Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bunlar Yedi İblis.
DAHA ÖNCE
Benim ve tanıdığım herkesin peşimdeler.
Kim bu Yedi İblis?
Onlar profesyonel suikastçılar.
İblis vuruldu. İkinciyi başlatın.
İblisler peşindeyse lanet paranı koru çünkü onun da peşine düşecekler.
Neyse ki asıl param Poltergeist isimli gizli bir bankada saklı.
Bana gelmen bir hataydı.
Sana intikam alma fırsatı sunuyorum.
Adam kim?
Kokainman baba parası züppesi.
Nasılsa seni bulurum!
Charlie'yi öldüren psikopatları bulmama yardım etmeni istiyorum.
Bu herif de kim böyle?
Bu Zigor.
Bunu diğerlerine göster ve hepiniz için geldiğimi söyle.
Babamın endişelendiği de buydu.
Buna mecbur bırakıldım.
Hayır, sen dağıldın Jackie. Güvenliğini ve gizliliğini kaybettin.
Şu dövme. Birini kaybetmişsin. Kimdi o?
Gerçekte o kim, bilmiyorsun.
Bilbao'ya hoş geldiniz.
Neredesiniz çocuklar?
Bunu biliyorsun.
Açık spor alanı. Fazla gizli sayılmaz değil mi?
Abin yine götünü bütün internette paylaşıyor mu?
Abim tam bir profesyoneldir.
Görev ne zaman?
Çene çalmayı sevmiyorsun, hoşuma gitti.
Saat tam 12:00'de aktif olacaksınız.
Anlaşıldı.
Hadi gidelim buradan.
Yapacak bir işimiz var.
Şu son 20 tekrarda tüm vücudum orgazm oluyor.
Kesinlikle bir pislik gibi görünüyordun.
Şuna bir bak. Bunu paylaşacağım.
Romanya. Sıvı nitrojenli herif, hatırladın mı?
Herifin kafası düştü.
Şunları paylaşmayı kes dedim.
Yüzüm sansürlü, kimse görmüyor beni.
Hem ayak bağısın, hem de koca bir pislik.
- Sensin pislik. - Hayır, sensin.
Babamın hep dediği gibi.
Babam beni severdi. Senden nefret ediyordu.
EV
Koss kardeşler.
Eski Özel Kuvvetler. Dün buraya geldiler.
Pembeyi severim ama o kıyafete pembe ayakkabı olmaz.
Tuukka leşlerini paylaşmayı seviyor.
Bak. Sanırım sıvı nitrojen ya da benzeri bir şey.
Olamaz, şu baş nedimenin memelerine bak.
Tanrım, gelin olsam çok bozulurdum.
Az önce ne dedim?
Koss kardeşler dün gizli kimlikle kellemi uçurmaya geldiler.
Cesedimi ciplerinin arkasına bağlayıp Bilbao'da gezdireceklermiş.
İri olanı muhtemelen psikopat bir fenomen.
Şuna bak. İşte buna asalet derim.
Aferin kızım.
Kardeşleri aradan çıkarırsak, İblislerin yeniden toparlanması gerek.
Bize zaman kazandırabilir. Bu ikisinin arasında...
Habil ile Kabil olayı var.
Ve zayıf noktaları bu.
Bunu sevdim Ziggy.
Bu yüzden sana orta halli paralar ödüyorum.
Takılıyorum. Ama söylüyorum, senin masrafın beni iflas ettirecek.
Komik. Muhasebecim dedi ki, henüz hiçbir ödeme almamışız.
- Muhasebecin mi var? - Elbette var.
Sahi mi?
Ben suikastçıyım, suçlu değilim. Vergilerimi öderim.
Şuna bak.
Kimin zenginleşeceğini biliyor.
Muhtemelen onu kuzenlerinden biriyle aldatıyor ama...
Şu an...
Bugün her şey kusursuz.
Ta ki dünya onu öğütene kadar.
Jackie.
Bunu dün gece barda buldum. Her yerde vardı.
Ve ucuz. Ama üstündeki şey...
Pakete bak.
Bak sen, lanet geçmişimden bir anı.
Soru şu, neden birisi senin malın piyasaya dönmüş gibi yapıyor?
20 yıl sonra.
Kafamı karıştıracaklar, amaç bu. Ucuz mu demiştin?
Ben o markayı yaratmak için yıllarımı verdim.
Sırf bir pislik gelip mezardan çıkarsın,
mahvetsin diye mi?
İşe dönmek istediğimden değil, yanlış anlama.
- Bu sadece prensip meselesi, değil mi? - Jackie, bu İblislerin işi.
- Biliyorum. - Açığa çıkmanı istiyorlar.
Onu da biliyorum.
Tamam. Yani oyuna gelmeyeceksin.
- Kesinlikle. - Elbette.
Peki ya oyuna gelsem? Varsayım olarak?
Ben bu yüzden dahil olmadım.
Sınırlarım var, Jackie. Belki bir gün sen de denemelisin.
Hanımefendi için suşi siparişi.
Hayır burası değil. Uza.
Suşi hanımefendi için dedim.
Senin için değil ihtiyar.
Tamam. Ne olduğunu biliyorum.
SENİN İÇİN KÜÇÜK BİR İŞİM VAR.
Böyle devam et.
Telefon için teşekkürler, hanımefendi.
Jackie! Suşi sever misin?
- Balık susuz olur mu? - Peki.
Bu Akira-San. Bilbao'daki en iyi suşi şefidir.
Güzel.
Neden buradayım?
Bu sokağı zaten taradım.
Olumsuz koca oğlan. Kadın orada.
Tam şimdi, tam şimdi.
Dediğim gibi sinyali takip et.
Annen gibi elini tutamam ya.
Ne zamandır ailemle çalışıyorsun?
Uzun zamandır. 20 yıl.
Ve her ay anlaşmamızı kutlamak için bir hediye gönderirdin.
Vergi memuruna bahsedilmeyenlerden.
- Ama bu ay hediyen gecikti. - Evet.
Bu yüzden kendime sordum.
Jackie arkadaşlarını çantada keklik mi sanıyor yoksa bir sorun mu var?
Paylaşmak istemediği türden.
Finansal işlerimi düzenliyorum, ne olduğunu biliyorsun.
Pazarda bir çatışma oldu. Gece kulübünde birinin derisi yüzüldü.
Mesaj gönderdiğini anlıyorum ama artık mesajların haberlerde.
Şehrim kontrolümden çıkmış gibi
ama unutma, bu şehri ben kontrol ederim.
Elbette bu benim değil.
Meşhur kokain markan birden geri dönüyor.
20 yıl sonra, benim şehrimde.
Eski logomu çalmışlar.
Ve bu dikkat çekiyor.
Sorunlarını sessizce çözeceğine söz vermiştin.
Haklısın.
Nereden biraz şarbon bulurum biliyor musun?
- Şarbon mu? - Birkaç kilo sadece. Öldüren türden değil.
Yan odaya geçelim Jackie.
Hedefe çok yakınsın.
Aşil'i arka taraftan içeri sokabilirsin.
Aşil benimle değil.
Hangi cehennemde peki?
Aramız bozuk. Zaten işe yaradığı da yok.
O da senin gibi minibüste oturur.
Ne, çocuk falan mısınız siz?
Sizin güya...
Evet, kapattın biliyorum ama...
Flamenko sever misin?
Flamenkoya bayılırım.
En az suşi kadar.
İçimden bir his yine laf salatasına başlayacağız diyor.
Jackie, yardım etmek istiyorum.
Ama işimi kolaylaştırmıyorsun.
İspanyolca bir sözcük var.
Duende.
Biliyor musun? Devam et.
Hadi, seni dinliyorum.
Bu içimizdeki en derin duygularla ilgilidir.
Dünyanın gidişatı. Tutulmayan sözler.
Kaybolan sevinçler. Kaçırılan zaman.
Flamenkoda dansçı,duende sahibi olduğunda en etkileyici şeyi sunar.
Bizim gibi insanlar, seçtiğimiz hayat ya da benim durumumda
bizim adımıza seçilmiş olan, bu şeyleri çok güçlü hissettirir.
Ve bir an gelir, sonun yaklaştığını görürsün
ama bunu kabullenmek yerine,
her şeyi görkemli bir yolla havaya uçurmak istersin.
"Duende'nin canı cehenneme" der gibi.
Ben bu arzuyu bilirim ama beni bir arada tutan bir ailem var, seninse...
hiç kimsen yok.
Biliyor musun, bu hafta herkes ders verme derdinde.
Korktuğum şu.
Başkalarına ne olacağı umurunda bile değil.
Ve öylece bekleyip, seninle havaya uçmayacağım.
Hedef o değildi!
Tekrar ediyorum, hedef yanlış seni lanet amatör!
Saçmalık! Telefonunu izliyorum.
Parmak izi gibi, tuş vuruşları onu ele verdi.
İşi batırdın! Kahrolası kardeşini bul!
N'aber? Yani...
Yine ben. Bir süre önce yine uğramıştım, herkes gibi.
Bana bir miktar şarbon konusunda
yardım edebileceğin izlenimine kapılmıştım.
Öyle kötü olandan değil, sadece biraz hırpalamak istediğin birine...
zor anlar geçirtsin. Ölümcül olmasın lütfen.
Harika, peki eski alışveriş listemizde sırada ne vardı?
Hiç sıvı nitrojeniniz var mı?
Çok iyi, öde ve geç değil mi? Çok verimli.
Biliyor musunuz, ödemeden önce...
Kokain var mıydı?
- Hayır. - Hayır.
Ben eczacıyım.
Tabii ki öyle.
Sizinle çalışmak zevkti.
İyi günler. Hoşça kalın!
CEVAPSIZ ARAMA
Buranın kahvesi iyi mi?
Ben kahve için gelmedim.
Zigor Zabaleta.
- Tanrım, sensin! - Sesini alçalt evlat.
Tuukka duyuncaya kadar bekle.
Zigor Zabaleta.
Orijinal bir numaralı İblis.
Seni duyduğumdan beri İblis olmayı istedim.
Abin de mi?
Abim adına konuşamam.
Güzel.
Hiç kimse bir abinin gölgesinde büyüyemez.
Kendi geminin kaptanı olmalısın.
Beni gördüğünde neden vurmadın?
Dikkatlice dinle.
Sen latteni yudumlarken boğazını oracıkta kesebilirdim.
Ama onların hayatını kendi şiddetimle lekelemem.
Gerçek bir adam masumların sorumluluğunu üstlenir.
Bunun da bedeli var.
Ödeyebileceğim türden.
Sadece hayal edemeyeceğin yetenekler gerektirir.
Ne yeteneği, büyükbaba?
Önce o silahı kaldır.
Sende bir ışık gördüm.
Ve bir teklifte bulunuyorum.
Ciddi bir teklif.
Belki de...
yaşlı bir adamın arzusu.
Bildikleri kendisiyle ölmesin diye.
Sana şu ana kadar ödenen ücreti vereceğim.
Sana öğreteceğim. Yol göstereceğim.
Düşersen tutacağım. Nasıl düşmeyeceğini göstereceğim.
Adam olacaksın evlat.
Daha doğrusu gerçek bir İblis.
Kimseye söyleme.
Hey, dur.
- Gösteri zamanı. - Hazır mısın? Çantaları unutma.
- Kapım. - Tyler, dostum! Tyler!
- Video çekmeye başlasana! - Affedersin dostum.
- Hadi, bu benim gecem! - Üzgünüm dostum.
Başla hadi, başla, göster ona.
- Harika olacak adamım. - Elbette. Hadi başla artık.
Takıldınız mı beyler?
Hey! Sakin!
Hey, hey! Biraz gürültü duyalım! Ses çıkarın millet!
Beleş kokain barda!
Hadi takıl bebeğim. Bu gece benden!
Hadi ses duyalım! Neyiniz var gösterin!
- Evet! - Evet!
Partidekiler beleş kokaine bayıldı! Yani resmen bayıldılar!
Aynen öyle dostum, işte bu. Markayı patlatmalıyız oğlum!
Bu tam bir klasik!
Efsane mal, tıpkı Lewis ya da Beatles gibi.
Eski kafa dostum! Ve onu geri getirdim!
- Evet! İşte bu! - Evet! Süpersin!
Ne kadar kaldı?
Ufak bir fırt çekelim mi?
Beyler satıcılığın ilk kuralı ne?
Kendi malınla kafayı bulamazsın.
- Sağlam kuralmış. Çok sağlam dostum. - Evet!
- Sağlam kural. Sakın unutmayın. - Çok sağlam, adamım.
Malımı satın hadi!
- O iş bizde. - Merak etme!
N'aber?
Kendi malınla kafayı bulmayacaksın.
Patla, patla, patla, hadi oynayalım!
Neler oluyor Ollie?
Malda bir şey var.
Hassiktir!
Kim yaptı lan bunu?
Şimdi mutlu musun?
Benim abonelik fikrimi çaldı, biliyorsun.
Hıyar.
Sana bir şey söyleyeceğim.
Öleceksem bile bu pisliğin iş modelimi mahvetmesine izin vermem.
Öleceğini mi düşünüyorsun?
Yedi İblis için para ödedim ama sadece dört kişi var.
Pekâlâ.
Hadi, açıklama bekliyorum.
Hedefin biraz acemi şansı vardı, fazla sürmez.
O kulüpte ölebilirdim. Hepsi senin lanet fikrindi.
Öyleydi.
Açığa çıkması için değerli bir taktikti, katılmıyor musun?
Ama kadın ölmedi. Orada değildin.
Tabii...
kurtulmak istediğin ben değilsem.
Hayır, hayır. Bu itibarımızı zedelerdi.
Aşırı dozdan kulüpte ölmem mi?
İşine gelir gibi duruyor.
Bu beni canavar yapardı.
Canavar olduğumu düşünmüyorsundur.
Unutma biz koruman değiliz. Koruma paketini reddetmiştin.
Kimse karşılayamazdı onu.
Şaşırabilirsin.
Sen bir yunussun. Balina değil.
Ne?
Şimdi izin verirsen, bitirecek bir işimiz var.
Ben balinayım. Dev bir balina.
Elbette.
Hadi Ollie.
Kardeşin nerede?
Sizi ekip olarak işe aldım.
Hangi Freudyen meselelere takıldıysanız, halletmenizi söylemiştim.
Ayrıca işlerinizi internette paylaşmayı bırakmanızı emrettim.
Onlar gizli. Kimse bizle bağ kuramaz.
"Çılgın Viking." Ne dahice!
En azından operasyonel ayak bağı değilim.
En azından adımı yazabiliyorum.
Doktoram var. Ya senin?
- Şınav için mi? Mekik mi? - Yeter.
- Kapa çeneni! - Domuz!
- Patron susmanı söyledi! - Domuz.
Benim çocuklarım değilsiniz.
Bir Formula 1 yarış arabasının parçalarısınız.
Benim arabam. Benim markam.
- Evet. - Her birinizin...
yeri doldurulabilir.
Siz sadece...
yarışı kazandırmalısınız.
Karşılığında zenginliğe kavuşuyorsunuz.
Ancak ben kazandığım sürece.
Patron.
Zigor Zabaleta.
İşte buradasın.
Evet.
Neden buradayım?
Gerçekten?
Çünkü bana benziyorsun.
Biz düşünen adamlarız.
Gerektiğinde öldürürüz.
Gereksiz yere değil. Abinin aksine.
Haksız mıyım?
Benim ülkemde, votka açtıysan, şişeyi bitirmek zorundasın.
Peki...
Lideriniz kim?
Senin gibi bir keskin nişancı.
Buna memnun oldum.
- İyi bir lider mi? - Öyle.
Bu da beni memnun etti. İyi bir lideri izlemek iyidir.
Bir ismi var mı?
Anlaşmamız ne zaman başlar?
Hemen.
Bu bir sorun. Şimdi doluyum.
Duyduğuma göre iyi gitmiyormuş.
Bütün sorunlar geçici.
Abin ne diyor?
O bir avcı. Yapacağını yapar.
Dediğine göre av kokusunu havadan duyuyormuş.
Sen ne diyorsun?
Diyorum ki ben bir haftadır para izi sürerken
bu kadar sık kokuyu alması inanılmaz.
Olur.
Dün Tuukka'dan kıl payı kurtuldun, değil mi?
Evet. O kadar dert etme tatlım.
Biliyorsun daha hızlı, daha tatlıyım.
Sahi mi? Son zamanlarda kripto hesaplarına baktın mı?
Kripto benim güvenlik duvarım.
Paramın Poltergeist'ta güvende olduğunu biliyorsun.
Ne yapacaksın? İzlanda'yı mı patlatacaksın?
Buna gerek yok.
Sunucu merkezlerini buldum.
Akşama beş parasızsın.
Poltergeist'la uğraşacak kadar aptal mısın?
Bunu sen yaptın Jackie.
Saldırganlığım tamamen senin suçun ve haklıyım.
İyi şanslar bebeğim çünkü biliyor musun...
akşama kadar İblisler dünyanın alay konusu olacak.
Güzel masal Jackie P.
Plan ne?
Plan mı? Plan şu, mısırını alacaksın...
Sibiryalı kocaman poponu koltuğa yayıp
gösteriyi izleyeceksin.
Buyurun.
Sam! Ne düşünüyorsun canım?
Şey, ne mi düşünüyorum?
Bence, bu acil durum değil.
Evet öyle. İkinci bir fikir lazımdı.
Hayır, hayır dedin ki, bunu sadece kaçırılırsak
ya da büyük bir tehlike olursa kullanacaktık,
- alışverişte değil! - Verir misin?
Pekâlâ. Ne düşünüyorsun?
Şu fular gibi şeylerden mi istersin yoksa normal bir kravat mı?
- Hayır. Ben... - Tabii ki moka renginde olmalı.
Baygın gözlerine uyması için.
O ne?
Aman Tanrım. At arabası mı o?
- Tanrım. - Evet hanımefendi.
- Prenses paketi. - Neler dönüyor?
- Şu yavrulara bak. - Evet efendim.
- Bunu gerçekten yapıyorlar mı? - Evet.
Hanımlar!
Şu deli rolünü insanlar seni
küçümsesin diye yaptığını sanıyordum ama biliyor musun?
Belki de gerçekten delisin.
Nereye gidiyorsun?
Mariela sana boğa güreşçisi kostümleri denetecek.
Hayır, bana... Mariela mı? Tanrım, lütfen, gidelim hadi.
Boğa güreşçisi kostümlerini görelim, hadi, hadi, hadi.
Ne halt döndüğünü bilmiyorum. Aslında, hiç cevap verme.
Her ne planlıyorsan,
ölümle burun burunayken beni şehrin diğer yanına sürükleyip
bu zırvalıklar ilham verir de sana evlenme teklif ederim sanıyorsan
cidden zıvanadan çıkacağım.
Evlenme teklifi mi?
Hayır. Hiç düşünmemiştim.
Asla.
Ama istersen sen edebilirsin.
Biliyor musun, gelin damat için yağlı boya resim yapıyorlarmış.
Sadece 7.000 Avro falanmış, bence gayet makul.
Bak, hangi İblislerden kaçtığını bilmiyorum Jackie Price
ama onlar bizi öldürmek isteyenler değil.
Stratejilerim cahillere aşırı gelebilir.
Yaptığım her şey belirli bir amaç uğruna hesaplanmıştır.
Öyle mi? Peki bunların bir şeye ulaşmamıza faydası ne?
- Bu önemli. - Ne için?
- Çeneni kaparsan, gösteririm. - Lütfen.
Tanrım.
12 milyon izlenmiş bu. Dünya hasta.
Zavallı adamın kafasına ne döküyorlar?
- Sıvı nitrojen. - Ne?
Az önce beni o meretten bir litre almaya yolladın.
Mesele sadece kiralık katil öldürmek değil,
mesele markalarını temelli yok etmek. Tamam mı?
Tamam.
Nasıl kazanacağını bilmeden Jackie Price olamazsın.
Anlamıyorsun.
Beni iki hafta boyunca o dolaba kilitledi.
Sekiz yaşındaydım.
Sekiz mi?
Bana sadece su verdi.
Baban bunu durdurmadı mı?
Hayır. Beni güçlendireceğini söyledi.
Teklifimi kabul edersen abin nasıl karşılar?
Jackie Price sana ne ödüyor?
Kim?
Jackie Price için çalışıyorsun, değil mi?
Bunu neden söyledin?
Sanırım benim de bir teklifim olabilir.
Çünkü gerçekten de aynıyız.
Sonuçta, avlanarak kazanıyoruz.
Jackie Price ölecek. Bunu biliyorsun.
Parasını da bağladık zaten.
Yedi İblis'e dönersen Keskin Nişancı çok mutlu olacak, biliyorum.
Yok olan bir şeye geri dönemezsin.
Geri dönmezsen sen de öleceksin. Bunu biliyorsun Zigor.
İşi bitirmeye yardım et. Bugün.
Ve hak ettiğin gibi yaşa.
Bana hâlâ öğretebilirsin.
Keskin Nişancı'nın bu tekliften haberi var mı?
Henüz yok. Ama ona Zigor Zabaleta'yı götürüyorum.
Sen onun da kahramanısın.
Evet.
Peki kahramanı için tam olarak ne yapacak?
Benim ücretim bu.
Garanti ederim sana iki katını verecektir.
Keskin Nişancı kim?
Önce bunu bilmeliyim.
Friedrich Mahler.
Onu tanıyorsun.
Hiç evladım olmadı.
Senin de gerçek bir baban olmadı.
Disney filmi gibi.
Pinokyo.
Pinokyo mu?
Neden olmasın? Pinokyo, tabii. Pinokyo.
Peki.
Lanet şey bir kuklaydı.
ÖLÜM LİSTESİ
İş tamam.
Baş iblis...
Friedrich Mahler.
Vay canına. Tamam.
En azından artık biliyoruz.
Bunu hâlâ yapmak istiyor musun?
Sorun ne Zig? Planı beğenmedin mi?
Biraz karmaşık.
Benim şaheserim.
Büyük oyna ya da git demiştin.
- Bunu hiç söylemedim. - Söylemedin mi?
- Hayır, hayır. - Belki de ben dedim.
Bak, endişelenme.
Halledebiliriz, değil mi?
Tamam.
Endişelenmemeli, değil mi?
Düğün günü o kadar önemli değil. Ve genellikle bir hatadır.
Onu yaptığımız tüm hatalara ekleriz
ve hayat budur işte.
Haksızsın diyemem Mariela.
Asıl mesele...
Bir tarzı olması.
Hey abi, pislik gibi davrandığım için üzgünüm.
Sporundan sonra kahve içelim mi? 18:00'de?
İntikam soğuk yenen bir yemektir derler.
Peki ya eksi 200 derece soğuk nasıl?
Canım sıvı nitrojenim. Aşırıya kaçmaz değil mi?
İblisler markamı çalmaya çalıştı,
ben de onlarınkini gözler önünde yok edeceğim.
İnterneti çökertirsem, benim suçum değil.
Hey abi, pislik gibi davrandığım için üzgünüm.
Sporundan sonra kahve içelim mi? 18:00'de.
18:00'de görüşürüz.
Aşık gibi bak. Bugün büyük gün.
Prenses Diana da böyle hissetti.
Komik değil, tamam mı?
Şaka yapmıyordum.
Kapana kısılmış köle gibiyim.
- Şuraya bak. - Neye?
Gördün mü? Neredeyse soruyu patlatacak.
Yapma kardeşim. Yol yakınken kaç.
Hayalarını mengeneye alıp ardına bile bakmaz, sakın yapma.
Kes şunu. Sus artık. Hadi, sarıl bana.
Kameraya el salla.
- Ziggy, canlı yayını başlat. - Anlaşıldı.
BİR İBLİSİN ÖLÜMÜ
Ne oluyor be?
Hedef alana giriyor.
Evet, ta kendisi.
Bacakları iyi.
Tuukka, hedef sensin.
Yakaladım.
Gösteri zamanı.
Lanet olsun!
Ne biçim iş bu?
Bu bir Flashmob! Hadi!
Bırak beni! Kaybol!
Hey Ziggy. Bunu görüyor musun?
Ne haltlar dönüyor?
Dans edip duruyorlar,Fame gibi.
Onu şimdi indirmelisin.
Hedefi net göremiyorum.
Gelini vur! Vur onu!
Hey!
Sam! Git buradan!
Bilbao seyir parkında yaşanan olaya dair görüntüler internette dolaşıyor.
Dört kişinin yaralandığı olay henüz açıklık kazanmadı.
Etkileyici.
Bu kadar yeter. Bu gece bitirin.
Güvenli evi kapatın. Bu şehir Jackie Price'a kapanmıştır.
Teşekkür ederim.
Tamam.
GÜVENLİ EVE GİDİYORUM. DİKKAT ÇEKME.
Beş yıldızlı tahliye ve yer değiştirme protokolünü derhal devreye sokun.
Poltergeist'a ulaştınız.
Şu an teknik sorunlar yaşanmaktadır.
Sunucularımız şu an kapalıdır.
Lütfen talebinizi belirtin.
HESAP BAKİYESİ
Olamaz. Hayır.
Lanet cadı! Cadı karı!
Bingo, bango, bongo!
Güvenli ev ifşa oldu. Benden haber alana kadar uzak dur.
Anlaşabilir miyiz?
Tam bir sıçış oldu. Dikkat çekme. İletişime geçerim.
Sam? Mesajlarımı alıyor musun? Dikkat çekme.
Teşekkür ederim.
Jackie.
Böyle devam et.
Dostumuz ve meslektaşımız Ana Fabo'nun anısına
Altyazı Çevirmeni: Leon Alaluf
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.