All language subtitles for Kill.Jackie.S01E07.The.Mamas.&.The.Papas.1080p.AMZN.WEB-DL.DD+5.1.H.264-playWEB_track10_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

DAHA ÖNCE

Bugünlerde dünyanın en tehlikeli şeyi ne? Çok parası olan bir aptal.

Sonunda seni bulacağım!

Yedi İblis için para ödedim, sadece dört sayıyorum.

- Sen bir yunussun. - Ben balinayım.

- Milyarderler için çalışmaktan bıktım. - Bir teklifin olduğunu söylemiştin.

Ortak olduğumuzda burada yaşamak isterim.

Bu evi alamayacaksın pislik.

Kızın, İblislerin elinde.

Benden nefret ediyor. Muhtemelen hakkı da var.

Onu kim öldürecekse, umarım kanlı olur.

Lanet kardeşini ben öldürmedim.

Gerçekten yardımına ihtiyacım var Zigor, dostum.

Şu psikopat doktor bana ilaç verip çağrı cihazımı aldı.

- Ve şimdi bir ormandayım. - Bu bende. Sen gidip Sam'i bul.

Üzgünüm dostum.

Lanet olsun, bu da ne? Beni öldürecek mi?

Panzehir olmazsa, evet.

İlgimi çektiğini bilmen gerek.

Sıradan bir sosyopat değilsin.

Benim tarafımda mı olacaksın?

İblis mi olacaksın? Hemen lanet minibüse bin.

DEVAM EDECEK

Hey Gwen...

Merhaba kardeş.

Patron. Patron.

Ben Karenina. Jackie Price elimde.

PAMPLONA, İSPANYA

- Jackie Price ve kızı minibüsümde. - Yavaşla Karenina. Daha net konuş.

Üzgünüm. Tamam.

Jackie Price elinde mi? Bu nasıl oldu?

İşinin ehli bir profesyonelim.

Şu an kaçık kızıyla birlikte minibüste, benim elimdeler.

Evet, Patron. Ne yapmamı istersin?

Onu bana getir. Sana konumu gönderirim.

Karenina.

Evet Patron?

Mükemmel işti.

Teşekkürler Patron.

İlk yatırımını bu hafta bekleyebilir miyim?

Kesinlikle öyle ve bunun için Jackie Price'a teşekkür edelim.

Sözleşme kapandı.

Ödemenin tamamını bugün bekliyorum.

Demek öyle?

Pekâlâ.

Kendini evinde farz et. Deneme sürüşü diyelim.

Öyle olsun.

Büyükbabamın bağlarını bu aşağılığa sattığına inanamıyorum.

Bu sadece iş, oğlum.

Dinle tatlım. Bu durumdan kurtulacaksak...

birbirimizle konuşmaya başlamalıyız.

Tamam.

Senden nefret ediyorum ve umarım geberirsin.

Bir yerden başlamak lazım tabii.

SAN SEBASTIAN, İSPANYA

Hey.

Hey millet, uyuyakaldım diye sizin de uyumanız gerekmiyor.

Lanet olsun!

Lanet olsun!

Beni nasıl buldu?

Çok tatlı araba, değil mi? Yağ gibi akıyor.

Havalandırma senin için iyi mi? Şunu biraz çevirmek istiyorum.

Dışarısı 18 derece diyor ama rüzgar faktörünü hesaba katmıyor tabii.

Jackie'nin uydu takip cihazı hâlâ aktif, hareket halinde.

Jackie... Jackie şu küçük nokta.

Söylüyorum çünkü eğer durursa, bu kötüye işaret olabilir, çaktın mı?

Onu bir hendekte bulmak istemeyiz. Bunları neden söylüyorum ki?

Bir şeyler dinlemek ister misin? Jackie'de güzel bir şeyler var mıdır?

Yeşilin Kızı Anne. Tam metin. Müthiş.

Birileri define bulmuş. Haksız mıyım?

Evet, sadece oturabiliriz de.

Sessiz de olabilirim.

Bak dostum, üzgünüm, tamam mı? Üzgünüm, gerçekten. Ben...

Köşeye sıkışmıştım, tamam mı? Bana kızgın olduğunu biliyorum.

Ama bugün o gün diye düşünüyorsan...

Yani beni öldüreceksen filan...

O zaman şunu bil ki

dün benim için pek güllük gülistanlık sayılmazdı, tamam mı?

- Bölüm bir. - Tamam.

Bayan Rachel Lind şaşkın haldeydi.

Bayan Rachel Lind

Avonlea ana yolunun küçük bir vadiye doğru alçaldığı yerde yaşardı.

Nasılsın baba?

Neden böyle giyindin?

Süt çocuğu tenis koçları gibisin.

Şaka yapıyorum tabii. Ama...

O bıyıkla, seni sümsük bir tenis koçuyla karıştırabilirler.

Arkadaşlarından hiçbiri söylemedi mi sana?

Aslında arkadaşlarımın çoğu artık müzik patronları.

Ben de müzik patronu sayılırım.

Ufaklığa içki ver Patsy, çok gergin görünüyor.

Annemin çocuğu oldu. Mitch'ten.

Üvey kardeşim oldu.

Aferin sana.

Mali durumunu inceliyordum.

Muhasebecilerim fark etti.

Bir paravan şirkete 500 binin üzerinde tutarda

tekrarlanan ödemeler yapılmış.

Şirket ortadan kaybolmuş.

Ben de gelip sormak istedim.

Ne haltlar karıştırıyorsun?

Bilgisayar hatasına benziyor.

Çok sık olur.

Yanıldığımı mı söylüyorsun?

Gözlerime bak evlat.

Üzgünüm baba.

Sadece...

Maine'de şöminenin üzerinde duran tabloyu hatırlıyor musun?

Duydum ki o Almoril'e ait dört tablodan biriymiş.

Birkaç hafta önce bir açık artırmada seti senin için tamamlamaya çalıştım.

Ve?

Teklifim reddedildi. Ben de...

tabloyu satmayı reddeden kişiyi öldürecek kiralık katiller tuttum.

Neden peki?

Sen de öyle yaparsın sanmıştım.

Peki...

Bu konuda haklı olabilirsin.

İşi bitirdiler mi?

Hayır. Henüz değil efendim.

Ama onlar dünyanın en iyileri. Tartışmasız.

Şimdi anladım.

Tabii.

Erkeğin nesli...

onun kutsal tohumudur.

Ben kurtlar istedim.

Kurt sürüsü. Atik, aç yavrular.

İstedim ki...

Başlarında koşayım.

Parçalarken, öldürürken izleyeyim.

Güçlenip hızlanacaklardı.

Ve aile bölgemize hükmedeceklerdi.

Ayın altında birbirimize sokulalım istedim.

Karnımız tok.

Zihnimiz keskin.

Düşmanlarımızsa...

acımasız becerimiz ve uyumumuzla...

dehşete düşsün.

Ama elimdeki...

sümsük bir tenis koçu oldu.

Ve Bay Prostat sağ olsun...

radyasyon mağduru hayalarım artık yeni yavrular veremeyecek.

Tek varis sensin.

İğrenç bıyıklı...

şımarık bir prens.

Bugünden itibaren bütün paranı kesiyorum.

Desteğini kesiyor musun?

Batar ya da çıkarsın. Göreceğiz.

Açıkçası seni biraz kıskandım, oğlum.

Evlat...

O lanet tablodan nefret ederim.

Ayvayı...

Tamam.

N'aber?

N'aber mi? Durum şu, hedef artık elimizde.

Bunu duyduğuna mutlu olmalısın.

Sözleşme tamamlanınca seni bilgilendireceğim.

En geç bu akşam.

Evet, evet, hayır, hayır.

Aslında sorun yok. Tamamdır, evet.

Tamam olan ne?

Yapamayız...

Bilmiyorum. Anlıyor musun?

Hayır, anlamıyorum. Kötü bir zaman mı Bay Harper?

Her şeyi unutabiliriz.

"Her şey" derken?

Şu tüm kiralık katil işini.

Anladım.

Unutalım!

Bence baştan anlatmalısınız.

Şey, ben...

Fikrimi değiştirdim. Anlarsın.

Ekibi geri çek, dostum.

Kiralık katil işindeki sorun şudur.

Sözleşme, bir taahhüttür.

Ben öldürmeye söz verdim, siz de ücreti ödemeye.

Ödeme yapılmayacak.

Yapılmayacak mı?

Doğru. Babam yüzünden.

O her şeyi iptal etti.

Babanız mı?

Öyle işte. Şehre geliverdi ve beni hadım etti.

Lanet bir tabakta önüme sundu.

Erkekliğini mi?

Evet.

Para falan yok, Fred.

Anladın mı? Kahrolası ödemeni yapamam.

Otel odamın parasını bile ödeyemem.

Lanet bir pizza bile alamam.

Bittim ben!

Bittim işte, bunun nesini anlamıyorsun?

Lanet babamın suçu, tamam mı?

FRED MESAJ GÖNDERDİ

BİR İYİLİK İSTEYECEĞİM

Destek yolda, merak etme.

Zigor yola çıktı.

Bunu atlatacağız, tamam mı?

- Zigor da kim? - Kapa çeneni!

Fısıldaşma beni çok kuşkulandırır.

Lanet çenenizi kapatmanız benim için daha iyi.

Nasıl istersen, kardeş.

Kardeşlerim! Aupa!

Ne haber dostum? Kulüpten hatırladın mı beni?

Süper, evet. Burası müthişmiş, oğlum.

Bütün çete burada mı takılıyor? Harika. Müzik de iyi.

İşinizi biliyorsunuz bebeğim.

Ben de iş için buradayım.

O meret zehirli. Ne yaptığını gördük bunun.

Hayır, hayır. Bu iyi bir mal.

Benim şahsi malım.Personale.

Diğer mal kötüydü dostum. Bir hata oldu, onun da icabına bakıyorum.

Benimle ilgisi yok, kardeşim. Bu mal seni aya uçurur.

Bak işte.

Birinci sınıfmi cocaineo.

Otelde daha bir sürü var.Mucho.

Ne dersin? Sen ve ben, kanka. Birlikte iş yapabiliriz.

Si?

Bekle birader.

Hey. Nasıl gidiyor?

Her şey yolunda dostum.

Söyledikleri doğruymuş. Tekne olayı.

- Tekne mi? - Limandaki büyük tekne.

Milyarder herif.

O senin baban mı?

Evet. O babamın yatı.

Ben Markel.

Sen de Sean'sın, değil mi?

Evet.

Babanla tanışmak harika olurdu Sean.

Tabii.

Bu şerefsizin babasını kaçıralım ve para alalım.

Evet.

Hey, Karenina. Bu senin için büyük başarı ha?

Daima isteneni veririm.

Peki İblisler bunu fark etti mi?

Artık inkar edilemez.

Yani bileklerindeki icat ettiğim kelepçelere baksana.

Tanrım. Bluetooth'lu mu bunlar?

Ucuz Japon kulaklıkları.

Ve Magnitogorsk çeliği kelepçeler.

Bütün Rusya'nın en güçlüsü.

Basit bir kodla kilitlenebiliyor.

Tümüyle patent gerektiren bir durum.

Şuna bak.

Ne yaparsan yap İblisler sana asla saygı duymayacak.

Teklifim hâlâ geçerli. Taraf değiştir.

Ne yaptığını anladım.

Doğru bir hamle. Zayıf halka kesinlikle o.

Kesinlikle zayıf halka, evet. Evet.

Üzerine oynayacağız, ince ince işleriz.

Yardım edersin değil mi?

Evet. Kesinlikle.

Aferin kızıma.

Hey Karenina? Annem zayıf halka olduğunu düşünüyor.

Ve senin üzerine ince ince oynarsak bizi salacağını sanıyor.

Saçmalarken iyi şanslar.

Kahrolası aptal. Bu insanlar profesyonel katiller.

- Ölmek mi istiyorsun? - Bu daha iyi.

Bir anda cici anne olmayı bıraktın değil mi?

Beni umursuyormuş gibi davranmalar falan.

Her zaman işine geleni yaparsın.

İşler ters gittiğinde de kaçarsın.

İkimizin de canına okudun sonunda. Şimdi mutlu musun?

- Mutlu musun, lanet olası? - Ben asla mutlu olmam!

- Kesin sesinizi! - Bu da senin halt yemen mi?

Kesin sesinizi! Kes, kes, kes!

Bir sorun mu var Sean?

Bir baba, oğlunun arkadaşlarıyla tanışmak ister herhalde.

Evet, hayır, şey...

Hayır, o pek de öyle...

alışıldık, sosyal, "bütün arkadaşlarını çağır gelsin" tipte bir baba değil.

Endişelenme.

Benim babam da pislik olabiliyor.

Hey baba! Burada mısın?

- Lanet olsun! Patsy! - Bu baban mı?

Baba!

Baba!

Biri bizden önce davranmış, Patron.

Lanet olsun! Resmen babamı kaçırmışlar!

- Kim onlar? - O lanet olası tetikçiler dostum!

- Ne tetikçisi? - Lanet olası Yedi İblis dostum!

Bunu yapmamalıydım. Paralarını ödeyemedim. Babamı aldılar!

- İblisler mi? - Lanet olsun!

Şu Alman herif mi yani? Uzun saçlı pislik?

- Friedrich'i tanıyor musun? - Lanet olsun!

- Nereye gittiklerini biliyorum. - Ah, Patsy. Kahretsin!

Gidelim.

Merhaba.

Merhaba.

Teşekkür ederim. Minnettarım.

Olmalısın da.

Burada ne halt ettiğini de açıklayacak mısın?

Senin burayı seveceğini ummuştum.

Burada bir gelecek paylaştığımızı görebiliyorum.

- Öyle mi? - Evet.

Gelecek vizyonunun değiştiğini hissediyorum, Friedrich.

Bu kötü bir şey mi?

Duruma bağlı.

Boşanmamızın asıl nedeni gizemli hallerin değil miydi?

Evet.

Sırlardan bahsetmişken...

Sen dün neredeydin?

Köpeğimizi geri alıyordum.

İçimde neden bunun Jackie Price ile ilgili olduğuna dair bir his var acaba?

Planın İblisleri bitirmek değil mi?

Sadece üçümüz kaldık ve benden yerlerine yenilerini bulmamı istemedin.

"Bitirmek" değil, hayır, tam olarak öyle demezdim.

Doğru olan...

"dönüştürmek." Tamam mı?

Gelecek bizi bekliyor.

Ama önce Jackie Price'ın ücretini garantiye almalıyım, tamam mı?

Sonra söz veriyorum, her şeyi açıklayacağım.

Tamam mı?

Güzel.

Çünkü adam kaçırma ve öldürme, bugünlerde görev tanımımda yok.

Evet. Bunun için üzgünüm.

Bunu istemezdim ama acildi.

Öyleyse...

Bu kasıntı herifin kim olduğunu söyleyerek başlayabilirsin.

Bağırdığım için üzgünüm.

Yine de adil bir kapışmaydı.

Altta kalmadığın kesin, evet.

Hık deyip burnumdan düşmüş.

Ne yapmaktan hoşlanırsın?

Normal şeylerden bahsediyorum.

Benimle bağ kurmaya mı çalışıyorsun?

Hayır. Sadece fırsatım varken konuşuyorum.

Mesela ne gibi?

Bilmiyorum, mesela...

Bilmem ki?

Televizyon izlemeyi sever misin?

Hayır.

TikTok ya da Twitch.

O saçmalıklarla hiç aram yok.

Gerçekten konuşmak istediğin şey bu mu?

Hayır.

Bilmiyorum.

Bak, bunu ben de hayal etmemiştim tamam mı?

Neden yaptın?

Neyi?

Beni neden bıraktın?

Doğduğun gün insanlar ölmemi istiyordu.

Seni koruyamayacağımdan çok korkuyordum.

Asla güvende olamayacağından.

Bu yüzden senden vazgeçmeliydim.

Bunu yapmamın nedenleri bunlardı.

Seni küçük beşiğinde izlediğimi hatırlıyorum.

Hayatını mahvedeceğimi biliyordum, sadece biliyordum.

Boş ver.

Buradan çıkmak istiyor musun?

Evet.

Bunlarda ucuz bir Bluetooth olduğunu söylemişti, değil mi?

Evet.

Dandik Bluetooth'ların olayı ne sence?

Bunu bilmiyorum.

Aynı anda iki şeyi ona bağlayamazsın.

Bunu TikTok'tan mı öğrendin?

Lanet olsun!

Kahretsin.

Aman Tanrım.

- Ne yapıyorsun? - Sana ihtiyacım yok.

Hayır. Hayır, hayır birlikte kalmalıyız.

Sizi lanet olası...

Gwen.

Gwen!

Gwen!

Lanet olsun.

Şişman kısrak, böyle bir muameleye alışık değildi.

Büyük çayırı geçtiğinde daha iyi hissedecekti.

Hareket etmiyor.

Hey Zigor, nokta durdu. Umarım kurşunu yememiştir, değil mi?

Zigor? Zig?

Diyorsun ki...

Oğlum size dört milyon borçlu.

Doğru.

Peki bu şartlar altında bu sizi tatmin edecek mi?

Edecektir.

Müzakere etmek isterim.

İmzalanmış sözleşmeleri müzakere etmem.

Anlaşmanız oğlumlaydı, benimle değil. Bunlar, taze gerçekler.

İki mesele var Bay Harper.

Bu miktarı yeni iş ortağıma söz verdim.

Hayal kırıklığına uğratmayı göze alamam.

Buna tekrar döneriz. İkinci mesele ne?

Eğer ödeme yapmazsanız, oğlunuzu öldüreceğim.

Tamam, o halde ilk mesele.

Şu yeni girişim...

Hani şu, dört milyona ihtiyaç duyduğunuz.

Başlangıç sermayesi, değil mi?

İyi niyetinizi kanıtlamanız için.

Belki de şu anda keyfini sürdüğünüz mülkü garanti altına almak için.

Evet, doğru.

Ve yatırımı yapmazsanız fırsatı tümüyle kaybedeceksiniz.

Evet, endişem de bu.

Halden anlarım çünkü...

bu dünyada, yeni bir fırsatı yakalamaktan

daha büyük bir şey yoktur.

Riski ve başarısızlığı göze alıp yine de ödülü elde etmek.

Paha biçilemez ödülü.

Lanet oyunu kazanabilmek.

Kazanmak.

Her zaman kazanmak.

O zaman sana neden bir kuruş bile ödemeyeceğimi de anlarsın.

Şimdi pazarlıkta mıyız Bay Harper?

Hem de bütün şanıyla!

İkinci meseleye gelince.

Parayı kolayca ödeyebilirim.

Ama o zaman oğlum hiçbir ders almaz.

Bunun için hayatınızı riske mi atacaksınız?

Çocuğun yok değil mi?

Dersler en sert yollarla öğretilmelidir.

Yani...

Aile miras açısından önemlidir.

Ama amiyane tabirle onlar...

kahvaltı masası etrafındaki küçük yabancılardır.

- İyi misiniz Bay Harper? - Evet, evet.

- Evet. Teşekkürler. - Elbette.

Bak benim hiç yapmadığım bir şey var.

- En azından doğrudan değil. - Evet.

Birini öldürmek nasıldır?

Her öldürdüğümde...

beni şaşırtan daima aynı şeydir.

Birini dürbünümden gördüğümde...

ölümün farkında olmayışları fazlasıyla etkileyici.

O masumiyet, bana verilen bir hediye.

İşimi bu yüzden yapıyorum.

O masumiyeti yakalarım...

sonra da çekip alırım.

Seni kaçık sürtük! Kalk ayağa!

Başka numara istemiyorum!

Ben, sen ve Ander gidip neler olduğuna bakacağız.

- Diğerleri burada bekleyecek. - Ya bu pislik?

Pislik bizimle geliyor.

Ne vızıldıyorsunuz öyle?

Sen bizimle geliyorsun Sean.

Pisliğe bir silah verin.

Önden girebilir. Neyle uğraştığımızı görürüz.

Yol yardımı çağırmış olabilir misin Jackie?

Bu da küçük kaçış planlarından biri mi yoksa?

Lanet olsun, bunlar İblisler!

Bu Jackie Price için mi?

- Poltergeist bizi takip ediyor. - Kim?

Poltergeist. Kasanın yanında küçük "P" harfi var.

Benimle ilgisi yok canım, yeminle.

Düzenbaz!

Takip cihazı lanet telefonuna gizlenmiş olmalı.

Zigor, hadi!

Ne halt ediyorsun böyle, neden ateş etmedin?

Seni lanet kaltak!

Artık sana telefon yok Jackie.

Poltergeist artık izini süremez.

Kahrolası bir cennetteyim.

Bu bir soğuk cüzdan.

Hem de oldukça yüklü.

O da ne?

Kriptoları çevrimdışı saklar, böylece hack'lenemezler.

Peki ne kadar?

Çok fazla sıfır var.

Hepsi senin Karenina.

Hepsini al ve git.

Bunun neresi iyi bir teklif?

Cüzdan zaten bende, üstelik sen de elimdesin.

Sen sunucularını vurduktan sonra Poltergeist bana borcunu böyle ödüyor.

Onları çok kızdırdığını söylemem gerek.

Şu ölü kurye var ya, işte o daha da büyük bir sorun.

Senin benden çok daha büyük sorunların var.

Aşağılık herif.

Geliyorum baba.

Eh nihayet gelebildin. Ama artık buradasın evlat.

Geç olsun güç olmasın.

Bizi nasıl buldun?

Kimin umurunda? Buldum işte lanet olası.

İndir şu şeyi Sean, kimseyi vuracak değilsin.

Boş versene baba. Bu herifi hiç tanımıyorsun.

Tanıdığımı sanıyorum.

Yalnız mısın?

Canın cehenneme! Evet yalnızım.

Hayır, hayır, hayır.

Biraz medeni olabilir miyiz? Lütfen.

Bak, ikinizle de açık konuşacağım.

Benim...

- Benim fazla vaktim yok. - Benim de öyle.

Şu pazarlıkları bir sonuca bağlasak mı?

Bağlarız. Ama benim vaktim başka sebeplerden dolayı kısıtlı.

Kalın bağırsağımda lanet bir tümör var.

Bu elimdeki meret de viski değil. Ne yazık ki.

Bu morfin.

Ne?

Doktorlar üç ay ömür biçti.

Neden söylemedin baba?

Çünkü lanet olası acımana ihtiyacım yok.

Neyse, devam edeyim. Demin söylediklerim doğruydu.

Benden tek metelik alamayacaksın. Şahsi alma

ama şantaja asla boyun eğmedim, şimdi de başlamayacağım, bu yüzden...

Yeni bir uzlaşma yöntemi bulacağız.

Ne saçmalıyorsun baba? Elinde lanet olası bir silah var!

O beni öldürmeyecek, evlat. Erkekler böyle pazarlık eder.

O konumuma saygı duyuyor, ben de onunkine.

Onu vuracağım baba.

Tanrı aşkına evlat!

Babana kulak ver, belki bir şeyler öğrenirsin.

Bir bağ kurduk, o yüzden...

bırak da açık konuşayım.

Ben öldüğümde, hatırı sayılır bir servet, derhal oğluma devrolacak.

- Beni bıraktığını sanıyordum. - Vasiyetimdesin evlat.

Şimdi bunu değiştirmeye zorlama beni.

Bu konumda sana güçlü bir pazarlık kozu verdim.

Onu kullanmanı öneririm. Bu doğrultuda,

yakın zamanda yüklü bir miktarın

oğluma geçecek olması nedeniyle benim önerim

onunla ortak bir yol bulmanız...

Artık ödeme yapabilirsiniz Bay Harper.

- Bir şey değil. - Baba!

Baba hayır!

Kaç kişi getirdin? Üçünü saydım.

Lanet olsun baba, hayır!

Lanet olsun, baba! Kahretsin!

Kaç!

Lanet olsun!

Bu da ne?

"Ben söylemiştim" demek istemezdim ama ben söylemiştim.

Kapa çeneni. Sen annem değilsin.

Sadece içinden düştüğüm kişisin.

Pembe tavşan!

MERHABA

Merhaba...

Jackie Price.

Jackie Price.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.