All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 189. Bölüm Winds of Love Episode 189

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

İşlemleri başlatabilirsiniz.

Nasıl istersiniz Ali Bey? İyi akşamlar. İyi akşamlar.

Halil.

Neler oluyor? Bir anlatabilir misin?

Şu demek oluyor.

Aslanlıların atayı adikarı burası.

Ben de evlerini ve onlardan aldığım her şeyi Yani onlara ait her

şeyi onlara bırakıyorum.

Hayır ben anlayamıyorum. Sen kimsenin malına çökmedin ki.

Sen buralara tırnaklarınla kazıyarak geldin. Hatırlarsan bu insanlar zaten

her şeylerini kaybetmişti.

Senin yerinde bir başkası olsaydı da o malları alacaktı zaten.

Sen bu insanlara merhamet ettin.

Korudun. Teyze.

Ben kararımı verdim. Konu da kapandı.

Songül teyze, Halil'i hepimiz tanıyoruz.

Halil ayrılsa da kimseyi ortada bırakabilecek bir insan değil.

Şöyle yapalım.

Ben benim çiftliğin tadilatını hızlandırayım.

Orada hepimize yetecek kadar oda var.

Bence hep birlikte orada kalalım. Belli senin tek derdin Halil.

Gözde çok sağ ol.

Düşüneceğin için.

Ama boşanma günü zaten ben... ...evi uygun bir yere taşıyacağım.

Halilciğim aklında olsun ama muhakkak. Yani benim kapım size her zaman açık.

Halil.

Konuşabilir miyiz biraz?

Olur tabii konuşalım.

Böyle bir şey olamaz Gülhan. Ben buna izin vermiyorum. Halil bu evi kimseye

veremez. Konuşacağım ben onunla.

Teyze.

Halil'in verdiği kararla gurur duyacağına bir de aksini mi istiyorsun

gerçekten? Ne güzel işte boşandığı kadını ortada bırakmıyor, mağdur

etmiyor. Hem Halil'in servetinin yanında bu ne ki?

Hiçbir şey.

Böylesi çok daha iyi.

Sangül teyze.

Gülhan haklı.

Biz karışmayalım.

Evet, doğru duydunuz.

Anne baba oluyoruz.

Tebrik ederim sizi çocuklar. Çok sevindim sizin adınıza.

Allah analı babalı büyütsün inşallah.

Amin.

Son günlerde yaşadıklarımızdan sonra ilaç gibi geldi bu haber.

Zaten biz de o yüzden hemen söyleyemedik size.

Annemin durumu malum.

Düzelicek her şey Selma Şum.

Bak artık bebeğin de var.

Anne.

Sen bir şey demeyecek misin?

Kıymet anne.

İyi misin?

Kıymet Hanım.

Kıymet Hanım.

Beni duyuyor musunuz?

Oğluma hanımlık edemeyen bu çırpıcık torun mu nasıl analık edecek?

Edemez anam yok. Vallahi edemez. Elinden ne gelir ki bir de üstüne çocuk baka.

Annem iyi değil galiba.

Anne. Anne.

Bence şokta.

Çıkamıyordu.

Çekeceğin var benden acemi gelin. Oğlumu yedin ama torunumu yedirmeyeceğim sana.

Bundan kelli gözüm kulağım üstünde. Bakayım torunumu anne olabilecek misin?

Yoksa vallahi de billahi de yaktım çıramı.

Ambulans mı çağırsak?

Kuru kuru. Müşte mi var henüz?

Elimi öpseniz nasıl olacak?

Hadi.

Naşallah. Naşallah gelinime.

Film.

Babaanne olmak sana yaradı.

Aferin. Böyle devam.

Benimki de yanımda değil. Rahat rahat konuşabilirsin.

Ali ben hiçbir şey istemiyorum.

Çiftliği bana vermek zorunda değilsin.

Demek istediğin... Zeynep beni dinle.

Bak beni iyi dinle.

Ben boşanmamak için... Elimden gelen her şeyi yapacağım.

Ama Allah göstermesin olur da...

...boşanmak zorunda kalırsak...

...en doğrusu bu.

Atatoprakların sende olacak.

Bak... ...Halil... ...eğer aldığın bu karar...

...şu çakıl taşı meselesi içinse... ...yapma.

Benim gerçekten istediğim hiçbir zaman bu değildi.

Yeniden gördüm şu gözlerini çok şükür.

Ben senin yüreğindeki merhameti gördüm Ali.

Daha düne kadar şu ellerin yara bere içindeydi benim yüzümden.

Sen beni ölümün içinden çekip aldın Ali.

Kaç gündür de annem için uğraşıyorsun şimdi.

Al Zeynep.

Son çakı taşıma kadar al.

Değil senin için ellerim, canımı veririm ben.

Değil sana çiftliğimi, hayatımı veririm ben.

Yeter ki şu kalbin içinde olduğumu bileyim.

Başka hiçbir şey düşünme.

Burası senin hakkın.

Hiçbir şey için değil.

Senin olduğu için.

Aklına başka bir şey getirme.

Ben ne yapıyorsam sana olan sevdamdan yapıyorum.

Her şeyi biliyor sakin ol.

Halil yeni haberlerim var.

Siz ne yaptınız? Bir şey öğrenebildiniz mi kafede?

Elimizden kaçırdık.

Şimdi bir daha meyil atalım desek... ...boşanana kadar cevap gelmeyecek

biliyorum.

O yüzden başka bir yolda inmeliyiz.

Kötü olmuş bu.

Belki benim öğrendiklerim işe yarar Halil.

Bu Cengiz'in telefonu. Emniyette bakılınca... Tülay Hanım'la Cengiz

çiftlikte konuşurken... Bir fotoğraf bulmuşlar.

Bu fotoğrafı da... Cengiz'e mesaj olarak... Göndermişler Halil.

O zaman...

Çiftlikte o fotoğrafı çeken kişiyle Zeynep'e mail atan kişi aynı kişi

olabilir.

Cengiz.

Ölmeden önce beni oyuna getirdiler demişti.

O zaman bu fotoğrafı çeken her kimse oyuna Cengiz'i de dahil etti.

Mümkün olabilir.

Çiftlikte dönen bir şey var.

Net.

Ve bu kişi sandığımızdan daha yakın birisi olabilir.

İstediğin isteye hazırlı hakkın.

Bütün çalışanların bilgileri burada.

Burada yazan herkesi didik didik araştıracaksın Hakan. Ben de tek tek

bakacağım.

Yani buradaki çalışanların böyle bir şeye cesaret edebileceğini düşünmüyorum.

Ama yine de tedbiri elden bırakmamak lazım.

En kısa zaman hallederiz.

Ha bu arada.

Sen de şu düğmeyi araştır.

İnternet kafede bize mail atan kişi ait olabilir.

Üzerinde okunması zor olsa da bir logo var.

Dikkatli incele.

Belki buradan ulaşabiliriz.

Hemen hallediyorum.

Eyvallah. Eyvallah.

Gerçekten dediğin gibi bunu bize yapan çiftlikten biri ise bunu kim yapar bize?

Kahretsin!

Songül teyze.

Ne yapıyorsun?

Kendine gel.

Ben yıllarca Halil'in yüreğine intikam tohumları ektim.

Tülay'ın sahip olduğu her şeyi almak için çok uğraştım. Aldım da. Şimdi şu

hale bak.

Senin derdin bu mu gerçekten?

Ya sen farkında mısın?

Biz amacımıza ulaştık. Zeynep ve Halil sonunda boşanıyor bitti.

Bitti bu iş.

Sen beni duymuyor musun?

Ben yıllarca bunun için yaşadım diyorum sana.

Şimdi bu evi kaybedemem ben Gözde.

Olmaz. Başka plan yapalım.

Gönderelim video'yu kurtaralım Tülay'ı.

Bana bak.

Ben de Halil'le Zeynep evli ve mutluyken yaşayamam.

Duydun mu beni?

Ki verdiğin ve tutmadığın sözü hatta yaptığın

hırsızlığı düşünürsek benim isteklerim daha mühim. O yüzden

sen şimdi susup oturuyorsun.

Zeynep ile Halil'i boşanmaktan vazgeçirme hayalini de unutuyorsun.

Yoksa seninle başka türlü konuşurum.

Hava soğuk.

Ama hep biliyorsun işte. Odalarda dinleme cihazı olabilir.

O yüzden açık hava daha güvenli.

Sorun değil.

Telefonlar da içeride zaten.

Mecbur burada bakacağız.

Bana bak.

Düşürme o güzel yüzünü.

Biraz daha dayanmamız, güçlü olmamız lazım.

Bak az kaldı, çözeceğiz.

Şimdi... ...buradaki ilk dört isim... ...benim çok güvendiğim insanların

referansıyla geldiler. Yani ihtimal dışı.

Listedeki çoğu ismi ben de tanıyorum.

Yani gerçi dikkatimi çekken tanımadığım bir iki isim var ama... ...sırf bana

yabancılar diye de suçlamak olmaz.

Bize daha net bir delil lazım.

Haklısın.

O zaman ben Hakan'a söyleyeyim. Bu listedeki herkesin mail üzerinden

hareket etsin. Hatta banka hesaplarını da kontrol etsin.

Öyle daha doğru olur.

Peki senin bahsettiğin iki isim şunlar mı?

Biri şu, biri de şu değil mi?

Her şey yolunda mı?

Evet.

Yolunda. Güzel.

O zaman ev halisini konuşalım.

Tekin.

Son zamanlarda yaptıkları ortada.

Ablamın hamileliği sayesinde bu evde.

O yüzden hala bana öfkeli olabilir.

Benim birinci sıramda o var.

Halil.

Beni yanlış anlamanı istemem ama.

Ben teyzenden, Songül hanımdan biraz şüpheleniyorum.

Yani hiçbir zaman sevmedi beni sen de biliyorsun.

Bu ne kadar güzel bir şeymiş.

Bayıldım. Çok zevkli.

E aldım bunu öyleyse.

Ama sen burada kışın kusura yatarken Gözde orada Halil'in etrafında tilkin

gibi dolanıyor.

Ne düşünüyorsun?

Gözde de şüphelilerden biri olabilir bence.

Gözde mi?

Yani Gözde daha yeni geldi.

Hem annem veya senden ne isteyebilir ki?

Niye böyle bir şey yapsın?

Yani sonuçta annemin şu olayları yaşandığında o da buradaydı.

Ve tabii o senin yakının.

Sen daha iyi tanıyorsun. O yüzden karar senin.

Bak bana bir.

Gerçekten şüphelendiğin için mi yoksa...

Kıskandan içim göz ediyorsun.

O ne demek ya?

Allah Allah.

Yani ben... Şimdi sonuçta teyzem bile şüpheliler arasındayken gözde de

olabilir diye düşündüm.

Tamam. Tamam bu konuşma hiç yapılmamış sayesinde.

Kıskanıyorsun işte. Gözlerini kaçırıyorsun.

Utanıyorsun.

en yakınım sensin.

Eğer sen o listeye gözde yazılacak diyorsan yazılacak.

Kaçarı yok.

Ekledim.

Mesaj uyarısı bizim meseleyle ilgili olabilir. Ben bakıp geleyim.

Ne olmuş?

Hakan.

Hakan mesaj atmış. Düğmenin hangi mağazaya ait olduğunu söyledi.

O zaman gömleği alan kişiyi bulursak annemde kurtarabiliriz.

Öyle ama mağaza sahibi müşteri listesini vermiyormuş.

Tamam. Tamam da Halil hep bir noktaya gelip oradan geri dönüyoruz. Elimize

hiçbir şey geçmiyor.

Zeynep.

Hemen umutsuzluğa kapılmak yok öyle.

Benim kitabımda yazmaz.

Hakam onu konumuna attı oranın.

Gidip bir şekilde öğreneceğim onu.

Benim de gelmem lazım.

Nasıl beraber çıkacağız Vurdu?

Beraber iş yemeğine gideceğimizi söyleyeceğiz.

Halil değişiklik var mı?

Baya konuşacak vaktiniz oldu.

Aceleci davrandığınızı anladığınızı düşünüyorum.

Kararımızda kesiniz abla.

Değişen bir şey yok. Boşanacağız.

Siz nereye?

Akşam yemeği hazır olmak üzere de o yüzden soruyorum.

İş yemeğine gideceğiz.

Biz Serdar Bey'in finans müdürüyle bir akşam yemeği yiyecektik bu akşam.

Tabii üst üste olunca her şey aklımızdan çıkmış.

Tabii.

Bu süreçte böyle şeyler normaldir.

Hem iş hem de ev hayatınızı ayırmanız lazım artık.

Profesyonel bir psikolog gözüyle söylüyorum.

Bunu ne kadar çabuk yaparsanız ikiniz için de o kadar önemli.

O kadar malım mülküm var Zeynepciğim.

Bence artık çalışmana gerek yok.

Teyze.

Neyse biz geç kalmayalım.

Merve annemin yanına gidiyor, ben bir bakayım.. Cemil..

Abla..

Ben hiçbir şey anlamıyorum.. Eniştemle neden boşanıyorsunuz, ne oluyor?

Her şeyi anlatacağım ablacığım..

Ama bana sadece biraz zaman ver olur mu?

Benim şu an için istediğim tek şey, annemin bunlardan haberinin olmaması.

Biliyorsun, kalbi hassas.

Tamam.

Güven bana bak.

Sana söz veriyorum.

Her şeyi düzelteceğim.

Her şey yoluna girecek.

Konuştuğumuz gibi.

Tülay Hanım'la eksiksiz ilgileniliyor değil mi?

Elbette Ali Bey.

Hiç merak etmeyiz.

Aferin sana.

Kolay gelsin.

Selamünaleyküm. Aleykümselam. Dükkan kafanda. Yarın gelin.

Amcacığım öncelikle kendimi takdim edeyim. Ben Halil Fırat.

Önemli bir konu için buradayız.

Daha önce benim bir çalışanım sizin karşınıza gelmiş.

Bir düğmenin gömleğinin kime ait olduğunu sormuş.

Yani onunla ilgili bilgi almak istemiş.

Ona da söyledim.

Müşterilerimin bilgilerini kimseyle paylaşmam.

Prensip.

Şimdi müsaadeniz olursa dükkanı kapatacağım.

Lütfen bize yardım edin. Bu gerçekten çok önemli bir mesele. Bu sıradan bir

konu değil.

Karımın annesinin hayatı söz konusu ve...

Bizim evliliğimiz söz konusu.

Prensiplerimi değiştirdim diyelim.

Elinizde ne bir tarih var, ne bir kişi var, ne bir saat var.

Dokümanlara bakayım desem saatlerimi alır.

Benim de öyle bir zamanım yok.

Yarına kadar bu puzzle'ı bitirmem lazım.

Tuhaf geldi elbette.

Koskocaman adam küçücük bir çocuk gibi yapbozla oynuyor diyorsunuz.

Estağfurullah.

Ama bunu bana rahmetli hanımım verdi.

Hem de ölmeden bir gün önce.

Bu yapbozla belki de son sözlerini söyledi bana.

Bitirebilir miyim bilemiyorum.

Ama ne çıkacak görmem lazım.

Başınız sağ olsun.

Allah rahmet eylesin.

Sağ olun.

Aylardır karımın acısıyla yanıyorum.

Bu yapbozu bitiremediğim için mezarına bile gitmeye yüzüm yok.

Yarın da doğum günü.

Kendime söz verdim. Bu yapbozu bitirip ziyarete öyle gideceğim.

Bitirebilir miyim? Onu da bilmiyorum.

Bu yüzden hiçbir şeye ayıracak zamanım yok.

Amca ismin neydi?

Halim. Memnun oldum.

Biz yaparız bunu.

Siz de bu sırada müşteri dökümlerine bakın.

O gömleği kimin satın aldığını bulabiliriz belki.

Yani bulamasak bile en azından adresini öğrenebilirsek bir sonuca varabiliriz.

Belki Fırat çiftliğine yani benim çiftliğime gönderdiniz.

Ya da başka bir ipucu.

Bilmiyorum. Ama olan bu.

Songül teyze.

Bu gömleği ben buraya geldiğimde talim beyin yerinden almıştım.

Ama düğmesini düşürmüşüm. Sen bunu bir buldursana.

Tamam Gözdeciğim. Arzu'ya sorarım bakar eve.

Ama bak muhakkak söyle ki evde bulamazsa gidip mağazadan istesin. Yedeğini falan

verirler. Çok önemli tamam mı?

Hadi sana zahmet. Ben uğraşamıyorum biliyorsun böyle şeylerle.

Çok daha önemli işlerin var.

İşlerin var.

Yıllardır uğruna savaştığım şeyleri benim elimden alacaksın.

Ay nasıl biliyorum ama aklın hala şu çiftlik meselesinde.

Bak takıntı yapma diyorum sana.

Düşünmemeye çalış.

Halil'le Zeynep ayrılsın.

Ben sana Yeşilpınar'ın en güzel çiftliğini alırım.

Gerçi Halil'in bu çiftliklerden dört tane beş tane alacak gücü var ama sen

burayı taktın işte.

Yazık yani.

Düşünme o kadar.

Tamam mı? Hadi bakalım.

Çok fazla parçası var. Kolay olmayacak.

Yetiştiremeyeceğiz.

Yetiştireceğiz bence.

Serdar Bey'in istediği teslimat süresi neydi?

Telefonuna yazmıştın. Notlarına bir bak istersen.

Yani işin büyüklüğüne göre vakit çok az.

Belki işimiz zor.

Kabul ediyorum ama imkansız değil.

Biz nelerin üstesinden geldik birlikte.

Yani sonuçta bir anlaşma yaptık Serdar'la.

Mevlana'nın böyle günler için bir sözü vardır.

Dar vakitte sıkışık zor işler kaldığında hep aklıma gelir.

Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır.

Eğer ellerin dikenlerle kan revan içinde kaldıysa

güle

dokunmana çok az kalmıştır.

Söz verdik bir kere.

Bu işin üstesinden geleceğiz.

Yani kız o kadar bilinçsiz ve boş beleş ki.

Halil Mevlana'dan ne güzel sözler söylüyor.

Karşılığında hiçbir şey diyemiyor.

Tam bir zavallı.

Az kaldı Halil.

Kurtaracağım seni o kızdan.

Kavuşmamıza çok az kal.

Ah bebeğim, sen doğduğunda anneannen de bizimle olur inşallah.

Bir tanem annem sana süt yapmış.

Artık her akşam içeceksin diyor.

Unutmak yok.

Çocuğum olacağını düşündüğümde aklıma hep babam gelirdi.

Torununu göremeyecek diye çok üzülürdüm.

Şimdi olanlara bak.

Belki annem de göremeyecek.

Doyasıya sevemeyecek.

Ne zaman ablam biliyor musun?

Haftalar önce.

Baba olmaya karar verdiğimde.

Cemre, ben hissedebiliyorum.

Masal gibi bir hayatımız olacak bizim.

İyi ki yanımdasın Eren.

O nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum sen.

Bir tanem benim.

Ben biliyorum bir şey.

Tamam.

Gel otur şöyle.

Otur otur.

Şimdi... ...şu sütü içip güzel de bir uyku uyursan...

...bana teşekkür etmiş olursun.

Aranızdaki meseleyi çözmeden gözüme gözükmeyin demişti babaannem. Görse

tepki verirdi.

Neyse ki uyuyor.

Bence de.

Ben de yapıcı odada tamamlayalım diyecektim.

Yani dışarıda yapardık normalde ama hava çok soğuk.

Senin hasta olmanı istemem.

Ama odada da sessiz olmak zorundayız.

Çocuklar. Ama anne. Ne işiniz var bu soğukta dışarıda?

Niye çıktınız odanızdan?

Sana bakmaya geliyorduk biz. Değil mi Halil?

Evet öyle.

Ben çocuk muyum? Kendi kendime bakamıyor muyum yani?

Hadi bakayım çifte kumrular sizi. Odanıza odanıza.

Eğer gitmezseniz sabaha kadar ben de burada kalır sonra üşütüp hasta olurum.

Ona göre. Aman Allah korusun.

Zümrüt Sultan ne diyorsa o.

Biz en iyisi odamıza gidelim.

Başka zaman olsa durmadan cıvıl cıvıl konuşur bir şeyler anlatırdı.

Ama seninle olduktan sonra sessizlik de güzel.

Başka zaman olsa deli gibi rekabet eder bunu da bir oyuna çevirirdin eminim.

Her fırsatta benimle didişir bir saniye bile durmazdın.

Şimdi böyle sessiz sakin geçiyor mu?

Olsun. Seninle böylesi de güzel.

Uyu. Ben bitireceğim.

Çok yoruldun.

Annem için yaptıklarını sonsuza kadar unutmayacağım.

Ruh işine denk gelen korkmaz. Çünkü bilir ki bedenler ayrılsa bile ruhlar

ayrılmaz.

Halil?

Halil?

Halil'ciğim.

Çaldım ama duymadın. Girmiş bulundum. Kusura bakma.

Günaydın bu arada.

Günaydın. Kahvaltı hazır. Gelmeyecek misin diyecektim. Yok ben hazırlanıp

çıkacağım. Dışarıda yapacağım kahvaltımı.

Neymiş bu?

Bu nedir böyle?

Zeynep için mi? Kasaba kızına bir mesaj mı veriyor acaba?

Ruh eşine denk gelen korkmaz. Çünkü bilir ki bedenler ayrılsa

da ruhlar ayrılmaz. Ne güzel bir sözmüş.

Kimin için?

Kimse için değil. Dün böyle biraz oyalandım sadece.

Ben üzerimi değiştireceğim.

Gözde. Tamam.

Pardon.

Düşünemedim ben.

Çıkıyorum hemen.

Alo Merve.

Ablan uyuyor.

Dün çok yoruldu.

Bir sorun mu var?

Annem o Cengiz denen adamın öldüğünü öğrenmiş. Dün gece sinir krizi geçirmiş.

İlaçla uyutmuşlar.

Bir de üstüne ablam o Halil'in işleminin boşandığını öğrenirse iyice mahvolur.

Ne?

Bir dakika bir dakika.

Merve sen ne diyorsun?

Ne boşanması?

Nereden çıktı bu?

Bilmiyorum. Ben de bilmiyorum. Hala inanamıyorum.

Bak lütfen.

Ablana bundan bahsetme olur mu?

Ben uygun bir anda söyleyeceğim.

Tamam?

Ya olur. Tabii söylemem enişte.

Bir şeye ihtiyacın olursa da mutlaka beni ara. Bak mutlaka.

Hadi görüşürüz.

Selma bunu öğrenmemesi lazım.

Yavaş yavaş eşyaları da toparlamak lazım.

Boşanma günü yaklaşıyor ne de olsa.

Sanki bir anda vazgeçeceklermiş gibi geliyor bana.

Elim gitmiyor eşya toplamaya falan.

Gülhan'cığım.

Bence hiç ümitlenme.

Fikirlerinin değişeceğini sanmıyorum.

Olmayacak şeyler için kendini hiç hırpalama.

Malum, bebek.

Ben toparlanmıyorum zaten.

Hani niye toparlanıyoruz onu da anlamadım. Çok saçma.

Burası aslanlıların çiftliği değil ki, bizim çiftliğimiz.

Günaydın. Günaydın. Günaydın. Günaydın.

Otursanıza.

Yok abla sağ ol.

Biz şimdi çıkacağız. Serdar Bey'in finans müdürü var.

Ona çevreyi gezdirmemiz lazım.

Gülhan abla biz dışarıdayken babaannemle ilgilenebilir misin rica etsem?

İlaçlarının takibi lazım da.

Tabii ki seve seve. Çok sağ ol. Afiyet olsun.

Halil ve Zeynep bir şey çeviriyorlar. Onları takip et. Şu an evden çıkıyorlar.

Anlaşılmıştır. Konak yakınlarındayım zaten.

Gülhan Hanım.

Kargomuz gelmişti. Kapının kenarına bıraktım.

Bir yanlışlık olmasın? Ben kargo beklemiyorum ama.

Getir bakalım neymiş.

Sahte hamle ilköbeği. Nasıl unuttuk?

Arzucum.

Sen zahmet etme ben alırım.

Afiyet olsun.

Günaydın. Günaydın.

Yumurtaları ben pişireceğim sanki pek iyi olmuyor. Ver.

Hanımlar. Allah Allah nesi varmış benim yumurtalarımın gayet de güzel oluyor.

Ver bana.

Ya ver şunu ver.

Verir misin?

Ver.

Hanımlar.

Bir ara verir misiniz?

Bir şey söyleyeceğim. Çok önemli.

Selman şu an uyuyor. İyi.

Fakat doktor müjdeli haber ederken bizi bazı konularda uyardı.

İlk aylar biraz riskli geçecekmiş.

O yüzden Selman'ın strese girmesi ya da üzülmesi, yorulması yasak.

İyi de ablamın durumu malum. Nasıl üzülmeyecek ki?

Doğru değil.

Kolay mı?

Anasının halini bilip de nasıl üzülmeyecek?

Üzülmeyecek.

Biz de yardımcı olacağız bu konuda. Tamam mı?

Gerekirse yanında haber bile yazamayacaksınız.

Tamam mı?

Bizim bildiğimizin dışında bir şey mi var Eren?

Evet.

Var.

Tülay Hanım dün akşam sinir krizi geçirmiş.

Şu Cengiz'in öldüğünü duymuş.

Çok kötü oldu.

Ama bir şey daha var.

Zeynep ile Halil.

Boşanıyorlarmış. Yok artık.

Ya böyle bir durumda olacak iş mi bu?

Sebep neymiş ya neden?

Hemen Zeynep'i arayacağım.

Ne soracaksın? Ne diyeceksin?

Annen senin derdi zaten başından aşkın. Bir de kızımı tarlayacaksın.

Bitirmişsiniz. Ruh eşine denk gelen korkmaz.

Çünkü bilir ki bedenler ayrılsa bile ruhlar ayrılmaz.

Demek son sözün buydu bana hanım.

Ahirette buluşacağız.

Artık gönül rahatlığıyla eşinizin mezarına gidebilirsiniz.

Ben de gönül rahatlığıyla sevdiğimin yanında durabilirim.

İkimizin de ortak amacı, ortak gayesi onlar.

Aslında olacak iş değildi de... Senin o... Bu iş evliliğime... Mani olacak

demen... Beni çok etkiledi.

Eşini seven... Dürüst, mert bir delikanlı olduğunu... O an anladım.

Sayenizde ben de eşime mahcup olmayacağım.

Allah ayağınıza taş değdirmesin.

Hep böyle...

Birbirinizi sevin. Hep bağlı kalın.

Amin.

Amin.

Ben de durmadım elbet. Size verdiğim sözü yerine getirdim.

Ne oldu Talim hanımefendi?

Gençler kusura bakmayın. Ben laptopumu evde unutmuşum. Ama merak etmeyin hemen

getirtirim.

Murat.

Efendim ustam? Yok benim laptopumu eve gidip getiriversene. Tamamdır hemen

getiriyorum hallediyorum. Hadi.

Tamam.

Sorun yok gelecek.

Biz de beklerken Merve'yi mi arasak?

Telefonları arabada bırakmıştık. Alıp gelsek olur mu?

Tamam olur.

Biz geliyoruz Sarp amca.

Bir gelişme mi var?

Zeynep ve Ali, ellerinde bir yap pozla.

Hasaba'da bir giyin mağazasına girdiler.

Bir şeyler karıştırdıkları belli.

Sen gözünü onların üstünden ayırma.

Ses yok.

Karıştırıyorsunuz acaba.

Eren.

Efendim Eren.

Halil.

Az önce Merve ile konuştum ben.

Böylediklerim doğru mu?

Boşanıyor musunuz gerçekten?

Ben şu an sana çok anlatmak isterim ama... Yüz yüze konuşsak bunu daha iyi

olur Eren.

Sen nasıl istersen.

Halil, Zeynep yanındaysa telefona bir dişe verir misin sesini?

Size söylemem gereken bir şey var.

Yanımda bekle.

Zeynep, biliyorum.

Tülay hanımın durumundan dolayı hepimiz dertliyiz.

Onun derdiyle dertleniyoruz.

Ama benim size bir müjdem var.

Selma, hamile.

Ne?

Abla.

Çok tebrik ederim Eren.

Sonunda gerçek bir aile oluyorsunuz.

Annem anneanne olacak.

Sen de teyze olmayacaksın.

Evet.

Selma bu müjdeyi herkese verecekti ama mahkemeye beklemek istedi.

Ama ben size söylemek istedim bunu erkenden.

Selma'yı ben her türlü stresten, kötülükten...

Ben korumak istiyorum çünkü.

Sizin de yardımınıza ihtiyacım var.

Tamam sen merak etme. Biz bu boşanma meselesini ablama söylemeyiz.

Hamileliğini bildiğimizi de saklarız bir süre.

Eren sen merak etme.

Elimizden geleni yaparız.

Tekrardan hayırlı olsun.

Kardeşim benim.

Sağ ol.

Ben şimdi evdeyim.

Selma'yı da evde tutmaya çalışacağım.

Bir gelişme olursa haber alırsanız lütfen bana da söyleyin olur mu?

Tamam sen merak etme.

Kapat hadi.

Tamam kardeşim.

Bak gördün mü?

Bütün güzel haberler arka arkaya geliyor.

Annene anneanne olacağını söyleyeceğiz. Çok az kaldı.

İnşallah.

Bundan öyle çok istiyorum ki.

Merve'yi arayacaktım ben, onu unuttum!

Kaç defa aramış!

Abla! Kaç kere aradım niye açmadın?

Hapse girer artık!

Merve annemin sesi mi o?

Ne oldu? Kötü bir şey mi var?

Annem iyi değil abla.

Dün gece Cengiz'den o adamın öldüğünü öğrenmiş.

Sinir krizi geçirmiş. İlaçla uyutmuşlar.

Şimdi uyandı. Hiç iyi değil.

Abla.

Annemi kurtarmamız lazım. Ne olur bir şey yap. Yalvarırım.

Neden sustu konuşmuyor şimdi?

Bir şey olmadı değil mi Merve? Bir şey söyle.

Durum nedir hemşire hanım?

Sakinleştiriciyle uyuttuk.

Dinleniyor biraz.

Birkaç saat sonra tekrar gelebilirsiniz.

Şimdilik dinleniyor.

Anneciğim.

Merve.

Beni iyi dinle abicim.

Şimdi sakin oluyorsun tamam mı?

Bak.

Ablan gibi güçlü durma sırası sende.

Güçlü duracaksın ki bu cendereden beraber çıkacağız.

Biz işlerimizi halledene kadar hastanedekileri sen idare edeceksin.

Anlaştık mı?

Anlaştık. Aferin sana güzel.

Oradaki en ufak gelişmeden bize haberdar et.

Sana güveniyorum.

İnanıyorum sana yaparsın.

Hadi dikkat et.

Halil.

Ablam hamile ve ben annemin durumu yüzünden bana sevilemiyorum diye.

Selim.

Her şey istediğimiz gibi olacak.

Bana güven.

Bana senin dik durman lazım.

Ayakta kalman lazım.

Evet.

Hanım kızımız iyi mi?

Şurada oturun.

Bir su getirebilir misiniz?

Zeynep.

Bak Talim Bey birazdan düğmenin sahibinin kim olduğunu bize söyleyecek.

Umudumuz bitmedi hala. Hiçbir şey bitmedi.

Ayakta duracağız.

Annene hiçbir şey olmayacak, kurtaracağız.

Ve biz de boşanmayacağız.

Duydun mu beni?

Ne düğmesi, ne kafesi?

Ne diyorsunuz siz?

Gömleğimin kopan düğmesi.

İnternet kafede düşürmüşüm, onun peşindeler.

Yani benim.

Onu bulurlarsa... Meyli atanın da Zeynep'i tehdit edenin de ben olduğumu

anlarlar.

Bundan sonrası çorap söküğü.

Şimdi Talim Bey'in çırağı birazdan bu kapıdan girecek.

Biz de o kayıtlarda gömleğin kime ait olduğunu, hangi adrese gittiğini

öğreneceğiz. Hepsi bu kadar işte.

Gömleği aldığım gün adam kayıt açmıştı, adres istedi. Ben de Fırat çiftliğini

yazdırmıştım.

Kahretsin.

Alo.

Beni çok iyi dinle.

Mağazanın çalışanı mı, asistanı mı ne? Elinde bir laptopla mağazaya gelecek.

Bir şeyler yap.

O laptopu onun elinden bir şekilde al.

Anlaşıldı.

Sen kimsin, ne oluyor?

Ne istiyorsun benimle?

O bilgisayarı patronuna götürmezsen sana burada bir yılda kazandığını bir

dakikada veririm.

Başkanlaşma yok. Ya bunu kabul edersin ya da illa götüreceğim bilgisayarı

dersen başına geleceklere razı olursun.

Hayatım.. Bak.. Neler aldın bir bilsen..

Ne bunlar?

Bak bakalım ne?

Bak.. Hepsi bebeğimiz için..

Özellikle yeşil ve beyaz seçtim.

Bebeğimizin cinsiyeti daha belli değil ya.

Bunlar da... Biricik karıcığım için.

Kendisi gibi masum.. Saf.. Ve güzel papatyalar..

Bir

tanem benim.. Ben bunları sana ağlamanın için

almadım ki..

Otoyol diye aldım.

Biliyorum. Teşekkür ederim.

Ama elimde değil.

Tutamıyorum kendimi. Ne yapayım?

Keşke annem de burada olsaydı.

Mutluluğumuzu onunla da paylaşsaydık.

Her şey yolunda gitseydi.

Zaten o beni hiç yalnız bırakmazdı.

Eli kolu dolu gelirdi hep kapımıza.

Ama şimdi o bizden uzakta.. Biz onunla..

Kahvaltı

masasındayken paket gelseydi.. Teyzemle gözlerini ısrarıyla açmak zorunda

kalırdık.. Sonrasında olacakları düşünmek bile istemiyorum..

Bakayım. Ama bu çok büyük.

Şu an takarsam herkes anlar.

Ben bunu ileriki aylarda kullanayım en iyisi.

Kendim bir yöntem bulup böyle idare ederim bir şekilde.

Şunu ortadan kaldıralım da kimse görmesin senle daha fazla üzülme.

Saklasan ne olur sanki Tekin?

Elinde sonda herkes öğrenmeyecek mi bir şekilde?

Yalan söylediğimize yetmiyor bir de oyunculuk yapmak zorunda kalacağım.

Göbeğim büyüdükçe bu eski kıyafetlerimi giyemeyeceğim.

Böyle giyemeyeceğim dar kıyafetlerim olacak mecburen.

Bunları ayıklayıp birilerine vermem gerekiyor.

Özür dilerim Gülhan.

Ben inanıyorum.

Bizim çocuğumuz olacak.

Ama sen ben yapamam.

Seni görmeye dayanamıyorum artık diyorsan.

O zaman.

Ben her şeyi hak ettim Gülhan.

Her şeyi.

İstiyorsan ayrılabilirsin.

Hayır. Ne olursa olsun.

Ben seni seviyorum.

Hem de çok.

Ayrılmak istemiyorum.

Sen beni bırakmazsan, ben de seni bırakmam.

Acılarımızı birlikte sileriz.

Talim amca, Murat'ı bir arayabilir misin?

Laptop?

Şey, yolda gelirken bir serseri bıçak bölümü kesip elimden aldı.

Ne diyorsun oğlum sen? Nasıl oldu bu iş?

Polis aradı mı?

Gidelim hacım.

Burada yapılacak bir şey kalmadı.

Tamam o zaman ben de size bir fotoğraf göndereyim. Gömleğin fotoğrafını. Belki

size bir faydası olur.

Tamam Talim amca sağ ol.

Nerede bu?

Ne yapıyorsun?

Nerede? Sana verdiğim gömlek nerede? Düğmesi kopuk olan nerede?

Ne oldu ki? O gömlek yüzünden yakalanabilirim. Ondan derhal kurtulmam

lazım.

Bir bu eksikti.

İkimizi birden tehlikeye atıyorsun.

Söyledim sana. Bu saçma sapan plandan vazgeç. Başka bir şey düşünelim dedim.

Senin tek derdin kaybedeceğin mal mülk. Bu yüzden bu konuyu seninle

tartışmayacağım.

Ayy Gülhan Hanım.

Çok da güzeller.

Vermeseniz mi acaba?

Malum, karnım büyüyor. Giyemeyeceğim artık.

Sen ihtiyaç sahiplerine ulaştırırsın. Ya da beğendiğin varsa kendine al.

Çok sağ olun.

Arzu.

Ne bu elindekiler?

Gülen Hanım giyemeyeceği kıyafetlerini dağıtıyor. Kıyafet kumbarasını atacağım.

İyi al bunu da at kıyafet kumbarasına.

Güzelim gömlek atılır mı be?

Kafayı yemiş bunlar.

Para çok tabii.

Üff!

Üstümde leke olmuş ya.

Bir de her şeyi bilmiyor Selmoş.

Bilse kim bilir ne hale gelecek.

Ben hiçbir şey açıklayamıyorum ki.

Annesi yüzünden çok kötü durumda.

Ben nasıl diyeyim? Zeynep Lali'yle ayrılıyor.

Hal kocadır bu.

Kavga ederler, dövüşürler, küserler sonra gene barışırlar.

Dertler nedir bilmiyorum ama... Deyim ben size barışçık bunlar.

Zeynep'i iyi tanırım.

Boşanacağım dediyse vazgeçmez. Boşanırlar.

Geri dönüşü yoktur o işin.

Ben bir babaanneme bakayım sonra hastaneye gideceğim. Zeynep.

Sakın umudunu kaybetme.

Kaybedersen bir yola varamayız gerçekten.

Bitti işte Halil.

Her şey bitti kandırmayalım kendimizi.

Zeynep.

Zeynepciğim, ne oldu sana böyle iyi misin?

Kusura bakmayın duymadım kapıyı.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.