All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 191. Bölüm Winds of Love Episode 191

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Sen yaptın öyle mi?

Bir de utanmadan karşıma geçtin.

Bunu kendi ağzınla itiraf ediyorsun bana.

Haklısın.

Ne desen haklısın.

Ama inan çok pişmanım Halil. İnan ne olur.

Arzu Şık.

Senin yüzünden Azra Tülay Hanım ölüyordu.

Senin yüzünden ben karımdan boşanıyordum.

Bunca zaman sendin demek.

Benim kanım, canım.

Sözde teyzem.

Çaresizlik içinde hırpalanırken sen gözümüzün içine baka baka bizimle

oynadın öyle mi?

Halil ben... Sen ne?

Sen ne?

Bu çiftliğe geldiğimiz ilk günden beri diyeceksin dedim.

Yaptığın her şeye saygı duydum.

İleri gittiğinde bile yapsın dedim. Olsun dedim sineye çektim.

Senin bu yaptığın, bu yaptığın kabul edilemez!

Asla!

Her şeyi söyleyeceksin bana.

Neyi neden yaptığını bana söyleyeceksin. Sebebiyen neyse ben bileceğim!

Yaptığının bedelini aynısıyla ödeyeceksin.

Halil, tamam.

Mahkemeye az kaldı.

Yetişemezsek annemi kurtaramayacağız.

Tülay Hanım'ın masumiyetini kanıtlayan o video sende mi?

Telefonumda. Göster.

Bu video.

Hemen yolla bana.

Kahretsin.

Hep senin yüzünden köste manyağım.

Sayende yeğenim benden ölesiye nefret ediyor artık.

Ben Halil'i kaybedersem sen neler kaybedersin de düşün.

Kerdanlığı çalan...

Bu kötülük yoluna ilk döşenen taşı zevkle senin koyduğunu... ...Halil

öğrensin ister misin?

Gözde... ...yapma.

Bunu sen bile yapamazsın.

Bu kadar ileri gidemezsin, lütfen.

İzle ve gör.

Eğer... ...gidip Halil'e her şeyi ben yaptım...

Nefes sen.

Yapabileceklerime aklın şaşar.

Cengiz'in itiraf videosunu attım sana.

Onu da göster.

Hadi ama.

Eğlen biraz.

Sen.

Sen bir şeytansın.

Bu iltifatı tek başıma kabul edemem.

Unutma. Ben her şeyi senden öğrendim.

Ama haklısın.

İçimdeki tutku büyüdükçe... ...oynuz kulağa geçti.

Hadi ama.

Hadi.

Arzudan önce gitmelisin Halil'in yanına.

Değil mi ama?

Gidelim Zeynep.

Yatın kalkın dua edin anneme bir şey olmadı.

Eğer olsaydı.

Bu mesele kapanmadı.

İşimiz bitip dönene kadar sakın bir yere ayrılma.

Sakın.

Bittim ben.

Of ben bittim.

Halil bana ne yapacaksın?

Bu suçum mu be? Deli mi ne olacak?

Yenisin.

Günlerdir beni hayatta öptünüz.

Elime telefon almayınca çevirdiğiniz toraplar.

Annem mahkemeye çıkıyor.

Kardeşim boşanıyor.

Benim onların yanında olmam lazımdı.

Biliyorum. Haklısın.

Kılmakta da haklısın. Ama başka çare yoktu. İnan bana.

Seni korumam lazımdı. Böyle yapmak gerekti.

Eren doğru söylüyor Selma'cığım. Sen artık iki canlısın. Her son dakika

haberine koşmak yok artık.

Hem doktor da dikkat edicin demiş. Kızım üzülme için yorulmayacaksın. İçindeymiş.

Anlamaz.

Annemi görmeye gideceğim ben.

Tamam.

Şeker düştü.

Heyecanlandı tabii.

Kumru koşuyor. Hadi git tatlı bir şeyler getir hele.

Duramam ben burada. Gitmem lazım.

Bir tanem dur.

Lütfen. Bak iyi değilsin sen.

Biraz dinlen.

Söz.

Ben seni kendim götüreceğim yerin.

Tamam mı? Bak, bebeğimizi düşün Selma.

Kızım, gebeliğinin ilk günleri daha.

Gözünün çayırını açacaksın. Dikkat edeceksin karnındakine.

Uzat bakayım bacaklarını şöyle.

Kumruk mu şu?

O ne hala?

Ay ne olacak ayol?

Umut'un reçeli işte.

Bırak o reçeli Kumru teyze.

O adamın yaptığı hiçbir şey Selman'ın boğazından geçmeyecek.

Bir tanem. Bak bana.

Benim beyaz olmuşsun.

Bu gece dinlen.

İyileş. Ben seni yarın götüreceğim.

Söz. Tamam mı?

Tamam.

O zaman Zeynep'i arayalım da şu konunun detaylarını öğrenelim en azından.

Tamam. Arayacağım şimdi.

Halil'in Zeynep'le evleneni bu konakta kim istemez ki?

Olacak iş değil.

Bilmiyorum ki hayatım.

Yani illa ki birisi olacaksa o da Songül teyzendir.

Yapma.

Teyzem Halil'in mutluluğunu ister her zaman.

Yani evet Zeynep'le arası pek iyi değil. Ama böyle bir şey yapmaz.

E kim yaptı o zaman?

Belki Halil'ler durumu yanlış anlamış olabilir mi?

Bilmiyorum.

Of karışık işler.

Tehdit edeni buldular mı acaba?

Bu da çok rahatsız etti, kaşındırdı beni bir.

Hadi odamıza çıkalım, sen de çıkar şunu.

Gitmemiz gerekiyor.

Sonunda bitti bu kabus.

Masumiyetini ispatladık anne.

Günlerce hüzne teslim olan güzel gözlerin... ...sonunda hak ettiği

mutluluğu yaşıyor.

Nasıl başardınız bilmiyorum.

Ama dünyaları bana verdiniz Zeynep.

Halil'e teşekkür etmen gerekiyor.

Olmaz, ben başaramazdım.

Halil. Oğlum.

Çok sağ ol.

Siz bakmayın Zeynep'in söylediklerine.

Biz ne yaptıysak birlikte.

Siz oradan çıktınız ya.

Çocuklarınıza bir anne olarak kavuştunuz ya.

Geçsin hiç benim yok.

Ablam arıyor.

Çok sevinecek seni görünce.

Ben sizi baş başa bırakayım arabayı hazırlayayım.

Rahat rahat konuşun.

Cemil. Hakan birazdan gelecek. O gelene kadar sana emanet.

Ablacığım. Zeynep.

Niye açmıyorsun? Öldüm meraktan.

Annem nasıl görebildin mi annemi?

Gördüm gördüm.

Hatta şimdi sana da göstereceğim.

Anneciğim.

Çok özledim seni.

Az bayraklar abla az. Sonunda güzel haber geldi.

Nasıl merak ettim seni?

Güzel kızım benim.

İyiyim ben iyiyim. Her şey yolunda.

Tabii sen artık fikrini değiştirdin sen.

Zeynep.

Sizi boşanacak mısınız gerçekten?

Hayır. Hep senle mi? kurtarmışım.

Efendim Hakan. Halil neredesin?

Şimdi hastanenin otoparkındayım çıktık.

Tamam da çok yakındayım geliyorum.

Tamam bekliyorum hadi kapat.

Sağ ol küçük prens.

Böyle yakışıklı, dürüst bir çocuğun ismini bilmek isterim.

Adın ne senin?

Geldim. Gözümüz aydın.

Eyvallah.

Kalabalığız ya. Şimdi tek arabaya sığmayız diye geldim.

Bak bak bak. Haylaz'a bak nasıl koşuyor.

Hemen gitmeseydin bari. Para verecektin çocuğa.

Cüzdanımı bulmuş.

Helal olsun.

Sen iyi misin?

İyiyim iyiyim.

Gel lan buraya.

Ulan tek bir şey girmiyor şu kalın kafana.

Aç bir ilaç dolaşın o günleri unutun tabii.

Biz sana cüzdanları aratacaksın diyoruz. Sen gidip mal gibi geri veriyorsun

herife.

Geç şuraya.

Songül teyze yeter.

Odanın içinde deli gibi dolaşınca hiçbir şey değişmiyor.

Başım döndü.

Senin için söylemesi kolay tabii.

Kelle koltukta gezen benim gözdeciğim.

Halil bunun bedelini ödetecek bana.

Ben ne yapayım?

Asıl planları boşa düşen benim. O kasaba kızı ne yaptı etti yine Halil'in yanında

kalmayı başardı.

Şimdilik tabii.

Senin planların benim hayatımdan daha değerli yani.

Seninki hayatsa benimki de hayat.

Kaç haftadır boşuna uğraşıyorum.

Ya bir pimpiriklenme.

Halil kıyamaz sana.

Halil beni dinlemeyecek bile görürsün.

Bak beni dinle.

Ağla biraz.

Göz yaşı dök.

Vicdan yaptır.

Halil başta eser gürler.

Ama sonra unutur.

Ama ağzın laf yapsın biraz.

Video olmasa Tülay nasıl kurtulacaktı? Kullan bunları hep.

Rezil olacağım.

Konaktaki herkese rezil olacağım.

Geldiler mi?

Halil'in arabası bu.

Şimdi o Tülay da üstten üstten hesap soracak bana.

Hiçbir cevap da veremeyeceğim.

Ya bırak.

Bırak sorsun.

Vereme. Sen de zamanı gelince ona bedelini ödetirsin.

Hem unutma.

Hala Halil için Tülay'dan daha önemlisin.

Bak. Tekrar geçelim üstünden.

Cengiz'e videoyu sen çektirdin.

Sen olmasaydın Tülay hapislerde çürürdü.

Biraz parlat kendini.

Kurtar kendini.

Zeynep'i Halil'e layık görmediğin için yaptın bütün bunları.

Sen anne yarısısın. Halil'in üzerinde hakkın var.

Değil mi?

İyi ki varım değil mi?

Bensiz ne yapardın?

Rica ederim.

Ben şimdi gidiyorum.

...karşılama komitesine katılıyorum.

Benim adım da Songül ise... ...bu oyunlarının hesabını soracağım

senden Gözde.

Zamanı geldiğinde burnundan fitil fitil getireceğim.

Yeter ki...

Şimdi bundan bir sağ salim kurtulayım.

Gel anneciğim.

Sonunda ait olduğum yerdeyim.

Çok geçmiş olsun Tülay Hanım. Duyunca çok üzüldük. Şimdi nasılsınız?

Teşekkür ederim.

Halil ile Zeynep olmasaydı... ...göz göre göre bir iftiraya kurban

gidecektim. Geçmiş olsun.

Kim yapmış peki?

Beklediğiniz kişi atölyeye suçunu itiraf etmeye geldi mi?

Aileden dedi mi?

Umarım değildir.

Halil'in ne kadar adil olduğunu...

Bu suçun cezasını çok ağır ödeteceğini bilir aileden biri. Cesaret edemezsin.

Tülay Hanım.

Evinize dönmenize ve sağlığınıza, kavuşmanıza çok sevindim.

Yapan kişiyi de umarım en kısa sürede bulursunuz.

Teşekkürler. Zeynep size daha sonra olanları anlatır.

Önce içeri geçelim isterseniz. Annem yoruldu, ayakta kanlasın.

Arzu, teyzeme söyle çalışma odasına gelsin.

Siz salona geçin ben geliyorum anneciğim.

Sen emin misin olanları ben mi anlatayım herkese?

Teyzem yüzünden, Tülay Hanım'ın başına gelmeyen kalmadı.

Nerelerden döndü kadın.

O yüzden ev ahalisine ve ailene, bunu senin anlatman haklı.

Ama ben de yeri geldiği zaman konuşmamı yapacağım tabii.

Ha bu arada,

Telefonundaki o casus uygulamasını sildirttim Hakan'a.

Artık deli deyince konuşabilirsin.

Gerçekten bu kabus bitti mi yani?

Ben inanamıyorum hala.

Senin çabaların olmasa.

Çok teşekkür ederim Halil.

Hiç sorgulamadan sahip çıktın bize.

Canla başla uğraştın.

Eğer şu an annem yanımdaysa senin sayende.

Hakkını ödeyemem. Ne hakkı Zeynep?

Eğer ben senin o meydindeki tehdit mesajlarını görmesem, biz Allah

göstermesin, boşanacaktık.

Birlikte başardık bunu.

Biz sadece anneni kurtarmadık Zeynep.

Evliliğimizi kurtardık.

Evet, haklısın. O da var.

Peki sen?

Sen boşanmadığımız için mutlu musun?

Boşanmak isteyen ben değildim zaten.

Sen de biliyorsun bunu. Biliyorum.

Ama bilmediğim bazı şeyler var.

Senden duymaya ihtiyacım olan şeyler.

Ben de senin ne hissettiğini bilmek istiyorum Halil.

Tabii ki mutluyum.

Ama tek başıma değilim ki bu evlilikte.

Ya sen?

Sen neden mutlusun?

Babanın vasiyetini yerine getirdiğin için mi?

Yoksa benimle olduğun için mi?

Bu sefer kaçma benden Zeynep.

Aç kalbini.

Aç da göster.

İçinde aşk mı gizli, yoksa minnet mi?

Ben sizi yalnız bırakayım.

En sonunda da gelip itiraf etti.

Her şeyin sorumlusu Songül Hanım'mış.

Onun yüzünden annem hapis korkusu yaşadı.

Biz az daha Halil'le boşanıyorduk.

Ben yönedim.

Bey zendirdim hep.

Biz bu kadar ileri gider.

Hala anlamıyorum.

Bana olan nefreti malum.

Ama ya Zeynep de Halil?

Göz göre göre kendi yeğeninin mutluluğunu feda etti.

Hırslarına yenilip çocukları ayırmaya çalıştı. Buna katlanamam.

Keşke, keşke anlattıklarınızın mantıklı bir açıklaması olsaydı ama gerçekten

bunlar dehşet verici şeyler.

İnanamıyorum ya.

Pes diyorum yani.

Oyuncu olsa ödüle boğulur bu kadın.

Songül'ü nasıl yem olarak attı hiç acımadan.

Acımasız.

Ne olacak peki şimdi?

Yaptıkları yanına mı kalacak?

Merveciğim onun kararını hayır verecek.

Ama bizim için önemli olan annemin sağ salim burada olması değil mi?

Hala aklım almıyor.. Canımdan kanımdan biri bunu ailemize nasıl yapar?

Hep arkamdasın diye güvendim sana.. Sen ne yaptın?

Beni sırtımdan hançerledin.. Halil.. Tamam..

Suçluyum.. Ama mesele bildiğin gibi değil.. Ben hala senin teyzenim Halil..

Sen benim gözümün bebeğisin..

Oyuna geldim. Kim getirdi?

O.

Cengiz denen o herif.

Ölmeden önce birinin ona oyunu getirdiğini söyledi.

Sen miydin o?

Her şeyi en başından sen mi planladın?

Biliyor muydun her şeyi?

Konuş!

Asla.

Benim Cengiz'in varlığından da... ...Tülay'la bir derdi olduğundan da

haberim yoktu Halil.

Tülay'ın bana attığı o tokat... ...çok içime oturdu.

O tokat için ceza çeksin istedim.

O yüzden gidip o videoyu çektirdim Cengiz'e. İşler bu noktaya gelmeden de

o... Videoyu gönderecektim ama... Ama ne?

Ne ama ne?

Fırsatını bulmuşken de... Amacıma... Ulaşmak istedim.

O videoyu kullanarak... Zeynep'i senden boşanmaya ikna edecektim.

Teyze bak bunu yapma. Hala yalan söylüyorsun.

Halil. Yemin ederim yalan söylüyorum.

Zeynep'in sana layık olmadığını ilk günden beri söylüyordum zaten

biliyorsun.

Fırsat bulmuşken seni ondan kurtarmak istedim.

Zeynep geldiğinden beri sana bela açmaktan başka ne işe yaradı Halil?

Teyze!

Sabrım taşıyor.

Ben sadece seni korumak istedim.

Ailemizi bir arada tutmak istedim.

Halil, ben senin anne yarınım.

Sen benim sana olan sevgimden nasıl şüphe edersin Halil?

Tamam biliyorum.

Biliyorum yanlış yola saptım. Ama sadece senin iyiliğini istedim.

Yok. Yok sen bana başka bir seçenek bırakmadın.

Ben şimdi ne yapacağım biliyor musun?

Gideceğim polise benim teyzem bir şantajcı diyeceğim.

Halil.

Halil yapma lütfen.

Lütfen beni mahvetme.

Bak, eğer biraz düşünürsen beni anlayacaksın.

Neyini anlayacağım ben senin?

Neyini anlayacağım? Her şey ortada.

Tamam, doğru.

Boşanın diye yaptım.

Ama eğer ben Cengiz'i bulup o videoyu çektirtmeseydim, eğer bunu akıl

etmeseydim, Tülay sonsuza kadar hapislerde çürüyecekti Halil.

Halil.

Sen benim canım yeğenimsin.

Sen bana annenin emanetisin Halil.

Benim yeğenim vicdanımı yük tutmaz.

Merhametini lekelemez.

Şimdi salona beraber gideceğiz.

Önce Tülay Hanım'dan, sonra da Zeynep'ten özür dileyeceksin.

Ama bak, gözlerinde samimiyet göreceğim.

Bir özür mü sadece?

Harika.

Ama nasıl mutluyum! Hem annem hapisten çıktı, hem de eniştemle

boşanmayacaksınız!

Teyzemin söylemek istediği bir şey var.

Tülay Hanım.

Zeynep.

Size.

Tülay Hanım.

Zeynep. Sizden özür dilerim.

Yaptığım şey için çok pişmanım.

Umarım beni affedebilirsiniz.

Ben özür dilerim.

Şimdi müsaadenizle odama çıkacağım.

Bekle.

Benden sözümü bitirmedim.

Tülay Hanım.

Bundan böyle çifte kalacaksınız.

Çok zor günler geçirdiniz, biliyorum.

Müştemilatın koşulları sizin için, özellikle sağlığınız için zorlayıcı

olabilir.

Eğer siz de dilerseniz, bundan böyle teyzemin odasında kalacaksınız.

Madem bizim mutluluğumuza şahit olmak teyzem için bu kadar zor.

O zaman onu bu çatı altında kalmaya daha fazla zorlayıp üzmeyelim.

Bundan böyle teyzem müştemilatta kalacak.

Halil. Ben orada nasıl yaşarım?

Bundan önce Zeynep ve ailesi müştemilatta nasıl yaşadıysa... ...sen

de öyle yaşarsın.

Merak etme.

Bir dakika bekle.

Teyzeme kestiğim cezayı soracaksın herhalde.

Niyetim seni veya kararını sorgulamak değil. Yanlış anlama beni.

Songül Hanım belki bundan çok daha fazlasını hak etti biliyorum.

Ama yine de içime sinmeyen beni rahatsız eden bir şeyler var.

Başka bir yolu yok mu?

Yaşadığımız onca şeye rağmen bunları düşünebiliyorsun hala.

Senin o güzel kalbine sağlık Zeynep.

Ama bırak ben bu meseleyi kendi bildiğim yoldan çözeyim.

Zeynep.

Hala sorduğum soruyu cevaplamadın.

Benden boşanmadığın için mutlu musun?

Sen cevabını bildiğin sorular sormazsın Halil.

Umarım bu karmaşa bittiğinde herkes aradığı cevapları bulur.

Songül Hanım için de servis açmıştım ama çorbasını koyayım mı?

Sen Tülay Hanım'ın çorbasını servis et.

Anneciğim, hadi söyle artık nasıl haklandın?

Tülay Hanım'ın masumiyetinin ispatlandığı bir videoya ulaştık.

Ablacığım, ben sana sonra anlatayım olur mu?

Herkese merhaba.

Hoş geldin Zümrüt Sultan.

Hoş bulduk.

Eee? Songül Hanım yok.

Gelmeyecek mi?

Bu da diğer konuyla alakalı çaktırma işindeydi.

Madem hepimiz bir aradayız ve mutluyuz.

Neden daha mutlu olmayalım ki? Değil mi Selma'cığım?

Eren?

Hadi artık verin müjdeyi.

Aslında bu haberi size daha önce verecektim.

Ama durumlar malum.

Ailemizin yeni üyesi yolda.

Eren de bir çocuğumuz olacak.

Anne baba oluyoruz.

Ay maşallah maşallah.

Tekrardan hayırlı olsun.

Sağ ol kardeşim.

Kızım.

Çok sevinirim ablacığım. Çok tebrik ederim.

Tebrik ederim.

Teşekkür ederim.

Çok tebrik ederim.

Allah'ıma şükürler olsun. Allah doğacak çocuklarımızın bahtlarını açık etsin.

Amin. Amin.

Allah tez zamanda isteyenlere de nasip etsin inşallah.

Amin.

İnşallah.

Abla. Sen de mi duygusallaştın?

Hamileliktendir. Siz bakmayın bana.

Hadi bakalım.

Siz de elinizi çabuk tutun. Kuzenler bir arada büyüsün. İleride destek olurlar

birbirlerine.

Herkese afiyet olsun.

Haberlerin hızından başım döndü Zeynep.

Yani annemin konağa dönmesi çok güzel bir haber tabii çok sevindim.

Ne yalan söyleyeyim hiç son bir anımı da müştemilatta düşünemiyorum ben.

Ya ben teyze oluyorum. Senin kafana taktığın şu şeylere bak.

Yani benim gerçekten yeğenim mi olacak?

Uzun zamandır böyle güzel bir haber almayı bekliyormuşum meğer.

E şimdi Kıymet Hanım da sana daha şefkatli davranır herhalde değil mi?

Geç aklımda ölken şimdi bebeğe bir şey olacak diye o kadar korkuyorum ki

Zeynep. Çok garip bir hismiş.

Sen hamile olmadığını ilk öğrendiğinde ne hissetmiştin?

Yanında bile değildim.

Özür dilerim. Bu konuyu açmamam lazımdı.

Kızmadın değil mi bana Zeynep? Yok abla da.

O mesele pek öyle değil.

Nasıl yani?

Zeynep sen de mi benden bir şeyler saklıyorsun?

Ama haksızlık artık bu kadar Zeynep. Ben sana her şeyimi anlatıyorum.

Abla.

Ben hiç hamile olduğumdan şüphelenmedim bile.

Bırak öyle Cemil.

Ben Merve hanıma yardım edeceğim.

Bir emriniz olursa seslenirsiniz.

Songül'cüğüm.

Hayat işte.

Ne yaparsan yap eninde sonunda her şey özüne dönüyor.

Ama iyi tarafından bak biraz da.

En azından tabiatına uygun bir yerde yaşayacaksın.

Sen alışkınsındır.

Rutubetli, köhne evlere.

Zorlanmazsın.

yardım edeyim.

Sevin Tülay.

Bence bu anların tadını çıkar.

Ama sakın unutma.

Gün olur, devran döner.

İşte o zaman sakın benden.

Senin için üzülüyorum.

Gerçekten.

O kadar yalnız bir kadınsın ki... ...arkanda bir tek yeğenlerim vardı.

Onları da utandırdın nihayet Songül.

O kadar uzun boylu değil.

Şimdi indir elini.

Topla pılını pırtını defol odandan.

Ne demek ben hiç hamile olmadım?

Zeynep şu işin aslını anlatır mısın bana artık?

Biz...

Bizim Halil ile aramızda hiçbir şey olmadı abla.

Yani gerçekten karı koca olmadık biz.

Ama herkes öyle bildi.

Nasıl yani siz?

Biz bir süredir evcilik oyunu oynuyoruz herkese.

İyi de neden?

Öyle olması gerekiyordu.

Şimdi bu kadarıyla yetin olur mu?

Peki ablacığım, sen doğru zamanı bilirsin.

Ben artık gideyim, ev dönmem lazım.

Tamam ablacığım.

Görüşürüz.

Demek bunca zaman evcilik oyunu oynuyordunuz.

İşte aradığın fırsat.

Benden boşanmadığın için mutlu musun?

Sen cevabını bildiğin sorular sormazsın Halil..

Sen cevabını bildiğimi sanıyorsun Zeynep..

Ama ben bilmiyorum.. Ne de senden duymak

istiyorum.. Gel..

Halil'ciğim.

Önemli bir şey bölmüyorum ya.

Yok Köstege.

Yanlış silahları kullandım.

Ama bu yalancı evliliği parçalamaya hazırım artık.

Yeter ki sana yakın olmama izin ver Halil. Bir yorgunluk kahvesi iyi gelir

dedim.

Sağ ol.

Bir şey değil.

Valla sizin çiftlik çok hareketli.

Geldiğimden beri olay eksik olmadı.

Birlikte vakit de geçiremedik.

Haklısın.

Her şey üst üste geldi. Birçok olay oldu.

Şaşırdım. Çok üzüldüm Songül teyzenin yaptıklarına.

Bana anlatabilirsin anneciğim.

Derdini paylaşabilirsin benimle.

Çok ağır geldi.

Bir de.

Hiç beklemediğim yerden geldi.

Nasıl ağır gelmesin? En güvendiğin insanlardan biriydi.

Nasıl anladın peki?

Telefonlarımız dinleniyordu.

Yani Zeynep'in telefonu. Onu öğrendim.

Son zaman kazanmak için.

Herkese boşanacağız dedik.

Sonrasını biliyorsun zaten.

Zeynep evcilik oyun diyor ama Halil için gerçek bir evlilik bu.

Hiçbir şey değişmez değildir.

Çok iyi çözmüşsün olayı.

İhsan amca hayatta olsa seninle gurur duyardı.

Yaptığın, başardığın şeylerden dolayı.

Ben her şeyi babama layık bir evlat olmak için yapıyorum.

Bu hayatı onun gibi olmak için yaşıyorum Gözde.

Ah Halil.

Babanın vasiyetini yerine getirmek için Zeynep'e mecbur değilsin. Bunu bir

anlasan.

Yanı başındaki seçeneği de görsen.

Ama şunu unutma.

Hayat bazen birden fazla şans verir insana.

İlkinde ısrar edersen, diğer şansları ıskalamana neden olur.

Gözde biliyor musun?

Zeynep Rabbimin bana bir lütfu.

Ben de hayatımın geri kalanına o lütfa sahip çıkarak, kıymet vererek yaşıyorum.

Rabbimin açtığı yol, Bazen meşakkatli olabiliyorum.

Ama mühim olan, o yoldan sakmamak.

Karanlığa düşmemek.

Neyse. Şimdi müsaaden olursa, ben işlerime döneyim.

Tabii, bölmeyeyim ben seni.

Kolay gelsin sana o zaman.

Kusura bakmayın Umut Beyciğim.

Ablamı ziyarete gittim de konağa.

İstemeden de olsa geç kaldım.

Çok beklettim sizi.

Kızmadınız değil mi?

Kızarmayın hiç Kumru Hanım.

Hem siz de söylediniz. Çok fazla bekledim.

Artık beklemesem mi?

Hemen evlenelim istiyorum.

Pek acele oldu bu doğrusu.

Gerçi ne yalan söyleyeyim. Artık kendi konağımın hanımı olsam hiç fena olmaz.

Benim de hakkım canım.

Ne duruyoruz öyleyse?

Hemen evlenelim.

Söz, nişan.

Hepsi sırayla.

Sonra da gönlünüze göre bir düğün tabii.

O kadar merasimene gerek var canım.

Her şeyi sırasıyla yaparsak aylarca tantanası bitmez.

Hemen acele olsun.

Bir an evvel olsun bitsin.

Olur mu öyle şey?

Ben her şey usulüne göre olsun istiyorum.

Hem ben ilk kez evleniyorum.

Yıllardır da bu anı bekliyorum.

Ay ne meraklıymışsın ayol. Sanki kendisi gelin olacak.

Sizi bu evden telli duvaklı çıkaracağım günü iple çekiyorum.

Tabii.

Siz nasıl isterseniz Umut Beyciğim.

Ama bu gönül meselelerinde ailenin onayını almak çok mühim.

Malum Eren size biraz kızgın.

Ben hemen kendisiyle konuşurum. Tatlıya bağlarım o işi. Aman aman sen hiç

girme araya.

Yani benim önce konuşmam daha münasip gelir.

Ben halledeceğim, merak etme.

Ne güzel tutunmuşsun toprağa.

Onca zorluğa rağmen dimdik durmuşsun.

Biliyor musun?

Bazen Halil'le seninle evli olduğum için öyle mutluyum ki... ...hiçim içime

sığmıyor demek istiyorum.

Öyle çünkü.

Çok mutluyum onun olduğum için.

Halil'e babasının vasiyeti konusunda anlayış göstermen, ona saygı duyman çok

özverili bir hareket.

Yazık. Günlerdir babası yattığı yerde huzur bulsun diye seni ikna etmeye

çalışıyor. Hatta geldi buradan babasının ev şeklindeki anahtarlığını aldı sana

vermek için.

Songül Hanım sırf biz boşanalım diye onca maceraya girmiş.

Belki o zaman da yalan söylemiştir.

Çünkü sen bana yuvanın dört duvardan ibaret olmadığını, bir kalpte yaşamayı

öğrettin.

Sen benimle... Neden aramızdaki her şey böyle kafa karıştırıcı olmak zorunda?

Hiç de öyle olmak zorunda değil.

Sen beni mi dinliyordun?

Yani kulak misafiri oldum diyelim.

Kafanı karıştıran mesele neyse söyle.

Çözelim hemen.

Yok bir şey. Öyle sohbet ediyorduk biz.

Allah muhabbetinizi artırsın.

Ne konuşuyordunuz peki?

Belki bana da anlatmak istersin.

Öylesine dert yaşıyorduk diyelim.

Önce o sordu ben cevapladım. Şimdi sıra bana geçmişti ben sordum.

Ne cevap verdi peki?

Söylemedi bir şey. Konuşmayı sevmiyormuş pek.

Kendisini yetiştirene çekmiş demek ki.

Valla ben de son sorduğum sorunun cevabını beklerken ağaç oldum.

Yakında sen onun yanına ekersin beni.

Valla.

Bana seslendiler sanki. Öyle geldi ben bir bakayım.

Sana seslenen de cevap bekleyen de benim Selim.

Soru çok basit.

Boşanmadığımız için mutlu musun?

Yoksa sadece minnettar mısın?

Belki de mesele konuşmayı sevmemesi değildir.

Bilerek sessiz kalıyordur.

Tabii. Anlayana sessizlik de bir cevap.

Fidemi sayesinde cevabını aldım.

Metin abi nasılsın?

Uzun zaman oldu görüşmeyeli.

Hamdolsun Halil. Siz de afiyettesiniz inşallah.

Geçen konağa vardım ama yoktun.

Çok şükür her şey yolunda da.

Yani bu aralar biraz yoğundum.

Evde pek duramadım.

Aslında birkaç gün önce ben de seni aramıştım ama telefonu kapalıydı.

Bir sorun yoktur inşallah.

Yok. Çok şükür sesini duyayım diye aradım.

İyi yapmışsın valla bana da iyi geldi sesini duymak.

İyi olduğunu duydun ya meşgul etmeyeyim daha fazla.

Selametle. Selametle abi.

Gel.

Halil müsait misin?

Müsaidim Hakan gel.

Benden istediğin raporları getirdim.

Bir de şey.

Fizibilite.

Fizibilite.

Onlar da hazır. Ama bir önce marka değerlerine bakmak gerekiyor.

Ali biliyorsun.

Ben bu gönül mevzularında pek iyi değilim.

Kimseye şunu yap, bunu yapma diyemem.

Ama selen adamın halinden anlarım.

Ne zaman dertleşmek, konuşmak istersen ben buralardayım.

Bu ne biliyor musun elindeki?

Babamdan bana kalan son Yadigar.

Nezaretten bir arkadaşı getirdi.

Vasiyet etmiş.

Ne olursa olsun, hangi şartta olursan ol.

Evlendiğin kadına sahip çık.

Terk etme.

Onu asla bırakma diye.

Nasıl yani?

Sen Zeynep'le sırf bu yüzden mi evliliğini sürdürüyorsun?

Bunca dertle uğraştın. Onca vadire atlattın.

Sadece babanın vasiyeti için mi katlandın bunlara?

Hakan.

Şu koca dünyanın bütün derdi omuzlarıma yüklensin.

Vız gelir tırıs gider.

Ben Zeynep'i bu dünyadaki her şeyden daha çok seviyorum.

Bunun vasiyetle falan bir alakası yok.

Asıl vasiyet.

Şu var ya şu.

Gönlümün emrettiğidir.

Vasiyet değilmiş derdi.

Sırf babasının hatırı hiç dikkatlenmemiş bana.

Gönlümün emrettiği, kalbimden öyle geçtiği için mi öyle davrandı yani?

Halil beni seviyor.

Gerçekten seviyorum.

Daha yalnız Hakan.

Bak bu durum aramızda kalacak Zeynep bilmesin.

Sakın. Şimdi o da senin gibi vasiyet yüzünden böyle davranıyor falan der.

Üzülür.

Onun üzülmesi.

Benim bu dünyada isteyeceğim en son şey.

Sen merak etme.

Vasiyet ikimizin arasında.

Ben neler düşündüm öyle.. Seni sınamak için neler yaptım..

Seni deliler gibi sevdiğimi kendimden bile sakladım ben..

Ne aptalmışım.. Peki senin canın neden bu

kadar sıkkın?

Aklıma takılan bir soru var.. Onun cevabı da Zeynep'te..

Ama inat etti söylememe.

Soruyorum yok.

Söyle diyorum yok.

Ne yapacağım bilmiyorum.

Nasıl bir şey biliyor musun? Sanki böyle Zeynep'le arama birisi görünmez bir

duvar örmüş.

Ben de o duvar yıkıldı sanıp her adım attığımda yeniden yeniden tosluyorum o

duvara. Nasıl çıkacağım bu işin içinden bilmiyorum.

Hayır bir cevap bekliyorum sadece bir cevap.

En azından bir işaret.

Halil Zeynep'in... ...seni sevdiğimi anlamak için alim olmaya gerek yok.

Siz mutlu olmayı çok hak ediyorsunuz kardeşim.

Eyvallah.

Eyvallah.

Var mı başka bir şey?

Sağ olasın.

Aşkım gel, yaslan şimdi.

Hadi rahat et.

Hı hı, rahatım.

Bu kadar buldumcuk ovucuk ne var tez zamanda?

Hallere bak hallere.

Bu çırpı bacak yine başladı kınıl kaşığı parmağında oynatıvermeye.

Kene, izin verir misin aç?

Oğlum. Bırak kızı da biraz sıkıntı çeksin.

Ne dilden gelen elden gelmiyor ama.

Bebeğinde gücü kuvveti ancak böyle yerine gelecek.

Kıymet anne haklı Eren.

Bu kadar da olmaz.

Şükran.

Sen. Hasta mı oluyorsun?

Sakın.

Düş. Ben sana bir ıhlamur kaynatayım şimdi.

Geliyorum.

Konuşmamız gereken önemli bir meselemiz var.

Umut benimle evlenmek istiyor. Hem de hemen.

Benim de gönlüm var tabii.

Ama ufak bir sıkıntımız var.

Eren.

Tahtımı takı yakın al kaşığım.

Hazır bebeğiniz olacakken seni kırmaz teyzoşum. Bu işi yalnız sen

halledebilirsin. Senin bir dediğini iki etmeyi ne desen yapar.

Kuzumu ikna et de kumruğu şunu gönderelim. E verelim yani.

Uçsun geçsin.

Hayırlı bir iş.

Tamam tamam. Ben konuşurum Eren'le ikna ederim.

Zaten bu aralar laf ağzımdan çıkmadan yapıyorum ne istesem.

Her şeyi geleneğine uygun yapalım diyor Umut.

Kumruk hanım.

Sen kaç bayram gördün ha?

Bu yaşta gelinlik giyicin de telli duvaklı gelin mi

olacaksın sen ha?

Hayırdır?

Kim gelin oluyor?

Boşanmaymış. Vasiyetmiş.

Gün yüzü görmeyin.

Bitirdiniz beni.

Sizi de.

Böyle kıvrandırı kıvrandırı edeceğim.

Hepinizden nefret ediyorum.

Hepinizden.

Burada olması daha doğru olur diye düşündüm.

Sonuçta ikimizin fotoğrafı.

Ait olduğu yer burası.

Tıpkı bizim gibi.

Fotoğrafın arkasına bakar mısın benim için?

Bakarım.

Biz yaşanmadık, kavuşmuş mu ki hiç geceyle gün?

Ya kalmasın tek bir kül, başka fende hiç

açmak onca gül. Yok say, biz

yaşanmadık, kavuşmuş mu ki hiç geceyle gün?

Bu fotoğraf artık hep burada.

Bizim odamızda kalsın olur mu?

Bazen sessiz kalmak da bir cevapmış.

Ama her zaman hayır demek değilmiş.

Aşkım o güzel kalbinde yer etmesin.

Karanlığı aydınlatıp bana karşı olan bütün kötü hisleri... ...yenip kayıp

gelmesin istedim.

Sabırla bekledim Zeynep.

Ama inan bu kadarını ben bile halledemezdim.

Yani konu şu hayatım. Teyzem evlenmek istiyor.

Öyle mi?

Çok mutlu oldum.

Çok güzel bir haber bu.

Hayırlı olsun.

Tebrik ederim.

Teşekkürler.

Benim de yapabileceğim bir şey varsa lütfen söyle.

Bak ben sana söyledim.

Boşuna heyecan yaptı.

Eren niye karşı çıksın ki? Niye engel olsun yani?

Ben niye engel olayım ki?

Evlenmek, yuva kurmak, mutlu olmak herkesin hakkı.

Bir dakika, bir dakika.

Damat adayı kim?

Kim olacak canım?

Umut Bey tabii ki.

Umut Bey.

Asla olmaz.

O üçkağıtçı evimi almam ben.

Karşıyım bu evliliğe.

Sen de kimsin ufaklık?

Kime baktın bakayım?

Hoppala ufaklık dur!

Gel buraya!

Bekle beni!

O kadar uzun zamandır bekliyordum ki seni.

Sunsuzluk gibi geldi.

Meğer hep seni özlüyormuşum. Sonunda içimdeki özlem bitti.

Hep yanında taşıyordun demek.

Söyle.

Halil.

Parmaklarımızdan kalbimize giden bu yolda.

Bir daha asla vazgeçmeyelim.

Bir daha asla.

Tekin'in sesi mi o?

Ufaklık gel buraya.

Ufaklık gel buraya.

Gel bir şey yapmayacağım bak sakin ol.

Ne oluyor?

Gel sen kimseye ismin ne senin?

Sakin ol. Bir dakika sakin.

Cemil tut.

Gel Cemil.

Top ayakkabılarda.

Bu çocuk nereden geldi böyle? Bilmiyorum.

Allah Allah.

Ne?

Babam dedi.

Baba dedi.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.