Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Hadi bir daha aç gözlerini.
Açtın. Gözünü açtın, nefes oldun bana. Hadi Zeynep, bırakma kendini.
Geç.
Aç mavisini de dünyamı aydınlansın. Yeniden dönsün dünyama. Aç şu gözlerini.
Bir daha aç. Hadi.
Zeynep, aç şu gözlerini hadi. Aç.
Yetiştireceğim seni.
Seni hastaneye yetiştireceğim.
Az kaldı Zeynep. Az kaldı. Yetiştireceğim seni.
Dayan. Dayan ruhum dayan.
Kurtaracağım seni, seni.
Halil!
Özledin mi beni?
Neyse, cevap verme.
Zamanımız yok.
Oyunun en sevdiğim yerine, son bölümüne geldik.
Az önce kazdığın çukuru hatırlıyor musun?
İşte orası. Senin de, paranın da... Nezara olacak!
Sen artık bir ölüsün Halil!
Basılsak dedekler.
Zeynep.
Dayan tamam mı? Ne olur dayan. Çok az kaldı. Son bir engel.
Yedi dönemde karşıma çıksa. Yedi cihanda karşımda dursa. Ben hepsini aşacağım.
Bak sana söz veriyorum.
Seni koruyacağım Selim. Tamam mı? Seni koruyacağım.
Hayatının en büyük hatasını yaptın Sadık!
Can, sen yürü şu tarafa bak!
Seni de köpeklerini de yerle bir edeceğim!
Oyunun finaline geldik.
Defteri kapatma zamanı.
Bitireceğim işini.
Az kaldı Sadık Efendi.
Maçta ekstra zaman istiyorsun.
Tamam. Kabul. Ben sana acıyorum biliyor musun?
Direnmek için fazla yalnızsın.
Delik deşik olacaksın Halil.
Belki.
Yalnız olan sensin Sadık. Bileğin gücüyle gelecektin karşıma. Adam gibi
gelecektin.
Anladık. Gelirsin.
Gözü karasın.
Adamımın birini ayağından vurdun diye kendine güvenme.
Etrafında bildiğinden çok adamım var.
Kurtulamayacaksın. Öleceksin.
Ben bu yolda gerekirse savaşarak ölürüm Sadık.
Ama amcan gibi üç kuruşluk canımı senin gibi ortaya koymam.
Aramızda fark var.
Anlıyor musun o farkı?
Geçmiş olsun.
Kardeşim yapma böyle.
Ne yapmamı bekliyorsun teki?
Söyle hadi.
Ben burada bebeğimin acısını yaşarken sen tutup da bana neler anlattığının
farkında mısın?
Nasıl bir adamsın sen?
En başından beri Halil'i suçladın.
Adaletsiz davranmakla, kötü bir insan olmakla suçladın benim kardeşim.
Sen benim gözümün içine baka baka yalan söyledin.
Öz kardeşime cep aldım senin yüzünden.
Ne diyorsun haklısın karıcığım.
Ben hasta bir adamın tekiyim.
Saçma sapan işler yaptım biliyorum. Kırdım döktüm.
Ama... Sonucunu anlayamadım.
Ben artık kendimi sana ve aileme adamak istiyorum. Lütfen.
Eğer bebeğin düştüğü... Ha bebeğimizi kaybettiğimizi kimseye söylemeyeyim.
Bütün acıyı içime atayım. Evdekilere yalan söyleyeyim öyle mi?
Bunu mu diyecektin bana?
Hangi yüzle söyleyecektin bunu bana?
Benim kardeşim kaçırılmış nerede ne yaptığı belli değil.
Biz bebeğimizi kaybettik.
Yavrumuzu kaybettik biz.
Bunca şeye rağmen senin tek derdin bu mu?
Anne.
Selma ablama haber mi versek? Selma'nın duyunca ne kadar telaşlanacağını, ne
kadar kendini paralayacağını ikimiz de biliyoruz.
Şimdilik haber vermeyelim Selma'ya.
En kısa sürede iyi haberlerini alacağız Halil.
Zeynep'in de.
Bakmayın öyle. Ben üstlerimde yanılmam.
Göreceksiniz. Sağ salim dönecekler.
Selma'ya da o zaman haber verirsiniz.
Allah'ım ne olur artık güzel bir haber alalım.
Hepimizin buna ihtiyacı var.
Merak etme güzel kızım.
İkisi de sağ salim dönecek eve.
Biz de sağlam duralım ki geldiklerinde güler yüzle karşılayabilelim onları
değil mi?
Tüm dünyayla savaşırım.
Ama yine de Ayşem'in saçını değmeseler gelmesine izin vermem.
Zeynep. Zeynep geldiler.
Geldiler. Zeynep ses ver hadi.
Hadi. Zeynep.
Kahretsin. Koruyun lan beni.
Etrafını sırada teslim olun.
Halil ses ver.
Zeynep. İyi misiniz Halil? Zeynep nasıl?
Zeynep. Nüfus çok cılız.
Çok. Hastaneye yetişmesi lazım.
Halil. Mermi.
Çıkamazsınız buradan.
Çıkamazsak dayanamaz.
Hastaneye yetişmesi lazım. O dayanamazsa ben ölürüm.
Halil. Çıkamazsınız buradan.
Çıkarız. Hadi.
Kuru bize akıl.
Dikkat et.
Allah'ım saklanayım seni.
Az kaldı Zeynep. Az kaldı dayan.
Hadi son düzlüğe girdik. Çok az kaldı.
Son bir nefes.
Canım. Sana şöyle sıcak bir şeyler ya da ne bileyim.
Haber getir bana kardeşimden Tekin.
Hakan'ı ara ne bileyim polisi sor bir şey yap.
Hakan'ın son gelişmelerden haberi vardır onu arayayım ben.
Ne bekliyorsun Tekin?
Acıdan endişeden ölüyorum burada görmüyor musun?
Allah'ım onların başına bir şey gelmesin.
Yoksa kendimi affetmem.
Evin üzme kendini. Bana akıl verme Tekin.
Benim kardeşimin ne işi olur böyle korkunç insanlarda?
Halil'in kimseye kötülüğü dokunmaz ki.
Aklım almıyor.
Halil'le eşini kaçıracak kadar ne istemiş olabilirler onlardan?
Bilmiyorum.
Biliyorsun.
Sen de herkes gibi bana yalan söylüyorsun.
Tıpkı kumar borcunu söylemediğin gibi.
Nasıl bakacağım ben senin yüzüne artık?
Çilem.
Hayatım.
Artık benden bildiklerini saklama ne olur.
Bak onların başına bir bela geldiyse lütfen bana söyle tamam mı? Lütfen.
Belki evden... Bir şey olmasın.
Kardeşim telefon.
Allah'ım soysa annem yaşayın lütfen.
Vazgeçmeyeceksiniz Zeynep.
Şimdi keçilik yapmanın tam sırası. İnat edeceksin.
Hayata tutunacaksın.
Beni bırakmayacaksın. Ben seni bırakmadım.
Nefesim. Kayayı delen bir çiçek gibi.
İncecik ama kuvvetli. Dayanacaksın Zeynep.
Az kaldı.
Dayanacağız.
Teyze. Canım benim.
Telefonlarımı açmayınca dayanamadım.
Geçmiş olsun Gülhan. Geçmiş olsun.
Her şeyi unuttun mu bir tanem?
Gülhan. Bebeği kaybettiğimizi söyleme. Lütfen.
Seni aradığında açamadım. Doktorla konuşuyorduk.
Sahi ne dedi doktor?
Nasılsın? Bebek nasıl?
Hakan arıyor.
Efendim Hakan?
Ne?
Ne diyorsun sen Hakan?
Kötü haber geldi.
Tamam biz hastanedeyiz Hakan. Ne olmuş Tülay Hanım?
Halil'i Zeynep'i bulmuşlar.
Zeynep iyi değil.
Halil'i hastaneye getiriyorlar.
Nasıl?
Anne doğru söyle. Ablama kötü bir şey mi oldu?
Bilmiyorum.
Sen Selma ablanı ver hadi.
Allah'ım nasıl bir kabusum. Ben artık dayanamıyorum.
Zeynep güçlü bir kız.
İyileşecek. Görmeden endişelenmeyin olur mu?
Ben ablamın ispanya bir şey söyleyeceğim.
Merve arıyor.
Eşkim selam söyle.
Efendim Merve?
Merve niye ağlıyorsun?
Ne?
Ne diyorsun sen?
Aşkım ne olmuş?
İyi mi peki Zeynep?
Hangi hastanesiniz?
Tamam. Tamam hemen geliyoruz biz.
Zeynep'le anne kaçırmışlar.
İkisi de bulunmuş ama Zeynep. Hayatım ne kaçırılması? Ne diyorsun?
Zeynep'in durumu kötüymüş. Hemen hastaneye. Hemen Zeynep'e götür.
Doktor!
Getirin. Bilgimiz var. Hemen müdahale edeceğiz.
Neler olduğunu kısaca anlatın bize.
Kapalı alanda kalmış uzun süre.
Bulduğumda kalbi atmıyordu.
Nefes almıyordu.
Ben ilk müdahaleyi yaptım.
Biraz biraz nefes almaya başladı.
Yolda sağlıyorum nefes aldım.
Zeynep yavrum.
Yavrum Zeynep.
Yanındayız yavrum.
Zeynep buradayız.
İçeri girmek yasak kesinlikle yasak. Beklemede kalın.
Ben işiyim.
Halil ne oldu?
Halil yüzü bembeyazdı.
Yanındaydın sen söyle ne oldu yavruma?
Anneciğim. Halil söyle ne oldu kızıma?
Anneciğim. Gel oturun.
Halil. İyisin oğlum.
Bırakma beni Zeynep.
Sakın gitme benden.
Dalar ısırır Oy gelin gelin
Sevdalı gelin Öldürdün
beni Ellerin
elime değdi zaman
İster ölüm olsun ister ayrılık.
Oy gelin gelin sevdalı
gelin öldürdün beni.
Derin derin sevdalara dalarsın.
Ay gelin gelin Sevdalı gelin
Öldürdün beni
Beni koyup ya
dellere varırsın Beni
koyup ya dellere varırsın Sana
zulüm Bana ölüm değil mi?
Oy gelin gelin Sevdalı
gelin Öldürdün beni
Derin derin sevdalara Dalar
ısırın Oy gelin gelin
Sevdalı gelin, öldürdün beni
Derin derin sevdalara
dalarsın Oy gelin
gelin, sevdalı gelin
Öldürdün beni
Zeynep. Zeynep. Beyefendi lütfen dışarıya otur.
Beyefendi işimizi zorlaştırıyoruz. Zeynep.
Zeynep buradayım.
Buradayım yalnız değilsin. Korkma tamam mı bak kurtuldun.
Zeynep dayan.
Benim için.
Bizim için dayan Zeynep.
Sakın bırakma kendini.
Bak sakın bırakma.
Bırakma karanlıkta değilsin. Çıkardık seni oradan.
Yetiştir Zeynep nefes al.
Eşiniz için endişelisiniz anlıyorum. Ama şu an hayatı bir tehlike yok.
Hiç olacak mı?
Zaten zamanında müdahaleyle eşinizi kurtardınız.
Zeynep Hanım şu anda sizin sayenizde hayatta.
Çok şükür.
Şimdi müsaade edelim hastamız dinlensin.
Seni bekliyorum Zeynep.
Dayan Zeynep.
Savaş, güçlü ol.
Bizim için.
Doktor hanım kızım nasıl?
Zeynep Hanım şu an için iyi. Hayatı çeşitli söz konusu değil.
Çok şükür. Çok şükür.
Size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Yaptıklarınız emekliniz
için minnettarım. Size çok teşekkür ederim.
Halil Bey de anlattım. Zaten kendisi ilk müdahalelerini Zeynep Hanım'ı kurtarmış.
Bizler de en yakın zamanda hastamızı sağlığına kavuşturacağız.
Hepinize geçmiş olsun.
Geçti anneciğim.
Halil ben kızımı görmek istiyorum.
Bu benim hakkım. Bunu bana çok görmeyin.
İçeri girerken Zeynep'in yüzünü gördüm bembeyazdı.
Uzaktan ne olsa görmek istiyorum kızımı.
Çile Hanım.
Doktor duydunuz.
Yani Zeynep'in kendine gelebilmesi için tam sağlığına kavuşabilmesi için
istirahat etmesi gerekiyor.
Durum gayet iyiymiş.
Bize kalan sadece beklemek.
Sabırla beklemek.
Anneciğim.
Sen çok yoruldun.
Hadi gel biraz dinlen.
Halil. Zeynep nasıl iyi mi?
Çok şükür iyi.
Sen nasılsın?
Allah bana bir kere sarılır mısın?
Ön biraz nefes alsam iyi olacak abla.
Gülhan. Niye ayaklandın kuzum?
Kardeşimin içi yanarken bir de benim için endişelensin istemedim.
Çay da güzelmiş.
Babaannem derdi.
İnsan da çay gibidir.
Demlendikçe oturur.
Olgunlaştıkça kadın veyahut erkek olur.
Gençlikte hatalar oluyor tabii.
Hata derken bir kusur gibi değil de bir yanlış.
İstemeden.
Affedersiniz Kumru amcam.
Lafı uzatarak sizi de sıktım.
Halit'in rüyam acı biber reçeli gibidir.
Sofraya renk katar anam.
Umut Bey, siz neden böylesiniz?
Ya çaydan girdiniz, reçelden çıktınız.
Yerli malı haptası mı yapıyoruz ayol?
Zamanınızı aldım.
Haklısınız.
...eylemlerimin... ...hareketlerimden uzak durduğunu düşünmeyin.
Çay yeterli.
Ben reçel sevmem.
Ah ne aptalım.
Çayla reçel tabii.
Kahve isterdiniz yanında değil mi?
Ya çay da istemem, kahve de istemem. Ya anlayış isterim.
Sizinle konuşacak en ufak bir konumuz yok. Misal.
Bunu anlayın isterim.
Yani muhabbetim akıcıdır aslında.
Ama böyle sizinle baş başa olunca kelimeleri bir çatı altında
toplayamadım.
Sürçülisan ettiysem affedin.
Olmadı.
Duyunca inanamadım.
Halil'i kim neden kaçırır? Hele bir de Zeynep'e el sürmek.
Şerefsiz.
Hakan.
Niye erkenden haber etmedin?
Bir kaosun içine düştük Beğren.
Sen de Selma'nın işlerinde büyük sıkıntı var deyince... ...söyleyemedim.
Kusura bakma.
Halil'i yalnız bırakmayalım.
Halil.
Arabanın anahtarı.
Sağda mekanın önündeydim.
Polisler her yerde arıyor. Henüz bir ses seda yok ama her yerde hiç ortaya
çıkacak.
Başka bir isteğin var mı?
Kardeşim, çay, kahve içer misin?
Ağzını bıçak açmıyor.
Aklı.
Sevdiği kadın sonuçta.
Neredeyse gözlerinin önünde.
Allah korusun.
Çok ağır şeyler yaşadı Eren.
Çok.
Halit.
Yapılacak bir şey varsa hemen halledeyim.
Ben birazdan gelirim.
Halil. Yürü.
Bırak yalnız kalsın. Kafası dağılsın biraz.
Kızım şu kapının arkasında ama ben onu göremiyorum.
Kim bilir ne kadar ağır şeyler yaşadı.
Anneciğim.
Kötüyü düşünme ne olur.
Doktor az önce söyledi ya.
İlaçların etkisinde sabaha kadar uyuyacak.
Gel sen bunu benim yüreğime anlat Merve.
Şu gece bir geçsin yarın olsun.
Kızımın yüzünü göreyim başka hiçbir şey istemiyorum.
Ben de ablası olarak kardeşime derken haber almak isterdim anne.
Beni niye hemen aramadınız?
Hiç bana bakma.
Annem izin vermedi.
Haklısın kızım.
Haberi duyunca dünya başıma yıkıldı benim.
Muhakeme gücümü kaybettim.
Doğru düşünemedim ki.
Anneciğim.
Tamam özür dilerim.
Ben de işte Zeynep'i düşündüğüm için severiyorum.
Kardeşim iyi olsun da.
Benim başka bir derdim yok.
Her türlü çılgınlığı yapabilirim o zaman.
Bundan sonra sizi saat başı arayacağım Merveciğim.
Artık çılgınlıklarınızdan haberim olur.
Siz iyi olun.
Ben her an sesinizi seve seve duymaya hazırım.
Anneciğim. Sen hep sabah cıvıl cıvıl sesle yanımızda olacak.
Merak etme geçecek.
Çok şükür.
Evlatlarım yanında sağ salim olsun.
Bana yeter.
Olmadı. Kelimeleri bir çiçek buketi yapıp sunamadım size.
Bakışlar desen o bir şey.
Ben o lavabonun havasını alırım da mesafe alır mısınız?
Rahatsız ediyorsunuz bizi.
Bize mi dedin birader?
Duyamadım kardeş.
Kalk gidelim. Belalı tipler bunlar.
Sesin kesildi ricacı kardeş.
Bakın.
Yanında hanımefendi var.
Hanımefendi senden sıkılmış.
Biz de katılalım. Muhabbeti alevlendirelim misal.
Hanımefendi tanışalım mı?
Gidin buradan.
Asabımı bozmayın. Çok fena olur.
Ne olur?
Ağlar mısın?
Hanımefendinin arkasına mı saklanırsın?
Haysiyetsiz.
Ne yapıyorsunuz lan?
Beni koruduğunuz için teşekkür ederim.
Kafanız kanıyor.
Üç günlük dünya Kumru hanımcığım.
Size reçelimi yedirmeden, bu dünyadan göçüp gidecektim.
Tamam tadayım tadına bakayım madem.
İşte tadıyla, kokusuyla dillere destanvişli reçel.
Sen olsun.
Okula sürekli vişne reçeli götüren çocuk.
Vişne bahçeleriniz vardı.
Ailen sürekli reçel yapardı. Sen de okula getirirdin.
Cevap versene sen o değil misin?
Evet.
Senin yüzünden okuldan atıldım.
Ya üzerime attığın iptira travmam oldu.
Hayatım boyunca kimseye güvenemedim.
Yalvarırım Kumru Hanım. İki dakikanızı bağışlayın.
Tek bir sözünüzü bile duymak istemiyorum.
İyi misiniz?
Çiçek.
Nasılsın kızım?
Niye susuyorsun?
Zeynep'in kalbindeki yorgunluğu hissediyorsun.
Senin isyanın ona...
Ama biliyor musun?
Şimdi onu daha çok sevme vakti.
Daha çok sarıp sarmalama vakti.
Ona ses olmak zorundayız.
Benim güzel karıma bildiğin en güzel şarkıları kendi dilinde söyle.
Ona ulaştır.
Ulaştır ki o tabutun içindeyken üstüne çöken karanlığı unutsun.
Orada yaşadığı bütün kötü anları hafızasından silsin.
Onun o güzel gözleri yeniden parlasın.
Sizin aranızda çok güçlü bir bağ var biliyor musun?
O derin bağ bütün mesafeleri kaldır.
Sen şimdi dünyanın öbür ucundan da seslensen... ...sesin Zeynep'ime değer.
Tıpkı benim kalbimin sesinin ona değdiği gibi.
Aferin sana kızım.
İşte böyle.
Devam ettirme Nukle.
Bebeğim yok artık.
Hastanede kalmamız hiç iyi olmadı.
Halil durum öğrenirse fişimi çeker.
Gülen.
Efendim. Malum.
Herkes çok ağır şeyler yaşadı.
Tülay Hanımlar da perişan olurlar.
Bu durumda bizim durumu anlatmak pek olur mu bilemedim.
Olanları Halil'e anlatacak mısın?
Gülhan'cığım çay getirdim sana.
Gerek yoktu teyze. Teşekkür ederim.
Olur mu öyle şey?
Bu harbede de ilgilenemedim seninle.
Halbuki en çok ilgiye de senin ihtiyacın vardı.
Bak ne diyeceğim.
Siz acaba çiftliğe mi dönseniz?
Karnında böyle bebeğinle hastane köşelerinde helak oldu Gülhan.
Hem ne dedi doktor? Konuşamadık. Bebek iyi mi?
İyiyiz teyze.
Biraz dinlenmeye ihtiyacımız var sadece.
Peki.
Sen nasıl istersen.
Vah vah vah.
Koskoca Halil Fırat'ın karısını kaçırıyorlar.
Bir de ölüme terk edilir.
Ne yalan söyleyeyim. Kızın halini duydum.
İçim cızlıyor.
Tamam anne sakin ol. Merak etme bir şey yok.
Zeynep'i bugün burada tutacaklar. Kontrol amaçlı.
Sen de Kumru teyzeye söylersin tamam mı?
Tamam. Tamam oğlum görüşürüz.
Kumru teyzenin de Umru'ydu.
Görücü kapılarında Leyla kimin geldiği.
Ben de burada kapıcı kimin evi bekleyeyim.
Hoş geldiniz.
Umrunda olmayacak ama gene de söyleyeyim. Eren ile Selma eğilermiş.
Kale?
Dilin yılan kimin dolanmıyor, hayırdır?
Utanmıyor musun gece gece evin adamını eve getirmeye?
Saçmalamayın lütfen.
Lütfen mi değilsin bu?
Hayır nasıl oldu anlamadım. Yaralandı işte.
Sersemleyince de evinin yolunu hatırlayamadı.
Hastaneye de gitmem diye tutturdu. Ben de Eren bir çaresine bakar dedim.
Teyzeye oğlumu hayır kurumuna çevireceksiniz.
Buraya kadar gelmem büyük hataydı.
Bir aile tartışmasına sebebiyet vermek istemem.
Ben başımın çaresine bakarım.
Az boş.
İyi akşamlar. Buyurun iyi akşamlar. Bir yakınımı geçmişler. Haberi duyunca nasıl
geldim bilemedim.
Geçmiş olsun.
Hastanın adı neydi?
Zeynep Fırat. Kıymetlimdir benim.
Aile dostum. Kardeşim gibidir.
Size zahmet.
Oda numarasını öğrensem.
304 numaralı odada hastamız.
Teşekkür ederim.
Merve'yi çay almaya gönderdik de keşke biz de gitseydik onunla. Bir işler
atıştırırdık.
Zeynep'i yalnız bırakmak içime sinmiyor Selma.
Anneciğim Zeynep'in bir şeyi yok.
Uyandığında seni böyle görmesin.
Ben burada kalmak istiyorum sen de kızım.
Anneciğim ısrar da ederim sensiz de gitmem.
Bak senin tansiyonun var.
Kalbin hassas.
Sana bir şey olursa denip hesabını bana sorar.
İşte Zeynep.
Madem benim içime ateş düştü... ...ben de oradan bir kar alıp...
...seni de yakacağım.
Acıdan yerin dibine gireceksin Ali.
Senin gibi bir pisliğin bir sonraki adımını anlayamayacak mısın?
Nasıl lan? Nasıl olur?
Emrin olur Sadık abi.
Zeynep'imle Atıbut'u hapseden Sadık'ın köpeğimiz.
Hayati tehlikeyi atlatmış abi. Tüm ailesi burada.
Cümbür cemaat toplanmışlar.
Yaklaşmak zor olur. Tevkinli ilerlemek lazım.
Dikkatli getirin.
Zeynep. Güzel yüzlüm.
Hani bir problem mi var? Bir sorun yok. Merak etmeyin. Daha büyük bir odaya
alacağız. Siz uzaklaşmanıza gerek yok. Burada kalabilirsiniz.
Tabii tabii.
Senin gibi bir şerefsizi bir daha aileme yaklaştırır mıyım sandın?
Sen beni
sevdiğim kadınla sınamaya kalktın. Şerefsiz.
Kanı bozuldu.
Senin mezarını ben kazacağım ben.
Gel oraya gel.
Böyle kolay kurtulamayacaksın.
Gel.
Gel.
Seni doktorlarına vereceğim.
Amcanın yanına gideceksin.
Duydun mu?
Bırak! Bırak! Bırak!
Bırak! Bırak!
Bırak! Bırak! Bırak!
Bırak!
Tutmayacaktın. Halil.
Sakin. Sakin bana vur.
Sakinleşeceksen bana vur.
Vallahi herkesi pişman ediyorum.
Onu çok fazla pişman edeceğim.
Zeynep'i.
Zeynep'i gömdü bu herif. Önce ben gideceğim. Onun cesaretini kendi
ellerimle keseceğim. Halil sakin.
Bırak kendini.
Halil. Ya Zeynep.
Kendine geldiğinde ona ne diyeceksin?
Zeynep şu an kendinde olsaydı ne yapardı Halil?
Ölüne dikilir, sana bir adım atmana izin vermezdi değil mi?
Onun hatırı için.
Zeynep için kardeşim.
Bırak polis halletsin.
Ah Kumru, geçmişim, geleceğim.
Derdimi sana bir dökebilsem.
Hayatımı yazsam roman olur.
Geçmişin laneti karşısına çıkar kadın.
Resmen ona bakınca dejavu oluyordum.
Ne yüzle karşıma çıkar ya? Ne yüzle?
Gözlerinizdeki haklı öfkeden af diliyorum.
Huzur bozdu.
Suyumu içer giderim.
İsabet olur.
Bu defter de burada kapansın.
Gele.
İzdivaç etmelerini ister miyim ama?
Nasıl bari adama vicdansız?
Bir daha beni arar ya da karşıma çıkarsanız kalbinizi kırarım ona göre.
Kardeş ben sana taksi çağıracağım bekle. Gerek yok.
Gayet iyi görünüyor. En sağlıklı ve kuvvetli reçel neyse onun gibisiniz
maşallah.
Hadi canım yolun açık olsun.
Sizin gibi zarık bir hanımefendi.
Onca yıllık arkadaşlığın hatırına.
Dinlemez mi beni?
Siz eskiden arkadaşlık mı ediydiniz?
Kendisi liseden atılmama sebep olan çocuk.
Beni müdürün arabasını çizdikleri yere çağırdı.
Kuzeniyle suçu üstüme attılar.
Onun yüzünden lise 1'de okuldan atıldım.
Ben de insanlık edip kendisine bir bardak su veriyorum. Ya güle güle. Bunca
yıl sizi aradım.
Kendimi size açıklamak için yanıp tutuştum.
İşte şimdi kapınızdayım.
Kovsanız da, dövseniz de gitmem.
Sanki okuyup doktor olacaktı.
Zaten iki gram aklım var.
Kıymak. Yürü içeri giriyoruz.
Yürü. Buyurunuz.
Bunu okuduğunuzda gerçekler nar ve çele gibi ortalığa saçılacaktır.
Hastaneye kadar gelmesi inanılmaz gibi değil.
Kızına verdiği zarar yetmiyormuş gibi.
İnanamıyorum neler geldi evladımın başına.
Yalnız eniştemin planına hayran kaldım.
Halil son anda Sadık'ın adamını fark etmeseydi... ...seninle ne olur onu
düşünmek bile istemiyorum. Allah korusun.
Kafayı takmış.
Psikopat işte.
Halil. Çok teşekkür ederiz.
Zeynep'in hayatını sana borçluyuz.
Evet enişte.
Ne kadar teşekkür etsek az.
Neyse geçse git de.
Düşünmeyin bunlar artık.
Saat geç oldu Tülay Hanım.
İsterseniz kızları da alın siz çiftliğe geçin.
Hakan sizi bıraksın.
Hayır ben buradayım.
Kızım uyandığında görmek istiyorum onu.
Halil çok büyük şeyler yazanız.
En çok seni dinlenmeye hakkın var.
Halil.
Biz buradayız bu gece.
Aklın kalmasın yani.
Zeynep uyanınca seni böyle görmesin.
Bak, araba kullanmak istemezsen ben seni götürürüm.
Zeynep bu haldeyken... ...ben bir adım uzağa gideyim Ömer'e.
Sana bir şey olsaydı ne yapardım ben?
Nefes alamazdım Zeynep.
Ben
yaşayamazdım.
Bir sana hayran saklayamam Bir ateş gibi
yakıyor tüm şehri durduramam
Ya kalmasın tek
bir kül başka tende hiç Açma gonca gül yoksa
Allah'ım beni havada mı bırakacağım? Ayıp.
Benmezsen çöpe atarsın.
O talihsiz olayın yaşandığı gün... ...sizi bu mektubu vermek için çağırdım.
Mektubunda... ...size olan sahici duygularımı kaleme aldım.
Hem mektubu vermek... ...hem de sizi aşkıma haykırmak için... ...bahçeye
çağırdım sizi.
Ceren denilen... ...kötülük timsali kız... ...kuzenim...
...müdürün aracını o çizdi.
Sonra da... ...suçu üstünden atmak için sizin yaptığınızı söyledi.
Hatta... Sizi suçüstü yakaladığını bile ekledi.
Hayır dedim.
Kumru yapmaz dedim.
Ama sesim boşlukta yankılanıp bana geri döndü.
Demek Ceren'in oyunuydum.
Siz sadece aşkınız için oradaydınız.
Sahiden.
Geç mi kaldık birbirimize?
O şerefsiz, Aslı'ya söylediğini yapacaktı.
Yoktu.
Hayatımın en büyük sonu olacaktı Aslı.
Ben senin hep nefesin olacağım.
Seni hiçbir zaman bırakmayacağım.
Hep yanında olacağım senin.
Bırak kötülüğü.
Gölgesinin bile üstüne düşmesine izin vermeyeceğim.
Zeynep.
Zeynep.
Yeniden gördüm şu gözlerini çok şükür.
Senin sayende.
Senin inatınla.
Sözünde durmuşsun.
Kurtarmışsın beni.
Ben sana verdiğim her sözü tutarım.
Sürekli seni bırakmayacağımı söyledim.
Sonra kendime döndüm ne dedim biliyor musun?
Koşacaksın.
Gerekirse o dağları aşacaksın Ali İlfırat.
Gerekirse öleceksin, canını ortaya koyacaksın.
Ama Zeynep'i bulup çıkaracaksın.
Orada öyle büyük bir çaresizlik içindeydim ki.
Kendimi hep yaşamaya ikna etmeye çalıştım.
Çok soğuktu orası.
Ben senin sesini duymaya çalıştım hep.
Nefesini bıraksam uçacak gibiydi.
Yerini, sesini... Kaybetmemek için sürekli seninle
konuşmaya çalıştım.
İyi misin?
Tırnağın kırılmış, gece gördüm.
Canın acıyor mu?
Yok, acımıyor.
Kötü olan ne varsa geride kaldı artık.
İnsan canı acıyınca bir ömür geçmeyecek sanıyorum.
Neresi acıyorsa kalp de orada atıyor.
Bilmiyorum bunun adına büyümek mi deniyor ama, canın acıtan şeyler zamanla
kayboluyor.
Acı gidiyor, kayıp kalıyor.
Toprağın altına bile girsen seninle kalan duygular gibi.
Halil. Söyle.
Hani sen...
O
defterde ne yazdığını merak etmiyorum demiştin ya.
Etmiyor musun gerçekten?
Sana dair ne varsa merak ediyorum.
Peki o defterde?
Unutamadığın şeyler ne yazıyor senin?
Kahrımdan sürüne sürüne seviyorum gözlerinde kayboldurmadan.
Belki de birini sevmek biraz da ona dönüşmektir Ali.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.