All language subtitles for Hayatımın Aşkı 15. Bölüm - FULL BÖLÜM-2

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Gökçe. Gökçe bir dursana.

Ne? Ne yapacaksın?

Bağıracak mısın yine bana?

Ya tamam bak özür dilerim. Geçen gece... Evet tamam benim canım yandı. Senin

yanına geldim ama belli ki sen beni görmek bile istemiyorsun.

Ben seni arkadaşım sandım ya.

Ya ben senin arkadaşın değilim.

Hayır anlamadım ki beni niye buraya getirdiniz?

Benim Tarık'la konuşmam lazım.

Kızım bırak bir adam iyice bir düşünsün ya. Benimle konuşmadan mı karar verecek

baba? Ya ablacığım bak durum bildiğin gibi değil. Eniştem de sana anlatmaya

çalışmış ya. Bir yıldır iş aramış ama bulamamış. Ya illaki burada da bir

şeyler yapabilir.

Ama evladım bak bu kadar büyük bir fırsat bir daha ele geçmez. Onun için

iyice bir düşünün.

Kafanı çalıştırın. Akıllıca düşün. Bak çoluğunuz çocuğunuz oldu ya.

Ay ne yapacağım ben ya?

Ne demek ne yapacağım? Tabii ki kocana destek olacaksın.

Tarık'a ne diyeceğim bilmiyorum baba.

Ay vallahi ben dayanamayacağım. Yok gidiyorum konuşacağım. Aman aman. Aman

yavrum otur otur.

Bırak adamcağız bir evladını öpsün koklasın. Belki uzun süre göremeyecek.

Ay baba.

Sen de hemen Tarık'ı yolladın bakıyorum.

Ben daha sonra lafımı etmedim.

Siz hiç rahatsız olmayın tabii. Ben bakarım. Ne de olsa Sezen.

Çekil.

Hepinizden nefret ediyorum tamam mı? Kırk yılda mi dertte şimdi? Hiçbiriniz

yoksunuz. Her şeyden nefret ediyorum.

Ana.

Buna yine ne oldu ya? Gidin bir bakın ya. Ne oluyor ya?

Tamam babacığım.

Daha babacığım sen dur.

Yani sen dur. Niye? Kızım ben babayım. Bakmam lazım.

İşte babacığım ondan dolayı durman gerekiyor ya. Hani belli ki çarşı

karışık. Allah Allah. Benim bildiğim çarşı her şeye karşı olan çarşı. İşte

babacığım o bildiğin çarşı değil. Ya bu gönül çarşısı anlarsın ya.

Allah kahretsin be.

Annen de tam kaybolacak zamanı buldu ya. Ne güzel her şeyi bana haber veriyordu.

Nasıl yani babacığım? Annem bizle ilgili şeyleri sana mı söylüyordu?

Yani ben şey... Hayır yani o anlamda şey dedim de... Güzel bir zeytinyağlı

barbunya yapayım değil mi akşam için? Evet. Doğru. Yap.

Ben de ablamın yanına gideyim bari. Tabii canım.

Tabii.

İnanın hiç haberim yoktu.

Çok ani oldu.

Değil mi Nil'ciğim?

Bence şaka.

Değil mi Demir'ciğim?

Anneciğim, Nil haklı.

Özür diliyorum gerçekten ama bir anda ağzından çıktı. Kendimi tutamadım.

Gökçe'ye ders vermem gerekiyordu. O yüzden tutamadım yani.

Demir'ciğim hiç olacak şey mi bu?

Anneciğim, diyorum ya tutamadım kendimi. Tekrar özür dilerim. Size de rahatsızlık

verdik akşam akşam.

E artık. Bir dahaki sefere çiçekli çikolatayla gelirsiniz.

Nilcim.

Senden de özür diliyorum.

Rica ederim.

Çıkalım mı?

Çıkalım. Ben seni yarın arayacağım Nilcim. Çok mutlu oldum sizi gördüğüme.

Görüşmek üzere.

Görüşürüz.

Görüşürüz.

Ben böyle

rezalet görmedim.

Anneciğim bak anlıyorum seni ama birazcık sakin olur musun? Nasıl sakin

olayım Demir? Nasıl sakin olayım? Kız bizi nasıl rezil etti farkında değil

misin? Biliyorum ama şu anda hiç zamanı değil. O yüzden lütfen sakin ol. Bence

tam zamanı. Hiç bu kadar küçük düştüğümü hatırlamıyorum.

Ama ben bunu onun yanına bırakmayacağım.

Bırakmayacağım. Ne?

Ne oldu kızım?

Anlatsana. Demir bir şey mi yaptı?

Evet.

Çok kötü.

Ne dedi ya?

Onu sonra anlatırım. Sonra ne oldu?

Bu daha da kötü.

Şimdi ne dedi? Onu ben de anlamadım.

Hayatım bir tanem. Bak sen bütün sinirini at. Vur yastıklara parçala.

Ama böyle bize bir sakin sakin anlat. Ne demek istiyorsun? Ben en iyisi bir

çakayım ablama da kendine gelsin.

Ben sana bir çakacağım elimin tersiyle göreceksin gününü. Sen git bir bardak

soğuk su getir bakayım.

Tabii ben sakayım ya getireyim.

Canım benim.

Ah Gökçe'cim ya.

Çıkart bütün sinirini.

Kim üzdüyse seni at ne varsa içinde.

Canım kardeşim benim.

Kimsenin seni üzmesine izin vermeyiz biz bir tanem.

Sakin sakin ol. Sabaha kadar vaktimiz var. İçinden geldiği gibi uzun uzun

anlat bir tanem.

Sakin.

Sezen.

Ablana ne olmuş? Bir şey öğrenebildin mi? Vallahi henüz anlayamadık. Çünkü

düzgün cümle kuramıyor.

Nasıl yani?

Henüz konuşmaya başlamadı. Yani temel sesleri çıkarıyor. Su istedi, mama

istedi. İçişi geldiğinde de tuvaleti gösteriyor.

Hadi hadi.

Senin de ne mızmız olduğunu çok iyi biliyoruz Sarı. Daha iki gün konuştuğun

çocuktan ayrılıyorsun. Ondan sonra annenin kucağına yatıp anneciğim canım

çok acıyor, anneciğim çok acıyor.

Babacığım bunu sen nereden biliyorsun acaba?

Yani bizim evin duvarları çok ince biliyorsun.

Bravo ya.

Annem bildiğin sana anlatıyor değil mi her şeyi?

Bir de anneme hiçbir şey anlatmayacağım. Sarı şuradan ablana su ver.

Bir şey olursa da bana haber et tamam mı?

Etmeyeceğim babacığım. Neden biliyor musun? Çünkü benim DNA'da ispiyonculuk

yok. Hadi Sarı. Hadi Sarı. Suyu götür Sarı.

Çabuk Sarı.

Nasıl oldun abla?

Biraz daha iyi.

İç bir yudum iç hayatım.

Tabii ben bunun üstüne ancak bir bardak soğuk su içerim.

Hadi anlat bakalım kuzum. Ne oldu?

Ya Demir.

Kaan. Dur bir dakika abla.

Sırayla gidelim. İlk önce hangi... Demir.

Ay yok artık. Hayatta inanmam.

Ya dün bir bugünkü kızım. Yani Emel olur mu öyle şey?

Yanlış anlaşılma olmasın Gökçe? Ne yanlış anlaşılması ya? Ne yanlış

anlaşılması? Gözlerimle gördüm. Gözümün önünde istedi kızı ya.

Ay yok ya. Hayatın anlamı yok artık. Benim için ben gideyim atayım ya. Ya

anlasın. Ay bir dur Gökçe ya. Bırakın beni ya.

Atacağım kendimi.

Bu isteme yapılamaz be ya.

Komik mi?

Hayırdır oğlum niye gülüyorsun?

Ne yapayım abi komik yani.

Abi en son 20 yıl önce görmüşüm ben bu insanları ya.

Rezil oldum adamların önünde.

Deli.

Sen de az deli değilsin ama.

Tamam Gökçe bir delilik yapmış.

Ama senin yaptığının da ondan aşağı kalır yanı yok yani. İyi de ben ona ders

vermek istedim.

Durdurulamıyor lan. Kendine de bana da zarar veriyor sürekli.

Haklısın.

Biraz patavatsız bir insanlık demesin, doğru mu?

Ama bir de şu yanından bak yani... Bugüne kadar hangi kız sana bu kadar

aşık oldu? Hangi kız?

Kız istemeye gittiğin evi bastı.

Tamam, Gökçe sana çok aşık Demir.

Daha önce de söyledim, delidir melidir ama asla kötü niyetli değil.

Hani sen hep diyorsun ya ben içten pazarlıklı insanlardan nefret ediyorum

diye. Bu dünyada duygularından gerçekten emin olabileceğin tek insan Gökçe.

Kız neyse o.

Ne daha az... ...ne daha fazla diyeceğim ama... ...bazlası olabilir yani evet.

Ya abla sakin ol bak geçecek vallahi.

Yok geçmez kızım bu geçmez.

Tamam bak Demir'i anladık. O cepte.

Kaan'a ne oldu peki?

Nasıl yani?

Ne oldu kızım?

Doğru düzgün anlatsana Gökçe.

Kaan var ya.

Kaan beni öptü. Ne?

Selam.

Selam.

Ne oldu sana? İyi misin sen?

İyiyim ya yok bir şey.

O kadar inandırıcısın ki gerçekten yeme beni ne oldu işle mi ilgili?

Ya vallahi bir şey yok.

Kaan'cığım kaç senedir arkadaşız biz tanıyorum seni numara yapma.

İyi tamam Gökçe ile ilgili.

Ne oldu Gökçe'ye?

Ben Gökçe'yi öptüm.

Oha!

Yani oha derken nasıl Gökçe'yi öptüm ben?

Ben de bilmiyorum ki.

Yani aslında biliyorum da işte.

Birden dayanamadım öptüm.

Tabii canım.

Çikolata yemek gibi bir şey zaten bu. Ben de diyorum ki şu çikolatayı

yemeyeyim tutayım kendimi ama bir anda dayandım. Tutamadım kendimi. Ne demek

Kaan? Allah aşkına anlatır mısın şunu baştan?

Görüyor musun? Bir günde neler olmuş böyle ya?

Yani tabii bir yandan kötü ama... Ne ama ne?

Yani Kaan da hoş bir çocuk ya. Yani hani sevgili mi olsanız acaba abla?

Ay Sezen.

Kızım saçmalama. Kaan benim arkadaşım.

Arkadaş arkadaşı öper mi hiç?

Ne yapayım? Uzun zamandır Gökçe'den hoşlanıyordum ama kendime bile itiraf

edemiyordum.

Ne oldu şaşırttın mı seni?

Şimdi şaşırmadım dersen bir garip olacak.

Konu bu.

Ondan sonra da Gökçe benle arkadaşlığını kesti.

Ne demek kesti?

Gökçe öyle bir kız değil ki.

Yani tabii hoşlanıp hoşlanmayacağı kısmını bilemeyeceğim orasına karışamam

da. Ama senin arkadaşlığını kaybetmek istemeyecektir o. Emin misin?

Emin miyim emin değilim Gökçe'den bahsediyoruz.

Ama aman işte kıyamam o kimseye küs kalamaz ki bir kere.

Biliyorsun tanıyorsun kim bile tutamaz o.

Orasını bilmez miyim?

Yani seni de arkadaş olarak çok seviyor onu da biliyorsun.

Sorun da o zaten işte beni arkadaş olarak seviyor.

Anladım ya bak hiçbir şey söyleyemem bu konuda bana düşmez karışmam.

Ama bence git Gökçel'e konuş.

Dinlemez ki.

Dinle ne demek dinlemez git konuş sen.

İyi ne yapayım konuşayım bari de önce bir kafamı toparlayayım. Şimdi gideceğim

kızın karşısında salak salak durmayayım. Aynen tamam toparla konuş ama öpme.

Bir şey içiyor musun?

İçerim.

Ay seni bu saatte buraya çağırdım. Çok özür dilerim Yasemin'ciğim

ama biriyle konuşmaya ihtiyacım vardı.

Aşk olsun çağırmasan gönül koyarım.

Anlat bakalım ne oldu?

Demir'i bilirsin. Çok nezaketli, çok sakin bir çocuktur. İlk defa bana sesini

yükseltti. Hem de ne için? Bir kız için.

Bak sen kimmiş bu kız? Hemen gereğini yapalım.

Ajans'tan bir kız. Adı Gökçe.

Öpmüş görüyor musun abla?

Nasıl öptü acaba?

Şimdi böyle dayanamadı tabii.

Yakınlaştılar, göz göze baktılar. Öyle de öpmüştür. Ama sana bir şey söyleyeyim

mi? Çocuğun bakışlarından belliydi. Tabii canım.

Bayağı aşık. Net aşık.

Ben sana söylemiştim ama.

Söylemiştin abla valla.

Yeter be saçmalamayın. Ben size ne anlatıyorum siz ne diyorsunuz ya. Demir

'e dönün Demir'e.

Peki ablacığım.

Demir'e dönersek eğer. Sen salak mısın Gökçe?

Yoksa mazoşist misin abla?

Yani Kaan gibi biri dururken niye Demir için üzülüyorsun ki? Göz yaşlarına

değmez. İndireceğim şunu kafana. Ne dedim ben sana? Kaan benim arkadaşım

diyorum. Anlamıyor musun?

Artık burada Demir'in lafı geçmeyecek. Kendini çok üzüyorsun.

Ablama katılıyorum.

Ay yok ben onu unutamam.

Gayet de unutursun canım.

Ay yok ya ben demirsiz bir hiçim ya.

Vallahi onsuz yapamam. Ay gidiyor yakışıklığım.

Annem o gitmiş zaten ya. Hala gidiyor diyor zavallım.

Bak ben şimdi bir Fikret'i emzirmeye gidiyorum. Ben gelene kadar kafasına

sakın saçma sapan şeyler sokuşturmam. Ay saçmalama abla. Ne zaman böyle bir şey

yaptım ben?

Abla şimdi beni bir dinle. Çivi çivi söker diye bir laf var biliyorsun değil

mi? Şimdi sen ağlayıp zırlamak yerine kendini akışına bırakacaksın.

Nasıl olacakmış o acaba?

Kaan'la olacak abla. Yani acaba şans vermen bu kadar zor mu Kaan'a?

Sezen anlamıyorsun değil mi ya?

Kaan benim arkadaşım diyorum kızım.

Deme böyle şeyler. Yani bak yakışıklı çocuk.

İşi gücü var. Yanında dursun ne olur ya.

Sen saçmalama ya. Arkadaşım o benim anlamıyorsun herhalde. Havla nereye

gidiyorsun ya? Bir şeyler atıştıracağım ya. O da mı yasak? Ay değil tabii değil.

Su içeyim ben.

Ya bu evde bir yudum su içmek için ne yapacağız acaba?

Nereye başvuracağız? Dilekçe falan mı vereceğiz? Nasıl olacak bu iş?

Kusura bakma da bu kızlar olmamış baba.

Bu kızlar olmamış ama sen oldun değil mi?

Evladım ecelini mi susadın sen?

Ya baba tamam da nerede bu kızlar? Gökçe nerede mesela?

Gökçe bunalımda.

Bizim su içmemiz Gökçe Hanım'ın bunalımdan çıkmasına kaldıysa biz yandık

zaten.

Nürfer ne oldu kızım?

Ne oldu?

Demir evleniyormuş.

Ne? Kimle? Gökçe ile.

Ya bir dakika olmaz mı?

Benim elime öpmedi. Benden izin alma da olmazmış. Öyle olmaz. Baba kusura bakma.

Salak mısın Bartu ya? Ne Gökçe'si? Tabii ki başkasıyla evleniyormuş.

Başkasıyla mı evleniyormuş?

O zibidi benim kardeşimle gönül meyilendirmiş yani.

Ben gidip vuracağım valla. At her an oturduğu yerde.

Vuruyormuş. Kimi vuruyorsun?

Beni vurulacaksa ben vururum.

Ne olacak bu evladımın bahtsızlığı?

Zavallı kara kuzum benim. Şu başına gelinlere bak ya.

Vay.

Baba böyle mi oldu şimdi?

Benim kocam gidiyor. Bana böyle bir şey söylemedin hiç.

Evladım şimdi yani senin durumun başka.

Onun durumu başka.

Hatırlıyor musun?

Geçen sene kızın biri Tolga'ya kancayı takmıştı.

Evet ayrıldılar ama değil mi? Hayır ayrılmadılar. Ben ayırdım. Nasıl yani?

Tolga'ya ayrıl desem kıza daha çok bağlanacaktı.

Ben de kendi yöntemlerimi devreye soktum. O yöntemleri bir de ben

öğrenebilsem çok iyi olacak.

Bir kadın en çok ne rahatsız eder arkadaşım?

Bilmem ne rahatsız eder.

Başka bir kadın.

Madem Demir böyle bir oyun çevirdi, neden bu oyunu sürdürmeyesin ki? Demir

'le Nil gerçekten evleniyormuş gibi yapsam, Gökçe de bu sürece dahil olsa,

bak bakalım Gökçe kalıyor mu ortada?

Sen yok musun sen? Sen gerçekten şeytana pabucunu ters giydirirsin.

Erkek annesiysen böyle olmak zorundasın Nesrin'ciğim. Şimdiki kızlar fena.

Çekil bakayım sen.

Gökçe? Ay çünkü bu kadın zengin avcısı. Yani Demir Bey'i alnına düşürmek

istiyor. Ayrıca Demir Bey'in hiçbir şeyden haberi yok.

Bu ne hadsizlik? Evinden çıkar mısın lütfen? Ne oldu tatlım? Zoruna mı gitti

gerçekler? Kızım benim adım Gökçe. Demir'i yedirtmem sana. Kendisi benim

korumam altındadır.

Gökçe. Yeter.

Ama ya ben seni korumaya çalışıyorum.

Koruma Gökçe.

Koruma. Hayır Demir Bey ben sizi kor... Allah'ın emri peygamberin kavliyle

benliliği istiyorum.

Ama Demir. Gidebilirsin.

Aman evladım.

Aman yavrum.

Aman kurban olayım. Onu yavaş yavaş yere bırak yavrum. Uzaklaş ondan.

Uzaklaş ne olur uzaklaş.

Yapma rica ediyorum evladım. Bak ben de annen gibi konuşmaya başladım.

Yavrum bak depresyondan ölmeyeyim derken obeziteden öleceksin. Yapma bırak şunu.

Aman Allah'ım.

Benim kuzum kuf mu olmuş?

Döverim ben onları.

Babam.

Garip babam, dertli babam, çileli babam.

Sen kimseyi dövme. Gider ben döverim. Suçu da size müştemil.

Bakma öyle kızım ya. Sen küçüksün, yaşın küçük az yatarsın.

Artur bir sus Allah aşkına ya.

Kızım bak yine sen bilirsin ama istersen birkaç günlüğüne oraya gitme artık tamam

mı? Hem de o herifin yüzünü göreceksin.

Boşu boşuna canın sıkılacak mutsuz olacaksın evladım.

Ne?

Seni işten mi kovar?

Hiçbir şey yapamaz. Görürsün ben ona böyle 15 günlük bir raporu yapıştırdım

mı hiçbir şey yapamaz.

Yalnız babacığım sen dişçisin. Nasıl rapor yazacaksın ki?

Evladım. Sen diş hekimlerini ne sanıyorsun bakayım ha? Niye

küçümsüyorsun diş hekimlerini?

20'lik diş çıkarıyor diye bir rapor yapıştırırım. Ondan sonra görürler

günlerini. Evet yaz baba ya. Ben Demir'in yüzünü falan görmek

istemiyorum. Baba.

Senin bir asistana ihtiyacın yok muydu?

Yok. Ya vardı ya baba bir asistana ihtiyacın.

Tabii tabii arıyordum arıyordum doğru.

Gökçe'den daha iyisini mi bulacaksın?

Evet.

Hadi bakalım kızım.

Gel seninle şöyle bir mülakat yapalım tatlım benim tamam mı? Gel hadi canım

gel. Geç bakayım şöyle otur karşıma.

Gökçe'den daha iyisini mi bulacaksın baba ya?

Söyle bakayım çocuğum.

Hangi üniversiteden mezun oldun? Kalp kırıklıkları üniversitesi.

Güzel. Ölüm? Hicran ve hüsran bilimleri. Ah ben bu kafamı nerelere vursam

enstitüsü. Ya abla ama böyle deme sen.

Tamam oldu bu iş. Tam benim istediğim özelliklere sahipsin çocuğum. Ne zaman

başlayabilirsin? Her bitiş bir başlangıç değil mi zaten?

Yarın sabahtan itibaren yavrum özel kuryeyle raporu onlara çat diye

göndeririz tamam mı? Ondan sonra gelip benim ofisimde çalışmaya başlıyorsun.

Hayır zaten ben kimim ki Demir'in yanında çalışayım değil mi? Ben böyle

zavallı küçük bir çirkinlerden yavrum.

Demir kimmiş ya? Kim be Demir? Kızım yarından itibaren Demir'den daha

yakışıklı birinin yanında çalışmaya başlıyorsun.

Babanın yanında çalışmaya başlıyorsun anladın mı? Bu çikolatayı da ananıza

verin o yesin.

Neticede benden ayrılmış bir kişi.

Hüznü büyük.

O zaman ben onu hemen şey yapayım. Şey yapmayın.

Arkadaşım sandım ya.

Ya ben senin arkadaşın değilim.

Haklısın.

Biraz patavatsız bir insanlık kendisi. Doğru.

Ama bir de şu yanından bak yani.

Bugüne kadar hangi kız sana bu kadar aşık oldu? Hangi kız, kız istemeye

gittiğin evi bastı?

Tamam.

Gökçe sana çok aşık Demir.

Daha önce de söyledim delidir melidir ama asla kötü niyetli değil.

Hani sen hep diyorsun ya ben işten pazarlıklı insanlardan nefret ediyorum

diye. Bu dünyada duygularından gerçekten emin olabileceğin tek insan Gökçe.

Ay canım babacım ya. Bana börek bırakmış.

Ay neyse ki börek var.

Nerede bunlar ya?

Selam.

Ay ablacığım. Sen de benim derdime ağlıyorsun kıyamam.

Ya bu evde her şey hep seninle mi ilgili ya? Ne oluyor be?

Enişteni yolcu ettik kızım.

Beni niye uyandırmıyorsunuz? Çünkü sen bunalımdasın. Daha çok bunalıma girme

dedik abla.

Kızlar.

Kendinize gelin.

Bugüne bugün şenkallarız biz.

Derde, gama, kedere, kasvete yer yok bizim hayatımızda.

Biz düştüğümüz gibi.

Katmasın da biliriz.

Ayrıca evladım sen de suratını asma.

Tamam. Kocan çalışmaya gitti ama geri gelecek.

Bak Allah'ın şükür Gül gibi bir evladım var.

Sen de sağlıklısın. O da sağlıklı. E babanız da sizler için çalışıyor değil

mi? Daha ne istiyorsun yavrum?

Senin de mis gibi okulun var.

Ayrıca evladım senin de şeyin var.

Yani. Senin de şeyin var.

Ne?

Yani.

Şeyin muayenehaneye gidelim. Hadi bir kal.

Bana haber ver.

Reçel yedin mi abla?

Evet.

Hoş geldin yavrum.

Hoş bulduk.

Gökçe'ciğim.

Sen şimdi içerki odaya gidiyorsun. Orada asistan kostümü var. Onu giyip

geliyorsun kuzum tamam mı? Ay o nereden çıktı baba ya? Ben şurada oturayım yeter

bana. Olmaz.

Hani yavrum havamızı değiştiriyorduk? Hani kafamızı rahatlatıyorduk?

Ayrıca burası ciddi bir müessese.

İyi ya tamam bir şey demedim.

Günaydın ne haber?

İyidir senden. İyi ne olsun? Gökçe evde mi?

Babamla dışarıya çıktı.

Hadi ya.

Neyse ben onu sonra ararım o zaman. Yok aramana gerek yok. Babamın muayenehanesi

hemen şurada. Ben sana tarif edeyim.

Oraya git.

Olur.

Baba pardon da bu ne acaba?

Üniforma kızım.

Kaç yılından kaldı bu?

Valla kızım en son asistanım 1987 yılındaydı. O zamandan kalma.

Ya ben bunu nasıl...

Şimdi bak yavrum. Normal kıyafet de olmaz.

Burada çalışacaksan giymen lazım.

Şimdi ben bu önlüğü giymiyorum. İstemiyorum diyebilir miyim Allah aşkına

ya? İyi ya tamam.

Zaten ben hak ettim bunları ya. Bunlar bana az bile.

Zaten evde kalmıştım. Bununla da garantiledim artık.

İlk hastamız geldi.

Oo Kaan'cığım naber ya?

İyiyim Hikmet abi.

Yok be yok be.

Gökçe'ciğim duyuyorum.

Hikmet abi müsaade edersen Gökçe'yle bir beş dakika konuşabilir miyim? İşte bak.

Görüyorsun değil mi? Adam adam.

Babadan izin alıyor.

Aferin sana evladım.

Ben sizi yalnız bırakayım. Ne konuşacaksanız konuşun. Yok babacığım

sen rahatsız olma biz çıkarız.

Ben

nereye

götürüyorsun beni? Öpebileceğim bir yere mi?

Gökçe. Bak tamam dün gece yani nasıl demeli bilmiyorum. Keşke zamanı geri

alabilseydim.

Evet keşke. Vallahi ben de istiyorum tabii zamanı geri almak ama olmuyor

maalesef. Özür dilerim. Bir an saçmaladım işte.

Yani.

Peki en azından unutmayı deneyebilir miyiz? Yani gerçekten isteyeceğim en son

şey senin arkadaşlığını kaybetmek. İnan bana.

Bilemiyorum artık.

Ben tuhaf hissettim. Ben de aynen öyle hissettim. Affedecek misin beni?

Bakacağız artık.

Zamana ihtiyacım var.

Haklısın. Tekrardan özür dilerim. Ne olur.

Ben gideyim.

Görüşürüz. Görüşürüz.

Günaydın İlay. Günaydın Demir Bey. Demir Bey bugünkü toplantınızı unutmadınız

değil mi?

Tahir Bey niye unutayım ben toplantıyı?

Konu neydi?

Caner Bey, Caner Bey Kimya. Piyasaya yeni bir yumuşatıcı ile giriyorlar.

Bunun için görüşmeye gelecekler bugün.

Tamam ben de onu diyorum işte.

Birazdan burada olurlar.

Tamam.

Toplantıya sen de giriyorsun.

Tamam Demir Bey.

Ay Hikmet Bey ben çok korkuyorum.

Korkmayın efendim.

Sakin olun korkacak bir şey yok.

Size bir şey söyleyeyim mi? Ben 30 yıldır bir kere bile dişçiye gitmedim.

Yok daha neler.

Yapmayın ne olur. Oldu valla. Şu azıcık işim olmasa yine de gelmem ya. Bu acı

öldürüyor beni.

Şöyle böyle hissettirmeden çekebilir miyiz?

Sakin olun efendim.

Şimdi sizin gibi fobisi olan hastalar için sedasyon yöntemi uygulayacağız.

Aslında şanslısınız tabii. Yani normalde her hekimde bulunmaz. Ama bizde var.

Pardon ne daha söylemiştiniz?

Sedasyon efendim.

Ne oluyor?

Şimdi efendim narkoz gibi uyutacağız sizi.

Ben de o arada problemli dişi diye kökünden çekip çıkaracağım.

Evet tamam ondan yapalım. Ben böyle hiçbir şey hissetmeyeyim. Tabii merak

etmeyin. Ver canım onu.

Şimdi efendim.

Evet.

Nefes alıp veriyoruz. Nefes alıp veriyoruz. Biz de bu arada

hanımefendiyle konuşuyoruz. Ben hemen geliyorum.

Evet şimdi başlıyoruz. Neydi adınız bu arada?

Nesrin.

Nesrin mi?

Nesrin ne demek siz biliyor musunuz acaba?

Yıkılmayan savaşçı. Onun yerini kendisi yıkıyor.

Nasıl yani?

Şimdi Nesrin benim muhtemelen kayınvalidemin adı. Beni hayattan

soğuttu kendisi var ya. Şimdi ben size anlatayım. Bir dakika bir indirelim onu.

Bir ara verelim. Hemen iki dakika anlatacağım.

Şimdi şöyle oldu.

Piyasaya yeni bir yumuşatıcı sokuyoruz.

Çok kalıcı bir kokuya sahip. Yani dolabını bir ay sonra bile açsan

yumuşatıcının kokusunu alabiliyorsun.

Ben size zaten bazı örnekler getirdim.

Şöyle vereyim.

Anladım. Yani diğer markalara göre daha farklı bir şey yapmamız lazım.

Ben sizi hiçbir şekilde kısıtlamak istemiyorum. Ne isterseniz onu yapın.

Ama benim için önemli olan şey bu koku.

Yani bunun üzerinden gitmeliyiz. Koku benim için çok önemli.

Bize biraz zaman tanıyın. Bir çalışalım.

Sonra çıkanlar üstünde tekrar konuşalım. Harika olur. Fakat çok samimi ve içten

bir kampanya olmasını istiyorum.

O bizim işimiz. Halledeceğiz biz.

Tamam. Teşekkür ederim.

Görüşmek üzere. Görüşürüz. İyi günler.

Ay sonra ben gittim tabii evi bastım yani düşünebiliyor musunuz? Evi basınca

ne oldu? Peki hiç o şeyler olmadı tabii yani Demir'le aramız açıldı. Hayır ben

niye ev falan basıyorum ya? Niye konu oralara geliyor yani?

Hayır neden yaptım diye bir sorun ya. Ayrıca yani orada ben dururken onu

istemek de neymiş artık ya?

Evet. Bayıldı mı Nesin Hanım?

Ben narkoz vermiyordum.

Hikmet Bey, ben bayılmak falan istemiyorum. Ne olur şu dişimi çekin. Bu

kızı da benim başımdan alın lütfen.

Gökçe'cim bir bakar mısın canım? Telefon mu çalıyor?

Ne geldiyse başını hak etmişsin sen.

Ay ama aşk olsun ya Nesin Hanım. Şurada dertleşiyorduk sizinle.

Evladım telefon çalıyor galiba.

Yok çalmıyor.

Bir saniye.

Kızım sen ne yapıyorsun ya? Ben seni sakinleş diye buraya getirdim. Şu

yaptığın işe bak. Ama ben hak ettim bunların hepsini.

Evladım böyle konuşma. Sen hiçbir şeyi hak etmedin.

Bak gördün mü? Yeni hasta geldi.

Sen şimdi yeni hastayla ilgilen. İçeri al. Ben de içeridekine bakayım. Tamam

mı?

Hadi canım.

Nesin Hanım?

Ne işiniz var burada?

Sen gelenleri böyle mi karşılıyorsun?

Ay yok tabii öyle değil de ben birden sizi karşımda görünce şaşırdım.

Olanlardan sonra seninle konuşmak istedim. Oldu o zaman ben kaçayım size.

Yok yok yok sen kalıyorsun ben de kalıyorum konuşuyoruz.

Ne içersiniz çay kahve? Su.

Su.

Buyurun.

Ne hissediyorsunuz?

Nilay.

Valla Demir Bey yani hiçbir şey hissetmiyorum.

Biraz gül, biraz sabun. O kadar.

Ne kokladığını sormadım. Sen de ne çağrıştırıyorsun? Ne hissediyorsun?

Hiçbir şey.

Muharrem.

Demir Bey sanki böyle kekiklerin arasında koşuyor gibiyim. Her yanda

taptaze kekikler.

Oh, yani nasıl anlatsam?

Böyle fesleğen kokusu var gibi sanki.

Böyle dalından taptaze koparılmış, kan kırmızısı, domates kokusu dağılıyorum

Demir Bey.

Morrem, ver bakayım onu.

Oğlum deniz kokusu bu, sallama. Ya Demir Bey, vallahi ben de bir şey anlamadım

ya. Ya Demir Bey, biz size yardımcı olamıyoruz.

Gökçe olsaydı böyle olmazdı.

Tamam.

Çıkabilirsiniz. Kolay gelsin.

Domates dedi ya.

Yalan söylemeyeceğim Gökçe. Geçen gece bizi çok üzdün.

Çok affedersiniz. Ben neden yaptım hiç bilmiyorum.

Ama ben seni yine de kaybetmek istemem.

Senin de kendini affettireceğini düşünüyorum.

Yanılıyor mu?

Ay vallahi ne olursa. Ben gerçekten çok utanıyorum ya. Yani böyle tamamen bir

yanlış anlaşılma yüzünden şey ettim ben. Güzel.

Senden bir ricam olacak.

Tabii buyurun.

Sen de fark etmişsindir. Demir ile Nil çok ciddi.

Yakında bir düğünümüz olacak.

Senin de her şeyi geride bırakarak bize yardım etmeni istiyorum.

Nil çok yoğun çalışan bir kız. Belli ki düğün hazırlıklarına yardımcı

olamayacak.

Düğün hazırlıklarında başlaması lazım değil mi? Yani.

Birçok şeyi onun adına benim seçmem gerekecek. Senin de bize yardımcı olmanı

istiyorum.

Neyse.

Ama ben bunu hak ettim tabii.

Tamam yapacağım. Yardım edeceğim size.

Senden de bunu beklerdim zaten.

Bilal.

Caner Bey'i arayıp söyler misin Gazi?

Tamam Demir Bey.

Biliyor musun?

Aslında burada çalışmak senin için büyük bir avantaj diye düşünüyorum. Sana çok

uygun.

Değil mi?

Üstelik kovulma riskin de yok. Ne de olsa babanın yanı.

Aynen öyle.

Neyse.

Sana güveniyorum.

Bu sefer güvenimi boşa çıkarma.

Tabii Nesli Hanım. Zaten bu hayatta herkesin çekmesi gereken çileler var.

Benimki de buymuş. Siz hiç merak etmeyin. Tamam o zaman. Seni arayacağım.

Hoşça kal. İyi günler.

Gökçe nasıl?

Pek iyi değil. Ama iyi olacak.

İyi olmak zorunda yani.

İyi olmasa da ben yanındayım bir şekilde iyi ederim onu.

Bartu neler söylüyorsun böyle?

Ne oldu kötü bir şey mi dedin? Hayır aksine ilk defa abi gibi konuştuğun için

heyecanlandım. Bir anda yapma böyle yapma ne olur.

Yavrum biz abiyiz her zaman abiyiz de işte bazen kıymetimiz bilinmiyor o

kadar.

O ne?

Şey işte bu helikopter. Nasıl helikopter bu ya?

Kızım oluyor işte hiç filmlerde görmedin mi?

Görmedim. Allah Allah.

Ne işe yarıyor ki o?

Bu kamerasız herhalde. Bu modeller pek işe yaramıyor da millet uçuruyor işte.

Bu şak gibi eğlence.

Aa hakikaten.

Uçurtmaya da benziyor aslında.

Öyle öyle.

Makineli uçurtma işte.

Evet. Gerçi makinesiz uçurtmam da olmadı benim için biliyor musun?

Ya alır mıyız bunlardan bir tane? Çok pahalı mıdır?

Alırız bir tane.

Alırız yavrum. Yeter ki sen iste.

Gerçekten mi?

Ya Allah aşkına Sema. Ya sana samimi bir şey söyleyeceğim. Sen hiç Bartu

Şenkal'da yalan gördün mü ya?

Bartucuğum yani.

Tamam anladım. Tamam anladım ama merak etme helikopter bende.

Ay kahramanım ya. Peki bu kahraman beni durağa bırakır mı? İşe gideceğim ya.

Bırakır. Nereye istersen oraya bırakır.

Baba ben yarın gelemeyeceğim.

Ooo daha ilk günden kaytarama hemen ya.

Yani birazcık öyle olacak.

Peki. Ne oldu? Ne istiyormuş Nesin Hanım?

Hiç ya. Öyle işle ilgili ufak tefek şeyler istedi. Nasıl yani ufak tefek? Ya

ajansda yapılması gereken birkaç iş var işte. Onları yapacağım. Yani yarı yolda

bırakmış olmayayım. Yani yapayım bitsin.

Kapansın şu mesele.

Bak evladım.

İstemediğin hiçbir şeyi yapmak zorunda değilsin. Tamam mı?

Biz ailece senin yanındayız biliyorsun.

Biliyorum. İyi ki varsınız.

Canım benim.

Hadi bakalım.

Buyurun. Aklıma bir şey geldi de sormak istedim. Tabii nasıl isterseniz.

Şimdi üründen bahsederken özellikle bu koku meselesinin altını çizdiniz.

Ben çalışmaya başladım ama şu an tam istediğim gibi olmuyor.

O yüzden koku meselesinin sizin için özel bir anlamı var mı onu bilmek

istedim. Yani var tabii ama bu konu biraz uzun. Yani vaktiniz varsa

anlatayım. Tabii zaten o yüzden çağırdım. Buyurun.

Ben bir ailenin yanında büyüdüm. Beni hep kendi evlatları gibi bildiler. Ama

benim hiçbir zaman evlatlık olduğumu da benden saklamadılar. Bunu gizlemediler.

Önceleri çok önemsemedim. Yani yıllar geçtikçe geçmişimi bir şekilde arkamda

bırakacağımı düşünüyordum.

Sonra bir gün kendi ailemi merak etmeye başladım.

Peki buldunuz mu ailenizi?

Buldum. Yani yıllar süren arayışlardan sonra annemi buldum. O an

böyle kızsam mı?

Sarılsam mı, darılsam mı bilemedim.

Sonra sarıldım. Tuhaf bir şey oldu.

O kokuyu aldım.

Yani yıllar önce aldığım o kokuyu hatırladım.

Annenizin kokusu mu?

Ben bu reklamın neden kokular üzerine olmasını istiyorum biliyor musunuz Demir

Bey?

İnsan her şeyi unutabilir.

Sesleri, sözleri.

Hatta yüzleri bile.

Ama kokuları asla.

Anlıyorum.

Abi. İyi misin?

Sert bir şeyler vereyim mi?

Pardon ne dedin? Yeni bir kokteyl yaptım da birazcık sert oldu.

İstersen bir tadına bak derim. Olur olur ver.

Bak Gökçe.

Bu kadar ihtiyacın varken.

Vay

arkadaş

ya. Hepsi çok pahalı bunların.

Yok mu o kadar paran? Var. Var Mustafa. Çok paran var. Aşırı çok paran var ama

nakit değil. Alacak olarak var. Salak mısın oğlum sen? Para bende ne gezer ya?

Ne yapacağız o zaman? Vallahi bilmiyorum.

Vardır bunun herhalde bir yan sanayisi, Çin malı bir ucuz bir şey vardır yani.

Vardır vardır da tabii. Ne bileyim yani.

Ben anlamam Mustafa.

Bartu sevgilisine hediye alamıyor dedirtmem ben. Sen git bir araştır. Ben

de bir bakayım. Akşam tekrar buluşalım tamam mı? Tamam sen hiç merak etme.

İçini rahat tut.

Demir Bey ben çıkıyorum ama bir işiniz varsa kalabilirim. Ha yok sen

çıkabilirsin. Tamam peki iyi akşamlar.

Nile Hanım Demir Bey çıkıyor mu?

Valla evet çıkıyormuş.

Varsa bir işiniz kalabilirim dedim ama istemedi.

Haa. Yo yo siz gidin Nile Hanım. Ben burada kalırım kendisiyle ilgilenirim.

Tamam Muharrem görüşürüz. Görüşürüz.

Muharrem.

Buyurun Demir Bey.

Ne yapıyorsun sen bu saatte burada?

Sizi bekliyordum Demir Bey.

Niye? Ne olur ne olmaz belki bir şeye ihtiyacınız olur diye düşündüm efendim.

Bugüne kadar da hiç beklemezdim.

Bugüne kadar böyle davranmıyordunuz çünkü.

Nasıl davranıyorum ki?

Söyle çekinme.

Gece burada kalıyorsunuz. Bu aralar çok yalnızsınız.

Mutsuzsunuz bir de. Ne bileyim Gökçe gelmediğinden bunlar oluyor sanırım.

Ne olur ne olmaz Gökçe sizin yalnızlığınızda ilaç gibi geliyordu

Demir Bey.

Hem bir de son zamanlarda olan olaylar, annenizin rahatsızlığı.

Yani ne bileyim, yalnız kalmamanız gerektiğini düşünüyorum efendim.

Varrem, teşekkür ederim.

Ama rahat ol, evine git, ailenin yanına git. Demir Bey.

Gerçekten bak, ben iyiyim. İyi olacağım, merak etme.

Nasıl isterseniz efendim.

Telefonum 24 saat açık, istediğiniz zaman arayabilirsiniz.

Sağ olun Varrem.

Çok güzel doydum.

Aşkım yani iki tane orta pizza yedin neyse tamam.

Sema stresten ama.

Biliyorum tamam haklısın.

Nasıl olacak şimdi yarın?

Bilmiyorum ki. Ben de yaşayıp göreceğim işte.

Gökçe niye yapıyorsun bunu kendine?

Niye bu kadar yükleniyorsun kendine? Çünkü hak ettim Sema ben bunların

hepsini tamam mı?

Eve isteme basma olayından sonra falan. Hepsini hak ettim. Zaten Demir'le

aramızda ne varsa da bitti bu saatten sonra.

Zaten aramızda bir şey de yoktu bence. Eğer olsaydı zaten gidip hemen başka bir

kızla evlenmeye kalkmazdın değil mi? Tamam öyle evet haklısın. Ama yani ne

bileyim çok tuhaf bunlar.

Tamam evet tuhaf.

Ama yani ne bileyim en azından Nesrin Hanım'ı affettirin belki kendimi.

Kesin kızacaksın şimdi ama.

Yine de söyleyeceğim yani kendine fazla yükleniyorsun.

Hayır yani anlamıyorum sonuçta sen bilerek kötülük yapmadın herhalde değil

mi? Yapmadın.

Yani tabii ki yapmadım da yani.

Eee o zaman Demir sana fazla yükleniyor bu kadar.

Hayır hiç de fazla falan yüklenmiyor. Sen yaptıklarını bilmiyorsun da hepsini

o yüzden böyle konuşuyorsun. Ay Gökçe'cim ne yaptın? Ne yapmış

olabilirsin? Kronolojik olarak mı sayayım yoksa karışık mı söyleyeyim?

Mesela annesini öldürüyordum neredeyse sonra...

Birkaç projesine batırma tehlikesi yaşattım. Ondan sonra istemeye bastım

falan. Daha sayayım mı yani?

O yüzden de yani her şeyi hak ediyorum ben.

Hayır.

Sonuçta ne yaptıysan hayatının aşkı için yaptın.

Doğru.

Hayatımın aşkı için yaptım.

Seni seviyorum.

abone ol

abone

ol

Ay yok ya bunlar bana müstahak. Ben kendim kaşındım zaten.

Hadi bakalım Gökçe bunları da dayan bakalım.

Ay yok ya ben yakında kesin deliririm ya. Yakarım cıvataları.

Gökçe.

Ay Nesrin Hanım.

Çok bekletmedim seni değil mi? Yok ben de yeni gelmiştim zaten.

Tamam hazırsan gidebiliriz.

Tabii tabii hazırım çok hazırım. Sanki yıllardır bunu bekliyormuşum gibi

hazırım. Ay senin için sorun yok değil mi?

Yok niye?

Ne bileyim yani o yaşananlardan sonra.

Yok canım ben büyük bir zevkle yapıyorum.

Anam ya.

Gökçe ne halleri getirdi bu adamı ya.

Ya Muharrem deli deli hareketler yapıp durma ya. Ne alakası var Gökçe ile? İşi

vardır kalmıştır adam ya.

Allah Allah. O zamana kadar kaldı mı? Bugün kalası mı tuttu yani?

Hem ben Demir Bey ile konuştum.

Kesinlikle Gökçe yüzünden bunlar.

Bir şey mi söyledi seninle?

Yok canım. Öyle yüzeysel konuştuk.

Uyandıralım mı?

Uyandıralım tabii.

Sen seslensene.

Niye ben sesleniyorum Muharrem? Sen seslen. Ben niye sesleniyorum ya? Yani

çağıracağım diye hakkım yok mu benim arkadaş?

Bana bak Muharrem. Her sıkıştığı yerde ben çağıracağım. Edebiyatı yapma bana.

Benim seslenecek karar verdiniz mi?

Günaydın Demir Bey.

Günaydın efendim.

Günaydın.

İlay. Buyurun Demir Bey.

Caner Bey'i ara, bir toplantı ayarla.

Benim için ne kadar erken o kadar iyi.

Tamamdır Demir Bey.

Muharrem.

Buyurun efendim.

Kahve.

Bol köpüklü yapıyorum, hemen getiriyorum efendim.

Neredeyse geldik.

Nereye gittiğimizi söylemeyecek misiniz?

Sürpriz.

Bayılırım sürprizlere.

Ama biliyor musun? Sana gerçekten çok teşekkür ediyorum.

Nil için yaptıkların harika bir şey.

Gerçi Demir bana senin ne kadar tatlı bir kız olduğunu anlattı ama ben

anlamamışım. Haklıymış biliyor musun?

Öyle mi dedi?

Evet. Senin için çok yardımsever bir kız dedi.

Çok sevindim.

Evet. Şimdi sırasıyla ben önce düğün

pastasını seçelim diyorum.

Düğün pastası mı?

Nil böyle ayrıntılara çok önem veriyor.

Merhabalar. Hoş geldiniz Esra Hanım. Nasılsınız? Çok mersi. Sizin

numuneleriniz hazır.

İsterseniz böyle geçin ben hemen getireyim. Tamam. Buyurun.

Bak senin damak zevkine çok güveniyorum Gökçe o kadar.

Eee kararını verdin mi?

Yani bilemedim ki şimdi.

Sen şu çikolatalıyı da sevmiştin galiba değil mi?

Bir daha tadın isterseniz.

Yok gerek yok. Şu iyi.

Tamam. Peki o olsun.

Biraz acele edelim. Ela Hanım'ın dükkanına da gideceğiz daha.

Ela mı?

Şu pasta işini hallettiğimiz çok iyi oldu. Evet bir de midem oturmasaydı.

Bir şey mi söyledin? Yok yok çok güzel pastaydı dedim.

Şimdi ne yapacağız acaba yani beni kursuna mı dizeceğiz?

Ay burası mıydı acaba?

Evet evet burası.

Yok artık bu kadarı çok fazla.

Pardon? Bir şey demedim.

Harika dedim. İyi ki geldik dedim.

Sonuçta her kadın düğünde ne giyecek düşünür değil mi? Bunu seveceğini

biliyordum. Sevmek ne kelime. Bayıldım bayıldım. Şurada şak diye bayılacağım

hatta. Hadi gel şu modellere bir göz atalım. Geleyim Nesin Hanımcığım.

Nesin hanımcığım ne ya? O tüm niye var orada?

Yemin ediyorum gelinliklerin kuşağıyla böyle boğacağım kendimi.

Hoş geldiniz. Nasıl yardımcı olabiliriz?

Bir gelinlik bakmak istedik de.

Kim için?

Gelinim için. Ama kendisi gelemedi maalesef. Programı çok yoğun.

Arkadaşı onun yerine bakacak.

Gerçi bekar ama o bu işleri çok iyi bilir.

Ya evet aşırı bekarım.

Size birkaç model gösterelim. Beğendiğinizi denersiniz.

Tabii.

Dener misin kökçeciğim?

Olur olur Nesrin Hanımcığım niye olmasın? Bu arada bir şeyler içmek ister

misiniz? Zehirli neleriniz var?

Efendim? Ben bir bardak soğuk su alayım.

Ne yaptın bizim oğlan?

Baba hoş geldin ya.

Abi bir sürü parça buldum. Hepsinin de fiyatı uygun.

Tamam. Hemen yapalım o zaman toparlayalım. O kadar da kolay olmuyor.

Bunun önemli olan motoru. Motoru da çok pahalı. Bizim Kemal abinin dükkanında

var. Sordum ama vermedi.

Ya manyak mısın? Kemal abi deli gibi sever beni. Benim istediğimi söyle

şeydi. Senin için istediğimi söyleyince vermedi zaten.

Ağza alınmayacak bir sürü laf etti.

O Bartu benim gözüme görünmesin dedi.

Onun topuklarına sıktırırım dedi.

Olmadı dedi ben onu çam ağacının dibine yatırırım. Üstüne asit suyu dökerim

dedi. O da dedi bana etmesin. Onu götürürüm dedi.

Ormana kuşa kurda yem ederim dedi.

Valla dedi orada beni tatmin etmez dedi.

Afrika karıncalarını önüne atarım dedi.

Bütün o karıncalarını tırtıklasın dedi.

Bunların hepsini o mu söyledi? Yok biraz ben ilave ettim.

Bravo be çok güzel ilave etmişsin. Bravo.

Boş ver sen onu.

Kemal abi şaka yapmıştır sever beni.

Şu çayı içeyim gider alırız hallederiz.

Gelinim ince ve uzun. O yüzden onu şöyle balık gibi gösterecek bir model

istiyorum. Sen ne dersin Gökçe?

Yılan balığı.

Efendim? Şey evet böyle balık modeli çok güzel olur.

Denemek ister misin?

Gerçi Nil ile senin fiziğin çok farklı ama yine de bir fikir verir diye

düşünüyorum. Ay ben Sinan'ım.

Aşk olsun beni kıracak mısın?

Ay aşk olsun sizi kıracağım mı kafamı kırarım yani. Hatta ben kırayım kafamı

ya. Sizi kabine alayım buyurun.

Olur.

Alo Yasemin'ciğim.

Ah sen yok musun sen?

Planımız tıkır tıkır işliyor.

Sana haber vermek için aradım.

Hiçbir şey anlamadı değil mi? Aman dikkat et Nesrin'ciğim.

Hayır hayır hiçbir şey anlamadı. Ben sonra seni gene arayacağım tamam mı?

Tamam. Görüşürüz.

Buyurun.

Teşekkürler.

Ne hallere düştüm ya. Sonum böyle mi olacaktı benim?

Gelin olacağım düğünün dublörü oldum resmen.

Sabahın erken saatleri.

Kamera mesela gün doğumundan açılıyor, bir tane simitçiyi buluyor. Simitçi taze

fırından çıkmış simitleri alıp tezgahına yerleştiriyor.

O sırada genç bir adam geçerken sıcacık simitlerin kokusunu alıyor, içine

çekiyor, yüzünde bir tebessüm. Hop kestik, iş yerinde.

Masasına taze bir çay geliyor, buharından geliyoruz, yüzündeki

tebessümü buluyoruz. Bardağı alıyor, bir tane yudum alırken dış ses giriyor.

Bazı kokular unutulmaz. Kestik. New York gibi bir şehirdeyiz. Adamın elindeki çay

kahveye dönüşmüş.

O sırada bir yere aceleyle yetişmeye çalışıyor. Diyelim bir toplantıya.

Yudumu alırken hop üstüne döküyor. Adam çaresiz ne yapsın? Tekrar otele geri

dönüyor. Bavulunu açıyor. Başka bir gömlek alıyor. Giyerken bir şey

hatırlıyor. Hop kestik eskiye döndük. Adam iş yerinden gelmiş, yorgun,

dökülüyor. Gömleğini çıkarıp sepetin içine koyuyor. Annesi gidip sepetin

içinden alıp çamaşır makinesine yerleştiriyor. O sırada bizim

ürünümüzden ilave ediyor.

Yıkıyor, ütülüyor, katlıyor, adamın bavuluna yerleştiriyor.

Hop kestik gene bizim adamdayız.

Adam bir anda uygulanmış. Telefonu eline alıyor, annesini arıyor.

Alo anne, seni çok özledim diyor.

Annenin sesini duyuyoruz. Merak etme oğlum.

İşlerin rast gidecek diyor. O sırada müzik yükseliyor. Dış ses giriyor. Ama

bazı kokular vardır.

Dünyanın neresine giderseniz gidin.

Unutulmaz. Anne şefkatinin kokusu bu şişede.

Bizim yumuşatıcı.

Bravo. Tam olarak istediğin buydu Demir Bey.

Teşekkür ederim rica ediyorum.

Ben dayanamayacağım.

Gidip anamı arayın bari.

Çok güzel.

Neyle de çok yakışacak bu ama biraz tatilat gerekiyor galiba değil mi?

Yani eminim çok yakışacak.

Biliyorum biliyorum çok yoruldun ama benim için bir tane daha giyer misin

lütfen? Bağırmak yok.

Nesrin Hanım karşındaki.

Sakin ol Gökçe.

Ay ne demek Nesrin Hanımcığım seve seve.

Alo? Demircer Rahoğlu değil mi?

Evet benim. Merhaba ben tabii pastacılıktan arıyorum. İsmim Eylül. Az

önce Nesrin Hanım buradaydı.

Annem mi?

Evet. Düğün pastanızı seçmek için geldiler Gökçe Hanım'la.

Seçtiler de ama biz iletişim adreslerini almayı atlamışız sanırım. Buradan Ela

Hanım'ın butiğine gideceklerdi.

Oradan ulaşmaya çalıştım ama ulaşamadım.

Sizden rica edebilir miyim adresi?

Hayır hayır gerek yok.

Sipariş iptal.

İyi günler.

Allah Allah.

Anne neyin peşindesin yine ya?

Gene ne çeviriyorsun acaba?

Kemal abim, canım abim, cananım abim. Gel çok güzel olmuş, hayırlı olsun.

Bartu, bende sana verecek motor falan yok Bartu. Yürü git işine, deli etme

beni. Ya Kemal abicim sen bu kadar geçmişe niye takılıyorsun ya? Biraz

önüne bak ya. Bu ne kim, bu ne nefret ya? Kim tutma.

Ulan senden sonra ben dükkanı kapatmak zorunda kaldım biliyor musun sen?

Maliye memuruna fiş almazsanız indirim yaparım ne demek lan? Hala kestikleri

cezayı ödüyorum Bartu. Çık git elimden bir kaza çıkacak. Ama Kemal abicim bak.

Bartu.

Tamam ulan senin dükkanına mı kaldık? Yürü.

Gel lan buraya ne diyorsun? Gel lan buraya.

E şeye bak ya.

Utanmaz herif hala geliyor şuraya.

Ay niye hediye alıyoruz ki biz şimdi?

Bence çocuğumuz kadar coşkulu kutlamamız lazım.

Niye ki?

Tekrar söyleyeyim mi canım?

Şube müdürümüzün kızı çünkü.

Hayata bak ya benim daha kendi tabletim yok. El alemin kızına gidip tablet

alıyorum ya.

Aman neyse tamam alacağım da. Ben niye gidiyorum sizden biri gitsin.

Kusura bakma arkadaşlarla seni uygun gördük. Yapacak bir şey yok.

Tamam ne yapayım?

Eee meşhur sevgilini çağırmıyor musun?

Yok ya onun bir şey var.

Neyi? İşi var işi.

Onun da hep işi var. Adamın kendisi var mı merak ediyoruz.

Merak ediyoruz derken kim kim merak ediyorsunuz canım?

Vallahi herkes merak ediyor.

Öyle mi? O zaman tamam yarınki partide görürsünüz.

E işi var demiştin. Şimdi yok diyorum.

Getireceksin yani.

Getireceğim yani. Hadi bay bay.

Ne yapacağız abi?

Dur be oğlum.

Böyle sürekli müdahale ederek bu büyük zekanın nasıl çalışmasını bekliyorsun

ki? Bir sus. Bir süre ver bana.

Süre.

Düşündün mü?

Evet.

Sonuç? Bir şey bulamadım.

E bu da güzel.

Bu da güzel.

Güzel.

Moral bulmaya gerek yok. Sen kafamı ütüle.

Ben bir şey bulamadım.

Gökçe'cim iyi misin?

O kadar pastadan sonra normaldir.

Yok ondan değil arkası düğmediymiş.

Yardım edeyim size isterseniz.

Yok tamam hallettim.

Çok güzel olmuşsun.

Harika. Yine çok yakışacak bu.

Dön bakayım şöyle dön dön dön.

Demir bey.

Ne oluyor anne?

Ne oluyor? Genç bir kadın cenazesini kaldırıyoruz.

Demir. Anneciğim ne oluyor? Cevap verir misin?

Ne bu saçmalık? Bir şey. Biz beraber... Nil Hanım'a gelinlik bakıyoruz düğününüz

için. Düğün falan yok Gökçe.

Kokteyl de olur tabii.

Hiçbiri yok.

Nişanı mı attınız?

Nişan da yok.

Biz Nil'le evlenmiyoruz. Tamam mı? Ay ama ben kendi kulaklarımla duydum. İşte

bu sana ders olsun diye.

Ama görüyorum ki başkalarının derse ihtiyacı varmış.

Demir çok özür dilerim oğlum.

Ne değiştirecek anne?

Özür dilemek neyi açıklayacak?

Bak ben gerçekten senin mutlu olmadığı için yani.

Gökçe'ye üzerek mi beni mutlu edeceksin?

Yürü Gökçe.

Yürümiyorum. Gökçe yürü dedim.

Hayır. Yürümeyecek misin? Hayır.

İyi sen bilirsin.

Ne?

Bırakmayacağım konuşacağız. Hayır istemiyorum konuşmak bırak.

Bırak.

Bırak dedim.

Ama ben konuşmak istiyorum tamam mı? O yüzden lütfen arabaya bine almasın.

Gel buraya.

Gökçe hadi.

İstemiyorum. Gökçe lütfen arabaya bin.

Kendim binerim.

Kendin.

Ne yapacağız oğlum, nereden bulacağız bu helikopteri ya?

Cüzdanın gözü kör olsun.

Ah ne bileyim ben, para olsa.

Ulan para olsa, para olsa. Para olsa ben bunlarla mı uğraşırım ya?

Bilmiyoruz sanki biz, para olsaymış.

Hayır kıza da söz verdik, ayıp olacak yani.

He ya.

Allah'ım.

Güzel Allah'ım, ne olursun şu kuluna hacı. Bir oyuncak helikopter getir.

Ne olursun Allah'ım.

Ah!

Dualarım kabul oldu lan!

Abi senin duaların kabul olmaz.

Oğlum mal mısın baksana.

Ulan ben de diyorum bu ne arı sesidir.

Yakala. Yok yakaladım.

Oyuncağımı verir misin?

Ne oyuncağı ya benim bu bir kere senin değil ki.

Saçmalama. Benim bu.

Nereden belli senin oyuncağın olduğu? Üstünde adın mı yazıyor? İspatla. Hadi

ispatla ispatla.

İspatlamamaya gerek yoktu. Ben çocuğum. Şurada anlasam herkes seninle nefret

eder. Doğru diyorsun.

Bana bak çok değilmiş.

Kaybol git buradan. Canımı sıkma benim bak. Hadi. Bunu sen istedin. Ne

yapacaksın lan? Döveceğim mi? Ne yapacaksın?

Anne.

Anne.

Delikanlı ol lan. Ne anneni çağırıyorsun? Ben annemi çağırıyor

muyum? Onu bana annem aldı. Ne oluyor?

Anneciğim. Oyuncağımı vermiyorlar.

Ayıp olmuyor mu? Küçücük çocuk o ama.

Yok be yenge öyle bir baktık bıraktık.

Bana vurdu. Tokat attı. Kötü şeyler söyledi.

Yardımıyla sapık var. İmdat!

Nereye gidiyoruz? Söylemeyecek misiniz acaba?

Üstümde gelinlik var. Farkında mısınız siz?

Evet farkındayım. Size soruyorum. Nereye gidiyoruz?

Konuşmuyor. E tamam konuşalım işte.

Hayır burada olmaz.

Ben belki burada konuşmak istiyorum. Tam şimdi konuşmak istiyorum.

Bak Gökçe.

Bugüne kadar hiç sesimi çıkarmadım.

Ama bundan sonra kontrolü elime ben alıyorum.

Eve gidiyoruz ve sakin sakin konuşuyoruz. Tamam mı?

Tamam.

Ne yapacağız abi?

O çocuğa gününü göstereceğim.

Çocukla çocuk mu olacağız yani?

Olacağız kardeşim. Ne olmamız gerekiyorsa onu olacağız.

Hani bildiğin bayağı insanları takip edeceğiz.

Aynen öyle.

Gel.

Geldik.

Bak işte tamam konuşalım hadi Demir Bey.

Bak annem adına senden özür diliyorum tamam mı? Kendi başına saçma sapan

işlere kalkışmış.

Hiç önemli değil ya ben alıştım zaten Cerraholu ailesinden dayak yemeğe. Bak

işte böyle yaparak beni sinirlendiriyorsun.

Siz durduk yere sinirleniyor olabilir misiniz acaba?

Ya artık siz değil sen desene bana.

Demeyeceğim Demir Bey.

Gökçe işte ben de tam olarak bundan bahsediyorum.

Ay ya ben ne yapsam kaba... zaten değil mi? Ya öyle bir şey demedim. Sen

anlamadan dinlemeden kendi başına sürekli iş yapıyorsun.

Sizin iyiliğiniz için yapıyorum ama.

Sonunda beni sinirlendiriyorsun ama. Tek sinirlenen siz değilsiniz ama. Ya sen

desene artık bana.

Demeyeceğim ya demeyeceğim. Her şey sizin istediğiniz gibi olmayacak Demir

Bey.

İçeride uçurmana izin vermez de olsun. Sor istiyorsan bir.

Soralım hadi.

Bak çocuk falan kaçıracaksak ben o işte yokum. Saçmalama oğlum gangster mıyız?

Senin o dediğin suç. Biz sadece helikopteri alacağız.

O suç sayılmıyor yani.

O çocuktan alınca sayılmıyor. Şeytanın ta kendisi bu.

Bana bak.

Şimdi ben çocuğun yanına gideceğim. Sen drone alacaksın tamam mı? Abi ya.

Beni hatırladın mı? Ben çocuğum bana bir şey yapamazsın. Sen anneme dersen burada

olay çıkartır.

Şuna bak hala felsefe yapıyor. Ne biçim çocuksun lan sen he?

Beğenemedim. Beğenemedim canım.

Hoş mu o?

Koş koş koş. Anne!

Anne!

Çok inatçısın valla.

Siz de çok okulasınız. Hiçbir şeyden memnun olmuyorsunuz. Ya Nil'in ailesiyle

otururken geldin evi bastın. Normal mi bu? Tamam normal değil. Nil'le

evleniyorum demek normal mi peki?

O sana ders olsun diye.

Ay çok işe yaradı gerçekten bravo. Şimdi mutlu musunuz? Değilim.

Neden? Çünkü sonunda sen üzüldün.

Benim üzülmemin bir önemi var mı sizin için?

Var tabii.

Hiç inanmıyorum size.

İnan.

İnanmıyorum ya inanmıyorum işte. Yani benim sizin için herhangi birinden

hiçbir farkım yok. İstediğin zaman gelirim, istediğin zaman giderim değil

mi?

Gökçe. Ne yalan mı?

Yalan mı ya? Benim sizin için mesela bu bibliodan bir farkım var mı? Var mı ya?

Şundan ne farkım var? Bir oradayım bir yerde.

Ne yapıyorsun?

Al işte bir oradayım bir yerde.

Elin mi kanıyor?

Tamam yok bir şey.

Bir dakika göster.

Yok bir şey tamam.

Önemli değil. Acıyor mu?

Çünkü bir tek elim acıyor.

Tamam gel pansumanı al.

Gel dedim hadi.

Ne oldu sorun çıktı mı? Tertemiz sorun yok. Takip edinmedim. Net. Temiz. Hadi

tüyeyelim tüy.

Acıyacak biraz.

İyi misin?

İyiyim.

Şunu da yapıştıralım.

Size de zahmet oldu.

Bir şeyler yiyelim.

Sonra oturup konuşalım. Tamam mı?

Gökçe lütfen.

Gideyim artık.

Gitme.

Gitmezsem ne değişecek?

Kalsam da yine aynı şey olacak. Biz yine kavga edeceğiz.

Biliyorum fazla üstüne geldim. Farkındayım.

Ama bu aralar inan böyle kolay şeyler yaşamıyorum.

Biliyorum yani.

Konuşamadık hiç bir şey hakkında.

Evlatlık oluşu.

Ya düşünsene annen baban senin gerçek annen baban değil.

Çok zor bir şey.

Baya zor.

Yani karşında böyle durduğuma bakma.

Kafam... Kafamda şu an neler var anlatamam.

Peki gerçek ailenizi arayacak mısınız?

Arayacak mısın?

Siz yok.

Tamam peki.

Arayacak mısın?

Arayacağım da.

Şu an hazır değilim.

Demir.

Bak seninle aramızda ne olursa olsun.

Ben bu konuda hep senin yanındayım.

Biliyorum.

Ben de senin yanındayım.

Her konuda.

Babacım annem ne zaman gelecekmiş konuştun mu?

Ne bileyim kızım?

Yonca teyzenin turnesi var ya onların işi bitmez.

Ya ne diyeceğim aranızda Gökçe'yi arayan oldu mu?

Ben aradım.

Ne dedi? Ne dedi yavrum? Dün gece gelmedi biliyorsun.

Şu an müsait değilim dedi. Ben de ne oldu deyince telefonu yüzüme kapattı.

Ben bu Gökçe'yi hırpalayım mı ya? Ne diyorsunuz ciddi soruyorum. Kes lan!

Hırpalıyormuş. Şimdi seni ayağımın altına alır bir hırpalarım görürsün ha.

Bırak kız kafasını dinlesin ya.

Ama baba kız kısmını da bu kadar boşlamamak lazım yani.

Bazılarını da sokağa tasmasız salmamak lazım ama.

Ne dedin sen ya? Ne dedi o? Kötü bir şey mi dedi? Ne dedin?

Benim de kocam işte tekrar Tokyo'ya gitti.

Ben yine yalnızım. Siz hiç oralı olmayın olur mu?

Ben acımı böyle usul usul kendi içimde yaşarım. Allah Allah.

Evladım senin kocan Tokyo'ya çalışmaya gitti ya.

Şikayet etme şikayet etme günah. Ya siz vallahi delirteceksiniz beni.

Ya kızım dua et senin bir kocan var. Bak Gökçe kızı elimizde kaldı. Ha öyle

diyorsun yani.

E tabii canım yani bu kız bir süre yalnız kalır böyle.

Sezen. Kalk kız kapıya bak hadi geç.

Kalk kapıya bak. Ya ama ben ailenin en küçük kızı olurum.

Ya.

Öyle sen yaptın baba bunları.

Aa hoş geldin Saman.

Mağmur.

İyiyim sen ne yapıyorsun?

İyiyim ben de.

Aşkım!

Aşkım sen mi geldin? Tez mi geldin? Sen mi geldin? Yok gelmedim aşkım. Yoldayım

hala. Ya geldim işte. Ne diye çağırdın? Söyle.

Sana bir sürprizim var.

Ne? Sana bir sürprizim var. Hayır ne ne? Sürpriz ne? Onu soruyorum.

Sen laf mı dinliyorsun?

Yok yani hiç değil. Evet biraz ya. Ne yapayım abi? Burada eğleniyorum.

Bunlarla eğleniyorum ben.

Geç içeri hadi. Sema Yengen'le bir şey konuşacağız.

Aman be.

Burada olmaz ya. Parkta göstereyim mi? İyi tamam. Bir Hikmet amcalara merhaba

deyip sonra gidelim o zaman.

Sen nasıl evledersen sonra.

Aa! Manyağa bak ya.

Ya sen de böyle kaldın da.

Öyle oldu biraz.

Ben sana bir şeyler vereyim mi?

Yani size zahmet olmazsa.

Gökçe. Ay yani sana zahmet olmaz.

Ya hadi artık aç de çok merak ediyorum.

Sabret kızım biraz Allah Allah.

Bartu. Tamam bir kere öp ondan sonra aç.

Yani bu pek olmadı ama neyse hadi kendin aç al.

Ay bu ne ya çok merak ettim.

Herhalde kızım sen Bartu Şenkal'ı ne sandın? Benden sevgilim bir şey

isteyecek ben almayacağım.

Ya aşkım benim ya çok pahalıdır kesin bu çok masraf yaptın.

Yok be yavrum sen takılma para sıkıntı değil bende biliyorsun.

Uçuralım mı hemen?

Olur senin oynayacaksın ne zaman istersen. Ya hadi şimdi nasıl oluyor bu?

Bir dakika atıyor muyum böyle? Yok yok atma bir dakika.

Yok dur dur.

Nasıl çıkaracağım ben bunu ya?

Gökçe!

Kıyafetleri merdivene koyuyorum!

Gökçe.

İyi misin?

İyiyim iyiyim.

Bir sorun yok değil mi?

Yok da şey.

Şu gelinliğin arkasını açmak biraz zor oluyor.

Yardım edeyim mi?

Bilemedim de galiba yardım etmen gerekecek ya.

O zaman geliyorum.

Tamam.

Masaya bıraktım o zaman.

Şey arkası düğmeli de ben bir şey yapamadım. Açamadım.

Sorun değil hallederiz.

Dön istersen.

Evet döneyim ben.

Bayağı zormuş.

Evet, yani o hırsla ben tek başıma giydim bunu bir de. Annem işte.

Oldu galiba.

Teşekkür ederim.

Ben iniyorum.

Ay beceriyorum galiba. Biraz uzaklaşayım mı?

Olur. Sen de uzaklaşma da. Ya vakti. Aa gidiyor bu arkaya. Kızım. Kızım

yükselsene. Bak ağaca çarpacak. Yükselsene.

Ya yükseltiyoruz herhalde. Girsek yapar. Ağaca çarpacak. Ya gördük herhalde.

Gidip alıp gelirim yani. Ne yapayım?

Düştü ya. Ben de alıp gelirim düştükten sonra.

Arabanın üstüne helikopter incirmekle kardeşim.

Ya kaza yaptık. Kaza kaza. Parkın içinden geldi. Parkın içinden.

Nasıl iş ya?

Nereden çıktı bu?

Artık galiba koşmamız gerekiyor. Yok ya.

Hep koşuyoruz. Bu sefer de yürüyerek kaçalım.

Ama hızlı yürüyelim. Yok.

Bu böyle olmayacak.

Değil mi ya?

Ben böyle nereye kadar hasret çekeceğim? Senin durumdan bahsetmiyorum abla.

Gökçe'nin durumdan bahsediyorum.

Sen zaten bir kere beni düşün sen.

Abla Gökçe'nin durumu acil.

Bu kızı başıboş bırakmamak lazım.

Ne yapacağız Sezen?

Demir'e evlenmekten vaz mı geçireceğiz?

Kaan'ı devreye sokacağız.

Ne yaparsan yap Gökçe o çocuğu istemiyor. Şimdi istemiyor olabilir.

Ama Kaan birkaç güzel hamle yaparsa ablam Kaan'ı isteyecek.

Sezen bence sen hiç ortalığı karıştırma.

Abla burada Gökçe'nin mutluluğu söz konusu bilmem farkında mısın? Ben

gidiyorum. Nereye gidiyorsun?

Kaan'la buluşmaya.

Allah Allah.

Teşekkür ederim.

Gökçe.

Ben seninle artık kavga etmek istemiyorum.

Ben de.

Nasıl olacak peki?

Küçükken heves ettim diye.

Uçurtma istemiştim babamdan.

O da gidip kırtaseden aldı bir tane.

İşte o zamanlar biz böyle pikniğe giderdik hep.

Uçurtmayı da aldık gittik bir gün.

İşte böyle ilk başta hemen yükseldi falan. Sonra birden düşmeye başladı.

Sonra bir baktım ağacın dallarına takılmış.

Sonra ne oldu?

Sonra tabii babam onu almaya çalıştı ama olmadı. Sonra biz birkaç kere de aynı

yere pikniğe gittik.

Her gittiğimizde baktım hala orada duruyordu.

Sonra sonbahar geldi.

Biz de bir daha pikniğe falan gitmedik.

İşte sen o uçurtma gibisin benim için.

Hem çok yakınımdasın.

Hem de bir o kadar uzağımda.

Peki bunu nasıl değiştireceğiz?

Bilmiyorum ki.

Yani biz seni daha böyle bir gün bile geçiremedik baş başa. Hep bir şey vardı

aramızda, hep bir sorun, hep bir engel.

Halbuki beraber zaman geçirebilseydik, birbirimizi birazcık tanıma şansımız

olsaydı, belki hiçbir şey böyle olmayacaktı.

Ne ben her şeye burnumu sokacaktım, ne de sen benim kalbimi kıracaktın.

Ay korkudan uçuk çıkarıyordum baksana.

Korkma aşkım kimse yaralanmamış. Maddi hasarlı trafik kazası her yerin oluyor

yani. Ben sana asıl ne diyecektim? Ne diyeceksin aşkım söyle.

Ama hemen hayır demeyeceksin.

Aşkım aşk olsun ya. Ya sen ne söyledin de ben hayır dedim aşk olsun.

Benimle yarın şube müdürünün kızının doğum günü partisine gelir misin?

Şimdi yarın Adana yarışları var.

Uzatma istemiyorum sen gelmek zorunda değilsin Bartu.

Aşkım aşk olsun yavrum.

Sen iste, ben seninle ölüme bir de gelirim.

Ya!

Ya bu, at bir şey yapalım. Niye bende duruyor ayrıca ya? At gitsin ya.

Ne oluyor lan geçe geçe?

Selam.

Selam, hayrola Sezen? Bu saatte gelmezdin sen buraya.

Çünkü seninle konuşmaya geldim.

Biliyorum ya farkındayım eşeklik ettim. Böyle bir şeyin hiç yaşanmaması

gerekiyordu. Ama yaşandı yani yapacak bir şey yok.

Gökçe affetmedi beni biliyor musun?

Zaman istedi ki aklı da.

Eğer sen böyle beklersen bu zaman hiç gelmeyecek. Bunu da biliyorsun değil mi?

Nasıl yani?

Bak Gökçe dünyanın en tatlı insanıdır. Kalp yerine pamuk şekeri taşır kalbinde

öyle söyleyeyim.

Bilmez miyim?

E o zaman.

Bak böyle beklemekle olmaz. Git konuş Gökçe ile affettir kendini.

Ya ters tepmesi sonra?

Tepmez. Bana güven.

İyi sonunda içim rahatladı.

Ailenin içinden böyle bir öneri gelmesi iyi oldu. Sabahtan beri bende ne

yapacağımı düşünüyordum kara kara.

Ben diyeceğimi dedim.

Şimdi bana kokteyl hazırlar mısın? Damam hiç şenlensin. Hemen hazırlayayım tatlı

kız.

Değilmiş.

Günaydın. Günaydın.

Ay saati kaç oldu ya?

Boş ver şimdi saati. Sen yüzünü yıka gidiyoruz.

Ben ajansla çalışmıyorum ki.

Ajansa gitmiyoruz ki.

Nereye gidiyoruz?

Gezmeye.

Yolda görürsün.

Ama bir şey söyleyeceğim.

Ben birazcık acıktım.

E tamam. O işi de hallettim ben. Her şey hazır.

Sen o zaman hazırlan ben dışarıda bekliyorum. Olur mu?

Tamam. Bekletme çok.

Tamam.

Nereye gidiyoruz Hakkıcan ama ya?

Ay bu ne?

Ay bu çok güzel bir şey.

Babamın arabası ya.

Bir süredir burada duruyordu. Kimse de kullanmıyordu.

Ama bugün biz bulunacağız.

Biz mi?

Şaka yapıyorsun herhalde.

Yok.

Gerçekten mi? Evet.

E hadi atla.

Ya yaşasın.

Hazır mıyız? Evet.

Ya benim tam hayalimdeki gibi bir araba oldu biliyor musun?

Hayaller geleceğin gerçeğidir.

Babamın izni.

Canım o hepsi için geçerli değil.

Valla bir şey çok istiyorsan illaki olur.

Nasıl olacak canım ya? Şimdi ben mesela bu arabayı çok istedim diyelim. Nasıl

alacağım? Alamam ki imkansız.

Belki alamayacaksın ama.

Kullanacağım.

Çok canım daha neden?

Ne yapıyorsun?

Yok Demir gerçekten kullanamam. Saçmalama ciddiyim.

Kullanırsın. Hayır bir şey olur. Başına bir şey gelir. Yok hayır hayır.

Kullanmayacağım. Hayır yok. Beni biliyorsun ya giderim çarparım falan bir

yere. Gerçekten olmaz Demir. Hayır olmaz.

Mümkün değil. Hayır.

Yapamam.

Demir yapamam gerçekten.

Benim bildiğim Gökçe her şeyi yapmakta zaten.

Öyle mi diyorsun? Hatta.

Bir dakika, nasıl olacak ama şimdi?

Nasıl yapacağım? Şimdi sen bunu alıyorsun.

Mitesi koymanızı takmaya, sonra bırakıp şu.

Bu kadar.

Geri çantamız için.

Tamam. Hadi bakalım.

Gezdir beni Gökçe, sen kal.

Ay gidiyor, vallahi gidiyor.

Gidin mi?

Çok güzel.

Bayıp.

Vallahi gidiyorum ya.

Birazcık yavaşlar istersen bak bir lütfen. Tamam.

Ya aslında artık sen mi alsan yeter bu kadar bence. Olur.

Hiç olmadığım kadar.

Canım benim. Hadi girelim o zaman.

Anne bak. Bu adam çaldı benim helikopterimi.

Gerçekten mi? Evet.

Rezil adam.

Bir de utanmadan gelmiş. Yanımda duruyor.

Yüzsüz, hain, alçak.

Semacığım gel buraya.

Hırsız o. Gel buraya.

Kaç parti sonra soracağım hesabını kaç.

Yardım edin çocuğum.

Kız sana bir şey yapmadı değil mi? Ay canımı zor tutardım.

Canım benim, canım.

Gelin girelim bari.

Hocası arayalım.

Bayağı hazırlık var burada.

Nilay'dan rica ettim. Onun ne seviyordu?

Fıstık ezmeli sandviç var. Sen seversin.

Unutmamışsın.

Davet mi? Bir gel.

İşte geldik.

Çok güzelmiş burası.

Beğendin mi?

Çok beğendim.

Sevindim. Ay bizimkileri haber vermeye unuttum ama.

Ya ama bir dakika burada telefon olmaz ki.

Ama merak ederler.

İyi o zaman mesaj at sonra kapat.

Tamam.

Attım. Sen versene telefonu.

Ne olur ne olmaz sana belli olmaz şimdi.

O zaman dünya ile bağlantımızı koparalım.

Koparalım bakalım.

Ya ben dün gece düşündüm de.

Haklıydın.

Biz daha baş başa bir gün bile geçiremedik.

Evet ama yani bu kadarını beklemiyordum dünden sonra.

Ya ben saçma sapan davrandım. Özür dilerim.

Olsun. Boşver. Olan oldu.

Ben de seni üzdüysem özür dilerim.

Önemli değil.

İyi misin?

Ben geliyorum bir saniye. Ne oldu nereye?

Bekle.

Çok güzel bu nereden çıktı?

Senin.

Nasıl yani?

Sana yaptım. Dün gece konuştuk ya.

Sen benim için.

Çok teşekkür ederim.

Çok güzel ablacığım.

Hadi durma uçuralım.

Tamam.

Ya çok güzel.

Dur kaçacak.

Hayır. Bir şey oluyor. Bir şey oluyor.

Sarma işini sevdin sen.

Keşke burada kaldım.

Yine geliriz.

Cemil.

Her şey için teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

Gidelim mi?

Hadi.

Telefon. Sağ ol.

Sağ ol işte. Hakkı bir gol bir.

Efendim Sezen.

Evet geliyorum bir saate.

Tamam. Hadi bay bay.

Ne diyor?

Eve geç.

Ha. Ya ben aslında seninkileri bayağıdır görmüyorum.

Ben de geleyim mi?

Olur.

Hadi o zaman.

Uçuşmanı bırakayım mı burada?

Hayır.

Bana bak bir daha böyle bir şey istemiyorum Bartu. Aşkım aşkım anlamam

çarparım ağzında bir tane.

Tamam aşkım özür dilerim.

Belet bir şey dedi mi?

Yok demedi de çok ağladı çok üzüldüm. Aman bırak ya anası zengin babası zengin

alır bir tane daha.

Ne biçim konuşuyorsun be Allah Allah. Ama öyle şimdi ya zengin değil mi

sonuçta?

Bu ne şimdi ya?

İnsan geçiyor buradan insan ayıp.

Hayır benim sevgilim şeker gibi kız su dökülünce eriseydin olacaktı. Kim

verecek bunun hesabını?

Ne biçim laf bu be şapşal.

Güzeldi değil mi?

Ayıp ayıp.

Gel sevgilim şöyle güneşten güneşten yürüyelim.

Ne iyi ettin de geldin be oğlum.

Dün hiçbir şey anlamamıştık.

Aynen öyle oldu Hikmet abi.

Teşekkürler.

Gökçe seni öldürecek.

Ablacım aşk için ölmeli.

Şey abi Rezan teyze yok mu?

Evladım şimdi bizim bu Yonca'nın turnesi varmış.

O turne için bir takım alışverişler yapmaları lazım. Bunların kostümü,

ayakkabı, mayakkabı sorma yani. Kadınsı işler işte.

O yüzden hepimiz evde perperişan olduk valla.

Babacım aşk olsun ya. Neyini eksik ettik senin?

Ayrıca baba mutfakta level atladım söyleyeyim. Biliyorum evladım.

Biliyorum da hani söylenmezsem eksik kalırım diye o yüzden söyledim. Biliyor

musun yani yavrum?

Eee Gökçe nerede kaldı ya?

Ha Gökçe yolda geliyor şimdi.

Gelsin de ondan sonrası ne olacak muamma tabii.

O ne demek şimdi ya?

Hiç ya öylesine.

Öylesine.

Ne yapalım aşkım şurada bir yerde oturup çay içelim mi? İçelim valla acıktım

simit de alalım.

Kurudun mu sen?

Kurudum kurudum ya iyi oldu sıcaktı aslında beni ağlamadı.

Hay Allah'ım. Neredeydi ya çaycı buralarda? Nerede var ya.

Açılın. Açılın.

Açılın.

Açılın. Açılın. Açılın. Açılın.

Açılın. Açılın.

Açılın. Açılın.

Açılın.

Açılın.

Ya hallederiz yavrum hallederiz ya.

Memlekete bak arkadaş ya.

Memleket Detroit'e döndü ya. Teksas o.

Teksas değil mi? Tamam o işte. Ama onlar yakın komşu yani.

Aşkım. Cana geleceğine mala gelsin.

Ya geldi zaten. Çantam gitti ya.

Mala geldi ya.

Allah Allah.

Yıldız mı?

Tamam çaycıya gidelim. Bende para var gel.

Allah'ım yarabbim ya.

Ben sana borç veririm ya.

Ben de gittim.

Adama dedim ki evladım senin ağzında bir kere diz kalmamış diz.

Selam.

Hoş geldin Gökçe.

Hoş geldin evladım.

Hoş bulduk.

Ne haber Gökçe?

İyi Kaan, senden ne haber?

İyidir.

Selam. Selam.

Ben o zaman oraya geçeyim.

Sen de geçsene.

Ben de şöyle geçeyim. Olur.

Gel canım.

Gökçe, nerede kaldın evladım? Merak ettik seni.

Şey oldu babacığım.

Şey yapayım ben anlatayım. Şimdi şey yaptım ben.

Nereden başlasam bilemedim gerçekten.

Ya üzülme aşkım artık tamam.

Ya sana bir şey olsaydı?

Ya tamam olmadı da yani önce su dökülür sonra çantam çalınır. Ne kara bir gün

ya. Ben şu Mustafa'yı arayayım bakayım polis alır.

Gitmiş mi?

Gitmiş mi?

Gitmiş. Hayır gidemez.

Gidemez. İzin veremem hayır.

Yapacak bir şey yok gitti telefonun.

İzin veremem gidemez.

Eee?

Yeter artık be. Kendine gel. Kendine boycuyla yüzleşmen lazım.

Biz o zamanlar öğrenciyiz tabii.

Bizi bir tane Siz bir Cemil var.

Zengin çocuğu. Bizler o zaman o kadar zengin değiliz tabii.

Okula hep böyle tabambay gelip gidiyoruz.

Cemil öyle değil.

Her gün okula iki farklı arabayla geliyor.

Ertesi gün bir başka arabayla geliyor.

Bir sonraki gün bir başka arabayla geliyor. Bunda bir havalar, bir cakalar.

Etrafındalar hep.

Ama çok kızın kalbini kırdı şerefsiz.

Hikmet abi değişen bir şey yok ki. Şimdi de var öleleri.

İstedikleri zaman böyle kıza yakınlaşıyorlar falan. Ondan sonra

istedikleri zaman da bağırıp çağırıyorlar.

Vallahi doğru. Ağzını öpeyim. Çok doğru. Ama daha kötüleri de var. Sinsi olanlar.

Böyle arkadaş gibi yanaşıp arkadan iş çevirenler.

Ay hiç sevmem. O ne öyle ya yılan gibi?

İşte televizyon mu açsak biz ses olur.

Aslında bu adamların kalıbına bakarsın bir şey zannedersin. Ondan sonra biraz

daha yakından bakarsın mal olduğunu anlarsın.

Bazılarına yaklaşmaya gerek yok. Zaten uzaktan nasıl oldukları belli.

Nasıl oluyorlarmış?

Korkak.

Ay şey radyo da açabiliriz aslında.

Bence de. Ama korkak olup olmadıklarını anlamak için önce bir karşılarına çıkmak

lazım.

Çıkılacağı varsa çıkılır.

Ya siz neden bahsediyorsunuz ben bir şey anlamadım ya. Ya boşver Hikmet abi

arkadaştan bahsediyoruz. Hadi ben müsaadenizi isteyeyim. Ben de.

Şimdi böyle zengin kalkış olunca tabii başka bir laf etmeye de gerek yok sanki

değil mi? Evet ben sizi geçireyim.

Görüşürüz. Görüşürüz. Kendinize iyi bakın.

Siz de öyle.

Hoşçakalın çocuklar.

Neden böyle olduk ya?

Hakikaten ha neden böyle olduk?

Ne bileyim hayır yani aynı gün ikimizin başına da bu kadar çok şey gelmesi

tesadüf mü yani tesadüf değil.

Niye ya?

Gelebilir yani olabilir bahtsız bir devi biliyorsun şöyle gidiyor sonra başına

neler geliyor.

Başka bir şey olması lazım işte.

Yok be.

Tabii ya.

Ne oldu? Ne oldu?

Ne oldu?

Ya tabii buldum başımıza neden bunların geldiğini. Karma yüzünden oldu.

Kim ya karma kim ya? Gideyim ağzını bulutayım. Kim o?

Bartu aptal aptal konuşma. Karma bir denge felsefesi gibi düşün. Yani hayata

ne veriyorsak onu alıyoruz. Öyle düşün.

Şey mi bu? Etme bulma dünyası yani. Dizisi de var o mu? Aynen işte.

Ya tamam da biz ne yaptık ki yani? Burada sevgili sevgili ustasıyla

oturuyoruz. Yani kime ne yapmışız? Kimin tavuğuna kış dedik ya?

Tabii tabii.

Küçücük çocuğun o günahsız, suçsuz, masum çocuğun helikopterini çalmadık

yani değil mi Bartu?

Ee? Ee'si şimdi Evren onu bizden geri almaya çalışıyor.

Yapma ya.

Bak tırstım ben birazdan.

Sema ne yapsak ya? Kurşun mu döktürsek?

Nazar boncuğum bir şey etsek, bir sadakalı versek, kocamla ne yapalım ya?

Martucuğum, şunu yapacağız, ne yapıp edip o helikopteri alacağız çocuğa geri

vereceğiz. Yani öbür türlü huzur muzur yok bize.

Saçmalama Sema ya, senin o helikopterin fiyatından haberin var mı?

Bırak Allah aşkına, zengin çocuğu ya.

Ne, annesi babası alır ona ya.

Aşkım, karma ile arayı düzeltmemiz lazım.

Yoksa çok fena olur.

Karma neymiş ya Sema, emşim karmasını ya.

Hoş çıktısın.

Haklısın Semacığım, durum çok fena.

Öpüşelim mi?

Nereye? Şaka yaptım. Öpmeyeceğim, gel.

Sizden öldüreceğim seni ya. Vallahi öldüreceğim.

Abla vallahi bilmiyordum. Özür dilerim. Benim suçum yok. Vallahi bak.

Ah dedim ben sana değil mi? Dedim. Gökçe sen de bununla uğraşacağına gidenlere

bir baksana.

Ya çocuklar herhalde birbirine tatlı ısmarlamaya inmedi aşağıya.

Ay kesin kavga edecekler.

Allah Allah.

Ne oluyor ya?

Bilmiyorum ki baba.

Vallahi ne oluyor göreceğiz babacığım.

Göreceğiz.

Sen ne yapmaya çalışıyorsun ya? Onu sana sormak lazım.

Bak arkadaşınsın diye sesimi çıkarmıyorum ama.

Haddini bilsen iyi olur. Vay be Demir Bey'e bak sen racon kesiyorsun çok

korktun. Bence de korktum. Ama ben kuru gülötüden korkmam sorunum işte.

İyi sen bilirsin. Ama ne yapmaya çalıştığının farkındayım Kaan. O yüzden

kızdan uzak dur.

Sen hangi sıfatla konuşuyorsun pardon gitsene sen nişanlına. Ben nişanlı falan

değilim. Ayrıca Gökçe ile konuştuk çözdük mevzuyu. İyi sen üç güne yine bir

şey yapar kızı üzersin ama biliyorsun.

Neyse ne. Gökçe'den uzatmış.

Vurmayacağım.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.