Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ne oldu? Yanlış bir şey mi yaptım?
Arzu.
Seninle konuşmamız gereken bir şey var.
Çalışma odama gel.
Geri zekalı kız, aptal kız.
Ne diye o gömleği giyip gezersin ki sen?
Eyvah eyvah duydu sağır.
Niye böyle bakıyorsunuz?
Bir şey mi oldu?
Yok hayatım ne olacak.
Biz bebeği isim düşünüyorduk.
Kız çocuk olsa ne koyarız, erkek olsa ne koyarız onu konuşuyorduk. He onu
konuşuyorduk. Hafaz attık şimdiden.
Daha çok var canım.
Önce bir dünyaya gelsin de kucağımıza dalalım sağlıkla.
Sonra bakarız ona.
Demek çocuğumuz dadını bensiz düşünüyordunuz.
Yok, konu birden açıldı zaten.
Yoksa beraber karar vereceğiz.
Aşkım, sana ıhlamur kaynatayım mı? Hem gevşetir seni.
İstemiyorum, sağ ol.
Biraz dışarı çıkalım mı peyzeyi ya?
Hem parkta yürürüz.
Bebişe de iyi gelir açık hava.
Teyzeciğim hiç halim yok.
Başka zaman çıksak olur mu?
Kızım.
Akşama ne pişireyim sana?
Ne gönülsiysen söyle.
Onu yapacağım.
Teşekkür ederim.
Ama canım hiçbir şey istemiyor.
Ben biraz dinleneceğim.
Su almaya gelmiştim ben.
Üzüntüler ruh gibi. Annesini aklımdan çıkartamıyor tabii.
Benim de içim yanıyor.
Ah ablacığım. İnşallah bu beladan kurtulursun.
Rabbim imkansızı mümkün kılansın. Sen duy sesimizi.
Arzu, şimdi sana birkaç soru soracağız.
Ve bize doğruyu söyleyeceksin.
O üstündeki gömleği nereden aldın?
Senin mi yoksa başka birinden mi aldın?
Şu an ne soruyor bunlar bana diyebilirsin ama bizim için hayatı
önemli var Arzu.
Annemin hapis yatıp yatmaması buna bağlı.
Bak lütfen çekinme. Doğruyu söyle bize.
Arzu.
Bak vereceğin cevap doğru ve net olsun.
Halil ile Zeynep'i ayıracak videom benim elimde.
O iş buraya kadar.
Gömleği benden aldığını söylerse ben biterim.
Ben biterim.
Halil bir daha benim yüzüme bakmaz.
Geldin demek.
Ne yaptın?
Ne oldu söyledin mi gömleğim benim olduğumu yoksa?
Ne dedin Halil'lere?
Söylesene kızım.
Ya söylesene delirtecek misin sen beni?
Merak etmeyin.
Sizi ele vermedim.
Çöpten bulduğumu söyledim.
Aferin.
Ya sen ne diye çöpten bulduğun şeyi giyip geziyorsun ki?
Kusura bakmayın Gözde Hanım.
Bu aralar kazandığım bütün parayı hapisteki sevgilime gönderiyorum da.
Üzerime olduğunu görünce atmaya kıyamadım. Aldım ben de.
Bana bak Arzu.
Bundan sonra dediklerimi harfiyen yaparsan.
Benden habersiz adım atmazsan hiçbir zaman para sıkıntın olmaz.
Bir de görüp duyduğun, sana ilginç gelen her şeyi
gelip benimle paylaşırsan.
Nasıl isterseniz Gözden.
Aferin.
Akıllı kızmışsın.
Kadına bak ya.
Bütün kozlar benim elimde. Hala gelmiş üstten üstten konuşuyor.
Neyse. İstediği kadar konuşsun.
Bulmuşum yağlı kapıyı.
Katlanacağım mecbur.
Hayır. Anlamıyorum gerçekten.
O kadar dikkat ettik. Temkinli davrandık. Nasıl anladı gömleğin peşinde
olduğunuzu?
Kurtulmak için çöpe atıp iş resmi.
Ben de anlamadım ki.
Ama bunu nasıl başardığını bir an önce çözmemiz lazım.
Yoksa hep bizden bir adım önde olacak.
Kusura bakmayın. Rahatsız ediyorum ama bunu getirdiler biraz önce.
Gittiğiniz mağazada da unutmuşsunuz. Talim Bey gönderdi.
Hay Allah.
Farkında bile değilim.
Akılım kaldı.
Merve'yi birkaç eşeğe almak için geldim de.
Tekrar hastaneye döneceğim yanına birazdan. İletmeye mi istediğiniz bir
şey var mı?
Yok. Ama sana çok teşekkür ederim.
Merve'nin hep yanında olduğum bu süreçte.
Müsaadenizle.
Bir sürü arayan olmuştur şimdi.
Talim Bey birazdan düğmenin sahibinin kim olduğunu bize söyleyecek.
Umudumuz bitmedi hala.
Neyse ki arzu benim gömleğim olduğunu söylememiş.
Paraya ihtiyacı var. Alttan alta ima etti.
Ben de bir ayar çektim tabii.
Fazlasını vereceğimi söyledim.
Halloldu yani.
Ama uyanıklığı yüzünden çember yeniden daraldı.
Madem çember daraldı, durdur bu planı Gözde.
Bak kafamızı toplayıp yeni bir plan yapalım. Hem kendini hem beni
yakacaksın. Asla.
Ok yaydan çıktı bir kere.
Zeynep ve Halil boşanacak.
Şimdi nasıl bir yol izleyeceğiz?
Buradan sonrası çıkmaz sokak Zeynep.
Artık bir ilerisi kalmadı.
Yani ben bu durum için elimden gelen her şeyi yaptım.
Çözmeye çalıştım.
Ama olmuyor işte.
Beceremedim.
Anneni kurtarmamız için son bir şansımız kaldı.
Boşanacağız.
Neden böyle davranıyorsun?
Yine mi bir şey oldu?
Haklısın.
Başka çaremiz kalmadı.
İşte bu. İşte bu.
Halil de sonunda bayrağı çekti.
Senin hastalıkla Halil takıntığın yüzünden tüm çabalarım heba oluyor.
Uğrunda savaştığımız her şeyi elimizle aslanlara geri vereceğiz. Baş belası.
Tebrik ediyorum.
Muradına eriyorsun sonunda.
Sonunda.
Bazen ne yaparsan yap, olmuyor Zeynep.
Ucunu bırakmak gerek.
O zaman biz de öyle yaparız.
Yapmak zorundayız.
Şüphe çekecek şeyler söyleme sakın.
Senin telefonundan dinliyor bizi.
Çok şükür oymuş hepsi. Öyle korktum, öyle üzüldüm ki pes ettin diye.
Bir an önce boşanma işlemlerini tamamlayıp yarınki cersiye yetişeceğiz.
Bunun kaçarı yok.
Boşanacağız Zeynep.
Doğru olan bu.
Aslı.
İki can bir araya gelse... ...yine de bırakmam seni.
Asla ayrılmayacağız.
Ama anneni de bu pislikten kurtaracağız.
Sen güven bana.
Ama şüphe çekmemek için... ...zaman kazanmak için... ...bu boşanma oyununa
devam etmemiz gerekiyor Zeynep.
ne olursa olsun vazgeçmedin bizden.
Bırakmadın elimi.
İşte bu kadar.
Gördün mü?
Boşanıyorlar.
Elimden hiçbir şey kurtulamaz.
Bugüne kadar isteyip de başaramadığım hiçbir şey olmadı.
Gördün mü? O kadar da zor değilmiş.
Yıllardır ilmek ilmek işledim Halil ben.
İntikam ateşiyle harladın.
Aslanlıların her şeyini ellerinden almışken.
Şimdi sahi değire başa dönüyoruz.
Buna izin veremem.
Benim içim hiç rahat değil Gözde.
Bu işin sonu hiç iyi olmayacak.
Bak Halil'i çok iyi tanıyorum.
Boşansalar bile bu işin peşini bırakmaz. Ve oyunu kuranın sen olduğunu da
öğrenir.
Sen Halil'i tanıyor olabilirsin.
Ama beni tanımıyorsun.
Öğrenmeyecek.
Bunun için ne gerekiyorsa yaparım.
Tanışalım o zaman küçük hanım.
Beni karşına almakta ne kadar büyük bir hata yaptığını göstereceğim sana.
Tülay Aslanlı'dan aldığım tek bir iğneyi bile geri vermeye hiç niyetim yok.
Ne yapıp, ne edip Zeynep ile Halil'in boşanmasına engel olacağım.
Vazgeçmediğin için teşekkür ederim.
Senden vazgeçmem mümkün mü?
Benim telefonum.
Efendim Merve?
Anneme bir şey mi olmuş yoksa?
Enişte, ablamı aradım ama ulaşamadım.
Yanındaysa konuşabilir miyim?
Bir süre kaybettik ablanın telefonunu da.
Şimdi yanımda ablan. Vereyim konuşun.
Merve ablacığım.
Abla. Annemin durumu hala hiç iyi değil.
İlaçların etkisi geçince hastaneyi birbirine kattı. Kimse onu
sakinleştiremiyor. Yalvarırım sen gel. Tamam. Tamam bir tanem. Sen üzme
kendini. Ben çıkıp geliyorum hemen.
Ne oldu?
Annemin durumu hala çok kötüymüş.
Merve de çok kötü durumda.
Benim onların yanına gitmem lazım.
Ben götüreyim seni.
Sakin ol ama.
Keşke sen benimle hastaneye gelmeseydin. Şimdi...
Yani gerçekten ayrılık kararı vermişken pek doğru olmadı sanki.
Biz boşanmaya karar verdik Zeynep.
Düşman olmaya değil.
Yani böyle bir durumda seni yalnız bırakamazdım.
Bir şeye ihtiyacın olabilir.
Bilmiyorum.
Yine de pek doğru değil sanki.
Rahatsız oldum ben.
Sadece senin için değil ki.
Yani senin yerinde kim olsa aynısını yapardım.
Üstelik Tülay Hanım'ı yok sayamazdın.
Benim için kıymetlidir.
Alo Hakan.
Biz şimdi hastaneye gidiyoruz.
Sen Tülay Hanım'la Zeynep'in görüşebileceği izin kağıdını çıkart.
Sonra da hastaneye gel.
Tamam.
Sağ ol.
Kapat.
Bir sakinleştirici daha yaptık şimdi daha iyi.
Anneciğim.
Merve aradı iyi olmadığını söyledim.
Neden annem? Niye bıraktın kendini?
Son gül geldi.
Ağzı kulaklarında Halil'e senin boşanacağını söyledi.
Merve bilmiyordur diye sakladım ondan.
O yüzden mi çıkardın sen yüzünü?
Sordum sana Zeynep.
Niye bana söylemedin?
Cengiz de ölmüş.
Ben de burada aptallar gibi Cengiz bulunsun diye dualar ediyorum.
Annem.
Ben senin üzüleme diye söyleyemedim.
Kötü olursun hastalanırsın diye korktum.
Kötüyüm Zeynep zaten ben.
Çok kötüyüm.
Cengiz olmayınca nasıl olacak şimdi?
Nasıl ispatlanacak benim masumiyetim?
Var mı başka kanıtınız?
Henüz yok.
Ama araştırıyoruz bak söz veriyorum sana bulacağız.
Yapma böyle ne olursun bak.
Kendin bizi de üzme ne olur.
Nasıl üzmeyeyim Zeynep?
Yarın akşam taburcu edip nöbetçi mahkemeye çıkartacaklar beni.
Ben hapishaneye gidemem ki.
Ne yapamam ben parmaklıklar arkasında.
Ölürüm daha iyi.
Anneciğim bak söz veriyorum sana biz bir şey bulacağız.
Ben senin suçsuz olduğunu bile bile oraya gitmene razı gelir miyim hiç? İzin
verir miyim buna?
Güzel annem benim.
Ben küçükken üzüldüğümde sen benim saçlarımı tarıyordun hatırlıyormuş.
Ben meğer ne çok benziyormuşum sana.
Ben de üzüldüğümde böyle inat eder, yemez, içmez sadece ağlamak isterdim.
Tıpkı senin gibi.
Sen ben her üzüldüğümde saçlarımı tarardın.
Hüznümün de saçlarımdan dökülüp gittiğini söylerdin bana.
Tarayalım mı saçlarını ister misin?
Hayır.
Hadi izin ver.
Senin saçların eskiden uzundu. Beline kadar.
Ben hep hayrandım senin saçlarınla.
Lopun zelindin sen beni.
Sen bize hep masalları anlatırdın.
Sağında ben, solunda abla.
Biz senin o huzur veren sesinle başka diyarlara giderdik.
Başka dünyaları hayal ederdik.
Ben senin saçlarınla oynamadan uyuyamazdım.
Bak o günü hiç unutmuyorum.
Merve yeni doğmuştu.
Biz hastaneye seni ziyarete gelmiştik.
Babamı görmüştüm ben.
Senin saçlarını tarıyordum.
Öyle hassas.
Öyle naifti ki dokunuşları. Sanki saçlarının her bir teline şiir
okuyordum.
Ben belki de ilk o zaman merak ettim aşkı.
Şimdi izin verirsen ben de senin yüzünle ortak olmak istiyorum.
Saçlarını taradıkça hüznünde akıp gitsin istiyorum.
Elimden geldiğince derdine derman olun.
Kalbini sarıp sarmalamak istiyorum.
Annem.
Söz veriyorum sana.
Girmeyeceksin hapishaneye.
Biz evimize döneceğiz.
Orada beraber tarayacağız saçlarımızı.
Bir isteğin var mı Merve?
Tek isteğim annemi alıp eve dönmek.
Bir de şu boşanma saçmalığından vazgeçin ne olur.
Bak sana söz veriyorum.
Buradan annenle beraber döneceksin.
Biz Tülay Hanım'ı kurtarmak için elimizden geleni her şeyi yapıyoruz.
Yapacağız da.
Ben şimdi bahçedeyim. Bir şeye ihtiyacın olursa direkt benim yanıma gel.
Biraz daha iyi gibi sanki ha?
Evet daha iyi.
Ama senin de daha iyi olman lazım ablacığım.
Helak ettin bak kendini kaç gündür.
Hadi sen eve git dinlen biraz.
Ben kalırım burada annemin yanında.
Olmaz.
Annemi bırakamam.
Belki de özgür olarak son günlerim.
Abla.
Biliyorum elinden geleni yapıyorsun ama yalvarırım kurtar annemizi ne olur.
Kurtaracağım Merve.
Söz veriyorum kurtaracağım.
Halil nerede?
Az önce bahçeye çıktı.
Tamam ben bir gidip bakayım.
Ama sen de lütfen daha fazla ağlama. Üzme kendini ablacığım olur mu?
Aç şu telefonu Selma abla ya. Neden açmıyorsun?
Kahve getirdim sana.
Sevdiğin gibi bol sütlü.
Teşekkür ederim.
Telefonlarımızı arabada bıraktım Hakan.
Zeynep'in telefonu yüzde yüz dinleniyor bundan eminim.
Benimki de dinleniyor olabilir.
O yüzden arabada bıraktım.
Aynen öyle.
Biraz konuşabilir miyiz?
Ben arabadakiler alayım geleyim.
Ne oldu bir sıkıntı mı var?
Acaba biz hata mı ediyoruz?
Her şeyi denedik ama olmadı işte.
Mahkemeye de bir gün var.
Benim için çok uğraşıyorsun biliyorum ama belki de...
Belki de devam et.
Belki de gerçekten Boşan Efendi'mi kurtarmalıyız.
Zeynep bu iş bende.
Bu sefer ne yaptığından yüzde yüz eminim.
Bu işin altından kalkacağız.
Sen merak etme.
Senin bu söylediğin son çaremiz.
Başlıyoruz.
Halit önemli bir mesele vardı da o yüzden seni görmek istedim.
Dinliyorum Hakan.
Kahretsin. Ne oldu buna? Niye ses gelmiyor bu şeyden ya?
Bozuldu mu yoksa birden?
Ne oldu bir sıkıntın mı var?
Hıh.
İse ki bozulmamış.
Şansımıza bu internet kafede gizli küçük bir güvenlik kamerası varmış.
Yani o kadar sorduk soruşturduk Hakan.
Şimdi mi öğreniyoruz bunu?
Bu kafe sahibi değişik bir tip.
Tümtilikli bir adam.
Kimseye söylemiyormuş kameraları.
Ama bizim çocuklardan biri fark etmiş.
Hemen haberi uçurdular bana.
Aldın mı kayıtları peki?
Henüz değil.
Adam bugün gelmemiş internet kafeye.
Ama çırağı orada.
Onun da kameralardan haberi yok. Allah'ım yarabbim ya.
Niye adam bugün gelmezse?
Onun keyfini mi bekleyeceğiz?
Sen merak etme Halil.
Ben ne olursa olsun alacağım o kayıtları.
Yarın sabah ilk iş bana o görüntüleri getiriyorsun.
İlk ben izleyeceğim.
Tamamdır, ben de.
Nasıl olur?
Biz nasıl atladık böyle bir şeye?
Nasıl atladık?
Buyurun Gözde Hanım.
Şahin, şu İzbe İnternet kafede yeni nesil kameralardan varmış. Şu anda Halil
'in adamı Hakan oraya gidiyor kayıtları almaya. Senin ondan önce gidip o
kayıtları yok etmen lazım.
Duyuyor musun beni?
Mahvolurum ben. Acele etmen lazım.
Hemen harekete geçiyorum merak etmeyin.
Derhal hadi.
Niye yaptınız böyle bir şeyi Hakan'la?
Telefonlar yanımızdayken açık açık konuştunuz bayağı anlamadım mı?
Afa gidiğini avlıyoruz.
Nasıl yani?
Şöyle kim?
Öncelikle senin telefonun dinleniyor. Bundan yüzde yüz eminim.
Galim Bey'in oradayken telefon yanındaydı.
Gömlek meselesini duyup dinleyen kişi önüne mi aldı? Biz de bu yüzden
yakalayamadık onu.
Madem artık eminiz, biz de avantaja çevireceğiz.
Bir süre daha bu boşanma meselesine devam etmek zorundayız.
Peki ama tam olarak planın ne?
Riskli bir plan.
Başarısız olma ihtimalimiz var mı?
Var.
Ama artık bu plana mecburuz.
Yapmak zorundayız.
Az önce Hakan'la konuştuklarımız bu video meselesi, kamera kaydı meselesi.
Aslında öyle bir şey yok.
Biz bir olta attık.
Eğer Zoka'yı yutarlarsa kendilerine ele vereceklerini düşünüp bizimle uzlaşmak
isteyecekler. Bu durumda da annenin masumiyetini ispatlayan o videoya
ulaşacağız.
Boşanmamıza gerek kalmayacağını taşır.
Harika bir plan.
Kesin işe yarayacak.
Ben de öyle düşünüyorum.
Annemi de kurtaracağız.
İnşallah.
Hadi daha fazla dikkat çekmeden çift oldun.
Telefonun dikkat.
Anne, komik teyze.
Bakın söyledim, biliyorum.
Ama bir daha söylüyorum.
Ne Tülay Hanım'ın durumundan... ...ne de Halil'le Zeynep'in ayrılmasından Selma
'nın hiçbir fikri olmayacak.
Tamam?
Sen hiç merak etme Eren'ciğim.
Asla.
İnşallah ablam da bu beladan kurtulur da bir rahat nefes alırız.
İnşallah. Ya işte.
Öyle haberlerde izledim. Görünmez kaza ama baya büyük yani.
Hadi ya.
Kaza mı olmuş?
Ölen falan yoktur inşallah.
Yok ayol ne ölmesi.
Öyle yaralılar var ama onlar da hafif yani.
Hani sıyrık mıyırık.
Ya sen benim büyük dediğime bak bacanım. Bilirsin severim abartmayı.
İyi bari.
Kimseye bir şey olmasın da.
Eren.
Ben telefonumu bulamıyorum.
Odanın her yerini aradım. Yok.
Annemi merak ediyorum. Merve'yi aramam lazım.
Aşkım bulursun.
Bulursun yani.
Oluyor bazen öyle.
Telefon kayboluyor değil mi?
Gel sen bir çay iç.
Sonra beraber bakarız. Olur mu?
Aşkım ben aradım Merve'yi. Her şey yolunda bir sorun yok.
Tülay Hanım gayet iyi.
Hatırladım. Şu masaya koymuştun.
Aşkım ben çok susadım.
Hemen şuradan bir su içeyim.
Eren ne yaptın?
Elimden kaydı. Özür dilerim.
Açılmıyor işte.
Ver bakayım bana.
Açık mı bu ıslanmış?
Bunu açmamak lazım zaten.
Yoksa daha kötü olur.
Ben bunu yarın tamire götüreyim işe gitmeden. Onlar halleder.
Öden sabaha kadar bekleyecek miyim?
Ver telefonunu senden arayayım bari.
Benimkinin şarjı bitti.
Şarj aletini de şirkette bırakmışım.
Yapacak bir şey yok.
Hadi şimdi atlattık da yarın nasıl engel olacağım?
Nereye kadar devam edecek bu?
Olsun ki olsun.
Aşkım ben yarın tamire getireceğim bunu tamam söz.
Onlar halledecek.
Hem bak Merve şimdi uyumuştur.
Yoruluyor kız biliyorsun.
Şu halde olsun yarın arayacağız onu tamam?
Allah'ın izniyle planım tutarsa o alacağı yakalayacağım.
Sabahtan beri tek lokma koymadın ağzına.
Ayşe teyze hazırlamış.
Üzülmüş sana.
Ben getirdim sadece.
Bu soğukta da çorba çok iyi gider.
İçememiştin o zaman.
Çok içimde kalmıştı.
Bugüne kısmetmiş.
Mükemmel ötesi olmuş.
Eline sağlık.
Afiyet olsun.
Teşekkür ederim.
Niye?
Her şey için.
Benim için de.
Annem için de elinden geleni yaptın Ali.
Sonu belki kötü bitse de.
Son kötü falan bitmeyecek.
İyi sona yaklaştık Zeynep.
Yarın sabah o kişi her kimse bulacağız.
Annenin masumiyetini ispatlayan o videoyu da elinden alacağız.
Hem annen hem de evliliğimiz kurtulacak bana inan.
Sultanım neden çıktın sen hasta mısın yoksa?
Oturun oturun.
Ay hasta falan değilim. Ay turp gibiyim maşallah.
İçeride bir sıcak bastı çıkayım dışarı bir hava alayım dedim.
İyi yapmışsın al tabii.
Ay iyi.
Siz de böyle el ele göz göze al sizi çipte kumrular.
Maşallah size. Allah nazarlardan saklasın.
Sesin için boşanacak dediler.
Vallahi yüreğime koca bir kaya parçası oturdu.
Hay Allah korusun. Evlerden ırak olsun.
Aldım sizi karşıma.
Anlattım. Siz birbirinizi seviyorsunuz dedim. Sakın boşanmayın dedim.
Böyle tuttum ellerinizi.
Halil. Zeynep olmadan eksik, Zeynep de Halil olmadan yarım dedim.
Sakın boşanmayın dedim.
Hem ne demiş Peygamber Efendimiz?
Şüphesiz kadın erkeğin şakayıdır. Sakın boşanmayın dedim.
Rüya işte.
İnsan yaşlanınca çok rüya görüyor. Yani hayal mi gerçek mi? Aman hatırlamıyorum
işte.
Hadi sultanım ben yatırayım seni. Üşüme burada.
Peki.
Hadi Allah rahatlık versin evladım. Güzel damadım. Sana da Allah rahatlık
versin. Gel kızım gel.
Allah seni başımdan eksik etmesin Zeynep'im.
Ne yaptın Şahin? Silebildin mi kayıtları?
Kalıp değiştirip internet kafenin önüne geldim. Ama kafe kapalı.
Bakındım. Dediğiniz gibi burada küçük bir kamera var. O kayıtları Hakan'dan
önce bulup sileceksin. Duydun mu beni?
Gerekirse o internet kafenin önünde yat. Yine de onları silmeden oradan ayrılma.
Duydun mu?
Gözdeciğim. Neyin var? Bembeyaz olmuşsun.
İnternet kafede kamera varmış Zongül teyze.
Yakalayacaklar beni.
Şahin'i gönderdim. Hakan'dan önce kayıtları alsın diye.
Canım benim.
Panik yapma.
Şahin çözer. Hem bugüne kadar çözmedin mi zaten?
Kimse bir şey anlamadan kurtulursun. Rahat ol.
Sen niye değiştin böyle?
Aslanlı konağı, aslanlı toprakları diye ölüp bitiyordun.
Hayırdır?
Biraz düşündüm ve sana hak verdim diyelim.
Onların boşanması en doğru olana.
Ne olursa olsun Halil bir aslanlı kadını ile evli kalmamalı.
Güzel.
Sonunda aynı noktaya gelmemize sevindim.
Düşünüyorum. Madem boşanacaklar ben Halil'in yeni tutacağı ev için eşya
bakayım diyorum.
Ama benim telefonumda da bir sıkıntı var. Seninkinde bakabilir miyim?
Al. Tabii.
Sağ ol canım.
Seni kurtarmak için uğraşacağım hiç aklıma gelmezdi Tülay.
Videoyu bulup Halil'e gönderince her şey bitecek.
Sen kurtulacaksın, Halil'ler boşanmayacak.
Bu kendini çok akıllı sanan aptal da Halil'i elinde sonunda yakalanıp
diskalifiye olacak.
Oh, neredeyse bu Allah'ın cezası video.
Ne oldu?
Bulamadın mı videoyu?
Ne videosu canım? Seninkinin menüsü benimkinden farklı. O yüzden açtığım
sayfayı kaybettim. Bola bakıyordum.
Sen aptal olabilirsin.
Ama ben o videoyu bu telefonda tutacak kadar aptal değilim.
Bak Gözde.
Sana söylüyorum.
Ben Aslanlılardan kurtulmak için yıllarımı verdim. Sırf Ömer'in odasında
yaşamak için Halil'e olmayacak şeylere inandırdım.
Bu işin sonu ikimiz için de hiç iyi olmayacak.
Vazgeçmen lazım. Yakalanacaksın Gözde.
Yakalanmayacağım.
O kasabalı kız... ...Halil'in hayatından defolup gidecek.
Ve ben yakalanmayacağım.
Gerisi beni zerre ilgilendirmiyor.
Ve sen bir daha bana oyun oynamaya kalkarsan bedelini çok ağır ödersin.
Yıllarca bizi uyuttun.
Şimdi uyanma zamanı.
Kalk dedim sana kalk!
Senin yüzünden babam hapislerde çürüdü. Senin yüzünden annem... ...annem öldü.
Yıllarca bir yılan gibi içimizde dolaştın.
Yıllarca bizi bir intikam oyununa inandırdın.
Sen, sen ne şeytansın? Sen şeytansın!
Ömer'i çok sevdim ben.
Her şeyden çok sevdim.
Onun Tülay'la evlenmesini kendime yediremedim.
Yaptım her şeyi, o yüzden yaptım.
...seninle babanla bunların olacağının mesleğinin içini yapmazsın. Emrederim.
Ailenden ne istedin?
Benden ne istedin ya?
Biz Halil'le mutsuz olalım diye elinden geleni yaptın sen.
Rüzgârtepe'deki acı benim yaptığıma inandırdın Halil'i.
Suçluyum.
Çok suçluyum biliyorum. Yalvarırım affet beni.
Yalvarırım hapse giremem.
Hani ne olur.
Sen nasıl çıktın içeriden?
Ne olursa olsun teyzen o senin Halil.
Hapishane hayatı da zordur.
Hem senin kariyerin için de iyi olmaz.
Evde kalsın.
Hizmet eder bize.
Yardım et anam ne olur biterlerim. Ne olur affedin beni. Gülen.
Yardımını çaldın.
Babama iftira attın.
O adam senin yüzünden hapiste öldü.
Senin gibi biri değil bu evde hizmetçi olmak.
Sen hapislerde çürüyeceksin.
Hapislerde çürüyeceksin.
Yürü. Hayır yapma oğlum.
Hayırlı olsun.
Rahimciğim.
Nereden çıkıp geldin sen Allah'ın cezası?
Senin yüzünden sürekli dikemşirileyim.
Eren nerede kaldı acaba?
Telefonum düzelmiyor olabilir mi?
Olur niye olmasın? Gelir birazdan.
Katmer pişirdim sana. Sıcak sıcak ye.
Torunumun canına değsin.
Yalnız gelindi mi Kıymet Hanım? Bana yok mu?
Vallahi hiç terlenme kudru kuşum. Yalnız gelinime.
Eline sağlık Kıymet Anne.
Ama hiç canım istemiyor beni.
Al teyzoşum. Sen ye.
Olur mu canım öyle şey?
Bu kadar uğraşmış kıymet anam.
Kızım sen iki canlısın.
Hele aç alavan gezdiler mi?
Aklım hep annemde.
Merve ile de konuşamadım.
Şimdi hiç rahat değil.
Teyze.
Merve'yi senin telefonundan arayabilir miyim?
Vereyim vereyim de kullanamazsın ki. Niye?
Sabah uyku sersemi üst üste yanlış şifre girince kilitlendi telefon.
Açılmıyor. Yoksa çoktan al ara derdim sen bu işin.
Eren'i yakalasaydım verecektin benim telefonumu da ona.
Kıymet anne senin telefonunu kullanabilir miyim peki?
Kıymet anne sana diyorum alabilir miyim telefonu?
Veremem kızım.
Niyazi'ni teyzene soracağım. O soracak.
Teyzoşum benim telefon açılmayınca ben Kıymet hanımın telefonunu almak zorunda
kaldım. Evin içinde kaybettim bulamıyorum.
Merve'yi aramak için.
Elini beklemekten başka çarem yok yani.
Kızım. Hadi.
Hatırım için bir lokma ye.
Soğuyunca hiçbir şeye benzemeyin.
Niye aramıyorsun Şahin? Ne yaptın? Sildin mi görüntüleri?
Vallahi sabaha kadar internet kaferinin önünden bir dakika bile ayrılmadım.
Ama gelen giden yok.
Geldiği gibi güneceğim tepesine merak etmeyin.
Gözünü dört aç.
Bana da haber vermeyi unutma.
Bu zamana kadar her şeyi bir şekilde hallettim.
Bunu da halledeceğim.
Bravo gözlerim.
En akıllı sensin. Tebrik ederim seni.
İnanmıyorum Eren ya sana. O kadar bekledin beni boş mu geldin?
Hayatım ne yapayım?
Adam... Telefonun içindeki bazı parçalar bozuk dedi.
Elinde de yoktu.
Sipariş etti.
Bitince ben alacağım telefonunu. Tamam. Ne zaman peki? Bir süre vermedi mi?
Verdi.
Bir hafta sürermiş.
Ne?
Bir hafta mı?
Tamam neyse.
Telefonunu ver de seni telefondan arayayım bari.
Aşkım. Demiştim ya ben sana.
Benimkinin şarjı bitti.
Şarj aletiyle şirkette kaldım maalesef.
Biliyorsun. Eren ama yeter artık ya.
Annene soruyorum yok diyor.
Teyzem de vermiyor.
Senin de sürekli bir mazeretin var.
Anneme bir şey oldu da siz benden mi saklıyorsunuz?
Aşkım Allah korusun.
Ne biçim söz o?
Saklamazsın değil mi?
Aşkım saklamam tabii.
Ne demek o?
Gel bakayım buraya sen.
Gel.
Ah Selma.
Gözüne baka baka yalan söylüyorum.
Affet beni.
Ama senin için, devemiz için yapmak zorundayım.
Bir tanem.
Ben sana portakal suyu yapayım.
Hem vitamin olur. Tamam?
Telefon çalıyor.
Yok burada işte telefon.
Şarjı da var.
Alo Merve?
Ablacığım sen misin?
Eniştem iyi değil deyince aradım seni ama dönmeyince merak ettim. İyi değil mi
dedi benim için?
Evet. Neyse sesin iyi geliyor.
Annem nasıl Merve?
Merve niye ağlıyorsun ablacığım?
Belki de benden bir şey saklamıyorsunuz değil mi?
Annem sürekli ağlıyor. O parmaklar ardına bir daha girmem diyor. Başka
hiçbir şey demiyor.
Bu akşam Nebet'ciğim mahkemeye çıkacak.
Ceza alabilir.
Annem benim ya.
Zeynep biliyor mu peki bu olanları?
Evet biliyor.
Ama işte onun da derdi başından aşkım.
Nasıl yani?
Ne derdi var ki Zeynep'in?
Merve sana soruyorum. Ne derdi var Zeynep'in?
Şey... Halil'in... Eniştemle boşanıyorlar.
Duruşmaları bugün.
Ne?
Boşanıyorlar mı?
Aşkım portakal suyunun yanında başım.
Selma.
Zeynep.
Boşatıyor.
Edehanem sakin ol.
Belki fikirleri değişir. Sen sakin ol.
Selma! Selma!
Bir tanem! Bir tanem kendine gel!
Ne yapacağım ben şimdi?
Çok az zaman kaldı!
Onca yılın emeği boşa gidecek, çöp olacak!
Ah Gözde ah!
Günaydın. Günaydın canım.
Günaydın.
Günaydın herkese.
Ben ikiniz için de çok üzülüyorum.
Acaba son bir kez oturup konuşsanız mı tekrar?
Konuşacak bir şey yok abla.
Kararımız net.
Gülhan'cığım, bu öyle son dakika karar verilebilecek bir şey değil.
Yetişkin insanlar.
Onlara saygı duymak düşer bize.
İyi, hoş da ne yapacağız biz şimdi? Yani nereye gideceğiz Halil? Daha düzgün bir
yer de ayarlanmadı.
Halil'ciğim?
Sen bir şey bekliyor gibisin.
Öyle.
Boşuna bekliyorsun Halil'ciğim.
Adam dükkana gelmemiş.
Yani o kayıtlar eline geçmeyecek.
Mecbur boşanacaksınız.
Allah'ım sen yardım et.
Ne olur ayrılmayalım.
Ben Hazır'ım.
Benden istediğin kamera görüntülerine ulaştım.
Hepsi bunun içinde.
Tembih ettiğin gibi de görüntülere bakmadım.
Eyvallah.
Ne görüntüsü bunlar Ali?
Bizi...
Ayrılık çıkmazına sokan kişinin görüntüleri.
Bu doğru olamaz.
Görüntüleri ele geçirmiş olamaz.
Birazdan telefonlarımızı alıp yanımıza geleceksin.
İnternet kafenin önünde bir kamera kaydına ulaştığını söyleyeceksin.
Sonra kafede...
Küçük bir kamera tespit ettiğini söyleyeceksin.
Tamamdır. Bitmedi.
Sonra gidip kafenin köşesini küçük bir kamera yerleştireceksin.
Kafenin sahibini de ikna et.
Biz diyerek kadar kafeyi açmasın.
O kolay onu hallederim. Son olarak.
Sabah çiftliğe geleceksin. Elinde bir flash diskle.
Kamera kayıtlarının ulaştığını söyleyeceksin herkesin içinde.
Ve bana vereceksin onu.
Halil.
Kardeşim bu çok iyi plan.
Böylece sizinle uğraşan pislik yakayı ele verdiğini zannedecek. Aynen öyle.
Biri Tülay Hanım'ın durumunu kullanarak Zeynep'i benden ayrılmaya
zorladı. Tehdit etti.
Günlerdir bunun için uğraşıyoruz.
Ayrılık kararını da bu yüzden aldık.
Ama artık yolun sonuna geldik.
O kişinin kim olduğu ortaya çıkacak.
O alçak kimse.
Hesabını keseceğim.
Tehdit eden kişi... ...deşifre olduğuna göre ayrılmayacaksınız yani. Öyle değil
mi? Ayrılmayacağız abla.
Öyle bir şey yok.
Olmayacak da.
Çok şükür. Çok sevindim.
Ah Şahin. Sen yaktın beni.
Senden önce almış yakan kayıtları.
Şimdi izninizle.
Biz gidelim şu alçak kimse bir bakalım.
Sonra da ben onu emniyet güçlerine teslim edeyim.
Arzu.
Buyurun Halil Bey.
Odadan benim bilgisayarımı getir.
Atölyede olacağız.
Tabii efendim.
Tekin, duydun mu?
Ayrılıyorlarmış.
Bilgisayarı hemen geçirme.
Oyalan biraz.
İçim nasıl rahatladı. Kuş gibi hafifledim.
Ben sana demiştim.
Bu mükemmel planın sayesinde Gözdeciğim hapsi boylayacaksın.
Sanıyor musun ki tek başıma yanarım?
Ben gidersem seni de yakarım.
Benden sonrası tufan.
O yüzden çok büyük bir yangın çıkmasını istemiyorsan...
Şimdi beni çok iyi dinle.
Şimdi ne olacak?
Eğer bunu yapan ailemizin içinden birisi ise... ...hapse girmekten korkup bizimle
uzlaşmak isteyecek.
Ya değilse?
O zaman gidip boşanacağız.
Anneni kurtarmak için.
Bizi tehdit eden her kimse o kişinin videoyu göndermesini bekleyeceğiz.
Hayır. Lütfen böyle olmasın.
Seni bu kadar severken ayrılmak ölüme eseli.
Söylerken bile içim ürperiyor.
Olursa nasıl katlanacağım ben sensizliğe?
Zeynep'im.
Gelmeyecek..
Halil. Bunu izleme.
Beni daha fazla utandırma.
Benle.
Zeynep ile seni ayırmak için bu oyunu ben oynadım.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.