Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Geberteceğim sizi.
Şerefsizler.
Zeynep, sen iyi misin?
Ben sana bir şey oldu sandım. Çok korktum.
Tamam, iyiyim ben.
Sen iyi misin? Bana söyle. Ben iyiyim. İyiyim ama Arda'yı götürdüler. Onu
kurtaracağız. Onlara bedelini ödeteceğim. Şimdi hızlı olmalıyız
Zeynep. Atla arabaya. Hadi.
Ayşemek ne acayip bir şeymiş.
Filmlerde falan görüyordum da abartıyorlar sanıyordum.
Sen kızdın ama Umut Bey iyi ki getirmiş bunu.
Çok iyi yaptı teyzem. O olmasaydı hala Ayşemek'in tücesiyle uğraşıp duracaktım.
Bu reçel bana da bebeğime de çok iyi geldi.
Allah Allah.
İyice abarttınız ha.
Alt tarafı kırk yılda bir bir işe yaradı bu adam. Ne yaptı ki?
Eren birazcık abartmıyor musun?
Mutlu olmak teyzenin hakkı değil mi?
Evlenmek istiyor ne yapalım yani?
Bak senin bu tavrın teyzemi üzüyor haberin olsun.
Selma.
Ben de teyzenin iyiliğini düşünüyorum zaten.
Hem Selma bak.
Sence teyzen biraz acele etmiyor mu evlenmekte?
Bu adam bizi daha önce kandırdı.
Unutma.
Hem de çok ciddi bir konuda.
Hafızası geri gelmesine rağmen bize yalan söyledi. Rol yaptı.
Ben nereden bileceğim teyzene yalan söylemeyeceğini? Ne malum?
Bir tanem.
Evlenecek kadar birbirlerini tanımıyorlar zaten.
Sorsan tezini seviyor, evet.
Ama onu tanıyor mu gerçekten?
Teyzen neyi sever, neyi sevmez?
Onu ne mutlu eder?
Bunları biliyor mu?
Yok.
O adam teyzeni mutsuz eder. Ben sana söyleyeyim.
Yani tamam.
Birbirlerinin her şeyini bilmiyor olabilirler.
Ama unutma onların mazileri eski.
Taliseden tanışıyorlar onlar.
Ama bunca yıldır görüşmüyorlar.
Tamam. Öyle olsun.
Yarın yemeğe çağır.
Görelim bakalım ne kadar tanıyormuş teyzeni.
Ama bak.
Sınavı geçemezse... ...bir daha umut mu mut duymak istemiyorum. Tamam mı?
Ulan Zeynep gel şuraya.
Dur şöyle.
Usu dur tamam mı?
Ulan hala baba diyorsun be.
Al.
Al gözlerini aç da iyi bak.
Bu senin gerçek baban.
Birazdan gelecek.
O peşinden koştuğun Halide'sinin baban falan değil.
Hep gelecek diyorsun.
Hiç gelmiyor ki.
Bu sefer doğru.
Baban seni seviyor.
Birazdan burada olur.
Tamam mı?
Alo Şahin.
İşler tıkırında gidiyor.
Öldüğün çantayı da buldum.
İyi. Bir adres ve plaka gönderiyorum şimdi.
Akşam sekizde o adreste olun.
Arda'yla plakasını vereceğim kamyona bineceksiniz.
Çocukla sınırı geçtiğiniz anda da... ...paranın kalanını alacaksın.
Tamam mı? Tamam merak etme.
Babacığım. Seni çok özlüyor.
Kaç.
İyi be.
Çocuğun peşinden koşturalım oraya buraya.
Hiç kusura bakma Şahin Bey.
Aranın gerisini bu biletle uğraşmadan kendi başıma kazanacağım.
Babam birazdan gelecek.
Seni alıp götürecek. Mutlu musun şimdi?
Ver şu fotoğrafı da yeter bu kadar vakti.
Gel şöyle.
Burada usul usul dur beni bekle tamam mı?
Çocuğu bul bana.
Fahri'nin elinde çocuk vardı, kimsesiz.
Artık hırsızlık mı yaptırıyor, dilendiriyor mu ben orasını bilmem.
Tamam mı? Tamam.
Bak, söyle ona mangırları hazırlasın. Arap işin, kırmızım işin.
Eyvallah. Hadi bakalım, oylanma.
Nereye gitmiş olabilirler?
Hastane civarına mı baksak?
Arda'yı ilk orada görmüştüm.
Mantıklı olabilir.
Zeynep.
Bak Fahri'yi bulduğumuzda peşimden gelmeyeceksin.
Senin güvende olduğunu bilirsem daha rahat hareket ederim.
Olur mu hiç öyle şey Ali?
Arda kim bilir nasıl korkmuştur şimdi. En azından ben ona sahip çıkarım.
Bak dikkatli olacağım. Sözünden çıkmayacağım. Merak etme.
Zeynep, tehlikeden sakınacaksın bak.
Bekleyeceksin. Tamam, söz.
Dur. Dur, dur, dur.
Arabanı gördüm.
Resmen efsane uyudum ya. Nasıl özlemişim odamı, şu rahatlığı.
Artık yavaş yavaş eski hayatımıza dönüyoruz. Mutlu ol tabii.
Anneciğim, sana bir sürprizim var.
Baştan söyleyeyim, itiraz kabul etmiyorum.
Bu akşam harika bir otelin spasına gidiyorsun.
Ne işim var benim spada Merve?
Oyun bozanlık yapma anne.
Son günlerde çok kötü şeyler yaşadın.
Biraz inanmayı hak ettin.
Bilmiyorum, istemiyorum nerede şimdi boş ver.
Bir arkadaşımın babasının... ...spa merkezi var daha yeni açtı.
Tanıtım amaçlı beni davet etti.
Ama ben senin daha çok ihtiyacın olduğunu biliyorum. Kırma beni.
Ne kadar temiz.
Sen otelde kalmaya da bayılırsın.
Konaklama dahil.
İyi peki. Hadi öyle olsun bakalım.
Gidin.
Sırada senin yurt dışı okul meselen var. Halil'le onu da görüşeceğim.
Anneciğim.
Bu ne böyle?
Songül zevksizliğinin çöpleri.
Al gözüm görmesin, arzuya verirsin, ne yapıyorsa yapsın.
Bu odanın dekorasyonunda bazı değişiklikler yapsak mı acaba?
Yap tabii anneciğim. Ne istiyorsan yap hakkın.
Bu konakta yaşıyorsak hakkını vermemiz lazım.
Artık Halil de arkamızda.
Çok şey değişecek çok.
Tabii her şey yolunda giderse... ...Metin denen adamın bu rüyayı
bozmasına izin veremem.
Onun için de para bulmalıyım. Bir an önce.
Çocuğu neden böyle iz ve bir yere getirir ki?
Şuna bak iz yok yol yok.
Halil ya ona zarar verdiyse?
Var diye hiçbir şey olmayacak merak etme.
Arabanın benzini var.
Belli ki bu yöne doğru bilerek bırakılmış.
Ters istikamette gitmiş olabilirler.
Bizleri yoruyor musun?
Doğru iz üstündeyiz Elif. Hadi gidelim.
Halil, ya bulamazdık?
Arda o kadar çok korktu ki. Dur.
Bak doğru izin sürdük. Kulübe var orada.
Muhtemelen orada olmalılar.
Zeynep bana bak.
Dikkatli olacağız.
Bak bu Fahri denilen herif pisliğin teki.
Tehlikeli.
Arda'ya zarar gerebilecek her türlü hareketten kaçınacağız.
Anlaştık mı?
Şimdi.
Eğer sana bir şey olmasın asla izin verme.
Arda'ya da.
Şimdi ben gideceğim kulübeye.
Arda'yı oradan alacağım çıkaracağım.
Sen de burada bizi bekleyeceksin.
Tamam mı?
Zeynep tamam mı?
Şuraya gizlensen.
Hadi. Hadi.
Halil.
Ne olur dikkat et.
Sana bir şey olursa ben dayanamam.
Kimsin lan sen?
Çık lan ortaya!
Erkeği sen göster lan kendini!
Ben sana göstereceğim erkeği.
Sen Erdoğan'a dua et.
Ulan.
Allah'ım ne olur yardım et.
Sevdiğimi bana bağışla.
Ona bir şey olursa ben yaşayamam.
Arda'yı da alıp dönelim buradan ne olur.
Arda. Buradayım.
Sen iyisin değil mi? Bir şey yapmadılar sana.
Güzel. Şimdi kötü adamlardan kurtulma planı yapacağız.
Sessiz olacaksın.
Sonra da seni doğruca Zeynep ablanın yanına götüreceğim. Dışarıda bizi
bekliyor tamam mı?
Tamam.
Aferin sana.
Hadi gel.
Tamam korkma artık.
Bak Zeynep ablan orada.
Hop hop hop hop.
Dur bakalım küçük hanım nereye?
Bak yine karşına çık gel böyle.
Bırak.
Bırak beni bekliyorsun tamam mı? Ben hemen geleceğim.
Sakın.
Kal orada gelme.
Sakın. Sakın yanlış bir şey yapma, kalkma.
Benim işim onunla değil.
Çocukla.
Getir çocuğu, al kadını.
Fahri.
Bak benim öfkemle tanışmak istemezsin.
Seni uyarıyorum.
Doğduğuna doğacağına pişman ederim seni.
Onun saçının teline zarar gelirse...
...seni buluyorum gömerim.
Yok.
Silah bende.
Burada tehdit edecek biri varsa o da benim.
Eğer çocuğu getirmezsen hiç acımam.
Vururum kadına.
Sakın.
Davranmayacağım seni.
Polis gelmek üzeredir.
Yakayı ele vereceksin az kaldı.
Kimi kandırıyorsun lan sen?
Dikkat et silah hala elinde. Sen Arda'nın yanına git koş.
Yalvarırım dikkat et.
Sana ne dedim?
Seni uyardım.
Sevdiğim kadına dokunursan seni gebertirim dedim.
Öldüreceğim seni öldüreceğim.
Gömeceğim seni buraya.
Tamam hiçbir şey yok tamam korkma.
Eskisi mi?
Gel canım.
Tamam, hiçbir şey yok.
Geçecek. Geçecek baba, gelecek şimdi.
Halil tamam bırak artık.
Bak Arda da ben de buradayız. Sapa sağlamız. Gel ne olur bırak.
Gördüm. Sen şimdi yanaş.
Yanaş.
Ali!
Ali onu bana bırak.
Polis geliyor zaten.
Harun.
Harun.
Harun.
Çok korktum.
Silah sesini duyunca çok korktum ben.
Yaran nasıl canım? Acıyor mu? İyi misin?
İyiyim ben. Bir şeyim yok. Merak etme.
Çok şükür.
Siz iyi misiniz aslan?
Biz iyiyiz.
Acıyor mu yaran?
Yarı falan yok.
Ufak bir sıyrık.
Süper kahraman mısın?
O ne demek?
Süper kahramanlar çocukları böyle kurtarıyor ya.
Bu konuda yanılıyorsun küçük prens.
Asıl süper kahraman kim biliyor musun?
Sensin.
Süper ıslık gücünle beni kurtardın.
Aferin sana.
Aslan parçası.
Tam bir arpacık kumusu gibi olmuşsun teyzoşum. Ne düşünüyorsun söyle bakayım.
Ne mi düşüneceğim teyzeciğim?
Kara bahtım kör talim. Full age diye geçiyor gözümün önünden.
O zaman üzülmeyi bırakıyorsun.
Çünkü sana çok güzel bir haberim var.
Eren'le konuştum. Ve teklif ondan geldi.
Umut Bey'i yarın bize çağırabilirsin.
Ay gidiyorum. Terli duvaklı gidiyorum.
Tamam tamam.
Yani çok da gaza gelmeyelim de Eren aslında evlenmek için erken karar
verdiğini düşünüyor.
Yani sana da bunu göstermeye çalışacak yarın.
Umut Bey'i buraya çağırdıktan sonra seninle alakalı sorular soracak.
Cevap veremezse de birbirinizi tanımıyorsun diyecek.
Ay Eren'in derdi de bizi birleştirmek değil ayırmak yani.
Olsun canım.
Hele bir Umut Bey şu kapıdan girsin de gerisini hallederiz.
Hatta nasıl halledeceğimizi de biliyorum.
Umut Beyciğim.
Merhaba.
Tek bir sınav kaldı kavuşmamızın önünde.
O da yarın bizim evde yapılacak.
Eren'i ikna etmemiz için beni gerçekten tanıdığınızı ispat etmemiz gerek.
Garanti olsun diye sevdiğim her şeyi göndereceğim size.
Adınız gibi ezberleyin yarına kadar.
Aşkımızın büyüklüğünü ispat edelim.
Teşekkür ederim.
Afiyet olsun.
Teşekkürler. Afiyet olsun.
Abla, enişte.
Bu ne?
Kan bu.
Yaralandın mı enişte? Kim yaptı bunu?
Halil ne oldu sana?
Hayatım sakin ol bir şey yok. Heyecan yapma hemen.
Panik yok.
Yaralanmışsın sen. Kim yaptı sana bunu?
Nasıl olabilir böyle bir şey?
Ablacığım panik yapma.
İyiyim ben.
Küçük prens kurtardı beni değil mi?
Değil mi kahramanım?
Halil. Ne oldu?
Yaralanmışsın. Pansuman lazım.
Pansuman yapayım.
Hastaneden geliyoruz zaten.
Gerekli müdahale yapıldı.
Pansuman zamanı geldi sayılır. Ben hallederim. Sağ ol.
Nasıl da sahipleniyorsun beni.
Böyle olacaksa bir değil, bin yaraya razıyım.
Arzu.
İlk geldiğim çantasını getirir misin canım?
Hemen.
Geciktirmeyelim pansumanı.
Hadi sen odaya çık, geliyorum ben de.
Tamam bekliyorum.
Abla, iyiyim ben tamam.
İhtiyacın olursa?
Zeynep var, sıkıntı yok.
Merve, ablacığım sen biraz Arda'yla ilgilenir misin?
Benim Halil'in yanında olmam lazım.
Tabii, tabii abla. Sen merak etme.
Aylacığım. Zümrüt babaanneyi ziyaret edelim mi?
Onlar çok mu yaşlı?
Bilmem. Gel kendin karar ver.
Buyurun Zeynep Hanım.
Sağ ol Arzu.
Şey, Zeynep Hanım.
Mümkünse biraz konuşmamız gerekiyor da.
Şimdi olmaz Arzu ama ilk fırsatta dinlerim seni olur mu?
Git bakalım Zeynep Hanım. Nasılsa acelesi yok. Senden o parayı elbet
alacağım.
En sevdiğim yemek...
Tabii ki Beef Stroganoff.
Ay az buzda şey sevmiyorum ki ben.
Ezberleyebilecek mi ki bu hepsini?
Vallahi aşıksa ezberleyecek.
Yoksa Eren'den evlilik iznini rüyamda alırım.
Kele?
Ne çiziktirin böyle talebe kimi?
Kola göre sınav kopyası mı?
Yok, öylesine.
Böyle şeylere gerek bile yok benim o sınavı vermem için.
Neyse ben sakin kafa odama gideyim orada devam edeyim.
İster nasıl yazılırmış göstereceğim ben sana.
Ama olur mu öyle?
İnsan biraz canının kıymetini bilir. Ayakta durma.
İnsanın karısı kıymetini bilince... ...başka bir şeyin önemi kalmıyor.
Şu yaran mikrop kafmadan pansuman yapmamız lazım.
İzin verir misin?
Olur.
Yavaş. Dur.
Ben yardım edeyim.
Seninleyken değerliyim ben bu dünyada Ayşe.
Bu dünyanın sen olmadan bir kıymeti yok Halil'im.
Canına mı acıttım?
İyileştireyim derken yara açmayayım da.
Canım acıdı.
Ama kalbim de ferahladı.
Sen bende bir değil, bin yaradaysın.
Şu ellerin şifası.
O yüzden istediğini yapabilirsin.
Sıkıntı yok.
İyi de sen böyle bana bakarken ben nasıl işimi yapacağım?
Nasıl bakıyormuşum Emşire Hanım?
Problem mi var gözlerimde?
Tamam, bitti.
Eline sağlık.
Yardım edeyim.
Halil, müsait miydin?
Önemli olabilir, ben bir bakayım.
Halil, kusura bakma rahatsız ediyorum.
Seni merak ettim.
Hem seni göreyim, hem haberlerden bahsedeyim istedim.
Estağfurullah. Sağ olasın.
E haberler sende. Nedir durum?
Koruyucu aile için işlemleri hızlandırdık.
Çocuk için yarın denetlemeye gelecekler.
Evlatlık işlemleri daha sonra başlayacak.
Normalde Arda'nın bu evde kalması yasal değil.
Ama yaşadıklarını göz önüne aldılar. O yüzden özel izin alabildik.
Hakan. Valla sen de çok koşturdun sağ ol.
Yeni bir gelişim olursa haber verirsin. Haber geçirirsin. Eyvallah.
Eyvallah.
Arda için çok sevindim.
Sonunda onun için bir gelecek kurmaya başlayabiliriz. Başladık bile.
Bundan sonra hiçbir kötülük ona bulaşamayacak.
İzin vermeyeceğiz.
Ben diyorum ki onun için şöyle güzel bir oda mı yapsak?
Olur. Çok iyi düşünmüşsün.
Deniz'i seviyor biliyorsun.
Şöyle deniz temalı, renkli balıkların olduğu bir duvar kağıdı.
Ne bileyim belki ahtapot şeklinde bir baş ucu lambası.
Deniz çapalı tekne şeklinde bir yatak takımı.
Tavanı da masmavi yaparız.
Gözlerin gibi.
Halil.
Halil.
Allah'ım cihadım bin ben.
Ben seni uyandırmaya kıyamadım da kalksan mı artık diyorum.
Bir şeyler yemen lazım sonra da ilacını içersin.
Vallahi benim hemşirem çok sert.
Yavaş.
Vay benim halime.
Gerçi...
Senin şu dünya güzeli yüzüne bakınca ilaca gerek kalmıyor mu?
Hep suçup gidiyor.
Ağrılar yani.
Sen de ilacını içmemek için bana uyduran çocuklar gibisin.
Ama itiraz kabul etmediğimi söylemiş miydim? Hadi.
Şu dünya tatlısı hemşireyi kırmak istemem.
Ama ac değilim şu an.
Sonra.
Şimdilik de acımalıyım.
İyi, peki tamam.
Teşekkür ederim.
Ben yerime geçeyim artık.
Yok hayır hayır.
Yani sen rahatsız olma.
Ben yatarım kanepede.
Kolum bu haldeyken rahat edemezsin orada.
Aslan parçası.
Kusura bakmayın.
Tutamadım.
Gıdıklayınca bıraktı. Çok güldüktü kanı.
Vay be.
Gıdıklama silahı.
Güzelmiş. Biliyor musunuz biz de düşmanları alt ettik.
Ama gıdıklamadan değil mi?
Kıstık gücü. Kıstık gücüyle. Aferin sana.
Ben onca hengamenin arasında annemi göremedim hiç. Nerede şimdi?
Annem bu gece spasida olan bir otelde.
Masajla gevşesin, onca şeyden sonra dinlenip kendine gelsin istedim.
Aslında hepsi Halil eniştemin fikriydi.
Ama annemi biliyorsun.
Kabul etmez diye arkadaşımın babası spa merkezi açtı.
Tanıtım amaçlı davetiye yolladı dedim.
Ne olur bozma beni.
Halil ne gerek vardı böyle bir şeye?
Zaten son zamanlarda sürekli bizim için koşturdun durdun.
Biz bir aile değil mi Şenim?
Aile olmak ne demek?
Birbirine sahip çıkmak.
Eksiklerini, açıklarını kapatmak demek.
Herkes birbiri için gereken özeni gösterecek.
Aile olmak budur.
Ne hale geldi Halil'im? Gidip göremiyorum.
Halini hatırını soramıyorum.
Hepsi o kasaba güvercini yüzünden.
Halil'in etrafına öyle bir ağ örmüş ki.
Ben göremedim başta.
Ama o ağı çok iyi söküp almasını bilirim ben.
Yenildin artık.
Kabul et.
Zeynep kazandı.
Sen kaybettin.
Buraya kadarmış.
Sen bu sefilliği sindirebilirsin.
Ama ben istediğimi söküp alırım.
Gözde asla kaybetmez. Duydun mu beni Songül teyze? Bunu aklına sok.
Alo Şahin.
Sen şu Arda veledinin ölüp ölmediği belli olmayan kayıp bir babası olduğunu
söylemiştin. Yanlış hatırlamıyorum değil mi?
Öyle hemen pes etmek yok.
Küçük prenssin sen.
Çalışırsan. Emek verirsen.
Yeterince sabredersen.
Başarı da peşinden gelir.
Hayatın kuralı bu.
Bir kere daha göstereceğim. Bir daha göstermem. Kendin yapacaksın.
Bak göstermiştim ya sana.
Önce şunları katlıyoruz.
Tamam mı?
Sonra tersten alıyoruz.
Allah'ım şükürler olsun.
Onca felaketten sağ salim çıkıp böyle güzel bir aile olduk.
Ne yapıyorsunuz bakan?
Gemi yapıyoruz.
Benim daha gemim olmadı.
Daha çok tanışmam gerek.
Öyle mi?
Bak ben de sana süt getirdim.
Hadi iç bakalım.
Güçlü kuvvetli olursan daha kolay yaparsın. Gel.
Biraz daha.
Ben ne şanslı bir adamım.
Onca felaketten sonra bile şefkatle sarıyor ailemize.
Bak bakayım sen bana.
Yüzün niye düştü? Bir şey mi oldu aslan parçası?
Bugün babamı fotoğrafta gördüm.
Sen benim gerçek babam değilmişsin. Peki benim babam nerede?
Gerçek babam nerede?
Bilmiyorum ki.
Ah benim kuzum. Nasıl söyleriz yaşamıyor baban diye?
Onun eksikliğini aratmayacağım sana.
Arda.
Şimdi seninle bir anlaşma yapacağız tamam mı?
Bundan sonra senin ailen biziz.
Zeynep senin annen.
Ben de senin babanım.
Yani eminim elinde olsaydı... ...baban da senin gibi akıllı bir
çocuğu bırakmak istemezdi.
İlla ki vardır bir sebebi.
Ama bundan sonra önümüze bakacağız.
Anlaştık mı?
Tamam.
Biz üçümüz birbirimizi bir daha hiç ama hiç bırakmayacağız.
Birbirimize hep sahip çıkacağız tamam mı?
Olur.
E sütü de içtin uykun geldi tabii.
Göz kapaklarını uykuya gel gel diyor değil mi?
Hadi bakalım.
Siz de gelin. İkinizin arasına süreyim.
Olur mu?
Olur.
Hadi.
Hadi Cennet abla.
Lütfen.
Ne oluyorsun Zeynep?
Kendine gel.
Bu güzel anın tadını çıkar.
Hasretimdin, sevdamdın.
Şimdi elin elimde, tüm güzelliğime karşımdasın.
Hudi, niye yatmıyorsunuz?
Gerçek mi Gohan?
Bu mutluluk bizim mi?
Bu güzel an hiç bitmesin Allah'ım.
Bu sıcaklık içimden silinmesin güzel yüzlerim.
Huzurumuz hiç bozulmasın.
Şey...
Öyle kolun acıyacak.
Böyleyken hiçbir şey olmaz bana.
Şu an tüm acılara değer.
Bunu sizin için aldım.
Sizden tatlı değil ama.
Ne zahmet ettiniz Umut Beyciğim?
Havası şaşar, bak hele.
Bak ben seni kırılır kırılır hazır ettim, nasıl ters yüz edeceğim.
Vallahi mutlu mesut yuvamıza kavuşmamız için bu listeyi eksiksiz ezberlemeniz
şartsın Umut Beyciğim.
Başka türlü Eren'i ikna edemeyiz.
Sizden gelen hiçbir şeyi unutmam ben.
Hem o zarif ellerinizle bu listeyi yazmışsınız.
Doğrusu düğünümüz için bu kadar çaba göstermeniz beni ziyadesiyle mutlu etti.
Hele bir Eren'i ikna edip evlenelim.
Üzerine konduğum malı mülkün listesini yapacağım inşallah.
Benim artık gitmem gerek.
Biraz daha kalın.
Ancak kavuştu gözlerimiz.
Hem ben artık hiç ayrılmayalım istiyorum.
Affedin beni.
Özlüyorum.
Ya ya tabii.
Aşk işte. Öyle yapar insanı.
Ben de evden ekmekleri ben alırım diye çıktım.
Herkes bir garipsiydi zaten. Daha fazla oyalanmadan gitmem gerek.
Peki efendim.
Ay iyi, iyi yapışık herif ayol. Yapıştığında yapışıyor kene gibi.
Umut Bey kardeşim, kusura bakma.
Kumru aşkından ne ettiğini bilmiyor tabii.
Azıcık listemi elinize tutuşturmuş.
Kendinkini de masada unutmuş.
Siz ne lütufkar bir hanımefendisiniz.
Bu iyiliğinizi asla unutmam.
Bu iş bir olsun.
Sizin iken şahidim yapmak isterim.
E tabii siz de kabul buyurursanız.
O günün behrinde konuşacağız artık.
Hadi selametle. Ben de müsaadenizi isteyeyim. Şunları ezberlemem gerekiyor.
Görüşmek üzere sana.
Güle güle.
Bakalım. Güvey namzatın sen ne kadar tanecik. Bu işi ayağına dolaştırayım da
gör.
Evimizin en yakışıklı, en güzel çocuğu mu uyanmış?
Gel bakayım buraya gel.
Gel gel.
Maşallah sana maşallah.
Elindeki ne?
Tespih bu çocuğun.
Tespih ile ne yapıyorsun?
Tespit değil, tespit. Allah'ıma zikrediyorum.
Anlamadım hiç.
Yani her boncuğu çektiğimde Allah'ımı hatırlayıp onun verdiği nimetlere
şükrediyorum. Peki boncuksuz olmaz mı?
Olur tabii olur.
Sen yeter ki Allah'ına zikretmek iste.
Bak eskiden büyüklerimiz bunu parmaklarıyla yaparmış.
Ama sonra kolaylık olsun diye tesbihle yapmaya başlamışlar.
Yani İslam deni kolaylıklar denidir canım benim.
Peki babası boncuk kolaysa tespit yapabilir miyiz? Yani
tespit.
Olur tabii yaparız. Bunun için sadece yeterli boncuğa ihtiyacımız var. O
boncukları elde ettiğimiz vakit onları sıralarız.
Uyanmaz senin o ay yüzünü görmek.
Ne büyük mutlulukmuş.
Rüya değilmiş.
Yakaladım seni Zeynep Hanım.
Demek rüyalarını süslüyorum ha?
Yok. Yani temel olarak öyle.
Ses mi geliyor balkondan?
Günaydın.
Ses yapıp sizi mi uyandırdık yoksa?
Yok sultanım olur mu öyle şey biz... Uyanacaktık zaten.
Arda'cığım.
Bugün bizim günümüz biliyor musun?
Biz senin bizimle yaşaman için izin istedik.
Bugün abiler ablalar bizi ziyarete gelecek.
Bizim güzel bir aile olacağımızdan, birbirimize iyi bakacağımızdan emin
olacaklar. Tamam mı?
Allah'ım işinizi rast getirsin.
Ne güzel bir aile oldunuz zeval gelmesin.
Amin.
Amin. Hadi babaanneciğim sen gel içeri üşüme artık. Tamam çocuğum.
Biz de hazırlanalım artık olur mu?
Hadi bakalım.
Uzatmaya gerek yok.
Neden geldiğini... ...niyetini gayet iyi biliyoruz.
Evet efendim.
Kumru teyzeyle evlenmek istiyorsun.
Evet efendim.
Tamam.
Ama önce... ...sana sormak istediğim bazı sorular var.
Evet efendim.
Bu sorulara...
...doğru cevap verirsen... ...çok iyi.
Tabii efendim.
Can be yarabbim.
Evet efendim, sepet efendim.
Kırım kırım paralıcık.
Umut Bey... ...sizin bildiğiniz başka bir laf yok mu?
Ne mi böyle papağan gibi?
Merak ettiğiniz ne varsa sorabilirsiniz. Ben hazırım.
Tamam. Şimdi... ...soruların cevabını bunun üstüne yazacaksın.
Birinci soru.
Kumru teyzenin en sevdiği yemek nedir?
Yaz.
Kumru teyze cevabın?
Beef stroganoff.
Burada niye cartlak cevabı yazıyor o zaman?
Yanlış cevap bir sonraki soruya gelecek.
Neyse.
Bir şans daha verin bakalım.
İkinci soru.
Kumru teyzenin en korktuğu hayvan hangisidir?
Ay
söylerken
bile söylerim diken diken olur.
Aman böceği.
Tam tahmin ettiğim gibi.
Hat.
Yok deve.
Ama öyle yazmıştınız Kumru Hanım.
Daha devam edecek miyiz?
İki de sıfır.
Bunlar da daha basit sorulardı yani.
Aman canım neyse.
Herkes her şeyi bilecek diye bir şey yok ya.
İnsan zamanla öğrenir böyle şeyleri zaten değil mi?
Yani bizim bile daha bilmediğimiz bir sürü şey vardır birbirimiz hakkında.
Yok hayatım.
Ben senin hakkında her şeyi biliyorum.
Peki niye?
Biz acele etmedik.
Birbirimizi tanıdık önce.
Ay maşallah.
Allah nazarlardan saklısın.
Ablacığım heyecan var mı?
Çok heyecanlıyım. Şu sınavdan bir alnımızın akıyla çıkalım. O zaman
dünyalar benim olacak işte.
Annem nerede otelde mi hala?
Evet. Keyfini çıkarıyor herhalde.
Gözde çağırdı. Yetkililer diğer aile üyeleriyle görüşmek istiyor olabilirmiş.
Neyse hayırlısıyla şu denetim meselesini bir atlatalım.
Zeynep Hanım konuşacaktık ama.
Aklımda Arzu. Şu denetim bir bitsin konuşuruz olur mu?
Ne soracaklar acaba?
Yani şaşırtmaca falan yaparlar mı? Ne diyeceğim ben çok heyecanlıyım.
Sakin ol ablacığım.
Ne sorarlarsa doğruyu söyleyeceğiz. Başka bir şey yapmamıza gerek yok.
Ne oluyor burada?
Halilciğim, ben Arda'yla konuştuktan sonra... ...bir şeylerin eksik olduğunu
fark ettim.
Arda'nın aile bireylerinden birine ulaşabilmek için de babamdan yardım
istedim.
Başta hiçbir şey net değilken boş umut vermek istemedim ama... ...eski
işverenlerinin izini sürünce... ...Arda'nın...
Babasına ulaştım.
Gerçekten Arda adına çok mutluyum.
O kadar mutluyum ki Arda'nın şu mutluluğunu görmek dünyalara bedel.
Gözü Hanım hem sizden hem babanızdan Allah razı olsun.
Size nasıl teşekkür edeceğim onu bile bilmiyorum.
Farih çok kötü kandırdı beni.
Uzun yol şoförüyüm ben.
Çok feci bir kaza geçirdim.
İki sene boyunca bilincimi kaybettim.
Hastanede yattım. Uyandığımda Farih'i buldum.
Oğlumun da karımla beraber öldüğüne inandırdı beni.
Yaşadığıma bin pişman. Her şeyden elimi ayağımı çekip izvaya çekildim.
Ama sağ olsun Gözde Hanım buldu beni.
Oğlumun yaşadığında duyunca tekrardan güç doluğu hayat o an yeniden başladı
benim için.
Fahri çocuğumu dilendirmiş. Olmayacak işlerde çalıştırmış.
Duyunca beynime kan sıçradı. Hemen çıkıp geldim.
Fahri dayına neden inandım?
Çok pişmanım oğlum.
Seni bu hayatta bir başına bıraktığım için.
Ama düzelteceğim.
Seninle ayrı geçirdiğimiz her günü telafi edeceğim.
Sana çok iyi bir baba olacağım.
Durumun gidişatı belli.
Ben pek ihtimal vermiyorum ama.
Hadi.
Sana bir soru daha soracağım.
Yeter sen Kerem. Değil mi?
Hem ne bunlar böyle anket defteri doldurur gibi?
En sevdiğin yemek, hobiler, fobiler falan.
Bunlar zamanla öğrenecek şeyler.
İnsan bazen kendi bile bilmiyor en çok neyi sevdiğini.
Onun yerine mesela hayallerini sorsan, bu hayatta dair bir şeyler sorsan olmaz
mı?
Tamam hayatım.
Haklısın.
Dediğin gibi yapalım.
Umut Bey.
Bak.
Bu soru çok önemli.
Kumru teyzemin bu hayattaki hayali nedir?
Bu kadarını yazdın acaba.
Teyze.
Mutlu bir izdivaç tabii ki.
Okuyorum.
Yasaklar bitince... ...büyük bir gemiyle... ...balık avına çıkmak.
Gele. Bu kumru kuşu, martı kuşu değil ki.
Balık avlamayı nereden bilecek?
Ay, umut var.
Gördünüz işte.
Umut değil, umutsuz vaka.
Ben müsaadenizi istesem.
Bu sınav işi beni çok strese soktu.
Bir su içip geleyim.
İç iç.
İç.
Aşk olsun Eren.
Şimdiye kadar sustum konuşmadım ama... ...bu ne ya dalga geçer gibi?
Çocuk muyum ya ben?
Teyze.
Ben senin iyiliğin için uğraşıyorum.
Seni hiç tanımayan, üstelik sana önce yalan söyleyen bir adamla evlilik nasıl
olur görürsün.
Kusura bakma Eren.
Benim kararım kesin. Ben Umut Bey'le evleneceğim.
Teyze, hala evleneceğim diyorsun.
Gerçekleri görmüyor musun?
Sen dengesiz, yalancı...
Ne dediğinin farkında olmayan bir adama koca mı diyeceksin?
Bak teyze.
Umut seni tanımıyor.
Sen de onu tanımıyorsun.
Sen onunla anca mutsuz olursun. Ben sana söyleyeyim.
Üzgünüm.
Umut... ...evlenmeye değer bir adam değil.
Size ne kadar teşekkür etsem az.
Oğluma sahip çıktınız bu devirde.
Büyük sevap işlediniz.
Allah size de en yakın zamanda anne baba olmayı nasip eder inşallah.
Sizin çocuğunuz dünyanın en şanslı çocuğu olacak.
Arda'cığım.
Sen artık bizim de bir oğlumuz.
Ben olayım.
Burası artık senin devin.
Ne zaman istersen o zaman gelebilirsin tamam mı?
Sizi çok özleyeceğim. Biz de seni çok özleyeceğiz.
Biz de seni çok özleyeceğiz.
Ben yaşadığım sürece asla ama asla gerçek bir aile olamayacaksınız.
İşte hayat.
Sabah anne babaydık.
Şimdi sanki çocuğumuz uğurlamış gibi olduk.
Gerçekten öyle.
Çok garip.
Ama Arda'nın gözlerindeki mutluluğu sen de gördün değil mi?
Gördüm görmez olur muyum?
Valla onun yerine ben de çok mutlu oldum.
Baba oğul kavuşması.
Dünyada... Bundan güzel şey mi var?
bizim bir aile olma zamanımız gelmedi mi?
Bak aklıma ne geldi ne söyleyeceğim sana.
Arda'nın babası işsizmiş biliyor musun?
Yaşayacak yerleri de yokmuş.
Öyle mi?
Tamam ben Hakan'ı ararım.
İlgilenir meseleyle.
Kalbine sağlık.
Keşke şu dünyada herkes senin gibi olsa.
O zaman dünyada ne savaş olurdu ne kavga.
Ben şimdi gideyim Hakan'ı arayayım.
Şu meseleyi bir çözsün.
Aman.
Sakın bir yere ayrılma.
Döndüğümüzde şu aile olma meselesinin kaldığımız yerden devam edelim.
Konuşalım yani.
Yemek hazır Zeynep Hanım. Kusura bakma Arzu bir sürü şey oldu konuşamadık.
Neydi senin benimle konuşmak istediğin mesele?
Bana vermeniz gereken bir milyon lira hakkında konuşmak istemiştim.
Şaka falan mı yapıyorsun sen? Ne demek şimdi bu?
Ben gayet ciddiyim Zeynep Hanım.
Annenizle bir olup Halil Bey'e oyun oynadınız.
Babasının cezaevinden arkadaşı rolü oynayacak ve bu vasiyet yalanını ortaya
atacak bir adam tuttunuz.
Böylelikle evliliğinizi garanti altına aldınız.
Şimdi ben de kendimi garanti altına almak için sizden bir milyon lira
istiyorum.
Eğer bana o parayı vermezseniz bildiğim her şeyi hiç çekinmeden teker
teker Halil Bey'e anlatırım.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.