toplasın.

Hele söyle kırk yıl geçse abim şu kapıdan içeri girerdi.

Girmezdi. Girmezdi Kadir.

Girmezdi ama.

Kızı almak zorunda oğlum.

Albor halkına söz verdi, şimdi de sözünü tutuyor.

Bak, bu Baybarsların da... ...o Ejmer'in de arkasında aynı adam var ha.

Bulamadık. Bulamadık. Ama biliyoruz ki... ...bu adamın eli çok kuvvetli.

Yani istese... ...Albora'yı da... ...şirketi de çökerdir.

Fakat bak... ...bu Mirza olmayaydı... ...canım o işten sağ çıkamaz daha.

Yani anlayacağın Kadir...

Albora'nın kurtuluşu maalesef bu evliliğe bağlı.

Neler nasıl oldu? Şimdi misafirimizden.

Buyurun.

Ben bu kahveyi içmek için yıllardır bekliyorum.

Oğlum Cihan'ın mürvetini görebilmek için.

Allah bugüne nasip etti.

Berfin kızım gibi güzel, taze, su gibi bir gelimin elinden bu kahveyi içmek

nasip oldu inşallah.

...bu iki ailenin birleşmesi... ...bu topraklara... ...hayırlı olacak huzur

getirecektir inşallah.

İnşallah.

Allah'ın emri... ...Peygamber Efendimiz

'in kavliyle... ...kızın

berfini...

Oğlum Cihan'a istiyorum.

Benim tek evladım var.

Anası o daha bebeyken göçtü.

Berfinimi ben büyütmüşem.

Hem babası hem anası olmuşum.

Gözüm gibi korudum onu.

Kimseye eğdirmedim başını.

Cihan Albora.

Berfin'imi koruyup koruyacağına inanıyorum.

Benim kızım da Albora ailesine layık bir gelin olacak.

İnşallah. İnşallah.

Kızımı sana vereyim canavara.

Hayırlı uğurlu olsun.

Hayırlı uğurlu olsun.

Hadi hayırlı uğurlu olsun.

Amin. Hayırlı olsun. Hayırlı olsun inşallah.

İçmeye geldim, gari bir sırrım var.

Açmaya geldim, ne bir seda kalmış

ne bülbül hani.

Yarin bahçesinde açan gül hani.

Bismillahirrahmanirrahim. Kızım.

Hayırlı uğurlu olsun inşallah.

Annem.

Unut çaresi bu Yoruldum kapında

Düşmeye geldim

Ben eyvah bilmezdim Eyvahım oldum Ben

Allah bilmezdim Erkâhım oldum Nasıl

cehennemsin Yanmaya geldim

Sizde bulunmaz mı Derdim evde

var Zalime mi

E hadi siz birbirinizi tebrik etmeyeceksiniz.

Hayırlılara vesile olsun inşallah.

Amin.

Hazırım canımdan geçmeye geldim.

Gönül yarası bu, sözün neresi bu?

Yıkıldım eşiğine, susmaya geldim.

Gönül yarası bu,

umut çaresi bu.

Beni alt ettin Cihan Albora.

Ama kendini de.

Ali. Ali iyi misin ne oldu?

Bebeğin bir şey oldu.

Hastaneye hadi. İyiyim iyiyim.

İyiyim Emel.

Emel benim bir an önce buradan gitmem lazım.

Tamam. Benim bir an önce aklanmam lazım.

En uzak yere.

Kimsenin bilmediği bir yere. Benim gitmem lazım.

Tamam.

Bu şekilde gitmem lazım.

Merak etme.

Ben çok iyiyim. Çok iyi olacağım.

Sonra buradan gideceğiz birlikte.

Sen, ben, Deniz.

Kimsenin bize kullanmayacağı bir yere gideceğiz. Kimsenin bize tanımadığı bir

yere. Çok huzurlu olacağımız bir yere gideceğiz.

Hepsini halledeceğim.

Hepsini halledeceğim.

Cihan, Mirza'yla nikah tarihi konuştunuz.

Bugün velayet davası var, saat dörtte.

Oraya sen de gel ha.

Günaydın. Günaydın paşam, günaydın. Günaydın paşam, günaydın.

Günaydın.

Afiyet olsun.

Sen nereye?

İşe geç kaldım.

Otur otur doğun yere bir yere gitmiyorsun.

Git nereye git geç kalmaydı.

Evlendin mi sen?

Nişanlandım. Evlenmenin yarısı gibi bir şey işte.

Sen tabağını iyice doldur. Sonra ben şirkete geçerken seni de okula

bırakayım.

Günaydın. Vallahi sabah sabah bir seneksiz.

Günaydın anne.

Günaydın. Biz cumali görmeye gidiyoruz da.

Bunu da almışsın.

Diyorsun oralar hep bir tutuşsun.

Görüşürsen.

Dur.

Dur hele dur.

Ben gidip alacağım kuşku.

Siz burada bekleyin. Sen mi gidip alacaksın? Buraya getireceksin.

Getireceğim diyorsam getireceğim.

Bekle burada.

Anne kızımı bana bile göstermiyorlar ya. Sana mı verecekler? Yapma Allah aşkına.

Bir saat bekle.

Gelmiyorsan o zaman ne istiyorsan yap.

Tamam.

Şunu da gönder gitsin.

Ne yapıyoruz?

Ne yapacağız? Yağın ne yaptığını bilmiyor. Bir saat bekleyelim sonra

gideriz. Sen benimle kal.

Olur.

Gel. Gel.

Tamam. Baba.

Sen evlenince biz artık konukta kalmayız. Zaten annem gideriz diyordu.

Biz gideriz Butapesli'ye.

Annem geldi.

Günaydın. Günaydın.

İyi dersler demeye mi geldin? Sabahki cümle almaya geldim.

Anneceyi çağır da görüşürüz. İyi dersler.

Teşekkürler.

Seninle konuşmak istedim.

Onu aradım burada olduğunu söylediler buraya geldim.

Annenin açtığı velayet davasının duruşması var bugün.

Vazgeçin şu saçmalıktan demeye geldim.

Cihan bak evleniyorsun.

Benim oğlum senin karınla mı büyüsün?

Yani olabilir mi böyle bir şey gerçekten?

Kendine yakıştırıyor musun?

Senin kocanın yanından mı büyüsün?

Onu soy isminin altında. Ne soy isminin altı ya?

Benim oğlum ya.

Senin değil, senin karının değil.

Enver'in değil.

Soyadı belli.

Ben neredeysem oğlum orada olacak.

Ha gene kaçırılacak yani.

Burada çok mu güvende?

Zehir koymuşlar çantasına. Acaba bu sefer ne koyarlar?

Onu da burada koydular.

Halil ya o çocuğun üstündeki tehlike kalkana kadar benim yanımda kalacak.

Merak etme konakta da kimse ona annelik yapmaya kalkmayacak.

Çünkü onun bir tane annesi var.

İsterlerse denesin.

Durumu nasıl?

İyiye gidiyor doktoru ve dediği anıma. Bugün odaya alınabilirmiş.

Tamam, odaya çıktığında bana haber ver. Bak, gözünüzü açın, dikkatli olun,

tamam? Emrin olur hanımım.

Tamam, haydi.

Anne!

Fidan Hanım geldi çocuğu götüreceğim diyor.

Ne diyor ne diyor?

Bilmiyorum şimali hazırlayın götüreceğim diyor kadın.

Hele cürete bak sen.

Kal burada.

Fidan. Senin kızına... ...dedim gel çocuğu gör.

Başında ne yapıyor?

Tepemize çıkıyor.

Seni gönderip çocuğu alacak ha?

Çekil.

Çekil git Fidan.

Yoksa değil, çocuğu vermek. Bundan sonra görmesine bile müsaade etme.

O öyle.

O kafayı indireceksin.

Ben, Hasan'ın...

...Makbule'nin oğlunu vurduğunu biliyorum.

Duydun?

Ya çocuğu vereceksin...

Ya da buradan çıkar gider karakola, hazanın ne yaptığını bir bir anlatırım.

De hadi benim vaktim yoktur bekleyelim.

Akşama getireceksin.

Çocuğu akşama getireceksin. Yahu he tamam.

Söz veririm. Kız tamam.

Anne. Çocuğu hazırla.

Ne?

Çocuğu hazırla.

Efendim, peki?

Kaya. Kaya, anne eşim Halif İdan Hanım'a verdi.

Götürüyorlar şimdi kızı.

Annem mi verdi?

Nasıl yapar ya bunu?

Ya Fidan Hanım geldi buraya. Aşağıda bir şey konuştular. Sonra annem bir anda

dedi ki çocuğu hazırlayın. Bir şey de diyemedim. Kadın götürüyor şimdi kendi

konağına. Ya anne bunu... Tamam kapat. Kapat peki.

Anne. Anne.

Alo anne.

Ya sen benim kızımı bana sormadan nasıl verirsin?

Bağırmakla çocuk geri gelmeyecek. Akşama getirecekler.

Ne demek akşama getirecek ya? Ben babasıyım onun. Bana soracaksın

verirken.

Selamünaleyküm. Anne.

Yavrum benim.

Anne sen nasıl aldın? Nasıl verdiler sana? Kız getireceğim dedim getirdim.

Sen gerisini karıştırma. Kutla işte doya doya.

Kızım. Anneciğim.

Sen bunu niye göndermedin?

Anne biz ateşle eğleniyoruz ya. Şımar'ın ateşe alışması lazım.

Hayırdır Zerrin?

Sen kime kime alıştırıyorsun?

Alışacak.

Sen de alışacaksın.

Hepiniz alışacaksınız.

Oğlum sen anca bizim tokadımıza alışkınsın.

Seni bak gebertirim oğlum. Bak seni gebertirim ölümden çık benim. Sakın beni

ölümden bırak lan. Bırak.

Benim kızıma baba dedirtecek adam daha anasının karnından doğmadı haberin

olsun.

Çekil şuradan yenge. Kaya Allah'ının aşkına bak.

Kaya bu gece kalacak sadece.

Bak biz akşama getirecektik. Kuran hakkı ilk kez. Kaya.

Günahtır, günahtır. Anası biraz toklansın ya.

Tamam mısın?

Şimal!

Allah'ı yarabbim!

Şimal!

Kırdım! Allah!

Şımar. İyi misin?

Kızım iyi misin? Şımar.

Zıplı şımarayım da.

Ona bir şey olursa seni öldürürüm. Zerrin hadi.

Hadi Zerrin.

Zerrin hadi hastaneye Zerrin hadi.

Hadi.

Şımar. Yok bir şey annem.

Yok bir şey annem.

Yok bir şey yok bir şey.

Hadi. Bebeği alalım.

Ne olur ne olur yavaş.

Tamam. Gelin şöyle.

Tamam. Siz burada bekleyin.

Otur kızım şöyle.

Doktor Yunus Yavuz. Dahiliye servisine bekleniyorsunuz.

Doktor Yunus Yavuz. Dahiliye servisine bekleniyorsunuz. Şımar.

Şımar iyi mi?

Nerede o Nare? İçeride mi? İçeride. Yalçın yanında. Çocuk doktoru yanında.

Tamam sakin ol. Şimdi geldi. Kendine geldi. Senin alnın kanıyor. İyi misin?

Bırak kanasın.

Benim yüzümden oldu Nare. Tamam sakin ol.

İyi mi? Çocuk nasıl?

İçerdeler. Şimdi geldi. Kendinde zaten. Merak etmeyin. İçeride.

Yalçın içeride mi? İçeride. Yalçın da içeride. Çocuk doktoru da içeride.

Bir baksın Yalçın'a.

Gel.

Yalçın abi.

İyi mi?

Abi. Sakin ol.

Sakin olun puset korumuş.

Elim aynası da gayet iyi ama bir röntgen isteyeceğiz tabii.

Çok şükür. Genel durum iyi. Çok şükür. Yani vücudunda hiçbir darp izi yok.

Görebilir miyiz? Tabii girebilirsiniz ama biraz burada tutacağız.

O da önlem için tabii ki. Sadece tedbir amaçlı. Tamam.

Kocam. Kocam.

Kocam alabilir miyim? Tabii alabileceksiniz.

Tamam tamam bir tanem geldi.

Gel.

Oy kuzum.

Kurban oldun. Baban nefsinin kuzusu.

Ya yok bir şey maşallah var.

Ya sana bir şey olsaydı kızım.

Ya sana bir şey olsaydı.

O zaman ölürdüm işte.

Yanında ben kalacağım.

Ben burada daha fazla kaos istemiyorum.

Haydi gidin.

Tamam.

Bebeğin iyi olmasını çok sevinirim.

Sağ ol.

Haydi.

Haydi ya haydi Kaya. Doktora bırakın çocuğu da çıkalım.

Bir şey olursa beni...

Ararsın.

Tamam, tamam, tamam, tamam.

Geçmiş olsun.

Geçmiş olsun. İhtiyacın olursa gel içine hemen bak, tamam mı?

Anne haydi topla kendini bak. Gördün mü hiçbir şey yok. Ya olsaydı ya. İyi, iyi

bir şey yok. Bir şey yok, çok şükür.

Tanrı... ...ben bebeği düşüreceksin diye sana bağırdım, vurdum.

Kendi kızıma ben zarar verdim.

E haydi haydi toparlayın kendinizi. Nedir bu hal?

Tövbeler tövbesi. Çocuk safa sağlam her şey yolunda.

Tövbe estağfurullah. Kendinize gelin haydi.

Geç kalacağız.

Daha adliyede işimiz var. Belayet davası var. Şikayetçi olan sensin anne. Sen

git.

Tamam oğlum giderim.

Habersiz bırakma beni.

Sayın Hakim, dava dosyasına ibraz edilen belgeler ortadadır. Davalı Aliye Hanım,

uyuşturucu madde bulundurmak suçundan tutuklanmıştır. Üstelik uyuşturucu madde

kendi çocuğunun çantasında bulunmuştur.

Aliye Hanım'la ilgili ceza davası derdestir.

Çocuğun bulunduğu ortamın güvenliği tartışmalıdır. Bu koşullar altında

velayetin Aliye Hanım'da kalması çocuğun üstün yararına aykırıdır.

Müvekkilim Sadakat Albor'a torunun korunması için velayetin kaldırılmasını

ve çocuğun kendisine tevdiini talep etmektedir.

Davalı vekili söz sizin.

Sayın Hakim, karşı taraf çocuğun üstün yararından ve güvenliğinden söz ediyor.

Lakin velayeti isteyen kişi...

Kendi öz oğlunu, Boran Alboray'ı vurmuş bir insandır.

Sayın Hakim, davalı vekili...

Müvekkilimin beraat ettiği bir dava dosyasını aleyhimize kullanmaya

çalışıyor. Ben sadece önümdeki dosyayı okuyorum.

O olay meşru müdafadır.

Müvekkilim oğlunu durdurmaya çalışmasaydı Cihan Albora'yı

öldürecekti. Ama bu eline silah alabildiği ve bir insana vurabildiği

gerçeğini değiştirmiyor. Sayın Hakim. Eğer çocuğun üstün yararı ve güvenliği

söz konusuysa bu dosyanın da mahkemenin önünde olması gerektiğini düşünüyorum.

Yeter. İkiniz de oturun.

Dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı Sadakat Alboran'ın, Cihan Deniz Alboran'ın üzerindeki velayetin

kaldırılması ve çocuğun kendisine tevdi talebinin reddine

karar verilmiştir.

Kazandık Hallya, kazandık Sadaka tanımı kaybetti.

Oğlumu alacağım Cihanda, oğlumu almam lazım.

Koruyucu tedbir kararı yürür mülkte ama aklandığında o da ortadan kalkacak

Hallya. Aklandığın günde mahkeme tedbiri kalkacak. Konaktan alacaksın çocuğumu.

Sadaka tanım. El olsun. Naf'a gideceğiz, ferahiyetini alacağız. Merak etmeyin.

Nasıl? Sen... ...kazandığını sanıyorsun ha?

Torunumu alamayacaksın.

Bir Alboran torununa... ...hele böyle bir zibidi babalık yapacak. Öyle bir

adam daha anasının kanından doğmadı.

Kaybettiniz sadakatımı.

Kaybetmeye de devam edeceksiniz.

O leke benim üstümden temizlendiğinde...

Ben oğlumu alıp giderken hiçbir şey yapamayacaksınız.

Asla müsaade etmem öyle bir şeye. Asla müsaade etmeyeceğim.

Durun hele.

Boşuna didişmeyin.

O çocuk ne sana yar olacak sadakat... ...ne de sana.

Ya hoş köpek, koştaydı çıktığın yere zebani. Haydi burada sana bir şey yok.

Gideceğim gideceğim fakat... ...önce şu kağıtta yazılanları bir okumanız lazım.

Sen... Sadakat. Bir de sen Ali Hanım.

Yalnız bu mesele öyle ortalığa saçılacak bir mesele değil.

Allah vekil aramızda konuşmamızda fayda var. Özellikle de senin için sadakat.

Aramızda konuşalım.

Ero haydi aşağı.

Sadakat Hanım. Haydi Ero.

Aşağıda bekleyin. Ali Hanım yani.

Aşağıda bekleyin.

Evet ne var?

Can dava aleyhimize sonuçlandı. Ama ecmen burada.

Alev'e sadakaten onunla özel yarışmak istiyorum. Ne oluyor bilmiyorum.

Kapat.

Al

bakalım.

Nasıl?

Babalık davası.

Ölmeden önce açmış davayı Boran.

Boran'ın babasıdır diyor mahkemedin. O davanın bitmesini ben de dört gözle

bekliyordum.

Boran benim oğlum.

Cihan Deniz de torunumdur.

Pislik.

Bu iblis artık resmen Boran'ın babası ha?

Nasıl bir belana verir?

O davayı, o valayat davasını ben açacağım be.

Alacağım torunumu sizden.

Allah belanı vere.

Allah senin canını ağlat her zamanda.

Sen, sen.

Seni kaçmaya ikna eden de bu iblis.

Çocuğun çantasına zehir koyan da bu iblis. Hem bunu alet oldun hem beni

soktun. Beni suçladın, beni suçladın, her şeyin müsebbibi bu şeytan!

Şeytan, ulan belası şeytan!

Beni şeytan yapan sensin Sadakat!

Oğlumu benden saklayan sen, torunumu bana vermeyen sen, her melanetin

altından sen çıkıyorsun!

Bu çocuk benim torunum, benim köküm, benim soyum!

O zehri senin çantana ben koydurdum be!

Sen mahkum ol, ben de dava açabileyim diye yaptım. Seni parçalarım, seni

parçalarım! Her taraf kameralarla dolu. Yoksa mahkeme bitmeden alırım

torunumu sizden.

O çocuğu size bırakacağımı mı sandınız?

Vay mola mine vay! Tez zamanda geber, tez zamanda geber! Çenen ensenden

çekilsin! Pislik!

Sen gördün bana vermedin vilayeti bak. Bu iblis alacak bu zebani alacak.

Vilayet aldı zaman ne yapacaksın? Ne yapacaksın ha o zaman ne yapacaksın? Al

ya şimdi cehennemin kapısı ardına kadar açık. Doya doya bak Al ya bak.

Ne yapacağız babalık?

Babalık.

Aliya.

Aliya.

Aliya Hanım.

Aliya.

Aliya nereye gidiyorsun? Dur.

Aliya Hanım.

Aliya dur nereye gidiyorsun? Aliya Hanım ne yapıyorsunuz? Ya Aliya.

Borhan ölmeden evvel ecmen.

Babalık davası açmış. Çocuğu elimizden alacaklar. Velayeti alacak. Git.

Çınar'ın Alya'nın silahı var. Alya'nın silahı var.

Nereye? Nereye? Nereye?

Nereye?

Nereye? Ne yapıyorsun sen? Nereye?

Efendim? Ne olmuş?

Makbule Hanım'ın oğlu Ufuk hastaneden kaçmış.

O hastanedeki adamların ne işi vardı orada?

Boşa mı koyduk onları kaç kişiler?

Atacaksın hepsini işten çıkartacaksın duydun mu beni?

Kimsin? Serakat Hanım benim.

Ufuk. Sen niye diye kaçtın hastaneden ha?

Çünkü size söyleyeceğim şeyi duyduğunuzda... ...siz de beni

öldürürdünüz.

Mektup.

Size konum atacağım.

O adreste.

Gittiğinizde beni arayın. Tarif edin.

Seba...

Çek sağa. Durdur arabayı. Çek sağa. Çek çek çek. Çek in aşağı.

İn.

Aliya. Aliya. Sakın gelme in.

Tamam. İn geç şöyle. Tamam sakin. Kaldır ellerini. Sakin.

Geç şöyle.

Sakin. Geç.

Sakin bak. Ne yapacaksın?

Aliya indir şunu. Beni mi öldüreceksin?

Seni öldürürüm. Aliya sakin. Ya bak hapishaneden çınırsın kızım.

Yapma. Çınırırım bırak. Aliya indir şunu. Sakin. Seni geberteceğim sen çok

fazla. Sakin Aliya. İndir şunu. Seni gebertirim. Yapma.

Seni gebertirim!

Bırak! Gebertirim!

Ne oldu? N'oldu?

Alya! Alya!

Kalk lan!

Hadi bas! Gitme sen!

Hadi! Hadi!

Gitme Alya!

Gitme sen! Gitme sen! Gitme sen! Alya dur! Alya dur!

Neyin var senin Alya?

Aliyar. Neyin var?

Aliyar. Söyle.

Senin neyin var?

Söyle.

Neyin var senin? Söyle.

Cihan.

Cihan.

Cihan.

Söyle. Cihan.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.