All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 182. Bölüm Winds of Love Episode 182

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bakma bana öyle.

Benim bu defterin içine yazdığım her şey... Senin beni çıkardığın o mezarın

içinde kaldı.

Ben sana bir teşekkür borçluyum.

Sırf benim hayatımı kurtarmak için kendi hayatını içesaydın.

Ben...

Ben bu yüzden döndüm çiftliğe.

Aklına başka bir şey getirmeni istemem.

O elindeki defterin hiçbir anlamı yok.

Zeynep.

Yapma.

Gözlerine bakınca kalbim bedenimden çıkmak istercesine çarpıyor.

Ama vasiyet meselesini bilirken sana gerçek duygularımı açamam.

Yapamam.

Ben senin niye böyle davrandığını biliyorum.

Vasiyet konusunu öğrendiğimi biliyor mu yoksa?

Ben sana bir laf ettim.

Hem de hiç edilmeyecek bir laf.

Sana... Sana

kimsin dedim.

Ah Ali.

Keşke o kadarla kalsaydı.

Bir laf ders alardım rüzgara unuturdum.

Ama vasiyet aklıma geldikçe yapamıyorum.

Evimize, yuvamıza dön.

Şimdi sen benim böyle karşımdasın ya.

Ben her şeyi telafi edeceğim.

Elbet o kırgınlığın geçecek.

Elimden ne geliyorsa yapacağım.

Allah'ım ne yapacağım ben?

Bana bir yol göster.

Sen Halil'le ol diye elimden geleni yaptım ben inan. Yapmışmış.

Ne yaptın?

Halil'in öfkesini aslandılara karşı bıçak gibi bile değilsen Halil gidip

nasıl bir aslandıya aşık oldu?

Çünkü ne yaptıysam olmadı.

Halil'in aşkına engel olamadım. Ve kenara çekildin.

Evlenmelerine izin verdin.

Ağlasaydın bir de mutluluktan. Nikah şahitleri olsaydın.

Olur mu öyle şey? Bir anda biz evlendik diye çıkıp geldiler.

Hatta o gün ben Zeynep'e bir mektup bıraktım. Her şeyi anlattım. Halil'in

buraya intikam için geldiğini, tek derdinin Aslanlılar olduğunu söyledim.

Ama nafile.

Eski çiftliğine gelin olarak gelme fırsatını tepmedi tabii.

Besbelli aşık Halil'e.

Öğrendiklerinden sonra bırak Halil'in yanında kalmayı yüzüne bile bakmazdı

yoksa. Sadece Zeynep'le kalmadım ki ben.

Halil'i de işledim inan her gün ince ince.

Bu kız seni sevmiyor dedim. Bu kız senin paranın peşinde. Yoksa bütün bu

bildiklerine rağmen niye hala seninle olsun dedim.

Madem elinden geleni yaptın.

Halil neden o kasabalı kızı bu konaktan def edip göndermedi?

Halil başka türlü davranamazdı.

Babasının vasiyeti var çünkü.

Ne vasiyeti?

İhsan eniştem.

Hapishanedeyken bir vasiyet yazmış.

Ben sizi ve annenizi bıraktım. Ama sen ileride bir yuva kurduğun zaman asla

eşini terk etmeyeceksin demiş.

Ve maalesef bu vasiyet evlendikten sonra Halil'e ulaştı.

Halil için babasının ne kadar önemli olduğunu biliyorsun değil mi?

Halil'in bu evliliği sürdürmesinin tek sebebi bu vasiyet.

Planın madem Halil'de işe yaramadı. O zaman sen de gidip Zeynep'i işleseydin.

Halil'i bırakması için onu doldursaydın.

Yapmadın mı zannediyorsun?

Halil herkesin önünde Zeynep'e sen kimsin diye bağırdı.

Zeynep o gün bu konağı terk etti.

Ama Halil durur mu? Ne yapıp ne edip Zeynep'i geri getirdi.

Ben de Zeynep'e vasiyetten bahsettim.

Halil seni sevmiyor. Sadece babasının vasiyetini yerine getirmek için seninle

birlikte dedim.

Sen elinden geleni yaptıysan ben ne gördüm Songül teyze? Ben ne gördüm

söyler misin bana? Ben hayal mi gördüm?

Bu evcilik oyunu çok daha önce bitebilirdi.

Bu kadar uzamasının tek sebebi.

Tülay Aslanlı.

O yılanın başını daha çok küçükken ezmem lazımdı benim.

Zamanında Ömer'le aşkımın arasındaki tek engel de oydu. Nasıl Ömer'le

bizim kavuşmamıza mani olduysa... ...şimdi de sizin Halil'le bir araya

gelmenize engel olacak.

Gözde bak.

Tülay'ın bu çiftlikte sefa sürmesi bu evliliğin devam etmesine bağlı.

O yüzden kızıyla Halil ayrılmasın diye elinden ne geliyorsa yapıyor.

Eğer Tülay'ı buradan gönderebilirsek Zeynep'ten kurtulmamız çok kolay.

Zeynep bitti bir de Tülay çıktı başımıza.

Bana her şeyi en başından anlat.

Her şeyi bilmek istiyorum.

Bu kasabalı kızla ilgili her şeyi bilmek istiyorum.

İçinde lavanta var.

Bunun rahatlatıcı etkisi varmış.

En azından bugün güzel bir oku çekersin.

Ne kadar da düşünceli davranıyorsun Ali.

Sen böyle yaptıkça aklım daha çok karışıyor.

Sağ ol.

Arkalarını ben halledeyim.

Sen zahmet etme benim için.

Zaten elinden gelen her şeyi yaptın.

Zeynep.

Kırgınsın bana biliyorum.

Ama şimdilik olanı biteni bir kenara bırakalım.

Senin dinlenmen gerekiyor.

güzel bir uyku çekmen gerekiyor.

Onun için de, bunun yardımına ihtiyacımız var.

Sen bilirsin.

Ne kadar kırgın olsam da fark etmiyor.

Sana olan aşkım engel tanımıyor.

Şu gönlüm seni sarıp sarmalamak için nasıl sabırsızlanıyor bir bilsen.

Özenli dokunuşların, dikkatin, kalbim sana bir yıldız gibi kayıyor.

Biliyorum, kırgınsın bana.

Ama geçecek.

Seni nasıl sevdiğimi yeniden hatırlayacaksın.

Ama önce izin vermen gerek.

Hissiz, durgun, bitkinsin.

Güneşten mahrum bir çiçek gibi solup gidiyorsun ellerimin arasında.

Ama söz, güneşin de, toprağın da...

Suyunu da ben alacağım gerekirse.

Gel Umut beyciğim gel, tuvalet şu tarafta.

Doktor ne dedi?

Beyin tomografisi temiz çıktı, çok şükür.

Hafıza kaybı da geçiciymiş zaten.

Biraz toparlandı şimdi.

Hafıza biraz gidik ama konuşması düzeldi en azından.

Doktor düzelecek dedi. Yani ne zaman bilmiyoruz ama düzelecek.

Şikayetini de hala geri almamış.

Mahkemeye üç gün kaldı.

Bendeki şansa bak ya.

Adam sahilde teyzemin gönlünü almaya gitti.

Kafasını yardılar.

Vallahi derbeyi almadan önce şakıyordu.

Bana aşıkmış da.

Yıllardır beni unutamıyormuş da.

Bir an önce iyileşip söylediklerini hatırlasa bari.

Teyzo şu.

Sen değil mi? Ben miydim bu adamdan kurtulmak isteyen?

Peşimi bıraksın diyordu.

Kele, yapılışlara bak hele. Sen anca çocukları kandırırsın gerçek.

Baktın adam paralı, fırıldak gibi döneyim.

Hareketlerin.. Tıpkı bu koku gibi.. Öyle yumuşak.. Öyle

rahatlatıcıydı ki..

Çok da bu hallerine bayılıyorum.

Suçüstü yakalanmış çocuk gibisin.

Teşekkür ederim Levanta için.

Çok güzel kokuyor.

Rica ederim.

Kapatamayacağım gözlerimi.

Üstüme geliyor her şey sanki.

Bir şey kapatsam senin için sorun olur mu?

Karanlıkta kalamam.

Ama senden de fedakarlık bekleyemem.

Sen bilirsin.

O lafa kırgınsın hala.

Ama aslında o olmaz olası tabuttan sonra korkuyorsun.

İstemiyorsun karanlıkta kalmayı.

Tabut mu?

Halil. Zeynep.

Halil. Halil bırakma beni.

Çok korkuyorum ben bırakma beni.

Tamam.

Tamam sakin sakin korkma.

Ben seni hiç bırakır mıyım?

Korkma, sadece elektrikler gitti tamam mı? Bir şey yok.

Ben yanındayım.

Çok karanlık.

Tamam, tamam.

Zeynep, bak bana bir.

Biraz balkona çıkalım mı? Hava alırsın, iyi gelir.

Gel bir de terliğimizi giyebilir misin?

Gel.

Tamam, tamam, tamam. Geçti.

Gel.

Tamam, tamam. Gel şöyle otur.

Seni böyle görmeye dayanamıyorum Zeynep.

İyi olman için elimden gelen her şeyi yapacağım.

Umut Bey durum anlattığım gibi. Size karşı bir yert niyetim yoktu.

Ben siparişlerini Eren zannettiğim için öyle saçma bir karga gönderdim.

Affedin beni efendim ama şikayetimi geri alamam.

Yani sonuçta mağdurum. Belki de beni kandırıyorsunuz. Müsaade edin. Önce bir

iyi olayım. Neyin ne olduğunu bir hatırlayayım. Sonrası anlattığınız

gibiyse zaten gerisi kolay.

Hay Allah.

Oldu mu şimdi?

Yakışmadı size yani.

Bana müsaade.

Malum nereye gideceğimi de bilmiyorum ama burası sizin eviniz.

Daha fazla rahatsızlık vermek istemem.

Buna izin veremem. Daha toparlanmadın, iyileşmedin. Nereye gideceğin de belli

değil malum. Şimdi başına bir şey gelir, bir şey olur.

O da bana uymaz.

Anlaştık mı?

İyileşene kadar burada kalacaksın.

Ben o zaman size temiz çarşaf falan çıkarayım.

Geçti tamam.

Şimdi sakinleşmeye çalış. Nefes al.

Derin derin.

Elektrik gelinceye dek odaya gitmeyeceğiz.

Yanındayım ben.

Hem burada Ayşe de var.

Sadece biraz rahatlamaya çalış.

Cemil, hemen şu elektrik kesintisiyle ilgilen.

Haber bekliyorum senden.

Şunu da örtelim üstümüze.

Nerede bunlar?

Songül teyzenin anlattıklarından sonra bir şey yapmadan duramayacağım.

Halil ile benim arama hiç kimse giremez.

Zeynep bak korkacağın hiçbir şey yok.

Ben hiçbir karanlığın seni bulmasına izin vermem.

Hep yanında olacağım senin.

Seni hiç bırakmam.

Ne bir zorunluluk ne de bir vasiyet ki insanı böyle bağlayamaz.

Bu resmen aşk.

Ama dünya kaç bucakmış göstereceğim sana.

Bir şeye ihtiyaç mı var Gözde?

Yok.

Yok, bir şeye ihtiyaç yok.

Ben bir şeye ihtiyaç var mı diye öyle... ...elektrikler gitti ya, sizi merak

ettim.

Yok sağ ol.

Cemil ilgileniyor.

Söyle Cemil.

Hattı kontrol ettim ama bizim çözebileceğimiz bir durum değil Halil

Bey. Usta çağıracağız.

İyi tamam.

Bak Cemil hallediyormuş.

Elektrik gelir.

Tam kasabalı kız numaraları.

Ahtapot gibi sarmış sarmalamış.

O iyi mi?

İyi geceler.

Sevkatli ve sevgi dolu adam sen misin?

Nasıl olur bu?

Ama bitecek.

Bu aşk meşk işlerine son vereceğim.

Korkmayın hemen.

Gece gece odaları mı karıştırdınız?

Ben elektrikler gidince merak ettim onları.

Yormasaydınız kendinizi.

Neticede misafirimizsiniz.

Onlar karı koca.

İlgilenirler birbirleriyle.

Üçüncü bir şahsa ihtiyaçları yok.

Ben de kayınvalideme baktım. Evime gidiyorum.

İsterseniz siz de artık odanıza gidin.

Ama dikkat edin de, karanlıkta yanlış odalara girmeyin olur mu?

Senin sesin çok çıkıyor Tülay hanım.

Tülay hanım.

Halil benim olacak.

Karanlıkta kalan... ...ve yalnız olan...

...sizsiniz.

Sanki anlamıyorum ben senin ne demeye çalıştığını.

Ucuz kadın.

Alo Şahin.

Yeşilpınar'da mısın?

Evet Gözde Hanım. Buradayım. Siz söyler söylemez yola çıkıp geldim.

Tülay Aslanlı.

Bu ismi aklına çok iyi kazın.

Üzerine toz tanesi konsa haberim olacak!

Duydun mu?

Çok sessiz burası, korkuyorum ben.

Türk'ü söyleyeyim mi sana?

Senin sesin benim bütün korkularıma ilaç olur Halil.

Sen bilirsin.

Hala kırgınsın Alevma.

Ne olursa olsun aramızdaki tüm kırgınlıkları silip atacağım.

Zeynep bu güzellik var mı

soyunda?

Elvan elvan güller biter

bağında. Elvan elvan güller

biter bağında.

Arife gününde, bayram ayında.

Arife gününde,

bayram ayında.

Zeynebim, Zeynebim, ağlı

Zeynebim.

Beşgay'ın içinde Şanlı

Zeynep'im Zeynep'e

yaptırdım Altından taraf

Zeynep'e yaptırdım

Altından tarak. Tara

zülüflerin bir yanda

bırak.

Tara zülüflerin bir

yanda bırak.

Zeynebe gider.

Allah'a emanet olun.

Ama husumiyetinde o kadar güzelsin ki.

Hiç bir karanlığın...

Sevdamızın

kalmasına izin vermeyeceğim.

Ne oluyor?

Az önce... Bu gözler neler gördü biliyor musun?

Halil... Zeynep'in... Saçlarını

okşuyordu.

Aşık.

Aşık Halil Zeynep aşık.

Sen kandırıyor musun beni?

Aklımla mı oynuyorsun sen beni?

Gözde. Her şeyi yanlış anlıyorsun.

Belli ki Halil babasının vasiyetini yerine getirmek için Zeynep'i iyi etmeye

çalışıyor. Kocası olmuş sonuçta.

Kocası mı?

Kocası.

Kocasıymış.

Halil benim.

Duydun mu bunu?

Halil benim.

Bunu herkes anlayacak.

Bunu sen de anlayacaksın.

Bak Halil benim diyorum.

Bunu o tül ailemizi de anlayacak. Duyuyor musun beni? Herkes anlayacak

bunu. Benim olduğunu anlayacaksınız.

Ne varmış orada?

Kerdanlık.

Sen dua et.

Ben Halil'i o kasabalı kızın elinden alabileyim.

Yoksa yaptığın bu hırsızlığın bedelini çok ağır ödersin.

Gözde kaybederse...

Kimse kazanamaz.

Hırsız mı?

Peki gözde manyağı.

İstediğin olacak.

Halil'i alacaksın.

Ama ondan sonra her gün ayaklarıma kapanıp Halil sırrını öğrenmesin diye

bana yalvaracaksın.

Çünkü ben bu gerdanlığı çalmış olabilirim.

Ama sen de sırrın ortaya çıkmasın diye sessiz kaldın.

Sen benden çok daha suçlusun.

Günaydın. Günaydın.

Daha iyi misin?

İyiyim sağ ol.

Ama seni de uykundan ettim kusura bakma.

Ne kusuru?

Sayende gecem çok huzurlu geçti.

Zeynep.

Benim sana bir sürprizim var.

Biraz uzaklaşmak ikimize de çok iyi gelecek.

Ahvada rezervasyon yaptırdım.

Bir yere gitmeseydik de sevdanı sevdama ekleyip içimi ısıtsaydın keşke.

Sen istiyorsan gidelim.

Ben istiyorsam.

O zaman şu yakınlarda bir serpme kahvaltı yapalım.

Hem açık hava diye gelir sana.

Ben uyarım sana.

Uyarsın.

Tamam o zaman şöyle yapalım. Sen biraz dinle.

Enerjini topla. Ben Arzu'yla kahvaltını göndertireyim.

Herkese günaydın.

Günaydın. Günaydın.

Günaydın. Günaydın.

Ben istemiyorum sağ ol.

Arzu sen ablamı dinleme koy.

İki can taşıyor neticete. Yemesi lazım.

Mavişi mi nerede?

Bir şey mi oldu yoksa?

Yok Zümrüt Sultan.

Dinleniyor odasında uykusunu alamamış.

Tamam çocuğum uyusun tabii gücünü toplar.

Zeynep Hanım'ın kahvaltısı odasına götürülecek.

Bu arada elektrikçiler geldi Halil Bey. Arıza giderildi. Cemil onlarla

ilgileniyor. Tamam.

Günaydın herkese.

Günaydın. Günaydın.

Ayta yarınıyorsun.

Teşekkür ederim fıstık sen de çok güzelsin.

Valla saatleri karıştırdım allak bullak oldum jetlak olmuşum. Yoksa geç kalmak

hayatta adetim değildir. Kusura bakmayın ne olur.

Zeynep yok mu?

Geç mi uyanıyor böyle?

Bugün dinlenecek odasında.

Ben... Öyle geçeyim o zaman.

Boş kalmasın orası. Değil mi?

Vallahi Zeynep'in dinlenmesi lazım tabii.

Songül teyzem biraz bahsetti başına gelenlerden. Çok çok üzüldüm.

Ne diyor bu kız?

Mavişime bir şey mi oldu? Niye benim haberim yok?

Zeynep biraz yorgun ya ondan bahsediyor misafirimiz.

Zeynep neden burada değilsin?

Senin yerinde başkasını görmek canımı sıkıyor.

Hadi afiyet olsun herkese.

Afiyet olsun.

İmzalaman gereken evrakları getirdim.

Bir de bu akşam Kaymakam Bey'in oğlunun nikahı var.

Zeynep'le birlikte de ağırlıklısınız.

Kaymakam Bey mutlaka nikah şahidi olmanızı istiyor.

Eyvallah Hakan.

O tamamen aklımdan çıkmış benim.

Sana zahmet bu dosyaları da çalışma odasına koyar mısın?

Tabii. Başka? Yok. Eyvallah.

Tekrar afiyet olsun.

Halil'ciğim.

Kaymakamın mükeanına gideceksin değil mi? Gitmezsen çok ayıp olur.

Yani durumlar ortada aslında. Zeynep de haklı olarak dinlenmek istiyor. Ama

yalnız da gidilmez ki.

Şöyle yapalım, sen Gözde'yle git, yalnız kalmamış olursun.

Eşiyle gitmesi daha uygun olur.

Yani şimdi uygunluğu düşüneceğiz diye Zeynep'i de daha çok yormayalım ama

değil mi? Dinlenmesi lazım.

Sonuçta davetten çok Zeynep'in iyiliği önemli.

Ben bir Zeynep'e bakayım.

Mutlaka konuşmamız gerek.

Konağa gelmek üzereyim. Kapı dışında buluşalım. Beni fazla bekletme.

Akşama nikahı davetliyiz.

Kaymakamın oğlu evleniyor. Sözüm vardı ona.

Gel.

Ben aç değilim Arzu.

Sen onu oraya koyarsın.

Bir tek lokma girmedi boğazından.

Aç değilim diyor bir de.

Kaymakam bizim nikah şahidi olmamızı istiyor.

Karı koca.

Sen istiyorsan gidelim.

Peki sen Zeynep?

Sen ne istiyorsun?

Bu arada aklımdayken söyleyeyim.

Çiçeği de odadan çıkartalım diyorum.

Geceleri olur olmadık ötüyor, rahatsız ediyor.

Sen öyle diyorsan.

Bu kadar mı kırgınsın bana?

Hep böyle mi olacak Zeynep?

Sen bilirsin. Sen öyle istiyorsan.

Sen nasıl istiyorsan.

Olmaz.

Bu böyle olmayacak. Olamaz.

Yemeyeceğim. Aç değilim. Yiyeceksin Zeynep.

İtiraz istemiyorum.

Al şunu.

Güzelce karnını doyur. Sonra da hazırlan.

Seni atölyede bekliyor olacağım.

Afiyet olsun.

Baş belası. Söyle ne istiyorsun?

Yapmayın Tülay Hanım.

Zeynep'in tarlasına kimyası attırırken iyiydi.

Bu olaydan sonra Halil hesabımı kesti.

Yeşilpınar'da iş bulamaz oldum.

Sana bir sürü para verdim. Yetmedi mi?

Bitti. Bağırma. Açım. Bağırma.

En azından içeri girsem boğazımın iki lokma bir şeye geçer.

Az metrenin sen olduğunu da söylerim.

İçeride beraber paşa paşa yatarız. Ne dersin?

Cengiz.

Bu arada Zeynep'in Talat'ın senin mahvettiğinden haberi var mı?

Tamam uzatma.

Ne yapıp yapıp çözeceğim.

Ama sakın beni arama ben sana ulaşırım.

Ne işler çeviriyorsun acaba?

Şu adamın fotoğrafını bir çekeyim de Şahin'e atayım.

Hadi Cengiz. Bas git seni kimse görmeden. Hadi.

Dediklerimi unutma.

Bursa kötü olur.

Gördü mü acaba?

Tülay Hanım.

Burada mıydınız?

Yürüyüşten mi?

Evet, yürüyüşten.

Konak çok kalabalık oldu da bastı biraz.

Sizin çekiğin tadilatı birkaç güne biter inşallah.

Koskoca çiftlik canım, iki güne nasıl bitsin?

Müştemilatta yaşamıyoruz ya.

Hem burada keyfim çok yerinde.

Hiç gitmeyi düşünmüyorum.

Bir koku var. Siz de alıyor musunuz?

Bir rutubet kokusu.

Ay resmen sizden geliyor.

Müştemilatta yaşıyorsunuz ya ondan herhalde. Ay ama sakın üzülmeyin.

Neyse kapatalım bu konuyu. Ben şimdi alışverişe gidiyorum. Nike için bir

şeyler alacağım.

İsterseniz siz de benimle gelin.

Sizin üstünüze de bir şeyler alırız.

O rutubet kokusu sizin parfümünüz olmasın?

Ayrıca kıyafet konusunda hiç sıkıntım yok.

Bazılarının aksine nerede ne giyeceğimi, ne zaman ne söyleyeceğimi çok iyi

bilirim.

Umarım... En kısa zamanda çektiğin tadilatı biter.

Yoksa burada çok canın sıkılır.

Kendisini hatırladın mı?

Birlikte burayı dağıttınız.

İşte o gün burayı dağıtan kadın benim karımdı.

Benim ahsi sevdamdı.

O kadın önüne çıkan hiçbir engeli tanımazdı.

Onun kalbindeki savaş dünyadan büyüktü.

Erman oldu Zeynep.

Ne oldu da şimdi kendini hiçe sayıyor.

Bir hiç olarak görüyor.

Görmüyor musun?

Sen hala benim karımsın.

Bak.

Sopa da aynı sopa.

Al şimdi bunu anne.

Vur buralara.

Kır, dök, parçala.

Bağır, çağır, haykır.

her neyse sebebi o öfkeni içinde tutma.

Kırgınlığına haykır Zeynep.

Ama sonra nefes al Zeynep.

Yaşa.

Gerçekten yaşa.

Şu güzel yüzün, şu güzel gözlerin yeniden görsün.

Bana asil sevdamı geri ver.

Kimyasalındaç bu?

Demek ailemin topraklarını satmayacaktın.

Bana boyun eğdirmek için oynadın benimle.

Ellerin...

Ama sana bir şey olsaydı Zeynep, işte o

zaman paramparça olurdu kalbim.

Ne yapmış olursam ol, defalarca hayatımı kurtardın Ali.

Sana öfkelenemem ki.

Yok.

Bir faydası yok, ben öfkeli değilim.

Ben sana kırgın değilim.

Kızgın değilim, öfkeli değilim.

Ben artık sana hiçbir şeyim var.

Ne olursa olsun sen benim karımsın.

Akşama nikah var.

Sırf ben istiyorum diye değil... ...içinden gelerek yanımda olmak

istersen... ...ben seni yedi buçukta bahçede bekliyor olacağım.

Acaba bütün bu söylediklerin, gerçek hislerin mi Halil?

Vallahi iyi ki geldin Gözde'cim. O kadar özlemişim ki dost sohbetini.

Canım benim. Ama bak sohbetle kurtulamazsın. Alışverişe gideceğiz

birlikte. Ben gittim.

Hiçbir şey bulamadım, her şeyin yerini unutmuşum.

Senden başka kiminle gideceğim ki zaten?

Songül teyze de pek isteksiz.

Zeynep desen onu tanımıyorum henüz.

Ama sanki böyle Zeynep'le Halil'in arasında bir problem mi

var? Bana öyle geldi.

Biliyorsun benden kaçmaz hiçbir şey.

Sen hep böyle meraklıydın.

Nereden başlasam anlatmaya? En baştan.

Her şeyi ama her şeyi anlat.

Onların ki, öyle büyük bir aşk ki, kaç defa yer yerinden oynadı.

Bazı aşklar fırtınalıdır.

Ama fırtına denince, en güzel zamanlar ortaya çıkar.

Öyle işte.

Halil, Zeynep'e o kadar aşık ki her şey en ince detayına kadar düşünür oldu.

Mesela en son Zeynep'in doğum gününde ben hediye almayı unutursam diye benim

yerime hediye seçmiş. Düşünebiliyor musun?

Bak sen şu Halil'e.

Böyle çok zarif, çok şık bir broş.

...yaprak gibi şekillendirilmiş görsen... ...tam Zeynel'in seveceği

tarzda bir şey.

Halil... ...her zaman çok zevkliydi zaten.

Evet gerçekten.

Zeynep'i de çok iyi tanır.

Karısını bilir. Gerçi Zeynep biliyor Halil'in aldığını ama... ...yine de...

...hassasiyetini anlamasına daha çok sebep verdi.

Gözdeciğim ben müsaadeni isteyeyim.

İlaçlarımı almam lazım.

Canım benim sen keyfine bak ne olur.

Zaten bol bol sohbet edecek vaktimiz olacak.

Tabii.

Efendim Şahin. Gözde Hanım adamı buldum.

İsmi Cengiz.

Hatta gidip konuştum kendisiyle.

Tülay Hanım kendi kızının tarlasını buna zehirle etmiş.

Ne?

Zeynep biliyor mu peki bunu?

Yok bilmiyor.

Cengiz söyleyeceğim deyip şantajla para koparmaya çalışıyor Tülay Hanım'dan.

Tamam.

Tülay'da para yok.

Söyle Cengiz'e parasını ben vereceğim.

Ama dediğim her şeyi bir bir yapacağım.

Anlaşılmıştır.

Hadi bakalım Tülay Hanım.

Defterini dürmeme çok az kaldı.

Tabii Zeynep'e de sıra gelecek ama seni bir aradan çıkaralım bakalım.

Akşam nikah var.

Ben de çok isterdim eşin olarak yanında bulunmaya ama olmuyor işte.

Gel.

Zeynepciğim.

Sana geçmiş olsun demek için uğradım. Akşam hiç iyi görünmüyordun.

Şimdi nasılsın? Daha iyisindir umarım.

Sağ ol. Toparladım biraz.

Aman sen iyileşmene bak.

Kendini iyi hissetmeden de sakın dışarı falan çıkma.

Halil'i de hiç merak etme.

Ona akşam ben eşlik edeceğim.

Ama bir aksilik oldu.

Takılarım hala gelmedi.

Senden bir kız yardımı rica etsem.

Ya birkaç güzel parça yeter aslında.

Tabii takılarımı orada istediğini alabilirsin. Çok iyisin teşekkür ederim.

Burada değil mi?

Şu meşhur broşu

görelim.

Bu ne kadar güzel bir şeymiş.

Bayıldım. Çok zevkli.

Aldım bunu öyleyse.

Halil'in hediye ettiği broş.

Alma desene Zeynep.

Teşekkür ederim.

Ne demek.

Babanızın arkadaşı Metin bey geldi siz yokken.

Numarasını bıraktı.

Afiyet olsun.

Allah Allah.

Telefonu kapadım.

Mühim bir şeyse araştırayım hemen.

Yok şimdilik gerek yok.. Bu

tek nüshaydi zaten değil mi?

Evet evet hepsi bu.. Başka bir şey yoksa?

Yok.. Ali sen pek iyi gözükmüyorsun..

Zeynep.. Çiftliği niye geri döndü biliyor musun?

Hayatını kurtardığım için.

O ağzımdan çıkan laf.

O lafa hala kırgın.

Gerçekten.

Ben ona sen kimsin dedim.

Bir de herkesin önünde.

O da şimdi can borcu olduğunu düşündüğü için sen bilirsin.

Tamam sen haklısın.

Sen nasıl istersen diyor.

Ben o iyi olsun.

Kendine gelsin diye uğraşırken, çabalarken de onun yüzünden boşa

düşüyorum.

Ne yapacağımı bilmiyorum Hakan.

Valla bir çıkış yolum yok.

Kendi açımdan haklısın Halil.

Ama bir de Zeynep'i düşün.

Saatlerce tabutun içinde, toprağın altında, ölümlerden döndü.

Kendini toparlaması için ona biraz zaman verdim.

Seni de anlıyorum.

Sevdiğin kadın sana kırgın.

Dayanamıyorsun.

Ama biraz üstüne gitme.

Bence.

Doğru söylüyorsun.

Onu biraz kendi haline bırakacağım.

Kırgınlığının geçmesini sabırla bekleyeceğim.

Eyvallah.

Müsaadenle.

Erkek dediğin evde boş durmaz.

Ha şöyle işe yara bakayım.

Silsin, iyice sil, parlatsın.

Aferin. Taymoşum, bir kıymık operasyonuyla karşı karşıyayız.

Vallahi abartma diyeceğim de.

Haklısın galiba.

Bütün planlarımız sabit ediyor.

Üçleri keyfi de pek yerinde.

Gerildik kaldık burada.

On yıl botoksa gitmesem yeri vallahi.

O derece yani.

Ne yapacağız peki?

Eski bir Türk filmini izlemiştim.

Bir adam aynı Umut Bey gibi hafızasını kaybediyordu.

Sonra aynı yere tekrar vurunca hafızası yerine geliyordu.

Teyze. Ne oluyor yahu?

Ne olacaktı? Komik bir şey. Sonunda delirdi.

Allah'ım kumunu saptayla delirdi.

Kız teyzeciğim. Hayır.

Ya bırak beni Selma'cığım. Bırak da anne diyeyim şu işi.

Sen de kurtul ben de. Teyze hayır.

Hey ne oluyor burada?

Yetti artık çocuklar yetti.

Hatırlayacaksa hatırlasın.

Yeter beklediğimiz ya.

Herkes bir sakin olsun.

Sakin.

Ben ne yapacağımızı buldum.

İnşallah Cengiz başıma bir bela açmaz.

Amerika'da her şehrin büyük olmasına alışınca... Avrupa şehirleri ufacık

geliyor insana.

Ben de bir yurt dışına çıkmak istiyorum ya. Benim de hakkım değil mi gezmek?

Merve?

Sen ablana baktın mı bugün?

Evet anne. Az önce yanındaydım.

Durum iyiye gidiyor merak etme.

Bu cennetlenen adam seni gerim gerim germiş. Çok güzel.

Yaptın mı kahveleri?

Alayım ben onları.

Halil'le karşılıklı çardakta içeceğiz.

Arzucum.

Bir de... Konuşmuştuk dün. Şunları

kaldıralım şuradan. Ben yenilerini sipariş ettim. Daha uygun olacak. Nasıl

isterseniz. Kalsın.

Onlar arşı.

Bu tip kararları konağın hanımı yani Zeynep verir.

Gerçekten mi ama ya? Böyle küçük detaylar için Zeynep'i yoracak mıyız?

Ay o zavallı kız çok kötü görünüyordu.

Ama çok tatlı, ay çok tatlı gerçekten.

Ben akşam takmak için takılarım yetişmedi deyince... ...bana Halil'in

ona hediye ettiği broşü verdi nikahda takayım diye. Siz tekrar çok

teşekkürlerimi iletin kendisine.

Canım benim.

Şöyle pardon.

Zeynep bu ne hal?

Sen bir aslanlı kadınsın.

Yakışıyor mu hiç sana?

Tamam anlıyorum.

Yaşadığın şeyler çok ağırdı kabul.

Ama sen burada kışın kusura yatarken... ...gözde orada Halil'in etrafında tilki

gibi dolanıyor.

Üstelik evin hanımı gibi davranıyor. Akşam Halil ile nikaha gidecekmiş.

Sen de Halil'in sana hediye ettiği broşü ona vermişsin. Delirdin mi Zeynep sen?

Aklını başına topla.

Kendine gel.

Azıcık aklın varsa evliliğini kurtarmak için çaba gösterirsin Zeynep.

Anne.

Bilmem farkında mısın ama ben tabuttan çıktım.

Tabut.

Karanlığın içinde yitip gidiyordum ben.

Seni o karanlıktan çekip alan... ...tabuttan çıkaran Halil'di.

Bunu sakın unutma.

Hadi gel benimle.

Anne. Hadi Zeynep.

Gördün mü?

Anladın mı şimdi Zeynep?

Eğer kocanın yanında olmazsan... Yakında yanında bir koca

bulamayacaksın kızım.

Annem haklı.

Yanında olmam lazım.

Benim bir canım var.

O da seni kaybetmeye dayanmasın.

Son bir teyzeye müjdeli haberi vereyim.

Nikaha gidiyorum.

Nasıl oldu anneciğim? Küpeler yakıştı mı?

Rengi çok güzel.

Ayrıca sana ne yakışmaz ki dünya güzeli kızım?

Aferin güzel kızım.

Böyle dimdik ol.

Eşine sahip çık.

Demek sen ikna ettin kızını.

Nasıl olur da bu kasabalı kız böyle güzel, böyle zarif görünür ki?

Gelemeyeceksin nikaha.

İzin vermeyeceksin bana.

Umut Beyciğim kuru yemişinizden de yiyin buyurun.

Olur efendim ondan da yerim.

Umut abi ben bu konuyu biraz araştırdım.

Tat insan hafızasının en büyük yetikiyelerinden biriymiş.

İnsanın sevdiği yemekler hafızanın geri gelmesine yardımcı oluyormuş.

O yüzden lütfen devam et.

Umut Bey'ciğim.

Umut abi.

Kerem, adamın aklını getireceğim derken bir laf hasadından götürdünüz.

Eyvah eyvah.

Alerjisi olan bir şey mi yedirdik acaba?

Şişli adam.

Şişli ver.

Anam şişli bu.

Abartılma oldu biraz makyajım.

Ne oluyor?

Nasıl ya?

Kimse var mı orada?

Açın kapıyı lütfen yardım edin.

Halil! Anne!

Yardım edin biriniz!

Nefes alamıyorum.

Yardım et bana nasıl çıkacağım buradan?

Sesimi duyan yok mu? Yardım edin!

Şimdi oradan nasıl kurtulacaksın bakalım?

Korkudan delirmezsen iyi.

Sesimi duyan...

İstediğin kadar bağır kasabalı kız.

Seni kimse duyamaz.

Gözdeciğim ne kadar şık olmuşsun.

Mersi. İyi ki Zeynep fikrini değiştirmedi. Halil'in yanına çok

yakışacaksın. Aslında Zeynep nikaha gelmek için hazırlanıyordu.

Ama çok korkuyor zavallıcık.

Bence korkularını yenip gelemeyecek. Bir de tabii onu kilitlediğim banyodan

kurtulabilirse.

Gerilme. Rahat ol.

Keyfine bak.

Çok yakında o Zeynep'in yılan annesi var ya. Ondan da kurtulacağız merak etme.

Nasıl olacakmış bu?

Tülay yaramazlık yapmış.

İnsan kızının tarlasına kimyasal ilaç attırır mı hiç değil mi?

Ne diyorsun sen?

Demek Tülay bunu da yapmış.

Peki ne yapacağız şimdi planın ne?

Var aklımda bir şeyler.

Ama önce...

Bu gecenin tadını çıkarmayı düşünüyorum.

Bu gece Halil ve benim kaderimiz sonsuza dek değişebilir.

Baş başa kalacağız.

Bu gece bütün sürprizlere gebe olabilir.

Gözde Halil'in etrafında tilki gibi dolanıyor.

Üstelik evin hanımı gibi davranıyor.

Akşam yukarı Halil'le beraber gidecekmiş.

Halil'i de hiç merak etme.

Onu akşam ben eşlik edeceğim.

Hayır.

Halil'e de aşkıma da sahip çıkacağım.

Halil'in verdiği cesaretle nasıl köpek korkumu yendim.

O zaman sevdama tutunup o cesaretle buradan da çıkarım.

Halil yedi buçuğa kadar bekleyip gidecek.

Hem de Gözde'yle.

Çok zamanım yok bir şey yapmam lazım.

Saat yedi buçuğa gelmek üzere.

Gelmeyecek misin Zeynep?

Halilciğim. Halilciğim. Seni tek göndermeye gönlüm razı gelmedi.

O Zeynep'in kurşunu.

Zeynep. Çok tatlı biri. Ben takılarım Amerika'da kaldı deyince takmam için

bana verdi.

Yakışmış mı?

Zeynep gelmeyecek.

Kurşunu da buna iyice anlayayım diye vermiş Gözde'ye.

Güzel broş tabi.

Teşekkür ederim.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.