All language subtitles for Halef Köklerin Çağrısı 39. Bölüm

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian Download
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

7 yaş üzeri için uygundur. Şiddet ve olumsuz ögeler içermektedir.

Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi.

Garip başımın derdi bir yürek taşıyorum.

Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı.

İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.

Görünce gülme sakın çırpın baktığımı, ılık ve aydınlık bir denize koşuyorum.

Sen benim sevgilimsin. Sevsen de sevmesen.

Anne. He annem, he anne, kurban olayım.

Geceye neredeydin sen?

İşim vardı oğlum.

Sonra sen hemen beni özlersin diye koşur koşur geldim.

Nasıl geldin?

Arabayla. Arabayla geldim hızlı olsun diye.

Sen... ...araba sürmeyebiliyor musun?

Biliyormuşum Araba kullanmayı da

Urfa'yı da biliyormuşum

Nal kardeşi.

Sağ ol.

Siz bekleyin burada.

Anne nereye?

İyi misin?

Değilim.

Şimdi sana bir soru soracağım.

Sana bana doğru cevap vereceğim.

Ben araba kullanmayı biliyorum mu?

Biliyorsun elbet.

Ben Urfa'yı biliyorum mu?

Biliyorsun. Hı.

İçine gelelim asıl soruya.

Ben bu Urfa'yı nereden biliyorum Rami?

Bak bana.

Gözümün içine bak bana bak.

Bana cevap ver.

Elin adamı beni dağa götürüyor.

Ben çocuklar için kaçıyorum, oradan çıkıyorum.

Kimseye de sormuyorum ben bu yol nereye gider? Ben oraya nasıl giderim? Sağa

dönüyorum, sola dönüyorum. Ben elimle koymuş gibi burayı buluyorum. Bu ne iş?

Nasıl oluyor?

Zehra. Söyle.

Söyle vallahi.

Hazmı açıp tek bir şey demeyeceğim. Söyle.

Yeter ki beni kendinden şüphe ettirme.

Şüphe mi bunlar ki? Yapma.

Yapma şunu.

Bana bunu yapma.

Birazcık kendini benim yerime koy.

Nasıl etmeyeyim? Benden şu koca memlekette kendi elime nasıl gideceğimi

bilmiyorum. Bu Urfa'yı nereden biliyor?

Biliyorsun.

He?

Çünkü... ...orada büyüdün.

Yıldız Hanım yok mu evde? Şşş sakin.

Evde.

Evde oğlum hadi.

Niye getirmedi ya?

Kendi gelmek istemedi. Ben sorayım. Öyle bir şey değil oğlum.

Hadi gidelim. Hadi. Ağam buradan mı bırakacağız?

Şimdilik.

Şimdilik.

Hadi Yusuf.

Hadi. Ağam.

Vallahi ben hiçbir şey anlamıyorum.

Aklındakini bir anlatsana hele bana. Gözünü seveyim ya. Ağam Yıldız'ı bu

dünyada en iyi tanıyan kim?

Benim öyle mi?

Ben de biliyorum ki Yıldız'a zorla hiçbir şey yaptıramazsın. Hele

inanmadığı bir hayata asla ikna edemezsin. Yani diysen ki kendi ikna

olacak, öyle mi?

Aynen öyle.

Ama nasıl?

Yıldız şimdi mutlu olduğunu sandığı bir yalanın içinde.

Ama bunu bilmiyor. Bizim yalan söylediğimizi zannediyor.

Biz önce Yıldız'ın çevresini saran bu yalanla kurulmuş duvarları yıkacağız.

Tek tek.

Tutulacak bir yalanı kalmayınca da... ...kendi görecek gerçeği.

O zaman ilk adres belli mi?

Ziyanaydı değil mi Yıldız'ı öldürmek isteyen?

Aynen öyle.

Adam herkesin içinde itiraf etmiş.

Gidip soralım o zaman sen.

Muhabbetiniz bol olsun ana.

Bak hele, bak hele, bak hele.

Kimler gelmiş?

Hoş geldin Akif.

Hoş bulduk.

Hoş bulduk.

Hem de epeyce bir hoş bulduk. He ana?

Sen ne ima ediyorsun?

Ne mi ima edeyim?

Ya konaktan çıkmışsan gelmişsen buraya.

Habersiz. Hayırdır?

Hayırdır. Hayırdır da ben ne vakit konaktan çıktığımda senden izin alır

oldum.

Bu yüzüğü taktığımdan beri ana.

Bu yüzüğü taktığımdan beri. Serhat'a da dediğim gibi.

Ben eğer yelduranların ağasıysamsa benden habersiz hiçbir şey olmayacak.

Bak şimdi bunu konuşmanın ne sırası ne de zamanı.

Hakikaten ha ya hakikaten.

Madem ki barış yaptık burası sizin de konağınız sayılır.

Sultan Hatun istediği zaman buraya girer de çıkar da. Bizim onunla hukukumuz

eski.

Eski derken?

Çok eski.

Çok eski.

E madem o kadar eski.

O zaman bu hukuk artık yürürlükten çıkmıştır he ana?

Yenisini de inşa etmeye gerek yok.

Hani bir derdi varsa Sadu Ağa ile... Bundan sonra

bir yer söylersen ben onu hallederim.

Tamam. Akif.

Benim ne derdim olacak Sadullah Ağa ile?

Ben sadece Yıldız'ı merak ettiğim için geldim.

Sadullah Ağa ne biliyor ne bilmiyor onu bir öğreneyim dedim.

Sonuçta öyle ya da böyle.

Yıldız benim gelinimdir. Hanım ağa olarak da onu koruyup kollamak benim

görevimdir. Yıldız'ın korunacak bir şeyi yok.

Serhat onu bulmuş getirmiş.

Korunacak biri varsa ben koruram.

Kollanacak biri varsa ben kollaram.

Onun için ana sen konağa git. Bunlar da böyle kafaya takma.

Rahatiye bak.

Rahatiye bak ana.

Ömer. Oğlum.

Anamı konağa götür.

Kapıya kadar da eşlik et ha.

Öyle başka ağaların yanına uğrayıp kendini yormasın.

Kahve için teşekkür ederim Sadullah'a. Ne demek Sultan Hatun.

Her zaman bekler ki.

Kadı, buyur ağam. Sen anamla beraber git. Başlıyorum.

Beklenilecek insan var, vazgeçecek insan var.

Sen beni bekle, diğer bütün yeldirenlerden vazgeç sadıha.

Akif, geç böyle geç.

Bayağı bir gerildi de o.

Geç şöyle.

Ağa. Önce ben konuşacağım.

Sen dinleyeceksin.

Ben gençken... ...askerden gelmişken...

...bir kızı sevdim.

Sonuçta ağa çocuğuyuz. Ağa okluyum.

Sevdim sana.

Gider isteriz dedim.

Babaya gittim.

El yöptüm babamı kız seviyeye. Aşığım dedi.

Kim dedi?

O anlattım.

Falonca'nın kızı. Kızı da tanımıyorum.

Bir kere görmüşüm.

Durulmuşum. Bizde eskiden böyleydi.

Aşık olmak bir meseleydi.

Zordu. Kalbin şarpacak.

Sen de dinleyeceksin.

Bu herkese nasip olmaz.

Ağam beye bunları niye anlatsam?

Dinle. Dinle.

Ağam da hay hay dedi.

Gidip isteyelim dedi.

Aradan bir iki ay bir zaman geçti.

Giyindik, kuşandık.

Şekerine inmişti. Ne icap ediyorsa alıp gittik. Kız istemiyor. Ama niye istemeye

değil.

Abime istemeye gittik.

Babam ona... ...hele bir git gör demiş.

Anında gelip babama... ...kızın huyu suyu kendi... ...güzeldi.

Babam da o zaman bunun büyüğünü alalım. Onun sırası.

İşte benim ilk baş hikayemiz son. Bu kadar.

Bizde bir söz, bir cümle aşkı da hayatı da kezbatacak kadar

güçlüdür. Söz keser ama yara kapanmaz.

Yengemle yıllarca aynı evde yaşadım. Bir kere dönüp bakmadım.

Bunu bir babam bilirdi, bir de anam.

Abim bile bilmedi.

Niye biliyorsun?

Biz... ...aşretimize her şeyi anlatabiliriz.

Ama namussuzluğu anlatamayız.

Ağa olarak her şeyi ikna ederiz.

Ama kepazeliyor asla.

Ağa ben ağza laf verecek bir şey yapmadım.

O zaman niye gittin çadoya?

Nurfa da doğdu.

Urfa'da büyüdüm ha?

Öyle.

Ne söylemedin hiç?

Ta buraya... Ta buraya gelirken sordum sana diye söylemeden.

Halin iyi değildi Serhat.

Ben kimim diye sordun.

Ne de sana anlattım. Karımsın.

Çocuklarımın anasısın.

Doktor da şehit ediydi.

Çok sıkıştırmayın kafası karışır dediydi. İyi oldu böyle.

Ben nereden bileyim böyle olacağını?

Urfa'dan gelin geldim ha?

Evet.

Ne yapacağım bundan böyle?

Yani iyi değil.

İyi değil.

Peki o da?

Serhat.

Ne istiyor benden? Kimin nesi?

Yavrum, delinin teki.

Çocuğunu kaybetmiş yakın zamanda.

Karısı da doğum yaparken ölmüş.

Kafası gidik.

Yok, onlarda da başka bir şey var.

O bir şeyler biliyor.

Benim hatırlamadığım bir şeyler biliyor.

Senin hakkında hiç kimse benden daha fazla şey bilemez. Bak sor. Sor,

söyleyin. Ya hatırlamadım şey. Ben nasıl sorayım sana?

Hatırlamıyorum yok.

İnsan hatırlamadığını nasıl sorsun?

Haklısın Fer.

Çok haklısın.

Gidelim.

Gidelim, dönelim, gidelim evimize.

İstediğin gerçekten bu mu?

Hayır, o.

İki çocuğumuz var abi.

İki çocuğumuz bir ocağımız üç beş tavuğumuz vardı bize.

Ne oldu rahat mı battı bize?

Birinden mi kaçıyoruz bir şeyden mi korkuyoruz ne oluyor ne?

Ne oldu gidelim dönelim gidelim hem biz. E tamam.

Madem istedin bu toparlan.

Hadi her şeyini hazırla gidelim.

Hadi gidelim.

Ama bu kadar güvenmeyi şaşırtacak. Ya çünkü sana aşığım.

Deli gibi sen de bana. Ne güvenin ne şaşırması.

Sen benim için ölümü göze aldın ya.

Sen benim için ölümü göze aldın Yıldız.

Ben senin için can aldım. Can verdim.

Bunlar öyle küçük şeyler değil.

Biz böyle yan yana durabilmek için ne bedeller ödedik. Lütfü.

Gidelim.

Gidelim. Tamam.

Çocukları hazırlayayım ben. Tamam ben de hazırlarım.

Geliyor musun? Hadi.

Gidelim.

Sen ne dersen de bu olmaz.

Bundan sonra da olmayacak.

Madem bu konakta yaşıyorsan bundan sonra benim dediklerime uyacaksın.

Bu konaktan dışarı benim haberim olmadan bir adım atmayacaksın.

Ama Sadu... Yok ben onun...

Ne halt ettiğini sorgulamadan almışım emanetini koruyacağım demişim.

Benim konağımda benim ekmeğimi yiysen benim kurallarıma uyacaksın

hanım.

Bitmedi mi daha muhabbetiniz?

Yok ne muhabbeti kadın?

Yok anladık. Senden ne ar kaldı ne namus.

Ama kalbinde bir sevgi de mi kalmadı ya küçücük? Ya senin çocuklarını almış

götürmüş kadın. Bir merak et. Bir sor.

Bir dert et yahu.

Ya bir yere.

Oğlun hani daha işte.

Kendi yedi koltuğu kendi temizlesin.

Sen sıfatına.

Bak. Ya senin oğlunun.

Senin torunlarının. Şu tırek kadar da mı değeri kalmadı ya gözünde?

Bir bak Meryem.

Yeter. Ağzıyı tutacaksan tut yoksa vallahi. Yoksa ne?

Ama dur.

Dur hele.

Aşırı şu çocukları bir bulsun.

Sıra size de gelecek.

Hadi öncekini gözlüğü görmüş istemişsen.

Buna bakarken gözlüğe perde mi indi?

Yok, bunun dili o kadar uzun değildi eskiden. O zaman onun da günahı seni

boyluyor.

...altından kalkamayacağımız bir iş değil.

Ama böyle yani... ...arkamdan iş çevireceksense... Tatladıyla

tatladızıyla Akif... ...arkadan iş çevirmek derken... ...sen beni...

...başkalarıyla karıştır diyorsun.

Bak, ben kimsenin arkasına iş çevirmem. Çünkü... ...kimsenin arkasında dolaşmam.

Sen çevirmezsen... ...ama anam çevirir.

O da seni derdi.

Anana sahip çıktıysan ha?

Şu hayatta en kıymetli olan şey nedir biliyor musun?

Anamız mı?

Analarımız bizim kıymetlimiz değil. Bizim sahibimiz.

Kıymetli olan hesap verdiğin yer. Arş-ı âlâ.

Eğer sahibiye ihanet ederse asıl orada hesap veremezsin.

Ya... ...anam beye ihanet ederse?

O zaman kaderine küseceksen Akif yapacak bir şey yok.

Yani demem o ki sultan altın kafasına bir şey koyduysa... ...onu ne sen

vazgeçirebilirsin ne ben.

O zaman ben de size bir tavsiye.

Yıldız'ı sakın Serhat'a verme.

Öldüreyim mi?

Yok öldürme.

Yaşasın ama kavuşamaz.

Serhat'ı oyalamanın tek çaresi bu.

Yıldız Serhat için bir kadından, bir eşten fazlası. Serhat onun aşkından güç

buluyor. En azından şu anlaşma olana kadar oyalan. Serhat böyle yıldız yıldız

diye böyle deli divane geze dursun.

Ondan sonra biz bu imzaları atar, ondan sonra ne istiyorsan yap.

Ha bir de, Yıldız'la ilgili bir plan yapacaksan... ...Ziyan ağaya değil...

...Bey'e danış.

O hataydı zaten.

He, hata.

Hataydı. Ama bir daha o hatayı yaparsak... ...Serhat'ı başımıza bela

ederiz.

Tatlı güzelmiş yavrum.

Hele şu dolarları bir daha göster ya.

Hele bir keyfimiz yerine gelsin. Sen de iyice oyuncak ettin ya.

Yok öyle bir şey değil o ya. Anlarsan ya göster. Bir keyfimiz yerine gelsin ya.

Sabahtan beri.

Hadi gel. Sabahtan beri. Gel hadi gel.

Ya

kahve

fincanları orada.

Kızım siz kaç kişi çalışıyorsunuz? Ziyara!

Kapala şuraları.

Açın kapıyı açın.

Serhat. Ziyana.

Oğlum ne oldu?

Ziyana ile konuşmamız gereken bir mesele var.

Neymiş o mesele?

Yıldızla ilgili.

Ya duydum ki yıldızı bulmuşsun.

E oğlum ne konuşacaksın Ziyana ile? Öğrenirsin birazdan. Ziyana.

Yok, ben de diyeyim... ...uzun zamandır bu konakta bir ses eksik.

Neciktin lan o? Sen şimdi bırak dalgayı.

Yıldız'ı neden öldürmek istedin onu söyle bana.

Ne?

Ben Allahsız.

Lan kitapsız.

Ya sen hâlâ benim kızımla mı uğraşıyorsun?

Yok, ne oldu?

Seni hapse gönderirken analık hakkını teslim etmiyordun?

Ne oldu şimdi kızın oldu? Aile meselelerinizi sonra çözersiniz, Ziyan'a

anlat.

Duydum ki gel duranlarda artık hükmü vakit verilmiş.

İstersen git abiye gel öyle konuşalım.

Bak Ziyan Ağa beni iyi tanırsın.

Tabirimde bir sınır olduğunu çok iyi bilirsin. O yüzden beni zorlama anlat.

Sen de beni iyi tanırsın.

Eğer o işi bana yaptırmış olsaydım sana o kapıdan içeri Böyle elini kollu

sallaya sallaya gelebildin.

Seni kapıda aradılar mı? Yok.

Silahını aldılar mı?

Yok.

Sorunu çıkardılar mı?

Yok. Niye?

Çünkü o işi ben yaptırmam. Kim yaptırdı o zaman? Ya kim?

Kim?

Barış diye toplanıp karıma kurşun sıkmak nedir Ziyan Ağa? Kim?

E onu da git.

İdris'e sor.

Bir yere iftira atan da odur, diğer şeyi bilen de o. Bak, o mi laftan çıkmış?

E git tepesine çök, öğren.

Lan senin işinden mi ben yapayım? Ben o İdris'e çökeceğim.

Bunu yapan kim varsa hepsine tek tek çökeceğim ama sana şu kadar söyleyeyim.

Kim ağa kim paşa benim umurumda değil.

Eğer bu işte senin bir parmağın olduğunu öğrenirsem...

Ben bu konağa geri gelirim. Bu konağa gelir yaptıklarının bedelini sana

ödetirim. O ödediğim bedel de senin son bedelin olur.

Sana son sözüm bu.

Sen benim son sözümü dinlemişsin.

Sen kaybettin Serhat Ağa.

kaybetmekten korktuğun ne varsa kaybettin. Sinayet ne varsa

hepsini kaybettin.

Onları geri almayı düşünüyorsan büyük hata yapacaksın.

Giden canlılar bir daha geri gelmez.

Anlıyorsun? Yusuf.

Ne baksın? Tövbe ya.

Aç bakalım.

Bastır bastır bastır bastır. Tüm gücünle bastır buraları.

Şimdi bak.

Bu gül ağacı her evin bahçesinde olmak zorunda.

At bakalım oranın topraklarını.

O niye?

...ve dilek dilemek için.

Eskiler yani büyüklerimiz... ...Hıdrelez zamanında... ...alırmış dileklerini kimi

yazar kimi çizer... ...böyle gül ağacının dibine onu koyarlarmış ki...

...dilekleri olsun Hıdrelez'den geçerken okusun görsün deyin.

Ver bakalım can suyunu da. Allah'ım ağırma. Yavaş yavaş.

Can olsun kan olsun.

Ben şimdi dilesem olmaz mı?

Ne olmasın? Sen her zaman dilek dileyebilirsin. Senin dileğin kabul olur

bence.

Ne dileyeceksin bakayım?

Burası bizim son evimiz olsun.

Geldi bize başka bir ev aramayalım.

Sen sevmiyordun arabayla gezmeyi.

O başka mı başka?

Ben içki evimi özledim.

Arkadaşlarımı özledim.

Koyunlarımı özledim.

Kazlarımı özledim.

Ben çok da bitki etimi özledim.

Hah! Bir dileğim daha var.

Neymiş?

Sen hep yanımızda kal hadi.

Ben hep senin yanındayım.

Hiçbir yere gitmem ki.

Ben çocuklarımdan kimseye hayranım.

Hadi ya! Bırak beni!

Bırak! Şu insan beni nereye götürüyor? Bırak beni!

Bırak!

Hiçbir yere gitmeyeceğim. Beni zorlama. Beni zorlama. Zorlarsam ne olur?

Zorlarsam ne olur?

Arabaya gir.

Bir kere...

Ya niye bu kadar zor? Ben anlamıyorum ki sen ne olsun istiyorsun? Niye ikna

etmeye çalışıyorsun?

Derdin ne? Ya çünkü ben sana aşığım!

Aşığım.

Ayaklarına mı kapanayım?

Yalvarayım mı? Yaparım.

Senin dileğin neydi?

Ne bileyim ben, hatırlamıyorum ki.

Senin bir dilek daha hakkın var.

Hastaydın ya.

Hasta olunca bir dilek hakkında mı doğuyor?

E hadi bakalım, ne dileğim ben?

Ben ne dileğim ben?

Ben iyileşmek istiyorum.

Her şeyi hatırlamak istiyorum.

Sen şimdi bilmezsin. Şimdi biz kadınların böyle küçük kız çocuğu iken

hayallerimiz olur.

Öyle uzaklardan bir prens gelse. Gelse beni bulsa bak götürmeye değil ha.

Elinde bir sırla gelse.

O eliyle kalbime dokunsa.

Basırır bana şifa olsa.

Ben bir anda her şeyi hatırlasam.

Sen beni çağırdın.

Ben de geldim.

İnanıyorsun biliyorum. En başından beri inanıyorsun ama korkuyorsun. Korkma.

Korkma.

Ben buradayken sana hiçbir şey olmadı.

Senin geçmişine geleceğinde mi?

Bu dile kabul olur mu?

Ne güzel anlattın.

Masal gibi. Değil mi?

O prens.

Bağım değil mi?

He oğlum.

He baban tam.

Az daha anlatsaydın.

Allah Allah.

E tamam o günümüzü etmişiz, yaşıyormuşuz devamı gece yatarken.

Hadi kapatayım.

Al bakayım şunları da. Giderken ben de bunu alayım.

Bak bakalım.

Hay gözünü seveyim.

Hay gözünü seveyim.

Şimdi buranın aynısını yapacaklar ha? Tabii ki.

Kaç tane mühendis çalışıyor bilmişsin.

Buralar var ya hep bizim araziler ha. Biliyorum Akif biliyorum. O yüzden en

büyük pay senin olacak ya.

Ya bu iş tamamlandığında var ya öyle böyle zengin olmayacağız.

Öyle böyle.

Bu Urfa bir yer küçük gelecek.

İnşallah Akif.

Ya bu para sayma makineleri nedir? Öyle sırayla dizmişsene.

He bak bu ortadakini yeni almışım.

Heloo. Son model ha. Tıkır tıkır çalışıyor. Tek kaçak yok.

Sen almadın mıydı ha? Senin de ihtiyacı olacak söyleyeyim. Ya alem adamsın ha.

Doğmamış çocuğa dön biçi sen.

Ona ne demek?

Doğmamış çocuk derken haki, bu iş oldu bitti, hop.

Sen arazi koydu, Ziyana'ya koydu, ben koydum. Eda ne olsun?

Köylüler ne olacak?

Köylüler ayaklanmadan bu işi halletmek lazım.

O iş bende.

Merak etme.

Size söyledim.

Kimse etkilenmeyecek dedim.

Herkesi daha verimli topraklara yerleştireceğiz dedim.

Alan razı, veren razı.

Eylul.

İsti mi sen?

Nereden aldıkımı söyleyeyim mi?

Şu ortadakini isteyen.

Ya bırak ya benim sürüm.

Anne ya ben oynayacağım. Oğlum bak bırakın artık şu tableti ya. Vallahi

alacağım elinizden ha. Anne benim sürüm. Ya bırak ya benim sürüm. Bak sessiz hadi

ama. Ya bırak.

Ya bırak.

Ya bırak.

Şşş dur bakayım dur.

Geçmiş olsun. Her şey yolunda mı? Çok sağ ol.

Kaldım böyle.

Dur bir bakalım.

Hayırdır? Lastik mi patladı?

Yok. Crank bilinde sıkıntı var.

Yakıt pompası da bozulmuş olabilir.

Filtre de patlamış olabilir.

Katalik komertör de bozulmuş olabilir.

Hiçbiri de olmayabilir.

Anlamadım. Yapay zeka öyle diyor yani.

Araba bir anda durursa ne olur dedim. Öyle dedi.

Yapay zeka.

Ben de diyeyim bu kadar detaya nereden hakim?

Elindekiyle ne yapacaksın?

Bagajda bir bu vardı.

Aldım ben de bilmiyorum.

Gel bir bırakayım seni gideceğin yere kadar.

E arabayı burada mı bırakayım?

Bırakacaksın tabii. Ne yapacaksın bu güneşin anında? Hadi gel.

Götüreyim gel.

Sen de onda haklısın.

Mustafa! Mustafa!

Mustafa sakın! Yenge, zorluk çıkartma. Bak sizi alıp götüreceğiz.

Emir büyük yerde.

Bak, Emir kimden geldiyse ona söyle.

Nida'da çocuklar gelmeyecekmiş, tamam mı? Haydi! Yenge gözüksene. Haydi!

Mustafa! Ne oluyor ya?

Kadın gelmiyorum dedi. Laftan anlamıyor musun sen?

Sen dur arkamda.

Laftan anlamıyor musun sen?

Gelmiyorum dedi.

Oblacım bir çıksa.

Mustafa! Bak çocuklar arabada!

Gelmeyeceğim dedim!

Hadi. Hadi. Bir saniye. Ben geleyim de onlar gelmesin bir zahmet.

Ya siz ne yapıyorsunuz arabayla? Niye çıktınız?

Arabaya. Doğru arabaya.

Hadi hadi. Hadi gidelim.

Sorun yok tamam mı? Bir şey yok.

Gideceğiz şimdi.

Hadi gel gel gel.

Samet. Oradan ben... Bak.

Ver şunu.

Toppona gelsin soracağım ben sana. Oğlum bir dur.

Hazır mısınız tamam mı? Biz hazırız da... Biz hazırız da kadın ne olacak?

Fıstık hatunu mu diyorsun?

O adamın yardımcısı değil miydi o? Haber verirse gittiğimizde ne olacak?

Gönderse göndersin. Kimseden korkumuz yok hadi gidelim. Ne demek korkumuz var?

Çoluk çocuk var yanımızda. Tek olsak başka.

Bunların kafa başka çalışıyor. Hadi diyelim çıktı gidip peşimize takıldılar.

Yem ettiler bizi ne olacak? Çolukla çocukla ne yapacağız?

Tamam. Siz bekleyin o zaman ben bir şekilde kadını göndereyim. Siz de hazır

olun.

Hazır olun.

Ya, be bakayım bana.

Deli danalar gibi koşuyorsun buraya. Git kardeşinin yanına, git kardeşinin

yanına. Çabuk bırak o topu da.

Yeter artık.

Fıstık hatun.

Buyur oğlum.

Eyvah.

Ya, bizim bebelerin maması ile.

Bezi bitmiş, var mı anana bilecek bir yer, market gibi?

Sen zahmet etme oğlum, ben hallederim. Yok asıl sen zahmet etme, bir sürü işim

var. Gerçi Serhan da canı çok sıkkın, yalnız bırakmasam iyi olacak.

Şey, numara var mı, peki arasak getirirler mi, öyle şeyler var mı?

Oğlum, sen karının yanından ayrılma.

Kızcağızın başına gelmedi, kalmadı. Ben hemen gider alır gelirim.

Yok, zahmet olmazsın ama.

Zahmet olmazsa oğlum, ben kurban olurum bebelerime.

Hemen giderim, yakın zaten.

Eyvallah. Hemen gider gelir.

Bu Yıldız meselesini ciddiye al ha. Benden demesi.

Ya iyi iyi merak etme.

Ne ser atmış arkadaş ya.

Öyle deme.

Sen işte benim kardeşim.

Ayrıca o dokuz canlıdır. Öyle kolay kolay ölmez.

O fazla canlı olduğundan değil.

Neyden peki?

Neticede zeki adam.

Ama bizden daha zeki degil. He öyle mi?

Hele valla.

Kendimize kahve söyledim. Gel içah.

Aha. Ben de deydim. Ziyan ağa nerededir?

Alo. Ya Ziyan ağa sen neredesin?

Benim derdimin dermanı niye sen ilk onayda olsun?

Değil zaten.

Ben de o yüzden söyledim Saratova'ya. Git dedim İdris'e sor.

Neyi? O yıldızı kimin vurduğunu.

Merak ediyormuş.

Ben de git kendisine sor dedim.

Haberin olsun.

İyi yapmışsın.

Eğer Serhat, İdris'i döktürürse, soluğu yanında alır o, haberin olsun.

Gerisi senin bileceğin iş.

Dersen de, derman sen de.

Eyvallah Ziyana, eyvallah.

Hadi sen siyahiye bak.

Her şeyi hatırlıyorum.

Bizi, düğünümüzü, her şeyi. Bak bu rüya falan değil değil mi bak? Değil, albüme

baktım.

Fotoğraflara baktım.

Kazayı, kimliği yaptığını, her şeyi hatırlıyorum.

Çok özledim ben.

Çok özledim ben seni.

Sen hatırlıyorsun.

Hatırlıyorum.

Şimdi biz...

Eskisi gibi mi olacağız ya? Ha?

Ne olacağız?

Yine İstanbul'a gideriz.

Gideriz tabii.

Denizi izleriz. Sen beni denize götürmüştün hatırlıyor musun?

Biz hiç İstanbul'a gitmedik.

Yıldız ah.

Ulan ne zor işmiş aşık olmak be.

Gül bahçesindesin de tükenlerden her yanın yara bere.

Ne güzel dünya be. Ne güzel dünya.

Efendim Yusuf? Ağam, burası kalabalık.

Taş kesenleri el etmemişler.

Harbide çıkarmadan içeri girmem mümkün değil.

Anladım. Bir yol bulacağız artık, harbide çıkaramayız.

Ha işte, ben de onu diyeyim.

Mümkansız o.

Doktor, hemşire hariç kimse içeri almazlar.

Doktor diyorsun öyle mi?

Ağabeyim doktor.

Oğlum ayıp yahu. Kızı rahat bırakın. Otur arkana yaslan.

Başın belada mı?

Yok yok öyle ciddi bir şey değil.

Asıl sen ne yapmışsan buralarda?

Nereye gidiyorsun?

Abla. Oğlum ben ne dedim?

Arkana yaslan büyükler konuşurken.

Seni nereye bırakayım? Ya kalacak bir yerin var değil mi? Var var.

Şu ileride dört yol var ya oradan sağa sapalım sana zannet. Abla sana bir şey

sorabilir miyim?

Şu eglesinin gülü şu gözlerin güzelliğine bak.

Doğruca mısın sen?

Yok. Ama dövdün babamın adamlarını.

Nasıl bayılıp kaldılar ama?

Yapıyorum bir şeyler ya. Size de öğreteyim.

Olur, olur da... ...babam duyunca ne yapacak anne?

Ne yapacak oğlum? Hiçbir şey yapmayacak babam duyunca.

Ulan bu nedir ya?

Ya bu nedir ya?

Ya Nida yenge yaktı bizi ya. Vallahi yaktı bizi ya.

Ha bak, Aşır aga arıyor. Ne diyeceksin ben şimdi?

Ya ne diyeceksin?

Olduğu gibi anlat işte.

Buyur agam. Usta, ne yaptınız oğlum? Yetişebildiniz mi?

He agam, yetiştik. Ellerle size.

İyi tamam usta.

Hele bir bak, ben eve dönüyorum ha. Tamam?

Yok agam.

Sen...

Ne oldu oğlum ne çünkü? Ne oldu?

Ağam yanında bir kadın vardı.

Bir şey oldu.

Oğlum ne oldu Mustafa?

Delirtme beni söyle ne oldu?

Ağam kaçtılar.

Ulan!

Ulan çakal mısın lan sen?

Ağam usta!

Ulan bir tane kadın iki tane çocuk neyini kaçırdı ya?

Neyini kaçırdın?

Ağam ama yerini biliyor. İstiyorsan hemen yetişiriz kendine. Mustafa bak

beni delirtme.

Bak delirtme oğlum beni.

Bana söyle.

Söyle bana ben gideceğim.

Söyle.

Tamam ben zaten hastayı kontrole geldim şimdi.

Nereye kardeşim?

Hocam ben 5 dakikayı arayayım sizi.

Hastayı kontrol edeceğim.

Bize öyle bir bilgi verilmedi.

Anladım. Siz mi girdiniz ameliyata? Çünkü hastada abondan intere abdominal

hemoloji gelişirse siz mi kontrol edeceksiniz?

Hiçbir şey anlamadım vallahi billahi. İşte ben de tam olarak onu diyorum.

Siz vizite ne demektir bilir misiniz beyler?

Hasta ameliyat olur çıkar sonra biz doktor olarak gelir kontrol ederiz.

Şimdi çekilin kenara.

Bana beyaz kod verdirmek zorunda kalmayın.

Ha beyaz kod nedir diye bilmiyorsanız da açın interneti öğrenin.

Evet, İdris Bey.

Nasılsınız, iyi misiniz?

Gerçi bayağı iyisiniz.

İyisiniz de... Bana senin özel

bilgiye ihtiyacın oldu, söylendi. Doğru mu?

Naber İdris?

Tanımadın mı beni?

Serhat be.

Serhat yavrum.

Sakın.

Sakın o ağzını açma yoksa çok kötü olur.

Şimdi diyoruz bizim zamanımız kısıtlı.

Hele senin zamanın benden çok daha kısıtlı. Neden biliyor musun?

Çünkü şu kapıdaki ikisi her an içeri girebilir.

İçeri girdiklerinde senin nefes almadığını fark edebilirler.

Sen gittikten sonra ben bu işten her türlü kendimi sıyırırım.

Ama sen gittiğinde kalırsın.

Buraya kadar tamam mı?

Güzel.

Şimdi ben sana... ...bir soru soracağım.

Sen bana öyle bir şey söyle ki... ...ben sana ikinci soruyu sormayayım.

Baktım ziyanı boşuna harcamaya.

Bu tamam mı?

Güzel.

Ben Ziyan Kordağalı'ya gittim. Yıldız'ın ölüm emrini ben vermedim diyor.

O vermediyse...

Kim verdi?

Kim senden benim karımı öldürmeni istedi?

Soru bu. Şimdi ben senin ağzını açacağım. Ama senin ağzından sadece tek

bir isim çıkacak eğer başka bir şey çıkarsa.

Ha bir de ben buradan gittikten sonra benim buraya geldiğimi birine söylersen,

biri benim peşime düşerse ben seni bulurum İdris.

Anlaştık mı?

Kim?

Sadu Aga.

Rami de bilirdi.

Ama sonradan engel oldu.

Niyeyse.

Rami Yıldız'ın öleceğini biliyor muydu?

Usta gayet iyi.

Eyvallah doktor.

Oğlum ne yaptı konuştu mu?

Konuştu konuştu. Sadullah taş kesen dedi.

Ama o Rami o da işin içindeymiş.

Oğlum sen ne diyorsun?

Yıldız onun yanıydı ha?

Aynen öyle.

Ben bunların hepsini sıraya dizmezsem.

Hadi Yusuf hadi. Hadi gidelim. Hadi çabuk.

Firdir. Bu nedir?

Makinacının kartı.

Seni anladım ben. Giderken bir uğra.

Yov, acelesi yok.

Yov, benden selam söyle. İndirim yapsın siyah. Sen al koy evine. Bugün niyet,

yarın nimet.

Yov, alem adamsın ha. Vallahi.

Eyvallah. Eyvallah. Oğlum eşlik edin Aiza.

Eyvallah. Eyvallah.

Şu sağda ineyim ben.

Senin taşkasına kulaklığı ne işin var ki?

Senin kocanın adamları teperelim.

Sırası Abdullah Ağa'da.

Çok sağol getirdiğin için.

Ne demek asıl sen sağol her şey için.

Ne zaman istersen veya ihtiyacın olursa.

Hadi çocuklar dövüş dersi isterseniz beni nerede bulacağınızı biliyorsunuz.

Görüşürüz. Görüşürüz.

Sen niye indin?

Ya şimdi dedim bir kaza bela olmadan girişini göreyim.

Teşekkür ederim.

Ama bana bir şey olmaz merak etme.

Adın neydi? Nida.

Dilşat bende. Memnun oldum.

Biraz garip bir tanışma oldu ama daha çok karşılaşırız. Burası küçük yer.

Görüşürüz.

Görüşürüz dövüşe abla.

Merhaba. Merhaba. Kim bu?

Tanıyor musun?

Ha, sayılır.

Sayılır?

Tabii canım.

Danişi sayılırız. Hatta akraba sayılırız değil mi?

Yani hanımefendinin eşi benim kardeşimin eşiyle

kardeşler. Daha doğrusu hanımefendinin eski

eşi.

Sağ ol. Görüşürüz.

Nida hanım.

Ulan bekle ya.

Ulan Nida.

Ulan Allah'ıma beni delirteceksin ha Nida.

Ulan senin taş kesenlerle ne işin var ya Nida ne işin var ya.

De Akif ne diyeceksen.

Tamam ya.

Diyeceğim. Diyeceğim.

Sorun yok bir bekle.

İyi misin hoş musun diye bir sorayım dedim.

Ne iyiyim ne de hoşum Akif.

Beni bir uçurumun dibine attın.

Ben hala oradan çıkmaya çalışıyorum.

Bir de bak o öyle değil. Sakın.

Akif sakın.

Arabada çocuklar var hiç sırası değil.

Aslında benim size bir teşekkür borcum vardı ya.

Belki de iyi oldu gördüğüm.

Teşekkür mü?

Hayırdır?

Akif ben size aşık değilmişim.

Ben kendi gerçeğimden kaçmaya çalışmışım.

Bir yettiklerini buna o kadar iyi öğrettin ki.

Sağ olasın.

Neymiş o gerçek?

Aşırı mı? Yok.

Aşırı doğru olan.

Gerçek olan benim adımın nida olduğu.

Benim de herkes kadar, hepiniz kadar insan olduğum.

Hadi eyvallah.

Bir daha da böyle de gelirsek, beni tanımamazlıktan gel.

Tamam?

La gözyaşı kel alsın he mi?

La bura kal.

Her şeye kurutmuş siz.

Nerede okun diye bahçıvan. Pideleri almaya gittim ama.

Sizler gelince beni görsün.

Tamam. Sadullah!

Aman yarabbim.

Kızın yollarda kaldı, haberin yok.

Kimler gelmiş?

Dilşat'ım gelmiş.

Cigerpare'm gelmiş.

Hoş geldin kızım, hoş geldin.

Vallahi Dilşat'ın yollarda perişan oldu baba.

Bu ne demek öyle?

Böyle bir şey mi yaptı? Canını mı sıktılar? Nerede? Söyle. Oğlum niye

kızımı yalnız bırakıyorsun? Baba sakin.

Araba bozuldu sadece gelirken. Hayda.

Ee? Ne yaptı? Bir şekilde geldim gördüğün gibi.

Hiç laf söz dinleme.

Hep başa buyruk. Ne yaptığı belli değil. Ne zaman geleceği belli değil. Ben de

böyle birini tanıyorum ya. Şey...

Kimdi acaba?

Çok tanıdık geliyor. Aklına geldi mi?

Bir el hafı mı vursa kız?

Gel buraya bakayım.

Baba bak, babayla dalga geçmek olmaz.

Yemin ediyorum çarpılırsan.

Baba, valizler arabada kaldı. Valizler bir şey mi?

Hüsnü, valizleri al hadi oğlum.

Gel, gel yamaçıma bakayım. Gel.

Hoş geldin kızım, hoş geldin. Çok özlemişim, çok.

Sele.

Ne?

Bekle.

Kızım benim ufak bir işim çıktı. Halledip hemen geleyim.

Nereye?

Bir gerildin sen. Kötü bir şey mi oldu?

Sen geldi ya.

Artık beni kimse sinirlendiremez.

Bir tek sen sinirlendirebilirsin diyorsun yani.

Kurban olurum ben senin kara kaşıya.

Hoş geldin sen. Hadi sen yerleş.

Olmuyor ki ama böyle. Günlerdir beni darlıyorsun gel gel diye.

Bismillah konağa adımımı attım gidiyorsun.

Ne oldu?

Çok mu özledi beni?

E herhalde. Bir hasret giderseydik.

Gidereceğiz, gidereceğiz.

Hemen geleceğim.

İyi, teyzem'i göreyim bari.

Teyze yok.

Nerede? Şeyde.

Yakında gelecek.

Suzan kalpa.

Kızıma iyi bakın. Bak belli ki acıkmıştır. İyice zayıflamış. İyice

doyurun karnını. Ben geleyim.

Tamam agam, tamam.

Hoş gelmişsen güzel kızım. Hoş gelmişsen.

Aşır.

Aşır. Bir şey yok oğlum. İbo bir şey yok.

Baba ne oluyor?

Haydi oğlum.

Haydi İbo.

Al kardeşini İbo geçin arabaya. Haydi oğlum.

Bir şey yok oğlum. Bir şey yok. Bir şey yok.

Aşağı konuşacağız seninle.

Bir yer sordun mu konuşmak isteyeyim diye?

Benim canımı sıkma.

İn aşağı konuşacağız dedim, haydi. Tabii ya.

Senin canını sıkmayayım. Sen isteyince susayım, sen isteyince konuşayım.

Benim ne istediğimin bir önemi yok ki, haşır.

Ben senden dış kapının dışından dalıyorum. Değil mi?

Canım ne istese onu yap. Gün konuğa geçiyor. Bilin arabaya, haydi.

Haydi.

Haydi.

Haydi.

Ağam hiçbir şey yok, gitmişler.

Hadi Su, hadi.

Evladım kimsiniz siz?

Teyzem, tanımıyor musun sen? Serhat ağadır ya.

Yelduran aşiretini biliyor musun sen? Yelduran aşiret.

Agasıdır Serhat Yelduran.

Maşallah. Ne kadar yakışıklı olmuşsun.

Ne kadar büyümüş sen.

En son gördüğümde küçücüktü.

Hah. Teyzem, biz şimdi Yıldız Hanım'ı arayık. Yıldız Hanım. Yıldız Hanım sen

bilmiyorsan nerededir? Bilmiyorsan. Yıldız kim evladım?

Yıldız benim karım.

Adımın biri kaçırdı getirdi onu buraya. Yıldız arıyoruz teyzem.

Yıldız nerede?

Bismillah. Kim kimi kaçırmış? Kim kimi ne etmiş? Bana da deyiverin hele.

Serra.

Belki de sen onu Serra olarak biliyorsun Serra.

Aradığımız kadının ismi Serra.

Neredeler? Rami Usta'nın eşi mi? Ya benim karım Serra be!

Aa! Ya sen bırak şimdi kim kiminle... Teyzem benim. Sen bilir misin nerede

Serra? Serra Yıldız Hanım. Sen bilir misin Yıldız Hanım nerededir? Bilir

misin? Evladım gittiler.

Nereye?

Yattıysam dilini tepret gözünü. Sen dilini tepret.

Konuşsana. Nerede? Bilir misin?

Alo?

Sado ağam?

Ben Fıstık Hatun.

Söyle. Senin bu Rami Usta'm var ya... ...bir şeyler çeviriyor.

Ne? Ne olacak ağam? Bence kaçacaklar bunlar.

Yemin et.

Vallahi de billahi de. Beni yalandan bebeğe bez almaya gönderdiler.

Hanımı da içeride bokçak hazırlıyor.

Ağam sonradan haber vermedin olmasın?

Bekle. Tamam ağam sen nasıl istersen.

Oğlum haydi. Al çantayı haydi oğlum.

Tamam.

Hazır mıyız? Hazırız. Hadi. Hadi gidelim. Nereye gidiyoruz? Gördün mü?

İçeride.

Hayırdır Rami?

Nereye böyle?

Rufa'ya gezmeye mi çıkıyorsunuz?

Ağam. Alın Rufa sizin olsun. Biz evimize gidiyoruz.

Serra.

Serra ne demek bilmiyorsan.

Siyah niye Serra demek ister? Hiç düşün değil mi? Yok düşünmedim. Hiç de

umurumda olmadı açıkçası.

Serra demek mutluluk demek.

Serra demek bolluk demek.

Bereket demek. Şimdi sen gidersen bolluk da gider, bereket de gider.

Ben bunu ister miyim?

İstemem. Doğru.

İstemezsin. O zaman o bolluk bereketi sen niye öldürmeye kalktın?

Bak işte, burada çok haklısın.

Ufak bir karışıklık olmuş, seni başkasıyla karıştırmışlar.

Artık güvendesin, hiç merak etme.

Eğer burayı istersen istersen benim kanalıma gidelim.

Ağam.

Ağam, müsaade et biz gidelim. Biz seninle böyle mi konuştuk Rami?

Gitmenin bir bedeli var, bilirsen de bilmiyorum.

Yok mu ağam?

Ya sen niye Alisa?

Bu kız olan değil mi?

Oy oy oy.

Hay maşallah sana. Gel bakayım bana sen.

Oy oy oy. Hay maşallah. Sakın.

Benim çocuğuma sakın dokunma.

Çocuğundan uzak dur.

En iyisi biz seninle bir anlaşma yapalım Serra. Yok anlaşma ama anlaşma yok.

Rami Usta'nın diğer bir sözü var.

Özel.

Çok özel bir hançer yapacaktı, yapamadı.

Ben diyorum ki benim konağıma gelin, işini bitirsin, borcunu ödesin, sonra

istediğiniz yere gidersiniz.

Ne dersin?

Sen ne dersin Ramin?

Sen nasıl istersen ol.

Bak işte istediğin cevabı. Öyle de gülme oğlan.

Faksiyeni almışım kamyona. Hayır gerekiyor. Oğlum dur.

Gel buraya Samet gel. Çek elini. Çek elini benim oğlumunuz gibi.

Samet.

Tamam bir sakin olun sakin.

Çocuk benimle geliyor. Siz de beni takip ediyorsunuz.

Hadi bakalım.

Anne.

Anne.

Samet.

Serhat. Bana Serhat eme.

Tamam. Sağ ol teyzem benim.

Sağ ol.

Ne yapacak lan?

Gidip Yıldız'ı alacağız oğlum.

Görsünler bakalım.

El mi yaman, bey mi.

Ya şimdi biz böyle ikimiz gidersek olmaz ya.

Yusuf. Ya isteyirsen. Konağa gidelim.

Hazırlığımızı ödeyelim.

Gerekirse basalım orayı, Yıldız Hanım'ı alıp çıkalım.

Neyse.

Gelmiş ya benim torunlarım. Babaanne çok acıktım. Ben de acıktım.

Allah Allah.

Babaanneniz kurban olsun size kurban.

Asiye. Efendim hanımım. Al torunlarımı mutfağa götür.

Acıkmış benim torunlarım ya. Hoş geldiniz. Başımın belaları.

Geç hadi.

Yakalamışsın.

Nereye kaçacak?

Nerede gelmedi mi?

Ah bedeli kızım.

Ah bedeli kızım.

Bu senin yaptığın iş mi kızım ya? İş mi bu senin yaptığına? Söyle bana.

Ne yapardım ona?

Oğlum bir başka çare bıraktı mı ki? Ne çaresi Nida?

Senin ne derdin var da senin çaren olsun kızım?

Sen yaptıklarının bedelini ödesen.

Sen? Sen yaptıklarının bedelini ödedin mi Asır?

Ödemedim mi?

Ödemedim mi Nida?

Bak bak geriye bir tane kalp kaldı.

O kalp dursun diye her Allah'ın gecesi dua edeyim Nida.

Dursun ben o kalbi söküp almak zorunda kalmayayım.

İyi misin?

Acı. He, hakikaten acı.

Kız Nurgül, senin o ağzına taktığın nedir?

Allah'ına biberin yakıcılığından biraz mesafe koymak için.

Sen de diğerleri gibi leçeğini sarsaydın ne olurdu?

Ya ana insanlar uzaya taşınıyor. Yapay zeka almış başını geçmiş. Biz hala

tokmakla biber dövüyoruz ya. Biraz inovasyon.

Yani makineye izin vermiyorsan bari bunları takalım.

Ya makineyle biber mi dökülür Allah aşkına Nurgül?

Boş boş konuşma.

Aysel.

Hele bana bir kahve yap.

Valla hanımlar, ben hanım ağa olduğum zaman... ...yel duranların bütün

teknolojik imkanlarını mutfağa önlesene canım.

Hatta robot bile almayı düşüneyim, bileyim insansı. İnşallah.

İnşallah. İnşallah.

Emin ol, dört gözle bekliyim hanım ağa.

Haydi annesi çalışsın, haydi.

Kamil yukarıda, yukarıda, yukarıda.

Abi.

Kız Atçık siye ne oldu?

Bismillah daha yeni başladık.

Kibarlıktan öleceksen yemin edeyim.

Ben siye diyeyim.

Isot'tan değil o.

Konağa geldi ya ondan ağlıyor o.

Evinde hanıma aydı. Buraya gelince marabı oldu. Ondandır kız.

Herkes de hanıma.

Ne alakası var? Isot ya bu. Ayrıca gözümü yakıyor.

Gözünü yakayım. Vallahi eline de hiçbir iş yakışmıyor ya ben sana diyeyim. Haydi

çek çekme çekini. Çek böyle çek çek haydi. Ya bismillah.

Aranız geldi.

Birer müsaade.

Bensiz yapamaz.

Hoş gelmişsen ağam, hoş gelmişsen. Hoş bulduk, hoş bulduk. Gel ana, öyle bir

konuşalım.

Bir hal hatır sorsan ama arabaya karış.

Ya neyin hal hatırından bahsediyorsun Nurgül ya? Biz her gün birbirimizi

görüyoruz yani. Ayrı gayrı mı var?

Hadi içeride konuşalım hadi.

He he, gel gel. Ya ana ne oldu buna? Ne diye köpürüyor?

Ya ağa ya, günde iki kere köpürmeyince nesli tükendi zannediyor.

Hadi işinize bakın hadi. O kadar haklısın ki hanım.

Of!

Ya ana, anlamıyorum ha. Sen benim arkamdan niye iş çeviriyorsun?

Ne çevireceğim oğlum?

Dediğim gibi işte.

Yıldız'ı sormaya geldim.

Ya ne yapacaksın Yıldız'ı? Siyer ne Yıldız'dan?

Akif, bak senin karşında karın yok.

Anan var, ona göre konuş.

Ben şunu anlamıyorum bak. Şunu anlamıyorum.

Serhat bir işe giriştiği zaman arkasında kaya gibi duran kadın... ...böyle benim

ilk fırsatta arkamdan iş çeviriyor ya. Olacak şey mi bu?

Ay la la.

Ya oğlum, sen beni niye anlamıyorsun ha?

Ben bu Yıldız'ı sevmeyeyim.

Sevmeyeyim. Ama sonuçta bu kızın soy ismi artık bir yeldiramdır.

Bu kız hasta olmuş.

Bu kızın aklı gitmiş. Her şeyi unutmuş. Serhat bunun etrafında böyle deli divane

olmuş. Hop biz bu kızı taş kesenlerin Sadullah ağanın konağında görüyoruz. E

ne yapalım?

Daha ne yapalım diye.

Ya bu kız Serhat'la evli. O artık bizim namusumuzdur. Bu kadar.

Sen bu kadar oturuyorsun Sadullah ağayla. Hiç mi aklına gelmedi bir kere

sormak? Yok ana, sormadım. Niye biliyor musun sen? Niye?

Çünkü bu Serhat'ın yıldız derdi beni geriyor ya.

Ya ben burada ağa olmuşum.

O bombayı kucağıma koymuş, çekmiş gitmiş.

Yok geliniymiş, yok sevdasıymış, yok namusuymuş. Ya bir yerine adam bunlarla

mı uğraşacağım?

Allah Allah ya.

Bak köylü elimize bakıyor.

Ekillerin hepsi kurudu, kışı nasıl geçirecekler bunlar?

Kimse bunlarla ilgilenmiyor. Tamam işte oğlum.

Sen onlarla ilgilen, ben de yıldızla ilgileneyim. Ya yok, yıldız mıldız yok

artık ya.

Bitti yıldız mıldız. Allah Allah.

Ben de dahil, sen de dahil kimse bu yıldızdan bahsetmeyecek. Bitti ya. Bak

beni kötü kötü konuşturacaksın ha. Adam olsaydı o karşısına bir sahip çıksaydı.

Akif.

Bak bunu ben duymamış olayım.

Serhat da duymasın. Duyorsa duysun ana.

Ya duyarsa duysun ya.

Benden bu kadar artık.

Bundan sonra benim arkamdan kimse iş mi çevirmeyecek ana? Kimse ya. Böyle bir

şey yok. Sen de.

...bir daha hiçbir ağaya gidip onlarla konuşmayacaksın.

Tamam mı?

Ben seni bunun için mi hanım ağa yaptım?

Sen beni ne için hanım ağa yaptın?

Ana git bu... ...bu isot mu ezeceksen?

Reçel mi yapacaksan? Fıstık mı ezeceksen? Ne yapacaksan yap. Bir köylü

kadının bir tane derdi mi var?

Ha bir anlatamadı. Git onları dinle.

Ama benim alanıma girme.

Benim işime karışma.

Anladım oğlum.

Seni gayet iyi anladım. Eyvallah.

Peki.

Var mı başka bir isteğin?

Yok.

Var.

Nurgül'e söyle sakın buraya gelmesin.

Kafam karışık benim.

Dinleneceğim.

Emrin olur.

Belli ki konuşacaklarım var he ana. Aşk olsun oğlum ya.

Sen benim elimden hiç kahve içmedin mi yahu?

İçinden geldi bu.

Biraz da dertleşiriz dedim.

E anlat anam.

Anlat güzel anam. Neymiş derdin? Benim derdim belli oğlum.

Asıl senin ne derdin var onu söyle.

Yahu ana.

Al bak.

Elim derdim bitti.

Anladın mı? Bunları konuştuk. Bu konular kapandı. Gitti. Tamam.

Nasıl dersen öyle olsun oğlum.

O zaman al nikahına nidayı. Bitsin gitsin bu iş.

Ya ana.

Ya önce bir dinle ya. Sonra itiraz et.

Olmaz mı?

Belli ki kaçış yok ha.

Dinleyeceğiz, iyi.

Sen benim oğlunsun.

Seni ben doğurdum. Ben büyüttüm. O kadarlık bir analık hakkımız olsun ama

öyle değil mi? Hak nedir ya?

Hak nedir kız?

Ulan bak ben seni var ya bak.

Bak ben seni saçının teline abi Urfa'yı yakarım.

Hakikaten yakarım.

Anlat hadi anlat. Ne anlatacak?

Bilmiyorum.

Anlatayım bakayım o zaman.

Günlerden bir gün. Ula böyle dama çıkardın bir masal anlatacaksın.

He ana?

Eşek sıpası ya eşek sıpası bir dinle.

Allah Allah.

Anlat hadi anlat.

Hakikaten bilmiyorum anlat. Tamam.

İyi hadi anlatayım.

Günlerden bir gün.

Aynı Zeliha'nın daha ismi konmamışken senin yanına gelen ulak gibi

bir ulak gitmiş bir ağanın yanına.

Demiş ki ağam ben bir

mağarada yaşarım. Bir kızla bir oğlan geldiler.

Birbirlerine çok aşıklar.

Ben o mağaranın derinliklerine hiç inmedim. Hava yoktur diye korktum.

Ama onlar indiler.

Ben hayatımda hiç kimseyi sevemedim ama onlar

birbirlerini sevmişler.

Ben ölmekten çok korktum.

Ama onlar korkmamışlar.

Ben karanlığı sevmem.

O yüzden her gece mağarada ateş yakarım.

Ama onlar ışığı görmek

istememişler.

Nefes olmak istemişler.

Bir nefes.

Tek nefes.

Son nefes.

İşte o sırada öfkeyle

ağa kızın ağrıymış namus namus diye.

Yakalatıp canını alacak ya.

Ama sonra ne olmuş biliyor musun?

Ağa bunu duyunca kalbinin bir köşesine bir ateş düşmüş.

Öyle bir ateş ki söndürebilmek için kızının girdiği o karanlık

mağaraya atmış kendini.

Sonra da ondan haber alan olmamış.

Sen bilirsin ya o mağarayı.

Arandan çıkınca sağda yükselir. O mağara ki...

...hala... ...inlediği söylenir.

Demem o ki... ...bugün hırsla...

...yıkarsın, dökersin... ...ama ya yarın pişman olursan...

...ya pişman olduğunda... ...mida senin yanında olmazsa... ...yani

başında olmazsa.

Böyle bir şeyi yaşayan insan... ...nasıl pişman olur he ona?

Olur oğlum.

Olur. Bak olmaz demek... ...ben yapmam demek... ...bak hep ki

birdendir ha.

Sen öyle birisi değilsin.

Gel... ...vazgeç oğlum.

Vazgeç şu inadından ya.

Ya biraz zamana bırak ya. Biraz zamana bırak.

Ama nidayı nikahına al önce.

Yavrum, bundan sonra size yanaşacak bir

sevda mı olacak?

Yahut senin peşinden gideceğin bir sevda mı olacak?

Olacak mı böyle bir şey?

O konu kapandı.

O zaman sevabına yazılsın.

Hem sen... ...Babahan'ın halefi değil misin?

Sen madem ki Babahan'ın halefisin... ...bu konuyu...

...bir çözüme kavuşturacaksan... ...amacı çekeceksen...

Ama pişman olacaksan lakin hükmü sen

vereceksin. Ben ne yapacağım ya?

Ben bebelerimin anasına kıyayım mı?

Kıyabildin mi oğlum?

Yok.

O zaman bu kızı tekrar nikahına alacaksın.

De canım.

Ne diyeceksen de.

Ben kaza geçirdim değil mi?

Ölümden öldün.

Seni eve getirdim de her yerin kırıktı.

He.

He işte hâl öyle olunca çok uzun tedavi gördüm ben. Değil mi?

Öyle ama... ...Allah'a şükür iyileştin. Hiçbir şey kalmadı.

Çok şükür.

Ama ben şimdi anlıyorum.

Değil mi?

Şimdi ben bana ölümden döndüysem... ...ve haliyle çok uzun tedavi gördüm.

Bunların çok para gerektiren şeyler.

Sen söylemiyorsun.

Erkeklik gururundan ama bana diyebilirsin.

Sen bu adamdan borç mu aldın?

Beni iyileştirmek için bu adamdan borç aldın. Biz ondan mı bunları çekiyoruz?

Değil mi?

Ben biraz hava alayım.

Sen de odada kal. Kapıyı açma.

Tamam mı?

Kaç Ramer.

Kaç Ramer.

Kaç. Kaç. Nereye kaçacaksın?

Ne kadar kaçacaksın?

Rami senin sandığın kişi değil.

O bir sahtekar.

Sahtekarın teki.

O sahtekar sen ne?

Yıldız yapma.

Söyle. Allah.

Halis Rami sahtekar.

Çocuklar. O el kadar çocuk bana anne diyor.

O da mı yalan söylüyor? Küçücük çocuk bana yalan mı söylüyor? Nasıl bir oyunun

içindesin seni? Nasıl kandırdılar bilmiyorum.

Ama sen ne kadar... Hiç bir tehlikenin ortasında olduğun farkında mısın?

Hadi aç cama gidelim.

Hadi gel kaçalım gezdirelim kızımı.

Çıkalım gezelim biz Gülçin.

Gezelim annem.

Selamun aleyküm.

Ben diyorum ki biz kordaklar olarak böyle gücümüzü, kuvvetimizi belli

etmekle birlikte abi derdi olan gelsin derdini anlatsın. Ne bileyim

paraya ihtiyacı olan oradan parasını verelim. Hem mi? Hem diyelim ki bak abi

gazetecileri çağıralım ya. Öyle değil mi? Kulüp başkanlarını çağıralım. Ne

bileyim? Hatta fenomenleri çağıralım. Efendime söyleyeyim o genç popstarlarını

çağıralım. Çağıralım ya.

Hatta, böyle avluya iki tane taştan kale yapalım, çift kale maç yapalım, he emmi?

He, olur olur olur.

Yav emmi, sen beni dinliysem mi?

Ne?

Antem tutem ben seni, şekere katem ben seni.

Lan ne diyorsun lan sen?

Yemek diyem, yemek.

Yav Allah senden razı olmuş. Bak bir yer değilsen ki...

Türkiye'nin en büyük enerji yatırımını yapacağım. Seni ön ayağa koyacağım sen

beni dinlemiyorsun ki. Lan oğlum sus bunu her yerde konuşma lan.

Manyak. Yerin kulağı var oğlan.

Yerin kulağı mı var?

Ya senin kulağın duymuyor. Allah aşkına. Sen yerin kulağını nasıl duyacaksın?

Lan oğlum ne istiyorsun bunu ya? Lan siyasetçi olan sensin oğlum. Ben ne

anlarım lan siyasette?

Git de yapıza yap.

İyi peki emmi.

Program bende.

Haber edeceğim hepsine.

Oho!

Amman'ın yine yayın gitti.

Oğlum herkesin emaneti hazırlığı tam değil mi? Hazır oğlum. Tamam mı?

Haydi bismillah.

Yusuf hazır mı herkes?

Hazır kamu evvelallah. Serhat, Serhat gözünü seveyim dur oğlum. Şimdi değil.

Ya böyle olmaz oğlum böyle olmaz. Serhat böyle olmaz kurban olayım. Ya ne olmaz?

Ne olmaz? Adam karımı kaçırmış. Karımı öldürecek diyorum. Sen hala neyin

olmazındasın ya? Ya öldürseydi. Çoktan öldürmüştü zaten.

Ne?

Bu kadar mı sevmiyorsun Yıldız'ı?

Bu kadar mı kin tutuyorsun hala?

Bak oğlum.

Yıldız bu konağın... ...açiretin insanıdır.

Ama mesele Yıldız değil. Neymiş mesele?

Mesele sensin.

Ben sana bir şey olacak diye çok korkuyorum.

Bak abim daha yeni bizim taş kesenlerle aramızı düzeltti.

Böyle baskın vermek olur mu oğlum olmaz.

Ya biz onların yegenini öldürdük biz. Biz öldürmedik. Ben öldürdüm.

O zaman gelecek intikamını benden alacak.

Delikanlı olacak karıma dokunmayacak.

Bu işin geri dönüşü yok.

Yıldız bu konu gelecek.

O kadar. Yusuf.

Oğlum hadi herkes ağa basın ömürsün. Haydi!

Kimsenin gözünün yaşına bakmayın!

Baba sen gel miyim sen?

Oğlum... Ağasına sormadan

hiçbir yere gidemeyin.

Yusuf haydi!

Kıyamam, dumanım dumanım.

Urfa!

Sen mi büyüksen ben mi büyüyem?

Sen büyüksen sen.

Ben kimim ki?

Ulan hiç böyle olacağını düşünmemiştim ya.

Canımın bu kadar yanacağını hiç düşünmemiştim.

Akif ben size aşık değilmişim.

Ben kendi gerçeğimden kaçmaya çalışmışım.

Biyettiklerini buna o kadar iyi öğrettin ki.

Neymiş o gerçek?

Aşırı mı? Yok.

Aşırı doğru olan.

Gerçek olan benim adımın Nida olduğu.

Benim de herkes kadar, hepiniz kadar insan olduğum.

Hadi eyvallah.

Bir daha da böyle denk gelirsen ki, beni tanımamazlıktan gel.

Tamam mı?

Ben doğduğumdan beri, doğduğumdan beri neden hep bir tarafım, hep böyle eski

kalıyorum?

Ya neden hep bir tarafım eksik kalıyor?

Lan niye lan?

Lan niye lan? Niye lan?

Ya ne var kadı?

Akif! Ya Akif sen neredesin oğlum?

Ana işim var. Ne oldu ki? Bırak işini gücünü, işini gücünü bırak. Serkat'ın

peşine düş.

Sebep?

Onların konağına baskın vermeye gitti. Yıldız'ı getirecekmiş.

Yahu yeter yahu.

Yahu yeter bak yeter diyorum yeter.

Bu herif bizi bir öldürtmedi gitti yahu. Yahu yeter diyorum yeter. Bu herif bizi

öldürtecek.

Ben bittim. Yeter.

Patlayacağım şimdi.

Yavrum. Balcan kebabı böyle yenir.

Baba valla doydum.

Al bakalım.

Baba burama kadar doydum. Ölümü görürsün. Ya nereme yiyeyim? Ölümü gör.

Patlayacağım. Beni sevilsen. Seviyorum ama yemeyeceğim.

Suzan kalfa.

Yavrum göreceğim yediğini hadi.

Ye. Hah.

Ye.

Oh.

Hepsini senin için yaptırdım. Size özel.

Uydurma. Bugün geleceğimi bilmiyordu.

Hı. Bilir misin sen yokken buzlukluya bir şey icat edildi. Acayip bir şey ha.

Hazırlıysan, içine koyuşsan hiç bozulmadan öyle duruyor.

Uyşş. Esra mı diyorsun?

Esra diyeyim.

Sen gelirken ben gididim. Hadi ya.

Baba.

Ne oldu?

Oo, Ramius'la. Gel, gel.

Kaynanan sevmiş diyeceğim ama... Rahatsız etmeyelim.

Suzan'ım, bana bahçede bir kahve yapsana. Ve haydi gidelim.

Sıra kalmayın.

Buyur Rami Usta.

Nedir yine derdi?

Benim derdim belli.

Belli tabii benimkiler soru. Serra aşağı, Serra yukarı.

Ağzından başka bir şey çıktığı yok.

Çocuklar için.

Tabii çocuklar için.

Çocuklar için tutuyoruz onu burada.

Başına bir şey gelmesin diye.

Bir zarar gelmesin kadına.

Burada ne zarar gelecek ula kadına? Öyle değilsin de.

Peşini bırakmıyor ki o herif. Ben de o yüzden salmayayım oğlum.

Hele bir tınağına dokunmaya kalksın.

Konağı başına yıkarım.

Eyvallah.

Eyvallah.

Kaç mısın?

Eyvallah ağam. Biz hallettik o işi. Allah razı olsun.

Ben gideyim ağam. Sağ olasın.

Akif, Akif Ağa değil mi?

Yavaşla oğlum yavaşla.

Ağam emin misin? Ne yapacağız?

Gezip geçelim mi?

Allah şahit yap desen yapmazsam ne haberde ağam?

Biliyorum.

Biliyorum da işte.

Ağabeyim. Keşke o da sana kardeş bellese.

Abim hayırdır?

Asıl siz hayırdır? Nereye böyle?

Taşkesenlere. Taşkesenlere.

Ne yapacaksınız?

Konak mı basacaksınız? Sadece konak basmayacağım. Bir de o konağı onların

başına yıkacağım. Hadi çekil. Mahalle kavgası mı bu?

Adamları toplamışsınız buraya.

Uşağı da yanına almışsan gece gece konak mı basıyorsun sen?

Hadi sen kendi canının derdine düşmüyorsun.

Bu adamları da mı düşünmüyorsun sen?

Onların canı bana.

Benim canım onlara feda olsun, oldu mu?

Ya tabii canım.

Can dediğin zaten nedir ki?

Yıldız'ın yoluna bütün aşiretin canı feda olsun ya. Nedir ki yani?

Abim. Ya ne oldu?

Ne oldu? Sen bu Zübiye'ye niye emanet ettin? Ha?

Niye emanet ettin? Yalakazı gibi orada dikelim diye mi?

Sen ağa olduğu zaman ben size böyle mi yapıyordum?

Doğru. Gerçi sen böyle yapmadın bana. Sen bütün işlerini benim arkamdan

çevirmeyi tercih ettin, öyle mi?

Yıldız benim karım. O aşiretinde geleni ona yapılmış her kötülük aşirete

yapılmış sayılır. Çekil.

Peki o zaman ben bu aşiretin neyi yem? He? Elif söylüyor. Yapma. Ya diyem. Bir

de senin ağzından duymak diyem ya. Ben bu aşiretin neyi yem ya? Ağasısın!

He? Oldu mu ağam? Ağasısın. Ağası mı ya? Ağasısın.

Biri benim aşiretime kötülük yapmaya çalışıyor ama benim haberim yok.

Biri o kötülüğe cevap vermeye kalkışıyor ama benim...

Haberim yok.

Biri benim emrime tabi olan adamları ecele yürüteyim. Ama benim haberim

yok. Ya ben şükreyim böyle ağanın içine.

Oldu işte şimdi haberin. Beni zorlama çekil.

Kimse hiçbir yere gitmesin.

Anlamadım.

Ne demek kimse bir yere gitmesin?

Eğer ben bu aşiretin asiysemse ki asiyam kim emrime uymazsa

yarın onun defterini dürerim. La bak beni tanısız ağa. Beni çok iyi tanısız.

Bunu yaparım.

Emrim reddir.

Kimse Serhat'ın arkasından gitmeyecek. Ben giderim.

Ben bir yemin ettim. Ağam nereye ben oraya.

Emrim ağa uymayacak olan var mı?

İtirazı olan var mı?

Abim. Abi değil.

Serhat abi değil.

Konakta abinim.

Düğünde dernekte abinim. Aile içinde abinim. Ama şimdi...

...anam.

Hükümdür.

Her kim ki...

Serhat'ın peşinden giderse artık bu haşiretten değildir.

Ne evime, ne konağa, ne de Urfa'ya uğramasın.

Ölene dek hasımımdır.

Niye yapıyorsun bunu?

Niye? Çünkü ne ben, ne de hiç kimse senin oyuncağınız.

Eğer biye ağırlığı teslim ettiysense hükmüme de

biat edeceksin.

Ya Rabbi, ne güzel yaralarım.

Sen benim çocuklarımı kazadan, beladan, her türlü tehlikeden koru.

Sametimi, Ayşem'i kötü niyetli insanların şerrinden muhafaza eyle.

Ayaklarına taş değirme.

Bize yolladığın mucizeyi geri alma Ya Rabbi.

Geri alma güzel Allah'ım.

Yıldız'ı çocuklarıma bağışla.

Evlatlarımı, çocuklarımı... ...ana kucağından mahrum bırakma. Ana

sevgisinden mahrum bırakma ya Rabbi.

İşte böyle.

Aynı böyle yaptım işte. E ne güzel işte. Gerçek ağanın kim olduğunu anlamıştır o

da. Anlamıştır ya.

Gerçi o nereden anlayacak? Anlamamıştır o. Ya sanki ne yapacak? Tek başına gidip

konak mı basacak?

Basmaz. Basmaz ama o ne yapar eder? Bu gece bekler, sabah yine harekete geçer.

Allem eder, kallem eder. Böyle bir şekilde o avluya girmenin yolunu bulur.

Serhat Yıldız'dan vazgeçmez ki Nurgül.

Bırak. Girsin ya. Girsin.

Sadu halletsin işte ne güzel bir tel gider hiç uğraşmak.

Öyle değil.

Öyle değil. Bildiğin gibi değil. Bil bilmediğin şeylere karışma. Orada

stratejik şeyler var.

Stratejik? He.

Aynen öyle.

Sen böyle konuşunca normalde gıcık olmam lazım ama ağırlık size o kadar yakıştı

ki. Sen Serhat'a da böyle posta koydun. Ne dedin? Nasıl şey yaptın? Dur dur dur.

Bak Siyah'a ne getireceğim. Bekle.

Ne getireceğim?

İşte hediyen Nurgül.

Bu ne ya?

Kahve makinesi falan mı aldın bir yere? Küçük ev aleti, hiç sevmem. Ben siyah

kahve makinesi niye alayım Nurgül? Gülsel kahve yapıyor ya, ben siyah niye

kahve makinesi alayım ya? Ya ne bileyim işte, reklamda meklamda gördüysen diye

heves ettim. Heh, ben de reklam izleyeceğim, reklamda göreceğim ya.

Saçma sapan koşma. Hele aç şunu ya, bak çok beğeneceksin. Aç.

Aç. Bir bak beğenecek misin?

Hele aç, aç.

Aç aç aç aç. Aç Nurgül.

Bu ne ya? Para sayma makinesi.

Nasıl? Beğendi mi?

He çok beğendim. Her gün kullanırım bunu artık.

Vallahi Allah izin versin Nurgül var ya bunlardan böyle bir dizi alacaksın.

Böyle dizeceksin ha buraya.

Ondan sonra seninle birlikte oturacağız böyle karşısına. Böyle birlikte benim en

sevdiğim sesi dinleyeceğiz.

Para zesi.

Para dolu olacak.

Valla mı?

He ya.

Dağ, taş, her yer para dolacak Nurgül.

Ayy. O zaman şu benim beğendiğim yüzük vardı ya hani kocaman.

Aya gibi elması olan. Bunu da alır mıyık bir yere he?

Nurgül var ya siyah ne diyeceğim.

Şu ellerin her birine elmas yüzüklerle dolduracağım hepsini Nurgül. Anladın mı?

He anladım.

Ver bir şey. He?

Lan dur, dur.

Yavaş.

Gitti canımın cananı, aile

canım, aile canım, uy

canım.

Beni bıraktı yaralı,

mihri canım, aile canım.

Sen benden vazgeçtin ha Yıldız

Bırak

Vazgeçtin ha

Ya tabii canım.

Can dediğin zaten nedir ki?

Yıldız'ın yoluna bütün aşiretin canı feda olsun ya. Nedir ki ya?

Bizim kızımız olsun.

Ben senin hep bir kızımız olsun istedim.

Senin gibi güzel.

Güçlü.

Kârem Abdüs.

Bir de gözleri böyle olur.

Mahrum bırakmazsın herhalde kızımızı gözlerinden.

Kısmet.

Her kim ki Serhat'ın peşinden giderse...

...artık bu ahiretten değildir.

Çünkü ne ben...

Neden hiç kimse senin oyuncağınız?

Eğer biye ağırlığı teslim ettiysense... ...hükmüme de

biat edeceksin.

Yalnız uyumaktan çok yoruldum sen şu an.

Yanımdan istiyorum.

Görüyorum.

Aliyom.

Tamam.

Bir istiyorum, ısrar etmem. Sadece bir istiyorum.

Hayırlı geceler hanım.

Var mı hikayesi?

Annem taktı.

Gelinlikle evden çıkarken... ...bir huza taşıdır.

Akıllığın gözyaşı...

Kalbini yormasın, burada biriksin dedim.

Göz yaşı taşı da derler.

Derdi ne kadar büyükse... ...taşı da o kadar büyük olurmuş.

Neden sordun?

Çok güzelmiş.

Gitme. Yıldız.

Serhat gitme. Yıldız.

Gideceksen beni de götür.

Seval. Beni bırakma.

Bizi bırakma.

Bize vazgeçme ruhumu yersin.

Yapma.

Yapma benim ruhumu yersin.

Ayağa kalk.

Allah razı olsun.

Bomba birazdan patlar.

Faş kesenler ayaklanır.

Gören duyan?

Merak etme, sıkıntı yok.

Gün doğmadan çözdüm işi.

Peki ne diyorsun oğlum?

İşe yarar mı?

Bakacağız.

Bakacağız.

Çünkü vazgeçemediğin şey... ...senin en zayıf yanındır.

İyiysen bu zayıflığını saklamazsın.

Çünkü sevmek iyi bir insan için zayıflık değil... ...lutuftur.

Atlar yok.

Atlar kaçmış.

Ama kötüysen...

...kötüysen saklarsın.

Çünkü korkarsın.

Ettiklerinin bedelini ödemekten korkarsın.

...sevdiklerin ödemesin diye korkarsın.

Ama aslında farkında olmadan bütün sevdiklerimi esir edersin.

İşe yarayacak mı, yaramayacak mı bakacağız.

Hadi bakalım, gidelim.

Bize lazım olan Fırtınadan sonraki sessizlik. Ömrüyoruz, hadi.

Ya oğlum, sabah sabah rüyanızda mı gördünüz lan topu? Ben iki satır kitap

okuyayım demedim mi size?

Tamam anne.

Sizlerin haline bak.

Hadi çok yormayın bak kendinizi.

Günaydın. Size de günaydın.

Duydun mu olanları?

Anamın gazabına uğramışsın.

İyi misin?

Bilip bilmeden konuşuyor işte.

Bu konakta herkes böyle mi?

Oho Feriha Hanım.

Dur yahu daha yeni geldin. Ne gördün ki?

Ama sen anama bakma. O en başlarda bir el öyleydi.

Onu tanıdıkça seversin.

Hiç sanmayayım.

Bunları sen mi haşet ettin hakikaten?

Yok canım ben bunları nasıl haşet edeyim tek başıma?

Bu taş kesenlerin kızını gördüm yolda. Arabası bozulmuş. Uyardım et.

Aşka senlerin kızı mı?

He. Tanıyor musun sen?

Dilşatmış adı.

Bilirim.

İyi. Sen sen ol.

Bildiğini kendine sakla burada.

Tamam?

Ha bir de ne yapıyorsan sen biraz dikkatli ol.

Değil mi?

Sağ olasın.

Altış yavrufak hava altışı.

Ye kızım ye ye maşallah ye.

Sanki biraz zayıflamışsın ha oralarda.

Baba.

Özlemiş misin sen reçelli yumurtayı?

Çok iyi.

Bizim çocuklar seni arabayı tahammül ettirmişler.

Arabamı mı?

Baba kiralıktı o ben onu havaalanından kiraladım.

Ben geliyorum diye haber açırsa ölürsün değil mi?

Ağa kızı sen sen, ağa kızı sen.

Kiralı karı mı ne oluyor?

Ben gösteriş sevmiyorum biliyorsun.

Sen mi sevmişsin gösteriş?

Gösteriş senin göbe kadın, göbe kadın.

Neyse hadi ben kaçıyorum.

Ya nereye nereye? Daha dün geldi. Ateş almaya mı geldi? Vallahi bırakmam. Ya

buradayım. Çarşıya gideceğim. Urfa'yı özlemişim.

Keşke babayı da Urfa kadar özleseydi.

Oy, aşk olsun sen benim kahramanımsın. Kahramanım.

Babişkom benim. Bu ne ulan babişkom babişkom?

Sensin ya. Muşkomuşkom nedir ya?

Ne gülüyorsunuz?

Bakmayın öyle melmel.

Kahve yapın bir hadi. Emre olur ağam.

Babişkom ne ya?

Ah ah gençlik ah.

Hayırdır marem sabah sabah?

Ula senin ağzın nedir?

Ne demek atlar yok?

Yaver! Akam?

Yaver, iş oldum.

Atlar yok.

Biri atları salmış.

Yeri la yeri yeri yeri!

Tez olun, arabamı getirsinler!

Koş arabaya koş koş!

Tez olun tez olun!

Getir ceketimi.

Aa!

Anne!

Ne yaptın lan? Oğlum ben ne dedim size?

Ya, Renas! Anne, vallahi ben yapmadım.

Renas! Bir tane, bir tane.

Bak kurban olurum sana. Kafanı çarptın mı oğlum? Kafanı çarptın mı? Dur. He?

Vurdun mu kafanı?

Bak kolunu çarptın tamam tamam tamam.

Göster bana nereni çarptın.

Tamam bir tanem sakin sakin sakin şöyle koltuğa alalım sana dur.

Dur bir tanem dur bir tanem dur incitme incitme incitme.

O zaman bu kızı tekrar nikahına alacaksan.

Alacağım.

Alacağım dediğin gibi olsun.

Tamam.

Ama öyle alacağım demekle falan olmaz. Bak ben baştan söyleyeyim.

Lütfedeceksen etme.

Kendine saygı duyacaksan duyma. Nida senin çocuklarının anasıdır.

Eğer ki Nida ile evleneceksen geçmişi unutup

Ona Aşırı Ağa'nın karısı olduğunu hatırlatacaksın.

Ona yaraşır bir şekilde soracaksın.

Ne yapacağım ya?

Yollarına gül mü sereyim ya? Hayırdır?

Allah Allah.

Vallahi onu ben bilemem.

Onu ben bilemem.

Ama bak bu parmağına yüzüğü takacaksan öyle alelade bir yüzük falan da olmaz.

Bak baştan söyleyeyim ben.

Çarşıya gideceksin.

Ahmet Usta'dan alacaksın o yüzüğü. En nadidesini, en iyisini,

en bulunamazını bulup alacaksan, evleneceğin kadının

parmağına takacaksan. E o ne?

Ya ben anlamam. Bak ben anlamam.

He dediysen, hakkını vereceksin.

Ona Aşırı Ağa'nın karısı olduğunu hatırlatacaksan.

Selamun aleyküm Ahmet abi.

Vay aleyküm selam. Hoş geldin ağam. Hoş bulduk abi nasılsın iyisin?

Anamın selamını getirmişim size.

Sağ olasın ağam. Benim de selamlarımı saygılarımı götüren siz.

Çoktandır uğramadı bir. Hayırdır.

Sağlığı yerindedir ağam.

İyidir abi iyidir. Allah razı olsun.

Hele Ahmet abi ya.

Diye bir yüzük lazım da.

Bırakmışım vitrindekilerden, kıymetli olanlardan göstersene. Onlar size

yaramaz ağam. Size uygun yüzüklerim vardır.

Size göstereyim hocam.

Buyur ağam.

Yakut taşıdır ağam.

Bir aydır buna çalışıyorum.

Çok özeldir. Dünyada iyi şey yoktur.

Eee, malumunuz ağam.

Muni parmağına takan kadının da dünyada eşi yoktur. Öyle değil mi ağam?

Öyle, öyle.

Halil ağam.

Ya kızım ben size ne dedim ya? Dikkat edin şu çocuğa demedim mi Nida?

Tamam bekle beni. Bekle ben geleceğim hadi.

Hoş geldin adam.

Eyvallah.

Yusuf.

Buyur beyim.

Biz Sadullah Ağa'ya bakmıştık ama.

Çıktılar onlar.

Serra diye bir kadına baktık biz. İki çocuğuyla gelmiş buraya.

Ben bilmem beyim. Suzan kanka var çağırayım mı? Yok yok.

İçeride mi? Evet beyim. Tamam ben bakarım. Sağ ol. Tamam. Kolay gelsin.

Sağ olun. Eyvallah ablacığım.

Ama plan işe yaramış gibi ha.

Kimse yok yani.

Sen gene de arkaya bak oğlum. Ben içeriden giriyorum. Emriyorum.

Nereye bakmışsınız?

Ben bir kadına baktım ablacığım. Adı Serra. İki çocuğuyla burada kalıyormuş.

Rami ustanın eşini soruyorsanız şu odadalar.

Sağ olasın, kolay gelsin.

Ada?

Hayırdır? Birine bir şey mi oldu? Yok yok hanımım da.

Yok ben bir şey öğrendim ve kime söylesem bilemedim.

Ne öğrendin?

Koş arabaya koş koş.

Tez olun tez olun.

Getirecek etimi.

Buyur Sultan Hanım.

Ne yalan söyleyeyim. İyi plan yapmışsam.

Baksiye bir şey diyen mi?

Ben düşmanım.

Kuvvetlisin değil.

Akıllısını severim.

Ulan bırakın!

Bulanacağım ben sizi!

İyi misin oğlum?

İyiyim ağam, sıkıntı yok. O yüzden... ...size dokunmayacağım.

Yıldız nerede?

Sen bu kadını...

Esra'tan çok sevilsin.

Ya bu nasibi açtır ki böyle avalıyı, servetiyi, konayı bırak diye

bir kadının peşinden gidilsin.

İşte orada yanılıyorsun Sadullah'a.

Neymiş yanıldığım?

Eğer sevdiğini koruyamıyorsan... ...sahip olduğun hiçbir şey senin

değildir. Ya da... ...bu sahip olduklarının hiçbir kudreti yoktur.

İşte orada yanılıyorsun.

Atlarımı kastedirsen, bir elaf vurursan öyle değil mi?

Ah sen çok yaşa. Ama hiç merak etme.

Benimkiler evini, yurdunu, sahibini hatırlar.

Çok uzaklaşmamışlar.

Otlayıp geri dönmüşler.

Seninki geri dönmedi.

Niye?

Çünkü seni hatırlamıyor.

Bırakın! Bırakın!

Bırak bak sana son kez soracağım Sadullah'a.

Yıldız nerede?

Vallahi bilmiyorum.

Gidin dedim.

Bırak! Lan bırakın!

Nerede?

Bilmiyorum.

Nereye isterseniz.

Oraya gidin dedim.

Azat ettim.

Senin yaptığı gibi.

Artık hatırlarsa sahibinin sevgisini.

Benim atlar misali siyah dönecektir.

Ama hatırlamazsa o da senden. Seni şansı ya.

Hiç bir yak kızma. Sen ne yaptıysa aynısını yaptım.

Rami. Ne oluyor?

Ne işimiz oldu? Bir riskliye gelmedik. Biraz bekleyeceğiz. Sonra arayacaklar

işte.

Rami çocuklar nerede?

İyiler, güvendiler. Merak etme.

Ne demek güvendiler? Ne oldu?

Ne oluyor? Çocuklar nerede?

O herif mi aldı?

Esir mi aldılar çocukları? Çocuklar nerede Rami? Kaç kere diyeceğim Yıldız.

Neden Yıldız dedim ona?

Çünkü senin adın Serra.

Yıldız. Benim adım Serra. Yıldız ne? Serra. Yıldız. Benim adım Serra. Yıldız.

Yıldız. Yıldız yandı.

Dalyan, bu fıstık işinden niye vazgeçtin sen? Yok baba, benim işim olmaz.

Ne yapacaksın?

Yapay zeka.

Benim işim o. Yapay zekadan ne işi var ya? Tamam, bırak.

Ehlen, ehlen. Aşırı oğlum, ehlen. Hoş geldin. Nasılsın baba?

Ehlen, ehlen.

Hoş gelmişsiniz.

Hoş bulduk. Hoş bulduk, hoş bulduk. Buyur, gel otur.

Benim bu masada işim yok.

Hadi, afiyet olsun.

Ulan babacım ne masası ya? Akalarla oturduk, sohbet ediyoruz.

Öyle değil mi? Durgu söyleyin. Bizi davet etti, biz de geldik. Yani memleket

meseleleri için ne yapabiliriz? Oturmuşuz, onu konuşuyoruz biz bize.

Memleket için yanlış adamla konuşuyorsun Tayyar abi.

Hadi afiyetle.

Ne olmuş buna ya? Yok yok, bir şey olmaz.

Niye böyle ediyorsun?

Ulan bu küçükken de böyle agresif.

Çölgesiyle kavga ediyordu adam ya. Öyle değil mi Mustafa?

Kızmış ama haberleri yok.

Ana! Oğlum!

Nedir ya, ne oldu? Nida götürdü mü çocukları hastaneye? Götürmedi değil mi?

Yok yok, bir şey yok ya.

Az bir kolunu mu incitmiş ne, Renaz?

Öyle acıyınca da panik yapmış Nida.

Ama iyiler ya, hiç merak etme. Oyun oynuyorlar içeride. Allah'ım yarabbim

ya. Sana bir şey diyeceğim ha.

Ya bu, neydi bunun adı ben unuttum. O kadını gördüm ben, haberin olsun.

Perihan'a mı diyorsun? He, Perihan değil mi?

Onu gördüm, haberin olsun.

Biliyorum, biliyorum.

Ben zaten onu takip ettireyim.

Bakalım başka ne haltlar yiyecek diye.

Yahu çarşıya gideyim demiş.

Ben hiç zannetmeyeyim öyle bir şey olduğunun.

Alım altından ne çıkacak göreceğiz.

Sen buraya bak bir şey söyleyeceğim.

Sen buraya başa belasana. Haydi, haydi.

Feriha.

Ağzım kaçtı. Sakın. Ağzım kaçtı. Bana dokunmaya kalkma sakın. Bak.

Bak şimdi. Vallahi bak.

Yeminle ağzım kaçtı. Ağzın kaçtı.

Ağzım kaçtı.

Söyle. Yok bir şey. Ağzım kaçtı. Gerçeği söyle.

Söyle. Yapma Serra. Bana gerçeği söyle. Yapma Serra. Bana gerçeği söyle. Benim

aklımla artık oynamayın. Bana gerçeği söyle.

Yok vallahi. Ağzım kaçtı.

Yeminle. Ağzım kaçtı. Serra. Yeminle.

Bana gerçeği söyle yemin et.

Ne için?

Söyle Rami.

Neyse. Rami ben kimim?

Söyle yapma.

Rami ben senin karın mıyım?

Yapma Zeyra.

Çocukların anası ben miyim?

Siz misiniz benim ailem?

Ben buraya mı aitim yoksa...

İslam'ın kimim ben?

Sarah mı?

Yıldız mı?

Söyle.

Söyle. Yapma Sarah.

Söyle. Yapma. Söyle bana gerçeği söyle.

Yemin et bana gerçeği söyle. O alnını koydun.

Seyze'ye, Orhan Bey'in üzerine bana yemin et söyle.

Söyle.

Rami söyle.

Çocukların üzerine yemin et bana gerçeği söyle.

O her kadar bebenin üstüne yemin edeceksin Rami.

Söyle.

Seni kaybetmek istemedim.

Seni kaybetmek istemedim.

İstemedim.

Yaptın değil mi?

Oğlan seni gördü bile.

Her yerin kalan şimdiye gelin.

Parlayan gözlerin bana umut verdi.

Yaptın. Hayal ettim.

Dedim ki... Neden olmazsın? Tamamen yalan söyledin ha.

Dedim ki neden olmazsın?

Neden olmazsın? Neden olmazsın dedim.

Çok istedim. Ya ben sana sordum!

Hanımım. Ha Mustafa söyle.

Oğlum emin misin?

Vay namussuz.

Vay ahlaksız ya şuna bak.

Ama bu kadarı da fazla ha.

E tamam at at Seman at.

Vallahi ya.

Ziyana! Ne oldu yavrum?

Ziyana! Bu ne rezillik? Bu ne rezillik? Bakalım başımıza senin yüzünden

daha neler gelecek?

Hayırdır yavrum? Kim verecek bunun hesabını?

Yozgene ne oldu Meryem? Daha ne olacak?

Aşiretin namusu elden gidiyor. Sen burada keyif çatıysan.

Ana.

Ana ne oluyor?

Yetiş aşırı yetiş.

Bu babanın bir şey yapacağı yok.

Bari aşiretin namusunu sen kurtar oğlum.

Sen ne biçim konuşuyorsun?

Yenge hakikaten ya.

Ne oldu ya yangın mı var? Yangın var dayan yangın var.

Aşiretin itibarı yani.

Tövbe tövbe.

Bismillah bu ne ya?

Senin bu.

Kona... getirdiği kadın.

Sadullah Taşkesen'in metresiymiş. Metresi.

Allah Allah.

Tövbe. Allah korusun. Ya konağa kadar

gitmiş. Konağa kadar.

Kim bilir belki şimdi de koynundadır. Ya sen burada otur.

Uyuz yana. Uyu.

La saçma sapan konuşma.

Almanın odasına götür lan.

Ya sen daha buna inanmıyorsan al gözlerinle gör. Bak.

Ulan Sadon!

Ulan Sadon!

Kaya! Ağam! Topla ulan adamları! Taç kesinlere gidik! Emri olur ağam! Ama sen

git sen git! Sen git burası bende!

Kale bende!

Ulan!

Aşir! Oğlum bence senle babaydan beraber git! Bak nolursa olsun babaydır! Belli

ki kan dökülecek! Hadi oğlum!

Bakarım ulan senin işlerimden!

Akif Ağa!

Hayırdır Serhat?

İşlerim senin hayrına da ağlığına da sana... Hop hop hop!

Ağrılıyor! Ağrılıyor!

Sen söyledin değil mi?

Neyi o? Gittin Sadullah'a benim bütün planımı sen anlattın değil mi?

Ya ben kimseye hiçbir şey anlatmadım. Bak bana yalan söyleme. Ben kimseye

anlatmadım. Bana yalan söyleme. Ben yalan söylemeyeyim.

Sadullah'a ya.

Ben haber verdim.

Sadra!

Sadra!

Sa... Sado!

Sado!

Tamam. Hayırdır Ziyan ağa? Bu nedir ya? Buna kalp öyle konağı basmaya mı geldi?

Ula sen bize dolga mı geldin sen?

Sebep? Niye öyle dedi?

Ya bize bir emanet gönderirsen.

O emanetle sonra da gizli gizli buluşacağız ha.

Lan sana yakışır mı?

Anlamadım Ziyan ağa. Gizli gizli buluşmakta kası nedir lan?

Sen ne anlansın sen? Söyle bir hele söyle.

Anlısana.

Ha bu Perihan denen kadını değil. Hop hop sen ne biçim konuşuyorsun be?

Sen hayırdır kozum?

Başlatma kızına öyle m... Neler söylüyorsun sen benim teyzem hakkında?

Ne?

Teyzem mi?

Teyzem ya ne sandın?

Bir daha herhangi bir şey söylediğinizi duyarsam teyzem hakkında para alırım

hepinizin.

Bir aydır buna çalışıyorum.

Çok özeldir.

Dünyada eşi benzeri yoktur.

Malumunuzdur ağam.

Bunu parmağına takan kadının da dünyada eşi benzeri yoktur.

Neden?

Neden yaptın?

Çünkü. Çünkü ne?

Çünkü... ...hiçbiriniz Yıldız'ı bu konakta istemiyorsunuz. Öyle mi?

Ama ben size şunu söyleyeyim.

Bu konak Yıldız'ın evi.

Yıldız bu konağa gelecek.

Ama öyle ama böyle Yıldız bu konağa gelecek.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.