All language subtitles for Hayatımın Aşkı 16. Bölüm - FULL BÖLÜM-2

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Günaydın oldu mu orada?

Oldu. Hatta yarım saate ofiste olacağım. Sen geliyor musun?

Ay madem ısrar var geleyim o zaman ya. Kırmayayım seni.

Baba önceden söyleseydiniz ben de sizle gelirdim ya. Otur lan oturduğun yerde.

Ablana moral olsun diye gidiyoruz.

E benim de morale ihtiyacım var. Başlarım şimdi senin moralinden ha

Bartu. Bana bak ben burada yokken en küçük bir vukuat istemiyorum ona göre.

Gözün üstünde sakın başını belaya sokma. Baba ben öyle bir insan mıyım lütfen ya.

Bartu sen insan mısın? Önce şuna bir cevap ver bakayım.

Aşk olsun baba ya rencide ediyorsun beni bak kalbimi kırıyorsun ha.

Hikmet neredesin?

Geldim.

Geldim hayatım.

Artuk bak son kez söylüyorum. En küçük bir vukuat istemiyorum tamam mı?

Aşk olsun babacığım ya. Senin sözün benim için emirdir. Güzel. Ben

gidiyorum.

Hoşça kal baba.

Senin baban benim.

Lan yavaş.

Lan yavaş.

Babacığım seni şimdiden çok özledim. Ya kemiklerimi kıracağım bıraksana lan.

Bırak. Manyak mıdır nedir ya?

Artur, bak gözün üstünde. Vukuat istemiyorum, tamam mı?

Hadi yavrum, hadi.

Hoşça kal koca yürekli adam.

Hoşça kal Şenkal ailesinin direği. Hoşça kal.

Sezen!

Efendim abla?

Annemler nerede?

Benim niye haberim yok?

Sana haber vermediler mi?

Senden izin almadılar mı?

Sen bana ukalalık mı yapıyorsun?

Yok canım estağfurullah.

Neyse daha önemli bir sorum var.

Portakal suyum nerede? Göremiyorum masada. Çünkü daha sıkmadım ablacığım.

Sık o zaman.

Abla benim çilem ne zaman bitecek?

Vallahi onu Kaan'ı gaza getirmeden önce düşünecektin canım. Eğer ben bıktım

yapamıyorum dersen annemle ufacık bir konuşma yapmam gerek. Senin böyle bütün

sırların tek... Tamam abla.

Tamam ne istersen yapacağım.

Sezen.

Efendim abla.

Tatlım masada bir eksik var görüyor musun?

Yok görmüyorum.

Kuş sütü.

Kahvaltıların olmazsa olmazı. Rica edeceğim.

Yok artık. Bir şey mi dedin?

Diyorum ki afiyet olsun ablacığım. Afiyet bal şeker olsun.

Sağ ol canım.

İşte böyle böyle insanların işine burnunu sokmamayı öğreneceksin sen de.

Evet.

Selma hoş geldin. Ay hiç hoş gelmedim Kaan.

Ne oldu gene?

Ay sorma karma yüzünden yani karma ile ilişkimiz zedelendi. İntikamını alana

kadar benden vazgeçmeyecek yani.

Ay neyse tamam boşver. Sen ne yapıyorsun nasılsın?

İyiyim vallahi aynı işte ne olsun. Konuştun mu Gökçe ile?

Tam olarak değil tabii.

Kaan bence ne yapabiliyor musun? Yani biraz böyle zamanı yayayım. Hani şimdi

biraz üzerine gidersen sanki her şey daha fazla böyle karmaşık hale gelmesin.

Biraz bırakalım yani. Öyle diyorsun.

Aynen öyle olsun.

Selam.

Selam. Selam.

Ne haber abi?

İyi Bartu sağ olasın.

Sen iyi misin?

Ay iyiyim Bartu ama beş dakika sonra nasıl olacağım hiç bilmiyorum. Çok panik

yapıyorum. Ben halledeceğim sevgilim. Ben halledeceğim yavrum rahat ol.

Bana bakın sizin konuşacaklarınız vardır. Ben el sizi yalnız bırakayım.

Tamam tahmin ettiğim yere gitmiyorsun inşallah Kaan'cığım. Yok canım bir iki

işim var onları halledeceğim.

Tamam.

Dün bütün gece düşündüm Selam.

Tamam, ne yapıyoruz?

Onu düşünmedim ya, öyle tatil falan filan düşündüm. Bunu hallederiz ya, o

basit. Bu arada çıldıracağım, şimdi vuracağım bir tane.

Katil olmamak için zor tutuyorum kendimi ya. Her şey ne geliyorsa başımıza senin

yüzünden geldi.

Evet. İyi, rahatız yani.

İyi, oldu o zaman.

Çekil, insan bir yer verir.

Limonata söyle, onu içelim. Tamam, içelim.

Karşı ol, şimdi limonata.

Buyurun, dilersiniz.

Ellerine sağlık Muharrem. Yanına kurabiye falan ister misiniz acaba?

Ay isterim valla.

Valla ben de isterim.

Alsaydınız işte servis ederdim herhalde değil mi? Çok komik Muharrem çok komik.

Neymiş bu kadar komik olan? Günaydın Demir Bey.

Günaydın Demir Bey.

İşte Muharrem öyle sabah sabah kendince şakalar yapıyordu da.

Öyle mi?

Şaka.

Arayan soran var mı? Var hepsini mailinize gönderdim Demir Bey.

İyi.

Nilay, odama gelsene.

Buyurun Demir Bey. Nilay'cığım, geçen ayın muhasebe raporu geldi mi? Geldi.

Tamam, üzerinden geçelim. Bir de Azize Hanım'ın şeyidir, bütçe durumu ne?

Mailinize gönder... Ona da bakalım.

Hata falan istemiyorum. Bir de son olarak Caner Bey'in reklamının

görselleri geldi mi?

Geldi. Onlara da bakalım.

Tamamdır Demir Bey.

Ha Nilay.

Efendim Demir Bey. Bu yeni firmalar için bir çalışma yapmıştık ya. Onu da

istiyorum. Tamam peki nasıl isterseniz.

Sazan annem nerede kaldı?

Ben nereden bileyim abla? Sus bana cevap verme. Her şeyi bileceksin. Her şeyden

haberin olacak.

Günaydın kızlar.

Günaydın anne. Hoş geldin.

Gel.

Kahvaltı mı ediyorsunuz? İşte atıştırdık öyle bir şeyler.

Dünyayı yedin abla.

Efendim? Afiyet olsun diyorum.

İşten diyorum maşallah diyorum.

Gittin mi babamla abla?

Gittiler kızım gittiler.

Nereden çıktı şimdi bu durup dururken?

İşte ne bileyim Tarık gidince böyle nilüfer priz içine döndü. Bir fenalaştı.

Baban da hadi kızım gidelim bir havan değişsin dedi öyle. İşte gittiler.

İyi olmuş o zaman.

Bak Sezen bana bir kahve yapsana.

Ay anne valla çok yoruldum ya.

Sezancığım annem kahve istedi canım.

Abla bilmiyorum farkında mısınız ama ben köle değilim. Anne Sezen geçen sene okul

gezisine gitti. Tamam.

Tamam yapıyorum.

Neli istiyorsun anneciğim?

Kızım ben hep şekerle içerim kahveyi. Unuttum çocuğum.

Sade.

Bunun cezası devam ediyor galiba. Bir süre daha öyle olacak.

Aman iyi. Ne güzel oldu.

Gerçi ben de geç kaldım işe ama.

Kahve de söldük.

Ay Gökçe.

Sanki gitmesem mi? Ne bileyim bütün bu olanlardan sonra.

Ya benim tontiş annem. Ya sen merak etme. Valla sorun falan yok. Öyle

evlilik falan yokmuş. Biz de hallettik yani.

Ne yani?

Gene de ne bileyim içime sinmedi pek. Ya sen bunları merak etme. Takma kafana.

Gülce. Sen giderken şuna söyle de şu evi de hazır ceza deyken bir güzel silsin

süpürsün. Valla hiç halim yok.

O iş bende.

Bak işte karma yüzünden görüyorsun değil mi?

Hadi ne yapıyoruz şimdi söyle.

Ya bir şekilde bir yerden para bulacağız. Sonra gidip o sevimsiz

veledi... Bartos sevimsiz falan deme rica edeceğim. Böyle konuşma. Karmayı

daha fazla kızdırmayalım.

Tamam tamam.

O sevimli, günahsız, masum yavruca. O helikopteri alacağız. Bu işte

bitireceğiz. Tamam süper.

Şimdi ben maaşımı aldım. Onun üzerine biraz daha para koyalım.

Bir dakika ya.

Bütün maaşı buraya harcarsan bütün ay ne yapacaksın sen?

İşte zeytin ekmek falan.

Ah benim fedakar sevdiceğim. Ben seni pamuklara sarmalamayayım da ne yapayım

ya? Ne yapayım?

Bartu tamam.

Ne yapıyoruz? Söyle hadi nasıl para bulacağız?

Şimdi parayı Adana yarışlarından buluruz. Ama Adana yarışlarında daha

var. O yüzden gidelim Mustafa'nın yanına. Onun aklına bir şey gelir yani.

Onun aklında bir şeyler oluyor her zaman.

Mustafa'nın aklı kendine yetiyor. Bir de bize yardım edecek öyle mi?

Ne bileyim kızım aklıma başka bir şey gelmiyor. Varsa bir planın onu

uygulayalım yani.

Tamam kalk buluruz bir şeyler.

Nereye? Kalk Bartu kalk.

Ay tamam Bartu içmeyiver limonatanı ya Allah'ım.

Soğuk mu?

Hem de ne.

Gel dışarı çıkalım güneşte kurursun aşkım.

Gel çıkalım tamam.

Hiç önemli değil sizinle çünkü hiç bilgisi yok tamam.

Karma değil mi bu da?

Tabii ki karma. Yoksa garsonu kıracağım. Hayır hayır.

Kesin karma mı? Karma aşkım karma.

Caner Bey'i ara.

Toplantı istediğimi söyle.

Tamam Demir Bey.

Başka ne vardı?

Gazetelere girdiğimiz reklamlar var ya. Onları paylaş.

Bir de satış payındaki artışı grafik olarak istiyorum.

Ne oldu?

Yetişemiyorum Demir Bey.

Niye?

Yetişemiyorum. Daha hızlı ol. Tamam Demir Bey, daha hızlı olayım.

Ay,

aklım çıktı.

Affedersin ya, korkacağını düşünmemiştim. Yok, korkmadım zaten de.

Belli.

Neyse, ne yapıyorsun burada?

Senle konuşmaya geldim.

Şimdi konuşmak zorunda mıyız? Ben işe geç kalıyorum da. Uzun bir şey

söylemeyeceğim ya. Yine de şu an konuşmayı tercih etmiyorum pek.

Tamam bak bir hata yaptım özür dilerim. Ama bunun aramızdaki arkadaşlığa son

vermesini istemiyorum. Ben de istemiyorum.

Ama olmamış gibi de davranamıyorum işte.

Sen beni affedecek misin?

Bana biraz zaman ver olur mu?

Tamam nasıl istersen.

Görüşürüz.

Çaylar geldi.

Sonunda. Sağ ol Muharrem ya.

Buyurun Demir Bey.

Ne oldu yoruldun mu?

Ben ben yok asla ben. Hiç yorulmam Demir Bey.

Daha çok işimiz var yorulma.

Sana da bir işim var.

Buyurun Demir Bey. Ajansı jilet gibi istiyorum tamam mı?

Masalarda toz bile istemiyorum. İyi de Demir Bey o işlere ben...

Ben gideyim şu işleri şey yapayım.

Gün yarın Demir Bey.

Başka ne vardı? Ne vardı?

Düşün. Düşün.

Muharrem masasıyız.

Muharrem ders veren konuşmalar yap.

Muharrem olmazsa ne yapacaksınız acaba arkadaş ya?

Ben statü atlarım derken adamın bana verdiği işe bak.

Allah Allah.

Günaydın ben geldim.

Günaydın hoş geldiniz Gökçe Hanım.

Muharrem ben geldim. Hani işi bırakmıştım geri döndüm falan.

Çok iyi yapmışsınız.

Ya yok mu sevinç gösterisi?

Yok.

Nilay nerede?

Nilay kesin çok sevinir. Bak kendisi Demir Bey'in odasında. Ruhunu teslim

etmekle meşgul. Ya Gökçe Hanım Demir Bey'e bir şey oldu. Sabahtan beri

durmadan çalıştırıyor bizi.

Vallahi billahi oturmak yasak ya.

Allah Allah ne oldu acaba? Ben bakayım ona.

Bana bakın masaları kirletmeyin ha.

Bak hata falan istemiyorum.

Gerekirse başında duracağız.

Kendimizi alıp geleceğiz.

Tamamdır Demir Bey.

Caner Bey'i aradın mı?

Aradım. Yerinde değilmiş. Döndüğünde beni geri arayacaklar.

Tamam o zaman toplantıda konuştuklarımızı mail olarak istiyorum.

Tamam hallediyorum ama.

Hah Gökçe.

Geldiğin iyi oldu ya. Bu Azize Hanım'ın işlerine girişmemiz lazım hadi.

Tamam ama önce bir... Vaktimiz yok Gökçe.

İşler birikti biliyorsun.

Anladım. Bizi bir... Tabii tabii.

Ne?

Gökçe ne yapıyorsun ya? Daha çok işimiz var. Niye gönderdin?

Sen bana ne öğretmiştin?

Sakin oluyoruz. Tamam mı? Derin nefes alıyoruz.

Evet. Derin nefes alıyoruz. Sakin oluyoruz. Sakinim ben.

Ne oldu?

Sen neyden uzak durmaya çalıştın?

Hiçbir şeyden. Bir şeyden kaçıyorsun sen.

Benden mi kaçıyorsun yoksa? Ya saçmalama, bu istediğim son şey.

Ne diyorduk?

Ne diyorduk? Evet, hadi bakalım.

Bu ne? Nereden çıktı?

Ben çocukken bırakmışlar bana.

Annenle baba.

Senin eline nasıl geçti peki?

Selam. Merhaba ne içersiniz?

Ne içmeliyim?

Bilmem. Ne içmek istersin?

Sana bırakıyorum. Şaşırt beni.

İyi. Hazırlayalım bir şeyler.

Pelin.

Kaan bende. Memnun oldum Kaan. Bende.

Böyle işte.

Ne yapacağımı sen karar vermek zorundasın.

Farkındayım. Ama seni rahatsız eden bir şey varsa...

Sanırım üstüne gitmen gerekecek.

Haklısın.

Ama nereden başlayacağımı bilmiyorum ki.

Bir dakika belki de biliyorum.

Ne yazıyor?

Naçizane kurumcu.

Vallahi var adresi bak.

Evet. Gidecek misin?

Gideceğim.

Gelmemi ister misin?

Yalnız gitsem daha iyi olmaz mı?

Tamam.

Seni aramadım.

Teşekkür ederim.

Bir şey değil, iç bakalım. Şaşıracak mısın?

Bayıldım. Tahmin ediyordum zaten.

Kızları etkilemeyi biliyorum biliyorsun yani.

Eh, sayılır.

Aslında haklısın.

Etkiliyorsun. Sen kesin iyi yemek de yapıyorsundur. Oho, iş yemek yapmaya

geldiyse etkilemekten fazlası olur yalnız söyleyeyim. Vay, iddia.

Severim. Akşam karşı değilim o zaman. Sekiz uygun mu?

Madem ısrar ediyorsun.

Ben ne yapayım abi?

Uyumam lazım elimde değil.

Beni yolladılar otelden.

Kaldım sokakta what can I do?

Görüyorsun değil mi gurbet çok zor ya. Adam gurbet elde tek başına kalmış.

Bana bir room lazım.

I gotta sleep.

Gidiyorum sonra zaten.

Bir şeyler yapamaz mısın?

Yapma bro ne olur. Bana bir yer lazım.

Okey.

Tamam, bunu unutma.

İnsanlık izlet gülüm.

Bir şey söyleyeyim mi? Aslında buna bir oda çaksak. Boş bir oda bulsak var ya

acayip para kaldırırsa.

Bartucuğum daha bir tık önce insanlık öldü dedim farkında mısın?

Ya tamam da canım hayat da bir yandan devam ediyor yani.

Ayy yok öyle bir şey. Biz önce kendi derdimizi çözelim. Dur dur. Hemen yok

deme. Adamla ben iki dakika.

Geçmiş olsun bro. Bartu ben.

Amca yasın.

Sen şuraya numaranı yazsana. Oda falan çıkarsa ben ararım seni.

Really?

Çok sağ ol bro.

Şöyle çaldırdım.

Eyvallah.

Bartucuğum ne yapıyorsun?

Allah aşkına adama boşu boşuna ümit verme. Var mı oda bizde? Allah Allah.

Kızım belli olmaz bu işler. Belki bir sürpriz olur. Dur.

Birader ben seni arayacağım. Kesin değil ama. Tamam.

Sevimli çocuk.

Hoş geldin evlat. Hoş bulduk amcacığım. Nasıl yardımcı olayım? Şey ben bir şey

sormak için geldim de. Sor bir dakika.

Evet sor.

Bu kutu buraya ait değil mi? Yani buradan alınmış.

Vay vay vay vay vay vay vay vay.

Ben yıllardır bu kutuyu unutmuşum.

Kullanmamışım.

Nereden buldun bunu?

Bu şey.

Bir dakika. Bir dakika al şunu.

Öyle mi?

Referandum olacakmış.

Referandum. Referandum mu? Evet. Her şey memleket için.

Bak. Firuze çıktı.

Ortalığı salladı.

Firuze mi? Evet.

Sezen Aksu var ya.

Allah için çok güzel söylüyor kadın ya.

Amcacığım. Bu kutu benimle yaşat. Ya sanırım ben doğduğumda buradan anılmış.

Çok düşük bir ihtimal ama belki hatırlarsın.

Hatırlamaz mıyım ya?

Sen de beni iyice bunak yerine koydun.

Estağfurullah.

Peki isim falan hatırlıyor musunuz? Tabii hatırlıyorum.

Mustafa sen aldın ya oğlum bunu benden. Sen mi hatırlamıyorsun?

Hani iki gün önce bana geldin.

Rıza amca bana bir altın ver. Ben sana taksitle ödeyeyim. Dedin mi demedin mi?

Ben de onu dedim mi demedim mi? Yok amcacığım ben buraya ilk defa geliyorum.

Amcacığım hangi yıldayız acaba?

1982.

Anladım. Tamam.

Kolay gelsin. Sağ ol çocuğum.

Başka zaman gel yine yardımcı olayım sana.

Kolay gelsin. Güle güle çocuğum. Güle güle yavrum.

Gökçe hoş geldin yavrum gel. Hoş bulduk. Ay ne yiyoruz ya?

Allah ne verdiyse.

Oh yiyelim hadi çok açım.

Gel canım gel.

Nesi var bunun?

Ay nesi olmasın kızım.

Çocuk bütün gün temizlik yaptı evi sildi süpürdü canı çıktı tabi alışık

olmayınca. Ay kıyamam ben sana.

Ama o seve seve yapmıştır değil mi tatlım? Tabii sormayın. Nasıl geçti

günün Gökçe? Bir problem çıkmadı değil mi? Yok anneciğim ya her şey yolunda.

Geliyorum.

Hadi ol bir rahat yok çocuğa. Bana da.

Çık yemeğini yesen.

Efendim. Ne yapıyorsun?

İyi evdeyim.

Ne oldu gittin mi?

Gittim. Bir şey çıktı mı?

Yok ya.

Yaşlı bir adam vardı. Seksenlerde kalmış.

Ne yaptığının farkında bile değil. Hadi ya üzüldüm.

Ben de.

Yapacak bir şey yok. Peki bir şeyler yapmak ister misin istersen? Bir yerlere

gidelim falan ha?

Ya bugün pek keyfim yok aslında ya. Başka zaman mı yapsak? Tamam peki nasıl

istersen. Tamam.

Görüşürüz. Bay bay.

Ay Gökçe ya hadi çocuğum. Buz gibi oldu yemeğin.

Anne. Ben çıkıyorum.

Daha yeni geldi.

Ya idare et ne olur.

Bak. Vallahi Gökçe kızıyorum ama artık ha.

Gece eve gelinecek dışarıda kalınamayacak.

Yeter artık zıvanadan çıktın ama.

Tamam annişkom sen merak etme.

Ayrıca da ayakkabılarla gezme evde yani.

Sezen daha yeni sildi süpürdü. Sezen'cim sen de masayı topla sonra unutma oldu mu

canım? Ya anne ya.

Gökçe.

Sen bana bir şey diyordun. Ütüleri yapsın bitirsin diyeceğim diyordun.

Söyledim mi?

Ha evet tamam.

Sezancığım sabah ütüler de bitmiş olsun tamam mı tatlım? Anne.

Ben hiç karışmam evladım. Bu senin ablanla aramdaki bir mesele.

Yardımda tek geçmişim ama. Allah yuh be.

Asıl sana yuh be.

Aşkım canım.

Nereye gidiyorsun ben seni görmeye geldim.

Nereye gidecek ya bu saatte bir yere gitmiyor.

Ya Demir'e gidiyorum da kızmazsın değil mi?

Demir olunca kızamıyorum tabii. Ama bana bak çok özledim seni görüşelim artık.

Kesin görüşelim aşkım çok özledim.

Hadi bay bay.

Ne konuşuyorsunuz siz orada fısır fısır?

Sana ne?

Ne demek sana ne ya? Ne dedi sana o? Ya sana ne ya? Hadi gir içeri.

Vurdum.

Kırılmış mı? Ay aşkım ya.

Bakayım bir dakika ben anlamıyorum. Şöyle yap.

Ama duramazsın. Böyle bile duramazsın kırılsa.

Kırılmadı değil mi?

Aşkım.

Çok acıyor.

Kalk.

Geldim.

Selam. Merhaba.

Hoş geldin.

Neler hazırlamışsın böyle?

İşte ufak tefek bir şeyler hazırladım.

Hepsini benim için mi hazırladın?

Aslında birazını hazır aldım. Demek hazır aldın.

Beni kandırdın yani.

Biraz.

Peki ne içiyoruz?

Sen ne içmek istiyorsan.

Şaşırt beni.

Ay aşkım ya, iyi misin?

Hastaneye falan mı gitsek?

İyiyim iyiyim ya, bir şeyim yok, gerek yok.

Bir kere öpüşsek geçerdi aslında.

Ne yapıyorsun burada be?

Çile dolduruyorum.

Size ne oldu?

Karma.

Annem biliyor mu?

Biliyor kızım, buzuva verdi işte.

Sen ne çilesi dolduruyorsun ya?

Ya işte, bu Gökçe'ye bir yanlış mı yapmış, yamuğu mu olmuş, bir şey olmuş.

Ondan sonra Gökçe demiş ki, bunun sırrını mı biliyormuş, neymiş.

Demiş ne diyorsam onu yapacaksın. Yoksa demiş o sırrı söylerim demiş. Bu da işte

keriz gibi her dediğini yapıyor.

Aşkım itiraf et kurtul yani.

İtiraf edemem. Yani çünkü çok büyük sırlarım var.

Patlatmasını istemiyorum benim.

Yani küçük sırlar, ufak tefek sırlar, beyaz yalanlar ama sır yağda üstünde

gerek yok.

E Sezenciğim yani böyle nereye kadar devam edeceksin?

Devam etmek istemiyorum. Kurtulmak istiyorum ama bir çare bulmam lazım.

Evden mi kaçsam acaba?

Oha buldum.

Bu sefer.

Ay pardon. Çok diyorum şimdi ağzına ya.

Ne yapıyorsun?

Nasıl yani?

Anlamda değil pardon.

Beklemiyordum da seni.

Sen işte konuştuk, moralini bozukluydun. Ben de sana tatlı yapmaya geldim. Çünkü

tatlı insanı mutlu eder ama etmezse de beraber mutsuz oluruz dedim, olmaz mı?

Çok iyi yapmışsın.

Ben başlıyorum hızlı. Geç, ben geliyorum.

Anne. He?

Ben çok kötü oldum.

Niye kızım?

Ablamla babamı özledim.

Aman ben de bir şey oldu sandım.

Anne tabii ki bir şey oldu ya.

Yeğenimi özledim.

Kulunda tütüyorlar.

Ay ne yapayım Sezen ya?

Ara görüntülü konuş kızım.

Yetmiyor anne denedim.

Acaba birkaç gününe mi gitsek? Hem biz de memleket havası da almış oluruz.

Ay hiç başıma iş çıkarma sizin. Hayatta olmaz.

Anne ne olur. Bir iki günlüğüne sadece.

Gidin gidin.

Gidin. Erzurum'a gidin. Vallahi gidin. Davası çok iyi gelir ya.

Ne bileyim. Bilemedim ki şimdi yani.

Gidin gidin. Erzurum ya. Doğu'nun Paris'i ya. Hem bununla kafa yedik.

Azıcık yerine gelir.

Anne ne olur. Lütfen gidelim.

Ay kızım Allah aşkına şimdi bilet bol, valiz hazırla. Ay çok gözüm de büyüdü,

olmaz. Anne ben bilet de alırım, bavul da hazırlarım. Lütfen ya, sadece

gidelim.

Ay Sezen,

kıyamam ben yavruma.

O kadar istiyorsan gidelim madem çocuğum.

Gerçekten mi anne ya?

Çok sağ olun. Ben hemen eşyaları toplamaya gideyim, bilet alayım.

Koş, koş, koş. Gidin tabii ya, Erzurum'a gidin ya.

Memleketim dadaşlar diyor be.

Götüreceğim seni de bir daha seferin. Yok ben üşürüm orada.

Aslında yeni tanıştığım birinin evine gitmem hemen.

Benim özelliğim ne peki? Seni daha önceden tanıyorum.

Ben seni tanımıyorum ama.

Çünkü tanışmadık. Bilmece gibi konuşmaya devam edecek misin?

Daha önce de geldim kafeye birkaç kere ama... ...senin dikkatini çekmeyi

başaramadım. Hadi bakalım.

Kısmet bugüneymiş diyelim o zaman.

Diyelim.

Biraz hızlı gitmiyor musun?

Aksine yavaş bile içiyorum.

Peki sen öyle diyorsan.

Yardım. Vallahi içinden almadım. Yardım.

İçinden almadım.

Ben de banayım mı?

Olmaz. Yemedin mi bir şey?

Bu ne o zaman?

Güzel olmuş.

Afiyet olsun.

Ne zaman yiyoruz?

Şimdi ben bunu birazcık dondurayım. Sonra biraz daha çırpayım.

Anladım ben.

Öyle.

Daha rahat bir yere geçelim mi artık?

Yoruldum burada.

Olur.

Bir sorun mu var?

Yok bir şey ben hemen gelirim.

Ne oluyor oğlum sana kendine gel.

İyi misin?

İyiyim sağ ol.

Ee uzattın ama.

Pelin senden bir şey rica edeceğim lütfen. Müsaade eder misin bana?

Beni kovuyor musun?

Kovmak değil de kendimi iyi hissetmiyorum işte. Ne olur evine git

hadi.

Salak.

Tatlı tamam.

Yani birazcık soğuduktan sonra yemeğe hazır.

Hadi bakalım. Eline sağlık.

Anlatmak ister misin?

Anlatacak çok fazla bir şey yok aslında.

Kuyumcunun sahibi yaşlı bir adamdı.

Bizimle aynı günü yaşadığını bile zannetmiyorum.

Nasıl yani?

Yani dediğim gibi.

Seksenlerde yaşıyordu.

Dediğinden hiçbir şey anlamadım.

Kendi bile anlamamıştır.

Komik mi?

Peki.

Bir kere de beraber gitmek ister misin?

Olur. Ama ne değiştirecek ki?

Rica ederim lütfen.

Yani ben bir konuşurum adamı beş yıl kendine gelemez. Çenemle hipnotize

ederim onu. Ondan sonra da ne istiyorsak öğreniriz.

Sen istiyorsan olur.

İstiyorum.

Ben de başka şeyler istiyorum.

Ben tatlılara mı baksam?

Olur.

Pardon.

Kurtulduk, kurtulduk. Ay nasıl kurtulduk? Ben anlamadım hiçbir şey.

Ya bizimkiler Erzurum'a gidiyor. Ev boş.

Lan öyle ev boş ama annemler gidiyor falan. Eve gel, film izleyelim deneyecek

kız mıyım ben? Kızım ne alakası var? Ya ev boş. C'sine kiralarız, parasını

alırız. O parayla da gider helikopter alırız diye dedin. Ay aşkım özür

dilerim. Çok acıdı mı ya?

Ama sana ne diyeceğim biliyor musun? Otokadı ben atmadım. Karma yüzünden

oldu.

Yani karma resmen elime bir güç verdi. Dedi ki buradan arkadan ittirdin şey yap

dedi. Ama sen ne kadar akıllı bir adamsın. Biz adama nasıl ulaşacağız?

Kızım numarasını aldık herhalde.

Ha telefonunu aldık eve kirayı vereceğiz. Parasını alacağız. Çocuğun

helikopterini alacağız sonra. Aşkım çözdük olayı ya.

Bir şey diyeceğim. Gökçe ne olacak?

Ya bırak anlamaz onu. Ha doğru dedi.

Sarılalım mıydı o ya?

Bence burası iyidir.

Buyurun efendim.

Hadi gel.

Bakalım nasıl olmuş.

Evet. Biraz daha çok ver.

Vallahi çok güzelmiş.

Gerçekten mi?

Bayıldım.

Hatta ve hatta mutfak hala sağlam duruyor. Bence büyük başarı.

Şaka yapıyorum.

Al bakalım.

Kendin devam et.

İyiydik böyle.

Ben de kendim mi yiyeceğim yani?

E tamam. Onu ben halledeceğim.

Aç bakalım ağzını.

Gerçekten çok iyi yapmış.

Ama ben de çok güzel yediriyorum. Kabul et.

Evet.

Allah'a emanet olun.

Çok güzel geldi ya.

Yıldızlar çok güzel değil mi?

Küçükken bütün gece balkonda oturup yıldız kaymasını beklerdim.

Niye? Dilek tutmak için mi?

Evet. Annem öyle derdi.

Yıldız kayarken tuttuğun dilek gerçek olurmuş.

Sen de inandın.

Hala inanıyorum. Allah Allah.

Ne güzelsin sen ya.

Hadi bir dilek tut.

Ama yıldız kaymıyor ki.

Olsun. Sen yine de tut.

Peki.

Tuttum.

Tuttum.

Kabul oldun mu?

Oldum.

Hayat bazen çok garip biliyor musun?

Öyle.

Bir gün her şey bitti diyorsun.

Başka bir gün her şey yeniden başlıyor.

Aynen öyle.

Galiba bu kadar sıkmamak lazım biliyor musun?

Hayat bize ne veriyorsa, neyi nasıl veriyorsa öyle yaşamak lazım.

İyi düşünürsek iyi olan da gelir bence.

O yüzden ben güzel şeyler olacağına inanmak istiyorum.

Vallahi ben artık inandığımdan bile emin değilim.

Bir daha düşün istersen.

Neyse, hayatta güzel şeyler de var değil mi?

Ben gideyim artık.

Geç oldu.

Niye gidiyorsun ki? Biraz daha kal.

Hiç gitmek istemiyorum.

Ama annem bu kez eve döndüğü tutturdu ya.

Onu kızdırmayayım şimdi.

İyi tamam.

Ben seni bırakırım.

Mezdan Sultan kızmasın.

Yok ya ben kendim giderim.

Tabii ki ben seni bırakacağım.

İyi hadi bırakalım beni.

Çabuk ol Sezen hadi ya.

Ay senin kıyafetin anne bu.

Ne oluyor acaba?

Biz Erzurum'a gidiyoruz evladım. Niye? Yani hepinizi gizlice Erzurum'a yerleşme

kararı mı aldınız?

Vallahi ben bilmem.

Sezen Hanım'a soracağım.

Babasıyla ablasını çok özlemiş. En çok da yeğenini özlemiş.

Valla abla babamla ablam burnumda tutuyorlar. Gerçekten onları çok

özledim. Sezen'cim. Efendim abla.

Ne yapmaya çalıştığının farkındayım tatlım. Ablacığım kusura bakma. Biz

biletleri aldık gidiyoruz.

Bir şey demeyeceğim. Valla uğraşamayacağım.

Tamam ya zaten işe gitmem lazım. Hadi iyi yolculuklar.

Kendine dikkat et.

Yani vaktin kalırsa artık Bartu'ya da dikkat et.

Niye dikkat ediyormuş canım? Ben kendime bakarım. Sen yardım lazım mı onu söyle.

Yok yok Sadık Efendi'yi çağırdım ben taşıyacak o.

Bakarsın. Neyse anneciğim siz merak etmeyin.

Görüşürüz.

Ya niye ben kendime bakamıyorum acaba?

Koskoca adamım ben ya.

Bana bak.

Sen neredeydin dün gece?

Kütüphanedeydim canım.

Kütüphanedeydin? Gecenin yarısı hangi kütüphanedeydin acaba?

Hani sen geçen gün babama 24 saat açık kütüphaneler var oradan geliyorum

demiştin ya.

Ay hadi tamam oyalama beni ya işe geç kalıyorum.

Şımarırım ama.

Şikayet etmem.

Ne haber?

Tatlıdan sonra gayet iyiyim. Çikolataya iyi geldin.

Gidelim mi?

Gidelim.

Çok teşekkür ederim my friend.

Money... Money... Burada.

İyi ola, sağ olasın.

Hadi çek.

Al sen gelin.

Götür bunu.

O sevimlisi helikopterini al. Şu iş bitsin tamam mı? Hadi. Aşkım sevimsiz

deme. Tamam.

Nice to meet you Jason.

Me too.

Manita benim.

Sen neresindesin ya?

Ohio. Ohio mu? Yukarı Ohio mu aşağı Ohio mu?

Merkez. Ha iyi.

Bartu, I'm a sleepwalker.

Okeyisin değil mi buna?

Sleep, uyku demek.

Walker da... Walker demek.

Uyku. Uyursun ya, ev bomboş. Rahat rahat, tatlı tatlı yürüsün. Hadi

bakalım.

Hadi bakalım.

Al çantanı da.

Düş önüme, yürü.

Merhaba Rıza amcacığım.

Merhaba, hoş geldiniz. Hoş geldin kızım.

Şşt, bir dakika.

Hadi be oğlum.

Hadi be çocuğum. Ya bu sarı yer bizi mahvetti.

Selçuk penaltıdan gol attı. Sarı yer mi? Evet.

Amcacığım, bu kutuya bir daha baksana ya. Belki bir şey hatırlarsın. Şşt, kes

lan. Ya Rıza amca ya ne olursun. Bir bak şuna kırma bizi ya. Belki hatırlarsın.

Ya ben bunu Mustafa'ya verdim. Mustafa kim?

Sarıyeriz abi ki.

Çakı gibi çocuk.

Öyle işte. Neyse gidelim biz.

Amcacığım biz gidiyoruz.

Bir dakika durun.

Yavaş yavaş arkadaşlar ne yapıyorsunuz ya?

Tamam kusura bakmayın hadi devam edin siz.

Ben size kestane şekerini ifade edeyim mi?

Bursam olur.

Hem de Firuze'yi beraber dinleriz.

Sağol Rıza amca.

Biz almayalım sağolun. Kolay gelsin.

Sağol çocuklar güle güle.

Gene gelin gene buyurun.

Hadi oğlum. Hadi be çocuk.

Haleci be.

Çıkartıldı mı?

Yok ya.

Gel Jason'ım gel. Bak burası da salon.

Geniş böyle kafana göre tamam mı? Ev bomboş zaten.

Geç otur.

Televizyonda istediğin zaman açabilirsin. Tamam mı?

Uyumam lazım zaten.

Yoksa kötü olacağım.

Uyu kardeşim uyu. Bütün gün gezdin yoruldun.

Yarın beni kaldırır mısın?

Uçağa gideceğim.

Uyandırırım uyandırırım. Sen merak etme o iş bende.

Evde kimse yok değil mi?

Slip geziyorum ya. Problem olmasın. Yok yok merak etme rahat ol. İstediğin gibi

gez. Hatta istiyorsan çıplak gez. Ama ben görmeyeyim tabii.

Thank you Bartu.

You good guy.

Gay mı? Ne gayı lan? Ne diyorsun oğlum sen?

Adam. İyi adam.

Öyle adam gibi konuş.

Neyse. Hadi I'm going. Sen takılırsın.

Görüşürüz. Hadi görüşürüz.

Ay ben biliyordum ama böyle olacağını.

Nereden uydum senin aklına acaba?

Ay anne ben nereden bilebilirim acaba havadan dolayı uçuşların iptal

olacağını? Yani biraz bekleseydik de acaba sesin dağılmasını mı?

Bekleseydik ha? Hiç bekleyemem evladım. Zaten onca yolu gittik. Daha bir de o

kadar daha yol var.

Vallahi o kadar saat bekleyemezdim. Hadi yürü. Anne ya. Ben babamla ablamı çok

özledim.

Allah Allah.

Kızım özlediysen niye beni taktın peşine? Kendi başına gideydin. Seni

tutan mı var?

Ne yapıyorlar acaba orada ya? Bak şu an burnumda tutuyorlar. Şu an gerçekten çok

kötü oldu.

Hiç yemezler kızım.

Hadi yürü.

Ben biliyorum senin niye oraya gitmek istediğini.

Niyeymiş anne?

Gökçe'nin emirlerinden kaçmak için.

Yok artık pes. Ben öyle bir insan mıyım anne? Aşk olsun ya. Evet.

O baban alacak hikmetin tıpkısının aynısın kızım.

Ay bittim hadi. Çok konuşma da yürü vallahi.

Teşekkür ederim bu arada.

Hem dün gece için hem de bugün benimle geldiğin için.

Rica ederim.

İyi ki varsın.

Sen de iyi ki varsın.

Ben geldim.

Girebilirsin Muharrem.

Buyurun Demir Bey.

Bu sizin kahveniz.

Bu da senin sodan.

Sağ ol.

Başka bir arzunuz efendim?

Huzur Muharrem huzur.

E buyurun sizin olsun efendim.

Hadi başlayalım.

Ay ben bittim. Ay ben bittim.

Bartu!

Bir gün evde otur be oğlum. Bir gün de evde otur.

Ay anne.

Kahvede durmak varken niye evde otursun ki anneciğim?

Oo ne ayıp şey.

Abiye öyle denmez. Taş olur dillerim valla.

Anne az önce kendin söyledin. Ben derim kızım.

Sen diyemezsin.

Tabii ya Sezen kim ki zaten. Niye söylesin ki Sezen ailenin en küçük kızı

ciddiye alınmasın. Aman ne ağladım be Sezen. Ne ağladım be kızım. Hani

tanımasam. Vallahi inanacağım.

Nereye? Tuvalete.

Bana bak bir yere kaybolma o valizleri beraber açacağız ha.

Tamam.

İçime sildi bir şeyler atıştırayım ben de dur.

Anne. Ben de acıktım ya. Acaba sandviç gibi bir şeyler mi yapsam?

Başka? Salata da olabilir.

Bak kızıyorum ama Sezen ha.

Tamam anne ya düşüncesi bile güzeldi.

Hadi bakayım hadi.

Dört tane eşek gibi çocuğun var. Bir günde biri demedi ki dur anneciğim sen

otur da biz seni rahat ettirelim.

Ben anladım.

Ben gençken böyle miydim?

Anacığım yorulmasın diye fır dönerdim etrafında.

Biz nerede hata yaptık vallahi bilmiyorum.

Ne var Sezen?

Efendim anlamadım.

Ya bir odama gelir misin?

Gene ne oldu kızım?

Ya tişörtüm yırtılmış.

Tamam sonra bakarım.

Olmaz. Ben bugün yiyeceğim. Tişörtüme bakar mısın?

Ona da tamam kızım, ona da tamam.

Ay ne basaklı kızlarım var. Ya Rabbim bir rahat yok be.

Hadi bakayım ne olmuş tişörtüne?

Ya.

Anne ya. Lütfen bir halletsen ne olacak?

Ya kızım şu sandviçimi bir yeseydim de sonra yapsaydım. Ya anne ya.

Alo.

Fırat. Ne haber?

İyidir sen.

Çok iyi fikirmiş.

Teşekkür ederim.

E tabii yani bir demirciye rahoğlu kolay olunmuyor. Daha çok çalış sen de

olursun. Ay umarım. Çok kıskanıyorum valla.

O zaman ikinci reklam filminin fikrini de sen bul. Valla birinciyi eve rastlı

çıkarınca ikinciyi bulmak o kadar kolay olmuyor.

Ama ben konsantre olayım hemen. Şimdi neydi?

Elimizde kokusunun kalıcılığıyla ön planda olan bir yumuşatıcı var.

Her şey değişse de kokusu aynı kalıyor.

Evet.

Şimdi diyorum ki bu sefer başrolde bir kadın olsun.

Çocukluğumdan beri hep aynı kokuyla büyümüş olsun.

Tamam mı? Mesela şöyle bir şey olabilir.

Kadını görüyoruz biz.

Eski yaşadığı mahalleyi görüyoruz önce.

Ondan sonra kadın şimdi gidiyor bu mahalleye ama her şey çok değişmiş

falan. Böyle işte eski binalar yıkılmış, yerine yenileri gelmiş falan. Ama

balkonlarda asılı çamaşırların kokusu hep aynı.

Kadın bu kokuyu takip ederek buluyor. Tamam mı yere?

Ondan sonra da bir anda böyle gözünde her şey değişiyor falan. Onu görüyoruz.

Nasıl fikir ya? Nasıl geliyor kulağa?

İşte bu.

Haydi mi ya?

Güzel fikir ben de sevdim.

Yani tek şansımız bu.

Yok canım o kadar değil altı üstü bir fikir yani.

Gökçe bugün konuştuğumuz koyuncu var ya. Evet.

Hani bize Firuze dinleriz dedi değil mi? Evet. Firuze kaç yılındaydı?

1982 falan.

İşte bizim de 82'ye gitmemiz lazım.

Yani güzel olurdu tabii ama bir 30 küsur yıl kadar falan geç kaldık. Yok.

Sezen. Ah be Hikmet. Ne olurdu kızlarımdan bir tanesi bile sana

benzemeseydi.

Sezen.

Efendim anne.

Bir açıklama bekliyorum çocuğum.

Ne açıklaması anne?

Şimdi şöyle ki... ...benim bu dünyada en sinir olduğum şey nedir mesela?

Bir sürü şey anneciğim.

Ya anne lafın gelişi söylüyorum işte. Ne bileyim bir anda sorunca cevap

veremedim.

Peki bu ekmek niye kesilmedi de böyle koparılmış acaba?

Anneciğim ben mutfağa bugün hiç girmedim. O ekmeği de ben koparmadım.

Aa inkar.

Zaten hep inkar. Aa hoş geldin ekmekçiyim.

Farkında mısın anne bilmiyorum ama babamın adını çok anıyorsun.

Acaba özlemiş olabilir misin?

Ne alakası var yani şimdi?

Neyse sen onu bunu bırak.

Peki kızım bu peynir. Bu niye didiklendi böyle?

Ha fare gibi.

Ben ellemedim peynirden. Ben mutfağa girmedim. Yemin ederim girmedim.

Kızım bu evde senle benden başka kim var? Ben de yemedim. Kim yedi o zaman

bunları? Anne gerçekten hayret bir şeysin ya.

Ne binkar. Ne binkar.

Fatma Hanım yok. Ayşe Hanım yok. Veli Bey yok. Kim yedi bunları?

Aman aman.

Ay ne hikmet.

Eğer beni gerçekten birine benzetiyorsa ismini de hatırlar değil mi?

Yani olabilir tabii de nasıl?

Ne nasıl?

Tamam da nasıl olacak o iş?

E dedim ya 80'lerdeki gibi giyineceğiz.

Sonra dükkana gideceğiz. Yani bizi bir şekilde hatırlarsa bence büyük iş.

Vallahi güzel fikir ama şimdi yani o yıllarla ilgili hiçbir şey bilmiyoruz

biz. Adam böyle konuyu açsa bir şeyler söylese falan kalacağız öyle hiçbir şey

söyleyemeyeceğiz. Haklısın.

O zaman dönem çalışmamız lazım.

Yani o yılın müziği, o yılın tarzı, haberleri bunları bilmemiz lazım ki

iletişim kuralım. Evet, mantıklı. Ya ne bileyim belki buradan bir ipucu falan

yakalarız. Evet, olabilir.

Tam o zaman nereden başlıyoruz, ne yapıyoruz?

Ama bir dakika, acele etmeyelim.

Her şey kuralına göre.

Nilay'cığım, senden bir ricam olacak.

Evet, iyi dinle. Ne helikoptermiş arkadaş ya, az daha canımızdan oluyordu.

Tamam aldık helikopterimizi.

Karmayla aramızı düzelttik. Bitti. Hele bir düzeltmesin. Ben o karmanın var ya.

Bartucuğum. Neler yaşadık ne yapıyorsun hala? Tamam karmaya saygı göstereceğiz

artık. Tamam konuşmayacağım ama haklıyım. Biliyorsun yani. Haklısın

aşkım biliyorum ama bitti gitti.

Çocuğa vereceğiz helikopterini. Sonra sen sağa ben selamet.

Nasıl vereceğiz bunu ya? Ya anlarlarsa bizim o çaldığımızı.

Düşündük herhalde aşkım. Şimdi diyeceğim ki benim arkadaşım bu işi yapıyor.

Ay bir tane fazla getirmişmiş. Ay ben de size onu hediye verdim falan.

Ya Fikri bak sen de sen bu kadar güzel hem zeki olabiliyorsun.

Ya ne biçim ben mi söyleyeceğim yani bunu?

Ne yapalım ha?

Boğanı taşlandırmak için öpüşelim mi?

Hadi öpüşelim be.

Sema delikanlı ol kızım biraz.

Ne fey katıyorsun artist?

Sözün veri ol be.

Yakışıyor mu sana?

Yakışıyor mu? Delikanlı olacaksın.

Ben çıkıyorum.

Nereye acaba?

Yediklerinde doymadın herhalde yemeğe çıkıyorsun.

Anneciğim. Yemin ederim ki ben yemedim.

Tamam kızım tamam.

Yediysem de afiyet balt şeker olsun.

Anne sen bana inanmıyor musun?

Peki anne görüşürüz.

Güle güle.

Aynı babası ayol aynı babası. Her şeyi inkar her şeyi inkar.

Bu da kuru kuru gitmez ki ya.

Ay akılsız Rezdan ay bir oturamadım.

Kendi kafasızlığının cezası tabii.

Ah be Sezen. Yahu insan giderken bir odasının camını penceresini kapatır ya.

Onu da mı ben yapacağım acaba?

Ay bu

kim şimdi bana oturmak yok.

Ay bitti mayol. Evde açacak kimse de yok.

Kim o?

Kim o ha?

İşler müdür herkes.

Baba. Ben doldurmamış mıydım bunu?

Kafa bırakmıyorlar ki insanı da.

Ziya.

Hadi oğlum ne duruyorsun?

Abi çok içmedin mi? Daha saat derken.

Az bileştim.

Abi ben sana kahve söyleyeyim. Temiz temiz kahve iç ne dersin?

Ya oğlum uzatma işte ya.

Allah Allah.

Bunu sana içiyorum Ziya. Senin şerefine içiyorum.

Vallahi hiç fena gitmiyoruz ha. Ne dersin?

Aynen öyle.

Bizim nerede kalmıştık? Ajda Pekkan. Ay bayılıyorum ben o kadına biliyor musun?

Konserine gideriz.

Yalnız şu an genç bir kadının hayalleriyle oynuyorsun.

Bir dahaki konsere ne zamansa gideriz. Sen ciddi misin?

Ciddiyim evet.

Yalnız fikrimi değiştirmeden teklifimi kabul et. Ay tabii tabii kesinlikle

ediyorum. Ay inanmıyorum ya. Sen, ben, Ajda'nın konserinde.

Demir Bey, sipariş ettiğiniz kostümler geldi.

Şahane, ver.

Sağ ol.

Çok merak ettim ya. Ne yapacaksınız siz bu kostümlerle? Şey Demir'in bir şey...

Bu yumuşatıcı reklamı vardı ya.

Onun için işte bazı fikirler edinebilmek için.

Anladım peki. Size kolay gelsin o zaman. Yardımcı olabileceğim başka bir şey

yoksa ben çıkıyorum.

Çıkabilirsin.

Artık kimse kalmadığına göre bence kostümleri denedim.

Bu senin.

Ay bu çok güzel.

Nasıl olmuşum? Her zamanki gibi.

Çok güzel.

Ya.

Sen de çok yakışıklı olmuşsun. Öyle mi diyorsun?

Yani o yıllarda yaşasaydım baya baya ajan olurmuş.

İki o yıllarda değiliz. Şimdi pek farkı yok.

Efendim?

Bir şey yok.

Müzik seçtim. Bize müzik lazım. Birkaç bir şey seçmiştim.

Neyi çal bakalım?

Çalayım.

Açıyorum.

İster misiniz?

Ay memnuniyetle.

Ulan boş ev gibisi yok.

Annenin annem.

Canım annem, fedakar annem.

Ay Bartu sen mi geldin oğlum?

Şöyle bir uzandım da.

Vallahi içim geçmiş.

Anne senin burada olmaman lazım ya.

Doğru çocuğum doğru.

Resim yapacaktım ama vallahi bu sıcaklığı hiç gözüm yemedi Bartu. Yok

yok öyle değil. Yani senin İstanbul'da olmaman lazım. Erzurum ne oldu ya?

Erzurum'a gidecektiniz.

Siz mi ne varmış?

Havaalanında bekleyin dediler. Ay hiç bekleyemem dedim kalkıp geldik.

Ne demek siz var ya?

Uçan siz lambası mı yokmuş? Olur mu öyle şey?

Dağılmıştır siz.

Hadi siz Erzurum'a gidin hadi.

Hadi hadi Erzurum memleket havası mis.

Oh yayla be.

Şuradan şuraya gidemem oğlum.

Vallahi zaten gözüm yemiyordu. Çok güzel bahane oldu bu sesimiz.

Yok yok hiç iyi bahane olmadı. Hiç de iyi olmadı.

Ay sen ne diyorsun be?

Geldiğinden beri böyle acayip acayip konuşmalar.

Bana bak.

Sen yine bir iş mi çeviriyorsun?

Yok yani.

Ne iş çevireceğim ki ben? Ne zaman iş çevirmişim alakası yok. Ben öyle

şaşırdım yani.

Şey peki bir şey soracağım. Böyle tuhaflık oldu mu? Tuhaf bir durum.

Yok. Niye olsun ki?

İyi iyi.

Ben o zaman bir odaya gideyim bakayım üstümde şimdi bir şeyler. Hadi anneciğim

benim.

Kesin var bir şeyler.

Kaç senelik oğlumu tanımam mı ben?

Çıkacak yakında nasıl olsa kokusu.

Sema ne haber?

Öldüm ben de onu haber vermek için aradım.

Ay ne oldu?

Kızım annemler buradalar Erzurum'a gitmemişler.

Ama evde? Evet bizim evde çabuk koş gel Allah aşkına bir şeyler yapalım koş.

Tamam bir dakika dur bir dakika. Bir dakika.

Bartu. Efendim anneciğim.

Ne yapıyorsun sen orada fısır fısır bu ayakkabıların hali ne oğlum?

Bir şey olduğu yok anne ne fısır fısır öyle duruyorum ben ya.

Ah anam.

Garip anam.

Çileli anam.

Oğlum neler çekiyor sen biliyor musun?

Anlatayım da dertlerimi dinle. Şimdi ben bu ayakkabıları aldığımda hatırlarsın

2015 senesiydi. O zamanlar daha Sema yok ama başka bir kız vardı. Hatırlıyor

musun o kızı?

Hatırlamıyorsun. Şimdi şeye gelelim bir de.

O yıl Beşiktaş şampiyonu oluyor. Selçuk Yulo da gol kralı. Ya bıraksan zaten 82

yılında yaşayacak hale geldik.

Ay keşke ya. Gerçekten o yıllarda bir kerecik olsun yaşamayı çok isterdim.

Neyse yani şu yarınki planımız işe yarasın da gerisi önemli değil.

Göreceğiz bakalım.

Ay Demir. Ya böyle atıştıracak bir şey de yok. Benim bir içim ezildi ya.

E hadi o zaman.

Yemeği kaçırmayalım. Ne yemeği? Seni yemeğe götürüyorum.

E tamam ben üstümü değiştireyim mi çıkalım? Hayır hayır bir dakika böyle

gideceğiz. Nasıl yani?

Sen demedin mi az önce o yıllara geri dönmek istiyorum diye?

Al sana fırsat.

Tamam yani bir tuhaf olur böyle herkes bize deli der.

Ya boş ver ya umurumda bile değil.

Nasıl yani şimdi genç karizmatik başarılı reklamcı Demir Cerrah olup

böyle dışarı çıkacak?

Ne var bunda?

Pardon da ben dışarıdan sıkıcı bir adama mı benziyorum? Aa yok hayır asla

kesinlikle ben öyle bir şey demedim aşk olsun.

Yürü o zaman gidiyoruz.

Ha bu arada sıkıcı sensin.

Ya ben öyle bir şey demedim. Dedin. Abi telefonunu alın demiştin.

Telefonunu alıyorum hiç kusura bakma. Ya oldu mu lan şimdi böyle versene şunu.

Abi geç oldu istersen eve git artık sen.

Gitmeyeceğim. Abi tamam gitme.

Kahve iç su iç.

İçmeyeceğim. Abi. Bunu içeceğim bunu.

Ay bu çok tuhaf bir yemek olacak ya.

Başka türlüsü zaten bize yakışmazdı.

Bu da doğru. Hem bu sefer bir engel de yok.

Hani geçen gün sahile gittiğimizde konuşmuştuk ya.

Hep bir şeyler yaşıyoruz ama sürekli yarım ve eksik yaşıyoruz.

Öyle bir şey olmayacak artık.

Mesela bugünü hayatımız boyunca unutmayacağız.

Demir. Ben çok korkuyorum.

Niye? Ne bileyim ya birkaç gündür her şey yolunda gidiyor. Ama bir aksiyet

çıkacak. Böyle büyü bozulacak diye ödüm kopuyor benim ya.

Saçmalama öyle bir şey olmayacak. Ben arkanda olduğum sürece hiçbir şey

olmayacak tamam mı? Korkmana gerek yok.

Çimdiklesene beni.

Ha?

Çimdikle çimdikle rüyaysa da bitsin yani.

Hayır ya rüya falan değil gerçek.

Çok acıkmışız biz de. Değil mi Mert? Hoş geldin Zemur Bey.

Merhaba.

Bizim masa bu tarafta.

Tamam.

Hoşumuza gelenlere bak ya inanamıyorum. Rezan teyze durumu öğrenirse biz

birbirimizi tanımıyoruz.

Kızım sen kafayı mı yedin ya? Bu mu şimdi bizim derdimiz? Derdimiz bu mu?

Bu. Çenkağlar gözündeki tertemiz imajımı senin yüzünden kirletemem tamam mı?

Bırak imajını imajı. Bu adam uyanırsa ne yapacağız onu söyle.

Kusura bakma kardeşim diyeceksin. Parasını vereceğiz gerekecek.

Kızım sen kimin bankacısın ya? Para yok diyorum. Parayı yedik, para bitti.

Unutuyorum ben onu. Kafam durdu. Ne yapayım? Durmasın.

Çalıştır aklını Sema. Bak brainstorm'lık yapalım. Bak annem duyarsa gerçekten

silkeler beni.

Daha benim bir sürü hayalim var ya. Daha çok gencim. Bir sürü hayalim var.

Bir çoğuna sen daha iyisin.

Nasıl hayallermiş onlar?

Semacığım.

Romantizmimizi istersen başka güne erteleyelim. Tamam mı? Şimdi acil bir

durum var diyorum.

Gerizekalı.

Kırk bir yılda bir şey...

Bakıyorlar değil mi?

Vallahi ben hiçbir şey görmüyorum. Bence sen de görme. Nasıl görmeyeyim Demir ya?

Çok gerildim ben.

Birazcık rahat olur musun?

Tamam.

Sen amaçladın mı? Tabii tabii.

Hanımefendi acıktı da.

Ben bunu yaşadığımıza hala inanamıyorum.

Bence keyfini çıkaralım.

Tamam.

Gökçe Gökçe.

Aman abi iyi misin? İyiyim iyiyim iyiyim.

Şıkıntı yok. İyiyim ben.

Bartu, Sema gelsenize.

Şimdi yandık. Tamam.

Aklıma bir şey geldi. Gelip deneyelim odayı. Uyanırsa da acımaz.

He tabii.

Kapıyı yumruklasın açamayınca iyice rezil olalım değil mi? Süper fikir.

Benim bir fikrim var Bartu. Sende fikir var mı acaba?

Şemacığım bak. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu şu anlarda

tartışmayalım istersen.

Ay Bart.

Aya siz ne yapıyorsunuz burada? O kadar seslendim seslendim. Hiçbir şey

yapmıyoruz. Tabii öyle duruyoruz.

Durmak faydalı ya. Biliyorsun benim de iyi olduğum bir alan.

Allah Allah.

Hiçbir şey anlamadım ama.

Neyse, zaten bugünlerde de herkes bir tuhaf. Aa, kim tuhaf? Mesela Sezen.

Kendime mutfaklı sandviç hazırladım. Sen gel ye, sonra da körün gel.

Yok anneciğim, belki o yememiştir ya, değil mi? Olur bazen öyle.

Olamaz. Olamaz kızım, olamaz.

Ben de hamurlamadım.

Yedi diyorsam yedi, bitti. Neyse.

Var mı oğlum kirli çamaşırın? Çamaşırı yıkayacağım. Yok anne, teşekkürler.

Nasıl yok? Kaç gün oldu?

Mahveme girme anne dur.

Man be.

Sanki çok meraklıyım senin pis çamaşırlarını yıkamaya. Ne halin varsa

gör. Gör işte.

Gör. İyi düşün.

Hımm. Ya var ya balık inanılmaz güzelmiş.

Balık sevdiğini biliyorum zaten.

Aa nereden biliyorsun acaba?

Ben kolay kolay unutmam.

Ya var ya... ...halen bir şey olacaktı böyle yemek yarım kalacaktı. Acayip

tedirginim. Ama ne konuştuk seninle? Birazcık rahat olur musun?

Tamam. Rahat olacağım.

Anın tadını çıkaracağım.

Bence de.

Bakar mısın?

Dur efendim.

Ne dedin?

Ne dedin?

Görürsün.

Çok iyiymiş yalnız.

Görücüden yedin mi?

Teşekkür ederiz.

Bu ne ya?

Aç bak kendin gör.

Kabak çiçeği dolmuş.

...sonrasında söyledim. Sen nasıl... Sen unutmazsın.

Ay ben ne diyeceğim bilmiyorum ya.

Bence zaten sen hiçbir şey söyleme artık.

Bundan sonra ben konuşacağım. Tamam mı?

Hadi afiyet olsun.

Ben de şöyle biraz tadına bakayım. Yok.

Öpse benim.

Tamam tamam ne bileyim.

Allah'ım.

E bunlar bu bölüme ayrıldılar ama haftaya kesin ve net ayrılacaklar. Öyle

yapıyorlar kızım.

Yani finale kadar bütün sırları saklıyorlar.

Finalde hepsi ortada.

Ölümde. Allah sır. Sır ortaya çıkmamalı. Yoksa dizi biter. Aman biri biter biri

başlar. Benim hayatım her seferinde.

Ya öyle değil. Bu dizi bitmemeli. Herkesin taksidi varmış. Öyle değil.

Ben aslında internette okudum. Doğru bu diziydi. Bu bitmiyormuş. Devam

edecekmiş. Hadi canım sahip mi? Artık kaç bölüm devam edecek bilemeyiz.

Hadi canım.

Aferin sözde dinliyor.

Bir şey diyeceğim.

Benden bu kadar ya.

Vallahi çok yedim.

Zaten tabakta bir şey kalmadı.

Ya Demir.

Şaka yapıyorum ya. Ya canım zaten ben öyle yemek yemeyi çok sevmem aslında

yani. Benim olayım atıştırmak. Tabii tabii.

Sen benimle dalga mı geçiyorsun?

Yok. Nereden çıktı?

İyi ya tamam.

Ben bu geceden sonra var ya bir lokma atmayacağım ağzıma.

Sen kim bilir arkamdan neler söylüyorsunuz.

Ben arkamdan konuşmam. Yüzüne söyle.

Çok güzelsin.

Ya. Ya.

Utandın mı?

Bir

şey

dedi mi?

Anlamadım. Uyur gezer herhalde.

Ben bakayım.

Selam Kaan. Ne haber Sezen ne yapıyorsun Gökçe evde mi ya? Şey evde değilim.

Selam Gökçe evde mi ya? Hoş geldin çocuğum. Yok ki Gökçe evde gel otur

bekle istersen.

Valla çok iyi olur biliyor musun Rezan teyze.

Hoş geldin.

Ne haber Bartu?

Bu tuhaf ya şekerlenmiş mi bu?

Çok şekerlenmiş.

Yalnız aile evine böyle gelinir mi ya?

Sıkıntı yaşattıracak bana yani. Pardon iki dakika dur ya. Ne öyle geri kafalı

gibi? Senin hatırına iki dakika duracağım.

Sen bir kahve yap istersen. Ben kahve yapıp geliyorum. Çok iyi olur.

Daha daha nasılsınız bakalım?

Yarın için heyecanlı mısın?

Biraz. En ufak bir bilginin bile ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Ama

hissediyorum ben. Bulacağız onları.

Umarım. Peki ne hissedeceğini düşündün mü? Yani eğer onları bulabilirsek.

Valla bilmiyorum.

Kafam çok karışık. Bir yandan onlara böyle kızmak istiyorum. Ama bir

yandan... Bilmiyorum.

Demir. Ben ne olursa olsun hep senin yanındayım.

Bir sen varsa zaten beni anlayan biliyor musun?

Gözlerine baktığımda ne görüyorum biliyor musun?

Bir ormanda yürüyün.

Etrafımı ağaçlarla kaptım. O kadar mutluyum ki.

Gökyüzüne bakıyorum.

Sonsuzluk bu diyorum.

Gök gözüyle.

Okyanus gibi.

Başı sana yok.

Demiş.

Gökçe anlaşılan gelmiyor herhalde. Ben gidiyorum.

Otur oğlum otur. Ayılırsın biraz daha açılırsın. Ya Rezan teyze iyiyim valla.

Kaan ya otursaydın nereye böyle?

İyiyim ya sıkıntı yok.

Bir şey sorabilir miyim? Lababo nerede?

Bartu göster.

Sıkıntı yok dedim ben gidiyorum ya.

Bartucuğum.

Ay oğlum ne olmuş bu? Kibar centilmen çocuğa yazık ya.

İşte olan oldu da.

Ne dedin kızım?

Haklısın diyorum anne çok kötü olmuş.

Sema şu geceyi kazasız belasız atlatalım. Bir sadaka verelim ya.

Kesin yapalım onu.

Siz var ya siz.

Hikmet amca içeride uyuyor, hiç söylemiyorsunuz bana.

Hikmet amcan, Erzurum'da çocuğum ne işi var içeride? Ne Erzurum ya Rezan teyze?

İçeride muşul muşul uyuyor, isterseniz bakalım.

Yok çocuğum da. Hay Allah, yok Erzurum'da Hikmet amcan. Anne, babam

içeride ya.

Hikmet amca içeride uyuyor.

Ay doğru çocuğum bak, haklısın. İşte yaşlasak unuttum ben. Grip grip üşüt.

Biraz yatıyor, uyuyor içeride. İyi geçmiş olsun.

Ben gidiyorum.

Gökçe gelince... Merak etme, söyleyeceğim buraya geldiğini. Hiç merak

etme. Sen de. Ben de. Ben seni kapıya kadar... Sıkıntı yok. Sıkıntı yok.

Sıkıntı yok. Artur'a. Bitirmem lazım. Dur.

Lütfen. Sonra başka odaya falan gidiyorsun. Gel.

Yani aile evine bu şekilde gelinmesini biraz rencide ettiyorsunuz. Sen bir de

onun anasını düşün.

Ne kadar üzülüyordur şimdi.

Ne kadar merak ediyordur çok çok. Çok güzel derse. Teşekkür ederim.

Yani elimden geleni yaptım. Aslında bunun parti kısmı da var ama.

Bir dahakine.

Tamam.

O zaman görüşürüz.

Tamam.

Ara beni.

Vay vay vay. Kimler buradaymış ya.

Gökçe'cim, Demir'cim nasılsınız?

Kaan.

Korkma korkma. Kavga etmeye gelmedim. Özür dilemeye geldim. Sarhoş mu ya?

Birazcık içtim fazla içmedim.

Kaan lütfen gider misin?

Tamam gideceğim gideceğim ama şunu bil ki hata yapıyorsun.

Gökçe gelsene sen böyle.

Demir Cerroğlu seni çok üzecek.

Kaan hadi yürü git ya. Ne oldu? Zoruna mı gitti? Biliyorsun doğru olduğunu.

Tamam oğlum uzatma hadi yürü. Tamam yürüyeceğim sen de bu kızı üzmeyeceksin.

Kaan tamam lütfen git hadi.

Dua et ki sarhoşsun.

Sakin ol şampiyon sakin ol.

Ulan dikkat et, bu sinirli.

Sinirli bu, sinirli.

Sinirli.

Uçmuş, yemiş kafayı. Tamam Cemil, zaten sarhoş.

Bana da sen olmasan ben buna yapacağımı bilirdim de. Bu kadar güzel bir gece,

iyi bitseydi şaşırırdım zaten.

Tamam, üzülme sen.

Bitti, bak gitti zaten.

Tamam?

Hadi eve gir sen.

Sen de eve gideceksin, değil mi? Eve gideceğim, söz.

Tamam.

Görüşürüz. Ya dün gece kızmadın değil mi?

Yok ben Kaan'dan her şeyi bekliyorum.

Benim bir suçum yoktu.

Biliyorum.

Ya Demir Kaan gerçekten iyi biri aslında.

Kötü biri değil o. Ama bu aralar biraz işte böyle yani.

Ya mesele iyi veya kötü olması değil Gökçe.

Mesele sana ilgi duyması.

Yok artık canım.

Arkadaşım benim. Sen arkadaş gözüyle bakıyor olabilirsin ama... ...inan o

başka gözle bakıyor sana. Bence sen biraz abartıyorsun.

Abartmıyorum eminim.

Seni hiç kız arkadaşıyla tanıştırdı mı? Hayır.

Tanıştırmadı ama bildiğim kadarıyla bir de olmadı yani.

Neden acaba?

Düşündün mü hiç?

Dün yanımda sen vardın diye ben sustum.

Ama bir dahakine susmayacağım. Cevabını veririm.

Şimdi sen bizimkileri oyalan tamam mı? Ben de elemanı uyandırayım. Bir şekilde

evden çıkarmamız lazım. Uçağı var kaçacak.

Tamam her şeyi konuştuğumuz gibi yapıyoruz değil mi? Aynen konuştuğumuz

gibi. Bir şekilde onları mutlaka dışarı çıkmaya ikna etmen lazım tamam mı

sevgilim? Martucuğum ben de sakin ol güven bana halledeceğiz.

Gazamız mübarek olsun sevgilim.

Şey diyorum ya acaba şans şey mi yapsak öpüşmesen ne diyorsun?

Sen ben şansını denedim en azından.

Efendim. Ay Semacığım ellerine sağlık. Vallahi kızım sende olmasan yani.

Ay anne aşk olsun ya. Sanki ben yapmıyorum sana.

Şimdi.

Asıl ne diyeceğim.

Rezan teyzeciğim.

Ben diyorum ki.

Gelirken baktım her yerde yüzde elli artı yüzde yirmi indirim var. Acaba

alışveriş mi yapsak? Olur.

Yani çocuklar vallahi ne iyi olurdu ama.

Yani ay sonu ya. Sonra gideriz.

Ne olacak ya Rezan teyzeciğim? Bir parça bir şey alır çıkarız yahu.

Ay Sema hiç iş çıkarma. Zaten dün geberdim yorgunluktan. Bugün hiç vallahi

evde oturup yayılasım var. Hiçbir yere gidemem vallahi.

Tamam, peki.

Birader.

Kardeşim, birader. Uyan, uyan. Alo, uyan. Alo.

Hello. Hello.

Hele şükür. Çok güzel uyumuşum bro.

Thank you. Sen de sağ ol da benim sana söylemem gereken bir şey var.

My mother and sister in house.

Okey. Gidip selam vereyim. No.

No selam. Selam falan veremezsin. Seni görmemeleri lazım.

Bir şekilde seni çaktırmadan çıkaracağız.

Anlamadım. Ya tamam sen ben ne diyorsam onu yap tamam mı? Okey.

Ama gitmem lazım.

Gideceğim, biliyor musun?

Tamam.

Tamam adamım. Devam edelim.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Siz iyi misiniz?

Biz de iyiyiz.

Ajans edin dedim. Sekim olacakmış.

Başladık gene.

Ya öyleymiş. Öyleymiş.

Siz ne yaptınız?

Evi hallettiniz mi?

Evi?

Ha.

Taşıdık evi. Taşıdık. Öyle mi?

Nereye? Biraz uzağa.

Uzağa? Olsun. Zararı yok.

Sen pek suskunsun Ayşegül. Niçin yavrum? Ayşegül mü? Evet.

Sen Mustafa'nın karısı değil misin?

Şaşırdım.

Hamilelik buna yaramadı Mustafa.

Hamilelik. Evet.

Hay ilahi Rıza amca.

Yani böyle bence boş boş oturacağımıza mesela yoga yapalım.

Yoga mı?

Ay ablam yok diye ruhu da olmasın burada ya.

Tabii ki Dilifer'in ruhu burada.

Ayrıca yoganın faydalarını isterseniz saymayayım şimdi yani bitmez çünkü.

Zihne iyi gelir, bedeni güçlendirir, bedeni güçlendirir, o iyi gelir falan.

Neyse ben bir hareket şey yaptım onu göstereyim mi? Bir dakika.

Şimdi şöyle.

İki hareket göstereyim, zaten yeni öğrendim. Bir dakika.

Şöyle.

Bu bacağı alıyorsun.

Buraya şey yapıyorsun.

Bir dakika.

Şey var, hareket var.

Bak Rezan teyze, ha bak böyle yaptığın zaman anam şey oluyor kan beynine

gidiyor Rezan teyze. Anne ya ablamın dediğine göre her insan aynı hareketleri

yapamıyormuş.

Yani zaten ben bunları yapamıyorum ki çocuğum ablanın da yaptıklarına pek

benzemiyorum. Çocuğum sen hiç zahmet etme bak Semacığım zaten benim işim

gücüm var hadi evladım ben gideyim işime gücüm hadi bakayım işime.

Bartu. Anneciğim.

Ne yapıyorsun oğlum orada sessiz sessiz?

Ben mi?

Hiçbir şey yapmıyorum. Öyle sema izliyorum ya. Ters köprü yaptı ya. Kıza

bak vallahi hayran hayran öyle ters köprüsüne bakıyorum.

Acayip ters bir köprü. Sen şimdi bırak öyle hayranlığı köprüye möprüye de...

...bana bugün ev işlerine yardım edeceksin Bartu. Ederim. Ederim

anneciğim ne demek.

Ben o zaman şimdi çamaşırı giyeceğim. Özellikle perdeleri.

Sen de ondan asacaksın.

Asarım. Hemen asayım.

Aa! Affet kızanı.

O zaman hadi gel, Gökçen'in odasından başlayalım. Olmaz!

Buradan olmaz.

Niye? Olmaz. Ya şey, anneciğim. Aşkım. Ben yaparım anacığım, sen niye

yürünüyorsun? Allah'ım benim.

Güzel oldum, iyi madem öyle.

Tamam o zaman, hadi sen çıkarıver.

Ben gideyim oturayım orada.

O köprüyü bir daha yapsana.

Yapacağım ben köprüyü.

Ya işte hamilelik böyle yapıyoruz ha amca kusura bakma.

Ne demek kusura bakmak yavrum? Kusura bakmak sen hamilesin.

Hamilenin kusuruna bakılır mı? Ne yaparsan makbul. Öyle değil mi Mustafa?

Öyle öyle.

İsmi ne yaptınız?

Ne koyacaksınız bebeğe?

Düşünüyoruz daha. Daha koymadık. Sor tabii yani isim koymak.

Yeter olsun yavrum.

Demir dersin olur biter.

Demir mi? Evet.

Ben çocuğun ismini Bülent dedim ama sen istemedin. Yok illaki Demir olacak

dedin. Sokaklarda dolaşacak. Demir gibi bir çocuk olacak dedin. Öyle değil mi?

Annemle babamla karıştırıyor bizi.

Soralım ya her şeyi soralım.

Sen bizim eve gelsene Rıza amca.

Ne yapacağız sizin evde ya?

Bizim ev nerede?

Bizim ev işte ya.

Hangi eve ya? Sizin ev uzak oğlum.

Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz?

Estağfurullah. Biz de oraya geçen ay taşındınız.

Emir'imiz uzakta.

Benim orada ne işim var? Nereye taşındık ki biz?

Bir dakika. Bir dakika.

Ajans alalım. Vakti geldi.

Hadi ya.

Güzel. Elimden geleni yapıyorum. Ne yapayım daha?

Semacığım elinden gelenden fazlasını yapman lazım. Bir beş dakika daha

oyalan. Çocuk geç kalacak ya.

Geç kalıyorum ben.

Ben gideceğim.

Ya tamam kardeşim iki dakika dur işte.

Hadi hadi.

Ay.

Ay şu an aklıma bir fikir geldi.

Diyorum ki.

Yemek yapalım mı tam beş çeşit.

Nereden icap etti çocuğum o şimdi.

Ne bileyim böyle oturacağımıza boş boş bir işe yarayalım yani Rezan teyze.

Ben almayayım alana da mani olmayayım.

Yani yaparız da.

Asıl ben bir tarif biliyorum onun için söyledim. Sahi mi? Evet.

Dur bir kalem kağıt alıp hemen geliyorum.

Bekle.

Pardon. Efendim anne.

Kim var senin arkanda?

Kim olacak ya kimse yok tabii ki kim olabilir.

Sen çekil bakayım şöyle.

Merhaba. Her şey için çok teşekkür ederim.

Siz Türkler çok misafirperver.

Bir şey değil de... Geceye çok güzel uyudum sağ olun.

Bartu kim bu arkadaş?

Gece güzel uyuyan arkadaş.

Bartu uyudum diyor bu. Arkadaş mağdur olacaktı yardım ettim anacığım.

Alacak verecek bir şey yok değil mi?

Yok kardeşim, yok.

Ağabey, sen odanı mı kiraladın?

Kiralamak demeyelim şimdi.

Yani bir çeşit kamu hizmeti bu.

Bartu, vallahi bittin sen oğlum.

Kaç, kaç! Ah! Ah!

Nedir? Ah! Hırsız mıdır?

Hırsız mıdır?

Şikayet edeceğim eşit faları size.

Aa! Yol bitti midir?

Hırsız mıdır? Ben niye yalın ayak yürü bak nasıl tepeme attı.

Aaa!

Ay şimdi evi şartlayacağız kızım. Bu fitlinin yattığı yataklarda yatamam ben.

Bitti bunlar, bitti.

Ay finaldik geldi, içime ah var.

Ah! Aynı baban, aynı baban. Bir şeyler daha öğrenmemiz lazım.

Soy işine falan mı öğrensek?

Rıza amcacığım. Kölyem. Ben diyorum bizim oğlana bir bileklik yapsak. Demir

yazsak, bir de soy adını yazsak, olur mu? Olur.

Adı soyadı çok uzun olmaz mı Mustafa'cığım?

Bırak da ona Rıza amcacığım karar versin. Değil mi?

Olur olur.

Neden olmasın?

Vay asıl be.

Pastırma yazı geliyor.

Pastırma mı yazı? Pastırma yazı çok sıcak olur.

Sen dikkat et tamam mı?

Bak dikkat et hamilesi.

Ayşegül. Tamam Rıza amcacığım.

Mustafa.

Dikkatli ol.

Tamam.

Allah Allah ya.

Aslında Ayva bu sene erken çıktı.

Eşek gittiği zaman ayva çok kötü bir yakış olur.

Ay vallahi mi? Evet.

Senaryobüs boştur şu anda.

Ayşegül'e çıkacağız Mustafa.

Tamam amcacığım. Hadi güle güle yavrum. Sizi seviyorum.

Güle güle.

Ajans tatilinde ajans ne diyor ya?

Neredeyse öğreniyorduk ailemin sayılığını. Neyse bu da yeter.

Dur ben Tufan'a söyleyeyim mi? Bir araştırırsın.

Tamam. Bir şey diyeceğim. Bir şey bulamazsak tekrar geliriz değil mi? Sen

ne zaman istersen git.

Teşekkür ederim.

Alo Tufan.

Ya senden bir şey araştırmanı isteyeceğim.

Ha tamam.

Yazıyor musun?

Kaan Bey'i arıyorlar.

Bağla. Tamamdır hemen bağlıyorum. Demir merhaba. Ne istiyorsun Kaan?

Yani bu aralar zor bir dönemden geçiyorum da.

Hatalıysan özür dilerim.

Önemli değil Kaan. Ben de buradayım da.

Gökçeli seni bu akşam bizim kafede yemeğe davet etmek istiyordum da.

Gelir misiniz acaba? Benim kız arkadaşımla da tanışmış olursunuz. Gerek

yok sağ ol.

Bak Demir hatamı telafi etmeye çalışıyorum. Düşünün en azından olur mu?

Şey yaparız Kaan ya. Konuşuruz haberleşiriz.

Tamam gelirseniz çok sevinirim. Bak hem birazcık da olsa kendimi affettirmiş

olurum. Hadi hoşçakalın.

Bak gördün mü?

O böyle biri işte.

Gökçe üzgünüm ama benim fikrim hala değişmedi.

En azından hatasının farkında bu da bir şey.

Akşam gidecek miyiz? Ben istemiyorum.

Ya bak ama kız arkadaşıyla tanıştırmıyor demiştin. Gördün mü bak tanıştırmak

istiyor. Yani? Yani ise benim hatırım için gidelim. Lütfen.

Of tamam.

Ya Kaan'a hiç güvenmiyorum ama senin için okey diyorum.

Bilmem.

Arkadaşlar geldiğiniz için çok teşekkür ederim.

Yemeklerin hepsini kendi ellerimle hazırladım sizin için.

Merhaba. Merhaba. Kız arkadaşım Pelin. Memnun oldum.

Merhaba. Ökçe, Demir.

Evet.

Hayatım şu nasıl olmuş? Denedin mi?

Çok güzel olmuş.

Eline sağlık.

Afiyet olsun.

Gelmeseydiniz gerçekten çok üzülecektim arkadaşlar. Çünkü dediğim gibi bir

zamandır böyle bir tuhaf hissediyorum kendimi.

Nasıl tuhaf?

Yani ne bileyim neredeyim, bu hayatta ne yapıyorum gibi sorular falan sormaya

başladım kendime.

Cevaplarını bulabildin mi bari?

Bazılarını buldum. Bazıları bence zamanla bulacak cevabını.

Geçen gece olanlardan sonra bir daha görüşme izliyordum ama şaşırttın beni.

Yaptığım tüm saçmalıklar için özür diliyorum hatalıydım. Gelin bu gece bir

sürü dostluğun başlangıcı olsun.

Biraz geç oldu kalkalım istersen. Ne güzel oturuyorduk.

Şey yaparız ya yine otururuz.

İyi nasıl isterseniz.

Geldiğiniz için çok teşekkür ederim.

Çok memnun oldum. Tekrarlayalım bunu.

Ben de çok memnun oldum. Görüşürüz. Görüşürüz hocam. Yaptıklarım için tekrar

özür dilerim. Bir daha söz veriyorum benim yüzümden sorun çıkmayacak.

Anlaştık mı?

Anlaştık. Affettin mi beni?

İyi geceler. İyi geceler.

Hadi artık biz de sana gidelim. Ya Pelin biraz işim var da benim.

Olsun ben beklerim.

İyi sen bilirsin.

Ay ben çok korktum yine bir şey olacak diye ama olmadı.

Gördüğün gibi Kaan gayet nazik davrandı.

Doğru. Dedim işte sana.

O aslında çok iyi biri.

Bilmiyorum ben hala emin değilim.

Çünkü ön yargıların var.

Hayır ya sadece ne bileyim.

İçimde kötü bir his var.

Neyse zamanla benim haklı olduğumu anlayacaksın zaten.

Hadi hadi.

Efendim Tufan.

Ciddi misin?

Tamam yarın görüşelim.

Ne oldu?

Galiba nerede yaşadıklarını öğrendim.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.