Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Gitmemiş miydiniz?
Ya böyle habersiz gidince kendimi kötü hissettim.
Önemli değil. Yani herhalde çok önemli bir işiniz vardı.
Duru geldi.
Aa nereye? Buraya mı?
Evet. Ben hiç görmedim.
Ben gördüm işte. Bir an böyle Duru'yu görünce böyle bir geriliyorum. Ay ben de
valla. Neyse herkes dışarıda çıkalım mı bizden?
Kapmışsın işi.
Gerçekten mi? Evet.
Müzik de yok ama.
Olsun.
Hep attım kederimi içime.
Yangına körükle gitmem. Büktüm boynumu kaderime.
Ne derlerse desinler canım.
Razıyım inan her şeye.
Senden ayrılmaya hiç cesaret...
Ne oldu ya?
Şey yapayım ben gideyim artık.
Çıkıyorsan... Ben seni bırakırım istersen.
Tamam olur.
Oldu o zaman ben ineyim.
Yarın görüşürüz. Yani aynı işlerinde olduğumuz için zaten hani muhtemelen
görüşmüş oluruz. Ne diyorum ben ya?
Neyse. İyi geceler. Sana da.
Allah'ım ya.
Ya ben zaten oldum olası bu dansı sevmedim Gökçe Hanım. Allah Allah
Muharrem bir kendini bana bırak ya.
Allah'ım sana gidiyorum. O ne ya kendini bana bırak?
Gel bir rahat ol. Getir şu elini şöyle tutacaksın.
Şöyle tamam. Şimdi benimle birlikte at ayağını geriye.
Evet bu. Böyle. Tövbe tövbe.
Ya ben vay sevmem diyorum sen illa yapacaksın diyorsun arkadaş ya.
Muharrem ya tamam.
Hadi. Bir pogo dansı yapalım desem bilmezsin ama değil mi?
Allah Allah neyini bilmeyecekmişim logo benim olayım canım.
Allah Allah sen ne kadar cahil bir kız oldun ya. Pogo diyorum pogo.
Ay tamam Muharrem üf. Hem atalarımız ne demiş Gökçe Hanım? One say rocker,
always rocker.
Allah Allah hangi atalarımız demiş acaba onu?
Ayrıca yani sen İngilizceyi nereden öğrendin ki? Annen nasıl bu kadar güzel
hamur açabiliyor?
Baban nasıl bu kadar güzel çarşaf katlayabiliyor? Vallahi sorular ona
doğru gidiyor ha Gökçe Hanım. Muharrem ya ha böyle.
Kolay gelsin. Sağ ol.
Muharrem şimdi bana A4 alıyorsun bir koli ondan sonra da tükenmez kalemi
istiyorum. Siyahla mavi olsun hadi bakayım.
Ben hemen sipariş veriyorum Gökçen.
Ne yapıyordunuz siz demin öyle?
Ay ne yapalım canım eksikleri tamamlıyorduk.
Günaydın Demir Bey.
Günaydın.
Demir Bey bir beş dakikanızı bana ayırabilir misiniz acaba?
Odama gel.
Tutar mısın?
Allah Allah ya. Ne yapıyordunuz siz? Ne yapıyorsak yapıyorduk. Ofis bizim değil
mi? Allah Allah istediğimizi yaparız. Sana ne?
Gökçe.
Efendim Demir Bey.
Sesim buraya kadar geliyor.
Sustum Demir Bey.
Bir bakın. Bence çok güzel şeyler çıktı ortaya. Yani kendimi övmek istemiyorum
ama. Övme o zaman.
Mütevazı olursan öyle sanırlar ama değil mi? Öyle bir laf var.
Tevazu da toprak gibi ol demişler. Duydun mu hiç?
Duydum.
Hataları örtme de gece gibi ol. Tevazu da toprak gibi ol.
Mevlana'nın dizeleri.
Doğrudur. Bana ihtiyacınız olursa nerede olduğunu biliyorsunuz.
Sen alıştın değil mi artık?
Yani.
Farklı tabii ama alıştım sayılır.
Farklı derken?
Önceki iş yerimden sonra burası daha şey geldi bana.
Daha rahat.
Yani orada çok disiplinli bir çalışma ortamı vardı. Herkes kendi işiyle
ilgilenecek, işler vaktinde yetiştirilecek falan.
Burası daha rahat o açıdan.
Mesela Gökçe, demin içeride dans ediyordu. Bir yandan laflıyorlardı.
Güzel yani.
Eğlenceli burası. Sıkıcı değil.
Kolay gelsin. Ben işimin başına döneyim.
Ya bir aksilik çıkarsa?
Nasıl bir aksilik çıkarsa?
Ay ne bileyim yani işte yapamazsam falan sonra işte her gün yaptığım bir şey
değil yani o kadar insanın önünde dans edeceğim.
Ben gördüm kızım o kadar çalışmışsın işte ben güveniyorum sana yaparsın sen.
Ay ama yani baksana hala adımları karıştırıyorum ben ne yapıyordum böyle
bir gidiyordum. Şimdi şöyle öne gidiyorum yana var işte dönüyorum.
Oluyor işte.
Ben çıkıyorum.
Tamam.
Sezen'im.
Anneciğim.
Hadi Allah dışın açıklığı versin yavrum. Anneciğim ben ilkokula gitmiyorum.
Farkındasın değil mi?
Farkındayım çocuğum farkındayım. Ben artık korkmaya başladım. Elime okumuş
pirinç falan sıkıştıracaksın diye.
Bak iyi hatırlattın.
Bir daha seferi o da olacak inşallah yavrum.
Görüşürüz anneciğim.
Sezenim. İyi dersler evladım.
Sağ olun.
Ay bence oldu bu sefer.
Bence de oldu ama.
Gerçi seni böyle eşlik ölseydik sanki daha iyi olurdu. Ay size artık selfie
atarız Muharrem Beyciğim. Ya Snapchat denilen bir şey var Gökçe Hanım
Snapchat. Aman her şeyden de haberin olsun.
Yok arkadaşlar ben beceremeyeceğim bunu ya.
Ne demek beceremeyeceğim? Ne güzel beceriyorsun işte.
Rezil olacağım ya.
Olmayacaksın. Gayet güzel yapacaksın. Bak gör.
Hadi inşallah.
Gökçe.
Adama gelir misin lütfen?
Geliyorum Demir Bey.
Evet Demir Bey.
Sana aldım.
İnanmıyorum. Bana hediye mi aldınız?
Evet. Aç bakalım beğenecek misin?
Ay teşekkür ederim.
Ay bu çok güzel.
Yani dans ayakkabın yoktur diye düşündüm. O yüzden aldım.
Çok iyi düşünmüşsünüz de.
Ayak numaranı nereden biliyorsun? Ben bilirim.
Biliyorsun çok dikkatli bir insanım. Benden hiçbir şey kaçmaz. Yani bir ara
lafı geçmiştir. Ben de aklımda tutmuşumdur.
Buyurun.
Nilay. Gökçe'nin ayak numarası kaç?
37,5.
İyi ben sana böyle bir şey sormadım. Tabii ki.
Evet buyurun.
Gökçe bana ver. Sen bir otur istersen.
Oturayım.
Ay Demir Bey, ya hiç gerek yok gerçekten.
Susar mısın?
Benimle evlenir misin?
Gökçe. Al giy. Tokasını açtım.
Tamam teşekkür ederim.
Ay çok güzel ya.
Bayıldım mayama göre.
Rengi de çok güzelmiş.
Ne kadar zevklisiniz Demir Bey.
Güle güle giy. Zevkliyimdir.
Ne yapıyorsun anneciğim?
Pirinç ayıklıyorum çocuğum. Ay çok pardon ama... ...sene 2016.
Zaten ayıklanmış oluyor pirinçler.
Ay ben ikinci defa ayıklıyorum çok bilmiş hanım. Başka türlü içim rahat
etmiyor vallahi benim.
Ay anne.
Ha çok konuşma da git kapıyı aç hadi.
Psikopat manyak ya.
Aa kim?
Ay Mirifer bizim evde kaç tane manyak psikopat var?
Bartu'yu soruyor deyiz ha. Evet Bartu'yu soruyorum. O senin oğlun beni rezil etti
haberin var mı?
Benim oğlum o. Benim oğlum o. Sanki ben onu tek başına yaptım değil mi? Birlikte
yapmadık biz onu değil mi? Aa abla ne diyorsun ya? Kayış mı koptu? Ay evet.
Vallahi kayış koptu. Ay önce ben her biri hikmetle yetiştiğim için işte
lafları da ona göre buluyorum yani.
Aman takıldım. Sat takım. Yani iyi ettiniz yaptığınız çocuğu. Bayağı bir
defolu çıktı kusura bakma. Rezil etti beni bütün piyasaya. Özellikle de Burcu
'ya. O kadar dedim aşk meşk dedim karşılıklı dedim. Bak seviyorlar dedim.
Sevap işleyeceğiz dedim. Aa bir baktı arkadaş bayağı bayağı program yapıyor.
Canım benim valla ben o meselelere hiç karışamayacağım.
Siz onu kendi aranızda artık hallediverin.
Halledeceğiz çözeceğiz canım çözeceğiz. Nerede bu?
Ya odasında uyudur herhalde.
Bak diyorum sana.
Hiç yemezler canı öyle uyku numaraları.
Bartu. Vallahi sinirim tepemde bak yastıklı mı olacağım şimdi seni ya?
Bak.
Ne oluyor ya?
Neredesin sen ya?
Bartu.
Baba ne oldu bu ya?
Nerede bu psikopat ya?
Nereye sakladın sünün Bartu ya?
Ay niye saklayalım teyzeciğim? Bilemeyeceğim artık. Gerçi sen yapmazsın
ama bu ablamdan kıllanıyorum.
Olduğu tepene miyim diye saklamışlar Allah bilir. Ay vallahi billahi bir
alakam yok ya yonca. Ay ne bileyim. Hayır akşam geç gelince kapısı kapalı da
olunca ben uyuyor zannettim. Ay vallahi ben akşam tuvalete kalktım. Şöyle dört
beş gibi böyle sesler geliyordu ama. Ay çok uykum vardı bakamadım yani.
Ay yoksa evden mi kaçtı benim yavrum? Yavrum mu?
Öküz kadar adam oldu ya ne yavrusu 33 yaşında artık o.
58 yaşına da gelse o benim için hala bir yavrum. Abla.
Yonca vallahi billahi haberim yok ya.
Gözlerin içine bak bakayım benimle.
Ay vallahi bilmiyorum yani.
Canlarım benim ya.
Çok güzeller değil mi?
Öyleler gerçekten ben de çok beğendim.
İster misin?
Ay yok istemem ya. Yani ben de iştahım kesildi heyecandan ki bu senede bir kere
olur en fazla iki kere olur. O yüzden büyük olay benim için.
Ya bu kadar kafana taktığına göre yapacaksın rahat ol. Evliliği mi?
Dansı.
Ha sen dansı şey ediyorsun. Tamam ya dans bende.
Ay çok teşekkür ederim bana bu kadar destek olduğun için. O ne demek öyle
tabii ki destekleyeceğim.
Sana bir sır vereyim mi? Ben bizim ajanstaki kadınların hepsine acayip
sinir olurum. Ama sana olamadım ve gayet iyi anlaştığımızı düşünüyorum.
Kesinlikle.
Gökçe. Yanlış anlamazsan bir şey diyeceğim sana.
Tabii ki söyle.
Makyajın göz kalemin akmış biraz.
İstersen bir içeri git bak düzelten. Ay gerçekten mi ya?
Ay biliyor musun bu yüzden de acayip seviyorum seni. Yani başkası olsa rezil
olsun öyle kalsın da. Neyse geliyorum hemen.
Bana bu ayakkabının aynısından bul. Numarası otuz yedi buçuk.
Geldim be, geldim. Kırdınız kapıyı be. Ooo!
Canım.
Rezan Hanım, hayırdır? Ne oldu ya?
Sevgili Dışişleri Bakanı enişteciğim.
Bartu Prens Bey buradalar mı?
Hayır efendim, Bartu Prens burada yoklar.
Eğer kendisini görürseniz bana da haber verin. Onun 32 dişini çatır çatır
kerpetenle sökeceğim.
Aa yok, vallahi gönül koyarım. Önce ben bir güzel döveyim, şunu bir parça pinçik
edeyim. İstediğini yapabilirsin sonra.
Ya vallahi yazık ya.
Ya size hiç utanma yok mu kardeşim?
Hiç merak etmiyor musunuz çocuk nerede diye?
Ya kaçırıldıysa benim oğluşum?
Üç saniye, üç.
Senin Barton'u kim kaçırırsa kaçırsın üç saniyede yanır ancak. Üç. Ondan sonra
gelip alın şu balınızı geri diyecekler. Aynı fikirdeyim kesinlikle. Oldu o
zaman.
Abla dur dur. Dur nereye gidiyorsun? Dur.
Çantam telefonum her şeyimin içeride. Vallahi bulacağım onu. Zıplayıp zıplayıp
döveceğim ya. Zıplayıp zıplayıp döveceğim.
Ayrıca ben sana bir şey daha söyleyeyim mi? Tamam Yonca tamam.
Tamam kardeşim.
Bartu gelince ben sana haber vereceğim.
Ne bağırıyorsun abla ya? Sahil mi var?
Herkes delirmiş.
Sıyırdınız hep rıza etten.
Toptan çıldırdım illet ya.
Gittim anne.
Ben sana bir şey söylemiyorum. Bu teyzem gerçekten çok saf bir insan. İyi insan
ama saf bir insan. Öyle mi canım?
Öyle mi? Saf mı? Gelsene.
Sen bir gel. Ya teyzecim bir saniye açıklamama izin verir misin? Sen bana
hiçbir şey açıklama. Bana hiçbir şey açıklama.
Bravo abla valla.
Utanmıyorsun değil mi?
Yonca o da benim yavrum.
Analar taş yesin.
Anayım ben ama.
Teyzecim bak. Şöyle izah edeyim ki benim gerçekten orada... Sen bana hiçbir şey
izah etme tamam mı?
Bir dakika.
Ben sana bazı açıklamalarda bulunacağım.
Bunu ailece biz kenarımızda... Bana dur orada.
Biliyorum teyze.
Bak şimdi.
Bir aileyiz biz bak.
Torunum, torunumu göteceksin.
Bak yoncacığım bak.
Aile mi bir şey. Çekil Allah'a, çekil Allah'a. Ne zaman
çıkıyorsunuz?
Bilmem bir 5-10 dakikaya çıkarız herhalde.
Hiçbir şey takma kafana rahat ol. Her şey çok güzel olacak.
Umarım.
Gökçe.
Hazır mısın?
Hazırım. İyi.
Hadi çıkalım trafiğe kalmayalım.
Kalsak mı? Yani çıkmasak mı hemen acaba?
Sen hala korkuyor musun?
Yok canım korkmuyorum tabii ki de.
İyi tamam o zaman çıkalım hadi.
İyi eğlenceler. Sağ ol.
Muharrem. Geldim Demir Bey.
Geldim geldim.
Sema beni bir dinle.
Neden?
Kandırılacak başka insanlar mı lazım?
Bak ne de sen haklısın ama önce bir dinle.
Bartocuğum ben sana hiçbir şey demeyeceğim. Neden biliyor musun?
Çünkü seni kale almıyorum. Seninle konuşmuyorum.
Kızım bir dinle sonra karar ver tamam mı? Bana bak yolundan çekilmezsen öyle
bir bağırırım ki sapık var diye.
Feleği şaşar Barto.
Semacı. İmdat!
Tamam tamam.
Rezan Hanım.
Nereye böyle ya?
Cehennemin dibine doğru bir yolculuğa çıkıyorum Hikmetciğim. Bana eşlik etmek
ister miydin?
Allah korusun Rezancığım.
O nasıl söz?
Hakikaten nereye ya?
Hikmetciğim. Sen benim kariyerime böyle sık sık bir takım laflar sokarsın yani.
İşte benim bir tablom sergiye seçildi. Vallahi mi?
İşte ben de o sergiye gidiyorum şimdi.
Hakikaten mi?
Hayranlarımla görüşeceğim. Bir sanatçı için hayranlarıyla birlikte olmak çok
önemlidir. Belki resme yeteneği olan gençlerle tanışır, onlara yönlendiririm.
Bunlar çok mühim şeyler.
Öyle bir dişi kaplama, beyazlatma gibi işler değil.
Oldu. Sana iyi günler Hikmetciğim.
Nerede hazırlanıyoruz Demir Bey?
Ben onu hallettim. Nasıl hallettiniz?
Oda tuttum.
Gerçekten mi?
Evet ne oldu ki?
Anlıyorum yani ben evlenmeden hayatta olmaz diyordum ama şu an tamamen fikrim
değişti. Anlamadım. Neyse kaçıncı kat kaç numara? 125-126.
Siz iki oda tuttunuz. Olsun oda güzel olur.
Neyse sen hazırsın değil mi? Heyecan falan yok. Ay hazırım ama yani çok
heyecanlıyım. Ben gerçekten birazcık da gerginim. Çünkü eminim yani Duru Hanım
beni gördüğünde kesin laf sokacak.
Ya sen boş ver Duru'yu. Ben sana yardım edeceğim. Ben de.
Selam.
Selam. Bir davete gidiyorum da. Onu anladım merak etme. Nasıl?
Olmuş muyum idare eder mi? İyi güzel hoş olmuşsun.
Mezunlar yemeği var da bizim okulun oraya gidiyorum. Sen seven miydin böyle
organizasyonları? Yok ama bu defa durum farklı.
Gitmem şart halletmem gereken bir durum var. Ne biliyorsun? Dur dur dur sakın
bana bir şey anlatma Duru. Gene birisine bir şey yapacaksın değil mi? Ama beni
bulaştırma git kendin yap. Hadi canım.
Tamam.
Nasıl olmuş?
Bir şey söylemeyecek misiniz?
Çok güzel olmuşsun.
Teşekkür ederim.
Benim. Demiştim.
Hatırlamadın mı bizi ya?
Filiz? Yani başka kim olacak kızım ya?
Ay inanmıyorum ya. Ne kadar değişmişsiniz. Ne kadar güzelleşmişsiniz
böyle.
Aa geldi Demir.
İyi insanların üstüne gelir.
Ben bir merhaba diyeyim sonra konuşuruz. Tamam canım. Keyfine bak.
İyi akşamlar.
Merhaba demeyecek misin?
Tatsızlık çıkarmayacaksan diyeceğim.
Vallahi onun için söz veremeyeceğim.
Eee nasılız bakalım?
Gergin miyiz?
Yoo niye gergin olalım? Vallahi Gökçe'cim Azmin'e hayranım doğrusu.
Kendine olan güvenine de ayrı bir hayranım. Helal sana.
Bitti mi durum? Gece daha yeni başlıyor.
Hayır söyleyeceklerin bittiyse senin yerin yanmasa.
Oraya alalım seni.
Valla burası daha rahat. Keyfim de yerinde. Oraya başkası otursun artık.
Hepiniz hoş geldiniz.
Rezan'cığım.
Ne oldu iyi misin?
Sen haklıydın biliyor musun Hikmet? Hangi konuda?
Resimlerim konusunda. Kimse ilgilenmedi biliyor musun?
Öyle asmışlar bir yere.
Tamam seçilmiş falan ama... ...başkalarının tabloları satılırken
benimkine kimse bakmadı bile.
Öyle bir başıma dikildim durdum bütün gün.
Öyle deme ya.
Yok canım. Ben sanatçı falan mıyım Allah aşkına?
Öyle kendi halinde çiçek böcek resimleri çizen... ...emekli resim öğretmeni bir
kadınım.
bir gecede yeniden sizlerle birlikte olduğumuz için çok mutluyuz.
Umarım siz de bizim gibi aynı heyecanı ve... Yapabilirim.
Yapmalıyım. Yapacağım.
İyi misin?
İyiyim. Yani tabii biraz tedirginim ama geçer herhalde. Hiç olmaya hiç gerek
yok. Ay ne yapayım Demir Bey engel olamıyorum.
Yani Duru Hanım da beni birazcık geriyor yani.
Ben sana bir şey söyleyeyim mi?
Şu an Duru eski arkadaşlarını gördü ya onlara sarmış durumda.
Bize hiçbir şey olmaz.
Hayırdır? Komik olan ne?
Ne yapacaksın?
Ben de güleceğim. Belki olamaz mı?
Yok sanmıyorum.
Ama merak ettim ben.
Zannetmiyorum.
Demir.
Hocam nasılsınız?
İyiyim evlat. Sen nasılsın?
Ben de iyiyim hocam. Hiç değişmemişsiniz. Birazcık yaşlanmışsınız
o kadar. Hadi oradan.
Sema. Ne yapıyorsun be Korkuttun?
Konuşmamız lazım.
Benim senin gibi adamlarla işim olmaz Bartu. Kimle işin olur acaba? Adil
gibi... Tamam.
Öyle çok şahane bir kariyerim yok.
Askerden geldim işsizim. Arıyorum ama. Ben kafama koyduğumu yaparım tamam mı?
Niye benim gibi adamlarla işin olmuyor acaba?
Benim söylemek istediğim aslında şuydu. Sevdik kızım tamam mı? Sevdik bir kere.
Bizde geri vides olmaz.
Efendim?
Konuşacağız bunları.
Bu konu böyle kapanmayacak gelme.
Tut o zaman.
Canım ya sen hangi okulu bitirmiştin bir hatırlatsana.
Türkiye'deydi değil mi? Yurt dışı falan değildi.
Öyleydi. Anlamadım.
Evet diyorum Türkiye'deydi. Boğaziçi miydi?
Hayır.
Hayır Marmara'ydı. Marmara iletişim benim.
Master'ı yurt dışında yaptın o zaman. Hayır.
Ay onu da mı Türkiye'de yapsın Gökçe ya?
Yapmadım. Yani ben master, doktoru falan hiçbirini yapmadım. Öyle lisansta
kaldım. Zaten dört sene lisansta yaktım devreleri. Bir de altı yıl falan
çekemezdim yani.
Cehalet mutluluktur tabii.
Öyle demiş bilenler.
Duru sana bir şey sorabilir miyim?
Sor tabii.
Yalnızlık çok zor değil mi?
Anlamadım. Baksana şuraya. Yani hepimiz eşimizle gelmişiz. Böyle çift çift
gelmişiz. Sen yine her zamanki gibi tek başınasın.
Yani ben senin yerinde olsam çok utanırdım. Böyle bir geceye hayatta
kavalyem olmadan gelemezdim.
Ama yani sen alışıksan, kafaya takmıyorsan sorun değil tabii.
Görüşürüz hocam. Görüşürüz.
Hazır mısın?
Hazırım.
Tabii ki de yalnız değilim.
Sevgilim var.
Sadece buraya yalnız geldim o kadar.
İyisin değil mi? Bir şey yok. Hayır değilim. Hiç iyi değilim. Biraz önce
herkese rezil oldum içeride.
Hayır kimse öyle düşünmedi. Hayır düşündüler. Ben güldüklerini duydum.
Herkes güldü işte. Benim neyime zaten vals yapmak.
Gökçe lütfen.
Tamam ben gitmek istiyorum.
Tamam ben seni bırakırım.
Hayır istemiyorum. Tek başıma gideceğim.
Ben sana söylemiştim değil mi?
Girme böyle işlere rezil olursun demiştim. Niye yaptın bunu? Çünkü
yapabileceğimi biliyordum.
Utanacaksın Duru.
Yaptığın her şey için utanacaksın.
Canım ya gerçekten mi?
Gerçekten. Gelip benden de Gökçe'den de özür dileyeceksin.
Öyle mi? O kadar inanıyorsun demek ki Gökçe'den bir numara olacağına.
İnanıyorum evet.
Ey Allah'ım ya. Neyse canım.
İkimize de hayatta başarılar diliyorum.
İyi geceler.
Gökçe!
Gökçe bak lütfen.
Üzme bu kadar kendini.
Hayatta hiçbir şeye bu kadar üzülmene değmez.
Hele Duru'nun yaptıkları hiç.
Senin o kadar güzel bir kalbin var ki.
Bunları görmüyorsa... ...nasıl biri olduğunu bilmiyorsa... ...bence onun
suçu.
Gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz?
Gerçekten.
Yarın güzel bir gün olacak tamam mı?
Umarım.
Gökçe sen mi geldin kızım?
Benim.
Ne oldu sana?
Yok bir şey.
Gökçe. Kızım bu ne hala ne oldu sana böyle?
Anne yok bir şey tamam önemli değil. Gel yavrum bir salona gidelim biz seninle.
Yok anne ben gelmeyeceğim valla çok yorgunum gidip yatacağım.
Ne oldu ki şimdi buna? Ben bir bakayım. Anne sen bir dakika bekle biz bakarız.
Kızlar ya hiç konuşasım yok şu an. Biz de ondan geldik zaten.
Ne olduğunu anlatsana.
Anlatmak istemiyorum.
O kadar üzülme ya.
Ay. Ay.
Hareket ediyor mu? Bak şimdi yetecek.
Ay kuzucuğum ya bu kadar üzülme. Ya hayatın boyunca görmeyeceğin insanlar.
Bir daha nerede karşılaşacaksın ki?
İşte öyle söylemesi kolay oluyor.
Kimmiş?
Kaan arıyor. Sezen sessiz havasında şu an konuşamayacakmış.
Selam naber?
Hayırdır niye böyle mutlusun sen?
Hiçbir sebebi yok. Her şey yolunda yani.
Emin misin?
Çok eminim. Sen bile kaçıramazsın keyfimi bugün o derece. Bugün ne oldu
biliyor musun?
Hadsizin birine haddini bildirdim.
Kimmiş bakalım o hadsiz? Kim olduğun bir önemi yok. Önemli onun haddini bilip
bunun üstüne oturmuş olması.
Şu laflara bak ya. Hiç yakışıyor mu senin gibi bir kadına? Bu cümleler bu
laflar. Kaan keyfimi kaçırma.
İyi neyse ben yatıyorum. İyi geceler.
Sana da iyi geceler canım.
Bartu. Efendim.
Biz şimdi... Evet.
Yani ikimiz... Ya işte birlikte miyiz?
Yani evet.
Şey diyeceğim.
Acaba kimseye söylemesek mi? Yani sadece biz bilsek.
O niye be?
Ne bileyim.
Böyle nazar değer diye korkuyorum. Biliyorsun beni.
Maazallah.
Çok doğru söylüyorsun bak. Aynen. İçimize ama özellikle bana nazar
diyebilir aram. Hay aklınla bir yaşa.
Ne yapalım o zaman öpüşelim mi?
Ya Bartu saçmalama.
E ben seni eve bırakayım o zaman.
Olur.
Pardon ya. Ne yapıyorsun?
Çok özür dilerim. Çok özür dilerim. Canımsın.
Canın acıdı mı?
Canım benim, poşetleri de aldım. Hadi gel. Artur ya!
Özür dilerim, çok özür dilerim.
Ya çok acelesi yok, ölüm kalın meselesi değil tabii de... ...ne kadar çabuk
olursa o kadar iyi. Bir an önce bu evden çıkmak istiyorum.
Çok büyük olmasına da gerek yok ya, stüdyo falan da olur.
Bu hafta bulup çıkarsam süper.
Aa, ciddi mi?
Gerçekten mi?
İyi o zaman yarın gelip bir göreyim ben seni.
İyi olur tamam abi çok sağ olasın.
Günaydın. Günaydın canım.
Kimse yok mu?
Sezen okulda. Nilüfer spora gitti.
Barto da uyuyor.
Sen nereye?
Sergiye. Peki neyin var? Niye bu kadar mutsuzsun?
Yok değilim.
Anneciğim yüzünden düşen bin parçaya bir şey mi oldu Sergi'de? Olmadı.
Zaten olay da o. Hiçbir şey olmaması.
Kimse benim farkımda değil. Anneciğim de böyle.
Hiç kimse resmimle ilgilenmedi.
Öyle önünden geçti gittiler.
Bir kere sen dünyanın en yetenekli ressamısın tamam mı?
Tabii tabii öyledir.
Ya valla.
Neyse.
Bugün de gideyim de sergiye. Böyle kös kös oturayım masamda. Sergi de bitsin.
Tablomu alıp geleyim. Baş köşeye asayım. Sen sağ ben selamet.
Kuzum benim.
Bir kere o benim lafım.
Anne kuzum benim.
Anne kızı diye bir şey olur mu çocuğum? Koyun o koyun. Ya sen anladın beni işte.
Güzel kızım benim.
Gökçe. Peki dün gece senin neyin vardı?
Ay anne hiç o konuyu açma ne olur.
Günaydın kızım.
Günaydın babacığım.
Nasılsın?
Rezan Hanım.
Günaydın. Nereye böyle sabah sabah?
Sana ne? Ne demek sana ne?
Nereye gidiyorsun Rezan sabah sabah?
Söylemeyeceğim.
Söylemiyorum. Var mı?
Zaten tepem atık.
Zaten üzgünüm, yorgunum, neşem yok.
Söyleyeyim mi daha?
Niye ya? Ne oldu ki? Sana ne be? Sana ne? Bir çekil ya.
Birbirini rahat bırak ya.
Ne oluyor ya?
Bir saatte kim baba ya? Baba.
Marto.
Çabuk hazırlan. On dakika içerisinde eve gel. Seninle bir şey konuşmam lazım.
Baba ya korkuyorum.
Korkma evladım. Korkma yavrum. Vallahi bir şey yapmayacağım.
On dakika içinde bana gel.
Söz verdim bak.
Sen ne yapıyorsun burada ya?
Sana da günaydın. Ben kendim hazırlamıştım onu.
Ciddi misin?
Gayet ciddiyim. Pardon ya ben bana hazırdın sanmıştım. Senin için mi?
Ben niye öyle bir şey yapayım ki? Ben senin için niye kahvaltı hazırlayayım
Duru? Ne bileyim.
Gel birlikte kahvaltı edelim istersen.
İyi bana da bir şeyler hazırla. Ama çabuk ol on dakikaya çıkacağım.
Tamam.
Günaydın.
Günaydın.
Nasıl geçti?
Ne yaptınız?
Dans nasıldı?
Herkes bayıldı değil mi?
Hayır. Hadi ya.
Adımları şaşırdın değil mi? Ya Muharrem geçirme şunu kafana ya. Zaten canım
sıkkın. Ya ne dedim ben Gökçe Hanım? Niye bana kızıyorsunuz şimdi?
Topuğum kırıldı tamam mı? Dansın ortasında herkesin içinde yere düştüm.
Ay şanssızlığa bak.
Sorma ya.
Efendim Demir Bey.
Tamam, hemen söylüyorum.
Demir Bey senin odasına bekliyor.
Tamam. Canım üzülme, senin bir suçun yok ki.
Sağ ol.
Şu toplumlar olmasa işte.
Buyurun Demir Bey.
Otur Gökçe.
Gökçe.
Bak dün yaşadığın şey herkesin başına gelebilir tamam mı?
Hiç sanmıyorum.
Bak Gökçe sen yetenekli bir kızsın.
Akıllısın, hareketlisin, heyecanlısın. Daha sayayım mı?
Çok teşekkür ederim Demir Bey. Ama bunların hiçbiri dün geceye telafi
etmiyor. Hayır bak böyle düşünme. Kaç defa söyledim boş ver sen Duru'yu.
Gördüğün gibi çok yalnız.
Ne kadar mutsuz olduğunu dün gördüm.
Tamam evet ama yani... Aması maması yok.
Önce seni toparlayacağız. Kendine güvenin geri gelecek. Sonra da gerisine
bakarız tamam mı? Ben senin yanındayım.
Çocuğu hatırlıyor musun?
Hatırlamaz mıyım? Ne bakmıştı sana sinirden deli etti beni.
Hayır.
Reçel kaldı şu anda biraz.
Geçti mi?
Hayır.
Şimdi? Daha beter bulaştırdın ya.
Gel buraya gel.
Sağ ol zahmet oldu sana.
Bazen var ya yani öyle bir hava geliyor ki sana. Sanırsın on beş yaşında küçük
kızsın bakışların falan.
Sonra diyorum kendi kendime bu kız asla öyle şeyler yapmazdı falan diyorum.
Benim çıkmam lazım, görüşürüz sonra.
Görüşürüz.
Kahvaltı için sağ ol bu arada.
Bir şey diyeyim.
Hop hop hop, bir dakika, bir dakika. Oturun oraya çünkü bir hanım arkadaşım
gelecek.
Saçmalama Bartu, benim.
Sema, bu ne kılık kız?
Hiç, işte bir değişiklik olsun istedim. Ha, güzel olmuş.
Ha.
Sema. Bartu, diyorum ki acaba bana bugün Sema demesen mi? Ne desem?
İşte ne bileyim.
Muazzez falan olur mesela.
Muazzez söyleniş de güzeli. O niye be?
İşte diyorum ya Barto değişiklik olsun. İlişkimize yeni bir boyut gelsin.
Heyecan olsun.
Heyecan olsun.
Tamam. Peki sen Bacı. Pardon.
Muazzezciğim. Bakar mısın kardeşim?
Peki Muazzezciğim ne? Pardon bir dakika ben menüye baktıktan sonra vereceğim
siparişimi. Menüye baktıktan sonra.
Teşekkür ederim.
Kızım ne oluyor ya?
Tuhaf tuhaf hareketler yapıyorsun.
Sen utanıyorsun benden.
Saçma saçma konuşma Bartu. Tabii tabii.
Benimle birlikte olduğunu saklamaya çalışıyorsun.
Ay tamam.
Madem konu buraya kadar geldi o zaman söylüyorum Bartu. Senin imajın kötü
imajın tamam mı?
Evet benim imajım kötü.
Ha gerçekten mi? Tabii canım benim imajım yerlerde.
Sana helal olsun be.
Vallahi bak insanın kendi bilmesi çok mühim bir şey. Anladın mı?
Ben de iki saattir geriliyorum. Söylenince kızacaksın diye. Yok yok
kızmadım.
Ama çok kırıldım Sema.
Evet. Benim imajım kötü.
Ama ben böyleyim. Bartu bu. Beni seveceksen böyle seveceksin.
Yani anlayacağın ya böyle ya da böyle.
Tamam mı? Ben şimdi böyle.
Hadi eyvallah.
Bartu.
Hoş geldiniz.
Merhaba, ben Azize Cihan Soylu.
Ayy Azize Hanım, ben bayılıyorum sizin kreasyonlarınıza. Demir Bey müsait mi?
Tabii tabii, siz buyurun oturun. Ben hemen haber vereyim kendisine.
Demir Bey, Azize Hanım geldiler.
Biz Azize Hanım'ı bekliyor muyduk? Yok.
Beklemiyordunuz.
Hoş geldiniz. Hoş bulduk.
Hoş geldiniz. Buyurun.
Merhaba. Buyurun lütfen.
Nilaycığım sen çıkabilirsin. Tabii Demir Bey.
Şaşırdığınızı biliyorum. O yüzden direkt mevzuya gireceğim.
Mini bir defile yapmayı planlıyorum.
Küçük bir şey, samimi.
Ama ses getirecek bir şey olsun da istiyorum.
National Biosar için bir şey. Güzel.
Peki mekan olarak neresini düşündünüz?
Ben de tam ondan bahsedecektim.
Dediğim gibi küçük bir şey planlıyorum. Bunun için mekan kiralamayı
düşünmüyorum. Aslında kendi evimi düşünmüştüm ama evimde tadilat var.
Mutfağımı yaptırıyorum.
Aklımda başka bir yer var.
Açıkçası sizin eviniz var Demir Bey.
Benim evim.
Organizasyonu da sen yapacaksın Gökçe.
Ben? Ben yapacağım. Ne diyorsunuz ya?
Aziz Hanım.
Yani bizim böyle bir hizmetimiz yok.
Yani defileleri falan evde düzenlemiyoruz. Gayet iyi biliyorum. Ama
dediğim gibi küçük, samimi bir şey planlıyorum. Hem ben bu kızın kafasını
seviyorum. Kesin Cünyas bir şeyler çıkaracak ortaya.
Üç beş aparatif, birkaç manken, birkaç davetle bitti gitti.
Vallahi bilemedim.
Demir Bey çok kararsız kaldı Gökçe. Sen de bir şeyler söylesene.
Şey tabii söylerim ama biz bir kendi aramızda önce konuşabilir miyiz Demir
Bey? Hemen geliyoruz Aziz Hanım.
Demir Bey size çok dürüstçe bir şey söyleyeyim mi? Söyle. Ben bu işi asla
yapamam. Neden?
Çünkü elime yüzüme bulaştırırım. Yapamam yani.
Defile yapmak kim ben kim ya?
Bitti mi? Hayır bitmedi.
Yani siz bana güveniyor olabilirsiniz. Aziz Hanım da bana güveniyor olabilir.
Ama yani yok ben kendimi tanıyorum. Hayır olmaz mümkün değil.
Yapacaksın Gökçe. Hem de bal gibi yapacaksın. Ya dansı unut artık.
Sen yetenekli ve çok iyi bir reklam yazarız. Anladın mı?
Zamanla da al tek başına yürüt bu kampanyayı dedim. O zaman da kabul
ettim. Ya tamam da Demir Bey o başka bu başka şimdi.
Hayır ben kararımı verdim. Bu defile yapılacak. Sen de organizasyon
yapacaksın. Ya ama Demir Bey ya. Ben kararımı verdim.
Demir Bey.
Şimdi Azize Hanım.
Biz şimdi kendi aramızda konuştuk.
Bu iş tam olarak bize göre bir iş.
Öyle mi?
Öyle. Hatta Gökçe defileyi duyunca tam benim kalemim dedi. Dedim ben dedim öyle
mi dedim?
Evet öyle.
O yüzden birlikte çalışmaya başlayabiliriz.
Harika. Tam da beklediğim gibi. Beni hayal kırıklığına uğraşmayacağınızı
biliyordum.
O zaman bu dosyanın içinde işinize yarayacak çok bilgiler miymiş? Çok
vaktimiz yok. O yüzden hemen çalışmaya başlasan iyi olur Gökçe. Ekstra bir
durum olursa beni arayın olur mu? Şey ne zamana hazır olmamız gerekiyor acaba?
Yarın. Ne?
Kıcık tuttu da.
Yarın mı?
Yerim. Defile yerim. O yüzden elini çabuk tutsan iyi dersin.
Haberleşelim olur mu? Olur.
Sana da kolay gelsin Gökçe.
Çok sağolun.
Cerman başla.
Ne yapacağım?
Buyurun hanımefendi.
Kaan yok mu?
Hayır efendim Kaan Bey'e çıktılar.
Nereye gittiğini söyledi mi çıkarken?
Maalesef hiç bilmiyorum.
Tamam çekilebilirsin.
Efendim Filiz'ciğim.
Nasılsın Durucuğum? Her şey yolunda mı? Keyfin nasıl?
Gayet iyi. Sen nasılsın?
Ben de çok iyiyim. Ben seni şey için aradım. Akşam bir yemek yiyeceğiz de
birlikte. Herkesi de çağırdım ben.
Sen de gelmek ister misin diyecektim erkek arkadaşımla.
Yani Bola da şey olmuştu gerçi. Yalnız olduğunu falan söylemişti o kız ama.
Ay yalan dolan canım. Her duyduğuna inanma öyle.
Geliyorsun o zaman.
Geliyoruz canım geliyoruz.
Sen mekan neresi mesaj at bana. Ya da konu mu at yeter.
Tamam canım öpüyorum o zaman.
Öpüyorum ben de.
Nereden çıktı bu yemek iş şimdi ya?
Ne yapacağım? Kimle gideceğim?
Yani gördüğün gibi o kadar büyük bir iş değil.
Evet ama yani sonuçta bir sürü hazırlık yapmamız gerekecek. Tamam da bunu bütün
işlerde yapıyoruz.
Yapıyoruz ama bu sefer çok kısıtlı vaktimiz var.
Hallederiz. Tamam peki ben şunu toparlayıp biraz üstüne çalışayım
konuşalım. İyi.
Ben de sana yardım edeyim.
Al bunu da.
Tamam.
Şey... Siz yarın gelecek misiniz?
Aslında gerek yok diyordum ama sen var diyeceksin.
Evet, diyeceğim.
O zaman geleceğim.
Tamam. O zaman ben masama gideyim, biraz üstüne çalışayım. Bir yarım saat sonra
falan konuşalım.
Tamam, şey yap.
Sen bitince beni ara.
Sonra gidelim.
Tamam.
Sual ile Merve'ye de söyle, bir on beş kişi daha getirsinler. Gerisini zaten
ben halledeceğim, tamam mı?
Kaan!
Hadi sen getir.
Kusura bakma ama niye beni görmemiş gibi yapıp geçmeye çalışıyorsun?
Zaten bende şansı olsaydı.
İki dakika oturur musun şuraya? Ne var Duru ne istiyorsun?
Bir şey konuşmak istiyorum.
İşin varsa ona konuşursun. Çok uzun sürmeyecek on dakika.
Lütfen.
Buyurun sizi dinliyorum.
Her şeyi biliyorum. Hangi konuda?
Taşınmak istediğini.
Ev baktığını.
Ne yaptın peşime adam mı taktın yine? Kapını dinledim konuşurken.
Gerçekten. Hatta ev bakmadan geliyorsun şu an yalan mı? Tamam anladım. Bundan
sonra konuşmalarıma dikkat edeceğim yani. Lütfen oturur musun? Önemli bir
şey söyleyeceğim. Duru hadi.
Evden çıkmana gerek yok. Ya seninle birlikte yaşamak istemiyorsam? Ki
istemiyorum ondan taşınıyorum. Evet ama ben... Nesini anlamıyorsun Duru? Ben
taşınacağım evden. Hadi oradan ya.
Gerçekten. Ama bir şartım var. Öyle mi neymiş?
Sevgili olacağız.
Tanıştığımıza çok memnun oldum. Bir dakika bekler misin ya?
Bekleyemem. Farkındaysan ben seni hayatımdan çıkarmaya çalışıyorum. Gerçek
bir şeyden bahsetmiyorum zaten. Rol icabı. Nasıl olacak o?
Benim akşam bir yemeğe gitmem lazım.
Mutlaka erkek arkadaşımla gitmem lazım. Ama sevgilim de olmadığına göre.
Yardım edersem taşınacak mısın hemen? En kısa sürede.
Söz mü? Söz.
İyi tamam.
Var mısın yani?
Varım.
Demir Bey, rahatsız ediyorum ama bunları Ajans 237'den göndermişler. İçinde dosya
mı ne varmış, nereye bırakayım?
Masaya koy veya bak şu arkaya koy.
Hayır efendim.
Sağ ol Mardin.
Kolay gelsin Demir Bey.
237.
Bakalım nelermiş.
Niye göndermişler ki bunları?
Babamın bu.
Nilay! Geliyorum Demir Bey.
Buyurun Demir Bey.
Burada eski sözleşmeler var. Birisi benim, biri babamın. Ne yapacağız
bunları? Geri gönderin. Tamam, nasıl isterseniz.
Mümkün değil.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.