All language subtitles for Çilek Kokusu 18. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Benim duvarlarım kadar benim kanatlarım var. Dik yokuşlarım kadar su

kaydıraklarım var. Çilek kokan hayallerim güneşli günlerim var. Bak

göründüğü kadar vahim değil durumlar. Aşk beni bir kerecik kandırırsın.

O da ben istersem.

Ya sever ya ruhunu yaşlandırırsın. Nasıl istersen.

Tarih bizi yazmasın, mükemmel olmasın Benim kalbim her şeye yeter

Bir mucize sunmasın, hep adil olmasın Hayat bu inanmaya

değer Tarih bizi yazmasın, mükemmel olmasın Benim kalbim her

şeye yeter Bir mucize sunmasın, hep adil olmasın Hayat bu

inanmaya değer

Biliyorsunuz.

Yanımdan kız almaman için iyi bir ders olmuştur diye umuyorum.

Bir de inşallah bir daha böyle bir şey yapmaz.

Gelip beni alsana.

Kuzen ne oldu?

Neredesin?

Tamam hemen geliyorum.

Nerede?

Burak!

Ne oldu oğlum sana? Kim yaptı bunu?

İyiyim.

İyiyim ben.

Sakin ol.

Nasıl sakin olayım? Şu haline bak ya.

Gani mi yaptı oğlum sana?

Ogan'ın ağzını burnumda atacağım.

Volkan.

Gidelim buradan.

Onun odasına gelecek.

Bu şekilde olmaz.

Ben ambulans çağırıyorum. Hayır.

Beni eve götür.

İtiraz istemiyorum. Bak, hastaneye gidiyoruz.

Polisle falan uğraşamam, Volkan. Bu şekilde hastaneye gidersem... ...basının

da haberi olur.

Ne açıklama yapacağım ben onlara?

Ya haklısın, haklısın da... ...senin bir doktora görünmen lazım.

En iyisi ben Ender abi yerim. Seni bir muayene etsin.

İyi, tamam.

Çağla.

Çağla.

Çağla.

Kızım.

Ne oldu?

Ne yaptın kendine?

Anne beni niye kimse sevmiyor?

Babam sevmiyor.

Burak sevmiyor.

Ben seni seviyorum güzel.

Ben seni çok seviyorum. Ben seni her şeyden... ...herkesten... ...daha çok

seviyorum.

Ne olur ağlama böyle bak.

Beni de üzüyorsun.

Seni böyle göreceği için harcanamıyorum benim.

Anne saçlarımı kestim.

Olsun. Kısa saç da sana çok yakışacak.

Bir de bunun için...

Kendini. Çok yakışacak.

Anne.

Seni çok seviyorum.

Oğlum yavaş.

Abartma.

Hala abartma diyor ya. Şu haline bak.

Ama sen merak etme.

O Gani'yi daha beter edeceğiz.

Bak. Bu gece için kimseye bir şey söylemek yok.

Hele Gani hakkında konuşmak kesinlikle yok.

Partide kavga çıktı.

Ben de ayırmak için araya girdim. Tamam mı?

Tamam Kuzan merak etme.

Sessiz ol, sessiz.

İyiyim ben.

Ya ne oldu, anlatsana.

Ufak bir kaza atlattım.

Ama merak etme, iyiyim şimdi.

Annemlere görünmeden odaya geçeyim ben.

Tamam.

Sana az bile bırak efendi.

Kuzen.

Sağ ol.

Sen olmasan bu halde giyinemezdim bile. Başka bir şeye ihtiyacın var mı?

Sadece uyumak istiyorum.

Bu gece ben de burada kalacağım.

Gerek yok.

Hem şimdi eve gitmezsen amcam seni merak eder.

Ben ona arayıp haber veririm ya.

Gerçekten gerek yok.

İhtiyacım olsa kaldırdım. Sağ ol.

İyi tamam hadi o zaman dinlen sen.

Konuştuklarımızı unutma.

Ağzımız bir olsun.

Merak etme. İyi geceler.

Sana da.

Ne olursa olsun.

Aslı?

Daha fazla dayanamadım.

Ya seni öyle görünce o kadar kötü oldum ki.

İyi misin, canın acıyor mu?

İyiyim canım.

Kaburgamda bir ezilme var.

Sen tam olarak oraya bastırdın.

Çok özür dilerim.

Hadi öp de geçsin.

Bu durumda bile.

Ama ne yapayım, çok ilgiye ihtiyacım var. Hadi.

Artık bakarsın bana.

Bakarım tabii.

Lütfen bana neler olduğunu anlatır mısın?

Birkaç serseri önümü kesti.

Para falan istediler.

Ben de vermeyince saldırdılar işte.

Bu anlattıklarına inanacak değilim herhalde Burak. Niye yalan söylüyorsun?

Partideki çocuk yaptı değil mi?

Neydi adı?

Gani. Hayır.

Burak hani birbirimize dürüst olacaktı?

Lütfen bana doğruyu söyle.

Tamam.

Sana her şeyi anlatacağım.

Ama önce bir yanıma uzan.

Sana sarılayım.

Buna çok ihtiyacım var.

Acımasın.

Bana da böyle aşıkta bakıp ilgilenmen için ne yapmam lazım?

Efendim Volkan?

Hayırdır oğlum gecenin bu saatinde bir şey mi oldu yoksa?

Döküngeciğim sakin ol. Çok ciddi bir şey değil.

Burak bir kavgaya karışmış.

Biraz hırpalamışlar.

Ne? Nerede şimdi?

Ay Volkan doğruyu söyle bana iyi mi Burak?

İyi iyi merak etme. Ben eve bıraktım az önce.

Ay çok şükür.

Volkan kimlerle kavga ettiğini biliyor musun?

Lütfen doğruyu söyle bana. Merak etme kimseye söylemem.

Tamam yenge ama bak amcama dahi söylemeyeceksin.

Söz Volkan'cığım söz.

Ben Burak'ın birlikte olduğu kız arkadaşının çevresinden şüpheleniyorum.

Daha önce bize de sataşmışlardı.

Ay inanmıyorum.

Yenge ama bak lütfen Burak'a bu söylediğimi söyleme.

Eğer söylersem bana bir daha güvenmez ve aramız bozulur. Merak etme canım. Söz

veriyorum aramızda kalacak.

Görüşürüz yengeciğim.

Aşkım.

Bu yaşananlar yüzünden senden özür dilerim. Daha fazla rezillik çıkmasın

diye bir halde evine bırakmaya mecbur kaldım. Ama inan bir daha böyle bir

şeyin olmasına asla izin vermeyeceğim.

Artık bu konuyu kapatabilir miyiz?

Tamam.

Ne yapacağım?

Nereye gideceğim ben?

Anne.

Ne bu halin oğlum?

Anne iyiyim ben iyiyim.

Senin ne işin var bu saatte burada?

Babama mı bir şey oldu yoksa?

Hayır oğlum sen geldin mi diye merak ettim.

Oğlum ne bu yüzünün hali?

Bırak. Allah'ım yarabbim.

Anne iyiyim ben iyiyim. Merak edecek bir şey yok.

Bir kavga çıktı arasında kaldım.

Pardon canım.

Nasıl arasında kaldın oğlum?

Bak bu böyle sen resmen dayak yemişsin Burak. Kim yaptı bunu sana?

Ay şimdi bayılacağım.

Anneciğim iyiyim ben. Merak etme. Sakin ol lütfen. Kim olduklarını bilmiyorum.

Bu kadar basit mi oğlum? Kim yaptı bunu sana?

Bak o kız yüzünden mi yoksa bana doğruyu söyle.

Hayır anne ya.

Burakcığım.

O kız yüzünden ve sen kızarım diye şimdi bana yalan söylüyorsun.

Hayır anne.

Zaten o kız hayatımıza girdiğinden beri her şey ters gidiyor. Her şey ters

gidiyor. Anne bununla alakası yok.

Görüşmüyoruz artık hem.

Uzatmayalım lütfen.

Bak doktora gittim. İlaçlarımı aldım. İzin ver dinleneyim. Tamam canım dinlen.

Bırak.

Bir şey ister misin bir tanem? Yok anneciğim bir şey istemiyorum. Sen odana

git. Tamam canım hadi uyu sen. Ben de yanında kalacağım anneciğim.

Anneciğim gerek yok. Hadi sen odana git.

Burakcığım ben seni böyle nasıl yalnız bırakayım?

Anneciğim bak bir şey olursa haber veririm diyorum.

Bak babam şimdi uyanır falan.

Adamcağızı gece gece stres olmasın.

Hadi anneciğim. Sen git odana. Ben bir şey olursa haber vereceğim. Ay canım

benim bir şey olursa haber ver olur mu? Hemen seslen.

Tamam merak etme.

Ah Burak.

Aslı.

Aşkım.

Duydukların için çok üzgünüm.

Önemli değil.

Canım.

Annem panikten ne diyeceğini şaşırdı.

Sen onun kusuruna bakma. Ben artık gitsem iyi olacak.

Sen de dinlen.

Aşkım ben şimdi geliyorum. Ortam müsait mi?

Müsait canım.

Bekliyorum.

Vallahi sen böyle olmasan hayatta gelemezdim. Öldüm öldüm dirildim ya.

Gel bakayım yanıma.

Ben seni biraz sakinleştireyim o zaman.

Nasılsın?

Uyuyabildin mi?

Pek değil.

Ama sen yanımda olsaydın mışıl mışıl uyurdum.

Çok ağrın oldu mu?

Biraz.

Sana bunu süreceğiz.

Sonra hiçbir şeyin kalmayacak.

Bu ne aşkım? Bu.

Kantoron yağı.

Eziklere, morluklara birebir. Annem hep bana bundan sürerdi. Çok aşere bir

çocuktum da.

Ağaç tepelerine inmediğini biliyoruz.

Sen yaşlanınca bana iyi bakacaksın ha. Belli.

Bakarım tabii.

Hadi.

Yardım eder misin?

Ederim.

Acıtıyor muyum?

Pek değil.

Elin çok hafif de.

Bu kantaron yağ mıdır nedir? Biraz kötü mü kokuyor ya? Anlamadım.

Yani evet çok güzel koktuğu söylenemez ama sonuçta şifa.

Hemen iyileşecek.

Peki o zaman.

Sen ne diyorsan öyle olsun hemşire hanım.

Tamam.

İlaç ilaç.

Sesini çıkartma. Tamam.

Biraz da omuzlarıma mı sürsen? Tamam.

Biraz daha şöyle.

Şuraya.

Ne yapıyorsun ya?

Ne yapıyor gibi görünüyorum.

Ya Burak ya.

Ay çok özür dilerim.

Ya sen şimdi böyle yapınca şey oldu.

Ne oldu?

Ya sen beni öpmeye çalışınca ben kötü oldum. Kötü olunca panik yaptım. Panik

yapınca da böyle oldu işte anladın mı?

Nasıl oldu?

Ya anlayınca kötü oldum diyorum.

Neyse benim gitmem lazım artık.

Ya biraz daha kalsan. Yok yok benim acilen gitmem lazım. Yağmur da alayım.

Hadi yat yat.

Günaydın anneciğim.

Çağlıcığım iyi misin?

İyiyim.

Gel yanıma şöyle otur biraz konuşalım.

Anneciğim delirmişim gibi bakma lütfen. Gel.

Çağla, dün gece olanlar hiç normal değildi. Son zamanlarda o kadar değiştin

ki. Anlıyorum. Burak'la yaşadıklarını kabullenmekte zorlanıyorsun.

Profesyonel bir destek alalım ha? Ne dersin?

Bence kesinlikle faydası olacaktır.

Anneciğim abartma lütfen.

Dün akşam sadece alkollüydüm. Burak'la da tartışınca sinirlerim bozuldu.

Hırsımı saçlarımdan çıkardım.

Aman kestirecektim zaten.

Çağla, bu bir sebep olamaz ki.

Anne, iyiyim.

Kısacık bir andı zaten.

Ben zaten kuaföre gideceğim.

Sen yine de bunu bir düşün ha.

Burak Bey, Selda Hanım kahvaltıya odanızı istediğinizi söyledi.

Teşekkürler. Oraya bırakabilirsin.

Ay ay çok fena olmuş yazık ya.

Elif ne oldu?

Şükran abla Burak Bey bir görsen.

Söylesene kızım ne olmuş Burak Bey'e?

Kavga etmiş herhalde yüzü güzü mosmordu.

Çok mu kötü olmuş?

Vallahi feci dayak yemiş abla.

Ay Selda Hanım bir şey demedi haberi yok mu ki?

Yazık ya yazık.

Selda'cığım.

Burak nerede? İşe mi gitti?

Nihat'cığım o biraz yorgun. Uyuyor.

Nesi var?

Ciddi bir şey yok canım. Sadece bugün işe gitmeyip biraz dinlense iyi olacak.

Tabii tabii.

Yani son zamanlarda çok çalıştı ya kerata. Yine eski günlere geri döndük.

Çok yazık. Gerçekten çok yazık.

Nihat'cığım ben ne dedim şimdi?

Çocuk sadece yorgun. Bugün dinlense iyi olacak. O kadar.

Ben gidip bir bakacağım.

Ay Nihat'cığım ellemesene. Çocuk uyuyor.

Sen benden bir şey mi saklıyorsun?

Yok.

Saklıyorsun. Evet.

Ay Nihat.

Nihat'cığım. Nihat.

Burak. Of anne ya.

Burak.

Burak. Ne oldu sana oğlum? Baba sakin ol. Ben iyiyim.

Birkaç kişiyle kavga ettim. Yani bir kavganın ortasında kaldım sadece.

Oğlum kiminle kavga ettin? Kim yaptı sana bunu söylesene. Canım ne olur sakin

ol lütfen.

Sevda sen de bunu biliyordun ve bana söylemedin değil mi?

Yazıklar olsun.

Baba kim olduğunu bilmiyordum.

Ya bak zaten benimle ilgili bir şey değildi. Ben gerçekten iyiyim. Baba sen

lütfen sakin ol bak sinirlenme.

Tamam tamam. Polise gittin mi?

Hayır baba.

Zaten bir anda oldu.

Sonra da kaçıp gittiler.

Ya Burak, nasıl polise gitmezsin sen ha? Birileri oğlumu bu hale getiriyorlar...

...ve benden sakin olman, bu konuda hiçbir şey yapmaman bekleniyor. Yani

olacak iş mi bu? Hayatım sen çok haklısın, elimizden geleni yapalım.

Doğru ama şu anda ne olur çocuğun dinlenmesi lazım.

Lütfen ellemeyelim artık, bak ağrısı var.

Gel canım hadi. Tamam oğlum hadi, yat.

Burak doktora gittiniz mi?

Evet baba gittik.

Önemli bir şey yokmuş.

Birkaç izlik var sadece o kadar.

Tamam oğlum.

Sen yat dinlen.

Başak. Sen görürsün.

Alo Kenan merhaba.

Sağ ol teşekkür ederim ben iyiyim.

Bak senden çok önemli bir şey rica edecektim.

Evet. Çok aciliyim.

Dinle şimdi.

Canım benim. Hadi kapat gözlerini. Hadi.

Dinlen.

Aşkım ben pastaneye gidiyorum.

Keşke yanında kalıp sana bakabilsem.

Kendine dikkat et. Seni seviyorum.

Ben de sizi seviyorum hemşire hanım.

Saçların çok güzel oldu. Çok.

Baba ne oluyor burada?

Ya inanmıyorum sana.

Ben de üçümüz yemek yiyeceğiz zannediyorum.

Bir daha artık buna bir son vereceğiz.

Burada hep birlikte medeni bir şekilde yemek yiyeceğiz.

Lütfen.

Hoş geldiniz.

Merhaba. Hoş bulduk.

Hoş geldin Volkan.

Hoş geldin Eda. Volkan.

Edacığım.

Çağla'cığım saçların çok güzel olmuş.

Gerçekten, teşekkür ederim.

Eda'cığım, nasılsın?

İsterseniz önce bir siparişlerimizi verelim ha?

Harika hoş.

Bakar mısınız?

Ya ben orada olacaktım var ya ağızlarını burnlarını böyle dağıtırdım ha. Bir de

bir kişiye kaç kişi dalmışlar ya. Sığar mı delikanlılar bu? Tabii canım.

Zaten Burak onların hakkından gelirdi yoksa.

Onu öyle görünce o kadar kötü oldum ki. İçim parçalandı resmen. Canım benim ya.

İçim parçalanmaz mı? Hadi gel. Burak'a onun en sevdiği pastadan yapalım.

Giderken de götürürsün.

Çok iyi fikir.

Yardıma ihtiyacınız var mı?

Yok sağ ol.

Sen otur Erdem.

Bu kadar.

Çocuklar biliyorsunuz biz uzun zamandır birlikteyiz.

Ve çok mutluyuz.

Bu mutluluğumuz uzun süre devam etsin istiyoruz.

Yani biz... ...evlenmeye karar verdik.

Anneciğim çok mutlu oldun. Tebrik ederim.

Tebrikler babacığım. Sağ ol.

Teşekkürler çocuklar.

Tebrik ederim.

Gerçekten çok güzel bir aile oldunuz.

Eda.

Hepimiz bir aileyiz burada.

Lütfen otur yerine. Hayır baba. Sen en başından beri bu konu hakkında ne

düşündüğümü gayet iyi biliyordun.

Çünkü gibi davranıyorsun. Oturur musun yerine?

Herkes bize bakıyor. Hayır.

Sen şimdi müstakbel eşin üzülür diye panik oldun.

Ne büyük bir başarı.

Seni kısa zamanda Avcı'nın içine almış.

Eda, saygısızlık yapıyorsun.

Kudur yerine dedim sana.

Baba bırak.

Ben onunla konuşurum.

Ben kızmadan hepinizden özür diliyorum.

Çocuklar, biz böyle olacağını tahmin ediyorduk zaten.

Yani biliyorduk.

Çok güzel oldu.

Elinize sağlık.

Burak ne yapıyordur acaba?

Aklım hep onda.

Arasana o zaman.

Yok ya.

Şimdi annesi falan yanındadır. Belki de uyuyordur.

O sonra beni arar. Ya doğru.

Size de hiç rahat yok.

Erken çık bari.

Bir iki evde karşılaşırsınız.

Ya ondan önce okul için bazı şeyler almam lazım. Kırtasiye'ye gideceğim.

Ondan sonra gideceğim eve. Ya Aslı. Ben de seninle geleyim mi?

Çok bunaldım ben. Bunda değişiklik olur.

Çok iyi olur.

Eda. Kızım ne oldu? Gel.

Gel içeri.

Gel.

Kızım.

Ne oldu sana? Gel otur şöyle.

Gel.

Gel otur.

Kızım ne oldu?

Neden ağladın?

Babam yüzünden.

Evleneceklermiş.

Nefret ediyorum o kadından.

Ah benim güzel kızım sen ağlama olur mu? Ben sen ne zaman istersen senin yanında

olmaya hazırım.

Başak!

Aç kapıyı Başak! Sen, sen gel bakayım şöyle.

Gel gel gel hemen.

Hemen şuraya geç.

Şuraya geç.

Sakın buradan hiç bir yere kıpırdama tamam mı? Dur burada sakın.

Sen oğluma nasıl el sürersin?

Gebertirim seni.

Sen neler saçmalıyorsun ya?

Ben senin oğlunu uzun zamandır görmedim bile.

Tabii ki.

Tabii ki sen el sürmedin. Yok artık o kadar da değil. Adamlarına yaptırdın.

Kime yaptırdın bana söyle.

Ben hiçbir zaman için çocuklara el sürmem. Onları hiçbir zaman için bu

işlere karıştırmam.

Başak var ya sen öyle bir yıldızın ki. Sen her şeyi yaparsın. Benim hiçbir

şeyden haberim yok diyorum sana. Ben Burak'a neden zarar vermek isteyeyim ki?

Ben senin yaptığını çok iyi biliyorum. Ama bunun hesabını vereceksin.

Nihat çok canımı yakıyorsun.

Ben sana yemin ediyorum hiçbir şeyden haberim yok. Ben hiçbir şey bilmiyorum.

Pekala. Eğer senin yaptığın kanıtlarsa seni boğazlarım.

Anladın mı? Oğluma el sürmeyeceksin.

Ve bu sana son uyarım.

Anne.

Anne iyi misin?

Kıpkırmızı olmuş İyiyim kızım

Konuşmamız lazım.

Anneciğim, Sinan abiciğim, yemek için çok teşekkür ederiz.

Müsaadenizle Volkan'la bizim kalkmamız lazım. Nereye kızım?

Okula.

Okulda bazı işlerimiz var, halletmemiz lazım.

Aynen biraz işimiz var biz kalkalım.

Görüşürüz. Görüşürüz.

Tatlı yiyelim mi?

Olur.

Ne oldu?

Dün gece Gani Burak'a çok kötü dövmüş.

Ne?

Nasıl bir adamla takıldığını gör. Ben seni uyarmıştım.

Hala canın açıyor mu anne?

Hayır kızım.

Kim o?

Teşekkürler.

Amcam bunu sana nasıl yapar hala inanamıyorum.

Orada kendimi zor tuttum. Eğer biraz daha gitmeseydi her şeyi göze alıp

yanınıza gelecektim. Eda'cığım.

İyi ki böyle bir şey yapmadın kızım.

Seni burada görmek amcanı daha da sinirlendirirdi.

Ya tekrar gelirse?

Ya sana bir şey yaparsa?

Merak etme kızım.

Otel yetkilisiyle konuşup bir daha odama kimsenin gelmesine izin vermemelerini

söyleyeceğim.

Senin haricinde tabii ki.

Tabii ki de müsaitiz. Bekliyoruz Çağla'cığım.

Tamam canım.

Buyurun efendim.

Çok teşekkür ederim Şükran'cığım. Afiyet olsun.

Burak Bey daha iyidir inşallah efendim.

Çok şükür daha iyi. Çok şükür. Şükran'cığım misafirlerimiz var Volkan

'la Çağla.

Emel Hanım'a söyler misin bize şöyle güzel ikramlık bir şeyler hazırlasın.

Tabii efendim.

Efendim keşke Çağla Hanım'la Burak Bey hala birlikte olsalardı. O zaman Çağla

Hanım burada kalırdı. Hem Burak Bey'le ilgilenirdi hem de size destek olurdu.

Belki, evet.

Olur belki.

İnşallah efendim.

Afiyet olsun efendim.

Teşekkür ederim Şükran.

Of Gonca, şunlara bak ya, ne kadar güzeller.

Baksana rengarenk, insanın çocuk olası geliyor.

Ya Aslı, ben de bunlara bayıldım. Çok güzeller.

Ya, dayanamayacağım, alacağım ben.

Hem de her renginden.

Her renginden mi?

Aslı ya, benim içimde kalmış galiba.

Okula giderken alamazdık ki o kadar kalem silgi. Ne kadar özenirdim

arkadaşlarımın o rengarenk kalemlerin silgilerinin.

Al komutanım. Her renginden al.

Aslı?

Kırtasiye alışverişinden sonra kalıyor mu başka bir ihtiyacın?

Başka bir ihtiyacım yok. Bu kadar.

Kıyafet, ayakkabı filan?

Bak çekinme Aslı. Ben sana destek çıkarım.

Abimin kredi kartı da bende.

Özel okula başlıyorsun kızım.

Evet.

Kim bilir nasıl giyiniyorlardır.

Bak Gonca, ben böyle şeylere çok takılmam ama... ...aralarında sırıtmamam

lazım. Evet evet, bence de. Alalım biz sana birkaç bir şey. Kızım, koskoca

pastanemiz var ya.

Öderiz herhalde.

Ay, buna ne kadar güzel.

Çok güzelmiş, al onu da.

Artık sana bir ev bulmamız lazım.

Of, ben de sıkıldım artık bu otel odalarında kalmaktan.

Aynı fikirde misin peki?

Hangi konuda kızım?

Şey... Yeni evinde bana da bir oda hazırlama konusunda.

Tabii ki.

Senden bunu duyduğuma o kadar sevindim ki.

Hemen yarın bakalım mı?

Tamam.

Ben eve geri dönmek istemiyorum.

Bir süre senin yanında kalsam? Tabii.

Tabii olur ama yani şu an doğru olur mu emin değilim.

Babam buna çok kırılır, çok üzülür.

Yani ona inat böyle bir şey yaparsan aranız daha da açılır. Ve bak unutma ki

bu sadece elçinin işine gelir.

Buna izin vermemelisin. Şu an doğru bir zaman değil.

Ama tabii yani yine de sen bilirsin.

Yok haklısın.

Zaten onun da istediği bu.

Babamla aramı açmak.

Ama ona bu zevki tattırmayacağım.

Aferin benim akıllı güzel kızıma. Aferin.

Pardon.

Tamam eve döneceğim.

Ama biraz merak etsinler.

Açmıyor mu?

Hayır.

Sinan.

Eda'ya biraz daha zaman vermeliyiz bence.

Benim tek korkum Eda'nın bana sırt çevirip annesine yönelmesi.

Başak bu durumu sonuna kadar kullanabilecek bir kadın.

O zaman biz de hemen evlenelim.

Elimizi çabuk tutalım.

Belki de Eda bu durumu ancak bu şekilde kabullenecek.

Gerçekten mi?

Kesinlikle. Geç bile kaldık bence.

Buyurun efendim.

Ay Çağla'cığım gelmiş.

Canım hoş geldin. Hoş bulduk Selda teyzeciğim. Bir tanem benim.

Volkan'cığım sen de hoş geldin. Hoş bulduk yengeciğim.

Ay ne güzel olmuş saçların.

Bayıldım bayıldım.

Teşekkürler. Neyse siz konuşurken ben bir broğa bakayım.

Tamam canım.

Selda teyzeciğim broğa olanları duyunca şok oldum.

Şimdi nasıl iyi mi?

Hayatım dövüşenleri ayırırken oldu diyor ama ben buna pek inanmadım. Senin...

Ne olmuş olacağıyla ilgili bir fikrin var mı?

Maalesef yok.

Aşkım. Ne zaman geliyorsun eve?

Seni çok özledim. Ben de seni çok özledim. Ama gelsem de görüşemeyeceğiz

ki.

Gece yine kaçıp gelirsin odama.

Yine aynı çılgınlığı yaşamaya hiç niyetim yok Burak.

Merak etme.

Bir şey olmaz.

Aşkım, Volkan geldi. Kapatıyorum.

Telefonda bile rahat rahat konuşamıyorum.

Böyle olmasını isteyen sensin.

Tamam, haklısın. Hadi kapat.

Ne haber kuzen?

Ben iyiyim.

Sen de iyi görünüyorsun.

Daha iyiyim.

Ne yaptın?

Kuzen, kızma ama ben Çağla'yla beraber geldim. Ya o niye buraya geliyor ki?

Oğlum kız seni merak etmiş.

Konuşamıyorum Gonca'ya.

Böyle olmasını isteyen sensin ama.

Burak da öyle söyledi zaten.

Valla Burak alsa ilişkinizi sağ sultan bile duymuştu çünkü.

Gonca aman aman bu aralar hiç kimse hiç şey duymasın lütfen.

Aslı biliyorsun değil mi bu böyle gitmez. Bir an önce annene anlatman

lazım.

Gonca annemi bir söylesem zaten öldürecek beni.

Eee ne demişler?

Aşk için ölmeni aşk o zaman aşk.

Öleyim ben yani. Ölmeyi hak ediyorum öyle mi?

Ay canım tövbe de öyle demek istemedim herhalde.

Ben artık bir Burak'a bakayım.

Çağla'cığım.

Önce seninle bir şey konuşmak istiyorum.

Buyurun tabii.

Hayatım birkaç gün burada bizimle kalsan.

Anlamadım. Burada mı kalayım?

Selda teyzeciğim bunun pek iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum.

Burak'la aramız sandığınızdan daha kötü bu aralar.

Hayatım böylece düzelir işte.

Onun bu zor günlerinde yanında olman, ona destek olman aranızdaki buzları

eritebilir.

Ben pek umutlu değilim ama hayatım.

Erkekler böyle zamanlarda çocuk gibi olurlar.

Yani parmaklarına böyle minicik bir şey batsın hemen büyük ilgi bekliyorlar.

Tamam.

Denemekten ne çıkar?

Harika. Hadi gel beraber inelim Burak'ın odasına.

Tamam.

Sürprizim olmadı ama.

Bırak geçmiş olsun.

Sağ ol.

Nasılsın daha iyi misin?

İyiyim. İyi olmana sevindim.

Neyse ben daha fazla rahatsızlık vermeyeyim size.

Volkan beni eve bırakır mısın?

Olur, bırakırım.

Selda teyze, ben müsaadenizle izninizi isteyeyim. Ne demek hayatım?

Müsaade senin.

Geçireyim ben seni.

Yok, zahmet etmeyin. Biz volkanla çıkarız. Olur mu hayatım? Ne zahmeti?

Görüşürüz Selda dedeciğim.

Benim aklımdan neler geçiyor Çağla?

Senden de hiçbir şey kaçmıyor.

Anlatmayacak mısın?

Birkaç gün Buraklarda kalırım. Ne?

Burak'ın bana ihtiyacı var.

Ya Çağla şu durumdan bile faydalanmaya çalışıyorsun.

Tabii ki faydalanacağım.

Burak'ın artık bana geri dönüp dönmesi umurumda bile değil.

O mahalle gününe de Burak'a da hayatı zindan edeceğim.

Birbirlerini düşürüp ilişkilerini mahvedeceğim.

Bana yar olmuyorsa ona da olmayacak.

Kolay gelsin.

Teşekkürler sağ olun. Nasıl gidiyor?

İyi gidiyor. Yolunda her şey.

Maşallah maşallah.

E tabii.

Pastalarınız bu kadar güzel olunca işler de yolunda gider.

Teşekkür ederiz. Size de bir şeyler ikram edeyim. Vaktinizi almayalım.

Oğlum senle biraz konuşabilir miyiz?

Tabii tabii buyurun. Şöyle geçelim.

Bizim kız bu sene de üniversiteyi kazanamadı.

Ay baba ya.

Neyse.

Dershaneye gidecek yine.

Ama tam gün değil yarım gün. Diyorum ki yarım gün gelse size burada yardımcı

olsa.

Ya biz burada çok kalabalığız zaten.

Lütfen bak. Hem para falan da istemem. Ya ne bileyim değişiklik falan olur.

Bütün günde ders çalışılmaz ki.

Ha. Ya yok zaten para falan değil mevzu da.

Bak ne diyeceğim.

Kiradan dört yüz lira indireyim yapayım sana.

Kabul ediyorum.

Tamam olur. Gelsin madem bu kadar ısrar ettiniz başlasın. Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Çok teşekkür ederim. Görün bakın arı gibi çalışacağım.

Erdem oğlum çok sağ ol. Ne demek ne demek.

Defne yarın öğleden sonra gelsin başlasın.

Tamam. Hayırlı işler. Sağ olun teşekkürler. Oldu o zaman görüşürüz

yarın. Görüşürüz.

Ne oldu şimdi burada?

Kız üniversiteye girememiş ya bu yıl. Üniversiteye giremediği için de...

...geldi adam dedi ki... ...dershaneye yazdırdım dedi.

Yarım gün dedi. Yarım gün de gelsin burada çalışsın dedi.

Dört yüz lira! Dört yüz lira! Adam indirim yaptı kirada. Gerçekten şok

oldum. Dört yüz lira yaptı.

Öyle deyince de kıramadım adamı yani.

Anladım. Adamı kıramıyorsun ama beni kırabiliyorsun.

Bir de öyle hemen samimi olmuşsunuz. Oğlumlar falan.

Adam dükkan sahibi, adam dükkan sahibi. Ne yapayım hayatım ya?

Anladım Erdem, anladım.

Göreceğimi de gördüm. Anlayacağımı da anladım.

Peki tamam.

Kız çalışsın burada.

Ama o kız buralardayken sen buralarda olmayacaksın Erdem. Gonca yapma şimdi

yani ya.

Hayatım ne diyorsun?

Anladım anladım. Neyi anladın? Ben nerede olacağım o zaman ya?

Söyle bebek.

Gani Burak'a nasıl böyle bir şey yaparsın?

Vallahi gayet kolay oldu. Da senin nereden haberin oldu?

Küçük kızımız arayıp benim şikayet etti.

Dalga geçme.

Bunu Burak'a yapmamalıydın.

Ne hak ettiyse o.

Bundan sonra adam olur yanımdan kız almamayı öğrenir.

Ayrıca sana ne oluyor? Siz ayrılmadınız mı?

Ayrılmış olsak bile Burak'la bizim kopmayacak bir aile bağımız var.

Biliyorsun. Biz birlikte büyüdük.

Bilmem mi?

Biliyorsan o zaman bundan sonra ona göre davranırsın.

Ben birkaç gün Buraklar'da kalacağım.

Annesi çok ısrar etti.

Aman iyi bak bir an önce ayaklansın da yeniden döveyim. Gani.

Söyleyeceklerim bittiyse kapatıyorum Çağla işim var.

Bitti.

Efendim. Aslı naber?

İyiyim Volkan sen?

İyidir ne olsun.

Ya baksana seninle önemli bir şey konuşmam lazım.

Neredesin?

Pastanedeyim. Pastane mi?

Çalışmaya mı başladın?

Yok Gonca ile Erdem pastane açtılar da onlara yardım ediyorum.

Ha öyle mi?

Hayırlı olsun.

Çok teşekkürler.

Bu arada cidden önemli. Fazla vaktini almam.

Neredesin istiyorsan bana adres at ben geleyim.

Madem önemli atıyorum.

Tamam, görüşürüz.

Hoş geldin anneciğim. Hoş bulduk kızım.

Hayırdır?

Nereye? Ben birkaç gün Burak'larda kalacağım.

Ne?

Delirdin herhalde.

Anneciğim dün Burak beni bıraktıktan sonra kötü şekilde dayak yemiş.

Onu bu halde bırakamam. Tamam kızım gidip ziyaret et öyleyse. Hayır kalmak

da nereden çıktı?

Hayatta olmaz.

İzin vermiyorum.

Anne lütfen.

Çağla. Sen onca yaşadığın şeyden sonra hala akıllanmadın mı?

Hem Burak buna ne diyecek?

Senin yanında istediğini hiç zannetmiyorum.

Selda teyze böyle düşünmüyor ama anne.

Bu Selda'nın fikri miydi?

Hayır. Ben teklif ettim. O da kabul etti.

Anne engel olmaya çalışma. Ben gideceğim.

Bari yalan söyleme Çağla.

Ya bak.

Yanlış yapıyorsun.

Üzülen yine sen olacaksın.

Kendi kararlarımı alabilecek yaştayım.

Lütfen sen de bana güven.

İyi peki tamam.

Ama bak sakın mutlanma. Ben sizin Burak'la tekrar bir araya geleceğinizi

düşünmüyorum.

Görüşürüz.

Merhaba Selda.

Canım hoş geldin. Hoş bulduk. Burak nasıl oldu?

Daha iyi.

Ya bütün gün aklım ondaydı biliyor musun? Yani işten de hemen çıktım geldim

eve.

Merak etme canım. Daha iyi. Merak etme.

Elçin arıyor.

Canım merhaba.

Merhaba Selda.

Ay olanları duydun herhalde değil mi Elçin?

Evet evet duydum.

Büyük geçmiş olsun.

Çağla da şimdi eşyalarını topladı.

Hazırlandı size doğru geliyor.

Evet canım birkaç gün bizde kalacak. Yani Çağla'nın Burak'la ilgilenmesi

ikisine de moral olur diye düşündük.

Evet oğlun için iyi düşünmüşsün de Çağla için hiç iyi olmadı Selda. Ya böyle bir

şeye nasıl izin verebilirsin? Benim kızım Burak'ın oyuncağı mı?

Elçinciğim tabii ki hayır o nasıl söz? Ben ayrıca araları düzelir diye de

düşündüm. Ya aralarının düzeleceği falan yok Selda.

Çağla şimdi yine boş yere umut...

Ya ben o üzülmesin diye uğraşırken sen onu ateşe atıyorsun.

Böyle bir şeyi senden hiç beklemezdim.

Hayatım ama... Tamam Selda, tamam. Aradığımı Çağla'ya söyleme Efe. Senden

rica ediyorum. Lütfen bir bahane bul.

Çağla'yı hemen eve gönder.

Peki.

İyi akşamlar.

Ne var bunda bu kadar tepki verecek?

Çok ayıp oldu yani.

Ayıp oldu Elçin Hanım.

Yani Selda'cığım kusura bakma ama...

Elçin biraz haklı bu konuda.

Sen Çağla'yı niye bu eve davet ediyorsun ki?

Niyeymiş?

Niye davet edemiyormuşum? Ya tamam sen belki iyilik olsun diye yapıyorsun bazı

şeyleri ama... ...işleri daha çok karıştırıyorsun biliyor musun?

Of yani ne yapayım, ne diyeyim kıza?

Gelmeme diyeyim yani.

Peki Selda, sen bilirsin. Ne istersen onu yap.

Zaten beni ne zaman dinledin ki?

Hayatım ben şey diyorum ya, acaba limonata da mı yapsak? Ev yapımı.

Ne yaparsan yap Erdem. Ya da ne bileyim, git Defneci'ne filan sor.

Ya bir şey diyeceğim, Gonca ne olur yapma ya şöyle.

Aslı bir şey de şuna ya. Tamam Gonca ya, üstüne gitme bu kadar çocuğun.

Koruma şunu Aslı, şımarıyor sonra.

Koru beni Aslı, koru.

Hayırlı olsun.

Teşekkürler. Teşekkür ederiz. Hoş geldin.

Şöyle otursana.

Çok güzel bir yermiş.

Evet.

Ben boş zamanlarımda Gonca'yla Erdem'e yardım etmek için geliyorum. Çok sağ ol.

Volkan.

Nedir bu kadar acil olan?

Çağla.

Ben artık o kızın ismini duymak istemiyorum.

Aslı biliyorum ama bu konunun sende de alakası var.

Ne oldu yine?

Çağla bir süre Buraklar'da kalacakmış. Yani bence sen de birkaç güne beklesen

iyi olur. Çağla ile karşılaşırsan hiç hoş olmaz.

Kendi evime niye gidemeyecekmişim ki ben? Aslı bak kendini tehlikeye

atıyorsun. Emin misin?

Evet eminim.

Ben de birazdan eve gidecektim. Gelip uyardığın için çok teşekkür ederim.

Peki. Ben seni daha tutmayayım.

Umarım bir sorun olmaz.

Aslı.

Tutan dikkatli ol.

Merak etme.

Görüşürüz.

Kolay gelsin. Sağ ol.

Aslı yine ne oldu?

Çağla birkaç gün Buraklarda kalacakmış. Olkan eve uğramazsan iyi olur dedi.

Niye kalıyormuş ya?

Hasta ya ondan herhalde. Ne bileyim Gonca ya. O yılanın kesin aklında bir

şeyler vardır.

Yok. Burak buna hayatta izin vermez.

Bilmiyorum Gonca.

Sarı çiğ anya. İlla her şeyi kullanacak.

Aslı gerçekten gitmesen mi acaba eve?

Ya seni orada görürse?

Ya niye gitmeyeyim?

O kızla sevgilimi aynı evde mi bırakacağım? Ölürüm daha iyi ya. O kadar

netim yani.

Sen de haklısın tabii. Ama dikkatli ol en azından.

O dikkatli olsun.

Çağla.

Senin ne işin var burada?

Burak'cığım senin haberin yok muydu?

Nedir haberim olacakmış?

Selda teyze birkaç gün sizde kalmam için davet etti.

Ben şimdi odama yerleşeceğim de önce sana bakayım dedim.

Ya siz benimle dalga mı geçiyorsunuz? Amacınız beni delirtmek mi?

Burak'cığım lütfen.

Gerginliğe hiç gerek yok.

Biraz sakin ol. Bak böyle yaparsan asla iyileşemezsin. Sen şimdi dinlen.

Ben sonra sana uğrarım.

Tamam?

İnanmıyorum ya, inanmıyorum.

Terima.

Anne, ne yapmaya çalışıyorsun?

Amacın ne? Oğlum biraz sakin olur musun?

Çağla duyacak.

Ya duyarsa duysun. Burak.

Annene karşı biraz daha saygılı olur musun lütfen? O bana saygılı oluyor mu

baba? Ya bu durumdan bu halinden bile faydalandığına inanamıyorum ya.

Burak.

Çağla senin için endişe duyuyor. Seninle ilgilenmek istiyor. Bunun nesi kötü?

Ayrıca bana da destek olmak istiyor kız. Yani bu eve birisini çağırırken sana mı

soracağım? Anne.

Bak biz Çağla'yla ayrıldık. Sen böyle yaparak ona ümit veriyorsun. Benim

kararım hiçbir şey değiştiremeyecek. Anlasana artık bunu.

Ya bak gördün mü yaptığını?

Ya bu çocuk kendi derdiyle mi uğraşsın yoksa sizinle mi? Ya böyle yaparak

Çağla'dan daha çok uzaklaştırıyorsun çocuğu.

Değil mi? Ben size buna işe karışmayın demedim mi?

Tamam Nihat.

Gerçekten tamam. Tamam.

Benden de tamam Selda.

Hadi kolay gelsin. Sağ ol canım.

Alo Aslı.

Nasılsın? Pardon, tanıyamadım.

Tanıyamadın mı?

Aşk olsun.

Ne var? Ne istiyorsun?

Şu an nerede olduğumu hayatta tahmin edemezsin. Şu an senin nerede olduğun

beni hiç ilgilendirmiyor. Ama belki kimin yanında olduğumla

ilgilenebilirsin. Birkaç gün Burak'ın yanında kalacağım. Merak etme, onunla

çok yakından ilgileneceğim.

Eskisinden daha sağlıklı olacak.

Kızdın mı yoksa?

Eminim sen de onun yanında olmak istiyorsundur. Sen onun yanında

değilsin. Sen onun evindesin.

Ve bunu söylemek için beni arayabilecek kadar da zavallısın.

Sana acıyorum Çağla.

Bence sen onun yanında olamadığın için kendine acı. Bunun pek bir önemi yok.

Çünkü ben onun kalbindeyim.

Senin asla olamayacağın bir yerden.

Ya bu kız beni deli ediyor ya.

Canım benim o da seni delirtmek için yapıyor ya zaten.

Sarı çiyan ya.

Kızım biliyor musun? O evde o kızın başına bir şey gelse kimse senden

şüphelenmez aslında.

Ne demek o şimdi?

Aman canım şaka yaptım.

Git kızı gece uyurken yastıkla boğa falan da demedik yani.

Aslında iyi fikir.

Ay yok canım. Daha neler.

Kafam allak bullak oldu ya. Hadi ben eve gidiyorum.

Görüşürüz.

Dikkat et. Beni haberdar et. Tamam.

Nasıl geçti günün?

İyi geçti. Senin?

İyi işte. Nasıl geçsin? Bütün gün yattım.

Aşkım benim sana bir şey söylemem gerek.

Dinliyorum.

Ama bak bu pek hoşuna gitmeyecek.

Çağla birkaç gün sizin evinizde kalacak.

Eğer bunu söylemek için aradıysan zahmet etme. Sen nereden biliyorsun?

Gördün mü yoksa?

Annen mi söyledi? Hayır Volkan söyledi.

Uyarmak istemiş.

Volkan mı? Ya ona mı kaldı seni uyarmak?

Neyse Burak. Ben ortalıklarda görünmem. Odamdan dahi dışarı çıkmam.

Merak etme.

Aşkım bak çok üzgünüm.

Ama bu evden bir an evvel gitmesi için ne gerekiyorsa yapacağım. Sen hiç merak

etme. İyi olur.

Neyse kapatmam lazım.

Aslı.

Seni çok seviyorum. Ben de seni.

Aslı. Hadi canım. Yemeği hazırladım. Mutfağa gel beraber yiyelim. Anneciğim

ben tokum. Eve gelmeden önce yedim. Ee?

Bana eşlik edersin, hem de iki lafı üst üste koyarız.

Anneciğim, daha sonra sohbet etsek? Şimdi misafirler var ya görmesinler

beni. Ay benim düşünceli kuzum. Tamam, öyle yaparız.

Evet ama sakın geleyim deme.

Of ne çok özledim seni ya. Gün bir türlü bitmek bilmedi.

Bir an önce iyileş de rahat rahat görüşelim.

Bazı gereksiz insanlar da evden gitmiş olur.

Onunla aynı evde kaldığımızı düşündükçe çok sinirleniyorum.

Şöyle evde karşılaşsak var ya, yemin ediyorum elimde kalır.

Kıskanırmış da, sahiplenirmiş de.

İşte benim güzel sevgilim ya.

Hadi Burak, vallahi yakalanacağız. Yürü.

Oh, şimdi çok daha iyiyim biliyor musun?

Benim ilacım sensin.

Hadi Burak.

Tamam tamam, çıktım.

Burak Bey.

Şükran Hanım.

Ben de size bakıyordum. Anneniz sizi yemeğe çağırmamı istedi.

Ona odamda yemek istediğimi söylersiniz.

Tabii Burak Bey.

Şükran'cığım Murat gelmiyor mu?

Odasında yemek istediğini söyledi Selda Hanım.

Ben bir gidip Burak'a bakayım. Yemeğe gelmediğine göre bir ağrısı var

herhalde. Selda'cığım duymadın mı?

Çocuk yemeğini odasında yemek istiyormuş.

Yani dediğin gibi herhalde bir ağrısı vardır.

Evet Selda teyze. Rahatsız etmeyelim isterseniz.

Bu gece için Volkan'a minnettarım.

Eda'yı bekçilik görevinin üstlendiği için.

Ben de sayesinde buraya kaçtım.

Annesine gider mi sence?

Seni ne kadar üzeceğini bile bile.

Eda şu ara her şeyi yapabilir.

Ya da bana kız mı o kadar odaklanmış ki?

Ne söylesem?

Sanki onu üzmek için söylüyormuşum gibi davranıyor.

Allah'tan başa yanına kalkıp gitmemiş.

Eve gittiğimde onu odasında buldum ya.

Nasıl rahatladım sana anlatamam.

Sinan.

Eda akıllı bir kız.

Yani şu anda duyguları karmakarışık olsa da... ...zamanla neyin doğru neyin

yanlış olduğunu anlayacaktır.

Güven bana.

Ya sen böyle konuşuyorsun ya.

Böyle bütün dertler buhar olup bitiyor biliyor musun?

Ee peki, benim müstakbel karım ne alemde kızıyla arası iyi mi acaba?

Pek sayılmaz.

Kızını anlamaya çalışan tek kişi sen değilsin hayatım. Peki neden o zaman

abimlerde kalmasına izin verdin?

Ya vermedim ki, ben mecbur bırakıldım.

Nasıl yani, nasıl mecbur bırakıldın? Ya nasıl olsun, Selda yüzünden.

Çağla'yı eve o davet etmiş.

Burak için.

Ya Sinan sen yapma Allah aşkına ya. Sen yapma bari. Ne kadar sinirliyim görmüyor

musun? Tamam hayatım tamam ya.

Sakin ol gel.

Tamam seni kızdırmak değil niyetim biliyorsun.

Ya bak.

Yengem de kötü niyette değil tamam mı?

Yani o da böyle Çağlay ile Burak'ın arasını acaba yeniden yapar mıyım diye

düşünüyor bence.

Sinan.

Selda'nın kötü bir niyetinin olmadığını ben de farkındayım.

Ama olan Çağla'ya olacak. Kızım üzülecek diye endişeleniyorum. Sen merak etme

tamam mı?

Çağla da akıllı bir kız. Ya şu an böyle bir bocalama dönemi geçiriyor o kadar.

Yakında kendine gelecektir. Tamam mı?

Umarım Sinan.

Umarım senin dediğin gibi olur.

Tabii ki herkes yattı.

Burak'ın yanına Selda teyzeyi de koluma takıp gidecek değilim herhalde.

Bu arada gece yenen meyvelerin yaraları iyi geldiğini biliyor muydun?

Saçmalama ne kadar safsın.

Öyle bir şey olmayacağını ben de biliyorum herhalde.

Ama bu Burak'ın odasına giriş biletim olmayacağı anlamına gelmez herhalde.

Öyle değil mi?

Çatallar nerede ya?

Buldum.

Neyse, benim şimdi kapatmam lazım.

Hemen Burak'ın yanına gitmem lazım.

Seni aramaya fırsatım olmayabilir.

Meşgul olacağım da.

Görüşürüz.

Saçını başını bulacağım.

Şu hale bak ya.

Sevgi... Çağla.

Senin ne işin var burada?

Az önce sevgilim demiyor muydun?

Saçma sapan konuşma Çağla. Ne sevgisi ya? Bana sevgilim diye alsansın.

Ben de beni bekliyorsun sandım.

Sevgilim demiyordum Çağla. Seni annem sandım. Ne zaman hasta olsam gece beş

kere odamı ziyaret ettiği için... ...sevgili annem diye dalga geçiyordum.

Oldu mu?

Hem senin ne işin var benim odamda?

Çıkar mısın lütfen?

Kahramanlığa meyve getirmiş olamaz mı? Tamam Çağla tamam.

Anlaşıldı. Senin saçmalıklarını daha fazla çekemeyeceğim. Çocukluk

arkadaşımsın diye ne yapmam gerekiyorsa yaptım.

Ama bu kadar abartacağını bilseydim senin ganiyle orada bırakırdım. Ama o

kadar hazırlık yaptın.

Evet görüyorum.

Bırak yanında kalayım.

Bir gece bir şeye ihtiyacın olursa söz veriyorum sadıracağım.

Sen merak etme Çağla. Bir şeye ihtiyacım olursa ben sesimi duyuracak birine illa

ki.

Zahmetlerin için çok teşekkür ediyorum.

Ama artık uyumak istiyorum.

Hadi.

Ama... İyi geceler. Hadi, hadi Çağla.

Hadi, hadi, hadi.

Neyse, en azından daha buradayım.

Hadi Çağla, hadi.

Kızdaki yüzsüzlüğe bak ya, hazırlık yapmışmış.

Kapıyı da kilitledi.

Ya kapıdan kovuyorum, bacıdan giriyor ya.

Kurtulamayacak mıyım ben bundan?

Aslı?

Başka birini mi bekliyordun?

Ben her zaman ve sadece seni bekliyorum.

Pasta!

Pardon.

Ya sen benim pastalarımdan ne istiyorsun?

Hatta bu sefer kafama düşmedi.

Ne cadıydın o gün ya.

Sen de çok ukalaydın.

Ama mavi elbisendim. Sarı saçma anlamda çok tatlıydım.

Hatırlıyorsun. Tabii ki hatırlıyorum.

Arabamı sileceklerini yamultan bir kızı nasıl unutabilirim?

İşte o an aşık oldum ben sana.

İşte bu dedim ya.

Hatun dediğin böyle olur.

Bisik.

Kıpırdama. Unuttu ya.

Tatlıymış.

Kıpıramam.

Çok tatlıymış.

Şeker kombasına geçeceğim ya.

Ama ben böyle atarak çok kilo alacağım.

Çilekli pasta.

Aslı. Yuh!

Ne yaptığını zannediyorsun sen?

Ne yapıyorum?

Sana kahvaltı getirdim. Yok.

Buraya kadar.

Ay ben bunu tamamen unutmuşum.

Tamam Burak. Sen iyilikten de dostluktan da hiçbir şey anlamıyorsun.

Bana yaptığın onca şeyden sonra ben hala bu zor gününde yanında olmaya

çalışıyorum ama bundan bile rahatsızsın. Yanımda olma şeklin bu mu? Beni

delirtmeye çalışmak. Ben ne yapıyorum ki sana?

Seni daha fazla dinlemek istemiyorum Çağla. Sen bu evde istediğin kadar

kalabilirsin. Çünkü ben gidiyorum.

Ne oluyor?

Hiçbir yere gidemezsin.

Çek elini Çağla.

Oğlum ne oluyor? Sesleriniz geliyor yukarıya.

Biraz sakin ol Burak.

Tamam Burak, tamam.

Gidiyorum. Beni kovmaktan beter ettin.

Ama bir daha bu eve adımımı dahi atmayacağım.

Bundan emin olabilirsin.

Çağla.

Bu daha hiçbir şey.

Ben seni daha çok delirteceğim.

Çağla'cığım.

Hayatım, bir dakika konuşalım.

Çağla'cığım.

Serdar teyze lütfen.

Buraya gelmem iyi bir fikir değildi.

Bir beni evinden kovmadığı kalmıştı. Onu da yaptı.

Ben buraya sizin misafiriniz olarak geldim.

Bunu bana yapmaması lazımdı.

Haklısın hayatım.

Ne diyeceğimi bilemiyorum ki.

Ben... İzninizle bir an önce hazırlanıp ayrılmak istiyorum.

Tamam canım.

Aslında bilekliği bu.

Orada unutmuş.

Dağınık çocuğum benim.

Aslı'cığım.

Bilekliğimi kaybetmiştim diyordun ya bak mutfakta bırakmışsın.

Mutfakta mı?

Sağ ol anne.

Anne misafirler gitti mi?

Ay sorma Aslı. Burak Bey'le kız arkadaşı çok fena kavga ettiler.

Neden ki?

Sebebini bilmiyorum.

Ama sanırım Burak Bey kız arkadaşının evde kalmasını istemiyor.

Çok kalmaz gider hemen.

Neyse canım bize ne.

Ben mutfağa geçiyorum. Sen ne yapacaksın? Gidecek misin pastaneye?

Gideceğim. Toparlanıyordum ben de. Tamam yavrum. Hadi kolay gelsin. Sağ ol. Gonca

'ya selam söyle.

Söylerim.

Az bile.

Ganin'in sana yaptık.

Burak sen ne yapıyorsun?

Siz beni çıldırttınız anne. Çıldırttınız.

Ya kıza ne kadar ayıp oldu. Resmen evden kovmuşsun. Bu eve gelmesi büyük hataydı

zaten. Sana söylemiştim. Burak'cığım Çağla şu anda odasında eşyalarını

topluyor. Evden gitmek üzere kız.

Ne güzel işte.

Nihayet. Burak bu şekilde ayrılmasına izin veremem Çağla'nın bu evden.

Ne yapmamı bekliyorsun anne?

Oğlum en azından bir özür dileyebilirsin.

Çağla bizim artık ailemizin bir üyesi. Sen ayrılmış bile olsan senin kaç yıllık

arkadaşın. Hayır.

Ben ondan özür falan dilemem.

Burak'cığım.

Lütfen. Bak söz veriyorum.

Artık hiçbir şeye karışmayacağım. Gerçekten söz veriyorum ama en azından

bir özür dilerim. Lütfen oğlum.

Tamam anne, tamam.

Hadi, salonda bekliyorum.

Hadi oğlum.

Selda Hanım, iyi misiniz?

İyiyim Şükran.

Ne vardı?

Çağla Hanım'ın akşam yemeği için özel bir isteği olur mu diye soracaktım.

Yok, Çağla kalmayacak, gidiyor.

Peki efendim.

Selda teyzeciğim ben çıkıyorum.

Çağlacığım.

Burak'ın söylediklerine bir kulak ver istersen. Sana söyleyecekleri vardı.

Çağla.

Burak Bey.

Okuldan bir arkadaşınız sizi ziyarete geldi.

Gönül.

Uzun zaman oldu görüşmeyeli.

Nasılsın canım?

Gördüğünüz gibi.

Hayatım ailen nasıl?

Onlarla da uzun zamandır görüşmüyoruz. Eskiden ne kadar sık görüşürdük. Tabii

Ankara'ya taşındılar ve koptuk. Çok selam söylersin görünce.

Muhakkak ileteceğim.

Oturmaz mısın? Ayakta kaldın.

Yok sağ olun. Ben olanları duydum. Bir geçmiş olsuna geleyim dedim.

Çok geçmiş olsun.

Fena benzetmişler.

Kim? Nasıl cesaret etti sana böyle bir şey yapmaya?

Birkaç şerefsiz.

Adi herif işte.

Bin beter olsunlar, başka da bir şey istemiyorum.

İnşallah. Olacaklar anneciğim.

Sen hiç merak etme.

Ne diyeceğim? Ben istiyorsan sana birkaç savunma tekniği göstereyim.

Yani hiç yakıştıramadım bir Mazharoğlu'na böyle dayak yemeği.

Ben izninizle artık gidiyorum.

Hani birlikte çıksak olur mu? Tabii olur.

Ben istediğin yere kadar bırakayım seni.

Görüşmek üzere.

Görüşürüz canım.

Seninle tekrar görüşeceğiz.

Sabırsızlıkla bekliyorum.

Zamanla man bundan daha iyi olamaz.

Nasıl ya?

Aslı ne oldu?

Gonca. Burak'a saldıran çocuk var ya. Çağlay'la şimdi evden çıktı.

Aslı ne diyorsun?

Pardon ama şoktayım şu anda.

Bir de beni düşün.

Burak kesin delirmiştir.

Annesi yanında diye de bir şey söyleyememiştir.

Kızım Çağla çağırmış olmasın? Yok canım.

Olabilir mi?

Olabilir mi ne demek? Sen beraber çıkıyorlar demedin mi?

Yani hem dön sonra da eve gel. Olacak iş mi?

Kendiliğinden gelmemiştir herhalde çocuk.

Ya ben dün gece o kızı nasıl benzetmedim ki? Ayağıma kadar gelmişti.

Şeytan diyor ki çık karşına. Tut saçından sokağa kadar sürükle onu.

Ah anne ah, sen olmayacaktın var ya, kırmıştım kafasını gözünü.

Olsun, yine kırarım.

Şükran. Buyurun Selda Hanım. Halil nerede?

Az önce bahçeyi de görmüştüm.

Aslı o bileklik senin miydi?

Bu... Yok bu benim değil.

Öyleyse o bilekliğin senin kolunda ne işi var?

E senin olmayan bir şeyi nasıl tıkıyorsun kızım koluna? Bunun adı

hırsızlık. Cevap ver bana. Ne işi var o bilekliğin kolunda senin?

Selda Hanım, o bilekliği Aslı'ya ben verdim.

Sen mi verdin? Evet.

Ay yani ben onu çiftlik evinde buldum. Senin miydi o?

Aa orada mı düşürmüşüm?

Geçen gün temizliğe gittiğimde düşmüş herhalde.

Getirdiğiniz için teşekkür ederim.

Rica ederim.

Tamam. Eğer seninse sıra yok.

Aferin Aslı.

Hani ayrılmıştınız?

Hani bir daha görüşmeyecektiniz artık?

Kopamıyorum. Elimde değil.

Ya ben seni uyardıkça uzak dur dedikçe sen işi baya ilerletmişsin bakıyorum.

Çiftlik evinde ne işin var senin? Oraya nasıl gidersin Aslı?

Yok. Bu böyle olmayacak.

Annenle konuşacağım. Her şeyi anlatacağım.

Ne anlatacaksın Şükran?

Halil.

Buyurun Sevda Hanım.

Sen nasıl takip ediyorsun Burak?

Oğlumu neredeyse döverek öldüreceklermiş senin haberin yok.

Ben sana güvenerek hata mı ediyorum acaba?

Rica ederim böyle konuşmayın Selda Hanım. Siz gerektiği kadar takip ettim

dediğiniz için o gün takibi bıraktım. Size de haber verecektim ama ne yazık.

Bunlar mazeret değil. Benden onay almadan takibi bırakmayacaktın.

Peki efendim özür dilerim. İstediğiniz an istifam verebilirim.

Bir daha böyle bir hata olmasın.

Takibe devam edeyim mi?

Şimdilik hayır.

Yoksa Aslı bir kabahat mi işledi?

Ne yaptın kızım?

Söyleyeceğim Aslı.

Kusura bakma.

Aslı... Bu evde çok huzursuz.

Çok mutsuz Emel.

Bir an önce bir eve çıkmak istiyor.

Az önce dertleştik.

Ben dedim annene anlat, durumu söyle.

Ama o seni üzmemek için bir şey söyleyemiyor.

Tamam çocuğum.

Ben farkındayım ki bunların.

Tamam Aslı'm. Hemen ev arayalım.

En sağlıklısı bu Emel.

Aslı'nın huzuru her şeyden önemli.

Şimdilik iki göz oda yeter.

Kirası uygun bir yer bulalım size.

Ben de destek çıkarım. Kenara biraz para atmıştım.

Gerek yok.

Biz başımızın çaresine bakarız. Gerek yok Şükran.

Biz başımızın çaresine bakarız.

Biliyorum Emel. Biliyorum bakarsınız. Siz her şeyi halledersiniz. Bu zamana

kadar ana kız neleri halletmediniz ki? Bunu da halledersiniz.

Ama sadece yanınızda olduğumu bilin istedim.

Eksik olma Şükran.

Tamam kızım.

Hemen ev arayacağız.

Yeter ki sen üzülme, sıkılma.

Aslım, senin huzurun, mutluluğun benim için her şeyden önemli.

Tamam biraz sıkıntı çekeriz ama hallederiz.

Tamam mı kızım?

Ben pastaneye gidiyorum, görüşürüz.

Şükran, iyi ki söyledin.

Efendim. Aşkım.

Ne oldu?

İyi misin?

Çok kötüyüm Burak.

Tamam canım tamam bak. Sakin ol. Ben her zamanki yerdeyim. Seni bekliyorum.

Tamam çıkıyorum ben de.

Olaysız bir gününüz yok.

Ah çok güzel bir

haber bu.

Tamam tabii ki hemen Çağla ile paylaşacağım ben eminim o da bu teklife

çok sıcak bakacaktır.

Tabii tabii görüşürüz.

Harika.

Ah kızım.

Hoş geldin erken döndün bir sorun yok değil mi?

Yok canım bırak kendine gelince ben de artık evime döneyim dedim aynen. İyi

yapmışsın iyi yapmışsın gel sana çok güzel bir haberim var.

Evet. Tasarım yarışması için birlikte çalıştığımız ajansı var ya.

Seninle çalışmak istiyorlar.

Nasıl yani?

Ne işin?

Ya biliyorsun farklı alanlarda bir sürü firmayla çalışıyorlar.

Bir porselen firması da senin tasarımını görmüş ve çok beğenmiş. Seninle çalışmak

istiyorlar. Hem de sevgililer günü için.

Harika değil mi bu? Onlar için de tasarım yapacaksın.

Anneciğim.

Anneciğim ben... Bizden haber bekliyorlar. Ne zaman buluşalım?

Ben bunu sadece bizim firmamız için tasarladım. Bunu bir iş olarak

düşünmüyorum ki. Hem okullar açılıyor.

Kızım bu okulunu engelleyecek bir şey değil ki.

Bence bu işte ilerleyip çok başarılı olabilirsin.

Yok anneciğim ben... ...dediğim gibi bir kerelikti.

Düşünmüyorum. Senin için çok iyi olabilirdi.

Ama tabii... ...sen bilirsin.

Neyse ben bir odama çıkıp duş alacağım.

Görüşürüz.

Görüşürüz.

Şükran teyze çiftlik evine gittiğimizi öğrenmiş.

Nasıl olur ya?

Annen çiftliğe gitmişti ya. Benim bilekliğimi bulmuş orada.

Ne? Evet.

Annem de mutfakta unutmuşsun diye bana verdi. Ben de taktım. Onun elinde

görünce ben de düşürdüğüm yeri yanlış hatırlıyorum sandım.

Sonra annen gördü bilekliği.

Nereden buldun onu diye sordu bana. Ben ne diyeceğimi bilemedim.

Beni hırsızlıkla suçladı.

Allah Allah.

Çükran teyze bana yardım etmeseydi ne yapardım hiç bilmiyorum.

Sana bunları yaşattığım için gerçekten üzgünüm. Ama ne yaparsak yapalım olmuyor

işte. Bir an evvel konuşalım. Dinle beni.

Tamam. Zaten benim de kalbim dayanmıyor artık Burak'a. Bugün yarın anneme

söyleyeceğim. Söz veriyorum.

Maşallah. Senin yeni eleman da bayağı çalışıyor.

Hayatım ya. Kız yarım saatte her yeri pırıl pırıl yaptı ha.

Erdem.

Yanlış anladın hayatım.

Çalışıyor anlamında.

Ben şimdi sana yapacağımı bilirim.

Bana mı?

Nefne.

Mutfakta da biraz iş birikmiş.

Burası zaten bitmek üzere. Sonra hemen gidip burayı da hallederim.

Halledersin.

Ya çok dağılmış buralar değil mi?

Bulaşıklar da çok birikmiş.

Olsun. Ben hepsini hemen hallederim. Hem bulaşık yıkamayı da severim zaten. Önce

onlardan başlarım.

Bu kız sandığımdan da dişli çıktı.

Bir de şey yapılacaktı. Pasta harcı. Ama becerebilir misin ki sen?

Tabii tabii. Onları da yaparım ben.

Şurada... Malzemeler, oranlar falan hepsi yazıyor.

Eh sana kolay gelsin o zaman.

Sağ olun.

Erdem. Efendim canım.

Bu kız çok yavaş. İşleri bitiremiyor.

Ya hayatım biraz fırsat verelim. Yazık yine daha kızcağız.

Erdem kızcağız falan ne oluyor?

Sen bugün kızcağız dersin. Yarın defne. Arkasından da bir cin falan eklersin.

Ben de seni öldürürüm o zaman.

Hayatım ya. Sen bana olan aşkından kudurdun ha.

Şımarma Erdem.

Şımarma.

İşimize bakalım biz.

Bakalım hayatım.

Şöyle yapalım.

Sen böyle git biraz hava filan al.

Ne havası filan?

Deniz havası.

Hatta sen al şu alışveriş listesini.

Böyle denizin kenarından, dağın kenarından hava ala ala git onları al

gel.

Mesai bitene kadar gelme diyorsun.

Aferin canım.

Aynen öyle diyorum.

Burak, Çağla'yla o çocuğu sizin evinizden çıkarken gördüm. Hangi yüzle

gelmiş şu serseri? Pis herif.

Geçmiş olsuna gelmiş.

Çağla da haklı sıra bana hırsından beni bırakır mısın deyip onunla çıktı.

Sanki benim de çoktu umurumun aynısı.

Ya neyse neyse. Sen bunlara takılma güzel yüzün.

Akılları sıra beni yıpratmaya çalışıyorlar.

Ama sen benim yanımda olduğun sürece hiçbir şeyi benim yüzüm yıpratamaz.

Görüşürüz aşkım.

Sen gelmeyecek misin?

Şirkette biraz işim var bir tanem. Bitireyim öyle.

Burak. Bak ne olur dikkatli ol. Bu serseriyle falan uğraşayım demesek. Söz

ver bana. Yoksa yemin ediyorum göndermem seni.

Sevgilisi için endişelenirim işte.

Tamam merak etme. Söz ver dedim Burak. Tamam merak etme.

İnandım.

Neredesin? Şu an uğraşamam Burak sen. İşim var.

Kaçma benden. Ne kaçacağım lan senden? Neredeysen söyle geliyorum.

Merak etme tek başımayım.

İyi tamam akşam buluşuruz. Geride haber veririm.

Nerede? Ne zaman istiyorsan.

Bekliyorum.

Göstereceğim ben sana gül.

Damla bir gelebilir misin?

Hah

Damla.

Buyur Elçin Hanım. Ya sana bir şey soracağım.

Çağla'nın yarışmaya katıldığından senin nasıl haberin oldu?

Yani bunu sana o mu söyledi?

Yoksa sen sonradan mı öğrendin?

Bir sorun mu var Elçin Hanım? Ay yok canım, sadece merak.

Kendisi söyledi. Odanızda dosyalara baktığını fark edince Çağla Hanım'a ne

aradığını sordu.

O da erişmeye katılmak istediğinden bahsetti.

Ben de isimsiz zarfların yarışacağını, yani katılmasına bir sakınca olmadığını

söyledim. Değil mi? Tamam canım, çok teşekkürler.

Teşekkürler. Bu

kadarına

cesaret edemez herhalde.

Ortada büyük bir yanlış anlaşılma var. O tasarım bana ait. Ne olur inanın bana.

Yarışmaya katıldığınıza dair bir belge var.

Tasarımı da dosyayı da teslim ettim.

Maalesef.

İnanmıyorum Aslı ya.

Evet Gonca. Ya bizim acilen bir ev bulmamız şart.

Şükran teyze bizi o evde hayatta barındırmaz. Ben sana söyleyeyim.

Yarışmadan on bin lirayı kazanacaktım var ya.

Of ne güzel olurdu gerçekten ya.

Aslı bir şey söyleyeceğim ama kızma.

Acaba Volkan'ın borç teklifini kabul mü etseydin? Gonca saçmalama.

Ya borç vermek istemiş çocuk. Ne var bunda?

Gonca.

İyi ya tamam.

Sustum.

Volkan arıyor.

Ondan bahsettiğimizi anladı herhalde. Derin çocuk.

Yok açamam.

Buluşmak falan ister şimdi. Sonra ben zor durumda kalıyorum.

Yalan söylemek de istemiyorum ona.

Aslı, hayat çok garip değil mi?

Daha birkaç ay öncesine kadar Volkan'a aşıktın.

Hastaneye gelse de onu görsem diye can atıyordun.

Hatırlıyor musun?

Bodrum'dayken sevgili numarası yapacağın kişinin Volkan olduğunu öğrendiğinde ne

kadar heyecanlanmıştın, ne kadar mutlu olmuştun.

Aslı!

Duyduklarım doğru mu?

Çek elini sevgilimlerin.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.