All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 196. Bölüm Winds of Love Episode 196

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Allah'ım şükürler olsun.

Hala güveniyorum.

Bu zorluğun üstesinden geleceğiz.

Teselli edecek beni.

Yaralarımızı beraber saracağız.

Anıl dur Nara'ya.

Konuşmamız lazım açıklayacağım ben sana her şeyi.

Kirli.

Bu çok kirli bir oyun Zeynep.

Bunun bir açıklaması yok.

Halil.

Konuşmada diğerleri gibi yarım kalmayacak.

Dinleyeceksin beni bu sefer.

Halil dinleyeceksin beni.

Bu defa konuşulmayan bir şey kalmayacak. Halil bir dinle artık. Böyle olmaz.

Halil söyleyeceklerim önemli diyorum sana.

Yandım ben.

Zeynep Hanım'ı tehdit etmeyecektim.

Halil. Halil.

Halil dur dedim sana. Böyle konuşmadan çekip gidemezsin. Halil.

Halil.

Halil.

Halil ben seni böyle ölesiye severken sen benden nefret ediyor olamazsın.

Yalvarırım dur.

Surata bak.

Çok bozuk.

Bitti bu iş.

Dur bak dinlemen lazım. Anlatmam lazım sana Halil.

Ya Halil kimi diyorum? Dur sana.

Halil dinlemen lazım beni.

Halil sana söylüyorum.

Bak konuşmadan, ne olup bittiğini benden duymadan şuradan şuraya gidemezsin.

Halil!

Zeynep Hanım, iyi misin?

Abla eniştem nereye gidiyor? Niye bu haldesin sen?

Konuşamadım, anlatamadım ki daha.

Yok,

bir

yanlış anlaşılmaya daha izin vermeyeceğim.

Zeynep!

Zeynep bekle bir dakika konuşalım kızım.

Zeynep, Halil'e bir şey mi oldu? Ne oluyor?

Songül teyze ne oluyor?

Yani hayır her şey süper çok iyi de ne oluyor yani?

Senin beceremediğini başardım diyelim.

Zeynep ile Halil'i boşanmanın eşiğine getirdim.

Şimdi sence hava atmanın sırası mı? Anlat bana ne oluyor?

Hani bizim şüphelendiğimiz şu vasiyet meselesi vardı ya.

O tamamen bir uydurmaymış.

Tülay Kılıç'ı yalan söylemiş.

Zeynep ile Halil boşanmasınlar diye Metin denen adama para vermiş.

Halil'in babasının hapishanedeki arkadaşıymış gibi davranmasını sağlamış.

Ben de yeğenime görevimi yerine getirdim.

Bu işte Zeynep'in olabileceğini kulağına fısıldadım diyelim.

Bana şunu tüm detaylarıyla anlatabilir misin lütfen?

İstediğin detay olsun canım.

Zeynep dursana Zeynep kızım dur.

Ne oluyor hemen bana anlatacaksın.

Halil vasiyet meselesini öğrendim yoksa.

Anne sırası değil şimdi.

Daha iyi bir zaman bilmiyorum. Şu an anlatacaktın bana neler olduğunu.

Ne oluyor? Ne bu gürültü? Bana da anlatın.

Meraklandırmayın.

Zeynep, Zümrüt Hanım haklı. Gözünü seveyim anlat ne olduğunu.

Halil, biz Halil'le tartıştık biraz.

Ama merak edeceğiniz bir şey yok. Çünkü her şey yoluna girecek. Halledeceğim

ben.

Ne oldu benim mavişime?

Halil oğlum mu kızdırdı yoksa? Gerçi o öyle bir şey yapmaz ama.

Yok yok Zümrüt Hanım.

Onlar kendi sorunlarını çözerler. Gel biz odanıza gidelim.

Zeynep ne oluyor?

Gülhan abla benim Halil'le konuşmam lazım. Anlatacağım ama sorma.

Ya işte böyle Gözdeciğim.

Yani iyi ki şüphelenip peşine düşmüş.

Vay be.

Harika olmuş.

Ağzınla kuş tutsan bile Halil'i ikna edemeyeceksin Zeynep.

Haklısın.

Halil bu vasiyet yalanını asla affetmez.

O Halil'in kırmızı çizgisiydi.

Onlar da ana kız el ele o çizgiyi geçtiler.

Halil'in manevi değerleriyle oynamaya kalktılar.

İzin veremezdim.

İyi, güzel, hoş da... ...bir daha bana haber vermez.

Kafana göre iş yapmaya kalkarsan.

Neyse gerisini biliyorsun zaten.

Sence Halil nereye gitmiştir?

Rüzgaritepe'ye gitmiştir herhalde.

Canı ne zaman sıkılsa oraya gider.

Niye sordun?

Sence şu an Halil'in neye ihtiyacı var?

Yazlanacak bir dost omzuna.

İyi düşünmüşsün.

Bence de yanında ol.

İyi haberlerle dönerim.

Güle güle göz de manyağa.

Senden kurtulduğum zaman mutluluğum tamamlanacak.

Çiftliğimin keyfini doyasıya yaşayacağım.

Ne?

Ne dedi o?

Almıyorum mu dedi?

Beni almayacağını mı söyledin?

Ben ağlıyorum.

Ben ağlıyorum.

Ay bayıldı.

Bayıldı. Ne oldu?

Teyze.

Kumru koşu. Teyzeciğim.

Kumru. Kumru koşu.

Nasıl ya?

Sen... Sen ciddi misin?

Umut abi. Umut bey.

Neysen artık.

Ne demek bu?

Gayet ciddiyim efendim.

En bey lütfen.

Bundan sonra bana bey diye hitap ediniz.

Ne ödüğü belirsiz herif.

Evlenicim diye havas güves tıngıldak gibi bu kadının peşti sıra dolanıydın

ya. Ne oldu şimdi?

Sonradan uyandım.

Az önce Kumru Hanım'ın mutfakta bendeniz hakkında söylediklerini duydum.

Kılıbıkmışım.

Ortak noktamız yokmuş, malı mülkü çokmuş, parayla saadet olurmuş dedi.

Dedi de dedi.

Ah Umut Beyciğim, onların hepsi şakaydı ama.

Biz böyle kıymıkla konuşuruz aramızda her zaman.

Ay siz de inandınız hemen.

Ben sizi gayet iyi anlıyorum Kumru Hanım.

Gözünüzü para hırsı bürümüş sizin.

Benden hoşlanmadığınız halde benimle evlenmeye kalktınız.

Çok yazık.

Ne aşk, ne sevgi, ne dürüstlük.

İnsanlık dağımına hiçbir şey kalmamış sizde.

Umut Bey, ayıp oluyor ama. Çok ağır konuşuyorsunuz.

Ne münasebet efendim.

Az bile söylediklerim.

Sizin hakkınızda çok yanılmış.

Sizin gözünüzü para bürümüş.

Çıkarcısınız ne olacak?

Bitti mi anlatacakların?

Bitti. Benim hanemde kimse böyle laflar edemez.

Eren! Eren ne yapıyorsun?

Umut Beyciğim. Eren dur!

Biliyorsun oğlum.

Umut Bey, iyi misiniz? Bir yeriniz acımadı inşallah.

Dokunmayın bana.

Sizin yaşattığınız hayal kırıklığının yanında bu yumruk ne ki?

Gelin Umut Beyciğim, gelin. Eren, hayır.

Eren, kalbim dayanmayacak. Lütfen daha fazla hırpalama, müstakbel

eşimi. Ben sizin müstakbel eşiniz falan değilim.

Ve bu hiçbir koşulda da olmayacak.

Gel buraya.

Oğlum. Oğlum.

Erhan'ım.

Ay.

Gitti gider benim zengin kocacığım.

Ay neyse inanmıyorum sana ya. Hala mı?

Bitti.

Artık bu adamın adını bile duymayacağım. Tamam mı?

Entebben taşı havara, al borcu yaz duvara. Geçti bile eskiler kumruya, ne

olacak şimdi?

Nasıl yaptın bana bizi?

Nasıl bu kadar ileri gidebildin?

Söylemedin.

Şimdi mi aklına geldi konuşmak?

Nasıl yaptın Zeynep'i?

Hayallerimize.

Geleceğimize bu kaçıncı yakışın.

Aç hadi şu telefonu Halil. Aç ne olur.

Anlamadan dinlemeden yargıladın beni.

Kaçamayacaksın. Dünyanın öbür ucuna da gitsen yakalayacağım seni, bulacağım.

Olup biteni benden dinlemeden bırakmayacağım senin peşini.

Benim tek suçum senin sevdanla yüreğimde yanan yangını durdurmamak.

Yanıp tükensem de sevmeye devam edeceğim ama seni.

Biliyorum seni nerede bulacağım.

Efendim Akıl.

Çiftlikte ortalık karışmış. Cemil'den öğrendim.

İyi misiniz?

Halil'i de arıyorum açmıyor.

Biz nasılız bilmiyorum ama Halil'i nerede bulacağımı biliyorum.

Rüzgârtepe'ye gidiyorum ona bakmaya.

Haber veririm sana.

Hakan.

Merak etme.

Bir haber alırsam ararım seni.

Tamam sağ ol.

Seni bir de boyadım mı on numara eşlik olacaksın.

Bebeğimiz mis gibi yatsın.

Canım kolay gelsin.

Sağ ol canım.

Bak neredeyse bitti.

Bir boyaması kaldı.

Ama rengine daha karar vermedim.

Gerçekten dediğin gibi olmuş.

Beşik'te uğraşmak sana çok iyi gelmiş.

İyi geldi.

Sakinleştim ama... ...o konuyu açmasak daha iyi olur bence.

Eren.

Sen haklıydın.

Yani Umut Bey konusunda.

Ben biraz geç anladım ama Umut Bey teyzemi gerçekten hiç tanımıyormuş.

Bu da özürüm.

Al.

Teşekkür ederim.

Aşkım tamam hadi sen içeri gir.

Üşüceksiniz yoksa. Hadi.

Bu bebeğin onun dışından çok tatlı babası olacak.

Okusun.

Büyük ayak arıklığı yaşadım annem.

Çok büyük.

Biliyor musunuz size özlemim her gün her saniye daha da arttı.

Hayatım boyunca hep sizin yokluğunuzu hissettim.

Ama hiç bu kadar ihtiyaç duymamıştım.

Her geçen gün daha da büyüdü Özlem'im.

Koca bir dağ gibi çatalı kaldı yüreğim.

Ama... ...sen şimdi hayatta olsaydın bana ne derdin?

Ne öğüt verirdin bana, ne söylerdin?

Baba o çok az zaman geçirdik seninle.

Ama o zamanlar verdiğin öğütler dün gibi aklımda.

Ama senden neyi öğrenemedim biliyor musun?

Sen annemi bambaşka severdin.

Gözlerinde sarılırdın ona.

Sadece ona da değil.

Ağlama bana.

Ailene.

İşte ben sana bunu öğrenemedim baba.

Ben senin gibi sevmeyi bilemedim.

Seni görmedikçe yüreğim kopuyor benim Halil.

Nefes alamaz oluyorum ben. Neredesin?

Yok. Rüzgar tepede de değil.

Nerede olduğunu bilmem lazım. Ben onun karısıyım ama bilmiyorum Hakan. Nereye

gidebilirim? Sakin ol Zeynep.

Merak etme bulacağız.

Ben gidebileceği birkaç yere baktım.

Ama izini rastlamadım.

İlla bir ipucu bulacağız.

Hep bulmadık mı?

Sen yeter ki kendini üzme.

Bir dakika.

Haklıymışsın.

Buldum o ipucunu.

Zaten şu an başka bir çaremiz yok.

Halil babasının mezarına gitti büyük ihtimalle. Gidiyorum ben şimdi oraya.

Haber vereceğim sana.

Teyzoşum.

Böyle helak etme kendini bak üzülüyorum.

Nasip bu işler ne yapalım?

Hem benim teyzoşum daha ilerine layık.

Ben bir daha böyle Zengo kocayı nereden bulacağım Selma?

İnsanın hayatına sadece bir kere gelir böylesi.

Teyzeciğim, paranın ne önemi var?

Önemli olan sevim seven birisini bulmak.

Bak çıkacak karşına böyle birisi ben eminim.

Sen de mutlu mesut yaşayacaksın.

Erin'in de çok parası yok.

Ama biz çok mutluyuz.

Hayatta her istediğimiz olmuyor ki.. Önemli

olan yanımızda duran birisini bulmak..

Karım

için dürdün biriyim ben.. Biliyorum..

Bilerek söylemedi.

Kütüm niyeti yoktu.

Ama yok.

Gururuma dokundu yine de.

Gururuma dokundu.

İnanamıyorum sana Selma.

Sen şimdi Halil Fırat'ın ayakçısıyla evlenmek istediğini mi söylüyorsun bana?

O çocuk senin, Aslanlı ailesinin dengi mi hiç düşündün mü?

Ne yapıyorum ben?

Ne yapıyorum?

Bu durumda bir de... ...beşik mi boyayacağım hiçbir şey yokmuş gibi?

Her şey yolundaymış gibi.

Selma'nın... ...hayat kalitesini düşürdüm.

Ona istediği hayat veremiyorum.

Daha iyi korktuğu hayatı veremiyorum.

Benim para kazanmam lazım.

Para kazanmam lazım ama nasıl?

Nasıl?

Ben Zeynep'in kalbinin miğenginde... ...saflıktan, sevgiden...

Temizlikten başka bir şey görmedim.

Ama düşünüyorum şimdi.

Böyle birisi nasıl böyle oyunlara... ...ihtiyaç duyar.

İşte ben senin gibi sevemedim ya.

Onu böyle oyunlara mecbur bırakıyorum baba.

Benim yüzümden.

Selamünaleyküm.

Aleyküm selam. Bu çiçek de senin nasibinmiş delikanlı. Dilersen

babanın mezarına ekelim.

Adım Yunus'tur benim.

İstemeden de olsa şahit oldu kulaklarım konuştuklarım.

Bizler sadece vesileyiz evlat.

Allah bizi birbirimize misafir eder.

Hiç hesapta yokken karşılaştırır bizi.

Belki bugün beni de... ...derdini dinlemek için yanına çağırmıştır ha?

Anlatmak istersen...

Hani derler ya kulak kesildim.

Eksik olmayın sağ olun.

Yunus dayı.

Sen benim kusuruma bakma.

Benim kafam bu aralar biraz dalgan.

Ben şimdi döneceğim.

Araban yoksa eğer seni de götüreyim istediğin yere.

Tek bir şartım var evlat.

Tavşan kanı bir çayı mı içeceksin?

Eyvallah.

Ben aşağıda bekliyorum. Tamam, geliyorum efendim.

Annem.

Bundan sonra hayatımın geri kalanını sizi utandırmamak için yaşayacağım.

Sizi çok sevdiğimi unutmayın tamam mı?

Gelmişsin.

Buradaymışsın demek.

Halil'in yüzüğü bu.

Ah Halil.

Neden yaptın bunu?

Hani biz söz vermiştik birbirimize bu yüzükler bir daha çıkmayacaktı

parmaklarımızda.

Yoksa...

Yoksa bizim evliliğimiz bitti mi senin için?

Bitmese neden çıkarırsın ki parmağından bunu?

Yapma Halil.

Ağlamadan dinlemeden vazgeçme işte bizden.

Sevdamdan öyle kaçarak kurtulamazsın ki.

Ben biliyorum senin beni sevdiğin.

Sensizken canımı yakan da senin sevdandan başka bir şey değil zaten.

Öyle mi bitecekti bu masal ayol?

Saat daha on iki olmadan her şey balkabağına dönüşsün.

Senin gibi varlıklı birini nasıl kaçırdım ben Umutcuğum?

kumru kuşu olmuş kukumal kuşu.

Ne düşünüyorsun da feryat edeyim böyle?

Sana hiç yakışıyor mu miskinim?

El verip etek silkilir mi hemen?

Eğer istiyorsan sakır kakimin yapışıcı numuta. İfna edici. Nasıl

olacakmış o kıymıkçığım? Al bak.

İstanbul'a döneyim.

Aramayın. Lütfen.

Ne olmuş ki buna?

Nazlı yazardı işte.

Kenan. Dava katlarında İstanbul adresi yazmıyor muydu?

Doğru. Doğru ya.

Silkinin peşinden gel çabuk. Yoksa böyle kısmet bulamayacağım bir daha.

Olur mu dersin? Ettiğin söze bak.

O kadar iyi oldu ettin. Sevinir tabii.

Yani.

Kırıklık ettin ama afiyet için sen.

Benim kalacak yerim yok ki İstanbul'da.

Hele derde bak.

Hele hak çok bizde. Dayı kızım İstanbul'da. Ana kız yaşıyor. Haber

ederim onlara.

Sen var ya bir tanesin Kıymık'cığım.

Size kavuşacağım diye düştüğüm hallere bak bileziklerim.

Malcanın yongasıdır.

Zahmet ettin Hüssem sağ olasın. Afiyet olsun.

Buraları bilirim.

Malzara sahvası çok güzel.

Öyledir evlat.

Öyledir.

İnanmayacaksın belki.

Çok önceleri plazalarda yöneticiydim ben.

Hayatı hırstan ibaret bilirdi.

Ama önümde açılan yol bana bunun aksini kanıtladı.

Eşimi kaybettim.

Allah rahmet eylesin. Sağ ol Hüsnü.

Sürüklendim dılgım acısıyla.

Sonra bir gün ayaklarım beni buralara getirdi.

O gün bugündür buradayım işte.

Buraları görünce zamanında onu dinlemediğim için çok pişman oldum.

Öyle severdi ki Deniz'i.

Her fırsatta soluğu Deniz kenarında alırdı. Sürekli gelmek isterdi.

Ama benim aklım işlerdeydi.

Daha iyi bir hayat için hırsla çalışıyordu.

On dediyse bir kere getirebildim anca onu buralara.

Aslında onu alıp burada yaşamalıydım.

Ama gerçeği göremeyecek kadar kördüm.

Hep ben konuştum evlat.

Kabristanda da söyledim.

Allah insanları birbirine vesile eder.

Bunca şeyi neden anlattım?

Benim hatama düşme diye evlat.

Benim yaptığım gibi sevdiğini dinlememezlik etme diye.

Dinleyecek ne kaldı ki?

Her şey gün gibi ortada.

Paramparça olmuş bir yürek nasıl bir daha toparlanır?

Nasıl bir daha bir araya getirilir bilmiyorum.

Hay Allah'ım ya niye tartıştılar ben anlamadım ki.

Ben de bilmiyorum ki babaanneciğim.

Ama bir an önce düzelsin araları ne olur.

Evet, bir an evvel düzelmeli.

Kendimi affettirmenin ne olursa olsun bir yolunu bulmalıyım.

Yoksa değil konak, müştemilatın kapısından bile giremem.

Anne, sence ne oldu onların arasında?

Eniştem öyle çekip gitmezdi ki.

Büyük bir olay mı yaşandı acaba aralarında?

Lütfen öyle bir şey yaşanmamış olsun.

Ben dayanamıyorum bir ablamı arayacağım.

Yok açmıyor.

Anne ben çok merak ediyorum.

Dönerler mi acaba?

O nasıl söz Merve öyle.

Dönecekler tabii.

Her eriyeti olur böyle ufak tefek tartışmalar. Düzelir mutlaka.

Annesin sen kızım.

Halil de oğlun sayılır. Al karşına konuş.

Evi terk edip gitmek de neymiş canım?

Evlilik önemli bir müessese anlat onlara.

Pire için yorgan mı yakılırmış hiç?

Doğru diyorsun Zümrüt Hanım.

Meryem sen babaanneni de alsan şöyle bahçede bir hava alsansa ikinize birden

iyi gelir.

Olur olur tabii. Gel babaanneciğim gezelim. Tamam.

Tamam kızım tamam.

Zeynep basiyet meselesini nasıl öğrendi acaba?

Tabii ya.

İstediği parayı alamayınca kesin Metin söyledi.

Tünetsiz. Alo.

Zeynep'e basiyet meselesini nasıl söylersin Metin Efendi? Sen ne biçim bir

insansın?

Yuva yıkıyorsun yuva. Ayıp günah.

Hop hop hop Tülay Hanım.

Zeynep'e ben bir şey demedim.

Geçenlerde Songül Hanım'ın adamı geldi.

Onu anlattım. Ne?

Nasıl söylersin? Kusura bakma. Ben sana söyledim ben geçinemiyorum. Sen de

görmezden gelince saklanacak bir şey kalmadı.

İhtiyacım olan parayı ilk verene söyledim ben de.

Songül.

Yılan Songül.

Sonunda Aslanlı denen o aileden sonsuza kadar kurtuluyorum.

Yok Songül teyze.

Rüzgarlı Tepede de yok Halil.

Zeynep de oradaydı tabii.

Görmedi beni neyse ki.

İyi de Zeynep konağa da dönmedi.

Demek hala arıyor Halil'i o kasaba güvercini.

Ben de mi gidip arasam acaba? Sonuçta Halil'i Zeynep'ten önce bulman bana

avantaj sağlar.

Takma kafana Gözdeciğim.

Yakında bu çiftlikte tek bir aslan mı bile kalmayacak.

Ondan sonra da er geç Halil senin çekimine kapılacak. Görürsün.

Hay ağzına sağlık.

Doğru söylüyorsun haklısın.

Halil bunu asla sineye çekmez.

Affetmeyecek Zeynep'i.

Aşkımız varsa Halil'i arıyor.

Sen merak etme.

Eren'i de aradım. Nerelere gidebilir diye sordum.

Gidip baktım ama oralarda da yoktu.

Halil Fırat bu.

Kaybolmak istedikten sonra kimse bulamaz zaten onu.

Bu arada Zeynep, Tülay Hanım, Merve Hanım, Gülhan Hanım seni sordular.

Herkes merakta.

Çiftlikte endişe seviyesi yüksek. Haberin olsun.

Anladım.

Tamam benim çiftliğe dönmem en doğrusu sanırım şu an.

Belki Halil de gelir oraya.

Görüşürüz Hakan sağ ol.

Bu anlattıkların zor şeyleri evlat.

Koşuşturmuş.

Her türlü zorlukla mücadele etmişsin ama kendini unutmuşsun.

Yeterince dinlememişsin kalbi.

Oysa... O kıza ilk görüşte aşık olduğunu zamanlıca anlasan

bunca şeyi de yaşamazdın.

Anladığım kadarıyla... Baban Bilge... Yüreği zengin bir adam.

Öyleydi.

Şu an benim yerimde senin karşında olsa eminim aynı şeyleri öğütlerdi sana.

Derdi ki kendini sevdiklerini dinle.

Hayatın güzelliklerini anca böyle yaşayabilirsin.

Ben burada dinlemeye öğrendim evlat.

Şu an gözlerim kör olsa rüzgarın dalgaların sesini dinler.

Yine de bulurum denizde yok.

Ama geç kaldım.

Sen vaktin varken sevdiğini dinle.

Bin bir yüzle çıkar hayat insanın karşısında.

Hangi yöne bakacağını, hangi yoldan gideceğini şaşırırsın.

İşte o zaman sevdiklerine kulak vermen gerekir.

Sen iyice bir düşün.

Ben birer çay daha doldurayım.

Halil dinleyeceksin beni. Bu defa konuşulmayan bir şey kalmayacak. Halil!

Yapma teyzoşum. Vazgeç bu sevdadan.

Hem sevmiyorsun ki sen bu adamı. Niye gidiyorsun peşinden?

Ya Umut beni seviyor ya. İkimize de yeter onun sevgisi.

Biraz incindi sadece o kadar.

Geçiverir. Koskocaman adam.

Salim sağa hesap eden paça yemez. Sen bu sevdadan vazgeçme kumru kuşum.

Bileziklerimi de getiriver.

Ya zengin koca az şey mi sen hoşun.

Gençken yükseklerini atıp tutmak kolay.

Para mutluluk getirmez derler.

Ama saadet dediğim parasız olmaz.

Ya bu gerçeğe gözümü kapayamam.

Bu hayattaki şansımı umutsa eğer kaçırmaya da hiç niyetim yok.

Hoşçakalın.

Güle güle.

Kolay gele.

Niye böyle yapıyor anlamıyorum.

Sırf malın mülkü var diye.

Teyzesi haklı belki de.

Parasız. Devamlı sıkıntı çekerim. Nasıl mutlu olsun insan?

Yapamam bunu Selma ya.

Biraz sıkıldık değil mi bu ara biz?

Şöyle yapalım.

Bugün... ...ojen restoranda yemek yiyelim.

Hem baş başa yemek yemiyorduk uzun zamandır.

Çok güzel olur.

Çok sevindim.

Ya da vazgeçtim ya.

Ne gerek var ki?

Çok pahalı bir yerde orası.

Evde mis gibi yemeğimiz var. Onu yeriz.

Hem artık tek başımıza değiliz.

Bebeğimizin geleceğini düşünmemiz lazım.

Benim yüzümden istediklerini yapamıyor.

Ertele ertele. Nereye kadar?

Oysa o en iyisine layık.

En iyisine.

Ne yapıp ne edip daha fazla para kazanmam lazım benim.

Gelirimi artırmalıyım.

Yalnız...

Sensizken nasıldı ıssız bu bahçe?

Bu çiftlik... Sen benim eve giden

yolumsun Halil.

Ben seni kaybedemem.

Halil.. Halil..

Zeynep

hanım.. Halil bey, gelen evren masasına bırakıyordum da..

Yokken her yer boş.. Her şey anlamsız sanki..

Senin boşluğunu hiç bir şey dolduramaz..

Hadi gelin.

Çabuk çabuk.

Bu niye hala burada?

Ben bunu boşuna mı aldım bu hediyeyi? Hala yapmamışsınız.

Hala konuşamadım annemle vasiyet meselesini.

Çok basit aslında.

Birlikte karışımı hazırlayacaksınız. Sonra el ele tutuşup hazırladığınız

karışımın içine elinizi daldıracaksınız.

Sonra malzemeler kuruyunca da elinizin şeklini almış olacak.

Bitti bu kadar.

Yani Zeynep de isterse?

Madem dünyanın en tatlı kız kardeşi bize böyle bir hediye almış.

Onu kırmak olmaz. Yapalım.

Önceden.

Tamam o zaman.

Kolay gelsin size.

Kaçtım ben.

Sağ ol.

O zaman miç başa düştü desene.

Şimdi bunu karıştırması kaldı.

Dağın rüzgarı nasıl toplarsa çiçeklerin ışığı.

Öyle güzel kokuyorsun Zeynep.

Ah anne.

Konuşamadık sıkıştım kaldım.

Halil'e haksızlık ediyorum.

Üzüklere zaman gelmesin.

Buraya emanet bırakalım.

Ne kadar bekleyeceğiz böyle acaba?

Alem kurdum.

Bir on dakika falan.

Bu işte insan mazen üzülüyor.

Keşke hep böyle kalabilsek diye.

Sonsuza kadar bu şekilde kalabilir miyiz efendim?

Ah Valil, gözlerinde kaybolmak ne güzel.

Yaşadığımı hissettiriyor.

Zeynep burada mıydın?

Evet biraz önce geldim Gülen abla.

Benim de aklım Halil'e takıldı.

Öyle tek bir laf etmeden çekip gidince endişelendim ben de.

Ne yaptın? Konuşabildiniz mi?

Aradım ama bulamadım.

İlla bulacağım.

Aramızdaki sorunu düzelteceğim.

Yani ben ne yaşadığınızı bilmiyorum.

Ama bir sıkıntı varsa bana anlatabilirsin.

Ben de senin bir ablan sayılırım.

Ne zaman istersen yanında olurum.

Seni dinlerim. Yardım edebileceğim bir şey varsa elimden geleni yaparım.

Annemin yaptıklarını nasıl söylerim sana Gülhan abla? Ben bile hazmedememişken.

Neyse seni yalnız bırakayım. İyi geceler. İyi geceler.

Hımm.

Sakın üzülmeyin.

Yakında eksiklerinizi geri getireceğim kıymatlılarım.

Buyur.

Oğlum. Anne.

Hayırdır kınalı kaşıyor.

Anne. Ben sana bir şey soracağım.

Sor oğlum.

Hani senin babandan kalma on dört dönüm tarlan vardı ya.

Var ya ne olacaktı?

Biz oraya badem mi eksek? Hem boş durmamış olur.

Biz de değerlendirmiş oluruz.

Birkaç sene sonra çok para edecek diyorlar bak.

Oğlum nereden aklına düştü tarla sabahın böyle?

Olur mu öyle şey anne?

Yeni devir organik tarım devri olacak diyorlar.

Değerlendirebiliriz bence.

Evladım olur mu hiç?

Atı fütüf bir tarla o.

E zamanında bakındık. E civarında kuyu muyu yok.

E derli olsa Ökkeş baban çoktan sattıydı orayı peypey.

Öyle mi diyorsun?

Oğlum. Sen canını sıkma kınalı kaşım.

Hemen muhtarı arayacağım.

E bakarsın etrafında kuyu neyin bulunuvermiştir.

Sen. Can çabasına düşme de.

Tamam.

Sağ ol anne.

İyi geceler.

Kale... ...ne edecek ki bu oğlan kuru kupalak tarlayla?

Dokunma bana.

Zeynep ne oluyor?

Adımı bile anma.

Değil seni görmek.

Varlığını bile hatırlamak istemiyorum artık ben.

Zeynep bak sonradan pişman olacağın şeyler söyleme.

Ben pişman olacağım kadar oldum zaten.

Sevdiğinin seni dinlememesine sadece verir biliyorum Zeynep.

Ama ben iyi veya kötü seni dinleyeceğim.

Dinleyeceğim.

Yunus dayı.

Ben artık müsaadeni isteyeyim.

Her şey için çok sağ ol.

Bir baba gibi yoluma ışık tuttun.

Özellikle de konuşmak iyi geldi.

O nasıl laf evlat?

Ne zaman istersen bu fukaranın kapısı sana her zaman açık.

Dert lafla dağılır derler Haliç.

Gerek deyince savururuz.

Eyvallah.

Sende bir şeye ihtiyacın olur.

Başın sıkışır.

Benim evlat benim.

Eyvallah evlat.

Halil. Neredesin? Her yerde seni aradım bulamadım.

Çiftliğe geliyorum şimdi.

Konuşacağız.

Sonunda. Çok şükür konuşabileceğiz.

Yoksa benden ayrılmayı düşünmüyorsun değil mi Halil?

Yok, yok olmasın bu.

Ne olursa olsun kurtulamaz bu sefer elimden.

Gerekirse bağırırım, çağırırım, yalvarırım, anlatırım yine de her şeyi.

Koruyacağım evliliğimizi.

Onsuz olamam ben.

Bakma bana öyle.

Ben ne yaptıysam sizin için.

Evliliğiniz için yaptım Zeynep.

Halil geldiğinde konuşacağım onunla.

Anne mesele sadece evliliğimiz mi sence?

Evliliğimizi kurtarayım derken Halil'i fersah fersah uzaklaştırdın benden

farkında değil misin sen?

Ben yaptıklarından sonra ne derim, nasıl açıklarım bu olanlara, nasıl bakarım

gözlerine düşündün mü hiç?

Halil'in de Gülhan ablanın da canını fena yaktın sen.

Ortaya uydurma bir vasiyet hikayesi attın, duygularıyla oynadın ikisinin de.

Ama neyse, Halil yolda, geliyor çiftliğe.

Her şey çıkacak ortaya zaten.

Gidip her şeyi itiraf ederim.

Halil Zeynep'in suçsuz olduğunu öğrenir.

Kızım da beni affeder.

Çok üzgünüm ben Zeynep.

Yol açtığının acılarının farkındayım.

Geri alamam belki ama... ...telafi etmek için elimden geleni yapacağım kızım.

Nerede kaldı bu Halil ya?

Meraktan çatlayacağım.

Al benden de o kadar.

Ne yapsak? Çıkıp arasak mı acaba?

Sakin ol karıcığım.

Biraz daha bekleyelim.

Eğer gelmezse ben çıkar bakarım.

Hepinize söylemem gereken bazı şeyler var.

Aslında Halil'in de burada olmasını istiyordum ama... ...yoldaymış zaten.

Geliyormuş. Ne anlatacağım belli Tülay Hanım.

Ana kız, kirli oyunlarınızla Halil'i kandırdınız.

Yeğenime en zayıf noktasından, babasından vurdunuz.

Ama ne oldu?

Zorla güzellik olmuyor değil mi?

Boşanmalarına engel olamadı.

Bunları mı anlatacaksın bize pişkin pişkin?

Ne demek oluyor bütün bunlar?

Yok artık.

Çok ilginç gerçekten.

Kızımı karıştırma Songül Hanım.

Onun bu meselede hiçbir dahli yok.

Ne olduysa ben planladım.

Tek başıma uyguladım.

Zeynep'in haberi bile olmadı.

Kızını koruyorsun kesin. Ama öyle değilse bittim ben.

Siz hakikaten ana kız oyunlara doymuyorsunuz ben anladım.

Ne o yeni yalanınız da bu mu?

Vasiyetten sonra şimdi de bununla mı kandıracaksınız Halil'i?

Songül teyze sakin ol.

İster inan ister inanma Songül hanım gerçekler bunlar.

Tıpkı senin kızımla Halil'i ayırmak için onları tehdit etmen kadar gerçek.

Üstelik ben onları bir arada tutmaya çalışıyorum. Ya sen?

Ayırmaya çalışıyorsun. Hem de acımasızca. Aramızdaki fark bu.

Madem Halil birazdan geliyor.

Bunların hesabını sorar sizden. Ama sana bir tavsiyede bulunayım.

Bence bunları Halil'e anlatma.

Tahammülü yok çünkü.

Bıktı sizin kirli oyunlarınızdan. Seni de kızlarını da kapının önüne koyacak.

Görürsün. Kirli işlerin piri sensin Songül Hanım. Ben değilim.

Yeter!

Selma'ya ve bebeğimizi yetebilmenin bir yolunu bulmadan haramana uykun.

Nasıl yapacağım ben bunu?

Canını sıkma dedim ya kurban olduğum.

Bebek kısmetiyle geliyor maşallah.

Anne dur bir sakin ol.

Ne oldu? Bu ne ne canım?

Muhtarı aradım muhtarı.

Benim numaram değişti ya.

Ara tara bulamamış bizi.

Öz halam vardı ya hani. Darlıklı olan.

Hakkın rahmetine kavuşmuş.

Ya.

Öyle mi?

Allah rahmet eylesin.

Babam anlatırdı. Çok inatçıymış rahmetle.

Dedim dedikmiş.

Bir kere tartışmışlar. Daha da barışmamışlar.

Baban insan insana her zaman gerek dediydi de dinletemedi rahmetliye. İşte

o halan deve yüküyle miras bırakmış sana.

Ne? Ne diyorsun anne? Sen ciddi misin?

Rahmetli'nin çocuğu da yok.

Göm göm zengin oğlu için kınalı kaşığı.

Eğer bu doğruysa Selma'ya da...

Ebeğimizi de yetebilirim artık.

Durun artık ikiniz de.

Halil birazdan gelecek.

Geldiğinde oturup konuşuruz.

Onun en doğru ve en adil kararı vereceğinden şüphem yok benim.

Benim de şüphem yok.

Ne oluyor?

Niye herkes toplandı burada?

Şova baksın.

İraz'dan Halil gelir.

Cezalarını kesip kurtulur bunlardan.

Halil Bey.

Halil Bey haberlere çıkmış. Ne?

Ne olmuş Cemil? Anlatsana.

Ünlü iş adamı Halil Fırat'ın kısa bir süre önce elin bir kaza geçirdiğinin

haberini aldık sayın seyirciler.

Kullandığı arabayla seyahat halindeyken Yeşilpınar civarında uçurumdan denize

yuvarlandığını üzülerek bildirmekteyiz.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.