Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ne oluyor?
Ne oldu? Bir şey mi oldu?
Hiçbir şey olmadı.
Ne bileyim bir panik oldun sen. Ha panik benim göbek adım Demir Bey.
Vallahi öyle yani gerçekten.
Her zamanki halim bence... Ay şey oldu ya benim böyle biraz galiba başım döndü.
Çok fenayım.
Ay ne oldu bana?
Şey mi yapsak? Biz biraz dışarı mı çıksak Demir Bey? Böyle hava alsak falan
ha? Olur mu?
Hatta şey yaparız dışarıda bir şeyler yiyelim.
Yemek var burada.
Yok benim onlara hiç canım istemedi. Diyorum ki şöyle bir köy kahvaltısı
falan nasıl olur?
Şekerli bir şeyler yiyin, ballı kaymaklı falan iyi gelir bana. Başım da döndü ya.
Evet bence çok iyi bir fikir. Hatta ben şuraları toplayayım ama sonra çıkalım.
Hay Allah görüyor musunuz? Bu sefer de benim sakarlığım tuttu. Ne olacak benim
bu sakarlığım böyle?
Cidden ne olacak Gökçe?
Siz üstünüzü mü değiştirseniz?
Bir tanem!
Sen ne zamandır oradasın?
Şimdi geldim canım. Ne oldu ki?
Siz ne yapıyorsunuz? Benden gizli ne konuşuyordunuz burada?
Olur mu öyle şey canım ya?
Ay Tarık ne bağırıyorsun ya? Korktun vallahi.
Allah Allah.
Bir tanem özür dilerim. Bir dakika çok.
Affedersin. Rezan bayılayım hemen. Dur bir dakika bekle.
Halledemezsek yapıştır.
Ay aşk olsun Nilüfer yani.
Sen bizi neyle itham ediyorsun çocuğum? Çok ayıp vallahi.
Ben de teessüf ederim evladım. Bizim burada gizli saklı konuştuğumuz nerede
görülmüş ya? Evet. Hiç bu ailede gizli iş çevrildiğini gördün mü sen Nilüfer
ha? Ben hiç görmedim. Her şeyimiz ortada bizim.
Zaten ben ezelden beridir şeffaflığı savunan bir insanımdır. Evet hayatım
evet. Ben de öyleyim. Ben yemedim bunu ama. Ben yemedim.
Tarık Bey.
Öt bakalım ne oluyor.
Vallahi bak hormonlarım inip inip çıkıyor, inip inip çıkıyor. Burada bir
kavga çıkarırım inanamazsın.
Tamam bir tanem. Tamam bir tanem.
Bak benim sana söylemem gereken bir şey var. Önemli bir şey. Ay dur kızım Allah
aşkına ya.
Ay ne kadar merak ettin Neliber.
Çocuk sana sürpriz hazırlıyordu sürpriz. Ha sürpriz.
Ay benim canım kocam bana sürpriz mi yapmış?
Ah bir tanem ya.
Ay vallahi rezil ettim değil mi?
Ay çatlarım Tarık ne olur söyle ne yaptın?
Şimdi bu sürpriz... Olmaz!
Olmaz evladım adı üstünde sürpriz.
Eğer sürpriz olan bir şeyi kalkıp söylersen... ...onun sürprizlik vasfı
kalmaz. Çocuk geldi bizde samimi olarak istişare etti. Babacığım anneciğim ne
yapayım dedi. Biz de dedik ki bak sen şimdi onu düşündüğün gibi yaparsan...
...sonra o düşündüğün şeyi Nilüfer yanlış anlayabilir...
O yüzden başın belaya girer. Onun için sen onu öyle yapma dedim.
Ve ben de babana katılıyorum. Ve artırıyorum çocuğu. Sen onu öyle yapma.
Ama öbürünü de öyle yapmaya kesinlikle çok dikkat et.
Sen hala burada mısın kızım?
Hadi doğru bebeğinin yanına bakayım.
Tarık. Sen o zaman onu öyle yapma.
Yaparsam Allah belanı verse yapmayacağım.
Tamam. Ben bir Füsun'a bakayım.
Evet yavrum bak ama o sana bakmıyorsa da fazla da dert etme. Anlatabiliyor muyum
yavrum? Çünkü neticede zaten bırak. Bırak gitsin. Eğer geri gelirse
senindir. Gelmezse zaten sana ait değil.
Üç gram aklım vardı o da tam orada. Ne oldu burada şimdi yani? O da gitti yani.
Damat evladım burası tehlikeli olmaya başladı. Gel bizim eve gidelim beraber.
Orada daha rahat devam ederiz. Gel canım.
Çözü gibi olayalım. Beni de bu yaşta yalancı yaptınız.
Geldiniz mi?
Çay yeni demleniyor ama ben portakal suyu sıktım. Hadi gelin.
Hani çıkıyorduk?
Canım mis gibi kahvaltı var evde. Niye çıkalım yani?
Para harcamaya ne kadar meraklısınız Demir Bey.
Sende bir şeyler var ama.
Yakında çıkar kokusu.
Yok. Ha kokusu demişken bu da yani size şey ekmek kızartıyordum. Mis gibi
yandılar onun kokusu.
Ay gerçekten yandılar.
Ya tamam boşver olur öyle şeyler.
Ya üzülme bu kadar canım ya.
Kıtır kıtır olmuş işte daha güzel.
Hı hı tabii.
Geçen gece ne oldu biliyor musun?
Bahçeye UFO indi.
Ne güzel.
UFO'dan uzaylılar çıktı.
Selamlaştık.
Olur tabii.
Sonra bana çay falan uzattılar. Yeni demlemişler.
Enteresan. Sonra dediler ki... ...dünya barışını sağlamamız için... ...Gökçe'nin
maaşını düşürmemiz lazım.
Ben de tamam dedim.
Aylık ona 300 lira yeter.
Ne dersin?
Olur olur bana uyar.
Gökçe.
Gökçe.
Sen iyi misin?
İyiyim sizi dinliyordum.
Deminden beri ne diyorum farkında mısın?
Evet dinledim ben.
Anlat bakayım ne dedim?
Şey dediniz geçen Muharrem geldi zam istedi.
Vermem demişsiniz. O da o zaman ben de Gökçe'den borç isterim demiş.
Siz de tamam demişsiniz.
Ondan sonra uzaylardan konuşup şey içmişsiniz.
Bana baksana sen.
Neyin var? Hadi söyle. Anlat.
Yok bir şeyim ya. İyiyim ben.
Doydunuz herhalde. Ben doyduysanız şunu kaldırayım.
Gökçe.
Bak böylesinde bir şey değil. Sende gerçekten bir şey var. Hadi anlat ne
olur. Yok gerçekten Demir Bey yok bir şey.
Sürlü badana boya işçilik dahil. 90 metre eve kadar 990 TL.
Aaa bana çok önemli bir mesaj geldi.
Yani şu an Nilüfer'in bana inanılmaz ihtiyacı varmış. O yüzden yani ben
buraları toparlayamadan sizi bırakıp kaçıyorum Demir Bey. Hadi eyvallah.
Yani oğlum evde avuçta birikmiş hiçbir şey yok mu?
Babacığım bir yıl önce patladı olay. Ben böyle debelendikçe çalıştıkça daha da
dibe battım.
Elimde böyle birikmiş birkaç kuruş vardı. Onlar da doğum falan.
Gitti seninle anlayacağım.
Ne yapalım oğlum üzülme.
Ticaret dünyası bu. İnişli çıkışlı işler bunlar.
Bir gün olur bir gün olmaz. Bunları sen kafana takma.
Ama bak bir şey söyleyeceğim.
Nürüfer'in sakın haberi olmasın bundan tamam mı? Kız lohusa yavrum.
Yok zaten ben iş aramaya hemen başladım baba.
Üniversiteden birkaç arkadaşımı aradım. Bana birkaç görüşme ayarladılar sağ
olsunlar. Şimdi gideceğim görüşeceğim. Yani oldu oldu olmadı o zaman Ünifer'e
söylerim diyorum ben.
Ya bırak şu söyleme işini.
Söylemeyeyim. Söyleme.
Söyleme. Acele etme dur bekle.
Yavrum Allah'a şükür aç değiliz açık da değiliz. Bak evimiz barkımız var hep
beraber geçiliriz evelallah.
Sağ olasın babacığım sağ olasın.
Senin desteğin de olmasa teşekkür ederim.
Bana bak.
Sen şimdi git hazırlan.
Ben nürüferi oyalarım tamam mı?
Ya gideceğim gitmesene de takım elbisem odada. Şimdi görecek soracak nereye
gidiyorsun? Niye bu takım elbise falan?
O iş bende. Sende mi? Merak etme.
Ablacığım bir karar verebildik mi be?
Ya veremedim tabii nasıl vereyim ya? Böyle bir şey nasıl söylenir? Çok basit
ablacığım. Direkt söyleyeceksin.
Allah Allah çok kolaydı. Hayır yani senin başına gelse ne yaparsın acaba?
Böyle dut yemiş bülbüle dönersin.
Neyi söyleseler ablacığım?
Sen benim ağzımdan laf mı almaya çalışıyorsun ha? Sen ne öğrenmeye
çalışıyorsun? Laf almaya falan çalışmıyorum. Nereye gittiğimizi
anlamaya çalışıyorum.
Bindin arabaya yarım saattir gidiyoruz.
Sen git böyle dümdüz git ben tarif edeceğim.
Of!
Aman ne benim küçük prensesim. Çok mu tatlı benim bebeğim? Çok mu
tatlı benim bebeğim?
Ay bana benzemiyor ama aynı ben ya.
Hı hı öyle.
Yani mimikler falan tıpkı ben gerçekten.
Aa ne alakası var ya? Bir kere o benim beş numaralı bakışımı kapmış. Değil mi
kızım benim?
Hadi sen git car car car bana laf ediştireceğine kapıyı aç.
Bak hala bir üflemeler pöflemeler, dil uzatmalar. Bu pabucu da mı atıldı ya?
Babacığım. Ne haber fıstık? İyi de sen? Burada mı bizimkiler?
Gel bakayım.
Babanın, abmanın her şey yolunda mı? Ay dedesi gülüyor vallahi gülüyor. Gel. Ah
kurban olurum. Torunların güzeli.
Kuzudur kuzu.
Kurban olurum. Dedesinin kuzusu.
Dedesinin kuzusu.
Tarık nerede babacığım?
Tarık'ın bir şey varmış. Telefon görüşmesi. Telefonda konuşuyordu
evladım.
Gülerle bak bak. Dedesine gülüyor. Kurban olurum. Bir tanem.
Bir tanem.
Dedesinin kuzusu, kuzu kuzu, dedesinin kuzu... Topla!
Hayırdır baba nereye gidiyorsun?
Ne demek nereye? Buradayım oğlum.
Hayır bana böyle geri vitese takmak suretiyle fıymaya çalışıyormuşsun gibi
geldi de o yüzden.
Allah'ım ne diyor bu ya?
Ne geri vitesi, ne fıyması oğlum?
Tuvalete gidiyorum.
Çişim geldi.
Onun için bir de hesap mı vereceğim ya?
Oldu mu?
Olur olur. Doğanın çağrısı neticede.
Neymiş şoför kardeş? İnsanların işlerine burnumuzu sokmayacakmışız değil mi?
Ne dedim ablacığım ben ya? Nereye gidiyoruz dedim sadece.
Hayır efendim sen benim ağzımdan laf almaya çalıştın. Ya ben mecbur muyum
Demir Bey'in evlatlık olduğunu sana söylemeye?
Ay ne dedim ben? Ne dedim ben Allah kahretsin?
Ablacığım gececiğim uyumaya gidiyorum.
Allah'ını seversen. Al şunu. Görmedin duymadın bilmiyorsun. Ablacığım
istemiyorum ben senin paranı. Demir kim onu da bilmiyorum.
İner misin arabamdan lütfen? Hayır al şunu bana bak. Hiçbir şey
söylemeyeceksin. Şimdi inince senin plakanını alacağım. Eğer bir şey
duyarsam tepene binerim ona göre.
Tamam tamam.
Hadi yürü git şimdi.
Baba.
Ne o elindeki?
Kimin elindeki?
Ya bunu diyorum işte. Ne bu takım elbise mi? Ne takım elbisesi? Ne alakası var
oğlum? Oğlum yani evi daha kaldırsalar haberin olmaz.
Babam bir ufacık şey aldı hemen onu gördün. Ufacık mı? Anne koskoca gamboç
bu ya. Nasıl fark etmeyeyim bunu?
Gamboçyalılar bulmuş bu gamboç.
Hay hayrola enişte? Takım elbiseler falan ne iş?
Ha? Ne iş?
Söyle bakalım Bartu Bey. Takım elbise falan ne iş?
Şimdi takım elbise 1666 yılında Fransa'da 14.
Louis zamanında.
Bir dakika ya.
Niye ben izah ediyorum? Niye yani bana kaldı? Allah Allah ya. Yani biz erkekler
hiç takım elbise de mi giyemeyeceğiz ya?
Ha? Ölelim lan biz erkekler. Hep hayatımız boyunca karılarımız için
yaşayalım. Çocuklarımız için yaşayalım. Takım elbise olduğu zaman öl, öl.
Tamam Hikmet uzatma.
Hadi. Hayatım benim eski takım elbisem de onu almaya gelmiştim canım. Tamam.
Kuzu, kuzu, kuzu, kuzu, kuzu, kuzu. Ay vallahi bu eniştemde bir acayiplik var.
Bak demedi deme bu takım elbiseler falan.
Anlarsın. İşte boş ver.
Alo.
Selam. Kurye gönderdim demiştin.
Gönderdim Demir Bey. Çoktan gelmiş olması lazımdı. E tamam ben de onu
diyorum işte.
Ben sabahtan beri buradayım. Gelen giden olmadı.
Ya abicim böyle önemli bir konuda yalan söyleyecek değilim herhalde değil mi?
Özür dilerim yanlış anladınız.
Ben hemen arayıp dönüyorum size.
Aman da teyzesinin bir tanesi.
Kuzuşum. Sen herkese gülücükler mi saçtın? Hani teyzeye gülücük? Yok mu
bana gülücük? Ayol çocuk sana niye gülücük versin? Tanımıyor ki.
Allah Allah niye tanımıyormuş beni ya?
Eve geldi mi var Allah aşkına? Uğradı mı var?
Doğduğundan beri dört kere seni ya gördü ya görmedi yani.
Teyze annem gibi başladın sen de.
Ben ne dedim ayol şimdi? Sen bana dırdırcı mı diyorsun yoksa kızım? Ay yok
anneciğim ya şimdi teyzem de senin gibi davranmaya başlayınca... ...ben dırdıra
falan alakası yok ya. Sen şimdi diyorsun ki yani sen kendi başına bir şey
olamadın. Ablamı mı taklit ediyorum?
Ay benim çok uykum var ya ben gideyim azıcık dinleneyim ya olur mu? Üstümü
başımı bir değiştireyim bir rahatlayayım. Bence de.
Hadi görüşürüz.
Ay biz buldumçuk ailesi olduk tam he.
Özlemişiz yorucu bunlar büyüdük azıcık kadar oldu.
Evet evet.
Bu deli değilsin. Buldumçuk ailesinin torunu senin.
Allah'ım zarf yok zarf nerede?
Zarf yok zarf yok. Burada mı? Zarf nerede?
Ne zarfı ya?
Tam böyle uyuyordum baktım zarf yok. Allah'ım ne yapacağım?
Neredeydin bir dakika? Gökçü sakin ol.
Demirdeydin önce demirden çıktın. Ooo.
Ya teyze bir dur Allah aşkına ya.
Ben dururum da sen durabilecek misin bilmiyorum.
Kahvaltı yaptık.
Ondan sonra ne yaptım ben? Çıktım evden çıktım şey yaptım.
Taksiye bindim.
Taksi. Taksici. Pis taksici.
Ajan taksici.
Taksi de tabii Allah kahretmesin. Ne yapacağım ben?
İyi günler.
Ay ben birini arıyorum da. Yanlış yere geldin.
Efendim? Birini arıyor. Sen burada işin ne?
Ya çok komiksin amcacığım. Herhalde seni de tanıdığın birini arıyorum.
Ya ben bu duraktan taksiye binmiştim. Hatta bak plakası şu.
E o plaka benim.
Allah'ım sen bana bunları seçerek mi gönderiyorsun ya?
Tamam plaka senin de. Şimdi bu plakanın olduğu taksi var ya.
Taksi de benim.
Tamam taksi de senin. Bunun direksiyonunda kim var?
Direksiyonunda Mehmet var.
Ah Mehmet. İşte benim Mehmet'i bulmam lazım.
Mehmet dün gece geçiciydi. Evinde uyuyordur. Şey yapsak bir arasa konu.
Hemen ulaşmamız lazım. Gerçekten çok önemli bir konu. Ne unuttun?
Aa ne unuttum? Hiçbir şey unutmadım. Alakası yok.
Gerçekten çok mühim bir konu konuşmam gerekiyor.
Aa.
Mehmet ekşikli çocuk.
Her gören vuruluyor.
Dün birisi de aradı. Telefon istedi.
Allah Allah amca Mehmet Eren'de nikahımı almayacağım ya. Arıyor musun aramıyor
musun? Vallahi bak sinir krizi geçireceğim buradan.
O kız senin kadar sinirli değildi.
Ya amcacığım o kızla Mehmet'e ömür boyu mutluluklar diliyorum. Ya ben sadece
tarifimin peşindeyim. Biliyordum zaten bir şey unuttuğunu.
Amca bak külahları değişeceğiz ha.
Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.
Telefonu kapalı.
Uyuyordur o şimdi.
Yarın öğleden sonra gel bulursun.
Ya amca ne olur bir şey yapalım bir şekilde ulaşalım çok önemli.
Yapacak bir şey yok.
Ya tamam ver numarayı ben arayayım bir de bir konuşayım.
Benim ulaşamadığım numaraya sen mi ulaşacaksın?
Bana kapalı olan telefon sana mı açık olacak?
Ya tamam adresini ver o zaman.
Veremem. Allah Allah.
Geçen gün başka bir kız da istedi ona da vermedim. Allah Allah vermiyorsun tamam
ben de gitmiyorum.
Hemen adresi bana verene kadar ben de buraya oturuyorum. Sen numarayı verene
kadar da gitmiyorum.
Kardeş bana da bir çay.
Aslan damadım benim. Sana güveniyorum yavrum. Almadan gelme. Almadan gelme.
Çok hazırım. Çok inatlıyım baba. Bu evden ben işsiz olarak çıkacağım. İşli
olarak geri geleceğim. Bravo. Bravo oğlum.
Bravo sana. Bravo.
Baba. Nerefer olabilir bu?
Allah parmağını mı kırdım? Yav sen bunu giy. Yani beni ceketli görmesin.
Ya. Lan ben niye giyiyorum bunu?
Çıkar. Çıkar. Olmadı.
Geldim. Geldim. Yav geldim.
Ne yaptınız?
Yani sana da helal olsun Rezan Hanım. Kızını da aynı kendin gibi
yetiştirmişsin. Bak çocuğun haline bak ya.
Ne oldu genel yol ne yapmışım ben? Ne demek ne yapmışım ya? Adam Nilüfer'in
adını duyar duymaz balkonlar atıyordu ya.
Yok babacığım ya. O kadar da değil yani.
Anne kapat kapat.
Ayol ay maşallah oğlum.
Maşallah. Bu ne yakışıklılık. Sağ ol anneciğim.
Jilet jilet.
Ne yapıyorsun?
İş görüşmesine mi gidiyorsun?
Bakacağız inşallah.
Bakacağız mı? Ne oldu damat?
Rezan Hanım gelmeden önce çayır çayır ortalığı ateşliyordun. Ya baba işte
kendimi gaza getiriyorum yani. Anla işte ortam kötü. Bu mevsimde bu dönemde iş
bulmak zor. Ne diyeyim?
Hiç öyle düşünmeyeceğiz.
Evrene olumlu mesaj göndereceğiz ki... ...evrende bize pozitif olarak geri
dönsün çocuğum.
Nülüfer yani çaktı mı biraz böyle meseleyi? Hiç merak etme. Uyudu ana kız.
Ama bu tabii bebek uykusu. Ne zaman uyanacağı belli olmaz. Çocuk her an
uyanabilir. O yüzden sen vakitlice git vakitlice gel. Ama oğlum ne diyoruz?
Evrene olumlu enerjiler gönderiyorum.
Aynı olumlu cevabı istiyoruz.
Reza'nın bir şey sorabilir miyim? Bu evrene mesajı kısa mesaj olarak mı
gönderiyoruz?
Ya bırakın bu hurafelerini.
Evrene mesaj göndermek falan yok.
Erkek adam evrene mesaj falan göndermez. Delikanlı gibi çıkarlar meydanına. Ve
pelvan kısmetini giyer.
Aslan gibi mahkûz talihini puş eder.
Sana güveniyorum aslanım. Git ve o işi al.
Al. Hadi koçum. Yürü koçum. Hadi çocuğum aferin.
Sen de bana yemek yap kadın.
Rezan'ım istediğin bir şey varsa ben mutfakta yapıp sana getirebilirim
hayatını.
Hadi canım hadi.
Yürü git. Tepemin tasını attırma benim.
Sürpriz.
Anne ne işin var senin burada?
İnsan annesini böyle mi karşılar?
Pardon ya.
Hoş geldin.
Oğlumu özledim geldim.
Olamaz. Olur tabii gel. Geç otur.
Oturmadan bana bir su versene. Vereyim anne.
Kızım.
Git evine.
Bizim şoförler öyle bir durum olduğunda malını saklarlar.
Yarın gelir alırsın. Olmaz vallahi olmaz amcacığım ya. Ya gece benim gözüme uyku
girmez. Ne olursun ver şu adrese gideyim kapısını çalayım isteyeyim ya.
Ben ne bileyim senin kim olduğunu.
Hırlı mısın hırsız mısın? Ya seri katil sen? Amcacığım sen bu taksi işini
bırakıp roman yazmaya başlasana maşallah yani hayal gücün on numara.
Romanla para yok.
Ha o zaman yazacağım diyorsun yani.
Günde bir tane şekil geliyor senin gibi.
Üçünü yazsam roman olur.
Yalnız çok ayıp oluyor çok kırıldı.
Asıl bana ne oluyor?
Geçtin başka şeye oturdun. Ama ver dedim adresi ver dedim. Gideyim ya Mehmet
uyanmıştır. Çalayım kapısına isim. Bak vallahi de billahi de yoksa şurada
otururum. Yarın akşam üstüne kadar beklerim. Kızım neden bu kadar önemli
senin için?
Ya benim hayatım buna bağlı anlamıyor musunuz? Bu zarfı bulamazsam ben
doğmamış çocuklarımın babasını kaybedeceğim. Bu zamanda bir baba bulmak
ne kadar zor. Siz biliyor musunuz? Adam gibi bir baba.
Ben ne zamandır bunu bekliyordum biliyor musunuz siz? Yani tam böyle aramız
ısındı. Tam böyle bir şeyler olacak. Tam evlilik yolunda böyle emin adımlarla
ilerliyoruz derken... ...şak bu zarf çıktı ya.
Sana kötü bir haberim var.
Niye ne oldu?
Mehmet evli senin şoför.
Ay hem de...
Yaz gitsin yaz.
Çınar sokak.
Sağ ol anneciğim.
Babanla uzun uzun konuştuk. Tabii Duru'yla da.
Baban çok üzgün.
Bir daha buraya gelmeyeceğini söyledi.
Seni arayamıyordu.
Valla ben de çok üzgünüm ama.
Gerçekten babamla bir süre daha konuşmayacağım. Hata yaptığının farkında
oldu.
Demir işe dönsün, işin başına geçsin diyor.
Yok canım öyle bir şey olmaz.
İşten geçti zaten. Benim cesaretim yoktu böyle bir şey yapmaya.
Babamın sayesinde de oldu bence.
İyi de oldu.
Valla kendi yoluma kendim devam edeceğim. Babam da bulsun işte bir tane
genel müdür falan getirsin şirketin başına. O kadar iyi adam var piyasada.
Haklısın oğlum haklısın. Ne diyeyim?
Bak en iyisini sen bilirsin. Ne istiyorsan onu yap.
Anne sana bir şey soracağım.
Sor.
Ne yapıyorsun ya? Şeker gibi hepsini yedin.
Bak bir şey var da bana mı söylemiyorsun?
Yok canım.
Yaşlılık ilaçları bunlar.
Yaşlılık. Anne yemezler.
Babana söylemeyeceksin ama.
Birkaç aydır kalbimde ritim bozukluğu var.
Babandan gizli doktora gittim.
İstanbul'a da bunun için geldim. Gelmişken seni de göreyim dedim.
Peki hangi hastane? Ben seni götüreceğim. Birlikte gideceğiz. Hadi
yapma. Ben öyle yaşlı bir kadın değilim. Her işimi kendim görürüm.
Bak sen işine gideceksin. Ben de hastaneme tamam mı?
İyi tamam.
Ama bir şey olursa... Merak etme ben sana her şeyi anlatacağım. Tamam mı?
Babama niye söylemedin ki?
Ay nasıl söyleyeyim? Ev hamlanacak yer arıyor biliyorsun.
Yüreğine mi insin adamın?
Haklısın.
Ya özür dilerim kardeşim. Ben Metin Bey'le görüşecektim de. Yanlış mı geldim
acaba? Yok doğru geldiniz. Hemen arka tarafa geçeceksiniz.
Kasaburaya'nın arkasında bir olar. Sağ olasın.
Rica ederim.
Buyurun Tarık Bey.
Teşekkür ediyorum sağ olun.
Çok affedersiniz size bir şey sorabilir miyim?
Tabii buyurun.
Beni siz aradınız değil mi? Evet ben aradım. Metin Bey özellikle aramamı
istemişti. Ya ben Metin Bey'i tanıyor muyum?
Bilemiyorum kendisi birazdan burada olur zaten.
Teşekkür ederim sağ olun.
Ya bu bizim Metin.
Benim arkadaşım bu. Kel Metin bu. Kel Metin.
Bravo. Hatırladın.
Ya Metin.
Vay kardeşim.
Saçların. Evet. Saç ektirdim. Artık Kel Metin değilim. Saçlı Metin. Vay
kardeşim. Gel şöyle öpeyim.
Bayramlaşmıyoruz Tarık Bey. Hayrola?
Bu bir iş görüşmesi sanırım. Şey.
Affedersin. Pardon.
Nasılsın Tarık'cığım ya?
İyiyim valla. Kaç yıl oldu görüşmeyelim?
Yani üniversiteden beri görüşmüyoruz biliyorsun. Bilmez miyim? Bilirim.
Ne dalga geçerdiniz benimle keratalar?
Kel metin aşağı, kel metin yukarı. Yok canım o kadar değil.
O kadar.
Her gün dalga geçerdiniz benimle.
Hele sen. Son sene yaptığını hatırlıyor musun? Karpuzu getirmiştin okula.
Tepesini de ayakkabı cilasıyla parlatıp yanıma koymuştun.
Hangimizin keli daha parlak diye. Hatırladın mı?
Yok vallahi hatırlayamadım ya.
Valla ben de hatırlamadım. Dalga geçiyorum ya. Ne eğlenirdik ama okulda
Tarık'cığım. Evet.
Evet.
Evet.
Metin Beyciğim. Şimdi benim başka iş görüşmelerim de var. Ben müsaade edersen
o iş görüşmelerini... Asla bırakmam.
Suzan.
Suzan.
Kapıyı kilitle.
Deme be.
Efendim? Yok fark olmadı. Bir şey demedim.
Yıllardır seni takip ediyorum Tarık.
Japonya'da olduğunu.
Memlekete döndüğünü. Öyle oldu evet döndüm. Zengin oldum Tarık.
Kendime küçük bir imparatorluk kurdum.
Üniversitedeki arkadaşlar sayesinde. Senin sayende.
Pardon anlamadım. Beni siz motive ettiniz. Kel Metin niye diye.
Sizden intikam almanın gazıyla bugünlere geldim.
Sonra dedin ben ne kadar boş işlerle uğraşıyorum değil mi?
Hayır. İntikam soğuk gelen bir yemektir. Ve bunu ikimiz yiyeceğiz. Ben ufak ufak
kalkabilir miyim? Kalktım ben. Seni hipermarketlerimin başına gelen müdür
yapıyorum. Kaç para istiyorsun?
Yok yani mevzu para falan değil yani. Para değil mevzu yani.
Pardon bu yıllık mı?
Hayır aylık. Hesap numaranı ver hemen yıldırsınlar. Nereden başlıyorum ben
efendim? Ne zaman başlıyorum? Nasıl başlıyorum?
Girişeyim ben hemen işe girişeyim. Ben artık gideyim.
Arabam gelmiştir.
Evime gideyim dinleneyim biraz.
Bu uçak yolculuğu beni çok yordu.
Bir şey diyeceğim. Ben birazdan çıkıyorum. İstersen otur dinlen. Yok yok
yok. Ben evimi özledim. Evime gideyim. Ayağımı uzatayım. Kahvemi içeyim.
Çiçeklerimi sulayayım. Nefise'ye haber verdim ama biliyorsun her işi kendim
yapmak isterim ben.
Sen bana bir şey söyleyecektin Demir.
Ha.
Aklımdan çıktı ya.
Hatırlarsam söylerim ben sana.
Hatırlarsan? Bana söylüyorsun ama sende de bir şeyler var.
Yok anne ya. Her zamanki halim.
Gel bir sarılayım sana.
Çok özlemişim seni.
Annesinin kuzusu.
Ben de özlemişim biliyor musun?
İyi ki geldin.
Aha buldum vallahi
buldum burası.
Taksi de burada.
Vallahi burada buldum. Allah'ım buldum sonunda.
Allah Allah niye kilitliyorsun arkadaşım sen taksini? Senin üç kuruşluk taksine
mi kaldık biz?
Metin Bey, ben ne yapacağımı anlamadım.
Anlatayım. Ben bu markete en alttan başladım.
Market çiçek gibidir.
İnsanlar sadece çiçeği görür. Ama onun dalları vardır, yaprakları vardır. Onu
tanımalısın. Onu tanımadan çiçeği tanıyamazsın.
Yani ben şimdi ne yapacağım? Çiçeklerin dişlerini mi fırçalayacağım? Hayır,
karoları fırçalayacaksın. Hem de teker teker.
Oha! Şey, yuh! Ya ben bunu askerde bile yapmadım ki.
Asker de sana bu kadar veriyorlar mıydı?
İyi de Metin Bey sen bana müdürlükten bahsettin. Şimdi bu ne?
Eğitim süreci.
6.335 tane kara var.
Kadri.
Yütür. Bu marketin her köşesinde parmak izlerin olacak.
Hadi Allah işini rast getirsin.
Sakin ol.
Sakin ol.
Kızım için.
Her şey kızım için.
Bittim ben. Ben kesinlikle bittim. Ben ne yapayım? Ben ülkeyi terk edeyim
bence. Evet ben ülkeyi terk ediyorum. Kesinlikle.
Efendim.
Gökçe kızım o nasıl ses ya? Manyak mısın sen?
Gökçe'yi aramıştım ben. Gökçe falan yok kardeşim burada. Hale var, jale var,
şelale var.
Ay ne yapıyorum ben ya?
Kızım insan kendine bu kadar düşman olur ya.
Pardon, affedersin. Ben Gökçe'yi aramıştım.
Birader saydığım isimler var, Gökçe yok. Gökçe henüz düşmedi bize. Hadi eyvallah,
bay bay.
Ay yok, bittim ben. Kesin bittim ben.
Efendim?
Gökçe? Evet, benim.
Sensin değil mi?
Vallahi benim.
Ne bileyim, az önce aradım. Saçma sapan biri çıktı telefona.
Ya işte oluyor öyle şeyler Demir Beyciğim. Geçen ben de sizi aradım.
Göreme hükümet konağı çıktı. Dedim Demir Bey nerede?
Demir Bey yok dediler. Ay iki saat tartıştım adamla. Sonra da gün yüzü
göreme inşallah diye kapattım telefonu.
İyisin değil mi şu anda? Yani Nilüfer falan da iyi. Ne oldu? Nilüfer'e bir şey
mi oldu?
Sen dedin ya çıkarken acil durum var diye.
Ha. Ay aman beni de panik yaptılar. Ya o kadar da acil bir şey değilmiş meğersem.
E neymiş peki?
Ne neymiş?
Acil durum neymiş?
Aman bebeğin bezi bitmiş ya.
Bu mu yani?
Bu vallahi ama bu şeymiş yani çok özel bir bezmiş.
Özel mi?
Şeyden bu bez. Palmiye ağacından organikmiş ya.
Allah Allah. O ne öyle ya?
O neymiş öyle ya? Ben de öyle dedim. O neymiş öyle ya? Palmiye ağacından bebek
bezi mi olur Demir Beyciğim? Bizim zamanımızda var mıydı? Normal bezde bizi
bezlediler. Ne oldu? Maşallah nur topu gibi olduk yani.
Bir dakika sen dışarıdasın ama.
Siz nereden anladınız acaba?
Rüzgar'ın sesi geliyor da ondan.
Aynen öyle.
Vallahi bravo bildiniz.
Neden dışarıdayım peki? Çünkü bebek bezi arıyorum ama bezi bulamadım o yüzden ben
şey yaparım.
Palmiye ağacı arıyorum.
Niye? Ne niye?
Niye palmiye arıyorsun?
Çünkü bezi bulamadım şey yapacağım. Palmiye ağacından ben öreceğim bezi.
Ayy Demir Beyciğim ben sizi arayayım mı sonra?
Hadi bay bay.
Bir dakika bir dakika.
Bir şey soracağım sana.
Hani ben bu sabah üzerimi değiştirmek için yukarı çıktım ya.
O arada bana bir zarf falan geldi mi? Ne zarf mı? Ne zarfı? Yok hayır hangi zarf?
Bu bildiğimiz postacıların getirdiği zarf mı? Hayır kesinlikle yok görmedim
ben. Zaten bu zamanda bana insan... Ay niye yani size birisi zarf göndersin ki
değil mi? Ne kadar saçma. O yüzden hayır yok hayır kesinlikle... Yoksa siz benden
gizli mektup arkadaşı mı edindiniz?
Bozuldum yani şu an. O yüzden ben sizi sonra ararım. Hadi bay bay.
Bir şey yapmam lazım. Ne yapacağım ben?
Yok artık.
Kızım sen hırsız mısın ya? Yok daha neler.
Allah'ım baba ya iki santim daha uzun olsaydın bunların hiçbiri olmayacaktı.
Of ya ne yapacaksın?
Aman ya.
Allah'ım ne yapsam ya?
Acaba böyle içeri taş mı fırlatsam? Ama şimdi adam koltukta uyuyorsa o taş onun
kafasına böyle gelse kafası yarılsa sonra adam yaralamadan al başına belayı.
Yok olmaz başka bir şey düşün kızım başka bir şey hadi Gökçe.
Her şey unutulur diyen şu zarf unutulur mu Gökçe ya? Aman.
Deneyeyim.
Şöyle yapayım bir deneyeyim yani.
Açıl.
Senin evinin arız belisine neden geliyorsun anlamıyorum ki. Baba.
Şimdi Reza Hanım benim en sevdiğim beyaz peynirin markasını kim biliyor?
Ben. Güzel.
Peki o en çok hoşlandığım kokusuna bayıldığım yer temizleyicisini kim
biliyor? Ben.
Güzel. Peki bana yakışan Deodora'nın hangisi olduğunu kim biliyor?
Lanet olsun gene ben. E o zaman.
Ah cezadan.
Var senin cezadan, lüzum yok.
Aa, Tarık.
Anneciğim, babacığım. Ne haber oğlum?
İyiyim valla.
Çocuğum sen iş görüşmesine değildin.
Şimdi ben hep iş görüşmesine gidiyorum, geliyorum. Böyle bir ondan çıkıyorum,
bir buna çıkıyorum. Arada da yemek yiyeyim dedim.
Söylemesi ayıptır, samsaklı mantı yedim. Şimdi ağzım kopmasın diye görüşmeden de
diş fırçası aldım. Dişleri fırçalıyorum.
Ahmak gibi ortasında.
Ay Tarık.
Sormayın.
Ben o zaman gideyim artık.
Kasaya doğru gideyim artık.
Hadi anneciğim babacığım görüşürüz. Biz de deterjanı veriyoruz.
Ahmet.
Oğlum her şey yolunda mı?
Yolunda babacığım.
Bak özellikle annenin yanında sormadım ki hani.
Belki zor durumda kalırsın da anlatamazsın diye.
Yok değil mi bir durum ya?
Yok yok bir durum yok. Allah'a şükür yok.
Herhangi bir durumda telefonumu biliyorsun. Hemen alo diyeceksin. Tamam
mı?
Islanın beni.
Aferin, aferin.
Benim burada zarfım var. Zarfım. Onu almaya çalışıyorum. Ve sıfık falan yok.
Bana ait o. Tamamen benim yani.
Allah.
Ay memur beyciğim. Şimdi çok klişe olacak tabii ki. Ama yani ben size
açıklayabilirim. Çok uzun bir hikaye ama.
Gerçekten de klişe oldu. Yürü bakalım.
Karakolda anlatılsın.
Ay ama yani bu da çok klişe oldu. Karakolda açıklarsın falan. Ben bunu
filmlerde, dizilerde hep duyuyorum. Hah teyzeciğim. Bak ya senin yüzünden
karakollara düştüm.
Ne olursun şu taksici Mehmet Efendi uyandığında söyle ona.
Karakola gelsin. Hangi karakol? Beykoz karakolu.
Duydun mu teyzeciğim bak vallahi çok önemli.
Çok önemli ne olursun unutma sakın.
Merhaba. Ay öyle güzeldi merhaba öyle.
Hoş bulduk hoş bulduk.
Gökçe yok mu?
Bilmem yok mu?
Demirciğim hoş geldin canım.
Gelsene içeri. Olur.
Çıkarmasaydın hiç.
Canım oğlum gel.
Selam. Merhaba.
Hoş geldin.
Ne kadar büyümüş bu.
Çirkin. Ne yapıyorsun be? Ayıp utanmıyorsun da.
Ne var ya? Niye utanayım ki?
Ayrıca güzel bakmak sevap değil miydi?
Geç hadi Yonca geç.
Gökçe yok mu?
Vallahi çıkmıştı da Demirciğim gelmedi daha.
Otursana.
Otururum. Nilüfer sen nasılsın?
İyiyim iyiyim sağ ol.
Her şey yolunda değil mi? Yolunda yolunda teşekkür ederiz.
Palmiyeden bebek bezi de çok iyiymiş.
Palmiye iyiydi evet.
Kahve içer miyiz?
Olur. Sezen kahve içeriz.
Kahve içeriz.
Sezen, sen benim uçandığımı istiyordun değil mi?
Ben hemen kahve yapmaya gideyim. Aferin çocuğum. Aferin.
Yani gördüğünüz gibi komiser bey bende öyle hırsızlık falan yok. Yani ben öyle
biri değilim. Bizim ailemizde öyle şeyler olmaz.
Yani gerçi şimdi Bartu için söz veremeyeceğim. Bartu bu ne yapacağı
belli olmaz. Ama yani gerçekten benim kötü bir niyetim yoktu. Yani tek
istediğim çocuklarımın geleceğini garanti altına almak. Yani olmaları
için. Yani ben istemez miyim komiser beyciğim çocuklarım olsun.
Tutayım ellerinden markete götüreyim. Kızayım onlara paramız yok çocuğum
diyeyim. Ama yok işte olmuyor. Hep engel çıkıyor yani.
O yüzden ben artık gidebilir miyim?
Hayır. Hiçbir yere gidemezsin.
Her şeyi baştan anlat bakayım. O zarfın içinde ne var?
Söyleyemem. Neden kızım?
Ama yani çok özel bir şey. Şimdi komiser beyciğim olayın şeyleri de burada
olmayınca... Bak içeri atarım seni o zaman.
Ay ben bir telefon edebilir miyim? Et.
Kaan. Ay ne olur Allah aşkına gel kurtar beni. Beykoz karakolundayım ben.
Tamam hadi teşekkürler.
Arkadaşım geliyor.
Merhaba evladım, hoş geldin canım.
Rahatsız olma lütfen.
Baba, ya ben de sana gelecektim. Tarık uyandı mı?
Yok hayatım, Tarık uyuyor henüz.
Ver şu anahtarı alayım da ben bir gidip bir bakayım.
Ama yavrum şey yapmasak, şimdi uyuyor yani. Belki uygun değildir, rahatsız
etmesek ha?
O benim kocam farkındasınız değil mi?
Yolcu edelim.
Mahvolduk. Evet canım şimdi panikleyebilirsin.
Aşkım. Canım.
Sen uyumuyor muydun?
Uyuyordum ben uyuyordum ben de uyandım işte yani.
Ha.
Böyle takım elbiseyle mi uyudun?
Güzel soru.
Evet takım elbiseyle yattım bir tanem. Çünkü... Toplantı.
Toplantı. Ne toplantısı ya?
Japonlarla toplantı evladım.
Yavrum, söylesene Japonlarla toplantın olmuyor mu senin devamlı?
Uyku sersemi çocuklar be.
Doğru benim Japonlar. Ah bu Japonlar çok dakik ve saniyelik bir adamlarmış
bunlar. İşyerimden arkadaşlar söyledi yani her an toplantı yapabilirler diye.
Benim de uyumam lazım şimdi pijamayla adamların karşısına çıkmayayım dedim.
Takım elbiseye yatıverdim.
Pek de karışmamış üstündekiler ama neyse.
Yani kalıp gibi yatıp kalıp gibi kalkıyorum. Bilmiyor musun beni? Tavşan
uykusu benimkisi. Hop kalk tamam.
Ünifer. Benim sana bir şey söylemem lazım.
Aşkım benim.
Yoksa bana sürpriz mi yaptın?
Ya böyle iyileştin, uyudun, dinlendin. Karını yemeğe mi götürüyorsun yoksa? Ya
bu muydu sürprizin?
Bu muydu?
Evet buydu.
Buydu.
Hemen hazırlanıp geliyorum.
Hadi.
Anneciğim, ben şimdi sütümü de sağdım dolaba koydum. Yani bakarsın değil mi
benim prensesime? Bakarım çocuğum, tabii bakarım. Sağ ol canım.
Siz beni öldüreceksiniz vallahi ikiniz de.
Aferin damatım.
Altıma yedim.
Baba, alarm çalıyor.
Gel, gel, gel.
Kız dolu büyüttü, gel.
Ay işte bizim liseden bütün kızlar komiser beyciğim evlendiler, çoluk
çocuğa karıştılar. Ay kese kağıdı bile.
Ama ben ne yaptım? Makus talihimi yendim. Demir Bey'le böyle inceden
inceden evlilik yoluna tam gidiyorduk ki o hain zarf çıktı.
İşte ben de ne yapayım burada karşınızdayım.
Artık hapishanede incik boncağı veririm kendime. Ay sizin de adınızda işliğin
neydi adınız?
Abdülmitalim Kahramanoğlu.
Ay ben onu işlerine kadar benim cezam biter. Artık ben de baş harflerine şey
yaparım. İşlerim size aralarını doldurursunuz.
İşte bir de benim yerime artık Demir Bey'in düğününe gidersiniz.
Demir kiminle evleniyor ki?
Vallahi bilemiyorum artık. Benimle evlenmeyeceği kesin.
Komiserim girebilir miyim?
Abi buyurun.
çok şükür.
Arkadaşım, arkadaşım benim Kaan'a olursun bir şey söyle ya.
Kurtar beni bir an önce. Beni şöyle hırsızlıkla suçluyorlar ya. Söyler misin
onlara? Benim ne kadar tatlış, ne kadar sevimli, ne kadar şirin, ne kadar böyle
çok bir kız olduğunu söyler misin?
Gökçe'ciğim bir saniye. Efendim iyi akşamlar. Benim ismim Kaan. Gökçe'nin
yakın arkadaşıyım da.
Ne oldu?
Şey oldu. Şimdi benim çok önemli bir zarf vardı bende. Ben onu sen takside
unut. Taksici gitti eve uyudu falan.
Ulaşamayınca işte.
Eve girmeye çalıştın.
Ha işte oldu olmayınca.
Arabayı açmaya çalıştın.
Sen nereden bildin?
Seni artık bizzat iyi tanıyorum yani.
Şimdi sen dışarı bir çık ben konserveyle beş dakika konuşayım bize müsaade olur
mu? Ya ben sizinle konuşacaksam olayın şey... Çık.
Çıkayım ben.
Efendim Gökçe'yi herhalde biraz biraz tanımışsınızdır.
Biraz tanıdım o kadar bile yetti bana zaten.
Yani kendisi biraz gelgitli bir karakterdir de. Yok canım.
Yani aslında kendisinin kötü bir niyeti yoktur. Çok iyi kalpli bir insandır.
Şimdi o zarfa takmış biraz. Bir şeye bu kız kafayı taktı mı da. Bir daha benim
karakolumun çevresinde bir şeye kafayı takmasın.
Vallahi kurtaramazsın.
Al götür şimdi.
Al götür. Çok teşekkür ederim komiser bey. Bir daha buralarda hiç
dolaşmayacak. Çok sağ olun.
Ne oldu? Kaç yıl verdi?
Hapis yok.
Sana dört yıl konuşma yasağı verdi.
Konuşma yasağı mı?
Ay ben konuşmazsam ölürüm. Yok yok onu hapse çevirsin. Sayılı gün çabuk geçer.
Gökçeciğim saçmalama. Affetti bizi gidiyoruz işte. Ama seni bir daha
buralarda görmeyecekmiş. Ay yok asla var ya hayatta bu semtten bile geçmem.
Gerekiyorsa ben Trakya üstünden giderim ama yine de geçmem. Sen şimdi onu bunu
bırak da bana bu hikayenin uzun versiyonunu anlat bakalım.
Bir gerçekte ne oldu?
İki almak istediğin o zarf neydi içinde ne vardı? Üç niye bu kadar uğraştın?
Ya Kaan vallahi bak çok özel bir şey ya. Söylemesen ben de kalsam.
İyi sen dersin.
Bu arada çok ama çok ama çok teşekkür ederim ya. Vallahi hayatımı kurtardın
her zaman. İyi hadi gidelim mi? Biraz çay mı içerim yoksa?
Ha gidelim. Gidelim ya kafam kaldı ben.
Allah'ım özgürlük ne güzel bir şeymiş ya.
Ablacığım sen beni soymaya mı çalıştın? Yani evet ama sor bir neden. Bir nedeni
var onun.
Bunun için mi?
Ay Zarif inanmıyorum ya. Hayatım kurtuldu.
Ya kal sen geldin her şey düzeldi.
Çok teşekkür ederim ya.
Madem buraya kadar geldin hadi bizi bir eve atıver Mehmet kardeş.
Nasıl olmuşum?
Maşallah benim kızım.
Prenses gibi olmuş benim güzel kızım.
Ya istersen yemeğe çıkmayabiliriz. Yani yorgunsan, yani yorgunsun diye
söylüyorum evde de yiyebiliriz. Hayır hayır hayatım. Ya sevgilim bana sürpriz
yapmış. Ne olursa olsun gideceğiz biz o yemeğe. Hem bana da değişiklik olur.
Hava almış olurum değil mi?
Ev konularında konuşuruz seninle. Tabii ki gayet güzel olur oğlum.
Gidin yavrum.
Gidin beraber, eğlenin, keyfinize bakın.
Ee, ben de gideyim artık.
Hadi. Hadi iyi geceler canım.
E hadi o zaman.
Hadi o zaman, görüşmek üzere.
İyi geceler yavrum. İyi akşamlar.
Merak etmeyin, çocuk bize emanet. Sağ olun.
Yani Hikmet, tamam seni evden kovacağım.
Öyle bir şey yapıyorsun ki.
Kalbimi kazanıyorsun valla.
Ressanın benim bir tanesi. Gel.
O zaman ben artık kalkayım. Kahve için sağ olun. Ay sana da çok ayıp oldu
Demirciğim. Ben bir arayayım mı Gökçe'yi?
Siz uğraşmayın ben ararım.
Kaan ya çok teşekkür ederim. Kolum bu halde geldin sen de.
Lafım oldu canım ne olacak.
Arayacağı aramasaydın kızardım arayacaksın tabii ki. Sen çok iyi bir
arkadaşsın ya.
Bir saniye.
Efendim. Ne yapıyorsun Gökçe?
Hiç evdeyim sen ne yapıyorsun?
Değiştiriyor kızın altını. İyi.
İyi o zaman.
Konuşuruz. Tamam konuşuruz. Ben
çıkıyorum. Biraz daha otursaydın çocuğum
neredeyse gelir Gökçe. Ne dedi sana?
Geliyormuş zaten.
Benim bir işim çıktı o yüzden çıkmam lazım.
Ama gene gelirim. İyi geceler. Hadi iyi geceler.
Bekliyoruz ama bak Demir'ciğim.
Tamam yarın ara beni bir şeyler içelim olur mu?
Tamam dostum o iş bende.
Görüşürüz. Bay bay.
Demir bey.
Müsaade eder misin? Hayır şey yapabilir miyim açıklayabilir miyim size?
İyi de dinlemek istemiyorum.
Ama şey oldu ya ben bizi getirdim sonra bir baktık evde hurma bitmiş. Ben de
onun için hurma almayı şey yaptım. Rum almaya arkadaşınla mı gidiyorsun sen?
Herkesten beklerdim ama senden beklemezdim.
Herkes bana yalan söyler ama Gökçe'ye söylemezlerdim.
Senin de hiçbir farkın yokmuş.
Gerçekten düşündüğünüz gibi değil açıklayabilirim.
Demir.
Meselesini ne yapacağız ya? Nasıl çıkacağız biz bu işin içinden?
Ne demek ne yapacağız Rezan?
Biz bir aileyiz. Bak biz seninle ayrılmış olsak bir de bir aileyiz.
Her sorunu beraber çözdüğümüze göre bunu da çözeceğiz merak etme.
Hoş geldin kaçak.
Ne oldu bakayım sana?
Yine her şeyi mahvettim.
Seninki buradaydı az önce.
Sonra da gitti.
O mu canını sıktı kızıma?
Konuşmak istemiyorum.
Sadece burada böyle yatmak istiyorum.
Tamam yat. Yat biz sustuk.
Tamam.
Ama bak bir dakika bir şey daha söyleyeceğim.
Mesele ne olursa olsun.
Ben sana o kadar güveniyorum ki Gökçe.
Sen muhakkak bir çıkış yolu bulup her şeyi düzelteceksin.
Gör bak.
Gerçekten mi? Evet.
Teşekkür ederim.
Kırmızı kirazım benim.
Canım benim.
Ben yatıyorum.
Tamam canım. Kırmızı tatlı rüyadır anneciğim.
Allah rahatlık versin evladım.
Emek ver, besle, büyüt. Gözünü nuru gibi sakın sakla.
El Halim'in adım gelsin üstüne. Vallahi paralıyasım geliyor.
Böyle diğme diğme hevesim geliyor.
Etlerini boğulanların.
Sakin ol Mezhan. Bak çocuk gene üzgün. Allah aşkına sakin ol ya.
Olamıyorum. Sakin ol.
Neşet gelirler.
Ne haber Emre? İyidir abicim senden? İyi vallahi ne olsun.
Görüşemiyoruz bayağıdır.
Görüşemedik ne var ne yok.
Ya iş güç işte bildiğin gibi.
İyi de sesin öyle demiyor ama.
Ben dışarıdayım istersen atla gel. Neredesin bir konumu atsana.
Laflarız evet.
Tamam geliyorum.
Hoşgeldin.
Hoşgeldiniz prensesim benim.
Maşallah. Eğlendiniz be. Ay çok iyi vakit geçirdik anneciğim.
Neli ver.
Ben Füsun'a bir güzel yedirdim. Altını değiştirdim. Bir de güzel uyuttum. Her
şey yolunda hiç merak etme çocuğum. Çok teşekkür ederim anneciğim. Senin hakkını
nasıl öderim ben?
Aman. Değil mi öyle şeyler kızım?
Bize teşekkür yok mu yavrum? Bir baba ve dede olarak hiçbir katkımız yok.
Babacığım sana da çok teşekkür ederim.
Canım benim.
Ben gözüne bakayım o zaman.
Hadi iyi geceler. İyi geceler canım.
Babacığım, annem.
Ben... Ee, size... Ee, benim uykum geldi Rezan'ım. Ben de artık evime gideyim,
siz de yatın. İyi geceler. Hadi Fikri, hadi iyi geceler. İyi geceler.
Ay oğlum, benim de çok uykum geldi. Vallahi hadi ben de yatayım.
Sen de çok uykusuz kalmayayım, çocuğum. Hadi iyi geceler. Sen yatarken kapıyı,
bacayı kapatırsın artık. Hadi canım, iyi geceler.
Siz gittikten sonra ben eyleme dedim.
Demirleri şirkete geçelim diye ama dinletemedim. Abi ben o gün çıkarken
eylem peşimden gelmedi ya. İşte o gün bitti benim için.
Seninle nişanlın biliyorum. Kusura bakma da ne yapayım öyle işte.
Senin haberin yok mu? Biz attık nişanı.
Niye?
Üzüldüm şu anda ha.
Ben öyle çok üzülmedim.
Evlilik hazırlıkları başlayınca eylem delirmeye başladı.
Yok onu isterim, yok bunu isterim. Yok ben hayatımda bir kere evleniyorum.
Anormal bir şey değil ki bu.
Sokakta herhangi bir kıza sor. Aynı şeyleri yaşarsın, yaşamaz mısın? Yok abi
ben sokaktaki kızın canını yiyeyim.
Ben üç tane balaya planı hazırladım.
Seçsin diye. O üçünü birden istedi.
İki hafta çarpı üç, altı hafta.
Ben işimin başından ayrılamam. Ben batırım dedim.
Bu sefer de işim benden önemli miye bağlı?
Eyleme baksan ya. Bayağı uçmuş ha.
Ben buna üç karatlık tek taş aldım. Beş karat istedi.
Evlenmeden önce de bir ev, bir yazlık, bir araba. Oha.
Sen ne yaptın? Nasıl ayrıldınız?
Ben böyle ilişkileri çok kolay bitirebilen bir insan da değilim.
Düşündüm düşündüm.
Sonra aklıma Gökçe geldi.
Bir hafta duş almadım. Gittim bir sarıldım. Yarım saatte nişan yüzüğünü
getirdi seninki.
Gökçe ne alaka?
Kokuyorsun diye sinemanın ortasında benim gömüşlüğü var da kendisinin.
Yapar öyle şeyler yapar. Her şeyi bekleniyorlar.
Hayır ama öyle deme o benim iyiliğim için yaptı. Eğer öyle yapmasaydı ben
hala ulan bu kızlar benden niye kaçıyor diye düşünüyordum ben.
Eee ne var ne yok sen nasılsın?
Tatsız.
Anladım o yüzden soruyorum zaten.
Çok güvendiğin, değer verdiğin birinin sana yalan söylediğini duydum. Ne
yaparsın?
Büyük ayar kırıklığı yaşandı. Değil mi?
Değil.
Ama o biri baş harfi Gökçe olan biriyse yaşamıyor.
Niye? Yani Gökçe'nin ne farkı var? Farklı tabii.
Bak insan niçin yalan söyler?
Birinin arkasından iş çevirmek için değil mi? Ya da böyle iki tarafı aynı
anda idare etmek için mesela.
Ama Gökçe böyle bir şey yapmaz.
Bak ben şöyle söyleyeyim. Biz biliyorsun Gökçe ile eskiden tanışıyoruz.
Mesela biz yemeğe gidiyoruz.
Burnunu ekmeğe gömüyor. Ben neyin var diye soruyorum. Ama hiçbir şeyim yok
falan diyor. Yani Gökçe böyle yalanlar söyler. Seni incitmemek, kırmamak için.
Ya bakma ben de bu aralar biraz sinirliyim.
Bak gördün mü sen de üstüne katmışsındır işte. Peki sordun mu? Niye yalan
söyledin mesela yakaladın da.
Yok.
Dinlemedin yani.
Dinlemedim de onun da bilmediği şeyler var yani. Bilmediği şeyler varsa
anlatacaksın abi.
Anlatamıyorsan da bilmediği şeyler yüzünden kıza kızmayacaksın.
İlişki zor bir şey.
Öyle alengirli.
İki taraf da haklı, iki taraf da haksız.
Ha bana sorarsan en güzeli bekarlık.
Aynen. Sen kendini kaptırmışsın.
Bakacağız. Sen niye uyuyamadın?
Ay enişte. Aklım aldı. Ne yapıyorsun ya?
Ne yapıyorsun sen burada?
Önce ben sordum. Ben mi?
Uykum yok, uyku tutmadı. Yani uykum olsa şey yapardım.
Gökçe.
Anlat.
Ya şimdi ben benim için çok önemli biri hakkında acayip önemli bir şey öğrendim.
Ve yani söylersen bütün hayatı değişecek.
Sen nereden duydun?
Ya işte hiç duymamam, öğrenmemem gerekiyordu ama yani tesadüfen öğrendim.
Ya yani bir de benim bunu şimdi gidip bir başkasına aslında söylemem gerek.
Ya biliyorum biliyorum. Hani ben de söylemek istedim ama.
Neyi söylemek istedin?
Sen neden bahsediyorsun?
Sen neden bahsediyorsun?
Gökçe'cim benim uykum geldi. Ben yatayım. Müsaadenle iyi geceler.
İyi geceler.
Söylemek lazım.
Eğer söylemezsen ona ihanet etmiş olursun.
Benden söylemesi.
Merak etme.
Baban sana bakacak.
Ne olursa olsun bakacak.
Ne yapmam gerekiyorsa onu yapacağım.
Bir şey mi dedin hayatım?
Demedim bir tanem. Seni çok seviyorum.
Ya böyle çok bilinmiş gibi konuşmak istemem ama... ...hayatta bir şeyleri
affetmeden, büyüterek yol alamıyor kimse.
Yani gerçekten değeceğini düşünüyorsan... ...affetmeye değer
görüyorsan... ...affet bence.
Yani... ...değmeyeceğini düşünsem sana bir dakika bile düşünmeden.
Ama değeceğini düşünüyorsan bir şeyi unutmak bu kadar da zor değil.
Neyse.
Bu kadar terapi yeter bu akşam.
Kalkalım mı?
Kalkalım. İyi geldi ama. Arada yapalım böyle şeyler.
Beni bollara düşürenler utansın.
Düşünsen ne kadar seviyorum hain adam.
Böyle anlamadan dinlemeden.
Sen
daha
çok beklersin kızım çok.
Günaydın Günaydın
Efendim? Demir Bey çok özür dilerim. Ancak ulaşabildim kuryacı arkadaşa.
Şimdi yanınıza geliyorum.
Tamam gelsin gelsin. Merak ediyorum ne diyecek?
Evdesiniz değil mi?
Ne zaman gelecek?
Şimdi yolda zaten.
Tamam evdeyim ben gelsin.
Günaydın genç insanlar.
Günaydın canım.
Hoşçakalın genç insanlar.
Kızım otur da adam gibi ye şu kahvaltını da öyle git.
Anne çok geciktim ben.
Ofiste bir şeyler atıştırırım. Ondan sonra şey yaparım. Hadi baba.
Gökhan bekle bir dakika ben de geliyorum.
Hayatım sen niye erken çıkıyorsun?
Hadi canım güle güle.
Kızım sen adamı rahat bırak biraz.
Hadi afiyet olsun.
Hadi çocuğum güle güle hadi.
Niye hayır? Buluşamıyoruz onu anlamadım yani. Bravo sonunda buluştuk. Çok
yoğunsunuz herhalde Bartu Bey.
Semacığım benim hayatımın en güzel yoğunluğu sensin.
Ya. Sen de konuşmasını iyi biliyorsun ha.
Herhalde kızım. İltifat bizde ata sporu. Ben bunun yüksek lisansını gördüm.
Allah Allah.
Yüksek lisans yapmışmışmış. Kimlere iltifat ettin? Nerede iltifat ettin
acaba da yüksek lisans gördün?
Bak ben sana çok net ve samimi bir şey söyleyeyim. Eğer bu gözüm senden
başkasına kaysın.
...bu gözü çıkarıp servisine götürüp bu bozukluğa iade etmeyen şerefsizdir.
Ya.
Şey... ...K6 gelene kadar gazeteyi versene ya. Bir bilgilenelim, görgün
edelim.
Al.
Yine ne yaptınız acaba Gökçe Hanım? Ay Allah kahretmesin. Ya beni öldürmenin
daha kolay yolları var. Niye böyle uğraşıyorsun? Al kafama bir şey indir
yani. Konuyu saptırmayalım isterseniz.
Bakın bir suçluluk psikolojisi seziyorum. Bir kendini bilmezlik, bir
neydim ne oldumculuk. Allah Allah ne ilgisi var ya? Ben ne zaman bir şey
yapmışım da sanki şimdi yapacakmışım. Tek tek sayayım mı yoksa paket durumu
hazırlayayım size.
Muharrem Allah aşkına çok konuşma git bana bir çay getir.
Tabii. İşinize gelince Muharrem yetiş. İşinize gelmeyince bana bir çay getir.
Baş üstüne efendim.
Demir Beyciğim.
Benim sizinle konuşmam gereken çok önemli bir konu var.
Siz zaten bundan şüpheleniyormuşsunuz ki birine araştırma yaptırmışsınız.
Evet. O araştırma yaptığınız şey doğruymuş Demir Bey. Ne yapıyorsun sen?
Ne yapıyorum ben?
Kendi kendine konuşuyorsun.
Yok canım ben kendi kendime konuşmam. Belki bir ihtimal uykumda yani.
Neredesin abicim sen ya? Dünden beri sen de zarfta sır oldunuz. Yok abi geldim
ben de buraya zarfı bıraktım.
Bir abla vardı eşiniz diye düşündüm. Bir de öbür taraftan bildirmemişler kişiye
özel diye. Ben de eşinizle bıraktım gittim.
Şey mi yapsak? Biz biraz dışarı mı çıksak Demir Bey? Böyle hava alsak
falan.
Siz üstünüzü mü değiştirseniz?
Yani şu an Nilüfer'in bana inanılmaz ihtiyacı varmış. O yüzden yani ben
buraları toparlayamadan sizi bırakıp kaçıyorum Demir Bey. Hadi eyvallah.
Bir dakika.
Ne zaman oldu bu?
Sabah. Dün sabah. İlk iş. Siz hafif bırakın.
Tamamdır. Sağ ol.
Şimdi ne yapacaksın acaba Gökçe?
Demir'cim ay senin o annen var ya ay maşallah o ne tatlı kadın ya.
Kolay gelsin.
Çok teşekkürler sağ olun.
Ama baban da çok tatlı da.
Şimdi bu Nesrin Hanım var ya sen ona anam dersin de.
Ama o aslında senin... Ne diyor bu?
Gökçe?
Nesrin Hanım?
Ay şimdi ben... Ay sizi görünce bir şey oldum ben.
Siz benimle bir gelir misiniz lütfen?
Nesin Hanım bir şey konuşmamız lazım çok önemli.
Gelin gelin gelin.
Kızım dur bir dakika.
Gelin.
Gökçe bu ne telaş? Ne istiyorsun benden?
Nesin Hanım aslında ben hiç karışmayacaktım. Ama tabii ki her
zamanki gibi. Bela gelir beni bulur.
O yüzden şey oldu yani.
Tamam tamam tamam. Sen şunu bana bir adam gibi anlat bakayım.
Demir Bey öğrenmek üzere.
Neyi?
Bunu.
Kızım ben müneccim miyim? Ne var bunun içinde?
Bana bak ya anlat ya ver şu zarfı bana.
Ya şundadır ya bunda.
Helvacın.
Bacım ne yapıyorsun?
Alana yarışlarına bakıyorum hayatım.
Ne yarışları?
Alana Adana.
Oradan yarışırlar.
Bravo.
Bilgilenmek, yorgunlanmak ve Adana yarışları. Bravo canım.
Allah Allah ne küçümsedin be.
Bilmeyelim mi yani kumpiste neler dönüyor. Çin pisler biçiliyor mu. Yani
bunlar önemli şeyler ülkemiz için. Sevalcim lütfen.
Ha Bartosun sen para kazanmak istiyordun ya. Böyle biraz zor kazanırsın kusura
bakma. Öyle deme aşkım ya tutarsa?
Tutarsa mı? Ya tutsaydı bugüne kadar tutardı zaten. Ne diyorsun sen?
Ya zaten ben öyle zengin olmak için at yarışına bakmıyorum ki yani.
Projelerim var onlara finansman olsun diye umuyorum. Allah'ım. Valla ne
projelerin varmış?
Ya işte çeşitli girişimcilikler. Yatırım var. Yeni oluşum var.
Yani bakıyorum yani.
Ya sen yatırımmış ya.
Yapsan yapsan anca ganyan bayine para yatırırsın Bartucuğum.
Yatırımcılık. Ya sevgilim sen niye benim içimdeki girişimciliği öldürüyorsun ya?
Niye bunu yapıyorsun bana ya?
Ya öldürmüyorum bir şeyi.
Sadece diyorum ki ben müdürle konuştum. Gel işte bizde güvenlik görevlisi ol. Ne
olacak yani?
Semacığım sen şeyi unutuyorsun bak.
Banka güvenlik görevlilerine ne veriyorlar? Ne veriyorlar?
Silah. Ay senin gibi şuursuza silah vereceklerse yatar o iş.
Terazi, lastik, cim, lastik. Bana.
Demir'in haberi var mı bunda?
Ama yakında öğrenecek.
Ay sen bir de beni tehdit ediyorsun.
Ben mi?
Ay yok hayır asla. Nereden çıktı o?
O zarfı sen bulmadın mı?
Yok benim alakam yok.
Yani şöyle Demir Bey bunları araştırmış.
Bu zarf dün sabah geldi evine. Şans eseri ben de oradaydım. Aldım böyle.
Yani sadece Demir Bey yani üzülmesin diye. Vallahi başka bir niyetim yok.
Sadece o üzülmesin diye.
Hiç kimsenin haberi olmayacak. Duydun mu beni?
Ay fena alışıyorum ben.
Ay ne oldu?
Ne Sinan Hanım?
Şuradan bir cam falan var. Cam açayım.
Cam yok burada ne yapacağız?
İyi misiniz?
Muharrem! Muharrem!
Muharrem gelsene!
Anam ne oldu?
Sema.
Sema. Sema.
Bartu dinliyorum seni efendim.
Ya sen kredi şeysinin başındasın ya.
Sen bana kredi versen de ben bir iş kursam.
Ne işi kuracaksın Bartu?
Bak adam gibi bir iş kuracağını öğreneyim. Sana kredi vermem.
İşte onu bilsen bilip de söyleme.
Bak işte.
Ne bileyim yani. Kılar kafamda bir şeyler de netleşmedi daha.
Bak.
Sana helal olsun adam.
Sana helal olsun.
Ne olmuş? Gaya mı tutturmuş? Ana mı?
Hayır Portekiz canım.
Portekiz yarış mı var?
Portekiz'de adam vardı. Portekiz'de adam evinde doğal şampuan üretmeye başlamış.
Zengin olmuş. Mirader olmuş. Kendine fabrika açmış. Bak işte bak.
Akıllı adammış. Çünkü niye biliyor musun?
Ben de piyasayı takip ediyorum.
Ölmeyen sektörler. Bir. Gıda sektörü. Aç gezemezsin. İki. Kişisel bakım. Saçını
yıkamadan çıkamazsın. Üç.
Donsuz gezemezsin ama don sektörü bana göre. Ay tüh! Diğer sektörlerle ilgilen
madem bu kadar iyi biliyorsun.
Nasıl yapmış ya o şampuanı? Ne yapmış? Ne koymuş içine? Onları ne karıştırmış?
Sakın, Bartu!
Sakın! Şaka yaptım ben de mi? Sakın! Ya sen niye benim içimdeki gerisimci ruhu
öldürüyorsun?
Yok yok namıza atıyor ama yavaş atıyor. Bas bas bas pul.
Ölmedi değil mi?
Açılın. Açılın müstakbel kayınvalidem ölüyor açılın.
Allah'ım hala ölüyor. Ya açılın kardeşim ya Allah Allah.
Çok korkuyorum.
Demir Bey ben de sizi arıyordum. Biliyorum biliyorum.
Bilerek açmadım.
Gökçe'nin kaçmasına yardımcı olma diye. Nerede o?
Şey Neslihan'ın buradaydı. Odanızda onunla konuşuyorlardı. Sonra birden
Neslihan'ın fenalaştı. Muharrem'le beraber hastaneye götürdüler.
Ne?
Hangi hastane?
Eski ajansın yanındaki.
Demir bin iki bin üç bin... Muharrem! Söyletene bizi yap çabuk.
Ay vallahi ben yapamayacağım ya.
Annemi öpmüş gibi olurum yani.
Ya ne demek yapamayacağım ya? Kadın hayatı söz konusu.
Ne yapacağız ben mi öpeyim?
Ay ben mi yapayım yani?
Ama ben de zaten daha Demir'i bir kere öptüm. Şimdi niye annesini öpüyorum
acaba?
Ne yapacağım?
Nesi var?
Şey, üst solunum yolları enfeksiyonu. Ne?
Aman ne diyorum ben ya? Şey, kalbi kalbi nefes alamıyor.
Siz doktor musunuz? Yok.
İnin lütfen. İneyim ben.
Allah.
Götürün, bekleyin. Ben haber vereceğim size.
Bravo Tarık.
Her yer bal döküle olmuş.
Gurur duyuyorum seninle.
Sağ ol Metin Bey.
Ya bu temizlik meseleleri bittiğine göre... ...yönetimsel mevzulara
geçebilir miyiz artık?
Ona daha var canım.
Ona daha çok var.
Önce müşteri ilişkili.
Müşteriyle nasıl konuşulur... ...ona nasıl mal satılır.
Gel benimle.
Güzel.
Hipermarketimizin en önemli reyonu. Halkla iç içe olduğumuz yer.
Müşterilerimizin pazarda alışveriş yapıyormuş gibi hissetmesini isteriz. O
yüzden satış önemli.
Bağıracaksın.
İmdaaat. Öyle değil. İmdat.
Domates diye bağıracaksın.
Metin Bey yapamam ben böyle şeyler. Ben domates, mobates anlamam ki domatesden.
Yaparsın. Anlamana gerek yok ki. Sadece domates diye bağıracaksın.
Başla.
Domates.
Daha yüksek.
Domates. Duymuyorum.
Domates.
Domatlarım var.
Domatlarım var.
Kan kırmızı bunlar. Ablam gel gel.
Bravo. İşte bu.
Vallahi ben de kendime inanamıyorum.
Herkesin içinde gizli kalmış bir pazarcı vardır.
Şimdi onu ortaya çıkartmanın zamanı.
Akşama kadar 200 kilo domates. 400 kilo karpuz satacaksın.
Hadi razı olsun.
Ben... Her şey kızım için.
Sakin ol Tarık.
Kızım için.
Ne oldu?
Ay şey bilmiyorum yani.
Kalp krizi galiba.
Ne demek galiba Gökçe?
Bilmiyor musunuz yani? Hiç kimse bir şey söylemiyor mu? Yok hayır söylemediler.
Bekliyoruz işte.
Ne oldu peki? Nasıl oldu yani? Benim adamla konuşuyormuşsunuz.
Evet işte konuşuyorduk. Sonra öyle birden fenalaştı.
Gökçe ne konuştunuz ya? Ne olabilir ki bu kadar kötü? Onu annen söylesin.
Gökçe sen ne diyorsun ya? Kadın yoğun bakımda yatıyor şu anda.
Bak ona bir şey olursa... Tamam Gökçe sus.
Şu an annem iyi olsun. Başka hiçbir şey bilmek istemiyorum.
Ama... Tamam Gökçe sus dedim.
Kalbini kırarım.
Karpuz tatlı ablacığım. Ben ne yapayım? Karpuz tatlı. Gel ablam gel. Reçeli
bırak karpuza gel. Bak arılar balı çiçeği bıraktı. Karpuza geliyorlar. Gel
ablam. Ben kimya mühendisiyim.
Hayatımda böyle karpuz görmedim.
Karpuza gel.
Karpuza bak.
Karpuzu nasıl bunlar?
Hastanızın durumu stabil.
Annem nasıl?
Emir.
Ne?
Aynen, ta kendisi.
Özür dilerim, bir an çıkaramadım ya. Kafam biraz yoğun da.
Olsun. Annem... Annen, annen iyi.
Annen iyi, merak etme.
Bir kalp krizi geçirmiş ama çok şiddetli değil. Yani biz tam zamanında müdahale
ettik. Ama biraz yoğun bakımda kalması lazım. 24 saatimiz önemli, o kadar.
Tamam, çok sağ ol.
Çok rahatladım.
Yıllar sonra böyle...
Karşılaşmak istemezdim ama seni gördüğüme sevindim. Ben de sevindim
gerçekten. Sen ne yaptın? Ben liseden sonra bir tek ortak arkadaşlardan aldım
haberini.
Nilan'ın diğer hasta mı sen ağlaştı?
Tamam, ben geliyorum. İşine bak sen.
Sen benim hayatım mısın?
Canım mısın?
Küçük leblebim misin? Sen benim minik leblebim misin? Anneciğim çıkıyorum ben
canım. Nereye yavrum?
Fesu'nun bezi bitmiş, mendili bitmiş. Ona yağ almam lazım.
Tarık'ı da aradım ulaşamadım zaten.
Kızım sen dursaydın da ben bir koşu gidip alıp gelirdim. Yok be anneciğim
hem hava almış olurum. Bir değişiklik olur bana da.
Güzel kızım benim.
Hemen geliyorum anneciğim.
Bir dakika dur bekle bekle. Sezen.
Kızım. Bak ablam markete gidiyor. Beraber gidin. O kadar şeyi tek başına
taşımasın kız.
Anneciğim. Sen beni bu işler için mi doğurdun ben anlamıyorum. Evet bu işler
için doğurdum.
Hadi kızım hadi.
Tamam anneciğim tamam.
Benim güzel.
Demir Bey.
Normalde yasak. Ama Nil Hanım izin verdi.
Annenizi beş dakika görebilirsiniz.
Ama daha fazla sürmesin lütfen.
Tamam tamam konuşuruz sonra.
Sen önce bir iyileşmene bak tamam mı?
Bana bir gün ortaya çıkacağını biliyordum.
Bu kadar zaman sakladık senden. Neden sakladık bilmiyorum.
Ama sakladık işte.
Bugün söyleriz yarın söyleriz diye söyleyemedik bir türlü.
Tamam sen şimdi düşünme bunu.
Zamanı gelince konuşuruz.
Bunu öğrenmenden çok korkuyordum.
Lütfen.
Lütfen beni sevmekten vazgeçme.
Ne olur mu öyle şey anne?
Bunu babana haber vermeni istemiyorum.
Ama... Lütfen Demir. Lütfen.
Ama sağlığı da çok iyi değil.
Kalp krizi geçirmesini istemiyorum.
Sonra ikimiz de birden uğraşırız. Bak ona göre.
Ben çok ciddiyim.
Peki.
Ama sen de yorma kendini tamam mı? Birazcık dinlen.
Anlaştık mı?
Nasıl Nesrin Hanım?
O zarfı sen aldın değil mi?
Ben aldım.
Sonra da annemi mi aradın? Hayır. Ama ajansa genci öyle birden karşımda
görünce bende.
Niye daha önce benle konuşmadın?
Ben sadece üzülmeni istemedim.
Nesrin Hanım'a anlatırım. O da ne yapılması gerekiyorsa yapar diye
düşündüm.
İşte bu yüzden her seferinde başına iş açıyorsun biliyor musun?
Üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokma Gökçe.
Bu seni ilgilendiren bir konu değil.
Annemi de değil.
Beni ilgilendiriyor.
Zaten öyle düşünseydim annemle ben konuşurdum.
Haklısın.
Hem de sen haklısın.
O zarfta olanlar, yazanlar, onları herkesten önce, senden önce...
Annemden önce benim görmem lazımdı Gökçe. Benim.
Ben ona göre annemle babamla konuşacaktım zaten.
Ama sen yine burnunu soktun. Her şeyi berbat ettin.
Üstelik bu sefer de geri dönüşü yok.
Nasıl düzelteceksin?
Lütfen gider misin?
Ama ben burada seni yalnız bırakmak istemiyorum.
Sen olmadan şu an daha iyiyiz Gökçe. Lütfen git.
Her şey yolunda.
Biraz uyutalım Nesrin teyzeyi.
Kahve ısmarlayayım mı sana?
Efendim. Kaçak.
Neredesin sen bakayım hani bir şeyler içiyorduk.
Unuttum ben ya kusura bakma.
İyi misin?
Gökçe ne oldu?
Bana bak ağlıyorsun sen farkında mısın?
Neredesin sen gelip alıyorum seni.
Yok hayır gerek yok gerçekten.
Ya bana laf anlatma konum at bana neredesin? Tamam tamam sen gelme ben
geleceğim evde misin?
Evdeyim geleceksin ama bak.
Tamam zaten konuşmaya ihtiyacım var.
İyi hadi bekliyorum.
Keşke böyle olmasaydı ama.
Allah'tan anneni yiyeyim.
Sağ ol bu arada ya.
Sen de olmasaydın. Benim işim bu.
Haklısın. Sen ne zamandır doktorsun?
Biz kaç senedir görüşmüyoruz?
Bir yıl falan.
Olmuştur değil mi?
Peki acil mi branşın? Yok. Kalp temel cerrahisi.
Bugün de nöbetçiyim şansına.
Sen neler yaptın evlenseydin öğrenirdin herhalde. Yok evlenmedim.
Senin şeyden liseden daha var mı konuştuğun falan? Ben kimseyle
görüşmüyorum.
Kim biliyor yani benim evlenmediğimi?
Liseden olması gerekmiyor canım. Bütün magazinler peşinde biz onlardan takip
ediyoruz.
Sen de evlenmemişsin. En azından şu anda evli değilsin.
Nereden anladın?
Gazetelerden değil merak etme.
Sadece biraz dikkatliyim.
Evet ama bir şey atladın. Yani cerrahlar pek yüzük kullanmazlar.
Ameliyat eldivenleri olduğu için.
Evet haklısın.
Bir daha hayatımda bir cerraha hava atmayacağım söz.
Ben galiba işimle evliyim ya. O yüzden kimseye dikiş tutturamıyorum.
Kıskanıyorlar. Ben de işimi çok seviyorum.
Hatta işime aşığım diyebilirim.
Neredeyse evlenme teklifi falan edeceğim.
İşine mi?
İşime evet.
Abla. Ablam. Gel.
Anam. Ya kardeşim memlekette başka market mi kalmadı ya?
Çayın yanında iyi olur.
Bir de yani iş adamı olunca böyle yoğun oluyorsun herhalde. Ona da kızılıyorum.
Ne yapsın?
Gel bak evde karpuz yoktu karpuz alalım.
Pardon bakar mısınız?
Bilerek mi bakmıyor acaba yoksa inat mı yapıyor anlamadım. Pardon bakar mısınız?
Buyursun gari.
Ya ne yapıyorsunuz ya önümüzü kopardınız.
Ya özür dilerim ben manavlığın yanında aynı zamanda film de yazıyorum da.
Fantastik bir kahraman üzerinde çalışmalarım var.
Manav ben.
Manav ben.
Gündüzde roman avcılık akşamları süper kahraman oluyorum. Yani onun böyle ruh
durumunu anlayabilmek için bu haldeyim.
Ayy. İçebiliyor musunuz?
Yok. Işın mışın? Yok.
E gözden ateş? Yok.
Düzde var atırman bak.
Zaman zaman.
Ama çok iyi karpuz tartarım.
Anladığım kadarıyla siz de karpuz için geldiniz. E o zaman ben size en
iyisinden vereyim.
Ayy var ya Tarık bunun gibi bir adam olsa yemin ediyorum bir kaşık suda
boğarım he.
Haklısın.
Ne yapıyorsunuz siz ya?
Pardon yani karpuza en güzel böyle anlaşılır hanımefendi. Yani kafayı
koyacaksın toksa güzel bir karpuz demektir.
Buyurun. Afiyet olsun, bal şeker olsun.
Görüşmek üzere.
İyi günler.
Adam karpuza mı benziyor anlamadım ki ben.
Karpuza adam refi mi atacaklar ki?
Gel gel şuraya.
Karpuza gel.
Allah.
Biraz kötü olmuş gerçekten.
Öyle oldu.
Ve ben ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.
Ya ama sen sonuçta iyi bir şey yapmak istemişsin belli ki. İçinde kötü niyet
yok. Yok tabii ki. Ben onun için kötü bir şey nasıl düşünebilirim? İşte onu
görmesi lazım.
De. Biraz erken tabii.
Hiçbir şey bilmiyorum Kaan. Buraya niye geldim onu da bilmiyorum.
Ya sen böyle şeylerden konuşmaktan hoşlanmazsın onu biliyorum. Kusura
bakma. Ya ben kalkayım seni tutmayayım daha fazla.
Ya otur saçmalama Allah aşkına. Film seyrederiz bir şeyler falan yeriz. Yok
ya sağ ol.
Ben eve gidip uyumak istiyorum sadece şu an. İyi sen bilirsin.
Bana bak kafam sana her zaman açık onu bil de.
İyi ki varsın.
Sen iyi ki varsın.
Gel geçireyim seni.
Şeytan diyor bırak git.
Ama nereye gideceksin kardeşim?
Piyasa bozuk iş yok. Daha doğru dürüst bir iş görüşmesine bile gidemedim
kardeşim.
Sen bu rakamı bırakıp gidebilir misin?
Gidemezsin değil mi?
Ben de gidemedim kardeşim.
Gidemedim. Gıcıklığına yapıyor bu kelmeti. Biliyorum gıcıklığına yapıyor.
Sırf benden intikam almak için yapıyor.
Ama olsun. Hiç önemli değil.
Zerre kadar umurumda değil bak.
Çünkü her şeyi kızım için yapıyorum ben amcacığım. Her şeyi kızım için
anlayacağım. Her şeyi.
Pardon. Buyurun.
Satamazsın diyordum ama 200 kilo domates, 400 kilo karpuzu sattın. Tebrik
ederim.
Teveccühünüz Metin Bey sağ olun.
Metin, Metin.
Metin Bey.
Metin Bey.
Metin Bey.
Psikolojik savaş veriyorum ben burada ya.
Psikolojim bozuldu.
Ne yapacağız çocuklar biz bu sıcaklarla?
Gökçe.
Sen mi geldin kızım? Gel bakayım.
Herkese merhaba.
Ağladın mı sen çocuğum?
Yok gözüme bir şey kaçmıştır.
Yine kim üzdü seni Gökçe?
Anne. Füsun içeride yatıyorsa ona bakıver. Ben burayı hallenirim.
Sıpla.
Gel bakayım sen bir içir. Gel, gel yine ne olur gel.
Bak Hikmet, benim çok fena tepem atmaya başladı ha. Bu kız her akşam ağlayıp
geliyor eve.
Şu oğlanlara bir görünmek lazım artık yani.
Bu ne böyle canım? Ben çocuklarımı sokakta mı buldum ha?
Ha bir çarparım.
Yalnız bırakın beni ya valla.
Yalnız bırakın.
Ben o filler mezarlığındaki gibi tek başıma ölüp gideceğim.
Film mezarlığı ne ya?
Ha film mezarlığı. Böyle eski filmleri gömüyorlar. Siyah beyaz olsun renkli
olsun. Ne filmi ya? Fil fil.
Sen sefil.
Ne biçim konuşuyorsun sen benimle ya? Bu anlamama olayı bana teyzemden geçmiş
bence. Ha.
Ay kızım öyle söylesene. O canım benim ya.
Tabii ki filler gibi yalnız ölmeyeceksin sen.
Ha filler gibi yalnız ölmeyeceksin ama... ...yani o elindekini yemeye devam
edersen... ...fil gibi öleceksin kesin. Ver şunu bakayım bana. Ya alma ya.
Bu hayatta beni tek seven şey bu çikolata kaldığı.
Ya abla ya, şunu bir bıraksana. Bitti mi?
Bu sefer kesin bitti. Vallahi bitti, billahi bitti.
Ya gerçi hiç başlamamıştı ama... ...ondan sonra mümkün değil, Demir'le
aramda bir şey olmaz.
Ya bence abla, Demir'i boş ver.
Bence Kaan.
Daha iyi.
Allah Allah ne Kaan'ı kızım? Kaan benim arkadaşım. Zaten o da beni arkadaşı
olarak görüyor.
Ya bu Kaan meselesini bir sonraya bırakalım.
Bak farkındaysanız söylediğine kendisi bile inanıyor. Çok korkunç.
Değil mi abla?
Ha evet.
Oo bu ne ya?
Sen de bunu bırak abla aşkına ya.
Bitirmiş.
Ya benim burada hayatım bitti siz nelerden bahsediyorsunuz? Ben burada
hayatımı nasıl sonlandırırım onu düşünüyorum.
Aaa tamam tamam tamam sakin olun ben anladım durumu.
Kardeşimize yardımcı olacağız bu konuda.
Madem dibe vuruyoruz, her türlü dibe vuralım o zaman. Bekleyin geliyorum.
Nereye teyze?
Bekle göreceksin.
E bari kavanozu almasaydın.
Dur ben de bir Tarık'ı arayacağım şimdi.
Hayrola Tarık'cığım?
Dükkan kapandı Metin Bey. Ben çıkayım artık. Bir marketin asıl işleri
kapandıktan sonra başlar genel müdürüm. Bunu da mı ben öğreteceğim?
Anlamadım.
Pardon.
Ne diyordum?
Hah işler.
İşlerimiz tabii ki daha bitmedi. Şimdi depo bölümüne gidiyoruz.
Yarın reyona gelmesi gereken bin tane karpuz var. Ve hepsini teker teker
parlatıyoruz. Yok artık.
Var artık.
Karpuz parlatmayı iyi bilirsin Tarık Beyciğim. Yanlış mıyım?
Sevgilim bir tanem.
Canım. Nerede kaldın? Aşkım ya biraz toplantı uzadı kusura bakma. Arayamadım
haber de veremedim.
Peki geliyor musun şimdi?
Ya birazcık daha işim var. Ondan sonra hemen geleceğim. Tamam mı?
Hadi hadi.
Nerede lan bu depo?
Depo.
Demir.
Anne iyi misin?
İyiyim oğlum gayet iyiyim. Hemşire falan çağırayım mı? Hiç gerek yok.
Seninle konuşmamız yarım kaldı.
Tamam ya şey acelesi yok. Sen bir iyileş onunla sonra konuşuruz. Hayır şimdi
konuşalım. Ne olur ne olmaz.
Ya deme anne şöyle.
Gördüğün gibi insanın başına ne zaman nerede ne geleceği belli değil.
Senden neden sakladın bütün bunları hiç bilmiyorum.
Ne gerek vardı sanki.
Babanla evlendikten sonra uzun bir süre çocuğumuz olmadı.
İkimiz de bir çocuğumuz olsun çok istedik.
Bu dönem her şeyi denedik. Aklına gelebilecek her şeyi.
Ama olmadı işte.
Sonunda vazgeçtik ve... ...evlat edinmeye karar verdik.
İkimiz de araştırdık.
Tanrı seni çıkardı karşımıza.
Seni bir yurtta bulduk.
Bir yaşında bile yoktun biliyor musun?
O güzel gözlerinle bana bakıp.
Sonra bana elini uzattın.
Sanki seni ben doğurmuşum gibi.
Sanki seni gerçek annemmişim gibi.
Anne sen benim gerçek annemsin zaten.
Sana söylemedik çünkü.
Ne değişecekti ki?
Sen bizim gerçek oğlumuzsun.
Seni her zaman çok sevdik biz.
Sonra Duru oldu.
Kocaman büyük bir aile olduk.
Sana bir gün bile ondan farklı bir gözle bakmadım ben.
Seni bir gün bile ondan ayırmadım.
Biliyorum anneciğim biliyorum.
Biliyorum.
Ta ki o uğursuz kız.
O zarfı elime tutuşturana kadar.
Onu gözüm görmesin. Onu gözüm görmesin. Duydun mu beni?
Anneciğim Gökçe'nin hiçbir suçu yok.
O araştırmayı ben yaptırdım.
O da bana zarar gelmesin diye... Onun yerine annesini öldüreyim dedi herhalde.
Ya bak deme şöyle.
Hem sen niye araştırmaya başladın bu meseleyi?
Babam sana bir mektup yazmış zamanında.
O da benim elime geçti.
Bizden sakın nefret etme.
Biz seni gerçekten çok sevdik. Ya anne olur mu öyle şey?
Benim de sevgim size karşı değişmeyecek. Ne sana ne de babama.
Ama yani fikrimi sorsaydınız... ...bazı şeyleri bilmek isterdim evet.
Mesela kim onlar?
Ne yapıyorlar?
Gerçek annenle babanı mı soruyorsun?
Gerçek annem babam değil onlar.
Böyle bir şey olsaydı beni bırakmazlardı böyle.
Ama yine de... Yani bir bilgi falan varsa... Yok.
Yok. Hiçbir şey yok.
Seni yurdun kapısına bırakmışlar.
Üzerinde de bir not.
Oğlumun adı Demir.
Ona iyi bakın diye.
Başka da bir şey yok.
Hem olsaydı saklar mıydım sende?
Biz de değiştirmedik adını.
Belki bugün arar sorarlar, görmek isterler diye.
Öyle bir şey olmadı ama değil mi?
Yok, olmadı.
Hem öyle bir şey olsaydı saklar mıydım seni hiç?
Sonuçta annem babam.
Ama hiç arayan soran olmadı.
Yok ya ben kararımı verdim. Ben gidiyorum arkadaş.
Ay saçmalama kızım ya. Her şeyin bir çözümü var.
Yok hayır.
Vallahi yok billahi yok. Bunun çözümü yok.
Çözülür çözülür. Geldim ben.
O ne ya?
Ne olacak işte nane içeceği.
O zaman kızlar bu tek başına gitmez. Sezen aç şurayı. Nilüfer sende şu dolabı
aç. Aç aç aç orada bak.
Ne yapayım kızım ya. Megün lazım olur diye koydun. O gün de bugün.
Ver ver.
Arkadaş dur aç şu arayı.
Anneciğim babacığım. Hoş geldin yavrum. Hoş geldin evladım aç mısın?
Yok atıştırdım bir şeyler atıştırdım.
Karpuz kesmiştin bari onu vereyim.
Yok ben almayayım karpuz falan almayayım canım. Hiç istemiyor yani çok yedim de
ondan yani.
Hazır yedim.
Ne oluyor ayol?
Reza gidip bir bakayım mı ne oluyor? Hayır Hikmet.
Benim evim benim gürültüm. Ben bakarım.
Geç çocuğum anlıyorum.
Geç oğlum.
Kızım ne yapıyorsunuz? Kodurdunuz mu ayol?
Gel abla gel.
Erkekleri gömle gecesi yapıyoruz.
İyi gömün de kızım içeride çocuk uyuyor ya.
Sema aşkım.
Sema. Efendim Semma. Efendim Bartu.
Ya sen işte bana kredi ver ya. Çok güzel olacak vallahi.
Ya düşünsene ben şampuan yapsam kullanmaz mısın? Kullanırsın.
Canım benim ne alakası var Allah aşkına? Nasıl vereyim kredi? Yani ortada fol
yok, yumurta yok.
Allah Allah.
Neymiş acaba o fol? Neymiş o yumurta? Çok merak ediyorum.
Şöyle açıklayayım sana.
Mesela atölyenin olması lazım.
Malzemen olması lazım.
Ne bileyim teknik altyapın falan olması lazım. Zaten her şey geç. Bir kere
şampuan yapmayı biliyor olman lazım Bartu.
Kızım onlar olsa ben senden niye kardeştim? Manyak mıyım ben? Kusura
bakma bizim bankamız da böyle kabul ediyor. Kusura bakma artık.
Sen yokuşa sürüyorsun.
Efendim Sezancığım.
Tamam canım tamam geliyorum.
Ne oldu?
Acil durum size gidiyoruz. Ne olmuş?
Gökçe'nin morali çok bozukmuş.
Gökçe sen kal canım.
Kardeşin hatırladın mı?
Morali bozukmuş he.
Ya arkadaşlık dostluk bunu gerektirir sen anlamazsın.
Valla benim de var arkadaşım. Kim? Mustafa.
Kim o? Şampuan uzmanı.
Ucuz numaralar.
Ya hayır niye benim arkadaşlığım?
Bir şey mi oldu? Yok panik yapma. İyi kontrol etmeye geldim.
Değerleri normale dönüyor. Uyuyor zaten.
Burada olduğun için o kadar mutluyum ki. Gerçekten anlatamam.
Biraz torpil yaptığım doğrudur.
Sen uyu istersen gücünü toplaman lazım.
Yok ben uyumayacağım.
Önce annem taburcu olsun ondan sonra.
Demirciğim her şey yolunda merak etme.
Yani ayrıca canını sıkmana gerek yok. Böyle şeylerin seni düşürmesine izin
verme. Çünkü sen düşersen annen de düşer.
Sen de Demir Cerrah olsun.
Unutma.
Gerçi bu kim olduğunu değiştirmez ama... ...ben senin içindeki adamı biliyorum.
Ben içeriye geçeyim.
Eee
enişte
işler nasıl?
İdare eder Bartu'cuğum. İdare et.
Valla bazen sana çok özeniyorum işte ya.
Valla okumuş etmiş adamsın. Sana iş mi yok? Bize gelince püh.
Evet. Bulursun. Sen de bulursun. İş bulursun.
Allah Allah. Rezan nerede kaldı ya? İçeriye gidip bakacağım dedi gelmedi.
Bakayım şuna ne oldu?
Bir ara hiç konuşamayın işte.
Yaktı beni.
Yaktı beni.
Yaktı beni. Yaktı beni.
Yakacaksın tuhaf bizi. Komşu kapatma lan.
İhmet'im.
İhmet'im gel.
Gel öpeceğim gel.
Gel.
Canım.
Hikmet'im o.
O zaman ben de seni öpeyim Rezan'ım.
Öptü beni.
Neyse efendim tamamdır.
Tamamdır şimdi bitmiştir mesele tamam.
Kapat, müzik kapat. Müzik kapat. Ay Hikmet sana ne oluyor?
Türk yılda bir kızlarla Felek'ten bir gece çaldık. Karışma canım.
Konu komşuya rezil olacak Rezan. Yapmayın ya.
Geleceklerse benim evime gelecekler.
Hesabı da ben vereceğim. Sana ne oluyor hadi canım hadi.
Tamam tamam peki.
Bana bak Sezen. Sen yine de müziği kız kızı.
Babamı böyle parmağımda oynatırsın. Nasıl yapıyorsun acaba onu?
Fedakarlık kızım, fedakarlık. Biraz daha cadılık.
Ama... ...bak... ...ne olursa olsun... ...asla vazgeçmemek çocuğum.
Seviyorsan konuşacağım.
Bravo. Bravo.
Bravo hadi.
Diyeceksin tabii ya. Kızım, bak sana söyleyeyim. Her şeyin başı iletişim.
Arayacaksın, dürüst olacaksın.
Bak sen Tarık'la bana, birbirimize her şeyi anlatıyoruz. Aramızda bir tane sır
var mı ya?
Yalnız bir şey
söyleyeceğim, uyuyor musun?
Uyuyorsa da, uyansın be.
Uyansın be.
Ara kızım, ara.
Seni aşkım.
Öpeyim mi?
Söyleyeyim mi?
Kaşım kaşım.
Beşi kaşıyor şöyle sırtıma sırtıma.
Ay ne yaptınız böyle ya başım.
Ökçe.
Demir. Ne Demir'i be?
Nerede? Yonca ben, yonca.
Ay başım.
Of teyze niye uyandırıyorsun? Demir'le konuşuyordum. Tam affediyordu beni.
E güzelim sen gerçek hayatta git hayal et bunları.
Nasıl olacak o?
E bir güzel giyin, şöyle şık şıkıdım. Banyonu al, güzel kokular sık. Şöyle
güzel bir makyaj yap. Ha, yeni gün, yeni enerji. Git, sen kendini affettirmeye
çalış. Artık affederse affeder.
Affetmese de sana adam mı yok be?
Evet ya, gideceğim, konuşacağım.
Affederse Ekim'e kadar, affetmezse... Yok artık.
Şey, Kasım'a, Kasım'a kadar o.
Hadi, hadi.
Ay Allah, ne içtik biz ya.
Ay yok artık ya. Ay Sema ya.
Aç var top var be. Şunlara bak.
İyi misin?
İyiyim gayet iyiyim.
Ama senin burada olmandan çok rahatsızım.
Niye? Oğlum böyle koltuk tepesinde olur mu Allah aşkına? Çok yoruldun sen.
İyiyim anneciğim ben iyiyim.
Bak sen eve git. Bir duş al bir üstünü başını değiştir bir dinlen hadi.
Ben iyiyim anneciğim sen takılma ya. Keyfim yerinde benim.
Bak kızmaya başladım ama ha.
Hadi. Tamam birazdan giderim o zaman.
Naim'im. Nesin teyzeciğim nasılsın bugün?
Anneciğim tanıdın mı Neli?
Ne?
Liseden. Bir on beş kilo ekleyeyim.
Koca gözlükler.
İnanmıyorum.
Ne kadar güzel bir genç hanım olmuşsun sen.
Neli senin hayatını kurtardı anne.
Sana ne kadar teşekkür etsek azdır.
Zaten Demir dün geceden beri yeterince ediyor Nesin teyzeciğim.
Sen daha buralarda mısın? Ben bir eve gidip geleceğim de.
Git dinlen biraz hadi. Biz de Nil kızımla şöyle güzel bir sohbet edelim.
Tamam kaçtım.
Tarık'cığım hiç dinlenmeden yine işe verdin kendini.
Ne yapayım bir tanem. Çalışmak lazım biliyorsun.
Hadi.
Hadi görüşürüz.
Baba.
Hayırdır? Nereye oğlum?
Ya benim bir ortaklık meselesi vardı da.
Çalışmaya gidiyorum.
Ay baba ne kadar çalışkan bir kocan var görüyor musun?
Hadi görüşürüz kendinize iyi bakın. Hadi kolay gelsin yavrum.
Başarılar evladım.
Ay çok etkili.
Aslan Hikmet amcam.
Aslın beni de bekle.
Pis de manyak galiba benim.
Geç yavrum geç.
Sen niye çıktın bu saatte ne oluyor?
Ne alakası var ya?
Centilmen bir erkek olarak sevdiğimizi işe bırakıyoruz ne var?
Hiç yani aklında bir plan, bir numara, bir tilkilik falan yok yani.
Aşk olsun ya sen beni var ya topluma çok yanlış dans ediyorsun sen beni. Çok
yanlış. Kalbimi kırıyorsun.
Lanet diyorum.
İşte biz de Mustafa'yla malzemeleri aldık. Ne malzemesi?
Malzemeleri ya konuştuk yani. Ay Bartu çıldıracağım sen hala orada mısın ya?
Kızım sen bana ne dedin? Sen bana ne dedin? Sen şampuan yapmasını
bilmiyorsun. Eğer bilseydin krediyi verirdim dedim mi demedim mi? Ya Mustafa
diyorum ya konu uzmanı. Kurumsal bir yapıyız artık. Vereceğim değil mi?
Canım benim siz adam öldürmeyen şampuanı yapın.
Gerçekten sonra ben seni arayacağım ve tekrar konuşacağız. Tamam mı canım?
Sen var ya sen sen görürsün.
Letizka gibi saçlarımı sallaya sallaya geldiğimde ağlayacaksın Sema.
Bankalar bana kredi vermek için kuyruk olduğunda ağlayacaksın Sema.
Ama ben o gün senden tek bir dal bile kredi almayacağım.
Almayacağım.
Abi kime bağırıyorsun ya?
Koş oğlum korktun ya.
Pardon abi ya beni gördün diye hani şey. Kalk kalk kes. Aldın mı malzemeleri?
Hazır malzeme başlıyor muyuz?
Başlıyoruz. Hadi o zaman.
Saatlerimizi ayarlayalım.
Yani yokmuş boşver hadi. Çok eğlenceli olacak bu iş göreceksin.
Sucuklarım var.
Türkiye'nin en güzel sucukları.
Bakın efendim ben en büyük üniversitelerde okudum. Kimya
mühendisiyim ben.
Neden okudum?
Sucuk tattırmak için okudum.
Ben sucukçuyum.
Nerenin kangalları bunlar?
Efendim bunlar afyon sucuğu.
Özeldir. Işıl işlemden geçirilmiştir. Işıl işlemlidir bilir misiniz?
Enişte.
Senin burada ne işin var enişte ya? Sen kimsin pardon tanıyamadım. Ben Mustafa,
Bartu'nun kankası.
Bir yerden patlayacağımız belliydi zaten.
Anlamadım nasıl yani?
Yok bir şey kardeşim bak Mustafa. Sen beni görmedin, bilmiyorsun, duymadın
tamam mı? Yani Bartu'ya falan hiçbir şey söylemek yok.
Enişte sen mühendis değil miydin ya?
Evet kardeşim kimya mühendisi. Burada ne işin var?
Ekmek parası kazanıyorum Mustafa'cığım. Hadi tezgahın önünde durma. Devam et bak
çalışıyorum ben. Hadi bakayım sen beni görmedin hadi.
Seni görmüyorum enişte ya. Aynen. Sen burada yoksun enişte ya. Ben burada
yokum aynen.
Ama şu iki kangal var ya öyle orada boş boş duruyorlar. Boş bak.
Al kardeşim şunu.
Hadi.
İyi günler beyefendi. Her ne kadar sizi tanımıyorsam da.
Güzel. Hadi Naş bana bak. Bahartı'ya en ufak bir şeyden bahsedersen o sucukları
senden...
Ses, ses mi duydum ben?
Hadi.
Sucukçu.
Kimya mühendisi sucukçu.
Buyurun efendim.
Sucuk. Afyon sucukun.
Nesrin Hanım.
Ay çok geçmiş olsun.
Niye geldin sen?
Yarın bıraktığın işi tamamlamaya mı geldin yoksa? Yine ikinci kez kalp krizi
mi geçirteceksin bana?
Allah korusun hiç olur mu öyle şey canım? Ben kendim sizi affettirmeye
geldim. Demir burada mı?
Yok yok.
Olsun ben beklerim. Yani ona da size de kendimi affettireceğim. Vallahi de
billahi de yeminliyim yani.
Boşu boşuna kendini hiç hırpalama kızım. O iş biraz zor.
Ay çok mu zor?
Ama... Bakın ne getirdim.
Bu görmüş olduğunuz Gökçe bebek sizin için tarafından özel olarak dizayn
edilmiştir. Bakar bakar beni hatırlatırsınız.
Ama bitti mi? Tabii ki bitmedi.
Şimdi bu görmüş olduğunuz iğnelerle eğer benden intikam almak isterseniz böyle
her yerine pıttır pıttır batırabilirsiniz. Böyle bakın.
Yok artık görüyor musunuz? Ben bunları size vereyim. Ama iğneleri vermeyeyim.
Ver, ver şunları.
Yok yok vermeyeyim. Sadece bunu vereyim.
Ver şunu dedim sana.
Vereyim ama öyle gözler falan batırmayın sakın olur mu? Peki sürprizlerimiz bitti
mi? Tabii ki bitmedi.
Sırada ne var?
Sırada ne var?
Bakın hasta çorbası.
Ay şimdi öleceğim.
Evet bu benim babaannemin özel tarifi. Bunun içindeki kalamış tohumları kalp
damar sağlığı için bire pişin. Ben bunu size bir güzel pişireceğim.
Ay istemiyorum istemiyorum.
Ama annemin gümüş takımından çaldığım özel kaşıkla... ...şimdi bir güzel
içeceksiniz, ondan sonra... ...kalp damarlarınız böyle yüz bin bakımdan
geçmiş gibi olacak. Ay istemiyorum evladım, istemiyorum.
Ay istemiyorum.
Yalnız burayı çok iyi düşündün müdür ha? Herhalde oğlum. Kimin aklına gelecek
çatı kadında şampuan yaptığımız? Burayı zaptan falan da basamaz.
Basamaz tabii ya. Ben kendi evimde kendime şampuan yapıyorum. Kime ne?
Neyse. Ne kaldı gelişimde? Ne dökmedik? Politen mi?
Bu muydu o lan?
Ya bu şampuan yapmak ne kadar basitmiş. Biz daha önce niye düşünmedik bunu? Dur
oğlum kafamı karıştırma ya.
Ne döktüm en son ben?
Polimoli bir şeyler döktün. Ne şeyi döktüm mü peki ben? Bu sodyum strata
döktüm mü? Valla bir şeyler döktün ama.
Artuk.
Benim yalnız biraz başım gözüm dönüyor. Bu normal mi?
Normal, normal. Benim de dönüyor.
Şöyle şey yapayım ben bunları... Çekil, çekil. Ben yaparım. Şöyle ellerinizi...
Kızım ne yapıyorsun?
Serumun ortamını sıkıştırdın. Çekil üstümden.
Ama Nesin Hanımcığım... ...sizin şimdi her şeye çok olumlu bakmanız lazım.
Olumsuz bakmamalı. Sana nasıl olumlu bakabilirim ha? Sana nasıl olumlu
bakabilirim acaba?
Çekil diyorum sana üstümden. Git. Git bana hemşireyi çağır. Çağırayım. Şuradan
şey yapabilirim ben.
Basma basma. Yok basayım basayım gelsin yani.
Kızım basma diyorum basma.
Ya Nesrin Hanımcığım niye gelmiyor ki zaten?
Gökçe! Hemşire Hanım!
Niye gelmiyor ya? Kızım basma diyorum sana.
Siz yanlış basabilirsiniz.
Ay öldüreceksin beni. Dur dur çocuğum şunu. Allah Allah sizin için yapıyorum
yani. Hemşire Hanım!
Yanlış butona basıyorsun. Yanlış butona basıyorsun.
Doğru basıyorum onlar gelmiyorlar.
Ay Gökçe! Dur dur diyorum sana şunu.
Allah'ım kızım düzelt şunu.
Ne yapacağız?
Ne yapacağız ki?
Düzelt şunu diyorum sana.
Ne oluyor?
Allah aşkına.
Al şunu da benim başımdan.
Oh kurtulduk Nesin Hanım çok şükür.
Şey, ay öldürüyordu beni.
Anne iyisin değil mi?
Götür şunu şuradan.
İyi iyi maşallahı var çok iyi.
Biz sizle bir dışarıda mı konuşsak?
Yürü.
Anneciğim ben var geliyorum.
Gerçekten yanlışlıkla oldu. Yani ben annenize çorba içirmeye çalışıyordum. O
da yani böyle ellerini ters elle etti ama. Ben de hemşire çağırayım dedim.
Yanlış kumanda yanmışım. Nereden bilebilirdim? Tamam sus Gökçe artık
yeter sus.
Sus.
Ben sana ne dedim?
Gelme demedim mi?
Niye geliyorsun ya?
Niye beni dinlemiyorsun?
Ben... Ya lütfen artık benden uzak dur. Annemden de uzak dur.
Her adımın felaket ya.
Bak kalbini kırmak istemiyorum. O yüzden lütfen uzak dur.
Gitti anneciğim gitti.
Eminsin değil mi? Gitti anneciğim.
Bana bak.
Senin bu kızla bir ilişkin yok değil mi?
Bak varsa da bitir bu işi.
Onu yıkanımda bile görmek istemiyorum.
Onun yüzünden kalp krizi geçirdim. Ölüyordum neredeyse.
Bak.
Senden istediğim tek bir şey var oğlum.
Çoluk çocuğa karış.
Mutlu olacağın birini bul.
Ve beni öldürmeyecek birini.
Bak, bak ne diyeceğim.
Şöyle Nil gibi güzel bir gelinim olsaydı fena mı olurdu ha?
Baksana çiçek gibi bir kız. İşi var, zeki, akıllı.
Anne lütfen sırası mı şimdi?
Benim için artık sıra falan kalmadı çocuğum.
Başıma gelenleri gördün değil mi?
Seni emanet edeceğim birini istiyorum.
Gözüm arkada kalmasın.
Üzüyorsun beni lütfen konuşma böyle.
Bak ben söyleyeceğimi söyledim. Duydun mu beni?
Şimdiden sonra sıra sende.
Oğlum bizim burada ne işimiz var ben anlamadım ki. Ya süt alacağız zehri
alır. Yoğurt değil miydi ya?
Yoğurt balıkla birlikte yersen zehirler. Ya biz balık yemedik ki.
Şampuan yaparken zehirlendik. O yüzden yoğurt almıyoruz, süt alıyoruz Mustafa.
Bak Bartu, yol yakınken gel vazgeçelim. Biz bu işi kıvıramayacağız, ben sana
söyleyeyim. Ya kıvırırız, kıvırırız da kimya benim alanım değil.
Ha?
Eniştem değil mi lan o?
Sucuk.
Ha burada çalışıyor. O sen kafayı mı yedin herif? Koskoca kimya mühendisi ya.
Ben de öyle söyledim, ekmek parası dedi.
Enişte!
Bir sene eksiktim artık.
Enişte ne yapıyorsun sen burada? Niye kendine eziyet ediyorsun ya?
Hani söylemeyecektim lan? Allah canımı alsın ki ben de kendi keşfetliyim.
Ne yapıyorsun sen burada ya?
Uzun hikaye oğlum ya. Anlat anlat benim vaktim var.
Gel lütfen artık benden uzak dur. Annemden de uzak dur.
Her adımın felaket ya.
Bak kalbini kırmak istemiyorum. O yüzden lütfen uzak dur.
Abicim sen burada kendine ne eziyet ediyorsun ya?
Sen maaşı duydun mu oğlum?
Bırak maaş işlerini enişte. Ben sana onun üç katını kazandırırım. Sen
kayınçöne güven.
Nasıl olacak lan bu iş?
Ne diyorsun enişte? Hem sen kazanırsın hem ben kazanırım. Para aileye gider.
Olur mu olur be?
Yapar mıyız?
Bir de şişeledik be. Oldu mu istiyorum sana.
Neyi şişeliyorsunuz Tarık Bey?
Şimdi efendim biz... Hadi işinizin başına.
Siz de çıkın lan marketimden.
Ne diyor bu ya?
Yeter be. Başları senin içine de kenine de. Ne?
Anlamadık mı zannediyorsun be? Kafana saç ektirmişsin. Ne ektirdin? Peruk ulan
bu peruk. Kovdum ulan seni. Kovdum. Sen ne kovacaksın be?
Ben istifa ediyorum kardeşim.
Ver saçımı. Gel Metin. Ver saçımı diyorum sana. Kelsin oğlum sen. Gel gel
gel. Ver saçımı ver. Gel lan bu gel. Ulan bu Metin keldir ha. Vallahi gel.
Yürü lan yürü.
Kaçın.
Hayır. Şurada şurada.
Koş lan Batu.
Dinlenmesi gerekiyor. Biz de zorluyoruz ayrıca. Bir şey olacak diye korkuyorum.
Tamam sen sakin ol.
Bir saniye çok pardon ya.
Ben sana biraz önce söyleyeceğim her şeyi söyledim Gökçe. Sen söyledin ama
ben söylemedim.
Senin peşinde koşmaktan yoruldum. Sürekli umut etmekten yoruldum. Sana
kendimi anlatmaya çalışmaktan yoruldum.
İstemiyor musun?
Ben seni istemiyorum Demir Bey. Asıl sen benden uzak dur.
Yeter ya.
Saf olabilirim, sakar olabilirim. Ama benim de bir gururum var.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.