Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Şükürler olsun.
Burada değiller.
Tamam kimse yok işte. Sen niye hala diken üstündesin?
Birileri buraya girmiş.
Soba yanıyor, çaylar.
Gezişler dönmüş.
Uzunca vakitte kalmışlar belli ki.
Bak, tespih orada.
Hadi gidelim.
Bizden habersiz kimse buraya girmeye cesaret edemez.
Bir işler dönmüş burada.
Ama çözeceğim.
Nasıl da iç sürüyor kötü bir koku almış gibi.
Dikkatini de dağıtamıyorum.
Yani kimsesiz ev sizin biridir işte. Sen neden bu kadar takıldın? Niye
şüphelendin bu kadar?
Anlayacağız yine.
Göreceğiz.
Efendim.
Yürü Tekin yürü.
Oğlum canına mı susadın sen?
Validenin tepene binmesi onun meselesi.
Görmüyor musun ya?
İnsanlıktan çıktım.
Sürüne sürüne sürüngere döndüm.
Gitmiyorum ben bir yere.
Ne olacaksa olsun artık.
Boş yapma.
Oğlum. İkidir hayatını kurtarıyor. Hala söyleniyorsun.
Yürü.
Oğlum Halil gelseydi köy evi gördüğün son yer olacaktı.
Dırdır edip söyleneceğine sevişten kanattaki buçumay lazım senin. Yürü.
Konuşuyor bile ya.
Zor oldu ama izlerini buldum Halil Bey. Ormanlığa doğru gittiler.
Bana hemen konma Tokan.
Köyüne de derhal araç gönder.
Zeynep sen burada bekle. Beş dakika sonra bir araç gelecek.
O seni konağa götürecek.
Halil. Zeynep bak sen buradasın.
Delirtme beni.
İyi de Halil ne oluyor? Ne bu acelen?
Tekin'in yerini buldum.
Bir gerekeni yapmayı istiyorum.
Halil dur!
Bırak artık!
Bırak da solsun şu için!
Ne olacak Tekin'in peşine düşüp onu öldürdüğünde? Ne geçecek senin eline?
Tamam çok öfkelisin.
Haklısın da sonuna kadar haklısın. Anlıyorum ben seni.
Ama seni sevenlerin hiçbir kıymeti yok gözünde.
Kendine de seni sevenlere de neler yaşatacağının farkında mısın sen? Değer
mi hiç?
Zeynep. İstediğin kadar kız.
İstediğin kadar bağır.
Ben son sözü söylemeden buradan çıkış yok Ali Fırat.
Ya tekine olan öfkeni seçip gidip onu öldürürsün.
Ya da beni seçip benimle bir aile olursun.
Eğer o arabaya binip çekip gidersen, beni sonsuza kadar kaybedersin.
Sen daha bunların arkasını topla dur Arzu.
Başka da hiçbir alta yarama.
Bakalım Birol'un avukat parasını nasıl bulacaksın?
Al işte.
Duydu mu ne yaptı beni?
Parmaklıkları arkasında kaldıkça canım sıkılıyor. Canım sıkıldıkça da senden
soğuyorum Arzu.
O parayı buldum buldum. Yoksa atarım nişana.
Ne?
Vakit kaybedemem.
Bir an önce bulmam lazım o parayı.
Ama nasıl?
Bunlar bir işe yaramaz.
Sen hala iki kuruş için sürümdür Arzu.
Şuraya bak.
Yüz tane kolyesi var.
Bunlardan birini alsam ruhu bile bilmez.
Benim odamda eski altın bölü babamdan kalma bir saat vardı gördün mü onu?
Bilemedim ki.
Bak bu iyi bak.
Yok görmedim.
Cemil'in eti budu ne ki köstekli altın saatini yürütmüş bu zengin Songül.
Yoksa yeni bir yılanlıklar peşinde mi?
Bunlardan birini...
çalıp satsam.
Olmaz. Küçücük yer burası. Hemen duyulur.
Başka bir yol bulmam lazım.
Ama ne?
Ne olacak şimdi?
Ya beni seçmezse?
Bulduğu yerde tekini çekip vurmayı tercih edersin.
Araba işi iptal. Gerek kalmadı.
Beni mi seçti?
Gitmedin.
Gitmedim.
Ama seninle konuşmam gereken önemli bir mesele var.
Biraz uzun sürecek.
Benim konuşmamı kesmeden sadece dinle olur mu?
Olur.
Telefon da çekme arkadaş.
Vuru.
Bıktım lan bıktım. Zeki.
Zeki.
Kaçacak, saklanacak yönün yok oğlum. Boşu boşuna kendini yoruyorsun.
Şimdi sen benim birini öldürebileceğimi düşünüyorsun değil mi?
Haklısın Zeynep.
Benim aileme, sevdiğime zarar verecek olana, doğduğuna doğacağına pişman
ederim. Yaşatmam, canından can alırım.
Ama unuttuğum bir şey var.
Zeynep'ten önceki Ali Fırat artık yok.
Eski Halil Fırat'ın kalbi buz tutmuştu.
Sonra karşısına bir Zeynep Aslanlı çıktı.
Onun buz kütlesi duvarlarını ince ince, narin narin, sabırla kırdı.
Beni çıkardı ortaya.
Ardından Zeynep Fırat adını aldı.
Beni bir ateşe fırlattı.
Yaktı, kül etti.
Bambaşka biri yaptı.
Görmüyor musun beni?
Sen değiştiğimin farkında değil misin?
Sen başardın bunu.
Niye içinde hala hep aynı adamım ben?
Ne söylemem lazım seni?
Anlaman için ben ne yapayım? Ne diyeyim sana?
Ne söylesem inanacaksın değil mi?
O günü hatırlıyor musun?
İkinci karşılaşmamızdı.
Önce ben gördüm seni.
Taşların, boncukların arasında.
Sanki bir masadan çıkıp gelmiş gibiydin.
Buyurun. Hatırlıyorum.
Babaannemin tezbihi dağılmıştı.
Taşları her yere savrulmuştu.
Birkaç tanesi de eksikti.
Onları bir daha bulamayacağım diye sinir krizi geçirmişti Zümrüt Sultan.
Ben de alel acele o taşları bulup eve yetiştirmeye çalışıyordum.
Sonra o serseriler yüzünden kaza oldu.
Sen geldin bana.
Yardım al.
Bu tespihin boncuklarını nasıl bulup getirdiysen.
Kalbimde kaybolan her şeyi öyle yerine getirdin Selim.
Oy bir boncuklara nasıl dizdiysen, bende iyi olan her şeyi sabırla
yerine dizdin.
İçimde olan öfke, kim bilir beni hangi karanlıklara sürecekken,
Sen beni ateşle yeniden yazsın.
Hem de ilk günden beri bu böyle olmuştu.
Ben eminim.
Ömrümün sonuna kadar öyle olacak.
Sen söyle şimdi.
Rüyasında bile Zeynep Fırat olan Halil... ...bile isteyebileceğine kıyar
mı?
Kıymaz.
Sırf o tekine ceza vermek için... ...ne senden?
Ve ailemden ayrı düşmeye hiç niyetim yok.
Halil. Nasıl göremedim gerçek seni?
Sevda sözlerinle akıyor içime.
Seni bunca karmaşanın...
Sizin belanın içinde buldum.
Şimdi bir nefes kadar yakınımdasın ya.
Ben senden ayrı kalamam Zeynep.
Ben senden bir adım dahi uzakta kalamam.
Sen... Sen bu dünyadaki tüm ikinci şansları hak ediyorsun Halil Fırat.
Herkes ikinci bir şansı hak eder.
Peki sen?
Bana o ikinci şahsi ne zaman vereceksin senin?
Artık evimize gidelim mi?
Ersin. Süley Hanım.
Şey, benim size bir şey söylemem lazım. Ama nasıl desem bilmiyorum.
Söyle bakalım.
Yani bunu söylemek bana düşer mi bilemiyorum.
Size saygısızlık etmek istemem.
Sen söyle orasına ben karar veririm. Nedir mesele?
Anlatacaklarım Cemil ve biraz da kızınız Merve Hanım'la ilgili.
Geveleyip durma.
Oyalama beni.
Anlat ne biliyorsan.
Cemil'i sıkkın görünce merak ettim. Derdin ne diye sordum. Dertleştik biraz.
Meğerse Merve Hanım'ın borcunu ödeyebilmek için babasından yadigar
kalan saati satmaya karar vermiş. Ama saat ortada yok. Kayıp.
Mesele de bu.
Şey. Ben o saati Songül Hanım'ın odasında gördüm.
Arzu sen ne diyorsun?
Emin misin aynı saate olduğuna?
Cemile anlatsam mı diye düşündüm. Ama ne tepki vereceğini bilemedim.
En doğrusunun size gelmek olduğunu düşündüm.
Kızımın hatalarıyla beni köşeye sıkıştıracaksın demek Songül.
Anlaşıldı. Senin yine kulağını iyice çekmek gerek.
Saati odada nerede şimdi?
Şifon yerin çekmecesinde. Siyah kutunun içinde.
Tülay Hanım, ne olur bu anlattıklarım aramızda kalsın. Songül Hanım öğrenirse
gözümün yaşına bakmadan anında kapımın önüne koyar beni.
İşsiz kalırsam mahvolurum. Bu paraya çok ihtiyacım var. Hem de çok.
Sen Songül ile iyi geçmeye devam et parayı istiyorsan.
Anlattıklarının böyle haber değeri olsun ama.
Bir ara uğra, paranı al.
Dönem sonuna kadar okula gitmeyi düşünmüyorum.
Yaşananların unutulması lazım.
Herkesin diline düştüm.
Adamı dolandırıcıya çıkardılar.
Üzme kendini bu kadar.
Zamanla her şey unutulur gider.
Onlar unutur mu bilmem ama ben neyi unutmayacağımı gayet iyi biliyorum.
Sen olmasaydın Cemil, yardım etmeseydin bana.
Yanmıştım.
Çok teşekkür ederim.
Teşekkür et. Şu lüzum yok Merve.
Kim olsa aynısını yapardı benim yerimde.
Yok. O işler öyle olmuyor.
Filmlerdeki gibi yetişip kurtardın beni kötü kalpli cadının elinden.
Herkes yapmaz bunu.
Yani...
İyi ki varsın Cemil.
Bu yaptığını asla unutmayacağım.
Hani beni sinemaya davet etmiştin ya.
Evet.
Öğleden sonra seansıydı. Sen uyuyacaksın deyince yandı biletler.
Onlar yandı.
Ama bunlar yeni.
Sen çok üzülünce dayanamadım.
Bu akşam için iki bilet aldım.
Gider miyiz?
Olur olur olur. Tabii gideriz.
Yani sen daha sonra deyince bu kadar çabuk beklemiyordum seni.
İyi olur, keyifli olur.
Olur tabii.
Kafamızı dağıtırız.
Artık aramızda bir engel kalmadı herhalde.
Kalmadı.
Söyle.
Neyi?
Böyle tam dinin ucuna bir şey geldi söyleyemedin. Bak onu duymadan rahat yok
bana.
Bilmiyorum belki de sana çok saçma geldi.
Keşke şu an başka bir yere gidiyor olsaydık.
Uzaklara.
Başadığımız tüm sıkıntıları geride bıraksaydık.
Hayal etmesi bile çok güzel.
Diyelim ki çıktık yola.
Nereye gitmek isterdin benimle?
Bilmem.
Aslında çok güzel bir yer var.
Ben fotoğraflarını her gördüğümde orada olmayı hayal ediyorum hep.
Adı var mı bu yerin?
Ava.
Ava.
İyi o zaman çiftliğe gittiğimizde hazırlıklarını yap.
Bu akşam Ava'ya gidiyoruz.
Ne?
Yok ben anladıkça söylemedim. Senin de işin gücün var. Olmaz.
Sen ve ben.
İstediğimiz her şeyi yaparız.
Tamam hadi önüne bak. Kaza yapacağız.
Bu saate kadar uyuyacak mısın?
Pislik gibi kıvrıldı, kalkmıyor.
Hayırdır?
Çok özledin gelinini Kıymet Hanım.
Bugün kaçıncı soruşun?
Dilinden düşmüyor bakıyorum da.
He, göresim geldi.
Gece gündüz çalışıp paraladı kendini. İki çift laf ederek de... Yüzünü
güldüreyim dedim.
Fena mı dedim.
Allah Allah.
Selma'nın yorgunluğu çok mu dert oldu sana?
Yoksa bilmediğin başka bir niyetin mi var?
Ne niyetim olacakmış?
He neyin oluğu?
Bütün gece televizyon seyretmekten... ...senin beynin yanmış zar.
Böyle gercik gercik konuştuğuna göre.
Ben... Sen iyisin mi? Odama çekileyim.
Senin çıngıraklı dilini işitmeyeyim.
Çekil kız karşımdan.
Çekil sen önümden be. Ben senin derdinin ne olduğunu biliyorum kıymık kıymet.
Selma'ya tüm siparişleri Eren'in verdiğini söyleyeceksin değil mi?
Hem Selma'yı üzeceksin hem aralarını bozacaksın.
Yok öyle ama izin vermem. Kele sen nereden bilen kız?
Bilsen ne olacak tıs kıydı.
Teyze yeğen oğlumun başını yediyiz. Ama anayım ben ana.
Oğlumun daha fazla başını yedirtmeyeceğim.
Çekil önümden.
Söyle bakalım.
Ama sen konuşursan ben de bildiklerimi dökerim ortaya haberin olsun.
Selma kendisine yazılan tüm kötü yorumları Belkıs'a yazdırdığını
öğrenirse ne üzülür.
Hele bir de Eren öğrenirse tam olur.
Sen radyo dinler kimin beni mi dinledin? Edepsiz haşere.
Aynen öyle canım.
Belkıs'la konuştuğun her şeyi duydum.
Şimdi tek kelime edersen yakarım seni.
Otur oturduğun yerde.
Eğer akşama yetişmek istiyorsak valizleri bir an önce toplamamız gerek.
Ben hazırlarım valizlerimizi.
Sonunda bana kocan gibi davranıyorsun Zeynep.
Tamam.
Benim de atölyede birkaç işim var.
Onları halledip yanına geliyorum o zaman.
Tamam.
Tamam o zaman.. Tamam..
Benim
Hakan'ı aramam lazım..
Alo Hakan.
Tekin'i çiftliğe getirebilirsin.
Artık onu saklamamıza gerek kalmadı.
Halil'in ona zarar vermeyeceğinden eminim.
Hem Gülhan abla da biraz olsun rahatlar onu görünce.
Güzel haber ama Zeynep.
Elimden kaçtı pislik.
Ne?
Her şey bu kadar güzel giderken nasıl ne yapacağız şimdi?
Sen merak etme Zeynep.
Başka hata yapma şansım yok.
O pisliği en kısa sürede güzelce paketleyip ben konağa getireceğim. Ben
de. O var ya.
Burnunun ucunda ayı bağırsa fark etmeyecek bir adam.
Sen merak etme. Onu yakalamam zor olmayacak.
Tamam Hakan sana güveniyorum.
Eyvallah.
Neyse. Belki de Tekin'in biz yola çıktıktan sonra gelmesi daha iyi olur.
Her şey bu kadar yolundayken Halil'in kafası açtığını istemem.
İşte yol yazıktı.
Bu kabus burada biter.
Hepinizden kurtuluyorum.
Hepinizden tek tek kurtuluyorum.
Bitti. Bitti.
Kaçacak yerim yokmuş.
Şimdi sabaha kadar aradır beni Hakan Enayi.
Dur sen acaba.
Bana en çok hangisi yakışır ki?
Bir sürü kıyafet var ama giyecek hiçbir şeyim yok sanki.
Neyse sakin Zeynep.
En önemli olan gece elbisesi. Önce onu seçelim.
Bu çok güzel.
Sevdim.
Zeynepciğim.
Çok yakışacak sana Zeynep'ciğim.
Hazırlık var galiba. Nereye?
Halil'le birkaç günlüğüne bir yerlere gidelim dedik de.
Ne güzel akıllı etmişsiniz.
Gidin tabii.
Gezin gönlünüzce.
Eğlenmek sizin de hakkınız.
Daha iyi görünüyor sanki.
Sana bir şey söyleyeyim mi Zeynepciğim?
Halil'in seçimleri her zaman benimkilerden daha iyi olmuştur.
Şunun güzelliğine baksana.
Ne kadar zarif bir şey seçmiş kardeşim.
Ben senin ne diyen olunca...
Eşinle beraber olmak çok güzel olmalı. Küçük bir tatil planlamışsınız.
Ne güzel.
Herkesten uzakta baş başa.
Abla sen biraz yorgun görünüyorsun.
Odana geçtiğinden istersen biraz.
Haklısın.
Eksik olan, yarım olan yorgundur hep.
Diğer yarısını arar.
Halil.
Ben sana bir şey söylemek istiyorum.
Tekin... Zeynep, bu konuyu konuşmayalım.
O adi herifle ilgili tek laf daha duymak istemiyorum.
Ben bir karar aldım.
Ve sonsuza kadar da bu böyle gidecek, dönüşü yok.
Bitti bu mesele artık.
Bu olanları Tekin istedi.
Hak ettiği neyse onu da buldun.
Artık sonuçta kadar ben bu konuyu konuşmak istemiyorum. Kapatalım lütfen.
Sen ne yaptın?
Cumhur Sultan'a tesbih verdin mi?
Verdim. Çok sevindim. İkimize de çok teşekkür ettim.
Merak edecek bir şey yok yani.
Baba ne iyi.
Sorun yok.
yaparsın bunu Halil?
Bu olanları Tekin istedi.
Hak ettiği neyse onu da buldu.
Artık sonsuza kadar ben bu konuyu konuşmak istemiyorum. Kapatalım lütfen.
Allah'ım Dünan Halil.
Sevdiğim adam.
Bebeğimin babası.
Nasıl kıyarsın onu?
Nasıl yaparsın bunu?
Selma. Bir tanem ben geldim. Neredesin?
Canım.
Hoş geldin.
Hoş buldum.
Nasıl bakalım benim güzel Sevgi?
Ne yaptın bugün?
Hiçbir şey yapmadım.
Çünkü daha yeni uyandım.
Yorgunluk, uykusuzluk falan derken öyle sızıp kalmışım. Sonra terasa çıkmıştım
birazcık hava alayım diye.
Ne dinlenebildin mi?
Dinlendim dinlendim.
Yorgun olsam önemli değil ki.
O kadar mutluyum ki Eren.
Her şey tahmin ettiğinden daha da güzel gidiyor.
Rüyada gibiyim.
Evet aşkım.
Çok yoruldun.
Ama değdi.
Herkes senin ne kadar yetenekli olduğunu gördü.
Takıları görenler almak için sırada.
Sonunda emeklerinin karşılığını aldın.
Ama yorgunluktan herhalde dikkatini de almış.
Paraları yatırmaları için benim hesabımı vermişsin.
Yok. Bilerek yaptım onu ben.
Eren ben bu işe sana destek olmak için girdim zaten biliyorsun.
Biliyorum ama.
Olmaz.
Olmaz.
O paralar...
Senin emeğinin karşılığı.
Ama senin de emeğin var Eren. Sen destek olmasaydın, yanımda durmasaydın ben
başarılı olamazdım biliyorsun.
Eren itiraz etme lütfen.
Bak şöyle düşün.
Çünkü ben öyle düşünüyorum.
Bu para...
Bizim çocuğumuzun geleceği için olsun.
Yani... Yani anne ve baba olmaya hazırız. Öyle mi?
Ben de oğlum olayım şu an.
Selma.
Şu an o kadar mutluyum ki.
Sevinçten oynayabilirim.
Gel buraya.
Selma. Bir de tatile çıkacaklarmış.
Kesin Zeynep'in başının altından çıkmıştır.
Tatilde iyice kafalayacak çocuğu.
Tülay bakıyorum sen buraya girip çıkmaya çok alıştın ya.
Ne var ne istiyorsun?
Bence sen bu hayatı sevmiyorsun.
Sevseydin benimle uğraşmaya kalkmazdın Songül.
Üzerime sıçrama, benimle gidişme diye seni görmezden geldiğin çok zaman oldu
ama... ...bu sefer haddini aştın.
Kızıma zarar vermek hayatının hatasıydı.
Bence sen beni gözünde biraz fazla büyütüyorsun Tülay.
Ben niye zarar vereyim de senin kızına?
Merve'nin zor durumda kalması için yılanlık yaptığının farkında değil miyim
zannediyorsun?
Bu sefer o pis zehrini hem kızımı hem Cemile bulaştırdın. Rezil ettin
çocukları.
Peki diyelim ki öyle.
Nasıl ispat edeceksin Tülay?
Ellerin bomboş kalmasın sonra.
Ellerim boş kalmayacak. Ama bu oda boş kalacak gibi.
Odaya girdiğinden beri bu cihaz her şeyi her an kaydediyor.
Halil teyzesinin gerçek yüzünü öğrenirse ne yapar çok merak ediyorum.
Acaba seni hala bu konakta tutar mı? Tamam Tülay.
Söyle. Ne istiyorsun?
Merve senin yüzünden okula gidemiyor. Rezil oldu.
Dönem arasında seninle yurt dışında güzel bir okul seçeceğiz. İtiraz etmeden
parasını ödeyeceğiz.
Ha bir de yurt dışında okuyacak.
Aynen öyle.
Çok iyi fikir değil mi? Ama istersen itiraz et. Biraz hızlı et ki ben de
gideyim hallet. Tamam.
Tülay.
Sen nasıl istiyorsan öyle olsun.
Aferin Songül.
Dışarıdan çok belli olmuyor ama gerçekten zekice bir hamle.
Bugün de kurtardın kendini.
Yok.
Bu da değil.
Bir türlü bulamıyorum ne istediğimi.
Ne zormuş bir yere gitmek.
Hepsi de sana çok yakışıyor.
Ne giysem üstünde güzelleşiyor.
Ama madem bunlar için sinmedi... ...o zaman gitmeden önce bir mağazaya
uğrarız.
İstediklerini alırız.
Yok. Gerek yok teşekkür ederim.
Bu broş o kadar güzel ki.
En basit elbiseyi bile özel halde getir.
Zevkine çok güvendiğin birini seçme.
Bunu senin seçtiğini biliyorum.
Teşekkür ederim.
Neyi beğeneceğimi biliyorsun.
Çünkü seni çok iyiydim.
Şu güzel kalbinin en koytu köşesinden geçenleri bile biliyorum.
Nasıl da akıyor kalbim sana.
Yüreğim titriyor bakarken.
Dilim lal oluyor adeta karşında.
Şey... Sen ne almak istersin ama?
Sen ne hissediyorsun?
Ama hepsinden önce... ...halletmemiz gereken bir mesele var.
Üzümü çıkart.
Hadi seni püktürüm.
Ne yapacaksın? Hiçbir şey anlamadım.
Kalplerimizi mühendiliyorum.
Mühür... ...banayıdır kalpleri.
Yüzüğe eşinin adını ve evlenme tarihini yazarsın ki... ...o
kalbin sahibi bu mühür sayesinde bilinsin.
Sen böyle söyleyince çok sevdim.
Tarihte yazacak mısın?
Elbette yazacağım.
Bugünün tarihini.
Ne de olsa evliliğimizin başladığı gün bugün.
Haklısın. Bugün bizim için bir milat Halil.
Evliliğimiz gerçek mi hala da bugün başlıyor Selim?
Artık gerçek bir aile olduk.
Artık gerçek manada bir aile olduk.
Bir nefesli kömürde kalbimi kırdın
değdi mi söyle Sen karanlık bir şehir
bense doğmamış bir ay üzerinde Yok sayamam
bende bir kalp var bir sana aşık bir sana hayran
Saklayamam bir ateş ki bu Yakıyor tüm şehri
durduramam Ya
kalmasın tek bir kül başka tende hiç
Açma gonca gül yoksa
Ben seninim.
Ben seninim.
İsimlerimizi, yüzüklerimizi mi ölmedik?
Ben ve ben.
Biz olduk artık Selim.
Yola çıkalım mı artık? Geç kalacağız.
Ben... Ben valizleri hazırlayayım.
Hazır mısın?
Hazırım.
Bir şey mi unuttun?
Bir şey unutmuştum şimdi aklıma geldi.
Arzu!
Buyurun Halil Bey.
Cemile söyle.
Bu paravanı depoya kaldırsın.
Emriniz olur Halil Bey.
Ya da dur.
Sen Cemile söyle.
Bu paravanı paramparça etsin, dışarı atsın.
Şey, Tülay Hanım gideceğinizi söyledi. Her ihtimalle karşı yolluk hazırladım.
Müsaadeniz olursa arabaya koyayım.
Sağ ol Arzu, koyabilirsin.
Gidelim.
Uyuyor.
Gitmeden önce bir elini öpseydik Yiğit.
Uzun zamandır da bu kadar ayrı kalmadık.
Ama şimdi uyandırmaya da kıyamam ki.
Yarın ilk geçi ararız.
Bir hayal hatır sorarsın. Mutlu olur.
Merak etme.
Bunlar da son bitirdiklerim.
Dünkü kadar değil ama bugün de bayağı sipariş aldım.
Çok mutluyum biliyor musun?
Böyle giderse yakında siparişlerim üzerine girecek.
Ne kadar güzelmiş insanın kendi emeğiyle, alın teriyle para kazanması.
O kadar mutluyum ki.
Kendimi çok iyi hissediyorum artık.
Keşke sana yalan söylemek zorunda kalmasaydım Selma.
Ama senin yüzünü güldürmek için başka çarem yoktu.
Ben kolyeyi şimdiden bagaja koyayım. Yarın sabah unuturum falan. Aksilik
olmasın. Yok canım. Ne gerek var?
Acelesi yok ki.
Şurada kalsın.
Şimdi sen de yorgunsundur.
Aslına bakarsan ben de yorgunum.
Acaba şöyle karı koca cipsi çerezli bir film gecesi mi yapsak?
Hem dinlenmiş oluruz, hem de beraber zaman geçiririz biraz.
Olursa be.
Ama bak Selma.
Ben seni böyle gördükçe içim gidiyor.
Bu kadar yorulmana ben dayanamıyorum.
Unutma, ticaret bu.
Bir günü diğerini tutmaz.
Sen zaten ne kadar yetenekli olduğunu herkese gösterdin aşkım.
Ne olur.
Yorma kendini o kadar.
Doğru söylüyorsun.
Zaten ben de durulmayı düşünüyorum.
Ama kendim için değil.
Seni özlediğim için.
Bayağıdır beraber zaman geçiremiyoruz. Artık sakinleşip sana zaman ayıracağım.
E tamam o zaman.
Ben bir meyil atacaktım. Onu atayım, geliyorum.
Tamam. Ben de o sırada çelezleri yukarı çıkarırım.
Tamam.
Burda burada kaldı.
Eren de çok yorgun.
Neyse bak acaba refrinle sabah uğraşmasın.
Ne iyi ettiniz şu tatile çıkmakla.
Umarım bolca eğlenirsiniz, bolca dinlenirsiniz.
Şimdi tatil boyunca işleyecek Halil'i Zeynep Hanım.
Aman neyse ne.
Tülay belası başındayken Halil'in evden uzak olması işime gelir.
Hadi sizi yolcu edelim. Biz daha sinemaya yetişeceğiz.
Geç kalmayız.
Ablan nerede?
Gülhan biraz başı ağrıyor. Odasında uyuyor.
Hadi gidelim.
Tekin'in işbirlikçisi Hakan'mış. Bunca zaman saklamış bizden Tekin'i.
Ne oluyor yahu baskına gelmiş gibi?
Selma.
Bunlar ne?
Selma.
Bak. Ben açıklayabilirim.
Ben seninle sadece... Sen benimle ne?
Yok şöyle beklentim var. Böyle mutluyum dedim.
Resmen beni aptal yerine koydum.
Halil ne oluyor? Aksi bir durum yok değil mi?
Yok.
Endişelenecek bir şey yok. Merak etme.
Hadi çıkalım.
Ne oluyor Halil?
Polislerin ne işi var burada?
Yok kızım.
Öğreniriz şimdi.
Memur Bey, kusura bakmayın rahatsız ettik bu saati.
Günhan Hanım meşe hakkında kayıp ihbarında bulunmuş. O yüzden buradayız.
Ekiplerimiz gelen ihbar sonrası çalışma başlattıklarında maalesef bir kaza haber
aldık beyefendi.
Ölen cesedin eşkali Tekin Bey'le eşleşiyor.
Teşhis
için...
Tamam. Biz geleceğiz teşhis için.
İyi günler.
Hayır. Hayır. Tekin! Hayır!
Hayır! Tekin! Hayır!
Hayır! Hayır!
Hayır! Hayır! Hayır! Hayır!
Hayır! Hayır! Hayır! Hayır! Hayır!
Hayır! Hayır! Hayır! Hayır! Hayır! Hayır!
Hayır! Hayır! Hayır!
Ay bu mu yaktı? Ay böyle şey olamaz.
Rıhan. Abla.
Merve çabuk su getir koş.
Koş su getir.
Ben sana evimi, ben sana ailemi emanet ettim.
Sen ne yaptın?
Dostum bildim seni.
Yanlış yaptın bunu.
Yazıklar olsun.
Sen ne yaptın?
Sen ne yaptın?
Onu kolladın, onu korudun, onu sakladın. Benden kaçırdın.
Ali.
Ali ne olur yapma.
O yapmadı, ben yaptım.
Tekin'i kaçırmasını, saklamasını ben istedim ondan.
Yani sırf tekini yakalamayayım diye gözlüğümü açıyorsun.
Pes. Ne alakası var canım?
Acıktım ben ondan açıyorum.
Konumu sen değiştir sen.
Arzuyu da bana sen gönderdin.
Zaman kazanıp arabaya gizlice binmek için yaptım.
Sen nasıl olur da benim içime karışırsın?
Kimsin sen?
Sen kimsin?
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.