Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Nasıl kazanacağını bilmeden
DAHA ÖNCE
Jackie Price olamazsın.
İblisleri kiralayan kişinin ismi için ne kadar ödersin?
Onlarla boy ölçüşemezsin.
Önce ruhunu kaybedecek, sonra da öleceksin.
Bu şehir Jackie Price'a kapalı.
Hangi İblislerden kaçtığını bilmiyorum Jackie Price.
Ama bizi öldürmeye çalışanlar onlar değil.
Sen de kimsin be?
Senin annenim.
Dur, dur, dur.
- Ben de onun ölmesini istiyorum. - Lütfen.
Fred'le anlaşma yaptık, her şey yolunda giderse...
İblis olacağım.
İlgimi çektiğini bilmeni isterim.
Merhaba Gwen.
Senden nefret ediyorum. Umarım geberip gidersin.
İblisleri yok etmeyi planlıyorsun, değil mi?
Daha üst düzey bir hayat arzuluyorum.
İlk ödemeni bu hafta bekleyebilir miyim?
Bugünden itibaren bütün paranı kesiyorum.
Hiç para yok Fred.
Poltergeist bizi izliyor.
Poltergeist'la uğraşacak kadar aptal değilsin.
Sunucu depolarını bulacağım. Akşama meteliksiz kalacaksın.
Neden terk ettin beni?
Seni koruyamamaktan çok korkuyordum.
Baş İblis... Karımı o öldürdü.
Sana intikam alma fırsatı
sunuyorum.
Ne halt ediyorsun dostum? Neden ateş etmedin?
Öldüğümde, hatırı sayılır bir servet oğluma devrolacak.
Sana ihtiyacım yok.
Jackie Price.
PİRENELER, İSPANYA
Hemen dönerim.
ÖLÜM LİSTESİ
Lanet olsun.
Merhaba. Ben Ulla.
Siz iyi insanlar için ne yapabilirim?
Poltergeist benim, Bayan Price.
Hepimiz öyleyiz.
Evet, alo?
Bağın tadını çıkarıyor musun Friedrich?
Hâlâ senin küçük cennet köşen mi?
Evet, gerçekten muhteşem.
Seni sıkıştırmak istemem
ama muhasebecim ödemeni bugün alabilecek mi?
Elbette, ben...
Şu anda detayları netleştiriyorum.
Buna sevindim.
Oğluma rastlamamışsındır değil mi?
Don Markel Junior mı?
Aslında hayır.
Rastlamalı mıydım?
Bazı arkadaşları oraya gittiğini söyledi.
Önemli değil.
Sadece rahatsız edilmediğinden emin olmak istedim.
Çok düşüncelisiniz, teşekkür ederim.
- O zaman keyfine bak. - Tabii. Teşekkürler.
Poltergeist bir araçtır.
Tarafsızdır.
Bizler altyapıyız.
Nadiren de olsa birileri bunu yanlış anlar ve durumu kişiselleştirir.
Buraya kişisel destek sağlamaya geldim.
Sevgili dostum Elka için.
Ben Gudmoder'im. Vaftiz anne.
Elka'nın kızı Freya'nın.
Onunla da tanışmıştın.
Öyle mi?
Evet.
İblisler sunucu çiftliklerimize saldırdılar.
Durumu düzeltmek için buraya kadar geldik.
Ticari zarar çok büyüktü.
Ama kızımızın öldürülmesi daha derin.
Bizim için en kötüsü de bu.
Bu hazin hikayenin kilit noktalarından biri olduğun için
sormam gerek. İblislerle ilgili niyetin ne?
Sanırım hepsini öldürmeliyim.
Bizim onlarla şahsi hesabımız kapandı.
Ayrıca ilkelerimiz doğrudan müdahaleye engeldir.
Ama hava şartlarını lehine çevirecek
kaynaklara sahibiz.
Ne kadar güneşli olabilir dersin?
İblisleri yenecek kadar ciddi ve belirleyici olurdu.
Buna ninjalar da dahil mi?
Hayır.
Onlar yeğenlerim.
Ailem bu oyun için yeterince bedel ödedi.
Anlıyorum.
Karşılıksız yardım da ilkelere aykırı, o yüzden bir bedeli olacak.
Ne kadar?
Oraya da geleceğiz.
Ama öncelikle ihtiyacım...
senin planın.
Tabii gerçekten varsa.
Alo.
Ben lanet Jackie Price'ım.
Elbette bir planım var.
- Tut şunu. - Tabii.
- Dikkatlice. - Evet, tabii, elbette.
Buna son derece saygılı olacağım.
Hey... Dostum, seni...
Seni acele ettirmek istemem ama gitsek mi?
Bir karım vardı.
Evet. Jackie ondan biraz bahsetmişti, o...
O öldü, değil mi?
Senin sayende, daha dün
ölüme hiç olmadığım kadar yakındım.
Pekâlâ, demek o an geldi, tamam.
Bana yaptın şey...
o an bir şeyi...
- Bir şeyi görmemi sağladı. - Elbette. Bundan şüphem yok.
Tamam ve açıklama fırsatı verirsen...
Madem bu işin temeline iniyoruz,
belli ki senin tarafın var, benim de tarafım var ve eğer sadece...
20 yılın intikam aramak için çok uzun zaman olduğunu gösterdi.
Bu yüzden sağ ol.
Anlamama yardım ettiğin için.
Tamam.
Tamam, hadi dostum yani...
Bir şey değil.
Yanide nada, de nada.
Bir işe yaradığıma sevindim.
Tamam, güzel.
Daha bitirmedim.
Hayır. Zaten ben... Lütfen, devam et.
Devam et tabii.
Artık korkak olma.
Biraz ağır oldu.
Onları orada bulacağız. Arazinin sahibini tanıyorum.
- Takımım. - Evet.
Sorun yok, arkandayım.
O, basit bir takım değil sanırım.
KALE YOLU - ACUNA ŞARAPHANESİ
Kaçış rotası.
Pekâlâ.
Buna dünya kadar kripto yükledim, Ulla. Buna değse iyi olur.
Müşteri memnuniyeti kutsaldır.
Ailede bir cenazemiz var.
Diğer talimatlar için irtibatta olacağız.
İyi şanslar Jackie Price!
Neler dönüyor?
Junior!
Atla!
Şu manyak Alman beni öldürmeye çalışıyor!
Aç şunu, aç şunu!
Merhaba. Karenina'ya ulaştınız.
Şu an telefona cevap veremiyorum.
- Sinyalden sonra... - Lanet olsun!
Bildiğin bir araba.
- Atla. - Gerçekten yaptın.
Sadece filmlerde olur sanıyordum, hem de uçuk olanlarda.
Ne?
Ben yapmadım dostum.
- Tanrı'ya şükür. - Bu sersem mi?
Hayır, lütfen beni öldürmeyin.
Sersem.
- Bu da neydi? - Tokatladım.
- O kadar korkak olma dedin. - Hayır, hayır.
Kıpırdama yoksa seni öldürürüm.
- Evet seni öldürürüm. - Tamam mı?
- Ben de öldürürüm. - Hey, dur, dur.
- Kafanı keserim ha! Gerzek! - Seni tanıyor muyum?
O ne yaptı?
O benim kızım.
Babanı ara, lütfen.
Evet...
Aramız iyi mi?
Markel keskin nişancıyla görüştüğümü söyledi mi?
Evet, söyledi.
- Yani... - Yani...
- Lütfen, önce sen. - Hayır, önce sen.
- Sana bir özür borçluyum. - Aptalcaydı üzgünüm.
İblisleri buraya getirmemeliydim, bu senin şehrin.
Daha saygılı olmalıydım.
Aile olduğumuzu hatırlamam gerekirdi. Ve işler ne kadar zorlaşsa da...
birbirimize destek olmalıydık.
Aynı baban gibi konuştun.
Bundan nefret edebilirsin ama pek de farklı değilsiniz.
Neye ihtiyacın var Jackie?
Poltergeist'tan gelecek özel bir teslimat bekliyorum,
bu konuda biraz yardıma ihtiyacım olabilir.
Limanlarım emrindedir Jackie.
BİLİNMEYEN NUMARA N'ABER DOKTOR?
İKİNCİ RANDEVUYA NE DERSİN? JP
Böyle devam ederse senden taksi ücreti almaya başlarım.
- Ne oldu? - Sadece sür lütfen.
Cevapları almadan olmaz.
- Jackie Price'ı kaçırdın değil mi? - Evet.
Ya Karenina?
Hayır.
Peki ya Don Markel ile şu müthiş anlaşma?
- İşler biraz karıştı. - Daha açık konuş.
Bir kırılma noktasına ulaştık ve...
durum artık daha fazla güç kullanmayı gerektiriyor.
Ya da ikinci seçenek. Yenilgiyi kabul ederiz.
Hayır, hayır!
Öyle bir olasılık yok.
Onları...
yok edip sakat bırakacağım,
ateşin üzerinde derilerini yüzeceğim.
Ve ben kazanacağım.
Beyler, arkada işler yolunda mı?
Evet. Burada ne aradığımızı söyler misin?
Sürprizleri sevdiğini sanıyordum.
Bunu hiç söylemedim.
Merak etme bunlar Don Markel'in adamları. Bu arada o tekrar bizim yanımızda.
Sadece Poltergeist'tan ne aldığımı görene kadar bekle.
Tamam. Bir saçmalık yaparsan kendini burada bulursun tamam mı?
Bunun üstesinden geleceğiz. Aramızdaki meseleyi sonraya bırakalım.
Tamam mı? İn hadi.
Bunu senden duymam lazım.
- Tamam. Tamam. - Tamam. Gidelim.
Hadi Ziggy.
POLTERGEIST TAM GÜVENLİK PAKETİ 23.000.000 AVRO
KURŞUN GEÇİRMEZ TEMPERLİ CAM
A+ SINIFI BUZ DOLABI ARITMALI MUSLUK
BAMBU PARKE, ALÜMİNYUM TABURE, MAYIN ÇAY TAKIMI
BAMBU MOBİLYALAR, SICAK TAŞ SAUNASI, PETEK DESENLİ HAVLU
WAFFLE DESENLİ HAVLULAR, ISITMALI OTURAK
İKLİM KONTROLÜ ZAMANLI SEANSLAR
Vay canına.
GLOCK 19 TABANCA, MP5K HAFİF MAKİNELİ TÜFEK
AK-47 YARI OTOMATİK, NEGEV LMG OTOMATİK MAKİNELİ
MÜHİMMAT, TAKTİK EKİPMAN
KALAN BAKİYE
RİCA EDERİZ. POLTERGEIST
Şu çılgın İskandinavlar hakkında ne dersen de
ama işlerini yapıyorlar, değil mi?
Evet, işte geliyor.
Hayır, lütfen.
Lütfen! Açıklamama izin ver.
Bence her şey açık. Hayatımız darmadağın oldu.
Hâlâ ölüm tehlikemiz var ve ben de meteliksizim.
- Kaçırdığım bir şey var mı küçük pislik? - Evet.
Senin yüzünden Bilbao'ya geldim küçük pislik.
- Kabul. Küçük bir pisliğim. - Öylesin.
Kendimi önemli biri olduğuma inandırmıştım ama değilim,
ben ödleğin tekiyim.
Yaptıklarım için üzgünüm, yemin ederim.
Ziggy, ayak parmaklarını kes!
Hayır, hayır, hayır!
- Elime bir ton para geçecek. - Bekle. Ne?
Elime tonla para geçecek.
Babamın serveti. Milyarlar.
Hepsi sizin olabilir.
Şu işe bak sen.
Bunu düzeltmek istiyorum.
Yardım etmek istiyorum. O Alman pislik babamı öldürdü.
Bana pislik bir veletmişim gibi davrandı.
Zaten pislik bir veletsin.
Tamam öyleyim. Ama...
Aileni seçemiyorsun işte.
- Bir de bana sor. - Tamam, sohbeti bırakalım.
Beni dinle tamam mı?
Kendini affettirmek zorundasın.
Ama o zaman kadar,
gözüme görünme, uslu dur ve çeneni kapat.
Ve eğer kızıma yaklaşmaya kalkarsan
senin hayalarını koparırım.
Kökünden!
- Teşekkür ederim efendim, ben... - Kapa çeneni!
- Ve otur. - Emredersiniz.
Pekâlâ. Siz yerleşirsiniz.
Ziggy, gel de yardım et. Minibüsü yüklemeliyiz.
Hey, budala!
Bira?
Evet efendim.
Yeterli.
Hemen döneceğim.
Margarita ister misin?
Seni öldürmek istemiyorum. Ve sen de beni öldürmek istemiyorsun.
Devam et.
Bizim tarafımızda olmalısın.
- Anlıyorum. - Şimdi...
Hayır diyebilirsin, çekip gidersin ama...
söylemeliyim ki bundan sonra güvenliğini garanti edemem.
İşverenimi tanımıyorsun.
O hiç kaybetmez, asla.
Şu an yükselişte gibi hissedebilirsin ama bunu sana karşı kullanmayı iyi bilir.
O gangster değil, savaş lordu.
Ama sen değilsin, değil mi?
Kendi postumu kurtarmak için kazanan tarağı seçerim ve hepsi bu.
Tamam.
Peki yeni İblisler nerede o zaman?
Belki tek tek avlanmaları Fred'in işine geliyordur.
Sence planlarına ayak bağı olmaya mı başlamışlardı?
Çünkü eğer öyleyse, bir tek sen kaldın.
Umarım eski kocana ayak bağı olmazsın.
Bilgi vereyim:
Biz daha eğlenceliyiz.
Tanrım, gerçekten çekici bir kişiliğin var.
Ayrıca senin için bir yığın C4 patlayıcım da var.
Hoş geldin hediyesi diyelim.
Tam olarak ne yapmamı istiyorsun?
Yarın Fred'i küçük bir gezintiye çıkarmanı istiyorum.
Yerini sabah söyleyeceğim.
Eski kocamı havaya uçurmamı mı istiyorsun?
Ya o, ya biz, Doktor.
Ne yiyeceğiz peki?
Merhaba.
Zigor'un nesi var?
Baksana. Her zamankinden karamsar "sert adam" gibi.
Dün...
Kolaylıkla Karenina'nın aracını vurabilirdi.
Tam oradaydı, hedef karışışındaydı ama o...
Bilmiyorum, donup kaldı.
Onu bıraktı.
Orada başka neler oldu peki?
Belki de bunu ona sormalısın.
Neler oluyor?
Herif işi biliyor!
Bak, yarın her şey bittiğinde, ne yapacaksın?
Kaçmamız gerekmeyecek ve her şey sıfırlanacak.
Seninle konuşabilecek miyiz?
Ben anne, sen de kızı olarak değil. Sadece...
Sohbet eden iki insan gibi.
Ne dersin buna?
Bira ister misin?
Evet. Olur.
- Evet mi? - Evet.
Harika.
- Şerefe. - Şerefe.
Pekâlâ Zig.
Sağlam bıçakların varmış.
Bunlar eşimin hediyesiydi.
Düğün günümüzden.
Benim kalemim bir kadınmış.
Dün gece...
beni ziyarete geldi. Ormanda.
Ölmek üzereydim ve...
karım yanıma geldi.
Hiç konuşmadı ama sesini duydum.
Şu an seninkini duyduğum kadar net.
Artık adam öldüremem.
Buraya kadarmış. Benim için artık durma zamanı.
Kendini öldüreni biliyor mu?
Ben olsam Friedrich'in kafasını kazığa geçirmek isterdim.
Hayır, o intikam istemiyor.
Huzur istiyor.
İkimiz için de.
HÂLÂ BİR İBLİS OLMAK İSTİYOR MUSUN?
DEFOL GİT.
HATALAR YAPILDI.
BUNU BİR ÖZÜR SAY.
HESABINIZA 500.000 STERLİN PARA GELDİ
SAÇMALIK.
BİR ŞEYLER SATIN AL.
AKLIMDAN GEÇEN DAHA ÇOK ŞUYDU...
HAFTALIK 75.000
YARIN 500.000 DAHA GÖNDERİRİM.
AMA BANA KONUMUNU GÖNDERİRSEN
Elveda Jackie.
Söylediklerimi bir düşün.
Nereye gidiyor bu? Hey, Zig, gitme!
- Amigo! - Bırak gitsin.
Öylece gidemez. Aramızda ne yaptığını bilen tek kişi o.
O zaman sorumluluk al.
Neden burada buluşmak istediğimi bilmiyorsundur.
Jackie Price'ı yok etmek istediğini sanıyordum.
Bunlar için vaktimiz yok.
Berlin'deki o köprüde buluşurduk.
Korkuluklara asma kilit takmıştın.
Üstüne de isimlerimizi.
Gözüme destansı görünürdün. Bana muazzam hissettirirdin.
Sen umuttun, sen neşeydin, sen...
pırıl pırıl ışıldayan gelecektin ve her şey çok gerçekti.
O zamandan beri...
her şeyimiz o ana dönmek uğruna gibiydi.
Tek başıma çabalamaktan yoruldum.
Anlıyorum.
Öyle mi? Gerçekten mi?
Helen.
Sevgili Helen.
Lütfen söyle. Bizim için gelecek var mı?
Olabileceğini hissediyorum.
O zaman neden Jackie Price ile buluştun?
Ve neden araban patlayıcılarla dolu?
Bin hadi.
Ne yapıyorsun?
Hayır, bugün yoksun unuttun mu? Seni Don'un evine bırakacağım
- sonra da gelip alacağım. - Ne saçmalıyorsun?
- Gwen sana söylemiştim. - Lanet olsun.
Umurumda değil zaten.
Tamam, siz ikiniz, buraya gelin.
Son bir kez daha yapacağız tamam mı?
- Hâlâ akşamdan kalmasın. - Hayır.
- Öylesin. - Hayır, ben...
- Sana güveniyorum Sem. - İyi olacağım.
- Sorumluluk almanı bekliyorum. - Jackie...
İyi olacağım.
Jackie.
Benimle gelmen gerek.
Planlar değişti, öyle mi Doktor?
Bunun için kızına teşekkür edebilirsin.
Sana da teşekkürler. Patlayıcı hediyen güzelmiş.
Bana harika bir fikir verdi.
Hadi bir tur atalım.
Lanet olsun.
Gerçekten beni suçluyorsun değil mi?
Güvenimi suistimal ettin.
Evliliğimizde kaçıp gittin.
O saçma işini her şeyin önüne koydun.
Vay canına.
Ne güzel yansıttın.
Sen kötü bir eşsin. Sen bencil bir sevgilisin.
Evet, öylesin. Öylesin.
Duygusal bir vampirsin. Evet.
Kanla beslenen bir türsün.
Üstünde intihar yeleği olan ben değilim, seni kendine acıyan Alman pisliği.
Otur bakalım, sevgili Helen.
Neden öyle bakıyorsun bana?
Seni gerçekten hüsrana uğrattım değil mi?
Tıpkı Düsseldorf'taki aile Noelleri gibi.
Friedrich. Sana Friedrich diyebilir miyim? Fred?
Şunu söylemeliyim ki,
ezelden beri Alman olan her şeye gerçekten hayranım.
Ne mesela? Mahler, Boris Becker.
Domuz sucuğu, sosisli, Volkswagen.
- Sana Sam diyebilir miyim? - Kesinlikle.
Lanet çeneni kapat, seni aptal.
Anlaşıldı.
Pekâlâ, şimdi göreceğimiz şey,
bakalım sen mi haklısın, yoksa ben mi haksızım.
Özümüzde basit yaratıklar olduğumuza inanıyorum.
Sevgi, aile, dostluk istermişiz gibi yapıyoruz.
Hayır, tek istediğimiz hayatta kalmak, geri kalanlarsa...
birer çocuk masalı.
Şimdi, size bir söz vereceğim.
Aranızdan, diğerini öldüren ilk kişi çekip gidebilir.
Geri kalanlarınızsa...
burada can verir.
- Acınacak haldesin. - Onaylayacağını biliyordum, evet.
Hiçbirinizde hayatta kalma arzusu yoksa...
kazanacaksınız, tamam mı?
Cesetleriniz haftalarca kartallara yem olacak.
Herhangi bir anda beni vurmanın iyi karar olacağına karar verirseniz
zaten kaybedersiniz.
Friedrich, bunu yapan bendim.
Başkalarını cezalandırmamalısın.
Anlamıyorsun Jackie.
Seni böyle cezalandırıyorum.
Hoh, hop, hop! Sakin!
Tek suçlu benim. Lanet gerzeğin biriyim.
Sean. Hayır.
- Hepsi benim hatam. - Hayır.
Üzgünüm.
Ama bu sayılmaz, değil mi? Silahı bırakmalısın.
Bırak şunu.
Başlama zamanı.
Şimdi süre...
Şimdi süre...
Lanet olsun.
Üç dakika.
Hayır.
Hayır.
Üzgünüm.
Sakın üzülme doktor. Burada kimse suçlu değil, tamam mı?
Aslında çok rahatladım. Kesin birinizi öldürecektim, o yüzden...
- Teşekkür ederim. - Hepimiz geberip gideceğiz.
Al onu canım.
- Ne? - Hadi.
Pisliğin parasını aldım değil mi?
Aldığını biliyorum.
Lütfen al şunu.
Ben alırım.
Evet.
Evet. Üzgünüm dostum.
Herkes çok üzgün, aniden mükemmel oldunuz.
- Yapman gerekin yap kardeşim. - Sam.
- Evet? - Hayır.
Sadece çekip gitmek istiyorum. Bu çok mu mantıksız sizce?
Neyse, pekâlâ, bu nasıl? O korkunç biri!
Hey, beni dinle. Bunu şimdi bir düşün.
Hayatının geri kalanında zihninde bununla mı yaşamak istersin?
Hiç sanmıyorum. Bırak şunu.
Sam, öyle biri değilsin.
Hay seni...
Lanet olsun dostum.
Hadi be!
Canın cehenneme.
Benim için yap.
Hadi.
Zaten her koşulda bizi öldürecek.
Öyle mi?
Bilmiyorum.
Umut ederek ölmeliyim.
Bunu benim için yaparsın değil mi?
Gwen? Gwen.
Hayır, yapamam. Hayır.
Hayır. Hayır.
En azından hayatın olacağını hayal edebilirim.
Tek isteğim bu.
Hadi yap.
Annen için yap.
Tamam.
Hop, hop, hop. Dur, hayır, dur, bunu konuşalım.
- Sadece yap ve kafama sık şunu. - Dur biraz.
Neden o yaşıyor da geri kalanlar... Neden senin ölmen gerek?
Yapamam. Yapamam. Olmaz.
Hayır. Süre doldu.
Hepimiz gebereceğiz. Lanet olsun.
Lanet olsun.
Yanıldım.
Ben yanıldım.
Ama kazandınız. Yani artık ölebilirsiniz.
Acaba ilk kim gidecek ha?
- Ya şundadır ya bunda... - Kahretsin!
Bir keresinde bir Meksika futbol takımını infaz ettim.
Hızlı olmalıydınız.
Sonuncu olabilirsin Jackie.
Tıpkı kaleci gibi.
Bu da ne?
Gösteri zamanı.
ÖLÜM LİSTESİ
İyi miyiz?
Hanımlar? İyi miyiz?
Lanet olası Zigor Zabaleta.
Haklıydım değil mi?
Bazen sadece soğukkanlı bir intikam gerekir.
Hayatımın en iyi günü mü? Hayır.
Daha her şey yeni başlıyor.
BİR HAFTA SONRA
- Sana duble koydum, tamam mı Zig? - Harika.
Bize. Şerefe.
Evet. Şerefe millet.
Hadi ama.
Neyiniz var sizin böyle?
Lanet Yedi İblisin canına okuduk be.
Evet.
Hepiniz hayatınıza döneceksiniz.
Hey Sam. Büyük plan ne?
Gidecek bir evim yok, bu pislikler havaya uçurdu.
Sanırım bir süre annemin çekyatında kalıp, eski işime dönmek için yalvarırım.
- Peki ya sen Doktor? - Çeşitli hapishaneler.
Önce yakalanman gerek değil mi?
Eğitimimi tamamlamak için
psikopat kişiliklerle bir 1.000 saat daha geçirmeliyim.
Ekmek parası işte.
Peki ya sen canım?
Bana öyle geliyor ki...
kimsenin gerçekten yapmak istediği bir şey yok gibi, değil mi?
Ben ve Zig hariç. Çünkü ben ve Zig...
Biz... Yedi İblis markasını devralacağız.
- Evet. - Ne?
Ve bunu kendi yöntemlerimizle yapacağız.
Şimdi...
Biraz nakit akışı sorunumuz var
çünkü Sean'ın ailesi babasının vasiyetine itiraz etti.
- Evet, neyse, salla parayı. - Evet, salla parayı.
Sorun değil, sorun değil çünkü ne var biliyor musunuz?
Bir banka soyacağız.
Ne gülüyorsun?
- Üzgünüm. - Sam.
Sen doğuştan bir haydutsun.
Haydut mu? Benimle daha önce tanıştın mı Zigor?
Yani sen öylece- Bunda ciddi miydin?
Seni şahsen incelememe izin var mı?
Şey, elbette.
Tadınızı kaçırmak istemem ama iyi olduğum bir şey varsa, o da sayılardır.
Ve biz sadece altı kişiyiz. Şaka yapmıyorum ama altı İblis kulağa...
komik geliyor.
O konuda haklısın Sam, Benim de sayılarla aram hep iyiydi.
Hey, kaldır kıçına da gel buraya.
Bu sünepe de kim?
Karşınızdaki bu sünepe günahları için izne ayrılmıştı.
Orta Avrupa saunalarını geziyordu.
O sıcak, dar, yapış yapış yerlerde öğrendiklerine şaşarsın.
Örneğin, Zürih'te özel bir banka var ki...
oligark servetlerinden kurtarılmaya can atıyor.
Kimler var?
Hayır, hayır, hayır. Bu sorumsuzca.
Kesinlikle olmaz. İhtimal yüzde sıfır.
Hayır!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.