Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Çok güzelsin.
Şanki yüzyıllık bir masaldan fırlamış.
Peri kızı gibisin.
Baktığın her yeri ışıltın ve aydınlatıyorsun.
Nesini seviyorlar bu kızın? Kasabadan hiç çıkmamış, dünya görüşü olmayan bir
tip. Sürekli poz kesiyor.
Hoş geldiniz. Hoş bulduk Zeynepciğim. Her zamanki gibi. Çok şık ve çok
zarifsin. Çok teşekkür ederim. Siz de çok şıksınız. Çok teşekkürler. Dün akşam
gözlerimiz sizi aradı.
Halil'in teyzesi rahatsızlanınca yoldan döndük.
Kusurumuza bakmayın.
Halil Bey söyledi. Çok geçmiş olsun.
Çocuklar nazik hediyelerinize bayıldılar.
Teşekkürlerini iletmemiz istediler. Ne demek?
Benim karım özel günleri hayatta es geçmez.
Ne kadar yoğun olursa olsun bir şekilde kutlar.
Ona göre hazırlık yapar.
Haine görgüsü diyelim Halil Bey.
Yeşil Pınar'ın...
En asil, en köklü ailesinin kızını aldığınız için siz de çok şanslısınız.
Şanslı olduğumun farkındayım.
Ve şanslı olduğumu kendime hatırlatmak için... ...her an onun gözlerine
bakıyorum.
O duvardaki katife ölçü ne?
Görüşeceğiz.
Uyumaktan başımı zonkluyor.
Adama katil sanıp neler yaptık ya.
Hiç sorma.
Umut Beyciğimin başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi.
Çok mahcubuz çok.
Sen siz düğün bayramı oğluyum ya, Kumru Han'ı teyzeye yiyen garibanın başını
yiydiniz.
Şikayetini geri çeksin diye yaptık kıymet anne.
Ama kum nerelere geldi?
Ben üzüntümden ne dediğimi bileyim mi kızım?
Teyzem o adamla evlenmeyecek.
Gerekirse ben mahpuslarda yatacağım dedin. Yiğit gelenim.
Selmoş'un kocasından, canından çok sevdiği teyzoşundan ayrılacak kolay mı?
Eğer evlenseydik Umut Bey'i ikna için bir şansımız vardı.
Ama şimdi adam kendini bile hatırlamıyor.
Yeğenimi kurtaramadığım için kahroluyorum.
Bu saatten sonra ne konuşsak Nafile?
Yarın mahkemeden sonra ayrılıyoruz.
Eren ben çok korkuyorum.
Sevgilim... ...lütfen korkma.
Ben senin yanındayım her zaman.
Tamam mı Selma? Her zaman.
Hem... ...Gündoğuma da neler de var.
Burası Kumru Hanım'ın evi.
Sonunda buldum sizi.
Yeğeni Selma... ...eşi Eren...
...aile büyüğü de vardı.
O çok da önemli değil.
Kumru Hanımcığım hatırlıyorum.
Hafızamdaki yeriniz... ...lavantara çelik kokuyor.
Tıpkı mağazadaki gibi.
Hatırlıyorum.
Hafızamı kaybettiğimde bebek gibi bakmış bana meleğim. Ama iyileştiğimi
öğrenirse... ...iyi davranmaya lüzum görmez.
Daha yüzüme bile bakmaz.
Bir kez daha kaybedemem ruhumu sancısın.
Organik tarımda çok başarılı.
Gülhan Hanım çok tebrik ederim. Yüzünüze bir güzellik gelmiş.
Erkek bebek anneyi güzelleştirir derler.
Teşekkür ederiz. Ama benim karım her zaman güzeldir.
Cinsiyeti belli oldu mu?
Yoksa belli oldu da bizden mi saklıyorsunuz?
Henüz belli olmadı.
Canım, çok ayakta kaldık.
Yorma kendini. Hadi gel biz oturalım.
Ben bir babaanneme bakayım.
Sultanım bu ne güzellik böyle.
Güzel olan sensin. Gözümü alamıyorum.
Maşallah nazar değmesin sana.
Sen de çok güzelsin fıstığın. Hadi gelin geçin şöyle.
Zeynepciğim çok şık harika bir davet oldu.
Anneciğim eski günleri mi iade ettin? Cemiyet hayatı falan.
Davetler cemiyet hayatında ailelerin kimliğidir Merve.
Güç de görgü de böyle yerlerde belli olur.
Belki eskisi gibi değiliz ama bence bu davet de çok güzel oldu.
Yani kendimi çok havalı hissediyorum.
Merveciğim. Sen okula gitmiyor musun?
Ben seni bir süredir çiftlikte görüyorum hep.
Biz konuştuk. Yarından sonra devam edecek. Senin aklın kalmasın.
Babaannem.
Gel ben seni oturtayım. Yorulma.
Anne ne demek okula gidecek?
Söyledim ya sana.
Milletin diliyle sakız oldun. Merveciğim o okula gideceğini kim söyledi?
Yurt dışında sana layık bir okula gideceksin.
Ne şaka yapıyorsun?
Nasıl oldu bu anlat.
Davetten sonra anlatırım.
Söylediklerimi unutma.
Birazdan birilerinin canını sıkacağız.
Gel benimle.
Böyle düşünmemek lazım birazdan. Selam.
Her şey yolunda mı?
Evet evet yolunda.
Gözde senin sayende mükemmel bir davet oldu.
Daveti organize eden evin sahibi olarak Zeynep Adnan Merve'ciğim.
Bence asıl teşekkür ona yapman lazım.
Çok haklısınız Süleyha Hanım.
Benim de Zeynep'e bir teşekkür borcum var.
Ne demek elimden geleni yaptım.
Hanımlar.
Tülay Hanım.
Bu sizin için.
Çok teşekkürler.
Harika.
Halil nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.
Biz Yeşilpınar'da ben ve kızlarım dört yapraklı yonca olarak anılırız.
Sağ olsun damadım da centilmenliğiyle bugün bir kez daha hatırlattı.
Anneler evlatlarının başının tacıdır.
Tülay Hanım.
Tülay Hanım.
Sizinki de tam bir başarı öyküsü doğrusu.
Yani kitap olacak şekilde.
O kadar varlıklı bir ailenin bir anda yerle bir olması.
Neyse ki.
...centilmen damadınız sayesinde toparlanabildiniz.
Gözde.
Arkadaşına eşlik et masasına kadar.
Tabii, tabii.
Gel Aslı'cığım sen.
Ben de eğer müsaadeniz olursa... ...sevgili karıma
masanızdan birkaç dakikalığını ayırmak isterim.
Estağfurullah, lütfen.
Hayat, zamanın sayfalarına yazdığımız hikayelerden ibarettir. Benim hayatımın
en güzel, en değerli,
en kıymetli satırlarının ise yanımda duran
güzeller güzeli karım Zeynep Fırat yazmıştır.
Geçen yıl bu zamanlar... ...ben... ...hayatın zifiri karanlığında
kaybolmuş... ...oradan oraya savrulan... ...en güzel
duyguları bile unutmuş bir adamdım.
Zeynep... ...benim karanlık ömrüme ışıltısıyla zühre yıldızı gibi doğdu.
Onun gözlerine her baktığımda... ...Allah'ın bana verdiği sadece bir
eş değil.
Bir sırdaş.
Bir yoldaş.
Çok güzel bir arkadaş olduğunu görüyor.
Ve bunun için her gün şükrediyorum.
Zeynep Fırat gibi bir eşim olduğu için çok onurlu ve gururluyum.
O benim için bahşedilmiş bir şeref.
Şimdi.
Ölçü indirebilirsin karıcığım.
Zeynep. Hayır.
Herkese iyi akşamlar.
Komiserim.
Hayrola bir sorun mu var?
Tülay Aslanlı'yı arıyoruz.
Benim? Sizi adam kaçırma, kişinin özgürlük haklarından yoksun bırakma
suçlamasıyla gözaltına alıyorum.
Üstüme iyilik sağlık.
Ben mi yapmışım bunların hepsini?
Gerekli bütün açıklamaları karakolda yapacağız Tülay Hanım.
Yalnız bir dakika komiserim.
Yani Tülay Hanım kayınvalidem.
Öyle adam kaçırma alıkoyma falan bilmez.
Yapacağı şeyler değil bir yanlış anlaşılma var.
Kesin bir yanlış anlaşılma vardır.
Annem böyle bir şey yapmaz. Şimdi bir şey söyleyemeyeceğim Halil Bey. Lütfen
bırakın görevimizi yapalım.
Beni derhal bilgilendirmenizi rica ediyorum komiser bey.
Tabii ki.
Buyurun.
Savcılık emriyle geliyoruz Kaymakam Bey.
Sizin de gördüğünüz gibi şahs hakkında büyük suçlamalar var. O yüzden gözaltına
almak zorundayım.
Kanunlar toplumumuzun güvencesidir.
Lütfen görevlerinizi de yapın.
Bu güzel gece böyle sonuçlansın istemez.
Fakat Tülay Hanım hakkındaki suçlamalar oldukça ağır gözüküyor.
Hepimiz kanunlara saygı göstermek zorundayız. Geçmiş olsun demekten başka
bir şey gelmez.
Tak gelinceye.
Hayır. Hayır.
Hayır annem hiçbir şey yapmadı.
Sonunda layığını buldun Tülay Aslan.
Harmaklılar arkasına çok yakışacaksın.
Sakin ol ablacığım.
Bakın gerçekten yanlış yapıyorsunuz. Benim annem öyle bir insan değil. Lütfen
zorluk çıkartmayalım küçük hanım. Bırakın görevimizi yapalım.
Merve sakin ol canım.
Tamam arkadaşım.
Tülay Hanım'ı adam mı kaçırmış?
İnanılacak gibi değil. Kesin bir yanlışlık vardır.
Götürelim. Hayır!
Ben bir şey yapmadım anne.
Suçlu bulun ben senin.
Kasabamızın tanımı istimalarından Tülay Aslanlı elleri kelepçeli bir şekilde az
sonra polisler eşliğinde buradan çıkarılacak.
Tülay Hanım ne söylemek istersiniz? Kapat o kamerayı kardeşim. Suçlu
musunuz? Kapat. Kapat.
Tülay. Alayım sizi dışarı.
Anne. Yanlış anlaşılma var. Bırakın annemi lütfen.
Hakan.
Hakan izin ver. Benim hiç bir suçum yok. Anne.
Yavrum.
Ne olur müsaade edin biraz.
Komiserim.
Bekleyin anne.
Yavrum.
Çocuklarım.
Ablanın yanından sakın ayrılma tamam mı?
Zeynep.
Merve'yi sakın yalnız bırakma çocuğum. Aklın kalmasın annem. Her şey korkma
geleceğim ben yanına. Yalnız bırakmayacağım seni.
Ortalık iyice şenlendi.
Zeynep ne kadar şanslı değil mi?
Annesinin vedasını herkes izleyebiliyor.
İyi de bunlara kim haber verdi ki?
Gözdeciğim sen öyle güzel bir pasta yapmışsın ki ben de kremasının üstüne
bir çilek koyayım dedim.
Ay ne iyi oldu da suçluyu yakaladılar.
Bize de kötülük yapabilirdi canım.
Hadi.
Arkadaşlar alalım hadi.
Annem korkma.
Geleceğim yanındayım ben tamam mı?
Suçsuzum ben. Ben bir şey yapmadım. Suçsuzum ben.
Anne!
Tamam ablacığım.
Dur ablacığım dur tamam. Anne.
Anne.
Tamam ablacığım sakin ol. Zeynep.
Biz de gidelim hemen.
Ben de geleceğim. Olmaz sen burada kalıyorsun ablacığım. Ben gidip annemi
getireceğim.
Merve'ciğim.
Tamam canım tamam Halil.
Zeynep siz hiç merak etmeyin. Ben Merve ile ilgileneceğim tamam mı?
Sağ ol Gürsel.
Bak bana, sana söz veriyorum.
Annemi kurtarıp geleceğim tamam mı? Benden haber ver.
Hadi.
Abla, Cümit Hanım sana emaneti.
Gelin Cümit Hanım.
Tamam Merveciğim, gel. Gel içeri geçelim, sakinleş.
Gel canım, gel.
Bir müddet daha buradayım.
Dönemem hemen.
Kim? Evet hatırladım.
Vefalı bir adamdı.
Yani bir şey hatırlamıyordu bu adam.
Yoksa... Yoksa hafızası yerine mi geldi?
Umut abi.
Hafızan yerine mi geldi?
Siz kimsiniz? Ben sizi tanımıyorum.
Yapma Umut abi.
Bak duydum telefonda.
Hatırlıyorum dedin.
Ama ne kadar ayıp canım.
Birisi konuşurken dinlenir mi hiç?
Hem ben hatırlamıyorum dedim.
Sizi de tanımıyorum. Yaklaşmayın bana.
Ya adamın kafası dindon.
Hafızası gidip geliyor.
Ya da bizimle oyun oynuyor.
Nasıl olabilir böyle bir şey?
Benim aklım almıyor Halil.
Kime ne zarar vermiş olabilir benim annem?
Olamaz tabii, iftira attılar resmen.
Kom Cengiz.
Cengiz.
Ha, şu... ...Zeynep'in tarlasını zehir ettiğiniz Cengiz. Ne olmuş
ona? Bana ulaştı. İş bulmak konusunda biraz zorlanıyormuş.
Tülay Hanım. Cin bize bir şey yapmış olamaz herhalde.
Hele bir karakola gidelim.
Durumu anlayalım.
Ona göre bir hal çaresine bakacağız.
Anneni oradan kurtaracağız Zeynep. Hiç telaş yapma.
Bak bizim sakin kalmamız lazım.
Sakin kalalım kendine yardım edebilirim.
Tamam?
Hıh avukat arıyor.
Alo avukat.
Kayınvalidem Tülay Aslanlı biraz önce... ...gözaltına alındı.
Seni onun için aradım.
Biz şimdi karakola gidiyoruz.
Sen de sürece dahil ol.
Her anından beni bilgilendir.
Tamamdır. Kapat.
Anne!
Anneciğim aç gözlerini lütfen annem.
Allah'ım ne olur anneme yardım et.
Ne olur ona bir zarar gelmesine izin verme ya Rabbi.
Çekip alabilsem tüm acılarını.
Sarıp sarmalasam seni.
Ayşem.
Bak anneni kurtaracağız.
Kötü şeyler geçirim aklından.
Sana söz veriyorum.
Onu oradan kurtaracağız.
Sözüm söz.
Dik durmak zorundayım.
Tülay Aslanlı'yım ben.
Asaletimden asla ödün veremem.
Cengiz Mazalı.
Bu şahıs hakkında bize ne söylemek istersiniz Tülay Hanım?
İddialara göre aranızda bazı husumetler olmuş.
Siz de bundan dolayı... Kendisini darp edip ala mı koydunuz?
Şu anda nerede kendisi?
Sizi birlikte görenler olmuş.
Tülay Hanım, lütfen bize her şeyi detaylıca anlatın.
Bunların hepsi yalan, iftira.
Ben Tülay Aslanlıyım.
Bu kasabada herkes tanır beni.
Benim bahsi geçen adamla hiçbir husumetim yok.
Yardım istedi benden iş bulmam için.
Elimden geleni yapacağımı söyledim. Hepsi bu.
Daha sonra ne gördüm ne sesini duydum.
Buna ne diyorsunuz o zaman?
Çeldeki esnaf çekmiş bu görüntüyü.
Kaç kere söyledik lan sana.
Tülay Aslanlı'nın yüzünü çok kötü üzerler demedik mi?
Selamını getirdik sana koçum.
Yürü hadi, yürü.
Adam gönderip aldırmışsınız.
Ben... Kaçıranlar da sizin isminizi söylüyor.
Tülay Hanım, lütfen bizi daha fazla oyalamayın ve itiraf edin.
Basbayağı siz kaçırmışsınız işte Cengiz Mazılı'yı. Ben böyle bir şey yapmadım
Memur Bey. Ben yapamam böyle bir şeyi.
Tüpedüz iftira bunların hepsi.
Bana inanmak zorundasınız. Benim hiçbir alakam yok bu olaylarla.
Merveciğim yeter üzüldüğün artık.
Bak ablan da Halil'in işten de annenin yanındalar.
Ben sana söz veriyorum. Ben de elimden geleni yapacağım annen için.
Yeter ki senin o güzel yüzün gülsün.
Kıyamam ama ben sana.
Gel.
Ah canım benim.
Ağlama hadi.
Bak merak etme annene bir şey olmayacak.
Merveciğim.
Ama yakışıyor mu senin gibi bir aslanlı kadınına?
Hadi ağlama artık.
Bak, kesinlikle bir yanlış anlaşılma oldu ve gerçekler ortaya çıkınca da
polisler anneni serbest bırakacak. İnanıyorum ben buna.
Arzu!
Arzucum, Merve'ye bir papatya çayı yapalım.
Emredersiniz.
Sakinleşme zaman.
Canım.
O iyi gelir şimdi sana.
Geçecek.
Yüreğim sızlıyor seni böyle gördükçe.
Niye geldi bunlar başımıza?
Anne? Anne!
Anne!
Üzgünüm, buraya giremezsiniz.
Kısacık bir görsem lütfen.
Israr etmeyin lütfen, bu mümkün değil. Kurallar böyle.
Zeynep. Halil, annemi görmek istiyorum. Sadece hakkım değil mi bu benim?
Hakkın, tamam sakin ol.
Komiserle bir konuşayım.
O işi çözeriz.
Gel.
Komiserim kolay gelsin. Halil Bey, Zeynep Hanım. Buyurun.
Tülay Aslanlı'yı tutuklamışsınız.
Yani elinizde kuvvetli bir delil olmadan neden nezarethane yattınız?
Halil Bey.
Kuvvetli bir delil var.
Yok, doğru olamaz bu.
Yani ben o adamları tanımıyorum ama annemle bir ilgileri olamaz.
Düfe düz oyun bu komiser bey, iftira.
Cengiz Mazalı'yı her yerde arıyoruz. Ama şahsı bulana kadar da hiçbir şey
yapamayız.
İfadesini aldığımızda bir iftira varsa zaten ortaya çıkacaktır.
Benim annem kimseye kötülük yapmaz ki.
Tanışsanız anlardınız aslında.
Sizi anlıyorum Zeynep Hanım. Ama biz de kanunun emirlerini yerine getirmek
zorundayız. Annenizin buradaki işlemleri bittikten sonra... Mahkemeye sevk
edeceğiz. Eğer suçlu bulunursa alıkoyma, dant ve tehditten ağır ceza alabilir.
Zeynep. Tamam.
Komiserim.
Karımın annesini görmesi mümkün mü?
Lütfen.
Peki Halil Bey. Ama kısa tutarsanız sevinirim. Sağ olun.
Çok teşekkürler.
Hafızası yerine gelmiş olabilir.
Bence numara yapıyor.
Ben de kulaklarımla duydum.
Telefonda iyi adamdı, hatırlıyorum falan dedi.
Hafızası yerine gelmişse neden saklasın ki?
Manyak mı bu adam?
Aşkı yüzünden.
Teyze senin için yapıyor.
Güya hatırlamıyor.
Hatırladığını anlarsa onu reddedeceğini biliyor çünkü.
Ama teklifine olumlu bir cevap vereceğini düşünürse?
Numara yapmayı bırakır.
Teyze, onun zaafı sensin.
Bu oyunu bir tek sen bozabilirsin.
Eğer kabul edersen, boyasını sen ortaya çıkaracaksın.
Umut zengin, etki de fena değil.
İnşallah aklı da yerine gelmiştir.
Ee teyzeciğim.
Yapıyor muyuz bu işi?
Okey.
Madem Umut üçkağıtçılık yapıyor.
Biz de ona güzel bir ders verin.
Anlayalım bakalım gerçekten numara mı yapıyor.
İki taşın arasında ne kabina atıyorsunuz? Adlı adınca söyleyin hele.
Nasıl olur bu?
Benim gibi bir kadın buraya nasıl düşer?
Zeynep. Tülay'ım geçmiş olsun.
Zeynep. Komşu yeri duydun.
Çok fazla vaktimiz yok.
Sen böyle bir şey yapmış olamazsın. Ben biliyorum.
Ama neler oluyor bak çok kısa zamanımız var. Hadi anlat bana.
Hiçbir alakam yok.
Cengiz bizim eski bir çalışanımız. Gelip benden iş istedi. Ben iş bulamayınca da.
Üzerine iftira attı. Tüm bildiğim bu.
Ben suçsuzum.
Gelip benden iş istedin Cengiz için.
Anlattıklarında eksik var ama hadi hayırlısı. Annem biliyorum ben suçsuzsun
tabii ki.
Zaten senin kimseye kötülük yapmaya gönlün el vermez ki.
Merve arıyor.
Sen konuş beni böyle duymazsın.
Tülay Hanım.
Gerçekten masum musunuz?
Bakın Zeynep perişan oldu.
Bana gerçeği söyleyin. Sizi en kısa sürede buradan çıkaracağım.
Nasıl böyle bir şey sorabilirsin bana Halil?
Elbette masumum.
Kızınızın tarlasını ilaçlattınız.
Yetmedi hastane raporlarını değiştirttirdiniz.
O da yetmedi. Cengiz için gelip benden iş istediniz.
Şüphelenmekte haksız mıyım?
Böyle bir durumda geçmişte yaşananlara niye yüzme vuruyorsun Ali?
Ben ne yaptıysam Zeynep'le senin için yaptım.
Cengiz gibi birini kaçırtabileceğini nasıl düşünebilirsin?
Bunu bana nasıl sorarsın?
Zeynep'in zaten işi başından aşkın.
Zor bir dönemden geçiyor.
Buna yenisini eklemek istemezsiniz annesi olarak değil mi?
O zaman Cengiz meselesi.
Bu tarla ilaçlanma meselesi aramızda kalacak.
Söylemeyeceksiniz ona. Ben de söylemeyeceğim.
Tamam. Anlaştık.
Anlaştık.
Merve seni çok merak etmiş.
Üzülmesin diye iyi olduğunu söyledim.
Zeynep ben burada yapamam.
Biliyorsun duramam burada.
Ne olur ne yapabilirsin beni buradan kurtarayım kızım lütfen.
Tülay Hanım, avukat gelmiştir.
Ben süreci idare ediyorum.
Dosyanızda da bizzat ilgilenecek.
Çok güçlü bir avukattır kendisi.
Sizi buradan en kısa sürede çıkartacağız, söz veriyorum.
Sen hiç merak etme anneciğim.
Ne pahasına olursa olsun o Cengiz'le yan adamı bulacağız.
O zaman sana iftira atıldığı da anlaşılacak.
Ben seni kurtaracağım buradan, söz veriyorum.
Süre doldu. Çıkalım.
Anne.
Zeynep.
Anne.
Çıkaracağım seni buradan.
Ben bir çıkıp hava alacağım.
Tamam.
Ben de bir telefonla görüşüp hemen geleceğim yanına.
Hakan beni iyi dinle şimdi.
Tülay Hanım karakolda tutuklandı.
Sözde Cengiz'i kaçırtmış.
Kaçırılma videosunu izledik.
Tülay Hanım'ın adı geçiyor videoda.
Ama ben inanıyorum.
Tülay Hanım'ın bir suçu yok.
Cengiz'i kimin kaçırmış olabilir ki?
İşte tam da bunu bulman için aradım seni.
Bu Cengiz denen adama gönderdiğin adamlar.
İpin ucunu kaçırmış olabilirler mi?
Yok, yok. Sağlam adamlardır hepsi.
Bana Cengiz'i bul Hakan.
Tamamdır, bende. Haber ederim sana.
Kapat.
Karmaklıkların arkasında mı kalacaktın sen anne?
Gözümün önünden gitmiyor.
Seni böyle görmek için mi paramparça ediyor Zeynep?
Ama çok soğuk ışığa.
Benim asıl içimin en derin ışığı böyle.
Ben annemi o soğuk hücrede bıraktım ya.
İçimde bir yer buz tuttu sanki.
Zeynep.
Baksana söz veriyorum.
Cengiz'i iğne deliğinde bile olsa çekip çıkaracağım.
Anneni kurtaracağım.
Ama şimdi eve gidelim tamam mı? Bak hava soğuk. Burada yapılacak bir şey de
kalmadı.
Sen git artık.
Ben annemi buralarda bırakamam.
Ben de seni hiçbir zaman bırakamam.
Zeynep.
Bak buralarda hastalanırsan kimseye faydan olmaz.
Senin güçlü olman lazım.
Dirençli kalman lazım.
Aileyi de ayakta tutman lazım.
Üstelik Merve ile Cümlüt Sultan'ın seni bekliyorlar.
En çok ihtiyaçları oldukları zaman şimdi.
Halil. Yanımda olduğun için.
Anneme kendi annen gibi kıymet verdiğin için teşekkür ederim.
Ben de sana hayatımda olduğun için teşekkür ederim.
Ayrıca senin ailen benim ailem.
Ve ömrümün sonuna kadar da size sahip çıkacağım.
Yalnız da olacağım.
Hakan.
Cengiz ile ilgili bir gelişme var mı?
Az önce evindeydim Halil. Ama bir şey bulamadım.
Polise de kontak halindeyim ama.
Bu kaçırıldığı kamera kayıtlarını alan esnafla konuşmuşlar.
Ne arabayı gören var. Ne de işgal tespiti yapan.
İnce çalışmışlar Halil.
Tülay Hanım'ın üzerine yıkmak için.
Geri dez bırakmamışlar.
Ama bu Cengiz'in takıldığı bir kadın var.
Onu arıştırıyoruz şimdi o kandan. Yarına kadar buluruz.
Tamam. Hemen bulun bana o kadını.
Ben de Halil merak etme.
Kapatayım.
Bir gelişme mi var? Bir ipucu falan?
Öyle tutulur bir şey yok henüz.
Ama olacak merak etme.
Halil nerede kaldınız meraktan öldük.
Tülay Hanım nasıl?
Tülay Hanım bu geceyi nezarette geçirecek.
Kadıncağız demir parmaklıkların ardında kaldı.
Bitmiştir, mahvolmuştur. Çok iyi tanırım ben onu.
Teyze.
Bu konuyu kapatalım mı? Tamam canım.
Yalnız gözdeyi görecektiniz.
Merve'ye nasıl kol kanat geldi.
Zeynep'i hiç aratmadı.
Ben çok üzüldüm Tülay Hanım'a. Gerçekten yani kısacık bir zamandır tanıyorum
kendisini ama hiç böyle şeyler yapabilecek birine benzemiyor.
Eminim ben suçlamalar asılsızdır. Zeynep'ciğim sen de üzme kendini ne olur
canım benim.
Düzelir her şey.
Keşke benim de yapabileceğim bir şey olsa elimden bir şey gelse ama öyle
polisler götürürken.
O kadar ciddi suçlamalarda bulundular ki yıllarca yıllarca hapis yatabilir.
Of. Hanımlar bu konuyu uzatmayalım isterseniz.
Tamam canım.
Merve nerelerde?
Ben sakinleştirdim Merve'yi.
Şimdi Zümrüt Hanım'ın yanına çıktı.
Müsaadenizle ben bir bakayım.
Gel.
Siz de mi burada oturuyorsunuz?
Memnun oldum. Umut ben.
Yani galiba.
Umutcuğum öyle yapma lütfen.
Bak kahveni de yaptım.
Ben kahveyi neli içiyordum bilmiyorum ki. Hiç hatırlamıyorum.
Vallahi şeker koydum artık.
Tatlı içelim tatlı konuşalım değil mi ama?
Ah keşke şu hafızan yerine gelse.
Sen bana bir şey sormuştun aslında.
Önemli bir meseleydi.
Ama hatırlamıyorsun işte.
Cevabını verecektim sana.
Güzel bir geleceğimiz olabilirdi.
Tabii olanları hatırlasaydın.
Anlayamadım efendim. Bir daha tekrar eder misiniz?
Güzel bir geleceğimiz olabilirdi.
Ama hatırlamıyorsun ki.
Madem hiçbir şeyi hatırlamıyorsun... ...ben de başka taliplerinin
tekliflerini değerlendireceğim mecburen.
Sürüsüne bereket.
Peşinden koşan çok elit beyler.
Hatırlıyorum efendim.
Hatırlıyorum.
İncirin, kirazın reçelini hatırlar gibi hatırlıyorum.
Lütfen durmayın, devam edin.
Dayanacak takatim kalmadı.
Hadi aşkınızı itiraf edin.
Demek hatırlıyorsun Umut abi.
Hem de reçeline kadar.
Yani... Şey... Şöyle izah edeyim.
Reçel var ya... Lütfen sus Umut.
Sayıklaması da deli, uyuklaması da.
Hayallerimle oynadın demek.
Selman'ın hatırı olmasa şimdi kovardım seni.
Bir beyefendiye yakışanı yap ve şikayetini geri al bir an önce.
Evet.
Bunca yaptığın yanlıştan sonra doğruyu yapma cüzdünü gösterirsin herhalde değil
mi?
Beyefendine güvenmiştik.
Hiç yakıştıramadım size.
Lütfen şikayetinizi hemen geri çekin.
Hemen vazgeçeceğim.
Ama ne olur affedin olur mu?
Hani herkes hata yapar.
Hatayı affetmek büyüklüktendir.
Şimdi seni parampinçik ederdim de. Dua et zengin olsun.
Bu zenginlikle koca adaylığın devam edecek mecbur.
Kele, gelini mahpus damından kurtardı gelişme herif.
Kumru kuşu.
Deliye gerçek yokla diye.
Abla. Merve.
Annem nasıl?
Görebildiniz mi?
İyi canım.
Sen hiç merak etme biz Halil ile elimizden geleni yapıyoruz.
Annemize en kısa sürede eve dönecek.
Merak etme endişe edecek bir şey yok.
Mavişim gelinimi gördün mü? Ortalıklarda yok.
Bana bir el işi örneği getirecekti. Ben de hemen bugün başlayacaktım. Ama
gelmedi.
Sultanım.
Sen hiç dert etme olur mu?
Siz bu gece torununla bir güzel sarılıp uyuyun.
Gelinin de gelecek en kısa sürede.
İyi geceler. İyi geceler.
Gel babaanneciğim biz güzelce yatıp dinlenelim.
Hadi bakalım.
Polis her yerde. O Cengizlerden herif arıyor.
Hakan'la Okan'ı da peşlerine taktım.
En kısım adı bir İspancı, merak etme.
Ey güzel Allah'ım, ey Rabbim.
Bilirim rahmetin sonsuzdur.
Sana açılan elleri geri çevirmezsin.
Sen her şeye kadirsin.
Gerçek suçların bulunmasını, annemin sağ salim eve dönmesini sağla ya Rabbim.
Bir damla gözyaşın bin yara açıyor kalbimde.
Nasıl bir adamım ben? Sen böyle üzgünken elimden hiçbir şey gelmiyor.
Allah kabul etsin.
Amin.
Tek bir lokma koymadım burasına.
Söyleyeyim bir şeyler hazırlasınlar sana.
Aç değilim ben iştahım yok. Israr etme lütfen.
Çıkıp biraz hava almak istiyorum.
Ve üstümü değiştireyim.
Ama üstüne kalın bir şeyler al. Hava soğuk.
Reise bir çay daha içeyim. Ay Gülhan.
Sürekli arka arkaya çay kahve içiyorsun.
Hamilesin dikkat etmen lazım.
Cemil Tekin sen de bir şey söylesene.
Haklısınız tabi.
Sana bir şey diyeyim mi?
Hiç belli olmuyor. Karnım falan da şişmedi.
Eee.
İştahım yok bu ara.
Hem daha çok erken.
Tabi.
Eğer böyle çok çay kahve içersen iştahan olmaz.
Sana bir şey diyeceğim. Güzel bir bitki karışımı hazırlatayım. Onun çayını
yapalım onu içersin olur mu?
Teşekkür ederim çok düşüncelisin.
Hadi geç oldu yatıyorum ben. İyi geceler. İyi geceler.
Ne yapacağız şimdi Tekin?
Hamile olmadığıma anlaşılacak.
Gerçek ortaya çıkacak.
Acil bir çözüm bulmamız lazım.
Buldum.
Takma göbek takacağız.
Şimdi... ...Gümrün siparişini veriyorum.
Sen de o zamana kadar...
Biraz geniş kıyafetler giyersin. Hani mecburen.
Hava cidden soğuk.
Ah anneciğim.
O parmaklıkların arkasından bakışın çıkmıyor aklımda. Nasıl çaresiz,
yıkılmış görünüyordu.
Ah benim acil sevdam.
Seni böyle gördükçe içim davranıyor.
Ağzından lokma girmiyor.
Kendini böyle harap etmene var geliyor bana.
Zeynep.
Seninle şimdi bir oyun oynayacağız.
Eğer kaybedersen yemek yiyeceksin.
Ben yerimde bir bakalım.
Hadi ama Zeynep.
Sen mücadeleden asla kaçmazsın.
Sana söz. Eğer sen kazanırsan... Tamam yeme.
Öyle diyorsan?
Kaybettin.
Yemek yiyeceksin o yüzden.
Öyle istemiyorum gerçekten.
Ne konuştuk biz seninle?
Annen için, babaannen için, Merve için güçlü olacaktın.
Yemek yemeden olamazsın.
Ya bir daha başaramazsam?
Ya bir daha hiçbir yapayım olmazsa?
Gülhan.
Biliyorum.
Bebeğimizi kaybettik.
Ama birlikteyiz. Hala birbirimizi seviyoruz. Bu sevgiyi...
...birbirimize tutunarak iyileştireceğiz yaralarımızı.
Ay çocuklar kusura bakmayın.
Kapıdan geçerken duydum. Çok üzüldüm.
Başınız sağ olsun yavrularım.
Yavrum benim.
Her şeyin zamanı belirlenmiştir.
Bazen eş...
Bazen çocuklar, bazen de anne babayla imtihan eder yüce yaradan bizi.
Anne, el inşa, hazreti sare,
hazreti asiye, hazreti ayşe de böyle şeyleri yaşamadı mı?
Çocukları için imtihan edilmediler mi?
Bakın şimdi.
Ben size.
Bir kısa anlatacağım. Yani yarınıza merhem olmaz ama dayanma gücü
verebilir.
Mis gibi sucuğumuz.
Halil Şef'im soylu.
Domatesimiz de sulu sulu.
Bak burada köy biberi de var sen çok seversin.
Biraz da şu zeytin.
Hadi afiyet olsun.
Yiyeceksin değil mi? Bak söz verdin.
Oyunu kaybettin, anlaşmıştık.
Güzel.
Hepsinden birer tane.
Ah bu da çok güzel.. Özel karışım..
Gerçekten, iştahım yok..
Benim tanıdığım Zeynep, pes edeceğine, şu koca dünyayı tersine
çevirir..
Güzel devam ediyoruz şimdi.
Halil.
Annem.
Ben burada böyle yerken.
O aç mıdır?
Tok mudur?
Üzülüyor mudur? Ne yapıyordur?
Annem korkuyor mudur?
Zeynep.
Zeynep'le çok güçlü bir kadın.
O neleri atlattı bugüne kadar.
Bunu mu atlatamayacak?
Hem biz de onun için, onu kurtarmak için elimizden ne gelirse yapacağız Zeynep.
Durmayacağız öyle.
Hakan'la bir haber gelmedi.
Gelecek.
Gelecek.
Tüm senin güçten düşmemen lazım.
Ellerine sağlık.
Afiyet olsun.
İmran'la Hanne uzun zaman evlilermiş. Ama çocukları olmuyormuş bir
türlü. Ve yaşları da ilerlemiş epeyce.
Bir gün Hanne bir güvercinin yavrusuna gagasıyla yemek verdiğini görmüş.
Kalbinde birden büyük bir ışık doğmuş, umut ışığı.
Sonra çocuğu olsun diye Allah'ına çok dua etmiş.
Anne o da bir duası geri çevirmemiş.
Eşi İmran sevincinden hiçbir yerlere sığamamış.
Gel gör ki çok ağır hastalanmış.
Ve çocuğu doğmadan ölmüş.
Anne yıllardan beri özlem duyduğu çocuğuna kavuşurken eşini kaybetmiş.
Ama çocuğuna olan sevinci üzüntüsüne baskın çıkmış.
Ve dualarıyla kavuştuğu çocuğu için hayata yeniden tutunmaya karar
vermiş.
Halil sordum soruşturdum. Kadının izini buldum.
Etrafı Cengiz'e tarif ettim.
Her perşembe mutlaka öğleden sonra uğruyormuş.
Eğer hala dışarıdaysa bugün de öğleden sonra uğrayacaktır.
Güzel. Sen oranın konumunu at bana.
Bu konuyla bizzat ben ilgileneceğim.
Halil ne olur olmaz ben de geleyim. Hakan yormayalım birbirimizi. Ben tek
başıma çıkacağım karşısına.
Ayrıca sen araştırmaya devam et.
Belki yanlış sinyaldir.
Belki başka bir delikten çıkar belli olmaz.
Tamamdır.
Burada payla duramam.
Hayır.
Senin ne işin var burada? Nasıl girdin içeri?
Özel izin aldım.
Yakınayım deyince sorun çıkarmadılar.
Bak.
Sonunda hak ettiğin yerdesin Tülay.
Senin gibi birine de bu fare deliği yakışırdı zaten.
Neden geldin son gün?
Hiç.
Seni gözlerimle görmek istedim.
Burada daha çok uzun yıllar kalacaksın. Biliyorsun değil mi?
Yaşın da var malum.
Belki de hiçbir zaman çıkamazsın.
Defol buradan.
Çirkefleşme hemen.
Sana iyilik yapan da kabahati.
Kahve fincanı getirmiştim ben.
Hani sen kahve içmeden güne başlayamıyorsun ya.
Hapishanede lazım olur diye düşündüm.
Polislere teslim ettim.
Verecekler. Gebertirim seni.
Senden kurtulacağım.
Rüzgarlı tepedeki ağaç gibi yaktığını Halil öğrenecek artık.
Hayatını mahvetmeye bu kadar meraklı mısın sen Tülay?
Zeynep ile Merve nerede yaşıyor?
Benimle aynı çatı altında.
Zamanınız doldu, dışarı alalım sizi.
Sakın itiraz etme, ben de geleceğim. Duydum sizi.
Söz, bu sefer lafından çıkmayacağım. Dinleyeceğim sözünü.
Kaybedecek zaman yok.
Mecburum.
Avukat. Sonunda aradı.
Alo? Efendim?
Tamam.
Teşekkür ederiz yine de.
Ne oldu? Ne diyor?
Umut abi.
Şikayetini geri çekmiş.
Avukat dava kapandı diyor.
Bitti Selma.
İnanabiliyor musun?
Bitti.
Çırpı bulacak yana başımıza kalktı.
Umut adam sandık. Törek çıktı.
Sallan kaçken. Gitti geldi aklım.
Ne yapacağım kıymet.
Hepimize geçmiş olsun.
En çok da sana Selma'cığım.
Gözüm aydın bir tanem.
Bak gördün mü?
Sonunda bitti.
Selma.
Sen pek sevinmiş gibi değilsin.
Canını sıkan başka bir şey mi var aşkım?
Yok. Çok sevindim.
Ama ne bileyim. Bugün içinde garip bir his var.
Sebebini anlayamadım.
Selman bitti her şey.
Bitti.
Yüzün gülsün biraz ayol.
Allah bundan büyük dert vermesin. Değil mi teyzoşum?
Günaydın. Günaydın.
Canım benim fıstık.
Ne yaptın canım benim?
İyi uyuyabildin mi? Kahvaltını yaptın mı?
İşte kalmadı ki.
Mor elimde buz.
Tüm gece kabus gördüm.
Uyuyamadın mı?
Gelseydin ya benim yanıma.
Dertleşirdik.
Bak.
Geçecek bir tanem.
Bazen. Hayatta kötü şeyler yaşayabiliriz ki elimizdekilerin kıymetini anlayalım.
Zeynep nasıl?
Yazık kızcağız o da dün çok kötü görünüyordu.
Göremedim ki.
Odasında yoktu.
Sonra Cemil söyledi.
Eniştemle birlikte apar topar çıkmışlar.
Neydi aceleniz? Nereye gittiniz?
Yoksa biz mi buldunuz?
Belki güzel gelişmeler vardır.
Bir arayıp öğrensek mi? Sen ararsan öğrenebiliriz.
Olur.
Alo. Abla.
Eniştemle birlikte apar topar çıkmışsınız Cemil söyledi. Önemli bir
gelişme mi var?
Şu Cengiz'den adam her perşembe biriyle görüşüyormuş Merve. Biz şimdi oraya
gidiyoruz. Eğer o da gelirse bir an önce çıkarabiliriz annemizi.
Abla sen ciddi misin?
Nasıl sevindim anlatamam.
Lütfen bir gelişme olursa bana da haber ver olur mu?
Tamam canım haber vereceğim ben merak etme. Hadi görüşürüz.
Ne olmuş Merveciğim?
Ya inanmıyorum.
Ablamların Cengiz'i bulması an meselesi.
Cengiz her perşembe bir yere gidiyormuş.
Bulurlarsa annem çıkacak.
Yerimde duramıyorum. Ben gideyim de babaannemin kahvaltısını hazırlayayım.
Tabii tabii canım. Git sen.
Gözde abla.
Senin varlığın bana çok iyi geldi.
Çok sağ ol.
Alo Şahin.
Cengiz'in perşembe günleri gittiği bir yer varmış.
Zeynep ile Halil oraya gidiyorlar şimdi. Sen onlardan önce gidip Cengiz'i
bulmalısın.
Hata istemiyorum.
İçiniz olur Gözde Hanım.
Dört duvar üstüme üstüme geliyor.
Dönüyorum soğuk soğuk.
Geçiş bakacağım.
Uslu duracaksın, ona göre.
Ay dur düşeceğim.
Otur.
İyi misin?
Üstüne başına bakılırsa buranın yediklisi değilsin.
Ne oldu da düştün buraya?
Aa dur.
Dur dur tanıdım seni.
Sen Tülay Aslanlı değil misin?
Tabii ya.
Tanımadın değil mi?
Tanımazsın tabii.
Yıllar önce kapına gelmiştim. Para istemiştim senden.
Vermiştin de.
Elini sıkmak, teşekkür etmek istedim. Tiksindin benden. Hatırladın mı?
Vermedin elini. Çektin cüzdanlıymışım gibi.
Eee Tülay Hanım.
Ne olduğum değil, ne olacağım diyeceksin.
Düşmez kalkmaz bir Allah.
Bak, o tiksindiğin ele muhtaç etti seni.
Gözüm sıkışıyor.
İyi değilim.
Tamam bir şey demedim.
Yardım edin!
Kadın gidiyor!
Polis abiler çabuk!
Çabuk! Ne oluyor?
Tülay Aslan'la elleri kelepçeli bir şekilde az sonra polisler eşliğinde
buradan çıkarılacak.
Gelinin anası der mi bu?
Tülay'a ne söylemek istersiniz? Yapatın komünikten. Suçlu musunuz? Yapat.
Tülay Hanım. Kele.
Dünür kadının haline bak.
Hakan izin verme.
Rahat bırakın annemi.
Benim dünürü bir de pikle içeri almışlar ya.
Amanın. Eren. Selma koşun.
Anne? Abla?
Hayır.
Olamaz.
Cengiz gelir mi dersin?
Gelecek Zeynep. Merak etme.
Allah'ım ne olur.
Ne olur gelsin de kurtaralım artık annemi.
Zeynep endişelenme diyorum. Gelecek.
Geliyor.
İyice yaklaşsın ki yakalayabilirim.
Yalvarırım bir aksilik çıkmasın.
Yakalayalım artık şunu.
Karakoldan arıyorum Zeynep Hanım.
Panik yapmayın ama... Anneniz kalp kriz geçirdi ve hastaneye kaldırıldı.
Durumu ağır.
Annem, annem kalp krizi geçirmiş.
Durumu çok ağırmış.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.