Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Unutmayın akşam yediye kadar vaktiniz var.
Bak bunları nereden uyduruyorsun hiç bilmiyorum ama. Kulaklarımla duydum.
Kimden duydum ben niye inanayım sana?
Tülay Hanım'ın İhsan Fırat'ın güya cezaevinden arkadaşı olan Metin'le olan
konuşmalarını kulaklarımla dinledim. Her şeyi öğrendim.
İsterseniz bir annenize sorun.
Ben diyeceklerimi dedim.
Akşam yediye kadar vaktiniz var.
Eğer hala Halil Fırat'ın eşi olmak istiyorsanız... ...bana bu parayı
verirsiniz.
Zeynep Hanım kahve istemişti. Siz de ister misiniz Halil Bey?
İsterim ama ben aradığım zaman getir. Şimdi biraz işim var. Daha sonra karımla
birlikte baş başa içeceğim.
Zeynep.
Sen iyi misin?
İlaçların... İlaçlarını unuttuk biz senin.
Hem koluna da bakmadık. Pansuman yapmak gerekir belki.
Yok sabah hazırlanırken ben baktım.
Gayet iyi, rahattım yani. İlaç almayacağım o yüzden.
Ben benim yüzümü yıkayayım o zaman.
Annenizle bir olup Halil Bey'e oyun oynadınız.
Babasının cezaevinden arkadaşı rolü oynayacak ve bu vasiyet yalanını ortaya
atacak bir adam tuttunuz. Böylelikle evliliğinizi garanti altına aldınız.
Bu kadarını yapmış olamazsın anne.
Anne.
Zeynep.
İyi misin?
İyiyim. Çıkıyorum şimdi.
Bak bana bir.
Ben biliyorum. Arda'ya üzülüyorsun.
Ama sana mutlu bir haberim var.
Hakan'la konuştum.
Arda'nın babasına çok iyi bir iş.
İkisine de kalacak çok güzel bir yer ayarlayacağız.
Ayrıca sana bir şey bizim daha var.
Yeşilpınar'da olacaklar.
İstediğimiz zaman gidip görebileceğiz.
Eğer Arzu'nun dedikleri doğruysa ben Ali'nin yüzüne nasıl bakarım?
Ben şimdi çalışma odasına gidip biraz İşlerimi halledeceğim.
Eğer sen de istersen... ...daha sonrasında Arda'yla görüntülü konuşuruz.
Olur. Çok iyi olur.
Patlama geldim.
Temizlik mi yapıyordun Songül teyze?
Yorulmuşsundur sen de şimdi.
Türk kahvesi yap da gel oturalım.
Ne o Gözdeciğim? Çok keyiflisin.
Tabi Arda gitti dertler bitti değil mi?
Yok, bununla yetinmeyeceğim.
Halil ve Zeynep'i ayırmak için yeni hamlem yakında ama adım adım gideceğim.
Gözde, sen beni anlamıyorsun değil mi?
Ben burada yapamıyorum.
Nefes alamıyorum. Sen ne istediysen yaptım, konaktan da kovuldum. Ama artık
senin benim için bir şey yapman gerekiyor.
Bir şey diyeceğim.
Sen neden şikayet ediyorsun ki?
Özüne döndün işte.
Hayır niye yadırgıyorsun burayı yani?
Hayatı konaklarda, çiftliklerde geçmiş Tülay Aslanlı bile kaç ay yaşadı burada.
Sen onun kadar olamıyor musun Son Gül teyze?
Bana bak küçük şeytan.
Beni sakın küçümseme.
Seni yerle bir ederim.
Sana öyle şeyler yaparım ki... ...bir daha ardına bile bakmadan defolup
gidersin buradan.
Bırak! Bırak saçımı!
Bırak diyorum sana!
Gözde. Ben bunu hak etmiyorum.
Tülay'la karşılaştırılmayı da hiç hak etmiyorum.
Tülay ağzında gümüş kaşıkla doğdu.
Bense elde ettiğim her şey için çok büyük bedeller ödedim. Ve sen
geldiğinden beri elimden her şey uçup gidiyor.
Yani Arda meselesi planlarımı biraz sekteye uğrattı. Vakit
kaybettim.
Ama şimdi...
Yeni planımda benim yanımda olursan konağa kesin dönüş yaparsın.
Elimden ne geliyorsa yaparım.
Gel otur.
Beni iyi dinle.
Ne zaman açacaksın şu telefonu anne?
Merve, annemin kaldığı otel hangisi? Ben cep telefonuna ulaşamıyorum da. Otelin
bilgilerini mesaj olarak atarım şimdi sana. Öpüyorum.
Tamam Ablacığım, bekliyorum.
Merhaba, iyi günler. Tülay Aslanlı ile görüşecektim. Ben odasına bağlayabilir
misiniz?
anahtarını resepsiyona bırakmış. Havuzda olmalı. Geldiğinde aratayım sizi.
Tamam. Teşekkürler.
Halil benim ailem için böyle çabalarken sen onu en zayıf noktasından babasından
vurmuş olamazsın anne.
Allah'ım ne olur bütün bunlar Arzu'nun yanlış anlaması olsun.
Hava soğuk.. Hasta olma.. Sen bana karşı bu kadar
hassasken, ben annemin sana bir yanlışı var mı diye düşünüyorum.. En kötüsü de
ne biliyor musun?
İçimden bir ses arzu doğru söylüyor diyor..
Buyrun..
Afiyet olsun.
Zeynep. Her şey yolunda mı?
Yolunda.
Bilirmişti bir an.
Kaos yok.
Karmaşa yok.
Böyle ellerin ellerimde.
Şu güzel gözlerin gözlerimde.
Kahve mi içiyordunuz?
Ben bölüyorum ama.
Konuşmamız lazım.
Ben sizi yalnız bırakayım.
Karımın yanında konuşamayacağım hiçbir mesele yok Gözden.
Zeynep.
Kalırsan sevinirim zaten.
Konu seni de ilgilendiriyor.
Asiyet meselesini mi öğrendi yoksa? Onu mu söyleyecek?
Umut bey!
Duydun mu ne?
Duyacak tabii, kulakları var.
Umut Bey iyi misiniz?
Niçin konuşmuyorsunuz?
Ambulans mı çağırsak?
Ben iyiyim Kumru Hanım.
Sakin ol.
Beni çok kırdınız Eren Bey.
Örselendim ve sarsıldım.
O haylaz sözlerinizi hak etmedim ben.
Haylaz mı dedi o?
Tuhaf işte.
Boşuna demiyorum ben. Tuhaf bir adam.
Koskoca adamı üzdün gönderdin. Hala hırsını alamadın damat.
Evet Eren.
Çok ayıp ettin gerçekten.
Ne?
Ayıp mı ettim?
Siz unuttunuz galiba.
Bu adam yüzünden biz neler çektik?
Davayı geri çekmesi için ne hallere girdik biz. Unuttunuz mu?
Hatırlayın. Bize numara yaptı. Rol yaptı. Perişan etti bizi.
Pes artık.
Ne kim varmış seninle?
Rica ediyorum.
Makul bir şey söyleyene kadar bir daha muhatap olma benimle.
Teyzeme aynen katılıyorum Helen.
Siz... Siz ciddi misiniz?
Oğlum.
Seni kimselere ezdirmem ama doğru değiller. İyi laf etmedin.
Sen de mi anne?
Ben Reçel'in hesabını sordum.
Daha da uzatma olma. Ver adını o maymun teherife de her birimiz kurtulak.
Konu nedir gerçi?
Bir türlü konuya gelemedin.
Konu, Songül teyze.
Sizi neden ayırdığını, öğrenmeye çalıştım.
Ama, bugün konuştun benimle.
Sizin bu evliliğin bir evcilik oyunu olduğunu biliyormuş.
Bu oyunu daha fazla sürdürmenizi istememiş.
Bu yüzden sizi ayırmaya çalışmış.
Yani yöntemi çok yanlış.
Biliyorum ben de farkındayım.
İkinizin de iyiliği için o yüzden böyle bir şeye kalkışmış.
Şunu bildiğimi de Songül teyze üzerinden duyurdum ya.
Aferin bana.
Bize biraz müsaade eder misin Gözde?
Tabii ki.
Ne yapacağız şimdi?
Ya babaannem öğrenirse?
Gerçeği aylarca sakladık biz ondan.
Ayrılacağız dediğimizde bile ne kadar üzüldü kadın.
Onların hiçbir şeyden haberi yok ki tabii.
Neden haberleri yok?
İşte böyle her şeyin düzeldiğinden falan.
O zaman biz de gereğini yaparız.
Nasıl?
Güzel.
Biraz sabredeceksin ama.
Arzu. Bütün herkesi salona topla.
Songül teyzemle dahil.
Eksiksiz. Herkes orada görmek istiyor.
Kapat.
Efendim Arzu ne istiyorsun?
Halil Bey herkesin salonda toplanmasını istedi.
Özellikle de sizi bekliyor.
Tamam.
Halil herkesin salonda toplanmasını istiyormuş.
Özellikle de benim gelmemi istemiş.
Demek ki oyununuz ortaya çıktı.
Evliliğinizin gerçek olmadığını biliyorum mevzusu işe yaradı.
Halil kesin affedecek seni.
Yoksa özellikle niye seni istesin?
Tamam.
Yeter.
Bakmayın artık öyle.
Umut Bey'i arayıp özür dileyene kadar terpimiz böyle.
Hayır Saadet'ime mani oldun tamam da.
Böyle de konuşulmaz ki.
Yeter be.
Yediniz oğlumu teyzeye.
Oğlum.
Sen de o adamı ara, gönlünü al.
Kapansın bu mesele.
Tamam.
Doğru söylüyorsunuz, fazla ağır konuştum.
Ben şimdi çözeceğim bu mevzuyu.
Arıyorum.
Açmıyor.
Mesaj atsana..
Tamam..
Olur..
Umut bey..
Ben.. Eren..
Konuşabilir
miyiz?
Tamam mı?
Mutlu musunuz?
Atabilir miyim?
Attım.
Beni rahat bırakın.
İstirham ederim.
Bak bak bak.
Triplere bak.
Ben boşuna demiyorum.
Bu adam tuhaf tuhaf.
Yok artık benimle de konuşmaz.
Bitti bu iş, mahvoldum ben.
Anam, kaldı bu kumru kuşu başımıza. Öyle olmaz.
Bir çare bulmak lazım.
Buldum. Vallahi de billahi de buldum. Oğlum, kumrunun telefonunu al.
O, buyumun terifi var ya, ona mesaj at.
Kumruymuş gibi de ki... ...Umut Bey, acil görüşür.
Bak nasıl gelecek.
Sonra da işte, nereye ne zaman istiyorsan.
Oraya çağır.
Hay aklında bin yaşa kıymak.
Ya kıymet oğlum.
E tamam.
Bunu da yapalım bakalım.
Bu kadar şeyden sonra gerçekleri açıklayamazsın. Zeynep endişe etme güven
bana.
Çocuğum. Niye topladın bizi buraya? Ne söyleyeceksen söyle.
Halil. Beni de çağırtmışsın.
Sen de duy istedi mi?
Malumunuz.
Zeynep'le evliliğimiz aceleye geldi.
Yani dolayısıyla da düzgün bir düğün yapamadık.
Ör suadetlerimize uygun... ...güzel bir düğün yapmak istiyorum Zeynep'le.
Tabii... ...o da isterse.
Eniştem yine ablamı şaşırtmayı başardı. Tebrik ederim abla.
Tebrik ederim enişte.
Allah'ıma şükürler olsun.
Nihayet mavişimi telli dubaklı göreceğim.
Herkesi çağırın düğünümüze. Herkes gelsin. Sen hiç merak etme Zümrüt
Sultan. Dört dörtlük bir düğün olacak.
Çok sevindim. Çok tebrik ederim.
Sağ ol abla.
Akşam yediye kadar parayı getirmezsen Halil Bey'le konuşacağım.
Bakalım o zaman bu düğün olacak mı prenses?
Ya Arzu'nun dedikleri doğruysa?
Ya annem böyle bir şey yaptıysa?
Halil gerçek bir düğün yapmak isterken ona nasıl söylerim?
Söylemezsem yüzüne nasıl bakarım?
Tebrikler.
Tebrikler. Tebrikler Halil'ciğim.
Ben bir odaya çıkıp annemi arayayım.
Aslan damadım benim. Aslan damadım.
Kim bilir Maviş'ime nasıl güzel gelinlik aldın. Kim bilir ne hediyeler aldın.
Kim bilir nasıl anlı şanlı bir düğün yapacaksın.
Zeynep bu dünyadaki her şeyin en güzelini hak ediyor.
Yapacağım tabii.
Ah Kumru Hanım.
Mesajınızla beni ne kadar mutlu ettiniz.. Sizi görmek, kara kışta baharı
görmek gibi..
Gelir
miydim ben senin ayağına?
Sen evdekilere dua et.. Mecbur.. Özüleceğiz artık..
Sizin ne işiniz var burada?
Mesajı atan bendim.
Kumru Hanım değil.
Ne?
Randevun benimle.
Öyle.
Şaşırdım biliyorum.
Konuşmak istemeyince ben de böyle bir oyuna başvurdum.
Demek ki neymiş beyefendi?
İnsan sıkışınca oyunlara başvurabiliyormuş öyle değil mi?
İkisi bir değil.
Kıyaslama. Neyse.
Ben ettiğim laflar için özür dilerim.
Mümkün değil efendim.
Sizi affedemem.
İncindim ben.
Hem affetsem ne olacak?
Kumru Hanım'la evlenme izin mi vereceksiniz?
Vallahi içime sinmese de izin vereceğim mecbur.
Yok. Hayatta inanma.
Burada yine bir işler dönüyor.
Umut abi.
Oyun mu oyun yok.
Düğün dernek var artık.
Bak inanmıyorsan Kumru teyzeyi arayayım.
Borcunu ver demedim mi sana?
Ne diyorsun ulan sen?
Kime artistlik yapıyorsun?
Borcunu ödeyeceğiz dedik. Uzatma.
Kaç aydır aynı terane.
Ya borcunu verirsin ya da ağzını burnunu dökerim senin.
Başka yer yok mu beyefendi tartışacak?
Rahatsız oluyoruz burada.
Başka yere lütfen.
Sana ne lan? Sana mı soracağız?
Sen de borcunu ver. Tabii ki değil. Bana sormadan da beyefendi olabilirsiniz.
Ne diyorsun ulan sen?
Gençler sakin.
Kumru Hanım olsa burada onun için dayak yerdim ama burada da dayak yemem çok
saçma olacak.
Saklan Umut.
Bekilsene sen ver sol abisi.
Bana bak Umut abi.
Son kez söylüyorum.
İster inan ister inanma.
Umut Ede seni seviyor.
Seninle evlenmek istiyor.
Sen de gel işte bugün.
İstemeye.
Artık buraya dönmem hayal oldu..
Teyze..
Gelsene eski fotoğraflara bakıyorum..
Teyzeciğim, geçen gün konuştuklarımızı düşündüm.
Haklısın.
Herkes hata yapabilir.
Önemli olan telafi etmek ama.
Evet Gülhan ama kimse bana yapılan hataları telafi etmiyor.
Çok üzgün, çok kırgın olduğunun farkındayım.
Eve dönmek istediğini de biliyorum. Senin yerinde olsam...
Düğün olayını bir fırsat olarak düşünürdüm.
Halil'le Zeynep'le bu şekilde aranı düzeltebilirsin belki.
Onlar birbirini çok seviyor. Sen de kabullen artık bunu.
Olan bitenden hiç memnun olmasam da kabullendim.
Kabullendim de... Halil beni affetmeyecekmiş gibi duruyor. Yani ne
yaparsam yapayım olmayacak sanki.
Ben öyle düşünmüyorum.
Düğün olayı herkese çok iyi gelecek bence.
Halil de yumuşayacaktır.
Hem bir tek aile büyüğüm sen varsın.
Keşke annemle babam da görebilseydi.
Ver bakayım ama.
Babama baksana.
Bu senin babanın cezaevinden gönderdiği fotoğraf değil mi?
Evet.
Açık görüş olduğu bir gün babamı görmeye gitmiştik cezaevine.
Herkes görüş alanındayken babamdan cezaevi arkadaşlarıyla fotoğrafını
istemiştim çocuk aklımla.
Cezaevi fotoğrafçısı da beni kırmayıp onlara poz verdirmişti.
Babanın cezaevinden Metin diye bir arkadaşı var mıydı hatırlıyor musun?
Hani geçen gün Halil'i ziyarete gelen.
Yani... Aslında hepsinin adını tek tek bilirim ama öyle birini hiç duymadım.
Neyse belki ben yanlış anladım.
Hadi güzel şeylerden bahsedelim.
Bak düğün için sana yeni elbise almamız lazım Gülhan. Karnın zaten yavaş yavaş
belli olmaya başladı. O zaman da daha da belli olur.
Doktorla konuştun mu? Nasıl gidiyormuş gelişime?
Her şey yolunda teyzeciğim.
Ben bir tekine bakayım.
Metin.. Metin kim bu Metin?
Kaç kere aradım anne niye açmıyorsun şu telefonu?
Aç şu telefonu da konuşalım artık..
Benim güzel genin ne düşünüyor?
Zeynep ne oluyor?
Bir sorun mu var?
Düğün sürprizime sevinmemiş gibisin.
Yok.
Sevindim elbette.
Sadece ani oldu biraz.
Yeterince her şey için geç kaldık zaten.
Bu saatten sonra bizim için hiçbir şey ani değil.
Bak kasabadaki emce mekanı ayarlayacağım.
Olmaz.
Yani çiftliğin arka bahçesi gayet yeterli bence.
Abartısız sade bir şey olsun isterim. Tamam.
Sade olsun sen nasıl istiyorsan öyle olsun.
Organizasyon şirketiyle görüşürüm. Buranın adresini veririm.
Ben annemi aramıştım birkaç kere.
Ulaşamamıştım. Şimdi de o arıyor.
Tamam sen annenle konuş rahat rahat.
Ben de organizasyon şirketini arayayım.
Alo anne ne zaman geliyorsun?
Otelden ayrı. Yol yarım saate kadar.
Anlamadım sesin kesiliyor. Anne.
Yarım saate burada mısın?
Alo anne?
Alo?
Kesildi.
Ne oldu?
Planların elinde patladı değil mi?
Bir düğünümüz eksikti.
Her şey senin yüzünden oldu. Bana verdiğin sözü tutsaydın bunların
hiçbirini yaşamayacaktık. Gözde. Hata yaptım.
Bedenini de ödüyorum.
Daha fazla üstüme gelme istersen.
Tülay, Vasiyet, Arda.
Hep önüme bir engel çıkıyor. Gerçekten bıktım.
Diğerleri tamam da.
Bu Vasiyet konusu benim kafamı çok karıştırıyor.
Gülhan'la konuştum.
Gülhan babasının cezaevindeki birçok arkadaşını tanıyor. Ama Metin diye
birini hiç duymamış.
Cezaevindeki toplu fotoğrafta da yok o Metin.
Basiyetini anlatacak kadar yakın arkadaşıysa... Bir tuhaflık var
gerçekten.
Dur bakalım öğreniriz şimdi.
Alo babacığım.
Nasılsın?
Çok iyiyim ben de çok teşekkür ederim.
Haliller de çok iyi, çok çok iyiler babacığım. İşte ben de küçük küçük çift
din işlerini halletmeye çalışıyorum. Ne yapayım?
Ben sana bir şey soracaktım.
Bu İhsan amcanın hapishanedeyken Metin diye bir arkadaşı mı varmış sanki?
Anladım. Anladım tamam babacığım.
Kendine çok dikkat et görüşmek üzere. Sağ ol babacığım.
Öyle birini bilmiyor.
Biliyorsun sen. Benim babam İhsan amcayla çok yakın arkadaştı. Avukatıydı
her şeyini bilir. Olsa kesin bilirdi.
Vasiyet yoksa.
Zeynep ile Halil'in evli kalmasına da gerek yok.
Bu aslanlıların bir oyunu.
Ama bu sefer çok büyük bir yalan söylediler.
Halil'in en büyük zaafını kullandılar.
Babasını.
Bu işte bir iş var.
Ben bir öğreneyim şunu.
Alo Fikret.
Sana bir şey soracağım. Şu Metin denen adamı hatırlıyor musun?
Güzel. Senden bu adamı çok iyi bir şekilde araştırmanı istiyorum.
Bu vasiyet meselesi benim müştemilattan konağa dönüş biletim olacak.
Bir gel sen de konuşsak anne.
Organizasyon şirketiyle konuştum. Şimdi davetiyelerin örnekleri var onlardan
birini seçmen gerekiyor.
Bakayım.
Tamam bu güzel bu olsun.
Bu?
İlginç. Çok hızlı oldu bu kadar hızlı beklemiyordum.
Neyse tamam o zaman ben bunu gönderiyorum.
Adresi de çiftliği veriyorum.
Bir de unutmadan tabii ki çok güzel bir gelinlik bakmamız gerekecek sana.
Eren'le Selma'ya da haber vermemiz lazım. Gerçi şimdi arayayım vereyim.
Ya Arzu'nun söyledikleri doğruysa?
O zaman bu düğün yapılamaz.
Kimse bilmemeli.
Arama dur.
Selim ne oluyor?
Sen bu düğünü istemiyor musun?
Ya da bilmediğin başka bir şey mi var? Doğruyu söyle bana.
Elbette istiyorum.
O zaman niye istemiyormuş gibi davranıyorsun?
Bak şu konuda bir anlaşalım.
Bak ben seni hiçbir şeye zorlamış gibi olmak istemiyorum.
İstemiyorsan istemiyorum de.
Hayır istiyorum tabii ki.
Ben... Özür dilerim yanlış ifade ettim.
Sadece ablama ben haber vermek istedim. Sürpriz yapayım istiyorum o yüzden.
Ben de biraz aceleci davrandım sanırım.
Yani her şey ani gelişti.
Heyecanlıyım da.
En iyisi ben önce şu davetiye işini halledeyim.
Bunu göndereyim sonrasına bakarız.
Efendim Cemil. Tülay Hanım konağa giriş yaptı. Haber vermemi istemiştiniz.
Tamam sağ ol.
Hayatım nasıl oldu bu?
Niye anlatmıyorsun?
Aşkım. Anlatacak bir şey yok.
Umut Bey'in en bu kadar korkak olması.
...hem de tanımadığı, bilmediği insanlara atarlanca kadar cesaretli
olması... ...işleri birazcık zorlaştırdı sadece.
O kadar.
Kendisi hemen... Kızım, sür sür.
Bolca sür.
Ece sürün ki mikroplar temizlenecek. Sür şuraya da.
Kıymet Hanım, Selma yapıyor zaten güzelce.
Bir durun da çocuk anlatsın ne olduğunu.
He yani sonuç ne onu söyle.
Sonuç şu Kumru teyze.
Umut seni bugün istemeye geliyor.
Davet ettim.
Gözün aydın.
Hayırlı olsun.
Damat çok yokuşa sürdün ama... ...sonunda saadetimi geri verdin bana.
Teyzoşum çok sevindim. Gözün aydın.
Ya...
eğlenin. Allah Allah.
Perişan attın oğlumu.
Ver. Ver şunu.
Tamam kıymet anne ben yapıyorum.
Ver şunu yapma beni hiç. Tamam bir sakin.
Bir sakin.
Biz bunu yukarıda halledelim. Gel burada olmayacak.
Ama bunlara da eğitici aramış.
Kıymet Hanım.
Bana para lazım.
İstemeye hazırlık için acil para bulmam lazım.
Vallahi bende de yok ki.
Ben ne vereyim?
Şu bileziklerden versen.
Misliyle veririm aldığımı.
İyi.
Fazlasına lüzum yok.
Aldığını ver yeter.
Nasıl?
İki tane yeter.
İyi o zaman. Ben şu alışveriş işini bir halledeyim.
Gel hanım gel.
Her bir işini hemen gör.
Sonra da yuvadan uçca... ...bizi kendine hasret bırak.
Sanırsın... ...altın kafes kuşu.
Teşekkürler Cemil.
Ay Zeynep o kadar iyi geldi ki tatile. O kadar gevşedim ki.
Telefonlara bile bakmadım. Sürekli aramışsın kusura bakma. Anne.
Metin denen o adamı Halil'in babasının arkadaşı diye getir.
Sırf Halil benden boşanmasın diye vasiyet yalanı uydurduğun doğru mu?
Anne bir şey söyle bana.
Yapmadım de ne olur sana böyle bir kötülük yapmadım de.
Sen nereden duydun böyle bir şeyi? Kim söyledi?
Doğru yani.
Sen... Sen nasıl yaparsın ya bana bunu?
Nasıl hayatıma böyle bir yalan sokabilirsin sen?
Zeynep ben evliliğim bitmesin diye... ...yuvan dağılmasın diye yaptığım güzel
kızım... ...başka bir niyetim olabilir mi benim? Yuvam dağılmasın diye öyle mi?
Anne ben senin yüzünden Halil'in ilgisini... ...benim için yaptığı her
şeyi yalan sandım.
Ben Halil'i kırdım ya.
Ben onun sevgisine inanmadım. Haksız yere suçladım onu.
Ne kadar aptalmış.
Yaptığım hiçbir şeyi hak etmedi o.
Zeynep tamamen iyi niyetimle yaptın. Ya ne iyi niyeti?
Sen baya baya Halil'in zaafını, babasını kullanmışsın.
Ben şimdi ne diyeceğim ona?
Annemin bana bu yaptığını nasıl açıklayacağım ben Halil'e?
Sırf Zeynep için size bir şans daha veriyorum.
Ya gidersiniz, arkamızdan çevirdiğiniz oyunları tek tek kızınıza itiraf
edersiniz... ...ya da çiftlikten çıkarıp gidersiniz.
Zeynep.
Eğer Halil öğrenirse... ...benim müştemilatta kalmama bile izin vermez.
Ama diyorsan ki benim mutluluğum için sokaklara düş diye, ona da tamam.
Halil'e gerçeği anlatırsam annem bir saniye bile burada kalamaz artık.
Söylemezsem ben nasıl bakacağım onun yüzüne?
Bir de Arzu'nun tehdidi var.
Ne yapacağım ben şimdi?
Yenisini alayım mı?
Hizmetçisin sanki.
Alo Şahin ne yaptın? Metin'le konuşabildin mi?
Maalesef. Henüz değil.
İyi.
Oyalanma. Elini çabuk tut.
Ne oldu? Adamdan haber var mı?
Efendim Fikri?
Metin'i buldum.
Konuşturdum da.
Bu vasiyet meclisinin arkasında Tülay Aslan da varmış.
Şimdi anlaşıldı Tülay'ın neden Metin'le konuştu.
Ne oldu?
Kimdi o arayan? Ne diyor?
Sana neyi anlatayım ki?
Kendi işimi kendim halledeceğim.
Söylesene.
Hiç.
Müştemilata düştüğüm duyurulmuş da yakın bir arkadaşım aradı iyi misin diye
soruyor. Ne cevap vereyim bilemedim.
Aman onlar da alışır. Bak sen alıştın ne güzel değil mi?
Neyse ben çayımı konakta içeceğim.
Seninkini sevmedim.
Sen bittin Tülay Aslanlı.
Artık Halil'in elinden seni kimse kurtaramaz.
Ama itiraf edeyim, bu kadarını ben bile yapamazdım.
Ben şimdi bütün bunları nasıl anlatacağım elle?
Eğer Halil öğrenirse... ...benim müştemilatta kalmama bile izin vermez.
Ama diyorsan ki benim mutluluğum için sokaklara düş diye... ...ona da tamam.
Neden her şey bu kadar karmaşık olmak zorunda?
Ben sana bir teşekkür borçluyum.
Sırf benim hayatımı kurtarmak için kendi hayatını içe saydın.
Ben.. Ben bu yüzden döndüm çiftliğe.
Onca zaman benden gerçekleri sakladığı için çektirdim onu.
Şimdi ben mi ondan gerçekleri saklayacağım?
Bizim hayatımız bir yalanın üstüne kurulu olamaz.
Yapamam ben bunu.
Halil'e bunu yapamam.
Ağlamak istemiyorum artık.
Ama dayanamıyorum Tekin.
Sanki herkes yalan söylediğimi biliyormuş gibi geliyor. Utanıyorum.
Bebeğimizi kaybettik biz.
Sırtına da bir sürü yalan yükledik.
Güzel kalp karım benim.
Her şeye ben sebep oldum.
Sen açık açık suçlamasan da yaptığın fedakarlık altında ezildim kaldım.
Neye mal olursa olsun artık gerçeği herkese anlatacağım.
Tekin dur!
Mavişim geldi.
Ben seni çağıracaktım.
Gelinlikçiyle konuştum.
İstediğin modeli hemen hazırlayacaklar.
Bu arada... ...belki bu süreçte sana Gözde de yardım eder.
Tabii ikiniz de isterseniz.
Tabii. Zevkle.
Halil.
Tekin bir saniye.
Bilmen gereken şeyler var abi.
Gülhan hamile değil.
Bebeğimizi kaybettik biz.
Ve çıkıyor ağzından.
Bebeği kaybettiğimizi öğrendiğimizde... ...beni çiftlikten gönderirsin diye
korktuk.
O yüzden yalan söyledi.
Benim için.
Hayır.
Ben kendi isteğimle yalan söyledim.
Ali.
Beni kaybettim ben.
Tutamadım onu.
Annelik yapamadım onu.
Büyütemedim.
Biz acılarımızı kapalı kapılar ardında yaşamak zorunda kaldık.
Söyleyemedim sana.
Bebeğim yok artık.
Çünkü ben... Çünkü ben kocamı seviyorum.
O gitmesini de yaptım.
Gülen abla.
Bebeğim gitti.
Çocuğum gitti.
Gitti.
Kocamı alamadım ben onu.
Sarılamadım onu.
Bakamadım ya.
Tamam. Tamam,
tamam, tamam. Bak bana bir.
Kimse bir yere gitmiyor.
Tekin burada kalacak.
Şimdi tamam.
Eren.
Ardi'den şekerliği alırken Beşik'i gördüm. Ne kadar güzel Beşik o öyle.
Bebeğimiz için yapıyorum.
Aslında bitince görecektin.
Sürpriz olacaktı.
Yine sürpriz oldu.
Çok beğendim eline sağlık.
Teşekkürleriniz bittiyse siz de mi kaygılansanız diyorum.
Umut Bey gecikti de.
Geldi galiba.
Eren. Sakin ol lütfen.
Merhabalar efendim.
Hoş geldiniz.
Nasılsınız? Hoş geldiniz. Geçin böyle oturun.
Hoş geldin de.
Tek başına gelmişsin.
Annem babam sizlere ömür.
Artık...
Ailem siz olacaksınız.
Ben hemen kahveleri yapıyorum o zaman.
Dur dur, bekle. Sen beceremezsin şimdi.
Havalar da bu ara pek bir sıcak gidiyor değil mi?
Çok özür diliyorum.
Bunu cevaplamam gerekiyor. Nerede konuşabilirim?
Arka bahçeye çıkabilirsiniz.
Teşekkür ederim.
Eren. Bak buraya kadar geldik. Adama yiyecek gibi bakıyorsun yapma.
Sırtmayı bırak da elini çabuk tut. Sana diyeyim.
Biberi ver çabuk.
Bu adamın aklı başına gelirse ömür billah seni almaz ona göre.
Ay ben onu alıyorum da o mu beni almayacak?
Onun gibi kılık biriyle ne işim olabilir ki benim için? Hem ortak noktalarım olan
biri de değil.
Ama işte başka artıları var.
Bundanın mülkü çok.
Para saadet getirecek bana.
Bir elim yağda, bir elim balda olacak.
Daha ne olsun?
Sen bağ olan borcunu öde de. Yağ mı yiyeceksin, bal mı yiyeceksin?
Sana bileceğin iş.
Basar basmaz halledeceğim o işi. Sen hiç merak etme.
Gülen ablacığım.
Metin'den haber yok mu hala?
Şimdi her şey konuşuldu anlaşıldı değil mi?
Herkes eteğindeki taşları döktü.
Bırakın artık bu kasvetli üzüntülü halleri canım.
Size söylüyorum çocuklar.
Yani tabii kolay değil bir insanın evladını kaybetmiş olması.
Ama siz birbirinizi sevdikten sonra Rabbim gene verir.
Hem de en güzel zamanda.
Ondan ümit kesilir mi hiç?
Kim bilir onun hazinesinde daha
neler var neler.
Değil mi yavrularım?
Haklısınız.
Kardeşim de kocamı affetti ya.
Daha ne isterim ki?
Sen de kendini suçlama Aley.
Beni korumak için yaptın biliyorum.
Sen de haklısın.
Hepinize söylüyorum.
Mesele ne kadar büyük olursa olsun.
Ailecek masaya yatıralım. Altından birlikte kalkalım.
Olmaz. Yalan olmaz.
Araya yalan girmesin.
En doğru kararı almışım.
Ne olursa olsun Halil'den bir şey gizlememeliyim.
Halil.
Konuşabilir miyiz? Çok önemli.
Çalışma odasına geçelim.
Evet nedir?
Dinliyorum.
Babanın Metin Deren arkadaşıyla sana gönderdiği vasiyet var ya.
İşte o tamamen yalan.
Böyle bir vasiyet yok Halil.
Hepsi Tülay Aslanlı'nın uydurması.
Metin Deren adam daha önce buraya geldi. Seni sordu. Sen yoktun.
Hatta ben kendimi tanıttım.
Biraz paraya ihtiyacı vardı. Çıkarıp verdim.
Bugün Gülhan'la aile albümüne bakıyorduk.
Haliyle orada babanın cezaevinde çekilmiş bir fotoğrafı da vardı.
O fotoğrafta Metin denen arkadaşını göremedim.
Kafama takıldı.
Gözde ile konuştum.
Malum babası senin babanı çok iyi tanıyor.
Gözde'nin babasından öğrendiğimize göre...
Babanın cezaevinden Metin diye bir arkadaşı yok.
Bana inanmayacağını bildiğim için Halil, Metin denen o adamı buldurdun.
Bir bakalım ne oldu?
Adam her şeyi kendi ağzıyla itiraf etti.
Sana bu dediğim her şeyi teyit edebilirsin.
Ama beni asıl düşündüren Zeynep.
Büyük ihtimalle Zeynep de bu işin içinde.
Zaten en başından beri senden boşanmak istemediğini biliyordum.
Bence Zeynep ile Tülay bu oyunu birlikte kurdular.
Sen Zeynep'ten boşanma diye senin elini ve kolunu bağladılar.
Yeni Zeynep'e alışsan iyi olur.
Çünkü sürekli gözünün önünde olacaksın.
Bitti mi?
Çıkabilirsin.
Hayır, yapmış olamazsın.
Yapmazsın.
Mahpus'tan İhsan Fırat'ın arkadaşıyım.
Seninle konuşmaya geldim.
Bir oyun bu.
Bu işin içinde olamazsın Zeynep.
Sakin ol Halil.
Sakin.
Oyun hataya düşmeyeceksin.
Emin olmadan teyzenin lafıyla hareket etmeyeceksin.
Hakan.
Hakan.
Bekle.
Halil biraz konuşabilir miyiz?
Şimdi biraz işim var.
Daha sonra olur mu?
O zaman işin bittiğinde haber verirsin bana.
Dinle benim.
Babamın hapishaneden bir arkadaşı vardı Metin.
Onu etraflıca bir araştırmanı istiyorum.
Ne var ne yok her şeyi öğren.
Acil Hakan.
Aşkından yanecik valla.
Bir son kayfayı nasıl da yedi yoktu baksana.
Evet kahvelerimizi içtiğimize göre.
Kahve demişken kahvenin memleketimize ne zaman geldiğini bilir misiniz?
Yok bilmiyoruz.
Merak da etmiyoruz zaten.
Umut bey hayatında ilk defa kız istedi herhalde, değil mi?
Konuya gir artık Umutcum.
Efendim.
Allah'ın emri, peygamberin kavliyle...
...teyzeniz Kumru hanımı...
Sizden istiyorum Eren Bey.
Eren lütfen.
İyi.
Ben de verdim gitti.
Ay nihayet.
Kurban olduğum Rabbim sonunda kurtardın benim kadından.
Siz veriyorsunuz ama...
Ben
almıyorum efendim.
Ben onu alıyorum da o mu beni almayacak?
Tüh.
Yetişemedim kapandı.
Sonra yine ararım.
Ya onun gibi kılıp bir ele ne işim olabilirdi ki benim?
Hem ortak noktalarım olan biri de değil.
Ama işte... ...başka artıları var.
Bundanın mülkü çok.
Para saadet getirecek bana.
Bir yerim yağda, bir yerim balda olacak.
Daha ne olsun?
Olamaz efendim.
Alamam teyzenizi.
Halil.
İstediğin gibi metini araştırdım. Bilgiler dosyada.
Ben bir kısa özetle içeyim sana.
Metin hiçbir zaman cezaevine girmemiş Halil.
Babanla tanışıyor olması imkansız.
Ömer Aslanlı'nın eski bir çalışanıymış.
Bilgileri de o yüzden kola yola açtı.
Zeynep ile Tülay bu oyunu birlikte kurdular.
Sen Zeynep'ten boşanma diye senin elini ve kolunu bağladılar.
Biliyor muydun gerçekten Zeynep?
Bu bir soyunun içinde değilsindir.
Ama eğer böyle bir şey yaptıysan...
Şimdi hayatım boyunca istesem laf edemem.
Bu fotoğraf artık hep burada.
Bizim odamızda kalsın olur mu?
Hayır, hayır.
Zeynep yapmış olamaz.
Benim Zeynep'im yapmaz.
Yapmaz.
Kesin haberi yoktur bunlardan.
Olmayacak böyle.
Bu sefer ne olursa olsun vakit ayırmasın söyleyeceğim bana.
Her şeyden önemli bu.
Ben de sana geliyordum.
Sana tek bir soru soracağım.
Annenin bana oynadığı vasiyet oyunundan haberin var mıydı?
Cevap ver Zeynep.
Biliyor muydun?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.