All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 183. Bölüm Winds of Love Episode 183

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Gelmeyeceksin zaten.

Eşinle gitmen daha uygun olur diye düşündüm.

Çok iyi düşünmüşsün.

Zeynepciğim. Çok sevindim iyi olmana.

Işıl ışıl görünüyorsun.

Teşekkür ederim.

O zaman madem bana ihtiyaç kalmadı... Size iyi eğlenceler o zaman.

Halil... Bu arada...

Zeynep'in vakti olmamıştır.

Ben taze çift için bir hediye düşünmüştüm. Takarsınız.

Çok düşüncelisin sağ ol.

Ama ben hazırlama yaptım.

Hediyemiz çantamda.

Ama yine de iyi düşünceniz için sağ ol.

Rica ederim. İyi geceler. İyi geceler.

Halil'in yanına o kasabalı kız yakışmıyor ki.

Çok güçlü bir kız evladı yetiştirdin.

Farkında mısınız Zeynep'in gücünün?

Ne güzel.

Hep öyle kalır umarım. Kalır kalır. Endişe etmeyin.

Ben yanında olduğum sürece kalır.

Zeynep... ...eşi ve ailesi için... ...her şeyi yakıp geçer.

Nikaha gitmediğinize göre... ...bu da burada kalmasın değil mi?

Ağırlık yapar.

Ben zaten verecektim. Siz benden önce davranmış bulundunuz.

İyi akşamlar.

İyi akşamlar.

Üçüncü kase oldu bu.

Orta yerimden çatladım, çatlayacağım.

Kele çatlayıp ortalığı mı batıracaksın?

Zehre ne alacak bu yoğurt? Ye, bir tane daha vereceğim. Ye.

Böyle yoğurtla ayranla olacak şey mi bilemedim. Hastaneye mi götürseydik? Ama

önden. Hastane ne edecek?

Hem senden hala hemşire mi olacak?

Gözünü adamdan ayırmayayım.

Şu an hiç sizin seviyenize inemeyeceğim Kıymet Hanım.

Umut Bey'in yardıma ihtiyacı var.

Ve ben de elimden geleni yapacağım.

Aşkım.

İyi olacak merak etme.

Bak lütfen yapma böyle.

Hasta olacaksın sonra.

Eren mahkemeye iki gün kaldı.

Olmuyor işte hatırlamıyorum.

Başaramayacağız. Hatırlayacak.

Yani aşkım hatırlayacak.

Bak el birliğiyle çalışıyoruz işte.

Ben gidip biraz dinleneceğim.

Kendimi hiç iyi hissetmiyorum.

Hadi bak sen devam et.

Seninle aynı havayı solumak bile dünyamı güzelleştiriyor.

Burnuna çarpan kokun benim yaşıma sebebim.

Beni şaşırtmaya devam ediyorsun.

Söyledim ya.

Kağıt üstünde de evli olsak ben senin karınım.

Yanında olmam gerek.

Yani benim için değil, bu evlilik rolü için mi yanındasın?

Hayır.

Rol icabı değil.

İsteyerek geldim.

Sonuçta senin yanında olmamı, sana destek olmamı hak ediyorsun.

Yine başa mı döndük?

Evliliğimizin kağıt üzerinde olduğunu mu hatırlatacak sürekli?

Senden neden başım gözüm üstüne Zeynep?

Her halimle kabulümsün.

Sabırla bekleyeceğim bu kırgınlığının geçmesini.

Sana teslim oldum ben Halil.

Seninle olmanın her halini kabullendim.

Kırgın da olsam, sen her seferinde kalbimin bütün yüklerini omuzlarken seni

bırakmayacağım. Benim için yaptıklarının sebebi ne olursa olsun.

Ben senden vazgeçmeyeceğim.

Bir de böyle nispet yapar gibi koluna girmeler, bir havalar. Neymiş efendim?

Eşiyle gitmesi daha uygun olurmuş.

Eşi yakışırmış Halil'in yanına.

Ya sen kimsin? Sen Halil'i yanında nasıl taşıyacaksın ki bir kere?

O annesi var ya, o Tülay.

Bir hamlede çekip aldı broşü yakamdan.

Hayır ben eminim.

Zeynep'i o banyodan o annesi çıkardı.

Söyledim sana.

Bir an bile yalnız bırakmıyor kızını.

Yüzündeki ifadeyi görmen lazımdı. Böyle ben kazandım der gibiydi. Her

zaman ben kazanırım der gibiydi. Benim bugüne kadar bütün planlarım Tülay

yüzünden çöktü.

Eğer olmasaydı ben çoktan post almıştım o kasaba güvercinle.

Hadsiz kadın.

Neyse. Sen de Tülay'la tanışmış oldun.

Ee? Bir planım var diyordun. Anlatsana.

Var aklımda bir şeyler.

Sırası gelince anlatırım.

Bu senin tansiyon ilacındı değil mi?

Evet. Niye sordun?

Şifa olsun Songül teyzeciğim.

İyiyim ben gerek yok ki. Var var.

Gerek var.

Sen bunu içeceksin.

Sonra rahatsızlanacaksın.

Biz de Halil'i arayacağız.

Rahatsızlandığını söyleyeceğiz.

İstiyorsan şurada sabaha kadar oturalım. Tülay ve Zeynep hakkında konuşalım.

O bize ne kazandıracak?

Ancak harekete geçersek kazanabiliriz.

Kenara çekebilir misin?

Bir problem mi var?

Bir şey yapmam gerekiyor.

Mendil Hanım.

Hafif yukarıda durması gerekirken içine düşmüş.

Böyle çok daha iyi.

Aynen böyle çok daha iyi.

Bakışlarındaki sevdaya teslim olmak istiyorum.

Gerçek olsun istiyorum.

Efendim Gözde.

Halil, Songül teyze fenalaştı sizden sonra. Ben de ne yapacağımı bilemedim.

Tamam, telaş yapmayın.

Ben aile doktorunu arayayım, o gelsin.

Biz de gelelim çiftliğe.

Doktordan önce geliriz, merak etmeyin.

Ne oldu Halil?

Teyzem fenalaşmış.

Çiftliğe dönüyoruz.

Teyzemin lise arkadaşı.

Hayatıyla ilgili bildiğim tek şey bu.

Bir de reçeller.

Daha fazla detay lazım.

Ailesinin arkadaşlarını falan bulursam, belki hatırlar bir şeyler.

Suat'ı neydi?

Umut çekmeci.

Bir haber buldum galiba.

Hem de daha yeni.

İnanmıyorum.

Nasıl olur?

Uysal görüntüsünün altında tehlikeli bir suçlu yatıyor.

Umut çekmeci kurbanlarını çeşitli gibi haberlerle kandırarak ahana düşürüyor.

Fotoğrafı yok mu?

Yok ama görgü tanı ifadeleri var.

Yüzünde melek gibi bir ifade vardı.

Uysal, kibar.

Kendi halini de sandım.

Doktor Bey.

Durumu nedir teyzemin?

Telaşa gerek yok. Tansiyonu düşmüş. Ara ara herkesin başına gelir.

O zaman hastaneye gitmemize gerek kalmadı.

Yok yok. Yediklerine dikkat etsin yeterli.

İlaç yazacağım. Alıp hemen başlayın. Kısa sürede toparlar.

Ben bir tuzlu ayran yapayım. İyi gelir.

Yorma kendini Zeynepciğim.

İlaçlar yeter bana.

Tabii bizim tıbbi yöntemlerimizin yanında böyle geleneksel müdahalelerde

tedavilerimize yardımcı oluyor.

Zaten tuz dediğimiz şey sodyum klorur. O da tansiyonu kısa sürede

toparlayacaktır. Çok iyi düşündünüz Zeynep Hanım.

İyi düşünmüşmüş.

Hemen hazırlayıp geliyorum o zaman. Tamam.

Ben bu arada internetten nöbetçi eczanelere baktım.

Songül teyzemin ilaçlarını alabiliriz.

Cemil ilgilenir ilaç işiyle.

Sana zahmet bu gece teyzemin yanında kalırsan mutlu olurum.

Geçmiş olsun Songül Hanım. Teşekkür ederim doktor bey.

Buyurun.

Hayatım ne oldu anlatmayacak mısın?

Anlatacağım.

Ama sakin olacaksınız.

Söylesene kızım.

E ben neyse de teyzen yaşlı.

Beklerken nalları dikicik Allah korusun.

Umut.

Azli bir katilmiş.

Ne? İşte ben de böyle donup kaldım.

Bu kız mahpus korkusuyla hayal görüyor.

Kafa doktoru şart oldu.

İlahi Selmoş. Yani böyle sıkıntılı bir zamanda bile yüzümüzü güldürdün ya.

Aşk olsun teyze.

Bir dakika, bir dakika.

Aşkım, sen ne dediğinin farkında mısın?

Nereden çıktı bu?

Hayatına dair bir şeyler bulursam hatırlaması kolaylaşır diye araştırma

yapıyordum. Sonra internette bu haberi gördüm.

Selma, bu adam seni mahkemeye verdi, sana dava açtı.

Adli birimlerin elinde adı var.

Zaten her şey bir hafta, on gün önce olmuş.

Farkındaysanız adam o zamandan beri de bizim yanımızda.

İnanmıyorsanız haberi göstereyim.

Şarkı söylüyor.

Keşke söylesen Türk'ü.

Seni korkutmak istemedim.

Sadece tüm dünya sesinle yakınlarsın istedim.

Şu bakışlarındaki tedirginliği sileceğim söz veriyorum.

Bütün korkuların içinden alacağım seni.

Önem yok.

Çocukken annemi bundan yedirirdi bana.

Korktuğum zaman.

Nasıl oluyordu bilmiyorum ama hep işe yarıyordu.

Deneyelim mi?

Bu kızı Halil'in yanında görmeye katlanamıyorum.

Kusura bakmayın, rahatsız etmedim değil mi?

Yani, gömleğini sileyim, leke kalmasın.

Songül teyzenin ayranını almaya gelmiştim.

Ben getirecektim.

Ha Zeynepciğim. Ya kusura bakmayın tekrar. Ben Songül teyze rahatsızlanınca

ne yapacağımı bilemedim.

Sizin de programınızı akşamınızı berbat etmiş gibi oldum ama.

Bunu da sen yapma bari ben götüreyim olur mu?

Ailem söz konusu olunca yorulmam. Zahmet gelmez bana.

Ailem. Ailem dedi.

İyi.

Şey, acıkmışsındır. Bir şey yemedin sen.

Canın ne istiyor hazırlayayım.

Kara şimşek yapabilirsin mesela.

Kara şimşek?

Ben onu hiç yemedim, duymadım da.

Kara şimşek.

Bazı yuvalarda az kömür, az eşya, az yiyecek olur.

O yuvadaki insanlar birbiriyle sınırlar.

Doyurlar.

Çatıları huzurdur.

İşte kara şimşek de o hanelerin, yuvaların yemeğidir.

Sen şimdi böyle anlatınca ben daha çok merak ettim.

Birlikte yapalım o zaman.

Biz birlikte yemek yapacağız.

Ve emin ol, yedikten sonra bir daha unutamayacaksın.

Yakıştı.

Sana da.

Evet, ne yapıyoruz şimdi?

İlk iş, yeşil mercimek.

Kaynatacağız.

Tamam.

Bana bırak.

Kaynatalım.

Göz kararı.

Yeter mi?

Bize yeter.

Evet adli birimlerde adı var.

Ama demek ki bir yanlışlık oldu.

Zaten adam son günlerde hep bizim yanımızda.

Kene akla uçup geldiğince adil olduğunu unuttular.

Hatırladığın ne haber bize?

Hanımlar kolay mı öyle cinayet işlemek?

Sen onu karının teyzesine soracaksın.

Arayı tarayı koca adayının katil olanını bulayım.

Üstüme gelmeyin Kıymet Hanım. Zaten çok korkuyorum.

Ayaklandı. Tamam.

Sakin olun geç şöyle.

Geç anne geç şöyle.

Ben şimdi ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösteririm.

Aslan dağ mı? Kurtar bizi. Eren.

Hayır. Bir anda her şeyi hatırlayıp saldırıya geçebilir.

Kendini tehlikeye atmana izin vermem.

Oğlum.

Bu sefer gelin doğru söyleyin.

O zaman tek bir çözüm kılıyor.

Polisi aramak.

Ya siren seslerini duyunca katil olduğunu hatırlarsa ve bize saldırırsa?

O zaman... Bir belgeselde izlemiştim. Bazı caniler tetiklenince tehlikeli

olabiliyormuş. Tetik mi? Çekicikmiş.

Silahla mı öldürecek bizi?

Ya hayır tetiklenince dediğim travma yani. Ben sana sonra anlatırım.

Bence önce etkisiz hale getirelim. Sonra polis halkına.

Sakin.

Bahçe havası iyi geldi mi Kadir Bey? Ay Umut Bey.

Yarım aklı konuşmayı bilmiyor.

Kadir de ne demek Allah korusun.

Şey demek istedi.

Katıl. Aramıza katıl yani yalnız kalma demek istedi. Tabii tabii.

İlginiz için çok teşekkür ediyorum.

Ama yoğurt biraz beni acıktırdı.

Ben size hemen yemek hazırlayayım o zaman. Siz de şöyle oturun.

Gözünüzün önünde durun.

Siz zahmet etmeyin.

Ben şuradan bir kaşık pilav alsam yeterli.

Tabii tabii.

Tabaklar dolapta.

Dikkat edin yalnız.

Benim kalbim yanıyor zaten Zeynep Hanım.

🎵Bir nefesli kömürde🎵 🎵Kalbimi kırdın,

değdi mi söyle🎵 🎵Sen karanlık bir şehir🎵

🎵Bense doğmamış bir ay üzerinde🎵 🎵Yok sayamam,

bende bir kalp var🎵 🎵Bir sana aşk,

bir sana hayran🎵

Tüm şehri durduramam Ya

kalmasın tek bir kül Başka tende hiç

açma gonca gül Yok say biz

yaşanmadık Kavuşmuş mu ki hiç geceyle gün

Sırada ne var?

Sırada... ...baharatlar.

İşte elin lezzetindeydi, yer tam da burası.

Karıştır, karıştır, karıştır güzelciğim.

Gözü biraz eksik gibi geldi bana.

Bakayım.

Atalım.

Bu kadar uyku ilacından sonra... ...kış uykusuna yatmaz inşallah.

Uyku ilacı demedi, uyuyacak.

Bu oyunlara gerek yok.

Ben şimdi onu bir yumruğumla ele sereceğim.

Eren, hayır.

Beni seviyorsan yapmayacaksın.

Tehlikeli bir katille karşı karşıyayız, farkında mısın?

Yumruğa gerek yok damat. Meyve suyunu içirsen yeter.

Çele, uyanık telki.

Bu adamı başımıza sen musallat ettin. Sen içireceksin. Üstüme iyilik sağlık.

Burada Eren dururken.

Oğlumu okullarda okutacağım diye saçımı süpürge ettim ben. Kumruhan.

Katillerin önüne mi atacağım?

Anne. Teyze.

Evimizde bir katil var.

Tamam. Sakin olun.

Ben şimdi şu meyve suyunu içireceğim.

Bu işte insan bulacak.

Stresten dilim damağım kurudu zaten.

Al oğlum al.

Al oğlum iç.

Senin vazifen zor.

Tamam.

Sakin.

Aşkım sakin ol.

Tamam. Yok bir şey.

Umut abi?

Ketçap az kalmış.

Vurdum biraz çıkarmak için ama nafile.

Tamam sen kuru kuru yeme öyle. Al.

Yeme suyu.

Bitti.

Bakalım.

İşte şimdi hikayesi olan bir yemek tattın.

Beğendin mi?

Şu tüten ocağın üstünde bir leş tellerimiz.

Zehir bile olsa tadı bal olur.

Sevindim.

O zaman madem bir işe başladık.

Sonunu getirelim değil mi?

Mutfağı toplayalım.

Senin buradaki işin bitti.

Şimdi tek yapman gereken benim kuracağım sofraya oturup yemek yemek.

Sen beni şaşırtmaya yemin mi ettin?

Ne yaptın?

Aslında eşinin meraklıları yapmak benim görevim.

Sen görevde ben sevda işitirim.

Bıkmadan, usanmadan yüzünün güleceği günü beklerim.

Hadi geç.

Tamam.

Afiyet olsun.

Sana da afiyet olsun.

Ne oldu

çok mu sıcak?

İçimi ısıttığı doğru.

Bu yemeği annemden sonra ilk kez karımın elinden yiyeceğim.

Onu da hep özlüyorum biliyor musun?

Ama bazen bir başka özlüyorum.

Allah rahmet eylesin.

Mekan cennet olsun.

Amin.

Annenin yaptığı kadar güzel olması imkansız.

Ama bizim yaptığımızı da beğenirsin umarım.

Annem keşke seni tanısaydı.

Çok severdi biliyor musun?

Ben de onu tanımayı çok isterdim.

Yalnız... Bu masada bir eksik var.

Öyle olmaz.

Karışımşık olan masada olmazsa olmaz soğandır.

Karışımşığın yanındaki soğan işin raconudur.

Ne oldu bakıyorum da işinize gitti Zeynep hanım.. Radyon mu komik geldi?

Yok komik değil de.. Hoşuma gitti, yüzümü güldürdün.. Yalnız hatırlatırım..

İkidir soğanın şişesini sen kapıyorsun.. Köyünde de sana bir tip olmuştu..

Havva kanı yok mu?

Şanslı mı sayılıyorum ben burada?

İstersen onu ben anlatayım sana.

Sen karar ver.

Şanslı mısın değil misin?

Mesela soğanın cücüğüyle ekmeğin ucu sadece özel

kullanan insanlarla paylaşılır.

En lezzetli yeridir yani.

İkinci en lezzetli olay özellikle bu masalarda.

Böyle ekmeğin ucunu alırsın.

En sevdiğin yemeği güzelce banarsın.

O özel insana yedirirsin.

Bak bu çok kral harekettir.

Afiyet olsun.

Oğlum kara şimşek mi yiyorsun yalnız?

E bana yok mu Zeynep'ciğim?

Olur olmazanlar da nereden çıkıyor bu kız? Ayrıca kara şimşeği ben bilmiyorum.

Sen nereden biliyorsun?

Otursana servis açayım sana.

Ne işi var şimdi burada? Tövbe tövbe.

Halil'cim ben müsaaden olursa çiftlikte bir davet vermek istiyorum.

Yeşilpınar'a dönmek benim için çok önemliydi.

Cemiyetten insanları çağırıp klinik açtığımı duyuracağım.

Çiftliğimizin hanımı Zeynep.

Böyle davet organizasyonları ona danışabilirsin.

Gözde'den hoşlanmasam da Halil'in kibarlığını görmezden gelemem. Sana

yakışacak bir cevap ver Zeynep.

Tabii neden olmasın. Ben elimden geleni yaparım.

Ne kadar incesin canım.

Teşekkür ederim.

Ne demek.

Zeynep Hanım, Zümrüt Hanım sizi istiyor.

Gözde'yi Halil'le yalnız bırakmak içime sinmiyor.

Ama mecburum.

Tabii geliyorum.

Dur ben yardım edeyim.

Size afiyet olsun.

Teşekkür ederiz. Eline sağlık.

Halil'ciğim bir de klinik için ben birkaç yer baktım ama... ...yani senin

fikirlerin de benim için çok önemli.

Yani Gözde... ...Yeşilpınar'ın her köşesi benim için kıymetli, değerlidir.

Ona göre hareket alırsın.

Afiyet olsun sana.

Teşekkür ederim.

Ben hallederim şunları.

Hay aksi.

Benim yüzümden oldu. Çok özür dilerim.

Önemli değil.

Sorun değil abi.

Olur mu öyle şey?

Benim yüzümden oldu. Benim temizlemem gerekiyor.

Abi önemli değil dedim. Tamam ben hallederim.

Bırakır mısın kaçmayı? Hemen bitireceğim işi.

Kaçma.

Kaçma dur.

Kaçma ben halledeceğim o işi. Kaçma.

Kaçma.

Eren. Oğlum.

Koca. Eren iyi misin?

Aç gözünü.

Eren.

Yaklaşmayın bana.

Ne istiyorsunuz benden?

Hayır Eren. Yaklaşmayın bana.

Yaşıyor. Yaşıyor kıymet anne.

Ağır yaralıysa ne olacak?

Kanımı ver recim oğluma. Kanımın son damlasına kadar ver recim.

Kan değil bu.

Ketçap sıktın.

Bağırmayacaksanız şöyle geçin.

O tavaları da bırak.

Uyuyanın üstünde kar yarmış.

Biz seninle aynı gök kubbenin altındayız.

Sen üşüyünce ben de üşüyorum.

Sen ısınınca da sımsıcak oluyorum.

Senin canın acıyınca da benim... Kalbim acıyor..

Çiçek..

Canım.. Canım bugün sohbetme toyum olmuyor.. Ama sessiz olmamız lazım, bak

Halil abin uyuyor..

Yemeği annemden sonra ilk kez karımın elinden yiyeceğim. Ben onu hep özlüyorum

biliyor musun?

Ama bazen bir başka özlüyorum.

Ben ne yapmam gerektiğini biliyorum galiba.

Ama ufak bir yardıma ihtiyacım var.

Öfff...

Artık ben rahat uyuyabileyim diye sen kuşun üstünü örtüyorsun.

İşte insan sevdikçe birbirine benziyor.

Değil mi çiçek?

Önce

Annenin bu evde hiç fotoğraf olmadığını fark ettim.

Hakan'dan rica ettim, ailenin evinden alıp geldi.

Umarım kızmamışsındır.

Demek ki sana söylediğim her sözüm.

Her cümlenin sende bir karşılığı varmışım.

Çok mutluyum.

Ne demek.

Eren canım aç gözlerini ne olur.

Umut Bey kardeşim, ayakların kopi.

Sende hiç insaf yok mu?

Ah iyi niyetli, temiz kalpli kıymet. Sende katilden insaf istedim.

Umut Beyciğim, o bıçağı bıraksanız şeytan doldurur.

Beni buna siz mecbur ettiniz.

Şimdi benim bayramlık ağzımı açtırmayın. Biz sizi neye mecbur etmişiz ayol?

Sizin içinizde varmış o cevher.

Rahmetli babam... ...çok güzel bıçak tuttuğumu söylerdi.

Hep aşçı olmamı istemişti.

Benim babam kim?

Kandilin kafası geldi.

Ne yapacak kumru?

Bana bırak.

Umut Beyciğim.

Sizin kafa.

Uçup gitti malum.

Yanlış hatırlıyorsunuz.

Mutfak işlerinden nefret edersiniz siz ayol.

Daha çok tamir. Ne bileyim ağır vasıta motoru filan. O tarz işler seversiniz.

Ben sizi... ...bu konuşma tarzını...

...hatırlıyorum bir yerlerde.

Çok yaşa Umut Beyciğim.

Bu kadın sana çok çektir. Bizi sal.

Derti çıksan at.

Eren. Uyan artık lütfen.

Gel.

Hakan. Günaydın. Günaydın.

Son beş yılın mahsul raporları tamam.

Ben de geçen yılın işe başlayayım.

Güzel.

Ama bundan önce senin önemli bir konu hakkında konuşmak istiyorum.

Benim için bu hayatta her şeyden daha iyi yapıyor.

Biliyorsun.

Sen de... ...annemin fotoğrafı konusunda Zeynep'e yardım etmişsin.

Değerli Halim'in bir üyesi olduğunu... ...bir kez daha hatırlattın bana.

Halil... ...Zeynep'le senle çok zor günler yaşadınız.

Öyle.

Zeynep şimdi buzları kırmaya çalışıyor.

Ne zaman yardım isterse...

Yengemin yanındayım.

Eyvallah.

Gel.

Kolay gelsin.

Vaktin varsa biraz konuşabilir miyiz Halil?

Buyurun Tülay Hanım. Tabii konuşalım.

Özel bir mesele. Tamam yabancı yok aramızda. Buyurun.

Tamam sen öyle diyorsan.

Konu Cengiz.

Cengiz.

Şu Zeynep'in tarlasını zehirlettiğiniz Cengiz. Ne olmuş ona?

Bana ulaştı. İş bulmak konusunda biraz zorlanıyormuş.

Az bile.

Sevdiğim kadının hayalleriyle oynayan her kimse az bile.

Ne desen haklısın.

Ama bu adam benim hatamın bedelini ödüyor.

En azından iş bulması konusunda destek olabilirsek ona.

Tülay Hanım.

Sebebi her ne olursa olsun benim sevdiğime, benim aileme zarar verecek

adamın.

Anlıyorum.

Bu konuşma hiç yapılmamış varsayıyorum.

Siz de öyle yapın.

Pekala.

Kolay gelsin.

Teşekkürler.

Neyse. Bu dosyaya sonra bakarız Hakan.

Sen şimdi git hocamızı bul.

Onun bir güzel kulağını çek.

Tülay Hanım daha fazla rahatsız etmesin.

Tamam o zaman rakip.

Bir daha Akan.

Senden bu akşam için bir isteğim daha var.

Benim için çok önemli bir konu.

Cengiz Zeynep'in karşısına geçip tarlaya benim ilaçlattığımı söylerse ben ne

yaparım?

Kızım asla affetmez beni.

Misafirlerimizi bize yakışan şekilde ağırlayalım.

Sen bu liste için ilk öncekileri kontrol et. Bir eksiğimiz var mı görelim. Hemen.

Anneciğim ne yapıyorsun burada tek başına?

Hiç oturuyorum öyle.

Senin canın sıkkın belli.

Neler oldu?

Yok bir şey sen beni düşünme.

Anneciğim düşüneceğim tabii ki.

Hadi şimdi anlat neler oluyor?

Ben hiç iyi bir anne olamadım Zeynep.

Bazen böyle geçmişe dönüp bakıyorum bir sürü hata.

Hiçbirimiz mükemmel değiliz ki.

Hepimiz hatalar yapıyoruz.

Düşe kavga ilerliyoruz.

Elimizden gelenin en iyisi neyse ona tutunuyoruz.

Ve ben bunları nereden biliyorum Burcu?

Senden.

Çünkü sen hep elimden gelenin en iyisini yaptın.

Ben senden de anneliğinden de razıyım.

Hepimiz razıyız.

Ben bu güzel sözleri hak etmiyorum Zeynep. Bu sevgiyi hak etmiyorum.

Hak ediyorsun anneciğim.

Babamın vefatından sonra Yeşilpınar'daki onca iş adamı senin peşinden koştu.

Sen bir kere olsun acaba demedin. Dönüp bakmadın.

Hayatını bize kol kanat germeye adadın sen.

Ben... Sen bizi hep çok sevdin.

Belki bazen gösteremedin.

Ama olsun varlığın yeter.

Ben sen olmasaydım bu kadar güçlü olamazdım biliyor musun?

Allah seni de babaannemi de başımızdan eksik etmesin.

Bugün Tülay Aslanlı'yı övme günü galiba.

Yeryüzünün en fedakar, en güçlü annesi.

Sen bizim yüce dağımızsın.

Bazen dağlarına kar yağıyor, buzlar kraliçesi oluyorsun ama...

Çok seviyoruz seni.

Güzel kızlarım benim.

Anne.

Canlarım.

Evlatlarım benim.

Evet Şahin gelişmeleri alayım. Gözde Hanım hızlı ilerledik. Bu akşam fırtına

kopacak.

Davet işi seni sarmadı galiba.

Zeynep'e ilk uysun. O da ikram listesini bizzat kendi hazırlamış.

Ee evin hanımı Zeynep olduğuna göre hazırlığını da kendisi

yapsın.

Vedası şaşalı bir töreni hak ediyor.

O bahsettiğin şey bu gece olacak mı?

Hedefine kilitlendin Gözde.

Ve ona ulaşmak için de en doğru yolu seçtin.

Zekanı hayran olmamak mümkün değil.

Sen daha bir şey görmedin Songül teyze.

Bu akşam olacaklar.

Yalnızca fragman.

Canım ne olur aç gözlerini!

Yok!

Öyle olmayacak!

Günlerce bir katil aynı evde yaşayamayız!

Teyzem!

Teyze. Kıymet annen.

Çimdiri perdesi teyzoşum. Ne oldu?

Bir planım var. Siz onu oyalayın.

Sen aklına ne hallere düşecek kim bilir.

Umut Bey.

Buyurun.

Size bir soru. Türkiye kaç coğrafi bölgeden oluşur?

Af buyurun efendim.

Şöyle sorayım madem.

En çok hangi tatil bölgemizi seviyorsunuz?

Tatil mi?

Ben tatile gittim mi ki hiç?

Memur Bey, bir ihbarda bulunacaktım.

Umut Çekmeci.

Azılı kalpli olan.

Nerede olduğunu biliyorum.

Hanımefendi, katil İstanbul Beylikdüzü'nde yakalandı. Mümkün değil.

Kendisi şu anda bizim evimizde.

İsim benzerliği olabilir.

Yakaladığımız şahı suçlarını mahkemede itiraf etti.

Cezaevine yatış yapıldı.

Anladım. Bir yanlış anlaşılma oldu yani.

Ben... Ben katil miyim?

Hatırlamıyorum.

Ne münasebet canım? Katillik benim neyime? Siz ailece bir olmuşsunuz. Bana

zarar vermeye çalışıyorsunuz.

Kusura bakmayın.

Biz sizi katil sandık ama gerçek katil yakalanmış.

Kolay gelsin.

Sağ ol.

Zeynep.

Son dönemde yaşadıkların kalbini de ruhunu da yordu.

Daha önce anlaştığımız firmalardan birini ısmarlatalım kiramlıkları.

Ben zaten konuştum bir yemek şirketiyle. Siparişleri verdim.

Sadece bazı özel ikramlıkları kendi ellerimle hazırlamak istedim.

Tamam sen nasıl istersen. Ama kendini yormanı istemiyorum.

Bu evin bazı özel ikramları vardır.

Her davet verildiğinde ev sahibi tarafından yapılır.

Geleneği bozmak istemedim.

Hem sen de bunun benim sorumluluğum olduğunu söylemedin mi?

Karın olarak görevimi yapıyorum.

Ama vazife niyetine hayat yaşanmaz.

Bu böyle olmaz.

Tuzların tadına baksana. Bakalım beğenecek misin?

Çok güzel.

Fesleğen hem tadını hem kokusunu hissettiriyor.

Fesleğen ayrı bir rayığa katıyor.

Çok derinden geliyor aslında ama sen anladın.

Ben anlarım.

Ah Zeynepciğim.

Yordum seni de.

Zahmet oldu sana.

Yok ne zahmeti. Ben sadece yapmam gerekeni yapıyorum.

Halil.

Aşk olsun geldiğimden beri çiftliği gezdirmedin bana ama.

Zeynep işlerini hallederken birlikte gezelim mi?

Bu kadar da açıktan söylenmez ki.

Resmen baş başa gezelim diyor.

Aslında bu güzel.

Gezmek için de çok uygun.

Ben mutfakta gözlerini daveti için hazırlık yapayım.

Siz gezin dolaşın.

Çiftliği gezmek için burayı çok iyi bilen birine sana rehberlik etmesi

gerekir.

Zeynep.

Aramızda çiftliği en iyi bilen o.

Yani ne yalan söyleyeyim.

Ben de en çok onunla gezerken keyif alıyorum.

Ama Zeynep meşgul olduğu için dedi mi?

Bu işlerle ilgilenecek çalışanlarımız var.

Benim aslında salonda da çok işim var.

Salonda ilgilenecek çalışanlarımız var.

Sen bu çift.

Çiftliğin hanımıymış. Göreceğiz bakalım.

Ne zaman bu çiftliği gezsem çocukluğumdaki hali gelir gözümün önüne.

Bir insanın gelişimi, büyümesi gibi gözümün önünde oldu her şey.

Önce dedemin, sonra babamın gayretleriyle bugünkü hale geldi işte.

Saçma saçma konuşuyor sıkıcı şey.

Her köşesinde bir yaşanmışlık.

Geçmişin. Anıların izleri var.

Ve geleceğin izleri.

Misal bu fide.

Zeynep kendi elleriyle dikti bunu.

Can suyunu verdi.

Aslında bu çiftlikteki birçok ağacın... ...üstünde Zeynep'in emeği var. Ama bu

başka.

Bu fide... ...Zeynep'le ben... ...bu çiftliğe kök salarken...

...bu fide de bizimle birlikte büyüyüp yeşerecek.

Bu hayatı birlikte kök salabilecek miyiz Halil?

Bunu başarabilecek miyiz?

Gerek yok iyiyim ben.

Üşüme. Biraz esmeye başladı.

Hava güzel dedik, nazar değdirdik.

Teşekkür ederim.

Bir kasaba kızının yanında görünmez oluyorum.

Halil beni görmüyor.

Duymuyor sanki.

Halil, atlar nerede?

Atlar şu arka tarafta.

Artık çiftlikte olduğuma göre at binmemin zamanı geldi de geçiyor bile.

Ama sen öğretirsin değil mi bana?

Yok. Bu işi en iyi bilen kişi Zeynep.

Eğer arzu edersen sana da öğretir.

Ben yanlış hatırlıyor olamam.

Yani sen de çok iyi biliyordun at binmeyi.

Binmek başka, eğitmek başka.

Zeynep çok iyi bir eğitmendir.

At binmeyi öğrenmek diye bir şey yok aslında.

Onlarla dost olmak, ömürlük arkadaşlık kurmak var.

İstersen bir gün gideriz beraber yanlarına.

Hava soğudu gerçekten.

Cemile söylerse sana da bir şeyler getirir.

Hakan arıyor. Siz devam edin ben geleceğim.

Efendim Hakan?

Cengiz'in kulağını çektim Halil.

Tülay Hanım'ı bundan sonra rahatsız edemezsin.

Dediğin diğer meseleyi de hallettim.

Çok güzel oldu, aklın kalmasın.

Emre sorun.

Yeşilpınar'a katkım olsun istiyorum.

O yüzden buradayız.

Tabii bu konuda en büyük destekçim Halil.

E malum.

Yılların dostluğu.

Çok uzun zaman oldu görüşmedik. Gerçekten çok memnun oldum. Hele seninle

ne kadar zamandır görüşmedik.

Çok iyi görünüyorsun. Siz de öyle. Ben de. Çok teşekkür ederim.

Müsaadenizle misafirlerle ilgilenin biraz.

Görüşürüz.

Hoş geldiniz. Merhaba.

Merhaba. Lütfen rahatınıza bakın. Buyurun.

Eğleniyor musun Sangül'cüğüm?

Evet. Güzel, şık bir organizasyon. Tadını çıkarıyorum Tülay'cığım.

Lütfen eğlen.

Zira yarın senin için zor bir gün olacak.

Merve'nin yurt dışındaki okulu için somut bir adım atmazsan elimdeki ses

kaybını hale edinmeyecek.

Çok güzel.

Yarın halledeceğim.

Üstüme gelme.

Eğer müsaade edersen misafirlerimle ilgileneceğim.

Tabii.

Sana şimdiden acıyorum Tülay.

Öyle bir belaya düşeceksin ki... ...ne evliliğini kurtarmaya çalıştığın

Zeynep... ...ne de okula göndermek için uğraştığın Merve onunla olmayacak.

Buyurun.

Canım. Daha iyisin. Hoş geldin.

Hoş geldiniz.

Nasılsınız?

Senin de gelmek üzeredir.

Özledik zaten.

Ben seni.

Senin evini çok özledim.

Ne hayaller kurmuştun Halil'le ilgili Gözde.

Ben de kasabanın en meraklı ve güzel kızı nerede diyordum.

Hadi kızım konuyu değiştirme.

Çocukluğundan beri ona aşıksın.

Nasıl kaçırdın elinden?

Hani Halil senin de?

Madem bu kadar merak ediyorsun, ilk sen duy.

Söyleyeyim.

Halil çok yakında benim olacak.

Evli barklı adam.

Nasıl olacakmış o iş?

Senin yardımın ne olacak?

Söylediklerimi yaparsan, senin bana bir işin düştüğünde ben de çözerim.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.