Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Günaydın.
Günaydın Demir Bey.
Demir Bey.
Günaydın.
Ne oluyor ya?
Alo duymuyor musunuz beni? Ne oluyor?
Korkutmayın beni Demir Bey.
Demir Bey.
Hayatım. Hayatım mı? Başladın mı?
Yok aşkım seni bekledim. Aşkım mı?
Her şey çok güzel gözüküyor.
Afiyet olsun. Ne oluyor burada ya?
Uzak durun.
Hadi başlayalım.
Ne? Ne oluyor burada ya?
Ne oluyor burada?
Ay Demir Bey bir kere bu kahvaltıyı ben hazırladım size tamam mı? Evet.
Demir Bey.
Demir Bey.
O zaman sana da bir tane.
Buna bir tane indirim sana.
Zeytin meş. İnanmayın şuna Demir Bey.
İnanmayın diyorum.
Yapma ama.
Demir Bey.
İnanmayın ya şu kadına inanmayın.
Benim yüzüm hiç görmeyecek mi bu hayatta?
Nerede annen yavrum? Rezan hadi.
Geç kalıyoruz Rezan. Pazarda çürüye çarağa kalacağız sonra ya. Tamam Hikmet
ya. Geldim tamam.
Ay Bartu oğlum ya. Bırak sabah sabah şu çekirdeği. Anne bu da böyle bir illet
işte. Bırakılmıyor ki.
Keşke biri elimden çekip alsa.
Ama anne iyi dedin.
Bir dakika ne yapıyorsun ya? E alsa biri önümden dedi ya.
Hadi çocuğum kalk kalk kalk. Ya ben lafın gelişi söyledim. Bu acele ne baba
ya? Hadi hadi. Hadi çocuğum hadi.
Ya anne geliyor musunuz yoksa ben gideyim mi? Ya oğlum geldik çocuğum.
Tamam hadi Recep Hanım. Hadi canım.
Bu niye geliyor ki? Toşet taşıdı da yok.
Hayırdır?
Ne oldu sana böyle?
Her şeyi mahvettim ya.
Demir Bey de nefret ediyor benden.
Aa ne oldu ki?
Ne olmadı ki?
Ay kızım anlatsana çatlatacaksın adamı.
Ya bak şimdi.
Geçen gün kızlarla şeye gittik.
Kafeye gittik falan işte.
Ondan sonra Demir Bey geldi.
Hikmetciğim bak.
Benim bu pazarda bir ağırlığım var.
Rica ediyorum senden biraz geride dur. Ve bırak ben ne alınması gerekiyorsa
alayım. Nedenmiş ha?
Çünkü sen özellikle gidip her şeyin en kötüsünü seçiyorsun.
Kim? Ben.
Senin karşında Hikmet Şenkal gibi büyük bir gurme var Rezan Hanım. Sen kiminle
konuştuğunu unutuyorsun galiba.
Ah be Hikmetciğim. Unutmama fırsat vermiyorsun ki.
Belki unutsam.
Senin bir tek hatanı bile hatırlamayacağım. Ama kısmet değil işte
unutturmuyorsun.
Bir gün böyle bir basıp gideceğim. Ondan sonra çok üzülürsün ama Rezan Hanım.
Ay Hikmet Allah aşkına. Senin gideceğin en uzak mesafe. Ahanda şu pazar. Sen de
biliyorsun bunu yani.
Yazıklar olsun be.
Sabah sabah ithamlarında parçala beni tamam.
Ama ne yapayım Hikmet. Valla şurama getiriyorsun hak ediyorsun yani bazen.
Birazdan göreceğim bakalım seni. O zaman ne yapacaksın?
Niye ne yapacaksın ki? Çünkü sebzenin meyvenin en iyisini ben seçerim. Ben.
Benim adım Hikmet Şenkal Rezdan Hanım.
Gurmelerin kralıyım ben.
Türkiye'deki bütün lezzet duraklarını bilen tek danışmanım ben.
Vallahi canımcığım ben bir şeyi kafaya koydum yaparım. Ne dedim ben zamanında?
Ben demire tavlayacağım demedim mi? Dedim. Ve dediğimi yaptım. Neden?
Çünkü ben hırslıyım. Yani ben istediğimi kafaya koyarım. Yapana kadar uğraşırım.
Yarı yolda bırakmam. Elde edinceye kadar çabalarım. Bravo. Helal olsun sana.
Sağ ol tatlım. Neden? Çünkü önemli olan istemek. Gerçekten istediğimi elde
ederim ben. Hayır sadece demir değil canım. Yani cudlav bile olsa yani. Ben
istemişsem bitmiştir mesele ya. Ben elde ederim. Senin de düğününe gelirim.
Gökçe.
Nilay Hanımcığım.
Bak yakında çıkacağız sahneye.
Arkadaşları topla gel. Vallahi gönül koyarım sana ha. Tamam Muharrem sen yeri
söyle zamanı söyle. Geleceğim tamam.
Tamam söyleyeceğim dedim.
Demir Bey gelmiş.
Hayırdır inşallah niye bu kadar erken gelmiş ya? Hiç bilmiyorum ki.
Neyse kötü bir şey olmasın da. Anlarız şimdi.
Demir Bey günaydın.
Demir Bey nasılsınız?
Demir Bey bir şeyiniz yok ya.
Çay ister misiniz getireyim mi Demir Bey?
Demir Bey.
Efendim. Günaydın.
Günaydın. Çay kahve ne içersiniz efendim?
Sağım var hem bir şey içmeyeceğim.
Siz de çıkabilirsiniz işinize bakın.
Peki nasıl isterseniz.
Ne oldu ki acaba ya?
İşe güce falan takıldı kafası herhalde. Gökçe gelince sorarız şimdi.
Pek sanmam.
Niye canım Gökçe onun her şeyini bilir. Pek sanmam diyorum sana.
Bana başka bir şeymiş gibi geldi.
Nasıl yani?
Gönül işi.
Tamam Muharrem biz konuşmayalım böyle şeyleri. İşimize gücümüze bakalım. Biz
ilgilendirmez. İki dakika aşk meşk konuşamayacak mıyız yani?
Tamam sen konuş burada kendi kendine ben işime dönüyorum.
Ya ben bu ajansta iki dakika gıybet yapamayacaksam vay benim halime ya.
Eskiden böyle miydi he?
Eylemanım vardı.
Onunla el ele verirdik. Onu bunu gömerdik. Ama seninle iki laf
edilemiyor. Ne yapardık? O onunla çıkmış, bu bununla çıkmış.
Neyse canım. Ne içersin? Çay mı kahve mi? Orta.
Sütlü. Bende.
Ya sanki uşağı var.
Aşkım takılma bu kadar tamam mı? Ya nasıl takılmayayım? Bankacıyım ben
anladın mı?
Patron. Pazara git dedi, pazara gidiyorum.
Ya işte patron ne intiyorsa onu yapacaksın. Yani sonuçta bordurluluk bu.
Ben niye beyaz yakaya karşıyım bu yüzden?
Ya Allah'ım yarabbim sanki şirketler de kapında... ...bartu bartu diye kıyamet
koparıyor. Herhalde bak kimseye söylemediğim şeyi söyleyeyim sana.
Bana bir mail geldi. İş imkanları olabilir diye.
Herkese gitmez yani.
Dur sen çok ciddi bir şey soracağım hazır mısın?
Hazırım sor.
Sen saf mısın? Saf mısın sen?
Saf rolü yaparak Oscar falan mı kazanacağını düşünüyorsun? Ayıp oluyor
ama ha böyle saf falan.
İş teklifi geliyor dedik ne dedik ya?
Bartucuğum o mailler hepimize geliyor sana özel değil.
Valla mı? Evet.
Alsın.
Hayal de güzel.
Annemle babam da pazar ya. Yapma ya.
Ne olacak kızım alış böyle şeylere aile önemli yani.
Ne aile ne?
Yok yok bir şey yok bak kuş var.
Kuş.
Ay takılma hayatım bu kadar. Ya sonuçta sen kötü bir düşünceyle yapmamışsın ki
bunu. Tamam yani duyması çok şık olmamış ama siz bunu düzeltirsiniz.
Hiç bilmiyorum ya düzelir mi düzelmez mi? Hayır yani işe gitmem lazım gideyim
mi onu da bilmiyorum.
Ay onu hiç düşünme zaten kalk git hemen.
Hayır yani ben olsam şimdi yani ben olsam kendimi kesin kovardım. Yani tabii
kendi ekmeğimle oynamazdım. Yani ben Demir Bey olsam Demir Bey ben olsa yani
ben Demir Bey gibi aman işte ya. Hayır anladım Gökçe'cim anladım. Yani patron
olan ben olsam diyorsun sen.
Aynen öyle.
Ay bir de ben çok utanıyorum aklıma geldikçe ya.
Ay çok takılıyorsun bir tanem boş ver.
Ya bak Demir de zaten iyi kötüyü anlayan bir adam. Hemen git konuş bence. Yani
bugün olmasın üç gün sonra anlayacak. Ay valla mı?
E tabii ki.
E iyi o zaman ben hazırlanıp çıkayım. E hadi o zaman çık.
Ah dur hadi. Of.
Sen bir tanesin.
Hadi çık çık. Durduğun kabahat senin yürü.
Kızım ya sana söylemedim. Sen otur oturduğun yerde.
Azize Hanım nasılsınız?
İyiyim Demirciğim. Gökçe'den dostlar gelmiş.
Çok beğendim. Onu söylemek için aradım.
Teşekkür ederiz.
Yakınlarında mı ona da bir teşekkür etseydin?
Şu anda kendisi burada değil ama ben iletirim.
Demir bir sorun mu var? Bana mı öyle geliyor?
Yok hayır her şey yolunda. Tamam peki görüşmek üzere.
Görüşürüz sağ olun.
Gökçe.
Biraz konuşabilir miyiz acaba?
Hayır Kaan.
Konuştuk zaten her şeyi.
Ben sana güvenmiştim inanmıştım. Tamam biliyorum.
Ama bir şey söyleyeceğim. Bak önce bir konuşalım. Sonra istersen benimle
konuşmazsın ama bir dinle tamam mı?
Başkası yapsa bu kadar koymazdı biliyorsun değil mi?
Biliyorum.
Hadi gel bir yere gidelim. Ayaküstü olmaz böyle.
Olur olur çok güzel olur. Tamam anlat dinliyorum.
Efendim Nilüfer.
Gökçe.
Ay Gökçe suyum geldi.
Ne suyu kızım ya ben su sipariş vermedim ki. Of.
Manyak manyak konuşma kızım ya.
Suyum geldi beni burada dağılmak istiyor.
Ne? Ne oldu?
Ay Nilüfer doğruymuş. Ne şimdi mi? Ne ne şimdi mi emin misin?
Hayır üç ay sonra.
Ay çabuk gel diyorum ya çabuk.
Ay tamam tamam iyi bulmak istiyor. Şey ne yapacağız? Çanta lazım çanta çok
önemli bir dakika çanta.
Dur ya ne çantası? Çanta annemin. hazırlamıştık. Biz onu yatağın altında
onu almamız lazım. Sonra eniştemi aramam lazım. Sonra taksici yapmam lazım. Ne
yapacağım? Dur. Sakin ol. İstersen bir eve gidelim önce. Gidelim. Peki. Geleyim
ben de. Gel herhalde. Soru sorma. Koş.
Şuna bak ya.
Kuşkonmaz yazmış listeye. Şaka gibi. Neymiş? Yavrusu organik yiyecekmiş ya.
Allah Allah. Ne istiyor bu kadın senden? O hangisi? O yeşil olan şey miydi?
Bir tek kuşkonmazımız eksik. Hale bak.
Gel ablacığım gel.
Devrem. Devrem ne yaptın ya?
Ne yapalım ya?
Ne yapacağız kardeşim?
İkizlere takke. Güzel yakışmış maşallah.
Pardon yenge.
Askerlik arkadaşıyız da biz birden görünce heyecanlandım. Benim Mustafa ya
bu var ya. Beni komutanın dayağından kaç kere kurtardı ya.
Sen nasıl ne yapıyorsun? Ne olsun be işte. Yani uğraşıyoruz biz de.
Burcu'ydu be.
Ne Burcu?
Senin ismini sayıklıyordu bu.
Sabaha kadar. Yok Burcu. Kim Burcu? Burcu dememişimdir. Oğlak Burcu
demişimdir. Eminim. Burcu dedin.
O!
Evet, evet, evet. O başkasının manitasıydı.
Anladım. Neyse bize müsaade. Seninle de hemen. Şimdi konuşacağız göreceksin. Bir
dakika, bir dakika.
Efendim?
Yapma ya.
Evet. Hepsi mi?
Tamam, tamam. Hemen geliyorum.
Hadi görüşürüz. Devrem bir dakika.
Bizim depoyu su basmış. Benim hemen gitmem lazım.
İki dakika şu tezgaha duruver ya.
Oğlum ben anlamam ki o işten.
Ya anlayacak bir şey yok. İkizlere takke. Başka bir şey yok. Benim hemen
gitmem lazım.
Can borcum var oğlum bana.
Tamam tamam hadi.
Tamam.
Kral adamsın ben sağ ol.
Ya ne yapıyorsun Barto çıkar şunu ya. Ne yapıyorsun? Ne yapayım ya? Çocuk asker
arkadaşım. Bir saat sonra gelecek çocuk. Ondan sonra kuş konmaz bulamazsak ben
kuş olup konacağım. Söz. Tamam mı?
Ay takma onları bari.
Ay Hikmet ne bileyim. Bunun rengi bana pek doğal gelmedi
yani. Bence rengi gayet güzel Mecnun. Bak bayrak kırmızısı.
Nasıl da belli anlamadın.
Abla ne yapıyorsunuz? Alacak mısınız almayacak mısınız?
Böyle hepsini elleyince eziliyor biliyor musun? Allah Allah. Bakıyoruz çocuğum.
Domates bu aceleye gelmez. Bak.
Bak bu mükemmel Rezan işte bu.
Ayol görmüyor musun ben hormonluyum diye bas bas bağırıyor ayol bu.
Ya hormonlu olsa bu kadar düzgün olur mu? Yamuk yumuk olur.
Hikmetciğim artık bunların DNA dizilimlerine bile müdahale ediyorlar
yani. Hepsine müdahale edemiyorlar Rezan Hanım. Yeter.
Yoksa domates mumates.
Laboratuvara çeviririz burayı. Ver domatesi. Allah Allah.
Çevireceğiz tabii.
Çevirip elimde hasta mı olalım? Bir kere bir de hekim olarak benim sorumluluğumu
düşün. Yürü Hikmet yürü. Hazar domates dolu. Bize domates mi yok? Sen
kaybedersin aslanım. Bizim gibi müşteriyi kaçırdın.
Tam iki kilo alacaktın iki.
Yürü yürü. Hadi hayırlı işler.
Hayırlı işler.
Normalde de hiç geç kalmaz ha.
Buyurun Ayça Hanım çayınız.
Sağ ol Muharrem.
Size bir şey söyleyeceğim ama aramızda kalacak.
Vallahi kalbimizi kırıyorsun Ayça Hanım'a. Tabii ki aramızda kalacak.
Hayırdır ne oldu?
Benden duymadınız ama. Tamam söyle sen.
Dün Demir Bey hakkında konuşuyordu Gökçe. Demir Bey de duyunca. Ne
söylüyordu ki? İşte Gökçe'nin söylediklerini duyunca kavga ettiler.
Nasıl ya?
Yani böyle bir düğün mü varmış, bir iddia mı? Öyle bir şeyler.
Ah ya.
Vallahi çok tuhaf oldu. İkisini de daha önce öyle görmemiştim. Üzüldüm. Demir
Bey de çekti gitti zaten.
Gökçe, odama gelir misin?
Ayça, odama gelir misin?
Buyurun Demir Bey.
Azize Hanım'ın işleriyle bundan sonra sen ilgilen. Tamam mı?
Gökçe'den çalışmasını iste, sana yollasın. Tabii, nasıl isterseniz.
İyi, çıkabilirsin.
Siz nasılsınız dün olanlardan sonra?
İşle ilgili sorun yoksa artık çıkabilirsin.
Tabii.
Ablacığım basamıyorum kilit her yer görmüyor musun? Ya gir o zaman emniyet
şeridine gir ne yaparsan yap be.
Ablacığım ne emniyet şeridi burada emniyet şeridi mi var Allah aşkına? Ya
sen derin derin nefes al. Derin derin nefes al. Ya başlarım şimdi senin derin
nefesine. Ya abicim buradan nereden gir ya?
Abicim nasıl yapayım nereden gireyim? Ya ne sap diyorsa sapsana ya. Yerimin nüfus
kağıdında taksi mi yapsın? Hadi.
Çıktı bu ya. Allah Allah. Ay vallahi doğuma geç kalacağız.
Gökçe. Vallahi gebertirim seni.
Kaan bir şey yapsana.
Ya nereden bileyim ben ne yapalım. İnip başka bir arabaya binelim o zaman. Ne?
Sıkmasınlar elimle sık yazımı.
Kapa çeneni.
Korka koruyorum kızı ben.
Kaan geçsin arkaya ben ineceğim. Sakin ol. Ne oluyor? Beni burada yalnız
bırakırsanız var ya gebertirim sizi.
Şuna bakma ya.
Hadi sağ olasınız.
Çocuk doğuruyoruz. Pardon. Çok önemli.
Yok.
Pardon.
Sakin.
Teyzeciğim. Çok aciz. Ne olursun. Ablam doğum yapıyor. Burada kaldık böyle bizi
hastaneye yetiştir. Ne olur.
Çok şükür. Allah razı olsun.
Yavaş. Yavaş.
Hadi yavaş.
20 liralık şeyi 5 liraya satıyorsun. Bak problem olmazsa.
Yok be kızım sürümden kazanıyoruz. Görmüyor musun ya?
Valla adam hiç öyle bir şey söylemedi haberin olsun. Ya sen bana güven
sevgilin iş başında.
Ablacığım al al al.
5 lira 5 lira 5 lira. Gel gel sen de gel.
Ay hikmet herkesin domatesi kendine yav. Bir söylenme artık.
Şuraya bak şuraya.
Bartu. Anam babam.
Oğlum sen daha... Sabah çekirdek çitliyordun. Ne ara pazarcı oldun? Kader
be anam. Kaderin önüne geçilmez.
Maşallah tezgah da bayağı kalabalıkmış ha.
Vallahi babacığım ticari zekam sonunda anlaşıldı.
Yalnız ablacığım bak fazla ellemeyin. Parmak iziniz kalır. İnterpol peşinize
düşer. Beş lira beş lira gel gel gel.
Ne? Ne? Ne oluyor lan burada?
Kardeşim beş lira dedim tezgah yıkılıyor. Görmüyor musun?
Ne dedin ne dedin?
Beş lira dedim. Oğlum bunların bana gelişi on lira. Ne yaptın sen?
Bitirdin beni.
Rezan'ım bence çaktırmadan buradan kaçalım. Eğer sorarlarsa oğlumuz değil
deriz. Alnımızda oğlumuz diye yazmıyor ya.
Kesinlikle katılıyorum Hikmetciğim çok haklısın. Keşke bana şu domatesler
konusunda da katılsaydın yürü.
Bence kaçalım.
İşte seni o yüzden seviyorum.
Doğumu aldılar. Siz burada bekleyin lütfen.
Baba sizsiniz herhalde.
Ben mi? Ben... Evet evet babasın sen. Baba olsana sen. Ablamın yanına gir.
Hadi baba ol ne olur.
Buyurun. Gökçe nasıl gireyim ben? Yalan falan söyleyemem ki. Beceremem yani.
İyi ya ben giderim. Ben girebilir miyim acaba? Ben teyzesiyim çünkü.
Sonuçta teyze demek anne yarısı demek. Bir buçuk anne bence bir anneden çok
daha iyidir. Ben gireyim.
Ablamın elini tutayım ne olursunuz.
Maalesef. Yalnızca eşi girebilir.
Duydunuz Kaan Bey. Gökçe bir sakin ol.
Ya olamam ya bak eniştem Tokyo'da yanında yok. Ne olursan girsen böyle
yanında dursan elini tutsan. Ya merak etme sen hiçbir şey olmaz.
Nereden biliyorsun acaba?
Gökçe bak şimdi sana bir şeyler söyleyeceğim. Benden sonra hemen tekrar
edeceksin tamam mı?
Bugün hayatımın en mutlu günü.
Bugün hayatımın en mutlu günü. Çünkü?
Çünkü? Teyze oluyorum. Teyze oluyorum.
Sana hala kızgınım ama şimdi heyecandan tırılıyorum yani. Tamam biliyorum.
Yanlış domates aldınız Rezan Hanım. Pişman olacaksınız.
Allah Allah.
Yahu domatesin yanlışı mı olur bir adam?
Olmaz olur mu efendim?
Doğru domates organik domates.
Yanlış domates de hormonlu domates. Böyle sizinki gibi manda kafası
büyüklüğünde olur işte.
Ay Hikmet Allah aşkına bir konuda da fikrini beyan etme ya.
Allah Allah mis gibi domates.
Beğenmiyorsan yemezsin efendim.
Hem sen kendi aldığın o ezik, çarık, çürük şeftalilerine bak.
Doldurdun hepsini.
E tabii çürük, çarık olacak. Ezik olacak efendim. Çünkü bunlar organik. Organik
olduğu için ezik. Benimkiler tornatez yağından çıkmış gibi tek tip değil ki.
Pardon da nereden acaba senin şeftalilerin oluyor onlar?
Bu kim şimdi be?
Efendim yavrum. Alo anne.
Ablam doğuruyor.
Hangi ablan?
Dürdane ablam.
Dürdane kim o ya? Ya Nilüfer ya aradı beni.
Suyum geldi dedi. Şimdi hastaneye yetiştirdik. Çabuk gelin.
Ay ne diyorsun Gökçe?
Ay hemen geliyoruz biz kızım.
Ne oluyor ya? Hikmet dede oluyorsun dede. Vallahi mi?
Gökçe valizi aldınız mı yavrum?
Aldım aldım. Hepsini aldım. Her şeyi halledim. Hadi gelin çabuk.
Damadı aradınız mı? Anne hadi kapatıyorum.
Tamam oldu hadi kızım geliyoruz biz.
Yaşasın. Allah'ım sana şükürler olsun bünyaminim geliyor.
Bünyaminim geliyor.
Hikmet sen bu bebeğin kızı olduğunu biliyorsun değil mi hayatım?
Öyle demeler Ensancığım.
Ben demiyorum. Yok on altıncı haftadan beri doktor diyor. Kız bu çocuk. Hayır
görürsün bak.
Oğlan olacağım. Ben oğlumun adını Bünyamin koyamadım.
Torunumun adını Bünyamin koyacağım. Göreceksin bak oğlan olacağım. Ay ne de
yakışır bir kız çocuğuna Bünyamin adı yani.
Tamam tamam.
Koşma geldiniz artık.
Biz de iyi alıştık koşmalara.
Ay kaç kere söyledim sana. Hiç beni dinlemiyorsun ki.
Ya aslında bu iyi bir projeydi de bakma anlaşılamadı yani.
Bartu. Tamam tamam.
O zaman bir moral öpücüğü ver de moralim yerine gelsin.
Ne var Gökçe?
Vallahi mi?
Tamam geliyorum.
Ne olmuş?
Dayı oluyorum kızım.
Bir şey diyeceğim sen git ben de eşyaları alamadık ya o malzemeleri
tamamlayayım gelirim tamam mı?
Efendim.
Size yardımcı olabilecek bir şey buldum Demir Bey.
Gerçekten mi?
Evet efendim.
Tamam hemen geliyorum.
Ben çıkıyorum.
Demir Bey.
Azize Hanım'ın dosyasıyla ilgili yardım isteyecektim sizden.
Acil mi çok?
Yani değil ama bugün halletsek iyi olur. Aklıma bir iki şey takıldı da.
Tamam o zaman şey yap sen beni akşam ara detaylı konuşuruz. Telefonda mı?
Görüntülü konuşuruz olmadı buluşuruz. Tamam akşam arıyorum o zaman.
Al bakalım.
Çok sağ ol.
Susamışsın biraz.
Bir tane daha ister misin? İsterim.
Ya şey Gökçe ben sana bir şey diyecektim derim.
Unuttum. Niye unuttun ya sakin ol. Unuttum Kaan unuttum. Çikolata şeyi
unuttum.
Fotoğrafçıyı unuttum var ya.
Öldürecek beni Allah'ım.
Öldürecek ne yapacağım ben.
Sakin ol.
Şeydi neydi.
Alo merhaba ben Gökçe Can Kaan.
Evladım bizim bir doğum vardı.
Geliyorum.
Biz önden gidiyoruz.
Oturun.
Tamam çocuğum. Oturayım.
Bismillah.
Nereye gidiyoruz evladım?
Doğumhaneye. Vay be Hikmet. Hizmete bak.
Süpermiş. Yürü çocuğum yürü.
Doktorunuzun haberi var mı?
E tabi vermiştir kızlara haber.
Kaçıncı çocuk?
Daha ilk abisi.
Evlilik geç oldu o zaman.
O 28 falan.
Bayağı bir beklediniz tabii.
Tabii işte o yüzden çok kıymetli bizim bebeğimiz.
Tüp bebek o zaman.
Yok yok normal.
Yaş kaç sizin?
53.
Maşallah bu yaşta bu cesaret iyi doğurur.
Aman bana ne canım.
Öyle arada bir severim. İki üç kere bakarım yeter veririm ellerine. Bana mı
güvendiler? Benim de bir hayalim var çocuk.
Bir saate getiriyorsunuz. Ay çok teşekkür ederim. Çok sağ olun.
Çocuğum sen müsait bir yerde dur yavrum.
Şahane bir adam çıktı getiriyor bir saate. İyi bari.
Sağ ol evladım.
Nasıl durumlar çocuklar?
Ay menisim doğmuş mudur acaba?
Rezan olacak bir kere benim torunumun adı.
Anneannesi gibi şahane, özel, muhteşem. Çok tatlı bir tatlişi olacak.
Bir dakika ya. Alara olacak çocuğun adı.
Hayır efendim.
Alara falan olmayacak. Böyle modern isimler yok. Düz bir isim olacak. Mesela
Ayşe. Torunun adı Bünyamin olacak. Bu konu bitmiştir.
Ya Hikmet. Sen torunun kız olacağının farkındasın değil mi?
Öyle bir ribayet var.
Ne ribayeti ya? Bu bildiğin bilim yani. Tıp bilimi diyoruz biz buna.
Allah aşkına Yonca boş ver.
Ben bin kere söyledim ama... ...o hala ne biliyorsunuz belki de erkek olur
diyor. Taktı kafaya boş ver.
Emin misiniz?
Valla tüm yollar buna çıktı Demir Bey. Şimdi de kendimden gelen bu.
Tamam, sağ olun.
Buyurun, buradan gideceğiz.
Dosyaların bir çoğunu dijital ortama aktardılar aslında.
Sizin sevgilinizin bir kısmını da aktardılar ama bulunamadı. O yüzden
dosyalara bakmanız lazım.
Tamam, ben bakarım. Ben de sizinle kalabilirim isterseniz.
Yardımcı olabilirim. Sağ olun, ben bakarım. Peki, nasıl isterseniz.
Bir
kere benim
dedem çok muhterem bir adamdı.
Sus Hikmet.
Susmayacağım ressam. Torunun Bünyamin'i kucağıma alıncaya kadar susmayacağım. Ya
Bünyamin diyorsun ayol.
Ooo, kafeteryaya yüklenmişsiniz ayol. E ne yapalım, streslenişte insan durmadan
yiyor. Ay vallahi ya.
Ya bu ne ya, bekle bekle.
Filmlerde tak diye doğuyor çocuklar.
Ha, sen öyle san. Oğlum ben seni tam 38 saatte doğurmuştum.
Oha.
Canım anamın benim.
Ah be ablacığım, ne çektin be.
Bir de çıka çıka bu çıktı.
Teyze, ayıp oluyor bak.
İşte oğlan!
Bir yemin et geldi.
Teyzesinin kuzusu. Ay bu çok tatlı.
İnanmıyorum ya, ben şimdi teyzem oldum.
Ben de büyük teyze oldum. Ama aramızdaki.
Allah! Ben de dayı oldum o zaman.
Sizinki değil yalnız.
Vallahi mi?
Oldu o zaman.
Ay maşallah maşallah.
Ma zaten mavilere sarmışlardı. Bizimki kız olacak böyle pembiş pembiş. Yani
Allah affetsin ama pek de çirkin bir bebekti.
Ayıptır be Yonca. İnsan hiç bebeğe çirkin bebek der mi ya? E ne diyeceğiz
çirkin bebeğe? Dünya güzeli bir diyeceğiz. Allah Allah. Gökçe.
Biraz dışarı çıkalım mı?
Olur.
Bismillahirrahmanirrahim.
Ne bir kurtulaydı çocuğum.
Dayılık da zor.
Şuraya oturalım.
Ya nereden başlayacağımı bilemiyorum açıkçası da.
Gökçe ben seni hiçbir zaman kırmayı istemedim tamam mı?
Yani böyle bir işe kalkışırken de seni kullanmak harcamak gibi bir şey yoktu
aklımda. Olamazdı zaten.
Demire ne kadar kızgın olursam da olayım.
Ayrıca seni hiçbir zaman yanlış yönlendirmedim ben.
Tamam mı?
Yani haklısın belki.
Bazı şeyleri baştan doğru anlatmalıydım sana. Ama yalan da söylemedim yani.
Bunu iyi bil.
Tamam haklısın. Belki eskilerden Demir'le tanıştığımı sana baştan
anlatmam lazımdı da.
Ya Gökçe ne olursun bak.
Konuşturma beni işte. Biliyorsun ben öyle çok konuşabilen bir adam değilim.
Ne olur affet beni.
Beni çok kırdın.
Biliyorsun değil mi?
Biliyorum.
Güvenimi sarstın. Onu da biliyorum tamam.
Affetmeyecek misin yani?
Bir şeyler düzelecekse de zamanla olacak zaten.
Ya Kaan ben senin çok iyi bir adam olduğunu tabii ki biliyorum. Bundan bir
an bile şüphe etmedim ben. Ama sadece biraz zamana ihtiyacım var.
Haliyle mutlaka.
O yüzden bir süre bu konuları hiç konuşmayalım.
Tamam sen nasıl istersen. Söz veriyorum affettireceğim kendimi sana.
Sen bir kere benim dedeme hakaret edemezsin Rezan. Saygılı olacaksın.
Ay yeter Hizmet yeter.
Hünnaf bastı içime.
Ay o dedem de dedem. Tanımıyorsun bile adamı. Sen doğmadan mezda almış adam be.
Ay ablacığım hadi uzatmayalım artık.
Çekil yonca.
Baba.
Babacığım istersen bir hava alalım. Al bir anım. Ne oluyor ya burada?
Ya baksana ben torunumun anne diyorum.
Ya tamam yeter baba.
Senin torunun... ...erkek olmayacak tamam mı? Adı da Bünyamin olmayacak.
Anne hiç kusura bakma yani Rezan da olmayacak. Melis de olmayacak, Aleyna da
olmayacak, Ayşe de olmayacak. Ay hiçbiri olmayacak ya.
Ve ne olursa olsun biz onu çok seveceğiz.
Ay yeter yani bugün çok mutlu bir gün ya.
Diyorsun. Aynen.
Gözünü sardım, bebeğini sardım.
Anasının güzeli.
Prensesin benim.
Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya
Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya
Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya Allah'ım ya
Allah'ım ya Allah'ım ya Allah
'ım
ya
Baba, üzüldün mü yoksa?
Yok ya, üzülmedim. Yani ben hep kendimi dünyamına göre hazırlamıştım ya.
Ah kurban olurum.
Şunlara bak, ellere bak. Vidalı mı ulan bunlar?
Plastik mi ulan bunlar?
Ben yalnız bir şey söyleyeceğim. Aynı dayısı ha. Burnu, gözü, dudakları falan.
Aa, ne alakası var canım? Tamamıyla teyzesine benziyor. Gözler fıldır
fıldır. Vallahi biz de hep kız halasına benzer derler ama. Aa, ne alakası var
ya? Çocuğun halası bile yok. Var mı Allah aşkına Tarık'ın kız kardeşi falan?
Yok. Dolayısıyla büyük teyze.
Ya bence ablama benziyor. Ama benzetemediyseniz tıpkı ben. Yok ya,
bayağı Nilüfer'in tıpkısının aynısı bu. Ay yok ya, alakası yok bence. Tarık da
sana benziyor dedi ama ben benzetemedim. Eniştem nerede gördü? Bir yıl önce
görüntülü konuştu.
Ya sen bunu iyi ki doğurdun. Bu çok tatlış bir şey.
Ay çok gururlamam lazım.
Şimdi bunun adı Ayşe oluyor değil mi? Konuştuğumuz gibi.
Aa, reziden olacak ayol. Aa, Emel'in sisi gibiydi hani.
Aman tipi tam Alara'lık bir tip. Niye bir yamin olmuyor o zaman?
Sezen. Öldüm kızım yorgunluktan.
Aynen abla ya.
Oha ya biz şimdi teyzem olduk.
Ay olduk valla ya. Çok güzel.
Bir şey diyeceğim.
Demir aramadı biliyor musun?
Ablacığım. Bak tekrar söylüyorum sana.
Git affettir kendini.
Başka yolu var mı?
Yok. Neden?
Çünkü adam haklı. Emin misin?
Pardon da şapşal mısın?
Üf tamam.
Git konuş.
Başka yolu yok. Anlat her şeyi açık açık.
Gerisinde dert etme. Eğer dediğin gibi bir adamsa... Affeder mi diyorsun?
Aynen öyle diyorum.
Abla nereye?
Demir'le konuşacağım.
Geldim.
Rahatsız etmiyorum değil mi? Gel ayrıca.
Yiyecek bir şeyler de getirdim. Yani siz açın deyince telefonda.
İyi yapmışsın.
Önce bir şeyler mi yesek?
Ya istersen çalışırken atıştıralım. Bir an önce bitsin.
Tabii nasıl isterseniz.
Sen böyle geç.
Bu ne?
Ya tamam sıkıntı yok. Bir şey bir alarm sistemi kurdurdum da.
Kendi kendine ötüyor bir senzörde bozukluk var herhalde.
Camlar açıkken falan da kendi kendine ötüyor. Baktırmam lazım.
Evet. Başlayalım mı?
Başlayalım.
Kızım sen varmadın mı eve?
Vardım vardım da tekrar çıktım işte.
Neden? Demire gidiyorum.
O gelip alsın.
Gittiğimden haberi yok henüz.
Dur.
Durduğum ne oldu? Niye durdum şimdi?
Niye saçmalıyorum ya? Ne oldu da saçmalıyorum?
Kızım ne yapıyorsun ya? Baskın yapar gibi.
Ya ne baskını ya? Gideceğim insan gibi konuşacağım. Tamam sen insan gibi
konuşma niyetiyle gidiyorsun ama bu ya insani gidiş baskına dönüşürse?
Allah Allah o nasıl olacakmış acaba?
Evde basacağın bir şey vardır belki ne bileyim bir kız falan. Kız yoktur da. Ya
ben derim ki evi sağdan soldan bir kontrol edip öyle kapıya çal. Ha bu
arada hırsız mırsız dedi ya kalanmayasın ha. Allah Allah ama abarttın kızım ya.
Bu saatte kadar bana haber vermezsen de polisi arıyorum.
Sema, Demir'le ilgili bir şey olursa hemen Birleşmiş Milletleri topla. Tamam?
Kızım ne oluyor öyle Gökçe'yle telefonda fısır fısır konuşmalar? Benim yanımda
falan olmuyor bak ha.
Ama yeğenim çok tatlı ya değil mi?
Aynı da dayısına çekmiş ya vallahi bak. Dayı olmak çok iyi bir duyguymuş ya onu
anladım. Hayat bu be abi.
Ne oldu senin? Niye canın sıkkın? Ne oldu?
Sema ne oldu? Ben mi bir şey yaptım kızım?
Hayır. Ne oldu ya? Çatlatmasana ya sana. Ya yok bir şey ya. Ne bileyim böyle
bebek falan görünce heves ettim bir anda işte.
Hormonerler falan yani ne bileyim.
Kızım istediğin bebek olsun diye yaparız bir tane iş.
Yaparız bir tane. Sanki kolaydı. Önce para kazanmak lazım. Sonra evlenmesi,
şeysizler falan o kadar kolay değil işte.
Para dediğin nedir ya? Para bulunur ya. Ben bulurum para yani. Para nedir ki
yani? Para nedir ki yani? Evet. Aynen.
Sen önce bakalım nasıl dayı olacaksın. Onu bir görelim de ondan sonra konuş.
Aşk olsun ya.
Ya tamam. Şey yapıyorum öyle.
Şimdi sinirlerim bozuldu ya ondan. Ama bakma sen bana ya.
Gel biz bir öpüşelim de sonra sen git.
Ay Sema.
Gir zekalı.
Sema şaka yaptım.
Vallahi sen hep öyle yapıyorsun ya, onun için yattım Sema.
Gitme.
Kadını gördüm tabii de.
Azize Hanım ama.
Aynen.
Kendisi çalışırken biraz titiz. O yüzden dikkatli olman lazım. Hata falan
kesinlikle istemiyorum. Gökçe söylemişti bunu.
Mükemmeliyetçi demişti.
Doğru.
Vallahi iyi de anlaşıyorlardı.
Neyse. Azize Hanım'la iyi geçinmen lazım tamam mı? Yani ne yap ne et mutlu
etmenin bir yolunu bul.
Şimdi projenin detaylarına gelince tekstil işi geldi biliyorsun. O yüzden
bir durup düşünmek lazım.
Kimle konuşuyor bu ya?
Senin telefonu değil galiba. Hayır ama çok yakından
geldi. Benimki de değil.
Dışarıdan mı geldi acaba?
Ya neyse tamam boşver. Sen otur.
Bir işimize bakalım biz.
Şimdi müşterinin isteğine göre biz de cevabımızı verdik mi? Verdik. Ama bu
sefer farklı bir şey yapmamız lazım.
Yani onları şaşırtmamız lazım. Anladın mı?
Anladım.
Efendim. Alo ne haber? Nasıl gidiyor? Her şey yolunda mı?
İyi iyi her şey yolunda.
Bebek nasıl?
Çok iyi.
Sen niye kısık sesle konuşuyorsun?
Nilüfer uyuyor.
İyi tamam sonra konuşuruz o zaman.
Tamam hadi görüşürüz bay bay.
Ne işin var senin burada ya?
Aman be of.
Demir Bey.
Tamam kapattım kapattım.
Yani kapatmakta sorun yok ama.
Ya biri varsa gerçekten?
İyi bakayım o zaman.
Kimse yok.
Yani hırsızın günü saati belli olmaz derler ama siz bilirsiniz.
Yok kimse yok.
Emin misiniz?
İstersen dışarı bakayım.
Yok yok yani siz öyle diyorsanız yoktur. İnsan biraz geriliyor da alarm çalınca.
Sen rahat ol ben bakayım bir şey olmasın.
Evet devam edelim.
İçeride bir tanem uyuyor.
Ay ben de çok yoruldum. Ben de uzanacağım birazdan.
Uyu bir tanem ben yine ararım. Bir iki saat sonra ararım. Tamam sevgilim.
Seni de öpüyorum kızımı da.
Biz de seni öpüyoruz.
Evet.
Ne haber?
Rahatsın değil mi kızım? Rahatım babacığım. Al bakalım.
Bu ne?
Rezene. Annen dedi ki içsin sütü çoğalır dedi.
Ablacığım. Bir şey ister misin içeriden? Susadım hayatım ya. Hemen getiriyorum.
Ay sağ ol hayatım ya. Terden.
Saçlarım boynuma yapıştı.
Tatlışka uyuyor. Baktım mışıl mışıl.
Oh uyusun uyusun.
Ay.
Çok kötü kokuyor.
Kapris yok kızım.
İlaç diyetim. İçi vereceksin artık.
Hayır, ne yavrusu da süt yapar aslında ama?
Allah Allah!
Senin gibi kaç tane doğurduğun yoncacığım? Bak, bende dört tane var,
dört. Dört, tamam ablaya ama.
Canım yeğenim ya, ne güzel uyuyor var ya.
Ee, ben ne yapayım, gezdiririm yavruyu. Yuh, daha iki gün olmuş be doğalı.
Ee, ne yapacak bu? Böyle uyuyacak mı yani? Evet, bir süre için uyuyacak
yavrum. Bartucuğum, sen önce bir kendine sahip çık, ondan sonra yeğenini
dolaştırırsın. Allah Allah!
Dayı oldum kızım ben artık dayı.
Sen eskiden de böyle dayıydın.
Yani argo manada dayı değil. Gerçek dayı, fiziksel dayı. Bundan sonra bütün
hayatımı değiştiriyorum. Bambaşka bir adam oluyorum. Olacağım, olurum. Çok
duyduk bu palavraları çok.
Aman be. Siz de ailecek beni gömmeye yer arıyorsunuz.
Yalancı çoban hikayesine dönerse... ...e tabii inanmakta zorlanıyor insan...
...Bartucuğum.
Bak Mesih Hasan yeğenine bir hediye aldı.
Yok, nerede?
Sen değil mi anne ya? Evet.
Bak kardeşin almış. Kim? Gökçe mi? O alır tabii.
Hayır Sezen almış.
Kız bu öğrenci haliyle şu biberonları steril eden aletten almış yeğenine.
Ayrıca ben de altın taktım büyük.
Tam tam altın. Ezin beni ezin.
Ama göstereceğim ben size. Hepinize gününüzü göstereceğim. Aman aman aman.
Sen bize göster de biz yine özür dilemesini biliriz.
Detaylı bir araştırma yapalım. Yani her şeyi araştırın. Aklınızda hiçbir soru
işareti kalmasın. Merak etmeyin. Detaylı bir araştırma yapacağım. Sonuç alır
almaz lütfen beni arayın. Olur mu? Nasıl isterseniz Demir Bey.
Demir Bey.
Emin misiniz? Yalnız bu işin geriden işi yok. Eminim ben. Siz işinizi yapın.
Gerisine karışmayın.
Peki efendim.
Sen bir şey daha yatsana.
Ablacığım yani ne yapayım?
Karışamayacağım.
İdufer yavrum.
Efendim baba.
Şimdi evladım ne yapıyoruz?
Çocuğun adını ne koyuyoruz?
Bilmiyorum baba. Daha düşünüyoruz.
Hikmet Bey.
Lütfen benim kızıma baskı yapmayın. Koş kızım koş.
O düşünecek taşınacak.
Ve en doğru kararı verecek. Değil mi kızım? Bence babaannenin adını da
düşünelim. Tamam mı?
Madem ki torunumun adını Bünyamin koyamadık, o zaman Şehriye olsun.
Aa, ne işte ya?
Yani bulaşmayayım diyorum ama... ...ne diyorsun, tel mi, arpa mı, ne Şehriyesi
ya? Ne var ya?
Gayet güzel isim, eskinsin.
Çok eski yemeklerimizden şahane bir tanesi, Şehriye.
Sezen, şu tabak bitecek. Ablanı yedir, bak.
Rezan'a bak, bu torunumuza isim konusunda birlikte hareket edersek...
...istediğimiz ismi koydurabiliriz. Ben diyorum ki çocuğun adını Rezan Şehriye
koyalım. Sonra da bütün bakkallara ve marketlere satalım Rezan Şehriye'leri.
Ah Hikmet, o ne öyle?
Tamam, tamam, tamam geri aldım.
Değiştiriyorum o zaman.
Şehriye Rezan diye koyarız. Böylece ikimizin de dediği olur tamam mı?
Anne beraber misin bu konuda Rezan?
Ben çıkıyorum.
Oldu o zaman şey yapmayayım ya ben rahatsız etmeyeyim sizi yani.
Ben de çıkıyorum.
Oho bunlar bizim pavucumuzu dama atmış çöpten baksana. Hem de fena halde canım.
Çocuğu doğuran düdüğü çalıyor.
Günaydın anne.
Demirciğim günaydın nasılsın?
İyiyim valla.
İşe gidiyorum. Sen ne yapıyorsun?
Ben de iyiyim. Bir şey mi oldu ya?
Yok. Öyle bir sesini duymak istedim.
İyi yapmışsın. Ne var ne yok?
Vallahi işe gidiyorum.
Onun dışında bir şey yok.
Tamam çocuğum.
Anne ya.
Ya aklıma bir şey geldi de. Daha doğrusu takıldı.
Biz ilk ne zaman Bodrum'a gitmiştik?
Hiç öylesine bir aklıma takıldı sorayım dedim.
Neyse ben seni sonra ararım olur mu?
Tamam canım tamam.
Görüşürüz. Görüşürüz anne.
Reza Hanım ne yapıyorsun?
Dans. Sen de katılmak ister misin ekmekçiyim?
Ayol görmüyor musun? Ne yapıyorum? Yemek yapıyorum işte.
Ne bekliyorsun? Ne yapıyorsun diye sormanı bekliyorum.
Zorunda mıyım?
Zorundasın Rezzancığım.
Eğer torununa hangi ismin koyulacağına karar vermek istiyorsan zorundasın.
Nedir planın? Nülüfer'in üstüne oynayacağız.
Nülüfer'in üstüne oyunumuzu kuracağız ki Nülüfer de fark etmeden torunumuza bizim
istediğimiz isimleri koysun. Anladın mı?
Kandıracağız yani Nülüfer'i.
Ay Hikmetciğim ya.
Kız yoksa yani benim içim el vermez. Öyle mi?
Peki torununa istemediğin bir isim de hitap etmeye için el verir mi?
Varım. Anlat planı.
Çaktırmadan boya gibi işleyeceğiz planımızı.
Ben hep konuyu hatırlatacağım. Sen sanki haberin yokmuş gibi davranacaksın.
İstemem ya. Kendime koy hesabı tamam mı?
Çaktırmadan.
Kır tıkır halledeceğiz. Bizim istediğimiz ismi kocak.
Anlaştık.
Kolay gelsin. Sen de benim beş
para etmediğimi düşünüyorsun değil mi?
Ne alaka ya?
Baksana yeni mi doğru dürüst bir hediye bile alamadım.
Aman ne takılıyorsun alırsın sonra.
Ya anladın sen onu.
Ya anladın da üzülme tamam boşver.
Benim bir şeyler yapmam lazım.
E o kadar istiyorsan. İstiyorum tabii.
E tamam o zaman yaparsın. Ben şey yapıyorum ya sana.
Güveniyorum yani galiba yani.
Evet ya tamam ben güveniyorum sana.
Vallahi mi lan?
Vallahi lan.
Kardeşim benim.
Kardeşim.
Tamam bu kadar duygusallık yeter.
Bence de.
Neyse Sema'yla ne yaptınız?
Allah'tan orada sorun yok çok şükür.
Bana bak sakın Sema'ya yüzüme kafanı kırarım ona göre.
Tamam canım.
Yabancı bak bir şey yakaladınız madem değerini bil bunun tamam mı? Çünkü her
zaman böyle şeyler yakalanmıyor.
Kıymetini bil.
Sahip çık.
Tamam eyvallah.
Buyurun İlay Hanımcığım çayını.
Ellerine sağlık Muharrem.
Ya diyorum ki... ...Gökçe Hanım gelmeyecekse bundan sonra... ...masası
boş kalmasın ha? Yerine birini mi alalım Muharrem? Yok canım.
Ne gerek var? Boşu boşuna masraf yapmayalım. Ben varım. Ben geçerim
yerine. Ay yuh Muharrem ya yuh!
Nilan Hanım... ...bu ajans bugüne kadar nasıl kapanmadı, nasıl batmadı? Hiç
düşündünüz mü acaba?
Yok. Nerede?
İnşallah Gökçe gelir bugün de birlikte çalışırız. Ay inşallah ya.
Günaydın. Günaydın.
Demir Bey bu sabah aklıma yeni fikirler geldi. Müsaitseniz sizinle paylaşmak
istedim.
Tamam Gökçe gel.
Hoş geldin.
Selam.
Bebek nasıl?
İçler nasıl?
Bebek iyi her şey yolunda.
Benim de işler bildiğin gibi.
Espresso vereyim mi sana?
Olur vallahi isterim.
Al yeni yapmıştım.
Sağ ol.
Gene bir düşüncelisin ne var aklında?
Hiç. Yani ofise gitmem gerek ama bilmiyorum gideyim mi gitmeyeyim mi ne
yapayım. Gerçekten bilmiyorum.
Ya bir şekilde halledersin sen.
Tabii ne demezsin. Ben de öyle diyordum ama yok yani bu sefer halledemiyorum
olmuyor. Yok ben sana güveniyorum.
Neyse ya çok düşünmeyeyim değil mi ben?
E düşünme tabii.
Ama ya gerçekten bunların hiçbirini hak etmiyor. Yani gidip anlatsam diyorum
aslında. Çünkü yanlış anlaşılmalar da oldu. Benim gidip yani bunları anlatmam
lazım, konuşmam lazım. Kendimi bir şekilde affettirmem lazım.
Öyle diyorsan.
Ya bir saniye beklesene beni. Hemen geliyorum şimdi.
Ayıp be. Ayıp Muharrem ya. Birimizin başına bir şey gelmesini mi bekliyordun
acaba? Ne alakası var Nilay Hanımcığım ya?
Bırak şu elindekini.
Allah Allah.
Masa ölçmek de mi yasak arkadaşım? Yasak. Yasak efendim.
Günaydın arkadaşlar.
Günaydın Esra Hanım, hoş geldiniz. Hoş bulduk. Gökçe geldi mi?
Şey... Geldi mi, gelmedi mi?
Ben şimdi size şey yapmış olmayayım, yanlış bilgi vermiş olmayayım. Demir Bey
'in odasında da olabilir. İsterseniz bir böyle içeri geçelim biz. Buyurun lütfen,
buyurun.
Sen halledeceksin artık.
Demir Bey.
Azize Hanım geldiler.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Merhaba. Merhaba.
Ne içersiniz?
Bir şey almayayım sağ ol. Gökçe yok mu?
Yok. Fazla gecikmez umarım.
Ne anlatacak çok merak ediyorum.
O kızdan daha iyi aynı fikirler çıkıyor çünkü.
Haklısınız.
Yalnız Gökçe gelene kadar biz bir giriş yapalım isterseniz.
Yani Ayça Hanım da bir süredir bu kampanyada aktif olarak çalışıyor.
Öyle mi? Evet. Bazı fikirlerimden bahsetmiştim Demir Bey'e. Arzu ederseniz
size de anlatmak isterim.
İsterim. Buyurun. Dinliyorum.
Ta tam.
Buyurun bakalım.
Nasıl ya? Nereden çıktı bu sabah sabah?
Mangolu ananaslı layer cake.
Peki taze mi meyvelerimiz yoksa konserve mi?
Gerçekten şu anda aklına gelen ilk soru bu mu?
Evet. Taze canım taze. Güney Amerika'dan özel getirdim senin için oldu mu?
Oldu. Bana bak daha önce kimse yemedi bunu. Bak bakalım nasıl olmuş.
Hadi bakalım.
Muhteşem olmuş ya.
Gerçekten mi?
İnanılmaz bir şey bu. Ya ben normalde meyveli pasta sevmem ama bu çok acayip
bir şey olmuş. Bayıldım.
İyi bari. Moralim yerine geldi diyorsun yani.
Öyle.
Tam olarak gelmese de hala biraz modum düşük ama yüzümde bir gülümseme oldu
tabi. Oh iyi ona da şükür ya. Ben bunu bitiriyorum ama. Bitir bitir. Daha
içeride var zaten.
Aklındakiler bunlar mı Ayça? Başka bir şey var mı?
Şimdilik bu kadar ama üstüne çalışmaya devam ediyorum.
Bak bu önerdiğin şeyler var ya.
Ortalama bir reklamcının bana önerebileceği şeyler.
Basit ve klişe hepsi. Biz daha farklı bir şeyler istiyoruz. Daha yaratıcı,
daha değişik şeyler.
İsterseniz bir de size... Gökçe ile devam etmek istiyorum bundan sonrasını
canım. Sağ ol.
Bir arasak mı? Öğleden sonra toplantım var çünkü.
Bilmeniz gereken bir şey var. Ben de bir şey söylemek istiyorum.
Bak bilirsin ben lafı dolandırmayı sevmem.
Benim markamın ruhunu en iyi Gökçe anladı. Ve ben onu görmek istiyorum bu
işte. Tabii haklısınız ama. Ne oluyor burada? Benim bilmediğim bir şey mi var?
Sayılır.
Gökçe artık bizle çalışmıyor.
Şaka mı yapıyorsunuz? Hayır.
O zaman ben de devam edemeyeceğim.
Üzgünüm. Her şey için teşekkür ederim. Emekleriniz için. Sağ olun yine de.
İçmiş olsun.
Bitti mi işiniz? Gidiyor musunuz efendim?
Evet efendim.
Gidiyorum. Vallahi bir çay içmeden hayatta bırakmam.
Ya hem çayı yeni demledim. Siz daha önce benim çayımı içmiştiniz Demir Bey'in
odasında çok beğenmiştiniz.
Bir de zaten şurada kaç kişiyiz efendim ya. Çayın dibini göremiyoruz.
Çay içmezsen kahve yaparım. Ama çay çok taze lütfen hadi.
İyi hadi var.
Ama sizin gibi güzel bir bayana böyle ulu orta çay içmek yakıştı mı? Bence
yakışmadı. Ben sizi içeri alayım efendim.
Ne yapacağız şimdi Lili Hanım?
Bilmiyorum Muharrem yani. İş gidiyor elden.
İş giderse maaş da gider. Olmaz böyle vallahi.
Çalıştır saksıyı Muharrem. Çalıştır saksıyı Muharrem.
Buldum. Saksıyı ben çalıştırıyordum sen buldun.
Aman canım neyse ne buldun? Görürsün şimdi.
Efendim Nela'cığım. Gökçe.
Agilen yardımın lazım.
Ne oldu ki? Vallahi hiç o şeyler olmadı. Azize Hanım buradaydı. İşi bizden almaya
kalkıyor.
Yok artık sakın yapıyorsun.
Vallahi yani ben Gökçe'ye güvendim diyor. Ben onun kafasına güvendim diyor.
O olmazsa ben bu işte yokum diyor.
İyi de sen nereden buldun? Şey Muharrem kapıyı dinlemiş de. Neyse şimdi sen boş
ver onu.
Bittik biz kızım. Vallahi sen olmazsan bittik biz. Ne olur acilen yardım etmen
lazım.
Yine sokaktayız. Yine simit yüzey.
Ne oluyor sana acaba?
Ay bir şey olmuyor.
Yürümeyelim mi yani birlikte anlamadım.
Ya yürüyelim ben yürümemize bir şey demiyorum da. Ama yeğenime de hediye
alalım. Ay Bartu fenalık geçirtme bana. Ne öyle bir öyle bir böylesi ne oluyor?
Ya benim bir baltaya sap olmam lazım Sema.
Yani? Yani sen şu iş kuracağım diye yola çıkıyorum sonra yolda kayboluyorum.
Ama üzülme be.
Yani elbet bir gün başarılı olacaksın sen öyle düşün.
Emin misin?
Eminim tabii.
Sen kafana koydun mu alırsın Bartucuğum.
Aslanım.
Hadi ben geç kalmayayım gideyim. Nereye ya?
İşte banka müdürüyle buluşacağım ya onun için bir kuaför gibi saçımı yaptırayım.
Ne alaka?
Ne alaka olur mu? Kadın böyle şeylerden hoşlanıyor. Böyle elitlik olsun, şıklık
olsun, karizma olsun falan. O yüzden gideyim barda bir saçımı yaptırayım
yani. Tamam. O zaman bir kere öpüşelim öyle git.
Bartu ya.
Ne var kızım ya? Kimi öpeyim? Kendimi mi öpeyim?
Kızım. Bak neticede evladımızın hayatı mevzu bahis. Bilemiyorum babacığım ya.
Ne demek bilemiyorum ya? Bil artık kızım.
Allah aşkına şu inadını bir kır ya.
Ya kırmasını kırarım da babacığım. Acaba birazcık yardım mı etsen? Ya hazır
indirim sezonu da başlamış.
Sen benden rüşvet mi istiyorsun? Aa hayır yani öyle demeyelim ayıp bir şey
bu çünkü.
Sadece ben düşündüm de şimdi.
Şehriye ismi bir bebek için çok tuhaf değil mi?
Değil. Hiç değil.
Şu hale bak ya.
Evlat diye besle, büyüt.
Şu bende kalsın al bakalım.
Çok teşekkür ederim baba.
Ay. Bak şu an düşündüm de Şehriye ismi bir bebek için çok iyi bir isim. Aferin
kızım. Şimdi ablana git Şehriye isminin ne kadar güzel bir isim olduğundan
bahset. Tamam mı?
Tel Şehriye ismi değil Arpa Şehriye ismi değil babacığım.
Evladım ne fark eder.
Önemli olan Şehriye isminin güzelliklerinden bahsettim. Göreyim seni
tamam mı? Babacığım şaka yapıyorum zaten.
Ama bak annenin ve ablanın hiç haberi olmayacak tamam mı?
Hiç.
Hiç merak etme babacığım. Ben şimdi ablamı yanacağım. Aferin canım. Hadi
göreyim seni.
Sağ ol.
Ulan Sarı. Yine kopardın bizi be.
Ya ablan olarak şükürlercik hakkım yok mu sende ya?
Var. E o zaman.
Hem sen seversin benim adımı.
Yani tabii severim senin adını da.
Hani bunu annesine babasına bıraksak çocuğunu, onlar karar verseler abla?
Hayır, olamaz. Veremezler.
Torunumun istikbaliyle oynatmam Yonca. Ay vallahi sen ne istiyorsan onu yap ama
beni bulaştırma lütfen.
Öyle mi?
Al o zaman.
Vallahi bu kucağındaki Yonca'nın çocuğu... ...gizlediği çocuğu dersen
rezil ederim. Ya sen nereden buldun o durumu? Kızım.
Ben bu fotoğrafı böyle günler içinde bir köşe saklıyordum. Ne haber?
Ay ne kötüsün sen ya?
Duyamadım. Evet mi hayır mı?
E tamam evet, tamam.
Aferin. Hadi şimdi doğru iş başına. Şişt!
Sıkıntı etmese bir şey çarptırma ha. Tamam.
O da. İş bitsin öyle.
Marş marş. Ay pes abla ya pes.
Sen var ya.
Böyle şey görmediler ya.
Hadi.
Vallahi yonca maymun doğdu der rezil ederim. Hele bir yapma. Hele bir yapma.
Rezan.
Burnumun adı. İşte bu kadar.
Çay için teşekkürler tekrar.
Ben müsaade isteyeyim. Biraz acele karar vermiyor musunuz? Keşke böyle olmasaydı
Demir Bey ama yapabileceğim bir şey yok. Üzgünüm.
Hayırlısı diyelim.
Başka işlerde, başka projelerde birlikte çalışırız umarım. Umarım. Böyle olmadı
çünkü.
Ben de kendi adıma yapabileceğim bir şey var mı diyerek. Yok. Bak ben bu projeyi
kafamda çok başka bir yere oturtmuştum. Ve sadece Gökçe ile çalışmak istiyordum.
Ondan aldığımı senden alamam.
O yüzden maalesef yapabileceğin hiçbir şey yok.
Ay Muharrem sen bir çay daha mı versen Azize Hanım'a? Oldu.
İstersen çay ocağını kadının üstüne yapayım he.
Olur. O da olur Muharrem. O da olur. Ne yapalım? O da olur.
Ya artık çay bu kadını kesmez.
Benim ona bir Türk kahvesi yapmam lazım.
İyi günler.
Merhaba Azize Hanım.
Nasılsınız? Aslında pek iyi değildim ama seni görünce çok mutlu oldunuz.
Aynen öyle.
Ben de sizi gördüğüme çok mutlu oldum.
Demir Bey'den bir şey öğrendim az önce. Doğru mu?
Ne öğrendiniz?
Ayrılmışsın işten.
Ya biraz öyle oldu.
Tatlım sen çekilebilirsin. Buyurun.
Şöyle sen bir geç şuraya bakayım.
Yani aslında size Demir Bey bahsetmiştir eminim.
Önümüzdeki planlardan. Biz sonuçta profesyonel insanlarız. O yüzden
elimizdeki işi layığıyla bitirdikten sonra yollarımızı ayıracağız. Ama siz
hiç merak etmeyin. Önce sizin projenizi halledeceğiz biz.
Yapma sen çıkabilirsin.
Bir şey olursa ben çağırırım seni.
Ki bir şey olmayacak. O yüzden boşuna bekleme istersen.
Çok sevindim.
Buyurun.
Rezan'ım.
Ne güzel el ele verdik değil mi? Evet Hikmet'ciğim valla.
Bakalım bu yeni ortaklığımız bize bir fayda sağlayacak mı?
Olacak hayatım.
Olacak. Göreceksin bak aradan yıllar geçecek.
Minik torunumuz Şehriye bizi minnetle hatırlayacak. Minik Rezan Şehriye demek
istedin herhalde.
Nasıl? Ben Şehriye Rezan demedim mi?
Çok affedersin hayatım. Kafam mı kaldı? Özür dilerim.
Biz öyleyiz işte, hepimiz öyleyiz.
Pardon?
Bir şey mi söyledim ben sana?
Bence insanın ismi çok önemli ya. Koyarken dikkat etmek lazım. Vallahi
kaderini belirliyor insanın. Aynen bence de yani. Senin ismin mesela Yonca
diliyle sümbül olsaydı kaderim böyle olmayacaktı değil mi? Hiç sanmıyorum.
Ay bak şu an düşündüm de rahmetli babaannemin ismi de çok güzeldi ya.
Şehriye.
Ay babaannem ismini sevmezdi ki. Ya abla ölünün arkasında öyle konuşma. Aa
vallahi Nilüfer haklı. Kesinlikle hak veriyorum.
İnsanın ismini sevmesi lazım ya.
Mesela ablam ismini çok seviyor Rezan.
Modern bir başyapıt gibi.
Ay yok artık ya. Demek ki yaşlanıcı insanların zevkleri de değiştirilmiş.
Alara ismini öneren biriyle konuşamayacağım vallahi.
Alara güzel isimmiş de Rezan kötü isimmiş.
Pardon teyze de sen ne önermiştin? Bak düşünüyorum. Ne önerdiğini
hatırlamıyorum. Çünkü o kadar kötü bir isim söylemişsin teyzeciğim. Melis
canım. Eğer sen anlamını bilseydin Melis'in böyle düşünmezdin. Neymiş
anlamın teyzeciğim? Sıkıcı mı? Hayır canım.
Bal arısı. Yani çalışkan.
Alış da sıkıcı demek teyzeciğim. Ya sen gösterecek misin? Ben sıkıcı
göstereceğim zaten.
Ne yapıyorsunuz siz ya? Ne oluyor burada ya?
Alara mı? Ay anne ya.
Sezen der Alara.
Teyzem der Melis. Ben çocuğumun yanına gidiyorum. Siz birbirinizi yiyin.
Nereden çıktı kız alara? Yok babacığım ben Şehriye'yi tutturdum tutturdum.
Neyse alara dedi yoksa ben değilim. Bırak Sarı. Paramı aldın kandırdın beni.
Kandırdın beni.
Ay valla abla bittiğin gibi diyor. Yemin ediyorum başından beri rezan diyorum.
Baş yabuk diyorum. Hep bu gök gözlüğünün yüzünden ya. Hadi alara diyor bir şey
diyor ben anlamadım. Valla billah ya.
Kandırdın beni.
Evet. Evet.
Siz benim arkamdan iş mi çevirdiniz?
Ne münasebet efendim? Ben niye sizin arkanızdan iş çevirecekmişim?
Çevirmişsiniz işte. Buyurun burada ispatı.
Çevirmedim. Bir daha seninle iş birliği yapan iki olsun. Pis Hikmet.
Pis seni. Pis.
Yaktın beni Sarı. Beni yaktın. Kandırdın.
Size beni mahvettin ya.
Sarı. Aslanım var ya. Hep senin izin oldu.
Para mı aldın sen? Aldım.
Naber birader?
İyidir, senin zormalı.
Sıkıntılı. Yapmayan oldu gene. Ya Sema'ya söz verdim doğru düzgün bir iş
bulacağım diye.
Para da yok.
Kafalar karışık yani.
Bak ne diyeceğim sana, bugün bir arkadaş gelmedi. İstersen burada takılabilirsin
de. Bir günlük bir iş alalım.
Garsonluk mu? Evet, uyar mı? Vallahi mi?
Bir günlük iş alalım. Olsun canım.
İş iştir neticede.
Aynen.
İyi bir an önce başla o zaman.
O zaman bir meyve suyu ısmarla da sonsuz.
Yani biz pazarlama sektörünün ileri gelenleri... Dur şimdi dur girme oraya
bir dakika.
Ay beğenmediniz mi? Hayır çok beğendim. Gerçekten mi?
Evet. Yani neden bilmiyorum ama benim markamın ruhunu en iyi sen anladın
Gökçe. Yani parayla pulla da olmuyor biliyor musun bu işler? Daha önce
ajanslara dünya kadar para yatırır.
Yani eski işlerdi. Yine olmadı yine olmadı.
Neyse çok rahatladım. Artık gönül rahatlığıyla bu projeyi size teslim
edebilirim.
Tekrar teşekkür ederim. Biz teşekkür ederiz azıcık. Görüşeceğiz zaten.
Görüşeceğiz tabii ki. Hoşçakal.
Hoşçakal.
Ay kızım valla sayende işsiz kalmaktan kurtulduk. Ümit ediyorum sayende
kurtulduk. Kızım abartma ya. O kadar da değil yani.
Valla o kadar. O kadar yani.
Tası tarağı topluyorduk sen olmasan. O kadar.
Bu şahane kurtarışınız için siz birden bir çayı hak ettiniz Gökçe Hanım.
Sizi canı gönülden takdir ve tebrik ediyorum. Valla vazifemiz var amcam. Ne
yapacaksın yani?
Yok ben sana kurban olurum. Dile benden ne dilersen. Çay, kahve, gazoz. Soğuk
suyunu içerim artık.
Hemen getiriyorum.
İyi kurtardın canım son dakikada. Öyle oldu canım son dakikada.
Ben bir çıkıp hava alayım madem. Sen bir hava al madem.
Soğuk suyunuz geldi.
Sağ olun Muharrem.
Gökçe, dönecek misin tekrar buraya?
Hiç bilmiyorum ya.
Yani belli mi olur? Belki işler düzülür, her şey yoluna girer.
Hiç sanmıyorum.
Kızım ben ne demeyi unuttum? Teyze oldum ben yani. Rüfer dolum yaptın. Ay ciddi
misin ya?
Evet ya, çok tatlışlıklı bir kızımız oldu.
Kıyamam.
Bartu ne yapıyorsun sen burada ya? Nasıl gidiyor? Valla pek iyi gitmiyor ya.
Böyle önlük falan giymek hiç hoşuma gitmedi.
Ama maksat enişte senin işin görürsün tabii.
Ya alışırsın belki zamanında canım. Kim bilir.
Valla mecbur alışacağım. Bu akşam yeğenime hediye götürmem şart.
Bartu. Ne var?
Siparişler var kayıt almayalım hadi.
Patronla konuşuyorum. Hadi Bartu hadi.
Alacağım hele gireceğim yola sonunda. Bak insanların içinde nasıl konuşuyor
benimle ya.
Sen Sema'ya dua et.
Yine aynı hatayı yaptık Rezan. Hırsımızdan birbirimize düştük.
Ya tam o anda Nilüfer'in ikna olacağı tutsaydı Hikmet. Ya Allah muhafaza
torunumuzun adı Alaora ya da Melis olsaydı. Hiç sevmem ama bak.
Aman Allah korusun Rezan'ı. Ee ne yapacağız şimdi?
Bak plan plan diyordun. Sıfıra sıfır elde var sıfır. Rezan'ım sakin ol.
Panik yok.
Yeni bir plan koyacağız.
Sen sanki hiç haberin yokmuş gibi aa hadi ya öyle mi? Ay ne güzel gibi beni
destekleyeceksin ama.
Ne yapacaksın sen şimdi?
Ya ne yapacağım gidip konuşacağım Demir Bey'le. Emin misin ya bir daha
düşünseydin. Kızım ne yapacağız biz sensiz ya?
Ya demeyin öyle.
Böyle olmadı vallahi Gökçe Hanım. Aman karartmayın enseyi hemen. Bir Gökçe
gider bir Gökçe gelir ne yapalım?
Nasıl ben bir konuşayım?
Demir Bey biraz konuşabilir miyiz?
Olur.
Bu arada geldiğin için teşekkür ederim.
Rica ederim ne demek.
Yani sonuçta o kadar emeğimiz var. Heba olsun istemedim.
Şey yani şimdi tabii böyle biraz tuhaf oldu.
Siz benim hakkınızda söylediklerimi yanlış anladınız.
Ama tabii şimdi oraya girmeye hiç gerek yok.
Bence de.
Yani bu durumda benim burada çalışmam da çok doğru olmayacak.
Sen bilirsin.
Ama merak etmeyin. Azize Hanım'ın projesi bende. Ben onu halledeceğim.
Ondan sonra da artık kendime başka bir iş bakarım.
Nasıl istersen.
Oldu o zaman.
İyi o zaman. Ben gideyim o zaman.
Git o zaman.
Peki.
Görüşmek üzere.
Dikkat et kendine.
Ederim.
Et o zaman.
Gökçe'ciğim iyi misin canım ne oldu?
Yok bir şey canım sen işine bak. Bakacak bir işin var en azından değil mi?
Sende galiba o da yok artık.
Gidiyor musun?
Vallahi buraya kadarmış. Yapma be kızım.
Yalnız mı bırakıyorsun bizi Gökçe Hanım?
Böyle görünüyor.
Seni çok sevdiğimi unutma tamam mı? Ben de seni çok seviyorum arkadaşım.
Senlere de selam söyle. Bebeği de kokulu kokulu öp benim için. Tamam öperim.
Allah analı babalı büyütsün Gökçe Hanım.
Evdeki herkese çok selam söyle.
Sağ olasın.
Arayın ama tamam mı?
Tamam.
Gökçe.
Gidemezsin.
Gerçekten mi? Gidemezsin dedim ya bir kere.
Demir Bey. Beni bırakamayacağınızı biliyordum.
Ondan değil.
Şeyden. 15 gün önce söylemen lazım ayrılacağını.
Yasal olarak.
Ondan.
Ondan yani.
Ondan. O yüzden şimdi masanın başına dön.
Çalışmaya başla.
Peki Demir Bey. Siz nasıl isterseniz.
Vazgeçtin değil mi? Ay yok kızım ya. Duymadınız mı? 15 gün önce haber vermem
gerekiyormuş. O yüzden 15 gün daha buradayım. Selamın aleyküm.
Ay ne bileyim kızım öyle dedi işte.
Ya bu işler böyle olur zaten.
15 gün dersin 25 gün olur. 25 gün dersin 55 gün olur. Sana bir bakmışsın Gökçe
Hanım ofise geri dönmüş. Öyle değil mi Gökçe Hanım? Değil mi?
Allah büyük.
Ya.
kızım.
Ay anneciğim o kadar iyi geldi ki teşekkür ederim ya.
Afiyet olsun.
Ay böyle ne zaman birine meyve suyu versem babanın gördüğü bir
rüyayı hatırlıyorum.
Ne rüyası?
Neyse ya boşver.
Ay anne ya anlatsana merak ederim.
Ama bak kardeşlerine sıkın anlatma tamam mı? Tamam aramızda. Bak şimdi bu babam
benimle dahi Hiç tanışmazken bir gün bir rüya görüyor.
Rüya aslında bana böyle tıp atıp benzeyen bir kız. Buna meyve suyu
veriyor. Baban da teşekkür ederim Rezzan demiş.
Bak. Gerçekten mi? Evet.
Biz bu babanla tanıştığımızda var ya.
Adamın suratı birden böyle ah bak bullak oldu.
Sonra sordum. Meğer bundanmış.
Bak tüylerim diken diken oldu.
Babamın böyle şeyleri mi var?
Var kızım var.
İşte böyle babana bazen malum olur.
Ah sen.
Rezan.
Hayırdır inşallah.
Çok tuhaf bir rüya gördüm anlatamam. Hayırdır inşallah Hikmetciğim.
Hayırdır inşallah gündüz niyetine. Ay ne gördün Hikmetciğim.
Ya işte bir rüya gördüm ya Rezan. Bir rüya gördüm yani.
Baba.
Annem anlattı. Sana arada bir şeyler malum oluyormuş.
Rezan.
Niye söyledin rüyalar gördüğümü?
Ay Hikmetciğim çok özür dilerim. Böyle birdenbire ana kıza durunca böyle kustum
içimden taştı.
Anlatıverdim. Olsun karıcığım olsun canım benim.
Hayatım şöyle bir rüya gördüm. Gündüz niyetine inşallah.
Aradan tam yirmi sene geçmiş.
Evdeyim. Kapı çalıyor.
Torununuz geldi diyorlar.
Eee? Bir çıkıyorum. Ulan yirmi yaşında bir genç kız.
Aa dedeciğim.
Dedeciğim ben senin torununum.
Seni almaya geldim, hadi çıkalım dolaşalım diyor.
Tabii evladım diyorum. Tam yürürken bir bakıyorum.
Kızcağız kimliğini yere düşürüyor. Kimliği yerden alıp bir bakıyorum.
Şehriye Rezan. Benim torunum.
Rezan Şehriye demek istedin herhalde.
Tabii canım yani. Rezan Şehriye de olabilir.
Yani tam şimdi rüya olduğu için hatırlamıyorum Rezan. Allah!
Ben de bir şey çıkacak sonunda sandım baba.
Belli ki bu rüya o rüyalardan değilmiş.
Ya işte kızım öyle olmuş.
Belli olmaz kızım.
İyi o zaman. Ben bir içeriye gidip uzanayım.
Bakarsın ben bir rüya görürüm değil mi?
Tabii. Hadi kızım iyi istirahatler.
Uzan kızım.
Uzan canım.
Bravo sana bravo.
Yemedi. Ne yapıyor bu ressam? Yemedi. Yemedi yahu.
Rezil ettin gene hikayeyi. Rezil ettin.
Siparişler kaç numara hemşo? On yedi, bir daha da bana hemşo deme.
Peki demeyiz müdür. Müdür de deme.
Peki birader, onu da demeyiz.
Ya deme bir şey, tamam de geç.
Tamam, dedim geçtim. Allah Allah. Partisi var.
Son zamanlardaki performansınıza göre de değerlendirdik tabii ki Sema Hanım. Hep
birlikte. Çok kısa bir süre sonra müdür yardımcısı olabilirsiniz.
Haberiniz olsun.
Gerçekten mi? Evet.
Benden duymuş olmayın.
Ay hayır hayır.
Elif Hanım gerçekten çok mutlu oldum. Çok teşekkürler.
Ay.
Sema.
Bağırsın. Çok özür dilerim ya.
Ne yapıyorsun sen burada?
Ben hemen geliyorum.
Şuracığım. Şuracığım bir gelir misin?
Ne yapıyorsun sen?
Ya bak kızma bana.
Ben herkes adam olacağım diye söz verdim. Sana da yamuk yumuk işler
yapmayacağım diye söz verdim. Bu işi buldum işte.
Gerçi senin gibi bir kadının yanındaki adama layık değil ama.
Bartu saçmalama.
Öyle tabii.
Koskoca müdür yardımcısı, garson.
Bu senin kalıcı bile değil bir günlük iş.
Ay Bartu.
Delirtme beni Allah aşkına ya.
Yani işin iyisi kötüsü mü olur?
Ayrıca ben öyle kariyer düşkünlü biri falan değilim. Sadece yanımdaki adam
çalışsın yeter.
Hani atıyorum limon satsın ama yine de adam akıllı çalışsın. Anladın mı?
Hem senle de gurur duyuyorum.
Valla mı?
Valla. İyi miyiz yani?
İyiyiz tabii.
Ama yani o kadar acıktım ki biraz daha o yemekler gelmezse çok iyi olmayacağız.
Bir tanem sen hemen yerine geç getiriyorum. Yalnız şunu söyleyeyim.
Tezgahta limon satma dönemi bitti.
Markette daha ucuz limon. Başka örnekler bul. Ay kes be!
Bitmedi mi hala raporun?
Gördüğünüz gibi çalışıyorum Demir Bey.
Elini biraz çabuk tutsan iyi olur.
Yani on beş günün kaldı sonuçta.
Ve elindeki işlerin hepsini bitirmeden gidemezsin.
Siz hiç merak etmeyin.
Yani on beş gün dediğin nedir ki?
Gözünü aç kapa geçer.
Biliyorum Demir Beyciğim.
İyi.
O zaman ben odama geçiyorum.
Merhaba kolay gelsin. Sağ ol.
Kaan değil mi?
Evet.
Benim senin gözün nereden ısırıyor?
Gökçe'nin iş arkadaşıyım ben. Birlikte çalışıyoruz.
Memnun oldum. Ayça.
Ayça. Ne içersin ne ikram edeyim sana?
Bilmem. Karpuz prozun olabilir.
Ya da meyve kokteyli kafana göre.
Tamam.
Daha önce de geldim buraya. Güzel mekan.
Elimizden geldiğince idare etmeye çalışıyoruz işte.
O zamanlar Gökçe ile gelmiştik tabii.
Bu akşam da öyle yapacaktık ama kendisi mesaiye kalınca işte.
Mesaiye mi kaldı?
Aslında işten ayrılmıştı ama bir anda pat diye geri alındı. Şimdi de mesaiydi.
Bak sen.
Valla bizim ajans biraz garip Kaan. Oluyor öyle şeyler.
Demir Bey isteyince Gökçe de kıramıyor tabii onu.
Eee ayrılmayacak mıydı Gökçe zaten oradan? Yok ya.
Demir Bey ikna etti onu geri dönmeye.
Zaten her şey apaçık ortada.
Demir Bey Gökçe olmadan hiçbir şey yapmıyor. Karar bile vermiyor.
Eh Gökçe'nin de ne hissettiği ortada.
Diyorsun.
Diyorum.
Bence zaten Demir Bey Gökçe'yi kovmayı başından beri düşünmemişti. Öyle bir
aklı başına gelsin istedi.
Ondan sonra da işe geri aldı.
Aklı fikri onda çünkü.
Sürekli onu odasına çağırmalar bilmem neler.
Neyse. Çok konuştum. Senin de kafanı ağrıtmayayım bunlarla.
Afiyet olsun.
Teşekkürler. Benim çıkmam lazım görüşürüz.
Oldu görüşürüz.
Rezan.
Hikmet. Planımız başarısız oldu.
Fark ettim. Ve sonra da senden niye boşandığımı hatırladım.
Ayıp ediyorsun ama.
Ayıp mayıp.
Doğruları söylüyorum ben. Olsun. Şimdi çok daha iyi bir planım var Rezan.
Ay Hikmet Allah aşkına ben plan falan istemiyorum ya. Zor işte beceremiyoruz.
Neden beceremiyoruz peki Rezan?
Neden beceremiyoruz? Çünkü yaşlandık artık Rezan. İstesek de bazı şeyleri
gençliğimizdeki gibi yapamıyoruz yani.
Sen kendi adına konuş.
Ben gayet gencim, güzelim ve zihnim berrak. Rezan'ım.
Acaba sen de bazı şeyleri unutuyorsun da... ...unuttuğunu unutuyor olabilir
misin?
Bak ben her şeyi unutuyorum. Vallahi unutuyorum ya.
Mesela su içmek istiyorum.
Mutfağa geliyorum. Suyu koyuyorum. Su içmeyi unutup gidiyorum. Artık
yaşlandık. Yani bugün varız. Yarın yokuz. Bir ayağımız çukurda.
Ay Hikmet ama böyle deme.
Ben çok üzülüyorum.
Ama gerçek bu Rezan'ım. Yarın sabaha saat çıkacağımızı kim garanti edebilir
bize?
Ay tamam Hikmet tamam.
Ay için on ettin. Ne istiyorsan yapacağım.
Anlat. Nedir planın?
İşte planım bu. Ne? Anlamadım.
Nilüfer'i yaşlılıktan vuracağız.
Artık bir ayağımız çukurda diyeceğiz. Bugün varız, yarın yokuz diyeceğiz.
Ve ondan sonra istediğimiz isimleri torunumuza koyduracağız. Sen var ya sen.
Sen niçin bir adamsın sen?
Çok güzel fikir. Hadi gidelim. Gidelim aşkım.
Bu akşam bitmeyecek herhalde.
Elimden geleni yapıyorum Demir Bey.
İyi. O zaman şimdilik yeter. Yarın devam edersin. Öyle mi? Nasıl isterseniz.
Hazırlan ben seni bırakırım.
Yok hiç gerek yok. Ben kendim giderim rahatsız olmayın siz.
Olman merak etme.
Hem seni bırakırım. Hem de ablanla bebeğini görmüş olurum.
Ama bu rapor yarın mutlaka bitecek.
Mutlaka Demir Bey.
Neden?
Çünkü 15 günüm var ve bütün işleri bitirmem gerekiyor.
Aynen. Aferin.
Buyur. Buyurayım.
Anneciğim. Ha yavrum. Her şey yolunda mı? Yolunda çocuğum. Niye?
Yani kavga etmiyorsunuz da isim falan da sormuyorsunuz hiç.
Nilüferciğim biz babanla düşündük taşındık.
Yani çocuğum siz ne isim istiyorsanız onu koyun. Biz yaşlı başlı kendi halinde
insanlarız. Bizim istediğimizin hiçbir önemi yok çocuğum.
Aa! Sizin kafanıza bir şey mi düştü Allah aşkına?
Ya da ne içtiniz?
Sanırım. Ay ne diyorsunuz öyle yaşlı başlı ya?
Öyle ama yavrum yani biz zaten bir ayağı çukurda insanlarız.
Ya üzmeyin beni ama.
Neyse çocuğum neyse. Bir şey soracağım Nilüfer. Siz kocanla bir ara böyle bir
füsun filan diyordunuz.
Bence füsun koyun çocuğum. Füsun koyun da kayınvaliden sevinsin.
Sonuçta onun istediği şey çok daha önemli.
Merhabalar. Hoş geldin Kaan. Hoş bulduk.
Hastanede biraz öyle aceleye geldi de bir hayırlı olsun diyeyim dedim.
Bunu da size getirdim. Ay ne zahmet ettin çocuğum. Olur mu canım ne zahmeti?
Şey Gökçe yok mu? Henüz gelmedi.
Ben yardımcı olabilirim istersen. Çocuğum hemen haber verelim istersen.
Gel buyur. Hani önemli bir şey varsa.
Yok yok öylesine sordum ya. Zaten öylesine sormasaydın kafanı kırardım
senin evladım. Efendim?
Evladım diyorum ki bak Arife günü 11 Eylül pazara geliyor tamam mı? Onun
öncesinden cumadan tatil başlasa bayram. Bayramın bitiriminde hafta sonu toplamda
9 gün. Demek ki rahat rahat keseriz.
Şaka yapıyor çocuğum şaka.
Evet oldu size de.
Yok. Hiç de olmadı.
E ben buradan tek başıma çıkarım artık.
Ya müsaade edersen ablanı bir tebrik edeyim. Anneni de. Ay keşke teyzesini de
etseydiniz. Sezen evde mi?
Bilmem. Evdeyse ona da tebrik edeyim.
Kendimden bahsetmiştim ama neyse.
Ay gerçekten bunu sen mi yaptın?
Ben yaptım ne oldu beğenmediniz mi?
Ben bayıldım çocuğum. Müthiş olmuş valla.
Ay valla ben de bayıldım. Yani güzel.
Güzeldi. Sanki kreması beyaz olmasa daha iyi mi olurdu diye aklımdan geçmedi.
Değil yani ama bilemedim tabii.
İkmeciğim istersen bir önce eline sağlık deseydin.
Doğru eline sağlık yavrum. Afiyet olsun.
Abla ya ne oldu sana?
Ya ben sizi üzmek hiç istemiyorum tamam mı?
Tamam be evladım düşündüğün şeye bak.
Biz kimiz ki yavrum? Neticede kimiz biz?
Aa alma bu kadar ciddiye. Evladım bak ne olur loğuzlasın sen yani.
Tabii ki evladım. Neticede zaten çocuğa bir tane isim koyacaksın.
Yani ikimizin istediği olmayacak. Ve taraflardan biri mutlaka üzülecek tabii.
Evet canım.
Babanın dediği gibi bir taraf mutlaka üzülecek. Ama olsun artık ne yapalım.
Canın sağ olsun.
Ya.
Ağlayacağım ama ben ya.
Of.
Ağlama evladım. Ağlama yavrum.
Bak neticede evladım var. Yuvam var, ailem var yavrum. Ağlama.
Çocuk. Selam.
Merhaba. Hoş geldiniz evladım. Hoş geldiniz canım.
Hoş geldiniz.
Demir'ciğim siz tanıştınız Kaan'la.
Biz tanışıyoruz evet. Çok eskiden. Evet çok eskiden.
Ay hiç de haber vermedim bana geleceğine.
Ya ani oldu biraz sürpriz yapayım istedim de. Ay o kadar iyi yaptın ki. Ay
bir de kendi elleriyle bir pasta yapmış ki yani. Yeme de yanında yat.
Oh oh çok güzel.
Bu arada tebrikler.
Çok teşekkür ederiz.
Küçük bir şey almıştım ama.
Çok zahmet ettiniz. Sağ olun.
Ay Demirciğim ne kadar zarifsin. Çok teşekkür ederiz. Rica ederim.
Aa işte bebek olunca da böyle oluyor. Yoksa yani kim bu zamanda kime altın
taksın? Niye taksın? Nasıl taksın?
Nasıl taksın? Ya ben de onu diyorum. Nasıl taksın? Değil mi ama yani? Bu
zamanda nasıl altın takılabilir? Yani şimdi çeyrek taksan az olur. Laf
ederler. Yani yarım taksan çok pahalı olmaz. Hele tam desen yani.
Ablacığım sen bir şey demesen en iyisi biz kahve yapalım. Hadi. Yapalım.
Abla ne oluyor acaba?
Yani sen bunlarla iki gün önce küstün. Şimdi ortamda neredeyse düello havası
var. Hiç bilmiyorum kızım ya.
Nasıl yani?
Ya ne bileyim mesela yani Kaan niye burada?
Onu hiç anlamadım. Sonra Demir Bey de bir tuhaf yani.
Böyle işten ayrılmaya çalışıyorum, bırakmıyor falan.
Ondan sonra böyle bir garip haller anlamadım ben.
Ne yapacaksın biliyor musun?
Tadını çıkaracaksın.
Nasıl yani?
Yani senin için karşı karşıya gelmiş iki adam var.
Arkana yaslanıp tadını çıkaracaksın.
Yani. Ha bu arada sen gördün mü? Demir Bey bizim tontişene takmış.
Benden duymuş olma ama peşimi yerde takmış.
Oha! Ya ne oluyor sana ya?
Manyak mısın? Altın için ağlanır mı?
Ay kızım altın için ağlanır mı? Manyak mısın? Tez oldum ben tez. Mutluluktan
ağlıyorum. Ya ben de tez oldum. Sen de oldu o zaman.
Ağlıyor musun? Ay kardeşim.
Kahve yap.
Çok tatlı ama ya.
İşler nasıl?
İyi. İyi.
Yoğun oldukça.
Biliyorsunuz ajansı yeni taşıyoruz ya.
Demir Bey rica ederim müsaade ederseniz eğer. Buyurun buyurun.
Zaten anlatacak çok şeyiniz var değil mi? Tabii bizimkisi hizmet sektörü ne de
olsa. İki makarna bir salata. O kadar.
Zaten bu kadar yüzeysel bakmanıza da açıkçası hiç şaşırmadım.
Tabii tabii.
Evet. 40 yıl hatır garantili kahvelerimiz de geldi.
Eline sağlık.
Sağ ol.
Buyurun. Teşekkürler eminim çok güzel olmuştur.
Köpüğündendir o.
Köpüğün yerinde değil mi? Evet.
Ya ya o zaman ne yapıyoruz? Hiç konuşmadan hemen içiyoruz kahveleri.
Eline sağlık yavrucuğum. Afiyet olsun.
Sabah bana artistlik yapıyorlardı. Şimdi hediyeyi görünce dipleri düşecek. Bence
de.
Tabii inşallah beğendiler.
Sema.
Bunların hepsi senin için biliyorsun değil mi?
Biliyorum.
Yani... ...bol adam olmalar... ...iş bulmalar falan... ...hep senin için.
Farkındayım.
Hayır, beni öptü.
Öptü. Kimi öptü? Beni öptü.
İsmin oldu bebeğin.
Ay sorma, orası çok karışık. Hem de çok.
Neden? Şeyden, ya herkes bir şey söyledi falan derken şey yapamadık biz.
Biz de karar veremedik yani. Bakacağız.
Oh hadi geçin geçin. Merhabalar ev altı.
Bugün sizlere duyunca dumur olacağınız iki ayrı olaydan bahsetmek isterdim ama
birinden bahsedemem. Özel. Diğeri de elimde. Ne demek istedi şimdi bu?
Valla ben hiçbir şey anlamadım Hizmetciğim.
Dada ben yeğenime hediye aldım. Ay.
Ne aldın ya Bartu?
Puntolu tulum.
Kızcığım benim bizim.
Ya şimdi sen bunu alırken başkalarına zarar vermedin değil mi Bartu?
Aa ben yanındaydım gerçekten zarar vermedi hiç.
Ay dayılarım bir tanesi. Teşekkür ederiz.
Eee ne yapıyorsunuz böyle hep birlikte toplanmışsınız?
Ne yapalım oturuyoruz işte.
İyi iyi biz de oturalım o zaman. Biz de oturalım Sema hiç bozmayalım onu.
Geç oldu ben artık kalkayım. Ay ne güzel oturuyorduk. Gene gelirim. Zaten yabancı
değilim. Öyle mi?
Öyle.
Annesiyle bebeği daha fazla yormayalım.
Ben geçireyim sizi.
Lütfen lütfen. Rahatsız olmayın.
İyi geceler. İyi geceler evladım.
Ne bekleriz çocuğum.
Geç oldu artık ben de kalkayım.
Evladım oturuyorduk ne güzel.
Ya malum yarın iş başı falan var hiç daha fazla rahatsız etmeyeyim. Peki.
Görüşmek üzere artık gene gelirim. Ne de olsa aileden bileyim yabancı sayılmam.
Sağ ol canım.
Güzel pastalarınla gene.
O zaman yarın ofiste görüşürüz.
Görüşürüz. Bu arada Demir Bey çok teşekkürler. Yani Nilüfer çok mutlu
oldu. Annemler de öyle. Hediye falan da.
Lafı bile olmaz Gökçe.
Gökçe.
Artık ben de kaçıyorum.
Tamam.
Yarın işin var mı?
Şey yani çalışıyorum ama.
Ne oldu?
Yani iş çıkışı bir planın yoksa belki bir şeyler yaparız diye düşündüm de. Ha
olabilir. Olmaya da bilir.
Çalışman gerekebilir.
Ben söyleyeyim de yani programını ona göre ayarla.
Çalışmak da bir yere kadar hani ne bileyim. İnsanın sonuçta arada dinlenmek
lazım. Yok. Bizim işlerde dinlenmeden çalışılabiliyor. Yani dışarıdan nasıl
gözüküyor bilmiyorum ama. Şey yapsak bir tonla yarım konuşsak. Belki de işim
erken biter. Bence de değil mi?
Olduğu zaman iyi geceler size.
İyi geceler.
İyi geceler.
İyi geceler.
İyi geceler. İyi geceler.
Ben bir prensese bakayım ne yapıyor.
Bak kızım bir şey olursa çağır beni biraz.
Ay canım.
Oh. Bir tek geçelim. Gel bakayım sen buraya. Gel, gel, gel, gel, gel, gel.
Ne oldu? Amma uzun sürdü şu çıtırları göndermen. Ne yaptın? İkisi birden
nikahına mı aldın? Öyle oldu.
Ya teyze.
Evet.
Anlat bakalım. Nedir bu düelle durumları, ortamları?
Ay bilmiyorum teyze. Çok karışık. Zaten anlamadım Demir Bey beni affetti mi,
affetmedi mi?
Böyle bir soğuk, mesafeli davranıyor. Affetmemiş gibi.
Ay ne güzel ya.
Ortalık karışsın biraz.
Ay ama ondan sonra da böyle bir bakıyor, bir şey diyor, bir gülüyor falan.
Sende de kayış kopuyor tabii.
Ay aynen öyle.
İşte karışık ya.
Peki Kaan'la ne oluyor?
Şey oldu ya biz konuştuk onunla. Böyle hallettik gibi. Sorun yok yani.
Ay.
Kaan yarın bana sürpriz yapacakmış.
Ya bir şey söyleyeceğim.
Bu Kaan senden hoşlanıyor olabilir mi?
Ay yok artık.
Vallahi bana hiç öyle gelmiyor ama.
Bir düşün istersen.
Ay yok hiç sanmıyorum teyzoş. Ayrıca yani yok istemem ben.
Demir beni affetsin ben başka bir şey istemiyorum.
Emin misiniz?
Hayır yani yarın kesin bir sonuç çıkacak.
Tamamdır. O zaman haber bekliyorum.
Sağ olun.
Günaydın. Günaydın.
Yakınlarda işim vardı da geçerken bir uğrayayım dedim.
Bu saatte. Evet. Niye ne oldu ki?
Hiç. İyiymiş.
Senin de planın programı yoksa işe birlikte gidebiliriz.
Yani yok galiba ya.
Olur.
Ben seyahat edeyim. Siz şimdi şey yapamazsınız.
Arkası rahat gel.
Alo abi nasılsın?
Sağ olasın.
Ya bak biliyorsun bu benim için çok önemli bir sürpriz. Tamam mı? Bir
sıkıntı falan olursa erkenden beni ara. Haberleşelim yani.
Tamamdır sağ olasın.
Yülüfer.
Evladım 30 günü geçince cezalı duruma düşüyorsunuz biliyorsun değil mi? Neyi
babacığım? Nüfus cüzdanının evladım çıkartmak lazım artık.
Ay babacığım ona daha çok var.
Olsun ya.
Hemen gidelim çıkartalım ya şunu.
Herhalde damatla karar vermişsinizdir ismine.
Aman Hikmet'ciğim boş ver Allah aşkına.
Nüfus dairesi de bekleyiversin biraz.
Hayır sonra baskı yaptınız diyorlar. Biz suçlu oluyoruz yani. Hiç lüzum yok.
Ay aşk olsun anneciğim ya.
Olsun Rezan'cığım.
Yine de gidip bir an önce nüfus kağıdını çıkarmakta fayda var. Ayrıca bizim
gitmemize gerek yok. Kendisi pekala gidip halledebilir yani.
Evet. Ay tamam tamam.
Artık bugün gidelim. Bitsin gitsin kurtulalım bu işten.
Zaten biz konuştuk. Kararımızı da verdik.
Ne zaman?
Verdik işte.
Biliyorsunuz baştan füsün koymak istiyorduk. Ama o kadar çok karışıldı ki
artık biz de o isimden soğuduk. Daha sonra biz oturduk konuştuk. Karar
verdik. Ve...
Kızımızın ismi Fikret olacak.
Ne? Fikret mi?
Fikret ne ya? Fikret kim? Nereden çıktı Fikret? Babacığım beni yolda arabasını
alıp hastaneye götüren kadın var ya. İşte onun ismi Fikret.
Öyle mi kızım?
Seni dokuz ay karnında taşıyan kadının adı yok.
Üç lira götüye taşıyan kadının adı var. Öyle mi?
Ay aşk olsun anne ya.
Yani şehri Fikret değil mi yani şimdi adı? Değil baba.
O zaman Rezan Fikret.
Ay hayır sadece Fikret.
Vay arkadaş ya.
Biz annenle bu meseleyi bu kadar dert edelim. Kendimizi üzelim, parçalayalım.
Hiç mi vicdanı sızlamadı evladım? Yani birazcık oldu tabii ama o da
hormonlardan normal.
Ya gerçekten bak söyledikçe seveceksiniz. Çok güzel bir isim. Hikmet
Bey, buyurun biz çıkalım beyefendi.
Çıkalım Resan Hanım. Buyurun.
Gidelim canım.
Hikmet Bey, seninle kaç.
Seni kaç.
Hiç ya, olacak iş değil yani.
Vallahi ya. Ya bari modern bir şey koy. Hadi olmadı, klasik bir şey olsun.
Ayşe olsun, Zeynep olsun.
Bayılırım Zeynep ismine değil mi ya? Tabii, lafa bak. Neymiş, hastaneyi
yetiştirmek ismi? Fikretmiş de onun için. İyi ki hastaneyi Afrikalı veya
Japon gibi yetiştirmeli. O zaman ne yapacaktık?
Yalnız ben buraya geldiğimize bayağı bir şaşırdım.
Niye?
Yani ajansa gitmemiz gerekmiyor muydu? Sonuçta bizi bekleyen bir sürü işimiz
var.
Beklesin biraz boş ver.
Bunu söyleyen siz misiniz?
Evet.
Bazen ezber bozmak gerekir hayatta.
Doğru bildiğini kenara koyman lazım.
Mesela çok değer verdiğin biri seni üzdü.
Kalbini kırdı.
Kovuşmak bile istemez.
Ama işte bir an oluyor.
Gene kendini onunla konuşurken buluyorsun.
Nasıl oluyor bilmiyorsun ama.
Oluyor işte.
Belki o kalbinizi kıran kişinin kötü bir niyeti yoktur.
O da sizin kadar üzgündür. O yüzden kestirip atmak yerine konuşmak gerekir
belki. Hani bana öyle geldi.
Doğru. Doğru tabii ama.
İşte.
Kırgınlık kolay affedilmiyor.
Kolay kolay unutulmuyor.
Hadsizsiniz. Anladığı zaman her şeyin acı demişler.
Değil mi? Ben.
Pardon.
Efendim.
Tabii. Hemen geliyorum. Tamam.
Ne oldu?
Benim çok acil bir işim çıktı. Hemen gitsem gelsem ayıp olur mu? Sen burada
bekle olur mu?
Olur tabii ki sorun değil gidin ama ben ajansa da geçebilirim. Yok yok sen bekle
ben gidip geleyim birlikte geçeriz.
Tamam nasıl isterseniz.
Ya tekrar rahatsız ettim seni de.
Biz geldiğimizde her şey hazır olsun. Önemli olan o abi tamam mı?
Ne olur bak bir aksilik falan çıkmasın.
Tamam sağ olasın.
Hadi eyvallah.
Kusura bakmayın Emre Bey. Geç kaldım.
Sonuç var mı peki? Evet.
Gerekli bilgi aldım. Zafirin şimdi. Buyurun.
Kesin bilgim.
Eminsiniz değil mi? Evet. Eminim.
Yanlışlık falan olmasın.
Soruyorum çünkü çok önemli bir konu.
Sonradan hata olmuş falan demeyin. Yok. Yemin olabilirsiniz.
Efendim? Alo neredesin? Çalışıyor musun?
Yok çalışmıyorum sahildeyim. Sen neredesin ne yapıyorsun?
Kafedeyim çıkıyorum.
Nereye? Nerede olduğunu söylersen eğer oraya geleceğim.
Şey diyeyim ya ajansın orada sahilde kayalıklar var ya oradayım. İyi tamamdır
hadi geliyorum.
Ama şey ben... Demir'i bekliyordum.
Neredesin Demir ya?
Selam.
Hazır mısın?
Neye hazır mıyım?
Gidelim mi diyorum yani?
Ya bilmiyorum aslında.
Nasıl bilmiyorsun? Çalışma adını söyledin yanlış hatırlamıyorsam. Yok
yani çalışmıyorum da.
Hadi atla o zaman.
Tamam.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.