All language subtitles for Rüzgarlı Tepe 181. Bölüm Winds of Love Episode 181

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

cevap vermedin.

Toprağın altında da kalsan

bazı duygular

seninle kalıyor dedin.

Defterde o duygular mı yaşayacak?

Ne yazıyor?

Deftere yazmak kolaydı ama şimdi içinde kaybolduğuma gözler derin derin bana

bakarken sevdamı dillendirmek çok zor Elif. Nasıl derim öylesiyle seviyorum

seni diye? Şart mı söylemem?

Gözlerim sevdama aykırıyor ya zaten.

Kusmak en fena cevap oluyor bazen.

İnsan sükunetin içinde gizlenmiş şeyleri daha çok merak ediyor.

Ne onlar Zeynep?

Tamam.

Söyleyeceğim. Günaydın.

Son beynimiz kalmıştı. Onu yapacağım Zeynep Hanım şimdi.

Günaydın.

Yalnız maşallah çok iyi gözüküyorsun sen.

İyiyim evet.

Geçmiş olsun.

Sağ olun.

Ellerin. Bunlar küçük sıyrıklar Zeynep.

Ama sana bir şey olsaydı Zeynep.

İşte o zaman paramparça olurdu kalbi.

O zaman hiçbir şeyin telafisi olmazdı.

Sen iyiysen ben de iyiyim.

Deftere gelince.

Sen ne zaman söylemek istersen.

Ben heyecanla merakla yanı başında bekliyor olacağım.

Sen şimdi sadece dinle.

Ben de gideyim doktorla bir konuşayım.

Tamam.

Halil.

O defterde.. Her

zerremin her zerrene aşık olduğu yazıyor..

Halil.

Sen olmasaydın ben şu an burada olmazdım.

Vazgeçmediğin için sağ ol.

İnsanın canından vazgeçer misin?

Halil? Kardeşim nasıl oldu Zeynep?

Gayet iyi çok şükür.

Kendine geldi.

Çok şükür.

Gözünüz aydın.

Bizimkiler de yiyip bitirdiler kendilerini.

Bunu duyunca dünyalar onların olacak.

Olmaz olur mu hiç?

Herkes için çok zordu.

Zeynep şimdi istirahat ediyor.

Ben gideyim doktoruna haber vereyim. Sen burayı idare et.

Tamamdır.

Meleğim. Hadi uyan.

Eren.

Ne kadar güzel bir haberin var.

Zeynep.

Zeynep uyandı yoksa.

Hem de durumu çok iyi.

Çok şükür Eren. Çok sevindim.

Abla.

Zeynep uyanmış. Hem de durumu çok iyiymiş.

Biliyordum ya biliyordum. Benim ablam güçlü demiştim size.

Allah'ıma binlerce şükür gözümüze güldürdü.

Halil mi söyledi?

Evet. Halil söyledi.

O da şimdi doktorun yanına gitti zaten.

Bir doktor görsün istiyor.

Zeynep de istilat ediyor şu an.

E hadi ne duruyoruz? Gidelim görelim Zeynep'i.

Tülay Hanım.

Acele etmeseniz mi acaba?

Şimdi sizi görünce heyecanlanacak.

Bir doktor görse daha iyi olur sanki.

Yaşadığı şeyler ağır.

Çok travmatik.

Bildiğinizden daha fazlası var.

Daha fazlası mı?

Ne olmuş kızıma?

O psikopat bir şey mi yaptı yoksa kızıma?

İsterseniz bunu kantinde konuşalım. Hayır ben burada öğrenmek istiyorum

hemen şimdi.

Ne olmuş kızıma?

Tamam.

Kaçırılmaktan daha fazlası var.

Bu Sadık pisliği.

Zeynep'i tabuta kapatıp toprağın altına gömmüş.

Tülay Hanım.

Yavrum.

Yavrum. Yavrum.

Ay yavrum.

Halil Zeynep'i deli gibi aramış ormanda.

Bulunca da... ...kendi eliyle kazımış toprağa.

Ya bulamasaydın?

Tülay Hanım.

Lütfen söylemeyin böyle.

Ya ölseydi kızım?

Benim içimde mi öyle?

Ne kadar çok korkmuşlar.

Canım kardeşim.

Tamam.

Tamam. Kötü bir olay yaşandı.

Ama iyi bitti.

Ablam iyi.

Sapa sağlam yanımızda.

Hani her şerde bir hayır vardır derler ya.

Öyle baksak olaya.

Olmaz mı?

Birbirlerini tam kaybetmek üzereyken yeniden buldular.

Artık aralarında ne kavga kalmıştır, ne dargınlık.

Bence bu yaşanan olay onları ayrılığın kenarından döndürdü.

Bu saatten sonra kopamazlar birbirlerinden.

Doğru söylüyorsun.

Halil Zeynep'in hayatını kurtardı.

Bundan başka edilecek laf dahi olamaz artık.

Ayrılığın eşinden derken?

Ablam kısa bir zaman önce evi terk etmişti.

Hadi bu kaçırılma konusunda bana özür müyüm diye söylemediniz.

Peki ya bu ne? Bunu niye söylemediniz?

Gel otur böyle.

Tülay Hanım gelin otur.

Güzel kızım.

Zeynep.

Şimdilik her şey yolunda gözüküyor. Birkaç saat istirahat etsin. Öğlen verip

tekrar kontrol edelim. Tamamdır çok sağ olun doktor hanım.

Evet şimdi kahvaltı zamanı.

Hadi bakalım.

Bence benimle yeterince uğraştın.

Kahvaltımı kendim yapabilirim. İyiyim hallederim. Daha değil.

Yalnız böyle olmaz. Seni biraz dikleştirmemiz lazım.

İyi mi böyle?

Yani... Sanki benim için yaptığın şeyler azmış... Benim için küçük

şeyler yapıyormuşsun gibi hala... Kendimle uğraştırıyorum seni.

Ben senin refakatçinim.

Bu hastane odasından taburcu olana kadar... Seninle ilgilenmek benim esas

görevim.

Tabii sen istersen.

Buradan çıktıktan sonra da ilgilenirim.

O yüzden itiraz etme.

Aç bakalım.

Diğer görevlerimden biri de hastanenin kasvetli odasını...

...valla tatlandırmak.

Canım. Uykuya daldın.

Ben de dinlen diye hiç ses etmedim.

Nasılsın iyi misin?

İyiyim teyze.

Oda neden değişti?

Aynı katta olursanız daha rahat edersiniz diye.

Teyze.

Doktor çağırabilir misin?

Ona bir kaç bir şey soracağım da.

Tamam canım.

Seni dünyaya getiremedim.

Ama hiçbir zaman unutmayacaksın beni.

Tabi sıhhat içinde, ıhlamur içirmek.

Refakatçinin diğer görevlerinden birisi.

Tamam.

Bu kadar fazla ben ıhlamur kendim içebilirim.

Dur yavaş.

Bizden gözüm karardı da ondan.

Tamam. Ben ikna oldum. Kendin içebilirsin.

Ama bu seferlik ben içireyim.

Öyle olsun.

Bir yudum daha.

Biraz daha al.

Camına kıran gire.

Sinat gibi cama yapışmış.

Akşamdan beri neye gitmedi ki bu adam?

Tövbe tövbe.

Ne? Neredeyim cev cev cev?

Anlamayayım. Allah Allah.

Ne o Kıymet Hanım?

Çekişecek kimseyi bulamadığında kendi kendine mi söyleniyorsun?

Senin kırıklarınla uğraşayım sabah sabah.

Dün gece mektuba rağmen dehledin ama gitmemiş. Tünemiz sabaha kadar.

Görünce ödüm patladı. Tız kıydı.

Beni seven de böyle sever işte.

Kapıdan kovsam bacadan girer.

Ay nasıl dünyanın ekseninde dönüyorsa... ...bana aşık olan da benim etrafımda

döner durur.

Laflara bak hele.

Seni duyan da... Şair sanıcık. Dün gece zavallının aşk mektubunu okurken

neredeydi ince ruhun?

İstemeyeyim derdin yüzüne yüzüne. E şimdi tabii kapıda bacada görünce o şuna

gidiyor.

Canım o başka bu başka.

Aşkına karşılık veremezdim. Çünkü onu affetmedim.

Ama etrafımda dolanması da ruhumu okşamıyor değil hani.

Tövbe, hoşuna gidiyormuş. Adam dali, bu ondan dali.

Kız, tepemde salım salım salınıcı ne?

Buzdolabından kahvaltılıkları çıkar.

Ha, ona da sor bir bakalım.

Bizim orada kapıya gelen aç olmaz.

Aç mısın?

Kahvaltı hazırlıyoruz.

Ben sizi tanımıyorum ki.

Neden aç olup olmadığımı soruyorsunuz.

Hem... Hem benim ne işim var burada?

Ne diyor bu be?

Eyvah eyvah. Sanırım hafızasını kaybetmiş.

Sen de hiçbir şey yemedin.

açsındır.

Şimdi oldu.

Tamam. Bu kadarı yeter. Doydum ben.

Daha bir şey yemedin ama. Çok az yedin.

Yerim sonra.

Tamam o zaman. Bu son.

Çiçek, o nerede, nasıl?

Çiçeği çiftliğe gönderdim.

Özlemle seni bekliyor orada.

Çiftliğe döndüğümüzde hasret giderirsin artık.

Neden kaçırıyorsun gözlerini Zeynep?

Evet desene.

Seninle beraber evime döneceğim desene.

Onca şeyden sonra sakın dönmeyeceğim deme.

Yapma bunu bize.

Tam zamanında.

Zeynep! Annem! Zeynep!

Kavrum! Annem! Kavrum!

Tamam, tamam iyiyim ben.

Nasıl korkuttun bizi var ya.

Ablacığım.

Ablacığım.

Ben öyle almışım başını.

İyi misin ablacığım?

Çok iyiyim ben. Siz merak etmeyin.

Gelmiş geçmiş olsun Zeynep.

Sağ ol Eren.

Halil, bir dakika konuşalım bizimle.

Cumhur.

Rabbim seni bize bağışladı.

Şükürler olsun annem.

Hafızasını ne kadar kaybetmiş şimdi anlayacak.

Kardeş bu kaç?

Kaç derken?

Peki bugün günlerden ne onu söyle.

Adın ne?

Anan kim, baban kim?

Ağaç kovundan çıkmadın ya.

Adam hafızasını kaybetmiş diyorum. Sen anasını babasını soruyorsun. Olacak şey

mi? Seninki olayı da benki mi olmayı?

Günlerden neymiş?

Bak hele adam ismini cismini hatırlamıyor.

Günlerden ne haberi olacaktı?

Orası da doğru.

Adam her şeyi unutmuş.

Resmen beyni sıfırlanmış gibi.

Bu demek oluyor ki Kumru'ya olan aşkını da unuttu. Tam gönlüme göre oldu.

Çırpı bacak mahpusdan kurtulamayacak.

Tamam. Madem kelimeleri unuttun. Biz de hareketlerle anlatırız derdimizi.

Ben hacı uğraşamayacağım valla.

Sen anlatabilirsen anlat.

Tabii ya.

Hatırlamasında Selma kurtulmasın derdindesin sen. Anlamadım sanki.

Doktora haber et madem.

Doktor olmaz.

Suçlu çıkarım falan.

Başka bir yol bulmam lazım.

Neredeyim kız?

Ne yapıyorsunuz efendim?

Birilerini arayalım.

Bir akraban, bir yakının.

Onlarla konuşursan hatırlarsın belki.

Of ya.

Açılmıyor.

Sıfatını da mı okumaya?

Şifre koymuş ya.

Hatırlıyor musun şifresini peki?

Böyle mi yapamı istiyorsunuz efendim?

Dikkat et, telefonu yemeye kalkmasın.

Kız, ne yapıyorsun bana öyle?

Şimdi kokluyor, birazdan kıtlayacak. Kıymet Hanım, lütfen ana.

Ne lütfen'i be?

Adam kendini hatırlamıyor, şifreyi nereden hatırlayacak?

Allah Allah.

Benimle ilgili bir şifre koymuş olabilir aslında.

Evet evet kesin öyledir.

Doğum günüm bence.

O da değil.

Kapı mı çaldı?

Bu adam sana kafayı yedirecek.

Benden söylemesi.

Kapı mapı yok.

Kulağın çılgın.

Ya öyle işte.

Teyzeme kısmet çıktı yani.

Hayır anlamadım. Yani teyzem gibi bir aşk kadını bu kadar ilanı aşka, bu kadar

ısrarla nasıl oluyor da kabul etmiyor?

Parası yoktur adamın.

Parası olsa takardı şimdiye kadar yüzüğü.

Yani parası var mı yok mu bilmiyorum ama çok tatlı dilli bir adam.

Tatlı dilli derken reçelli falan yani.

Nasıl yani?

Yani nasıl söyleyeyim?

Mesela bir şeyi beğenince gül reçeli gibisin diyor. Teyzeme gül reçeli diyor.

Sevmediği şey de çok kaynamış çilek reçeli falan diyor.

Aykılı biri olsa teyzeni bulmaz zaten.

Anne. Ne yani yalan mı?

Bu arada çok selam var teyzenin sana.

Geçmiş olsun güzel gözlüme dedi.

Tabi başına gelenlerin bu kadar büyük olduğunu söylemedik. Bilse iddiamlardı.

Sağ olsun.

Peki bütün bunlar olup biterken pek sevgili kayınvaliden ne yapıyor

ablacığım?

Ne yapsın? Konuşuyor bol bol.

Teyzemle uğraşıyor.

Teyzem de ona kıymık diyor.

Ah teyzem.

Bu arada... Bu Umut Bey nereden çıktı? Nasıl girdi hayatınıza?

Eren yüzünden.

Anlatayım.

Ben tak işine girmiştim. Online satış yapacaktım internetten.

Montunu dışarıda bırakıyorum.

Yersin. Onu da çantaya koyabilirsin.

Üşümem. Zaten içime ateş düşmüş. Nasıl üşüyeyim ki?

Ben dışarıdayım.

Çıkmadan doktorla görüşeceğim.

Abla.

Bizim yüzümüzden fenalaşmışsın.

Teyzem söyledi.

Şimdi daha iyi misin?

İyiyim iyiyim.

Sen beni merak etme.

Doktor gidebilirsin dedi zaten.

Zeynep nasıl? İyi mi?

İyi. Çok şükür daha da iyi olacak.

Böyle olsun.

Peki doktor ne dedi?

Hastaneden çıkabilecek misiniz hemen? Konağa dönecek misiniz?

Yani tam net bir şey söylemedi.

Ama tahminim bir iki saate taburcu olur Zeynep.

Halil.

Evimize dönelim.

Her şey yeniden eskisi gibi olsun.

Kırgınlıklar, dargınlıklar kalksın ortalığa artık.

İyi ki bu ailenin başında sen varsın.

Sen de iyi ki benim ablamsın.

Bu arada... ...ben vekaleti Tekin'den alıp sana vereceğim.

Böylesi daha iyi olur.

Sen nasıl istersen abla ama... ...yani vekaleti bana vermeni gerek yok.

Hisseler seni.

Dilediğin gibi kullanabilirsin.

Sen Tekin'den de benden de daha tecrübelisin.

İçseler sende olursa içim daha rahat eder.

Tamam sen nasıl istersen.

Bu arada... ...fenalaştığında bebeğe bir şey olsaydı ben kahrolurdum abla.

Evet.

İyi.

Sen duygulandın mı abla?

Hamilelik de oluyormuş böyle, hep söylüyorlardı.

Tamam, düşünme şimdi bunları.

Sen hazırlan, ben de çıkayım abla.

Koruyamadım seni meleğim.

Tutamadım seni anneciğim.

İrhan.

Bir tanem ne oldu?

Halil ters bir şey mi söyledi yoksa sana?

Sen bana ne yaptın Tekin?

Ben seni bu kadar çok severken neden bana yalan söyledin?

Senin yüzünden acımı bile paylaşamıyorum kimseyle.

Ah Zeynep'im.

Çok korktun güzel kızım. Sana bir şey olacak diye ödüm koptu.

İyiyim ben anneciğim.

Yanındayım işte.

Geçti gitti hepsi düşünme artık bunları.

Çok şükür.

İyileşir iyileşmez.

Bu yaşananları bir daha hatırlamamak üzere unutup çiftliğe döneriz beraber.

Neden sustun Zeynep?

Yoksa çiftliğe dönmekten vaz mı geçtin?

Bu talihsizlikler başımıza gelmeden önce sen aradın beni çiftliğe döneceğiz diye.

Şimdi niye değişti bütün?

Sen kimsin?

Günlerdir babası yattığı yerde huzur bulsun diye seni ikna etmeye çalışıyor.

Hatta geldi buradan babasının ev şeklindeki anahtarlarını aldı sana

vermek için.

Yani senin yerinde başkası olsa, sen benim için değil babanın vasiyeti için

uğraşıyorsun der, asla geri dönmezdi.

Seni çok takdir ettim Zeynep.

Zeynep.

Bir yanım kırgın, bir yanım minnettar.

Yoruldum anne ben.

Çok yoruldum hem de.

Ben senin derdini biliyorum.

Sen kimsin demesini kaldıramadın değil mi?

Atamadığın içinden.

Haklısın.

Ne kadar sinirlenirse sinirlensin söylememesi gerekirdi.

Ama sonrasında çok pişman oldu.

Hani senin için kendini paralı Zeynep.

Tırnaklarıyla yedi kat toprağa kazdı seni kurtarmak için.

Seviyor seni.

...hemi çok seviyor.

Sen de uzatma artık meseleyi.

O olmasa belki de...

Zeynep...

...senin artık Halil'e can borcun var kızım.

Hiçbir şey için değilse bile bunun için Halil'i affetmelisin.

Evine dönmelisin.

Anne kız dertleşiyorduk biz de biraz.

Doktorla konuştun mu? Ne zaman çıkabilirmişim?

Henüz konuşmadım ama konuşurum.

Bir an önce çıkıp evimize, çiftliğe dönelim.

Ben babaannemi de çok özledim.

Vefalı kızım benim, aferin sana. Senin yerin kocanın yanı, bizim yerimiz de o

konak.

Bundan sonra hiç kimse kolay kolay yerimizden edemez bizi.

Kolay gelsin.

Buyurun. Kime bakmışsınız?

Yabancı değilim. Halil yok mu?

Halil Bey yok.

Hastanede. Aslında konakta kimse yok.

Herkes dışarıda.

Adın neydi senin?

Benim adım Cemil.

Cemil, şimdi beni iyi dinle. Benim valizlerimi alıyorsun.

Bir de bana bol köpüklü bir Türk kahvesi yapıyorsun.

Konak ahalisini beklerken içeceğim.

Ha bir de geldim lütfen kimseye haber verme.

Sürpriz yapmak istiyorum.

Ahmet abi.

Buyurun.

Kim bu kadın?

Halil Bey'in yakını olduğunu söyledi. Ben de içeri aldım.

Allah Allah.

Yakını da ne iyi yani.

Bilmiyorum.

Tamam abi.

Görsün.

Evet, sağ olun.

Halil'e babasının vasiyeti konusunda anlayış göstermen, ona saygı duyman çok

özverili bir hareket. Yazık.

Günlerdir babası yattığı yerde huzur bulsun diye seni ikna etmeye çalışıyor.

Değil bir, bin kere de ölümden dönse, Zeynep gururunu ayaklar altına

alıp da o konağa dönmeyecek.

Sıcak çay iyi gelir.

Ne o Tülay?

Kızının konağa dönmeyeceğini fark ettin de... ...müştemilatta yaşamana izin

vermem için bana yalakalık mı yapıyorsun?

Zeynep kocasının yanına konağa dönecek.

Ama ben sana dokunmayacağım.

Anlaştığımız gibi Merve'nin yurt dışında okumasını sağlarsan bu

ses kaydından kimsenin haberi olmayacak.

Ben sözümün eriyimdir.

Çok karanlık.

Çok karanlık.

Hayır.

Hayır. Çok karanlık.

Çok karanlık.

Çok karanlık. Hayır.

Hayır.

Zeynep. Hayır.

Tamam tamam sakin.

Çok karanlıktı. Ben çok korktum. Nefes alamadım. Çok karanlıktı.

Korkma.

Korkma ben buradayım yanındayım.

Bak bakayım hanım yanına.

Kabus gördüm sadece.

Bir şey yok.

Tamam mı?

Kabus da bitti.

Hayır Halil neden yaptın?

Zeynep tamam geldim.

Hayır Halil neden kapattın? Çok karanlık aç lütfen. Zeynep ben buradayım diyorum

sakin ol.

Yanındayım bırakmam seni.

Ver bana illa.

Ver.

Bak şimdi karşıya.

Kuzey ışıkları.

Senin için.

Sen mutlu ol diye.

Öyle iyi bir zamanda geldi ki.

Çok teşekkür ederim.

Sen yeter ki iste.

Ben senin haklarına dünyaları sererim.

Neredesin Arzu ya? Bir saat oldu kadın bekliyor kahvesi gelmedi de.

Sen yapsaydın eline mi yapışırdı?

On parçaya bölünecek değilim ya.

Zeynep Hanım'ın odasını havalandırdım. Nevresimleri değiştirdim. E şimdi Zümrüt

Hanım'ın kahvaltısını hazırlayacağım.

Ben yapamam ki kahveyi. Nasıl yapayım? Bir de köpüklü falan olsun dedi. Ben

hayatta beciremem onu.

Tamam.

Sen Zümrüt Hanım'ın kahvaltısını hazırla o zaman. Kahveyi ben yaparım.

Nasıl içiyormuş?

Sade dedi. Bol köpüklü sade.

Güvenlik biliyor muymuş kim olduğunu?

Halil Bey'in yakınıyım demiş.

Damdan düşer gibi geldi bir anda.

Hem de valizleriyle.

Ne belli yakını olduğu ya yalan söylüyorsa ya yakını makını değilse.

Niye yalan söylüyorsun ki canım? Kadın içeride oturuyor Halil Bey'i bekliyor

işte.

Yani haklısın aslında.

Düşünsene bir de Halil Bey'in eski karısı falan çıkıyormuş.

Büyük olay olurdu valla.

Yok artık Arzu ya. Daha neler?

Niye olmasın canım?

Hırlı mı hırsız mı o bile belli değil.

Ama kendine güveniyor o belli.

Konağın hanımı gibi böyle kurumlu kurumlu yürüyordu. Ne yalan mı?

Hırsız demişken senin babanın saatine ne oldu? Bir haber var mı?

Buldum buldum.

Odamdaymış. Hatta çekmecemdeymiş. Kaç defa baktım o çekmeceye. Ama göremedim

demek ki.

İnsan oluyor bazen böyle.

Al sen kahveyi götür. Kahvaltıyı ben hallederim.

Bir ol.

Sürekli arayıp duruyorsun ya. Sanki avukat bulmak kolaydı.

Halledeceğim dedim işte tamam.

Sabret biraz.

İlaçlarımızı eksiksiz alalım da.

Bunlar çok önemli.

Doktoru duydun.

Bunları eksiksiz içmen lazım ki.

İyileşebil.

Kuzey ışıkları daha iyi geldi desen?

Tamam onu ben hallederim.

O kadar da değil. Tam olarak o kadar Zeynep Fırat.

Senin ani hareketlerden kaçınman lazım.

Öyle eğilmek falan başını döndürür.

Getir bakalım.

Bir de bana.

Çiftliğe döndüğümüzde defteri vereceğim sana.

Tamam.

O zaman bir an önce gidelim.

Ben kalkabilirim.

İyi misin?

İyiyim, başım döndü bir an. Tamam, olur öyle.

Tutun bana.

Bekle.

Şuradaki eylem hava soktu, üşüme.

Tutun şimdi bana.

Yavaş yavaş gidelim.

Artık dönmüyor başım.

Sevindim.

Buyurun.

Afiyet olsun.

Başka bir arzunuz var mı?

Teşekkür ederim. Şimdilik yok.

Geleceğinizi bilmiyorduk. O yüzden hazırlık yapamadık. Kusura bakmayın.

Halil Beylerin akrabasısınız sanırım.

Halil'den haber var mı? Ne zaman gelir?

Onlar yoldalar.

İsterseniz arayıp burada olduğunuzu söyleyebilirim. Hayır hayır.

Dedim ya sürpriz yapacağım.

Sen işine bakabilirsin.

Çok geçmiş olsun Zeynep hanım. Sizi yeniden evde görmek çok güzel.

Sağ ol Arzu.

Konağın neşesi yerine geldi çok şükür.

Sürpriz.

Gözden.

Gözden.

Bu ne büyük sürpriz.

Hoş geldin.

Halil.

Bu ne şimdi?

Bu kadın da kim? Çok özledim seni.

Anlatamam.

Ya yıllar geçti. Hala aynı karizmatiklik.

Hala aynı yakışıklılık.

Pes diyorum sana gerçekten.

Sağ ol.

Son bir teyzeciğim.

Gözdeciğim. Seni nasıl özledim? Anlatamam inanamazsın yani bak. Nasıl

özledim seni?

Ne hoş bir sürpriz.

Gözde, bu arada sevgili eşim Zeynep.

Ne?

Evlendin mi?

Aşk olsun ama niye hiç haber vermiyorsunuz? Çok memnun oldum. Gözde

ben. Çok ani oldu.

Tülay Hanım, Zeynep'in annesi.

Merhabalar, ben de Gözde. Hoş geldiniz.

Sağ olun.

O da küçük kız kardeşi Merve.

Çok memnun oldum Merveciğim.

Hoş geldiniz. Hoş buldum. Gözde, Zeynep hastaneden yeni çıktı.

Bir istirahat etmemiz gerekiyor. Biz odamıza çıkacağız.

Tabii lütfen, ben yabancı değilim. Keyfinize bakın.

Ama umarım kötü bir şey yoktur.

Neyse.

Biz daha sonra laflarız değil mi?

Hadi geçelim.

Ee Songül teyzeciğim, Gülhan nerede?

Gülhan da hastanedeydi. Yani aslında çıktı ama eşiyle birlikte yürüyüşe

gittiler. Eğer senin geldiğini bilseydi erken gelirdi mutlaka.

Neden böyle cümbür cemaat hastaneye gittiniz hiç anlamadım ama sonra

anlatırsın sen bana.

Gülhan'ın önemli bir şey yoktur umarım.

Yok aksine güzel haber. Gülhan bebek bekliyor.

Ne?

Bilseydin ben Amerika'da hediye getirirdim bebişe.

Ne önemi var canım? Nereden bilecektin?

Değil mi?

Zaten benim...

Hiçbir şeyden haberim olmadı ki.

Demek Amerika'da görmediğin yer kalmadı ha Gözde?

Vallahi aynen öyle Halil'ciğim.

Amerika kazan ben kepçe gezip dolaştım.

Ne büyük şans Amerika falan.

Herkese afiyet olsun. Geciktim biraz kusura bakmayın.

Mavişim bu kadar uzun gezmek olur mu?

Çok özledim valla seni.

Sultanım ben gelecektim aslında senin yanına ama uyuyordun.

Damat yeter bu kadar gezdiniz. Biraz ara verin.

Ben doyamıyorum Mavişim'i çok özlüyorum. Sonra gene gezersiniz siz.

Sen nasıl dersen sultanım.

Hadi kızım.

Teşekkür ederim.

Kalabalık bir sofrada sizinle birlikte olduğum için...

O kadar mutluyum ki.

Biz de öyle.

Gerçekten acı tatlı çok zamanımız geçti birlikte.

Ne çok anı biriktirdik.

Peki söyle bakalım.

Bunca zaman sonra hangi rüzgar seni yeşil pınar attı?

Sevdiklerimi olan hasretim.

Halil'ciğim.

Hasret.

Gözde'ciğim.

Ne kadar burada kalmayı planlıyorsun?

Dönmeyi düşünmüyorum Songül teyzeciğim. Kesin dönüş yaptım.

Ya baban?

O gelecek mi buraya?

Yok. O Amerika'da kaldı. Orada devam edecek.

Ben tek başıma döndüm.

Burada bir...

Psikoloji kliniği açacağım.

Çiftlikle ilgileneceğim. Çok bakımsız kalmış.

O sürede de tabii mecburen otelde kalmak zorunda kalacağım.

Otele falan ne gerek var canım?

Tadilat bitene kadar burada bizimle kalırsın.

Hem seninle vakit geçirmek de bana iyi gelir.

İyi gelir derken bir sıkıntın mı var?

Yok yani eski günleri yad etmek.

Özlem gidermek amacıyla söyledim. Ablam haklı.

Dilediğin kadar burada kalabilirsin.

Vallahi bu nazik teklifiniz için çok teşekkür ederim.

Hiç hayır demem.

Seve seve kalırım ben burada.

Ben bile bu kadar gözünün içine bakamıyorum.

Ne rahat kızı bu be.

Çok eskiden bu yana tanışık olduğunuz belli.

Nereden geliyor bu tanışıklık böyle?

Gözde bizim için pek kıymetlidir.

Keza babası da öyle.

Zor bir dönemimizde bize çok yardımcı oldular.

Küçücük çocuklardık tanıştığımız zaman.

Birlikte büyüdük.

Gerçekten zor bir dönemimizde bizimle oldular.

Hem Gözde'nin hem de Muzaffer amcanın hakkı ödenmez.

Abartma Gülhan'cığım.

Utandırdın beni.

Fazlası yok.

Hatta eksiği var.

Gülhan'cığım. Bebiş geliyormuş.

Ben hiç bilmiyordum.

Bilseydim Amerika'dan gelirken bir şeyler getirirdim ona.

Çok teşekkür ederim.

Almış kadar oldun zaten.

Düşünmen yeter.

Memleketin yemeklerini özledin mi?

Hem de nasıl özledim?

Ben Amerika'da nereden bulacağım böyle bir iç pilav?

Vallahi şahane.

Zeytinyağlı enginar da var.

Mutlaka yemelisin.

Vallahi çok gelecek ama... Doğru söylüyorsun.

Alırım bir tane.

Ben vereyim.

Ay teşekkür ederim.

Halilciğim.

Unutmamışsın benim de senin gibi zeytinyağları sevdiğim.

Halil en çok Tarhan'a çorbasını sever.

Bir de helvayı.

Evet, Tanrı'nın çorbasını çok severim.

Ama sen yaparsan.

Herkese afiyet olsun.

Aa! O ne?

Tebligat sanırım.

Ama bunu niye buraya bırakmışlar ki?

Annemler evde.

Mahkemeden geliyor.

3 gün sonra davan var seninle.

Umut abi şikayetini geri çekmişti.

Bence bunu daha önce göndermişler. Bize yeni gelmiş.

Haklısın. Öyledir kesin.

Bak bunu hatırladın mı?

Bu sensin. Bu da ben.

Hazırlıktayız burada.

Ne kadar da gencis değil mi?

Ben bunların hiçbirini bilmiyorum.

Boşuna uğraşayım.

Ha bu duvar, ha senin adam. Hiçbir farkı yok.

Hatırlayacak.

Ne oluyor efendim?

Kız!

Cüzdanlı. Ayıp yahu.

Hususiyat diye bir şey var ayıp.

Parasını alacak değilim herhalde.

Sadece bakıyorum.

Belki hatırlamasına yardımcıya olacak bir şey çıkar.

Belli mi olur?

Amma da zenginmiş bu Umut.

Kele.

Zengin miymiş?

Duy da inanma.

Hatırlaman lazım.

Hatta lazım değil, şart.

Geriye doğru sayacağız.

Bir yerde okumuştum, hafızaya çok etkisi varmış.

Hadi başla 200'den geri.

Allah akıl fikir versin, ne diyeyim.

Hadi ama Umut, başla saymaya.

200, 199,

198.

Sayabiliyorum. Vallahi de billahi de sayabiliyorum.

197.

1505.

7 milyon 82.

56.

316 milyon.

Hayırdır Mutabbi? Neyi sayıyorsun?

Hafızasını yitirdi yazık.

Kafasına sopayla girişmişler.

Hatırlatmak için çok uğraştık ama... ...nafile. Gitti giden. Şikayet.

Şikayeti geri alacağını da unuttu o zaman.

Yandık.

Gerçekten yandık.

Şu Gözde'den hangisi de canımı sıkmadı desem yalan olur.

Neyse boşver şimdi Gözde'yi Zeynep.

Kürkçü dükkanına geri döndün.

Halil'e bir söz verdin hastanede.

O sözü tutmak zorundasın.

Toprağın altında da kalsın.

Bazı duygular seninle kalıyor, dedim.

Defterde o duygular mı yaşayacak?

İşte oldu.

Belki de görmüştün ne yazdığın.

Deftere yazdıklarında, taputa yazdığından farklı değil ki.

Bunca yaşanan şeyden sonra bence ne yansın bilmeye hakkı var.

Bir de bu var tabii.

Benim ona olan aşkıma karşılık onun babasının vasiyetine bağlı.

Seninle aşık olduğun Halil.

Babasına verdiği sözü yerine getirmek için seninle evli kalmaya devam eden

Halil.

Ama önemli olan senin ellerin gözünde kim olduğun Zeynep.

Daha birlikte yaşayacağımız güzel günler var.

Biliyorum. Çok soğuk.

Çok üşüyorum.

Nereden çıkıp geldi bu uğursuz?

Bir de yetmezmiş gibi burada yaşayacakmış.

Ne güzel.

Her gün burun burun.

Evlendiklerini öğrenip gelmiş demek.

Tahmin etmeliydin.

Bana söz vermiştin.

Halil benimdi hani.

Merhaba.

Avukat Muammer Sezer adına bir mektup vardı.

Bu da mı olur kendisi?

Buyurun. Teşekkürler. İyi günler.

İhsan amca mı göndermiş?

Çok önemlidir belki.

Bağım gelmeden açayım elini.

Muzaffer Bey, Aslanlı Konağı'nın kolyeyi çaldığın son günüymüş.

Suçu benim üzerime atan oymuş. Son bir ile konuştum ama suçunu itiraf etmeye

yanaşmadım. Hayatımı bitiren baldızın son birinin gerçek yüzünü herkese

göster. Beni buradan bir an önce çıkar Muzaffer Bey.

Her şeyi öğrendim. İhsan amca babama yazı göndermiş.

Kolyeyi çalan senmişsin. Hırsız.

Sakın Gözde.

Sakın delilik yapayım deme kızım. Bak yanarız. Biz niye yanalım? Sen

yanacaksın. Her şeyi öğrendim. Herkes de öğrenecek gerçeği.

Gözde. Canım.

Halil'le aşık olduğunu biliyorum.

Bu mektubu unutursan sana söz.

Halil senindir.

Teyzesi olarak ben ne yapıp ne de Halil'in seninle evlenmesini

sağlayacağım. Yeter ki bu yaşananlar aramızda sır olarak kalsın.

Susarsan ileride Halil'in karısı sen olacaksın Gözde.

Ha yok eğer ben illa konuşacağım dersen de babama o zaman İhsan hapisten çıkar

çocuklarını da alır buradan gider.

Yani Halil'i bir daha asla göremez.

Sen bana söz verdin.

Ve sözünü tutmadın.

Gözde. Eğer beni dinlersen her şeyi anlayacaksın. Bak hiçbir şey senin

sandığın gibi olmadı.

Evet bir sürü zor... Songül teyze sus.

Sus Songül teyze sus.

Benim senin yalanlarına karnım tok. Senin karşında 14 yaşındaki Gözde yok

artık. Senin yalanlarına inanmıyorum.

Halil benim olacak.

Sevdiğim benim olacak.

Bunun karşısında hiçbir şey duramaz.

Ne okyanusların derini korkutabilir beni, ne de sert dağların zirvesi.

Baba soğuk.

Sağ ol.

Sen benimle babanın vasiyeti için evli kalmaya devam etsen de... ...ben seni

çıkarsız sevdim.

Hep sevdim.

Çok sevdim. Ve seviyorum.

Bu defterde yazanlar yeni bir sayfa açacak mı bizim için?

Tam bitti derken yeniden kavuşturacak mı bizi?

Halil benim. Ne pahasına olursa olsun onları ayıracağım. Sen de bana yardım

edeceksin Songül teyze.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.