Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ben polise gidiyorum. Sakın Fidan. Bak bu çocuğun ölmesi lazım. Onun yaşamasına
izin vermem.
Yapma gitme. Gitme yapma.
Sen ne ara bu kadar bevijdan olmuşsun?
O çocuğa kurşun sıkan sensin.
Şimdi canını almaya çalışan sensin.
Fidan sen ne diyorsun?
Ne diyor bu?
Ben diyordum, Hasan Sadol'a hiç çekmemiş.
Ama ebemin oğluna silah sıkan da, onun canını
almaya çalışan da senin kardeşindir o.
Hasan?
Buraya gel.
Buraya gel.
Dışarı. Ne?
Nare çık dışarı kızım.
Ne oluyor ya?
Dayı bu halinde ne oldu?
Kızım hadi çık dışarı. Anne ne yapıyorsun?
Anne burası benim odam. Tamam tamam Nare biniyorum. Biraz dışarıda bekle kızım
hadi.
Hasan konuş.
Konuş. O adamı neden öldürmeye çalışıyorsun?
Hiçbir şey sorma bana abla.
Konuşmam. Konuşamam.
Neden?
Ölmesi lazım.
Senin iyiliğin için abla.
Bırak öldüreyim onu.
Sen karışma bu işe. Ben kıyayım canına.
Ama yaşatmamamız lazım.
Kimseye de bir şey söyleme. Hele de Cihan'a.
Neden Hasan?
Abla, sakın Cihan'a bir şey söyleme.
Cihan arıyor.
Efendim yegenim.
Yok, durumu aynı, değişen bir şey yok yegenim.
Nasıl yani?
Tamam tamam hemen geliyorum yeganeme. Hemen geliyorum.
Çok kötü bir şey olmuş abla.
Beş aşiret cihana karşı birleşip savaş açmışlar.
Benzinliklerden de çıkaracaklarmış.
Beni şirkete çağırıyor hemen gitmem nasip.
Baba.
Bu adamı yaşatmam.
Anne açar mısın şu kapıyı?
Anne açıklanmışsın. Ne oluyor ya? Ne yapıyorsunuz siz?
Nare.
Kızım bak sana söylüyorum.
Adamları kapıya yerleştireceğim.
Hasan dayım hastahanenin kapısından içeri adımını atmayacak.
Bütün doktorlara da haber salacağım. Özellikle de Yalçın'a.
Adamın yanına, Makbule'nin oğlunun yanına kimse yanaşmayacak.
Gözünü açar açmaz, o oğlan gözünü açar açmaz.
Önce ben göreceğim.
Abla.
Çık dışarı Hazım.
Abi. Kaya ne oluyor? Neler olmuş öyle ya? Bir şey yok sakin olmuş.
Cihan.
Bu beş aşiret.
Tek tek senin karşına geçip cümle kuramazken. Ne oldu da bunların beşi bir
araya geldiler de senin tepene üşüştüler ha?
Hele ecmelin Baybars'ın peşine ne oldu da takıldılar bunlar?
Çünkü bu Ezmel'in de Nadim'in de arkasında biri var.
Kim bu iblis kim bu?
Bilmiyoruz anne çözeceğiz bulacağız ya.
Ne yapacaksın peki? Bu beş benzinliği boşaltacaksın.
Bu hafta boşaltacağız.
Abi.
Cihan.
Bak bunu yapmak bu ailenin belini büker.
Anne dur bakalım dur. Dur bir arazi bakalım bir bakalım bir olur ne
uyduralım bir dur. Bir sakin ol.
Ne işin var bu evde?
Sen daha dün başka bir adamın nikah masasına oturmadın. Hangi yüzle
geliyorsun sen bu eve? Anne.
Anne bir dur.
Dur Cihan hastaydı o yüzden bunu.
Cihan hasta nesi var o?
Ya şimdi iyi merak etme. Ümmüyle konuştum da işte bir ara bir ateşi
yükselmiş sonra düşmüş çok şükür. İşte geceye kadar çıkmaz inşallah bakacağız.
Uyuyor şimdi Sadakat Hanım. Bu bilgi yok galiba sizde Cihan Bey.
Çocuk iyi yani.
Madem iyi.
Geldiğin yere geri dön o halde. Seni bekleyenin vardır.
Ben çok mu meraklıyım sizin kapınızdan içeri girmeye?
Oğlumun ateşe çıkmıştı. Otele götürecektim. Adamlarınız izin vermedi.
Cihan Bey'i arıyorum. Müsait değilim diyor.
Ne yapayım oğlum o haldeyken pazardan mı duracaktım? Aldım tabii geldim.
Şimdi müsaitseniz söyleyin. Siz de adamlarınıza söyleyin. Oğlumu alıp otele
geçiyorum. Başında durmam lazım.
Yok. Başında beklersin.
İyi olunca gidersin.
Abi.
Fabrikadan aramışlar.
Şu bizim süt toplama merkezine giden sütleri var ya. Bu görüştüğümüz aileler
köylülerine haber yollamış. Al buraya süt müt yok diye.
Kimse süt vermiyormuş.
Kaç tane köy bu? Yani 33-34 köy. Neredeyse tedariğin yarısıymış.
Halbuki öyle olunca büyük marketlere falan süt döndüremeyecekler. Yani
fabrikaya üretimi yere indirmiş.
Yarın da zincir marketlere süt gitmezse bütün sözleşmeler patlarmış.
Avukat cezayı şart mart dedi ama ben bir şey anlamadım. Durum sıkıntı abi.
Ne oldu ki niye?
Seni ilgilendirmez.
Sen daha dün bu ailenin dışında kalmadın mı?
Annem ne yapacaksın?
Şirkete gideceğiz. Ne yapacağız? Hadi.
Al işte.
Uğursuz.
Geldin gene bütün uğursuzluğunu getirdin.
Ne alakası var benim?
Beş yaşıyla tabirle savaş açtım.
Benzinlikleri boşalttırıyorlar. İşte şimdi de fabrikaları bulutmaya
çalışıyorlar.
Bitmiyor yalnız olduğumdan.
Ne gelirse gelsin.
Alvora yıkılmayacak.
Çok daha iyi şimdi.
Bir daha ateşi çıkmadı.
Hatta oyun falanla oynadı yani o kadar iyi.
Bu gece bir daha çıkmazdı artık.
Çok rahatlayacağım.
Çok güzel çok sevindim Ali.
Bütün gün içim içim yedi ya.
Sen ne yapacaksın peki?
Ben bu gece buradayım.
Otele götürmeme izin vermediler.
Tamam. İyi akşamlar Ali.
Görüşürüz iyi akşamlar.
Hadi. Yürüyün, sessiz olun ha.
Aliye Hanım.
İyi akşamlar. İyi akşamlar. İyi akşamlar Aliye Hanım. Hayırdır böyle ne oluyor?
Şey... Şey, Aliye Hanım şöyle şimdi Cihan Bey eşyaları toplamamızı istedi.
Yani sizin eski odanızdaki bütün eşyaları.
İsterseniz eşyalarınızı alacaksanız biz halledelim.
İstemem. Hadi, hadi geç. Geç, hadi Fakize.
Hadi.
İyi misiniz?
İyi misin?
İyi misin? İyi misin?
Ben bu gelinliği çok beğendim.
Yat çık.
Hayır. Niye?
İşte çok beğendim.
Galiba bunu giyeceğim düğünde. O yüzden olmaz yani görme düğünden önce.
Tamam.
Ama duvarını açtıktan sonra sana öyle bir bakacağım ki... ...bir daha
gözlerimi alamayacağım haberin olsun.
Sıra bakmayın.
Ne yaptın annem?
Ne? Ne yaptın?
Diğer köylülerle temasa geçtik.
Onlardan alacağız.
Fiyatı da yüksek tuttuk ki herhangi bir dere tutamayalım.
E zarar edeceğiz.
Edeceğiz. Başka çaresi yok. Üretim durmaz.
Bu beş aşiret. Onların eli kolu oraya erişmez mi?
Erişir.
Cihan nasıl?
İyi iyi Cihan. Bütün günlüğüm yanındaydı. Ateş mi ateş hiçbir şey
kalmadı düştü hepsi.
Şükür.
Şükür.
Burada bir tane kalmış onu aldır.
Tamam aldırırım ben şimdi.
Hele bir adam daha yolla. Bir paket daha var.
Tamam Sadakat Hanım.
Alsınlar, toplasınlar arttığını.
Çok üzgünüm ya.
Yani keşke bizimkilerin de elinden bir şey gelebilseydi.
Ama biliyorsun babam öldükten sonra halleri kalmadı bir şey yapacak.
Biliyorum, pek biliyorum. Sağ ol.
Bir yolunu bulacağız.
Alvara çok fırtına atlattı. Bunu da atlatır.
Uyudu mu?
Uyudu.
Kızı... Güzel kız.
Ateşle evleneceğim.
Kaya?
Ne oluyor?
Daha iyi hissediyor musun kendini?
Evet. O çorbanın tadı çok güzelmiş. Bir daha içebilir miyim?
Baksan içebilirsin. Yeter ki istesen.
Hadi mutfağa gidelim. Yok sen öyle hemen kalkmak yok. Dinleneceksin. Ben gidip
getireceğim. Tamam ama yanında murda olsun.
Ateş düştü. Süper işler mi başladı? Muz da olsun.
Tamam bir tane.
Burada olman çok güzel.
Tamam. Anne.
Cihan Bey gelinliği paramparça yapmış.
Vallahi toplarken içim ezildi ya. Nasıl sevmişti o gelinliği? Nasıl istemişti?
Değil. Vallahi şu duvarlar, taşlar konuşsa onları ayrılamaz der.
Vallahi rüyamda görsem inanmazdım. Rüyamda görsem inan... Ali Hanım.
Merhaba. Cihan'ımız iyi mi?
İyi iyi o kadar iyi ki bir kase daha çorba istiyorum.
Çok beğenmiş. İyi yapalım. Sıcak koyalım hemen.
Yok hayır siz bak işinizi de bitirmişsiniz. Gidin dinlenin ben
halledeceğim. Olur mu Allah aşkına biz?
Olmaz sana ben halledeceğim. Lütfen dinlenin hadi.
Peki.
Teşekkür ederiz.
İyi günler. İyi geceler.
Fabrika işi ne oldu?
Fabrika işi ne?
Böyle aile ve meseleler aile dışından kimseyi ilgilendirmez.
Beni ilgilendirir.
Benim de oğlum albora.
Allah'a binlerce kez şükür olsun ki artık sen de Cihan'ın bir albör olduğunu
anladın.
Dur ben alırım.
Sen bana söyle.
Dur bir dakika.
Kaçtı. Dur dur dur kapat.
Bırak bırak sen ben hallederim. Ben hallederim.
Ben alayım.
Ben Cihan'ın yanındayım.
Sen de istersen işini bitirdikten sonra gelirsin.
Günaydın kurban.
Hazırlanmışsın. İyileştin ha?
Hadi geçmiş olsun.
Zaten bugün okulda şarkı söylüyoruz. O yüzden bugünü kaçırmak istemiyorum.
Şarkı söyleyeceğine göre demek ki boğazında.
Şuman gelmiş.
Günaydın. Ne kadar da büyümüş.
Nasıl güzelleşiyor bir de bak. Bak nasıl güzel.
Kurban. Hayır sen de çık kahvaltını yap sonra okula.
Ben yapacağım seni bekliyorum hadi çıksın.
Baba annem kahvaltı yapmayacak. Sen de yapacaksın mı? Yok ben de yapmayacağım
hadi git. Hadi gel Cihan'ım.
Pakize odalar toplanacak hadi.
Ooo getir anasını sevelim biraz, getir.
Gel gel. Güzel kız.
Gel de oynayalım biraz, gel.
Gel.
Güzel ya, gel. Niye ağlıyor, aç mı?
Ah Nara Hanım.
Ah, ah.
Nara Hanım.
Takiz et.
Ya hanım, çamaşırları şey yapacaktım ben.
O ne?
Oy oy kızım.
Babayı mı özledin sen?
Gel gel.
Ne yapıyorsun Nare?
Tamam yok bir şey.
Nare ne yapıyorsun ya?
Ne oluyor? İyi mi yenge? Ne oluyor?
Dikkat etsene.
Şimali düşürüyordu ya. Ayağım takıldı.
Kızım sen sakın sabah sabah içtin.
Anne sen ne diyorsun ya? Ne içmesi sen?
Bak sallana sallana yürüyorsun. Doğru söyle içtin mi?
Beni bağırtma çocuğun yanında içmedim. İçsem kucağıma mı alırım?
Doğru söyledin. Yalan söylüyor.
Yalan söylüyor odasından çıktı bu.
Odasına odasına.
İçmedim.
Nure o zaman?
Ne yapıyorsun?
Sen ne yapıyorsun ablan o senin?
Oğlum bak. Nare.
Oğlum o elini bir daha kaldırırsa kardeş kardeşin demese ya kafanı yararım ha.
İçmedim diyorum size.
İçmedim abi ben size söz verdiğim günden beri içmedim.
İçmedim ya.
Hata etmişim.
Nare.
Sen ne yaptın?
Nare!
Nare!
Ahdiyar, benim arabayı getir.
Koş!
Nare, yavaş Nare, yavaş.
Yavaş.
Söyler oğlum.
Can müsait misin?
Söyle. Sabah karşı albora köylerinin suyunu kesmişler. Tek bir damla su
atmıyor. Beş oğulları kanalları kapatmış.
Aşiretler değil. Evet, beş aşirette adamın üzerine gitmişler,
sıkıştırmışlar. Adam boyun yemek zorunda kalmış.
Setleri çekmişler, sabahları kapatmışlar ve sabahtan beri adamları başında
bekliyorlar. Ulan bu adam kırk yıldır babamla aynı sofrada oturmuş, yemek
yemiş. Kırk yıldır oradan su akıyor. Kimse bir şey dememiş. Ne oldu şimdi?
Bu mevsimde susuz kalırsa bu tarlalar biter Cihan.
Bütün köylü azur etti. Azur da biter. Bütün sezon da biter.
Devam et. Can, çok sayıda köylü albaro meydanına doğru yürüyor.
Mecmel var başlarında.
Ne yazık ki. Her zamanki gibi yangına körükle gidiyor Can. Görüyorum.
Mas kaldı.
Kapat.
Sizin arayı aramaya devam et. Tamam tamam. Ben de gel.
Dikkatli olun Cihan'ım. Dikkatli olun.
Ya siz bağırmayacaksınız. Kim bağıracak?
İnşallah o Cihan Efendi duyar bunları.
Cihan Albana beş tane aşiretle kavgaya girişti. Sebep?
O benzindikleri almak için. Kendi cebini doyurmak için, doldurmak için
savaş açtı adam.
Doğru söylüyor. Peki.
Peki bu savaşın bedelini kim ödüyor?
Biz! Biz ödüyoruz!
Siz ödüyorsunuz. Sizin tarlalarınız kurudu. Sizin çocuklarınız aç kalacak.
Peki, bunların umrunda mı? Evet.
Bunların kuzu... Yahu böyle ağa mı olur?
Ağa dediğin adamın gölgesi köylüsünün üzerine düşer. Bu adamın
gölgesi... ...hepinizin üzerine bir kabus gibi çöktü.
Bitti mi?
Bittiyse eğer müsaade varsa ben de konuşacağım. Var mı müsaade?
Aşağılık köpeği.
Baş fırsat kaçırıyor.
Sizin bu tarlanızın suyunu kim kesti? O beş aşire.
Niye? Benimle husumetleri var.
Niye benim tarlamın suyunu kesemedi de sizinkini kesti? Çünkü böyle bir şeye
cürümleri yetmez.
Çünkü sizi bana karşı ayaklandırmak istediler, kışkırtmak istediler.
Ya adam dediğin düşmanının önüne çıkar ya.
Yüz yüze gelir öyle.
Gözünün içine bakar. Ama bunlar arkadan dolanmayı seçtiler.
Ya bir kendinize gelin ya. Ne zaman bir olay olsa bu Cihan Albana nerede deyip
duruyorsunuz ya. Benim yerim yurdum belli.
Gelin konağa çayımı için dedim kaç kere. Ya siz kaç kere kendinizi aç buldunuz
açıkta buldunuz. Hele söyleyin ya.
Bir gün bile aç kaldınız mı siz?
Ya bağırıyordunuz aç söylesenize.
Doğrudur ya.
Eğer derdiniz suysa ben o suyu size getireceğim.
Gerekirse gideceğim o setleri kendi ellerimle kazacağım o suyu size
getireceğim.
Gerekirse dağları deleceğim.
Gerekirse Dicle'yi getireceğim sizin tarlanızı akıttıracağım.
Ben o suyu size getireceğim çünkü bu benim meselem.
Tamam.
Babam sizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı çünkü size bir söz verdi.
Değil. İşte ben de o sözün üstüne doğdum.
Onun sözü artık benim kendi sözümdür.
Ben de sizi yalnız bırakmam.
Böyle meydanlarda eğer düşman arıyorsanız... ...o ben değilim, benim
rengim belli.
Rengi belli olmayan biri var.
Aha oradadır.
O beş aşiretle birlikte hareket eden adam orada duruyor.
Ben diyeceğim dedim.
Hadi suyu getirdi.
Ya sükut, ya toprağı, ya benzini ne yapacaksın?
Her gün yeni bir musibetle nasıl savaşacaksın Cihan Efendi?
Vanaların hepsi kapandı. Tek bir damla bile su akmıyor artık.
Köylüler isyan bayrağını çekti cihana. Meydana doğru koşuyor.
Ben de oturmuşum kendime bunun keyfine bir kadeh atıyorum.
Yalnız size bir şey söyleyeyim mi?
Bu işlerin silahsızla çözülebileceğini kanıtısınız ha.
Dersimi aldım Kartal Bey.
Tamam, dikkat ederim.
Doldur.
Yavaş.
Yanlış kapa.
Sen bu kafayla değil kapa memleketi şaşırsın.
Sen çekilirsen şaşırma. Çekil.
Nare.
Sen misin?
Ne diyorsun ya?
Ne Nare'si değilim. Çık dışarı çık hadi.
Nare'sin sen.
Nare al Bora.
Senin seksin ya.
Değilim diyorum.
Çık. Rahat bırak beni. Hadi çık dışarı.
Yalnız çıkması gereken ben değilim.
Sensin.
Burası erkekler tuvaleti.
Çık hadi.
Hadi.
Kadir, oğlum geldi taraftan. Tıklat, tuvalette biri var mı?
Salon öbürüne. Hadi, hadi.
Yalnız oradan değil ya, kapıdan çıkacaksın.
Kimden kaçıyorsun sen ya?
Albora gorillerinden mi?
Hadi ya.
Hadi.
Bulundu mu?
Bulmuşlar mı?
Yok arıyorlar da. Ben değilim.
Kızım kayıp.
Suyumuz kesik.
Fabrika kapanıyor. Kapandı.
Beş benzinliği birden boşaltıyoruz.
Evet.
Albora yıllar yılıdır ayakta. Bak deden gördü. Baban gördü. Ben gördüm.
Ama böyle bir abluka görülmedi.
İlk defa bu hanenin, bu evin dört duvarı birden vuruluyor.
Bu defa Reşoğlu'nu çevirdiler. Yarın ne yapacaklar kim bilir. Bu beş aşiret
yangını körüklüyor. Bunları yöneten bir el var. Biz o eli görmüyoruz. Annem
görmediğin düşmanla sen nasıl savaşacaksın?
Bakacağız anne.
Cihan. He.
Mirza Zeynep'in yolu bu akşam sizi bekliyor.
Bize.
Semih annem senin o adamla ne işin olur ha?
Bak o bu ailenin düşmanı.
Deden onun babasıyla husumeti olan adamdı.
Yıllarca kan davası güttü. Biliyorum anne ama aynı zamanda o beş aşiretinde
düşmanı bu herif.
O yüzden düşmanımın düşmanı benim dostumdur.
Bu Mirza, Zemheroğlu büyük bir aşiret. Değil mi?
Topraklar da büyük ama o beş aşiret birleşince... ...Zemheroğlu'nun
büyüklüğü ikinci sıraya düştü.
Mirza bunu kendine yediremez, dokundurmaz.
Bu Reşoğullarının 30 bin küçükbaş hayvanı var.
Reşoğulları her yaz bu hayvanları otluğa gönderiyor, yaylaya.
Ama otlak kendilerinin değil.
Mirza'nın.
Eğer Mirza Zemheroğlu... ...çok değil bir yaz bunların hayvanlarını almazsa...
...o yaylayı kapatsa... ...Reşoğulları bir mevsimde biter. Bir mevsim.
Yani suyu açtıracak olan Reşoğlu değil.
Mirza Zemheroğlu... ...hem suyu açtıracak... ...hem de koyunların
sütünü. Anlaşırsak tabii.
Annem... ...tamam da karşılığında ne isteyecek?
Hiç bilmiyorum.
Ne isteyecek bilmem.
Ama bizim bu adamla anlaşmamız şartlar ne?
Yoksa bu tufanı zor atlatırız.
Belki de atlatamayız.
Çok zor.
Söyle.
Ya eğer sokakta adam kalmadıysa yeni adam çekeceksiniz.
Nari akşama kadar bulunacak ya.
Ne yapıyorsun ya sen?
Ne yapıyorsun?
Hıyılık yap.
Üzüne çarpsınlar değil mi?
Dersim olsun yazdım bunda bir şeyler al.
Sen beni nereye getirdin?
Sen uyurken daha çok insana benziyordun ha.
Uyusana hep. Bana bak sen bizim düşmanımızsın.
Eğer beni o yüzden kaçırdıysan hemen bırak yoksa bedelini ağır ödersin. Niye?
Çok mu önemli bir şahsiyetsin sen?
Nare Albora da değilim dedin. Sen Albora kadınlarına mı taktın kancayı?
Zerrin yetmedi mi sana?
Kes ulan.
Kes doğru konuş.
Siz ne nankör bir ailesiniz ulan.
Bir tuvalet deliğinden kaçıyordun bayıldın.
Ben seni o dağ aylarından kurtarmak için buraya getirdim.
Bak kapı orada.
Kalk çık git.
Beni de kendinden kurtarırsın yürü.
Bak sana gene elimi uzatacağım.
Bu sefer de taciz ediyor diyeceksin.
O yüzden kendin toparlan git, hadi.
Nerede, telefonun nerede?
Bu da senin gibi carcar eriyip durdu.
Hangi birini arayacaksın, gelip seni alsınlar diye?
Ne oldu abimi arıyorum diye mi korktun? Ben mi korkacağım senin abinden?
Bence sen kork.
Tokatı yiyen sen, kaçan sen.
Yüzüne yediğin tokadın izi dövmelerini sönük bırakmış.
Şu sizin mağdur gelin de aradı kaç defa.
Ve artık albora gelini olmadığı için onun telefonuna cevap verdim.
Burada olduğunu söyledim.
Gelir bir yaslan.
Ve sen de onu aramayacak mıydın?
Geldi.
Nerede? Geliyor.
Gel canım.
Arif.
İyi misin?
Gel.
Bizden başkasının bilmemesi iyi olur burada olduğunu.
Ben kadınlar üzerinden hesap sormam.
Benim hesabım erkeklerle.
Hadi gidin.
Gel bir de bugün bir şey bul.
Başın ağrıyor ne oldu?
Başım ağrıyor, belim ağrıyor, her yerim ağrıyor. Ağrıyor, bakıcının ağzına
gidince.
Şeveş, nasıl olmadı?
Nerede? İçeride uyuyor.
Gitme uyuyor.
Nasıl buldun?
Aradı beni yanına gittim. Nereye gittin neredeymiş?
Parkta bir tane.
Parkta?
Parkta.
Git söyle haber ver hazırlansın gidiyoruz Ali. Hiçbir yere gitmiyor
burada kalacak.
Ali. Burada kalacak.
Niye?
Sabah zaten elinde çocuk varken içkili falan değildi. Sen de farkındasın
konuşturma beni.
Kaldı ki öyle olsa bile hiçbir neden bir kadına el kaldırmaya haklı çıkarmaz.
Zorla götürmeye kalkırsan tamamen kaybedeceksin kardeşini.
Bırak bir kendine gelsin ya bir sakinleşsin. Bir siz de sakinleşin.
Ben zaten bu odada kalıyorum.
İlgileneceğim.
Kendini toparlasın.
Konağa gelmesi için de uğraşırım.
Zorlama şimdi.
Tamam.
İyi.
İyi.
İyi misin?
Bir şey yok. Aliye iyi misin?
Yok bir şey tamam.
Bir gün.
Ya kendi gelecek ya da ben gelip alacağım söyle.
Üzülünce gitti.
Ben parktan aldım dedim. Uyarı falan söylemedim.
O herifi de söylemedim.
Yarın seni konakta istiyorum Harun.
Çok güzel toparlanıyordun.
Ama yine çok güzel toparlanacaksın.
Bana bak.
Bana bak hadi.
Kaya'nın sana yaptığı çok büyük haksızlık tamam mı? Ne olursa olsun onu
haklı çıkarmaz.
Sebep ne olursa olsun.
Ama sen içeri konu ödetemezsin. Sen anca bana bak.
Sadece böyle kendini ödetirsin.
Hayatta daha bir sürü haksızlık olacak.
Sürekli oluyor bunun sonu yok ki. Ne yapacaksın her seferinde şişeye mi
sarılacaksın?
Senin yaşadıkların senin suçun değil.
Benim yaşadıklarım da benim suçum değil.
Bizi böyle yaşamaya mecbur edenlerin suçu.
O yüzden kendimizi cezalandırmayacağız.
Sen nasıl o kızı o haldeyken hem de o kadının yanında bıraktın? Neden eve
getirmedin? Anne niye getireyim buraya?
Başına zaten adam bıraktım. Getirsem ne olacak? Sen ne olsun istiyorsun ya?
Bir tokat daha mı yesin?
Hele bir ortalık sakinleşsin. Yarın olsun getireceğim zaten.
Şimdi konusu da nare değil.
Müjde Zemheroğlu.
Abi. Çıkalım.
Vakit geldi.
Yalnız gideceğim. Abi olur mu ben de geleyim? Tehlikeli olur. Tehlike kapıda
zaten oğlum. Allah yardımcın olsun annem. Babanın ruhu yanında olsun.
Söyle. Sadakat Hanım, Eben'in oğlu Fuku yandı.
Tamam kapat.
Arabayı hazırla.
Haydi sen nereye anne?
Bir de hesap vereceğim.
Yok canım.
Allah'ım sabır ver ya.
Hadi Cihan aç şu telefonu.
Allah Allah.
Sadakat Hanım. Uyanmış.
Uyandı ama.
Konuşuyor. Sadakat Hanım.
Hastamız daha yeni uyandı. Yani biz bu tabloya iyi demeyiz.
Yav Yalçın Allah'ın aşkına konuşuyor yoksa konuşmuyor.
Konuşuyor ama. E tamam göreceğim.
Sadakat Hanım olmaz.
Yani polisler ifade almak istedi izin vermedim.
Şimdi size izin verirsem. Sen izin vermiyorsun zaten Yalçın. Ben alıyorum.
Sadakat Hanım. Polis öğrenirse.
Şu kapıda bir defter görüyorsun Yalçın. Bir bak hele.
Girenin çıkanın kaydedildiği bir defter var.
Yok sen de kaydetmeyeceksin.
Göreceğim.
Nasıl sonuçlar? Çıktı mı?
Sonuçlarınız henüz çıkmamış. Ben o sırada muayenenizi yapayım. Tabii.
Böyle işinizde karışıyor gibi oluyorum ama ben de jinekoloğum o yüzden.
Öyle mi? Çok memnun oldum. Ben de.
Benim kanamalarım düzenli devam ediyor periyodik olarak.
Yani onda bir sorun yok ama böyle o kasılmalar yaşıyordum zaten.
Sancılar artmaya başladı. Gerçi çok stres altındayım.
Ağır bir dönemden geçiyorum. Ben ona bağlı değilim ama. Bir bakalım. Fazla
artınca hekime de görünemeyince gelmek istedim.
Gel. Ağam Cihan Albora geldi.
Buyur et.
Buyurun.
Selamun aleyküm.
Aleyküm selam.
Hoş gelmişsin Cihan Albora.
Hoş bulduk Mirza.
Buyur.
Az kalsın taşıyor diye.
Tam vaktinde geldin.
Olduğundan daha fazla köpüklüdür ha.
Buyur. Eyvallah sağ olasın. Baban şeker kullanmaz diye.
Sen? Vallahi babamı nasıl bildiysem ben de öyle bir...
Babasının oğlu.
Niye geldiğimi biliyorum.
Sen zeka adamsan Can Bey.
Gideceğin yeri de bilirsin.
Gideceğin zamanı da.
Beş tane yarım adam bir araya geldi. İkimizi birden vurdu.
Anlaşmaya geldi.
Babanla bizim yıldızımız hiç barışmadı.
Ama koşullar değişti. Zaman değişti.
Seninle güç birliği yaparım.
Ama bir şartım var.
Ben kimseye güvenen bir adam değilim. Sen de değilsin.
Gözünde göreyim.
Ömrüm ortaklıklarla geçti.
Ama hepsinde de aynı yerden çatladı.
Güven.
Kağıt yırtılır, söz unutulur, sıkılan el gevşer.
Ama kan bağı çözülmez.
Sen mert bir adamsan, sözünün eri bir adamsan, böyle bir
adamla kan bağı kurmaktan mutluluk duyarım.
Kötü bir şey mi var?
Söyleyelim lütfen.
Hayır.
Ama bundan sonra çok dikkatli olmanız gerekecek.
Hamilesiniz.
Yani hamile... Ben... Anlardım ya.
Anlamamanız çok da şaşırtıcı değil Aliye Hanım.
Kanamalarınız devam etmiş.
Siz onları adet sanmışsınız.
Bildiğiniz gibi gebelikte olabilen bir durum.
Nadir değil.
Üstüne bir de stres, kilo kaybı, dengesiz beslenme.
Belirtiler de silinmiş.
Bir de kendinizi hiçbir hekime göstermemişsiniz.
Doktorların en kötü hastaları kendileridir.
İki aşiret bir kağıtla birleşirse kağıt yırtıldığı gün
ayrılır.
Ama kanla birleşirse obayı ancak
ölüm çözer.
Seninle güç birliği yaparım.
Kızın Berfin'le evlenirsen.
Evlenirsiniz, çocuğunuz olur.
O çocuk da iki aşiretinde kanıyor olur.
Çocuk senin de benim de olur.
Canım da.
Üç buçuk aylık hamilesiniz var yanımda.
Üç buçuk.
On beşinci hafta.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.