Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Zeynep, bak dışarıda da olsak kısık sesle konuşalım.
Herkese, en yakınımızdakilere bile boşanma oyununu oynamak zorundayız.
En ufak bir açık, küçücük bir hata her şeyi zora sokar.
O yüzden bu durumu kimse bilmeyecek.
Düşmanımızın kim olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz.
En iyi bildiğimiz şey, bizi çok iyi tanıdı.
Niyetimizi ayırmak.
Evliliğimizi bitirmek.
Yakınımızda da olabilir, çok uzağımızda da.
Ama bizi ya görüyor ya da dinletiyor Zeynep.
O yüzden biz hata yapmayacağız.
Ona hata yaptıracağız.
Kim, niye bize böyle bir şey yapmak ister ki? Ben hiç anlamıyorum.
Bilmiyorum.
Ama biz her şartta temkinli olacağız.
Her olaya hazırlıklı olacağız.
Telefon yanımızdayken ya da kapalı bir ortamda dikkatli davranacağız.
Boşanma numarasına devam edeceğiz Selim.
Çünkü her yerden dinliyor veya görüyor olabilir.
Ve zamanımız az.
Bir an önce Cengiz'le ilgili bir ipucu bulmak zorundayız.
Bakma öyle endişeli endişeli.
Halledeceğiz Selim.
Biz ne tufanlardan ne kasırgalardan çıktık sapasağlam.
Bu kadarcık rüzgar bize ne yapar ki?
Bunun da üstesinden geleceğiz.
Sen merak etme.
Şimdi söyle bakayım bana.
Sana gelen bu videoda tam olarak ne vardı?
Cengiz, o gittiğimiz kulübedeydi.
Bayağı açık açık anneme iftira attığını itiraf ediyordu.
Ama Selin'de işte yok.
Peki videoyu Cengiz mi çekmiş?
Yanında yöresinde birileri daha var mıydı hatırlıyor musun bir şey?
Kim ki bu?
Yalnız değildi galiba.
Bir görge gördüm.
O kulübe gideceğiz Selim.
Mutlaka bir ipucu bulacağız.
Ve bize boşanacaksınız diye saçma sapan gelen tehdide boyun eğmeyeceğiz.
Ne zaman gideceğiz peki?
Sabah erkenden.
Evden ayrı ayrı çıkacağız.
Ben... Boşanma işlemlerini hallediyorum diye çıkacağım. Sen de anneni ziyarete
gitmiş olacaksın.
Dışarıda bir yerde de buluşuruz. Oradan da kulübeye geçeriz.
Yalnız dışarıda nerede buluşacağımızı önceden kararlaştırmamız lazım.
Tamam. Onu ben hallederim. Sana haber vereceğim.
Belirtteyken her engel aşarız.
Bunu sakın unutma tamam mı?
Aşkım..
Hadi aç gözlerini lütfen.
İyi misin?
Ne olacaktı?
Perşembenin gelişi çerçeve yapmaktan belli oluyor.
Bu kadar ağlamaya hasta etti kendini.
Hadi aç gözlerini.
Hadi kızım.
Duyuyor musun beni?
İçireyim biraz kendine gelir.
Kele gözünü açamıyor. Suyu nasıl içireceksin?
Selma! Teyzoşum! Selma!
Kızım!
Aşkım!
Sonunda! Şükür!
Selma korkuttun bizi!
Yavaş! Aşkım yavaş!
İyiyim iyiyim bir şeyim yok.
Sen de bana bak.
İyi misin?
Bir an tavşanım düştü herhalde bir.
İçim çekildi.
Al bir iki yudum su iç.
Hadi gidelim.
Olmaz.
O halde hiçbir yere gidemezsin.
Eren annem.
Biliyorum Selma.
Biliyorum.
Annen seni bu durumda görürse üzülür.
Hem durumunu fark eder.
Sen şimdi bu gece dinlen.
Tamam mı? Ben seni yarın götüreceğim. Söz.
Kızım. Yüzün kireç gibi.
Sanki içinde bir damla kan kalmamış.
Böyle gidip de hasta yatağındaki anacığına mı hızlıca?
Selma'cığım, ablamın toparlaması için sizlerin güçlü olup ona destek olmanız
lazım. Tamam.
Eren, Merve yaradı bari. Annemin son durumu ısınmış zor.
Tamam. Ararım şimdi.
Ben de sana tuzlu bir ayran çırpıcım. Kafanı toparlarsın.
Eşyalarımı almaya geldim Zeynep.
Sen burada kalırsın.
Gerek yok ben babaannemin yanına giderim.
Zaten onun da bu sıralar romatizmi ağrıları arttı.
Yanında olmuş olurum. İyi olur.
Hımm.
Böyle zevken ayrı kalmak, zorunda olmak, hasret değil, keder değil,
bildiğim yangın.
Öyle alıştım ki sesine, nefesine.
Şimdi sensiz nasıl olacağım?
Nasıl sığacağım bu düğün tüver arasına?
Şimdiden kalbi manşet gibi batıyor yokluğa.
Yeter bu kadar kıyafet şimdilik.. Yarın sabah gelirim ben kalanını almaya..
Benim güzel karım.
Bu da geçecek.
Kalbimi buraya bıraktım.
Buna da dayanacağım.
Yapma Halil.
Sarılırsan gidemem.
Hoşçakal.
Zeynep.
Hoşçakal.
Her kimsen, madem canını yakacak kadar cesaretin var, o zaman sonuçlarına
katlanacak kadar gücün de olsun.
Seni bulduğumda Zeynep ile ayrı geçirdiğim her sınavıyla hesabını
soracağım.
Annen için katlanmak zorundasın Zeynep.
Annen için katlanmak zorundasın buna.
Zeynep?
Odaları ayırdınız bile desene.
Ne yaparsan yap, eğer birbirine denk değilsen olmuyor işte.
Siz çok bile dayandınız.
İşin sonu hep ayrılık. Hep acı. Hep hüsran.
Yazık.
Ayrılmıyoruz, ayrılmayacağız da diye haykırmak isterdim yüzüne ama
yapamıyorum. Oyunun kurallarına uymak zorundayım. Annem için.
Sustum.
Tabii.
Doğru söze ne denir değil mi Zeynepciğim?
Mavişim. Sultanım.
Kızım. Ne işin var gece gece burada?
Kavga mı ettiniz yoksa?
Bir yere mi gidiyorsunuz?
Gitmeyin Mavişim. Ne olur gitmeyin.
Zaten Tülay da gitti.
Merve desen ortalıklarda yok.
Kimse beni görmeye gelmiyor.
Hiçbir yere gittiğimiz yok Zümrüt Sultan.
Hem kavga da etmedik biz.
Sen merak etme her şey yolunda.
Çok şükür.
Zaten siz birbirinizi çok seviyorsunuz.
Öyle babaannem.
O benim kalbimin en koytu köşesinde.
Hani senin dizlerin ağrıyor ya bu sıra. Ben bir müddet senin yanında kalayım
dedim.
Ama hiç merak etme.
Annem de Merve de yakında gelecek.
Biz seni hiç bırakır mıyız Zümrüt Sultan?
Güzel gözlüm. Ay yüzlüm benim. Beni hiç bırakmazsın sen.
Hadi uyu sen.
Ne oldu? Mesaj da çok önemli. Hemen gel yazmışsın.
Seninkiler daha boşanmadan odaları ayırdılar.
Biraz önce Zeynep'i gördüm. Elinde valiziyle odadan çıkıyordu.
Gözde.
Sana söyleyeyim.
Zeynep boşandıktan sonra asla bu çiftlikte kalmaz.
Annesini de ailesini de alıp defolup gider buradan.
Ah sen bugün ne kadar nerelerdeydin?
Sayende tüm aslanlılardan sonsuza dek kurtulacağız.
Bilmiyorum ben senin kadar emin olamıyorum.
Beni huzursuz eden bir şey var.
Kuruntu yapıyorsun çünkü.
Planın tıkır tıkır işliyor.
Bilmiyorum.
Yerine oturmayan taşlar var.
Zeynep boşanmayı kabul etti.
Annesinin kurtulması için mecburdu.
Ama Halil, Halil neden hiç diretmeden boşanmayı kabul etti o zaman?
Bir türlü aklıma yatmıyor.
Hayatım, ben sana bunu anlattım hatırlıyor musun?
Aşk da sevgi de bir yere kadar.
Demek ki Halil artık sıkıldı ve uğraşmaktan vazgeçti.
Öyle mi diyorsun?
Öyle diyorum.
Endişelenmeyi bırak, keyfini çıkar.
Bittin sen.. Sen bittin..
Bana mı geliyordun?
Düşmüş şuraya. Sana getiriyordum.
Aksa seni görmekte peki.
Gerisi teferruat.
Ben de yastığımı unutmuşum. Onu almaya geldim.
Yastık bahane. Aklın sende kaldı.
Senin yastığın da dolaptaydı. Bulabildin mi?
Aradım ama bulamadım.
Ben bakayım bir daha.
Bak burada işte.
Ama buna bir de kılıf takmak lazım tabii.
Ben özür dilerim.
Kapıyı çaldım ama duymadınız. Öyle...
Girmiş bulundum.
Zaten... Boşanacağınızı söylediğinizden beri de çok üzgünüm yani. Kafam yerinde
değil.
Kusura bakmayın ne olur.
Önemli değil.
Ben de zaten yastığım buradan, şimdi onu almaya geldim.
Anladım. Sen bana bir şey mi söyleyecektin Gözde?
Seni merak ettim.
Seni derken ne demek istedi?
Ne yapmaya çalışıyor?
Yani yardıma ihtiyacınız var mı diye merak ettim.
Yok, sağ ol.
Yüzüklerinizi çıkartmamışsınız hala.
Ben bir ara boşanmakta olan çiftlere psikolojik danışmanlık yaptım.
İlk etapta yüzüklerinden kurtulmalarını tavsiye ediyorum onlara.
Niye bu kadar ilgileniyorsun ki? Amacın ne?
Çünkü yeni hayatlarına alışabilmeleri ve ayrılığı kabullenebilmeleri adına küçük
ama çok önemli bir detay. O yüzden tavsiye ediyorum.
Beni sakın yanlış anlamayın. Ben aklıma geldi diye söyledim.
Keşke ayrılmasanız.
Barışsanız keşke.
Kalbimi söküp çıkartıyorum sanki.
İyi geceler.
İyi geceler.
Halil'ciğim seninle bir kahve içelim mi?
Eski günlerdeki gibi.
Kahve şimdi uykumu kaçırır Gözde.
Malum boşanma işlemleri için hazırlık yapacağım.
Başka zaman.
Tabii.
Kolay gelsin sana.
İyi geceler.
Allah'ım.
Ben elimden geleni yapıyorum.
Ama elimden gelmeyenler için de sana yalvarıyorum.
Ne olur bize yardım et.
Halil ile gerçekten ayrılmak zorunda kalmayalım.
Ay ne güzel şeker.
Canını üstledin değil mi?
Bir nefesli kömürde kalbimi kırdın,
değdi mi söyle Sen karanlık bir şehir,
bense doğmamış bir ay üzerinde Yok sayamam,
bende bir kalp var, bir sana aşık, bir sana hayran
Saklayamam Bir ateş gibi Yakıyor tüm şehri
Durduramam Ya
kalmasın tek bir kül Başka tende hiç
Açma gonca gül Yoksa
Biz yaşanmadık, kavuşmuş mu ki hiç geceyle gün?
Ya kalmasın tek bir kül, başka temde hiç
açmak onca gül. Yok say, biz
yaşanmadık, kavuşmuş mu ki hiç geceyle gün?
Bu yüzü hep yüreğimin üstünde taşıyacağım.
Ne olursa olsun senden vazgeçmeyeceğim Ali.
Ben de burada.
Senin olduğun yerde.
Kalbimin üstünde taşırım.
Ben senden asla vazgeçmeyeceğim Zeynep.
Ölürüm de vazgeçmem.
Günaydın Zeynep hanım.
Günaydın. Bir şey mi istemiştiniz?
Su alacağım ben hallederim.
Kahve kime?
Halil beye.
Doğru.
Halil bey kahvesini içmeden güne başlayamaz tabi.
Vay be, senli benliden sizli bizliye hızla geçiş yapmış.
Dün Halil de, bugün de yoğunmuş.
Halil'e çıkmak için hazır olduğunu söylemem lazım ama nasıl?
Odasına gitsem biri görebilir.
Dilerseniz size de kahve yapayım.
Yok, ben içmeyeceğim. Sağ ol.
Müsaadenizle. Aferin Zeynep. Çok hızlıydın.
Zeynep?
Sabah sabah nereye böyle?
Benimki de soru.
Ayrılık acısı kolay mı?
Attım tabii kendimi sokaklara.
Kendimi hiçbir yere attığım yok Songül Hanım.
Annemi ziyarete gidiyorum hastaneye.
Sizin bu anlaşmalı boşanma çok uzun sürmez herhalde.
Yani sonrasında da hemen gidersiniz değil mi bu çiftlikten?
Benim için şu an en önemli olan şey annemin sağlığı.
İyileştiğinde uzatmadan taşınırız merak etmeyin.
Aha koskoca aslanlılar.
Çil yavrusu gibi dağıldınız ortaya.
İnsanın düzeni bir kere bozulmaya görsün.
Ne hallere düştümüz ya.
Yazık.
Düşmez kalkmaz bir Allah.
Yarın öbür gün kiminle hallere düşeceği hiç belli olmaz.
Müsaadenizle.
Haklısın.
Bu daha bir başlangıç.
Görecek çok daha kötü günleriniz olacak baslanmalar.
Müsaade var mı?
Gel Hakan gel.
Halil bir şey duydum ama inanamadım.
Zeynep ile boşanıyor musunuz?
Yok boşanmıyoruz.
O durum tamamen kurbaca.
Oyun yani.
Nasıl yani?
Niye böyle bir şey yapıyorsunuz?
Zeynep.
Tülay Hanım'ın servis bırakılması karşılığında benden ayrılması için
tehdit ediliyor.
Ya boşanmayacak olmanıza sevindim.
Ama kim nedensiz ayırmak ister ki?
Bilmiyorum.
Bilmiyorum ama öğreneceğim.
Sana neyi soracağım?
Bir mail adresi üzerinden konum tespiti yapabilir miyiz?
Bildiğim kadarıyla mail üzerinden tespit yapılıyor.
Ama bilişim uzmanı birine bir danışırım ben. Tamam. Bir an önce sor. Ben sana
adresi atarım.
Yani Zeynep'i kim ya da kimler tehdit ediyor bilmiyorum.
Ama ellerinde
Cengiz'in ölmeden önce Tülay Hanım'ın masumiyetini itiraf ettiği bir video
var.
O video Tülay Hanım'ın kurtuluş bileti.
Eğer biz mailin nereden atıldığını bulabilirsek, o kişiyi de
yakalayabiliriz.
Cengiz'in kaçırılması, mail, video, tehdit.
Halil, biri sizi ayırmak için bayağı kafa yormuş.
Aynen öyle.
Yalnız Hakan,
Sana anlattığım hiçbir şeyi.
Boşanma oyunu da dahil. Kimse bilmeyecek.
İş sürdürmek için bile olsa.
Kimseye en ufak bir bilgi vermeyeceksin.
Bir de... Dinlendiğimizi düşünüyorum.
Telefon var mı da olsa bana hiçbir şey sormuyorsun.
Tamam sen merak etme ben de.
İstersen çiftliği arattırabilirim.
Dinlemeyeceğisi falan var mı diye. Sakın.
Sakın. Peşinde olduğumuzu anlarsa, o Tülay Hanım'ın masumiyetini ispatlayan
videoyu sileceğini söylemiş Zeynep'e.
Tamam, sen nasıl istersen.
O zaman vakit kaybetmeden işe kolay değil. Aynen.
Başka bir simran mı?
Eyvallah.
Afiyet olsun efendim.
Bu ne?
Ben arabanın bakışında olacağım. Seni bekliyorum.
Günaydın Halil'ciğim.
Nereye böyle?
Avukata.
Bu boşanma işlemleri için.
Rica etsem beni de meydana kadar götürür müsün? Taksi yok da.
Ha taksilere kren girdi sanki.
Meydana olur, olur tabii.
Teşekkür ederim.
Valla şahane.
Böyle çok iyi oldu benim için de gerçekten.
Taksiyle uğraşacaktım bir de. Zaten yokmuş durakta aradım ama çok sağ ol.
Önemli değil ne demek.
Bu kokan senin parfümün mü?
Çok güzel kokuyor.
Galiba.
Gerçekten çok zevklisın.
Yok artık düş.
Sana ne öyle bir parfümünden. Allah Allah.
Bu arada ben senin yolunu uzatmadım değil mi? Böyle emrivaki yapmış gibi
oldum ama kusura bakma ne olur ama benim için çok makbule geçti.
Yok yok önemli değil. Meydandan geçeceğim zaten.
Ben hazırım.
Hayatım. İyi olduğuna emin misin?
İyiyim. Bir şeyim yok.
Kızım.
Kış çayı demledim sana. Hastane köşelerinde direnç olursa ayakta tutar.
Çok teşekkür ederim.
Ama hiç canım istemiyor kıymet anne.
Kızım. Öyle canını istemezsen olmaz o işler.
Elden ayaktan düşmemek için, kendine iyi bakmak için başka hay çaresi yok.
Hadi ilaç niyetine, hatırıma içiver.
Hadi kızım.
Tamam.
Şifa olsun kızım.
Selma ne oldu?
Selma.
Hayatım ne oldu?
Nereye koşuyor bu tazkimin?
Doktorla konuşabildin mi peki?
Aman çok şükür.
Tamam Merve'cim.
Hadi sen de dikkat et oralarda kendine.
Öpüyorum teyzeciğim.
Ablam iyiymiş.
Sorun yok dedi Merve.
Salmalar çıktı mı?
Yok. Kış çayı demlemiştim çıkmadan içsin diye. Kötü oldu.
Yüzünü kuruşturdu sonra da koşarak gitti.
İstifra ettiler.
Ya kış çayı mı?
Ne koydun içine?
Ya ne koydum?
Çeşit çeşit şifalı otlar işte.
Bağışıklığına iyi gelir dedim.
Çeşit çeşit ot demek.
Kim bilir hangileri?
Kendine iç tabak istersen.
Ne koymuşum? Aman aman istemez.
Madem şifalı kendin için.
Yine fena olmuş Selma.
Dün gece bayıldı şimdi de kusuyor.
Kıyamam ya.
Yatım gel.
Kızım. Derdi tasayı içine attın. Şimdi böyle bir yerlerden çıkıyor işte.
Görüyor musun?
Yok. Öyle olmayacak.
Hiç iyi görünmüyorsun.
Biz hastaneye gitmeden bir doktorunu arayalım olur mu?
Elan haklı Selma.
Doktor görsün de içimiz rahat etsin.
Ya ilaç neyim yazar belki?
Böyle düşkalk düşkalk olmaz kızım.
Gene mi bulandı?
Dur ben sana gitmeden bir nane limon kaynat. Aman kıymet alın lütfen. Bir an
önce doktor görsün.
İşlerini hallettikten sonra bir kahve içelim mi Halil'ciğim? Hem çiftliğe
birlikte döneriz.
Benim işim biraz uzun sürer.
Bagajdan ses mi geldi?
Benim arabanın arka takımında biraz sorun var.
Bu aralar çok sık yapıyor. Servise götüreceğim.
Sen gergin gibisin sanki.
Bak... Boşanma meselesinden dolayı sanırım ama... Bence sıkma canını.
Bazen evliliklerde sorun varsa zorlamamak lazım.
Bence böylesi ikiniz için de en iyisi olacak.
Hem...
Belki de hayatına seni daha iyi anlayın.
Dinleyen. Sana huzur veren biri girer. Belli mi olur?
Bir de belki yakınındadır ama göremiyorsun. Dede tam olsun.
Fesya.
Sürük gibi yapıştı.
Benim olacaksın Ali. Öyle mi edeceğim ki seni?
O kasaba kızının esamesi bile kalmayacak.
Burası Rüzgarlıtepe yolu değil mi?
Vay be!
Ne zaman zorlansan buraya.
Rüzgar tepeye gelir.
Burada aldığım her nefes devam etmek için güç verir bana.
Bu sefer kesin bagajdan bir ses geldi.
Araçta sorun mu var acaba? Baksak mı bir?
Yok. Yangın tüpünün kayışı kopmuştu. Odur.
Ustanın bakması lazım.
Götüreceğim yakında.
Peki.
Çevirme mi var?
Hızımız da normaldi.
Niye durduruyor ki bize?
Bir arkadaşımla konuştum. Bir kaçak varmış.
Onu arıyorlardır. Arabaya bakmak isteyecekler. Muhtemelen.
Niye döndük şimdi?
İyi günler.
Ehliyet ve ruhsat lütfen.
Tabii.
Buyurun. Ehliyet ruhsat.
Birkaç hak ihbarı aldık da arabanızı arayacağız. Lütfen araçtan iner misiniz?
Tabii.
Bagajı da açar mısınız?
Tamamdır, devam edebilirsiniz.
Kolay gelsin.
Neredesin Zeynep?
Allah Allah.
Tamam bir şey yapmam lazım.
Burada olduğumu görürlerse ne açıklama yapacağım ben.
Tamam vereyim.
Bu ehliyet şu.
İnşallah kaçağı bulurlar. Sorun olmaz.
Geldik.
Tekrar teşekkür ederim anneciğim.
Görüşürüz. Rica ederim.
Kıyamıyorum ben.
Çok merak ettim seni bagajda göremeyince.
Nereye gittin?
Polisler yaklaşıyordu.
Riskliydi ama başka çarem yoktu. Atladım bagajda.
Ne oldu? Ben fren yapınca kafana mı vurdun yoksa?
Bakayım ya.
Tamam iyiyim. Önemli bir şey değil.
Zeynep içim rahat etmez. Üzülme bakayım.
Sıyırılmış burası biraz.
Buna bakmamız lazım.
Gerek yok. O kadar önemli değil.
Benim için önemli.
İtiraz etme. Gel şuraya.
Şuraya yaslan.
Hayır gerek yok. Gerçekten iyi.
Hayır pansuman yapmazsak mikrop kapabilir.
Bekle.
Biraz canını yakabilirim.
Tamam tamam geçecek şimdi.
Acıyor mu hala?
Yok. Yok acımıyor şimdi.
Dokunman yetti. Hem yaramı hem içimi iyileştiriyorsun aslında Ali.
Bu biraz idare eder bize.
Daha iyi misin?
İyiyim.
İyi.
Hadi o zaman geç kalmadan bir an önce gidelim şu kulübeye.
Yalnız Zeynep.
Telefonlarımız yanımızda.
Konuşmalarımıza dikkat edelim tamam mı?
Tamam.
Hadi gel.
Beklemesek de olurdu kan sonuçlarını. Sonra konuşurduk doktorla.
Annem hastanede ben burada kendimle uğraşıyorum.
Hiç içime sinmiyor.
Aşkım annen yalnız değil ki.
Merve var yanında.
Hem bak sen keyfinden burada değilsin.
Sağlık bu.
İhmal etmemek lazım.
Yani öyle de iyiyim ben biliyorum kendimi.
Yani büyük ihtimalle stres üzüntü falan.
Bağışıklığım düştü işte ne olacak.
Doktor gelse de bir an önce ilacımızı yaza gitsek.
Tamam bir tanem.
Bak o kadar bekledik.
Biraz daha sabret.
Hem sonuçlar çıkar birazdan zaten.
İlaçları verir doktor biz de hemen gideriz annene. Hem sen iyi ol ki faydan
dokunsun annene.
Yani orası öyle de ben iyiyim. Biliyorum kendimi.
Tamam.
Doktor da aynı şeye söylesin.
İçiniz rahat etsin.
Senin üzülmene de sıkılmana da dayanamıyorum ben.
Sen benim her şeyimsin.
Her şey yoluna girecek.
Ben de her zaman yanında olacağım.
Sen de benim her şeyimsin.
İyi ki varsın.
Evet.
Test sonuçlarımız çıktı.
Bir şeyim yok değil mi?
Başlıklığım düşmüştür kesin. Ya da üşütmüşümdür.
Aslında önemli bir şeyiniz var. Hatta çok önemli.
Nesi var karımın doktor hanım?
Bebeği. Bebeği var.
Selma hanım hamile.
Baba.
Baba oluyorum yani ben. Öyle mi?
Selma.
Bebeğimiz olacak.
Bizim bebeğimiz.
Evet.
Yalnız ilk hikaye riskli bir süreç olacak.
Bebek iyice tutunana kadar annemizi yormak yok.
Üzmek hiç yok. Buna çok dikkat edeceğiz.
Telefonları arabada bıraktık ama. Ya hastaneden arayıp ulaşamazlarsa bana?
Burada işimiz çok uzun sürmeyecek merak etme.
Zeynep.
Böyle gönlümce seninle konuşmayı çok özledim.
Sürekli böyle rol yapmak.
İçinden geleni değil de duyulması gerekeni söylemek.
Bir de buna mecbur kalmak çok zor.
Ayrıca biliyor musun?
Seni görmeden uyuyamıyorum ben.
Onu fark ettim.
Seninle dedişiyoruz ya.
Dedişmeden uyuyakalmak hiç kolay değil.
Bir daha şikayet edecek olursan hatırlatırım bu sözleri.
Hatırlat.
Başım gözüm üstüne.
Zaten şu kulübeden istediğimiz ipucunu bir bulalım.
Tülay Hanım'ı nezarethaneden bir çıkaralım.
İşte o zaman ayrılık kelimesini yukarıdan da çıkaracağım.
Umarım bir ipucu bulabiliriz.
Hadi. Zeynep.
Her ihtimale karşı ben bir bakayım.
Sen burada kal.
İtiraz yok.
Tamam.. Halil.. Dikkat et..
Gidebilirsin.
Ne olduysa burada oldu.
Bakalım bir yapıcı bulabilecek miyiz?
Yok. Hiçbir şey yok.
Ama bu hiçbir şeyin bittiği anlamına gelmiyor.
Durmayacağız.
Bekle.
Ne oldu?
O ne?
Market fişi.
Cengiz'in öldüğü günle aynı tarih.
Bu market fişinin sahibi aradığımız kişi olabilir.
İyi de Cengiz de yapmış olabilir alışverişi.
Olamaz.
Çünkü Cengiz çölyak hastası.
Çiftlikteki dosyasında öyle yazıyordu.
Glüten alerjisi olan birinin yiyemeyeceği yiyecekler. Bu da demek
oluyor ki biri daha var.
Biz eğer alışverişi yapan kişiyi bulursak biz de oyun kuranında bulmuş
olacağız.
Bu sayede elinden annemi aklayacak videoyu alacağız.
Aynen öyle.
Şimdi ben seni hastaneye bırakacağım.
Sonra da bu fişine ait olduğu markete gideceğim.
Tamam.
Tam
ikisinin
de arası düzeldi. Zeynep konağa döndü diye sevinirken.
Nereden çıktı bu boşanma mevzusu hiç anlamıyorum.
Kabullenemiyorum da.
Anlamayacak bir şey yok Gülhan'cığım.
Zeynep Halil'i çok üzdü.
Halil'in tek bir sözü yüzünden konağı terk etti ya.
Halil ne yaptı? Pes etmedi.
Peşinden koştu, dil döktü, gönlünü kazanmaya çalıştı.
Tabuttan çıkardı kızı, hayatını kurtardı. Aman afile.
Nankör bu kız.
Başka bir şey değil.
Halil'in de bir gururu var. Unutmamak lazım.
Hayır bir de tek başına bir evliliği kurtarmak için ne kadar çabalayabilir
ki? Bence fazlasıyla sabretmiş bile.
Ne olursa olsun.
Zeynep Halil'i çok seviyor.
Biliyorum ben.
Keşke vazgeçseler.
Bir şekilde bir orta yolu bulup çözseler bazı şeyleri.
Koskoca insanlar Gülhan.
Boşanmak onların kararı. Bize bir şey söylemek düşmez.
Hem... Bir şey söyleyeceğim. Sen niye bu konuya bu kadar kafanı takıyorsun?
Lütfen sen karnındaki bebeğini düşünür müsün? Ona güzel enerjini ver ne olur.
Haklısın.
Ben müsaadenizle gidip biraz dinleneyim.
Tamam canım.
Bitti bu iş.
Benim başaramadığımı başardın. Aferin sana Gözde.
Ben özür dilerim.
Kapıyı çaldım ama duymadınız öyle.
Sen ikna olmuş olabilirsin ama ben hala ikna olamıyorum.
Zafer'in tadını çıkaracağına niye kendini yiyip bitiriyorsun?
Bilmiyorum.
Belki de Halil'in bu kadar çabuk ikna olmuş olması beni inandırmıyor ama.
Bir yandan da haklısın.
Halil Zeynep'i ne kadar sevse de Halil çok gururludur.
Tehdit ettiğimiz Zeynep'in ısrarlı ayrılık çabası onu ikna etmiş olabilir.
Sonuçta istenmediğini düşünmek yeterince incitici.
Boşanacaklar.
Ben Halil'le evleneceğim.
Annem böyle görmeye dayanamıyorum abla.
Yeter iyileşsin artık ya.
Şu suçlamadan da kurtulsun. Evimize gidelim bir an önce ne olur.
Ablacığım.
Her gecenin bir gündüzü vardır.
Annem iyileşecek, aklanacak da, üzerine atılan iftiradan kurtaracağım onu, söz
veriyorum sana.
Gel bakayım.
İzin kağıdını getirdim. Züleyman'la görüşebilirsiniz.
Hayır çok şükür.
Sağ ol Cemil.
Görüşme iznimiz annemizi göreceğiz.
İyileştiğimi kimse anlamamalı.
İyileşirsem oraya dönmek zorunda kalacağım yine.
Yapamam ben orada.
Yaşayamam.
Anne. Kızım.
Sadece iki dakikanız var.
Anne.
Çok özledim beni.
Güzel yavrum benim.
Daha iyisin değil mi?
Değilim Zeynep.
İyileşirsem oraya dönmek zorunda kalacağım. Ben yapamam orada. Yaşayamam.
Ben yapamam hapishanede.
Dönmeyeceksin anneciğim.
Olmayacak öyle bir şey.
Sütsüz olduğunu ispatlayacağız.
İnşallah güzel kızım.
İnşallah.
Halil nasıl?
İyi.
Ama sen çiftliğe dönünce Halil de bende daha iyi olacağız.
Yüzüğün nerede senin?
Parmağımdaydı da hastanede X-ray'den geçerken çıkarttım.
Süreniz doldu. Vidalaşın lütfen.
Anne.
Kurtaracağız seni ne olursa olsun.
Sen yeter ki iyileş.
Canım annem benim.
Toparla kendini olur mu?
Evet, bugün nasılız bakalım?
Doktor hanım, şey... Ben iyi hissetmiyorum kendimi.
Nefes almakta zorlanıyorum. Kalbim sıkışıyor. Ne olduğunu anlamıyorum ama
iyi değilim.
Yeni tetkiklerinizi yapalım. Son durumunuzu değerlendireceğiz.
İlaç saatiniz de gelmişken...
Burun acınız.
Tekrar geçmiş olsun.
Aşkım.
İyileşmemem lazım.
Zeynep'ciğim hoş geldin. Annen nasıl?
Daha iyi.
Çok sevindim.
Kısa sürede sağlığına kavuşur inşallah.
İnşallah Gülen abla.
Zeynep.
Boşanma için gerekli evraklar geldi çalışma odamda.
İmzalanması gereken sayfalar var.
Tamam. Geliyorum ben.
Anlatamıyorum sana galiba Birol. İşler karıştı diyorum burada.
Ben anlamam. Avukat tuttum dedin ortada ne gelen var ne giden.
Patronundan para tırtıklayacağım dedin o da yok. Bak sabrımın sonundayım Arzu.
Konan hanımıyla beyi boşanıyor diyorum sana. Yani açığını bulup para
kopartacağın bir hanım kalmıyor ortada.
Zeynep Hanım boşanıyor kocasından anlasana.
Ne?
Ne dedin sen?
Mavişimle damadım boşanıyor mu?
Müsaade etmem.
Olmaz böyle bir şey.
Nürt Hanım, yanlış anladınız siz. Öyle değil.
Kabul etmem diyorum.
Olmaz. İzin vermem.
Cengiz'i kaçıran kişi.
Marketin kamerasını fark edip görüntüleri silmiş demek ki.
Zeynep, bana bak.
Üzülme.
Hiçbir şey olmayacak. Bulacağız o adamı.
Senin bu gözyaşlarını sildiğim gibi bize bunu yaşadığını da bulup sileceğim
hayatımızdan.
Ve ben hep senin yanındayım.
Seni hiçbir zaman bırakmayacağım.
Güven bana.
Gel buraya.
Geçecek Zeynep.
Biliyordun.
Yanıltmadın beni Halil.
Zeynep'ten vazgeçmeyeceğini biliyordun.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.