All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 199. Bölüm Winds of Love Episode 199

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bizim aşkımız gerçek.

Biliyorum şu an inanması zor.

Ama sözlerim şu ellerimi tutan ellerim kadar gerçek. İnan bana ne olur bir

anlatayım.

Beni dinleyecek.

Ben seni sevmiş olamam.

Bizi yaşattıklarını hiçe sayıp aileme ihanet etmiş olamam.

Halil beni bir dinlesen anlayacaksın. Ne olur anlatmama izin ver.

Bana nasıl bir oyun öğrendin?

Nasıl bir tuzağın içine düşürdün bilmiyorum.

Ama çok pişman olacaksın.

Eğer seninle evlendiysem de bu olsa olsa intikamın bir parçasıdır.

Hayır değil. Öyle değil. Sen beni gerçekten sevdiğin için evlendin

benimle.

Bak benim de kabullenmem kolay olmadı.

Ama lütfen bir dinle anlatayım. Biz çok zor yollardan geçtik ama sonunda bir

araya geldik seninle.

Olmaz. Bu olamaz yalan söylüyorsun sen.

Yalan söylüyorsun bana.

Yalan söylemiyorum.

Hepsi gerçek.

Çok şey yaşadık biz seninle, çok olay oldu.

Hatta sen beni ailenle yaşadığın eve götürdün.

Benim şu kalbim seni bulmadan önce buz tutmuştu.

Sen o kalbi küçücük ellerinle ısıttın.

Ben yaşamayı unutmuştum, nefes alamıyordum.

Sen yaralarımı sardıkça ben yeniden valili oldum.

Sen söyledin bana bunları, hatırlamıyor musun?

Yalan söylemişim.

Sen de bana inandın öyle mi?

Halil! Halil!

Yalan değil.

Yalan olsa ben senin buraya neden geldiğini bilmem.

Yaşadıklarını bilmezdim ama biliyorum işte.

İzin ver bana hissettiklerini anlatayım.

Benim için kaç kere ölüm gözü aldığını anlatayım sana.

Ya da istersen çıkıp gidelim buradan.

Babanın yanına, İhsan Fırat'ın mezarına götüreyim seni.

Ya da istersen doğup büyüdüğün eve götüreyim.

Ne olur inan bana.

Yeter dedim sana, yeter.

Sakın bir daha babanın adını ağzına alma.

Şimdi anladın mı ne kadar zengin kim?

Bu gerçek mi acaba?

İnanılmaz bir şey.

Eren. Erken döndün.

Evet öyle.

Toplantı iptal oldu.

Ben de erken geldim.

Siz ne yaptınız?

Afiyet olsun.

Endişelenme oğlum.

Tülay Hanım biliyor artık. Ona da anlattık.

Çok sevindim.

Neticede kızımın hayatı kurtuldu.

Anne o ne demek öyle?

Benim zaten bir eksiğim yoktu.

Eren sağ olsun bana gayet iyi bakıyordu yani.

Kötü bir şey söylemek istemedim Selma'cığım.

Ama bundan sonra daha parlak, daha güvenli bir geleceğiniz olacak.

Ne demek istediğinizi açıklayalım.

Selma'ya yetmediğimi düşündüğünüzde...

Ya aşk olsun benden böyle güzel bir haberi neden sakladınız?

Yok yani böyle bir şey değil bu.

Kesin bir şey olmadan konuşmak istemedim ben o yüzden.

Kesin oğlum kesin.

Madem herkes bilir endişeye gerek yok artık.

Mangal yakıp, sofra donatak.

Bu anı unutma.

Unutma. Çünkü ben asla unutmayacağım.

Gün beni nasıl elim kolum bağlı çaresiz bıraktıysan... ...gün gelecek...

...ben de seni öyle çaresiz bırakacağım.

Kimse yok.

Ama güven olmaz bu tekinsiz adamlara.

Çık buradan hadi. Çık git.

Ne bu nefret dolu bakışların... ...ne de arkanı dönüp çekip gitmen yıldıramaz

beni. Ben senden vazgeçmem.

Her şeyin farkındayım.

Sırf para... ...manilik için... ...onurunu, haysiyetini pazarlıyorsun.

Hiç tanımadığın bir adama yanaşmaya çalışıyorsun.

Terbiyesiz.

Filiz. Lütfen.

Sen... Sen aklımın karışıklığını fırsata çevirmiş...

Bir saf alınsın Zeynep Arslanlı.

Kaybettiklerinizi bu sahte evlilik oyunuyla almaya çalışacaksın öyle mi?

Unutma. Bu sahte evlilik senin sınavına olacak. Pişman olacaksın.

Bu ömür sensiz geçmez artık Zeynep.

Geçemez.

Şu güzel gözlerin de başlasın istiyorum her günüm.

Yine o gözlerin de sönsün istiyorum gece.

Aşığım sana Zeynep, almıyor mu kafan?

Tüm dünya şahidim olsun ki ben aşığım sana.

Sen benim dizginleyemediğim asi sevdamsın.

Benim onurumu verdiğim bir davette terasta söylemiştin bana bunları

hatırlıyor musun?

Sen de buna inandın.

Öyle mi?

İnandım elbette Halil.

Çünkü ben senin ne zaman kalbinden gelerek ne zaman öfkenle hırsınla

konuştuğunu ayırt edebiliyorum. Ben seni tanıyorum.

Zeynep artık çık şuradan.

Çık. Ali lütfen.

Sana buradan git dedim.

İsmail Gül teyze.

Adamım Halil'in yerini bulmuş.

Hadi hemen yanına git.

Evet. Ben de gideyim diyorum ama... Neyi ne kadar hatırlayıp hatırlamadığını

öğrenmem gerekiyor.

Belki Zeynep'ten öğrenebilirim.

Ne durumdasınız? Sizi merak ettik. Hem Gülhan'da durmadan Halil'i soruyor.

Halil'in hafızası yerine geldi.

Öyle mi? Neredesiniz peki? Biz de gelelim hemen.

Hafızası yerine geldi ama... ...Yeşilpınar'a ilk geldiği haline

döndüm. Yakın geçmişi hatırlamıyorum.

Yani seni...

Ömer Aslanlı'nın kızı olarak mı hatırlıyor?

Evet ama şimdilik.

Ben ne yapıp anlatacağım ona, hatırlatacağım her şeyi.

Tabii tabii.

Halil'in bunu hatırlaması çok önemli.

Yani bu arada desteğe ihtiyacın olursa... Ben de hafıza kaybı

vakalarında çalışmıştım.

Sağ ol ben hallederim.

Çok geçmiş olsun tekrar. Umarım Halil en kısa zamanda kendine gelir.

Bu mükemmel bir fırsat.

Mükemmel. Halil her şeyi hatırlamadan müdahale edebilirsek Zeynep'ten

kesin boşanır.

Bu bir mucize.

Gidip Halil'i konağa getireceğim.

Ben buraya intikam için geldim.

Evlenmek niye?

Hayır madem... ...intikamın bir parçası bu evlilik...

...ben niye yaptım bunu?

Nasıl yaptım ben bunu?

Bir gün bana ve aileme ait olan her şeyi senden geri alacağım.

Ardımda en ufak bir çakıl taşı bile bırakmadan her şeyi tek tek geri

alacağım.

Hiçbir şey yapamazsın.

Sen önce benden aldığın alemi geri ver bana. Onun hesabını ver.

Sakin ol. Yine türlü türlü hikayelerle seni zehirlemesine izin verme.

İzin verme.

Soluklan.

Sakinleş.

Sen ne dersen ne yaparsan yap vazgeçmeyeceğim be.

Olan biteni anlatacağım sana.

Öğreneceksin her şeyi.

Bana bak baksa da ne bilmiyorum.

Hani benden son çakıl taşıma kadar alacaksın ya.

Onun git hesabını dışarıda bir yerde benden uzakta yap.

Şimdi çık dışarı.

Halil bir dur bir sakin ol ne olur.

Tamam bir şeyleri hatırlıyorsun ama eksik hatırlıyorsun.

Ne olur izin ver bana açıklayayım.

Niye açıklayacaksın?

Ben neyin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Sen merak etme.

Benim seninle severek isteyerek evlenmiş olmam mümkün değil.

Ben düşmanımın kızını öyle kimselere karım diye ilan etmem.

Yanılıyorsun Ali.

Ne olur izin ver yanıldığını ispatlayayım ben sana.

Sonra yine istersen giderim söz.

Bekle burada.

Bak bütün Yeşil Pınar biliyor bizim evli olduğumuzu.

Halil Fırat'la eşi Zeynep Aslanlı Fırat... ...kooperatif seçimlerinde

birbirlerine rakip oldular.

Haklıymışsın.

Evli olduğumuz doğruymuş.

Bunu herkesin bildiği de doğruymuş.

Ama birbirimize aşık olduğumuz yalan.

Yalan.

Birbirini seven bir çift rakip olamaz. Bak.

Bu da en büyük kanıtı.

Bu evlilik sahte. Plan üzerine yapılmış.

Bak tamam biz rakip olduk.

Ama işin aslı öyle değildi. Yeter artık.

Bu zırvalıkları dinlemek istemiyorum. Çık buradan.

Halil lütfen.

Halil yapma. Lütfen.

Halil yapma.

Halil ne olursun aç kapıyı. Lütfen bir anlatmama izin ver.

Halil ne olur yalvarırım aç kapıyı.

Merhaba Cemil.

Üzgünüm Gözde Hanım ama bir yere gidemezsiniz.

Pardon. Sen kimsin de bana talimat veriyorsun? Çekil şuradan.

Gözde Hanım.

Ne demek oluyor bu? Ne bu rezalet?

Üzgünüm ama bana verilen talimat var.

Cemil!

Ne oluyor burada?

Bu ne rezillik?

Ne demek çıkamazsınız?

Ali de yok burada. Kimden aldın bu talimatı?

Zeynep Hanım'dan.

Onun emri böyle.

Ben? Halil'in teyzesiyim.

Halil burada olmadığı zamanlarda talimatları ben veririm. Açın çabuk şu

kapıyı.

Duydunuz Songül teyzemi. Açar mısın şu kapıyı? Teyzem.

Allah Allah.

Halil yokken bu çiftlikte Zeynep Fırat'ın sözü geçer.

Halil döndüğü zaman göreceksiniz.

İkinizi de kovduracağım.

Göreceksiniz.

Sıkıntı yok Songül Hanım.

Halil sağ salim dönsün de.

Ben de şimdiden olmaya razıyım.

Ben de.

Aynı şekilde.

Şaka gibi ya. Gel.

Gel Songül teyzeciğim.

Görürsünüz siz.

Tıpırmaya çalış Halil.

Hatırla. Hadi hadi odaklan.

Yok.

Yok.

Çok hatırlayamıyorum.

Hiçbir şey hatırlayamıyorum. Hadi.

Dışarı düşecek şimdi.

Hoş geldiniz. Hoş bulduk.

Akrabanız iyi değil mi? Bir sorun yoktur umarım.

Çok şükür. Daha iyi. Birkaç parça eşi alıp geri döneceğim.

Gelirken eşini gördüm.

Gidiyordu.

Hali pek iyi değildi.

Böyle dedim diye kızma bana.

O seni çok sevmiyor. Dahası sen de onu seviyorsun.

Ben onu sevmiyorum.

Yok öyle bir dünya.

İmkansız.

Ben olsa olsa ondan nefret ederim.

Dilin inkar etse de gözleri seni ele veriyor evlat.

Gözler sadece yüreğinden geçeni söyler.

Bunu da mı alsam acep? Bu nedir ki? Hikayesi türkü.

Neyse ne. Bunu da alacağım.

Aha, bunu da aldım. Bunu da ekledim.

Başka?

Anne.

Ne kadar çok şey almışsın.

Sepetin dop dolu.

Ne gerek vardı anne?

Abartmışsın. Ne var oğlum?

Paramız var şükür.

Biz terbimizi alırız.

Yine kargoca herhalde.

Bu da iyi bir şey sanki.

Banyoda çımırken lazım olur.

Bunu da alacağım.

Anne bunlar ne?

Sen sipariş etmişsin.

Ne yapacağız biz bu kadar et anne?

Mangal yapmayacak oğlum.

Fakir fukaraya kokar, birazını da onlara verir ki.

Neyse. Ben bir Selma'ya bakayım.

Bak bak.

Kör bir söz.

Oğlun da utandırıyor.

Gelmedi mi yemek?

Çok acıktım.

Geciktim biraz kusura bakmayın.

Arzu.

O yemeği mutfağa götür.

Bundan böyle bu konakta hiçbir aslanlıya yemek verilmeyecek.

Burası sizin babanızın oteli değil.

Sen ne diyorsun ya? Bu yaptığını enişteme söyleyeceğim.

Halil geldiğinde kendi elleriyle kovacak sizi zaten buradan.

Ne oluyor Ömer Bey?

Ne diyor bu kadın?

Nerede benim mavişim? Nerede damadım?

Babaanneciğim yok bir şey. Ben sana sonra anlatacağım tamam mı?

Neyi anlatacaksın acaba?

Bence ben gayet net konuştum. Bütün aslanlılar buradan defolup gideceksiniz.

Ne oluyor burada?

Benim ailemle böyle konuşamazsın izin vermem.

Demek izin vermezsin.

Kimsin sen?

Bu konağın nesi oluyorsun?

Halil'in karısıyım.

Bırak o tepsiyi.

Arzu!

Ne yaptığını unuttum sen mi? Seninle sonra konuşacağız.

Ay Mavişim.

Sultanım buradayım ben korkma sakın.

Bizi kimse gönderemez buradan.

Korkma sen tamam mı?

Tamam.

Merve. Ben çıktıktan sonra sakın babaannemi yalnız bırakma.

Kapıyı kilitleyin odadan çıkmayın. Kim gelirse gelsin de kapıyı açmayın.

Sultanım. Hadi benim hatırıma bir şeyler ye olur mu?

Eyvallah. Afiyet olsun.

Yapma böyle evlat.

Düşünmekten rengin soğuk.

Ben derim ki evine, karına da onu bir dinle.

Dinleyecek bir şey kalmadı ki.

Ben bir süre daha burada kalacağım.

Zaten benim burada kalmam senin için de hayır olacak.

Sen gittikten sonra jandarma geldi buraya.

O seni sıkıştıran tekinsiz tipler var ya, birilerine daha musallat olmuşlar.

O yüzden yine senin ifadene başvuracaklar.

Jandarmalardan sonra yine geldi o ikisi.

Bağırdılar, çağırdılar, tehditler savurdular.

Seni sordular.

Gönderdim ama seni o belalarla baş başa bırakamam. Ne olur ne olmaz, geri

dönebilirler.

Bunu söyle.

Yani senin gibi bir adama niye böyle insanlar musallat oluyor ben onu

anlamadım. Sorun ne?

Uzun hikaye.

Zaten adamlar yakalandı.

Yakalandı mı?

Yakalandı. Sen evine dön beni merak etme.

Emin misin?

Peki madem. Ben dönerim o zaman.

Ben de zaten birazdan hastaneye döneceğim.

Eşyaları hazırladım sen merak etme.

Allah senden razı olsun oğlum.

Sen de buradan doğruca eve değil mi? Karım bekler seni.

Bak evlatçığım.

Hayat buluşmadan ve kavuşmadan ibarettir.

Bir çiçek bile konuşur bizimle.

Ona bakan bir göz olmazsa da solar gider.

Sen ve eşin birbirine bağlı iki hücre bir hayatsınız.

Biriniz solsa sanır mısın ki diğeri yaşasın, nefes alsın?

Soldurma çiçeğini.

O senden bir bakış, bir göz bekler.

Sesine kulak ver.

Tamam.

Seni artık bunaltmayacağım.

Estağfurullah olur mu öyle şey?

Allah sonunuzu hayır etsin.

Ben biliyorum ki iyi olacaksınız.

Rabbime de böyle dua ediyorum.

Ben artık kalkayım Yunus dayım.

Mutlaka haberim olsun olur mu Yunus dayım?

Numaram var sende zaten.

Her şey için de çok sağ ol.

Allah senden razı olsun.

O belalılar buralara gelmeden gitmen en iyisi oldu oğlum.

Allah sendeki merhamete ve iyiliğe aynı ile karşılık versin.

Seni eşinle barıştırsın inşallah.

Hele bir hastamızı sağ salim çıkaralım hastaneden.

Onların da icabına bakacağız Mehmet.

Bence bunu atın.

Artık yenisini alırsınız.

Neden?

Selma bir şeyi bayağı beğendi.

Bazen kadınlar... ...erkekleri üzmemek için tatlı yalanlar söylerler.

Kızımı iyi tanıyorum.

Böyle bir şeyi asla sevmez Selma.

Ben kızımı bakıcılarla, ithal beşiklerle büyüttüm.

Ne kadar öyle değilmiş gibi davransa da... ...göz gördüğünü arar.

Niye koydum ben bunu?

Zeynep.

Halil nasıl? İyi mi?

Gözde bir şeyler söyledi ama benim içim hiç rahat etmedi.

Sakin ol ablacığım.

Halil iyi merak etme.

Ama Hafız tam olarak yerine gelmedi.

Beni sevdiğini hatırlamıyor.

Yeşilpınar'a ilk geldiği hali gibi şu an.

Kalbinde aklında intikam var.

Nefret ediyor benden.

Ben onun bu hallerini çok iyi bilirim.

Kalbinde uzun süre intikam hırsı vardı.

Sen onun kalbine değene kadar kalbinde sadece karanlık vardı.

Biliyorum abla.

O ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin asla yılmayacağım.

Onu o karanlıktan çekip alacağım.

Zeynepciğim.

Biraz sabırlı olman gerekebilir.

Halil'in kalbi şu an çok kırık.

Sana öfkeli davranabilir.

İstemediği şeyler söyleyebilir.

Biraz sabırlı olman lazım sanırım.

Farkındayım.

Ama yaptıkları söyledikleri ne kadar canımı yakarsa yaksın. Ben Ali ile

birbirimize olan sevgimizi hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğim.

Ne arıyorsun?

Kırmızı kurdeleyi arıyorum.

Sen de biliyorsun ilk tanıştığımız gün vermiştim ona.

Düşündüm ki belki onu görürse hatırlar o günleri inanır bana.

Gerçi...

O günleri hatırlasa bile beni şu an sevdiğini hatırlar mı bilmiyorum ama.

Yani açıkçası alacağım cevaptan biraz korkuyorum.

Ama başka çarem yok şimdilik.

Sana açılacağı günlerde bana ne söylemişti biliyor musun?

Korkaklar mutluluğun kendisinden de korkarmış.

Ben korkak değilim.

O yüzden sen de korkma.

Bence bir şekilde sana inanacak. Biliyorum ben.

Ben de korkak değilim.

Biliyorum ama mutluluk artık çok yakın.

Buldum sonunda.

Rüzgarla tepedeki sana güç verir mi çocuk?

Bizim için dua et abla.

Evet, sucuklar da bitti.

Ver ver, ver oğlum, ver.

Dünür. Oluyor mu bela? Hiçbir şey yemeyin.

E çekinme. Neye yiyebildiğin kadar?

E zaten kızın kimi çırpısın. Ye iç kendine iyi bak.

Artık genç değilsin. Çöker gidersin ona göre.

Teşekkür ederim.

Ben daha fazla yiyemiyorum.

Ya öyle deme.

Bırak. Bırak şöyle.

Bu yemekleri bir daha nereden bulacaksın?

En tepişi bunlar.

Yamasan sonra pişman olursun bak.

Elinize sağlık. Çok güzel.

Teşekkür ederim.

Ben torbumu korumaya çalışıyorum da biraz.

Ağır gelir hepsi.

Gönül, yanlış yapıyorsun.

Bu yemekler şifadır, şifa.

Bak sen bana dinle.

Al bir iki lokma, hadi.

Anneciğim.

Evet, kümet anne haklı. En azından tadına baksaydın.

Acı bu.

Hay Allah.

Tabii sen alışkın değilsin ya o yüzden.

Sen alıştın herhalde Selma.

Onun önüne getirdiğim yerleri az biraz daha acı ektim. Ama iyi oldu bence.

E gelin doğru diye.

Hep dünya kabul etmiyorlar.

Al oğlum al. Alırım birazdan önüme.

Aşkım bak.

Bu eşeği aldım. Nasıl?

Ne gerek vardı ki?

Sen çok güzel bir beşik yapmıştın zaten.

Ne?

Üç yüz bin mi?

Eren üç yüz binde beşik mi olur?

İptal et şunu lütfen.

Hiç gerek yok böyle bir şeye.

Yok canım.

Niye iptal edeyim?

Hem benim yaptığım pek sağlam değil.

İyi sallanmıyordu zaten.

Bu daha iyi.

Her şeyi almaya paramız var çok şükür. Aferin oğlum.

Ayetmişsin.

Ahbettiler bizi oğlum.

Diri diri mezara gömdüler.

Aslanlılar acımadı bize.

Kimse sana böyle davranamaz. Kimse.

Sizin bu çiftlikte yeriniz yok.

Hiçbir zaman da olmayacak.

Lütfen bir dinle.

Anlasayım lütfen.

Lütfen.

Ay bir gün bu yaptıklarından çok pişman oldum.

Allah'a şükür.

Kardeşim.

Değilsin.

Gel, gel.

Biz içeride karşılayalım.

Cemil, hafiflik var.

Seni kaçmıyorum.

Gitmemiş. Beni bekliyor hala.

Geldim hadi aç lütfen kapıyı.

Konuştuğumuz gibi yakın geçmişi hatırlamıyorsa da üstüne çok gitmemeli,

aklını karıştırmamalıyız Songül teyze.

Halil.

Çok korkuttun bizi.

Nasılsın? Nasıl oldun oğlum?

İyiyim teyze merak etme. Sadece öfkeliyim.

Aslanlarla görülecek hesabından başka bir şey düşünemiyorum.

Halil muhtemelen sen benim gelişimi hatırlamıyorsun ama ben bir müddettir

buradayım.

Kusura bakma Gözde.

Alacağım intikam dışında başka bir şey düşünemiyorum hatırlayamıyorum da zaten.

Hiç sorun yok.

Sen iyi ol yeter.

Halil. Senin kazadan kurtulduğunu duyunca hemen yanına gelmek istedik.

Ama Zeynep Hakan'a emir vermiş. Kimse konaktan çıkmayacak demiş.

O yüzden yanına gelemedik.

Resmen hapis etti bizi burada.

Nasıl yapar böyle bir şeyi?

Nasıl cüret eder buna?

Muhtemelen evli olmamıza dayanarak böyle davranıyor.

Ben nasıl evlendim onunla teyze? Nasıl yaptım öyle bir şeyi ben?

Halil, inan ben çok karşı çıktım. Engel olmaya çalıştım.

Ama başarılı olamadım.

Sonra belki senin hakkında bir şey vardır diye düşündüm.

Anladım ki sen o kızdan hesap sormak istiyordun Halil.

Tam tahmin ettiğim gibi.

Ben intikam almak için onunla evlendim.

O da durumu fırsata çevirdi.

Bana olmadık hikayeler anlattı. Kandırmaya çalıştı beni.

Ben yakın geçmişte geldiğim için çok sürece hakim değilim ama...

...sen birkaç gün önce teyzeni müştemilatta yaşamak durumunda bıraktın.

Ben de senin aklında bir plan olduğunu düşündüm. Çünkü seni büyüten, koruyan,

kollayan bir kadına böyle bir şey yapacak biri değilsin sen.

Ben gerçekten yaptım mı bunu?

Seni müştemilata mı gönderdim?

Nerede bu kız?

Konaktadır herhalde. Çıktığını görmedim.

Odanızdadır. Odamız mı?

Merdivenden çıkınca soldaki ikinci oda.

O da mı sen?

Burası benim eski odamdı Halil.

Siz evlenince size bu odayı verip ben senin eski odana yerleştim.

Ama sonra sen beni müştemilata gönderince Tülay benim odama geçti.

Tabii o küçük şeytan Merve de yan odaya babaannesinin yanına.

Tülay. Merve.

Tülay, Zeynep'in annesi.

Merve de kız kardeşim.

Halil, iyi misin?

Yakında çok daha iyi olacağım.

Hepiniz buradayken söyleyeyim.

Bu zamana kadar yaptığım ne plan varsa hepsinden vazgeçiyorum.

Aslanlılara dair kim varsa bu evden defolup gidecek. O kadar.

Ali sakin ol.

Sakin ol.

Peki bu bizim son şansımız.

Sakın Gülhan'a bir şey söyleme ki odasından çıkmasın.

Eğer bu dediğimi yaparsan ben de senin o çok istediğin şirket

hisseleri konusunda Halil'i manipüle edip düzenlemeye gitmesini sağlarım.

Sen de hayatın boyunca Gülhan'ın parasıyla yaşamak zorunda kalmazsın.

Sıkı bağlı kekliği kaçmasın. Bırak diyorum sana ne yapacaksın bana amacın

ne? Biz hiçbir şey yapmayacağız sana.

Darbeyi hiç beklemediğin yerden göreceksin.

Bırak.

Ne yapacaksın dedim sana.

Ne istiyorsun benden?

Madem o adam için bize silah doğrulttun... ...sen de kuruşunu en

güzel yerinden yiyeceksin. Ne demiştin?

İkinci kurşun asla adresi şaşırmaz demiştin. Hiç merak etme. Bizim

kurşunlar dilek her yerini parçalayacak.

Ama hiç üzülme.

Kocanın elinden öleceksin.

Siz suza kuruyorsunuz Halil'e.

Bak ya çok akıllı kız. Cidden zekiymişsin.

Bu silahla kapıya düzenek kuracağız.

Kocan kapıyı açınca vuracak seni.

Öleceksin. Bir ömür boyu vicdan azabı çekecek. Biz de mutlu olacağız.

Halil.

Zeynep'i dinle ne olur.

Sakın bir yan dışa düşme.

Gülhan.

Halil buradaydı.

Gayet iyiydi. Ama gerçekten hafızasını kaybetmiş gibiydi. Böyle eski intikamcı

günlerine geri dönmüş gibi Zeynep'ten nefretle bahsediyordu.

Yetmiyormuş gibi teyzem bir saniye bile durmadı.

Halil'i Zeynep'e karşı doldurdu.

Ne diyorsun Tekin?

Halil nerede?

Buralardaydı. En son Zeynep'in birkaç parça eşyasını atmak için çıktı.

Bununla hemen konuşman lazım.

Ben konuşsam veya bir başkası konuşsa dinlemez.

Sen onun için bir başkası.

Onu anca sen ikna edersin.

Haklısın.

Ben hemen konuşmalıyım onunla!

Artık Halil'e yanlış yapamam!

Songül'ün piyonu olmayacağım!

Saktaldım. Hiç hatırlamayayım.

Kargocu muydu gelen?

Yine ne getirdi anne?

Yetmedi mi?

Ben bunu mu zannetmiştim.

Erdenmiş. Olsun yol.

Gene de bir şey de lazım olur.

Sererim. Olsun tabii kıymet hanım. Olmadı duvara falan asarsınız.

Ne de olsa almışsınız değil mi?

Tabii. Ben işe yaramaz eşya almam.

Mutfak içinde bir şeyler bakayım.

İsraf günah tabii ama.

Sonra iade ederiz. Gereksizlerden kurtuluruz.

Parayı da alırız.

Bak kadın ne güzel mutlu oluyor.

Onun da eğlenmeye hakkı var.

Anneme de bakma sen.

Sonsuza dek evlilik almak dileğiyle.

Saçmalık.

Bu sadece bir saçmalık.

Sevgi denilen şey zamanla sinmez.

Aksine... Gün geçtikçe büyür.

Hatta...

Samanla insanın kalbine dolar.

Çoktan azıcık ediyor.

Kim bu fotoğraftaki kadın?

O mu?

Halil'in en kıymetlisi.

Annemi vicdansızca çiftliğin kapısından kovmam.

Ya Zeynep değilse?

Bu mümkün mü?

Ya ben?

Bunca zaman ona boş yere düşmanlık ediyorsam?

Hatırlıyorum.

Zeynep bugün hastanedeydi.. Annemi bu

kötülüğe yapan o değil.. Vallahi ben

ne yaptım?

Yine aynı hatayı yaptım.. Yine onu yok yere suçladım..

Onca zaman kötülük..

Ne yaptım ben?

Ne yaptım?

Ben nasıl yaptım bunu?

Affettireceğim kendimi.

Affettireceğim Zeynep'i.

Halil.

Burada mıydın? Her yerde seni arıyorum. Konuşmamız lazım. Abla ben...

Abla...

Aklım benimle oyun oynuyor.

Ama şimdi iyiyim.

Ben de... Halil... Benim de seninle konuşmak istediğim şey buydu.

Ben Zeynep'le konuştum. Her şeyi biliyorum.

Hatırladıkların tamamen eksik.

Zeynep'e haksızlık ediyorsun.

Bak eğer beni dinlersen, Anadolu'ya izin verirsen her şey... Abla ben biliyorum,

ben biliyorum. Her şeyin farkındayım. Yine ona kötülük yaptım.

Yine onu suçladım ben yok yere.

Her şeyin farkındayım. Şimdi Zeynep'le gidip konuşmam lazım.

Nerede olduğunu biliyor musun?

Birkaç saat önce konağa gelmişti.

Eski anlarınızı hatırlamak için kırmızı kurdeleyi arıyordu. Sonra buldu.

Sana getirmek için çıktı ama belli ki buluşamamışsınız.

Ben onun nerede olduğunu biliyorum.

Dur. Bir şey daha var.

Tülay Hanım her şeyi anlattı.

Bu sahte vasiyetle alakalı Zeynep'in hiçbir bilgisi yokmuş. Haberi yokmuş.

Tülay Hanım kendi yapmış her şeyi.

Yani Zeynep masum.

Sana kendimi anlatamadım.

Aşkımıza inandıramadım.

Birazdan bir facianın ortasında kalacağız ve hepsi benim hatam.

Gelme ne olur.

Sakın o kapıyı açma.

Bütün bir ömür unutamayacağın acıyla yok olmasın hayatın. Lütfen Halil gelme.

Gerekirse hiçbir şeyi hatırlama.

Ömrüm boyunca nefret et benden ama gelme.

Şimdi bırak kendini.

Çünkü gök yaşa.

Bütün korkuları alır götürür.

Seni kaybedeceğim.

Bu korkuya ne iyi gelir ki?

Ruhum seni hep özleyecek.

Uyuma Zeynep.

Çok yorgunum ama.

Belki sessiz çığlıklarım onu duyurur. İkimizi de bu acıdan kurtarırım. Uyuma.

Uyuma Zeynep. Sakın uyuma.

Benim çok uykum var.

Uyumak falan yok.

Bana bak. Bak bana inan.

İnan kurtaracağım seni.

Sevdalı gelin, öldürdün beni

Derin derin sevdalara

dalar ısırır Oy gelin

gelin, sevdalı gelin

Öldürdün beni

Benden nefret etsen de bunu sana açıklamak zorundayım.

Ne gelecekse seninle gelsin.

Yıllarca...

Yıllarca kalbimi bir nefretle büyüttüm.

Ailemin başına gelen her şeyi senden bildim.

Seni suçladım.

Zeynep, ben aslında senden... ...ailenden intikam almaya geldim.

Ama birden bir çift gözün etkisinde kaldım.

O gözler benim içimdeki o intikam ateşini

söndürdü.

Oysa sen masumdun.

Ben seni boş yere yaraladım.

İncittim.

Darmadağın ettim.

Oradan oraya savurdum.

Boş yere üzdüm seni.

Belki acını dindirmez biliyorum.

Yaşattıklarımı telafi etmez.

Ama ben küçücük bir çocuktum.

Yapayalnızdım Zeynep.

Çaresizdim.

Bu hayatta öfkeden başka tutunacak bir dalım yoktu.

İntikamdan başka gidecek bir yolum yoktu.

Şimdi o çocuk karşında.

Kendini senin merhametine bırakıyor.

Bağışlanma itiliyor.

Beni...

Affedebilecek

misin Selim?

Söylemiş, anlatmış bana her şeyi.

Ah Halil.

Neler dedim, neler yaptım ben sana.

Bu

devirde

sadece okul yetmez.

Özel ders de aldırmamız lazım.

En az iki tane yabancı dil bilmeli.

Muhakkak spor yapmalı. Hele ki bir enstrüman çalmayı mutlaka öğrenmeli

değil mi?

Tabii bunlar benim fikirlerim.

Neticede nihai kararı siz vereceksiniz kendi çocuğunuz için.

Ne demek Tülay Hanım.

Tabii ki sizin tavsiyelerinize uyacağız.

Ben alışveriş ederken yanıma bir şey koymayın Allah aşkına.

Ne yediğimi bileyim ne içtiğimi. Karnım davul kimin oldu?

Miras Avukat'ı arıyor.

Avukat Bey.

200 milyonunuz hazır Eren Bey.

Yalnız parayı almak için halanızın son şartını yerine getirmeniz gerekiyor.

Ne şartı?

Halanızın son yıllarında Şükran diye genç bir hanım ona çok iyi bakmış.

Halanızın vasiyeti Şükran Hanım ile evlenmeniz.

Ne?

Şaka mı bu?

almak istiyorsanız Şükran Hanım'la evleneceksiniz.

Olmaz öyle şey.

Bu mümkün değil.

Eren?

Ne oldu?

Bir şey de asana.

Dinlemiyordun. Ne oluyor sana?

Zeynep!

Geldim Zeynep.

Zeynep!

Ben geldim Zeynep. Aç kapıyı.

Zeynep!

Zeynep aç kapıyı.

Olmuyor. Olmuyor. Hiçbir şey işe yaramıyor. Halil gelme ne olur açma o

kapıyı.

İçimde biriktirdiğim sözler dudaklarıma varamadı. Aramızda yaşanacak yarın bir

ömür kaldı.

Tamamlanamadık Halil.

Bir bütün olamadık.

Gözlerimde biriken umutları, kalbimde taşıdığım sevinçleri, yarına sakladığım

düşleri anlatamadım ben sana.

Buraya kadarmışım.

Senden esirgediğim sözleri dilerim duyar bir gün kulakların.

Yolun hep açık, aydınlık olsun.

Hoşçakal Elif.

Hoşçakal yaşanmamı söyle.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.